Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Ece Ece hacklendin mi yoksa cidden tickerını sen deploy edip kendi tokenini 200 dolar alıp 1200 dolar için 3K mcap için mi yıktın Kıl payı kurtuldum , insan haber eder yıkmadan önce liq yok mcap düşük tek clip satılır mı o 😄

23,214 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

11 Kommentare

Profilbild von Maat (Ø,G)
Maat (Ø,G)vor 1 Jahr

@ethosAgent save

Profilbild von Lark Davis
Lark Davisvor 1 Jahr

A smart man turned $12K into $15M by buying FARTCOIN at $83K market cap. He aped into $ai16z with $3K and is currently sitting on $1.7M realized and $16.6M in unrealized profits. Subscribe now and join 130K+ investors prepping for the next big cycle.

Profilbild von 0xumut
0xumutvor 1 Jahr

@0xece Content Creator - Collab Manager - NFT - Rug

Profilbild von Beep .ink
Beep .inkvor 1 Jahr

@0xece kendısını tanımam etmem :D itici gelen ne varsa engelı basar gecerım :D canım kendım ıyı kı varım ya

Profilbild von HOLDER
HOLDERvor 1 Jahr

@0xece 0xece oldumu sana 1000xece lsfsıdkf

Profilbild von Maat (Ø,G)
Maat (Ø,G)vor 1 Jahr

@0xece 10000x olsun

Profilbild von Zener
Zenervor 1 Jahr

@0xece Maşallah

Profilbild von burock / Costco
burock / Costcovor 1 Jahr

@0xece Mama sende deploy et. Ben tepeden alırım, yıktıktan sonrada satarım 😊

Profilbild von 0xSanaL 🐺
0xSanaL 🐺vor 1 Jahr

@0xece 0xece ile kitlemece 😂

Profilbild von xLaRc
xLaRcvor 1 Jahr

@0xece Bir insan ece tickerını niye alır ki, hadi yine figgy de bir utility vardı

Profilbild von Maat (Ø,G)
Maat (Ø,G)vor 1 Jahr

@0xece Kendi aralarında Bond etmeye çalışmışlar Multi hesapla arenada gördüğüm kadarıyla 3-5 etkilenen var , Beni de ilgilendirmiyor , alıcıydım ben 2-3x de yıkar geçerdim aman

Ähnliche Videos

OnlyFans yıldızı ve yayıncı Sophıe Raın, bekareti için 15 milyon dolar teklif eden basketbolcu hakkında konuştu: 🔸: Hey bayanlar, nasılsınız? bir soru sormak istedim. Biliyorsun, yakın zamanda birinin bekaretin için sana 15 milyon dolar teklif ettiğini paylaştın. Bu sporcunun kim olduğunu sorabilir miyim? 🔹: Söyleyemem. Söyleyemem. 🔸: Bize biraz ipucu veremez misin? 🔹: Şunu söyleyebilirim: Bir basketbol takımında oynuyor. 🔸: Basketbol takımında... Ama hangi takım olduğunu söyleyemez misin? 🔹: Hayır, kimsenin kariyerini mahvetmek istemiyorum. 🔸: Peki, tam cevabın neydi? Teklife yanıt verdin mi? 🔹: Sadece hayır dedim. 🔸: Başka bir şey olmadı mı? Üstelemedi mi yoksa konuyu kapattı mı? 🔹: Sanırım ondan sonra hayalet gibi ortadan kayboldu (beni görmezden geldi). 🔸: Birçok insan verdiğin cevaplara istinaden "kap" (yalan/abartı) emojisi kullanıyordu, yalan söylediğini iddia ediyorlardı. Yalan mı söylüyordun? Bu olay %100 gerçekleşti mi? 🔹: Bu olay %100 gerçekleşti. Hiçbir şey hakkında yalan söylemem. Bu sadece çılgınca. Gerçekleştiğine ben bile inanamıyorum, bu yüzden biraz çılgınca ama gerçek. 🔸: Bunun gibi teklifleri sık alıyor musun? Bu ilk miydi? Şaşırdın mı? 🔹: Daha önce de olmuştu, yani bu şaşırtıcı değildi. 🔸: Anladım, yani hayır dedin ve konu kapandı. Daha önce seninle yaptığımız röportajda Cardi B ile OnlyFans'ta bir iş birliği yapmak istediğini söylemiştin. O günden bu yana ondan bir haber aldın mı? Hâlâ umutlu musun? 🔹: Hayır, henüz almadım. Evet, hâlâ umutluyum, gerçekleşecek. 🔸: Eğer Cardi B sana mesaj atıp "OnlyFans iş birliği için 15 milyon dolar" derse, onunla yapar mısın? 🔹: Evet. 🔸: Cardi B için yapardın yani? 🔹: Evet, Cardi B için yapardım. 🔸: Harika, teşekkürler! 🔹: Rica ederim, görüşürüz!
1:34

Sensitive content

OnlyFans yıldızı ve yayıncı Sophıe Raın, bekareti için 15 milyon dolar teklif eden basketbolcu hakkında konuştu: 🔸: Hey bayanlar, nasılsınız? bir soru sormak istedim. Biliyorsun, yakın zamanda birinin bekaretin için sana 15 milyon dolar teklif ettiğini paylaştın. Bu sporcunun kim olduğunu sorabilir miyim? 🔹: Söyleyemem. Söyleyemem. 🔸: Bize biraz ipucu veremez misin? 🔹: Şunu söyleyebilirim: Bir basketbol takımında oynuyor. 🔸: Basketbol takımında... Ama hangi takım olduğunu söyleyemez misin? 🔹: Hayır, kimsenin kariyerini mahvetmek istemiyorum. 🔸: Peki, tam cevabın neydi? Teklife yanıt verdin mi? 🔹: Sadece hayır dedim. 🔸: Başka bir şey olmadı mı? Üstelemedi mi yoksa konuyu kapattı mı? 🔹: Sanırım ondan sonra hayalet gibi ortadan kayboldu (beni görmezden geldi). 🔸: Birçok insan verdiğin cevaplara istinaden "kap" (yalan/abartı) emojisi kullanıyordu, yalan söylediğini iddia ediyorlardı. Yalan mı söylüyordun? Bu olay %100 gerçekleşti mi? 🔹: Bu olay %100 gerçekleşti. Hiçbir şey hakkında yalan söylemem. Bu sadece çılgınca. Gerçekleştiğine ben bile inanamıyorum, bu yüzden biraz çılgınca ama gerçek. 🔸: Bunun gibi teklifleri sık alıyor musun? Bu ilk miydi? Şaşırdın mı? 🔹: Daha önce de olmuştu, yani bu şaşırtıcı değildi. 🔸: Anladım, yani hayır dedin ve konu kapandı. Daha önce seninle yaptığımız röportajda Cardi B ile OnlyFans'ta bir iş birliği yapmak istediğini söylemiştin. O günden bu yana ondan bir haber aldın mı? Hâlâ umutlu musun? 🔹: Hayır, henüz almadım. Evet, hâlâ umutluyum, gerçekleşecek. 🔸: Eğer Cardi B sana mesaj atıp "OnlyFans iş birliği için 15 milyon dolar" derse, onunla yapar mısın? 🔹: Evet. 🔸: Cardi B için yapardın yani? 🔹: Evet, Cardi B için yapardım. 🔸: Harika, teşekkürler! 🔹: Rica ederim, görüşürüz!

BUZZ medya

80,116 Aufrufe • vor 9 Tagen

🔴 Türkiye 55 milyon dolar para vermiş uzaya adam göndermek için ama bilimsel deney yapacakmış… Şimdi iyi dinleyin! Kendi uzay aracımız yok, çünkü ülke kaynaklarının nasıl sömürüldüğü herkesin malumu… Çok girmeyeceğim. Bilime değer verilen bir ülke olsaydı, şimdiye dek uzay aracı da belki yapılırdı. Ülkenin yerli yapım uçağı yok! Ülkede bilim insanları ülkeyi terkedip yurtdışına çıkmak için can atıyor? Neden? Çünkü bilimin ve bilim insanının değeri yok! Refah yok! Adalet yok ülkede, adalet! Amerika’da Nasa’da çalışan Türk Serkan Gölge yazın ülkesine gezmeye gelince cebinde 1 dolar var diye tutuklayan bilimsel kafa var ülkede! Trump rehineyi bırakın deyince, adaleti işleten bir ülke var! İnsanların ekonomik refahı yok, huzur yok… Neyse konu çok uzar. Ben başka bir konuya dikkat çekeceğim. Şu aşağıdaki bilimsel deneyleri kiminle yapacaksınız, izah eder misiniz? Alper Gezeravcı bu deneyleri hangi bilimsel yeterlikle yapacak? Adamın ilgi alanı da bambaşka(!) O nedenle ihraç olmuş TSK’dan zaten. Neyse, konumuz o da değil. Mesela deneylerden bir tanesi; mikro yerçekimi altında bitkilerde CRISPR gen düzenleme verimliliğinin araştırılması. Gezeravcı genetik bilimci mi? Hayır! Uzayda kalabilme yetisine sahip bir pilot. O zaman siz, pekala bu deneyi, uzaya giden başka bir yabancı astronot ile de yapabilirdiniz. Çünkü istediğiniz amacı, sipariş usulü deneyle, bilimsel yeterliğe sahip olmayan biriyle zaten verimli bir şekilde gerçekleştiremezsiniz. Tek tek deneyleri sorgulayabilirim ama buna gerek yok. Çok uzatmak istemiyorum. Depremzedeler çadırda kalıyor hala, çadırda! Reva mı 55 milyon dolar verip uzaya bilet satın alarak adam göndermek? 55 milyon dolar verip, uzaya adam göndermenin seçim arefesi reklam ve propagandadan öte hiç bir anlamı yok! Birgün kendi uzay aracınızı yaparsınız, şu aşağıdaki deneylerin her biri için bir bilim adamı astronot yetiştirirsiniz ve müstakil, kimseye bağımlı olmadan, deneylerinizi, bilimsel çalışmalarınızı yaparsınız. Bilime ve bilim adamına ne zaman değer verirseniz, ülke o zaman gerçek anlamda huzura, refaha kavuşur. Ama önce adaleti tesis edin! Devlet, küfür ile devam eder; zulümle, adaletsizlikle devam etmez! Ben akademisyenim. Bilimsel çalışmaları küçümseyen biri olmam mümkün değil. Fakat burada konu; bilimsellikten öte ‘siyasi propaganda’. Siz kendi uzay aracınızı yapmak için ne yapıyorsunuz ülkede, var mı çalışmanız? Bilime, bilim adamına verdiğiniz değeri gösterin bize! Temel mesele bu…

