Sensitive content

This media may contain sensitive content.

Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

🌸Elma nasıl p*ç edilir isimli çalışma.🫣😃

31,164 просмотров • 9 месяцев назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

ADALAR BELEDİYESİ'NDE RÜŞVETİN BELGESİ TAPELERDE - Adalar Belediyesi'ndeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda sit alanlarının rüşvetle nasıl sermayeye peşkeş çekildiğini görebiliyoruz. Müge Bouillon isimli şahsın rüşvet veren olarak yer aldığı soruşturmaya giren tapeler, malikâneye iskân ve otel ruhsatı verilmesi için dönen pazarlıkları ortaya koyuyor. Soruşturma detaylarına göre burası hakkında tadilat güçlendirme iznini önceki dönem belediye başkanlığı tarafından verilmiş ve malikâne ile ilgilenen İrfan Durmuşoğlu isimli şahsın önceki dönem Başkan Yardımcısı Engin Ç.’ e 80.000 Euro verdiği tespit edilmiş. Tapelerden yeni dönem belediye başkanı Ali Ercan Akpolat döneminde ise yardımcısı Hüseyin Yılmaz ile Levent ve İrfan Durmuşoğlu'nun yaptığı görüşmelerde buraya İBB tarafından ruhsat verilemez denildiği halde ruhsat verildiğini, böylelikle tadilat işlemlerine başlandığını ve iskanın alınması için 150 bin Euro para talep ettiklerini, Müge adına rüşvet pazarlığını yürüten İrfan ve Levent’ in ise bu parayı çok bulduklarını anlıyoruz. Belediye Başkanı Akpolat pazarlıkla ilgili, “Ben canavar gibi konuşurum, 100 bin Euro'nun altına inmeyelim” diyor. Böylesine kirli bir pazarlığı kim kazanır? Tabii ki kamu adına gücü elinde tutanlar. Nedir bu güç? Her belediyede gördüğümüz üzere zabıtayı diğer mülklerinin üzerine gönderme gücü. Burada da öyle mi olmuş? Görünen o. Soruşturmada Pazar Sokak ve Burhan Sokak üzerinde yer alan Levent ve İrfan Dumuşoğlu'nun taşınmazları bu pazarlığın akim kalması neticesinde Adalar Belediyesi tarafından mühürlendiği belirtiliyor. Aşağıya soruşturmadaki tapelerden birini yüklüyorum. "Maaşları ayarladık" dediği de gerçekten maaş değil de başka bir şey gibi anlıyorum, bakalım ifadelere nasıl yansıyacak?

Ece Sevim

45,597 просмотров • 1 месяц назад

Bugün 1 Mayıs. Emekçinin, alın terinin, gecesini gündüzüne katıp çarkları döndüren milyonların günü. Bir zamanlar Zeki Ökten’in kamerasıyla, Kemal Sunal’ın yüzünde hayat bulan Köşeyi Dönen Adam filmi, paranın ve hızlı yükselişin büyüsüne kapılmış bir toplumun trajikomik aynasıydı. Filmde kısa bir bölüm vardı ki, yıllarca eksik kaldı: sansürlendi. Oysa sadece bir halkın salt isteklerini; eşitliği, adaleti ve insanca yaşam hakkının mümkün olduğunu anlatmak istiyordu. Şimdilerde değişen pek bir şey yok… Sınıf ayrımlarının keskinleştiği, zenginle yoksul arasındaki uçurumun büyüdüğü bir çağda; emeğin görünür olması, hakkının teslim edilmesi her zamankinden daha önemli. İnsanca çalışma koşulları, güvenceli bir yaşam ve adaletli bir ücret artık sadece talepler değil, en temel insani ihtiyaçlardır. Nazım Hikmet’in Budapeşte’de yerel radyodan yaptığı bu 1 Mayıs konuşmasını ne zaman dinlesem burnumun direği sızlıyor. Bugün o sözler, meydanlarda değilse bile, her vicdanlı insanın kalbinde yankılanıyor. Kemal Sunal’ın bu görüntüleri ile harmanladım bu sefer. “Bir kere daha kardeşlerim, bir kere daha yoldaşlarım, bayramınız kutlu olsun!” Nazım Hikmet 1954 yılında, Budapeşte’deki Margit Adası’nda konakladığı sırada, dört Macar öğrenci tarafından ziyaret edilir. Bu öğrencilerden biri olan Julika, Nazım Hikmet’e özel bir mektup uzatır. Zarfın üzerinde “Memet – Nazım Hikmet’in Oğlu – Türkiye” yazmaktadır. Mektupta; “(…) senin baban Memet, “sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar ağdınlığa” diyerek evimizi aydınlatan adamdır.” Yoldaşın Julika 🖤 #Yasasın1Mayıs #1Mayıs #1Mai #1mayisemekvedayanismagunu

