Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Başkalarının özgürlük alanına girmedikçe isteyen istediğini giymekte, söylemekte, istediği gibi davranmakta serbesttir.

91,446 views • 1 year ago •via X (Twitter)

9 Comments

𝕶𝖚𝖇𝖎𝖑𝖆𝖞's profile picture
𝕶𝖚𝖇𝖎𝖑𝖆𝖞1 year ago

serbesttir fakat sonrasında olacaklar için garanti veremem' biryerden tanıdık geldi 🤨🤔🙏

CRYPTOOOCU's profile picture
CRYPTOOOCU1 year ago

inanmayın tuzak bu

Kosecki's profile picture
Kosecki1 year ago

Ağam bizimle eylenir

𝔹𝕖ş𝕚𝕜𝕥🅰️şığı's profile picture
𝔹𝕖ş𝕚𝕜𝕥🅰️şığı1 year ago

Doğru mesela namazla kuranla dinlede iyi bir insan, iyi bir lider olunmuyor.

İsmail's profile picture
İsmail1 year ago

E yani

Savaş Meydanı's profile picture
Savaş Meydanı1 year ago

🗣️

Bozkır'ın Oğlu🌾's profile picture
Bozkır'ın Oğlu🌾1 year ago

Toplum kuralları gereğince 🫶🏼🇹🇷 Varol reis 🧿♥️🇹🇷

mitHOT's profile picture
mitHOT1 year ago

Fakirseniz Küfür etmeyin arkadaşlar...!

uzii &'s profile picture
uzii &1 year ago

Recep Tayyip Erdoğan

Related Videos

🚨ERDOĞAN’A SUİKAST PLANI: ÖNCE TATBİKATTA VURACAK, SONRA HAVADA İNFAZ EDECEKLERDİ!⬇️ 🔴FETÖ’nün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı öldürmek için tek bir suikast değil, birbirini tamamlayan bir dizi kanlı senaryo hazırladığı ortaya çıktı. ⭕️İlk plan, Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat’ın askeri geçit töreninde öldürülmesinin birebir benzeriydi. 📌Erdoğan’ın katılacağı askeri tatbikat alanına “intihar timleri” yerleştirildi. Suikastçıların, saldırı başarılı olsun ya da olmasın sağ ele geçirilmemesi planlandı. Ancak ordunun ve istihbaratın fark ettiği şüpheli hareketlilik üzerine Erdoğan’ın programı iptal edildi, suikast son anda önlendi. ⭕️FETÖ bu kez 15 Temmuz gecesi çok daha kapsamlı bir ölüm planını devreye soktu. 📌Marmaris’teki otele gönderilen suikast timi Erdoğan’ı ele geçirecek, helikopterle Dalaman’a götürecek ve yabancı bir şirkete ait uçağa bindirecekti. Plana göre Cumhurbaşkanı Erdoğan havada infaz edilecekti. 📌Ardından millete şu yalan servis edilecekti: 📌“Yanında kilolarca altın ve milyonlarca dolarla kaçarken güvenlik güçleriyle çatışmaya girdi ve öldürüldü.” 📌Yani yalnızca Erdoğan’ı öldürmeyi değil, şehit ettikleri Cumhurbaşkanı’nı milletin gözünde “kaçarken yakalanmış” gibi göstermeyi de planlamışlardı. ⭕️Dalaman’daki şüpheli uçak ayrıntısı ise kanlı senaryonun boyutunu gözler önüne serdi. 📌İsviçre merkezli Albinati Aeronautics şirketine ait uçak, 15 Temmuz akşamı Dalaman’a indi. Uçuşla ilgili sürecin ABD üzerinden aylar öncesinden başlatıldığı, iniş günü ve saatinin defalarca değiştirildiği kayıtlara geçti. 📌Uçak, Erdoğan havalimanına gelmeden hemen önce acil kalkış izni istedi. Erdoğan Dalaman’dan ayrılınca ise uçuş iptal edildi. ‼️Yolcu listesindeki üç kişinin daha sonra Göcek’e geçtiği, 16 Temmuz’un ilk saatlerinde büyük bir yatla Atina’ya hareket ettiği soruşturma dosyasına yansıdı. ‼️Ancak Erdoğan, suikast timi otele ulaşmadan dakikalar önce ayrıldı. Dalaman’dan havalanıp İstanbul’a ulaştı, milletine direniş çağrısı yaptı ve kurulan bütün kanlı oyunları bozdu. ✅O gece yalnızca bir suikast engellenmedi; Türkiye’nin işgale sürüklenmesi de önlendi.

