Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Devlet Bahçeli: "Beşar Esad ile görüşülmeli" (22 Kasım 2022) "(Özgür Özel'e) Yüreğin varsa Moskova'ya git, Esad'la kucaklaş'' 22 Aralık 2024

201,130 views • 1 year ago •via X (Twitter)

10 Comments

UltimaRatio's profile picture
UltimaRatio1 year ago

Ulke iki tane klinik vakanin elinde can cekisiyor,kabus amq

Hasan Ali Eren's profile picture
Hasan Ali Eren1 year ago

@K_TURK_19051919 Ceviz yuvarlaksa nereye dönecegi beli olmaz

Trump2024Film's profile picture
Trump2024Film2 years ago

Watch the most important documentary of the decade: Trump 2024: The World After Trump

mehmetcafer63's profile picture
mehmetcafer631 year ago

Dönme dolap gibi dönüyor..

Salih Akça's profile picture
Salih Akça1 year ago

Yaş 76...

Güngör Kurubaş's profile picture
Güngör Kurubaş1 year ago

Zavallı ülkem, zavallı insanlar,. Böyle bir vesayet altında, fakir olarak yaşıyor.

CE RONALDO 👓's profile picture
CE RONALDO 👓1 year ago

2000 yıllık devlet aklı diye milleti yiyor siyasetçiler. 2 sene sonra konjonktür değişiyor

EN BÜYÜK TÜRK ATATÜRK's profile picture
EN BÜYÜK TÜRK ATATÜRK1 year ago

BU ADAMLARİN YANAR DONER SİYASETLERİNDEN BİKTİK BU ANLAMSİZ SACMA SAPAN TUTARSİZ PLANSİZ AMACSİZ SİYASETLERİ YUZUNDEN ULJE BATTİ HALA BU ADAMİN PESİNDEN GİDİYORLAR ÖLSE KİMSE MEZARİNA GİTMEZ HATİRLANMAZ BİLE

U's profile picture
U1 year ago

Bunun kadar dönek bir siyasetçi görmedi Türk milleti

Külliyenin Meleği's profile picture
Külliyenin Meleği1 year ago

Uluslararası siyaseti bilmeyip Sadece burada Kara Propaganda yapmak sizin aciziyetinizi ve acizliğinizi gösterir. Suriye Esad rejiminden temizlendi mi temizlendi PKK temizleniyor mu temizleniyor yakında nereye sıra gelecek İsrail'e istediğin kadar arşiv unutmaz yaz. Fetö'cü

Related Videos

30 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Kanunla birlikte, YETKİSİZ ÇAKAR KULLANIMI nedeniyle sürücülere uygulanan işlem sayısı %67 oranında azaldı. Azalmaya da devam ediyor❗️ ⚠️”Çakar Denetimleri” ile ilgili olarak 2024 yılında (19 Aralık’a kadar) toplam: ⛔️ 11 Bin 591 sürücüye işlem yapıldı. “7533 Dahiliye Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla" birlikte; 🚨Yetkisiz çakar kullananlara uygulanan cezadaki artış sonrası, yetkisiz çakar kullanımı nedeniyle yapılan işlem sayısı bir yıl önceki aynı döneme göre (30 Kasım-19 Aralık 2023 ile 30 Kasım-19 Aralık 2024 karşılaştırıldığında) %67 oranında azaldı❗️ ⚠️ Yeni yasa ile birlikte “Usulsüz Çakar Kullananlara Yeni Cezalar" 📌Çakar kullanan sürücülere 96.000 TL trafik idari para cezası uygulanacak, 📌Sürücü belgeleri otuz gün süreyle geri alınacak ve araç otuz gün süre ile trafikten men edilecek. 📌Sürücü son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde iki veya daha fazla kez kanunu ihlal etmiş ise sürücülere her seferinde 192.000 TL trafik idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri altmış gün süreyle geri alınacak ve araç altmış gün süre ile trafikten men edilecek. 📌Mevzuatta izin verilmeyen araçlara takılan çakar cihazlarına mülki amir tarafından el konulacak ve mülki amir tarafından mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek. ⚠️TRAFİK DENETİMLERİ Emniyet ve Jandarma Trafik Ekiplerimizce 12-19 Aralık 2024 tarihleri arasında: 2 Milyon 764 bin 210 araç denetlendi. ⛔️Hız ihlalinde bulunan 110 bin 333, ⛔️Periyodik muayenesi yaptırılmamış 24 bin 259, ⛔️Emniyet kemeri kullanmayan 22 bin 52, ⛔️Sürücü belgesiz araç kullanan 12 bin 306 ve ⛔️Zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan 8 bin 341 olmak üzere diğer işlemlerle birlikte; ◼️ Toplam: 449 bin 734 araca/sürücüye işlem yapıldı. Yolculuklar sizleri sevdiklerinize kavuşturmak için vardır, ayırmak için değil. #HayatlaYarışılmaz❗️ #TürkiyeninHuzuru🇹🇷

