Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

detaylı projelerim için claude code - codex gibi araçlar kullanırken, bu sefer aklıma gelen bir anlık fikir için bolt.new neden kullandım? 4 saatte tüm proje bitti. anlatıyorum, biraz uzun olacak kaydet.

20,411 Aufrufe • vor 11 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Seinfeld'in pilot bölümü 35 yıl önce bugün yayınlanmış. Yıllardır bir akşam yemeği rutini olarak defalarca baştan izlediğimiz #Seinfeld'i eskiden yalnızca mizahı, karakterleri ve nostaljisi için sevdiğimi sanırdım. Mark T. Conard'ın, yakınlarda okuduğum #SeinfeldveFelsefe kitabındaki makalesiyle başka bir şeyi fark ettim. Conard, Nietzsche'nin "döngüsel bir zamanın içinde sürekli, aynı şeyleri sonsuza dek tekrar tekrar yaşadığımızı" söylediği bengi dönüş kavramına atıf yapıyor ama bunu dizinin özelinde başka bir yoruma sığdırıyor: Jerry, Elaine, Costanza ve Kramer, zamanı ve biçimi farklı olsa da karakterlerinin ve dünyayla ilişkilerinin özünden kopmadan hep aynı şeyleri yaşıyorlar. Oysa biz #KahramanınYolculuğu'ndan ne öğrenmiştik: Hikâye değişimle başlar, kahraman(lar) değişir, erginlenir. #Hikâye bunun içindir. Bunu içten içe, bilinçdışından gelen bir sesle o kadar iyi hissediyoruz ki biz de hayatlarımızı bir yerden başka bir yere getirmek için kendimizi parçalıyoruz. Oysa Seinfeld'in "New York dörtlüsü" için böyle bir durum yok. Bazen hayatlarında bir şeyleri değiştirecek gibi olsalar da en başa ve dörtlü arkadaş gruplarına dönmeleri uzun sürmüyor. Dokuz yıl boyunca bu hiç değişmiyor. Conard'ın şu cümlesi çok özel: "Evet, Seinfeld zaman problemini çözmüştür ve bu pek rahatlatıcı bir şeydir." Başka türlüsünü öğrenmediğim, öğrenmeyi de beceremediğim için, okuduğum her kitabı, izlediğim her filmi, uyandığım her günü, hayatıma, aklıma, yazdıklarıma ne katacak diye hırpalayan biri olarak benim için kesinlikle "pek rahatlatıcı bir şey." Seinfeld'i diğer tüm güzel yönlerinin yanında sanırım en çok da bu "zaman problemini çözdüğü" için seviyormuşum. Hayatı ve dünyayı kendi hikâye zamanında, üstelik doksanların dokusu, dekoru, ruhuyla küçültüp beni yirmi dakikalığına zamanın dışına çıkmış, nefes almış, sürekli bir şeyleri değiştirip geliştirme mecburiyetinden (veya illüzyonundan) kurtulmuş hissettirdiği için.

Koray Sarıdoğan

139,363 Aufrufe • vor 2 Jahren

KRİPTO FENOMENLERİYLE ELELE TOPLULUĞU SİLKELEYEN PROJE - Astra Nova Hep birlikte airdrop için işlemlerini yaparak iki yıl önce dahil olduğumuz Astra Nova projesinin airdrop bugün claim işlemi açıldı. Buraya kadar herşey normal. Claim için bilgi postu girdiğimizde bazı takipçilerimiz bize claim geldiği an aniden normal sıralamalarının çok daha aşağısına çekildiklerini söylediler, bizde başta sezon sıralamalarıyla, ikinci sezonun başlangıcıyla ilgili bir karışıklık olduğunu düşündük. Aslında öyle değilmiş. Claim anına kadar ilk 600 içerisindeyken 0 token almaya hak kazandığımızı görünce detaylı araştırma yapmaya karar verdik ve bizimde 15036. sıraya gerilediğimizi gördük, dolandırıcı Astra Nova projesinin claime kısa süre kala sıralamada önlerde olanların yerine kendi hesaplarına bot basarak airdrobu tekrar kendi ekibi ve yakınlarına kazandırması için planladıkları iddialarını gördük ve ne yazık ki doğru gözüküyor. Binlerce kullanıcı, bizim topluluğumuzdan siz değerli takipçilerimiz bir yılı aşkındır uğraşıp harika sıralamaları elde ettikten sonra örn: 500. iken claim günü 2k altına düşmesi gibi saçma sapan bir durumla karşılaştı. KISACASI DOLANDIRICI PROJE Astra Nova ve PROJENİN CEO'su DG ⚡ KENDİ TOPLULUĞUNU KANDIRDI VE DOLANDIRDI. İşte ne yazık ki bununla da kalmıyor. Kendilerine güvenerek onları takip eden topluluklarını 3 kuruşa bu şerefsiz projeye peşkeş çeken (milleti ön satışa sokan) haysiyetsiz fenomenler olduğunu tespit ettik (global dahil). Projeyle en başta token karşılığında anlaşarak çoluk çocuğunun rızkıyla kendilerine güvenip adam bilen takipçilerini ben aldım sizde alın diyerek bu dolandırıcı projenin kucağına bırakan fenomenleri önce sizlere sonra Allah'a havale ediyoruz (tekrar ediyorum sadece Türkiye'deki isimler değil, globalde de bu isimler oldukça çok). Gerçekten yalnızca ön satışa katılarak kendileride mağdur olan fenomenler varsa bu sözlerimizi üzerlerine almayabilirler. Son olarak kazıklara sahtekârlıklara doymayan Astra Nova ve DG ⚡ bir turda ön satışa katılanlara binmeye karar vermiş gözüküyor çünkü %50 TGE sözünden son anda caydı ve 7 ay cliff 12 ay vesting gibi rezil bir süreç ortaya attı. Uzun lafın kısası dibin dibine, magmaya kadar düşecek ve sıfırlanacak nur topu gibi bir scam projemiz daha oldu: Astra Nova Scam proje Astra Nova ve scammer CEO'su DG ⚡ 'e yorumlarda iyi!!! dileklerde bulunmayı unutmayın. Bu ifşa işini artık topluluk adına bir görev olarak görüyoruz, olumsuz şeylerde profilimizde yer vermemeye özen gösteriyor ancak bu tarz dolandırıcı projelere ses çıkarmazsak kendimizi suçlu hissederiz, özellikle bir önceki ifşa postlarımız ardından proje ekiplerinden gelen DM'lere bakmıyoruz bile; birileri rahatsız oluyor ve kaldırmak için bir şeyler teklif ediyorsa doğru yoldayız gibi hissediyoruz. Bu yoldan da dönmeyeceğiz. Dolandırıcı projleri ifşa etmeye devam edeceğiz. Destek için like ve RT unutmayın. #scamastranova #rvvscam

