Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

dün burada devrim bekar devrim şöyle diyenler düne kadar toreiraya mesaj atıyomuş bu ne oluyor tam olarak resmen ikisini aynı anda mı yürütmüş devrimin genişlik gözlerimi yaşarttı

249,843 görüntüleme • 1 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

🔴BU MİLLETİN HAYATI, SİYASETÇİLERİN YAPTIKLARI HATALARIN BEDELİNİ ÖDEMEKLE GEÇTİ.. Hiç bağırmaya, çağırmaya gerek yok. Bu mesele yüksek sesle değil, doğru zeminde ele alınması gereken bir meseledir. Asıl hata tam da burada yapılmıştır. Terör sorunu ayrıdır, Kürt meselesi ayrıdır. Bu ikisini aynı potaya koyduğunuz anda, niyetiniz ne olursa olsun sonuç değişmez. Terörle mücadeleyi Meclis kürsülerine, komisyon salonlarına taşıyıp; Abdullah Öcalan’ı, onun söylemlerini ve uzantılarını tartışma konusu haline getirdiğinizde mesele ister istemez “Kürt meselesi” başlığına evrilir. Bugün yaşanan tam olarak budur. “Terörsüz Türkiye” söylemiyle kocaman bir komisyon kurup, bu komisyonun gündemine terör örgütü liderini ve onun ideolojik çerçevesini taşırsanız; yarın birileri çıkıp yapılan her terör eylemini “Kürt isyanı” diye pazarladığında şaşırmamalısınız. O noktadan sonra ne kadar bağırırsanız bağırın, sesiniz kendi hatanızın gürültüsünde kaybolur. Üstelik komisyonun adını “Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” koymak, sorunu çözmek yerine daha da büyütmüştür. Çünkü terörle mücadele, kardeşlik kavramının arkasına gizlenerek yürütülecek bir iş değildir. Terör; istihbaratın, güvenlik kurumlarının, hukukun ve devlet aklının konusudur. Meclis kürsüsünde romantize edilecek, isimler ve vasiyetler üzerinden tartışılacak bir alan değildir. Devlet, başından beri bu meseleyi olması gerektiği gibi; yani istihbarî, güvenlik ve hukuk ekseninde, “terörle mücadele” başlığı altında yürütmüş olsaydı bugün bu kadar gürültü, bu kadar patırtı, bu kadar kafa karışıklığı yaşanmazdı. Ne toplumda ayrışma bu noktaya gelir, ne de terör propagandasına alan açılmış olurdu. Kısacası yaşananlar bir iletişim kazası değil, bir yöntem hatasıdır. Terörü siyasallaştırırsanız, terör de siyaseti rehin alır. Bugün gelinen nokta bunun açık göstergesidir.

Savcı Sayan 🇹🇷

34,399 görüntüleme • 7 ay önce

Bir kadın, bekar ve yaşlı erkeklerin dünyaya negatif enerji saçtıklarını iddia etti: • Arkadaşlar, bekar erkeklerin yaşlandıklarında ne kadar huysuz olduklarını fark ettiniz mi? • Adeta etraflarına mutsuzluk saçıyorlar. Bakın, bugün yine böyle bir olaya şahit oldum. • Mezuniyetim için pankart hazırlayacağım. Kırtasiyeye geç kaldım. Tam kilitliyorlardı. Son anda yetiştim. • Bir adamla bir kadın birlikte çalışıyorlar. Kadın, eşiyle birlikte orayı işletiyor. Adam da orada çalışan biri. • Hepsinin yaşları birbirine yakın. Ben de, “Lütfen kapatmayın. Pankart hazırlayacağım, mezun oluyorum.” dedim. Sonra da, “Bir kahve almam lazım.” dedim. • Adam direkt, “Hayır, kapattık.” dedi. Ama kadın, “Ya lise mezuniyeti mi?” diye sordu. Ben de, “Abla, ben o kadar küçük mü gösteriyorum?” dedim. • O da, “İşte makyaj olmasa hepiniz çok küçük gösteriyorsunuz zaten.” dedi. Böyle muhabbet ettik. • Sonra ben epey mukavva aldım ama adamın orada sallanmayışı dikkatimi çekti. • Hani kadınlara hakaret olarak “Kedileriyle öleceksin.” diyorlar ya… Ama kadınların, bekar da olsalar evli de olsalar, her yaşta ayrı ayrı talipleri var. • Kadınlar bekar oldukları zaman ekstra bir parlıyorlar ya… • Bu arada, iyi evliliği olan kadınlar da aynı şekilde. Haklarını yiyemeyeceğim ama iyi evliliği olan kadınlar az. • Çünkü kadınlara yüklenen roller var. Neyse, bu konuya girmek istemiyorum. • Ama bekar olup da artık orta yaşı geçmiş erkeklerin hepsinin enerjisi aynı. • Milyonda bir tanesi mutlu oluyor. Hepsi yalnızlıktan geberiyor.

