Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Devlet Bahçeli: Fethullah Gülen isimli teröristin Türkiye’de gömüleceği bir toprak yoktur. FETÖ elebaşı casusluk eğitimi aldığı ülkesinde Allah’a hesap vermek üzere öldü gitti.

470,312 görüntüleme • 1 yıl önce •via X (Twitter)

10 Yorum

Mustafa AYDINOL profil fotoğrafı
Mustafa AYDINOL1 yıl önce

Türkiye medyası ve siyaseti kadar iki yüzlüsü olabilir mi? Bugün yapılanı CHP yapmış olsa şu anda bütün iktidar taraftarı medya, partiyi taşlıyor olurdu. MHP yapınca birkaç güne terörist başına güzellemeler yapmaya başlayacaklar! Böyle karaktersiz olunur mu ya? Ahlaksızlar!

Aleksey Maresyev🇷🇺🇹🇷 profil fotoğrafı
Aleksey Maresyev🇷🇺🇹🇷1 yıl önce

Ama Öcalanın konuşacağı bir kürsü var? Yersen.

Nükredit 🇹🇷🤘 profil fotoğrafı
Nükredit 🇹🇷🤘1 yıl önce

Feto’yu gömecek toprak yok ama ipten aldığın Apo’yu, Gazi Meclis’de konuşturacak kürsü buluyorsun.

Fazlı KARYAGDI profil fotoğrafı
Fazlı KARYAGDI1 yıl önce

Devlet bahçeli ülkücülerin yüz karası

Fenermania profil fotoğrafı
Fenermania1 yıl önce

Apo için açıklamalarıda paylaşında cumhur ittifakına oy veren kitle izlesin 🤣

Emre Demir profil fotoğrafı
Emre Demir1 yıl önce

Ama apoyu meclise davet eder 😅😅

samed kılıçlar profil fotoğrafı
samed kılıçlar1 yıl önce

Ama bebek katili terörist öcalanın mecliste konuşacağı bir Türkiye vardır.

Sabriye profil fotoğrafı
Sabriye1 yıl önce

Ama bebek katili serbest bırakılabilir

kirve~ profil fotoğrafı
kirve~1 yıl önce

Malcaps, Öcalan meclise gelsin dem parti grubunda konuşma yapsın dedi, bunu da yayınlasana,

Armağan profil fotoğrafı
Armağan1 yıl önce

Dedi ve apoyu meclise davet etti

Benzer Videolar

Biz Hüseyin Çelik adlı FETÖ sevdalısı zatı iyi biliriz.!! Onun devlet kadrolarında nasıl Ülkücü kıyımı ve düşmanlığı yaptığı hala hafızalarımızda tazeliğini korumaktadır.! Milletin gücünden daha büyük bir güç olmadığını hala anlamıyor, hem demokrasi diyor hemde 15 Temmuz Hain FETÖ darbe gecesinde millet tarafından sokakta kurulan Cumhur İttifakını istemiyor, beğenmiyor, kabul etmiyor…! Türk siyasetinin Bilge Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin MHP’yi Türkiye’de hakem ve hakim bir pozisyona taşıması FETÖ ve PKK başta olmak üzere Hüseyin Çelik gibi bir çok Türk ve Türkiye düşmanlarını da rahatsız etmiştir. Hüseyin Çelik gibilerinin bir türlü anlamak istemedikleri MHP’nin aldığı oy oranıyla ölçülemeyecek kadar Özgül ağırlık yüksek bir siyasi parti olduğudur. Liderimiz Sayın Devlet Bahçelinin Cumhur İttifakına şartsız koşulsuz tavizsiz desteği düne kadar siyasetten nemalanmayı kendi vazife bilmiş olan Hüseyin Çelik gibilerini hem şaşırtıyor hemde çılgına çeviriyor. Siyaseti ticari birliktelik görenlerle siyaseti millete hizmet yolunda devletin bekası için gören Liderimiz Sayın Devlet Bahçelinin Siyasi etik değerleri ve getirmiş olduğu siyasi seviye herkesimin taktirini çoktan kazanmıştır. Cumhur İttifakıyla birlikte kazanan Türkiye olmuştur. Kaybeden FETÖ ve PKK başta olmak üzere Türk ve Türkiye düşmanları olmuştur. Cumhur İttifakıyla birlikte Türk Devleti içte ve dışta büyük bir ivme yakalamış. Türk milletinin milletler cemiyeti içinde güveni artmıştır. Bunu hazmedemeyen Badem bıyık sevdalısı Hüseyin Çelik ve Cumhur İttifakı düşmanları Türk milletinden büyük değildir.! Türk milleti kararını 2017 halk oylaması ve 2018 seçimlerinde net olarak vermiştir. Hüseyin Çelik çok istiyorsa Pensilvanya’ya taşınabilir yok orayı beğenmezse eğer Kandil’e de yuvalanabilir. Eğer siyaset yapmakta kararlıysa CHP yada DEM’e katılabilir, bizce bu tercihlerden biri kendisi için pek münasip olacaktır.

