Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Ekonomist Murat Kubilay: “Devlet Bahçeli de MHP de hiçbir zaman devleti, devletin bekasını düşünen kurum ve kişiler değillerdi. ‘Yüce Başbuğ’, ‘Bilge İnsan’… Bunlar MHP’nin propagandası. Özellikle, argo tabirle söylüyorum, bunları yutmamak gerekiyor.”

224,528 Aufrufe • vor 10 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

🚨 FETİ YILDIZ’DAN DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “DEVLETİ AYAKTA TUTAN ADALETTİR” MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız , yaptığı açıklamada hukuk ve adalet vurgusunu öne çıkararak önemli mesajlar verdi. 🔴 “Devleti nesep kurar, sebep devam ettirir. O sebep de adalettir.” 🔴 “Hukuk devleti tamamlanmış bir yapı değildir; eksikler zaman içinde giderilerek güçlenir.” 🔴 “Vatandaşlarımızın beklediği tüm hukuki düzenlemeleri vakit kaybetmeden yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.” 🔴 “Her Türk vatandaşı kendisini eşit, özgür ve bu milletin ayrılmaz bir parçası olarak hissetmelidir.” Yıldız’ın açıklamalarında özellikle adalet, eşit vatandaşlık, hukuk devletinin sürekli yenilenmesi ve beklenen yasal düzenlemelerin geciktirilmeyeceği yönündeki vurgular dikkat çekti. Kamuoyunda uzun süredir tartışılan hukuki ve infaz düzenlemeleri açısından bakıldığında, “adalet”, “eşitlik”, “eksiklerin giderilmesi” ve “beklenen düzenlemelerin vakit geçirilmeden yapılacağı” ifadeleri öne çıkan mesajlar arasında yer aldı. 📌 Kamuoyunun beklentisi ise nettir: Eğer devleti ayakta tutan adalet ise, Anayasa’nın eşitlik ilkesini düzenleyen AYM m.10 başta olmak üzere hukuk devleti ilkelerinin infaz sisteminde de eksiksiz uygulanması, 5275 sayılı Kanun’dan kaynaklanan eşitsizliklerin giderilmesi, kapasite sorununa çözüm üretilmesi ve yıllardır beklenen düzenlemelere ilişkin somut takvimin açıklanmasıdır. Adaletin gücü, verilen sözlerin uygulamada karşılık bulmasıyla ölçülür. MHP TBMM Grubu #MHP Devlet Bahçeli AK Parti T.C. Adalet Bakanlığı T.C. Cumhurbaşkanlığı Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu

Nur Dmr

12,543 Aufrufe • vor 1 Monat

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: Sayın Devlet Bahçeli'yi 1976-77 senesinden beri tanıyorum ve önce Sayın Bahçeli'nin adını lise öğrencisiyken bir ülkücü ağabeyimiz olarak duyardık. Ve çok az asistan, ülkücü asistan vardı o da onlardan birisiydi ve Devlet Bey'in ağabeyisi de benim matematik öğretmenimdi Ankara Koleji'nde. Sonra Almanya'dan döndükten sonra Gazi Üniversitesi'nde ilk değil ama ikinci ziyaretine gittiğim hoca Devlet Bahçeli olmuştu. O zaman bizler için kendisi Devlet Bey'di ve Türk milliyetçiliğinden de taviz vermeyen kişiydi. Ve diğerlerini eleştirirken hep referans olarak da taviz vermemek konusunda Devlet ağabeyi ele alırdık. Seyit Bey de burada bu konuşmayı duyunca efkarlanıyor. Ben Devlet Bey'in genel başkanlık açıklamasını yazmış kişiyim. Seyit Bey de Devlet Bey'in bütün adaylık sürecinde arabasını sürmüş bütün Anadolu'da kendisini dolaştırmış kişi. Onun için bizim şaşkınlığımız çok daha büyük. Bütün Türk milliyetçilerinin şaşkınlığı çok büyük. Diğer siyasi partilerden insanlar da bize sormaya devam ediyorlar. Ne yapıyor Devlet Bey diye. En son yayınlamış olduğu metni Devlet Bey'in yazmadığından eminim. Hatta şunu da söyleyeyim. O metnin MHP Genel Merkezi'nde yazılmadığından da eminim. MHP Genel Merkezi literatürünü yıllardan beri iyi bilen bir kişi olarak bunu söylüyorum. Bu dışarıda yazılmış ve bir bürokratik içerisinde bir kanadın çalışması. Ve Abdullah Öcalan'a bir statü verilmeye çalışılıyor. Ve çok tehlikeli benzetmeler yapılıyor. İrlanda Cumhuriyet Ordusu ile İngiliz Devleti arasında yapılan görüşmelere atıfta bulunuluyor. Bu görüşmeler sırasında uluslararası heyetlerin, kuruluşların sürece müdahaleleri söz konusu. Türkiye ile İrlanda'yı nasıl karşılaştırırsınız? Bu Türkiye'yi nereye sürükler? Hani Devlet Bahçeli bütün bu süreç başlarken demişti ya, önümüzdeki süreçte her şey değişecek, çok şey değişecek. İnşallah Türkiye değişmez. Devlet Bey, farkında değil misiniz? Türkiye'yi değiştiriyorsunuz. Tarihe Türkiye'yi değiştiren kişi, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in parçalanmasına yol açan kişi olarak geçmek mi istiyorsunuz?