🎙️ Muhbir

29,472 görüntüleme • 1 ay önce

Okan Buruk'un maç sonu açıklamalarından öne çıkanlar: "Lucas Torreira'nın devre arasında ufak bir rahatsızlığı oldu. Bir baygınlık geçirdi." "Rakibimize fırsatlar verdik. Maç bittiğinde çok mutlu değildim. 7/7 yaptık ama bunun mutluluğunu biraz yaşayamadım. Burada tabii ki önemli etkiler var, iki maçı aynı anda düşünüyoruz. Kadroda değişiklikler yaptık. Yunus'un ağrısı vardı, iyi hissetmediği için kullanmadık, Kaan aynı şekilde." "Bir yandan Alanya maçına hazırlanırken bir yandan Liverpool maçına hazırlandık. İki maça aynı anda hazırlanmak zor. Birçok takım bu yerlerde puan kayıpları yapabiliyor aslında. İyi oynamadan kazandık bugün." "Bir sonraki maçta kendi sahasında daha tempolu, daha istekli oynayan bir Galatasaray sahada olacak. Bu konuda kimsenin şüphesi olmasın. Bu zamana kadar her oynadığımız maçı gerçekten domine ederek oynadık, o yüzden yine kendi sahamızda oynayacağımız maçta da kimse bundan şüphe etmesin! Oyuncularımızı en hazır şekilde kullanacağız." (Osimhen için) "Bazen ağrı oluyor. 10 dakika burada oynayabildi. Fiziksel olarak %100 hazır değil tabii ki ama milli takımdan döndüğünden beri hiç takım antrenmanı yapmadı, dün kısa bir bölüm çıktı. Bireysel idman yaptı. Hem ağrı hem fiziksel durumunu değerlendirip sonraki maçta düşüneceğiz." #ALNvGS #uğurcancakır #Lemina #Liverpool #Galatasaray #Singo #Sane #Maestro

The Yellow and Red Streets

131,093 görüntüleme • 10 ay önce

Türkiye ayağı bir patlarsa... Dünya ülkelerinin çoğunda Epstein dosyaları gündemde. Türkiye ile ilgili kısımlar da var. Epstein uzantısı hastanelere, otellere ne zaman uzanacak, uzanır mı? Yoksa gündem depremle mi değiştirilir? Epstein lağımı patladı. Çocukları bu adalarda kimlere pazarlamışlar ortada. Türkiye'de dahil olmak üzere dünyada her yıl 8 milyon çocuk ortadan kayboluyor, kaçırılıyor ya da faili meçhul olarak ölüyor, yok ediliyor. Dünyada yıllık kayıp çocuk sayısı 8 milyonu buluyor. Ayrıca Covid tiyatrosunun simülasyon toplantısının da burada yapıldığı ortaya çıktı. Skandallara adı karışanlar içinde şu an İklim oyunlarını yürütenler de var. Bu bilimci geçinen grup kusura bakmasın ama ne kadar 'Aptal ve sorgulamayan bir grup' oldukları da tescillendi. Kime teslim oldukları resmen şekillendi. Kim cahil, kim komplocu zamanla döküldüler. Epstein dosyasının Türkiye ayağını soruşturabilecek adli mercii var mı bilemiyorum. Konu aynı zamanda dünya genelinde müthiş bir güç savaşının da yansımasıdır. Çıkarlar çatışıyor ve çatırdıyor. Bu dosya açılırsa 06 Şubat depreminin de tezgah olduğu patlayacak. Sağlık sektörü de patlayacak, siyaset, iş dünyası, medya dünyasu tamamen patlayacak. Dünya yeniden dizayn edilirken bu lağımın Türkiye ayağı Yenidoğan çetesidir. Bu çetenin üzerine tam olarak gidilebilse kimler, kimler itirafçı olur. Ne doktorlar, ne mühendisler itirafçı olur.. Özel hastanelerin koridorları, alt geçitleri, tüneller. Tıpkı ünlülere yönelik soruşturmada bebekte bir otelde ortaya çıkan gizli tünel gibi. 'Bilim' kılıfıyla çoluk çocuğun ırzına geçen pisliklerin Covid ve İklim tarikatının birer mensupları olduğu ortaya çıktı. #Pedofili #Epstein #Epsteindosyaları #sahtekarlar

