Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

değerini anlamaya başlamışlar, özrünü dile taycandan 🐎

29,475 görüntüleme • 7 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Son zamanlarda yeni bir akım ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Biz de elhamdülillah bu akımın karşısında duran ilk kardeşlerden olmaya gayret ettik ve ediyoruz. Kendilerini sözde “Ehl-i Sünnet vel Cemaat” olarak tanıtıyorlar. 4 büyük mezhebin imamlarını ve Akide imamlarımızı kabul edip onların yolunda olduklarını söylüyorlar.Ancak onların menhecini, yani yolunu bambaşka bir şekilde sunmaya çalışıyorlar. Elbette bu büyük zatların içtihad ettikleri meselelerde, aralarındaki ihtilaflı konular ilmî bir üslupla, ilmî bir namusla konuşulabilir. Bu, ilim ehlinin kendi arasında tartışabileceği ve apayrı bir semeresi olan bahistir. Fakat asıl tehlike şudur: Kat’î nassları ve ayetleri anlamaya çalışırken, ne Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ne sahabenin, ne tâbiînin, ne mütekaddim ne de müteahhir ulemanın 1400 yıldır dile getirmediği, şer’î sınırlar içerisinde kabul görmeyecek sözler ortaya atılıyor. Bu şekilde insanların ayetlere, mütevatir ve sahih hadislere bakışı şüpheye düşürülerek ifsat çıkarılmaya çalışılıyor. Ulema’nın fıkıhta ve akaidde icma ettiği, yani ittifak ettiği meselelerde dahi insanların zihni bulandırılmak isteniyor. Halkın arasına fitne sokuluyor, açık ve sabit meseleler tartışmalı hale getirilmeye çalışılıyor. Özellikle ittifak edilmiş konularda şüphe oluşturmaya çalışanlara karşı dikkatli olalım. Elhamdülillah bu sadece bizim dikkat çektiğimiz bir mesele değil. Üstatlarımız ve büyük âlimler de bu tehlikeyi dile getiriyor. Nitekim Şeyh Muhammed Hîtu (rahimehullah) gibi usûl-i fıkıh ve fıkıh alanında önemli bir âlim de bu hususa açıkça dikkat çekmiştir. Rabbim bizleri hak üzere sabit kılsın. Hazret’in bu açıklamları şüphe yaymayı marifet zannedenlere net bir hatırlatma olsun. Tercüme edip emek edenlerden Allah razı olsun

Abdullah Ahmet Hoca

17,082 görüntüleme • 3 ay önce

Son casusluk soruşturması kapsamında dile getirilenler, daha çok 31 Mart 2019'de yapılan seçimin yenilenmesi ile ilgili dönemi kapsıyor. Ancak, 31 Mart 2019 seçimlerinde büyükşehir oylarının yeniden sayım kararı alınan 7 ilçede, oyların sadece yüzde 10'u tekrar sayılmışken, Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasındaki fark 29 bin 408'den 13 bin 729'a indiğinde sayımın iptal edildiğini de unutmamak, önemli. Haziran'da yapılan seçimlerde aradaki farkın 800 bini nasıl bulduğu ve bu süreçte siyasi casusluk faaliyetlerinin rolü olup olmadığı, önemli bir soru işareti. Ancak, CIA ve MI6 bağlantılı itirafçı Hüseyin Gün'ün anlattıkları, 23 Haziran 2019 seçimlerinde normal olmayan işler döndüğünü düşündürüyor. İtirafçı Hüseyin Gün isimli kişinin söylediklerinin ancak söyleyebileceği kadarını içerdiği de altı çizilmesi gerekenlerden. Ancak, söylediği kadarı bile İstanbulluların dijital verileri üzerinden Yıldırım'ın oylarını azaltıp, İmamoğlu'nun oylarını artırarak kazanmasını hedefleyen bazı operasyonlar yapıldığını anlamaya yeterli. Netice olarak, bütün olup bitenlerin, 'bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın çekirge, üçüncüde ele geçersin çekirge' sözünün doğruluğunu teyit ettiğini not etmekte de fayda var… Algıların olguların önüne geçemeyeceğinin bir kez daha ortaya çıkması, işin en güzel tarafı…Ekrem Kızıltaş

Kenan Kıran

296,628 görüntüleme • 8 ay önce

Dostlar, Sırrı Er hesabına destek olup videonun daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamanızı rica ediyorum. Bir toplumda adalet duygusu yara almışsa, o acı sadece mağdurların değil, herkesin yarası ve acısı olmalıdır. Bugün görmezden, duymazdan, bilmezden gelinen her haksızlık, yarın daha da büyüyecektir. Öyle de oluyor. Sessizliğin bedeli ağırdır. Sessizlik, haksızlığı meşrûlaştırır. Hukukun askıya alındığı, savunma hakkının gölgede kaldığı her durum, hepimizin ortak meselesidir. İnsanlar yıllardır "Beni dinleyin" diyor, "Dosyama bakın" diyor, "Adil yargılayın" diyor… Kimse kimseyi duymuyor, dinlemiyor, umursamıyor. Oysa adalet, kişiye göre dağıtılacak bir lütûf değildir. Adalet her şeyi yerli yerine koymaktır. Adalet inanca, dile, ırka, cinsiyete ve ideolojiye göre şekil almaz. "Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür." Seksen Günde Devriâlem, Jules Verne Bugün birinin hakkı gasp edilirken susanlar, yarın kendi haklarını arayacak zemin bulamayacaklar. Bulamıyorlar da. Toplum olarak birbirimizin acısına yabancılaştık. Kutuplaşma öyle bir noktaya geldi ki, insanlar artık karşısındakini anlamaya değil, susturmaya çalışıyor. Çözüm; söylemek, dinlemek, anlamak ve hakkaniyette buluşmakla mümkün. Adaletin olmadığı yerde güven olmaz, güvenin olmadığı yerde gelecek kurulmaz. Eğer bugün hâlâ susuyorsak, yarın konuşacak bir zeminimiz olmayacak. "Haksız olan hiçbir şeye boyun eğmemelidir." Cadı, Hüseyin Rahmi Gürpınar #AdaletsizlikEkonomisi

Sırrı Er

12,493 görüntüleme • 3 ay önce