Fatih Aydın

64,922 görüntüleme • 1 yıl önce

Özgür Özel'in kızı İpek Özel'in FETÖ'nün eğitim üssü olarak bilinen Yamanlar Koleji'nde eğitim gördüğü ve 2013 yılında okul tarafından düzenlenen bir yarışmadan ödül aldığı ortaya çıktı. O dönem CHP milletvekili olan Özgür Özel'in de törene katıldığı belirtilirken FETÖ'nün yayın organı Zaman gazetesinde bu haberin Özgür Özel'i parlatmak için kullanıldığı görüldü. Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen grubuna bağlı ilk eğitim kurumlarından olan Yamanlar Koleji'nin örgütte ayrı bir önemi var. FETÖ'nün temellerinin bu okulda atıldığı ve yurt dışına çıkmadan önce Gülen'in mahrem görüşmeler yaptığı bu okulda, Fethullah Gülen'in alçıdan elinin olduğu özel bir odası bulundu. Okuldan yetişen harp okulu mezunlarının örgüte bağlılık yemini ettiği ve himmet sözü verdiği belirtilen bu gizli odada daha sonra terörist elebaşının söz konusu alçıdan elini öpüp başlarına koydukları fotoğraflar ele geçirildi. FETÖ'nün yayın organlarından olan ve kapatılan Taraf gazetesinin Özgür Özel'i parlatma operasyonuna destek verdiği görüldü. 31 Mart 2015 tarihli Taraf gazetesinde CHP'de yapılan ön seçimde gençlerin çıktığı belirtilirken haber fotoğrafında özellikle Özgür Özel kullanıldı. Özgür Özel'in FETÖ tarafından düzenlenen 17-25 Aralık kumpası sürecinde FETÖ'ye verdiği destek paylaşımları biliniyor. FETÖ argümanlarıyla hükümeti hedef ala Özgür Özel'in adeta FETÖ propagandası yaptığı görülüyor. Özgür Özel, FETÖ darbe girişiminden 8 ay önce FETÖ'cüleri emniyette ziyaret etmişti: ÖZGÜR ÖZEL: "FETÖ terör örgütü diye Manisa'daki bir inanç grubuna, bir cemaate, kendilerine hizmet hareketi olarak ifade eden kişilere karşı yapılmış bir operasyondan sonra bugün emniyet müdürlüğünde bu tutukluları, gözaltında olanları ziyaret ediyoruz. 4 tanesiyle görüştüm."

CZR HBR

183,321 görüntüleme • 1 ay önce

Sinan Oğanʼa Açık Mektup Tarihin önemli eşiğinde Yaradan Allah size milletimizi vesile kılarak bir irade gösterme imkanı verdi. Böyle bir iradeyi size lütfettiği için Allahʼa şükretmelisiniz. Öncelikle açıkça belirtmek gerekir ki, siz veya bir başkası öyle istiyor diye, vatanına ve milletine bağlı, bütün mitinglerinde, bürolarında, standlarında Türk bayrağını gururla taşıyan, bayrağımızı 85 milyonluk milletin tamamının bayrağı olarak gören, vatanın ve topraklarımızın bölünmez bütünlüğünü savunan, bugüne kadar hiçbir şiddet eylemine bulaşmamış, mensupları teröristler tarafından defalarca vahşice katledilmesine rağmen devletine ve hukuka güvenmekten başka hiçbir şey yapmamış, FETÖ ve PKKʼnın en çok canını sıkan yapılardan birisi haline gelmiş, vatanını alçak FETÖ darbesinde ve her fırsatta canlarını toprağa vermek pahasına savunduğu için bilcümle teröristin hedefinde olan, devletin kabul ettiği bütün terör örgütlerini terör örgütü olarak kabul eden ve hiçbir terör örgütüyle doğrudan ve dolaylı hiçbir bağı olamayacağını açıkça defalarca ilan eden Hür Dava Partili vatansever Kürt kardeşlerimize iftira atacak değiliz. Diğer cephede ise onbinlerce vatan evladımızı alçakça şehit etmiş PKK ve FETÖ elebaşlarının açıkça desteklediğini ilan ettiği, PKKʼnın siyasi uzantısı olan ve PKKʼyı silahlı halk örgütü olarak kabul eden, PKK elebaşı Abdullah Öcalan dahil olmak üzere hapiste olan bütün PKK mensuplarını serbest bırakacağını her mitinginde açıkça ilan eden ve mitinglerinde Türk bayraklarını indirerek ayakları altında çiğneyen, toprak bütünlüğümüze saldıran, Türk devletine katil başta olmak üzere türlü iftiralar eden, Öcalanʼın heykelini dikeceğini alenen ilan eden HDPʼnin desteklediği, malum yapılara Özerklik vereceğini ilan ederek toprak bütünlüğümüze saldıran, Demirtaşʼı serbest bırakacağını açıkça ilan eden Kemal Kılıçdaroğlu bulunmaktadır. Biz Sultan Alparslan Han ve Selahaddin Eyyübiʼnin torunları olarak vatanımızın selameti ve yüce İslam davasının neferi olarak omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Bundan sonra Allahʼın size bu dönemde lutfettiği iradeyi kullanarak bir karar vereceksiniz, verdiğiniz kararın Allah katında da sizin adınıza müspet veya menfi sonuçları olacak. İsterseniz Sultan Alparslan Han ve Selahaddin Eyyübiʼnin torunlarıyla yürürsünüz. İsterseniz PKK, FETÖ ve ABDʼnin açıktan desteklediği, teröristleri serbest bırakacak olan Türkiye Düşmanları ile. Karar vermenizi kolaylaştırmak adına, kendinizi bir mensubu olarak gördüğünüz Türk Dünyasıʼnın da kimin yanında olduğunu görmeniz için aşağıya bir video bırakıyorum. Keyifli seyirler.