Ali Yerlikaya

169,816 views • 1 year ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN Öncelikle 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanı verilişinin 96’ncı yıl dönümünü şimdiden kutluyor; Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, şehit olan ve ebediyete irtihal eden tüm öğretmenlerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz. 34 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; sahanın gerekliliğine uygun, alışılmadık, öngörülemez, süratli ve sürekli icra esaslarında gerçekleştirdiği kararlı operasyonlarla, Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil 34’ü son bir haftada olmak üzere 1 Ocak’tan bugüne kadar 2 bin 539 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Terör yuvalarına kilit vurmaya devam eden Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit operasyon bölgesinde tespit ettiği teröristlere ait mağarada çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirmiştir. Geçtiğimiz hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist Habur’daki hudut karakolumuza teslim olmuştur. HUDUTLARDA 331 ŞAHIS YAKALANDI Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızda; * Son bir hafta içerisinde, 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 331 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızı yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 12 bin 941 olmuştur. * Son bir haftada engellenen 1.934 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 89 bin 689’a ulaşmıştır. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARMIZ SÜRÜYOR Bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz birçok coğrafyada başarıyla görev yapmaktadır. Sayın Bakanımız; * 14 Kasım’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 41’inci yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da düzenlenen resepsiyona katılmış, * Sayın Cumhurbaşkanımızın, Katar Emiri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirdiği Yüksek Stratejik Komite Toplantısına iştirak etmiş ve Katarlı mevkidaşı ile teknik ve askerî iş birliği anlaşmalarını imzalamış, * 15 Kasım’da Türkiye Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT) Daimî Temsilcimizi, * 19 Kasım’da ise İtalya Senatosu Dışişleri ve Savunma Komisyonu Başkanını kabul etmiştir. Diğer yandan 14 Kasım’da Mısır’a resmî ziyarette bulunan Sayın Genelkurmay Başkanımız, ikili ve heyetler arası temas ve görüşmeler gerçekleştirmiştir. Hava Kuvvetleri Komutanımız, 15 Kasım’da Almanya’da düzenlenen İkinci NATO Hava Kuvvetleri Komutanları Sempozyumu’na katılmış, Kara Kuvvetleri Komutanımız, Finlandiya Kara Kuvvetleri Komutanının resmî davetlisi olarak 18-19 Kasım’da Finlandiya’ya ziyarette bulunmuş, Deniz Kuvvetleri Komutanımız ise, resmî davetlisi olarak Türkiye’ye gelen İspanya Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyet ile 19 Kasım’da görüşmüştür. Türkiye ile Yunanistan arasında Güven Artırıcı Önlemler 2024 Yılı Uygulama Planı kapsamında; 16-18 Kasım tarihleri arasında iki ülkenin Deniz Harp Okulları arasında karma kürek yarışı, Hava Harp Okulları arasında ise karma basketbol müsabakası düzenlenmiştir. İSRAİL ULUSLARARASI HUKUKU HİÇE SAYIYOR İsrail, Filistin topraklarına yönelik işgallerine ve katliamlarına devam ederek uluslararası hukuku hiçe saymaktadır. Masum insanları katlederek ateşkesi ve iki devletli çözümü hiçe sayan İsrail, Filistin halkını hayati ihtiyaçlarından da mahrum bırakarak insani değerleri de ayaklar altına almaktadır. İsrail’in; Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’a yönelik saldırılarının ve toplu katliamlarının cezasız kalmaması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin ve uluslararası toplumun güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLARI SÜRDÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; karada, denizde ve havada eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir. Bu kapsamda; * Almanya ve Finlandiya’da Dynamic Front, * Aksaz/Muğla’da Türkiye-Azerbaycan İkili SAT/SAS, * NATO kapsamında Ramstein Alternate Hava Savunma tatbikatları devam etmektedir. Yine NATO kapsamında İtalya’da Adaptive Interaction, Türkiye, İspanya ve Norveç’te Steadfast Dagger, Estonya’da Siber Savunma tatbikatlarının icra edilmesi planlanmaktadır. “13’üncü Türkiye-ABD Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı” 12-14 Kasım tarihleri arasında Napoli/İtalya’da icra edilmiştir. NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında; * 15-18 Kasım tarihleri arasında Kanada Deniz Kuvvetlerine ait CHARLETTOWN ve İspanya Deniz Kuvvetlerine ait CRISTOBAL COLON gemileri tarafından Aksaz/Muğla’ya liman ziyaretleri yapılmış, * Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ORIKU gemisi tarafından 17-24 Kasım tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti gerçekleştirilmekte, * Almanya Deniz Kuvvetlerine ait PLANET gemisi tarafından ise 24-27 Kasım ve 1-4 Aralık tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılması planlanmaktadır. NATO Daimî Karşı Mayın Tedbirleri Görev Grubu-2 görevi kapsamında, TCG AKÇAKOCA mayın avlama gemimiz tarafından, 22-24 Kasım ile 29 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında Suda/Yunanistan’a liman ziyaretleri yapılacaktır. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Kuvveti (UNIFIL) görevi kapsamında; * 14-20 Kasım tarihleri arasında Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait SANGRAM gemisi tarafından ziyaret gerçekleştirilen Mersin’e, 16-29 Kasım tarihleri arasında ise Endonezya Deniz Kuvvetlerine ait DIPONEGERO tarafından liman ziyareti yapılmaktadır. Ayrıca; * İtalya Deniz Kuvvetlerine ait LUIGI RIZZO tarafından 24-28 Kasım tarihleri arasında Mersin’e, * TCG İSTANBUL tarafından 26-28 Kasım tarihleri arasında Cidde’ye liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir. 15 Kasım’da NATO Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında, Doğu Akdeniz’de Havadan İhbar Kontrol uçağımız tarafından uçuş görevi icra edilmiştir. Bugün de (21 Kasım) Güvence Tedbirleri kapsamında Romanya hava sahasında uçuş görevi yapılacaktır. Harita Genel Müdürlüğümüz ile Dışişleri Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü arasında “Coğrafi Veri Paylaşımı ve Danışmanlık Hizmetine İlişkin İş Birliği Protokolü” yarın (22 Kasım) imzalanacaktır. Öte yandan; * 11-17 Kasım tarihleri arasında Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığında düzenlenen ve 17 ülkeden 80 timin katıldığı "Boran-VI Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması"nda birinci olan Özel Kuvvetler Komutanlığı, İkinci olan Hakkâri Jandarma Komando Tabur Komutanlığı ile üçüncü olan 1’inci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı timlerimizi, * Ülkemizde ilk defa 11-15 Kasım tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ev sahipliği ve TSK Spor Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığımızın organizatörlüğünde Menteş/İzmir’de düzenlenen Uluslararası Askerî Sporlar Konseyi (CISM) Açık Triatlon Şampiyonası’nda birinci olan Türk Silahlı Kuvvetleri Kadın ve Erkek triatlon takımlarımızı ve derece elde eden personelimizi bir kez daha kutluyoruz. TB3’ÜN, TCG ANADOLU’YA KALKIŞ VE İNİŞİNİ KUTLUYORUZ Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda geliştirilen yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Silahlı Kuvvetlerimiz her geçen gün daha da güçlenmekte ve caydırıcılığını artırmaktadır. Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; * T-70 Genel Maksat Helikopteri, * BAZNA Mühimmatlı Mini Dron, * 35 mm Modernize Çekili Top ve Ateş İdare Cihazının muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. * 15-17 Kasım tarihleri arasında F-4E uçaklarının Hava Kuvvetlerimizin envanterine girişinin 50’nci yılı etkinlikleri kapsamında, Eskişehir 1’inci Ana Jet Üs Komutanlığında statik uçak, mühimmat ve fotoğraf sergisi, koreografi uçuşları ile fil yürüyüşü gerçekleştirilmiştir. Diğer yandan, 19 Kasım’da millî gururumuz TCG ANADOLU’dan ilk kalkış ve inişini başarıyla gerçekleştiren Bayraktar TB3'ü üreten yerli ve millî savunma sanayimizin en önemli firmalarından Baykar’ı bir kez daha kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. * 18 Kasım’da başlayan "Millî Savunma Bakanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere 2024 Yılı (2024/3 Dönem) Teknik Sınıflarda Uzman Erbaş Temini” başvuruları 6 Aralık’a, * "Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Millî Savunma Üniversitesine Sözleşmeli Personel Temini" başvuruları ise 28 Kasım-28 Aralık tarihleri arasında yapılabilecektir. Sonuç olarak dünyanın en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; • Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, • Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışmaya, * Üstlenmiş olduğu tüm görevleri, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