Kriptolia

11,508 Aufrufe • vor 10 Monaten

Togg aracı 80 iş günü serviste bekletip, üstüne bir de "bu parça (OBC) tekrar bozulursa araban garanti dışı kalır" diye kağıt imzalatmak istemişler. Şaka gibi gerçekten 🤯 Togg Kullanıcı Şikayet; "17.02.2025 tarihinde satın aldığım Togg 10X v2 Uzun Menzil aracım şu an yaklaşık 48.000 km'dedir. Aracı satın aldığım günden bu yana birçok farklı sorun ve arıza yaşadım ve buna rağmen yüksek bedel ödeyerek aldığım aracı tüm risklerine rağmen kullanmak zorunda kaldım. Aracım önce Arnavutköy Togg servisine girdi ve toplam 48 iş günü serviste kaldı. Bu kadar uzun süre serviste tutulmasına rağmen tarafıma araçta herhangi bir sorun bulunmadığı söylenerek teslim edildi. Kısa süre sonra araç tekrar arızalandı ve bu kez Çerkezköy Togg servisine götürüldü. Burada yapılan incelemede obc arızası olduğu ifade edildi ve bu parçanın değiştirildiği belirtilerek aracı teslim almam istendi. Asıl mağduriyetim ise bu aşamada yaşandı. Tarafıma, değiştirilen obc parçasının ileride tekrar arızalanması halinde aracın garanti dışı bırakılacağına ilişkin bir belge imzalatıldı. Aracımı teslim alabilmem için bu belgeyi imzalamam gerektiği söylendiği için istemesem de imzalamak zorunda kaldım. Garanti kapsamında değiştirilen bir parçanın tekrar arızalanması halinde tüm aracın hangi gerekçeyle garanti dışı bırakılacağını anlamakta güçlük çekiyorum. Aracım toplamda 80 iş günü boyunca servislerde kaldı ve bu süreçte hem ciddi kullanım kaybına uğradım hem de maddi ve manevi açıdan mağduriyet yaşadım. Bu nedenle Togg'dan, obc değişiminin garanti kapsamında yapılıp yapılmadığının, imzalatılan belgenin hukuki dayanağının ve aynı arızanın tekrarı halinde aracın neden garanti dışı bırakılacağının tarafıma yazılı ve gerekçeli şekilde açıklanmasını talep ediyorum. Ayrıca tüm servis ve arıza kayıtlarımın tarafıma verilmesini ve 80 iş günlük servis süresinden kaynaklanan mağduriyetimin giderilmesini istiyorum. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun ve ilgili mevzuattan doğan tüm yasal haklarımı saklı tutuyor, konunun standart bir müşteri hizmetleri yanıtıyla geçiştirilmeden, yetkili birimler tarafından detaylı olarak incelenerek tarafıma yazılı ve tatmin edici bir açıklama yapılmasını talep ediyorum." #reklam değildir.

Zeyd ACAR

176,485 Aufrufe • vor 5 Tagen

✨Ruhsal alemde bir şeyleri değiştirdiğinizde bu durum dışarda mutlaka değişime neden olur. Yada tersinden gidersek, dışardaki her değişim aslında içerde başlamış olan bir domino etkisinin sonucudur. ✨Dışardaki değişimlerin hepsi ruhun bu alemdeki evi olan gönülde başlar. Orası kimine göre kalp kimine göre epifiz bezidir. Her ikisi de mânâda doğrudur. ✨Kendi ruhunuz ile ilgilenmeye başladığınızda içerdeki kayaçları çok az da olsa oynattığınız için dışarda depremler olması normaldir… İçerde küçücük bir “kelebek etkisi” dışarda fırtınalar oluşturabilir. İçerde küçük bir dalga hareketi dışarda tsunamiye dönüşebilir. Çünkü sarkaçın yukarısına müdahale ettiniz. Aşağıda büyük helezonlar oluşacaktır… ✨Tüm yıkımlar da böyledir. İçerde başladığı için dışarda görülmez sanılır. “Kol kırılır yen içinde kalır” denir. Ne kadar gizlense de içerdeki düşüş dışarda elbet bir sarsıntıya ve toz bulutuna neden olur. (Bkz. Osmanlı) ✨Bazen azalır bazen artarsınız, bazen yıkılır, bazen kalkarsınız. Bazen beklemediğiniz insanlar çıkar karşınıza bazen de beklenmeyen siz olursunuz. Bazen terk eder bazen terk edilirsiniz. Ama her ikisi de gönülde başlamıştır haberiniz yoktur. ✨Bazen yerinde doğru bir davranış size büyük hak edişler getirebilir. Bazen de küçük bir yalan, önemsiz sandığınız bir günah, yanlış bir hamle hayatınızı tamamen alt üst edebilir. Ruhunuzun yaptığı kontrat ve yine ruhunuzun tesiri ile o minicik sandığınız hata öngörülemez sonuçlara sebep olabilir. ✨Bu yüzden “hiç beklemiyordum” dediğiniz şey bile içerde başlatmış olduğunuz bir domino etkisinin dışarda görünen hallidir. Siz küçük bir taşı devirdiniz evet… Ama sonuç bu oldu. ✨Her haltı yapıyor, ona neden bir şey olmuyor? diyen kişi çocuk kalmıştır. Okul yıllarında “ona neden bir şey demiyorsunuz öğretmenim?” diyen çocuklar gibi… ✨“O” dediği kişi daha büyük bir belanın içinde olabilir. İlahi sistemin zamana yaydığı bilgeliğini görmüyor, yapanın yaptığı yanına kâr kalır sanıyor. Adaletin hepsini bu dünyada kendi gözünün önünde olması kibri ile bekliyor. Anahtar deliğinden kainatın tamamını gözlemleyebileceğini zannediyor ve bu yüzden çocuk kalıyor… Bir mahkemeyi kübrânın olacağına itimadı yok… İlahi adaleti kendi kantarına göre yorumluyor, İlahi Mîzanı en iyi kendisinin bildiğini zannediyor… ✨“Onun başına neden bir şey gelmiyor?” diyen belki de belanın tam merkezinde… Ve dışarıyı izlemekten belki kendini göremiyor… ✨Görüntü daima aldatır. Hızla yukarı çıkıyor sandığımız kişiler hızla aşağı iniyor da olabilir. Yaşadığımız kürenin bile altı üstü belli değil. Kimin indiğini kimin çıktığını bilmek haddimize de değil… Bu yüzden İlahi Sistemin bilgeliğine güvenmekten başka yol yok. İşte 2023 işte nümerolojide 7 sayısı ve karşılığı olan ahlak: “Maneviyat ve Güven…” ✨İçerde değişim başladığı için o toz bulutunu hepimiz göreceğiz. Ancak dışarda göreceğimiz yıkım da bir illüzyon ve hepimiz için yeni bir imtihan olacak. Dünya yıkılıyor sanıp durumdan istifade etmeye çalışanlar depremdeki yağmacılar ile aynı duruma düşecekler. Depremde twit atıp “göçük altındayım kurtarın” diye fake hesabını büyütmeye çalışanların o yağmacılardan farkı olmadığı gibi… ✨Yıkım ile birlikte ortaya ilk fırlayanlar genellikle fırsat kollayan yağmacılar olur. Sabırla sebatla insan kalmaya devam edenler, şahsî menfaat gözetmeden, ayrım yapmadan milli birlik ve bütünlüğü düşünenler, yaşadığı ne olursa olsun insana canlı cansız varlığa değer verenler “yaratılanı severiz yaratandan ötürü” diyebilenler ile yola devam edilecek… Bu saatte gelen bir akıştı Sevgilerimle ~akaşa~