Selcuk Atak

53,582 Aufrufe • vor 2 Jahren

🔴 Türkiye 55 milyon dolar para vermiş uzaya adam göndermek için ama bilimsel deney yapacakmış… Şimdi iyi dinleyin! Kendi uzay aracımız yok, çünkü ülke kaynaklarının nasıl sömürüldüğü herkesin malumu… Çok girmeyeceğim. Bilime değer verilen bir ülke olsaydı, şimdiye dek uzay aracı da belki yapılırdı. Ülkenin yerli yapım uçağı yok! Ülkede bilim insanları ülkeyi terkedip yurtdışına çıkmak için can atıyor? Neden? Çünkü bilimin ve bilim insanının değeri yok! Refah yok! Adalet yok ülkede, adalet! Amerika’da Nasa’da çalışan Türk Serkan Gölge yazın ülkesine gezmeye gelince cebinde 1 dolar var diye tutuklayan bilimsel kafa var ülkede! Trump rehineyi bırakın deyince, adaleti işleten bir ülke var! İnsanların ekonomik refahı yok, huzur yok… Neyse konu çok uzar. Ben başka bir konuya dikkat çekeceğim. Şu aşağıdaki bilimsel deneyleri kiminle yapacaksınız, izah eder misiniz? Alper Gezeravcı bu deneyleri hangi bilimsel yeterlikle yapacak? Adamın ilgi alanı da bambaşka(!) O nedenle ihraç olmuş TSK’dan zaten. Neyse, konumuz o da değil. Mesela deneylerden bir tanesi; mikro yerçekimi altında bitkilerde CRISPR gen düzenleme verimliliğinin araştırılması. Gezeravcı genetik bilimci mi? Hayır! Uzayda kalabilme yetisine sahip bir pilot. O zaman siz, pekala bu deneyi, uzaya giden başka bir yabancı astronot ile de yapabilirdiniz. Çünkü istediğiniz amacı, sipariş usulü deneyle, bilimsel yeterliğe sahip olmayan biriyle zaten verimli bir şekilde gerçekleştiremezsiniz. Tek tek deneyleri sorgulayabilirim ama buna gerek yok. Çok uzatmak istemiyorum. Depremzedeler çadırda kalıyor hala, çadırda! Reva mı 55 milyon dolar verip uzaya bilet satın alarak adam göndermek? 55 milyon dolar verip, uzaya adam göndermenin seçim arefesi reklam ve propagandadan öte hiç bir anlamı yok! Birgün kendi uzay aracınızı yaparsınız, şu aşağıdaki deneylerin her biri için bir bilim adamı astronot yetiştirirsiniz ve müstakil, kimseye bağımlı olmadan, deneylerinizi, bilimsel çalışmalarınızı yaparsınız. Bilime ve bilim adamına ne zaman değer verirseniz, ülke o zaman gerçek anlamda huzura, refaha kavuşur. Ama önce adaleti tesis edin! Devlet, küfür ile devam eder; zulümle, adaletsizlikle devam etmez! Ben akademisyenim. Bilimsel çalışmaları küçümseyen biri olmam mümkün değil. Fakat burada konu; bilimsellikten öte ‘siyasi propaganda’. Siz kendi uzay aracınızı yapmak için ne yapıyorsunuz ülkede, var mı çalışmanız? Bilime, bilim adamına verdiğiniz değeri gösterin bize! Temel mesele bu…

Selcuk Atak

280,973 Aufrufe • vor 2 Jahren

ÖZGÜR’DEN YILIN GAFI! ASLINDA EKREM’İ YAKTI! EKREM’İN “AHMAK” DAVASINI YERDEN YERE VURAN ÖZGÜR, KENDİSİNE “AHMAK” DEDİĞİM İÇİN BANA DAVA AÇTI! PES!.. HANİ SUÇ DEĞİLDİ? EKREM’E ARTIK SİYASİ YASAK GELMESİ “GARANTİ” OLDU!.. YILIN “GAF”I MI, YILIN “PLANI” MI?.. Özgür sayesinde yılın en iyi iki haberini yapmış oluyorum. 20 milyon dolar davası, her şey ortaya çıktığında zaten yılın haberi olacak. Özgür’ün bu kendi kalesine gol atıp, Ekrem’i “bitirdiği” haber de yine yılın haberi olmak için diğer haberimle yarışır. “Ahmak diye dava mı olur” diyen Özgür’ün, haberimde geçen “ahmak” kelimesi için bana dava açması, CHP’nin bu konudaki tüm duruşuna dinamit koydu! Kullandığım ahmak kelimesi için dava açıp, içine bu konuda yargıtay kararları bile koyan ve bu durumu “kişisel varlığa ağır saldırı”, “ağır kusur” ve “hukuka aykırılık” diye niteleyen Özgür Özel, bir de “Videonun herkese açık youtube kanalında yayınlanması nedeniyle davacının uğradığı manevi zarar daha da ağırlaşmıştır” demiş!.. Ne ağır suç işlemişim ya!.. O zaman, bu suçu; hem de YSK üyelerine karşı işleyen Ekrem’in hiç mi hiç şansı yok!.. CHP Genel Başkanı’nın Özgür Özel’in açtığı bu davadan sonra CHP’den hiç kimse Ekrem’in arkasında duramaz. Artık yakın bir zamanda Ekrem’e siyasi yasak gelmesi bence an meselesi!.. Bileti kesen de Özgür oldu. Sizce gaf mı, plan mı?.. Bu konunun belgesi direkt bu haberde, gözlerinize inanamayacaksınız!.. Biliyorsunuz, 20 milyon dolarlık haberimin delilleri ise yolda, daha önce söylemiştim! Bu haberle birlikte Özgür-Ekrem ilişkisi, siyasi gündemin bir numaralı tartışma konusu olacak. Satın alınmış basın hariç!.. Buyrun, izleyin, işte belgeleriyle… TAMAR TANRIYAR

Siberhabertv

23,923 Aufrufe • vor 8 Monaten

YENİ BÖCEK(!), MANDALİNCİ! PEŞİNDEYDİM VE BODRUM BLD BAŞKANI NİHAYET ORTAYA ÇIKTI! “MANDALİNCİ; ÖZGÜR’E 6.5, EKREM’E 2.5 MİLYON DOLAR VERDİN Mİ?..” VE KRİPTOLAR PATLADI!.. Bugün büyük bombalarla karşınızdayım. Yeni bir Böcek var!.. Yine, net ve açık açık soruyorum. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, sen Bodrum’a başkan olmak için Özgür Özel’e 6.5 milyon dolar, Ekrem İmamoğlu’na da 2.5 milyon dolar verdin mi?.. Öyle Muhittin ve Özgür gibi aylarca beklemek yok ama!.. Benim hep anlattığım kriptolardan biri patladı. Hem de kendi kendisini patlattı. Kim olabilir, tabi ki Cem Küçük… Onu da anlatacağım. Tam bir rezalet… Artık ana haberlerde etkinliğini yitiren Now TV’nin de “yeraltı” faaliyetlerine şöyle bir el atıcam. Bugün belediyeler birliğinde başkanlığa seçilen CHP’li Vahap Seçer’in de nasıl inceden inceye Ekrem İmamoğlu’na laf soktuğu da gündemimde olacak. Ve medyanın büyük bölümüne çok kırıldığım, çok önemli bir konu var. Şu 16 yaşındaki kızı taciz eden belediye başkanı Hasbi Dede’nin sadece 1.5 yıl ceza alması… Neden bu konuyu işleyemiyorsunuz?.. Başka konularda aslansınız, bu konuda kedi ama, anlatacağım hepsini… Ayrıca bana göre mutlak butlan kararı çıkmalı. Yeni bir dosya istendiği için de bayram öncesine yetişir mi, sonrasına mı kalır bilemem ama bence görünen köy kılavuz istemiyor. Sizin anlayacağınız dilden söylim, “Kurtuluş yok, tek başına, Bay Kemal gelecek, CHP’ye çöken Ekremgiller gidecek” Ekrem’in mağdur takımından kopmaya çalışanlar da var tabi… Bugün Türkiye Belediyeler Birliğj Başkanı seçilen CHP Mersin Belediye başkanı Vahap Seçer, öyle ince bir laf etti ki, nedense medya bunu da görmek istemedi! Ama önce, şu yeni Muhittin Böcek, yani Tamer Mandalinci konusuyla ilgili yorumlarınızı yazmanızı ve artı bilgileriniz için 0544 300 00 00 whatsapp hattıma da bilgi vermenizi bekliyorum. Zaten çok şey var da, fazla belge göz çıkarmaz diyelim😊 Bugünkü VİDEO ÇOK DOLU, haberiniz olsun! TAMAR TANRIYAR