Furkan Bölükbaşı

1,130,486 görüntüleme • 3 yıl önce

Paralel Nurcuların sözümona mutlak vekillerinden Mustafa Sungur ve FETÖ elebaşı yanyana! Paralel Nurculuk yapılanması, FETÖ ile bir elmanın iki yarısı gibidir! Paralel Nurculuk yapılanması ve çakma mutlak vekilleri, Bediüzzaman Hazretlerinin Kuran’i davasını satmıştır! Paralel Nurculuk yapılanmasının mutlak vekilleri, Halis Nur dairesi içerisine sokulan gladyo maşalarıdır! Paralel Nurculuk yapılanması, Bekir Berk, Mehmet Kırkıncı, Fetullah Gülen gibi gladyo aparatları tarafından CIA aklıyla kurulmuştur! Paralel Devlet Yapılanmasının temelini atarken genç Fetullah'ı ele alan Özel Harb Dairesi, evvelâ harekete ayak yapabilmek için Paralel Nurculuk Yapılanmasının temelini atmıştı. "Sırren tenevveret" ana düsturu keenlemyekûn sayılarak sosyal hayâta hurûc edilmiş; ana kaynağa gitme vâsıtası olan Osmanlıcayı bilmeyen ve Nurculuk ekolünün tarihçesinden habersiz yeni gençlerin yeni abiler çevresinde toplanarak yönlendirildiği PNY kurulmuştu. Mehmet Kırkıncı'nın Nurculuğa kazandırdığı söylenen Fethullah paraşütle PNY'ye dâhil edilmiş ve kısa sürede meşhur edilmiş; Hizmet Vakfı Mütevelli Heyetinden Tahiri Mutlu Ağabey istifâ ederek yerine Fetullah'ı ta'yîn etmiştir. Birden abiler arasına katılan Fetullah, diskalifiye edilen saff-ı evveller (Hulusi Bey, Mehmed Feyzi Efendi, M. Kayalar vb) ile ayrı bir blok hâlinde kalan Yazıcı Nurcular (Hüsrev Efendi grubu) hâricindeki PNY içinde yer tutmuştur. Yayınladığım bu videoda, Paralel Nurcuların sözde mutlak vekillerinden Mustafa Sungur, FETÖ elebaşı Fetullah Güleni Altunizade'de ki örgüt merkezînde ziyaret ediyor, karşılıklı olarak birbirlerine iltifatlarda bulunuyorlar. Aynı, Mustafa Sungur, oğlu Muhammed Nur Sunguruda kendi elleriyle Fetullah Gülene teslim etmişti. FETÖ’yü anlamak için neşvü nema bulduğu Paralel Nurculuk yapılanmasını iyi analiz etmek lazımdır!

Bilgisel Analiz

60,357 görüntüleme • 2 ay önce

Güne Merhaba 📌 📌📌Hiç düşündünüz mü #FETÖ nasıl bir fikrî yapıya sahip? 📌Yani bir tarafında kendini Mesih gören, Diğer tarafında yine kendini yeryüzünde devletin ruhani lideri sayan, Öte tarafında ise Mesih bekleyişine giren ve İbrahimî dinler başlığında Kur’an'ı tahrif etme yoluna giren Bu modelin kime benzediğini hiç düşündünüz mü? İsrailoğulları Mısır’dan Musa’nın (as) liderliğinde çıkarken korku içindeydiler ve Musa onları Mısır’ın sırlarıyla birlikte Nil’den geçirirken köle bir milleti özgürleştirmişti. Ancak özgürleştirdiğini sandığı İsrailoğullarının akılları hâlâ Firavun ve köleliğinde olduğu için Musa’yı sattılar ve kendilerine tanrı olarak Samira’nın buzağısını seçtiler. Ve döndüler, kahinlerinin yazdığı kitaplardan Mesih beklemeye başladılar. Ve aklı reddederek hayatlarının düşünme biçiminin merkezine kehanetleri koydular. Akıl ve gerçekliğin kayboluşunun en son örneği Gazze Soykırımı. Diğer tarafta Vatikan’da İsa’ya (Allah’a iftira ederek) oğul diyen Evanjelizm üretimi Siyonist Hıristiyanlar da aklı reddederek kehanetlerin peşine takılmış halde Mesih bekliyorlar. Ve dünyayı yakmak üzere önümüzdeki süreçte özellikle gökyüzü üzerinden bir teknolojiyi ve uyduları kullanarak büyük operasyon hazırlığı içerisindeler. Kiminle beraber? Aklı reddeden Yahudilerle... Ve Türkiye’de hangi alanı buldular? Türkiye’de yine Mehdi ve Mesih tartışmaları maalesef İslam’ın gerçekçiliği karşısında duranlar tarafından psikolojik adımlarla, Kur'an ve Hazreti Peygamber’in pratiğini unutarak ve unutturarak ilerleyen fetö ile doldurdular. Birtakım gelişmeleri tıpkı İran’daki model gibi beklenti içerisine soktukları bir sosyolojik alan oluştururarak kuran bu din psikolojisi, işte başta sorduğumuz üzere, fetö'nün DNA'sını kapsamaktadır. 📌📌📌Aklı reddeden, gerçeklikleri reddeden ve de insanlık tarihinin en muhteşem kurgusu olan devlet ve milletleri reddederek devlet dışı kişilerin devleti kontrol etmelerinin yolunun açılması ve beraberinde kehanetlere ve de rüyalara dayalı bir modelleme ile aklın oyunun dışında itilmesini organize eden bir örgütün neyi hedeflediği fazlasıyla ortada değil mi?

