Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Büyük “Yoldaş”

74,875 görüntüleme • 2 yıl önce •via X (Twitter)

10 Yorum

emrah ablak profil fotoğrafı
emrah ablak2 yıl önce

🤣🤣🤣

By Gökhan profil fotoğrafı
By Gökhan2 yıl önce

@engin34_57 Bu mizaha toplum hazır değil😀

özgün profil fotoğrafı
özgün2 yıl önce

bu her kelimeye gülen seyirciler efek mi?

Yurdagül profil fotoğrafı
Yurdagül2 yıl önce

Köyde yaşayan insanlar cinn gibi olur beyinlerine oksijen gidiyor hafife almayin

Bergkamp profil fotoğrafı
Bergkamp2 yıl önce

Bir gün bir avukata güleceksin deselerdi anca bu kadar gülerdim... sağol avukat adam 🤌🤌🤌

Mustafa profil fotoğrafı
Mustafa2 yıl önce

@Esgiliekmekk

Cengiz Buyuk profil fotoğrafı
Cengiz Buyuk2 yıl önce

Mavi tik yok sizde 😬

BKR HAN profil fotoğrafı
BKR HAN2 yıl önce

😂🤣🚀😂🤣🚀😂🤣🚀🤣😂

cem profil fotoğrafı
cem2 yıl önce

Toplum arasında kahkaha attırdın… Bu mizaha henüz hazır değilmişim…

Tozutulan profil fotoğrafı
Tozutulan2 yıl önce

Mimik oynatmama hakkımı kullanıyorum

Benzer Videolar

📍Yoldaş Dalton Cinayeti (23 Mayıs 2023) Gürcistan’ın Abhazya bölgesinde 23 Mayıs 2023 tarihinde organize suç örgütleri arasındaki hesaplaşma kanlı bir suikasta dönüştü. Barış Boyun bağlantılı Daltonlar Çetesi’nin önemli isimlerinden Emircan Yılmaz (Yoldaş Dalton), berberden çıktığı sırada silahlı saldırıya uğradı ve olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırı, Abhazya’da gerçekleşti. Gürcistan basınında yer alan bilgilere göre saldırıyı Azerbaycan uyruklu Nicat İbrahimoğlu tek başına gerçekleştirdi. Emircan Yılmaz, Türkiye’de yürütülen suç örgütü soruşturmaları nedeniyle firari konumdaydı ve Abhazya’ya kaçmıştı. Daltonlar’a büyük hasar veren suikast, Yoldaş Dalton’un çetedeki kritik rolü nedeniyle grubu derinden sarstı ve intikam döngüsünü daha da alevlendirdi. Yoldaş Dalton olarak bilinen 19 yaşındaki Emircan Yılmaz, Barış Boyun’un sağ kolu ve Daltonlar Çetesi’nin ikinci lideri konumundaydı. Daltonlar Çetesi’nin yükselen isimlerinden biri olan Yılmaz’ın ölümü, rakip çeteler (Redkitler, Ay Grubu, Ayverdi, Anucurlar) arasındaki intikam savaşlarının yurtdışına sıçradığını gözler önüne serdi. Olay, çeteler arası kanlı çatışmalar zincirinin önemli halkalarından biri olarak kayıtlara geçti. Saldırının ardından Daltonlar Çetesi’nde intikam çağrıları yükseldi ve Türkiye’den Kafkasya’ya uzanan gerilim daha da arttı.

Yasadışı Dosyalar

163,921 görüntüleme • 1 ay önce

Ne genç bir beyin, ne müthiş bir hafıza, dil, duygu, şiir. Hepsi vardı yoldaş Yalçın'da.. Son büyük devrimci aydınımızı da kaybettik. Yalçın hoca yanında ötekiler hikâyedir. Ondan bir şey öğrendim diyecek ne çok kişi vardır Türkiye'de... Alev Alatlı ile tartıştığı bir programda, Alev Hanım, bunlara değmez gibi bir şey söylemişti onun yaptıklarıyla ilgili olarak. Hoca da bizim kuracağımız dünya için her şeye değer diye cevaplamıştı. Fetö'nün iğrenç hâkimlerine duruşmalarda bana şeytan derler diye kafa tutmuştu. Tarih herkesi yerli yerine koyacak. İstanbullu bir tekstilci kız için sahillere kurulmuş bütün lüks otelleri yıkmak istediğini anlattığı o videoyu bulup izleyin mesela. Ben kitap yazmam bomba sıkarım derdi. Şairin tanımı da ne güzeldir onda... Şair, dünyanın en güzel insanıdır derdi mesela. Dünyanın en güzel insanlarından biri, yoldaş Yalçın Küçük... Ona deli çocuk diyeceğiz, her zaman istediği gibi. Güle güle bizim delimiz. 87 yıllık ömür. Yaşamı boyunca ne iktidarlara ne de konforlu suskunluğa boyun eğdi yoldaş Yalçın. Ömrünün dokuz yılını memleketi için hapislerde geçirdi. Kıbrıs gazisi olduğunu kaç kişi bilir? Anlamaya çalıştı. Sistemi, derin yapıları, gizli ilişkileri sorguladı; isim biliminden siyasete, ekonomiden edebiyata kadar geniş bir alanda iz bıraktı. Sadece Küfür Romanları ile Bilim ve Edebiyat bile başyapıttır. İyi ki tüm eserleri yayınevim @kirmizikediyayinevi 'nde Onunla büyüdüm. Derslerinde öykü öğrenmek isteyenlere onu okutan belki tek yazarım. Yoldaş Yalçın bir aydın olarak tarihe geçti. Eleştirel aklı, keskin kalemi ve “hiçbir şeye inanmama” cesaretiyle ufkumuzu açtı. Türkiye’nin yakın tarihine damga vuran bu büyük ve yalnız düşünür, geride tartışılmayı hak eden bir miras bıraktı. Sana saygı yoldaş Yalçın, sana selam ey usta! Seni en çok da tükenmez devrimci umudun ve direncinle hatırlatacağız. Unutmayacağız... Şair olmasan da güzel insandın... (Uzaktayken insana daha çok koyarmış, bunu da buralarda anladım.) #yalçınküçük #yalcinkucuk