Ambargo TV

113,504 Aufrufe • vor 1 Monat

Bahçeli-Öcalan ikilisinin “rüzgar satan” projesini Kürtlere satmaya çalışan DEM Parti lideri Tuncer Bakırhan Türkiye Kürdistan Bölgesi’nin Diyarbakır Vilayeti’nde yaptığı bir konuşmada Öcalan’ın başka devletlerin gözlemci ve garantör olmadığı “Türkiye çözümünü” istediğini söyledikten sonra: ..:: 1. Bakın Amed’den söylüyorum. Türkiye hepimizin evidir. Türkiye hepimizindir. ..:: 2. Yine Amed’den evirmeden çevirmeden söylüyorum. Biz DEM Parti olarak hiçbir yerde hiçbir zaman Türkiye’nin hilafına olan, Türk ve Kürt halklarının aleyhinde olan bir zeminde bulunmayız. ..:: 3. Bu coğrafyada bin yıllardır Türkiye’de (?) Türk halkı ile birlikte bir dayanışma içindeyiz. ..:: 4. Türkiye Cumhuriyeti Amed’in farklılığını bir sorun olarak değil, bir zenginlik olarak gördüğü zaman demokratikleşti diyebiliriz. ..:: 5. Son demokratik toplum çağrısını Karadeniz’den Trakya’ya, Kürt illerine ve Türkiye’nin dört bir yanına, halklara götürmeye çalışıyoruz. Bahçeli-Öcalan ikilisinin süreci zaten boş bir süreç. Bugün Erdoğan da Kürtlere yeni haklar verilmeyeceğini söyledi. Devletin ve hükümetin başı Erdoğan olduğuna göre Bahçeli-Öcalan ikilisi sadece bir tiyatro oynuyorlar. İşin hazin tarafı da DEM Parti bu içi boş tiyatroyu Kürtlere anlatmayı kendine vazife yapmış. Bakırhan konuşmasında o kadar “Türkiye, Türkiye, Türkiye” tekerlemecisi olmuş ki Trakya ve Karadeniz bölgelerinin ismini söylediği halde “Kürdistan” yerine sadece “Kürt illeri” diyor. DEM Parti topluca MHP’ye geçebilir. Zaten Bahçeli ve Öcalan bir olmuşlar! Kemalist Türkiye devletinin ömrü de 100 yıllıktır. Daha önce “Türkiye” isminde bir devlet olmamıştır.

Arif Zêrevan

89,067 Aufrufe • vor 1 Jahr

Devşirme sistemi kötü müydü? Cevabı bu videoda Çandarlı Halil Paşa’nın öldürülmesi ve devşirme sistemi konusunda konuşan Prof. Dr. Tufan Gündüz; -Çandarlı’nın idamı siyasi bir meseledir. Türklükle falan hiçbir ilgisi yoktur. Tamamen siyasi bir meseledir. Fatih Sultan Mehmed'in otoritesini tesis etmesiyle alakalı bir durumdur. Onun aradan çekilmesi gerekiyordu. Fatih Sultan Mehmed de bir bahaneyle İstanbul'un fethinden sonra bunu gerçekleştirmiştir. -Osmanlı'nın Balkanlardan ve bir kısmında çok az olmak üzere Anadolu'dan, özellikle Hristiyan ailelerden topladığı, küçük yaşta topladığı zeki çocuklardan oluşturulmuş bir gruptu. Bunlar başlangıçta sayıları 100-200 diye başlıyor. En kalabalık oldukları dönemlerde, Karnı Sultan Süleyman zamanında ise 12 bine kadar bunlar çıkıyor. Daha sonra da bunların sayıları, özellikle kapıkulu dediğimiz sınıfın sayıları artıyor. -Şimdi önce şunu söyleyelim, devşiriyor çocukları ama köle yapmıyor. Kendisine vezir yapıyor, yeniçeri yapıyor, mimar yapıyor. Devletin çeşitli kademelerinde, özellikle askeri sınıfta bunu kullanıyor. -Osmanlıların kalemiyye ve ilmiye sınıfında yer alanların neredeyse tamamı Türk kökenlidir. Öyle sarayda Türk yoktu diye bir durum söz konusu değil. Türkler alt sınıftı, sarayda alt sınıftı diye bir şey de yok. -Sarayın damatlığına kadar yükseliyor. Damat İbrahim Paşa oluyor. Daha da net tanımlamak için bunu Nevşehirli Damat İbrahim Paşa diyorlar. Silahtar Kara Vezir Mehmet Paşa vardır. Öküz Mehmet Paşa var. Babası Öküz nalbantıdır. -Evlilerden geçerek geliyorlar. Yetenekli olduğu müddetçe, başarılı olduğu müddetçe devlet kademesinde her zaman bunlar yer bulmuşlardır. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa vardır. - Devşirmelerin tercih edilmesinin sebebi Osmanlı bir yönetici sınıfı oluşturuyor. Eğer köklü ailelerden gelirlerse, padişah onunla mücadeleye giriştiği zaman yani onu görevden alacağı zaman kendi köküne dayanır.

Herodot Diyor Ki

26,013 Aufrufe • vor 2 Monaten

Murat Karayılan Sterk Tv’de yaptığı açıklamalar ve barış sürecine dair yaptığı değerlendirmelerden birkaç önemli satır başı: -Türk devleti şimdiye kadar yasal anlamda herhangi bir adım atmadı. Tabii ki bu, hiçbir şey yapmadıkları anlamına gelmiyor. İşte İmralı’ya gidiş-gelişler oluyor, mecliste komisyon kurdular, yine bir süre sonra ateşkes çift taraflı bir hal aldı, savaş durdu. Elbette bu biçimde kimi yaklaşımlar söz konusu ama sürecin gelişmesi için, zamana yayılmaması için gerekli olan şeyler halen yerine getirilmiş değildir. Belli ki Türk devleti bu konuda halen net bir karar vermemiştir. Birçok konuyu gündemlerine getiriyorlar ve görüldüğü kadarıyla evet ile hayır arasında bırakıyorlar -Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yine Devlet Bahçeli gibi kişiler Kürt-Türk-Arap kardeşliğinden söz ediyorlar. Bu minvaldeki cümleler zaman zaman devlet yetkilileri tarafından dile getiriliyor. Ancak gel gör ki pratikte bir kucaklaşma yok. Yani ona uygun yasal adımlar halen atılmış değil. Elbette bu kadar geç kalınması bir tartışma konusudur. Kuşkusuz bunun nedenleri vardır. Tabii daha başta, yaklaşımda sorun vardır. Mesela ‘Terörsüz Türkiye’ diyorlar. Kürt sorunu tarihsel ve toplumsal bir sorundur. Ve Türkiye’nin temel bir sorunudur. Bu meselenin hepsini getirip bir ‘terör’ sorununa indirgemekle nasıl çözümcü bir yaklaşım geliştirilebilir ki? -Bizler devletle barışmak, cumhuriyeti demokratik bir cumhuriyet haline getirmek ve demokratik cumhuriyete katılmak istiyoruz. Bu cumhuriyetin karşısında olmak istemiyoruz. Önderliğimizin ve bizlerin yaklaşımı bu biçimde kökten bir yaklaşımdır. Ama karşı taraftan aynı yaklaşımı görmüyoruz. Yani kuşkularla, endişelerle, kaygılarla yaklaşıyorlar. Halbuki biz karar aldık; Kongre kararlarına bağlıyız. Bu kararlar sıradan kararlar değildir. Ancak bakıyoruz; diğer tarafta yine de kuşku ve kaygılarla dolu bir yaklaşım vardır. İşte yaklaşım böyle olunca, yine cumhuriyet tarafından halen bir tehlike olarak görülünce bizde de güven gelişmiyor doğal olarak. Yani bir sorundur ama bu sorunun çözümüne dair güven yoktur. Bence bu durum devletin yaklaşımından kaynağını alıyor -Her konuda karar alabilir. Biz, arkadaşlarımız, örgütümüz bunu daha önce de belirtmiş durumdayız. Fakat Rêber Apo hakkındaki kararı biz veririz. Yani gerilla bu kararı verir. Kongre, bu inisiyatifi gerillaya vermiştir. PKK’nin 12’nci Kongresi yani Fesih Kongresi hangi kararı aldı? Kararları nelerdi? Özellikle de silah bırakma kararını Rêber Apo yönetmelidir, kararı vardır. Yani Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğü olacak ve bu kararları pratikleştirecek demektir. Bu, gerillaya verilmiş bir inisiyatiftir. Bu yüzden Hareketimizin ve gerillanın Rêber Apo hakkındaki tutumu nettir.