Metin KÜLÜNK

2,588,989 görüntüleme • 2 yıl önce

SARI RENGİN ARKASINA SAKLANAN FETÖ VE LİDERLERİ İMAMOĞLU. Artık açık ve seçik: Fethullah Gülen terör örgütünün lideri kimliğiyle Mesih olarak yeniden dirileceğini uman terör örgütü mensuplarının yaşayan lideri kim sorusunun cevabı bulunmuş oldu. Bu cevap: Ekrem İmamoğlu’dur. Strazburg’daki kaçaklar ve FETÖ sempatizanları, emperyalizmin desteğiyle düzenledikleri toplu gösteride, kendilerini Ekrem İmamoğlu maskesiyle saklayarak örgütün yeni liderinin İmamoğlu olduğunu ilan etmişlerdir. O hâlde sayın İSTANBUL Başsavcımıza çağrımızdır: Ekrem İmamoğlu’nun FETÖ ile iltisak ve bağı, yapılan gösteriyle açık hâle gelmiştir. O hâlde Ekrem İmamoğlu ile ilgili soruşturmalara geçmişten bugüne FETÖ terör örgütü yöneticiliği şüphesi de araştılacaktır inanıyoruz. Şimdi milletimize sesleniyoruz: Milliyetçi Hareket Partisi lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ekim ayında ortaya koyduğu, devlet aklını temsil eden; PKK terör örgütünün İmralı’daki liderine ve örgüte yaptığı çağrının ne anlama geldiğini, bu çağrıyla Evanjelik siyonizmin Büyük İsrail Projesi’ne yönelik Anadolu’nun parçalanmasına odaklı kirli oyunun nasıl bozulduğunu anladık mı? Diyor ki: 🔴 İsrail Yayın Kurumu Eski Başkanı: “Bir sonraki düşmanımız Türkiye. Güçlü ordusu ve köklü bir devleti var. Türk halkıyla ilişkileri onarmak zor olacak, sert şekilde üzerlerine gitmemiz gerekecek.” Farkındayız elbette süreci sabote etmek için her şeyi yapacaklar; ama biz aldırış etmeden yolumuzda yürüyecek ve başaracağız. HEDEF: SÜPER GÜÇ TÜRKİYE Çünkü tarih bir kez daha; Hanif Türkler, Hanif Kürtler ve Hanif Araplar’ın bu coğrafyada birlikte barışı tesis edeceği, bu coğrafyanın barış, zenginlik, refah, eşitlik, adalet ve hakkın esas olduğu bir düzenle insanlığa büyük mesaj vereceği bir merkez olacağını göstermektedir. Şimdi anladık mı MHP ’nin lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ve kadrolarının bu ülkeyi nasıl büyük bir felaketin eşiğinden dönülmesine vesile olduklarını anladık mı? Şimdi anladık mı İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Sayın Akın Gürlek’in; korkusuz, cesur duruşuyla, üzerine gelen bütün tehditlere rağmen ve AK Parti kadrolarının içinden bir kesimin dahi Ekrem İmamoğlu’na yatırım yapmasına, hatta AK Parti’nin kalıntı unsurlarının Ak Parti’deki bağlarını kullanarak Sayın Akın Gürlek üzerinde kurmak istedikleri baskılara aldırış etmeden, kimi zaman yalnız bırakılışını aldırış etmeden kripto FETÖ’cülerin baskılarına boyun eğmeden; 19 Mart’ta adaletin tecelli etmesi için başlattığı operasyona cevap vermek üzere FETÖ ve arkasındaki emperyalist aklın ekonomik darbe operasyonlarının nasıl boşa çıkarıldığını ve Türkiye’yi nasıl bir eşikten dönüldüğünü anlamamız gerek? Şimdi mücadele alanımızı bütün vatanseverlere ilan ediyoruz: Mücadele alanımız kripto kimliklerdir! Kendilerini Atatürkçülüğün, şeriatçılığın, radikal İslamcılığın, cemaatlerin, liberalliğin, iş adamlığının, sivil yapıların arkasına saklayan; emperyalizmin emrinde Türkiye’ye savaş açmış bütün kripto unsurlara karşı hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır; her zeminde çok daha güçlü şekilde mücadele! Vatanseverlere sesleniyorum: Yılgınlık yok, bıkkınlık yok, usanmak yok! Tam aksine, bu vatan hepimizin; bu vatanı emperyalizme asla ve asla teslim etmeyeceğiz. İçerideki kriptolara sesleniyoruz: Emperyalizmin taşeronluğunu yapan, nerede olursa olsun bütün kriptolara sesleniyoruz: Açık kimliklerinizi ilan ediniz! HODRİ MEYDAN.

