Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Cansever denince aklıma hep İbo’nun programında “Açım, otel paramı ödeyemiyorum” dediği o an gelecek. Bir insanın çaresizliğini milyonların önünde bu kadar çıplak anlatması çok ağırdı. Şimdi vefat haberini okuyunca o görüntü daha da acı geldi.

217,960 görüntüleme • 2 ay önce •via X (Twitter)

17 Yorum

Neslihan Gülpınar profil fotoğrafı
Neslihan Gülpınar2 ay önce

Çok üzüldüm Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun lösemi yenemedi çok umutluydum

Müzik Köşesi profil fotoğrafı
Müzik Köşesi2 ay önce

Çok üzüldüm gerçekten

ay düşüp bayılcam şimdi 👀 profil fotoğrafı
ay düşüp bayılcam şimdi 👀2 ay önce

Fakirlik ayrı. Fakir olan aç olduğunu çıkıp ekranlarda haykirmaz. İnsanları töhmet altında bırakıp yardım ister gibi cümleler kurmaz. Merhumenin yaptığı klasik bir arabesk kendini pazarlama, sektörde yer kapma çabasi. Allah rahmet eylesin ama bana bu cümleler çok varotik geliyor

Müzik Köşesi profil fotoğrafı
Müzik Köşesi2 ay önce

canım çok sert bir yorumda bulunuyorsun. Kadının kaseti 500 bin üzerinde sattığı zamanlarda da kendini pazarlama amacı gütmedi. Hatta bir keresinde bu firmalar benim sırtımı düzeltemez miydi, kimse yapamaz mıydı siteminde bulunmuştu hala aklıma gelince içime oturur

mmeerrwwaann profil fotoğrafı
mmeerrwwaann2 ay önce

İbo şerefsizi yardım etmedi mi?

Müzik Köşesi profil fotoğrafı
Müzik Köşesi2 ay önce

Etti

mmeerrwwaann profil fotoğrafı
mmeerrwwaann2 ay önce

Ettiyse çok iyi

mevsimler geçerken profil fotoğrafı
mevsimler geçerken2 ay önce

İbo yardım etmedi mi bu ifadeden sonra acaba.

Müzik Köşesi profil fotoğrafı
Müzik Köşesi2 ay önce

Etti

mirko profil fotoğrafı
mirko2 ay önce

Bir garip ölmüş diyeler Üç gün sonra duyalar Soğuk su ile yuyalar Şöyle garip bencileyin

Derviş profil fotoğrafı
Derviş2 ay önce

İboyu eleştirenler. O dönem sadece ibi yardım etti.

ayşin profil fotoğrafı
ayşin2 ay önce

mekanı cennet olsun o kadar üzücü ki

DiYedERm profil fotoğrafı
DiYedERm2 ay önce

Ne ağır cümleler, bir kişi bile elini uzatmadı mı? Bu yanındaki kazma bir ev alıp çok rahat verebilirdi o zamanlar. Yalan Dünya

mahperi🌿 profil fotoğrafı
mahperi🌿2 ay önce

Sağken kıymetli olmadı şimdi filmi yaparlar başkaları zengin olur

Tomris Serenat profil fotoğrafı
Tomris Serenat2 ay önce

Allah CC rahmet eylesin. Mekani cennet olsun inşAllah Yarabbim.