Siberhabertv

132,708 Aufrufe • vor 2 Monaten

ZORUNLU CEVAP: Bu mu “bağımsız gazetecilik”? (Videolu) HALK TV’de “editoryal baskı yokmuş ve tam bağımsızlık” varmış… Öyle yazmış HALK TV’nin bazı mağdurları… Benim eleştirime itiraz edip cevap vermişler… Peki… Madem baskı yok; TİP’liler niye çıkamıyor ekrana? Daha bir hafta önce TİP milletvekilleri “korsan eylem” yaparak sansürü delmedi mi? Bu “eylem” sizin kanalınızın dışındaki her yerde haber olmadı mı? Sera Kadıgil, canlı yayındaki konuğun arkasına gelip pankart açıp gülümsemedi mi? Size “editoryal bağımsızlık” mesajı vermedi mi? &&& Canlı yayına çıkacak / çıkmayacak CHP’li vekillerin listeleri genel merkezden gelmiyor mu? CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel kendisine uygulanan sansürü uzun bir twitle anlatmadı mı? Parayı basan belediye başkanı, kanala hafta sonu istediği yayını yaptırmıyor mu? Bunların sizin için sorun teşkil etmediğini düşünüyorum. Sanırım bir çoğunuz geçmişte AK PARTİ’nin kanallarında ekran yüzü olduğunuz için oralardan alışıksınız bu tutumlara… Öyle ya ne fark eder; dün AK PARTİ’yi övüyordunuz TV 8, STAR, HABERTÜRK, Kanal D, KANAL 24 ve CNN TÜRK’te; bugün CHP’nin içindeki bir kliği övüyorsunuz HALK TV’de… &&& Kılıçdaroğlu iki senedir “Bana her gece saldırıyorsunuz. Çağırın yayına gelip anlatayım” demiyor mu? Madem baskı yok; davet edin gelsin Kılıçdaroğlu yayına… Size; hepinize “Burada İmamoğlu’nu eleştiren haber yapılmayacak” denmedi mi defalarca? Mesela Aylin Nazlıaka niye çıkamıyor HALK TV’ye? Hiç merak edip sordunuz mu? ANKA aboneliği niye kesildi mesela? İşe alım görüşmelerini bir dönem CHP’li İBB’nin bir bürokratı yapmıyor muydu? &&& Madem “editoryal bağımsızlık” var; örneğin CHP’li yetkililer yapacakları basın toplantısının HALK TV’de “canlı” olarak yayınlanacağını nasıl biliyor? Zira üst düzey yöneticiler; “Saat …. ‘deki açıklamamı HALK TV’den canlı izleyebilirsiniz” diye nasıl mesaj atabiliyor? Yayın akışını siz mi yapıyorsunuz partinin genel merkezi mi? Yüzlerce örnek veririm de gerek yok… &&& Bazı arkadaşlar kendilerini CHP Genel Merkezi’ndeki bir kliğe o kadar angaje etmiş ki; mevcut sorunları yazdım diye “siyasi hesabın var” demişler… Nasıl bir siyasi hesabım olabilir mesela? Siyasi hesapla HALK TV’nin ne ilgisi var? HALK TV, CHP’nin “Medya Kolları” mı? Siz de o “Medya Kolu”nun üyeleri misiniz? Kendinizi öyle mi görüyorsunuz? Siz CHP’nin iç meselelerinin tarafı mısınız? Yoksa “bağımsız” gazeteciler misiniz? “Bence buna bir karar verin…” diyeceğim ama siz zaten tutumunuzla kararınızı çoktan verdiğinizi ortaya koyuyorsunuz. &&&& Dilek İmamoğlu’na ulaşmak için çaba sarf eden ve bunu “başardıktan” sonra yanına giderek herkesin gözü önünde “Bana bir talimatınız var mı? Olursa buralardayım” diyen sözde bağımsız gazeteci; bana karşı mesaj yayınlıyor ve benim üzerimden kanaldaki işini garantiye almaya çalışıyor. (Videolu… Vekiller bu sözleri duyunca şok oluyor.) Neyse ki; bir kişi en azından benim sayemde işini koruyor… Güzel… Haaa bu kişi o kadar “bağımsız” ki; geçen hafta tam 52 dakika benim ve siyasi arkadaşlarımın hakkında yalan bir haber yapmasına rağmen; kendilerine verdiğim cevabın 52 saniyesini bile yayınlayamıyor. Çünkü CHP genel merkezinden izin çıkmıyor. Üstüne üstlük; dün gece Burcu Köksal’dan aldığım “ özel demeci” dakikalarca anlatmasına rağmen, kaynak olarak beni gösteremiyor. İsmimi bile veremiyor. Çünkü ismimi verirse CHP’deki klikten fırça yer… Bunu bildiği için Köksal sanki “havaya konuşmuş” gibi anlatıyor. Bunun adı açıkça emek hırsızlığıdır. &&&& Gelelim diğer meseleye: Bir hakkı savunmak sizin tekelinizde mi? Bunun patentini aldınız da bizim haberiniz mi yok? HALK TV ve basın özgürlüğü mücadelesi sizden mi ibaret? Siz karar verici oldunuz da haberimiz mi yok? Orada sesini duyuramayan şoförün, temizlik görevlisinin, muhasebe personelinin de hakları yok mu? Onları dile getirmemden niye rahatsız oluyorsunuz? Bu nasıl bir kibir? Bu nasıl bir bakış açısı? Hepinize iyi hafta sonları…

Barış Yarkadaş

99,304 Aufrufe • vor 2 Monaten

28 ARALIK 2022 akşamını hiç birimiz unutamayız ‼️ ✔️İnsan 1 gecede, 17 sene yaşlanabilir mi❓ ✔️İnsan bir gecede, severek gittiği işine giderken emeklerinin boşa sayıldığını hissedip ayakları geri geri gider mi❓ ✔️İnsan bir gecede bir ülkede kendini yok hükmünde hissederek, dışlanmışlığın en üst seviyesinde hissedebilir mi ❓ ✔️İnsan bir ülkede kendini ikinci sınıf vatandaş hissedebilir mi❓ ✔️Bir gece insan hayatının 17 yılının yok sayılmasına bedel olabilir mi❓ ✔️İnsan bir gecede kendi ile aynı mağduriyeti yaşayan arkadaşları ile sosyal medyada buluşup, birbirinin dertleri ile üzülüp, ağlayabilir mi❓ İşte tüm bunlar 28 Aralık gecesi yaş şartı olmaksızın açıklanan EYT düzenlemesi ile oldu. O gece her çalışanı kapsayan eşit,adil bir düzenleme beklerken, bir gecede bir sınıfın ayrıcalıklı, bir sınıfın ikinci sınıf çalışan olması, yaşı küçük, primi az olanların emekli olmalarını ve çok çalışanların cezalandırılmasını izledik. Yaşattığınız bu Adaletsizlik ve Haksızlık için seçimden önce çözüm bekliyoruz. Devletimize olan güvenimiz kalmadı. Bizler bu ülkenin yüksek primli çok çalışan vatandaşları olarak bu ayrımcılığı hak etmiyoruz ‼️‼️‼️ #2000LerinSabrıKalmadı Recep Tayyip Erdoğan Numan Kurtulmuş Prof. Dr. Vedat Işıkhan Mehmet Simsek Dr. Mehmet Muş Mustafa Elitaş Abdullah Güler Doç. Dr. Resul Kurt Av. M.Emin AKBAŞOĞLU 🇹🇷 Abdulhamit Gül Yılmaz TUNÇ T.C. İletişim Başkanlığı Ömer Çelik Erdoğan Dijital Medya Erkan Kandemir Ahmet AYDIN MUSTAFA ŞEN Hasan Doğan Fahrettin Altun AK Parti Dr. Fatih Erbakan Özgür Özel Devlet Bahçeli Meral Akşener Temel Karamollaoğlu Ali Babacan TGRT HABER @FOXhaber ilker karagöz ERCAN SEKİ TV100 Ece Üner Habertürk TV Habertürk E TV TÜRKİYE SebnemArdaBoga A Haber SÖZCÜ Televizyonu Show TV STAR TV Halk TV

EMEKLİLİKTE ADALET DERNEĞİ ⚖️

43,813 Aufrufe • vor 2 Jahren

Eskiler der ki: "Âlimin sakalı beyazladıkça ilmi de olgunlaşır." Peki ya sakal beyazladıkça hakikatten uzaklaşanlar? Dün Kur’an ve sünnetin izinde olduğunu söyleyen, gençken haktan yana duranlar, yaşlandıkça neye ve kime hizmet eder hale geliyor? Örnek mi? Cübbeli Ahmet, Hüsameddin Vanlıoğlu, H. Avni Kansızoğlu ve daha niceleri... Bir zamanlar kitaplara sadık kalmakla övünenler, bugün neden gücün ve şöhretin rüzgârıyla oradan oraya savruluyor? Dün bid'at diyenler, bugün bid'atin en ateşli savunucusu, dün bağlılık diyenler, bugün menfaate göre şekil alanlar! Ve yine İsmail Hünerlice vakası! Dün Ne Dedi, Bugün Ne Diyor? Bundan aylar önce sosyal medyada bir videosu düştü. Kendi sesiyle, kendi kelimeleriyle "Yaşayan bir şeyh olmadan da olur canım, İmamı Azam yok da mezheb mi devam etmiyor? Şahı Nakşibend yok da tarikat mı bitti? Üveysilik yeterlidir" minvalinde sözler sarf ediyordu. Tarikatın şeyhsiz de sürebileceğini savunuyordu. Biz de ne yaptık? İlme ve kitaplara uygun olarak kendisini ikaz ettik. Aradım, konuştum, "Bu söylediklerin bizim usule uygun değil, yanlış bir görüş." dedim. Dahası, haksızlık etmemek için reddiye yazmadan önce kendisiyle konuşmak istedim. Peki, bana ne dedi dersiniz? "Sen Mahmut Efendi Hazretleri'ne muhalefet ediyorsun! Eğer bu konuda reddiye yaparsan, seni Mahmut Efendi’ye isyan ediyor diye ilan ederim!" Edep yahu! dedik ve reddiyemizi yazdık, yayınladık. Şimdi ne oldu? Bugün bir başka video ortaya çıktı! Gençken, sakalları siyahken yaptığı bir konuşma… Meğer ne söylüyormuş? Tam da bizim söylediklerimizi! O gün; beni değil, kendi geçmişini, kendi ilmî birikimini, kendi özünü inkâr etmiş! Halbuki ilmin izzeti, hakikatin asaletidir. Bir âlim, yaşlandıkça menfaate değil, ilme yaklaşmalıdır. Ama gelin görün ki sakallar beyazladıkça hikmet değil, hesaplar artıyor. Dün "Hak budur" diyenler, bugün "Güç budur" demeye başlıyor. Dün kitaplara uygun konuşanlar, bugün menfaate göre şekil alıyor. Bu yalnızca bir kişinin şahsi çelişkisi değil. Bir neslin çürüme hikâyesi! İlmi, gerçekten Allah için mi konuşacağız, yoksa rüzgârın estiği yöne mi savuracağız? Soru açık ve net: Dün bizi reddettiniz, bugün kendinizi inkâr ediyorsunuz. Peki yarın hangi hakikati inkâr edeceksiniz? Sakal beyazladıkça ilim artmalıydı, menfaat değil!