Akasha Oku/yorum

65,776 Aufrufe • vor 3 Jahren

$AOE DEĞERLENMEYE MAHKUM. Bundan birkaç ay önce Oxbull Telegram gruplarında Agentic Open Economy'den bahsedildiğini gördüm ama açıkçası pek dikkatimi veremedim. Birkaç hafta önce start verilmiş bir proje olmasına rağmen, hatırı sayılır bir topluluğa ulaşmışlar ve o günden beri tahtayı tüm bu kaosa rağmen yukarı taşımışlar. Peki nasıl? #AOE aslına bakarsanız bir AI ajanı ve deneyimlediğim kadarıyla Telegram'da istediğiniz birine Base ağı üzerinden çok hızlı bir şekilde USDC ile "tip" (bahşiş) göndermenizi sağlıyor. Bunun ne anlama geldiğini anlayabiliyor musunuz? Telegram kanalımda artık tek tıkla istediğim takipçime USDC gönderebilirim! Siz de AOE Bot'unu kullanmak isterseniz tek tıkla bir depozito adresi oluşturabilir ve Base ağında içine bir miktar USCD gönderebilirsiniz. Yada birinin size tip göndermesi bekleyebilirsiniz. Ayrıca, bu tip gönderme işlemlerinde hiçbir ETH masrafı da yok. Sorduğumda ise bunun "x402 teknoloji sihri" olduğunu söylüyorlar. Doğal olarak şunu sorabilirsiniz: Eğer USDC gönderiyor ve işlem masrafları için de ETH tutmamız gerekmiyorsa $AOE'ye neden ihtiyaç var!? Aslında teknik açıdan gerek yok gibi; fakat her tip gönderiminden küçük (kimseyi rahatsız etmeyecek kadar) bir ücret (fee) kesiliyor ve bu ücretler ile marketten $AOE alınıp yakılıyor. Böylece token deflasyonist bir hâl alıyor. Takım dâhil kimseye ücretsiz token verilmemiş; yani AOE istiyorsanız marketten almak zorundasınız. Bu yüzden fiyat, bu kaos ortamına rağmen tırmanmaya devam ediyor. Sadece 24 saatte %54'ten fazla yükseliş var. Ben bir miktar aldım ama size alın diyemem. İnceleyin, botu test edin ve alıp almayacağınıza kendiniz karar verin. Bot şu anda test grubu içinde kullanılıyor ama yakında herkese açılacak.

Veli Mutlu

19,739 Aufrufe • vor 9 Monaten

İran'ın Hava Savunması Neden Çalışmıyor? ABD'nin İran'a karşı başlattığı Özel Askeri Operasyon'un ilk gününden beri en çok duyulan soru, İran'ın HSS ağının neden çöktüğü. Medyada pompalananın aksine İran'ın HSS vardı dostlar. ABD ve İsrail uçaklarının İran hava sahasında rahat uçmasının sebebi İran'ın HSS'lerinin olmaması değildi yani. Bunun sebebi EA-18G Growler elektronik saldırı uçağıdır. EA-18G Growler, modern hava savaşının görünmez orkestra şefi olarak nitelendirilen, dünyanın en gelişmiş havadan elektronik saldırı platformudur. F/A-18F Super Hornet gövdesi üzerine inşa edilen bu uçak, düşman radar ve komünikasyon sistemlerini kör ederek dost kuvvetlere güvenli bir koridor açma görevini üstleniyor. İnsanlar genelde bu uçağı F/A-18F ile karıştırır fakat seçmek kolaydır. Üzerindeki silah sistemlerine bakmak yeterli. Kanatlarında füze ve bomba yerine: AN/ALQ-99 (Düşman radarlarını ve iletişimini boğar), AN/ALQ-218 (Düşman radar sinyallerini tespit eder ve konumlandırır), AGM-88 HARM (Anti-radyasyon füzesi) AIM-120 AMRAAM (Kendisini savunmak için hava-hava füzesi) vardır. F/A-18F uçağının aksine, burnunda 20 mm'lik makineli top da bulunmaz. 15 km irtifa, 900 km operasyonel menzil ile, 1.8 mach hıza ulaşıyor. Üzerindeki EW sistemleri, 200 km menzildeki radarları bozmaya yarıyor. Growler'i diğer uçaklardan ayıran en büyük özelliği "INCANS" (Interference Cancellation) sistemidir. Normalde bir uçak karıştırma yaparken kendi telsizleri de bozulur. Growler ise düşmanı kör ederken kendi pilotlarının telsizle konuşmasına ve veri transferi yapmasına olanak tanıyan bir teknolojiye sahip. Sözün özü, İran'ın hava sahasında ABD ve İsrail savaş uçaklarının bu kadar rahat uçmasının sebebi bu. Peki bu uçak nasıl engellenir? İran'ın bu uçağa karşı koyacak bir kapasitesi yok. Engelleme yöntemini oğrenmek için Rusya'nın doktrinine bakacağı (çünkü NATO'nun saldırı doktrini Rusya için geliştirildi. Otomatik anti-tezi de Rusya'da olacak). Growler'a karşı koymak için Rusya'nın pek çok yönetimi var. 1) Rusya'nın temel stratejisi, Growler'in güvenli bir mesafeden çalışmasını engellemek. Bunun için Miq-31 gibi bir önleme uçağı filosuna ihtiyacınız var. Miq-31 ve R-37M kombinasyonu, Growler'i henüz karıştırma menziline girmeden, 400 km menzilli R-37M füzeleriyle vurmayı planlar. Miq-31, AWACS ve Growler'i ilk öncelikli hedef olarak belirliyor. Bu uçaklar düşürülürse, arkadan gelen F-35/22/16/15/18 savunmasız kalır. 2) Elektronik Karşı-Karşı Tedbirler. Rusya, dünyadaki en gelişmiş kara konuşlu Elektronik Harp birimlerine sahip ülke konumunda. Krasuxa-4 ve Murmansk-BN sistemleri, Growler'in havadan yaptığı karıştırmaya yerden çok daha yüksek güçle karşılık veriyor. Özellikle Murmansk-BN, 5.000 km menzile kadar kısa dalga iletişimini kesebiliyor. 3) Frekans Atlama. Rus radarları, Growler'ın sinyalini yakalamasını zorlaştırmak için saniyede binlerce kez frekans değiştirir. 4) Avcıyı Avlamak. Growler'ın temel görevi radar sinyallerini karıştırmak. Fakat bu zaman Growler, elektromanyetik dalga yayıyor. Bunun için Rusya'nın envanterinde elektromanyetik dalgaları dinleyen Kolçuga ve Moskva-1 gibi pasif sensörler var. İşte bu zaman Growler, karanlıkta yanan fener gibi kendini belli ediyor. S-400'ün 40N6 füzeleri, uçağın yaydığı karıştırma sinyalini takip ederek doğrudan kaynağa kilitleniyor ve onu vuruyor. Maalesef bugün İran'ın elinde bu tedbirlerden hiçbirisi bulunmuyor. Bu sebeple hava sahası üzerindeki tüm kontrolü kaybetti. NOT: Türkiye'ye böyle bir saldırı olsaydı, onların uçaklarını şöyle düşürürdük, böyle patlatırdık diyen dostlara da şunu diyelim. İran ile aynı duruma düşerdiniz. Çünkü sizin de bu uçaklara karşı bir savunma mekanizmanız yok. Niye mi yok? Çünkü Rusya'nın böyle bir uçağı ve hava saldırı doktrini yok. Bu sebeple NATO'nun savunma doktrininde böyle bir tehdite karşı savunma tedbiri alınmıyor.

