Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Divan Başkanı kimdir, kime denir? Divan Başkanımız Aykutalp Derkan; tüm centilmenliği, derin bilgi haznesi, geniş kelime dağarcığı, doğru Türkçe kullanımı ile ama tabii ki ve olması gerektiği gibi en yüksek perdeden savunuyor Galatasaray'ı. En yüksekte tutuyor Galatasaray'ı.

28,255 görüntüleme • 1 yıl önce •via X (Twitter)

5 Yorum

Sefa Özgören profil fotoğrafı
Sefa Özgören1 yıl önce

Kabul etsek de etmesek de diğer iki klüp den bizi ayıran en büyük faktör Lise Kültürü arkadaşlar bazen kızıyoruz ediyoruz da ahanda yaşanlar ortada eğer Galatasaray Lisesi olmasa anlıyorum ki artık Galatasaray Klübü de diğer ikisinden farkı kalmaz kıymetini bilelim dostlar..

The Liberation Project profil fotoğrafı
The Liberation Project1 yıl önce

𝐓𝐎𝐏 𝟏𝟎 𝐖𝐎𝐑𝐒𝐓 𝐒𝐂𝐎𝐓𝐔𝐒 𝐑𝐔𝐋𝐈𝐍𝐆𝐒 𝘊𝘰𝘶𝘯𝘵𝘪𝘯𝘨 𝘥𝘰𝘸𝘯 𝘵𝘩𝘦 𝘵𝘰𝘱 𝘵𝘦𝘯 𝘸𝘰𝘳𝘴𝘵 𝘚𝘶𝘱𝘳𝘦𝘮𝘦 𝘊𝘰𝘶𝘳𝘵 𝘳𝘶𝘭𝘪𝘯𝘨𝘴 𝘴𝘪𝘯𝘤𝘦 𝘵𝘩𝘦 𝘤𝘰𝘯𝘴𝘦𝘳𝘷𝘢𝘵𝘪𝘷𝘦 𝘵𝘢𝘬𝘦𝘰𝘷𝘦𝘳 𝘧𝘰𝘶𝘳 𝘺𝘦𝘢𝘳𝘴 𝘢𝘨𝘰. ★ NEW ARTICLE ⬇️

Mevlüt Karahan profil fotoğrafı
Mevlüt Karahan1 yıl önce

O iki kulüp, lehimize olan aradaki bu olumlu farkı asla kapatamaz!

yusuf ilker Toprak profil fotoğrafı
yusuf ilker Toprak1 yıl önce

Efensi takım öyle olunmaz! Çok şükür Rabbime iyi ki Galatasaraylıyım!

Adem Altuner profil fotoğrafı
Adem Altuner1 yıl önce

İyki GS var bu ülkede...

Benzer Videolar

Trabzonspor Şampiyon Olacak 🤣 Ahmet Konanç: Trabzon'un şampiyon olma ihtimali düşük değil. Neden? Bir, Trabzon bundan sonra maç kaybetmez. Trabzon'un, Trabzon sporun lobisi... Trabzon'un şampiyon olma ihtimali, Fenerbahçe'nin şampiyon olma ihtimalinden daha yüksek. Yüksek, yüksek, yüksek. Anlatayım, puan cetvelini anlatayım, fiksürü anlatayım. Hatta ben onun fiksürünü almıştım böyle. O çalışılmış. Tabii tabii ben bakıyorum fiksüre Galatasaray nasıl şampiyon olamaz diye. Fenerbahçe'den şu an umudum yok. Şimdi kalan tüm maçlarını Fenerbahçe'nin de Trabzon sporunda kazandıklarını kabul ettiğimizde bu senaryo üzerinden gidersek Fenerbahçe ve Trabzon otomatikman Galatasaray'ı yenmiş oluyor. Bu durumda Fenerbahçe ve Trabzon'la Ki Fenerbahçe başka puanlar kaybeder. Trabzon kaybetmez. Çünkü Trabzonspor'un lobisi Fenerbahçe'nin çok önünde. Tamam mı? Hakkını yedirtmez. Puan farkı Trabzon'la Galatasaray'ın yediden bire düşüyor. Fenerbahçe ile Trabzon Galatasaray'ı yenerse. E bakıyorum Galatasaray'ın diğer oyun takım maçlarına. Nerede o bir puanı da kaybeder? Yani en berabere kalır. Göztepe belki Gençler Birliği belki Samsun'da kazanır Galatasaray. Hiçbir şey olmaz. Kasımpaşa son maç eğer kümede kalmaya oynarsa yok. Kasımpaşa son maçta kümede kalmaya çıkarsa son maça orada da kaybedebilir. Yani ligin son maçında ligin son maçında Trabzonspor bakayım Trabzonspor'un maçı nerede ligin son maçında? Fenerbahçe ile puanları eşitledi biliyorsun. Kendi sahasında Olkan Demirel'in Gençler Birliği ile. Galatasaray Kasımpaşa deplasmanındayken Trabzonspor kendi sahasında ligin son haftasında son maçında Gençler Birliği maçına şampiyonluk maçına çıkabilir. Bak şaka değil. Fenerbahçe Galatasaray'ı yenerse Trabzon'da Galatasaray'ı yenerse Galatasaray'ın ki Trabzon'un bir daha puan kaybedeceğini düşünmüyorum. Çok da güçlü lobisi var. Hakkını yedirmez Fenerbahçe gibi. Nereden nereye geldik ya? Trabzon'un lobisi Fenerbahçe'nin önünde diyoruz abi. Hey koca Fener ya! Bu ligde Trabzon ligi şampiyon bitirebilir yani. Yani biz Trabzonspor sayesinde Fenerbahçe şampiyon olabilir derken Fenerbahçe sayesinde Trabzonspor'un şampiyon olabileceği bir senaryoyu daha fazla konuşmaya başladık abi. Daha fazla konuşmaya başladık.

Galatasarayultrataraftar

19,636 görüntüleme • 4 ay önce

Bir zamanlar (1989-1997) TFF'nin başında Şenes Erzik bulunuyordu. Robert Koleji kökenli, daha sonra İş İdaresi ve İktisat Yüksek Okulu'nu bitirmiş ve Boğaziçi'nde Pazarlama alanında yüksek lisans yapmış. Ardından Sınai Yatırım ve Kredi Bankası, Roche, Sandoz, Pimaş, Enka, gibi ülkenin önde gelen kurumlarında aktif profesyonel yöneticilik yapmış. Birleşmiş Milletler'in FAO / UNICEF Projelerinin liderliği ile Kore Cumhuriyeti Sandoz şirketinin murahhas (delege) üyeliği görevlerinde bulunmuş. Dahası, Fenerbahçe'nin 1332 sicil numaralı Yüksek Divan Kurulu üyesi. 82-90 arasında UEFA Gençler Komitesi Üyesi, 90-94 arasında UEFA İcra Kurulu Üyesi, 94-2000 arasında UEFA Başkan Yardımcısı, sonrasında ise UEFA 1. Başkan Yardımcısıydı. Aşağıda Manu'yla 3-3 berabere kaldığımız 93'teki maçı başka bir stadyumda skorborddan nasıl takip ettiğini anlatıyor ve Galatasaray'ın beklenmedik başarısının kendisine futbol hayatının en gururlu gecelerinden birini yaşattığını söylüyor. Erzik, yukarıda da söylediğim gibi Fenerbahçeli ama yöneticiliği sırasında bunu hissettirecek hiçbir tutumu olmadı diye hatırlıyorum, en azından büyük bir olay hatırlamıyorum. Bulunduğu konuma yakışan bir ağırbaşlılığı vardı, zaten yurtta ve dışarıda üstlendiği görevler de bunu gösteriyor. Erzik'in Galatasaray'ın Avrupa'daki başarısından duyduğu gururun, elbette yurt sathında sürekli şişirilen milli heyecan, gurur ve hamaset edebiyatıyla ilgisi var ama aynı zamanda federasyon başkanı olarak işini doğru yapmış olmanın bilincine ve ağırbaşlılığına da sahip olduğunu düşünüyorum. Özel hayatını, kişiliğini bilmem ama en azından seneler içinde bana verdiği izlenim bu oldu. Değinmek istediğim konu doğrudan Galatasaray'la veya futbolla ilgili değil. Esasında tüm dünyada liyakat ve kurumsal güvenilirlik konusunda dehşet boyutunda bir gerileme, çürüme ve yozlaşma var. Artık kurumlarda Erzik gibi kurumların ağırlığını taşıyan, liyakat sahibi beyefendileri değil, spora hiçbir katkısı olmayan, sporun gerektirdiği fair-play ruhundan yoksun, insanlarla diyalog kurmayı bilmeyen, negatif bir tavırla atışmayı, kavgayı körükleyen Hacıosmanoğlu gibi kişileri görüyoruz. Tek neden değil elbette ama popülist iktidarların yükselişiyle birlikte eski nesil profesyonellerin yerini, kurumsal deneyimden yoksun, genellikle siyasi ya da sosyal medyatik güçle gelen ve yönetim becerileri sorgulanabilir kişilerin alması kurumların güvenilirliğini sıfırladı. Kurumlar, belki eskiden de tümüyle güvenilir değildi ama en azından kamuoyunda hesap verilebilirliğe duyulan bir inanç vardı. Bu inanç da silindi gitti. Vahşi orman koşullarında gibiyiz, bu hır gür içinde kim kimi avlarsa... Tüm dünyada siyasal faaliyetin öyküsü de bundan ibarettir. Artık kitlesel eylemlerin ve siyasal mekanizmaların bir hükmü yok. Bunun yarattığı umutsuzluk hali durumun kendisinden daha beter. Yani şaşırmamak gerekiyor, bileşik kaplar ilkesi ve kanunu işliyor. İnşallah bu gece Monaco'yu yeneriz ama tüm dünyayı esir alan bu yozlaşmışlığı yenme şansımız yok. Geçmiş olsun.

C. Cengiz Çevik

190,386 görüntüleme • 8 ay önce

Çok önemli lütfen tüm oyuncular ve oyun severler okusun. 📢 Can Sungur bey bir mail hazırlamış ve tüm oyuncu kitlesinden bu maili yetkililere göndermelerini istemiş. Fakat söz konusu mail'in üçüncü maddesini sıkıntılı buldum. Hani biz temsilciye tamamen karşıydık? "olacaksa bile şöyle olsun" diye öneride bulunmak ne kadar doğru? Öncelikle şunu belirteyim Can Bey'in dedikleri mantıklı, mantıksız değil. Tabii gerçekten gençlerin yararına hareket eden bir iktidar tarafından yönetilseydik. Aralarında art niyetli insanlar olmadığından emin olabilseydik. Ama maalesef durum öyle değil. Bana kalırsa Can Bey de sanki hükûmetin nasıl hareket ettiğini bilmiyormuş gibi davranmış. Bu insanlar bir heyet oluşursa bile illaki oraya kendi adamlarını koyacaklar. Muhtemelen sahte diploması olanlardan birini hatta :') o yüzden akp ve şeffaf süreç gibi kavramların yan yana gelmesi bile bana kalırsa imkânsız. İlla ki birinden biri "ama bak şu oyunda bu sıkıntı" deyip saçma sapan bir bahane ile oyunlara erişim kısıtı getirmek için çaba gösterebilir. Dediğim gibi aslında çok mantıklı fakat hükûmete güvenin söz konusu olmadığı bir ülkede bu teklifi yararsız buluyorum. Videosunda da "demokratik olması lazım" demiş. Dünyanın en demokratik olmayan partisiyle o iş çok zor. Bence biz böyle bir riski alamayız, almamalıyız. Bizim bu konuda katı olmamız gerektiğini düşünüyorum. Hiçbir şekilde temsilci İSTEMİYORUZ. Bu yüzden Can Sungur'un dediğini yapma niyetiniz varsa iki kere düşünün derim sevgili oyuncular. Full videoya kendisinin YouTube kanalından ulaşabilirsiniz. Sizin konuyla ilgili düşünceleriniz neler? #MaskeyleDahaİyiyim #OYUNUMADOKUNMA

ÖGO | Lady Ada ✨

215,854 görüntüleme • 5 ay önce

Ben sadece Samsunspor farka gider dedim Serdar Kelleci: Galatasaray ağır bir mağlubiyet aldı 4-1'lik mağlubiyet. Hatırlıyor musun Ülkem? Doğum gününde bir Galatasaray-Samsunspor maçı anlattım. Gürkan Samsunspor muhabiri var. Dün de onu anlattım hatta. 4-1 bitmişti. Ali Samiyen'deydi. O gün benim çocukluğumdu. 88 senesi falan. Galatasaray 4-1 kazanmıştı. 86-87 sezonu. Şimdi tabii öncesine ve sonrasına, bundan sonra neler olabilir onları da tabii ki konuşalım. Galatasaray açısından tabii ki hoş bir mağribiyet değil. Ama Samsun Spor'u ben geçen hafta izledim. Neydi hocanın adı? Fink. Thomas mıydı? Neydi? Hocayla konuştuk. Maçtan sonra da konuşma gereği duydum. Hocam dedim hani formasyon olarak... 3-2-3-2 gibi durdu. Bir ara 4-2-2-2 gibi durdu. Biraz live skin yaptığı model. Almanlar çok sık yapar bu işi. Alanya maçında da bunu yaptılar. Bir üçlü, bir dörtlü falan. O kadar kafa karıştırıcı ama mesela Yalçın'ı Solbek gibi kullanıyor. Thomas Son'u yukarı gönderiyor. Endia'yı farklı kullanıyor gibi gibi bayağı bir varsiyonla oynadı. Galatasaray'ı da aslında bize getirmeyi başardı. Yani burada bir en başta konuşmamız gereken Galatasaray'ın eksik yaptığı işler elbette ama Samsunspor'un yaptığı çok doğru işler. Buradan başlamayı tercih edelim. Yaptığımız simülasyonda aslında Galatasaray'a karşı üçlü bir savunmanın olmazsa olmaz olduğunu söylemiştik. Samsun'da aslında normalde sezon günü dörtlü oynayan Samsun, Alanya'da geçen hafta üçlü oynadı. Ve bu maçta da hocada basit toplantısında formasyon olarak ben de sordum bunu. Üçlü oynadığını tabii ki söyledi. Üçlü bir savunma korkusundan falan bahsetti. Galatasaray'a karşı böyle oynanması gerekir bence. Çünkü Galatasaray iç koridorları çok iyi kullanan bir takım. İç koridorları kullandığınız zaman o merkezi kapatamadığınız anlarda ne oluyor? Merkezi kapattığın, dörtlü oynadığınız bir kurguda Galatasaray'a karşı merkezi kapattım diyorsunuz. Barış Alper Yılmaz'ın genişliklerdiği, Sane'in genişliklerdiği anlarda ne oluyor bu sefer? O merkezi kapatma anlayışından dolayı kenarları bırakıyorsunuz. Galatasaray'ın kat beklerini kuvvetlendiriyorsunuz. Dolayısıyla beşli durmak bence daha doğru. Böyle takımlara karşı, güçlü takımlara karşı. Sadece bunu yapmadı. Onu söyleyeyim. Özel bir şey mi var? İlkem şimdi sürekli, İlkem ile bu sefer beraber yayındayız. Şimdi Bu maç özelinde yine Samsun Spor'un yaptığı iyi işlerden biri. Yalçın çok ekstra bir performans gösterdi onu söyleyeyim. Yani Ençam'ın yokluğunda bugün bütün Samsunspor taraftarıyla gün içinde beraber olduk onlarla konuştuk onlar bile inanmıyordu. Ve tabi sosyal medyada viral olan bir video vardı işte. Ben 4-5 diye bir şey telaffuz etmem arkadaşlar. Çünkü bunu hani bu şekilde telaffuz etmekten hoşlanan bir adam değilim. Sadece tabii ki şunu söyledim. 2-0'ı, 2-1'i Samsun Spor bulduğu takdirde bu iş farka doğru gidebilir. Bugün gün içinde de gördüğüm tüm Samsun Spor taraftarı ne olur sence? Benim görüştüğüm Samsun Sporlar inanın garibiyetle ilgili çok fazla, çok eksik var, zor olur falan bana inanmayan gözlerle baktıklarını gördüm. Ama onlara nedenleriyle anlattım. Bu takımın bir sistem takımı olduğunu, sadece Ençam'a bağlı olmadığını, Ençam olmasa da, bazı oyuncular, Emre Kılıç gibi oyuncular olmasa da, bu takım bir sistem takımı ve böyle takımlar ne oynayacağını bilir ama Yalçın, bana hani öğlen Yalçın'la ilgili soranlara da, Yalçın o oyuncumuz değil dedim. Dolayısıyla Yalçın konusunda ben böyle bir performans beklemiyordum. Yalçın'ın bu kadar yıldızlaşacağı bir performans beklemiyordum. Çünkü adam sol beke gidiyor, içe gidiyor vs. vs. Ama en nihayetinde yine Samsun Spor oyuna çok direnç koydu. Ve ben ilkemle özellikle ve yanımdaki arkadaşlarla konuşurken Galatasaray 1-0'a geçtiğinde bile Galatasaray'ın başı zor alır dedim.