Onur Caymaz

12,915 görüntüleme • 3 ay önce

İÇİMİZDEKİ DÜŞMANLAR 1992 yılında Dağlık Karabağ'ın Hocalı kasabasına giren Ermeniler, 83'ü çocuk, 106'sı kadın olmak üzere 613 sivil Türkü katletmişlerdi. Yapılan otopsi ve incelemelerde cesetlerin birçoğunun insanlık dışı muameleye maruz kaldığı ve işkence görerek öldürüldüğü anlaşılmıştı. 1992 yılında Ermeniler tarafından binlerce Türk katledilerek işgal edilen Karabağ 31 yıl sonra işgalden kurtarıldı. Ermeni yenilgisi üzerine, Türkün kanı oluk oluk akarken, kadın ve çocuklar işkence ile öldürülürken hiç sesi çıkmayan insan olmadıklarından emin olduğum bir güruh hümanist ayakları ile Türk milletine saldırmaya başladı. İnsanlıktan çıkmış ve Hayatlarını Türke karşı konumlanmakla geçirmiş bu güruhun büyük bölümü kripto Ermeniler, sol-sosyalist takılan bir müptezeller gurubu, Liboşlar, PKK terör örgütü militan ve sempatizanları ve FETÖ’ cülerden oluşuyor. Kardeş Azerbaycan devletinin işgali sonlandırarak Karabağ’ı terörden arındırması her normal insanı ve Türkü mutlu etmişken, bu Sevinç’e ortak olamayan, bir tweet bile atamayan siyasi partilerde gözümden kaçmadı. Bunlar bu memlekette artık Türk milletinden değil Ermenilerden oy istesin. Dönüp midem bulanarak etrafa bakıyorum; Türk soluda, sözde aydın geçinenler de dahil olmak üzere, solculuk/ sosyalistlik adına, Türk işçisinin, Türk köylüsünün, öğrencilerin haklarını savunmadığı gibi onlara da ihanet ettiğini, Kürtçülük, Ermenicilik, Yunancılık, ırkçılık, Sevrcilik yaptığını görüyorum. Şimdi de PKK sempatisi ile, FETÖ ajan örgütü ile omuz omuza Türk milletine ihanet edip, Karabağ’da, Ermeni katliamcılar ile saf tutuyorlar. ( içlerinden çıkan ve milli oldukları için öldürülenler istisna) Bu namussuzlara bakıp enseyi karartmıyoruz. Bizim namuslu Türke yoldaş olmuş Ermenilerimizde vardı. Annesi de bir Ermeni olan Cem Karaca'nın Karabağ'ın işgali için yazdığı Şarkının sözleri işgal altındaki Karabağın acısıyla başlıyordu. Karabağ'da yapılan katliamı, “Karabağ'da talan var Ak gerdana saldıran var Demirsen durun gedim Gözü yolda kalan var." sözleriyle ile Karabağın Türk dünyasının nefes alacağı gerdanı olduğunu ifade ediyordu. Türk coğrafyasının manevi mimarı Ahmet Yesevi'yi bilecek kadar şuur sahibi Cem Karaca “Atayurttan Balkan’a illa Anadolu” diyerek şarkı sözleri ile bir Türk dünyası haritası çiziyordu. SSCB’nin yıkılmasının ardından Türk devletlerinin bağımsızlıklarını kazanmasına işaret ederek Türk Dünyası devletlerinin birliği için çağrı yapıyor, Turan’ın ne kadar büyük bir hedef olduğunu; “ “Kavuşan elalem değil Can ile Canan'dır. Bu asla bir turan değil muhteşem bir tufandır.” sözleri ile Tanrının ve tarihin önümüze koyduğu büyük buluşmayı haykırıyordu. Bu büyük idealin partisi, sağı, solu olmadığını Tüm Türk milletinin siyaset üstü davası olduğunu, “İki gözüm bu işin yok sağı solu, yok sağı solu.” sözleri ile anlatıyordu. Burada Cem Karacada “Hangi etnik kökenden dinden, mezhepten gelirse gelsin, kabile kimliklerini aşmış, büyük Türk milleti şuurunda Uluslaşmış ve Uluslaşırken Ulusu ile ululaşmış büyük bir kültürel birikim ve derin bir şuur sahibi dev bir adam görüyoruz. Büyük Türk milletinin evladı, Cem Karaca’nın ruhu şad olsun. Bu maskeli, müptezel hain fonlu ajan takımınına da lanet. KARABAĞ Karabağ'da talan var Ak gerdana saldıran var Demirsen durun gedim Gözü yolda kalan var. Şeyh Ahmet Yesevi'nin yaktığı ateş Ateş değil sanki şerbet iç dolu dolu Binbir nakış söyler yerde kilimler Atayurttan Balkan'a ille Anadolu, ille Anadolu. Bu asla bir turan değil muhteşem bir tufandır Kavuşan elalem değil Can ile Canan'dır Şimdi türkü söylemenin işte tam zamanıdır İki gözüm bu işin yok sağı solu, yok sağı solu.