Muhittin Ödemiş

11,578 Aufrufe • vor 1 Jahr

Galatasaray'ın yaptığı büyük proje 🔥 Fenerbahçe'de işler yolunda gitmiyor para yok projeler durdu İbrahim Seten: 200 milyon dolarlık bir bütçeden bahsediyoruz. Baba şimdi Fenerbahçe ve Galatasaray'ı şimdi yan yana koyarak sana bir projeksiyon yapacağım. Projenin bütçesinden bahsediyoruz. Projenin bütçesi 200 milyon dolar. 200 milyon doları bugün hiç kimse veremez. Ben sana söyleyeyim. 200 milyon dolar çok büyük paradan bahsediyoruz. Bak şu komplekse bak. Aşağıya doğru iniyor. Haluk burası çok değerli bir şey. Fenerbahçeliler de diyorlar ki arkadaş buradaki 62 bin metrekare inşaat alanı var. Bunu hesap edersen 10 milyar lira ediyor. Bu para, bu nasıl veriliyor filan diyorlar. Tamam mı? Bak 16.500 metrekare inşaat alanı diyor bu bölümü için. Bu da aşağı aşağı daha devam edecek. Bir de bunun görünmeyen tarafı da olabilir. Yani şu anda projede gözükmeyen... Ama orada 16.500 mi yazıyor? Daha fazla yazıyor orada. 165 mi yazıyor? Pardon. 16.500. Doğru söylüyorsun. 16.500. Fenerbahçelilerin ki 6.500 galiba imar şeyi. Şimdi bu da spor amaçlı tesis yaptığı için ayrı bir şey. Buraya alsan baba, satsan... Dünya kadar para ediyor aslında. Buraya alıp ev yapsan, residence yapsan, villa yapsan gibi düşün olayı. Stad'ın yanı güzel yer. Kodu da var. Şimdi kod farkı var baba bak. Stad'ın çatısını düşün. Stad'ın çatısından en aşağıya kadar yolun olduğu yere kadar gelen yere bak lütfen. O ikisinin arasında bir kod farkı var. Yani bir 30 katlı oraya bir gökdelen dikilecek bir pozisyon var. Biliyor musun? Bak yanında da Skyland falan var ya baba. Evet çok yüksek onlar. Şimdi oraya sen Benim bildiğim kadarıyla hastane yapabilirsin, yine hastane yapabilirsin, istiyorsan residence yapabilirsin filan. Hani bu bölümleri de sonradan ortaya çıkacağına dair bir kuvvetli bir inancım var. Neye dayanıyorsun dersen duvara dayanıyorum bunu söylerken. Bunun iznini kolay alabilir misin, alamaz mısın bilmiyorum. Ama bana sorarsan burada böyle bir ihtimal görüyorum. Yani Florya'yı bitiren... Dursun Özbeyir bunu da bitirme ihtimali olabilir. Şimdi 200 milyon euroluk bir inşaat işinden bahsediyoruz. Baba Fenerbahçe'de peki karşında ne oluyor biliyor musun? Fenerbahçe'nin batışı ❌️ Fenerbahçe'de sana gelelim baba. Şimdi Maltepe 9 Eylül'de tanıtım toplantısını yaptı ve temelini attı. Şantiyesini açtı. Maltepe futbol akademisinin gideceği bütün futbolun toplanacağı yerin inşaatı durdu. Para olmadığı için. Dere ağzında bütün futbol Maltepe'ye gidecekti. Dere ağzında da diğer sporlarla alakalı bütün tesisler olacaktı. O da durdu. O da zaten başlayamadı öbürü başlayamadığı için. Stad'la ilgili yenileme ve şey artırma çalışmaları olacaktı. Seyirci kapasite artırma çalışmaları. O da durdu. Bunların toplamı Maltepe 100 milyonmuş baba. 100 milyon euro. Dere ağzı 70 milyon euro. Stad'da 60-70 ile. Galatasaray 200 milyonluk. Projeye startını verdi baba. Fenerbahçe 250 milyonluk projelerini bekletiyor. Galatasaray her gün daha öne geçerek gidecek. Galatasaray orada çok büyük bir değer oluşturacak. 2 senede biter mi bilmiyorum. 3 diyorlar. 2 sene 3 sene içinde. Bittiğinde yalnız baba bittiğinde Galatasaray büyük fark atmış olur Fenerbahçe'ye. Fenerbahçe başlamadıysa da büyük şey kaybeder. Dursun Özbek dün için hayatımın en mutlu günü diyormuş. Abi haklı değil mi? Sen hiç satın almazsın böyle şeyleri. Ben seni tanıyorum. Abi bu şöyle. Bu zaten çok önemli bu işler. Bunları tamamlayacaksın abi. Ben tamamladığım proje, başlanmış proje çok değerlidir. Benim için tamamlanmış proje hepsinden daha değerlidir. Başta konuşmayalım bunu. Tabii ki konuşalım ama bittiği gün anlayabiliyoruz ya biz bir şeyin değerini. Ortaya çıkması gerekiyor.

Galatasarayultrataraftar

48,980 Aufrufe • vor 3 Monaten

“Körle yatan şaşı kalkar”. Gün geçmiyor ki birisi daha aynı hakikat dışı söylemlerle karalama kampanyasına katılmasın. “Rekabet istemiyor, tekel olmak istiyormuşuz.” Bu karalamalara verdiğimiz cevabı bir kez daha aşağıda paylaşıyoruz. Belli ki, aynı yalana sarılarak örülmek istenen çoraplar, konulmak istenen TAKOZ'lar var. O TAKOZ’ları kaldırmak konusunda Milletimiz bizimle oldukça mücadelemizi sürdüreceğiz. Rekabet ve tekel meselesine gelince; Türkiye Baykar’dan önce İsrail’den İHA alıyordu. Baykar İHA üretti, İsrail firmasıyla rekabet etti ve Türkiye’ye daha kaliteli İHA’ları 10’da 1 maliyetle tedarik etti. Halihazırda Türkiye’de İHA üretimi yapan biri vakıf şirketi, 7 firma var. Hangi tekelden bahsediyorsunuz? Baykar, ABD, İsrail ve Çin firmalarını rekabette geride bıraktı, 30 ülkeye ihracat yaptı. Dünyanın en büyük İHA ihracatçısı oldu. Biz mi rekabetten korkacağız? Baykar, şimdiye kadar Ar-Ge yatırımınının tamamını öz kaynaklarıyla yaptı. Tek kuruş devlet hibesi ya da banka kredisi almadı. Elde ettiği tüm gelirlerin %75’ini, bu yılki gelirlerinin %99,3’ünü ihracattan kazandı. 2022 ihracatı 1.2 milyar dolar. Rekabetten neden korkalım? Türkiye’de toplam savunma harcamaları içinde Baykar’ın payı %1’in altında. Hangi tekelden bahsediyorsunuz? Baykar’ın öncülüğünde 2.5 Milyon ziyaretçinin katılımı ile düzenlenen Teknofest’te bu yıl yarışan 332 Bin takım ve 1 Milyon genç içinde 4.000’den fazla İHA takımı vardı. Bu yarışmalardan yepyeni teknoloji şirketleri doğuyor. Siz değil Türkiye’den, dünyadan bize benzer bir örnek daha gösterebilir misiniz? Baykar rekabetten kaçar mı? Desteklerken (!) keşke hakikati çarpıtmasaymışsınız. Bizim derdimiz Türkiye’de tekel olmak filan değil. Biz Türkiye için, terörle mücadelemiz için bu İHA’ları ürettik. Ama Türkiye'ye vermeyip sadece dünyaya ihraç etsek, zaten çok daha fazla kazanç elde ederiz. Ülkemizin bu alanda yakaladığı dünya liderliğini sürdürmesini istiyoruz. Nuri Demirağ’a konulan engeller konulsa, üretim izni verilmese, test uçuşları için izin verilmese, bu İHA’lar geliştirilmeye nasıl devam edilecek? Amasız, fakatsız bir destek için ABD şirketi mi olmalıydık? Destek talebimiz de yok. TAKOZ koymayın başka ihsan istemeyiz.

Haluk Bayraktar

2,172,511 Aufrufe • vor 3 Jahren

Abilerim, Ablalarım, Kardeşlerim selamlar. Sizler ile çok heyecanlı bir haberi paylaşmak istiyorum. Biraz önce yayın evi Simon and Schuster dan hepimizin beklediği haber geldi ve Elhamdulillah, “In The Name Of Freedom” kitabımızın New York Times ın en çok okunan ve satanlar listesine girdiğinin müjdesini bizlere verdi. Bu ne mi demek? Allah’ın izniyle, kitabımız milyonlara ulaşacak ve başta Türkiye’deki masum kardeşlerimiz olmak üzere, dünya çapında yapılan tüm Hizmetler ve Hocaefendi hazretlerinin o kutsal mesajı tüm dünyaya bir kez ulaşacak. - Böylelikle, tüm Türkiye cumhuriyeti tarihinde, dünyanın en büyük gazetesi New York Times ın en çok okunan ve satanlar listesine giren 4. Türk olduk. - Gelmiş ve geçmiş 80 yıllık tüm NBA tarihinde ise New York Times listesine giren 13. NBA oyuncusu olduk. Ve yine biraz önce başka sevindirici bir haber daha aldık. - New York Times gazetesinden ayrı olarak, yine Amerikanın en önemli gazetelerinden USA TODAY yaptığı listede, “In The Name Of Freedom” kitabımızı Amerika’da ki en çok okunan ve en iyi kitaplar listesine koyuldu. - Son olarak da kitabımız Elektronik Kitap versiyonu ile yine New York Times ın en çok satanlar listesine girdi. Hepinizin ellerinden öpüp teşekkür etmek istiyorum. Son 2 ayda yaşadıklarımı bir Allah bilir, bir de ben. - Türkiye’de Medrese-i Yusufiye den daha yeni çıkmış arkadaşlarımız, “Abi, aramız da birşeyler biriktirdik, sana göndermek istiyoruz, bu da bizim bir katkımız olsun, bu para ile bizim içinde kitap al.” diyenleremi teşekkür edeyim, - Yoksa sohbetlerimize harçlıklarını biriktirip te kumbaraları ile gelen ve “Abi bir tane kitapta bizim için alabilir misin.” diyen minik kardeşlerime mi! - Kermes yapıp o para ile kitap alan fedakar ablalarıma mı teşekkür edeyim, - Yoksa benim ile beraber uykusuz kalıp her gün, her gece kitap takibi yapan abilerime mi! Allah hepinizden razı olsun, Enes Kanter sizler için ne yaparsa yapsın, hiçbir şekilde sizlerin hakkınızı ödeyemez. Çoğu arkadaşımızın merak ettiği bir konuyada açıklık getirmek istiyorum. Bu kitap gelirlerinin nereye gideceğini zaten burda konuşmamıza gerek yok. Tahmin ediyorsunuzdur diye ümit ediyorum. Bizler bu yola o masum kardeşlerimiz için çıktık, yine onlar için koşturmaya devam edeceğiz. Buradan da eğer beni izliyorlar ise, kendi anne, babama be kardeşlerime çok teşekkür ederim. Dualarınızı lütfen eksik etmeyin. Son olarak eklemek istediğim mesele şu, Bu kitap hepimizin kitabı, Bu hikaye hepimizin hikayesi, Bu başarı hepimizin başarısı, Bu mücadele hepimizin mücadelesi, Bu ses hepimizin sesi, Bu özgürlük hepimizin hakkı. Bu yolda benim ile tek bir yürek olup bana inandığınız ve güvendiğiniz için hepinize sonsuz teşekkür ediyorum. Rabbim bizi birbirimizden hem bu dünya da hem de diğer dünya da ayırmasın. Canımız, Hocamız ile Haşr eylesin. Hepinizi çok seviyorum. Durmak Yok, Hizmete Devam…❤️ Selamlar ve Hürmetler.

