Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Erdoğan, İran'ın Türkiye'deki barış görüşmelerinde masayı devirip Umma'na gitmesi üzerine; "Kapalı kapılar ardında yazılan senaryoları biliyoruz. Kurulan tuzakları, yapılan sinsi hesapları gayet iyi biliyoruz." sözleri ile, Hakan Fidan'ın bu konuşması savaşın, İran, İsrail, ABD, tezgâhı olduğu netleşmiştirmiştir. Türkiye'nin, Suriye'den Somali'ye, Libya'ya kadar olan bölgedeki stratejik enerji kolidorlarında hakimiyeti ve...

229,827 Aufrufe • vor 5 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

Perde Arası Bitti: Uzun süredir beklenen Orta Doğu'daki büyük savaş nihayet başladı. Bu savaşı isteyen tek taraf İsrail'di ve başlatmayı başardı. Şu anda Trump, savaşın başlamasındaki inisiyatifi kendine mal etmeye çalışıyor ve her şeyin iki hafta içinde planlandığını söylüyor. Bu doğru değil, tamamen yalan. Önceki operasyonun koordineli ve planlı başlangıcıyla, bu kez yaşanan kaotik başlangıcı karşılaştırmak yeterli. Ciddi bir savaş böyle başlatılmaz. Savaşı ABD değil, İsrail başlattı ve bunu ABD'den izinsiz yaptı. Bu savaş Trump için son derece dezavantajlı ve başkanlığını ciddi biçimde riske atıyor. Özellikle ABD iç siyaseti açısından sonuçlardan nasıl sıyrılabileceği belirsiz. Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kapatılması, olayların ölçeğini değiştirdi. Hürmüz Boğazı, Dünya petrol arzının önemli bir bölümünü taşıyor (küresel ihracatın yaklaşık %20'si bu dar geçitten geçmekte). Özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkeler bundan doğrudan etkileniyorlar. AB ekonomileri, Asya ülkeleri ve büyük sanayi merkezleri artan maliyetler ve bozulan lojistik zincirleri riskiyle karşı karşıya. Boğazın kapatılması, çatışmayı bölgesel çerçeveden çıkarıp sistemik bir boyuta taşıyacak. Tehdit altında olan yalnızca enerji dengesi değil, küresel ticaretin istikrarı. Petrol fiyatlarındaki artış, taşımacılık, hammadde ve gıda maliyetlerini yukarı çekecek ve bu da yatırımcılar ve hükümetler için belirsizliği derinleştirecek. Waşington tarafında ciddi bir ikilem oluştu bile. Abluka sürerse, sembolik saldırılarla yetinmek zorlaşır ve İran üzerindeki baskı daha kapsamlı adımlar gerektirir. Çünkü aksi halde siyasi maliyet yükselir. Bu durumda askeri operasyon stratejik bir niteliğe bürünür ve eski statükoya dönüş ihtimali biter. Tahran ise maksimum tırmanma kartını oynuyor. Boğazın kapatılması, deniz iletişim hatlarının kontrolü mücadelesine dönüşecek. Bu senaryo, ek aktörlerin de sürece dahil olduğu uzun süreli bir kampanyaya yol açacak. Bölge askeri üsler, ittifaklar ve vekil aktörlerle dolu. Küçük bir hesap hatası zincirleme reaksiyon başlatabilir. Uluslararası toplumda ortak bir tutumun olmaması ise küresel bölünmeyi derinleştirir. Bazı devletler ABD ve İsrail'in güç kullanımını desteklerken, diğerleri bunu güç dengelerini tehlikeli biçimde değiştiren bir emsal olarak görmekte. Sonuç olarak Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması, Batı ekonomilerine ciddi darbe vurabilecek ve küresel güvenlik mimarisinin dönüşümünü hızlandırabilecek stratejik bir eşik anlamına gelmekte. ABD ve İsrail'in İran'da süren operasyonuna gelirsek, operasyon stratejik açıdan başarısız oldu. Taktiksel açıdan İran bombalanıyor ve altyapısı zarar gördü, ama ABD-İsrail'in amacı bu değildi. Amaç: 1) İran'ın komuta kademesini öldür. 2) Lojistiği ve üretimi kesmek için ülkeyi bombala. 3) Vekil güçleri sahaya sür ve iç karışıklık yarat. 4) Darbeyle iktidarı ele al. 1'ci adım yaşanamadığı için (İsrail yüzünden) bu plan elde patladı. Şimdi Amerikalılar başı kesilmiş horoz gibi etrafa saldırıyorlar. Şimdj vekil güçleri sahaya süremezler. Niye mi? Çünkü Vekil güçleri, hava desteği olmadan bölgede tutunamazlar. Bu bölge, Ukrayna gibi 10 yıldır bir cephe harbine hazırlanmıyor. Alan tutma savaşı yaşanacak ve buraya yapılacak bir hava saldırısı, sahadaki kendi vekillerini de etkiler. İran'ın komuta kademesi ölseydi, İran genelindeki gruplar İran ordusu toparlanana kadar alan tutacaktılar. Fakat bu olmadı. Darbe yaptıramazlar. Niye mi? Çünkü İran Ordusu ve İRGC'nin tüm kadrosu sağ. Kiminle darbe yapacaklar? Protesto dalgası başlatamazlar. Niye mi? Çünkü o zaman hava saldırılarını durdurmak gerekir. Protestocular da vurulur çünkü. O zaman da İRGC, her zaman olduğu gibi isyanı rahatca bastırır. Sözün özü, bu operasyonun stratejik açıdan hiçbir getirisi olmadı. ABD, sürpriz faktörünü kaybetti. Havadan bombalayarak da İran'a bir şey yapamazlar. Boğazın kapatılmasının üzerine, Körfez'deki müttefiklere yapılan saldırılar da, ABD'ye ek baskı oluşturmakta.