vefa yürekli

140,357 views • 2 months ago

ATATÜRK ETKİSİ Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto, TBMM kürsüsünden, milletvekillerinin gözünün içine bakarak, "Mustafa Kemal Atatürk bütün Güney (Asya'da) bir ikondur, bir idoldur, bir örnektir..." diyerek Atatürk'e hayran olduğunu haykırdı. Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto'yu dinleyince Atatürk'ün, bize nakledilen, şu sözleri aklıma geldi: “Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir.Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler, Hint'ten, Mısır'dan döner dolaşır gene gelir,verimli sonuçları kalpleri doldurur." (1) Tam da öyle oldu. Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto nedeni mi Atatürk hayranı? Çünkü; Mustafa Kemal Atatürk,sadece Türk milletinin değil, aynı zamanda ezilen, sömürülen tüm mazlum milletlerin özgürlük ve bağımsızlık sembolüdür. Kurtuluş Savaşı sonrasında Mustafa Kemal (Atatürk), Mısır'dan Hindistan'a İslam dünyasının da tartışmasız en büyük kahramanı, en büyük rol modelidir. (2) (3) Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto'nun Atatürk hayranlığına değil,Türkiye'deki bazı siyasilerin Atatürk düşmanlığına şaşırmak gerekir. Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto,TBMM kürsüsünden büyük bir hayranlıkla, uzun uzun Atatürk'ü anlatırken,onu dinleyenler arasında Atatürk karşıtı bazı vekillerin olduğunu bilmek ne utanılacak bir durumdur. Asıl üzücü olan nedir bilir misiniz? Dünyanın öbür ucundan, 10 bin km uzaklıktan, ta Endonezya'dan kalkıp ülkemize gelen Endonezya Cumhurbaşkanı, TBMM kürsüsünde Atatürk'e olan büyük hayranlığını olağanüstü bir coşku ve gururla anlattı.Ama 23 yıldır Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni yöneten iktidarın yöneticileri; bakanları, başbakanları, cumhurbaşkanları Atatürk hakkında böyle bir konuşma yapmadılar, yapamadılar. Gerçek şu ki, Atatürk'ün kurduğu laik Cumhuriyeti, "Yeni Türkiye"adlı dinsel-siyasal nitelikli bir saray rejimine dönüştürmek isteyen, bunun için Atatürk'süz bir tarih yazmaya,hatta Atatürk'ü unutturmaya çalışan AKP iktidarına en büyük dersi, üstelik TBMM kürsüsünden,"Atatürk benim ideolümdür, evimde, ofisimde heykeli var"diyen Endonezya Cumhurbaşkanı P. Subianto verdi. Mustafa Kemal Atatürk'ü yenemedikleri gibi Atatürk'ten kurtulamıyorlar da.En ummadık anlarında birden bire karşılarına çıkıyor; üstelik ölümünden 87 yıl sonra, kah Harp Okulundan mezun olan teğmenlerin, kah Saraçhane'de hak, hukuk, adalet arayan gençlerin, kah dünyanın en büyük İslam ülkesi Endonezya Cumhurbaşkanı'nın dilinde canlanıyor. "Ölümsüz Atatürk", rol model olmaya, Atatürk etkisi sınırları aşmaya devam ediyor. ____________ 1) 2) 3) Endonezya bugün en büyük Müslüman nüfusa sahip ülkedir. (Yaklaşık 231 milyon)

Sinan Meydan

147,874 views • 1 year ago

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu — (Güneydoğu'daki sağanak ve fırtına) Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını yürütmektedir — Türkiye, belirsizliğin arttığı, insanlığın yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak adından söz ettirmektedir Avrupa Birliği — Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık, maalesef Birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor — Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir AB'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır — Avrupa Birliği, Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir — Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir, ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir — Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değil, mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür — Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır Evlilik Kredisi — Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz

Anadolu Ajansı

19,245 views • 5 months ago

SERDAR AKİNAN CANLI YAYINDA AĞLAYARAK ANLATTI, ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN KÜLLERİNİN NE YAPILMASINI GEREKTİĞİNİ VASİYET ETTİ: “BÖYLE ÖLECEĞİM AKLIMA GELMEZDİ” Serdar Akinan ağlayarak duyurdu: Dang virüsüne yakalandım Gazeteci Serdar Akinan, Aedes türü sivrisineklerin taşıdığı Dang Virüsü’ne yakalandığını açıkladı. Geçirdiği zorlu sürecin ardından dikkat çeken kararlar alan Akinan, resimlerini Koruncuk Vakfı yararına satışa sunacağını belirtirken, ölümünün ardından küllerinin Türkiye’nin farklı noktalarına serpilmesini istediğini de vasiyet etti. Gazeteci Serdar Akinan, yaşadığı ağır halsizlik, yüksek ateş ve ses çatallaşması şikayetlerinin ardından Dang Virüsü’ne (Dengue / Kemik Kıran Hastalığı) yakalandığını duyurdu. Bulunduğu bölgede Aedes türü sivrisineğin ısırması sonucu virüsü kaptığını belirten Akinan, süreç içerisinde yaşadıklarını ve vasiyetini Youtube kanalından yaptığı yayınla takipçileriyle paylaştı. "BÖYLE ÖLECEĞİM AKLIMA GELMEZDİ" Çatışmalı bölgelerde bulunduğunu, aracının tarandığını ve mayınlı arazilerden geçtiğini hatırlatan Akinan, hastanede yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Bunca tehlikeli ortamda bulundum, her tarafımdan belki yüzlerce mermi geçti... Ama bu şekilde öleceğim aklıma gelmezdi. Hastaneye gittiğimde doktor bunun Aedes sivrisineğinden bulaşan Dang Virüsü olduğunu söyledi. İlacı olmadığını, sadece bol su içmem gerektiğini ve aspirin gibi kanı sulandıran ilaçların kanamaya yol açabileceğini belirttiler." KORUNCUK VAKFI’NA BAĞIŞ ÇAĞRISI Akinan, boş vakitlerinde yaptığı akrilik tabloları açık artırma veya farklı yöntemlerle satışa çıkaracağını ve elde edilen tüm geliri Koruncuk Vakfı’na bağışlamak istediğini duyurarak izleyicilerinden bu resimleri alarak destek olmalarını rica etti. DİKKAT ÇEKEN VASİYET: "KÜLLERİMİN TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA SERPİLMESİNİ İSTİYORUM" Hayatını kaybetmesi durumunda yakılmak (kremasyon) istediğini ve bunu ailesiyle de paylaştığını ifade eden Serdar Akinan, küllerinin serpilmesini istediği yerleri ve yapılmasını istediği anmayı detaylarıyla sıraladı: Akinan, küllerinin ve kemik tospace parçalarının Karadeniz (Pokut Yaylası), Kızılırmak, Yeşilırmak, Dicle, Fırat, Tendürek Dağı, Ağrı Dağı, Ege'de Ovacık ve Bozburun (Adaboğazı) bölgelerine serpilmesini vasiyet etti. Küllerinden bir parçanın İstanbul Boğazı’na bırakılmasını isteyen Akinan, bir parçanın ise Zincirlikuyu Mezarlığı’nda babasının ve Çanakkale gazisi dedesinin bulunduğu aile kabristanına serpilmesini istedi. İstanbul Boğazı’nda Kandilli İskelesi’nin yanındaki alanda gıyabında cenaze namazı kılınabileceğini belirten Akinan, güzel bir gün batımında Neşet Ertaş, Sezen Aksu ve Tarkan şarkıları eşliğinde, Ahmet Arif ve Nâzım Hikmet şiirlerinin okunduğu, dostlarının bir araya geldiği bir anma meclisi istediğini dile getirdi. Akinan, yayınını izleyicilerine teşekkür ederek ve sağlık durumunun tekrar ağırlaşmaması temennisinde bulunarak sonlandırdı. #SerdarAkinan