Efsome

11,498 просмотров • 1 год назад

ÖZGÜR KARABAT NASIL İLLÜZYON YAPIYOR? KENDİLERİNE İNANAN CHP'Lİ SEÇMEN NASIL KANDIRILIYOR? ANLAMAK İSTEYEN İÇİN KÜÇÜCÜK BİR ÖRNEK... CHP'li Milletvekili Özgür Karabat, dün akşam Halk TV'ye katılıp hakkındaki iddialara yönelik cevap vermişti. Bu cevaplar arasında videoda yer alan açıklamayı yaptı. Yine hakkındaki iddialar ilk gündeme geldiği tarihlerde, görselini paylaştığım açıklamaları X hesabından yapmıştı. Karabat hakkında yazılacak çok şey var ama kendisi zurnanın son deliği olduğu için şimdilik zaman kaybı olacak. Bu yüzden sadece videoda ve X hesabından yapmış olduğu açıklamalarla nasıl illüzyon yaparak kendilerini savunan insanları manipüle ettikleri anlaşılsın diye bu bilgileri vermek istedim. Karabat, Videoda, iddialara konu olan dekontu paylaşarak şirketin Ümit isimli bir şahısa ait olduğunu ve bu şirketle Aziz İhsan Aktaş'ın bir ilişkisi olmadığını söylüyor. Oysa dün akşamki yayından 4 ay önce paylaştığı twitlerinde, dekontta adı geçen şirketin "2020 yılında Selçuk Büyükkoyuncu tarafından kurulduğunu, Eylül 2023'te hisselerini Ümit Gözütok’a devrettiğini, Gözütok'un geçmişte Aktaş ailesine ait şirketlerde çalıştığını ve Gözütok’un Ömer Güngör ile bir iletişiminin olmadığını" paylaşıyordu. Şimdi bakalım gerçekten de ilişkiler, Karabat'ın binlerce insanın gözünün içine bakarak anlattığı gibi mi? Beşiktaş Belediyesi'ne yönelik 13 Ocak 2025 sabahı yapılan operasyon kapsamında bazı şirketlerde arama yapıldı. Arama yapılan şirketler arasında, Barka Atık Yönetimi Taşımacılık Mühendislik Mimarlık Ve Proje Danışmanlık Limited Şirketi isimli firmada vardı. Şirkette yapılan aramalarda bir çok şirkete ait kaşeler ele geçirildi. Ele geçirilen kaşelerden bir tanesi Cihangir Pazarlama İnşaat Ve Sanayi Tic. Ltd. Şti.'ne bir tanesi de Vekontek Sağlık Anonim Şirketi ve şubelerine ait kaşelerdi. Karabat'ın 4 Haziran 2025'te atmış olduğu twitlerinde yer alan ve Ümit Gözütok ile bir iletişimi yok dediği Ömer Güngör, hem Aziz İhsan Aktaş'ın sahibi olduğu Bilginay isimli şirketle hem Vekontek Sağlık isimli şirketle hem de kaşelerin ele geçirildiği Barka Atık isimli şirketle ilişkiliydi. Güngör, bu şirketlerin muhasebesinden sorumluydu. Karabat'ın hem videoda bahsettiği hem de paylaşmış olduğu twitinde yer alan ve 2020 yılında Selçuk Büyükkoyuncu tarafından kurulan, "Cihangir Sağlık Hizmeti ve Ticaret Limited Şirketi", 18 Eylül 2023'te hisse devri işlemi yaparak Büyükkoyuncu'nun sahip olduğu hisseleri Ümit Gözütok satın alıyor ve şirtekin tek sahibi oluyor. Bu hisse devrinden yaklaşık 1 ay sonra, 16 Ekim 2023'te, şirketin yeni sahibi olan Ümit Gözütok, şirketin ünvanını değiştiriyor ve şirketin adı, operasyon sabahı, Ömer Güngör'ün muhasebe işlerini yürüttüğü Barka isimli şirkette kaşesi bulunan, "Cihangir Pazarlama İnşaat Ve Sanayi Tic. Ltd. Şti." ünvanını