Galatasarayultrataraftar

40,032 görüntüleme • 3 ay önce

Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından basın mensuplarına yönelik verilen Savunma Muhabirliği Eğitimi’nin ikincisi dün başladı. Ülkemizin savunma alanındaki faaliyetlerinin kamuoyuna aktarılması hususunda Millî Savunma Bakanlığı ile basın mensupları arasındaki bilgi alışverişinin etkinliğini artırmak amacıyla planlanan eğitim 5 hafta sürecek. Görsel, yazılı ve dijital medya alanlarında çalışan basın mensuplarının katıldığı eğitimde; - Millî Savunma Bakanlığı teşkilat yapısı ve faaliyetleri, - Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinin askerî terminolojisi, - Hudut güvenliği ile ilgili alınan tedbirler ve yapılan faaliyetler, - Terörü kaynağında yok etme anlayışı çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği harekâtlar, - Hudut hattında ve operasyon bölgelerinde basın mensupları tarafından dikkat edilmesi gereken konular, - Türk Silahlı Kuvvetlerinin ikili askerî iş birliği ve uluslararası görevler kapsamında bulunduğu ülkeler ile icra ettiği faaliyetler, - NATO kavram ve terminolojisi, - Dezenformasyonla Mücadele konuları aktarılacak. Gün geçtikçe önemi artan savunma muhabirliğine yönelik verilen bu eğitimde Millî Savunma Bakanlığı ve kuvvet komutanlıklarından general, amiral ve eğitim konularında uzman personel ile muhabirler arasında soru-cevap şeklinde karşılıklı etkileşim ve tecrübe paylaşımı da sağlanacak. Savunma Muhabirliği Eğitimi önümüzdeki günlerde Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerinden çeşitli birlik ve müze ziyareti ile son bulacak. Dün başlayan eğitimlerin açılış konuşmasını yapan Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, eğitime katılan basın mensuplarına hitaben şunları söyledi: GÜVENİLİR BİLGİYE ULAŞMAK HER ZAMANKİNDEN DAHA EHEMMİYETLİ HÂLE GELDİ Basınımızın Kıymetli Mensupları ve Değerli Katılımcılar, Millî Savunma Bakanlığına hoş geldiniz. Öncelikle sizleri Bakanlığımızda ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek istiyor; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sosyal etkileşimin dinamik bir aracı olan iletişim, insan ihtiyaçlarının doğurduğu en temel faaliyetlerinden biridir. İletişim ve etkileşimin baş döndürücü bir hızla arttığı, büyük bir güce dönüştüğü ve dezenformasyon ile mücadelenin kritik öneme sahip olduğu günümüzde; hakiki ve güvenilir bilgiye ulaşmak her zamankinden daha ehemmiyetli hâle gelmiştir. Hepinizin bildiği gibi basın faaliyetlerinin temel değerleri gerçeklik, doğruluk, dürüstlük, tarafsızlık, kamu yararı gözetilmesi, gizlilik ve hesap verilebilirliktir. Ve bu temel değerler üzerine inşa edilen basın faaliyetleri; - Sağlıklı bir kamuoyunun oluşması, - Halkımızın doğru bilgiye ulaşması, - Dezenformasyon ile mücadele edilmesi noktasında son derece kritik bir işleve, - Etik, ahlaki, mesleki değerler ve esaslar çerçevesinde özveri üzerine kurulu müstesna bir yere sahiptir. Bilgiye çok çabuk ulaşılan günümüzde maalesef en büyük sorun, haber ve bilginin sorgulanmadan, araştırılmadan doğru kabul edilmesi veya öyleymiş gibi algı yaratılması; kamu duyarlılığı olan olay ve durumlarda gerekli hassasiyetin kasıtlı ya da kasıtsız olarak sergilenmemesidir. Medya, toplumsal vicdanı zedeleyen olaylara karşı daha hassas olmak durumundadır. Sansasyon yaratma ve reyting kaygısıyla teyit edilmemiş bilgilerin hızla, alelacele servis edilmesi, bunların da popülerlik kazanmış sosyal medya hesaplarından paylaşılması toplumda infial yaratabilmektedir. Son olarak TUSAŞ’a yönelik menfur terör saldırısı sonrasında görüldüğü gibi sorumsuzca, bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde yapılan yayın, haber ve paylaşımlar vatandaşlarımızın, devletimizin ve kurumlarımızın güvenliğine zarar verecek ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Diğer yandan, soruşturma/yargılama süreçlerinde, medyanın etik kurallarına aykırı şekilde çeşitli saiklerle üretilen, soruşturmanın gizliliğine aykırı haberler de bilgi kirliliğine ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açabilmektedir. Ayrıca; - Yasal mevzuatı göz ardı ederek kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetki alanlarına ilişkin karmaşa ve akıl karışıklığı oluşturma, - Görev, yetki ve sorumluluk alanına girmeyen bir konuda kamu kurum ve kuruluşunu hedef ve muhatap gösterme gibi durumlar iletişimde kaçınılmaz ve geriye alınamaz sorunlar ortaya çıkararak maalesef yanıltıcı, karalayıcı bir durum ve iletişim ortamı yaratmaktadır. SAVUNMA VE GÜVENLİK 85 MİLYONUN MESELESİ, TSK DA 85 MİLYONUN ORDUSUDUR Millî Savunma Bakanlığı olarak; tüm faaliyetlerimizi büyük bir şeffaflık içinde icra etmeye, faaliyet alanlarımıza ve gelişmelere ilişkin hususlarda kamuoyunu sizlerin aracılığıyla ilk elden ve zamanında bilgilendirmeye yönelik çabalarımıza devam ediyoruz. Sizlerin de yakından takip ettiği gibi, uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı, nüfuz mücadelelerinin ve jeopolitik gerginliklerin arttığı hassas bir dönemden geçmekteyiz. Jeostratejik önemi son derece yüksek olan ülkemiz, etrafının ateşten bir çember olduğu bu süreçte, artan risk ve tehditlere karşı çok yönlü ve etkin bir savunma ve güvenlik politikası takip etmektedir. Böylesine hassas bir ortamda, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun, en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra ederek birbirinden kritik görevleri aynı anda yerine getirmektedir. Savunma ve güvenlik 85 milyonun meselesi, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de 85 milyonun ordusudur. Millî Savunma Bakanlığı olarak her türlü eleştiriye açığız. Fakat siyasi saikler, kişisel hayal kırıklıkları, şahsi mülahazalar ile Millî Savunma Bakanlığı/Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine üretilen kasıtlı yalan haberler kuruma zarar vermekte, özellikle sosyal medya üzerinden yapılan örgütlü dezenformasyon bekamıza yönelik yeni bir tehdit türüne dönüşebilmektedir. Dezenformasyon konusunda İletişim Başkanlığımızla koordineli şekilde yürüttüğümüz mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir. Bakanlığımızı ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizi yıpratmaya yönelik her türlü çabayı bertaraf etmek üzere silahımız her zaman şeffaflık ve bilgi kanallarının açık tutulması olacaktır. Halkımız ve siz basın mensupları şundan her zaman emin olmalıdır ki; anayasa, kanunlar ve yürürlükteki mevzuata uygun olarak görev yapan ve en temel görevi müesses disiplini tesis ve idame olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizde, bunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun gerekli işlemler tereddütsüz bir şekilde ve hassasiyetle yapılır. Kıymetli Basın Mensupları, malumunuz “Savunma Muhabirliği” eğitimiyle ortak ve millî meselemiz olan savunma ve güvenliğimize yönelik faaliyetlerimizin takibi, millî tezlerimizin bilinmesi, iyi anlaşılması; iç ve dış kamuoyuna doğru anlatılması kapsamında sizlere katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu faaliyette esas amacımızın faaliyetlerimizin daha iyi anlaşılmasının yanında ortak dil ve anlayış birliğinin sağlanması olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu çerçevede; - Sınır ötesinden başlayarak hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasına, - Tüm terör örgütleriyle etkin ve kararlı bir şekilde mücadeleye, - Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasına, - Uluslararası güvenlik, barış ve istikrarın desteklenmesine, - Geniş ölçekli tatbikatların icrasından yerli ve millî savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar kıymetli vazifeler üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimizin faaliyetlerini hızlı, doğru ve etkili bir şekilde anlatmak, - Sağlıklı iletişim ortamı oluşturmak, - Bakanlığımız tarafından icra edilen faaliyetlerin önem ve değerini dikkat ve hassasiyetle aktarabilmek amacıyla bugün ikincisini icra ettiğimiz “Savunma Muhabirliği Eğitimi” ile kamuoyunu bilgilendirme görevini büyük bir fedakârlık ve özveriyle yapan siz basın mensuplarına bu önemli görevinizde katkı sağlayacağımıza inanıyor; dünyanın en güçlü, en güvenilir ve en aktif ordularından biri olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin büyük bir fedakârlık ve kahramanlıkla 24 saat esasına göre icra ettiği tüm faaliyetlerini daha iyi anlatmak ve kavranmasını sağlamak için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da desteklerinizi bekliyoruz. Bu eğitimle savunma ve güvenliğimiz ile ilgili konularda detaylı bilgiler edinecek, belki ilk defa duyacağınız terim ve kavramlarla karşılaşacak ve savunma muhabirliği niteliklerinizi daha da geliştirecek kazanımlar elde edeceksiniz. Konunun uzmanı ve bizzat sahada görev alanlar tarafından gerçekleştirilen eğitimle; - Savunma ve güvenlik gibi zor ve geniş bir alanda bilgi ve deneyimlerinizi artırarak daha etkili haber yapma imkânı bulacağınızı değerlendiriyor, - Burada anlatılanlara haber gözüyle bakmamanızı özellikle rica ediyor, - Bu eğitimin devamı olarak önümüzdeki süreçte “Savaş Muhabirliği Eğitimi” vermek üzere çalışmalarımızın sürdüğünü de ifade etmek istiyorum. Sözlerime son verirken; “Savunma Muhabirliği Eğitimi” verecek personelimize, kıymetli katılımcılara, basınımızın siz değerli mensuplarına ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

39,169 görüntüleme • 1 yıl önce

Galatasaray Tarihi fark Yiyecek Ahmet Çakar: Hazır mısınız? Şimdi 48 saat sonra Liverpool şehrinde Galatasaray tarihinde yer tutacak bir maç oynanacak. Haydi bakalım. Haydi hocam. Liverpool geçen yılın şampiyonu çok iyi takım şu anda yerlerde sürünüyor kabul ama Futbolun o mistik devinimi içinde, kendine özgü devinimi içinde patlama olur ve maalesef. Liverpool, Enfer Road'ta, Galatasaray'ı darmadağ. Şimdi pek tabii ki ben isterim ki. Yapma hocam. Hocam ama olmaz ya. Ne olursun ya. Neler beni konuşturmayacaksınız çıkıyor. Gene mi çıkıyorsun? Her gün çıkıyorsun hocam. Her gün gidiyor. Her gün gidiyor. Haklısın. Haklısın. Doğru. Ben de çok şey oynuyorum. Her gün gidiyorum. Box to box. Ama seni konuşturmuyoruz onlar. Çok az konuşuyor. En az Galatasaray için. Çok ızdırap. Hocam sen soruşları biliyorsun hep. Hani böyle. Ne biliyorsun ne bilmesin abi. Müsaade edin. Baka şimdi sana geliyorum Sinancığım. İçen haftayı hatırlatacağım. Söylüyorum. Liverpool Galatasaray'ı en az. En az. Altını kırmızı ile çalışıyorum. 3 fark. 4 fark. 5 fark. Korkarım ki. Sinan Enginli Beşiktaş'ın 8-0 muhalibiyetini egale edebilecek bir skor olabilir. İhtimal dahilinde şu var. Galatasaray o maçı iki farklı kaybetmez. En az üç farklı, dört farklı, beş farklı, altı farklı, eğrisi doğrusuna gelirse Sinanlı Beşiktaş'ın 8 farklı gibi. Sonuçta... Sinan'ın derken ben oynuyordum. Hayır hayır Sinan'ın menajörü. Sonuçta... Galatasaray için Enfield Road o gece gerçekten bir korku tadı olacak. Maç bittiği vakit alkışlayacağız. Galatasaray Avrupa'da başarısız diyemeyiz. Elendiğin takım da çır çır takımı değil. Her ne kadar geçen sene Young Boys'lara, Malmöy'lere, Riga'lara falan yenilip elendin sen bile. Fakat şu var. Adımın Ahmet olduğu gibi biliyorum. Liverpool geçti. Gaz Saray iki farkla yenilmeyecek. Hocam ne hissediyorsun? En az üç fark. Hocam bir şey söyleyeceğim. Ne hissediyorsun? Şunu çok merak ediyorum. Hemen vereceğim size. Ne hissediyorsun? Ne hissediyorsun? Mesela... Böyle tahminlerin çıkmadığı zaman sana yazılandırlarla ilgili ne hissediyorsun? Mesela ben çok o andaki durumunu merak ediyorum. Hocam Galatasaray 9 yer dedin ya İstanbul'daki maçta hatırladın mı? İlk ilk Kasım ayındaki maçta 9 tane. En sonki maçta da lütfen koyar mısınız yok mu içeride? Tabii ben dedim en son maçta da lütfen koyar mısınız yok mu içeride? Arkadaşlar zaten bu işin bileni yok. Bilal olsaydı dünya üzerinde iddia diye bir sektör olmaz. Bu işin bir eli yok. Fakat bir adam her şeyi bil. Fakat şunu biliyorum. Liverpool bir yerde patlayacak. Bunu maçtan sonra söylüyorum. Liverpool bir yerde patlayacak. Bu takım abuk subuk böyle yenilen puanlar kaybeden. Yine 90'da gol yediler. Geberik takımda. Tottenham'da. Igor Tudor'un takımından. Tudor yolunu bulamıyor biliyorsun. Tekrar söylüyorum. Çarşamba gecesi Galatasaray futbol tarihine bir daha hiç görülmemek üzere kaydedilen bir arşim olacak. Hüzün gecesi olacak. En az 3 fark. 2 farkı kabul etmiyorum. En az 3 fark, 4 fark, 5 fark, belki 8 fark. Temenniyim. Müsaade eder misiniz? Temenniyim.