Terlan Aliyarbeyov 🎖🎖🎖🎖🎖

21,061 Aufrufe • vor 5 Monaten

■ Bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere motorine 12,45 TL, benzine ise 3,68 TL ZAM bekleniyor. (Ekonomim) ■ İran'a ait savaş gemisi Sri Lanka açıklarında denizaltı saldırısıyla batırıldı. En az 101 kişi kayboldu, - 78 kişi yaralandı. ■ MSB: "Hava sahamıza yönelen İran balistik mühimmatı imha edildi • ÜIkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz."Açıklamasını yaptı. ■ NATO: "İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz. İran bölgedeki saldırılarını sürdürürken Türkiye dahil tüm müttefiklerimizin yanında duruyoruz. - Sky News ■ABD Savunma Bakanı Hegseth: (Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen balistik füze hk.) "Durumdan haberdarız ancak bunun 5. Madde gibi bir şeyi tetikleyeceğini düşünmüyoruz." ■ Türk yetkili AFP'ye yaptığı açıklama : "İran'dan atlan füzenin hedefi Türkiye değildi. Güney Kıbris'taki bir üssü hedef aldığığını ancak rotadan saptığını değerlendiriyoruz." ■ ABD Savunma Bakanı Hegseth: "Sevgili ortağımız İsrail! Görevinizi eşsiz bir beceri ve demir gibi bir kararlılıkla yerine getiriyorsunuz; böylesine yetenekli bir müttefikle omuz omuza savaşmak gerçek bir güç. ■ABD Genelkurmay Başkanı Caine: " İran topraklarının içlerine doğru kademeli olarak ilerlemeye başlayacağız." ABD - KARA HAREKATINA başlıyor. ■ABD savaş bakanı Pete Hegseth: "İran Hava Kuvvetleri artık yok. 1996'da kurulan yapı,2026'da yok edildi. İran donanması ise artık Basra Körfezi'nin dibinde.'" ■ İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD 'nin İran' daki saldırılar için ülkesinin güneyindeki iki ABD Üssünü kullanmasını yasakladı. Trump'ın cevabı gecikmedi. Donald Trump : Washington ile Madrid arasındaki ticari bağlarin iptal edildiğini duyurdu. ■ Alexander Dugin: Kürtler her yerde başarısız oluyor. Onlara giderek daha çok ihanet eden ABD ve İsrail'e inanıyorlar. Bu sefer de aynısı olacak. Zavallı Kürtler. Stratejik düşünme yeteneğinden tamamen yoksun insanlar. Bu da neden bugüne kadar devlete sahip olmadıklarını çok iyi açıklıyor. ■ ABD'li Senatör Elizabeth Warren: "Durum Sandığınızdan Daha Kötü" "Savaş Yalanlar Üzerine Kurulu" "Trump'ın İran Konusunda Hiçbir Planı Yok" ➖İran hakkında gizli bir bilgilendirmeden yeni çıktım ve şunu söyleyebilirim: Durum tahmin ettiğinizden çok daha kötü. ➖Endişelenmekte haklısınız. ➖Trump yönetiminin İran konusunda hiçbir planı yok. ➖Bu yasadışı savaş yalanlara dayanıyor ve ulusumuza yönelik herhangi bir yakın tehdit olmaksızın başlatıldı. ➖Donald Trump bu savaş için hala tek bir net neden sunmadı ve savaşı nasıl bitireceğine dair de bir planı yok gibi görünüyor. ➖Pek çoğunuz gibi ben de gerçekten öfkeliyim. ➖Donald Trump'ın yaptıklarına öfkeliyim ve bu gereksiz çatışmada hali hazırda hayatını kaybedenler için üzüntü duyuyorum. ➖Bu savaşı sona erdirmek için elimden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğim. ■ İsrail, Güney Azerbaycan şehirlerindeki tüm sınır karakollarını, polis merkezlerini, askeri kışlaları, istihbarat birimlerine bağlı kurumları ve Devrim Muhafızları’na ait merkezleri özellikle hedef alarak tamamen imha ediyor. Bu saldırıların amacının, PJAK, Komala ve PKK gibi terör örgütlerinin Güney Azerbaycan şehirlerine engel olmadan girişini kolaylaştırmak olduğu ifade ediliyor. ■ Amerikalı sunucu Tucker Carlson: ▪️Dün gece Katar ve Suudi Arabistan’da, bu ülkelerde bombalama planları yapan Mossad ajanları yetkililer tarafından tutuklandı. ▪️Bu durum garip karşılanıyor; mantıklı görünmüyor. Çünkü İsrail neden İran tarafından saldırıya uğrayan iki Körfez ülkesinde bombalama girişiminde bulunsun? Aynı tarafta olmaları beklenirdi. Ancak öyle değil. ▪️İsrail, İran’ın yanı sıra Katar, BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman ve Kuveyt’e zarar vermek istiyor ve bunda başarılı oldu. ■ ABD dışişleri bakanı Marco Rubio'dan itiraf gibi sözler.! “İran'la savaş halinde olmamızın tek nedeni İsrail'in bizi buna zorlaması.” #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