ücretsiz öğretmen 15. yıl profil fotoğrafı
ücretsiz öğretmen 15. yıl2 ay önce

Ata Türk , adana

M. Armağan Durmaz profil fotoğrafı
M. Armağan Durmaz2 ay önce

Emrah ve annesinin de yaşamadığı kalmamıştı. Seviyor ya bizim halk biraz böyle

Benzer Videolar

AKP’lilerin, Genel Başkanımızın grup toplantısında söylediklerine karşı yaptıkları açıklamalarını okuyunca az da olsa kendileri adına sevindim. Demek ki sonunda “devlet” diye bir kavramı yeniden hatırlamışlar. Bu da bir ilerleme sayılır. Belki de Genel Başkanımız Özgür Özel’in derslerinden bir şeyler öğrenmeye başlamışlar. Ancak kendilerine hatırlatmak isterim; devlet insanı olmak, ezberden konuşmakla olmaz. Devleti bilmek, onun ağırlığını, kurumlarını, yasalarını, tarihini anlamakla olur. Ve o devleti bir terör örgütüyle yan yana getirmenin bedelinin ne kadar ağır olacağını en baştan öngörmek ile olur. Partiniz, beraber yürüdüğünüz ve devleti ele geçirmek isteyen o yapının nasıl bir felakete yol açtığını 15 Temmuz gecesi gördü. Biz ise en başından uyardık. O yapıya zamanında kapı aralayanlar, kozmik odaya kadar sokan sizler bugün hâlâ devlet dersi vermeye kalkıyorsunuz. O kozmik odaya girmek bir casusluk faaliyeti, o odaya girmelerine izin vermek de bir ihanetti. Genel Başkanımıza “devlet bilincinden uzak” diyebilenler, o dönemde çıkarları uğruna devletin sırlarını bir terör örgütüne açtılar. Bizi o gün dinlemediniz. Şimdi yavaş yavaş öğreniyorsunuz. Ama acı olan, size öğretirken bu ülke kaybediyor. Kurumları zedeleniyor, liyakat çöküyor, adalet yara alıyor. Bu yüzden sizin için uzaktan eğitime geçme vakti geldi. Seçimlerin ardından uzaktan eğitimimize katılarak devlet nasıl yönetilir izlersiniz. Hatta, şimdi ilk dersi bir daha izleyin.

Murat Emir

30,802 görüntüleme • 11 ay önce

Arka Sokaklar dizisindeki o tüyler ürperten sahne, sadece bir senaryo kurgusu değil, günümüz dünyasının acı, soğuk ve çirkin bir gerçeğinin ekrana vurmuş en çıplak halidir. Hüsnü Çoban’ın elleri bağlı bir şekilde, kendi canından olan kızının baygın haldeki görüntülerini gözyaşları içinde izlemek zorunda bırakılması, bir babanın yaşayabileceği en ağır ruhsal felakettir. O sahnede kırılan şey sadece bir polisin değil, bir babanın ömür boyu tamir edilemeyecek olan gururudur. Fakat bu trajedinin arkasında, günümüz gençliğini adım adım felakete sürükleyen çok daha büyük bir toplumsal hastalık yatıyor.. Şatafat, lüks ve zahmetsiz ihtişam sevdası. Lüks bir VIP araç, eldeki bir kadeh, parlak görünen ama arkası uçurum olan sahte bir hayat imajı... Gençler, sosyal medyanın ve modern popüler kültürün empoze ettiği bu içi boş ışıltıya o kadar kolay kanıyor ki, henüz birinci ayında olduğu bir insanın peşinden sorgusuzca otel odalarına kadar gidebiliyor. Kendi rızasıyla adım attığı o şatafatlı dünyanın, bir sonraki aşamada nasıl bir tuzağa ve şantaj mekanizmasına dönüşeceğini kestiremiyor. Bu olay, anne babalara da çok sert ve tokat gibi bir uyarıdır. "Benim çocuğum yapmaz" kolaycılığına kaçmadan, gençlerin kimlerle temas ettiğini, nerede vakit geçirdiğini ve en önemlisi o suni lüks algısına ne kadar kapıldığını sürekli gözetlemek bir zorunluluktur. Çünkü bugün sokaklarda, rezidans köşelerinde ve otel odalarında bu senaryonun gerçeğini yaşayan yüzlerce aile var. Bir anlık heves, bir anlık lüks düşkünlüğü, geride şantajla karartılmış genç bir hayat ve o videoyu izlerken ruhu parça parça olan, bu travmayı ömrünün sonuna kadar sırtında taşıyacak çaresiz ebeveynler bırakıyor. Günümüz dünyasında tehlike artık kapının dışında değil, lüks ve eğlence maskesiyle gençlerin zihnine çoktan sızmış durumda.