alıyor. Ümit Gözütok hakkında yapılan çalışmalarda: "Şahsın 2016 yılı ve sonrası prime esas kazanç toplamının 2.504.619 TL olduğu, 21.09.2023 tarihinden itibaren Cihangir Pazarlama İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti.’de 100.0 hisse ile, 19.01.2024 tarihinden itibaren Piripak Hijyenik ve Temizlik Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.’de 100.0 hisse ile ortaklık kaydının bulunduğu ve ortaklık kaydının rapor tarihi itibariyle devam ettiği, 19.09.2023 tarihinde Cihangir Pazarlama İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti. için 200 pay için 50.000 TL’ye devraldığı hususunda bilgilere rastlanıldığı, şahsın ortağı olduğu Cihangir Pazarlama İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2023 yılında kurumlar vergisi beyannamesinde beyan etmiş olduğu ticari bilanço karının 401.265,16 TL olduğu ayrıca bahsi geçen şirketin aktif toplamının 56.568.682,07 TL, yurtiçi satışları tutarının 171.470.974,38 TL olduğu, şahsın 2020-2024 tarihleri arasında çeşitli bankalar nezdinde kullanmış olduğu 756.238 TL kredi bilgisinin bulunduğu, şahsın üzerine kayıtlı herhangi bir gayrimenkule veya taşıt kaydına rastlanılmadığı, şahsın 2017-2024 yılları arasında banka hesaplarına toplam 443.295 TL nakit yatırma, 1.194.419 TL nakit çekme ile 15.230.948 TL para transfer girişi, 12.886.430 TL para transfer çıkışının bulunduğu, 2023 yılı öncesindeki çalışma bilgisi ile mali profiline bakıldığında söz konusu sahibi olduğu firmaların elde edilmesinin hayatın olağan akışında mümkün görünmediği ve ayrıca sahibi olduğu şirket hisseleri edinimi öncesinde Bilginay Temizlik Hizmetleri Yemekçilik Bilgisayar İlaçlama Organizasyon Taşımacılık İnşaat Danışmanlık Tekstil Ayakkabıcılık Turizm Ticaret Pazarlama Sanayi Limited Şirketi ile Barka Atık Yönetimi Taşımacılık Mühendislik Mimarlık Ve Proje Danışmanlık Limited Şirketi ve İçkale Sosyal Hizmetler Taşımacılık İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinde “Şoför(Yolcu Taşıma) ve Yönetici vb.” pozisyonlarda çalışma kaydının olması" Karabat'ın birbirleriyle iletişimi yok dediği Ümit Gözütok, sadece Aziz İhsan Aktaş'ın şirketinde değil aynı zamanda Aktaş'ın suç örgütüne bağlı faaliyet yürüten ve Aktaş'ın gizli sahibi olduğu, Ömer Güngör'ün ise muhasebesinden sorumlu olup operasyon sabahı bir çok şirkete ait kaşelerin ele geçirildiği Barka Atık isimli şirkette de sigorta kaydı olduğu tespit edildi. Yani aslında durum, Özgür Karabat'ın binlerce insanın gözünün içine bakarak yapmış olduğu manipülasyon illüzyonu gibi değil. Gözütok'un sahibi olduğu ve Karabat'ın dekontunu paylaştığı şirket, bizzat Aziz İhsan Aktaş'ın sahibi olduğu ve kağıt üzerinde Gözütok'u hissedar gösterdiği şirketlerden sadece bir tanesi. Bu ilişki ağıyla ilgili çok tespit var ama Karabat'ın manipülasyonuna yönelik bu kadar bilgi sanırım yeterli olacaktır.