metinyoksu

32,987 Aufrufe • vor 12 Tagen

AK MİLLİ TAKIM olmuş bu! Hiçbir hükümet devlet değildir! Cumhuriyetimizle yaşıt A Milli Futbol Takımımız sadece iktidar partisini, sadece bir siyasi partiyi veya bir siyasi lideri değil, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde birleşen tüm Türk ulusunu, hepimizi, Türkiyemizi temsil ediyor. 🇹🇷 Oysa bu klip AKP icraatın içinden kilibi, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlık seçim klibi gibi olmuş! Demek ki seçim de yakın! Her şeyi siyasete araç yapmak, alet etmek zorunda mısınız? Zaten hemen her konuda ayrıştırılmış toplumumuzu kulüp ayrışmalarına karşın en kolay birleştirebildiğimiz bir konuda "milli takımlar" konusunda da ayrıştırmayın. Yapmayın! Yok, bunu "Artık Türkiye'de parti - devlet özdeşliği var; AKP demek devlet demektir, Türkiye demektir!" anlayışıyla yaptıysanız, şu gerçeği çok iyi bilmisiniz ki, hiçbir hükümet "devlet" değildir, her hükümet gelip geçicidir, "ilelebet payidar kalacak olan" Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. Marşa ve yapılan klibe gelince, Türkiye bir savunma sanayi fuarına gitmiyor, Dünya Kupası'na gidiyor, orada futbol oynayacak. Bir spor organizasyonunda Türkiyemizi dünyaya tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla, özellikle de misafirperver insanıyla; insanının o engin hoşgörüsüyle, bilime, sanata, spora, hukuka, adalete, demokrasiye, kadın haklarına, çocuk haklarına ve barışa verdiği önemle tanıtmak gerekir. Ne o? Bunlar iyi durumda değil mi? O zaman önce bunları iyileştirmek gerekir. Bu arada bizi birleştiren, ayrıştırmayan bir milli takım marşımız var. 🇹🇷

Sinan Meydan

97,428 Aufrufe • vor 1 Monat

⚠️ LÜTFEN BU TWİTİ YAYALIM... 📍 “İklim krizi sahtekarlığını bitirmemiz gerekiyor. Bütün bunlar, ABD başkanın da çok güzel ifade ettiği gibi, tam bir DOLANDIRICILIK ve SAHTEKARLIKTI. Bugün Almanya’da konuştuğumuz konu Almanya’nın endüstriyel konumunun yok edilmesi ve başarısız enerji dönüşümünü derhal sonlandırmamız gerekiyor.” -Alice Weidel AFD 📍 TRUMP'DAN sonra Alman muhalefet lideri başkanı Alice Weidel de İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SAHTEKARLIĞINI YERLE BİR ETTİ.! 📌UYANIŞ DALGA DALGA BÜYÜYOR. Tüm Dünya İklim değişikliği sahtekarlığını bitiriyor. 📍 Epstein Siyonist Masonik çetesinin BM'nin zorlamasıyla bize dayatılan COP zirvesi Kasım'da Türkiye'de yapılacak... ⚠️ Kesinlikle bunu yapmayıp reddetmemiz lazım. 🇹🇷 Devletimiz acil olarak DSÖ-BM-WEF ve bilimum tüm Küresel Epstein Çetesi kuruluşlarını ülkemizden KOVMALIDIR... İklim'in değişmediği bu sene ki rekor kıran yağmur ve kar yağışlarıyla kanıtlandı. YÜCE ALLAH tarafından bu oyun bozuldu. Unutulmasın ki Epstein dosyalarında Bill Gates yıllar önce Pandemiyi planladıklarını anlatmıştı... Aynı Bill Gates Şeytanı bugün ''İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VAR acil DAYATMALAR yapmamız lazım'' diyerek tüm Dünya devletlerine baskı yapıyor. Başta elektrikli arabaları rüzgar pervanelerini dayatıyorlar. Şimdi soru şu: Biz bu şeytanilerin yolundan mı yürüyeceğiz ? Yoksa ALLAH'ın yolundan mı yürüyeceğiz? Lütfen bu hassas konuyu gündeme taşıyalım. Sizlerin desteği çok önemli Zafer Şahin Gaffar Yakınca Cemil Barlas Melih Altınok Turgay Güler Haşmet Babaoğlu Taha Hüseyin Karagöz Murat KEKİLLİ Murat KURUM T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı Hakan Fidan TBMM TBMM Genel Kurulu AK Parti MHP Mehmet Aşıla