Enes Kanter FREEDOM

109,950 Aufrufe • vor 9 Monaten

Bülent Timurlenk hakkında sustuğum yeter Barhan Can Terzi: Kaya 4-5 yıldır Galatasaray muhabirliği yapan bir arkadaşımız. 2021'den o civarlardan beri. Şimdi Kaya 1-2 sene önce işsiz kaldı. Bakıyorum işte Bülent Timurlenk Kaya'ya duruma üzüldüğünü söylemiş ama işte yine o kendi aksanınca işte iliştirilmiş gazetecilik öyle olmaz falan bir şeyler söylemiş. Bülent abi. Her fırsatta muhabirliği, muhabirleri eleştiriyorsun da. Yani seni sahada hiç görmedik. Bak iki sene önce seninle bir konuşma yaptık. O günden beridir yine muhabirlere sallıyorsun ama iki sene oldu artık hani susuyorum. Sırası geldi artık şimdi bu meselede. Sabah gazetesinde çalışıp, ulusal çok büyük bir gazete. Sabah gazetesinde çalışıp oradan A Spor açıldı. Çok büyük bir kurum. Orada görev yapıp ondan sonra BeinSpor. bir yerlere gelmek kolay ama ve 2000'lerde bunu yapıp ilerlemek kolay. Sen de diyorsun gazetecilik değişti. Şimdi 2020 yılındayız. Şu an bir gazetecinin veya medyada yer edinmek isteyen birinin ön plana çıkması için yapacağı 3 şey var. Biri, şimdi genç kardeşlerimiz yapıyor işte böyle idmanda veya maç sonunda bir çekim yapıyor. Kendini çekiyor işte arabada gaz pedal falan edipler yapıyor işte tak tak tak tak. Ya öyle şaklabanlık yapacaksın. Ya bir taraf olacaksın ya böyle Ali Koç öyledir, Ali Koç böyledir ya da Dursun Özbek öyledir, Okan Buruk böyledir diye bir tarafın kalem şörlüğünü yapacaksın. Ya da haber yapacaksın. Kaya'da haber yapıyor. 11 ise 11 bu çünkü orada kendine kaynak bulmuş. O 11'i vererek de işte işsizken şimdi a spora çıkıyor. Yani bir şekilde kendini göstermesi lazım. Nasıl gösterecek? Ona buna mı vursun? Ali Koç öyledir. O böyledir mi desin? E senin gibi frankafon bir tarzı da yok. E ne yapsın? Bir yerden tutunacak bu mesleği. Dolayısıyla kolay. Sağdaki muhabirleri eleştirmek çok kolay. Ya muhabirleri bu kadar eleştiriyorsanız çıkın bir gün siz yapın muhabirlikte. Biz de sizle övünelim. Ya da siz muhabir olun işte dediğim gibi. Siz gelin soru sorun. Siz transfer haberi yapın. O yüzden kolay yani böyle oturduğu yerden muhabirleri eleştirmesi insanların. Kimseye de ben şunu da söyleyeceğim. Galatasaray muhabirlerinin kimseye bir saygısızlık yaptığı da yok. Ama Kaya herhalde şundan dolayı bir de akreditasyon yasağı gelmiş. En güldüğüm nokta da o. Akreditasyon yasağı hiçbir geçerliği yok biliyor musun? Kulüp tarafından verilen akreditasyon. Çünkü sebebi şu. Basın türbününe, maçları izlemek için basın türbününe akreditasyonu TSE'de ve TFF iş ortaklığıyla yapılıyor. Kulüplerin bir söz hakkı yok orada. Galatasaray'ın akreditasyon yasağının geçerli olacağı iki yer var. Bir Kemerburgaz bir de lansman toplantıları. Kemerburgaz'a zaten muhabirler senede 4-5 kere giriyor. O da Şampiyonlar Ligi olmasa onu da giremez. Şampiyonlar Ligi zorunlu kılıyor da idmana 15 dakika açmayı. Yoksa Galatasaray'ın bu sezonun idman açlığı falan da yok. Sanıyorlar ki Galatasaray muhabirleri her hafta Kemerburgaz. Öyle bir şey yok arkadaşlar. En son Şampiyonlar Ligi maçına zaman oynandıysa 15 dakika o da. 15 dakika basına açık antrenman yapılıyor. O kadar. Her hafta her gün Galatasaray muhabirleri Kemerburgaz'da diye bir şey yok. Bunu da bilmeyenler için söyleyeyim ben. Buradan tekrar üstüne Galatasaray muhabirleri her gün Kemerburgaz'da falan değil. Dolayısıyla Kayaya gelen akreditasyon yasağının hiçbir geçerliği yok. Zaten Kemerburgaz'da değil. Yani akreditasyonu olan da Kemerburgaz'da zaten değil. Zaten açsanız idmanları her hafta 1-2 açsanız Belki Kaya ilk 11 haberi vermeye ihtiyaç duymayacak. Oradan kendi gözleminden bir haber çıkaracak, yorum yapacak. Artık kulüpler o kadar kapalı oldu ki. Yani bu akreditasyon yasağı. Ben de işte zaman 4-5 yıl önce bir sene aldım. Ne oldu? Ne kaybettirdi bana? Hiçbir şey. Hadi Yakup niye? Kaya ile aynı programda olduğu için mi? Yakup mu yani mesela akreditasyon yasağı aldı? Komedi bunlar komedi. Gerçekten. Hani Galatasaray hocasına hakaret eden, Galatasaray hocasına... kaptanına neredeyse

Galatasarayultrataraftar

64,826 Aufrufe • vor 3 Monaten

Evlatlık Verilen Kızın Yıllar Sonra Annesini Bulduğu O An Ve Sonrasında Gelişen Olaylar Globalde En Çok Konuşulan Konu Oldu: 🔹🔹🔹: Um, adın Rebecca Jameson mı? 🔸🔸🔸: Evet. 🔹🔹🔹: Ve 20 yıl önce Waco, Teksas'ta mı yaşıyordun? 🔸🔸🔸: Evet. 🔹🔹🔹: Hey, um... Üzgünüm, seninle tanıştığım için çok heyecanlıyım, seni çok uzun zamandır arıyordum. Um, bu... söylemesi biraz tuhaf, seni böyle rastgele bulacağımı hiç tahmin etmemiştim. 🔸🔸🔸: Üzgünüm, konuya girebilir misin? 🔹🔹🔹: Şey, 20 yıl önce bir bebekten vazgeçtin, değil mi? 🔸🔸🔸: Evet. 🔹🔹🔹: Bir kız çocuğu? 🔸🔸🔸: Evet. 🔹🔹🔹: O bendim. 🔸🔸🔸: ... 🔹🔹🔹: Merhaba, ben senin kızınım. Um, hiç... 🔸🔸🔸: Yerimi nasıl buldun? 🔹🔹🔹: Konumunu bilmiyordum, ben... Üzgünüm ama seni arıyordum ve şimdi rastgele buldum. 🔸🔸🔸: Seni evlatlık verdim, bu kapalı bir evlat edinmeydi. Bu uygunsuz. Evlat edinmenin kapalı olmasının bir nedeni var ve şu an beni takip etmen hiç hoş değil. 🔹🔹🔹: Şey, üzgünüm ama seninle tanışmak istedim ve ben sadece... bilirsin, benimle hiçbir şey yapmak zorunda değilsin, sadece şunu söylemek istedim ki... seni affediyorum. Ve bilirsin, ben bir yetişkinim ve yaptıklarını yapmana neden olan koşulları anlıyorum ve seni... seviyorum. Um, ve sadece... seninle tanıştığım için çok heyecanlıyım. 🔸🔸🔸: Sanırım terapiye gitmeli ve bunlarla kendi başına başa çıkmalısın. Beni affettiğin için teşekkürler ama aslında olanlar için pişmanlık duymuyorum ve sana daha iyi bir hayat şansı verdiğim için... Yani, neden o daha iyi hayat şansına devam etmiyorsun ve lütfen benimle iletişime geçme, benimle konuşma, bir daha asla bana yaklaşma. Bu kapalı bir evlat edinmeydi. Yani, seninle tanışmayı hiç istemediğim bir yanım yok mu? 🔸🔸🔸: Hayır. Bu dosya kapandı, tamam mı? Çok uzun zaman önceydi, hayatımın kapattığım bir sayfası, tamam mı? Hayatıma devam ettim, terapiye gidip kendi hayatına devam etmelisin, tamam mı? 🔹🔹🔹: Tamam. Beni takip etme. 🔻🔻🔻: Üzgünüm, her şeyi duydum. 🔹🔹🔹: Bunları görmen zorunda kaldığın için üzgünüm. 🔻🔻🔻: Hayır, biliyorum. Yaptığın şey harika, uh, üzgünüm. Kendi düşüncelerimdeyim... 🔹🔹🔹: Merhaba, bunu duymak zordu. 🔻🔻🔻: Hayır, bunu duymak zordu. 🔹🔹🔹: Bunu yaşamak zordu. Um, ben... ben değildim... Yani, onu bütün hayatım boyunca aradım ama burada aramamıştım ve sadece hissettim... bilmiyorum, evren bana "annenle tanış" diyormuş gibi hissettirdim. 🔹🔹🔹: Ama bilmiyorum, belki de onunla tanışmamı istemedi, çok iyi bir insana benzemiyor. 🔻🔻🔻: Öyle görünmüyordu ve yani insanlar bir şeyler yaşıyor ve... ben gerçekten konuşamıyorum. Konuşamadığım için üzgünüm ama senin harika bir insan olduğunu biliyorum ve bilmiyorum, sana öyle davranması onun için zordu, üzgünüm. 🔹🔹🔹: Teşekkür ederim. 🔻🔻🔻: Eğer izin verirsen, sana sarılayım. Bunun seni daha iyi hissettirip hissettirmeyeceğini bilmiyorum. 🔹🔹🔹: Evet, biliyorum, hiçbir şey daha iyi hissettirmeyecek ama evet, teşekkür ederim. 🔻🔻🔻: Harikasın, bu arada çok güzelsin, yani hayat güzel ve tek bir insanın o güzel hayatı yok etmesine izin verme... 🔹🔹🔹: Teşekkür ederim, bu kadarından sonra biraz nezaket gerçekten gerekliydi, sen de öylesin.