Emre Ercis

21,710 просмотров • 9 месяцев назад

🇹🇷 SAVCILIĞA İHBARDIR. 🖍️TİKTOKÇULARIN CANLI YAYINDA SAVCILIK MAKAMINA HAKARETİ.. Pes doğrusu ..📌 T.C. Adalet Bakanlığı ‘nımız Yılmaz TUNÇ , @hakimliksavcilik2024 #çetinarslan , @istanbulsavcilik makamı yeni atanan İstanbul Başsavcımız #akıngürlek eminim bu durumla bizzat ilgilenecektir. Şimdi sizlere bu rez**ti anlatayım. Tik /Tok ‘ta yayın yapan “ ÇAĞLACA “ adlı kullanıcı #canliyayin da yanındaki kişinin ( Çağlayan Adliyesin ) de bir savcı olduğunu ve o savcının yine Tik/tok yayıncısı #mükremingezgin ‘ne asıldığını öyle bir ifadeyle anlattıki canlı yayındaki binlerce izleyici gibi bende şok oldum. #çağlaca adlı kadın yayıncı “ Çağlayan adliyesi’nde adalet dagitiyorum diye mükremin’in g****\\\nü s**mek—ten vazgeç, nasıl y****/nı kaldırdı iki dakika da “ sözlerine öyle ifadelerle devam Ettik’i gerisini ben yazamayacağım. Eminim #i̇stanbul #savcılık makamı muhakkak geriye kalan söylediklerini Türk Polis Teşkilatı @istanbulemniyeti Siberay tahkikat sonucu ulaşacaklardır. Ulaşamazsa bize what up telefonumuzdan veya İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığın da mevcut özel numaramızdan bize ulaşabilirler. 🖍️ Bu re**letleri deş*re ve haber yapmamı her fırsatta etmem bizden talep eden Hassasiyeti yüksek takipçilerim şimdi sıra sizde bu haberi lütfen p*ylaşın. Pay*aşınki sosyal medyada çocuklarımızın bu r***let ifadeleri kullanan, bizide Zana’n zaman üsluplarıyla tah*rik eden, kış*rtan bu sözlerden birlikte arındıralım. Siz değerli mensubu arkadaşlarım. Siz bu durumdan rahatsız değilmişsiniz? Bu haberi görmezden gelip haber yapmayanlar topluma ve çocuklarımıza karşı vicdanen sorumludur. Bu duruma acilen sob verilmeli. Tek başıma bu Tiik /tokçılarla mücadele etmeye, onların rez***letlerini kaydetmekten, bu platformda yayıncılar, onların arkasında olan kişilerin kara para vergi kaçırma, ve bilumum suçlarını görmezden gelen herkes sorumludur. Bu tür yayın yapan Tiiik/took ta yayın yapan toplasan 100 - 200 kişi uygunsuz yay-ınlarıyla platformu da kirletmekteler. 2 ay önce durumu incelemek için platform da hesap açtım. Bu kişilerin neler yaptığını, yols*zlukları, kimin kimlerle işbirliği yaptığını, ç**eleri, kara/para aklayanları,jet*ncuları herseyi tesbit ettik

Seyhan SOYLU (Sisi)