Ali Osman Önder

220,319 görüntüleme • 6 ay önce

Gerçekten soruyorum hiç mi izlemiyorsunuz bu yazılanları. #BTC 126 bin iken 88–80k düşüşünü söylersin… Olur mu? Olur. 📌 15 Kasım"da #Bitcoin’de formasyonu çizersin ve şunu videona eklersin: “Bunu çok yakında herkes çizecek not alın dersin. Oda yetmez 1.5/2 aydır her canlı yayında her #youtube videomda bu durumu anlatırsın!” 📌 1 Aralık"tarihinde ufak ufak anlattığım formasyonu bu işi yapan herkes yerli yabancı aynı bu çizgileri çizmeye başlar. Sonra sende ben denedim diye bir twit atarsın! Buraya kadar her şey normal. 📌 18 Aralık seninle neredeyse 1 yıldır aynı kanalda olan bir abimiz su msji atar. Bu işi yapmanın anlamı olamadığını o gün bir kez daha anlarsın. Gelen mesaj! “Hocam #btc de 63k konuşuluyor, ne dersin?” İşte tam burada bazen susmak gerekir. 15 Kasım'da olmadan olacakları anlat. 5 yıldır hiç işlem almayan yatırım nedir bilmeyen adama bile kaybetmeden yolu anlat. 1.5 aydır dikkatli olun yakında herkes 70 ( 60 k konuşacak diye video çek. Dün gece sabah 5"kadar canlı yayın yap! Sonuç hocam şu #fenomen böyle diyor! Ne diyor abi??? #BTC de 63 k diyor sen ne diyorsun diye msj gelsin. Kendi adıma yalan yok bir an ne diyeceğimi bilemedim. Sadece yorulduğumu fark ettim. Bazen hayal satmak gerektiğine bir kez daha beni inandırdınız. Bugün bir şeyi daha net öğrendim: Bu ülkede bilgi hiçbir işe yaramıyor! Lafı güzar bir cümle değil gerçek... Eğer takipçi sayın azsa. Yatırımcı gözünde sen hiç bir şey bilmiyorsun. Hayır takipçisi çok olan kim varsa tüm Türkiye mal kitledi bunu da siz bilmiyor sunuz ... Bazen şunu söylemek gerek, Bırak zarar etsin! Herkes kendi kararını versin belki bu şekilde değer bilirler diyorum. Bazen kendi kendime bırak ne uğraşıyorsun diyorum. Bazen diyorum ki: “Bu kadar bilgisiz, bu kadar ilgisiz bir kitle varken benim burada ne işim var diyorum?” Son sözüm şu: Siz gerçekten kaybetmeyi hak ediyorsunuz. 📉 BTC 2021’de 69k’da “15.800 gelir” dediğimde 15 bin takipçi gitmişti. 😂 Sorun değil. Gidin hayal satanları takip edin diyesim geliyor. Yoruyor bu piyasa paranızı bu adamlara vermek nasıl hoşunuza gidiyor ne aklım ne de fikrim almıyor.