GERÇEKLER TV

20,602 Aufrufe • vor 3 Monaten

“KAHT-I RİCAL” YAŞANIYOR .MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN YOKLUĞU DERİNDEN HİSSEDİLİYOR Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu gerçek bir siyaset ve devlet adamıydı. Eskilerin "kahtı ricâl" yani "devlet adamı kıtlığı” dedikleri bir süreç yaşanıyor ülkemizde. Onun yokluğu hem devlet nezdinde hem millet nezdinde derinden hissediliyor. Toplumun bütün kesimleri onu özlemle arıyor. Birleştirici, bütünleştirici, yol gösteren, sağduyulu, itidalli tavrıyla hep örnek olmuştur. Muhsin Başkan Türkiye’nin milli direnç merkeziydi, meclisin sigortasıydı Anadolu’nun bağrından çıkan bu yiğit liderin, bu büyük siyaset ve millet adamının kahramanca, idealist mücadelesi her zaman toplum da büyük saygı uyandırdı. Milyonlarca insan ona sevgi ve hürmet besledi. O’nun dik duruşuna davasına olan bağlılığına hep hayran oldu. Muhsin Yazıcıoğlu’nun cenaze töreni; kalabalığı, kuşatıcılığı, mesajları ve toplumun her kesimini kucaklaması ve her kesime mesaj vermesi açısından çok önemlidir. Devleti kuran ilk meclisten bu yana ilk kez millet meclisinde tekbirler duyuldu. Kocatepe Camii’nden Tacettin Dergâhına uzanan yolları, sokakları, caddeleri dolduran milyonlar onun için gözyaşı döktü ve hüsn-ü şahadet etti. Cumhuriyet tarihi boyunca ölümüyle milyonları ağlatan, hüzne boğan ve ardından dualar, hatimler gönderilen kaç siyaset ve devlet adamı var! Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu, devletin kilit noktalarında görev yapmadı. Ne Cumhurbaşkanı oldu ne başbakanlık yaptı ne bakanlık… Ne iktidara geldi ne de hükümete ortak oldu. Hep milletin ve devletin bekasını savundu. Hep “Türk devleti ve milleti yaşasın” dedi. İstikameti-Kıblesi dosdoğru bir dava adamıydı.. İman ve ahlak abidesi bir şahsiyetti. O, istikamet ve vakar sahibiydi. Hiç yanlış yapmadı, politikanın hiçbir kiri bulaşmadı üzerine. O, makam ve mevkileri değil, sonsuzluğu düşünen bir liderdi. Bütün ömrünü, bütün varlığını Kur'an'a bağlayan bir adamdı. Davasını Kur’an’la anlatan, ülküsünü iliklerine kadar yaşayan Muhsin Yazıcıoğlu, bir Kur’an ve peygamber sevdalısıydı. O’nun referansı Kur’an ve sünnetti. Kamil bir Müslümandı, feraset sahibi bir liderdi. Muhsin Yazıcıoğlu deyince Kur’an’a adanmış bir ömür ve Allah ve peygamber sevdası ile dolu bir yürek karşımıza çıkıyor. Muhsin Yazıcıoğlu deyince dava adamlığı, davaya adanmışlık, fazilet, fedakârlık, vefa, kadirşinaslık, hasbilik, beklentisizlik akla gelir. Kendisi için bir gün yaşamadı. Ömrünü, hayatını, verdiği yüce davasına adadı. Her türlü istibdada karşıydı, İstiklal aşığıydı. Çile adamıydı. Davasının çilesini çekti hep. Hep dik durdu, düz yaşadı, çizgisini bozmadı, istikametini değiştirmedi. İnandığı değerlere hep bağlı kaldı. Kendisi için bir gün yaşamadı. Ömrünü, hayatını, verdiği yüce davasına adadı. Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi çizgisinde kırıklık yoktur. “Gizli” ajandası yoktur. Açık, şeffaf ve milletiyle, dava arkadaşlarıyla iç içe, bir bütün olan kumaşı, omurgası, ahlakı, sağlam bir liderdi. Muhsin Başkan’ın hayatı cesaret, adalet ve şehadetti. Biz Allah yolunda, Kur’an yolunda, millet yolunda şehit düşen Muhsin Başkan’la beraber olduk. İyi ki onun gibi yiğit bir liderle, adam gibi adamla yol ve dava arkadaşı olmuşuz. Ne mutlu bizlere… Biz büyük lider, Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun yol arkadaşlarıyız, dava arkadaşlarıyız. Hiçbir güç, odak bize boyun eğdiremez. Misyonuna sahip çıkacağız, onun söylediği gibi dik duracağız, doğru söyleyeceğiz, düz yürüyeceğiz. Bu suikast davasını kapatmalarına asla izin vermeyeceğiz. Hiçbir güç, odak, mihrak bizim davayı takip etmemizi engelleyemez. Oyunlarını bozmaya devam edeceğiz. Muhsin Yazıcıoğlu çizgisini sürdüren dava ve yol arkadaşları, mahkemelerde, adliye binalarında, meydanlarda olmaya ve davayı sonuçlanana kadar takip etmeye devam edecektir. Asla peşini bırakmayacağız. Zannetmesinler ki suikastın peşini bırakacağız. Zannetmesinler ki susacağız, korkacağız, çekineceğiz. Zannetmesinler ki Mahkeme salonlarını, adliye koridorlarını , meydanları terk edeceğiz!

Hakkı Öznur

23,706 Aufrufe • vor 2 Monaten

Genç meslektaşlarıma ruhsatlarını teslim ederken öncelikle "3+2" diye adlandırdığım normları hatırlatmak isterim. Bunlar yalnızca referans normlar değil, elinizin altında bulunması gereken beş metindir: •Avukatlık Kanunu •Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi •Türkiye Cumhuriyeti Anayasası •İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi •İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Bu beş normu çok iyi bilmenizde ve yanınızda taşımanızda yarar var. Avukatlığı bir sanat olarak tanımlayacaksak; bu yalnızca referans normlardan ibaret olamaz, aynı zamanda bulguları ve bilgileri bir araya getirmek de bu sanata dahildir. Ama eğer referans normları iyi kullanamazsanız, çok haklı olduğunuz hâlde bir davayı kaybedebilirsiniz. Adil yargılanma hakkı, savunma mesleğinin temel kavramıdır. Hak yurttaşlar için; yükümlülük ise devlet için. İşte sizler, savunma mesleğinin özneleri olarak bu yükümlülük ve hakkın birleşim eşiğinde yer alıyorsunuz. İstanbul Barosu 1878'de; tam da Osmanlı Devleti'nde hukuk reformlarının, hukuk kurallarının, hukuk kurumlarının kök saldığı bir dönemde kuruldu. Ve İstanbul Barosunun tarihi, aslında Osmanlı Devleti-Türkiye Cumhuriyeti modernleşme tarihiyle örtüşen bir tarihtir. Bugün, ifadeye çağrıldığında yasal gerekleri yerine getirecek kişiler, daha baştan yargısız infaza tabi tutularak evlerinden gece yarılarında gözaltına alınıyor. İşte burada usul ve esas ayrımını iyice düşünmeliyiz. Eğer esasa ilişkin olarak haklıysak, bir kişinin suç işlediğine dair elimizde ciddi veriler varsa, o zaman o kişiyi usul açısından Anayasa'ya ve ilgili yasalara uygun işlem ve muamelelere tabi tutmalıyız. Esası kirletmek için usul kurallarını ihlal edemezsiniz.