Fatih Eryılmaz

1,524,935 görüntüleme • 2 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kahramanmaraş programı kapsamında Türkiye Muharip Gaziler Derneğini ziyaret ederek kahraman Gazilerimizle bir araya geldi. Bakan Yaşar Güler ziyarette şunları söyledi: GAZİLİK, BÜYÜK BİR ŞEREF VE ONUR VESİLESİ Millî Mücadele ruhunun sembol şehirlerinden biri olan güzide şehrimiz Kahramanmaraş’ımızda bulunmaktan ve bu vesileyle Türkiye Muharip Gaziler Derneğimizi ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türkiye Muharip Gaziler Derneğimizin; gazilerimiz arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, onların hak ve menfaatlerini korumak, gazilik ruhunu yaşatmak ve kahramanlık mirasımızı gelecek nesillere aktarmak amacıyla yürüttüğünüz faaliyetleri memnuniyetle takip ediyoruz. Bu kapsamda Derneğimizin faaliyetlerini son derece kıymetli buluyor, bu anlamlı hizmetlerde gayret sarf eden tüm yönetici ve mensuplarına teşekkür ediyorum. Gazilik; şanlı tarihimizde ve milletimizin vefakâr gönlünde daima büyük bir şeref ve onur vesilesi olarak görülmüştür. Bu şerefli ünvan; aynı zamanda vatan ve millet aşkının, yüksek karakterin, vakur duruşun da bir sembolüdür. Kahraman gazilerimiz; vatan, bayrak ve millet uğruna gerektiğinde canını ortaya koyan, fedakârlığın ve cesaretin yaşayan timsalleridir. Vatan ve bayrak uğruna mücadelenin en büyük temsilcileri olan şehitlerimiz ve onlara yoldaş, şehadete âşık gazilerimizin göğsünü siper ederek yazdığı kahramanlık destanları hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde daima yaşayacaktır. Fedakârlıklarınızın karşılığını hiçbir şekilde ödememiz mümkün değildir. Her zaman başımızın tacı olan siz kahraman gazilerimiz ile çok kıymetli şehit ve gazi ailelerimizin daima yanlarında olacağız. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN HATIRASINA LEKE DÜŞÜRÜLMEYECEK Bugün, 40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak, milletimizin önüne konulan engelleri ortadan kaldırmak ve evlatlarımızın geleceğini teminat altına almak için “Terörsüz Türkiye” hedefine doğru kararlı bir yürüyüş içindeyiz. Devletimizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde yürüttüğü bu tarihî süreç, kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh dolu yarınlara ulaştırma kararlılığının da en açık göstergesidir. Şu hususu özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak tüm adımlar, şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna asaletine ve emeklerine zarar vermeyecek niteliktedir. Milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamış, bundan sonra da atılmayacaktır. Türkiye, asırlara uzanan derin devlet aklı ve millî tarih şuurundan ilham alarak en kapsamlı planlamayla süreci yönetmektedir. Yegâne amacımız; artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü, çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Bu tarihî yolculukta aziz şehitlerimizin mirasını yaşatmak, gazilerimize minnettarlığımızı ifade etmek ve çok kıymetli ailelerinin her zaman yanında olmak en temel görevimizdir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki en büyük ilham kaynağımız olan şehit ve gazilerimizin bu destansı mücadeleleri hiçbir zaman unutulmayacaktır. Sonuç olarak ülkemizin ve milletimizin gündeminden terörü ebediyen yok etmek, bu güzel topraklarda huzur ve güveni kalıcı şekilde tesis etmek için çalışmalarımıza yoğun bir gayretle devam edeceğiz. Sözlerime son verirken başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, sizlerin şahsında tüm kahraman gazilerimize, değerli ailelerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum. Derneğimize çalışmalarında üstün başarılar temenni ediyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

18,619 görüntüleme • 1 ay önce

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından aziz şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimiz ile onların değerli aileleri için Gazi Meclisimizde iftar programı düzenlendi. İftara katılan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, yaptığı konuşmada şunları söyledi: ŞEHİDİMİZ BİNBAŞI İBRAHİM BOLAT’A ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM Mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Gazi Meclisimizin çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyor, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında bizleri buluşturan Sayın Meclis Başkanımıza nazik ev sahipliği için şükranlarımızı sunuyoruz. Sözlerimin başında dün kaza kırıma uğrayan F-16’mızın pilotu Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a bir kez daha Allah’tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum. MEHMETÇİK, TÜM GÖREVLERİ BÜYÜK BİR AŞK VE AZİMLE YERİNE GETİRMEKTEDİR Vatan sevdasının ölümsüz temsilcileri olan şehitlerimiz ile onlara yoldaş olan siz yiğit gazilerimizin yüksek fedakârlıkları, ülkemizin birlik ve beraberliğinin teminatı, asil milletimizin özgürlüğünün simgesidir. Ülkemizin savunma ve güvenliğinin sağlanmasında ve bugüne kadar elde ettiğimiz tüm başarılarda en büyük pay aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Bugün ülkemizin her bir köşesinde güvenlik ve istikrar iklimi hâkimse bu elbette ki şehitlerimizin ve gazilerimizin sayesindedir. Şehadet şerbetini içmiş kahramanlarımızın ve siz gazilerimizin cesaret ve yüksek özverisi asla unutulmayacak daima minnet ve şükranla hatırlanacaktır. Şüphesiz ki sizlerin ortaya koyduğu mücadele ve emsalsiz çabalar, bizler için en büyük ilham kaynağıdır. Bu çerçevede şehit ve gazilerimizi örnek alan silah arkadaşları yani kahraman Mehmetçik; - Ülkemizin güvenliğinin sağlanmasından hudutlarımızın korunmasına, - Terörle mücadeleden Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin muhafazasına kadar üstlendiği tüm görevleri büyük bir aşkla ve azimle yerine getirmektedir. KARDEŞLİK VE DAYANIŞMAMIZI GÜÇLENDİRMEK BİZLER İÇİN TARİHÎ BİR SORUMLULUKTUR Yıllarca terörü bu topraklardan uzaklaştırma maksadıyla icra ettiğimiz kararlı mücadeleler sayesinde ülkemizin her bir köşesinde güvenlik ve istikrar sağlanmıştır. Yegâne amacımız elde edilen bu başarıları korumak ve şu andaki huzur ortamını kalıcı kılmaktır. Esasen içinde bulunduğumuz bu hassas dönemde iç cephemizi tahkim ederek kardeşlik ve dayanışmamızı güçlendirmek, ülkemizin bölgesinde ve dünyada artan etkisini daha da yukarılara çıkarmak bizler için tarihî bir sorumluluktur. Bu çerçevede devletimiz 40 yılı aşkın süredir devam eden terör belasından ülkemizi kurtarmak amacıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde Terörsüz Türkiye sürecini başlatmıştır. Bugün tarihî bir süreç yaşıyorsak ve hedefimize somut adımlarla ilerleyebiliyorsak bu en başta aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin kahramanca mücadelesi ve yüksek fedakârlıkları sayesindedir. Elbette ki siz saygıdeğer ailelerimizin gösterdiği dirayet, bizleri gururlandıran dik ve vakur duruşu ve verdiği destekler yolumuzu aydınlatmış, kararlılığımızı pekiştirmiştir. Başımızın tacı olan sizlere minnettarlığımız bakidir ve kelimelerle anlatılamayacak kadar da büyüktür. Çok iyi biliyoruz ki ne yaparsak yapalım sizlerin haklarını ödeyemeyiz. Ancak başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız olmak üzere devletimizin tüm kurumlarıyla eş güdüm içinde şehit ve gazilerimizin emaneti değerli aileleri ile kahraman gazilerimizin yaşam seviyelerini daha da yükseltmek için yoğun bir gayret gösteriyoruz. ŞEHİTLERİMİZİN RUHUNU İNCİTECEK HİÇBİR ADIM ATILMADI, ATILMAYACAK Burada özellikle ifade etmek isterim ki Terörsüz Türkiye süreci yürütülürken şehitlerimizin mübarek ruhlarını incitecek, gazilerimizin onuruna ve siz ailelerimizin fedakârlıklarına zarar verecek hiçbir adım atılmamıştır ve atılmayacaktır. Bu konuda oldukça hassas davranıyor ve süreci köklü devlet geleneğimiz ve engin tecrübemizle şeffaf bir şekilde yürütüyoruz. Aynı zamanda sizlerin de bu tarihî projeye verdiğiniz güçlü destekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Nitekim Bakanlık olarak Terörsüz Türkiye’ye ilişkin hususlarda Şehit-Gazi Derneklerimiz ve şehit ailelerimiz ile görüşmeler gerçekleştirerek gazilerimizi ve şehit ailelerimizi bilgilendirdik. Şu anda çatısı altında bulunduğumuz millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz de sürecin işlerliği ve sonuca ulaşması adına ilk günden itibaren hayati bir görev üstlenmiştir. Sayın Meclis Başkanımızın riyasetinde teşkil edilen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun; aylardır her kesimin görüşünü alarak kamuoyunun nabzını en iyi şekilde ölçmesini memnuniyetle takip ettik. Geçtiğimiz günlerde yayımladığı raporun da sürece olumlu katkılar sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Tüm bu gayretler sayesinde şu ana kadar süreçte önemli mesafeler katedildi. Bundan sonra da provakasyon ve istismara izin vermeden çok daha güçlü ve kalkınmış bir Türkiye hedefiyle bu süreci başarıyla sonuca ulaştırma noktasında kararlıyız. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyor; siz kıymetli ailelerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyorum. Ayrıca 34 yıl önce bugün Ermeniler tarafından Hocalı’da şehit edilen Azerbaycanlı tüm soydaşlarımızı da bir kez daha rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. Mübarek Ramazan ayının hayırlı ve bereketli geçmesini temenni ediyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Afiyet olsun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