46,228 Aufrufe • vor 5 Monaten

■ ABD üslerinden yüzlerce askeri uçakla, binlerce ABD askeri KARA HAREKATI için Ortadoğu'ya nakledilmeye başlandı. ■ ABD ve İsrail'e ait tahrip gücü yüksek füzelerle, İran'ın başkenti Tahran'ın gece boyunca hedef alındığı açıklandı . ■ İran, ABD'ye ait bir F-15 savaş uçağını düşürdüğünü açıkladı. ■ Yeni atanan İran Savunma Bakanı Majid lbn al-Rida öldürüldü . (Milliyet) ■ Yunanistan Savunma Bakanı Dendias :"Kritik bir anda, iki Yunan fırkateyni ön cephede "Kimon" bir çift Yunan F-16 'sı, Kıbrıs Cumhuriyeti savunmasını güçlendirmek bağlamında KYSEA' nin emriyle Kıbrıs 'a gidiyor. Askeri varlık, koordinasyon ve yüksek uyanıklık anında seferberlik doktrinine göre." Soru şu ! Kime karşı Kıbrıs Rum kesimini koruyacaksınız ? Ortada bir SAVAŞ HALİ yok... Biliyoruz! TÜRKİYE 'YE karşı !!! ■ Hakan Fidan: "Körfez ülkelerinin çoğu savaştan kaçınmaya çalışırken,İran'ın onlara saldırması yanlış bir stratejidir." Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı ! İRAN'I saldrıganlıkla suçluyor. " İranlılar,başkan Trump'ın karşı karşıya bulunduğu karar baskısını iyi okuyabilselerdi, İsrail'in baskısı işe yaramazdı." "Savaşın yayılma riski bizi endişelendiriyor." demiş. TRUMP'A mesaj arasında destek vermiş. İran 'ın ABD saldırısına karşı koymasını doğru bulmamış. ■ Fransa Cumhurbaşkanı Macron: "Charles de Gaulle uçak gemisine, uçaklarına ve refakat grubuna Akdeniz'e acilen geçmeleri emrini verdim. ⁃ Fransa, Kıbrıs kıyılarına yakın bölgelere bir fırkateynle birlikte uçaksavar sistemleri konuşlandıracak. Bölgedeki dostlarımızın yanında olmalıyız. Savunma ve koruma önlemleri alınacaktır. "açıklamasını yaptı. ■ İsrail savaş uçakları 'İran'ın başkenti Tahran'da bulunan MEHRABAD HAVALİMANINI bombalayarak kullanılamaz hale getirdi. ■ İsrail Başbakanı Netanyahu : Dokuz kişinin öldüğü Beit Şemeş bölgesini ziyaretinde İran'ın nükleer ve füze hırsları "tüm insanlık için bir tehdit." ■ İngiltere Başbakanı Starmer : Orta Doğu'daki durumun insanlar için endişe verici olduğunu biliyorum. Birleşik Krallık'ın ve müttefiklerimizin en iyi çıkarları doğrultusunda her zaman hareket edeceğim. ■ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan : 9 ŞUBAT 2026 - CNN Türk : "Şu anda (ABD-İran arasında) ani bir savaş tehdidi yok gibi duruyor."Demişti...))) ■ Askeri Analist Stanislav Krapivnik: İran bu hızla aylarca savaşa devam edebilir. Hala füze ve insansız hava aracı üretiyorlar. ■ Eski FBI ajanı Sibel Edmonds iddia etti . “Trump Erdoğana İran’a Saldırıya Geçme Emri Verdi! Türkiye Trump'tan İrana karşı savaşa açıkça katılma karşılığında CAATSA Yaptırımlarını kaldırmasını istedi.Trump kabul ettiğini Tom Barrack aracılığıyla bildirdi.” ■ Kanadalı Prof. Jiang Xueqin: "Bu bir strateji değil, bu bir trajedi" ▪︎İran "toplam savaş" (cihad) ilan etti. Komuta merkezi yok. Her bölge kendi başına hareket ediyor. Tahran'ı yok etsen bile savaş devam eder. ▪︎ABD-İsrail ise hâlâ eski askeri doktrinle oynuyor:"Başı kes,iş biter." Bu, 21. yüzyıl savaşına karşı işe yaramıyor. ▪︎En büyük ironi: Şehirlerdeki eğitimli, ilerici İranlılar, yani rejim değişikliğini en çok isteyenler bombalanıyor. Kırsaldaki dinî fanatikler ise dokunulmadan kalıyor. ▪︎Yani kendi davanıza en yakın insanları öldürüyor, en büyük düşmanlarınızı serbest bırakıyorsunuz. ▪︎Bu bir strateji değil, trajedi. ■ Çin’den yorum-haber: " İran'a saldırmak en başından beri planın bir parçasıydı. Hürmüz Boğazı'nı kapatan İran değil, Amerika Birleşik Devletleri'ydi. Batı Asya'yı istikrarsızlaştıracaklarını biliyorlardı, bu yüzden Venezuela petrolünü önceden güvence altına aldılar. Barış görüşmeleri sadece bir oyalama taktiğiydi." ■ ABD İran'ın batısındaki Kamyaran/Ravansar 'a özel kuvvetlerini karadan soktu. Şimdi de buraya indirme harekatı planlıyor. Rejimi deviremezse ; sınırımızdan başlayarak İran'ı aynen Suriye gibi üçe bölme planı devrede. ABD'nin Suriye'de ,Türkiye'ye yaptığı oyunu yemiştik.Bu sefer aynı hatayı yapmamak lazım. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