Galatasarayultrataraftar

31,636 görüntüleme • 4 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile Balıkesir’e gitti. Astsubay Meslek Yüksekokulu’ndaki “Astsubay Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma (ASTTASAK) Kursu’nu tamamlayan personelin mezuniyet törenine katılan Bakan Yaşar Güler, personele hitap ederek dereceye giren personele mezuniyet belgelerini verdi. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler törendeki konuşmasında şunları söyledi: RİSK VE TEHDİTLERİN ARTTIĞI KARMAŞIK BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ “Türk Silahlı Kuvvetlerimize Astsubaylar yetiştiren, bu güzide ilim ve irfan yuvasında, sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sözlerimin başında, burada aldıkları eğitimleri başarıyla tamamlayarak mezun olan kahraman Astsubaylarımızı yürekten kutluyor; mezuniyetlerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere birçok coğrafyada hassas gelişmelerin yaşandığı, risk ve tehditlerin arttığı karmaşık bir dönemi yaşıyoruz. Buna bağlı olarak da savunma ve güvenlik konuları, her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Yaşanan bu asimetrik gelişmelerden ve jeopolitik çekişmelerden maalesef bölgemiz ve ülkemiz de etkileniyor. Millî Savunma Bakanlığı olarak tüm bu gelişmeleri yakından takip ediyor; ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için büyük bir şevk ve gayretle çalışıyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz; son bir asrın en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz, bir yandan hudutlarımızın güvenliğini en üst seviyede sağlarken; aynı zamanda terörle mücadelede büyük başarılar elde etmektedir. Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen etkili operasyonlar ile örgütün hareket kabiliyeti bitme noktasına getirilmiştir. TERÖR ÖRGÜTLERİNE BÜYÜK DARBE VURUYORUZ Geçmişte yürütülen “sınırlı hedefli ve süreli” askerî harekâtların yerine, bugün artık, “sürekli ve kapsamlı” operasyonlar gerçekleştirerek terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Sınır ötesi harekâtlarımızın etkinlik ve başarısı sayesinde, artık ülkemize ve asil milletimize yönelen tehdit ve tehlikeler, sınırlarımızın ötesinde karşılanmakta; kaynağında bertaraf edilmektedir. Elde edilen bu başarılarda en büyük pay, başta aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz olmak üzere kahraman Mehmetçiğimize aittir. Terörle mücadelenin yanı sıra Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de azim ve kararlılıkla koruyoruz. Bu faaliyetlerimizin yanı sıra başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek veriyor; uluslararası barış ve istikrara katkı sağlıyoruz. Ayrıca; karada, denizde ve havada büyük ve etkili tatbikatları icra ederek personelimizin harbe hazırlık seviyesini daima diri tutuyoruz. Her geçen gün yenilerini envanterimize kazandırdığımız yerli ve millî savunma sanayi ürünleriyle de, şanlı ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini daha üst seviyelere çıkartıyoruz. ORDUMUZUN DAİMA GÜÇLÜ VE ETKİN OLMASI HAYATİ ÖNEMDEDİR Türkiye; köklü tarihi, stratejik konumu, büyük ve güçlü ordusu, her alanda sahip olduğu imkân ve yeteneklerle, dünyada söz sahibi ülkelerden biridir. Son yıllarda, uluslararası arenada müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline gelen ülkemiz, geleceğe daha büyük hedeflerle ve emin adımlarla yürümektedir. Dolayısıyla ülkemizin huzur ve güvenliği için, kahraman ordumuzun da daima güçlü ve etkin olması hayati önemdedir. Bu bilinçle, eğitim faaliyetlerimizi çok yönlü ve titiz bir şekilde sürdürüyor; sizler gibi birçok kişi arasından seçilmiş yeni personelimizin katılımıyla ordumuzu güçlendiriyoruz. Astsubay okullarımız da millî ve manevi değerlerine bağlı olan sizleri; akademik, teknik, taktik ve fiziksel yönlerden donatıp mesleki değerler kazandırarak göreve en iyi şekilde hazırlamaktadır. Bizler de sizler gibi nice kahramanlarımızın en iyi şekilde yetişmesi için her türlü olanağı sağlamaya, sizleri desteklemeye devam ediyoruz. SİLAHLI KUVVETLERİMİZİN SİZLERDEN BEKLENTİSİ BÜYÜK Türk Silahlı Kuvvetleri; tarih boyunca medeniyetin kaynağı olduğu kadar, her çağın hâkim güçlerinin ilgi ve etki odağındaki bu coğrafyanın en güçlü ordusudur. Sizler de artık bu büyük ordunun seçkin bir üyesi olarak etkin ve önemli görevler üstleneceksiniz. Zira mazisi şan, şeref ve kahramanlıklarla dolu Silahlı Kuvvetlerimizin sizlerden beklentileri büyüktür. Çünkü sizler, ordumuzun bel kemiğini oluşturan Astsubaylar olarak, komuta kademesi ile Mehmetçik arasında kritik roller üstleneceksiniz. Bu kapsamda, siz değerli Astsubaylarıma bazı tavsiyelerde bulunmak isterim: Nerede olursanız olun, hangi görevi üstlenirseniz üstlenin, elinizden gelenin en iyisini yapma gayret ve çabası içinde olun. Tüm vazifelerinizi; kural ve kaideler ile aynı zamanda akıl ve sağduyu ile yerine getirin. Bu anlamda eğitim ve bilgi sahibi olmak, görevlerinizi daima en iyi şekilde yapmanızı sağlayacak ve istediğiniz hedeflere sizi ulaştıracak en önemli unsurdur. Dolayısıyla ferdi eğitiminiz, mesleki teknik ve taktik bilginiz ile kondisyonunuz, her daim üst düzeyde olmalıdır. Bedenen ve fiziken güçlü olabilirsiniz, ancak güç sizi tedbirsiz bırakmasın. Zor durumda kalmamak için sürekli yenilenmeyi ve gelişmeyi ilke edinin. Burada aldığınız eğitimlerle asla yetinmeyin. Mekteb-i aslî olan kıtalarınızda kazanacağınız uygulamalı tecrübelerin yanı sıra daha iyisini yapabilmek için öğrenmeye açık olun, kendinizi ve yeteneklerinizi daha fazla geliştirin. Çünkü bilgi çağında yaşıyoruz ve mevcut bilgiler sürekli bir devinim içerisindedir. “İlim; ilim bilmektir / İlim; kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsen / Ya nice okumaktır.” dizelerinde de ifade edildiği gibi, her şeyden önce kendinizi tanıyın; kabiliyetlerinizi, ilgi alanlarınızı ve potansiyelinizi keşfedin. Kendinize anlamlı amaçlar oluşturun ve gelişim hedeflerinizi belirleyin. Buna yönelik çalışmalarınızı planlayın ve bu plana ne derece uyduğunuzu kontrol edin. DİSİPLİN, BAŞARININ VAZGEÇİLMEZ ANAHTARIDIR Kendinizi, hedefinize adayın ve başladığınız çalışmaları bitirin. Çünkü size kıymet kazandıracak yaptığınız işlerdir. Bunun için öz disiplininizi güçlendirin. Kararlı ve inançlı olun. Büyük şeyleri başarmak için bilgi ve cesaret gereklidir. Bilgi okudukça ve gözlemledikçe; cesaret ise bilgi ve tecrübe ile yoğruldukça gelişir, güçlenir. Nitekim Konfüçyüs başarının temel esaslarını şöyle açıklamıştır: “- Etraflıca çalış, - Doğru şekilde araştır, - Dikkatlice düşün, - Düşündüklerini gözden geçir, - Ciddi ve samimi şekilde uygula” Bu bakımdan inançlı, planlı, çalışkan ve azimli olduğunuz sürece, başarı daima yanı başınızda olacaktır. Bu yüzden çalışmak, hayatınızın ana felsefesi; sabır ve disiplin ise bu yolda asla vazgeçmeyeceğiniz iki meziyet olmalıdır. Unutmayın ki taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Askerlik mesleğinin özü olan disiplin de başarının vazgeçilmez anahtarıdır. Diğer yandan yapacağınız işlerde takım çalışmasına önem verin, iş birliği ve dayanışmayı geliştirin, farklı bakış açılarından faydalanın. Emin olunuz ki birlikte çalışarak daha büyük başarılara imza atabilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra sağlıklı ve zinde olmak için sporu bir yaşam tarzı, alışkanlık haline getirin. Yabancı dil öğrenmeniz de bir o kadar önemlidir. Zira dil zenginliği, vizyonunuzu geliştirecek, dünyadaki gelişmeleri çok yönlü takip edebilmenize imkân verecektir. Sonuç olarak sizlerin, bu esaslar çerçevesinde ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözünden hareketle çok okumanızı, çok çalışmanızı ve alanınızda, kendinizi en iyi şekilde yetiştirmenizi bekliyoruz. Yeri ve zamanı geldiğinde, vatan için büyük fedakârlıklar yapmanız isteneceğinin bilincinde olun. Hiçbir engel ya da imkânsızlık, vazifenizi yapmaktan sizleri alıkoyamamalıdır. Bir Türk askerinin en önemli özelliklerinden biri de, karşılaştığı türlü zorluklara göğüs germesini bilmesi ve yüksek bir sebat gösterebilmesidir. Bu bağlamda inancınız, yüksek azminiz ve gayretiniz ile en çetin zorlukların üstesinden gelebilir; yolunuza en güçlü şekilde devam edebilirsiniz. Asla unutmayın ki kahraman ordumuzun geleceği ve gücü sizler olacaksınız. Burada aldığınız kapsamlı askerî ve bilimsel eğitimler ile uygulamalarda göstereceğiniz üstün gayret ve çalışmalarınız sayesinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katacağınıza yürekten inanıyorum. Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulumuzun Değerli Komutanları, Seçkin Öğretim Üyeleri ve Kıymetli Personeli; Sizlerin tecrübesi, engin bilgi ve birikimiyle icra edilen eğitim-öğretim faaliyetleri; Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek donanımlı personelin yetişmesi açısından kritik öneme sahiptir. Yoğun gayretleriniz, heyecan ve motivasyonunuz; burada eğitim alan her bir Astsubayımıza, ordumuza en iyi katkıları vermesi ve kendi başarı hikâyesini yazabilmesi bakımından örnek teşkil etmektedir. Bu sorumluluğun bilincinde olarak sizlerin, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Astsubaylarımızı en iyi şekilde yetiştirmenizi beklediğimi, özellikle ifade etmek istiyorum. Değerli Evlatlarımızın Kıymetli Aileleri; Ne mutlu sizlere ki; desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz evlatlarınızın, bugün bu güzide yuvadan mezun olmasının haklı gururunu yaşıyorsunuz. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında siz kıymetli ailelerimizin de önemli bir payı bulunmaktadır. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, hepinize saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca dost ve kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelerek burada eğitim gören ve bugün mezun olan genç kardeşlerimizin de mezuniyetlerini kutluyorum. Burada aldığınız eğitimler ve kazandığınız üstün niteliklerle, kardeş vatanımızda başarıyla hizmet edeceğinize yürekten inanıyor; görevlerinizde başarılar diliyorum. Millî Savunma Bakanlığı olarak; - Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde, “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimiz doğrultusunda; - Daha büyük, daha güçlü bir Türkiye için azim ve kararlılıkla çalışmaktayız. Gücünü bağrından çıktığı asil Türk milletinin sevgi ve güveninden alan kahraman ordumuz da - Anayasa’ya ve Kanunlara bağlı olarak, - Millî, manevi ve mesleki değerlerimiz çerçevesinde, - Atatürk ilke ve inkılapları ile aklın ve bilimin rehberliğinde, - Kendisine verilecek her türlü görevi başarıyla yerine getirecek ve asil milletimizin gurur kaynağı olmaya devam edecektir. Bu vesileyle; - Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, mezun olan kıymetli Astsubaylarımızı başarılarından dolayı bir kez daha kutluyor, gözlerinizden öpüyor; sizleri ve değerli misafirlerimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kahraman Astsubaylarım, Yolunuz ve bahtınız açık olsun.” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

159,177 görüntüleme • 2 yıl önce

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Sizlerin de bildiği üzere, gazeteciler ve yazarlar, toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de, yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da, büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu mesuliyet, bazen bir haber cümlesinde, bazen bir manşette, bazen bir köşe yazısında, kimi zaman da uzun yıllar okunacak bir kitapta kendisini gösterir. Artık uğurlamak üzere olduğumuz Ramazan ayı, insanın hem kendisiyle hem toplumla olan ilişkilerini yeniden düşünmesine, değerlendirmesine, kendisini sorgulamasına zemin hazırlayan müstesna bir zaman dilimidir. Özellikle gazetecilik ve yazarlık gibi, hakikatin peşinde olan meslek mensupları için bu mübarek günler, ayrı bir mânâ ve ehemmiyet arz eder. Sizler kaleminizle, sözünüzle, emeğinizle bu toplumun düşünce iklimine çok çok önemli katkılar yapıyorsunuz. Gerektiğinde eleştirerek, gerektiğinde sorgulayarak, gerektiğinde ise takdir ve teşvik ederek, hayati bir kamu hizmetini yerine getiriyorsunuz. Tüm bunların yanında, çağımızın baş belasına dönüşen dezenformasyonla mücadele ediyor; haberin kaynağına iniyor; en objektif, en güvenilir bilgiyi milletimize aktarmak için hassasiyetle hareket ediyorsunuz. Kimi zaman savaş ve sıcak çatışmaların göbeğinde, kimi zaman kriz ve afet bölgelerinde, kimi zaman da en zorlu arazi ve iklim koşullarında, toplumun doğru ve teyit edilmiş haberlere erişebilmesi adına canınızı ortaya koyuyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına yürekten teşekkür ediyor; çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Güçlü bir toplum yapısı, ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsizleştiği bir medya düzeninde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür. Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük, bu anlamda son derece mühim ve kritiktir. Sizler, çok daha yakından tecrübe ediyorsunuz. Bilgi üretimi ve enformasyon akışının tarihte hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemi yaşıyoruz. Ancak bu hız, aynı zamanda yanlış, taraflı, zararlı ve maksatlı içeriklerin de geniş çapta yayılmasını kolaylaştırıyor; teyit mekanizmasının sağlıklı işlemesinin önüne geçebiliyor. Bizde sıkça tekrarlanan meşhur bir söz vardır: 'Doğru, ayakkabılarını giyene kadar, yalan, dünyayı üç kez dolaşır.' Ne yazık ki bugün, ‘hakikat-ötesi çağ’ adı verilen, tam da böyle bir dönemin içindeyiz. Bu sorun, sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın yüzleştiği, çözüm aradığı bir tehdit haline dönüşmüş durumda. Tabii bizler, devlet olarak, gerek İletişim Başkanlığımızla, gerekse diğer kurumlarımızla, dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Fakat bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Burada, Nizamülmülk’e atfedilen şu sözü, siz kalem ve fikir erbabımıza bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: ‘Bir mızrağı yahut oku, belli bir mesafeye kadar atabilirsiniz; bunların etkisi sınırlıdır. Oysa bir kelimenin, bir yazının, bir düşüncenin nereye varacağının sınırı belirsizdir.’”