36,449 görüntüleme • 4 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimiz için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde düzenlenen iftar yemeğinde konuştu. Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: HUZUR İÇİNDE YAŞIYORSAK ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ SAYESİNDE Mübarek Ramazan ayı vesilesiyle Gazi Meclisimizde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında bizleri buluşturan Sayın Meclis Başkanımıza, nazik ev sahipliği için şükranlarımızı sunuyoruz. Binlerce yıldır şehitlerimizin ve gazilerimizin kanıyla sulanan cennet vatanımız, onların bizlere miras bıraktığı en kutsal emanettir. Ülkemizin savunma ve güvenliğinin sağlanmasında bugüne kadar elde ettiğimiz tüm başarılarda en büyük pay, aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Bugün vatanımızda huzur içerisinde bir arada yaşıyorsak, ülkemizin her bir köşesinde güvenlik ve istikrar iklimi varsa bu elbette ki aziz şehitlerimizin ve siz yiğit gazilerimizin sayesindedir. Vatan ve bayrak uğruna mücadelenin en büyük temsilcileri olan şehitlerimiz ve onlara yoldaş, şehadete âşık gazilerimizin göğsünü siper ederek yazdığı kahramanlık destanları hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde daima yaşayacaktır. BİZLER İÇİN EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞI Şüphesiz ki şehit ve gazilerimizin emsalsiz cesaret ve fedakârlıkları, bizler için en büyük ilham kaynağıdır. Nitekim şehit ve gazilerimizin silah arkadaşları, onların bıraktığı mirası gururla taşımakta, ülkemizin ve milletimizin hak ve menfaatlerini korumak için emsalsiz bir mücadele örneği sergilemektedirler. Şehitlerimizin kanı hiçbir zaman yerde kalmamıştır, kalmayacaktır. İcra ettiğimiz her faaliyette, onlardan devraldığımız mirasa sahip çıkma ve bu kutsal emaneti gelecek nesillere daha müreffeh ve daha güvenli bir şekilde aktarma sorumluluğu ile hareket ediyoruz. SÜRECİN SABOTE EDİLMESİNE ASLA MÜSAADE EDİLMEYECEK Bildiğiniz gibi 27 Şubat günü yayımlanan bildiriyle terör örgütü, silahları bırakma ve örgütü lağvetme ile ilgili bir talimat almıştır. Yapılan çağrı dikkatli bir şekilde incelenmelidir. Ateşkes gibi metinde yer almayan hususlar gündeme getirilerek kafa karışıklığı yaratılmaya çalışılmamalıdır. Şunu çok açık bir şekilde ifade etmek isterim ki, sürecin sabote edilmesine ve uzatılmasına asla müsaade edilmeyecek; temkinli ve akılcı bir yaklaşım esas alınacaktır. Şu hususa özellikle dikkat çekmek istiyorum: Bugün önemli bir süreç yaşanıyor ve tarihî bir adım atılacaksa; anlaşmazlıkların çözümü, aldatılmış olanların kazanılması, terörü türlü bahanelerle kendi amaçları doğrultusunda kullananların emellerine bir son verilmesi durumuna gelinmişse bu ağır bir bedel karşılığında olmuştur. Bu bedelin asıl yükü, şehit ve gazilerimiz ile onların saygıdeğer aileleri tarafından yüklenilmiştir. Onlara minnettarlığımız bakidir ve kelimelerle anlatılamayacak kadar da derindir. Biliyoruz ki ne yaparsak yapalım aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin haklarını ödeyemeyiz. Ancak şehitlerimizin emaneti olan siz kıymetli ailelerimizin ve başımızın tacı gazilerimizin ve ailelerinin daima yanındayız, sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Onlar bugünün güçlü Türkiye’sinin manevi mimarlarıdır. Böyle güçlü bir maneviyat, Türkiye’mizi ilelebet payidar kılacak; dosta güven, düşmana korku vermeye devam edecektir. Bu vesileyle; - Terör olaylarının ülkemize verdiği zararlar karşısında sabırla devletinin yanında yer alan 85 milyon vatandaşımız ile - Özellikle terör örgütünün yıllardır süren baskılarına boyun eğmeyen, asla devletinin yanında durmaktan vazgeçmeyen ve bu tutumu ile söz konusu girişimlerin boş bir çaba olduğunu gösteren cefakâr bölge halkımıza şükranlarımı sunuyorum. Son olarak şu hususu da özellikle vurgulamak isterim ki; Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; dün olduğu gibi bugün ve yarın da ülkesine yönelik her türlü tehdide karşı etkin, caydırıcı ve saygın nitelikleriyle yapılması gereken her bir faaliyeti, kanının son damlasına kadar yerine getirecek, ülkemizin ve asil milletimizin gurur kaynağı olmaya devam edecektir. Sözlerime son verirken aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum. Siz kıymetli şehit ve gazi ailelerimiz ile kahraman gazilerimizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Afiyet olsun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

