Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

182,046 views • 7 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

6 Şubat depreminde neredeyse yerle bir olan Gaziantep Nurdağı'ndaki Nurdağı Viyadüğü; Burası aslında devasa bir yaylı sistem gibi çalışıyor. Doğu Anadolu Fay Hattı'nın dibinde bu kadar yüksek ayaklı bir yapı inşa etmek büyük cesaret ve daha büyük bir matematik ister. 6 Şubat depremlerinde o kadar şiddetli sarsıntıya rağmen bu viyadüğün ayakta kalması tesadüf değil. Mühendisler her bir ayağın tepesine sismik izolatör dediğimiz o dev kauçuk yastıkları yerleştirirken, yapının depremle inatlaşmasını değil, depremle beraber esnemesini hedefledi. Yani yer altı sarsılırken viyadük kendi ritminde salınarak o korkunç enerjiyi yuttu ve o kritik günlerde lojistik damarın açık kalmasını sağladı. İnşaat aşaması ise tam bir mühendislik şovu. "İtme-sürme" dediğimiz yöntemle, devasa beton bloklar sanki bir yapbozun parçalarıymış gibi metre metre o uçurumun üzerinden karşıya sürüklendi. 150 metre yükseklikte rüzgarla dans ederek bu blokları milimetrik birleştirmek her yiğidin harcı değil. Özellikle o yüksek ayakların tasarımı, sadece depremi değil, o yükseklikteki sert rüzgarların yarattığı görünmez girdapları da sönümlemek üzerine kurulu. Bugün oradan geçerken gördüğünüz o dev kolonlar, aslında mühendisliğin kağıt üzerindeki hesaptan çıkıp sahada hayat kurtardığı o kritik noktayı temsil ediyor. Şimdi AKP trolleri diyorlar ki; "Bak AKP ne güzel iş çıkarmış, eleştirmeye utanmıyor musun?" Tahmin ettiğiniz gibi bu viyadük daha AKP kurulmadan yıllar önce, 1993 yılında yapıldı ve yandaş bir firmanın değil devletin malı. Video (Instagram) @kanatlivizor

Profesör Facia

131,013 views • 3 months ago

Tamam anladık sen Aziz İhsan Aktaş’ın arkadaşı değilsin Gürsel Tekin ! Peki CHP’liler “ortakların” dese de ben; 📌 Şeref Bülbül 📌 Yılmaz Koç 📌 Gökhan Yüksel için senin nitelendirmeni kullanıp, “arkadaşların mı” diye sorayım! Neden önemli bu sorunun cevabı biliyor musun sn Gürsel Tekin? Mesela senin “arkadaşlarına” ait üstelik de senin Kadıköy Belediye Başkan Yardımcılığı döneminde “şirketleşme” sürecini tamamlayan bu ÇEVLOG, EGE TEM, ALTAŞ ve NORM şirketlerinden birinin 2024 yılında Kartal Belediyesi’nden aldığı Çöp Toplama-Taşıma-Süpürme- Yıkama için İş Makinası ve (Şöförsüz) Araç Kiralama Hizmet Alım işi 2024/991693 İhale Kayıt Numarası ile en büyük VURGUN olarak kayıtlara geçmiş. ÇEVLOG firmasına verilen bu işin İhale sözleşme bedeli 1.074.466.370,00 TL. Bu sözleşme bedeliyle, sözleşme konusu araçların 4 defa satın alınabileceği ve Belediyenin kendi malı olabileceği belirtiliyor. Demem o ki; CHP’li belediyelere kök salan bu dört şirketle senin aranda bir “arkadaşlık” bağı olduğunu 40 yıllık tüm CHP’liler dile getiriyor. Bu şirketlerin ihale tablosunu Mansur Yavaş ın cesaret edip çıkaramayacağını bildiğim için küçük çaplı bir araştırma ile ben çıkardım ve eke bıraktım. Toplam 226 ihale almışlar. Evet evet tamı tamına 226 ihale. İhalelerin döviz cinsinden güncel değerini ne sen sor ne ben söyleyim! Ama şu kadar söyleyebilirim; senin “arkadaşlarının” CHP’li belediyelerden aldığı ihaleler, “onların arkadaşı” olan Aziz İhsan Aktaş’ın aldığı ihalelerin sayısını birkaç kat katlıyor. İhale sayılarının olduğu tabloda bedelleri yeşil bantladım zira itiraz etmen ya da etmeniz durumunda güncel değeri 3 rakamlı milyar/katrilyon olan o bedelleri de paylaşırım sizle ve kamuyuyla. Sözün özü Gürsel Tekin; evet sen Aziz İhsan Aktaş’ın “arkadaşı” değilsin, ballı kaymaklı işleri sevdiğin için sen Şeref Bülbül, Yılmaz Koç ve Gökhan Yüksel’in arkadaşısın!