34,369 views • 1 year ago

Erdoğan, “Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli birlikte, her ne yapıyorlarsa bu millet, bu devlet yapıyorlar diyeceksiniz. Bu ülkenin aleyhine olacak her girişimin önünde en başta Recep Tayyip Erdoğan durur. En başta Sayın Devlet Bahçeli durur diyeceksiniz." Acaba öyle mi yapıyorlar buyrun takdir sizin !!!! -Kıbrıs’ta belli bir miktar toprağı verebiliriz diyen Erdoğan’dı -Irak işgalinde ABD’nin başarılı olmasını isteyen ve İsrail’in yaşam hakkına hiç kimsenin müdahale etmesine Türkiye’nin izin vermez diyen Erdoğan‘dı -Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölge ülkelerin parçalanmasını içeren büyük Orta Doğu projesinin eşbaşkanlarınızdan biriyiz diyen cumhurbaşkanı Erdoğan’dı -ABD askerlerimizin başına çuval geçirdiği de bu olaya nota verilecek mi diye sorduğunda ne o müzik notası mı diye alaycı bir ifadeyi kullanan Erdoğandı -Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin aleyhine olan ANNAN planını destekleyen Erdoğan‘dı. Rauf Denktaş‘ı Türkiye’den kovan ve ne konuşacaksan git ülkende konuş diyen Erdoğan’dı. -yabancı bankalar adına, Londra Tahkim Mahkemesi ile Türkiye’yi tehdit eden Erdoğandı. -döviz ödeme garantileri veren ve Londra Tahkim Mahkemesi garantisi veren, iç borcu döviz ile alan Erdoğan‘dı -ABD ve Avrupa isteğiyle ülkeye milyonlarca yabancıyı alan ve onların maliyetini halka yükleyen Erdoğan’dı Dış politikada bu şekilde dönüşlerle ülkeye kaybettiren Erdoğan’dı -ABD büyükelçisi Flake kapımız kapandı artık dedi. Bugün görüştü. -Sisi ile aynı masaya oturmam. Oturdu -Artık benim için Miçotakis diye birisi yok. Görüştü -İsveç ve Finlandiya Nato’ya giremez. Girdi -Ben Bu Görevde Bulunduğum sürece israil ile olumlu Birşey Düşünemem. İsrail’le görüştü. -papazı alamazlar, aldılar -Deniz Yücel’i bırakmayız… bıraktılar -NATO’nun libya’da olmasını kabul etmem. Kabul etti. -Makron‘nun akıl sağlığı konusunda tedaviye ihtiyacı var dedi. En kısa sürede görüşmek istiyoruz dedi görüştü. Ülke ekonomisi krizde iken halk ucuz gıda kuyruğunda iken halkı düşünmeyip ülkenin borçla bulduğu paraları yurtdışına bu şekilde çarçur eden Erdoğan’dı Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye millî gelire oranla dünyanın en fazla yardım yapan ülkesidir” Bu listeye 62.300.000 $ Kırgızistan borcunun silinmesi de eklendi. Kırgızistan vatandaşlarına ücretsiz sağlık hizmeti eklendi. Kızılay’ın 62 ülkeden 1.800.000 insana düzenli maaş verdiği ortaya çıktı. Yine 10 Mayıs 2024 tarihiyle çıkan resmi gazete kararıyla yılda 7000 yabancıya sağlık hizmeti verilmesi için karar çıkmıştı. ATV’de canlı yayında söylenmişti Türkiye’de 100 binlerce Somalili kalıyor. Buna rağmen Türkiye bir de son on yıl içinde Somali’ye 1 milyar $’ın üzerinde yardımda bulunuyor. Kendi ihtiyacımız varken yabancı ülkelere yardım yaptık. Suriyeliler için 40 milyar $ harcadık. Somali’ye 1 milyar $’ın üzerinde hibe yaptık. Milyonlarca Suriyeliye tedavi hizmeti verdik. Ülkemiz hariç herkese yardım yapmışlar. Dışardan yüksek faizle borç alınırken, halka kemer sıkın derken ... 9 Aralık 2020, Nijer, Nijerya, Kongo sağlık hibe,Tunus’a 5 Milyon$ hibe. Resmi Gazete 4 kasım 2020 Somali’ye 3.5 Milyon$ hibe. Resmi Gazete "34 ülkeye ekipman hibe, 156 ülke ve 9 kuruluşa destek."Erdoğan "Mart 2020 Suriyeliler 40 milyar$ harcadık." Erdoğan 24 Ekim 2023 Somali’ye 30 Milyon$ hibe. Resmi Gazete 2022 yılı "Somaliye yaptığım yardımlar 1 Milyar doları aştı." Erdoğan 12 Ocak 2024 Azerbaycan'a 250 Milyon TL hibe Resmi Gazete Sırbıstan ve Bosna Hersek'e destek için sıfır gümrük bedelli ithalat kararlar Resmi Gazete Fahrettin Koca’yı hep böyle hatırlayacağız ! Mart 2022 Tarihli açıklama !!!! 👉 4 bin Suriyeli sağlık çalışanı istihdam ettik. 754 bin Suriyeli bebeğimiz doğdu. Suriyelilere 3 milyondan fazla yataklı tedavi. Suriyelilere 2 milyon 600 bin ameliyat….

Nasuh Bektaş

21,579 views • 1 year ago

28 ARALIK 2022 akşamını hiç birimiz unutamayız ‼️ ✔️İnsan 1 gecede, 17 sene yaşlanabilir mi❓ ✔️İnsan bir gecede, severek gittiği işine giderken emeklerinin boşa sayıldığını hissedip ayakları geri geri gider mi❓ ✔️İnsan bir gecede bir ülkede kendini yok hükmünde hissederek, dışlanmışlığın en üst seviyesinde hissedebilir mi ❓ ✔️İnsan bir ülkede kendini ikinci sınıf vatandaş hissedebilir mi❓ ✔️Bir gece insan hayatının 17 yılının yok sayılmasına bedel olabilir mi❓ ✔️İnsan bir gecede kendi ile aynı mağduriyeti yaşayan arkadaşları ile sosyal medyada buluşup, birbirinin dertleri ile üzülüp, ağlayabilir mi❓ İşte tüm bunlar 28 Aralık gecesi yaş şartı olmaksızın açıklanan EYT düzenlemesi ile oldu. O gece her çalışanı kapsayan eşit,adil bir düzenleme beklerken, bir gecede bir sınıfın ayrıcalıklı, bir sınıfın ikinci sınıf çalışan olması, yaşı küçük, primi az olanların emekli olmalarını ve çok çalışanların cezalandırılmasını izledik. Yaşattığınız bu Adaletsizlik ve Haksızlık için seçimden önce çözüm bekliyoruz. Devletimize olan güvenimiz kalmadı. Bizler bu ülkenin yüksek primli çok çalışan vatandaşları olarak bu ayrımcılığı hak etmiyoruz ‼️‼️‼️ #2000LerinSabrıKalmadı Recep Tayyip Erdoğan Numan Kurtulmuş Prof. Dr. Vedat Işıkhan Mehmet Simsek Dr. Mehmet Muş Mustafa Elitaş Abdullah Güler Doç. Dr. Resul Kurt Av. M.Emin AKBAŞOĞLU 🇹🇷 Abdulhamit Gül Yılmaz TUNÇ T.C. İletişim Başkanlığı Ömer Çelik Erdoğan Dijital Medya Erkan Kandemir Ahmet AYDIN MUSTAFA ŞEN Hasan Doğan Fahrettin Altun AK Parti Dr. Fatih Erbakan Özgür Özel Devlet Bahçeli Meral Akşener Temel Karamollaoğlu Ali Babacan TGRT HABER @FOXhaber ilker karagöz ERCAN SEKİ TV100 Ece Üner Habertürk TV Habertürk E TV TÜRKİYE SebnemArdaBoga A Haber SÖZCÜ Televizyonu Show TV STAR TV Halk TV