T.C. İletişim Başkanlığı

12,675 görüntüleme • 4 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ile katıldığı Özel Kuvvetler Komutanlığındaki İhtisas Kursu Mezuniyet Töreni'nde konuştu. Bordo Berelilere seslenen Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: TSK EN KAPSAMLI VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİ İCRA EDİYOR “Değerli Misafirler, Kahraman Silah ve Mesai Arkadaşlarım, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin göz bebeği olan Özel Kuvvetlerimizin mezuniyet töreninde sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Sözlerimin başında, aldıkları birbirinden zorlu eğitimleri başarıyla tamamlayarak mezun olmaya hak kazanan Bordo Berelilerimizi yürekten kutluyor; brövelerinin kendilerine, ailelerine ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere pek çok bölgede ciddi ve hassas gelişmelerin yaşandığı, buna bağlı olarak risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir süreç içerisindeyiz. Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İstiklal Harbimizden bu yana en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Şüphesiz, Özel Kuvvetlerimiz de bu faaliyetlerin icrasında üstlendiği büyük sorumluluklar ve elde ettiği başarılarla müstesna bir yere sahiptir. ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞIMIZ HAYATİ KATKILAR SAĞLIYOR Nitekim Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelede tarihî başarılar elde ettiği, terör örgütünün girilemez denilen yerlerine girildiği bu süreçte, Özel Kuvvetlerimiz Silahlı Kuvvetlerimizin vazgeçilmez kuvvet çarpanlarından biri olarak bu başarılara hayati katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Bu vesileyle nice kahramanlık hikâyeleri yazan Bordo Berelilerimizi, yüksek azim, gayret ve cesaretinden ötürü tebrik ediyor; gözlerinden öpüyorum. Dünyadaki emsalleri arasında temayüz eden Özel Kuvvetlerimizin varlığı, şanlı Türk ordusunun gücüne güç katmaktadır. Esasen, her geçen gün gelişen teknolojinin etkisiyle harp doktrinleri ve muharebe konsepti de değişmektedir. Dolayısıyla Özel Kuvvetler gibi kritik ve asimetrik görevleri yapabilecek bir gücün varlığı da büyük önem kazanmaktadır. Ordumuzun en modern araç, silah ve gereçle donanması kadar yüksek nitelikleri haiz personele sahip olması da bir zorunluluktur. Tarihin en güçlü ordularından biri olan kahraman ordumuzun zaferlerle dolu mazisinde; yüksek harp kabiliyeti, disiplini ve başarısıyla övünç kaynağımız olan Özel Kuvvetlerimiz, mümtaz bir konumdadır. Böylesine güzide bir birliğin mensubu olmak elbette ki her biriniz için yüksek bir onur vesilesidir. Ancak sizleri son derece ağır vazifelerin bekliyor olması nedeniyle de sorumluluklarınız büyüktür. Bu çerçevede siz kıymetli silah ve mesai arkadaşlarıma bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum: Bir Özel Kuvvetler personeli hem yüksek fiziki kabiliyetleri barındırmalı hem de bilgi ve becerisiyle zorlu görevlere daima hazır olmalıdır. BORDO BERELİLER, YERİ DOLDURULAMAYAN PERSONEL KONUMUNDADIR Üstleneceğiniz görevlerde bir yandan ekip ruhunu ortaya koymalı diğer yandan bireysel ve mesleki yeteneklerinizi en üst seviyede sergilemelisiniz. Ancak unutmayınız ki ne kadar yetenekli olursanız olun stratejik düşünme, rasyonel davranma, sabır ve sebat ile en önemlisi yüksek irade, kararlılık, azim ve heyecan vazgeçilmeziniz olmalıdır. Çünkü Bordo Bereliler; boşlukları dolduran değil, yeri doldurulamayan personel konumundadır. Bu yüzden bilgi düzeyinizi sürekli yenilemeli, her zaman daha iyisi için çalışmalı ve daima bir adım önde olmalısınız. Vazifelerinizden kazanacağınız her türlü tecrübeye, mutlak surette değer vermelisiniz. Çünkü öğrenmek ve yeterlilik, durağanlık kabul etmeyen ve sürekli geliştirilmesi gereken hususlardır. Öte yandan karşılaştığınız, her engeli yeteneklerinizi gösterecek bir fırsat olarak değerlendirin ve yaşadıklarınızdan ders alın. Tehlike anında akıllı ve cesur, sıkıntı anında sessiz ve kararlı, rahatlık anında tedbirli olun. Bordo bereyi taşıdığınız her an, hatırlamaktan gurur duyacağınız nice anılara vesile olacaktır. Bu yüzden vazifelerinizi yüksek bir aidiyet duygusu, istek ve keyifle yapın. Zira huzurlu, sağlıklı ve mutlu birey olamazsanız ne komutanlarınızın ne de silah arkadaşlarınızın beklentilerini karşılayabilirsiniz. Muhakkak ki omuzlarınızdaki yük ağır, göreviniz hayli meşakkatli, ancak bir o kadar da kutsaldır. Bu büyük mirasın varisleri olarak şanlı Türk sancağı ve aziz vatan toprakları, artık sizlere emanettir. Bunun bilincinde olan siz, kahraman Bordo Berelilerimizin her türlü zorluğu aşabileceğine yürekten inanıyor; vazifelerinizde üstün başarılar diliyorum. ASKERÎ AÇIDAN GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ Konumu itibarıyla son derece kritik bir coğrafyada yer alan Türkiye; köklü devlet geleneği ve stratejik yaklaşımı doğrultusunda uluslararası güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkemiz, bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesinde gerek ilgili ülkeler nezdinde gerekse uluslararası platformlarda müzakere masalarının vazgeçilmez ve etkin bir aktörü hâline gelmiştir. Dolayısıyla ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askerî açıdan güçlü olmak zorundayız. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihî dönemde ve 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimiz çerçevesinde, daha büyük daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için azim ve kararlılıkla çalışırken en önemli dayanaklarımızdan biri olan Özel Kuvvetlerimiz de bu tarihî misyonun güzide bir parçasıdır. Ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahramanlar, bugün brövelerini takarak karşınızda birer Özel Kuvvetler personeli olmanın haklı gururuyla duruyorlar. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında siz kıymetli ailelerimizin de değerli katkıları bizler için vazgeçilmezdir. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; - Özel Kuvvetler İhtisas Kursu’nu başarıyla tamamlayan Bordo Berelilerimizi, - Ayrıca, dost ve kardeş ülke Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Libya’dan gelen ve buradan mezun olan Misafir Askerî Personeli şahsım ve Millî Savunma Bakanlığı adına bir kez daha tebrik ediyorum. Personelimizin yetişmesinde emeği geçen, başta Özel Kuvvetler Komutanımız olmak üzere Komutanlığımızın tüm seçkin eğiticilerine ve personeline canıgönülden teşekkür ediyorum. Sözlerime son verirken Almanya’da düzenlenen ve 19 ülkeden 36 timin katıldığı 8’inci Avrupa en iyi keskin nişancı timi yarışmasında, bizlere şampiyonluğu getiren Özel Kuvvetlerimizi ve Kara Kuvvetlerimizi kutluyorum. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadar ki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Yiğitler Ocağının Kahraman Mensupları, Sevgili Bordo Bereliler, yolunuz ve bahtınız açık, bileğiniz kuvvetli, kılıcınız daima keskin olsun." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

83,216 görüntüleme • 2 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile gittiği Eğirdir Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığındaki eğitim yılı açılış töreninde bir konuşma yaptı. Komandolarımıza seslenen Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: ESAS OLAN GÖREV VE SORUMLULUKLARIN LAYIKIYLA YERİNE GETİRİLMESİDİR "Değerli Silah ve Mesai Arkadaşlarım, Kahraman Komandolar; sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. 'Eğitim ve Faaliyet Yılı Açılışı' vesilesiyle siz kahraman komandolarımız ile birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle belirtmek isterim. Bu vesileyle bir üst rütbeye terfi eden arkadaşlarımın yeni rütbelerinin, hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Elbette hangi rütbede olursanız olun, esas olan görev ve sorumlulukların layıkıyla yerine getirilmesidir. Bu çerçevede siz kahraman silah arkadaşlarımın, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vazifelerinizi en iyi şekilde yapacağınıza ve görev bayrağını, kendinizden sonra gelecek olanlara gururla teslim edeceğinize yürekten inanıyorum. Asil milletimizin gururu kahraman Komandolar; malumunuz geride bıraktığımız ağustos ayı, asil milletimizin zaferler ayıdır. Bu ayda, tarihi şan ve şerefle dolu ordumuzun elde ettiği birbirinden şanlı destanlar, bugün de en büyük ilham ve motivasyon kaynağımızdır. Bu vesileyle, büyük bir gururla idrak ettiğimiz Büyük Zaferimizin 102’nci yıl dönümü ile Silahlı Kuvvetler Gününüzü bir kez daha kutluyorum. Bizlere bu zaferi armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. TSK, DÜNYA ORDULARI ARASINDAKİ MÜSTESNA KONUMUNU PEKİŞTİRDİ Çok Kıymetli Silah ve Mesai Arkadaşlarım; tüm dünyada risk ve tehditlerin arttığı, güvenlik kaygılarının ön plana çıktığı kritik bir süreç yaşanmakta, bölgemiz de bu gelişmelerden büyük ölçüde etkilenmektedir. Dolayısıyla böylesine hassas bir ortamda, savunma ve güvenliğimizi sağlamak için ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini mütemadiyen artırmakta, personelimizin yeteneklerini ve niteliklerini geliştirmekteyiz. Tüm bu çabalarımız neticesinde, harekât yetenekleri her geçen gün artan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; dünya orduları arasındaki müstesna konumunu pekiştirmiştir. Milletimizin göz bebeği şanlı ordumuzun bu üstün konumunu muhafaza etmek ve daha da güçlendirmek, eğitim faaliyetlerimizin doğru planlanmasına ve etkin bir şekilde uygulanmasına bağlıdır. Bu bağlamda tüm eğitim faaliyetlerimizin; - Çok boyutlu ve esnek bir bakış açısıyla ele alınması, - Analitik bir yaklaşımla geliştirilmesi ve - Teknolojik yeniliklere uyarlanması, bugünün ve geleceğin muharebe ortamına hazır olmamız için elzemdir. Temel hedefimiz; karada, denizde ve havada her türlü görevi başarıyla icra eden kahraman ordumuzun ulaştığı bu güçlü seviyeyi, her yönden daha yukarılara taşımaktır. Türk milletinin gururu siz silah ve mesai arkadaşlarımdan da beklentimiz; sürekli eğitim anlayışıyla bireysel ve mesleki olarak kendinizi geliştirmeniz, uzmanlaştığınız konularda ve üstlendiğiniz görevlerde Kara Kuvvetlerimize ve ordumuza en yüksek katkıları sunmanızdır. Şüphesiz ki yaptığınız vazifeler, bazen yüksek fedakârlık isteyen, meşakkat gerektiren süreçleri gerektirebilir. Ancak bu zorlukların üstesinden herkes değil, sizler gibi büyük bir adanmışlık duygusu ile görevlerini ifa edenler gelebilir. Unutmayın ki bir Türk komandosu; daima güçlü, dayanıklı, kararlı ve disiplinli olmalıdır. Elbette ki fedakârlık bizler için vazgeçilmezdir fakat başarı için yeterli değildir. Zira hedefe giden yolda olmazsa olmaz koşul eğitimdir, yüksek hazırlığa ve donanıma sahip olmaktır. Eğitimde hedefe ulaşmanın sırrı da faaliyetlerin, tatbikata ve harp sahasındaki dinamiklere dayalı ve gerçekçi olmasında yatmaktadır. Bu nedenle faaliyetlerinizi 'Barışta ter dökmeyen, savaşta kan döker.' anlayışıyla planlayıp icra etmelisiniz. Burada verilen eğitimler, en başta sizler için hayati önemdedir. Bunun bilinciyle eğitimlerinizi motivasyonlu, huzurlu ve yüksek bir istekle icra ediniz. Eğitim ve tatbikatlarda elde edeceğiniz her kazanım, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkin, caydırıcı ve saygın niteliklerini daha da pekiştirecektir. KOMANDO TUGAYLARIMIZ TÜM GÖREVLERİ BAŞARIYLA YERİNE GETİRİYOR İstiklal Harbimizden bu yana, en etkin ve en yoğun faaliyetleri icra ettiğimiz bu kritik dönemde, ordumuzun bel kemiğini oluşturan Kara Kuvvetlerimiz de aynı etkinlik ve yoğunlukta faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu kapsamda Kara Kuvvetlerimiz; hudutlarımızı büyük bir gayret ve azimle korurken tehditleri kaynağında etkisiz hâle getirme stratejisiyle, yurt içi ve sınır ötesinde icra ettiği etkili operasyonlarla da terörle mücadelede büyük başarılar elde etmektedir. Teröristlere göz açtırmayan kahraman Mehmetçik; şu anda dahi Irak’ın kuzeyinde Pençe-Kilit Harekâtı’nda, keza Suriye harekât sahasında, emsalsiz bir kahramanlık örneği sergileyerek teröristlerin korkulu rüyası hâline gelmiştir. Bu başarılarda elbette Kara Kuvvetlerimizin en seçkin unsurlarından olan cesaretin, özverinin, gözü pekliğin temsilcisi kahraman komandolarımızın da müstesna bir katkısı vardır. Nitekim Komando Tugaylarımız; birbirinden zorlu arazi şartlarında ve harekât bölgelerinde üstlendikleri tüm görevleri, üstün bir başarıyla yerine getirmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en seçkin ve saygın birlikleri arasındaki Eğirdir Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığımız da vazifelerini en iyi şekilde yerine getirebilecek, daima güçlü, cesur ve hazır komandolarımızı yetiştirerek ordumuza büyük katkılar sağlamaktadır. Bu vesileyle, görevlerini başarıyla icra eden Komando Tugaylarımız ile komandolarımızın yetişmesinde emeği geçen başta Eğirdir Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanımız olmak üzere Komutanlığımızın kıymetli öğretmenlerini ve mümtaz personelini yürekten tebrik ediyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Tüm kahraman komandolarımızın gözlerinden öpüyorum. ŞANLI ORDUMUZU EN GELİŞMİŞ SİLAH, ARAÇ VE GEREÇLERLE DONATMAYA DEVAM EDECEĞİZ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; hudut güvenliğini sağlama ve terörle mücadele harekâtlarının yanı sıra Libya’da, Katar’da, Somali’de, Azerbaycan’da, Kosova’da, Bosna-Hersek’te ve daha birçok coğrafyada, güvenlik ve barışın tesisine yönelik de kıymetli vazifeler üstlenmektedir. Harekât görevleriyle eş zamanlı olarak eğitim faaliyetlerine de aralıksız devam eden ordumuz, sayısı ve kapsamı her geçen gün artan tatbikatları da yüksek bir sinerjiyle icra etmektedir. Çok şükür, bu eğitim faaliyetlerinin sonuçlarını bireysel olarak da almaktayız. En son Almanya’da düzenlenen ve 19 ülkeden 36 timin katıldığı 8’inci Avrupa en iyi keskin nişancı timi yarışmasında, Kara Kuvvetleri timimizin şampiyon olması, kara birliklerimizin eğitim kalitesini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Sizlerin de yakından takip ettiği üzere savunma sanayisi, teknolojik gelişmelerin en hızlı yaşandığı alanlardan biridir. Dolayısıyla yerli ve millî savunma sanayisine sahip olmak ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizi en iyi silah sistemleriyle donatmak, ülkemizin bekası açısından vazgeçilmez bir gereklilik hâline gelmiştir. Bu nedenle harp silah, araç ve gereçlerindeki teknolojik yenilikleri vakit kaybetmeksizin sizlerin kullanımına sunuyor, kahraman ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini sürekli geliştiriyoruz. Bu konuda Savunma Sanayii Başkanlığımız ile değerli kurum ve kuruşlarımız da büyük bir fedakârlıkla çalışıyorlar. Yüksek özveri ve gayretleri nedeniyle kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Sadece son yıllarda kara unsurlarımızın istifadesine sunduğumuz, yerli ve millî Piyade Tüfeğimiz, Fırtına Obüslerimiz, Çok Namlulu Roketatarlarımız, farklı çap ve özelliklerdeki yerli ve millî füzelerimiz ve modernize edilen tanklarımız, bunlardan sadece birkaçıdır. Bundan sonra da şanlı ordumuzu, en gelişmiş, en modern silah, araç ve gereçlerle donatmaya devam edeceğiz. Sonuç olarak Cumhuriyetimizin ikinci asrında ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için şevk ve gayretle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Ülkemizin iftihar kaynağı olan siz kahraman komandolarımızın da sahip olduğu yüksek nitelik ve tecrübe ile sorumluluklarınızı üstün bir vazife anlayışıyla icra edeceğinize yürekten inanıyor; yeni eğitim ve faaliyet yılınızın kazasız belasız, hayırlı ve başarılı olmasını diliyorum. Kahraman Komandolar !.. Yolunuz ve bahtınız açık, bileğiniz kuvvetli, Kılıcınız keskin, gücünüz daim olsun. Hoşça kalın." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

