Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Bursa'da 153 bin TL'lik iddia oynayan bir şahıs, 'sabah öderim.' diyerek kayıplara karıştı. "Sabah vereceğim dedi. Sabaha kadar birlikte maç izledik. Kazanınca sevindik ama sonunda ben üzüldüm."

1,608,863 views • 3 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Yıl 2001 Yer Tunceli Başımıza yeni atanan tim komutanı ile ilk ohal görevine gitmişiz. Taburda sayı az. Günü birlik görev sık oluyor. Yüzbaşı yeni gelmiş ve birbirimizi tartıyoruz. Tim, Tim komutanına ısınmalıdır. Yoksa olmaz. Özel kuvvetler timinde işler öyle sadece askerlikle yürümez. Aile olacaksın. Derken bir sabah Rahmetli tabur komutanımız tekmili aldı. Timler spora başladı. Bizim tim komutanı sinirli. Belli etmemeye çalışıyor. Ama var bir şeyler. Anlatmadı. Ama "arkadaşlar sizinle bir sey komusmam gerek" dedi ve ekledi "ben bu rütbe ve yaşıma kadar düşünmemiştim, çalışmamıştım ama bu sabah karar verdim. Benim bir şeyleri değiştirmem ve düzeltmem lazım. Özel kuvvetleri ayrı bir yere taşımayı istiyorsam benim de bir şey yapmam lazım" Dinliyoruz ama sonu bilmediğimizden bakıyoruz öyle "eeee" der gibi. " sizden bir şey isteyeceğim. Eger bana hakkınızı helal edecekseniz gidip kısıtlı zamanda olsa kurmaylık sınavına gireceğim ve kazanıp kurmay olacağım" dedi. O an aslında hissediyorum bütün tim içinden gülerek "kafayı yemiş. 4 ay var sınava. O iş öyle ben kazanırım demekle olmuyor" dedi. Ama soru işaretimiz de olmadı değil. "Acaba olur mu?" Yok ya olmaz. Kolay mı kurmaylık sınavı. Adamlar en az 3-4 sene çalışıyor. Bir sürü okuma yapıyor. Saatlerini geceleri ders çalışmakla geçiriyor. Yok yok olmaz. Bir süre sessizlikten sonra H.P. Başçavuş agabeyimiz "hakkımızı helal etmeyiz komutanım" deyince garip bir sessizlik oldu ama arkasından ekledi. "Tabi kazanamazsanız" diye. Garip olduk ama bir laf edilmisti bir agabey tarafından ve geri donüş olmazdı. Herkes onaylar gibi başını salladı. "Gidin kazanın komutanım. Tim bana emanet."dedi tim k. yardımcısı Ütgm. T. A. Bunları duyan Tim Komutanı, "bana bu lafları ederek ağır bir yük yüklediniz. Şimdi kazanmaktan daha önemli bir görevim oldu. Size hakkınızı ödemek. Ama göreceksiniz çalışacağım ve kazanacağım" dedi. Biz günlük haftalık görevlere gidiyoruz ama O çalışıyor. Hem de bir sürü yokluklara rağmen çalışıyor. Kurmaylık sınavı öyle kolay bir sınav değil. Bir sürü dökümana, kitaba ihtiyacınız var. Tunceli'deyiz. Nerden ulaşacak? Hep diger çalışanlardan rica ederek, Ankara'dan sagdan, soldan rica ile kendine kısıtlı imkanlarla kitapları getirtti ve çalıştı. Hiçbirimiz inanmıyorduk. Zaman çok azdı. Kazanamazdı. Gün geldi sınava girdi. Biz de Ankara'ya dönmüşüz. Alay gazinosunda oturuyoruz. Tim komutanı geldi oturdu. Başçavuşlar sordu "komutanım nasıl geçti sınav diye" sorularla sorunum yok arkadaşlar. Sınav iyi geçti. Ama "Mesele" ile ilgili sıkıntılarım var. Arkadaşlar benim çozümüme yanlış diyor. Gelin size de anlatayım. Böyle yaptım. Böyle olmaz mı? Başcavuşlardan birisi "Komutanım sen olaya Özel kuvvetçi gibi bakmışsın. Bir piyade birlik komutanı gibi bakman lazımdı. Bence yaptığın yanlış" dedi. Gözlerinden anlıyorduk. Sinirleniyordu ama belli etmiyordu. Ve yineledi "kazanacağım. Benim çözümüm de kabul görecek" dedi. Günler geçti klasik Ankara mesaisi ile. Zaman sonuç açıklanma zamanına geldi ve açıklandı. "KAZANDI" Herkes bilir. Yok imkanlarla. Kitabı olmayan adam, diger subayların dökümanlarına rica ile bakan adam, 4 ay bile olmayan zaman zarfında çalışan adam, Akademi sınavını KA ZA NA MAZ. Ama O Kazandı. Bu Adam bizim time atandığında haberi önce gelmişti. Farkı bir adammış. Devresinin 1 i idi. Özel kuvvetlere gelmek için sınıfını değistirmiş. Savaşçıymış. Bir sürü kritik görevinde görev almış. Amerika da Ranger kursunu derece ile bitirmişti. Amerikalılar bile O'nu konuşmuş. Hakkında tek bir olumsuz cümle kurulmamıştı. Ve biz de O sabah bize tek tek sarılıp "hakkınızı helal edin" deyince tanımıştık aslında O savaşçıyı. Kendi helalliğini kendi haketmişti. Onur duyduk. Timce sevindik. Tim k Akademiyi kazanmıştı ama konu sadece kazanması değildi. Bu kadar kısa sürede bu kadar imkansızlıklara rağmen kazanmasıydı. Özel kuvvetlerde Marka isimler vardır. Onlardan biri de benim tim komutanlarımdan biri olan E. Kur. Alb. Dr. Mehmet Alkanalka'dır. Markadır.