İbrahim Kaboğlu

33,992 Aufrufe • vor 2 Monaten

Adem Karaçoban denilen şahıs; Yaptığın açıklamalar densizlik değil, düpedüz karakter iflasıdır. Sen ne gazetecisin, ne aydınsın, ne de Kürt halkını temsil edebilirsin. Sen yalnızca terör örgütlerinin ağzıyla konuşan, onların sözcülüğüne soyunmuş bir propaganda memurusun. Ben bir Kürt olarak açıkça söylüyorum: Sen Kürt değilsin, Kürtlerin derdiyle de, onuruyla da zerre kadar alakan yok. Kürt halkını terörle özdeşleştiren herkes gibi sen de bu millete ihanet ediyorsun. Kürtlerin tek bir devleti vardır: Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Bunun dışındaki her söylem, her ima, her laf bölücülüğün ta kendisidir. Sözde televizyoncu, sözde gazeteci, sözde yorumcu… Gerçekte ise Almanya’dan Türkiye’ye kin kusan, iftira atan, yalan üreten bir kaçak klavye militanısın. YouTube’dan, TikTok’tan devlet düşmanlığı yapmak seni cesur yapmaz; sadece ne kadar zavallı olduğunu gösterir. Kürtleri terör örgütleriyle aynı cümlede anan Karaçoban; Ben bir Şırnaklı, bir Cizreli olarak seni en sert şekilde uyarıyorum: Bu halk senin kirli propagandana pabuç bırakmayacak. Kürt halkını kullanarak teröristleri aklamana asla izin vermeyeceğiz. Her fırsatta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye saldırıyorsun. Çünkü senin derdin siyaset değil; Senin derdin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Mazlum Abdi’yi, YPG’yi, PYD’yi, PKK’yı aklamaya çalışan birinin Kürt halkından bahsetmeye ne ahlaki ne vicdani ne de insani hakkı vardır. Senin sözlerin yalnızca seni bağlar ve Kürt halkı nezdinde yok hükmündedir. Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler’e, Genelkurmay Başkanımız Sayın Selçuk Bayraktaroğlu’na “Kürt düşmanı” iftirası atan birinin ya aklıyla ya da niyetiyle ciddi bir problemi vardır. Şunu iyi belle: Bu devlet Kürt düşmanı değildir. Bu devlet terör düşmanıdır. Ve senin gibiler de terörün sözcülüğünü yaptığı sürece bu milletin karşısında olmaya mahkûmdur. Boş laflarla, yalanlarla, iftiralarla ağlamayı bırak. Kürt halkının adını ağzına alırken iki kere düşün. Çünkü o ağızdan çıkan her yalan, senin ne olduğunu daha da açık eder. adam Karaçoban denilen densiz terörist el başı mazlum abdi’nin sözcüsü evladı ne sen Kürtsün ne mazlum abdi ikiniz de teröristten farkınız yoktur Karaçobanlı olduğu iddia edilen ve kendini bir şey sanan bu şahıs, terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi’nin sözcülüğüne soyunmuş densizin tekidir. Ne sen Kürtsün ne de Mazlum Abdi Kürt halkını temsil etmektedir. Kürtlük; terörle, ihanetle ve dış güçlerin maşalığıyla anılamaz. Sizlerin Kürt halkıyla hiçbir bağınız yoktur. Yaptığınız tek şey; terör örgütlerinin sözcülüğünü yapmak ve bu kadim milleti lekelemeye çalışmaktır. Biz Kürtler; bu vatanın bir parçasıyız, terörle aramıza her zaman mesafe koyduk ve koymaya da devam edeceğiz. Kürt ve Türk bu toprakların asli evlatlarıdır, kardeştir ve sonsuza kadar birdir. Ne mutlu Kürt doğdum Ne mutlu Müslüman oldum Ne mutlu Türk’üm diyene TSK T.C. Jandarma Gn. K MHP Devlet Bahçeli Recep Tayyip Erdoğan Ali Yerlikaya Mahmut Demirtaş İbrahim Kalın Siberay T.C. İletişim Başkanlığı T.C. İçişleri Bakanlığı T.C. Millî Savunma Bakanlığı Münir Karaloğlu @ademkaracobann Saygılarımla Abdurrahim Avcıoğlu

ABDURRAHİM AVCIOĞLU

16,072 Aufrufe • vor 6 Monaten

CHP”li Vekili ve Tuncay Özkan kimdir Feteo’nun önünde el pençe duran bebek katili savunan CHP Müptezel Tuncay Özkan siz sayın cumhurbaşkanımız ve 85 milyon insana hakaret etmişsiniz. Ve LGBT savunucusu Ali mahir başaran Mersin milletvekili siz başa gelirseniz siz LGBT bakalım olacaksınız. Kimse Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan’a ve Sayın Dr Devlet Bahçeli dilini uzatamayacaktır. Neymiş HÜDAPAR’ın genel başkanın sayın Zekeriya yapıcı aynı karada yer aldığı için Milletçi hareket Partisi’ne ve Cumhur İttifakını hedef alarak algı yapmasını izin vermeyeceğiz. Biz her zaman sayın cumhurbaşkanımızın yanındayız sayın Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan’ın yanındayız. Kahraman içişleri bakanımız Sayın Ali yerlikaya’nın yanındayız. Devletimizin yanındayız yanında olmaya devam edeceğiz Allah devletimize zeval vermesin “Cumhurbaşkanlığı Makamına Saygı, Milletin İradesine Saygıdır!” Bir ülkenin Cumhurbaşkanı’na hakaret etmek, yalnızca o kişiye değil, temsil ettiği makama ve dolayısıyla o ülkenin tüm vatandaşlarına yapılan bir saygısızlıktır. Cumhurbaşkanı, halkın oylarıyla seçilmiş ve ulusal birliği sağlama görevini üstlenmiştir. Bu nedenle, Cumhurbaşkanı’na yönelik hakaret, yalnızca bir bireye değil, temsil ettiği devletin bütünlüğüne ve milletin iradesine yönelik bir saldırıdır! Ne yazık ki, Tuncay Özkan’ın bu hakareti, şahsını değil, Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik çirkin bir saldırıdır ve tüm ülkemizi ve milletimizi utandırmıştır. Bu sebeple, ilgili milletvekilinin bu sözlerini şiddetle kınıyorum. Unutulmamalıdır ki, eleştirinin, saygının ve ahlakın sınırları içinde kalmadığı her an, hem kişisel hem de toplumsal olarak kaybedilen bir andır. Bu doğrultuda, milletimizin huzuru ve devletimizin itibarı için gerekenin yapılması hepimizin ortak sorumluluğudur. Unutulmasın, temel esas: Devlet ebed müddet, millet ebed müddet… Saygılarımla, Abdurrahim Avcıoğlu 🇹🇷 Recep Tayyip Erdoğan Ali Yerlikaya Zeki Bahçe Yılmaz TUNÇ Yılmaz TUNÇ MHP Devlet Bahçeli Davut GÜL Murat KURUM E. Semih Yalçın Zekeriya Yapıcıoğlu İbrahim Kalın Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Bayrağımızı indirtmesin. Vatanımızı böldürtmesin. Kardeşliğimizi bozmasın.. ALLAH hepimizin yar ve yardımcısı olsun.. KALIN SAĞLICAKLA Allah art niyetlileri ıslah etsin Kürt Türk milleti birdir bir kalacaktır Ne Mutlu Kürt doğdum Ne mutlu Müslüman oldum Ne mutlu türküm diyene Hayatın cesaretidir yaşamak Kürtçe PKK’nın dili değil, Kürtlerin dilidir… Saygılarımla Abdurrahim Avcıoğlu 🇹🇷