EMEKLİLİKTE ADALET DERNEĞİ ⚖️

43,813 views • 2 years ago

"CİA'nın dokunuşuyla" 3 Kasım 2002'de %34 oyla meclisin %66'sına sahip olan AKP'nin ilk yaptığı işlerden biri Ottova Sözleşmesini kabul etmek (Videoda anlatıldı), Diğeri ise "Gıda Bankacılığı" denilen kanunu çıkartıp, AKP'nin kendini devletin vergileriyle finanse ettirmesi oldu! Bu kanun ile Holdinglere denildi ki, isterseniz verginizi İHH, Deniz Feneri gibi dinci derneklere bağışlayıp vergiden düşebilirsiniz. Bu durum holdinglerin işine geldi. Örn: Holdingler, 100 milyar TL lık vergisi için bu dernek ve vakıflara gidip dedi ki; sizin vakıfa 50 milyar bağışlarım ama 100 milyar fatura isterim vergiden 100 milyar düşerim. Vakıf ve dernekleri Bakanlar kurulu belirledi ve parti yönlendirdi. Bunlarda KOLİLERİYLE, AKP'ye oy topladı, sistem yürüyor hala. İki tarafında işine gelen bu durum ile,{devlet soyularak} AKP'nin bu vakıflar üzerinden finanse edilmesi sağladı. AKP, bu yöntem ile geniş kitlelere yayılıp nüfuzunu genişletmeyi başardı. Peki, AKP % 34 oy ile TBMM'nin %66'sına nasıl sahip oldu? 1990'dan sonra doğanlar için tekrar anlatayım: Bizde seçimlere ABD müdahale etmektedir. Şöyle ki: Ecevit'in Irak savaşında ABD'nin işgalini reddeddiği ortaya çıkınca önce DSP'ye operasyon çekildi. Bir gecede ülkeden milyarlarca dolar çıkartıldı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in çalıştığı şirket bu oyunda aktif rol üstlendi. Döviz fırladı ekonomik kriz çıktı, Cumhurbaşkanı ile Başbakan Ecevit kavga etti. Kriz derinleşti, ABD Kemal Derviş'i gönderdi. Kemal Derviş ise istediği kanunlar (ABD'nin istediği petrol, maden, orman, tütün vb 15 kanun) çıkartılmadan IMF para vermedi kriz daha da derinleşti. Bu arada Kemal Derviş İsmail Cem'i ikna etti ve DSP'yi bölmek Ecevit'i tasfiye etmek için YTP diye bir parti kurduruldu. Operasyonun DSP ve Ecevit ayağı tamamlandı. Hemen Bahçeli devreye sokuldu. Erciyes kurultayında 3 Kasım'da erken seçim diye ortaya çıkan Bahçeli'yi muhtemelen CIA elemanları ve danışmanları kandırıp "%25 oyunuz var tek başınıza iktidar olursunuz" diye manipüle ettiler ki o kriz ortamında seçim kararı aldırttılar. Bahçeli neden önemliydi, çünkü koalisyon ortağıydı. Erken seçim kararı alınırken, ABD işini garantiye almak için Irak'ta savaş yanlısı faşist senatör John Mc Cain'i İstanbul'a gönderdi. John MC Cain ilk olarak zamanın MİT müsteşarı Şenkal Atasagun ile görüştü arkasından Motorola borçlusu Cem Uzan ile bir yemek yedi. Yemeğin ardından Cem Uzan Genç Parti adında bir parti kurdu. Uzan, elindeki medya gücüyle mitinglerin coşturdu, ekmek arası köfte dağıtmasıyla da mitingler milyonlara ulaştı...MHP'den daha milliyetçi söylemler ortaya attı (Çiftçiye mazot 1 TL, öğrenciye okul kitapları bedava gibi). İşte böyle bir ortamda erken seçime gidildi. Genç Parti %7.5 oy alarak kendisiyle birlikte diğer partileri barajda boğdurttu! 1999'da %18 oy alan MHP, 2002'de %8.5 ile barajda kaldı. Yine DYP de %9.80 ile baraj altında kalıp TBMM'ye giremedi. ANAP ile DSP ise adeta silindi. Yaklaşık %30 oy bölünüp, baraj altı kalıp meclise giremeyince AKP %34 ile {bunların vekillerini de kaparak} meclisin %66'sına sahip oldu, 363 vekil çıkarttı. Anayasa'yı değiştirmek için sadece 367 oy gerekiyordu. Baykal'ın CHP'sinden vekil transferleri basında tartışılınca, Baykal, {2. Cem Motelleri Vakası} yaşanmasın diye anayasa değişikliğine evet deyip Erdoğan'ın siyasi yasağını kaldırttı. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde ise ANAP ile DYP merkez sağı birleştirme kararı almıştı. Millet DP çatısı altında güçlü bir toplanma gördü. Bu durum anketlere yansıdı. Yapılan anketlerde ANAP ile DYP birleşirse %20'nin üzerinde oy alabileceğini ve AKP'yi diskalifiye edebileceği görüldü. Bunun üzerine DYP'nin başındaki Mehmet Ağar'a operasyon çekildi ve birleşme sabote edilerek 2007 seçimleri de böyle kazanıldı. 2011 seçimleri CHP ve MHP'ye kaset şantajiyla, sonra organize bir darbe planıyla rejim değiştirildi, son seçimde bazıları parayla satın alındı ve seçimler yine kazanıldı. Çünkü ABD'nin isteği ile Türkiye'yi sığınmacılarla işgal planı devrede...

Sakalar İskitler(Gizlenen Eski Anadolu Halkı)