Taner BAŞ

52,868 views • 1 year ago

Kıymetli takipçilerim, az önce çok üzücü bir haber aldım. Bu videoyu geçen sene paylaşmıştım. Avukatım, kıymetli kardeşim avukatmelihresülşenoglu ün düğün merasimi için Bursa'dan Antalya Manavgat'a gitmiştik ve Facebook'ta da bu durumu paylaşmıştım. O kadar çok yorum yapan olmuş ki, "Komutan, beni görmeden gidersen hakkım helal değil." diye. Ben de o yoğunlukta yapılan yorumlara bile bakamamıştım. Kendisinde telefon numaram olan bir takipçim yorumları okumuş, beni aradı. "Abi, seni o kadar çok misafir etmek isteyen var ki. Ama Mustafa Küçük isminde bir abi defalarca, 'Komutan, telefon numaranı yaz.' diye yazmış." dedi. Telefon görüşmesinden sonra numaramı yazdım. "Ben yarın gelip sizi alacağım." dedi. O gün hastaneden çıkmış. Kafasında ur gibi bir şey varmış, onu aldırmış. Yazdım hemen aradı. "Abi, zahmet etme, gözünü seveyim. Gelme." desem de ikna edemedim. O kadar çok ısrar etti ki, "Tayyip Erdoğan'ı görmüş kadar mutlu olacağım seni gördüğümde kardeşim." dedi. "Tamam o zaman abi, gel." dedim. Sabah Serik'ten Manavgat'a geldi. Bizi aldı, arabasıyla Alanya'ya götürdü. Oraya buraya, gezilecek bütün yerlere götürdü. Bizi yedirdi, içirdi. Daha da gezdirmek istiyordu. "Şelaleye, oraya, buraya götüreyim." dedi. "Abi, akşam düğün var. Bize müsaade." dedik ve ayrıldık. Dönerken, "Serik'e gelin, size bir şeyler vereceğim." dedi. Neyse, dönerken aradım. Konum attı, gittik. Serik'te çok büyük seraları var. Abimin Arabayı almıştım. Kia Sportage'ın bagajını biber, patlıcan, domates, salatalık... Ne varsa ağzına kadar doldurdu. Eşim şok oldu. "Ya Mustafa, sana hep kızardım. Sürekli sosyal medyadasın diye. Vallahi artık kızmayacağım. Seni seven bu insanları gördükten sonra." dedi. Neyse, konu uzun... Az önce haber aldım ki Mustafa ağabeyimi entübe etmişler. Durumunu takip ediyorum. Bu saatte paylaşma sebebim; bu kıymetli dava adamı ağabeyime Allah rızası için dua edin. Şuan Antalya şehir hastanesinde yatıyor.