Netlog Medya

257,453 Aufrufe • vor 19 Tagen

Herşeyi BIRAK ❗️ 3 Dakika ayır Bana ömür boyu dua edeceksin Ben bu video sonrası daha derin detaylı araştırdım bu video referans oldu teşvik etti beni dikkatimi çekti Siz neyi referans alırsınız bilemem 21 iştirak var 5 yıl evvel 0.70 usd olan fiyat şu an 0.16 usd 5 yıl sonra usd bazında o güne göre 5 te 1 fiyattan işlem görüyor 5 yılda 500 milyon usd yatırım yapıldı ve bu yatırımları öz sermaye ile yaptık diyor Borç yok demek oluyor Net aktif büyüklüğü 1 MİLYAR USD Ama şirket şu an 7.32 TL fiyattayken piyasa değeri 230 milyon USD BAK ARKADAŞ 5 yıldır yaptığı 500 milyon usd yatırım öncesi De ki sıfırdı şirket Ama değildi Halbuki 21 iştiraki var Sıfır değildi di mi Hadi de ki sıfırdı 500 milyon Usd yatırım yaptığı halde nasıl oluyor da şirket borsada 230 milyon usd değerden işlem görüyor Nerde o yatırım Kuş olup uçmadı ya Bilançoya bak Aktif değer 45,6 Milyar yani 1 milyar dolar Yani 5 yıl önce zaten 500 milyon usd aktif değeri varmış üzerine 500 milyon usd yatırım yapılınca 1 Milyar Usd olmuş Nasıl olur da Net aktif değerin 5 te 1 inde bir fiyattan işlem görebilir Enerji ve Maden şirketi Hayatımda dinlediğim en güzel anlatım, şirkete bakış açımı değiştirdi Sen de tut ucundan ben seni uyandırayorum işte Bana itimadın yoksa Bir bilene danış Gökhan BİLİK bu şirket için böyle diyor Gerçekte böyle mi diye sor Sonra çok üzülürsün HisseChat #odas #borsa ❗️A TAKIMI❗️tek adresin

🇹🇷 Gökhan Bilik 🇹🇷

23,689 Aufrufe • vor 1 Monat

📢SESLİ ANLATIM: 🚨İNSAN CİNNİ MELEZLERİ NASIL VÜCUT BULUYOR? CİNNİLERİN MUTASYONLARI (YECÜC MECÜC ÇAĞI) İnsan-cinni melezlerinin nasıl vücut bulabildiği hakkında sorular soruluyor. Öncelikle cinnilerle insanların, hatta insanlardan önce cinnilerle cannların, birbirleri ile ilişkileri olabileceğini kabul edelim ➡️Cinniler insanlarla birleşir mi, birlikte olur mu? Evet, olur. Bunu yaşayan insanlar çok iyi biliyorlar ve böyle çok insanla biz görüştük. Cinniler, insanların vücuduna girer, insanların vücudundan faydalanır, insanlarla birlikte olur. ➡️Peki, bunlar nasıl oluyor? ➡️Bir de bu melezlerin nesli, doğumu nasıl oluyor? Cinniler insanların vücudundaki atıkları kullanır, çünkü cinnilerin vücut yapısı bizimki gibi değil. Biz maddenin katı haliyiz ama onlar gaz hali. Gaz hali olunca, bizdeki maddenin de gaz halini kullanarak, bizdeki DNA’ları da kullanarak o gaz halinden çocuk edinebiliyor, doğum yapabiliyorlar. Bu melezler eğer ifritlerden olursa, ifritlerden olan çocuklarda otomatikman o ifritlerin, o babaya, o babanın yaşantısına, her şeyine müdahale etme hakları oluyor -ki bunlarla da çokça karşılaştık-. Madde boyutunda, yani "maddenin katı hali"nden bahsediyoruz; anne ve baba (insan) birleşmelerinde tam birleşme anında cinniler araya karışıp kendi DNA’larından, kendi gaz hallerinden araya girebiliyorlar. Bu ayrı bir şey Kadın doğum yaptığında, çocuğu et beden doğdu, yani insan. Bunun vücudunun içine, DNA’lara girdiğinde bu insanla beraber onlar da içine giriyorlar ve içinde yaşıyorlar. Bir DNA’sından gelen etkiler var, ayrı; bu etkileri kullanarak, kendilerine bir zemin hazırladılar. Bunun üzerine de bir de bu insanın et bedeni oluştu, ruhu geldi ayrı Ayrıca o soydan gelen cinniler, onun içine girerek, ruhunu minimize edip, en düşük hale getirerek ve o bedeni ele geçirerek, çocuğu kendi örf, adet ve isteklerine göre yaşatabiliyorlar. ➡️ Peki, madde boyutuyla direk birleşme oluyor mu? Önce, cinnilerin, teknoloji olarak bizden çok ileri olduklarını bilmemiz lazım. Yani bizim şu andaki en üst seviyemiz bile onlar için çok eski bir teknoloji. 📌ANUNNAKİLER VE "CANN" LAR NEDİR? Cinnilerden bahsederken önce Anunnakiler’den ve "cann"lardan bahsetmek lazım (İLGİLİ PAYLAŞIM: ANUNNAKİLER KİMDİR, GERÇEKTE NEDİR? ) Buradaki yarı insan, yarı hayvan görüntülü ırklar tarihi eserlerin üzerinde yazıtlarda veya piramitlerde var. Bunlar, teknolojiyi öyle noktaya getirmişler ki maddenin gaz halini katı haline, katı halini de gaz haline dönüştürebiliyorlar. Bu gaz halini kendinden alıp, insan bedenine enjekte ederek bunu katı haline dönüştürecek mekanizma insan bedeninin içinde. Bir fabrika gibi düşünün, katı hale dönüştürüp sonra bu bir kadına enjekte edilirse, doğacak olan iki ırkın maddesel olarak birleşmiş hali insan olur. Peki, bu "melez" insan iman edebilir mi? İman etmek için çokça uğraşır fakat cinni tarafı onu öyle bir ele geçirir ki istediği gibi yönlendirir Peki, nasıl ele geçirebilir? O insanlar cinler alemini de olduğu gibi görür, bu âlemi de görür. İki âlemin arasında kalmaktan sıkıntıya düşer Fakat, cinniler boyutundaki teknoloji ve anlatılanlar, oradan gelenler, oradaki yaşayan cinnilerin ve bu dünyada da yaşayanların halini gördükçe, karşı taraf insanı ikna eder. Yani gözlerinde öyle bir mercek, kamera var ki iki boyutu da aynı anda görüyor. Kulaklarında öyle bir yapı var ki iki tarafı da aynı anda duyuyor. Yani tüm her taraftaki sesleri, bağlantıları, alabiliyor ki cinniler bize göre çok hızlıdır. Maddenin gaz hali olduğu ve çok hızlı oldukları için ses, görsel, işitsel iletişim de onlarda hızlı olur ama o özellikleri maddesel insan vücudunun içinde DNA’sına kodladıkları için bu defa o insan, insan olan cinnilerden olabilir Soru: Bu birleşmeden doğan insanların iman etmediğini söylediniz. İman etmeyeceğini söylediniz. ➡️Bugün burada yaşayanlar, iman etmeyen deist, ateist insanların, bu cinlerin birleşmesinden kaynaklanan doğumlardan meydana gelen insanlar olduğunu söyleyebilir miyiz? Şöyle bir ayrım yapıyorlar: Kendi nesillerini, belirli ırklara enjekte ediyorlar. Şöyle düşünün; Bundan beş, sekiz bin yıl önce bunu enjekte ettilerse -ki ettiler-. Nuh tufanına kadar teknoloji de çok yüksek, çok ilerideydi. Bu dönemden sonra da kendilerinden hayatta kalan var Kalan onlar için "safkan" yani et beden olarak kalmış. DNA dahil birçok şeyleri kendilerine uyarlayarak, onlara enjekte ederek nesli devam ettiriyorlar. Her gördüklerine rastgele seçtiklerine değil bu uygulama. Paganlar ve onlara hizmet edenler de zaten buradan gelenler Yani kendilerine seçtikleri özel bir ırk dönüştürdüler. Her insana değil, onlara bunu uyguluyorlar. Her insana cinnilerin münasebeti oluyor mu? Oluyor ama onunla, bunlar farklı şeyler. Underworld diye bir film serisi var. "Lycan" olarak adlandırdıkları, kurt adam olarak görünen bir ırktan bahsediyor ve “safkan” olarak ifade ediliyor. Bu ırk istediği zaman insan kılığında, istediği zaman kurt adam formuna dönüşerek iki tarafın da avantajlarını kullanabiliyor Kendisini hem insanlardan hem diğer bütün yaratılan varlıklardan üstün ırk olarak tanımlamış ve kendisini ırk olarak da başka hiçbir ırkla bozmak istemiyor. Yani böyle bir şey, böyle bir senaryo var bu filmde. Gerçeklik payı olabilir mi diye sorabiliriz. Şöyle, geriye dönüp filmlere bakın, paganların yaptığı bu filmler yaptıklarını anlatıyor ama biz anlayamıyoruz Aradan onlarca yıl geçince bunu anlıyoruz Kurt adam veya benzeri dönüşmüş insanlarla ilgili filmler var değil mi? İşte bunlar, onların o ırktaki değişimleri aslında subliminal anlatıyorlar. Bunlar var ama o kadar özel ve o kadar korumalı ve farklı yerde, farklı şekilde gizlenerek yaşıyorlar ki biz bunları anlayamıyoruz Özellikleri var. Bizden daha fazla görüyorlar, daha hızlılar, beyin yapıları farklı, madde boyutunu farklı inceliyorlar Bir nevi Yecüc Mecücün farklı bir versiyonu gibi ama onların çoğalıp, dağılacağı kadar yeryüzü daha hazır değil. Onlar, yecüc mecüc olarak dağıldıklarında yeryüzündeki oksijen seviyesine kadar -ki oksijen seviyesi en son noktadır-, daha birçok değişimlerin olması gerekiyor ( İLGİLİ ANLATIM: YECÜC VE MECÜC: CİNLER İLE İNSAN IRKININ KARIŞMASI ) Buna klonlama da dahil, gen çalışmaları da dahil. Tüm bu çalışmalar bunları daha fazla çoğaltmak için yapılan hazırlıklardır ama bunları daha başaramadılar. Şimdilik önceki zamanlardaki birleşmelerden olan nesli korumaya çalışarak, devam ediyorlar. Bütün bu filmlerdeki senaryoların temel içeriği DNA boyutunda mutasyonla açıklanıyor. Yani mesela Lycan dedikleri ya da diğer ırklar olarak tanımladıkları safkan ırkları, DNA ölçeğinde başka ırklarla birleştirmişler ve oradaki mutasyonlar üzerinden hareket ediyorlar Bu onların anlatımı ve delili de aynı zamanda. Bu konuları inkâr ettiğinizde o filmler bize bir hayal veya uydurma gelebilir ama kesinlikle yaptıklarını yapmak istediklerini, varacakları sonuçları birleştirerek bunları filmlerle empoze ediyorlar bizlere 2004 yapımı "I Robot" ( ben robot) adlı bir film vardı "İnsanlığın %100 kontrolü" anlamında bu bahsettiklerimizi 20 sene önce ekrana taşımışlardı. Tüm anlatılanlar aynen olacak ve bu günleri 20-30 sene önceden empoze etmeye başladılar ! (İLGİLİ SERİ: GRAPHEN, ÇİPLER VE İNSANLIĞIN KONTROLÜ) Hayal sandığınız şeylerin bir bir gerçekleştiğini gördüğünüz gün; anlamak, tanımak ve savaşmak için çok geç kaldığınız gündür... "İNSAN CİNNİ MELEZLERİ NASIL VÜCUT BULUYOR? CİNNİLERİN MUTASYONLARI" SES KAYDI