1,431,935 просмотров • 1 год назад

Yönetim kurulu,Kamu oyuna ve Halkımıza; Biz KFC TÜRKİYE VE PİZZA HUT ADINA adına yıllarını vermiş, hatta yılları toplasak bir ömür edecek insanlar olarak bugün burada toplandık. İş gıda adı altında çalıştığımız süreçte, haklarımızdan, huzurlu çalışma ortamından,güvenilirlik ve doğrulur esaslarından uzak tutulduk. Önceliğini her zaman insanlara adamış bu firmalarda, ne yazık ki insan kavramı artık yok sayılıyor. KFC ve Pizza Hut franchise sözleşmesinin feshedilmesiyle sarsılan İş Gıda, 7.7 milyar TL borçla Konkordato başvurusunda bulundu. İş Gıda A.Ş. tarafından yapılan (iflas çağrısı/konkordato) suni olup, şirketin geçmiş kayıtlarının incelenmesi gerekmektedir. Krispy Kreme, ve İş Teknik'e devredilen maddi ve gayri maddi varlıklar incelenmelidir. Maddi zorluklar yaşadığımız süreçte Peyman'dan alınan kredinin farklı amaçlar için kullanıldığını düşünmekteyiz. Ve ek olarak ilkem şahine ait olan Jant fabrikası, tedarik sorunları yaşadığımız bir dönemde satın alındı. Maddi ve manen zorlandığımız bu dönemde Krispy Kreme şubeleri açıldı. Burada ocak ayında günlerce çalışmış olup şirket tarafından maaşını alamayan insanlar mevcutken, Krispy Kreme çalışanlarına geçen ay ikramiye verildi. Sayın ilkem Şahin.;"Çocuğunuzun yemeği için savaştığınızı söylüyorsunuz ama konkordato kararından önce iş gıda a.ş çatısı altında olan Krispy kreme firmasında krispy creme üretim a.ş firması olarak ünvan değişikliğinde bulundunuz. 23 Ocak tarihinde Krispy Kreme şubelerini Gökçe Elif Şahin isimli kişi adına devrettiğinizi görmekteyiz, ve belgelerle kanıtlıdır. Bu olay üzerinden birkaç gün sonra da Konkordato kararı alındı. Planlı olarak bu işlemlerin yapıldığını düşünmekteyiz, ve göz önüne sermektesiniz. Sizin hiç vicdanınız ve korkunuz yok mu?" Bu kadar insanın emekleri ve senelerce ödenmeyen primleriyle 50 milyonluk bir malikane satın alındı, nasıl rahat oturuyorsunuz?” 5 Şubat tarihinde Rüzgarlıbahçe de bulunulan ana binadaki bütün eşyaların boşaltıldığını ve kaçırıldığını gözlemliyoruz. Kar/zarar raporlarında gösterilen giderlerin hiçbiri ödenmemiştir. Şirket içi firmalar dışında birçok firmaya da borçlusunuz. Belirtilen hususlar firmaya aittir ve araştırılmalıdır. "Yeni evlenen, kira ödeyen, kredi borcu olan, çocuklarını okula gönderen binlerce insan var. Maaşlarımızın garanti fonundan karşılanacağı söylendi, fakat garanti fonunun da 3 Ayın sonunda ödenecek yapacağı, şirkete atanan komiserler tarafından belirtiliyor. Soruyorum sizlere 3 ay boyunca maaş gelmeden nasıl geçineceğiz? Bu çalışanlar YUM markalarına, KFC ve Pizza Hut markalarına güvenerek şirkete katıldılar. Ancak markanın asıl sahibi Yum brands geçmişteki tüm haklarını İş Gıda'ya devretti bizi ve binlerce insanı kaderine terkettiler. Yum Brands’ın kendini geri çekme sebebi nedir? Biz, binlerce çalışanımız hala Yum markalarından olumlu haberler bekliyoruz. Türkiye Harekâtı ile ilgili olarak size gelin ya da gidin demiyoruz, sadece hayatımızı buna göre planlayabilmemiz için sizden net bir ifade istiyoruz. Bu süreçte farklı bir firmada çalışamıyoruz, çünkü sözleşmemizde farklı bir firmada izinsiz çalışmamız halinde, iş akdimizin haklı sebeple sonlandırabileceğini belirtmiştiniz. Bu süreçte farklı bir firmada sigortalı olarak çalışabilecek miyiz? Bizler, binlerce KFC ve PH çalışanı, İş Gıda'nın devralması ve süreci her geçen gün yanlış yönetmesi, sadece kendi finansal çıkarlarını tasarlayıp şirketi bu konuma getirmesi sonrası mağdur ve terk edilmiş durumdayız. Bize net bir açıklama yapılmadı. Şu anda algı yönetimi ve kurbanı oynama iş gıda ve Yum brands üzerinde yapılıyor. Tasarlanan her şey tamamen şirketin kendi çıkarları için olup, devletimizin kandırılması söz konusudur. İlkem Şahin 6 ay önce yılın İş İnsanı seçilerek, bir ödül aldı. Şiddetle kınıyoruz. Sözün bittiği yerdeyiz. Sayın İlkem Şahin Üst ve alt şirketlerdeki ilişkilerin bozulmuş olmasından iş ve işçiler kesinlikle sorumlu değillerdir. Ailelerimizle birlikte yaklaşık 25.000 insanın mağduriyete ve açlığa terkedilmiş olmalarını nasıl seyrebiliyorsunuz? Haksız bir şekilde mahkeme ve kayyumlarla zaman kazanarak bizleri oyalamayın. Buradan hükümet ve kamuoyuna yetkililerine de sesimizi duyurmak istiyoruz. Ulusları arası dev şirketler ve onların buradaki ortaklıkları nasıl oluyor da bir anda alicengiz oyunları oynanarak bozuluyor ve biz işçileri bir anda ortalıkta bırakıp kayboluyorlar. Gözümüzün içine bakarak bizleri açlığa ve yoksulluğa sürüklüyorlar. Ana yasada, iş kanununda olan haklarımızın, iş ve işveren arasındaki ilişkilerin denetlenmemesinin şaşkınlığı ve üzgünlüğü içerisindeyiz. Bugün burada halkımıza ve kamuoyuna sesimizi duyurmayı hedefliyoruz. Haftalardır sorunlarımıza çözüm bulunacağı nedeniyle sabretmekte ve beklemekteyiz. Fakat gün geçtikçe görüyoruz ki, Herşey gittikçe lehimize hitap edecek bir şekil almaya devam ediyor. Çoluk çocuğumuzun geleceğini,yıllara dayanan emeklerimizin değerlerini kimseye bırakmayacağımızı ve hakkımızı sonuna kadar savunacağımızı burada bulunan Recep Tayyip Erdoğan Veli Ağbaba Cemal Enginyurt Özgür Özel