Terlan Aliyarbeyov 🎖🎖🎖🎖🎖

188,141 Aufrufe • vor 6 Monaten

Sayın Saygı Öztürk makalesinde; Gülpınar “11.5 milyar borçla devraldıkları belediyenin 1 milyar liralık borcunu ödediklerini belirtiyor” ifadesine yer vermiştir. Bir önceki “gastronomi merkezinde mutfak yoktur” iddiası gibi bu husus da gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki; Bizim dönemimizde beş yılın sonunda bankalardan alınan borç miktarı 1 milyar 800 milyon civarındadır. BDDK verileri veya belediyenin resmi kayıtları açıklandığında rakamlar bizi teyit edecektir. Bugün ödenecek olsa bu miktar belediyenin bir aylık geliri kadardır. “ yolsuzluk iddialarını içeren 364 dosya hakkında suç duyurusunda bulundu” deniliyor. Belediyenin tüm iş ve işlemleri Sayıştay ve müfettiş incelemelerinden geçmiş olup bürokratlar , yasalar kadar bir önceki uygulamalar ışığında yollarına devam ederler. “İl dışı programına çok sayıda kişi gönderilmiş, sayı sınırı aşılmış” denilmekte Bunlar afaki iddialardır, “ Program için alınan yüklü miktarda ürünlerin bir bölümü kalan kısmı kayıplara karışmış” denilmekte İl dışı programları da genelde Şanlıurfa’yı tanıtmak amacı ile olur, buralara ara sıcaklar ve çiğköfte götürülür. Bunlar çokta yüklü olmaz, çünkü bozulmaya müsaittir. “ belediyelere ait çipli araçların,çipleri çıkarılarak şahsi işlerde kullanılmış” denilmekte Böyle birşey mümkün değil. Olsa bugün dahi tespiti mümkün, araç takip sistemimizde tüm kayıtlı araçlar kontrol edilir, akşamları rapor edilir, aykırı bir durum olursa incelenir, bu belgelerde kalıcıdır. “Sosyal yardıma muhtaç olmayan menkul ve gayrimenkul sahiplerine her türlü yardım yapılmış” deniliyor. Biz belediye başkanı olduğumuzda da bu tür iddialar mevcuttu, ancak kurduğumuz sistem ile malvarlığı araştırmasını dijital ortamda sağladık, ayrıca kurduğumuz ekiplerle mahallinde araştırmalar yaparak sosyal yardımları ulaştırdık. “Deprem için gelen ulusal yardımlar UNICEF logosuyla dağıtılmış” denilmekte Bu tür dağıtımlar ilgili yardım kuruluşunun gözetim ve bilgisi dahilinde yapılır. “Proje bazlı çıkarılan hibe ve desteklerin akıbeti belirsiz” denilmekte Bunlarda projeyi yapan kurum ile işbirliği yapılarak yürütülür. Bu projeler belediyede sera, spor sahası, robotik kodlama atölyeleri olarak faaliyet gösteriyor. “ Sosyal medyada beğeni yapmayan personele baskı uygulanmaktadır” denilmekte Eğer bugün kişiler geçmişe yönelik bu hususta bir sorgulama yapılırsa cevapları açıktır. “Rakiplerin mitingine katılan görevden alınmış veya görev yeri değiştirilmiş” Bu şekilde davranan bir kişi ile diyaloğum oldu, ismi bende mahfuz, kendisine kanunların verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanabileceğini ifade ettim. “Belediye ile ilişkisi olmayan şahıslara seçim çalışmalarında araç ve sınırsız yakıt tahsisi yapılmış” denilmekte Bu mümkün değil, biz geldiğimizde araç tanıma sistemi kurduk, yabancı araç geldiğinde sistem çalışmaz ve yakıt vermez, kendi araçlarımız da araç takip sistemi içindedir, yanlış yapan varsa bugün dahi tespit edilebilir. Deprem ve sel zamanı tüm daire başkanlıklarımız fedakarca çalışarak Şanlıurfa Adıyaman ve Kahramanmaraş illerimiz gıda ve lojistik destek sağladılar. Örneğin belturda halk ekmek fırınımız üç vardiya çalışıp günlük 400- 500 bin ekmek üreterek bu üç ilimizin ekmeksiz kalmamasını sağlamıştır. Kahramanmaraş’a gönderdiğimiz ekmekler ile ilgili görseli ekte sunuyorum Bir yandan tasarruf öte yandan yüzlerce proje yaptık. Bu vesileyle tüm belediye çalışanlarına şehrimize verdiği emek ve gayretler için yine deprem ve selde fedakarca çalışmaları nedeni ile burdan bir defa daha teşekkür ediyorum. Saygı Öztürk