Texasrony

448,046 görüntüleme • 15 gün önce

🏐Pasör rotasyonumuz hakkında: 🎙️Gülden Kayalar : Üç pasörümüz de çok kaliteli pasörler. Her pasörün farklı özellikleri var. Şimdi antrenmanda ne yaşadıklarını bilmiyoruz. Sonuçta takımın bir koçu var. Tercihi neye göre oluyor? Antrenmana göre, antrenmandaki performanslara göre oluyor. Elif de çok önemli bir pasör. Çok uzun bir pasör. En büyük avantajı, blokta çok etkili. Vargas ile bence Cansu’dan daha iyi anlaşıyor. Köşelerde çabuk topa zaman zaman dengeyi kaybediyor ama çabuk topa kulüpten daha alışık. Zaten Yaprak’la beraber oynuyor. Onun dışında Hande’yle beraber oynadı. İlkin’in pas tarzı da diğer ikisine çok benziyor. Cansu’nun da şöyle bir dezavantajını söyleyeyim. Bir kere pasör çapraz mevkiinde Tica’yla oynuyor. Tica da solak bir pasör çaprazı. Şimdi Vargas’a atılan pasla bir solak pasör çaprazı atılan pas çok farklı. Onun dışında köşede Markova ile çok yüksek topa alışık. Bu alışkanlıklar tabii ki kolay kolay milli takımda kulüp sezonu bittikten sonra milli takıma alışma süresi zamanla gelebilecek bir şey. Ben şu an köşelerle uyumunun çok oturmadığını, kendi performansının altında bir performans gösterdiğini düşünüyorum. Sebebini de buna yoruyorum. Onun dışında Cansu’nun da en büyük avantajı nedir? Kötü servis karşılandığında ya da defanstan çıkan topta ben Cansu kadar o topu iyi atabilen bir pasör, yani iki kişi vardır diye düşünüyorum. Ama bence şu an dünyada birinci sırada. İnanılmaz bir pas kalitesi oluyor. Onun için ona da çok ihtiyacımız var. Dün şunu söylemek istedim, Cansu da Avrupa şampiyonu olan bir takımın pasörü. Çok kolay değil. Yani bu kadar birbirine denk olan pasörün elinde olup da bu dengeyi oturtmak antrenör için hiç kolay değil. Ama Cansu’ya da çok ihtiyacımız var, Elif’e de çok ihtiyacımız var. Elif’e ya da diğer sporculara daha çok sabır gösteriyor Santarelli. Sen de söyledin, güven vermek için. Bu da çok önemli tabii ki. Ama bu oyuncuların da hiç oynamamaya alışık olmayan bu oyuncuların da bu kadar az sürede oynaması, özellikle setin son iki üç sayısında sokulması, sporcu psikolojisi açısından bu kariyerde bir sporcu için çok kolay değil. O yüzden o dengeyi oturtabilirsek Cansu kendi performansına çok daha rahat ulaşacaktır diye düşünüyorum. Bu iş hiç kolay değil, öyle dışarıdan gözüktüğü gibi. Santarelli’nin işi kolay değil. Ama ikisine de çok ihtiyacımız var. Ben daha sık kullanılmasından yanayım. Mackolik - Kurşun Pas

Volleyland

100,771 görüntüleme • 3 ay önce

Ben çok geçmişe dönmeyi pek sevmem ama ilk sezondaki o derinlik gerçekten bambaşkaydı. Mesela bu sahne de o derin sahnelerden biriydi. Kaya’nın “Hadi benimki sevdadan, sende o da yok” demesinin ardından Cihan’ın o çaresiz, acı dolu duraksayıp umutsuzca “Nasıl olsun” deyişi… O tek cümlede öyle çok şey vardı ki. “Yok” demedi, asla inkâr etmedi. Sadece “nasıl olsun” dedi. Çaresizliğini, içine sürüklendiği imkânsızlığı dile getirdi. Ardından Kaya “Aşk imkânsızı sever, abim” dediğinde, Cihan’ın bunu inkâr etmeyişi… Sadece susması. Karşı koyamadığı duygularını içten içe kabullenip, aynı anda inkâr edişi... Gözlerini çevirip uzaklara bakması… Sahnedeki o anlık detayların hepsi o kadar anlamlıydı ki. Ve aslında Cihan karakterinde hep bahsettiğimiz o “Alya’yı ilk gördüğünde vuruldu” dediğimiz şey… Bu sahnelerin, bu detayların hepsi bunu destekliyordu. Beş saniye meselesine gelene kadar biz zaten bunları o sahnelerden anlıyorduk. Çünkü Cihan bunu çok net hissettiriyordu. O çaresizliğinde, o kırılganlığında… Şimdi ise böyle derin sahnelerden mahrum kalmak gerçekten çok üzücü. Ve en üzücü olan ne biliyor musunuz? Hem kendisi hem de aşkı böyle ince ince, böylesine özenle işlenmiş bir karakterin, yazar tarafından bile isteye mahvedilmesi. İnsan kendi yarattığı karakterden korkmamalı… İnsan kendi yarattığı karakteri mahvetmemeli. Mahvetmemeliydi! Edit by yasmin

Nur

35,463 görüntüleme • 5 ay önce