62,259 görüntüleme • 1 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kahramanmaraş ziyaretinde Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği ile Türkiye Muharip Gaziler Derneğini ziyaret ederek şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimizle bir araya geldi. Bakan Yaşar Güler, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği’ni ziyarette kısa bir konuşma yaparak şunları söyledi: ÇALIŞMALARI MEMNUNİYETLE TAKİP EDİYORUZ Millî Mücadele ruhunun sembol şehirlerinden biri olan güzide şehrimiz Kahramanmaraş’ımızda bulunmaktan ve bu vesileyle Derneğimizi ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneğimizin; aziz şehitlerimizin hatırasını yaşatmak, kahraman gazilerimizin ve kıymetli ailelerinin yanında olmak, karşılaştıkları sorunların çözümüne katkı sunmak adına yürüttüğü çalışmaları memnuniyetle takip ediyoruz. Bu kapsamda Derneğimizin faaliyetlerini son derece kıymetli buluyor, bu anlamlı hizmetlerde gayret sarf eden tüm yönetici ve mensuplarına teşekkür ediyorum. FEDAKÂRLIKLARININ BEDELİ ASLA ÖDENEMEZ Cennet vatanımız, aziz şehitlerimizin ve yiğit gazilerimizin kahramanlık ve fedakârlıkları sayesinde bizlere miras kalan en kutsal emanetimizdir. Ülkemizin savunma ve güvenliğinin sağlanmasında en büyük paya sahip olan şehit ve gazilerimiz, bu güzel topraklarda huzur içerisinde bir arada yaşamamızın ve bayrağımızın gururla dalgalanmasının da manevi mimarlarıdır. Vatan ve bayrak uğruna mücadelenin en büyük temsilcileri olan şehitlerimiz ve onlara yoldaş, şehadete âşık gazilerimizin göğsünü siper ederek yazdığı kahramanlık destanları hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde daima yaşayacaktır. Fedakârlıklarının bedeli hiçbir şeyle ölçülemez ve karşılığı asla ödenemez. Her zaman başımızın tacı olan kahraman gazilerimiz ile çok kıymetli şehit ve gazi ailelerimizin daima yanlarında olacağız. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” HEDEFİNE DOĞRU KARARLI YÜRÜYÜŞ İÇİNDEYİZ Bugün, 40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak, milletimizin önüne konulan engelleri ortadan kaldırmak ve evlatlarımızın geleceğini teminat altına almak için “Terörsüz Türkiye” hedefine doğru kararlı bir yürüyüş içindeyiz. Devletimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde yürüttüğü bu tarihî süreç, kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh dolu yarınlara ulaştırma kararlılığının da en açık göstergesidir. Şu hususu özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak tüm adımlar, şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna, asaletine ve emeklerine zarar vermeyecek niteliktedir. Milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamış, bundan sonra da atılmayacaktır. Türkiye asırlara uzanan derin devlet aklı ve millî tarih şuurundan ilham alarak en kapsamlı planlamayla süreci yönetmektedir. Yegâne amacımız; artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü, çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Bu tarihî yolculukta aziz şehitlerimizin mirasını yaşatmak, gazilerimize minnettarlığımızı ifade etmek ve çok kıymetli ailelerinin her zaman yanında olmak en temel görevimizdir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki en büyük ilham kaynağımız olan şehit ve gazilerimizin bu destansı mücadeleleri, hiçbir zaman unutulmayacaktır. Sonuç olarak ülkemizin ve milletimizin gündeminden terörü ebediyen yok etmek, bu güzel topraklarda huzur ve güveni kalıcı şekilde tesis etmek için çalışmalarımıza yoğun bir gayretle devam edeceğiz. Sözlerime son verirken başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, sizlerin şahsında tüm kahraman gazilerimize değerli ailelerimize sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum. Derneğimize çalışmalarında üstün başarılar temenni ediyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