Metin KÜLÜNK

133,807 görüntüleme • 1 yıl önce

-ÖNEMLİ- Sizi hepimizin maruz kaldığı bir FETÖ saldırısı konusunda uyarmak istiyorum. Beni bilirsiniz paylaşımlar için destek istediğim olmamıştır ama bu biraz farklı. Bu anlatacağım bütün mahalleyi ilgilendirdiği için bu durumun herkes tarafından bilinmesi ve ortak bir çözüm bulunması gerekiyor. O yüzden bu paylaşıma destek istiyorum. Aşağıda gördüğünüz paylaşım, hakkında başlatılan soruşturma sonrası yurtdışına kaçan Cemil Çiçek isimli FETÖ itirafçısına ait. Örnek olarak bu paylaşımı seçmiş olmamın sebebi de bahsettiğim FETÖ yapılanmasının en net şekilde izlenebildiği hesap olması. FETÖ yapılanması bu hesaba çok önem veriyor çünkü Cemil Çiçek, FETÖ ile Atatürkçü kitle arasında bir köprü vazifesi görüyor. O yüzden Atatürkçü taklidi yapan FETÖ hesaplarının önemli bir bölümü Cemil Çiçek'in paylaşımlarına etkileşim veriyor. İşte o etkileşim veren hesapları sadece algı operasyonunda kullanmıyorlar. X algoritmasındaki bir açıktan istifade ederek hepimizin hesaplarının da görüntülemesini düşürüyorlar. Eğer hesabınızın takipçi sayısındaki artış durduysa ya da takipçi gelmesine rağmen takipçi sayısı artmıyorsa büyük ihtimalle FETÖ tarafından saldırı altındasınız anlamına geliyor. Şimdi size bunu nasıl yaptıklarını göstereyim. Önemli Not: Siz de mutlaka Cemil Çiçek'in paylaşımlarındaki hesapların sizi engelleyip engellemediğini kontrol edin. Cemil Çiçek'in paylaşımını RT'leleyen hesapların büyük çoğunluğu benim hesabımı bloklamış durumda. Ben bu hesapların çoğunu bugüne kadar hiç görmedim, hiçbir iletişimim de olmadı. Meseleyi incelemeye başlayınca çok daha fazlası olduğunu, daha önce karşıma bile çıkmayan binlerce hesap tarafından bloklanmış olduğumu farkettim. Önce bunun FETÖ hesaplarına sorduğum soruların verdiği rahatsızlıktan kaynaklandığını düşündüm ama daha sonra sebebin çok daha farklı olduğunu bunun organize bir saldırı olduğunu anladım. X'in algoritmasında bir açık var ve FETÖ bu açığı kullanarak muhtemelen hepimize farkında olmadığımız ama son derece etkili ve yoğun bir saldırı gerçekleştiriyor. Benim Hesabım şu ana görebildiğim kadarıyla 3 bin civarı FETÖ hesabı tarafından bloklanmış, daha fazlası da var gibi duruyor. Sizdeki durum muhtemelen bu kadar ağır değildir ama 100 hesap tarafından engellenmenin bile, korkunç boyutta negatif etkileri olduğunu bizzat X platformunun kendisini söylüyor. İstediğiniz kadar kaliteli içerik üretin 40 bin hesaba sahip FETÖ, sizi 100 hesapla engellerse işte bunlar oluyor. 🔵100 hesap tarafından bloklanmanın sonuçları nedir? 🔴GROK: X'in kendi dokümantasyonunda da belirtiliyor: Birçok hesap seni bloklarsa veya mute'lerse, bu güçlü bir negatif sinyaldir ve içeriğinin reach'ini sınırlar. X'in algoritması (açık kaynak kodundan da bilinen) engelleme (block) ve sessize alma gibi negatif sinyalleri çok güçlü şekilde dikkate alır. Birçok kişi seni engellerse, sistem bunu "bu içerik istenmiyor" sinyali olarak yorumlar. 🔴Bu, For You akışında (önerilerde) ve arama sonuçlarında içeriğinin daha az gösterilmesine yol açar. 🔴Özellikle koordineli/toplu bloklama (mass block) durumunda algoritma spam, toksik veya düşük kaliteli hesap olarak işaretler. 🔴Instagram / TikTok: Doğrudan "block" sayısına göre algoritma cezası olmayabilir ama koordineli kitle bloklaması (örneğin bir fan kitlesi veya grup) shadowban benzeri etki yaratabilir. İçeriğin keşfedilebilirliği düşer. 