Kumandan

40,805 views • 29 days ago

🔸️Galatasaray'lı arkadaşlarım maçı kaybettik dedi 🗣Yağız Sabuncuoğlu: Soru: Fenerbahçe'nin üzüntüsü, Galatasaray'dan sevinci o kadar baskındı ki muhtemelen stat hoparlörü kim ne açtı falan herkes kendi alemindeydi muhtemelen. Yağız Sabuncuoğlu: Çok doğal çünkü maçı penaltı öncesi ve penaltı sonrası olarak ikiye ayırmak lazım. Yani benim Galatasaray'la dostlarımızla izliyorduk hatta, şeyde NOV'da maç önü. İzlerken şöyle bir durum oldu. Dedim ki mesela oturuyoruz, Fenerbahçe baskın başladı bence. Penaltıya kadar. İlk 10 dakika %100. İlk 10 dakika. Bütün Galatasaray arkadaşlarım kaybettik maçı dedi. Bak daha olmadan. Penaltı oldu. Penaltı Anderson Talişka topun başına geldi. Penaltı kaçtı. Bak hepsi yüzleri orada. Bizim Emre, Mina, Enes. Döndüm. Genç arkadaşlarımız ekipteki. Galatasaray maçı kazandı dedim. Çünkü duygusal yoğunluğu çok yüksek bir maçtı. Zaten duygusuna hükmedebilen, hakim olabilen, mental olarak güçlük alabileni maçı kazandı abi. derbiydi. Hepsinden farklı bir derbiydi. 🗣Konuşmacı: Valla Kerem O top'un başına gelse, atsa, Harry Potter'ı yapsa hiç kimse kendine gelemezdi. Hiç kimse yani. En başta da Okan Hoca. Ben bir Galatasaraylıyım. Okan Hoca'yı çok seviyorum. Ve bu tarz durumlardan Galatasaray'ı ne kadar fazla çıkardığını çokça izledik 4 sene içinde ama oradan çıkış olamayabilirdi işte. Yani o Kerem'in Harry Potter'ı mevzuyu çok... Galatasaray için içinden çıkılmaz bir noktaya götürebilirdi. Çünkü maç da öyle başlamıştı. Aslında Fenerbahçe doğru yerleşiyordu. Pres şamasından dolayı Galatasaray oyunu kuramıyordu. Fenerbahçe kaptığı toplarla uzun çok iyi çıkıyordu. Hatta Guenduzi bir tane uzun pasta şerife penaltıyı aldırdı. Bir tanesini de Kerem'e attı. Kerem Davinson'a tosladı. Yani iyi de başlamıştı Fenerbahçe cidden ama işte zaten yıllardır bu kırılma anlarının Fenerbahçe aleyhine sonuçlanması yüzünden Fenerbahçe'nin şampiyon olamadığında konuşuyoruz aslında. 🗣Yağız Sabuncuoğlu: Şöyle bir de ekstra sana şunu söyleyeyim. Fenerbahçe'nin kazanabileceği bir maçtı. Taktik plana baktığın zaman bence doğru kadro doğru 11 ama penaltıdan sonra çok büyük kırılma yaşandı. Ederson'un zaten kırmızı kartından sonra zaten maç bitti. Maç orada bitti. Kırılma. Maç o arada oynandı. Penaltı ile Ederson'un kırmızısı arasında oynandı 🗣Konuşmacı: Ama atlanmaması gereken nokta Ederson aslında 23. dakikada falan kırmızı kartı görmeye uğraştı. Daha sonra gördü ama... İlk yarıda da bir uğraştığını düşünüyorum ben. Kendi adıma öyle söyleyeyim en azından. Çok fazla Fenerbahçe taraftarının da benim arkadaşımda olan sosyal medyada da gördüğüm böyle düşündüğünü gördüm. Bilerek atıldı diye. 🗣 Yağız Sabuncuoğlu: Şöyle söyleyeyim sana yani Doğan. Eder sonunda şöyle bir sıkıntı var. Maç önünde de mesela çağrılıyor tribünlere gitmiyor. Küs şu an Fenerbahçe taraftarına kafa yapısında. Kendine göre haklı sebepleri olabilir.