17,130 görüntüleme • 1 ay önce

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Necip Fazıl Ödülleri Törenindeki konuşmalarından... ▪ Medeniyet köklerinden kopmamış, sinesinden çıktığı milletle gönül bağını kesmemiş şairler; halkın ve hakikatin zamanı aşan coşkun sesleridir. Şairin yüreğinden doğan şiir; millet irfanının sese, söze, fikre dökülmüş halidir. ▪ Onlar, birbirini ismen, şeklen ve ruhen tanımayan insanların kalpleri arasında kelimelerle bağ kurar, yol açar, yoldaş olurlar. Öz değerlerinden beslenen bu şairler; mısralarıyla milli şuuru besler, milli kimliğin ihyasına ve inşasına hizmet ederler. Üstat, tam olarak işte böyle bir şairdir. ▪ Necip Fazıl’ın şiirleri, medeniyetimize düşülmüş birer dipnot hükmündedir. Allah rahmet eylesin, Sultanahmet Meydanı’nda üstat konuşuyor, fakir de o gün takdimini yapıyor. Oradan eliyle Ayasofya’yı gösteriyor. “Ayasofya bir gün açılacak, bir gün açılacak, bir gün açılacak” diyor. Allah’a hamdolsun üstat ufku böyle açık bir insandı. Oradan haykırırken takdim etmek bize nasip oldu, açmak da bu fakire nasip oldu. ▪ Üstadın zamanı aşan şiirleri bizi anlatır; davamızı, ülkümüzü anlatır; derinlerdeki cevherimizi ortaya çıkarır. Necip Fazıl’ın şiirlerini okuyan bir yabancı dahi bizi ve tarihimizi net bir şekilde görür. Yaşadığımız acıları, çektiğimiz çileleri anlar. ▪ Necip Fazıl şiirleriyle, fikirleriyle, idealleriyle önder olan, kendisinden sonraki nesilleri bile peşinden sürükleyen bir aksiyon adamı olabilmiştir. ▪ Necip Fazıl’ın en büyük kavgası, bu milletin geleceğine kast edip toplum mühendisliğine soyunanlarla olmuştur. Üstat, Tek Parti zihniyetinin köklerinden koparılmış gençlik projesine karşı çıkmış; kim olduğunu, nereden geldiğini, neler yapabileceğini bilen bir neslin yetişmesi için son nefesine kadar emek vermiştir. ▪ Üstadın ideal gençliği; “zaman ve mekân bana emanettir” şuurunda olan bir gençliktir. Gerçek hürriyeti, Hakk’a kullukta gören bir gençlik. Kökleri ezele, dalları ebede uzanan bir gençlik. Dilinin, dininin, ilminin, kininin davacısı bir gençlik. Bütün insanlığa model teşkil edecek bir gençlik. “Kim var?” diye seslenildiğinde, sağına soluna bakmadan “Ben varım!” diye ortaya çıkacak bir gençliktir. ▪ Üstadın uğruna ömrünü adadığı gençlik; binlerce yıllık kadim tarihimizden süzülüp gelen ecdadın cevherini, maneviyatını, imanını, ahlakını, kahramanlığını ve hayalini benliğine harç etmiş, hıfzetmiş bir gençliktir. ▪ İşte bu gençliktir ki, modern zamanlarda milli benliğini ve öz değerlerini koruyarak evvela kendisini yükseltecek, sonra da milletini yüceltecek ve kızıl elmaya uzanacaktır. Mesele bu… ▪ Bu yönüyle Üstadın ideal gençliği, bizim de idealimizdeki gençliktir. Türkiye Yüzyılı hedeflerine kilitlendiğimiz bu tarihi dönemeç, Üstat Necip Fazıl’ın “Büyük Doğu” ismiyle kavramlaştırdığı hedefle aynıdır. ▪ Bugünkü klavye kahramanlarının ve sosyal medya şovmenlerinin bunu anlaması elbette zordur. Sınır ötelerinden, okyanus ötelerinden esen rüzgârlarla yelkenlerini şişirenler, milletinin duygularına tercüman olmuş Necip Fazıl’ın, zaman geçtikçe daha da büyüyen mirasını kavrayamazlar. ▪ Şiirleriyle, milletimizin yüreğindeki korları dışarı çıkarmış, hepimizin takip ettiği, yarınlarda da takip edilecek işaret fişeklerine dönüştürmüştür. Bizim kuşağımızı uyandıran üstadın yaktığı bu meşale, bugün de yarın da yolumuzu aydınlatmaya; bize yön göstermeye devam edecektir. Allah’ın seçtiği kurtulmuş millet! Güneşten başını göklere yükselt! Avlanır, kim sana atarsa kement, Ezel kuşatılmaz, çevrilmez ebet. Allah’ın seçtiği kurtulmuş millet! Güneşten başını göklere yükselt! ▪Üstadın Büyük Doğu Marşında dile getirdiği üzere, güneşten başımızı göklere yükseltmeye; güzelin, doğrunun, sonsuz nurun izinden gitmeye, en büyük “kılavuzu” kendimize rehber edinmeye inşallah devam edeceğiz. Mevla gençlerimiz başta olmak üzere bizleri ve milletimizin her bir ferdini bu yolda sabit kadem eylesin diyorum.