121,359 görüntüleme • 1 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile gittiği Malatya’da, 2’nci Ordu Komutanlığını ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu. 2’nci Ordu Komutanlığına bağlı birlik komutanlarının da katılımıyla video telekonferans toplantısı gerçekleştiren Bakan Yaşar Güler, devam eden faaliyetlere ilişkin bilgi alarak yapılacak çalışmalara ilişkin talimatlar verdi. Bakan Yaşar Güler, birlik komutanlarına hitaben yaptığı konuşmada ise şunları söyledi: DAİMA GÜÇLÜ VE UYANIK BULUNMAK ZORUNDAYIZ Bugün Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bölgemizde ve dünyada her geçen gün risk ve tehditlerin arttığı hassas bir süreçten geçiyoruz. Şüphesiz böylesine kritik bir ortamda, bu çok yönlü tehdit ve tehlikelere karşı daima güçlü ve uyanık bulunmak zorundayız. Bu bağlamda Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak ülkemizin bekası, asil milletimizin güvenliği ve huzuru için Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı, en yoğun ve en etkin faaliyetlerini icra ediyoruz. TERÖR TEHDİDİNİ ÜLKEMİZİN GÜNDEMİNDEN UZAKLAŞTIRDIK Bu gayretlerimiz sonucunda yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede büyük başarılar elde ettik. Sınırlarımızın güvenliğini en üst düzeyde sağlarken terör tehdidini de ülkemizin gündeminden uzaklaştırdık. Öyle ki terör örgütü artık silah bırakma noktasına gelmiş durumdadır. Bu büyük ve tarihî başarıya, devletimizin kararlı tutumu ile sizlerin yılmaz iradesi ve samimi gayretleri ile ulaştık. “Terörsüz Türkiye” hedefimize doğru ilerlememizde şüphesiz, en büyük pay millî ve manevi değerlerimiz uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz ile onların fedakâr ve cefakâr ailelerine aittir. Bu vesileyle aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyor, kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımızı sunuyorum. Aynı şekilde kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm seçkin personeline kahraman jandarma ve polis teşkilatımıza, gözü pek güvenlik korucularımıza ülkemizin birliği ve dirliği için gösterdikleri gayret için teşekkür ediyorum. TERÖR ÖRGÜTÜ, FESİH KARARINI BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRMELİ Bir kez daha vurgulamak isterim ki alınan fesih kararı, vakit kaybetmeden bir an önce hayata geçirilmelidir. Terör örgütü PKK ile farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları silahlarını bırakmalı, süreci sabote edebilecek sözlü ve eylemsel her türlü provokasyondan uzak durulmalıdır. Bu süreçte Türk Silahlı Kuvvetleri olarak meydana gelebilecek her türlü gelişme karşısında ülkemizin hak ve menfaatlerini en üst seviyede sağlamaya devam edeceğimizden de hiç kimsenin şüphesi olmasın. Yeri gelmişken özellikle altını çizmek isterim ki bu aziz topraklarda etnik kökeni ve inancı ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın ailelerine, şehirlerine ve en önemlisi vatanlarına duydukları sevgi ve sadakat yadsınamaz bir gerçektir. Bu bağlılık asil milletimizin asırlardır taşıdığı ortak bir değerdir. Hiçbir yapay gündem veya dış etki bu sarsılmaz bağı koparamaz. Hep birlikte, sevgi, saygı, hoşgörü ve uzlaşma ortamı içinde üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz da yoktur. GÜVENLİK, BARIŞ VE İSTİKRAR İÇİN KRİTİK GÖREVLER İCRA EDİYORUZ Terörle mücadele ve hudutlardaki görevlerimizle eş zamanlı olarak Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de tavizsiz bir şekilde koruyoruz. Aynı şekilde pek çok coğrafyada uluslararası güvenlik, barış ve istikrar için kritik görevler icra ediyoruz. Bugün Kafkaslar’dan Karadeniz’e, Orta Doğu’dan Afrika’ya, Balkanlar’dan Akdeniz’e kadar birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisine yönelik önemli inisiyatifler üstleniyoruz. Şanlı tarihimizden aldığımız ilham ve stratejik bakış açımızla icra ettiğimiz tüm bu faaliyetlerimiz, ülkemizin; uluslararası alandaki görünürlüğünü ve küresel güvenlik mimarisinin vazgeçilmez üyesi olarak etkinliğini daha da artırmaktadır. Tüm bunlarla birlikte hem ordumuzun hem de ülkemizin gücüne güç katan yerli ve millî savunma sanayimizi, her geçen gün daha da geliştirerek bu alanda mukayeseli üstünlüğe sahip olmak için yoğun bir gayret gösteriyoruz. Şunu gönül rahatlığıyla ve büyük bir gururla ifade etmeliyim ki Türkiye, bu alanda son yıllarda yaptığı kapsamlı yatırımlarla artık dünyada yükselen bir marka hâline gelmiştir. Elde ettiğimiz başarı ve kazanımlardan da anlaşılacağı üzere ülkemizin savunma ve güvenliğini en güçlü şekilde sağlamak için var gücümüzle çalışıyor, “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. HER TÜRLÜ OLUMSUZLUĞA VE SENARYOYA KARŞI HAZIRLIKLIYIZ İçinde bulunduğumuz coğrafya, tarihin her döneminde stratejik öneme sahip olduğu gibi bugün de aynı şekilde tüm kritik gelişmelerin merkezinde yer almaktadır. Bu durum ülkemize büyük avantajlar sağlamakla beraber, çok boyutlu risk ve tehditlerin daima yanı başımızda ortaya çıkmasına da sebep olmaktadır. Özellikle son günlerde meydana gelişmeler şu gerçeği bir kez daha göstermiştir ki tehditler karşısında proaktif bir güvenlik politikası izlemek, oluşabilecek risk ve tehditleri meydana gelmeden önlemek bizim için olmazsa olmazdır. Nitekim İsrail’in Gazze’den başlayıp Lübnan’a yaydığı, şimdi de komşumuz İran’a yönelik gerçekleştirdiği hukuksuz saldırılar, bölgemizi daha büyük bir kaosa sürükleme riskini beraberinde getirmektedir. Millî Savunma Bakanlığı olarak söz konusu kaotik gelişmeler karşısında daima uyanık ve teyakkuzda hareket ediyor, gerekli tüm tedbirleri alıyoruz. Her türlü olumsuzluğa ve senaryoya karşı hazırlıklıyız ve hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Asil milletimize karşı sorumluluklarımızı biliyoruz. Siz kıymetli arkadaşlarımın da Mehmetçiğimizle birlikte bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da görevlerinizi en iyi şekilde yerine getireceğinize yürekten inanıyorum. Sözlerime son verirken Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle selamlıyor, görevlerinizde üstün başarılar diliyorum. Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