ABDURRAHİM AVCIOĞLU

13,995 Aufrufe • vor 1 Jahr

İran için bugün önemli bir gün İran’da şuan devam eden olaylar üzerinden rejim değişiyor demek erkenci bir tavır özellikle bugünü görmek gerekiyor İran rejimi açısından Protestolar şiddete dönüşme meselesi nedir. Bunu görmek gerekiyor. Bugün yönetimi destekleyenler sahaya çıkarılacak. Burada ne olacak ona bakmak lazım İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei: "Bu sefer farklı... Bu kez hiçbir mazeret kalmadı. Bu defa durum, 2019 veya 2022 yılındaki bazı olaylardan farklıdır.Düşman resmen desteğini ilan etmiş durumda. Halka ve ailelere şunları söylüyorum: Bu kez kimseye müsamaha gösterilmeyecek.” Rejim hala müdahale etmedi. Neyi bekliyor sorusu önemlidir İran rejimini tanıyanlar geçmiş dönemlerde olduğu gibi güvenlik güçleri ve istihbaratın protestocular içindeki “kilit”unsurları tespit etmek ve tutuklamak için şimdilik izlemeyle yetindiğini ifade ediyorlar Ordu yada güvenlik bürokrasisi saf değiştirmiş değil, bizzat sistemin içinde gidişattan rahatsız kişi ve kliklerin farklı bir tutun takındığıyla ilgili bilgi sahibi değiliz İran’daki gösterilerde bir Yeşil Hareket ya da Mahsa Emini protestosu kadar ciddi kalabalıkların toplandığını söylemek şuan güç. Protestoların olduğu yer sayısı fazla ama daha çok gençlerden oluşan gruplar sahada Devam eden göstericilerde ağırlıklı olarak 18-30 yaş arası gençleri görüyoruz. Bunlar İran İslam Devrimi’ni de Şah dönemini yaşamaya gençler. O nedenle gençlerin taleplerini ideolojik tartışmaların farklı bir yerinde değerlendirmek gerekiyor. Onlara göre “İran'daki olayların müsebbibi ne ABD ne de İsrail'dir. Bizzat devlet eliyle tesis edilmiş oligarşik düzendir. Bu rantçı düzen devlet eliyle yönetiliyor. “ Bu düzenin değişmesini istiyorlar Gösterilerde bir diğer sorun karizmatik bir liderin ortaya çıkamamasıdır. Trump bile Şah’ın oğlunun beklentiyi karşılamadığını çok net ifade ediyor. Gösterilerde lider sorunu aşılmış değil. Evet İran’da protestolar var, buradan düştü düşüyor değerlendirmesi yapmak için çok erken. Geçmiş dönemde bunlardan daha kitlesel eylemler yapıldı ama belli zaman sonra kontrol altında tutuldu Bu sefer durum diğerlerinden farklı doğrudur biz sahadaki protestocuları görüyoruz. Rejimi ve onu destekleyen grupları ve İran Derin devletini hala sahada görmüş değiliz O nedenle bugün Cuma İmamlarının vereceği mesaj ve destekleyicilerini nasıl yönlendireceklerini görmemiz gerekiyor