Galatasarayultrataraftar

218,829 views • 3 months ago

Gökhan Dinç: Bu da Fenerbahçe'nin ikinci golü. Şimdi benim önümdeki görüntüyle yapılmış bir gol. Bununla uyarayım. Ben arkadaşlara attım bu görüntüyü. Burada kadrajda olmayan yukarı tarafta bir tane daha Samsun Sporlu oyuncunun olmadığını düşünüyorum ben. Yanlış hatırlamıyorsam. Bendeki görüntünün karşılığı bu. Şimdi Ederson top ayaktan çıkarken öndeki İsmail galiba. Biz buradaki kameraman arkadaşlarla beraber izledik. Ben offside dedim. Bir iki arkadaş daha offside dedi ama. Şimdi bu pozisyon offside mı değil mi normal şartlarda? Abi görünen offside gibi duruyor buradan. Burada mesela Ederson'un ayağından çıkarken Fenerbahçeli futbolcu offside'da. Ama açı da yanıltabilir. Bak ben o yüzden buna bir şey diyemiyorum. Açı yanıltabilir. Abi açı bu tarafa dönecek. Sağ tarafa dönecek. Ama bununla ilgili herhalde şey çekildi. Maç bittikten sonra çizgi çekildi. Çizgide sağım sporlu futbolcunun önde olduğu gözüküyordu. Tamam çizgi çekildi ama ben de diyorum ki o çizgi nereye çekildi? Top ayaktan çıkarken mi çekildi, çıkmazken mi çekildi? Ben onu merak ediyorum. Ben sadece buradan yapay zekayla hazırlanmış olan benim üzerimden, bak algı yaratmaya falan çalışmıyorum. Hiç öyle taraklarda da bezim olmaz da. Ben sadece benim aldığım, izlediğim görüntü bu. Bu görüntüye göre bu gold offside. Eğer ki böyleyse. Peki Fenerbahçe. Bunun bir karşılığı olmayacak mı? Günün sonunda. Yani sen bir hesap yapıyorsun. Cenab-ı Allah da bir hesap yapmıyor mu abi? Amenna. Yani bir hesabı yok mu? Çizmedin mi kimin şampiyon olacağını? Abi burada böyle bir şey söyleyeyim mi? Şampiyonluk falan da artık yani. Abi bu kadar önemli mi yani? Hayata bir kere geliyorsun abi ya. Gerek yok baba ya. O futbolla Fenerbahçe şampiyon olur mu? Olamaz abicim. Kadronu düzgün kuruyor. Ya sen Samsun'a karşı geçişcüğümü kovaladın evinde ya. Beni konuşturuyorsun ya. Versene istatistikleri. Sen evinde Fenerbahçe'ye karşı geçiş kovaladın.