47,967 görüntüleme • 1 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bayram namazını beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Hakkâri Çukurca’daki 2’nci Hudut Tugay Komutanlığında kıldı. Kurban kesiminin ardından Mehmetçiklerin bayramını tebrik ederek onlara seslenen Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: SİZ GÖREVDEYKEN VATANIMIZIN EMNİYETİ VE GÜVENLİĞİ EMİN ELLERDE Kahraman Silah ve Mesai Arkadaşlarım, Sizleri sevgiyle selamlıyorum. Bu güzide bayram gününde, Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte, aziz vatanımızın güvenliği için görev yapan siz değerli arkadaşlarımla bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün, birlik ve beraberliğimizin güçlendiği, kardeşlik ve dostluk duygularının pekiştiği, örf ve adetlerimizin yaşatıldığı müstesna günlerden biri olan Kurban Bayramı’nı idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu vesileyle, Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, huzur ve neşe dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramların getirmiş olduğu dayanışma, hoşgörü, sevgi, saygı ve kardeşlik ikliminden ilham alan asil milletimiz, iyi günde ve kötü günde ortak hareket ederek bin yıldır millî ve manevi değerlerimiz etrafında birleşmiş ve ayrılmaz bir bütün olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de bu birlik ve beraberliğimizden aldığı güçle asil milletimizin nice bayramları huzur içerisinde yaşayabilmesi için her türlü çabayı göstermektedir. Bu gayretlerle sağlanan güvenlik ve huzur ikliminin mimarları, bayram günlerinde dahi sevdiklerinden uzakta, büyük bir vazife şuuruyla görev yapan siz fedakâr silah arkadaşlarımdır. İcra ettiğiniz bu kutsal görevde; sahip olduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve ortaya koyduğunuz büyük emek, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki sizler bu kutsal görevinizin başındayken, vatanımızın güvenliği ve huzuru emin ellerdedir. Ve unutmayınız ki yaptığınız görev ne kadar zor olursa olsun, sizler Türk milletinin kahraman evlatlarısınız. Omuzlarına yüklenen bu sorumluluğu yüksek bir motivasyonla yerine getiren sizleri ve sizlerin şahsında tüm silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor; gözlerinizden öpüyorum. ORDUMUZ, İSTİKLAL HARBİNDEN BU YANA EN YOĞUN VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİNİ İCRA EDİYOR Yakın coğrafyamızda ve dünya genelinde ardı ardına yaşanan gerginlikler, krizler, çatışmalar ve savaşlar; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Belirsizlik ve tehditlerin asimetrik ve öngörülemez hale geldiği bu hassas dönemde, Millî Savunma Bakanlığı olarak aziz milletimizin güvenliği ve huzuru için gece gündüz demeden, büyük bir azim ve kararlılıkla görevlerimizi ifa etmekteyiz. Belirlediğimiz çok yönlü savunma-güvenlik politikası çerçevesinde şanlı ordumuz, sizlerin özverisi ve fedakârlıklarıyla İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Bu kapsamda özellikle yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede elde ettiğimiz tarihi başarılar, ordumuzun harekât kabiliyetini ve gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör unsurlarını hedef alan başarılı operasyonlarımızı icra ettik ve terör koridorunu parçaladık. Şu an, eğer oralarda olmasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önce olduğu gibi devam edecekti ve yurt içinde daha büyük bedeller ödeyecektik. Bugün, güvenlik ve huzur ortamının tesis edildiği Hakkâri’de; - Şehrin güzel yaylaları yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor, - Bölge, spor organizasyonlarına ve festivallere ev sahipliği yapıyorsa; - Bunlar hep kahraman Mehmetçiğimizin, sınırlarımızın ötesindeki mücadelesi sayesindedir. Terörle mücadelemiz; etkin ve kararlı adımlarla, örgütün hareket kabiliyetini bitirinceye kadar devam edecek; kim destek verirse versin, oldubittilere asla müsamaha gösterilmeyecektir. MİLLETİMİZİN GURUR KAYNAĞISINIZ Kahraman ordumuz, terör örgütlerine karşı büyük bir cesaretle mücadele ederken, aynı zamanda sınırlarımızın emniyetini de en üst düzeyde sağlamaktadır. Birçok ülkeye de örnek teşkil eden, en gelişmiş teknolojik imkân ve kabiliyetleri haiz hudut emniyet sistemlerimiz, ortaya çıkan ihtiyaçlar ile risk ve tehditlere göre sürekli geliştirilmektedir. 2’nci Hudut Tugayımız ve onun siz değerli mensuplarının, yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinci ile ortaya koyduğu üstün gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Sizler, buradaki varlığınızla hudutlarımızın ve kutsal vatan topraklarının en önemli güvencesi ve milletimizin gurur kaynağısınız. Tüm bu görevlerimizle birlikte, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de tavizsiz bir şekilde koruyoruz. Eş zamanlı olarak; - Millî ve uluslararası ölçekte büyük ve etkili tatbikatları icra ediyor; - Her geçen gün, en yenilerini envantere kazandırdığımız yerli ve millî savunma sanayii ürünü silah sistemleriyle, şanlı ordumuzun gücüne güç katıyoruz. Tüm bunların yanı sıra, millî politikamız gereği; - Başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere Libya, Katar, Bosna Hersek, Kosova ve Somali gibi köklü tarihî bağlarımız ile dostluk ve kardeşlik ilişkilerimizin olduğu ülkelere destek veriyoruz. Bu ülkelerin barış, huzur ve istikrarına yönelik sağladığımız katkılar kapsamında eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimizi başarıyla sürdürüyoruz. ASKERÎ AÇIDAN GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ Ülkemizin jeopolitik konumu, bölgesinde ve dünyadaki önemini daha da artırırken, risk ve tehditleri de beraberinde getirmektedir. Böyle kritik bir coğrafyada var olabilmek, her alanda hak ve menfaatlerimizi koruyabilmek, aynı zamanda dünya barış ve istikrarına katkı sunabilmek için en başta askerî açıdan güçlü olmak zorundayız. Çok şükür Türkiye, bu hassas güvenlik ortamında, uluslararası arenadaki etkinliğini her geçen gün artırarak güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir aktörü haline gelmiştir. Bugün, ülkemizin ulaştığı bu üstün seviye ile Türk Silahlı Kuvvetleri olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetimizi, çok iyi idrak etmemiz gerekiyor. Tüm bu geniş yelpazedeki görevleri aynı anda büyük bir uyum, düzen ve başarıyla icra etmemizde ordumuzun her bir ferdi önemli bir rol oynamaktadır. Bu durum şüphesiz, müteakip daha nice kritik görevleri yerine getirme azim ve kararlılığımızı pekiştirmektedir. Bu inanç ve motivasyonla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başladığımız bu tarihi süreçte “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. Belirlediğimiz millî savunma ve güvenlik stratejilerimiz çerçevesinde; - Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye devam edecek, - Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada güvenlik ve istikrar sağlayan bir güç olma konumunu pekiştirecek, - Dost ve müttefiklerimizle ikili askerî ilişkiler ile savunma sanayi iş birliklerimizi geliştirecek yeni adımları kararlılıkla atacağız. BİRLİK VE BERABERLİĞİN EN GÜZEL ÖRNEĞİNİ SERGİLİYORSUNUZ Kurban Bayramı’nın bizlere hatırlattığı en önemli değerlerden biri de paylaşmaktır. Sizler, sadece bu bayramda değil, her zaman birliğin ve beraberliğin en güzel örneğini sergiliyorsunuz. Silah arkadaşlığı, birbirinize duyduğunuz güven ve sevgi, en zor anlarda bile sizleri güçlü kılmaktadır. Bugün bizler ve komutanlarınız da sizlerle birlikte olmak, her zaman yanınızda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek üzere buradayız. Unutmayın ki, gösterdiğiniz cesaret ve özveri, milletimizin her bir ferdinin gönlünde derin bir saygı ve minnet duygusuna mazhar olmaktadır. Tüm bunların bilinciyle sizlerin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da görevlerinizi en iyi şekilde yerine getireceğinize yürekten inanıyor; vazifelerinizde üstün başarılar diliyorum. Sözlerime son vermeden önce bugünün aynı zamanda babalar günü olduğunu hatırlatmak isterim. Bu vesileyle fedakârlıkları, sevgi dolu kalpleri, engin ve sağlam duruşlarıyla hayatımıza ışık tutan, gönüllerimizin kahramanı, saygıdeğer babalarımızın “Babalar Günü”nü en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor; - Cennet vatanımızda bu mutlu bayram günlerini, huzur ve güvenlik içerisinde geçirmemizde en büyük pay sahibi aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. - Hayatta olan fedakâr gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygılarımı sunuyorum. Bayramınızı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, değerli ailelerinize de selamlarımı gönderiyor, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

73,187 görüntüleme • 2 yıl önce

İlginç bir olay; Vrillon'un Dünyalılara Mesajı Amerikan aksanı olması normal. Sonuçta o dili kopyalamışlar. Bu mesajın kurgu olabileceğini düşündüm. Çünkü 1977'de Star Wars serisinin ilk filmi gösterime girdi. Bu mesajın bu film için bir reklam olabileceğini de düşündüm. Keza öyle bile olsa içeriği çok çarpıcı ve dikkat çekicidir. Gerçek ise de zaten olayın boyutu çok başka olur. 1977 yılında, Ashtar Galaktik Kumandası'nın temsilcisi "Vrillon" İngiltere'de ITV'nin (Independent Television) yayınına müdahale ederek insanlığa seslendi. Ashtar bir ANAgemi adıyken komutan adı oluverdi ve farklı şekillerde tasvir edildi. Oysa mesajı gönderenin fiziksel görünüşü belirsizdir. Vrillon, Ashtar anaGemisinin komutanıydı. Bir anda Vrillon'u Reptilianlara bağlayıp olayı örtbas ettiler. O tarihten bu yana ruhsal mesajları olarak buna benzer çokça mesaj alındı. Vrillon'un mesajını Türkçe altyazı ile dinleyebilirsiniz. Mesajın tam Türkçe metni: "Bu Vrillon'un sesi, Ashtar Galaktik Kumandan'ın temsilcisi olarak sizinle konuşuyor. Yıllar boyunca bizi gökyüzündeki ışıklar olarak gördünüz. Şimdi, sizlerle bilgelik ve barış içinde tıpkı sizin erkek ve kız kardeşlerinizle sizin gezegeniniz Dünya'da daha önce yaptığımız gibi konuşuyoruz. Irkınızın ve dünyanızın kaderi ile ilgili sizi uyarmaya geldik. Sizin dünyanızı ve sizin etrafınızda bizim dünyalarımız üzerinde yaşayan varlıkları tehdit eden felaketlerden kurtulmak için bu kursu almalısınız. Böylece kardeş varlıklarınızla iletişime geçebilirsiniz. Bu, gezegeniniz Kova'nın yeniçağına doğru geçiş yaparkenki büyük uyanışta paylaşabilmeniz içindir. Yeni Çağ, sizin ırkınızın evrimi ve barışı için muhteşem bir zaman olabilir. Tabii eğer sizleri yönetenler, kendi kararlarını uygulatan şeytani güçlerin farkına varırlarsa. Şimdi sabit durun ve dinleyin, bu şans size bir daha gelmeyebilir. Tüm şeytani silahlarınız yok edilmeli. İkilem zamanı, şimdi artık geçmişte kaldı. Ve eğer kendinizi buna değer gösterirseniz. Parçası olduğunuz ırk evrimin yüksek aşamalarına yolculuk edebilir. Birlikte barış ve iyi niyet içerisinde yaşamayı öğrenmeniz için kısada olsa zamanınız var. Gezegenin birçok yerinde küçük gruplar bunu öğreniyor ve hepimiz için, yeniçağın şafağının ışığını geçirmek için var' oluyorlar. Onların öğretilerini kabul etmekte veya reddetmekte özgürsünüz. Fakat yalnızca barış içerisinde yaşamayı öğrenenler ruhani evrimlerinde yüksek boyutlara geçecek. Şimdi, Vrillon'un sesini duyun, Ashtar Galaktik Kumandan'ın temsilcisi sizinle konuşuyor.. Farkında olun, birçok yanlış kâhin ve ruhsal rehberler sizin Dünya'nızda operasyon yapıyor. Sizin enerjinizi sizden emecekler. Para diye adlandırdığınız enerjiyi şeytani sona kullanacaklar Ve karşılığında size değersiz bir posa verecekler. Senin yüksek ilahi BEN'liğin seni bundan koruyacak. Size gerçeğin ne olduğunu veya karmaşanın, kaosun ve yalanın ne olduğunu söyleyen içerdeki sese karşı hassas olmayı öğrenmelisiniz. Gerçeğin sesini dinlemeyi öğrenin ki bu sizin içinizdedir ve siz, kendinizi evrimin yoluna yönlendireceksiniz. Bu bizim sevgili arkadaşlarımıza mesajımızdır. Sizin, gökyüzünde ışıklarımızı izlemeniz gibi biz de yıllarca sizin gelişiminizi izledik. Şimdi biliyorsunuz ki biz buradayız ve sizin dünyanızın etrafında ve üstünde bilim adamlarınızın itiraf ettiğinden daha fazla varlıklar var. Işığa olan yolunuzla ve sizinle ilgili derin endişe duyuyoruz ve size yardım edebilmek için elimizden geleni yapacağız. Korkunuz olmasın, sadece kendinizi bilmeyi arayın ve gezegeniniz Dünya'nın yollarıyla uyum içerisinde yaşamayı. Biz Ashtar Galaktik Kumandası olarak dikkatiniz için teşekkür ediyoruz. Şimdi sizin VAR'olduğunuz 3.boyutu terk ediyoruz. Evrenin en mükemmel sevgi ve gerçekliği tarafından kutsanın.

Hazar Tandoğan

19,331 görüntüleme • 2 yıl önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Karargâhı’nda görev yapan personelimizin Kurban Bayramı’nı kutlayarak onlara hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: ÜLKEMİZ, KOLEKTİF YÜKÜN KENDİSİNE DÜŞEN KISMINI EN İYİ ŞEKİLDE YERİNE GETİRİYOR NATO Savunma Bakanları Toplantısı’na katılmak maksadıyla gelmiş olduğum Brüksel’de siz kıymetli personelimizle de bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum. Bölgesel ve küresel gerginliklerin ciddi ölçüde arttığı, pek çok bölgede çatışmaların savaşlara evrildiği, bu bağlamda tüm dünyayı derinden etkileyen kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu kaotik dönem, kurulduğu günden bugüne en büyük aynı zamanda en başarılı savunma ve güvenlik paktı olan NATO’nun varlığını her zamankinden daha önemli hâle getirmiştir. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığı günümüzde NATO mevcut güvenlik sorunlarına yapısal ve güçlü çözümler getirebilmek için proaktif tedbirler almaktadır. Stratejik ve bir o kadar zorlu bir coğrafyada bulunan ülkemiz de risk ve tehditler karşısında stratejik yaklaşımlar geliştirmekte, kolektif yükün kendisine düşen kısmını da en iyi şekilde yerine getirmektedir. Bu bağlamda Türkiye, NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olarak ittifakın harekât ve misyonlarına en çok katkıda bulunan üyeler arasında yer almaktadır. EKİM AYINDA KFOR KOMUTANLIĞI GÖREVİNİ YENİDEN ÜSTLENECEĞİZ Nitekim geçen yıl devraldığımız NATO KFOR Komutanlığını, büyük bir başarıyla yerine getirdik. Komutayı üstlendiğimiz süre boyunca NATO ve Birleşmiş Milletler kararlarına uygun olarak, uluslararası sorumluluğun gerektirdiği tam bir tarafsızlık, şeffaflık ve profesyonellik anlayışı ile hareket ettik. Hâlihazırda yüksek bir hassasiyet ve titizlikle KFOR Komutan Yardımcılığını da yürütmekte, bölgenin istikrarına önemli katkıda bulunmaya devam etmekteyiz. Bu kritik misyonun komutanlığını Ekim ayında yeniden üstleneceğiz. TERÖRLE MÜCADELEMİZE MÜTTEFİKLERİN DE DESTEK VERMESİ SON DERECE ÖNEMLİ Ülkemizin NATO’ya bu şekilde katkıları devam ederken Avrupa-Atlantik coğrafyasında güvenlikle ilgili meselelerde en mühim platform olmayı sürdüren NATO da ülkemizin güvenliğinde merkezi bir role sahiptir. Gerçek şu ki üyeler ne kadar güçlü olursa İttifak da o kadar güçlü olur. Bu kapsamda özellikle vurgulamam gerekirse 75’inci yılına ulaşan NATO’nun daha da güçlenmesi mühim olduğu gibi müttefiklerin birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna uygun hareket etmesi de bir o kadar zaruridir. Bilhassa pek çok terör örgütüyle başarıyla mücadele eden ülkemizin bu çabalarına Müttefiklerimizin de destek vermesi son derece önemlidir. Türkiye olarak NATO’nun güvenlik politikası ve stratejik hedefleri doğrultusunda bölgesel ve küresel güvenlik, barış ve istikrara katkılar sağlamaya devam edeceğiz. TÜRKİYE ARTIK GÜVENLİK MİMARİSİNİN BAŞAT BİR AKTÖRÜ Sizlerle bir araya gelme fırsatı bulmuşken gerek tarihî perspektifte, gerek güncel gelişmeler bağlamında önemsediğim bazı hususları paylaşmak istiyorum. Bir asır önce istiklal ve istikbali için varlık yokluk mücadelesi veren ülkemiz artık; - Bölgesel ve küresel meselelere karşı yürüttüğü aktif diplomasisi, - Seçkin, saygın, caydırıcı ve güçlü ordusu, - Yerli, millî ve modern savunma sanayisi ile uluslararası alanda etkin bir rol oynamaktadır. Birçok coğrafyada üstlendiğimiz çok yönlü görevler, Türkiye’nin artık müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesi ve güvenlik mimarisinin başat bir aktörü olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ulaştığımız bu üstün seviyeyi çok iyi anlamalı, bu gücümüzü muhafaza edip daha da üst seviyelere taşıyabilmek için her birimiz kendi alanımızda büyük bir şevk ve gayretle çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Bu çerçevede kahraman silah arkadaşlarınız; - Ülkemizin güvenliğinin sağlanmasından hudutlarımızın korunmasına, - Terörle mücadeleden Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin muhafazasına kadar tüm faaliyetlerini yüksek bir fedakârlıkla yerine getirmektedir. Sizler de burada onlarınki kadar hayati vazifeler üstleniyorsunuz. Zira uluslararası arenada ülkemizin saygınlığını ve itibarını temsil etme misyonu NATO Karargâhı’nda sizlere emanet edilmiştir. Sizler tüm nitelikleriniz hassasiyetle dikkate alınarak emsalleriniz arasından bu kıymetli görevlere seçildiniz. Buradaki sorumluluklarınızla bir yandan ülkemizi ve kahraman ordumuzu en güzel şekilde temsil ederken diğer yandan da tüm dünyanın güvenli geleceğine katkılarda bulunuyorsunuz. Şüphesiz ki vazifelerinizin icrasında önemli tecrübeler kazanıyorsunuz, eminim ki daha fazlasını da kazanacaksınız. Bu tecrübeler hem kişisel olarak hem de Silahlı Kuvvetlerimizin gelişimi açısından kayda değer olacaktır. Ülkemize döndüğünüzde buradaki kazanımlarınızı arkadaşlarınız ile paylaşmanız, onların da stratejik bakış açılarının gelişmesine fayda sağlayacaktır. Bu nedenle sizler görev süreniz boyunca; - Bölgesel ve küresel gelişmeleri yakından takip ederek, bunları çok boyutlu bir perspektifle değerlendirebilmeli, - Muhtemel ve çok yönlü risk ve tehditleri öngörüp derin analizler yapabilmelisiniz. Sahip olduğunuz özellikleriniz ile azminiz, kararlılığınız ve sergileyeceğiniz gayretler, sorumluluklarınızı en mükemmel şekilde ifa etmenize imkân tanıyacaktır. Unutmayınız ki inançlı, planlı ve çalışkan olduğunuz sürece, başarı daima yanı başınızda olacaktır. Tüm bu hususlarla birlikte millî, manevi ve mesleki değerlerimiz ışığında aldığınız eğitim ve kurslar da sizlere tevdi edilen vazifenin altından rahatlıkla kalkmanızı sağlayacaktır. BİRİNCİ ÖNCELİĞİNİZ ÜLKEMİZİN HAK VE MENFAATLERİNİN KORUNMASI Daima aklınızda bulundurmanız gereken en önemli husus şudur: Üstlendiğiniz tüm görevlerinizde birinci önceliğiniz, ülkemizin hak ve menfaatlerinin korunması ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yüksek itibarının gözetilmesidir. Bunun farkında olarak her türlü iş ve faaliyetinizde elinizden gelen azami gayreti gösteriniz. Daha da iyisini yapabilirim diyerek idealist ve vizyoner bir bakış açısıyla kendinizi sürekli geliştiriniz. Ayrıca vazifelerinizde başarı sağlamanız, disiplin ve iş birliğini de gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla takım ruhu ve birlikte çalışabilme becerisini göz ardı etmeden ekip halinde ve dayanışma içinde hareket ediniz. Öte yandan buradaki göreviniz sırasında, diğer ülkelerin personeli ile de iyi ilişkiler geliştiriniz. Aynı şekilde hâl ve hareketleriniz, kılık ve kıyafetiniz, disiplininiz ve duruşunuz herkese örnek olsun. Çalışmalarınıza şahit olan muhataplarınız, Türk askerinin yüksek ruh gücünü ve karakterini görsün. Ayrıca bilgi ve becerilerinizi artırın, yabancı dilinizi geliştirin, hobilerinize zaman ayırın. İmkânlarınız ölçüsünde spor ve egzersiz yapmayı da ihmal etmeyin. Çocuklarınızın çok başarılı olması için de yoğun bir gayret sarf edin. Bu duygu ve düşüncelerle; bugüne kadar yaptığınız özverili çalışmalar için sizlere teşekkür ediyor, bundan sonra da görevlerinizi en iyi şekilde yerine getireceğine yürekten inanıyor ve hepinize üstün başarılar diliyorum. Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyor ve sizleri sevgiyle selamlıyor, gözlerinizden öpüyorum. Cuma günü idrak edeceğimiz Kurban Bayramı’nızı da şimdiden en içten dileklerimle kutluyor, kıymetli ailelerinize de selamlarımı gönderiyor, saygılarımı sunuyorum. Yolunuz ve bahtınız açık olsun, kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