Win Win Trade

13,486 görüntüleme • 7 ay önce

remotion motion kısmına dair çok fazla şeyi değiştirecek bir devrim yaptı, ama bunu ne kadar iyi kullanabiliyorsun? remotion'ı claude üzerinde bir skill olarak tanımlamayı çoğumuz denedik ama dürüst olalım, o config dosyaları ve ortam kurulumları gündelik kullanıcının kolaylıkla kurabileceği bir şey değil. suparank projemin tanıtımı için bir video lazımdı, mitte.ai ile tam bu noktada yollarımız kesişti. HEMEN TWEET'İ KAPAMA ÇÜNKÜ ücretsiz deneyebileceksiniz. yine bir türk ekibi ve yine global standartlarda bir iş. genai dikeyinde sessiz sedasız bir türk dominasyonu kuruluyor, bunu görmek keyif verici. adamlar remotion altyapısını öyle bir soyutlamış ki teknik detayla boğuşmadan direkt sonuca gidiyorsun. kullandığım akış tam olarak şuydu; * nano banana pro ile avatarı oluşturdum, * minimax ile seslendirmeyi hallettim, * veed fabric ile de bunları birleştirip konuşan bir kafa elde ettim. buraya kadar her şey standart tool kullanımı. ama işin rengi mitte ai devreye girince değişti. piyasada remotion gücünü son kullanıcıya bu kadar basitleştirip sunan başka bir alternatif görmedim. resmen ai creative suite yapmışlar. remotion toollarını kullanmak da çok kolay, landing page üzerindeki metinleri kopyaladım, sisteme yapıştırdım ve sadece şunu dedim; ''bana 16:9 formatında, iki kolonlu bir yapı kur. solda terminal aksın, sağda avatar videosu oynasın. başa ve sona da uygun intro outro ekle.'' sonuç inanılmaz, 5 dakikamı bile almadı. hem işinizi hızlandırmak hem de bu vizyoner ekibe destek olmak isterseniz mutlaka bir şans verin. aşağıya indirim kodunu ve linki bırakıyorum. deneyin, ne demek istediğimi anlayacaksınız. #isbirligi

Ege Beşe

15,172 görüntüleme • 6 ay önce

Tek Tek hesap yaptı Şampiyon Galatasaray olur Abdülkerim Durmaz: Soru: Umut var mı? Umutlarınız arttı mı? Yoksa hala Galatasaray kesin olarak şampiyon diyor musunuz? Abdülkerim Durmaz: Kesin demiyorum ama Galatasaray şampiyon diyorum tabii ki hala. Kesin diye bir şey yok. Fakat şu var. Mesela ben şöyle anlatayım. Ben mantıklı konuşuyorum. Şimdi Fener yoktu. İpler ona geçti. İpler ona geçti. Niye ipler ona geçti? Fenerbahçe 5'te 5 kazanırsa şampiyon oluyor. Bu ipler elinde demek mi? Böyle ip olmaz olsun. Öbürüne bakasın sen. Lidere bak. 4 maç kazanıp. Bir tane beraber kaldı mı Fener'le şampiyon adam. Onunki daha kolay. Artı ben mesela Fenerbahçeli olarak şu anda Galatasaray'la yer değiştir bize Ertem. Ben 68 olayım Galatasaray 66 olsun. Tamam mı? Ve biz bu derbiyi Saraçoğlu'nda Kadıköy'de oynayalım. İstemez mi Fenerbahçeli? Milyonlarca Fenerbahçeli Allah derim yani. Yani ben burada Galatasaray'ın Ne kadar büyük avantaj elde ettiğini söylüyorum haftalar önceden. Yani Fenerbahçe, Karagümrük, Kayseri, Karagümrük, Antalya ve Kasımpaşa üçlüsünden sonra lig bitmiştir dedik. Galatasaray o ara Trabzon'a yenildi. Bugün Kocaeli ile beraber kaldı. Ona rağmen iki puan önde ve Galatasaray-Fenerbahçe maçı Rampart'ta oynanacak. Bak ne kadar büyük avantaj sağlamış. Sur'da bile mesela... Fenerbahçe'nin iplerinin elinde falan diyebiliyor insanlar. Ben dün Trabzon takımı çok garip şekilde bir puan kaybetti. Yani kalesine gelmeyen bir rakibe böyle artık penaltı evet herkes penaltı dedi ama böyle hiç manasız anlamsız adamın eline mi çarptı adam orada niye kasıtlı oynasın falan bir pozisyonla penaltıyla Allah muhafaza. Allah muhafaza şunun için diyorum Fener'le olduğum için. Trabzon dün maça garip penaltı olmasa Fenerbahçe Galatasaray beraberliğinde Trabzon şampiyon oluyordu. İkili avarajla. Nedir o? Aynen. Galatasaray'a. İkili avarajla Galatasaray'ı geçerdi. Fener'i belki de puanla geçecekti yani. Geçecekti yani. Çünkü biz beraber kalacaktık Galatasaray'la. Trabzon bu maçların tamamını kazanırdı. Fenerbahçe bu hafta 7 puan kazandı. Şimdi ben Fenerbahçe tabii ki en azından şöyle diyoruz biz şimdi. Bizim geçen haftaya kadar hatta Trabzon maçından öncesine kadar hiç umudumuz yoktu. Değil mi hiç? Bu bize şimdi ne umut verdi? Bir tane final oynayacağım. Transpark'ta, Marspark'ta. Zor, zor ama... Hiç olmazsa bir final oynayacağım yani. Şeyini verdi. O finalde şöyle Rize'yi yeneceğim. Hata yapmayacağım. Geçler birliğini yener diye düşünüyoruz Galatasaray. Öyle. Hani ben Rize'ye bir kayıp yaparsam finali de oynayamayabilirim. Düşün bak. Rize'den iyi çıksam bile Fenerbahçe'nin bir tehlikesi var. Fenerbahçe'nin 7-8 oyuncusu kaç sınırında? Galatasaray'ın bir tane kaç sınırında oyuncusu var. O da yedek oyuncu. Eren Elmalı. Bak düşün. Şimdi Fenerbahçe çok dezavantajlı. Ama buna rağmen şu oldu bugün itibariyle. Eğer Rize maçında bir aksilik yaşamazsam, Kasımpaşa'daki yaşam, Kasımpaşa gibi, evet bir finalde gideceğim orada attıracağım.