810,514 views • 1 year ago

Ben Özgür Özel'in bize anlattığı Filistin politikasından hiçbir şey anlayamıyorum. Bir taraftan, "HAMAS bir terör örgütüdür" derken diğer taraftan da "Filistin meselesinde Deniz Gezmiş'in çizgisindeyiz" diyor. Deniz Gezmiş, 1969 yılında Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi isimli Marksist Leninist direniş örgütüne katılıp dört ay sonra da dönüyor. Deniz Gezmiş'in Filistin çizgisi, 4 aylık kısa bir geziden ibaret ama katıldığı FDHKC öyle değil. Özgür Özel'in gururla bahsettiği örgüt, 1974 yılında İsrail hapishanelerindeki 26 Filistinlinin serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla Ma'alot kasabasındaki bir okula baskın düzenleyip çoğunluğu çocuk 115 kişiyi rehin alıyorlar. Tıpkı HAMAS'ın 7 Ekim tarihinde yaptığı gibi amaçları esir takası yoluyla hapisteki arkadaşlarını kurtarmak. İsrail, müzakerelerin bir noktasında, okula operasyon düzenliyor ve çıkan çatışmada 22'si çocuk 25 kişi ölüyor. FDHKC, rehineleri İsrail askerlerinin öldürdüğünü, İsrail ise FDHKC'nin öldürdüğünü söylüyor ve tabiiki Batılı ülkeler bugün de olduğu gibi İsrail'in açıklamasını doğru kabul ediyorlar. Yani bugün yaşananların neredeyse aynısı 1974'te de yaşanmış. Özgür Özel, o gün FDHKC'nin söylediğine inanırken bugün ise HAMAS'a değil İsrail'in açıklamasına inanıyor. Aradaki tek fark, HAMAS'ın Müslüman, FDHKC'nin ise Marksist Leninist bir örgüt olması. İsrail'in içindeki pek çok kaynak da 7 Ekim'de İsrail'in Hannibal Protokolü'nü uyguladığını ve HAMAS'a rehine pazarlığı kozu vermemek için kendi vatandaşlarını da öldürdüğünü söylüyor. Zaten İsrail'in böyle bir protokolünün olması bile 7 Ekim'deki İsrail iddialarını tartışmalı bir hale getiriyor. İsrail, asker-sivil ayrımındaki uluslararası bütün anlaşmaları ihlal eden ve çocuklar da dahil neredeyse bütün halkını silahlandırmış, dünyada benzeri olmayan bir ülke. Bu bölgedeki terör tanımının, dünyanın diğer bölgeleri ile aynı olamayacağı ortada. Yani bütün halkını silahlandırmış işgalci bir devlet, Filistin halkını keyfince katlediyor, kanunsuzca tutuklayıp hapishanelerde işkencelere, tecavüzlere maruz bırakıyor, topraklarına, evlerine bütün uluslararası kanunları çiğneyerek el koyuyor. Buna direnen Filistinliler tek ve son çare olarak İsraillileri esir almaya kalkarsa, İsrail bu kez kendi vatandaşları da dahil herkesi öldürüp suçu da karşı tarafa atıyor. Devamında da hakim finansal ve siyasal gücünü kullanıp karşı tarafı terörist ilan ediyor. Yani bir halkın, terörist ilan edilmeden Filistin'deki işgale, tecavüzlere, işkencelere karşı koyabilmesinin herhangi bir yolu mevcut değil. Erdoğan bu durumu gördüğü için HAMAS bir terör örgütü değil, direniş örgütüdür diyor. Deniz Gezmiş'in çizgisinden giden Özgür Özel ise HAMAS bir terör örgütüdür diyerek bu korkunç denklemde İsrail'i destekliyor. İsrail çok uzun zamandır yaptığının bir soykırım olduğunu biliyor ama direnişçileri terörist ilan edecek gücü olduğu için katliamlarına devam ediyor. Yani Özgür Özel, İsrail karşıtı gibi gözükmesine rağmen aslında İsrail'in titizlikle hazırlanmış bu planına hizmet ediyor. Bir başka çelişkili durum ise Özgür Özel'in izinden gittiği Deniz Gezmiş ve arkadaşları ile ilgili. Özgür Özel belliki Deniz Gezmiş'in de terörist olmadığını düşünüyor. Terörist olmayan Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu isminde Marksist Leninist bir örgüt kuruyorlar. Çaldıkları bir araba ile ABD Büyükelçiliğini tarayıp iki polisi ağır şekilde yaralıyorlar. Daha sonra 4 Amerikalıyı kaçırıp tutuklu arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep ediyorlar. Deniz Gezmiş yakalandıktan sonra onun terörist olmayan arkadaşları, 1 Kanadalı ve 2 İngiliz teknikeri kaçırıp Deniz Gezmiş'in serbest bırakılmasını talep ediyor. Bunu yapanların başında da İsrail Başkonsolosu'nu öldürmek suçundan aranan Mahir Çayan var. Askerler, Mahir Çayan ve arkadaşlarını Kızıldere'de sıkıştırıyor ve çıkan çatışmada biri hariç hepsi ölüyor. Solcular, rehineleri askerin öldürdüğünü, askerler ise solcuların öldürdüğünü söylüyor. Bu yukarıda anlattığım ve bugün solcuların da onayladığı bu olayların hiçbirisi Özgür Özel'e göre terör eylemi değil çünkü failleri solcular. Terör eylemi sayılması için işin içinde Müslümanların olması lazım. Bunları HAMAS yapmış olsaydı terör eylemi olurdu mesela. Özgür Özel, Kızıldere'deki 3 sivilin öldürülmesi olayında Türk devletinin açıklamasına değil de sol örgütçülerin iddiasına inanıyor. Deniz Gezmiş'in arkadaşları terörist olmadığına göre, hiç sivil de öldürmemiş olmaları gerekir değil mi? Yani Özgür Özel, bu olayda devletin yalan söylediğini düşünüyor. Gazze'de ise nedense hiç sorgulamadan İsrail devletinin doğru söylediğine inanıyor. Demek ki Özgür Özel, İsrail devletini, Türk devletinden daha güvenilir buluyor. Muhtemelen kendisine sorulsa, "onlar asker değil cuntacı" diyecektir. İyi de İsrail de soykırımcı ve işgalci değil mi? Darbeciye inanmıyorsun da soykırımcıya mı inanıyorsun Özgür Özel ?

Abese İrca

39,067 views • 10 months ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİMİZİ VE ŞEHİT KIBRIS TÜRKÜ KARDEŞLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ 110 yıl önce (22 Aralık 1914), kahraman Türk askerinin eşsiz vatan sevgisi ve üstün disiplin anlayışının simgesi Sarıkamış Harekâtı’na başlayan ve cesaretle ebediyete yürüyen aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ayrıca, 61 yıl önce (21 Aralık 1963) “Kanlı Noel” olarak anılan olaylarda Rum terör örgütü EOKA tarafından acımasızca şehit edilen Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi rahmetle anıyor, barbarca ve vahşice cinayetlerle insanlık suçu işleyenleri bir kez daha lanetliyoruz. SON 1 HAFTADA 41 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ PKK/KCK/PYD-YPG, DEAŞ ve FETÖ terör örgütleri başta olmak üzere her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve sınır ötesinde kesintisiz bir şekilde ve başarıyla icra edilen operasyonlarla; ▪️ Son bir haftada 41, ▪️ 1 Ocak’tan bugüne kadar ise 1.438’i Irak’ın, 1.521’i Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere 2 bin 959 terörist etkisiz hâle getirilmiştir. Geçtiğimiz hafta içerisinde barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı terörist daha Hudut Karakollarımıza teslim olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Irak’ın kuzeyindeki harekât alanlarımızda arama ve tarama faaliyetlerine devam etmektedir. Hafta içerisinde tespit edilen mağaralarda çok sayıda silah, mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirilmiştir. SURİYE’DE TERÖR ÖRGÜTLERİNE KARŞI ÖNLEYİCİ VE YOK EDİCİ TEDBİRLER ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ Yeni bir dönemin başladığı Suriye’de mevcut durum ve tüm gelişmeler yakından takip edilmekte; Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve saygın bir şekilde dönüşlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalara da devam edilmektedir. Bu kapsamda; ▪️ Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü desteklediğimizi, ▪️ Önceliğimizin ülkemizin ve Suriye’nin güvenliğine tehdit oluşturan PKK/YPG terör örgütünün tasfiyesi olduğunu, ▪️ Terör örgütlerine karşı önleyici ve yok edici tedbirler almaya devam edeceğimizi, ▪️ Suriye’deki yeni yönetimle terörle mücadele konusunda iş birliği içinde olunacağını bir kez daha vurguluyoruz. HUDUTLARDA 218 ŞAHIS YAKALANDI Teknolojik vasıtalarla desteklenmiş fiziki güvenlik tedbirleri ve tesis edilen çok katmanlı emniyet sistemi ile dünya standartlarında güvenliği sağlanan hudutlarımızda; ▪️ Son bir haftada 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 218 şahıs yakalanmış, 1.487 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. ▪️ Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 13 bin 745’e, engellenen kişi sayısı da 94 bin 813’e yükselmiştir. KAZAKİSTAN VE KATAR’IN BAĞIMSIZLIK GÜNLERİNİ KUTLUYORUZ Dünyanın en aktif ve en güçlü ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında, birçok harekât alanında aynı anda görev yapmakta geniş bir coğrafyada dünya güvenliği, barışı ve istikrarına önemli katkılar sağlamayı sürdürmektedir. Bu vesileyle dost ve kardeş ülkeler Kazakistan (16 Aralık) ve Katar’ın bağımsızlık günlerini (18 Aralık) buradan bir kez daha kutluyoruz. Sayın Bakanımız; ▪️ 12 Aralık’ta Azerbaycan Serhat Hizmetleri Komutanı ile ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşar Vekili'ni kabul etmiş, ▪️ 13 Aralık’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yapılan Bakanlığımızın 2025 yılı bütçe görüşmelerine katılmış, ▪️ 14 Aralık’ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı ile Suriye’deki son gelişmeler başta olmak üzere ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularının ele alındığı telefon görüşmesi gerçekleştirmiş, aynı gün Irak Savunma Bakanı ile Bakanlığımızda bir araya gelmiştir. ▪️ 16 Aralık’ta resmî davetlisi olarak Ankara’ya gelen Nijer Savunma Bakanı ile görüşen Sayın Bakanımız, ▪️ 17 Aralık’ta Darüsselam Büyükelçimizi, ▪️ 18 Aralık’ta Birleşik Krallık Savunma Tedarik ve Sanayi Devlet Bakanı'nı ve Azerbaycan’ın Savunma Bakan Yardımcısı'nı kabul etmiş, ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın Lübnan Başbakanı ile gerçekleştirdiği görüşmeye refakat etmiştir. Sayın Genelkurmay Başkanımız; ▪️ 16 Aralık’ta resmî davetlisi olarak Ankara’da bulunan Kuveyt Genelkurmay Başkanı Vekili'ni makamında ağırlamış, 17 Aralık’ta NATO Askerî Komite Başkanı ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş, 18 Aralık’ta 16’ncı Türkiye-Azerbaycan Üst Düzey Askerî Diyalog Toplantısı kapsamında Azerbaycan Savunma Bakan Yardımcısı ile bir araya gelmiştir. Kara Kuvvetleri Komutanımız, 13 Aralık’ta Nahçıvan Müstakil Karma Ordu Komutanı'nı kabul etmiş; Hava Kuvvetleri Komutanımız, 10-13 Aralık tarihleri arasında Azerbaycan’a resmî ziyarette bulunmuştur. İSRAİL’İN YASA DIŞI YERLEŞİMLERİNİ GENİŞLETME KARARINI ŞİDDETLE KINIYORUZ İsrail’in, 1967 yılından bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nde yasa dışı yerleşimleri genişletme kararı almasını şiddetle kınıyoruz. Gazze ve Batı Şeria’da uluslararası hukuku hiçe sayan İsrail, şimdi de Suriye’de hukuksuzluğuna devam etmekte ve toprak işgallerini sürdürmektedir. En kısa zamanda ateşkesin ilan edilmesi ve bölgesel istikrarın sağlanması şarttır. Suriye’deki son gelişmeler, İsrail’in Gazze’de kadınları ve çocukları öldürmeye devam ederek katliamlarını sürdürdüğü gerçeğini perdelememelidir. TSK EĞİTİM, TATBİKAT VE ULUSLARARASI GÖREVLERİNE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin harbe hazırlığının en üst seviyede tutulması maksadıyla ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerine de aralıksız devam edilmektedir. 17 Aralık’ta Pakistan’da başlayan Ay Yıldız Türkiye-Pakistan İkili Sat Tatbikatı, 26 Aralık’a kadar devam edecektir. NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komutası, 16 Aralık’ta Erdek/Balıkesir’de icra edilen törenle Romanya’dan devralınmıştır. Bosna Hersek’teki Avrupa Birliği Gücü Althea Harekâtı Manevra Bölüğü rotasyonu kapsamında, 1 Ocak 2025’te İtalya’dan görevi devralacak motorlu piyade bölüğümüz dün (18 Aralık) Bosna-Hersek’e intikale başlamıştır. Birliğimiz söz konusu görevi 30 Haziran 2026’ya kadar 18 ay süreyle üstlenecektir. ▪️ 12-18 Aralık tarihleri arasında Romanya Deniz Kuvvetlerine ait BALESCU tarafından Erdek’e liman ziyareti yapılmıştır. ▪️ 15-31 Aralık tarihleri arasında Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait SANGRAM gemisi tarafından Mersin’e liman ziyareti gerçekleştirilmektedir. ▪️ 23-26 Aralık tarihleri arasında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ORIKU gemisi tarafından İzmir’e liman ziyareti yapılacaktır. ▪️ 17 Aralık’ta NATO Güvence Tedbirleri kapsamında Romanya hava sahasında Havadan İhbar Kontrol uçağımız tarafından uçuş görevi yapılmıştır. ▪️ Bugün (19 Aralık) Romanya hava sahasında icra edilen Entegre Hava ve Füze Savunma Harekâtı faaliyetine ise 2 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanmaktadır. Katar’da gerçekleştirilen tatbikata katılan ve dönüş yolunda Ankara’daki Mürted Hava Üs Komutanlığımıza dün (18 Aralık) inen Birleşik Krallığa ait 2 adet Eurofighter bugün (19 Aralık) ülkemizden ayrılacaktır. DRAGONEYE-2 TERMAL KAMERANIN MUAYENE VE KABUL FAALİYETİ TAMAMLANDI Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kapsamlı ve büyük adımların atıldığı yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizin katkısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkinliği ve caydırıcılığı her geçen gün daha da artmaktadır. Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda “Dragoneye-2 Termal Kamera”nın muayene ve kabul faaliyeti tamamlanmıştır. İstanbul Tersanesi Komutanlığımız ile ASFAT ana yükleniciliğinde inşa edilen Hisar Sınıfı Açık Deniz Karakol Gemilerinden ilki olan ve şu ana dek en yüksek yerlilik oranına erişilerek üretilen AKHİSAR’ın deniz kabul testlerine 12 Aralık’ta başlanmıştır. 16 Aralık’ta Bakanlığımıza bağlı Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi tarafından dost ve kardeş ülke Kosova’da NATO standartlarında mühimmat üretecek modern bir fabrika inşası için imza töreni gerçekleştirilmiştir. 12-18 Aralık tarihleri arasında “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” kapsamında, Bakanlığımıza bağlı Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi, ASFAT, Askerî Tersanelerimiz ve Fabrikalarımızın bulunduğu 15 ilde yerli ve millî silah sergileri ve tanıtım faaliyetleri yapılarak öğrencilerimizle bir araya gelinmiştir. PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. “Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Millî Savunma Üniversitesine” personel alımı kapsamında; ▪️ 28 Kasım’da başlayan “Sözleşmeli Personel Temini” başvuruları 28 Aralık’a kadar ▪️ “Memur Temini” başvuruları ise 20 Aralık 2024-20 Ocak 2025 tarihleri arasında yapılabilecektir. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığı tarafından düzenlenen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 16-17 Aralık tarihlerinde Bolu’da Bakanlığımızın temin faaliyetleri anlatılarak ülkemizin savunma ve güvenliğinde yer almak isteyen gençlerimizle bir araya gelinmiştir. Sonuç olarak gücünü bağrından çıktığı asil Türk milletinin sevgisi ve güveninden alan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; kendisine tevdi edilen tüm görevleri, dün ve bugün olduğu gibi bundan sonra da başarıyla yerine getirme azim ve kararlılığındadır. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