25,410 görüntüleme • 1 yıl önce

"19 Eylül Gaziler Günü" dolayısıyla Millî Savunma Bakanlığında düzenlenen törende bir konuşma yapan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, şunları söyledi: GAZİLERİMİZE MİNNET DUYGULARIMIZI İFADE EDİYORUZ "Gaziler Günü vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyor ve bu anlamlı günü idrak etmenin gururunu paylaşıyorum. Şehit ve gazilerimiz, asil milletimizin kahramanlığının sembolüdür. Bugün, onlara istiklal ve istikbalimiz uğruna sergiledikleri cesaret ve fedakârlık için bir kez daha minnet duygularımızı ifade ediyoruz. Aynı zamanda bugün, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e, 'Gazi'lik ünvanı ve 'Mareşal' rütbesi verilişinin 104’üncü yıl dönümüdür. Millî Mücadele’mizin Başkomutanı olarak Atatürk; sergilediği liderlik, üstlendiği inisiyatif ve ortaya koyduğu dâhiyane taktik ve strateji ile Büyük Zaferi’mize giden yolu açmıştır. Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü de saygı ve şükranla yâd ediyorum. VATAN AŞKIYLA GÖĞSÜNÜZÜ SİPER ETTİNİZ Şehitlik ve gazilik mertebesine ulaşmış her bir yiğidimiz, milletimizin gönlünde şeref tahtında oturmaktadır. Onların yazdıkları kahramanlık destanları, bizlere ilham kaynağı olurken gelecek kuşaklara da aktarılacak en kıymetli mirasımızdır. Bu vesileyle bir kez daha vurgulamak isterim ki bugün başımız dik ve özgür olarak yaşıyorsak şüphesiz bunu kahraman şehit ve gazilerimize borçluyuz. Başımızın tacı değerli Gazilerimiz; sizler bu milletin gerçek kahramanlarısınız. Şanlı tarihimizde karşılaştığımız her zorlukta, Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, Kıbrıs Harekâtı’nda, terörle mücadelede ve 15 Temmuz’da millî ve manevi değerlerimiz uğruna vatan aşkıyla göğsünüzü siper ettiniz. Sizler, korkusuz duruşunuzla millî birlik ve bütünlüğümüzü sağlayan kutlu bir silsilenin halkasını oluşturuyorsunuz. Her biriniz, çelikten bir irade ve imanla üstünüze düşen sorumluluğun gereğini başarıyla yaptınız ve milletimizin yüz akı olarak tarih yazdınız. Şu bir gerçek ki bedenlerinin bir parçasını kutsal vatan topraklarımıza emanet eden her bir gazimiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet payidar olacağının teminatıdır. Sarsılmaz bağlılık ve emsalsiz bir fedakârlıkla verdiğiniz mücadele bağımsızlık meşalemizi daima canlı tutmakta, yolumuzu aydınlatmakta ve gelecek nesillerimize de yol göstermektedir. Kahramanlık ve fedakârlıklarınız, hiçbir zaman unutulmayacak, asil milletimizin vefa dolu gönlünde sonsuza dek yaşayacaktır. AZERBAYCAN’DAN GELEN GAZİLERİMİZ DE ARAMIZDA Sizler vatan ve millet için verilen kutsal mücadelenin sessiz kahramanlarısınız. Her biriniz sabrın, sevginin ve fedakârlığın en güzel sembolüsünüz. Gösterdiğiniz vakur duruş, birlik ve beraberliğimizi çok daha güçlü kılmaktadır. Sizler başımızın tacısınız. Ne yaparsak yapalım, fedakârlıklarınızın karşılığının olmadığının bilincindeyiz. Şundan emin olun ki devletimizin tüm kurumları el birliğiyle gazilerimiz ile şehit ve gazilerimizin siz değerli ailelerinin yanında olmaya devam edecektir. Bu arada aramızda can gardaşımız Azerbaycan’dan gelen kahraman gazilerimiz ile gazilerimizin aileleri de bulunmakta. Azmin, inancın, cesaretin temsilcisi ve Azerbaycan’ın gururu olan değerli gazilerimize ve ailelerine hoş geldiniz diyorum. ULUSLARARASI GÜVENLİK MİMARİSİNİN VAZGEÇİLMEZ BİR ÜYESİ DURUMUNDAYIZ Tüm dünya, güvenlik mimarisinin temellerini derinden sarsan jeopolitik gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçmektedir. Kurallara dayalı uluslararası düzenin zayıfladığı, güç ve nüfuz mücadelelerinin arttığı, bölgemizin ise âdeta ateş çemberine döndüğü bu süreçte Türkiye; kararlı, ilkeli ve çok boyutlu bir diplomasi ile yol almaktadır. Bir yandan sınırlarımızın güvenliği ve milletimizin huzuru için askerî caydırıcılığımızı artırırken diğer yandan bölgesel ve küresel meselelerin çözümünde yapıcı ve barıştan yana tutumumuzla müzakere masalarının ve uluslararası güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi durumundayız. Balkanlardan Kafkasya’ya, Karadeniz’den Orta Doğu ve Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada sürdürdüğümüz etkin politikalar ile kahraman ordumuzun pek çok dost ve kardeş ülkede, güvenlik ve barışın tesisine yönelik icra ettiği görevler, ülkemizin güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olmasını sağlamaktadır. Her geçen gün büyüyen ülkemizin ulaştığı bu seviyeyi korumak, uluslararası etkinliğimizi daha da artırmak, asil milletimizin huzur ve güvenliğini sağlamak için kahraman ordumuzun da daima güçlü ve etkin olması gerekmektedir. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin üstün niteliklerini geliştirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kahraman personelimizin en az riskle ve en yüksek motivasyonla görev yapabilmesi için harp silah, araç ve gereçlerindeki teknolojik yenilikleri vakit kaybetmeksizin Silahlı Kuvvetlerimizin kullanımına sunuyoruz. Böylelikle hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasından uluslararası barış ve istikrara katkı sunmaya kadar İstiklal Harbi’mizden bu yana, en yoğun ve en etkili faaliyetlerimizi icra ediyoruz. PKK VE TÜM İLTİSAKLI GRUPLAR DERHÂL TÜM TERÖR FAALİYETLERİNE SON VERMELİ Özellikle yakın çevremizde cereyan eden jeopolitik gerginliklerin tüm bölgemizi tehdit ettiği bir süreçte, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek ve iç cephemizi tahkim etmek maksadıyla yeni bir dönemin kapısını aralamış bulunuyoruz. Bugün 40 yılı aşkın süredir ülkemizin huzurunu ve güvenliğini tehdit eden terör belasından kurtulmak, milletimizin önüne konulan engelleri ortadan kaldırmak ve evlatlarımızın geleceğini teminat altına almak için 'Terörsüz Türkiye' hedefine doğru kararlı bir yürüyüş içindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen bu tarihî süreç, kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizi güvenli ve müreffeh dolu yarınlara ulaştırma kararlılığının da en açık göstergesidir. Bunun için de PKK ve iltisaklı tüm gruplar, yapılan çağrı ve alınan fesih kararı kapsamında derhâl tüm terör faaliyetlerine son vermeli; başta Suriye olmak üzere farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları bir an önce ve koşulsuz şekilde silahlarını teslim etmelidir. Başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgede kök salmasına, farklı adlar altında faaliyet yürütmesine asla izin vermeyeceğiz. BU YOLDA HİÇBİR TAVİZ VE PAZARLIK YOKTUR VE OLMAYACAKTIR Şu hususu özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak tüm adımlar, şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek; gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere de zarar vermeyecektir. Şundan gönül rahatlığıyla emin olunuz ki bu yolda hiçbir taviz ve pazarlık yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamıştır, bundan sonra da atılmayacaktır. Türkiye, asırlara uzanan derin ve köklü devlet aklı ve millî tarih şuurundan ilham alarak en kapsamlı planlamayla süreci yönetmektedir. Yegâne amacımız; artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Bu tarihî yolculukta aziz şehitlerimizin büyük mirasını yaşatmak, siz gazilerimize minnettarlığımızı ifade etmek ve çok kıymetli ailelerini her zaman baş tacı etmek en temel görevimizdir. Çok iyi biliyoruz ki şehit ve gazilerimizin kahramanlığı ve fedakârlığı olmasaydı, terör bitme noktasına gelmeyecek ve bugünkü sürece ilişkin kararlılık ortaya çıkmayacaktı. Bu yüzden en büyük ilham kaynağımız olan şehit ve gazilerimizin bu destansı mücadeleleri hiçbir zaman unutulmayacaktır. Bir asır önce İstiklal Harbi’mizi zafere ulaştırmak için en zor şartlar altında, gece gündüz demeden çalışan Bakanlığımız ve Genelkurmay karargâhımız, bugün de ülkemizin ulaştığı bu seviyeyi daha yukarılara taşımak için büyük bir şevk ve motivasyonla çalışmalarını sürdürmektedir. Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak ülkemizin her alanda elde ettiği başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması için 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimiz doğrultusunda artan bir şevk ve gayretle faaliyetlerimizi icra etmeye devam edeceğiz. Bu konuda kahraman silah ve mesai arkadaşlarımın sahip olduğu yüksek nitelikleri, çalışma azmi, kararlılığı ve mesai mefhumu bilmeyen gayreti; en büyük dayanak noktamızdır. Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. ▪️Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi, rahmet ve minnetle yâd ederken, tedavisi devam eden gazilerimize acil şifalar diliyor, ▪️Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle gerek törenin düzenlenmesinde gerekse sahne gösterisinin icrasında başta Millî Savunma Bakanlığı Armoni Mızıkamız, Mehteran Birliğimiz ve kıymetli solistlerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor; Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