Galatasarayultrataraftar

92,063 görüntüleme • 4 ay önce

SUDAN’DAKİ KANLI ALTINLARLA ÇORUM’DA YAPILAN KANLI DÜĞÜN ! Cevheri Güven Damat Selçuk’un silahlarının gölgesindeki Sudan’dan Çorum’a gelen kanlı altınlarla bir anda zenginleşen Ahlatçıoğulları ailesinin biricik oğlu ile SİNAN ENGİN’in biricik kızının Çorum’daki “altın rafinerisinde” gerçekleşen ve beş gün beş gece süren düğününü anlatıyor. “Ahlatçı Holding’le ilgili mevzuyu da size anlatmam lazım. Şimdi bakın, Ahlatçı Holding’i görüyorsunuz. Ahlatçı Holding’in patronu Ahmet Ahlatçı. Tayyip Erdoğan bunu Venezuela’ya götürüyor. Maduro’yla tanıştırıyor, elini omzuna atıyor. “Sağlam, tam bizim adamımız” diye tanıtıyor. Sonra ne oluyor? Venezuela’daki altınları kaçak olarak Türkiye’ye getirip, Çorum’da kurduğu altın rafinerisine sokuyorlar. Anadolu’nun ilk altın rafinerisi deniyor buna. Buraya getiriyorlar bu altınları. Burada bu altınları külçeye çevirip kaçak şekilde piyasaya sürüyorlar. Venezuela halkından çalıyorlar. Tayyip Erdoğan’la, Ahmet Ahlatçı’nın omzuna hem Maduro hem Erdoğan aynı anda elini koyuyor. Samimiyet bu derece ileri. Venezuela’daki altınları çaldılar. Sonra bakın, Ahmet Ahlat Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ekonomiye ilişkin öneriler sunmuş. Ya sen düne kadar Anadolu’da küçük bir kuyumcuydun. Nasıl böyle uluslararası milyar dolarlık bir adam oldun? Bakın, saraylarda vesaire ağırlanıyor. Tayyip Erdoğan için çok önemli bir adam bu Ahmet Ahlatçı. Şimdi gelelim Çorum’daki altın rafinerisine. Çorum’daki rafineride oğlunun düğününü yaptı. Bu düğün dillere destan bir düğün. Türkiye’deki bütün ünlüler bu düğüne katıldı. 22 tane özel jet, 5 tane charter uçak geldi. Bu düğünle ilgili sonra bütün radarlar, kayıtlar, haberler kapatıldı. Türkiye’nin bütün jet seti bu düğündeydi. Sinan Engin’in kızıyla Ahmet Ahlatçı’nın oğlu evlendi. Aziz Yıldırımlar’dan tutun herkes bu düğündeydi. 5 gün 5 gece sürmüş bir düğün. PEKİ BU ALTINLAR NEREDEN GETİRİLİYOR ?’ Sudan’dan iç savaş sonucu çıkartılarak getirilen kanlı altınlar. Bu rafineri kanlı altınlar üzerine kurulmuş bir rafineri. Ve kimse bunun kaynağını sormadı. Bir kuyumcunun bir anda dünyanın sayılı zenginleri arasına nasıl girdiğini kimse sorgulamadı. Çünkü herkes gücün yanında durmak istiyor. İç savaş sonucu Sudan’da 150.000 insan öldü. Türkiye şu an Birleşmiş Milletler’in ve ABD’nin raporlarına göre Sudan’daki iki tarafa da silah sağlayan ülke konumunda.”