Zihni Çakır

32,408 views • 10 months ago

Anahtarların Gizemi: 1. Anahtar, Selim’in korkularının kilidini açıyor. Burada İstanbul DurSel’ine çok tatlı ve anlamlı bir gönderme var. Selim’in korkuları yüzünden Duru ile kuracağı yuvadan, düğünden geri adım atması; fakat sonrasında Duru’ya duyduğu aşkın, tüm korkularının önüne geçerek onu dönüştürmesi… Ve sonunda o büyük adımı atıp Duru’ya evlenme teklif etmesi, düğünleriyle taçlanan o aşk hikâyesi bu anahtarın sembolizmini oluşturuyor. Bu anahtar, korkunun aşkla çözülmesini, kalbin cesaretle galip gelişini anlatıyor. 2. Anahtar ise Duru’nun cesaretini temsil ediyor. Burada da Kapadokya DurSel’ine çok zarif bir gönderme mevcut. Hikâye Duru ve Selim’in balayı için Kapadokya’ya gitmesiyle başlıyor; ancak bu sadece bir seyahat değil, Duru’nun sevdiği adam için her detayı düşünerek kurduğu büyülü bir dünya. Mekânlar, gezilecek yerler, tur rehberi, doğum günü sürprizi… Her şey önceden incelikle planlanmış. Cesaret burada yalnızca atılan adımlarda değil, aşkı sahiplenişte, ilişkiye yön veren o öncül ruhta saklı. Bu anahtar tam da buna işaret ediyor. Bir de bunu OzSin’sel olarak analiz edeceğim: 1. Anahtar, Ozan’ın; toplum normlarına, üzerine yapıştırılan “aile babası” yaftasına ve tüm korkularına rağmen aşkı için bu sınırları aşmasını simgeliyor. Kurulu düzenin güvenli alanını geride bırakıp duygularını seçebilme cesareti… Korkuların değil kalbin peşinden gitmek. Bu anahtar, Ozan’ın aşk uğruna içsel zincirlerini kırmasını temsil ediyor. 2. Anahtar ise Sinem’in cesaretini anlatıyor. İlişkilerinde daha net, daha açık, daha atılgan olan tarafın Sinem oluşuna güçlü bir gönderme var burada. Duygularını saklamayan, gerektiğinde yön veren, aşkın içinde aktif özne olan enerji… Hatta Sinem’in o ikonik sözüyle; “Ben tavlanmam, tavlarım.” Tam da bu ruhu taşıyor. Bu anahtar, dişil cesaretin, kararlılığın ve aşkı korkusuzca sahiplenmenin sembolü gibi. Kısacası iki anahtar da sadece kapı açmıyor; biri korkuları aşan aşkı, diğeri ise aşkı mümkün kılan cesareti temsil ediyor. Biri kalbin teslimiyeti, diğeri ruhun atılganlığı. Birlikte ise tamamlanan bir hikâye anlatıyor. #DurSel • #OzSin

Bihter🍷

20,408 views • 3 months ago