22,465 görüntüleme • 10 ay önce

Galatasaray'dan puan Almak istiyoruz maçta primde var Rasim Ozan Kütahyalı:Rıza Perçin Fenerbahçe'lidir 🗣Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin: Şimdi bir şeyler söylemeye çalışayım. Şimdi geçen hafta tabii ki daha rahat bir Galatasaray'la oynamak isterdik. Şimdi bu hafta Galatasaray sonuç olarak şampiyon olmak isteyecek. Varını yoğunu ortaya koyacak. Bizim için de çok çok önemli bir maç. Tabii enseyi karartmıyoruz. Elimizden ne geliyorsa yapacağız. Oraya sonuç olarak kimin şampiyon olduğu... Ya da kim hangi nerede bizi ilgilendirmiyor, bizi kendi durumumuzu ilgilendiriyor. Antalyaspor'umuzu ligde bırakmak için, bir sonraki sezonda tekrar yeni sezonda ligimizi görmek için bizim şu anda bütün konsantrasyonumuz bu maçtan puan alabilmek. Tabii ki çok çok zor ama futbolda hiçbir zaman her şey mümkün olabiliyor ne kadar zor da olsa. Bir futbol şansı bizimle birlikte olursa niye olmasın? Sonraki hafta en azından oradan çıkarılabilecek bir puanla birlikte son haftaya biraz daha aydınlık olarak ve özgüvenli olarak girebiliriz. O yüzden tabii ki çok zor ama elimizden geleni yapacağız. İnşallah Rabbim de yardım ederse bir puan için oraya geleceğiz. 🗣Ertem Şener: Prim var mı Sayın Başkanım? 🗣Rıza Perçin: Bu da son zamanlarda malum bu prim oluyor. Yani kendi bir prim sistemimiz var. O maçın üzerinde değil de sonuç olarak kendi Antalyaspor için iyi olması gerektiği için bir prim sistemi belirleyeceğiz. İlla ki bir prim koyacağız oraya. 🗣Ertem Şener: Peki Sayın Başkanım ne kadar inanıyorsunuz? Yani çok zor çünkü hani koyun can derdinde kasap et derdinde. Galatasaray şampiyon olmak istiyor. Antalya Spor kümede kalmak istiyor. Yani yarım sıfır olsun bizim olsun denilebilecek bir maç Antalya Spor için. Bu konudaki yorumunuzu merak ediyorum. Çok zor, müthiş bir baskı. İnanılmaz bir baskı. Galatasaray maç başlar başlamaz büyük bir baskı kuracaktır. Zor gibi görünüyor aslında. Siz ne düşünüyorsunuz? 🗣Rıza Perçin: Şimdi aslında Bugün futbolcu arkadaşlarla da aynı şeyi konuştuk. Bu primin ziyadesinde yani artık bu saatten sonra prim dışında da çok önemli şeyler var. Yani futbolcu kardeşler de orada artık vitrinin de vitrini oluyor bu maçlar. Özellikle tüm Türkiye, tüm dünya sonuç olarak burada bir şampiyonluk mücadelesi var. Kimse Antalyasporu tabii ne durumdadır, şudur budur bakmaz ama... Biz tabii ki kendi koyun can derdinde önce bir canımızı kurtarmaya bakıyoruz. Ama futbolculuk arkadaşlarımız için de burası bir sonuç olarak bundan sonraki BK'lar için kendileri için bir vitrin olacak. Onları empoze etmeye çalışıyoruz. Hatırlatmaya çalışıyoruz. Zaten onu düşünüyorlar. Bu şekilde bir psikolojiyle oraya gelmeye çalışacağız. Tabii ki çok çok zor ama futbolda kesin diye bir şey yok. Küçücük de olsa bir şansınız var. Biz de bu şansı kullanmaya çalışacağız. 🗣Ertem Şener: Rıza Başkanım, Rasim Ozan'ın bir sorusu var. 🗣Rasim Ozan Kütahyalı: Sayın Rıza Başkan, çok başarılı bir turizmcidir. Ben kendisi tanımıyorum ama yaptıklarını biliyorum. İş hayatında başarılıdır. Bir de benim bildiğim, şimdi bu yüksel yıllarımın konuşulduğu için, Rıza Bey benim bildiğim kadarıyla Fenerbahçe'li. Yanılıyor muyum Rıza Başkan? Rıza Perçin: Yanılıyorsunuz. Değil mi? Şimdi maddi içerik konulara çok girmezsek. Bizim konsantrasyonumuz tamamen sürdü. İlker Yıldırım ve Asar Ali diye konuşulunca ben de bir şey yapmam. Ama hep burada Antalya Sporu esas küme düşmüş. Fenerbahçe düşecek bir şey yok. Antalya Sporu iki haftaya girelim. Sonra bu sezon ligde kaldıktan sonra Yeni sezonun planlamasını yapalım üzerine. 🗣Ertem Şener: Başkanım, başkanım ben topu alıyorum şimdi. Rasim, klasik Rasim Ozan Kütahyalı. Yani manasız bir şey yani. Abi adam diyor ki koyun can derdine kasap et derdine. 🗣Rıza Perçin: Bir şey söyleyeceğim. Sen şu anda Antalya Sporu'nun başkanı olsan. Rasim ben şöyle bir şey diyeyim o zaman kapatalım. Yok kapatmayalım başkanım. Yani ikinci şu anda ikincilik mücadelesi takımlardan Fenerbahçe ve Trabzon'a... Dolu dizgin giderken ilk çelmeyi takan da Antalya Spor. Doğru o da doğru. 🗣Ertem Şener: Bravo Rıza Başkan. Tebrik Rıza Perkin'e alkışlıyorum. Rıza Başkan. Fenerbahçe'li de olsa Antalya Spor. Abi Fenerbahçe'li değil ya yapmayın. Ya bir şey söyleyeceğim. Fenerbahçe'li değil. Bakın şu düşünceden kurtulalım. Abi şu düşünceden kurtulalım. Şu düşünceden kurtulalım. Rıza Başkan Antalyaspor'u yani küme düştü.

Galatasarayultrataraftar

98,320 görüntüleme • 3 ay önce

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberindeki TSK Komuta Kademesi ile gittiği Edirne’deki 9’uncu Hudut Tugay Komutanlığımıza bağlı Arda Hudut Bölük Merkezi’nde Mehmetçiklerle bayramlaştı. Törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: MİLLETİMİZ, KARŞILAŞTIĞI ZORLUKLARI VATAN SEVGİSİYLE AŞMAYI BAŞARMIŞTIR "Bu müstesna bayram gününde Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte 9’uncu Hudut Tugay Komutanlığımıza bağlı Arda Hudut Bölük Merkezimizde, sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Hudutlarımızın güvenliği için büyük bir fedakârlıkla görev yapan siz kahraman personelimizin Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramlar birlik ve beraberliğimizin daha da güçlendiği, dayanışma ruhumuzun pekiştiği, millî ve manevi değerlerimizin en güçlü şekilde hissedildiği özel zamanlardır. Asil milletimiz tarih boyunca karşılaştığı tüm zorlukları, sahip olduğu dayanışma ruhu, güçlü devlet geleneği ve vatan sevgisiyle aşmayı başarmıştır. Bu değerler, bugün de ülkemizin dört bir tarafında yaşayan her bir ferdimizin ortak paydasıdır. Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bizler de aynı ruh ve kararlılıkla ülkemizin huzuru güvenliği ve bekası için gece gündüz demeden görev yapıyoruz. HUDUTLARIMIZDA ÇOK YÖNLÜ GÜVENLİK MİMARİSİ TESİS ETTİK Hudutlarımızın emniyeti en temel ve en önemli sorumluluklarımızın başında gelmektedir. Bu kapsamda, hudutlarımızın güvenliğinin en üst seviyede sağlanması amacıyla başta siz yüksek harekât kabiliyetine sahip personelimiz olmak üzere gelişmiş teknolojik sistemler, keşif ve gözetleme vasıtaları fiziki güvenlik tedbirleri ile çok yönlü bir güvenlik mimarisi tesis etmiş bulunuyoruz. Bu sayede sınırlarımız, güçlü bir şekilde korunurken yasa dışı geçişler ile düzensiz göç ve terörist eylemler de engellenmektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki burada sınırlarımızı korumakla görevli siz kahraman hudut kartallarımız; devletimizin egemenliğini, milletimizin huzurunu ve ülkemizin geleceğini koruyorsunuz. Yüksek vazife şuuru ile ortaya koyduğunuz gayret ve fedakârlıklar ile sergilediğiniz yüksek disiplin asil milletimizin en büyük güvencelerinden biridir. Bundan sonra da sınırdaki tedbirlerimizi aynı kararlılıkla almaya devam edeceğiz. HASSAS BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ Yakın coğrafyamızda güvenlik risklerinin, gerilimlerin ve çatışmaların giderek arttığı hassas bir dönemden geçiyoruz. Güneyimizde son dönemde ABD-İran-İsrail hattında yaşanan gelişmelerin ortaya koyduğu yüksek gerilim Orta Doğu’daki kırılgan güvenlik ortamını daha da derinleştirmektedir. İstikrarsızlığın başlıca kaynağı olan İsrail’in başta Gazze ve Lübnan olmak üzere bölgeyi hedef alan saldırıları ve ihlalleri de bölgesel güvenlik açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Kuzeyimizde ise Rusya-Ukrayna savaşının meydana getirdiği çok boyutlu güvenlik etkileri Karadeniz başta olmak üzere geniş bir coğrafyada hassasiyetini korumaktadır. Böylesine kritik bir jeopolitik ortamda tüm gelişmeleri dikkatle takip etmekte, ülkemizin hak ve menfaatlerini büyük bir kararlılıkla muhafaza etmekteyiz. Bu kapsamda, özellikle Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasına yönelik meseleler de güvenlik politikalarımızın en hassas başlıkları arasında yer almaktadır. HAK VE MENFAATLERİMİZİ HEDEF ALAN HİÇBİR GİRİŞİME KAYITSIZ KALMAYACAĞIZ Özellikle hatırlatmak isterim ki Türkiye olarak başta Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs olmak üzere bölgemize ilişkin tüm meselelerde uluslararası hukuka bağlı, barış ve istikrardan yana, sorunların diyalog yoluyla çözümünü önceleyen bir anlayışla hareket ediyoruz. Ancak bu yaklaşımımız, millî hak ve menfaatlerimizden taviz vereceğimiz anlamına asla gelmemektedir. Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki hak ve çıkarlarımız tarihî, hukuki ve meşru temellere dayanmaktadır. Bu çerçevede oldubitti oluşturmayı amaçlayan, maksimalist ve uluslararası antlaşmaların ruhuna aykırı girişimleri kabul etmediğimizi, bir kez daha vurgulamak isterim. Özellikle gayri askerî statüde olması gereken adaların silahlandırılmasına yönelik faaliyetler iyi komşuluk ilişkileriyle, müttefiklik ruhuyla ve uluslararası hukukla bağdaşmamaktadır. Şu çok iyi bilinmelidir ki egemenlik haklarımızı, güvenliğimizi ve denizlerimizdeki meşru hak ve menfaatlerimizi hedef alan hiçbir girişime de kayıtsız kalmayacağız. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sahip olduğu yüksek harekât kabiliyeti, modern silah sistemleri, güçlü personel yapısı ve sahadaki tecrübesiyle ülkemize yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek güç ve kararlılığa sahiptir. Aynı şekilde Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin güvenliği, huzuru ve haklarının korunması konusundaki tutumumuz da nettir. Türkiye, her zaman olduğu gibi bugün de garantör ülke olarak soydaşlarının yanında durarak onların güvenliğini ve haklarını korumaya devam edecektir. EFES 2026 TATBİKATI, ŞANLI ORDUMUZUN HAZIRLIK DÜZEYİNİ ORTAYA KOYDU Şanlı ordumuzun yıllar boyunca terörle mücadelede elde ettiği üstün başarılar sayesinde bugün ülkemizin güvenliği, millî bütünlüğümüz ve bin yıllık kardeşliğimiz daha güçlü şekilde tahkim edilmektedir. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde yürütülen 'Terörsüz Türkiye' süreci devletimizin ilgili tüm kurumlarıyla koordinasyon içerisinde büyük bir hassasiyetle sürdürülmektedir. Öte yandan içinde bulunduğumuz çok boyutlu ve çok tehditli güvenlik ortamında gücümüzü daima diri tutmak, hazırlık seviyemizi en üst düzeyde muhafaza etmek ve değişen harp koşullarına uyum sağlamak için eğitim ve tatbikat faaliyetlerimizi de artan bir ivmeyle sürdürmekteyiz. Nitekim son olarak 50 ülkenin katılımıyla büyük bir başarıyla icra edilen Efes-2026 Tatbikatı, kahraman Mehmetçiğimizin harekât kabiliyetini ve şanlı ordumuzun hazırlık düzeyini bir kez daha açık şekilde ortaya koymuştur. Bu başarının arkasında kahraman personelimizin sahip olduğu yüksek mesleki nitelikler ile birlikte yerli, millî ve modern savunma sanayimizin ulaştığı seviyenin de büyük payı bulunmaktadır. Nitekim tatbikat süresince de açıkça görüldüğü üzere kendi imkânlarımızla geliştirilen ileri teknolojiye sahip sistemlerimizin sahadaki etkinliği ve caydırıcı gücü, güvenlik politikamızın en önemli dayanaklarından biri hâline gelmiştir. Nitekim son olarak SAHA EXPO’da sergilediğimiz YILDIRIMHAN başta olmak üzere geliştirilmeye devam edilen yeni nesil sistemlerimiz ile envantere dâhil edilen özgün tasarıma sahip yerli ve millî platformlarımız, ordumuzun gücünü artırmakta, caydırıcılığımızı daha da tahkim etmektedir. Bundan sonra da Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü ordumuz, yerli ve millî savunma sanayimiz ve fedakâr personelimizin üstün gayretleriyle ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru için çalışmalarımızı aynı azim, kararlılık ve yüksek vazife anlayışıyla sürdürmeye devam edeceğiz. SİZLER SAYESİNDE MİLLETİMİZ KENDİNİ GÜVENDE HİSSEDİYOR Şanlı tarihimiz boyunca vatan uğruna büyük mücadeleler veren ecdadımızın emanetini bugün sizler, aynı inanç ve kararlılıkla taşımaktasınız. Sizlerin buradaki varlığı ve sarsılmaz görev anlayışı sayesinde, milletimiz kendisini güvende ve huzurlu hissetmektedir. Bu nedenle gösterdiğiniz dikkat, dirayet ve özveri nedeniyle sizlerle gurur duyuyoruz. Görevlerinizi aynı azim, kararlılık ve yüksek disiplin anlayışıyla yerine getireceğinize yürekten inanıyorum. Bu vesileyle sizleri büyük bir özveriyle yetiştiren kıymetli ailelerinize şükranlarımı sunuyor, burada görev yapan tüm muvazzaf personelimizi sergiledikleri yoğun çabaları nedeniyle yürekten tebrik ediyorum. Sizlerin şahsında bayram gününde dahi görevi başında bulunan bütün silah ve mesai arkadaşlarımın da gözlerinden öpüyorum. Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor, aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; kahraman gazilerimize sağlık ve esenlikler diliyorum. Sizlerin ve ailelerinizin Kurban Bayramı’nı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, kıymetli ailelerinize selamlarımı gönderiyor, saygılarımı sunuyorum. Kahraman Hudut Kartalları; yolunuz ve bahtınız açık, gücünüz daim olsun. Kalın sağlıcakla." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

26,518 görüntüleme • 2 ay önce