Kanadalı Naz

118,944 görüntüleme • 9 ay önce

#Bilecik Bu artık BÜYÜK BİR BEKAA SORUNUDUR. Terör ile aynı statüye alınmalıdır ve MİT, TSK dahil Devletimizin her kurumu seferber olmalıdır. Şuanda ülkemiz resmen çatır çatır yakılıyor. Orman kalmadığında NEFESDE alamayacağız, SUDA olmayacak.! Çok acil bir eylem planı ile birlikte seferberlik haline geçilmelidir. Bu ülkenin parası mı yok ? Gerekiyorsa ülke ülke gezip yangın söndürme uçağı, helikopteri, ekipmanı arayalım. Düpedüz ekipman olmadığını da artık görüyoruz. Ormanlar yanarak yangınlar bitiyor. Söndüremiyoruz. Küresel çete ne istiyorsa o oluyor. Aşağıda TİME'nin kapağını görüyorsunuz... Adamlar yakacaklarını ilan ettiler. Ne tür tedbir alındı ? Kaç tane son teknoloji uçak alındı ? Yada ekipman ? YOK. Helikopterlerin altındaki Bambi denilen BARDAK kadar su alan oyuncak bile yerli firmaya verilmiş ve neredeyse tamamı yangın esnasında bozuk olduğu anlaşılmış. Yani ülkeyi resmen yakacaklar. Kimseden de ses çıkmayacak. Bu resmen Küresel Çeteye boyun eymektir başka bir izahı yoktur. Ayrıca ne kadar itfaiye görevlimiz varsa hepsi t-shirtler ile maskesiz bir biçimde yangının içine dalıyor. Yangın söndürmek için ısı geçirmeyen giysiler ve oksijen tüpleri vardır. Bunlar nerede ? Onlar da yok... Yangını kontrol altına almıyorsunuz. Alamıyorsunuz. Çünkü ekipman yetersiz. Böyle bir saldırı beklenmediği için doğal olarakta bugüne kadar hiç bir hazırlık yapılmamış. Ama adamlar yakacaklarını zaten ilan ettiler. ''AĞAÇ İSTEMİYORUZ'' diyorlar. Bunun için daha fazla geç kalınmadan çok ACİL ÖNLEM ALINMAK ZORUNDADIR. Gerekiyorsa Savunma Sanayii şirketlerimiz devreye girsin ve özel bir kimyasal üzerine yada uçaklar helikopterler üzerine çalışmalar yürütülsün. Bir ağacın yetişmesi tam 80 yıl... Yani bir nesil ağaç yüzü görmeyecek. BU İŞİN ŞAKASI YOK...! Recep Tayyip Erdoğan Hakan Fidan İbrahim Yumaklı T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Türk Havacılık Uzay Sanayii ASELSAN HAVELSAN TSKGüçlendirme Vakfı