Fahrettin Altun

74,391 görüntüleme • 1 yıl önce

Partimizde yaşanan son gelişmeler, dalgalanmalar, bizleri derinden etkiledi. Nazarımızda değer verdiğimiz kişilerin, bu yarı yolda pes edişleri akıllarda bir çok soru işareti bırakmakta. Bugün hayatımızdaki önemli anlarda karar alırken geniş istişareler yapar, kapsamlı düşünüp o şekilde eyleme geçeriz. Saygı duyduğumuz, görüşlerine itibar ettiğimiz, yaşça da büyük, tecrübeli partimizin kurucularının çok kısa sürede partilerinden kopmalarının mantıkla izah edilebilir bir yanını görmüyorum. Bugün bir siyasi parti kurmak hele ki ülkemizde üç beş parti arasında yer alabilecek şekilde bir kuruluşa imza atmanın bir hakkı, sorumluluğu vardır. Bu yük ağırdır. O imzayı gören, o imzayı duyan; bu partiye maddi, manevi fedakarlık yapan binlerce insanın ahı vardır. Bendeniz ve şu an bu partiye emek veren yüzlerce arkadaşımız sizin kurduğunuz bu yapıyı ayakta tutmak için mücadele etmekte. Sizler bu yapının kolonları olarak asıl yükü çekmeniz gerekirken, bizlerin omuzlarını nasıl bir yükün altına soktuğunuzun farkında mısınız ? Kuruluşunda heyecanlandığınız, ülkeye umut olacağını iddia ettiğiniz ve bizleri de ikna ettiğiniz yapının böyle olmadığını söyleyerek bırakıp gitmeleri sindirmemiz ne benim öz saygıma uygun ne de mahşeri vicdana sığar. Bugün ülke halen aynı sıkıntıları çekerken aynı zorlukları yaşarken bir kanal açmak gerekliyken aklıma gelen şu dizelerle sitemimi iletmek istiyorum. “Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz? Güneşe göç var da, kalan biz miyiz?” Bizler bu yolun yolcusu, garip, gurebası, işçisi, emekçisi, gönül vereniyiz. Bırakmak bize haktır, size değil. Genel başkanımız Ali Babacan’a yoldaş olabilmenin şerefiyle ve ülkemiz için çıkar gözetmeden, haram yemeden çalışmaya devam edeceğiz. Bu yolun yolcusu arkadaşlarıma yine usta şairimiz Necip Fazıl Kısakürek’in aynı şiirindeki son dizelerle sesleniyorum. “Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!”

Av. Resul Ertürk

64,507 görüntüleme • 1 yıl önce

“Merhaba, yine ben , Leyla. Hani o yağmurun altında, nerede olduğunu bile hatırlamadan duran o yaşlı kız... Artık benim için endişelenmeyin. Ben yuvamı buldum. Bugün sadece çamurlardan arınmadım. Üzerimden akan o sularla birlikte; 14 yıllık sokakların kirini, pasını ve omuzlarımdaki o ağır yükü de akıttım. O banyoda sadece vücudum değil, ruhum da temizlendi; 14 yılın yorgunluğunu o suyla beraber akıp giden çamurlarda bıraktım. Beni o yol kenarından tutup çıkaran sadece bir el değil, o elin arkasındaki binlerce paylaşımdı. Görünmez olduğumu sanıyordum ama beni gördünüz. Sesim çıkmıyordu ama çığlığımı her yere yaydınız. Ve sonra, mucize bir kalbin sızısından geldi... Melek olan Bella’nın boş kalan yeri, benim sığınağım oldu. Bella giderken ardında öyle büyük bir sevgi bırakmış ki, Neşe annem o sevgiyi benim gibi yorgun bir cana can suyu yaptı. Onun hatırası bana yuva, bana nefes oldu. Ama kalbimde bir sızı var: Mocha. 9-10 yıldır en yakın dostum, kader ortağım, o daracık kulübede birbirimize sarılarak ısındığımız canım Mocha... Ben sıcak yuvama geldim ama o şimdi beni her yerde ağlayarak arıyor. Beraber sakinleştiğimiz, beraber hayata tutunduğumuz dostum orada yalnız kaldı. Bana bu dünyadan gitmeden önce sevilmenin ne kadar güzel bir his olduğunu gösteren herkese teşekkür ederim. Şimdi sizden son bir ricam var; sesimi Moka için de duyurur musunuz? Biz yıllardır birbirimize yoldaş olduk, şimdi onun da bir yoldaşı olsun. Ben Leyla. Son durağım, bir insanın kalbiymiş... Darısı Moka’nın başına” Not: Leyla’nın tüm sağlık kontrollerini ve yıkanmasını gönüllü olarak üstlenen Dr Pets Veteriner Kliniği ve Himmet Ekici ‘ye, konforlu bir şekilde taşınmasını sağlayan Paxi’ye binlerce teşekkürler