Zeynel Abidin BEYAZGÜL

26,304 Aufrufe • vor 1 Jahr

Aklınızdaki kişi Yengeç&Akrep&Balık etkili ise; Başlarda her şey güzel giderken zamanla yavaş yavaş araya giren kırgınlıklar, söylenilmeyenler, yanlış anlaşılan cümleler ya da üçüncü kişilerin gölgesi sizi önce sessizliğe, sonra mesafeye sürüklemiş olabilir. Belki “bir süre konuşmasak iyi olur” diye başlayan konuşmalar, takipten çıkmalar, fevrilikle atılan mesajlar günlerce süren suskunluğa dönüştü. Aslında bitirmek için değil, canı yanan kalbin kendini korumak için yaptığı hamlelerdi bunlar. Sen elinden gelen sevgiyi, anlayışı, sabrı gösterirken, o bunun ne kadar kıymetli olduğunu göremedi. “Ben haklıyım” demeyi seçti. Kalbinin sesini susturdu, gururunu öne koydu, hatta belki de çevresinden duyduğu “geri adım atma, gurur yap” gibi cümlelerle hareket etti. Sen geceleri uykusuz kalıp her şeyi defalarca düşünürken, o gidip başka insanlarla konuşmuş, takipleşmiş, görüşmüş olabilir ama içindeki boşluğu kimse dolduramamış. Şu an ise bu kişi derin bir pişmanlık enerjisinde. Geceleri yatağa uzandığında, gözlerini kapattığında aklına ilk düşen sahneler seninle yaşadıkları oluyor. “Neden bu hale geldik?” sorusu boğazında düğüm gibi kalıyor ama korkuyor. İlk adımı atmaya cesaret edemiyor. Üstelik son dönemde maddi yükler, aile içi sorumluluklar ve çevresiyle yaşadığı sorunlar onu iyice içine kapatmış durumda. Güçlü görünmeye çalışıyor ama iç dünyasında dağılmış halde. Bu kişinin adında ya da soyadında E, H, Ö, N, K, A harflerinden biri olabilir. Bir şarkıda, bir rüyada, hiç beklenmeyen bir anda aklına düşen sensin. Her seferinde senin gösterdiğin fedakarlıkları düşünüyor ve tüm bu duyguların ağırlığıyla içinden geçenleri kimseye anlatamıyor. Dışarıdan güçlü, mesafeli, hatta soğuk görünse de, iç dünyasında fırtınalar kopuyor. Bazen “yazsam mı?” diye telefonu eline alıyor, ama yazıyor siliyor. Çünkü reddedilme ihtimali ona olduğundan savunmasız hissettiriyor. Şu sıralar çok net bir farkındalık yaşıyor geçmişte basit sandığı şeylerin aslında ne kadar kıymetli olduğunu şimdi anlıyor. Senin varlığının verdiği güveni, şimdi yokluğunda çok daha iyi hissediyor. Son zamanlarda sık sık eski mesajlara, fotoğraflara, hatta birlikte dinlediğiniz şarkılara dönüp bakıyor. Kolay olmayacağını biliyor ama yine de geliyor. Önümüzdeki üç haftalık süreçte barışma enerjisi gündeme gelebilir ama bu egodan gelen bir dönüş değil. Önce bir bahaneyle yazma veya belki sadece bir hal hatır sorma gibi durumlar söz konusu olabilir ancak ardından duygusal bir yüzleşme var. Açık konuşmak gerekirse bu barışma sanki hiçbir şey olmamış gibi değil de, çok şey yaşadık ama hala birbirimizden kopamıyoruz enerjisinde olacak. 3’lü tarihler öne çıkıyor. ••Sadece etkileşim gösteren ve iz bırakan takipçilerime niyetlidir.

♃ ᎪᎽᎠᎪ 🌟

59,764 Aufrufe • vor 8 Monaten

Kapalı.....! Baktığınızda ALLAH dostu. 2 sene önce bu tehlikeyi anlattık Tüm ülkemizde, trafikteki 10 arabanın 8'inin tepesinde kadın varsa bu normal değil bu ülke yıkılacak ve yıkanlarda bunlar olacak. Tarih kitaplarında ''azan bir kavmin nasıl helaka uğradığını yazacak'' dedik. GELDİK Mİ O NOKTAYA ? Şimdi 2 yıl önce bir araştırma yapmıştık kızlar kadınlar hatta 60 yaş üstü neden arabaya merak sardı diye. Sürücü kursları kilitlenmiş, ehliyet müracatları patlamış, araba satışları krediler kapalıyken ve arabalar 2 milyon civarıyken bu satışlar nasıl patlar diye. Böyle bir durumda evlilik beklemeyeceksiniz. Evlenen kızlar da hedeflerine ulaşmak için yani evliliği bir basamak gibi kullananlardır demiştik. Evlenen erkek zannediyor ki ''Hanım aldım'' hayır siz bir ''ŞÖFÖRLE'' EVLENDİNİZ. Hayatınızı ''Araba'' gibi kullanılarak sürdüreceksiniz... 2 yıl evvel bir bayan izleyicimiz şu mesajı bize attı: ''İNSTAGRAM, FACE VE DİĞER PLATFORMLARDA KADINLAR KIZLAR HEPSİ AYNI ANDA ARABA VE SÜRÜCÜ KURSLARINDA PAYLAŞIMLAR YAPARAK BİRBİRLERİNİ ARABA ALDIRMAYA EHLİYET ALMAYA TEŞVİK EDİYORLAR HEPSİNİN GÖZÜ DÖNMÜŞ LÜTFEN BU DURUMU ARAŞTIRIN SONUÇLARI GÖRÜNCE SİZDE ŞOK OLACAKSINIZ KOCALARINI ALDATANLAR TEHTİD EDENLER ÇOCUĞU OLAN VE COCUKLA TEHTİD EDENLER AKLA ZİYAN BİR KUDURMUŞLUK VAR BEN BİR KADIN OLARAK UTANIYORUM'' demesi üzerine araştırmaya başlamıştık. Sonuç vahimin ötesine geçmiş durumda. İzleyicimiz olan NAZİFE HANIMA teşekkür ederiz... Evet doğum oranları yeni açıklandı ve 1 seviyelerine de gerilemiş, evlilikler bitti, boşanmalar patladı. Erkekler yurtdışına adeta kaçarcasına çıkıyor ve oradan evleniyor BU BİR ÜLKENİN YIKILIŞIDIR...! VE BU YIKILIŞIN ''KADIN ELİYLE'' olduğunu da herkes görecek...! ''Saliha kadınlar, sakın yalnız dışarı çıkmayın. Abiniz eşinizi ile dışarı çıkın gözünüzü haramdan sakının gösteriş sakın yapmayın '' Hz MUHAMMED (S.A.V)
0:18

