Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

12,419 görüntüleme • 3 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

BEN NARİN Cennetten sesleniyorum. Benim cılız sesimi duyar mısınız? Bilmem… Ey DÜNYA! Şehrin öte yakasından koşarak gelen Habib Neccar’ı da dinlemeyen DÜNYA, Kocaman dünyalarınıza sığdıramadığınız, bir avuç mutluluğu çok gördüğünüz, Canım dediklerinin canıma kıydığı masum kız çocuğu! Nimetlerle süslü cennet bahçelerinin goncasıyım şimdi. Çocuk şehitler kervanına, Sizin diyarınızdan kanat açan güvercin, Hatırladınız, mı? Ey DÜNYA! Biliyor musunuz sınırlar yok burada Ve ırklar çok şükür ki.. Benim farkım yok Doğu Türkistanlı Turgan 'dan Ve Gazze'li Rim'den Ne de Noel Baba'nın kucağında Yeni yıl hediyesi isteyen Peter'den..... BEN TURGAN Doğu Türkistan’dan. Uygur ilinden... Eli silahlı askerlerin Babamı götürdüğü o günden beri Korkarak fısıldıyorum adımı, Konuşamıyorum ana dilimden... Bizim buralara hiç uğramazdı.. Bazı çocukların hasretle beklediği Noel Hatta babam bile uğramadı yıllardır. Kızmıyorum ama ona, Annem komşu teyzelere gizlice anlatırken duydum, Öldüğünü Çin işkencesinden… Bana da kıydılar Çinliler, ben de el sallıyorum size Cennet’ten, Ey DÜNYA! BEN RİM Bugün benim doğum günüm, dedem Halid’le aynı gün doğmuşuz, Bizim için toplanmışsınız öyle mi? Sevinmeli miyim? Bilmem. Ama siz üzülmelisiniz ve utanmalısınız Ey DÜNYA! Çocuklara uzanan elleri kıramadığınız için kendinizden, Savaşlarınızdan, Minik bedenlerimize doğrulttuğunuz silahlarınızdan, Öldürdüğü masumlarla rütbesi yükselen askerlerin göğsündeki kalbten, Metal madalyalar takan canilerinizden..... Utanmalısınız, Koskoca gök kubbenizde Uçurtmalarımıza yer açamayan Firavunlarınızdan, Ebrehelerinizden. Utanmalısınız Açlıktan ölen kardeşlerimize.. Bir lokma ekmeği ulaştıramayan Bir LEŞMİŞ milletlerinizden. Elele Tutuşarak Bu yüzden ebabilleri çağırmaya gidiyoruz Taş yağdırsın diye üzerinize… Ve hesabı sorulsun diye: "Hangi günahı yüzünden öldürüldüğü” Masum çocukların. Yasemin Arslan

Ayçin Kantoğlu

10,909 görüntüleme • 1 yıl önce

Hayırlı sabahlar, Hakikat güneş gibidir. Aslında sen kaçarken, o seni aydınlatmak için uğraşır durur. Hakikate gözlerini kapamak, dipsiz bir kuyuda yolculuk yapmak gibidir. Ve ne garip ki, hakikatin ifadesi bugün sıra dışı gibi kabul edilir hale gelmiştir. Oysa hakikat, insanın kendi varlık bütünlüğü içerisindeki kutlu yürüyüşüdür. İslam dünyası yaklaşık beş asırdır 📌soru sorma, 📌düşünme, 📌arama, 📌sorgulama, 📌eleştiri, 📌öz eleştiri ve itiraz kültürünü maalesef kaybetti ya da yok denecek noktaya geldi. Ve sonuç: Dahi ve deha yetiştirmekte çok ama çok gerilerdeyiz. Var olanları da ne gariptir ki, galip olan Batı’ya kaptırıyoruz. Oysa bu ülkede o kadar çok Selçuk Bayraktar var ki… O kadar çok var ki bu ülkede! Artık, tarihi değiştirecek dahi ve deha yetiştirecek güce sahip olduğumuzu fark etmekle başlamalıyız. Bilimsel devrimde yok denecek durumdayız. Artık bilimsel devrim tarihini, bir kez daha 7. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar başardığımız gibi yeniden başarmalı, bilimsel devrimin kapılarını sonuna kadar açmalıyız. Dünyanın her noktasındaki bilimsel devrimcilerimize, beton yığınlarına yaptığımız yatırımları durdurarak; bu bilimsel devrimcilerimizin aklına ve zekâsına, başardıklarına odaklanmalıyız. Tekrarcı, ezberci, kendini yenilemeyen, soru sormayan, eleştirmeyen; “Tamam efendim, tabii ki efendim” noktasında kilitlenip kalmışız. Eğer günübirlik, anlık başarılara kendimizi teslim eder, bunların mutluluğuyla vaktimizi şekillendirirsek; gelecek üç asırlık büyük hedefe yürüyüşte, tarihi değiştirecek insanlar yetiştirmeyi merkeze koyacak bir modeli hayatımızın merkezine koymazsak, Anadolu stratejik bir çöl haline gelir. Dikkat! Aşmak zorundayız. Aşmak zorundayız. Aşmak zorundayız.

Metin KÜLÜNK

91,013 görüntüleme • 11 ay önce