𝕋.ℂ. Ü𝕝𝕜ü𝕔ü 𝔹𝕒ş𝕜𝕖𝕟𝕥

11,546 просмотров • 1 год назад

▶️Sağlık Bakanımız Sn.Kemal MEMİŞOĞLU'nun, bir haber kanalında yapılan röportajında,hekim ve sağlık çalışanlarının maaşları ile ilgili sistem konusunda, Bakanlık uzmanları tarafından yanlış bilgi verildiğini öğrenmiş olduk. 1)Sayın bakanımız videoda hekim ve sağlık çalışanların maaşlarının 4 parça halinde olduğunu belirtmiştir. 👉Öncelikle hekim ve sağlık çalışanların maaşları sözde beyaz reform ile sabit ek ödeme, ana maaşa sözde işlevsiz bir kalem şeklinde dahil edilerek, 4 parçadan 3 parçaya indirilmiştir. Dolayısı ile -657 Ana maaş -Taban Ödeme -Teşvik Ek Ödeme şeklinde hekim ve sağlık çalışanlarının maaşı 3 parçadır. 2)Sayın bakanımız videoda sabit ek ödemelerin emekliliğe yansıtıldığı belirtmiştir. 👉Hekim ve sağlık çalışanlarında sabit ek ödemesi hiçbir şekilde emekliliğe yansımamaktadır. Yani bu ücret döner sermaye gelirlerinden ödenirken de emekliliğe yansıtılmadı. Genel bütçeye geçirilip maaş içine kalem olarak katıldığında da emekliliğe yansıtılmadı. 👉Hatta size sorun olarak aksettirilmeyen bununla ilgili bir konuyu da izah etmek isteriz. 👉Sabit ek ödemenin ana maaş içine dahil edilmesi ile birlikte sabit ek ödemenin vergi matrahı yıllık vergi matrahına dahil edilip, yılda hekimlerde ortalama 30 bin TL, hekim dışında ise 10 bin TL maddi kayba neden olmuştur. Sabit ek ödeme yıllık vergi matrahına dahil edilmesi, birçok kamu kurumlarında dahil edilmez iken, hekim ve sağlık çalışanlarında hukuka aykırı şekilde oldurulmuştur(!). 👉Diğer bir sorun ise beyaz reformda sabit ek ödeme ana maaşa dahil edilince mahsuplaşma kaldırıldı diye beyanatlar verilmişti. Ancak uygulamada sabit ek ödemenin brütü, tavan ek ödemeden mahsup edildiği görülmüş ve dava açılmıştı. Danıştay kararı ile bu haksız uygulama iptal edilmesine rağmen, Bakanlık, hukuk tanımayıp, bu haksız düzene devam edilmiştir. 👉Bitmedi !!! Normalde hekim dışı sağlık personeline 375 KHK sabit ek ödemelerden vergi kesintisi yapılmadan ödenir. Ancak bu rakamı teşvik ek ödemenin tavan tutarından mahsup ederken üstüne gelir vergisi kesintisi de eklenerek mahsup edilir. Durum böyle olunca sağlık çalışanlarının teşvik ek ödemesinden 2 kere gelir vergisi kesilmiş olmaktadır. 3-Taban ödemede SGK prim kesilmediği için şanslı olduğumuzu söylemişiniz. Biz hekimsen olarak şanslı değil kendimizi çok şansız hissediyoruz. Neden bugün uzman hekimin sgk prim matrahı 25 bin tl, lisans bir hemşirenin sgk prim matrahı 16 bin tl iken, bir 4/d temizlik personelinin sgk ya ödenecek prim matrahı 50 bin tl dir? 👉5510 sayılı kanunda SGK prim matrahı ne kadar yüksek olursa o kadar yüksek emekli maaşı bağlanacaktır. Bu yüzden sabit ek ödeme, taban ödeme, teşvik ek ödemenin emekliliğe yansımaması çok büyük bir şanslılıktır. 3)Şimdilik hekim ve sağlık çalışanlarının maaş ve özlük hakları ile ilgili ilave bir çalışma olmadığını belirtmişiniz. 👉Şimdi biz soruyoruz, durum bu iken hekim ve sağlık çalışanları kendini nasıl mutlu ve değerli hissetmesini sağlayacaksınız? Hekimsen Maaş ve Özlük Hakları Birimi

Uzman Mutemet (Sedat ATLAS)

79,220 просмотров • 1 год назад