Sensitive content

Kapalı.....! Baktığınızda ALLAH dostu. 2 sene önce bu tehlikeyi anlattık Tüm ülkemizde, trafikteki 10 arabanın 8'inin tepesinde kadın varsa bu normal değil bu ülke yıkılacak ve yıkanlarda bunlar olacak. Tarih kitaplarında ''azan bir kavmin nasıl helaka uğradığını yazacak'' dedik. GELDİK Mİ O NOKTAYA ? Şimdi 2 yıl önce bir araştırma yapmıştık kızlar kadınlar hatta 60 yaş üstü neden arabaya merak sardı diye. Sürücü kursları kilitlenmiş, ehliyet müracatları patlamış, araba satışları krediler kapalıyken ve arabalar 2 milyon civarıyken bu satışlar nasıl patlar diye. Böyle bir durumda evlilik beklemeyeceksiniz. Evlenen kızlar da hedeflerine ulaşmak için yani evliliği bir basamak gibi kullananlardır demiştik. Evlenen erkek zannediyor ki ''Hanım aldım'' hayır siz bir ''ŞÖFÖRLE'' EVLENDİNİZ. Hayatınızı ''Araba'' gibi kullanılarak sürdüreceksiniz... 2 yıl evvel bir bayan izleyicimiz şu mesajı bize attı: ''İNSTAGRAM, FACE VE DİĞER PLATFORMLARDA KADINLAR KIZLAR HEPSİ AYNI ANDA ARABA VE SÜRÜCÜ KURSLARINDA PAYLAŞIMLAR YAPARAK BİRBİRLERİNİ ARABA ALDIRMAYA EHLİYET ALMAYA TEŞVİK EDİYORLAR HEPSİNİN GÖZÜ DÖNMÜŞ LÜTFEN BU DURUMU ARAŞTIRIN SONUÇLARI GÖRÜNCE SİZDE ŞOK OLACAKSINIZ KOCALARINI ALDATANLAR TEHTİD EDENLER ÇOCUĞU OLAN VE COCUKLA TEHTİD EDENLER AKLA ZİYAN BİR KUDURMUŞLUK VAR BEN BİR KADIN OLARAK UTANIYORUM'' demesi üzerine araştırmaya başlamıştık. Sonuç vahimin ötesine geçmiş durumda. İzleyicimiz olan NAZİFE HANIMA teşekkür ederiz... Evet doğum oranları yeni açıklandı ve 1 seviyelerine de gerilemiş, evlilikler bitti, boşanmalar patladı. Erkekler yurtdışına adeta kaçarcasına çıkıyor ve oradan evleniyor BU BİR ÜLKENİN YIKILIŞIDIR...! VE BU YIKILIŞIN ''KADIN ELİYLE'' olduğunu da herkes görecek...! ''Saliha kadınlar, sakın yalnız dışarı çıkmayın. Abiniz eşinizi ile dışarı çıkın gözünüzü haramdan sakının gösteriş sakın yapmayın '' Hz MUHAMMED (S.A.V)

GERÇEKLER TV

660,507 Aufrufe • vor 9 Monaten

🐂 Kripto Boğa sezonu ne zaman gelecek? Arkadaşlar, birçok fenomen arkadaş boğa sezonu eli kulağında gibi saçma sapan paylaşımlar yapıyor. Hatta bir kısmı bir adım ileri gidip aslında şu an boğa sezonunu yaşadığımızı iddia edip sizleri yanlış yönlendiriyor. Aşağıda neden boğa sezonunda olmadığımızı ve gelmesi için neleri beklememiz gerektiğini madde madde anlatmaya çalıştım. Umarım bir faydam olur. Haydi, şimdi bir göz atalım nerede bu boğa sezonu ve ne zaman gelecek; ⏳ Alt Sezonu (Kripto Boğası) Henüz Gelmedi 🟦 Altcoinlerin değer kaybetmesinin ana nedeni, henüz bir altcoin sezonuna yakın olmamamız. 🟦 FTX'in çöküşünden bu yana, sadece sekiz coin "Bitcoin'e karşı" önceki tüm zamanların en yüksek seviyelerini aşabildi. (RNDR, TRB, INJ, ASTR, SSV, AGIX, TVT, BNB) 🟦 Ayrıca, Bitcoin dominansı ölçütüne göre altcoin piyasası, önceki döngülerdeki seviyelerin oldukça gerisinde. 🟦 Son altı ayda Bitcoin dominansı %51 ile %56 arasında değişti, oysa önceki döngülerde bu oranlar %86'dan %38'e düşmüştü. 📉 Perakende Yatırımcıların Girişlerinin Eksikliği 🟩 Perakende yatırımları, önceki döngülere kıyasla oldukça düşük. 🟩 Coinbase, 2021'in dördüncü çeyreğinde 177 milyar dolarlık perakende işlem hacmine sahipken, bu yılın ilk çeyreğinde sadece 56 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdi (%68'lik bir düşüş). 🟩 Coinbase uygulaması, 2021 Mayıs ve Ekim aylarında en çok indirilen uygulama iken, şu an bu seviyelerin oldukça altında. 🟩 Twitter gibi platformlarda sosyal duyarlılık da ilginin azaldığını gösteriyor. 🌐 Ekonomik Şartlar 🟨 Mevcut ekonomik durum büyük bir faktör. 🟨 Faiz oranları rekor seviyelere yakın ve yaşam maliyeti krizi var. (Bir önceki boğada durum tam tersiydi) 🟨 İnsanlar geçim sıkıntısı çekiyor, bu da spekülatif varlıklara yatırım yapma isteğini azaltıyor. 🟨 FTX, BlockFi, Celsius ve Luna gibi büyük projelerin çöküşünden kaynaklanan olumsuz algı hala devam ediyor. 📈 ETF ve Kurumsal Para Akışı 🟪 Bitcoin ETF'lerine gelen yatırımlar, önceki döngüde altcoin satın almayan kişilerden geliyor. 🟪 Bu ETF yatırımcılarının altcoin piyasasına geçiş yapmasını beklemek hayalcilik olur. 🟪 ETF yatırımlarından doğrudan altcoin alımına geçişi zor hem de çok zor! 📅 Peki Alt Sezonu Ne Zaman? ⬜️ Altcoin sezonunun başlangıcını tahmin etmek için makroekonomik faktörlere, özellikle ABD faiz oranlarına bakmak gerekiyor. ⬜️ Mevcut faiz oranı vadeli işlemleri, en erken Eylül ayında bir dönüş bekliyor, ancak bu belirsiz. ⬜️ Faiz oranları Eylül'den sonra düşmeye başlarsa, bunun etkisinin harcanabilir gelire ve yatırım davranışına yansıması 18 ayı bulabilir. ⬜️ Parasal genişleme (ABD ve dünya ülkelerinin tekrar para basması) 🚀 Hangi Altcoinler Yükselecek? 🔳 Tüm altcoinler toparlanmayacak. 🔳 2017-2018 döngüsündeki birçok altcoin, 2021 döngüsünde iyi performans göstermedi ve bir sonraki döngüde de muhtemelen iyi performans göstermeyecek. 🔳 Altcoinlerinizi değerlendirin: takım, fonlama, topluluk, büyümesi, teknoloji ve yol haritası gibi temel kriterlere sahip olduğundan emin olun. 🔳 Eğer altcoinleriniz bu kriterleri karşılamıyorsa, zararına bile olsa elden çıkarmak ve daha umut verici varlıklara yatırım yapmak daha iyi olabilir. 🔍 Son Düşünceler 🟥 Altcoin sezonu henüz yakın değil. 🟥 Perakende yatırımcılar şu anda başka finansal sorunlarla meşgul. 🟥 Potansiyel bir faiz indirimi kripto paraları olumlu yönde değiştirebilir. 🟥 ABD seçimlerinin sonucu da ekosistem için büyük bir etkiye sahip olabilir. 🟥 Yatırımlarınızın sağlam temellere dayandığından emin olun, çünkü piyasa uzun vadede kaliteyi ödüllendirir. 📝📝📝📝📝📝📝📝📝📝📝📝📝📝📝 🟫 Sizce altcoin sezonu ne zaman gelecek? 🟫 Bu döngüde hangi coinlerin başarılı olacağını düşünüyorsunuz? Lütfen yorumlarda bildirin. 🏆 Arkadaşlar, Eğer bu paylaşımı değerli buluyorsanız, lütfen daha çok insana ulaşması için sizler de retweet ederek paylaşın. 🌐Ayrıca, daha detaylı istişare için lütfen Discord kanalımıza katılın. (Discord linki, profil fotoğrafımın altında). #KriptoPara #Altcoin #BoğaSezonu #KriptoYatırım #Bitcoin #Ethereum #FTX #Coinbase #KriptoPiyasası #FinansalAnaliz #Makroekonomi #FaizOranları #YatırımStratejisi #KriptoETF #KriptoDominansı #PerakendeYatırımcı #KriptoSezonu #KriptoAnaliz #KriptoHaberleri #YatırımTavsiyeleri