Synergy Kendiyas

31,988 Aufrufe • vor 11 Monaten

Öğrenmeyi Öğrenmek: Altay Cem Meriç Uzun zaman önce bazı insanlara bir şeyler anlatmanın anlamsız olduğunu fark ettim. Bu nedenle, eğer sözüm beni takip eden insanlara ek bir bakış açısı katmıyorsa sırf bir kişi için eleştiri yazı yazmaktan ve polemik içerisine girmekten vazgeçtim. Bunun yerine duvarla konuşmanın daha mantıklı olduğu sonucuna vardım. Bu yazıda, Altay Cem Meriç'in evrim ile ilgili yaptığı video üzerinden insanlara "düzgün" bir araştırmanın nasıl yapılması gerektiğini göstermeyi hedefliyorum. Konuyu bununla kısıtlı tutmamın nedeni ise bir biyolog değil, bir felsefeci olmam. Eğer işin biyolojik yönünü merak edenler varsa Mehmet Mirioğlu'ın Daire1'de yaptığı son videosunu izlemelerini tavsiye ederim. Bütün bu açıklamalardan sonra incelememize başlayabiliriz: 1-) Öğrenmek, bize aktarılan bilgilere karşı "mı acaba?" demekle ile başlar. Bunu yapmadığımız takdirde bir şeyler öğrendiğimizi zannetsek bile aslında kafamızı hurafelerle doldurmuş oluruz. Bu metodu ACM'nin videosundan aldığım bir kesit üzerinde test edip sürecin nasıl işlediğini sizlere göstermek istiyorum. İmkanlarınız kısıtlı bile olsa bu hepinizin yapabileceği bir şeydir. 1.1-) ACM bu videoda "Behe, akıllı tasarımı savunduğu için mahkemede yargılandı, neden adam bunu savunduğu için yargılandı" tarzında bir argüman ileri sürüyor. Dediğim gibi, bize burada bir bilgi aktarıldı ve bizim yapmamız gereken "mı acaba?" diye sormak. Bunu sorduğumuzda şunu fark ediyoruz: Behe akıllı tasarımı savunduğu için mahkemede yargılanmıyor. Aksine, kendi isteği ile mahkemede tanıklık yapıyor. Peki, neden böyle bir tanıklık yapıyor? ABD'deki Dover Okul Bölgesi evrim teorisinin yanında "akıllı tasarım" teorisinin de alternatif olarak okutulması gerektiğine dair bir yasa çıkartıyor. Bunun üzerine veliler "akıllı tasarım dediğiniz şey yaratılışçılığın bir kopyasıdır, çocuklarımıza dini dogmaların dayatılmasını istemiyoruz" diyerek bu karara karşı dava açıyorlar. Bu dava da ABD'de büyük bir yankı uyandırıyor. Bunun üzerine dava edilen okul yönetiminin avukatları Behe ve "iki kişiyi daha" akıllı tasarımın bilimsel olduğuna dair tanıklık etmeleri için davet ediyor. Ayrıca, karşı pozisyonu savunan uzmanlar da mahkemeye davet ediliyor. Yani, sadece akıllı tasarım savunucuları mahkemeye tanık olarak çağrılmıyor. Ancak, burada önemli bir husus var. Bu zorunlu bir davet değil. Yani eğer Behe kabul etmeseydi tanıklık yapmak zorunda değildi. Fakat, muhtemelen Behe bu davanın kamuoyunda geniş yankı bulacağını düşündüğü ve akıllı tasarımın bir tür reklamı niteliğinde olacağını düşündüğü için tanıklık yapmayı kabul ediyor. Sonucunda ise mahkeme akıllı tasarımın sahte bilim olduğuna hükmediyor. Yani, ortada ACM'nin iddia ettiği gibi "akıllı tasarımı savunduğu için mahkemeye çıkartılan" birisi yok. 1.2-) ACM aynı kesitte "Behe'nin bağlı olduğu üniversitenin kendi resmi sayfasında "biz bu kişinin görüşlerini paylaşmıyoruz" minvalinde bir not düştüğünü söyleyerek bunun üzerinden bir eleştiri yöneltiyor. Buna da "mı acaba?" diye soralım. Araştırdığımızda şunu görüyoruz: Behe bu davadan uzunca bir süre önce zaten akıllı tasarımı savunuyor ve üniversite kendi sayfasında herhangi bir açıklama yapmıyor. Fakat, zorunlu olmadığı halde 9. sınıfa giden çocukların "akıllı tasarım" dersi alması gerektiğine dair mahkemede tanıklık yaptığı için bağlı olduğu üniversite kamuoyunda büyük bir tepki topluyor ve üniversite bunun üzerine bir açıklama yapmak zorunda kalıyor. Yani, buradaki mesele de Behe'nin akıllı tasarımı savunması değil, bunun okullarda zorunlu olarak okutulmasını gerektiğini ileri sürmesi. 1.3-) ACM yine aynı kesitte "bakın, akıllı tasarımı savunan okullar fon alamıyor" tarzında bir argüman ileri sürüyor. Fakat, buradaki mesele arka planda bir evrim lobisi olması değil. Sen okulunda zorunlu astroloji dersi verirsen de fon alamazsın. Devlet mahkemesi akıllı tasarımın sahte bilim olduğuna hükmettiği için bu karara uymadığın takdirde elbette devletten fon alamazsın. Burada "akıllı tasarıma" yüklenen mana anlamsız. Fakat, yine de ABD'de Evanjelistler birçok bilim adamını evrim karşıtı yayın yapması için zaten fonlar. Hatta, Enis Doko "Intelligent Design" dergisindeki evrim karşıtı bazı kişilerin buna inanmadıkları halde oradan gelir elde etmek için makale yazdığını bana aktarmıştı. 1.4-) ABD'deki okul sistemi Türkiye ile aynı değil. ABD'de üst sınıf üniversitelerde herhangi biri akıllı tasarımı savunabilir ve başına hiçbir şey gelmez. Behe'nin de aynı şekilde başına hiçbir şey gelmedi. Örneğin, Tenure koruması iptal edilmedi. Ancak, ABD'de orta kesim seküler üniversitelerde evrimi reddetiği için az da olsa sözleşmesi yenilenmeyen insanlar bulmak mümkündür. Bunun nedeni de çoğu zaman üniversitenin gelişim seyrine uygun görülmemeleridir. Fakat, buna karşın ABD'deki muhafazakar üniversitelerde evrimi savunduğu için işten çıkartılan birçok insana rastlamak mümkündür. Yani, burada tek taraflılık da yoktur. 1.5-) Son olarak, işin en tehlikeli kısmına değinmek istiyorum. ACM videoyu "bilim adamlarının %97'si kabul ediyormuş, böyle yaparsanız elbette tamamı kabul eder" tarzında bir komplo teorisi ile kapatıyor. Yani, önce bir olayı baştan aşağı yanlış anlatıp oradan da insanların bilime olan güvenlerini baş aşağı etmeye çalışıyor. Fakat, verdiği örnek doğru olsaydı bile ABD için geçerliydi. Bilim adamları bir tek ABD'de mi var? Örneğin, Çin'de veya Rusya'da durum nasıl işliyor? Zira, %97 denirken uluslararası bir mutabakattan bahsediliyor. Yeryüzünde onlarca büyük ülke var. Bu ülkelerin tamamı evrim karşıtı bilim adamlarını etiketliyor veya işten mi atıyor? Bu, "düz dünyacıların" tezlerine benziyor ve bu haliyle tasvip etmesem de dalga geçilesi duruyor. Lütfen bu açıklamalara itibar edip bilimsel alanda konsensüs olmuş konular hakkında komplo teorilerine kanmayın.

Mahmud Sami Üzüm

14,053 Aufrufe • vor 7 Monaten

Tehditlere hukuki zeminde gerekli cevap verilecek afacan Altan !!! 🦝 Ciğercinin kedisi olmak zor be evlat! Bütün gün kuyruk sallamak, birilerinin gözüne girebilmek için çırpınmak... 🎙Allah'a şükür kimsenin himayesine girmedim, hiçbir belediyeden nemalanmadım. Elimi kolumu sallayarak meclise de girerim, sokakta da yürürüm, mücadelemi de veririm. Özgür Özel'in talimatlarının gereğini yapıyor olabilirsin ama çocuklarına bırakacağın miras hiç de övünülecek bir miras olmayacak. Benim tetikçim kimmiş? Neden bahsediyorsun ? Benimle ilgili ne biliyorsan açıkla. Sana bu izni veriyorum. Açıklamazsan şerefsiz, namussuzsun! Bak, ne kadar özgür olduğumu açık açık yazıyorum. Kimse ağzına bir şey vermedi. Aç ağzını ve konuş. Çünkü şu an senin muhatabın benim. Kenardan köşeden laf atıp kaçma. Böyle korkakça, alçakça yöntemlerle gazetecilik yapılmaz. Altan, üç kuruşa satıldın diye herkesi kendin gibi sanıyorsun. CHP'li olmadan önce kimlerden emir aldığını da, hangi kapıları itinayla açıp kapattığını da unutmuş değilsin sanırım. Galiba artık gazetecilik dediğiniz şey bu olmuş... Altan Sancar, sen hâlâ bokunda boncuk arıyorsun. Bak müptezel; Sana son derece net yazdım, örneklerle anlattım. Senin ortaya koyduğun o tablo neyi ispatlıyor? 📢 Eğer o ödeme tablosunun haksız kazanç olduğuna dair bir tespit varsa, zarara uğradığını iddia ettiğin kurumun suç duyurusu nerede? Onu da paylaşsana. Hadi bunu da geçtim... Bu paraları kim göndermiş? Ne için göndermiş? Maaş mı, prim mi, başka bir ödeme mi? Sen bir Excel tablosu paylaşıp algı operasyonu yapıyorsun. Maaş ve prim ödemesi olduğunu söyledik. O kısma neden hiç girmiyorsun? Asıl akıl edemediğin şeyi ben sorayım: Ortada açılmış bir dava var mı? Madem Atakan Bey suç işlemiş diyorsun, hakkında açılmış bir dava var mı? Evet, tekrar soruyorum: Var mı açılmış bir dava? Bu tabloyu sana servis eden dangalağa bunu sordun mu? Aldığın cevabı da buraya yaz. Yoksa sadece sana uzatılan her kâğıdı sorgulamadan belge diye paylaşmaya mı devam edeceksin? Bir de belge dediğin şeyi kesip biçip servis etmeye çalışıyorsun. Korkma... Sağını solunu kırpma. Tamamını paylaş. Paylaş da seni kendi paylaştığın belgeyle rezil edeyim. Belgenin yarısını kesip biçerek algı yapma. Tamamını yayınla ve soruma cevap ver. Şimdi gelelim diğer meseleye... Bu kadar salya akıtıyorsan, boynunda tasma olanın kim olduğu da ortaya çıkıyordur. Mafyavari söylemlerle, üstü kapalı tehditlerle iş yürüttüğünü sanıyorsan yanılıyorsun. Götünün yemeyeceği lafları ağzından çıkarma. Hâlâ manipülasyonun, sahtekârlığın ve algının peşindesin. Tasmalardan bahsederken kendi yaşam tarzını burada teşhir etme. Ben kimseyi tehdit etmedim, ettirmedim de. Ama şunu iyi bil: Kendi işimi kendim görürüm. Seni kullanıp bir kenara attılar. Şimdi sağa sola saldırarak yeni mamalar bulmaya çalışıyorsun. Anlıyorum. Ama sana buradan mama çıkmaz. Son olarak... Eline verilen her Excel tablosuna "belge" diyorsan, önemli olan fotoğraf değil içeriğidir. Senin paylaştığın görüntünün tek başına hiçbir anlamı yok. Velhasıl... Ciğercinin kedisi olmak gerçekten zor be Altan... "Bu da size ve sahiplerinize son uyarımdır" demişsin ya... O ifadeyi aynen sana iade ediyorum. Elinden geleni ardına koyma. Çünkü gerçekler ortaya çıktığında kimin ne olduğu da herkes tarafından görülecek.