Haber Filesi

115,970 views • 1 month ago

CNN Türk’te Türkiye ile İsrail arasında çıkması muhtemel bir savaş durumunu değerlendirdim; 🚨Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Mısır’da yaptığı o tarihi açıklamayı hatırlatmak gerekiyor: “Artık tasmasını sahipleri eline almalı ve sahip çıkmalı.” Fidan bu sözlerle aslında çok açık bir şekilde ABD’ye mesaj vermişti. İsrail’in bölgede attığı her adımın ardından ABD’nin bunları arkadan toparlamasının ve sonuçlarını hafifletmeye çalışmasının artık kabul edilemez olduğunu söylemişti. Bugün Türkiye’nin verdiği mesajı da bu sözlerin devamı olarak okumak gerekiyor. 🚨Türkiye bugün ABD üzerinden İsrail’e gerekli mesajı verdi: “İsrail’in tasmasını artık sahipleri eline almalı.”Çünkü İsrail’in Suriye’de istediği gibi hareket etmesine, Türkiye sınırına kadar yaklaşmasına ve bölgedeki güvenlik dengelerini istediği gibi değiştirmesine Türkiye’nin artık izin vermeyeceği görülüyor. 🚨Buradaki mesele Türkiye’nin savaş istemesi veya savaş yanlısı olması değildir. Türkiye, kendi güvenliğini korumaktan ve gerektiğinde askeri tedbir almaktan geri adım atmayacaktır. İsrail’in bölgede istediğini yapmasına izin vermemek, savaş istemek değil; Türkiye’nin kendi güvenlik hattını korumasıdır. 🚨Ben dün akşam sosyal medya hesabımda, “gerekirse bu gece bir İsrail savaş uçağının Suriye’de vurulması gerektiğini” ifade ettim. Bunu savaş çığırtkanlığı olarak görmüyorum. Çünkü İsrail’e bir hat çizilmesi gerekiyor. İsrail bir defa Suriye’yi istediği gibi geçip Türkiye sınırına 70 kilometre yaklaşamayacağını bilmelidir. Türkiye bugün bu hattı çekiyor. 🚨Eğer bugün bu sınır çizilmezse, yarın Adana’nın, Hatay’ın veya Türkiye’nin herhangi bir şehrinin vurulmasının önüne hangi engeli koyabilirsiniz? Türkiye’nin bugün yaptığı şey tam olarak budur: İsrail’e “Buraya kadar” demek. Bu nedenle ABD üzerinden verilen mesaj son derece önemlidir. 🚨Netanyahu “Biz Türkiye’ye de gerekli mesajları verdik” diyor. Bence bugün Türkiye de ABD üzerinden İsrail’e gerekli ve belki de son uyarıyı yaptı. İsrail aynı şekilde hareket etmeye devam ederse, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce belirttiği gibi Türkiye gerekli askeri tedbirleri almakta geri durmayacaktır. 🚨Ben Trump’ın da bu noktada Türkiye’ye yakın düşündüğünü düşünüyorum. Trump’ın Netanyahu ile her konuda aynı çizgide olmadığı ve aralarında giderek belirginleşen bir ayrışma bulunduğu görülüyor. Türkiye ile Trump arasındaki ilişkilerin de güçlü olması burada önemli bir unsur. Netanyahu’nun artık ABD tarafından kontrol edilmesi gerekiyor. Çünkü bölgedeki ülkelerin tepkisi ve özellikle Türkiye’nin bölgedeki askeri gücü, İsrail’in kontrolsüz adımlarına karşı ciddi bir caydırıcılık oluşturuyor. 🚨Türkiye savaş istemiyor; fakat Türkiye’ye savaş dayatılırsa da kendisini korumaktan geri durmayacaktır.

Dr. Muhammed Mazhar Şahin

69,782 views • 1 month ago