Bülent Baş

51,114 Aufrufe • vor 2 Jahren

Silivri’de cezaevindeki Fatih Altaylı mektuplarına devam ediyor… - Şu ana kadar Şişli, Büyükçekmece, Beşiktaş, Gaziosmanpaşa, Esenyurt belediye başkanlarını ve bazı bürokratları gördüm. - Burada 52 TV kanalı izlenebiliyor. Altaylı’nın cezaevinden izlenimleri şöyle: “Bugün keyfim çok yerinde. Önceki gün, Silivri’deki ilk tam günümü en sevdiklerimle geçirdim. Hande ve Zeynep’le, yani onlarla görüşemeden tutuklandığım için aklım onlardaydı. Sonunda camın arkasından bile olsa görüşmek, konuşmak güzeldi. Hande’nin duruşu, ağlayan avukatıma söylediği cümle şahaneydi. Herkes, ona 30 yıla aşkın süredir neden aşık olduğumu anlamıştır herhalde. Zeynep de annesi gibi dimdik. Onunla da gurur duyuyorum. Aylardır görüşmediğimiz için dertliydim, üzülüyordum. Dün rahatladım. Biliyorsunuz, ben şanslıyımdır; şimdi de şansım yerinde. Bana verilen odanın pis olduğunu ve kantinden epey temizlik malzemesi verildiğini söylemiştim. Kuş pislikleri falan vardı, yıkamadan temizlenecek gibi değildi. Ama yıkayacak su yoktu. Su olsa gider yok. Eldeki malzeme de yetersizdi. Ben kara kara nasıl yaparım diye düşünürken, birdenbire odaların bulunduğu dış koridordan su sesi gelmeye başladı. Ve bir anda kapının altından içeriye sular girerek odanın leş gibi tabanı kendi kendine yıkanıyordu. Bana kalan, burada “çekpas” adını verdikleri alet ile odadaki suları koridora geri yollamaktı. Sonra da hoş kokulu bir deterjanla odanın yerlerini tekrar sildim. Şu an mis gibi oldu. Temizlik dışında günüm genelde avukat görüşmeleri ile geçiyor. Arada televizyondan haber izliyorum. Burada 52 kanal izlenebiliyor. Halk TV ve Sözcü TV de var. Merak eden varsa söyleyeyim: Yemekler fena değil ama pek yemiyorum. Sabah psikologla, öğleden sonra cezaevi doktoru ile görüştük. Odamda otururken camdan içeriye bir serçe girdi. Masama yerleşti, biraz ekmek yedi, sonra gitti. Belki bugün de gelir. Televizyon sayesinde artık dışarıda olan bitenden haberdar olabiliyorum. Cezaevi doktoru, “Kendinizle ilgili haberleri izlemeyin, stres seviyeniz artabilir,” demişti. Ama insan izlemeden duramıyor. İzliyorum. Dostlardan, fikri yakınlarımdan gelen destek; strese sokmak bir yana, aslında azınlık değil çoğunluk olduğumuzu göstererek keyfimi yerine getirdi. Tabii, fikri namus ve haktan yana olmak için ille de muhalif olmak gerekmiyor. AKP’li Mücahit Birinci ile geçmişte çokça fikir tartışmamız olmuştu. Ama tutuklanmamla ilgili yaptığı son derece doğru yorumda bulundu. Kendisine, beni savunduğu için değil; doğrudan yana olduğu ve hukuka saygı gösterilmesini cesaretle istediği için teşekkür ediyorum. Adalet Bakanı’na tavsiyem: İzlemediği, dinlemediği konuşmalar hakkında yorum yapmasın. Yargıyı etkilemeye çalışırken, benim asla kullanmadığım “diktatör” tanımını bana yapıştırması… Ben Erdoğan’a diktatör demediğim gibi, daha önceki bir konuşmamda tam aksini söylediğim için bazı kişilerin tepkisini almıştım. Ama bilip bilmeden konuşmak dönemin modası. Bakan Bey de bu modaya uymuş. Konuşmasının sonunda “yargı bağımsızdır” demeyi unutmuş. Ya da bu kadarını o bile söyleyememiş. Bu arada duydum ki, tutuklanmamı fırsat bilen RTÜK Başkanı, bizden hukuksuz bir şekilde lisans istemeye başlamış. Türkiye’de 1 milyon YouTube yayıncısı varken, bu lisansın sadece benden talep edilmesi AKP döneminin adalet anlayışının simgesi gibi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun da deyişiyle: “Şaka mısınız be adam?” (+)