Galatasarayultrataraftar

90,125 views • 4 months ago

🎙️ Yunanistan'daki 19 Mayıs paylaşımı? 🗣️Samet Akaydın: Yunanistan'da 19 Mayıs... O zaman Olympiakos maçımız vardı. Fatih Hoca'nın gittikten iki gün sonraydı maç. Biz kampa girmiştik. Ben de ilk 11 oynuyordum o maçta. Fatih Hoca gitti, ilk 11 oynatıyorlardı beni. Taktik antrenmanlarda falan hep ilk 11'deydim. Sabah kahvaltıya kalktık, 19 Mayıs sabahı. Öğleden sonra paylaşımı yaptım. Paylaşımı yaptıktan sonra maç yemeği vardı, maç yemeğinden sonra toplantı vardı. Ben paylaşımı yaptıktan sonra yemeğimi yedim, toplantıya bir girdim; baktım ilk 11'de değilim. Çıkarmışlar beni ilk 11'den. Sonra toplantıdan çıkınca sportif direktörleri geldi bana, konuştuk. "Böyle bir paylaşım yapmışsın" dediler, "Bunu kaldırmak zorundasın" dediler. "Çok büyük bir tepki var sana karşı" dedi. Bununla ilgili bazı kesimler ama, her kesim değil tabii ki. Bazı kesimler bana aşırı tepkili olduğunu söylediler, "Bunu kaldırman lazım" dediler. Dedim ki; "Bu bizim ülkemizin milli bayramı" dedim yani. "Sizle bir alakası yok bunun" dedim. Ama bunu böyle algılamıyorlar falan, "Silmek zorundasın, silmezsen sıkıntı çıkacak" dediler. "Ben silmiyorum" dedim. "Silmem" dedim. "Niye sileyim? Türk'üm" dedim. "Benim milli bayramım ve onu kutlayacağım" dedim yani. "Sizi ilgilendiren bir şey yok burada" dedim. Neyse dediler, üstünü kapattılar. Sonra arkadan tabii mesajlar falan atıyorlar; "Ne olur sil" falan... Soyunma odasına girdik, sonra baktım bu sefer formam da yok. Formamı da kaldırmışlar. Yanına çağırdı; "Biz seni kadroya alamayacağız. Şu an statta sana çok büyük tepki var" dediler. "Seni burada koruyamayız, sen maç bitene kadar soyunma odasında kalmalısın" dediler. "Siz ne anlatıyorsunuz ya?" dedim. Ben menajerimi aradım direkt tabii. "Gel beni al buradan" dedim. Ben direkt stattın çıktım, kalmadım. Ben daha dönmedim ondan sonra geri zaten. O ara Panathinaikos'ta yani belki de bonservisimi alacaklardı yani Fenerbahçe'den yani... Öyle bir durumdaydı, konuşuluyordu. Fatih Hoca gittikten sonra da konuşuldu ama o olaylardan sonra zaten yollar ayrıldı. (Kafa Sports)

Beyefendi

548,829 views • 5 months ago

1 Ay'a Kadar Federasyon Değişir Serdar Ali Çelikler: Abi hiç bize anlatmayın bundan sonra, yok biz Real Madridliyiz, yok biz Juventusluyuz, yok efendim Interliyiz, Galatasaray'la Şampiyonlar Ligi'ndeyiz falan. Siz Haiti'siniz, Haiti, bu kadar basit abi. Siz Haiti kadarsınız işte. Bütün olayınız Haiti kadar olmak, yani 64. saniyede gol yiyen bir takım, bu kadarsınız yani. Bu kadarsınız. Neyse yani Montella'yı ara vedaçı deriz, ama bence Temmuz'daki mali kongrede federasyon değişmesi de yarından itibaren gündeme gelecektir. Hatta bu geceden itibaren kulisler, yani orada gece ya, Amerika'da gece ya, orada, orada, oradan itibaren kulisler başlayacaktır, muhtemelen bir bir saat içinde telefon trafikleri olur. Bir ay sonra federasyonun değişme ihtimalini de görüyorum artık. Muhtemelen bir Türk hoca gelir, Aykut Kocaman'ın ismi geçer. Okan Buruk'un ismi geçer, başka ne anlatayım? Milli takım sevimliliğini kaybetti, o kötü oldu. Yani sevimli çocuklardı bunlar, onu kaybettiler, son derece başarısız bir turnuva geçirdiler. Hocam futbol analizini daha iyi yapar ama ben yani özellikle, böyle bir tutukluk, bir tuhaflık, bir saç, bir şey, bir şey seziyorum. Yani takımda bir problem olsa bu kadar olur. Ben problemli takım seyrettim 2016'da. Yani takım içi problemli takım seyrettim 2016'da ama orada mesela 3. maçta bir reaksiyon vermişti Arda'yla Burak. 2-0 yenmiştik Çek Cumhuriyeti'ni. Emre Mor'un falan mükemmel oynadığı maç, Burak'ın muazzam oynadığı maç. Yani takımın reaksiyonu da yoktu. Eee, yani Hakan'ın liderliği sorgulanır. Bu takım artık biraz böyle Hakan takımı olmaktan çıkar. Başka ne anlatabilirim? rakamları birazdan vereceksin, kalecimiz yok demektir o. O rakamlar kalecimiz yok demektir, gerçekten de kalecimiz son derece kötü goller yedi. Avustralya'dan yediği 2. golle, bugün bu 64. saniyede yediği golle berbat bir turnuva geçirdi. Demek ki bunların olayı katılana kadarmış. Katıldıktan sonra hepsi salmışlar. E gitmeseydiniz bari, biz de uyanmasaydık sabah sabah. Bütün millet bu kadar reklam veren, bu kadar insan, bu kadar şey, bu kadar firma, hepsi sizin arkanızda, Amerika maçında artık çıkıp hiç olmazsa prestijlerini kurtarmaya oynayacaklar. Onu da kurtarabileceklerini pek sanmıyorum ama stres düştüğü için şimdi oynayabilirler. Yani öyle rahatladılar, bazı futbolcularımızın da fazla şişirildiği, eee, bu iki maç sonunda görüldü. Yani bu seviyede, ilk defa çıkılan seviyede, hem Kenan'ın hem Arda'nın, hem Kenan'ın hem Arda'nın, eee, hadi Kenan'ın ilk maçta, 2. yarıda fena değildi ama bu maçın başından sonuna kadar Kenan'ın, Arda'nın, eee, biraz fazla şişirildiğini de kabul ederim. Deniz Gül'ü adam oynatmamakta haklıymış, dedirtti bana. İki tane çok net pozisyon var. Bir tanesi bacak arasından kaçırdı, bir tane kafada, kafa vuruşunu da düzgün yapamadı. Ofsaytta olduğu canını atamadığı pozisyonda da bari at, topa vur, içeri girsin. Yani ofsayt olsun ama vur, içeri at. Yani onu bile atamıyor. Can uzunu daha erken alabilirdi. Montella, Montella da çok kötü bir turnuva geçirdi, Montella gider, Türk hocalar gelir. Federasyonun da bugünden, bugün itibariyle federasyon şey başlar. Ya federasyonu değiştirsek mi konuşmaları başlar. Değişir, değişmez bilmem ama bu konuşmalar başlar, onu biliyorum. Bazı futbolcularımızın da biraz şişirme olduğunu artık gördük. Arkadaşlar, yorumlarınızı, beğenilerinizi bekliyoruz.