35,580 views • 1 year ago

Rahmetli Baykal’a kaset kumpası fetöcülerin işiydi. Sn. Baykal istifa konuşmasında “Pensilvenya’’dan aldığım üzüntü ve destek mesajlarının samimiyetine inandığımı da söylemek istiyorum” demişti. Rahmetlinin kaset korkusu hala devam ediyordu ki 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra bile ‘ben ilk gün söyleyeceğimi söylemiştim. Onu geçersiz kılan bir veriyi de şu ana kadar yakalayamadım. O günden bugüne bir değişiklik olmadı’ demişti. Bu kumpastan hemen sonra zaten CHP Kurultayı vardı. Rahmetli Baykal Kurultay öncesi (kaset kumpasından önce) benimle görüşmüştü ve benim PM’de yer alacağımı söylemişti. Kurultay öncesi kaset kumpası ile Sn. Baykal harcanarak, Sn. Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığının yolu açıldı. 22 Mayıs 2010’da yapılan 33. Olağan Kurultayı ile Sn. Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığına geldi. Bu kurultayda PM Üyesi seçilenler çoğunlukla CHP kimliğine sahiptiler. Ancak 6 ay sonra 18 Aralık 2010’da yapılan 15. Olağanüstü Kurultayda Sn. Kılıçdaroğlu birkaç fetöcüyü PM Üyesi seçtirerek fetöyü CHP Genel Merkezine taşıdı. Bunları 2011 seçimlerinde Milletvekili listelerine de koydu. Milletvekili seçilenlerle de fetöyü TBMM’ye taşıdı. Bunlardan fetöden yargılanan oldu. Yurtdışına kaçan oldu. Gelinen noktada fetö Kılıçdaroğlu CHP’sini kullanıp attı. Şimdi kullanmakta olduğu Sn. Özgür Özel CHP’sini de atacaktır. 21 Temmuz 2015’te kişisel olmayan nedenlerle CHP’den istifa ettim. Tayyip Erdoğan düşmanlığı, PKK dostluğuna götürüyorsa, burada durmak lazım demiştim. Benim CHP’de Milletvekilliği sorunum yoktu. Nitekim CHP’den istifa etmeden önce yaptığım görüşmede Sn. Kılıçdaroğlu ‘Senin Milletvekilliği sorunun yok. Nereden istersen oradan olursun’ dediğinde ‘takdir edersiniz ki milletvekilliği uğruna, rahatsız olduğum konulara katlanmam kendime saygısızlık olur’ dedim. Erdoğan düşmanlğı ile fetöcülerle işbirliği yapanlar, fetö belasıyla mücadele edebilir mi? Bu nedenledir ki 2018 Seçimlerinde ben oyumu Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a vereceğimi ve verdiğimi açıkça ilan ettim. 2015’de CHP’den istifa ederek yaptığım açıklamalar nedeniyle; kimi muhalefet beni kendilerine ‘hainlik’ yapmakla ve iktidara ‘yakakalık’ yapmakla itham etti. İktidar cephesinden kimileri de beni iktidara ‘yalakalık’ yapmakla itham etti. İtham eden her iki kesim de beni maalesef anlamadı veya anlamazlıktan geldi. Gerçek olan şu ki : 11 yıl önce söylediklerimde haklı çıktım. Beni 11 yıl önce hainlikle ve yalakalıkla suçlayanların, vicdanları (varsa) sızlar mı, siz karar veriniz.

İhsan Özkes

30,695 views • 1 month ago

CHP'lilerin her fırsatta selâm gönderdiği, "Siyasî tutsak" diyerek demogoji yaptığı ve “Cözüm, TBMM'de, İmralı'da değil” diyerek hedef saptırdığı ortamda, o çok sevdikleri Selo, cezaevinden açıklama yaptı: "Ben neysem Öcalan da o! DEM, Öcalan'ın partisidir." “1- Sayın Öcalan’ın inisiyatif aldığı, Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Bahçeli’nin de büyük cesaretle sahiplendikleri, Sayın Özel başta olmak üzere muhalefetin de güçlü bir şekilde desteklediği barış girişimlerinin içindeyim, yanındayım, arkasındayım. Bu konuda Sayın Öcalan ile aramızda bir rekabetin, ayrılığın ya da çatışmanın sözü bile edilemez. Sayın Öcalan’ın rolü, misyonu ve tarihi sorumluluğu son derece önemlidir ve bunları ancak kendisi yerine getirebilir, ben dahil bir başkası değil. Benim demokratik siyasetteki rolüm ve misyonum da barış çabalarını destekleyecek ve tamamlayacak niteliktedir. Bunu da benim dışımda ve benim adıma kimsenin yerine getirme şansı yoktur. Bununla birlikte, İmralı ile Edirne koşullarında bu misyonu sağlıklı bir şekilde tamamlama imkanımız yoktur. Bu da bir gerçektir; dayatma, pazarlık veya koşul değildir. Umarım Meclis Komisyonu İmralı’ya gider ve ne demek istediğimi yerinde görür, gözlemler, ilk ağızdan tüm gerçekleri dinler. 2- Benim kimseye karşı kinim de nefretim de yoktur; öyle bir lüksüm de yoktur. Ola ki bir gün özgür koşullara kavuşursam ve kendileri de kabul ederlerse Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Sayın Özgür Özel, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Ali Babacan, Sayın Ahmet Davutoğlu, Sayın Fatih Erbakan, Sayın Erkan Baş, Sayın Mahmut Arıkan, Sayın Müsavat Dervişoğlu dahil olmak üzere tüm siyasi aktörlerle yüz yüze görüşmeyi, varsa öneri ve eleştirilerini dinlemeyi, kendi görüşlerimi ve ülkenin geleceği yararına düşüncelerimi samimiyetle paylaşmak isterim. Bunu da hiçbir siyasi ikbal, koltuk, makam, mevki hesabına girmeden içtenlikle yaparım. Eğer Sayın Cumhurbaşkanı demokratik reformlarla yeni bir sayfa açmayı ve ülkeyi bambaşka sosyal ve ekonomik koşullara taşımayı hedefleyen bir politikayı hayata geçirmeyi ciddiyetle ortaya koyarsa tıpkı barış sürecini koşulsuz desteklediğim gibi bunu da tereddütsüz desteklerim. 3- Ben siyasete Demokratik Toplum Partisi DTP’de girdim ve siyasi geleneğimizin bugünkü temsilcisi DEM Parti benim tek partimdir. Bir gün siyasette olma zorunluluğum ortaya çıksa bile benim evim, yuvam DEM Parti’dir. Başka parti kuracağıma, başka partiye geçeceğime yönelik her yorum sadece spekülasyondur. 4- Siyasi mücadele sadece siyasi partilerin çatısı altında yürütülmez. Yaşamın her alanı politiktir ve mücadele zeminidir. Aktif siyasette olmasam bile aktif mücadelenin her zaman içinde olmaya devam ediyorum, edeceğim. Belirttiklerim dışında her şey yakıştırmadır, yorumdur, spekülasyondur. Önce barışı, sonra adaleti, eşitliği ve kardeşliği hep birlikte sabırla, adım adım inşa edeceğiz. Umutsuzluğa, karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Mutlaka başaracağız. Şimdi gözümüz kulağımız, Meclis Komisyonunun alacağı cesur ve tarihi kararda olacak.” Selahattin Demirtaş 20 Kasım 2025 Edirne Cezaevi