Nevzat Çiçek

56,867 Aufrufe • vor 6 Monaten

Hayvanlar için kurulan KANLI TUZAK! ✔️ 1.) 2021 de çıkan 7332 Sayılı Kanun ile, "Köpekler hızla çoğalsın, vatandaş muzdarip ve şikayetçi olsun, ÖLDÜRÜLMELERİNE ORTAM HAZIRLANSIN" diye Belediyelerin Bakımevi Kısırlaştırma Merkezi kurması 4 YIL ÖTELENDİ! ✔️2.)Büyük bir maddi destek ve LOBY gücü ile "KÖPEKLER ve KEDİLER ÖLDÜRÜLSÜN, HAYVAN SEVER KANI DÖKÜLSÜN, SİLAHLANILSIN" diye KANLI HAREKET BAŞLATILDI! ✔️ 3.) Haritadan adresleri işaretlenerek, HAYVANLARIN yakılıp, öldürüldüğü ; HAYVANSEVERLERİN darp ve silahlı saldırılara uğradığı Kanlı #HAVRİTA mahkeme kararıyla kapatılınca Havrita yandaşı HATİCE kişisi Devletin kendilerine DESTEK verdiğini söyledi! ‘’’ .. Twitter odalarında kayıtlı konuşmasında: ‘’’Devlet BİZİ KOLLUYOR!!.. Şuan arkadalar, vitrinde biz varız.. Bize şunu yapın, bunu yapın diyorlar! onlar kendilerini açıklamazsa biz açıklayacağız ‘’ dedi! ➡️Hatice kişisinin, "bize şunu bunu yap diyor, devlet bizi kolluyor, ama meydana çıkmıyorlar" sözlerindeki DEVLET içinde oldukları söylenen ama meydana çıkmayan KİŞİLER Kimlerdir ⁉️ ✔️4.) GÜVENLİ SOKAKLAR kılıfında Dernek , platformlar oluşturup, Whatsapp sohbetlerinde... ‘’ köpek saldırısı KURGULARI ile videolar, yayınlayıp, hayvanseverlere saldıracağız.. Bu noktadan sonra HEDEF!.. mahalle muhtarları, Okul Müdürleri, Üniversite yetkilileri..., sokak röportajları.. CAMİYE köpek girdi vs... Diyanet derken böyle böyle çemberi daraltacağız...’’’’ diye kanlı planlar yaptılar. ✔️5.) ‘’KÖPEK SALDIRISI ‘’ diye KAMUOYU oluşması için büyük bir maddi destek ve LOBY gücü ile KURGULAR YAPTILAR! ➡️‘’Sakin yatan köpekleri dürtüp, KENDİNİZE SALDIRTIN.. KURGULAR YAPALIM ‘’ diyen bu örgüt üyesi KİMDİR ⁉️... Bunları şunu yapın diye yönlendirenler KİMLERDİR⁉️ ✔️6.) Silahlanma çağrılarıyla hayvanlar ve hayvanseverlere saldırdılar. ‘’KÖPEK SALDIRISINDA ÖLDÜ’’ ve kuduz KURGULARIYLA sosyal medya ve basında sayısız YALAN HABERLER YAPILDI! ✔️7.) Bazı SİYASİ PARTİLER ve bürokratlar bunları DESTEKLEDİ. Bunlar her ne kadar "Devlet bizi kolluyor" diyorlarsa da, biz devletimizin bu kanlı tuzağı içinde kurumsal yapısı ile olmadığına kesinlikle inanıyoruz. "Devlet içinde olduğu ama meydana da çıkmadıkları" söylenen kişiler kimlerdir? Soruşturma ile bunun tespit edilmesini istiyoruz. Recep Tayyip Erdoğan T.C. Cumhurbaşkanlığı Ali Yerlikaya . İbrahim Yumaklı T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Kadir ÇOKÇETİN Prof.Dr.Vahit Kirişci Muharrem Varlı Adem Korkmaz Ruken Kilerci Ayhan Barut Abdullah Doğru Turan YALDIR Hasan ÇİLEZ🇹🇷 Bahadır Yenişehirlioğlu AK Parti CHP 🇹🇷 Özgür Özel TBMM Sunay Karamık Şeref Malkoç MHP T.C. İletişim Başkanlığı Av. Özlem Zengin 🇹🇷

Nihal Aydın

15,655 Aufrufe • vor 2 Jahren

Afet ve Acil Durum Talimatları Toplantısı 📌#Türkiye Afet Müdahale Planı (#TAMP) kapsamında gerçekleştirilen Afet ve Acil Durum Talimatları Toplantısı; Valimiz Sayın Orhan Tavlı’nın başkanlığında, Adalet Teşkilatımızın, üniversitelerimizin, Baromuzun ve Büyükşehir Belediyemizin yetkilileri, Vali yardımcıları, ilçe kaymakamları, ilçe belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. 📌Sayın Valimiz toplantıda yaptığı konuşmada: “Hepimizin malumu olduğu üzere maalesef afetleri engelleyemeyiz ama iyi bir çalışma ve koordinasyon içerisinde, doğru bilgiye dayalı stratejik bir planlamayla yıkıcı etkilerini azaltabilir, afet sonrası oluşan yaraları hep birlikte sarabiliriz. Bunun için şehrimizin karşı karşıya bulunduğu deprem, sel, yangın, heyelan, kuraklık gibi tüm doğal afetleri birlikte değerlendirmek ve üzerinde çalışmak zorundayız. Bildiğiniz gibi, yaklaşık iki hafta önce ikinci yılını geride bıraktığımız Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın acısını ilk günkü tazeliğinde tüm Türkiye yüreğinde hissetti. Asrın felaketi olarak tanımladığımız bu büyük afette hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah'tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Tedavileri halen devam eden vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah’tan acil şifalar niyaz ediyorum. Rabb’im ülkemize, aziz milletimize ve tüm insanlığa bu şekilde bir afet bir daha yaşatmasın. Tabi bu felaket, az önce de ifade ettiğim üzere deprem başta olmak üzere sel, yangın, heyelan gibi tüm afetlere karşı her zaman hazırlıklı olmamız gerektiği gerçeğini hepimize çok acı bir şekilde yaşattı ve tekrar hatırlattı. Aynı zamanda AFAD Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen afet öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili hazırlanan eylem planları ve bilinçlendirme faaliyetlerinin can ve mal kayıplarının en aza indirilmesi noktasındaki önemini, görevlerimizi ve sorumluluklarımızı da bizlere bir kez daha hatırlattı. Elbette bu konuda ülkemizde özellikle de son yıllarda üç temel kural çerçevesinde çok önemli çalışmalar yürütülmekte. Birincisi; afet öncesi hazırlık ve riski azaltma, yani afet öncesinde yapılabilecekler, hazırlıklar, bu risklerin tanımlanması, risk azaltma planlarının yapılması ve gerçekleştirilmesi. İkincisi; afet anında müdahale. Yani afetle karşılaştığımız an itibarıyla tüm kurumlarımızca ve tüm gücümüzle müdahale etmek, bu müdahale planlarını yapmak ve gerek devletin kamu kurum ve kuruluşlarının, gerekse sivil toplum örgütlerinin bu konudaki çalışmalarını koordine etmek. Üçüncüsü ise; afet sonrası oluşan maliyetlerden sonra iyileştirme aşamalarını sahada gerçekleştirmek. Devletimiz tabii ki bu her üç aşama için de ayrı stratejik planlar oluşturmuş durumda. Ancak bu planların afet ve acil durumlarda tam anlamıyla uygulanabilmesi için tüm kamu kurumlarımızın, sorumluluk ağlarına göre denetlemeler, planlamalar ve çalışmalar konusunda üstlerine düşen görevleri etkin bir şekilde yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki; bütün kamu kurumları ve toplumumuzun her kesimi tarafından gerçekleştirilmesi gereken faaliyetlerin afetler henüz yaşanmadan önce bir süreç dahilinde sorumluları ve sorumlulukları ile birlikte üzerinde çalışılması, bu çalışmanın da sürdürülebilir olması elzemdir. Bu doğrultuda konuyla ilgili talimatları içeren yazımız bütün kurum ve kuruluşlara iletildi. Sorumlu ve ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından çalışmaların sahiplenileceğine ve bütün paydaşların başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere konuyla ilgili görevli ve sorumlu kurumlarla birlikte güzel bir iş birliği ve koordinasyon içerisinde çalışma noktasında gerekeni yapacağına yürekten inandığımı özellikle huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Tabi afetle ilgili bir toplantı yapıyoruz ve bölgede başta Büyükşehir Belediyemizin ve ilçe belediyelerimizin ekipleri karla yoğun bir mücadele etmekte. Gerek kolluk birimlerimiz trafik tedbirlerini almakta, gerek vatandaşlarımızın normal hayatını kolaylaştırmak üzere bütün kamu kurum ve kuruluşlarımız, kaymakamlarımız sahada çalışmaları koordine etmekte. Bu çalışmalarda 7/24 görev yapan tüm kamu çalışanlarına, belediye çalışanlarına huzurlarınızda teşekkürlerimi, şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Tabi depremle ilgili öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılacak çalışmalar, öncesinde hazırlıklar yapılmakta ilimizde heyelan ve sel konusunda da önlem alınması gerekiyor. Özellikle bir haftadır yoğun yağışlar var. O nedenle kamu kurum ve kuruluşlarımız özellikle heyelan konusunda istinat duvarlarının risk oluşturacağı konusunda başta okullarımız ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarımızda tedbirlerini sahada yeniden gözden geçirsinler deyip özellikle uyarmak istiyorum. Bugün bir taraftan afetlerle ilgili AFAD İl Müdürlüğümüzün sunumu olacak. Diğer taraftan da Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığımız da yangınlarla ilgili alınması gereken tedbirlerle ilgili sizlere bilgilendirme yapacaklardır. Tabi bu konuda görevli ve sorumlu kurumlarımız üzerine düşeni yapacak. Ancak herkesin kendi görev alanındaki tedbirleri gözden geçirmesi, eksikliklerimiz varsa bunları tamamlamak üzere en üst birimden en alta kadar herkesin görev ve sorumluluk bilinci içerisinde hareket etmesi gerekiyor. Planlamalar yapılır ama bunun uygulanması, o plandaki görev ve sorumlulukların her kademedeki yönetici tarafından bilinmesi ve sahaya yansıtılması önemlidir. Özellikle bu toplantıyı da bu nedenle farkındalık oluşturmak amacıyla düzenliyoruz. Önce bütün kamu kurum ve kuruluşlarının görev alanlarındaki sorumlulukları denetlemek başta olmak üzere eksiklikleri tamamlamak için çalışmaları yapmamız gerekmekte. AFAD’ın sizlere dağıttığı Afet ve Acil Durum Aile Planı, Deprem, Yangın, Heyelan, Sel ve Taşkınlarla ilgili broşürler var. Biliyorsunuz 2025 yılı #AileYılı. Her türlü afete hazırlığa önce hanemizden başlayacağız. Hazırlanan broşürlerde her evde bir afet çantasından bahsediliyor. Bu dokümanları sizler dahil kurumlarınızdaki tüm personelin okumasında fayda var. Bunlar üzerinde uzmanlar tarafından çalışılmış, emek harcanmış broşürler. Ama sadece broşür safhasında kalırsa da olmaz. Bunları bütün kurumlarımız ve personelimiz AFAD’ın sitesinden de alabilir. Bunu bütün kurumlarımıza, personelimize yazılı olarak bildirin. Önce Afet ve Acil Durum Aile Planı konusunda herkes hazırlıklı olsun, çalışmasını yapsın. Bu duygu ve düşüncelerle; ilimizi afetlere karşı daha dayanıklı ve güvenli hale getirebilmemiz açısından oldukça önemli gördüğümüz bu toplantımızın şehrimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ederken, katılımlarınızdan dolayı sizlere teşekkürlerimi, şükranlarımı bir kez daha ifade ediyorum.” dedi. AFAD