Galatasarayultrataraftar

39,622 views • 1 month ago

Bugün başıma gelen bir olayı paylaşmak istiyorum sizlerle … annemle birlikte yolda giderken küçük bir köpek dikkatimi çekti .. önce sahipli mi diye düşündüm ama baktım ki sahipli değil aksine sokağa atılmış .. Köpeğin hali perperişandı .. koşmaya başladı .. o küçük bedeniyle belki 1.5- 2 km’ye yakın koştu ben takip ettim .. sonunda bir yerde durdu ve ben hemen indim arabadan .. sakince , onu ürkütmeden yaklaştım .. önce haliyle biraz hırladı ama saniye sürdü .. beni hissettiğine eminim ve kendini bana bıraktı .. aldım onu arabaya .. arabada bir kere bile sesini çıkarmadı .. masum masum baktı sadece .. öyle uslu öyle tatlı.,, hemen veteriner hekimiz Arif abimizi aradım .. Sağ olsun akşamın geç saatinde benim için kliniğini açtı .. bu tatlı fındık kurdunu götürdüm hemen ona . O küçük bedeni tamamen ıslak , kirlenmiş , dikenler ve keneler içindeydi .. Arif abi hemen traş etmeye başladı ama sadece birazcık yapabildi çünkü çok fazla diken ve kene var ayrıca ıslak .. kene ilacı sıktı .. suyunu ve mamasını verdik .. güvende bir şekilde klinikte şu an .. sabah traşını tamamlayacak , yıkayacak ve aşılarını yapacağız .. Yazıklar olsun bu evlatları sokağa atan vicdansızlara …! Hele ki bugünlerde bu konu bu kadar hassasken ..! Aklım şu an bu minikte .. bir an önce sabah olsun istiyorum .. onlar bizim koruyucu meleklerimiz ve bu melek bugün benim karşıma işaret olarak çıktı .. benim iki Alman kurdum var . Çocuklarım onlar benim ..! Eğer alıştırabilirsem bu fındık kurdu da bizimle yaşasın istiyorum.. ama eğer alışmazlar huysuzlanırlarsa çok güvenilir bir patisevere sahiplendireceğim .. yarın gelişmelerden haberdar ederim sizleri canlarım .. Yarın ola hayrola .. dünya dönüyorsa iyi niyetli , merhametli insanlara borçlusunuz ..! Video kaynak 🎥 TUĞBA ÖZAY #SokakHayvanlarıSahipsizDeğil