Badiko

34,084 görüntüleme • 5 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, iftarda bir araya geldiği şehitlerimizin kıymetli aileleri, kahraman gazilerimiz ve onların değerli ailelerine hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: KAHRAMAN PİLOTUMUZA ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUM Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında siz değerli ailelerimizi ve kahraman gazilerimizi ağırlamak, bizler için tarifsiz bir mutluluktur. Teşriflerinizden dolayı onur duyduk, bahtiyar olduk. Hoş geldiniz şeref verdiniz. Sözlerimin başında bu gece saat bir sularında Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üs Komutanlığımızdan kalkış yaptıktan sonra kaza kırıma uğrayan F-16’mızın pilotu, Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve asil milletimize baş sağlığı diliyorum. Hadisenin nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı inceleme sonucunda belirlenecektir. Semalarımızın güvenliği için görev yapan kahraman şehidimiz vatan sevgisi ve aşkıyla vazifesini icra etmekteydi. Fedakârlığını daima şükran ve minnetle yâd edeceğiz. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN KAHRAMANLIK DESTANLARI HİÇ BİR ZAMAN UNUTULMAYACAK Asil milletimizin en büyük özelliklerinden biri millî ve manevi değerlerine bağlılığı ve bu değerleri uğruna canlarını ortaya koyup mücadele ederek şehitlik ve gaziliği en büyük şeref nişanesi görmesidir. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın, “Şehitler tepesi boş değil, Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için; Rüzgâr bekliyor!” mısralarında da dile getirdiği gibi asil milletimizin istiklaline sevdalı nice yiğit ve kahraman evladı millî ve manevi değerlerimizi korumak uğruna kahramanlıkla mücadele ederek ya şehit ya da gazi olmuşlardır. İstiklal ve istikbalimiz uğrunda şehit ve gazilik payesine ulaşan tüm kahramanlarımız birlik ve beraberliğimizin en büyük teminatıdırlar. Vatanımız ve al bayrağımız için hayatlarını feda eden her bir şehidimiz, bugünün ve yarının güçlü Türkiye’sinin mimarlarıdırlar. Yârdan ve serden geçebilen şehitlerimize yoldaş ve şehadete âşık olan siz gazilerimizin yazdığı kahramanlık destanları da şanlı ordumuzun her zaman ilham kaynağı olmuştur. Çok iyi biliyoruz ki bugün 86 milyon, vatanımızda özgürce yaşıyorsak, bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa bunu da aziz şehitlerimiz ile siz kahraman gazilerimize borçluyuz. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Dolayısıyla şehitlerimizin ve sizlerin yazdığı kahramanlık destanları hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde sonsuza dek yaşayacaktır. Şehitlerimizin, gazilerimizin ve siz kıymetli ailelerimizin fedakârlıklarının bedeli hiçbir şeyle ölçülemez. SİZLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BİRİCİK EMANETİSİNİZ Kıymetli Şehit ve Gazi ailelerimiz; canlarınızdan bir parça olan kıymetlileriniz, ülkemiz için emsalsiz bir mücadele ile fedakârlıklarda bulunurken sizler de bu vatan için kelimelerle tarif edilemez büyük zorluklara göğüs gerdiniz. Yaşadığınız acılar karşısında metanetinizi asla kaybetmediniz, vakur duruşunuzdan asla ödün vermediniz ve milletimizin ferasetini dosta düşmana bir kez daha gösterdiniz. Sizler, milletimizin baş tacı Türkiye Cumhuriyeti’nin manevi mimarlarının biricik emanetisiniz. Siz kıymetli ailelerimizin hakkını ne yaparsak yapalım asla ödeyemeyiz. Ancak sizlerin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarınızı yükseltmek için devletimiz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın koordinatörlüğünde yoğun bir gayret sarf etmektedir. Şunu çok iyi biliyoruz ki acınızı paylaşmak, gözyaşlarınızı dindirmek, sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmamak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Aynı şekilde şehit ve gazilerimizin uğruna mücadele ettiği değerleri koruyarak bu mirasa sahip çıkmak, hepimizin en önemli vazifesidir. Nitekim kahraman ordumuz, şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerinin gözyaşlarının hesabını sormak için bugüne kadar terör örgütlerine büyük darbeler vurmuş ve örgütün hareket kabiliyetini büyük ölçüde sınırlandırmıştır. TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ, ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASINA LEKE DÜŞÜRMEYECEK 40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak ve evlatlarımızın aydınlık geleceğini teminat altına almak için devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde “Terörsüz Türkiye” sürecini başlatmıştır. Bu tarihî süreç kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh yarınlara ulaştırma kararlılığımızın da en açık göstergesidir. Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamış bundan sonra da atılmayacaktır. Süreç asırlara uzanan köklü tarihimizden ve ferasetli devlet geleneğimizden aldığımız güçle yönetilmektedir. Yegâne amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Hâlihazırda sahadaki gelişmeleri dikkatle izliyor, tüm tedbirlerimizi her zamanki hassasiyetimizle almaya devam ediyoruz. TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZ İÇİN ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ Yakın coğrafyamızda meydana gelen çok boyutlu ve aktörlü gelişmeler, ülkemizin stratejik yaklaşımlarını doğrudan etkilemektedir. Nitekim tehdit yelpazesinin her geçen gün daha da belirginleştiği bu uluslararası ortamda, askerî caydırıcılığımızın artırılması kadar iç barışın ve toplumsal kardeşliğin tahkim edilmesi de bir o kadar hayatidir. İşte bu yüzden terörün tam anlamıyla ortadan kaldırılması tarihî bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır. Şu husus unutulmamalıdır ki güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü aynı çizgide koruyabilen ülkeler, böylesine kaotik dönemlerde tehditleri kendinden uzakta tutarak vatandaşlarına umut verecek kudrete sahip olabilmektedirler. Türkiye de yakın coğrafyasında krizlerin, çatışmaların ve savaşların yaşanmasına rağmen; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik liderliğinde yürütülen etkin ve kararlı diplomasi ile şanlı ordumuzun gücü ve etkinliği sayesinde istikrar adası olma vasfını sürdürmekte, böylece milletine güven vermeyi başarabilmektedir. Bu anlayışla ülkemizin hak ve menfaatlerini her koşulda kararlılıkla korumak için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye, aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasına sıkı sıkıya sahip çıkmaya devam ediyoruz. “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerlediğimiz bu süreçte; - Terörsüz Türkiye hedefimizi gerçekleştirmek için çalışmalarımızı sürdürecek, - Yerli ve millî savunma sanayimizi daha da ileri seviyelere taşımak için gayretlerimize devam edecek, - Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü sürekli tahkim edeceğiz. NATO TATBİKATI’NDA ÜLKEMİZİ VE MİLLETİMİZİ EN İYİ ŞEKİLDE TEMSİL ETTİK Şu bir gerçek ki bugün, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımız dışında da barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundayız. Nitekim en son Türk Silahlı Kuvvetleri olarak NATO’nun en büyük tatbikatı olan Steadfast Dart 2026 tatbikatına deniz, kara ve hava unsurlarımızla iştirak ederek Avrupa güvenlik mimarisine katkı sağlama kabiliyetlerimizi ortaya koyduk. Bu çerçevede Kahraman Mehmetçiğimizin gücünü disiplinini ve hazırlık seviyesini yerli ve millî silahlarımızın etkinliğini ve ileri teknolojisini de göstererek ülkemizi ve asil milletimizi en iyi şekilde temsil ettik. Özellikle belirtmeliyim ki kahraman ordumuzun yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarımızdan 6 bin 450 kilometre ve 3 bin 480 deniz mili mesafeye hızlı bir şekilde ulaştırma kudreti muharebeye ne denli hazır olduğu göstermektedir. İçinde bulunduğumuz dönemde görev ve sorumluluklarımız birbirinden çeşitli ve büyük olsa da motivasyon ve inancımız da bir o kadar kuvvetlidir. Zira başta siz şehit ve gazi ailelerimiz olmak üzere asil milletimizin desteğini her an hissediyor aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin mirasından aldığımız güçle gece gündüz demeden artan bir azim ve şevkle çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; sizlerin şahsında tüm kahraman gazilerimize ve değerli şehit-gazi ailelerimize sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Bu vesileyle mübarek Ramazan ayının hayırlı ve bereketli geçmesini niyaz ediyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

35,361 görüntüleme • 4 ay önce