Haber Aktif

316,246 Aufrufe • vor 1 Jahr

ALTIN ALSAM,BES YAPAN KİŞİDEN DAHA ÇOK KAZANIRIM DİYENLER HAKLI MI? Son birkaç gündür BES ve fonlar hakkında yazdıklarımdan sonra fark ettim ki, birçok kişi kullandığı fonları bilmiyor bende yeni seriye start veriyorum Ama şunu net söyleyeyim: Ben bu işi sadece “fon ismi paylaşmak” olarak yapmayacağım. Hangi dönemde hangi fon niye seçilir, hangi fon hangi şartta çöp olur, bunu anlatacağım. Bugün bir fon iyi olabilir. Yarın aynı fon felaket de olabilir. Asıl mesele bugünü değil, döngüyü okumak. Bu yüzden: Önce BES’in temelini anlatıyorum, sonra her gün 1 fonu tek tek, rakamla, riskle, mantıkla ele alacağım. Altın fonu olacak, hisse fonu olacak, döviz olacak, katılım olacak, yabancı varlık olacak. Hepsi sırayla masaya yatacak. İLK FON-AGA AGA – Altın kazanır, peki doğru altın fonu kazandırır mı? Son 5 yılda altın yaklaşık %1.163 kazandırdı. Bu zaten başlı başına ciddi bir getiri. Ama kimse şunu sormuyor: “Altın yükselirken, altını yöneten fonlar ne yaptı?” Cevabı net: AGA – Bereket Emeklilik & Hayat Altın Katılım BES Fonu son 5 yılda %1.380 getiri sağladı. Yani: • Altın %1.163 • AGA %1.380 Altını yaklaşık 220 puan geçmiş durumda. Bu fark şans değildir. Bu fark aktif yönetimdir. Son dönem rakamları da aynı şeyi söylüyor: • Son 1 yıl: Altın %92,81 — AGA %98,83 • Son 3 yıl: Altın %440,89 — AGA %526,77 Yani AGA: Altını sadece takip etmiyor, doğru dönemlerde altının üzerine ekstra getiri yazıyor. Peki altın neden bu dönemde bu kadar güçlü? Bu yükseliş “tesadüf” değil: • Küresel faizler zirve yaptı, aşağı yönlü beklenti oluştu • Jeopolitik risk bitmedi, aksine yayıldı • ABD borcu trilyonlar seviyesinde, para arzı baskısı sürüyor • Türkiye’de kur + enflasyon etkisi altını çift motorlu taşıyor Bu tabloda şunu net söylüyorum: Altın kısa vadede düzeltme yapabilir, ama ana trend hâlâ yukarı. AGA bu tabloda neden öne çıkıyor? Çünkü AGA: • Sadece fiziki altın tutmuyor • Altın kira sertifikaları • Altın BYF’leri • Katılım uyumlu piyasalar • Kontrollü hisse tarafı kullanarak aynı altın trendinden daha fazla para üretmeye çalışıyor. Yani pasif değil, aktif yönetilen bir altın fonu. Bu yüzden: • Altın düşerken genelde daha az düşer • Altın yatayken bile üretmeye çalışır • Altın yükselirken çoğu zaman geçer Somut örnek (laf değil): 5 yıl önce: • Altına 100.000 TL koyan ≈ 1.263.000 TL seviyesinde • AGA’ya 100.000 TL koyan ≈ 1.480.000 TL seviyesinde Aradaki fark: ≈ 217.000 TL Bu fark “tesadüf” değil. Bu fark zaman + doğru enstrüman farkı. Risk gerçeği (burayı özellikle yazıyorum): AGA risksiz bir fon değildir. Risk seviyesi 6’dır. Yani: • “3 ay sonra bozarım” diyen için uygun değil • “Ben uzun vade servet isterim” diyen için uygundur • Sabırsızı yorar • Disiplinliyi büyütür BES portföyünde yeri neresi? AGA: • Tüm portföy yapılmaz • Ama portföyün omurgası yapılır Sağlıklı kullanım: • %40 – %60 AGA • Yanına mutlaka: – Hisse fonu – Döviz / eurobond fonu – Koruyucu / likit bir fon Böyle kurulduğunda: Altın taşır, diğerleri denge sağlar. 2025 ne diyor? AGA bugün sadece “geçmişin yıldızı” değil: • 2025’te genel BES fonları içinde yılın en iyilerinden biri • Katılım altın ve altın fonları arasında zirvede Yani bu fon: “Eskiden iyiydi” fonu değil, hâlâ oyunun içinde ve diri. Net özet: AGA: • Altını uzun vadede geçen • Katılım uyumlu • Aktif yönetilen • Sabır isteyen • Disiplini ödüllendiren çok güçlü bir BES fonudur. Ama mucize değildir. Yanlış vadeyle gireni de terbiye eder. Not: Burada yazdıklarım yatırım tavsiyesi değildir. Herkes kendi risk profiline, vadesine ve hedeflerine göre değerlendirme yapmalıdır. Ben burada sadece fonların matematiğini, dönemsel şartlarını ve risk–getiri dengesini anlatıyorum. BÜTÜN FONLARI ÖĞRENMEK İÇİN TAKİPTE KALIN

Muhammed Diler

30,058 Aufrufe • vor 9 Monaten

AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik; Emekli aylıkları gündemden düşmüyor, ne yapılsa beklentiler bir türlü karşılanamıyor. Bugün ülkemizde; 4-A (SSK) 11,6 milyon 4-B (Bağ-Kur) 2,9 milyon 4-C (Kamu) 2,56 milyon olmak üzere toplam 17.099.654 emeklimiz bulunmaktadır. Bugünkü emeklilik sistemimiz, en son 2008 yılında yapılan sosyal güvenlik reformuna dayanmaktadır. Temel esaslarından biri; sistemde daha uzun kalan, daha fazla prim ödeyen sigortalıya daha yüksek emekli aylığı bağlanmasıydı. Ancak yıllar içinde reformun temel parametreleri dikkate alınmadı ve sistem, "çok prim ödeyen daha çok emekli aylığı alır" ilkesinden uzaklaştı. Başta "yaş" kriteri olmak üzere reformun temel ilkelerinden uzaklaşılınca, SGK sistemi mali açıdan beklentileri karşılayamaz hâle geldi. Ortaya çıkan memnuniyetsizlikleri gidermek için önce "Seyyanen Zam", sonra da 2019 yılında "En Düşük Emeklilik Aylığı" uygulamasına geçildi. İlk yıl 850 bin kişinin kapsamda olduğu bu uygulama neticesinde, bugün en düşük emekli aylığı alan emekli sayısı 5 milyona ulaşmıştır. Diğer emeklilerimizin önemli bir kısmı da 25-30 bin bandında, yani taban aylığın biraz üstünde aylık almaktadır. Yeni belirlenecek taban aylığı 23.552 TL olacaktır. Bu durum, 10 yıl prim ödeyerek emekli olanla 25-30 yıl prim ödeyerek emekli olan arasındaki maaş farkını ortadan kaldırmıştır. Bu da daha çok çalışıp prim ödeyen emeklilerimiz açısından dezavantajlı bir durum ortaya çıkarmaktadır. Çözüm: - 2008'de getirilen emeklilik kriterlerinin aşındırılmadan uygulanması, - Adaletsizliğe neden olan seyyanen zam gibi uygulamalardan kaçınılması, - Uygulamadaki en düşük emekli aylığı esas alınarak 2012 benzeri bir İNTİBAK Yasası çıkarılması, - Aylık Bağlama ve Güncelleme Katsayısı kriterlerinin yeniden ele alınarak emekli aylıklarının belirlenmesidir.

Selahattin Hanlı

535,743 Aufrufe • vor 1 Monat