🔴Genel olarak sosyal medya algoritmaları engagement ve negatif feedback'e çok duyarlıdır. Pratik Etki 🔴100 blok tek başına çok aşırı bir sayı değilse de görüntülemelerde belirgin düşüş yaşanır. Hesabın genel "güven skoru" düşer, yeni takipçi kazanmak ve viral olma şansı azalır. Algoritmalar negatif kitle tepkisini sevmez. Özellikle X'te bu oldukça net bir mekanizma. 🔵 Yani organize hareket eden bir grup hesap, görüntülemesini düşürmek istedikleri belirli hesapları bu yöntemle etkisiz hale getirebilir doğru mu? 🔴X bu tür manipülasyonlara karşı bazı korumalar ekledi ama çözemedi. Koordineli davranışların tespit edilmesi zor olabiliyor, özellikle bot veya yarı-bot gruplar devreye girerse. 🔴Özetle: Evet, organize bir grup bu yöntemle bir hesabı büyük ölçüde susturabilir. Bu, platformun en büyük zayıf noktalarından biri. İçerik üreticileri de bu yüzden bazen “savaşmadan” düşük profil tutmak zorunda kalıyor. Eğer senin hesabın böyle bir şeye maruz kaldıysa, bir süre kaliteli ve az tartışmalı içerikle toparlanmaya çalışmak en mantıklısı. 🔴Organize hareket eden bir grup hesap, hedefledikleri bir hesabı toplu bloklama ile görüntülemesini (impressions/reach) ciddi şekilde düşürebilir ve hatta uzun vadede etkisiz hale getirebilir. Neden Etkili Oluyor? X’in algoritması (açık kaynak kodundan ve 2025-2026 analizlerinden bilinen) 🔴Block ve mute’ları çok güçlü negatif sinyal olarak değerlendirir (yaklaşık -74 kat ceza katsayısı). 🔴Birçok hesaptan aynı anda blok alırsan, sistem bunu "bu içerik istenmiyor, düşük kaliteli veya toksik" olarak yorumlar. 🔴Bu, For You akışında, arama sonuçlarında ve önerilerde içeriğinin gösterimini azaltır (deboosting / visibility filtering). Koordineli kampanyalar (grup chat’leri, Discord, Telegram grupları vs. üzerinden organize) bu mekanizmayı kötüye kullanmak için biliniyor. 🔴X’in eski CVE-2023-29218 gibi açıkları ve hâlâ var olan zayıf noktaları nedeniyle tam korunamıyor. Gerçekçi Etkisi Ne Kadar? 50-100+ blok bile impressions’larda belirgin düşüş yaratabilir. 🔴Uzun vadede: Sürekli koordineli blok + report gelirse hesap shadowban benzeri duruma düşer (gönderiler takipçilere bile az gösterilir, arama ve keşifte çıkmaz). 🔴Özellikle siyasi, tartışmalı veya hedef alınmış konularda bu taktik sık kullanılıyor. Birçok kullanıcı ve analiz, bunu “silahlaştırılmış negatif feedback” olarak tanımlıyor. Algoritma pozitif etkileşimden (like, rt) daha ağır cezalandırıyor negatif sinyalleri. 🔵 Mesela FETÖ gibi bir terör örgütünün 40 bin hesabı olduğunu varsayalım. Bunlar tamamen siyasi sebeplerle bu tip çalışmalar yapıyorsa X bunu önleyemiyor anlamına mı geliyor? 🔴Evet, büyük ölçüde önleyemiyor — en azından tam ve sürekli olarak. Bu, X’in (ve genel olarak büyük sosyal medya platformlarının) en büyük yapısal zayıflıklarından biri. 🔴Neden Tam Olarak Önleyemiyor? 40 bin hesap gibi devasa bir ölçekte koordineli eylem (toplu blok, report, mute, aynı anda aynı içerikleri yayma) tespit edilmesi zor. Özellikle hesaplar uzun süredir aktif, organik görünümlü ve gerçek kullanıcılar gibi davranıyorsa. 🔴X’in algoritması block/mute’ları güçlü negatif sinyal olarak alıyor. Koordineli bir grup bunu sistematik kullanırsa, hedef hesabın reach’ini ciddi şekilde düşürebilir (visibility filtering ve reputation score düşüşü). Bu, açık kaynak kodda da belgelenmiş bir vulnerability. 