NE KADAR OLDU?

15,880 views • 8 months ago

BOŞ YAPMAYI BIRAK DA BU SORULARA CEVAP VER ÖZGÜR😆..!! • 🥕Ekrem İmamoğlu’nun 38 taşınmaz mal varlığının 30 tanesini 2016 yılı sonrası edinmiş, • 🥕İmamoğlu şirketi 13 aracını ve 89 taşınmazının 65 tanesini 2017 yılından sonra almış, • 🥕Murat Gülibrahimoğlu 3 şahsi taşınmazını ve ortağı olduğu şirketlerle 52 adet taşınmaz ile 66 adet aracını 2021 yılı sonrası edinmiş, •🥕 Adem Soytekin’in hesaplarına 2024 yılından sonra 1.667.393.547,00 TL para girmiş, 1.158.906.372,00 TL para çıkmış, •🥕 Ercan Yıldız’ın 2014 yılına kadar sadece 1 adet dairesi varken, bir kısmı 2014–2019 arası, bir kısmı 2019 sonrası olmak üzere mesken, rezidans, villa, arsa ve tarladan oluşan 14 adet taşınmaz sahibi olmuş, •🥕 Ali Rıza Akyüz’ün 2021 öncesi 9 olan taşınmaz sayısı 2021 sonrası 20 olmuş, • 🥕Süleyman Atik’in 10 adet taşınmazının 9 tanesi 2021 yılı sonrası alınmış, • 🥕Turgut Tuncay Özbilgin’in 14 taşınmazının 11 tanesi 2023 yılı ve sonrası alınmış, •🥕 İbrahim Bülbül’ün 26 taşınmazının 1 tanesi 2012 yılı öncesi, 25 tanesi 2021 yılı sonrası alınmış; ayrıca bu kişinin sahibi olduğu şirketin 2019 yılı sonrasında mal varlığında çok ciddi artış olmuş, bu şahıs firari imiş, • 🥕Emrah Bağdatlı’nın şirketi 2021 yılında zarar göstermiş, 2022 yılında kârlılığı artmış, 2023 yılında kârlılığı devam etmiş, 2024 yılında bir önceki yıla göre %569 kâr artışı göstermiş, •🥕 Murat Kapki’nin hesabındaki hareketlerde 2022 yıllarında çok ciddi artış olmuş; 2017–2025 yılları arasında hesabına 1.934.736.413,00 TL para girmiş, hesabından 1.953.291.431,00 TL para çıkmış; taşınmaz satışlarından elde ettiği paraları kendi ve eşinin hesaplarından ABD’deki bankalara aktarmış, •🥕 Hüseyin Köksal’ın banka hesaplarına 2017 ile 2025 yılları arasında 868.382.428,00 TL para girişi ve 894.411.215,00 TL para çıkışı tespit edilmiş, • 🥕Sarp Yalçınkaya 81 adet taşınmazından 1 adedini 2000 yılı öncesi, 4 adedini 2015–2017 arası, 32 adedini 2018 yılı sonrası, 44 adedini de 2019–2024 yılları arası almış; bunlar arasında akaryakıt istasyonları, dükkânlar, meskenler, iş yerleri ve tarlalar varmış, •🥕 Necati Özkan’ın banka hesaplarına 2017 ile 2024 yılları arasında 1.869.351.563,00 TL para girişi, 1.825.593.248,00 TL para çıkışı olduğu belirlenmiş; yine hesaplarına 33.457.523,00 TL nakit yatırdığı, 10.726.438,00 TL nakit çektiği belirlenmiş, • 🥕Tuncay Yılmaz’ın 2014 öncesinde 2 adet taşınmazı var iken (arsa ve çayır), 2019 yılından sonra dükkân, arsa, tarla ve meskenlerden oluşan 22 adet daha taşınmaz aldığı görülmüş. Diyerek tespitlerini yapmıştır. İddianame, orta seviyede zekâya sahip bir insanın anlayabileceği şekilde örgüt arasındaki ilişkileri, bağı ve mal artışlarındaki şüpheli durumları 3.739 sayfada açıklamış, değerlendirmiş ve suçluların cezalandırılması için mahkemeye sunmuştur. İçerisinde bulunduğunuz siyasi hareket olarak 2015–2016 yıllarından bu yana ülkede büyük bir ekonomik kriz olduğunu iddia etmekte ve tencere-tava çalarak meydanlarda dolaşmaktasınız. Bu sebeple soruyorum: 🥕1. İddianamede belirtilen şüphelilerin 2016–2017 yıllarından sonraki mal varlıklarındaki astronomik artışları nasıl değerlendireceksiniz? 🥕2. Her şeyin iddianamede çok açık bir şekilde ortaya konmuş olmasına rağmen gerçekleri söylememeyi ve susmayı mı tercih edeceksiniz? 🥕3. Gerçekleri konuşmamayı ve susmayı tercih ederseniz dilinize pelesenk olmuş, ancak hiçbir zaman gerçek anlamda peşinden koşmadığınız “Hak, hukuk, adalet” söyleminizden vazgeçecek misiniz? 🥕 Yoksa “mış, miş, muş” diyerek güneşi balçıkla sıvama gayretinize devam mı edeceksiniz??? B U Y U R U N.. Mikrofon sende Özgür..😆 CHP NANAY

Kumandan

137,524 views • 9 months ago