Çₑₜᵢₙ SAĞSÖZ

18,141 Aufrufe • vor 1 Monat

ESAD DÜŞTÜĞÜNDE 2.Bölüm BÜYÜK İSRAİL'İN KÜÇÜK ORTAĞI SUUDİ ARABİSTAN Miraç gecesinde atılan twiitleri okuyunca bu yazıyı yazmaya karar verdim.Özellikle Esad düştüğünde zafer naraları atıp kendi ülkelerinde, kendi ülkelerinin savaşını vermeyenlerin benim ülkemin şehirlerinde attıkları zafer turları geldi aklıma... Sizler böyle sanal ve şişirilmiş zaferlerle oyalanırken Suudi Arabistan İsrail ve Amerika 2028'de Mekke'de çok büyük çaplı devrimler yapmak üzere düğmeye bastılar... MASONİK SİMGELİ SUUDİ ÖDÜL TÖRENİ UYUTULANLAR ve UNUTULANLAR Ülkemizdeki özellikle şeriat yanlısı vehhabi selefi gruplara ayıla bayıla destek olan kitleye bir durum tespiti yapalım.Mesela Joy Awards ödülünün simgesi olan üçgenin tam ortasındaki simge ilk bakışta batıdaki şeytana (Baphomet) ne kadar3 da benziyor değil mi?Peki ya Suudi polisinin sırtıns ve koluna taktığı tek göz simgeli üstelik göz üstündeki kral tacı size neyi hatırlatıyor? Biliyorum , haklısınız kesinlikle ben ruh hastasıyım bu kadar tesadüflerden böyle komplo üreten biri zaten sağlıklı değildir değil mi? Miraç gecesi Türkiye'de herkes ellerini semaya açıp dua ederken Miraç kandilini görkemli şekilde Suudi Arabistan kutladı mı? Bakın o gece sadece Türkiye'den değil Dünyanın pek çok ülkesinden birçok ünlü geldi ve milyonlarca dolar ödenerek bu gece yapıldı.Hani sizlerin iki de bir müslüman Noel kutlamaz diyerek saldırdığınız çam ağaçları ile dini kurtardığınız günden bir ay bile geçmeden oldu tüm bunlar.. Ülkemizde Mason ve Yahudilik karşıtı her eylemde bulunanlar arasında bugüne kadar hiç Suudi Mason simgesi taşıyan Suudi polis gücüne ve geçen hafta dağıtılan ödül törenindeki simgeye tepki gösteren gördünüz mü? duydunuz mu?dikkat ettiniz mi? Neyse dikkatli olanlar zaten görmüştür.. Trump ve Netanyahu 2025 yılında Batı Şeria'yı yerle bir etmek üzere anlaşmış siz hala sahte masallarla insanları kandırıyorsunuz.Ha bu arada Suudi Arabistan da boş durmadı Mescidi Aksa ve Kudüs zerre umrunda olmadığı için 1 milyon dolar verip Tarkan'ı dinlediler. Joy Awards 2025 Riyad #JoyAwards2025 Merak etmeyin Hiçbir Arap ülkesi dün gece Miraç kandili kutlamadığı gibi hiçbirinin Gazze Filistin zerre umrunda değil.Yok Kassam Tugayları destan yazıyor yok Ebu Ubeyde kahraman boş laflar.Adamların kahramanı 1 milyon dolar verip dinledikleri Tarkan bir o kadar para verip sahneden izledikleri Hande Erçel, Afra Saraçoğlu, Fahriye Evcen, Engin Altan Düzyatan ve Burak Özçivit Diriliş Ertuğrul, kuruluş Osmanlı dizilerinde başrol oynayan bedelli askerlik yapan Ertuğrul Gazi ve Osmangazi'nde ödül töreninde ne kadar mutlu olduğunu gördünüz mü? Sahi Sahnede devleşen Tarkan'ın şarkı sözleri neydi? Bak, kırıldı kolum kanadım Olmadı, tutunamadım Zor, yokluğun çok zor Alışamadım Vur, vur bu akılsız başı Duvarlara, taşlara vur sevabına Sonra affet, gel bas bağrına Süzüldüm, eridim, sensiz olamadım Kuzu kuzu, kuzu kuzu, kuzu kuzu İşte kuzu kuzu geldim Dilediğince kapandım dizlerine Bu kez gururumu ateşe verdim Yaktım da geldim İster at, ister öp beni Ama önce dinle, bak gözlerime İnan, bu defa anladım durumu, tövbeler ettim

DogruTarih 1881

24,240 Aufrufe • vor 1 Jahr

Kerem'i manyak ettiler manyak Batuhan Karadeniz: Ya abiciğim bak bir şey söyleyeyim mi? Sen 10 metrekare alanda pres yapan, oyunu daraltan Avustralya'ya kanatlardan gelemiyorsan, beklerin bindirmiyorsa... Abi Zeki hiç bindirmiyor, neden devre arasında hemen Ferdi'yi sağ kanada alıp Eren Elmalı'yı sola almıyorsun? Deniz Gül'ü neden ileri almıyorsun 1.97? Top gelsin saklasın. Kerem'i dayak manyağı ettiler artık. 24 yıl önce. Oldu çocuk, ya oraya gidiyor şuna bak ya. Çok şanslı. Şuna bak iki villanın arasına yapılmış villa gibi ya. İki tane rezidansın arasında villa gibi kalmış, tükürüyorlar yukarıdan aşağı çocuğun kafasına geliyor. Yemin ediyorum bir takımı bu kadar kötü oynatamazsınız ya. Yemin ediyorum oynatamazsınız ya. Ben burada ne dedim değerli izleyicime soruyorum ne dedim ben? Ben her şeye okeyim, mağlubiyete de okeyim tamam. Ben ne dedim? Ben sahada savaşan, koşmaktan diri çıkan, yorulan bir milli takım görmek istiyorum. O ruhu görmek istiyorum, bizim ruhumuz o çünkü. Bak adamlar sabaha kadar yatmadılar, belki akşam mesaiye gidecek 1000 tane kardeşim var chatte. Aa yatsınlar bugün pazar tamam ama mesaiye giden kaç tane insan var? Onlarca insan var. Yazın chat mesaiye gidenler 5'e bas. Bu adamlar mesaiye gidecek, uykusuz, serseri. Yaz, yemin ediyorum Montella'dan daha çok istediler maçı. Hiçbir değişiklik yapılmaz mı? Kardeşim milli takım kulüp gibi yönetilmez. Milli takım spor kulübü gibi yönetilmez. Burası Adana Demirspor da değil, Beşiktaş da değil, Fenerbahçe de değil, Galatasaray da değil. Burası Türk milli takımı. Sen favori olana, güçlü olana, formda olana vereceksin. Can Uzun nerede? Bu çocuklar niye milli takımda hazırlık maçlarında iyi performans sergiliyorlar? Ben Can Uzun... Abi ben mesela Orkun'u, biz bu kadar Orkun'u... Çok özür diliyorum, formda olmayabilir. Evet kendi takımında formda iyi işler yapıyordu. Olmuyor bugün. Olmuyor bugün. Bir pasla 6 tane milli oyuncu sahada toptan oyundan düşüyor bir pasla ya. Neyse şuraya bağlayacağım konuyu, şunu söylemeden geçemeyeceğim. Biz ne dedik? O ruhu görmek istiyoruz. O isteyi, arzuyu sahadan çıkarken o yorgunluğu, bitkinliği görmek istiyoruz. Bugün Metgel şut atarken önünde bir tane Kayan Ayyıldız formalı oyuncu yok. Ama Arda Güler topa ayağını kaldırdığı zaman 5 tane Avustralyalı kayıyor topun dibine. Ağzıyla yüzüyle kayıyor, vurdurmuyor sana. Ama sen vurduruyorsun, yiyorsun. Ya Zeki Efendi kademeye giremiyorsun, geç kalıyorsun. Merih Demiral ağır kalıyorsun, atlıyorsun tek hamlede adam arkana gidiyor atıyor sana. Ama senin Kenan'ına, senin Arda'na, senin Hakan Çağlanoğlu'na adam şut attırmıyor işte. Attırmıyor işte. Attırmıyor işte. Attırmadığı için bugün 77 milyonluk kadrosuyla 473 milyon euro değerindeki Türk milli takımını mağlup ediyor arkadaşlar. Anlatabiliyor muyum? Bu kadar basit. Bu işleri bırakın. Bakın millet vatandaş sokaklara dökülmüş, sabah namazlarını kılmışlar adamlar bütün kurulan dev ekranların yerinde Türkiye Türkiye'd diye yazmış. Amerika'yı kendi evine çevirmiş adamlar. Adam şuraya bak. Oğulcuğum lütfen ya ben mücadele olmayan bir şey kesinlikle kabul etmiyorum. Sorumluluk almayan Ferikçik oluyor, Hakan Çağlanoğlu kalecinin kapattığı yere vuruyor. Abi sen bana ne anlatıyorsun ya? Ben 38 yaşındayım. Ben 35 mi, 36 mı, 37 mi kaçım? 40 mıyım, 50 miyim bilmiyorum. Ben şu anda o topu oradan kalecinin tuttuğu köşeye vurmam ya Hakan. Ama transferlere gelince başkanlarla anlaşıyorsunuz. Konuşturmayın şimdi beni yani. İşlere gelince milli.

Galatasarayultrataraftar

63,829 Aufrufe • vor 1 Monat