Pati Arkadaş

48,064 views • 2 years ago

-Geldi,kulübe ait villaları sattı alkışladılar. -Üniversiteyi Trabzonlulara verdi alkışladılar. -Koleji kapattı alkışladılar -Onlarca Hoca,yüzlerce çöp futbolcu transfer etti alkışladılar -Camianın 3 Temmuz’da en önde savaşan tüm değerlerine hakaretler etti aşağıladı,alkışladılar. -Ligden çekileceğiz 2 Nisan’da gelin 3 Nisan’daki Adanademirspor maçına çıkmayacağız dedi 25 bin kişi gitti “ne çekilmesi olur mu öyle saçma şey, SPK falan var” dedi gene alkışladılar -Türkiye kupasına katılmayacağız dedi o gün,bu sezon yeniden katıldık ve 6S’ye evimizde gene yenildik..Kendisi yoktu, doğumgünü için Amerika’daydı doğumgününü kutlayıp alkışladılar. -Süper kupada gencecik çocukları maça çıkartıp utanmadan “o çocuklar için tarihi bir gün olacak” diyerek hakikaten tarih yazdılar..! Maç başladı golü yedik sahadan çekildik.Tarih yazdık ve alkışladılar. -Sürekli ben varken şampiyon olamayız dedi uyardı ama 6’da 0 başarısızlık olmasına rağmen yeniden aday oldu ve gidip yeniden oy verip alkışladılar, üstüne “gitme sana muhtacım” deyip şarkı söylediler. -Hamdi Akın’ı bile yönetime aldı vallahi onu bile alkışladılar -7. Yıla girdik yeni bir 6S şampiyonluğu yükleniyor hala alkışlıyorlar. -Borcu artırra arttıra devam etti ve sonunda bugün “hisse sattık” dedi gene alkışlıyorlar. Oysa biz eskiden “Şampiyon Fener, en büyük Fener alkışlayın ulan ibneler”derdik sadece.

focus

238,489 views • 1 year ago

FARKLI DEĞİLSE BOŞUNA UĞRAŞMA Hayal kurmanın bile lüks olduğu bir dönemde hayal kurduk. 2,5 yıl önceydi… için Vira Bismillah dediğimizde, rotamız hayallerimiz, rüzgarımız ise kendimize, mesleğimize ve yapabileceklerimize olan inancımızdı. İş dünyasında, ekonomi gazeteciliğinde kimsenin bugüne kadar yapmadığını yapacaktık. İnsanın olduğu gibi, her haberin de bir öyküsü vardı. Öyküsü olmayan bir haber bizim için sıradandı. Sıradışı bir çizgide ama gazeteciliğin etik kurallarını da önemseyerek hayallerimize yelken açtık. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik… 2,5 yılın sonunda iş dünyasına nefesi kadar yakın olduk. Bugün her sabah a girmeden, haberleri okumadan güne başlamayan sadık bir okur kitlesi edindik. Şimdi hayallerimizde ikinci bir adıma geçtik. Patronlar Dünyası artık dergi olarak da yayın hayatında olacak. Yeni nesil bir soluk olacak Patronlar Dünyası yazılı basında da… Dijital ve yazılı basını birlikte harmanlayarak okurlarımızın karşısına ayda 1 kez çıkacağız. Bazen hayatta kesişim noktaları vardır. Ben buna inananlardanım. İlk sayımızda kapak yaptığımız Cem Boyner’in Patronlar Dünyası ile yollarının kesişmesi de bunlardan biri. Kapaktaki o sözler bir tesadüf değil : “Farklı değilse boşuna uğraşma” Patronlar Dünyası, farklı ve fark yaratanlanların mecrası… Aşkla, inançla şişirdiğimiz yelkenimizde rotamız hayallerimiz. Bu yolculuğu siz kıymetli okurla yaşamak heyecan verici. Vira Bismillah…

Toygun Atilla

104,576 views • 1 year ago