GERÇEKLER TV

16,881 görüntüleme • 1 yıl önce

Gökyüzüne bak. Saniyede 200 bin ışık yılı genişleyen bir evrende 2 trilyon galaksi var ve her birinde ortalama 100 milyar yıldız. Yani evrenin içinde trilyonlarca güneş, katrilyonlarca gezegen dönüyor. Fiziğin dediği şey basit: yaşam sıradan bir kimyasal kaza, su varsa ve biraz zaman varsa mutlaka çıkar. Drake denklemi en kötü senaryoda bile galaksimizde 1 milyon uygarlık öngörüyor. Ama gökyüzü tam bir mezarlık kadar sessiz. Hiçbir sinyal yok, hiçbir iz yok, hiçbir parıltı yok. Bize ulaşabilecek kadar gelişmiş tek bir medeniyet bile 13.8 milyar yıllık tarihimiz boyunca radyo dalgalarımıza cevap vermedi. Sadece Dünyada değil tüm gözlemlenebilir evrende aynı boşluk. Bu boşluğa Fermi Paradoksu deniyor ve insanlık bunu bir bulmaca gibi tartışıyor ama bu bir sessiz çığlık. İşte tam burada Büyük Filtre devreye giriyor. Yaşamın başlamasından türler arası iletişime kadar uzanan yolda bir noktada mutlaka aşılmaz bir duvar var. Belki o duvar prokaryottan öteye geçememek, belki çok hücreli yapıda çökmek, belki atmosferi zehirlemek, belki nükleer bir savaşla her şeyi silmek. Sebebi önemli değil, sonucu hep aynı: her medeniyet aynı kapıda bekliyor. Ve korkutucu kısım şu: bu filtrenin nerede olduğunu bilmiyoruz. Arkamızda olabilir yani biz o imkansız basamağı şans eseri geçmiş nadir türlerden biri olabiliriz. Ama önümüzde de duruyor olabilir. Yani bir sonraki adımda, belki 50 yıl belki 500 yıl belki 5 milyar yıl sonra, o duvara toslamış ve evrenin sessiz koleksiyonuna karışmış olabiliriz. İnsanlık kendi küçük mavi noktasında kozmik bir geleceğin hayalini kurarken büyük filtrenin soğuk dişlileri arasında sırasını bekleyen sıradan bir veri olabilir. Ya da belki de tam tersi: o duvarı yıkan ilk tür olabiliriz. Ama bunu bile bilmenin bir yolu yok, çünkü cevabı verebilecek kadar uzun yaşayanlar zaten sessizliğe karışmış oluyor. Simülasyonun en korkutucu bugı bu olmalı: her uygarlık aynı anda hem evrende yalnız olduğunu düşünüyor hem de bir sonraki adımda toplu olarak silineceğini bilmeden yaşıyor.

Deepcosmoss

111,155 görüntüleme • 10 gün önce

BİR DÖNÜŞÜM ÇAĞRISI 1.BÖLÜM: KADIN VE YAŞAM Abdullah Öcalan'a ait yeni bir kayıt Özgür Düşünceler sitesinde yayınlandı YAJK'ın (Bugün YJA-Star) düzenlediği Ortadoğu konferansında konuşan Öcalan'dan satır başları şu şekilde: "📌Teşhis edilmiş gerçekliği ayakları üzerine oturtmak için tam bir devrimci tarzı yakalamaya çalışmaktan başka çare bulamadık. 📌İflasın en temel nedeni ailecilik etrafındaki önderliklerdir. Ve en hainler, en işbirlikçiler bu sınırlar dahilinde ortaya çıkıyor. Ne varsa ne yoksa zürriyet veya ailecilik ne kadar enerjisi varsa buraya yoğunlaştırıyor. Demek ki bu aşılmadan kurtuluşa yürümek mümkün değil. 📌Verili kadın ve erkek tam bir bela ve yaşamsallık anlamında da köleliklerin avları içine takılmış ve moral olarak da aslında çirkinlik ve sürekli ruhun boşalışını, moralin düşüşünü getiriyor. 📌Kanserli hasta gibi karşımıza çıkan şey; bitik erkek. Kaba cinsellik sınırlarında öteye bir adım atamıyor. Bu erkek aslında kendini yaşamın en daracık sınırlarında durdurmuş bulunuyor. Kadının özgürlüğe cesaretli yaklaşması söz konusu iken erkeğin bunu kendine yedirememesi bizim için ağır sorunlar teşkil ediyor. 📌Devrim şüphesiz aşk düzeyinde tutku gerektirir. Ve bazı değerlerin müthiş sevilmesini şart kılar. Bunların başında da az çok tarih bilincine sahip olma gelir. 📌Yaşanmaya değer sınırları yakalamak için de burada çok köklü bir uğraşı vermek gerekiyor. Bütün veriler mevcut statüko içindeki yaşamın belki de yaşama en büyük hakaret olduğunu göstermektedir."

Mehmet Tatlı

23,652 görüntüleme • 5 ay önce