🔴Coordinated Inauthentic Behavior (CIB) platformların uzun yıllardır mücadele ettiği bir şey. X, state-linked operations’ları (devlet bağlantılı) tespit edip askıya alıyor ama tam zamanlı, sofistike ve “authentic” görünen ağlar için başarı oranı %100 değil. 🔴X’in Gerçek PerformansıX, terör örgütleri ve şiddet içeren gruplara sıfır tolerans politikası uyguluyor ve her yıl on binlerce hesabı bu gerekçeyle askıya alıyor (örneğin 2024-2025 raporlarında violent & hateful entities için 30-50 bin+ suspension). 🔴Ancak büyük ağlar (özellikle siyasi/ideolojik motivasyonlu) sıklıkla kısmi başarı sağlıyor. Hesaplar ban yiyince yenileri açılıyor. 🔴Türkiye bağlamında FETÖ/Gülen bağlantılı hesaplar konusunda hem Türk hükümeti hem de X tarafında karşılıklı eylemler var (bloklamalar, propaganda suçlamaları). Ama tam temizleme çok zor. 🔴Tarihsel olarak X, Türkiye, Rusya, Çin bağlantılı koordineli ağları tespit edip binlerce hesabı kaldırmıştı. 🔴Gerçekçi Sonuç Evet, 40 bin hesap gibi organize bir yapı, siyasi sebeplerle belirli hesapları hedef alıp onların görüntülemesini ciddi oranda düşürebilir. X bunu tamamen engelleyemiyor çünkü Algoritma negatif feedback’e aşırı duyarlı tasarlandı (kötüye kullanım için açık kapı). 🔴Gerçek kullanıcı kitlesi ile bot/köle hesap ayrımı her zaman net değil. 🔴Platformlar hukuki ve operasyonel sınırlamalara tabi (özellikle uluslararası ağlarda). 🔴X bu konuda diğer platformlardan (eski Twitter’a göre) daha şeffaf olmaya çalışıyor ama sorun hâlâ çözülmedi. Büyük ölçekli koordineli kampanyalar platformların “town square” idealini baltalıyor.Kısaca: Önleyemiyor demek doğru. En iyi ihtimalle gecikmeli ve kısmi müdahale edebiliyor. Bu tür taktikler sosyal medyanın kronik sorunu. 🔵Yani X’in Türkiye için bir milli güvenlik sorunu olabileceğini söyleyebiliriz doğru mu? 🔴Evet, Türkiye açısından makul bir endişe olarak söylenebilir, ama bu "X platformu = milli güvenlik sorunu" diye genellemekten ziyade, sosyal medya platformlarının kötüye kullanım potansiyeli üzerinden değerlendirilmelidir. 🔴Neden Milli Güvenlik Boyutu Var? Koordineli dezenformasyon ve propaganda. FETÖ, sosyal medyayı (X dahil) propaganda, hedef alma, koordineli blok/report kampanyaları ve kamuoyu manipülasyonu için kullanabiliyor. Büyük ölçekli (binlerce hesap) organize faaliyetler, ulusal birliği zedeleyebilir, toplumsal kutuplaşmayı artırabilir ve güvenlik operasyonlarını etkileyebilir. 🔴 Günümüzde istihbarat ve güvenlik uzmanları, sosyal medya platformlarını hibrit savaş araçları arasında sayıyor. Yabancı bağlantılı ağlar üzerinden yürütülen kampanyalar (siyasi istikrarsızlık yaratma, sahte haber yayma, hedefli karalama) birçok ülke için milli güvenlik meselesi haline geldi. Türkiye bu konuda somut tecrübe yaşıyor (2016 sonrası FETÖ faaliyetleri dahil). 🔴Türkiye hükümeti bu nedenle sıklıkla X’ten hesap kapatma, içerik kaldırma taleplerinde bulunuyor ve “milli güvenlik” gerekçesiyle erişim engelleri uyguluyor. Bu talepler hem FETÖ hem de diğer tehdit unsurları için geçerli. Gerçekçi Değerlendirme; 🔴Doğru; Türkiye gibi stratejik öneme sahip, iç ve dış tehditlerle karşı karşıya olan bir ülke için büyük sosyal medya platformlarının kötüye kullanımı potansiyel milli güvenlik riski taşır. Birçok devlet (ABD, Çin, Rusya, AB ülkeleri) de benzer kaygılarla kendi düzenlemelerini yapıyor (Digital Services Act, ulusal güvenlik yasaları vs.)