T.C. Samsun Valiliği

45,113 Aufrufe • vor 1 Jahr

Kahraman Türk Ordusu PKK UZANTISI YPG PYD YPJ. Paramparça etmiş Türk ordusunun eline sağlık olsun. Mazlum Kobanê ne diyor biz İsrail’in köpekleriyiz diyor bizim tasmamımız İsrail’in elindedir diyor Biz de Kürt olarak diyoruz ki köpek gibi bu dünyaya gelmişsin köpek gibi gideceksiniz.. Kobani: Türkiye 4 gündür bölgemizi bombalıyor Türk Ordusu diyoruz ki ellerinize sağlık bir kürt olarak diyorum Suriye Demokratik Güçleri PKK YPG PYD PYJ (SDG) Mazlum Kobani, Türkiye'nin dört gündür süren saldırılarıyla ilgili bir video mesaj yayınladı: Muzlum Kobanê çok korkmuş daha biz sizi ne kadar korkutcağız tahmin bile edemezsiniz Kobani açıklamasında şöyle dedi: ''Türk devleti bölgemizi ve sivilleri, Ankara'daki saldırıyı gerekçe göstererek saldırıyor. Oysa bizim Ankara'daki olayla herhangi bir ilişkimiz yoktur. Bizim Türkiye eylem yapmak gibi bir yaklaşımımız yoktur. Bizim Suriye toprakları dışında askeri eylem yapmama gibi bağlayıcı kararımız vardır. Bu saldırıların durmasını istiyoruz. Biz başta Türkiye olmak üzere her kesimle her zaman diyaloğa açığız ancak bu saldırıların durmaması ve devam etmesi halinde karşılık verme hakkımızı kullanacağımızın bilinmesi gerekiyor. Türkiye 5 yıldır Özerk Yönetimin ortadan kaldırılması, halkımızın göçe zorlanması için bu saldırılarını yürütüyor ama 5 yılda sonuç alamadı yine alamaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kökünü kurutacak alçak şerefsiz teröristler Öte yandan bu saldırılara bölgemizden sorumlu Amerika ve Rusya'nın da tavır alması gerekiyor. İsrail ABD 🇺🇸 KÖPEKLERE Terörün dini diliyle ırki yoktur bayrağı yoktur Allah’ı yoktur Kur’an ‘ ı yoktur bebek katilidir Biz Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan Ayyıldız bayrağın altında yaşayan Kürtler Türkiye Cumhuriyeti’nin devletin yanındayız yanında olmaya da devam edeceğiz Sayın cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Sayın Dr Devlet Bahçeli yanındayız yanında olmaya da devam edeceğiz. Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Ali Yerlikaya 🇹🇷

Abdurrahim Avcıoğlu

25,892 Aufrufe • vor 1 Jahr