Abese İrca

354,464 görüntüleme • 1 ay önce

CHP'lilerin her fırsatta selâm gönderdiği, "Siyasî tutsak" diyerek demogoji yaptığı ve “Cözüm, TBMM'de, İmralı'da değil” diyerek hedef saptırdığı ortamda, o çok sevdikleri Selo, cezaevinden açıklama yaptı: "Ben neysem Öcalan da o! DEM, Öcalan'ın partisidir." “1- Sayın Öcalan’ın inisiyatif aldığı, Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Bahçeli’nin de büyük cesaretle sahiplendikleri, Sayın Özel başta olmak üzere muhalefetin de güçlü bir şekilde desteklediği barış girişimlerinin içindeyim, yanındayım, arkasındayım. Bu konuda Sayın Öcalan ile aramızda bir rekabetin, ayrılığın ya da çatışmanın sözü bile edilemez. Sayın Öcalan’ın rolü, misyonu ve tarihi sorumluluğu son derece önemlidir ve bunları ancak kendisi yerine getirebilir, ben dahil bir başkası değil. Benim demokratik siyasetteki rolüm ve misyonum da barış çabalarını destekleyecek ve tamamlayacak niteliktedir. Bunu da benim dışımda ve benim adıma kimsenin yerine getirme şansı yoktur. Bununla birlikte, İmralı ile Edirne koşullarında bu misyonu sağlıklı bir şekilde tamamlama imkanımız yoktur. Bu da bir gerçektir; dayatma, pazarlık veya koşul değildir. Umarım Meclis Komisyonu İmralı’ya gider ve ne demek istediğimi yerinde görür, gözlemler, ilk ağızdan tüm gerçekleri dinler. 2- Benim kimseye karşı kinim de nefretim de yoktur; öyle bir lüksüm de yoktur. Ola ki bir gün özgür koşullara kavuşursam ve kendileri de kabul ederlerse Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Sayın Özgür Özel, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Ali Babacan, Sayın Ahmet Davutoğlu, Sayın Fatih Erbakan, Sayın Erkan Baş, Sayın Mahmut Arıkan, Sayın Müsavat Dervişoğlu dahil olmak üzere tüm siyasi aktörlerle yüz yüze görüşmeyi, varsa öneri ve eleştirilerini dinlemeyi, kendi görüşlerimi ve ülkenin geleceği yararına düşüncelerimi samimiyetle paylaşmak isterim. Bunu da hiçbir siyasi ikbal, koltuk, makam, mevki hesabına girmeden içtenlikle yaparım. Eğer Sayın Cumhurbaşkanı demokratik reformlarla yeni bir sayfa açmayı ve ülkeyi bambaşka sosyal ve ekonomik koşullara taşımayı hedefleyen bir politikayı hayata geçirmeyi ciddiyetle ortaya koyarsa tıpkı barış sürecini koşulsuz desteklediğim gibi bunu da tereddütsüz desteklerim. 3- Ben siyasete Demokratik Toplum Partisi DTP’de girdim ve siyasi geleneğimizin bugünkü temsilcisi DEM Parti benim tek partimdir. Bir gün siyasette olma zorunluluğum ortaya çıksa bile benim evim, yuvam DEM Parti’dir. Başka parti kuracağıma, başka partiye geçeceğime yönelik her yorum sadece spekülasyondur. 4- Siyasi mücadele sadece siyasi partilerin çatısı altında yürütülmez. Yaşamın her alanı politiktir ve mücadele zeminidir. Aktif siyasette olmasam bile aktif mücadelenin her zaman içinde olmaya devam ediyorum, edeceğim. Belirttiklerim dışında her şey yakıştırmadır, yorumdur, spekülasyondur. Önce barışı, sonra adaleti, eşitliği ve kardeşliği hep birlikte sabırla, adım adım inşa edeceğiz. Umutsuzluğa, karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Mutlaka başaracağız. Şimdi gözümüz kulağımız, Meclis Komisyonunun alacağı cesur ve tarihi kararda olacak.” Selahattin Demirtaş 20 Kasım 2025 Edirne Cezaevi

NE KADAR OLDU?

15,880 görüntüleme • 7 ay önce

Güne Merhaba. Babala TV’de bir gencin sorusu: Bu, benim gerçekten AKP’de yönetim kurulunda olan bir insanın fikrini çok merak ettiğim bir soru. Fetö örgütü şu anda terör örgütü olarak AKP tarafından da üzerinde basıla basıla anlatılsa da, bir zamanlar Fettullah Gülen cemiyeti olarak da çok takdir görüyordu. Ama bu, ama bu aslında buz dağının sadece görünen bir kısmı. Şu an biliyoruz ki birçok cemaat çok aktif Türkiye’de, özellikle İç Anadolu bölgesinde sosyo-politik olarak da aktifler. Gençler üzerinde de öyle, birçok bakanlıklarda da yine bu cemaatlerin aktif olarak görev aldığını görüyoruz. Ben şunu merak ediyorum: AKP hükümeti ile bu cemaatler arasında nasıl bir alışveriş var ve bu cemaatlerin AKP’yi, AKP’nin de cemaatleri bu kadar desteklemesinin sebebi nedir? MK’nın cevabı: Yine çok bilinir yapılardan birisinin ve Fetö’nün şu anda CHP’ye ilgisinin sebebi ne? Şimdi cemaatler, sivil yapılar olarak tanımladığımız bu yapılar, hayatın gerçekleri. Bu ülkede benim ne kadar yaşam hakkım varsa, o insanların da, o yapıların da yaşam hakkı var. Ancak benim temel bir bakış açım var: Türk devletinde sivil yapılar vardır, cemaatler vardır; devlete dahil olmak vardır, müdahil olmak yoktur. Bu ölçü aşıldığı zaman Türk devlet tarihi kendisini koruma ve kollama noktasında hiç tereddüt etmez, gerekeni yapar. O nedenle bu soru sadece AK Parti ile alakalı bir soru değil. Bahsettiğiniz sivil yapıların hepsine seçim zamanı ve seçimden önce tüm siyasi partilerin temsilcileri koşa koşa gidiyorlar. Onlar kendi eksenlerinde bir karar alıyorlar, aldıkları karar doğrultusunda da iradelerini beyan ediyorlar. Ne kadar mensupları arasında etkin olabilirlerse… Artık şu dönem bitti: “Efendim, biz bir yapıyız, yukarıdan aşağı belirledik, herkes de buraya oy verecek.” Yok böyle bir dünya, böyle bir Türkiye yok. Birey inanılmaz güçleniyor, bireyin özgürlüğü noktasında… Aynı ailenin çatısı altında dahi bir baba veya anne evlatlarına adres göstererek…

Metin KÜLÜNK

142,960 görüntüleme • 9 ay önce