77,449 Aufrufe • vor 5 Monaten

#İran Halkının Yanındayız." Umut Sen, Halkevleri, Devrimci Hareket ve Kızıl Parti, Taksim Tünel Meydanı’nda düzenledikleri eylemde ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarını protesto etti. Umut Sen, Halkevleri, Devrimci Hareket ve Kızıl Parti'nin ortak basın metnini Gün Çağ Aydın okudu. ABD-İSRAİL SALDIRGANLIĞI ORTADOĞU’YU YENİ BİR SAVAŞA SÜRÜKLÜYOR ABD emperyalizmi uzun süredir askeri yığınaklarla sürdürdüğü İran’a yönelik tehditlerini, Ortadoğu’daki ileri karakolu İsrail’i de yanına alarak doğrudan saldırganlığa dönüştürdü. Ortadoğu’da başlatılan savaş, İran’a karşı yeni bir cephe açılarak genişletildi. Libya’yla başlayan, Suriye’yle devam eden; İsrail’in Filistin’e yönelik soykırımcı saldırganlığı ve Lübnan’a dönük düşmanca tutumuyla büyüyen emperyalist saldırganlık, Ortadoğu halklarını her geçen gün daha fazla yıkıma ve sömürüye maruz bırakmaktadır. “ABD ÇIKARLARI” YALANI VE YERLİ İŞBİRLİKÇİLER Donald Trump saldırıyı sözde “ABD çıkarlarına yönelik tehditler” ile gerekçelendirmiştir. Ardından devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi, “ABD’nin İran halkına vadettiği yardım ulaştı” diyerek emperyalist müdahaleyi açıkça desteklemiştir. ABD emperyalizmi, dünyanın her yerinde kendisine işbirlikçilik yapacak yerli unsurlar üretmeye devam etmektedir. Rıza Pehlevi’nin tutumu bunun en güncel örneğidir. “ÖZGÜRLÜK” MASKESİ ALTINDA SÖMÜRGECİLİK Emperyalizm, saldırganlığını “özgürlük ve demokrasi” söylemiyle perdelemeye çalışmaktadır. Ancak bu perdenin ardında daha fazla yıkım, daha fazla kan ve gözyaşı vardır. Trump’ın “ABD çıkarları” dediği şey; halkların ucuz emek gücü haline getirilmesi, enerji ve petrol kaynaklarının yağmalanması ve rakip güçlerin askeri olarak kuşatılması üzerine kurulu sömürgeci düzendir. İRAN’IN KADERİNİ HALKI BELİRLEMELİDİR İran’a yönelik saldırganlık başarıya ulaşırsa İran halkını da benzer bir yıkım beklemektedir. İran’ın kaderi emperyalist müdahalelerle değil, İran halkı tarafından belirlenmelidir. Emperyalizmin ve Siyonizmin bombaları, İran halkının eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesini boğmayı hedeflemektedir. TÜRKİYELİ DEVRİMCİLERDEN DAYANIŞMA ÇAĞRISI Biz Türkiyeli devrimciler, ABD emperyalizminin saldırganlığı karşısında dünya halklarıyla dayanışma içindeyiz. Bugün İran’a doğrudan saldıran ABD emperyalizmi; ülkemizde de topraklarımızın yağmalanmasında, emeğimizin sömürülmesinde ve haklarımızın gasp edilmesinde birincil sorumlular arasındadır. Filistin’de akan her kanın sorumluluğu İsrail Siyonizmi’nde olduğu kadar, onun en büyük tedarikçisi ve destekçisi ABD emperyalizmindedir. Ortadoğu’daki emperyalist saldırganlığı ve sömürgeciliği yenilgiye uğratmak, dünya halklarıyla dayanışmanın en temel adımıdır. YENİLGİYE UĞRATILMASI GEREKEN: EMPERYALİZM VE YERLİ UZANTILARI ABD emperyalizminin ve İsrail Siyonizminin yenilmesi; onların yerli işbirlikçilerinin yenilmesi, bu topraklardaki askeri ve siyasi varlıklarının sonlandırılması demektir. KÜRECİK VE NATO GERÇEĞİ İsrail’e koruma kalkanı olan Kürecik Radar Üssü derhal topraklarımızdan sökülüp atılmalıdır. Kürecik, İsrail’le istihbarat paylaşımının merkezlerinden biri olmasının yanı sıra ülkemizi savaşın doğrudan parçası haline getirmekte ve riskleri büyütmektedir. ABD uçaklarının kullandığı Konya 3’üncü Ana Jet Üssü, ABD ve NATO faaliyetlerine kapatılmalıdır. NATO üyeliği başta olmak üzere ülke topraklarını ABD’nin askeri kullanımına açan tüm ikili askeri anlaşmalar iptal edilmelidir. Türkiye bu savaşta hamasi söylemlerle ve “tarafsızlık” pozuyla hareket edemez. Tarafsızlık, örtük biçimde ABD’nin çıkarları doğrultusunda konumlanmaktır. ABD’nin savaş politikalarını destekleyen her türlü ilişki sonlandırılmalı; bağımlılık ilişkileri kesilmelidir. Bu, hem bu topraklarda hem de Ortadoğu’da barış ve huzurun tek teminatıdır." @dhareket26 Halkevleri Kızıl Parti @umutsendikasii

Fatoş Erdoğan

17,415 Aufrufe • vor 5 Monaten

■ TRUMP : İran'a karşı yürüttüğü savaşa NATO'nun katılmaması üzerine ABD'yi NATO'dan çıkarmayı ciddi olarak düşündüğünü söyledi. ■ FRANSA : NATO, Hürmüz Boğazı'nda bir operasyon yürütmek için oluşturulmadı. ■ AVRUPA PARLAMENTOSUNDAN TÜRKİYE'Yİ DIŞLAMA KARARI : Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi (SEDE) yaptığı oylamada, 2028–2034 yıllarını kapsayacak Horizon Europe programının savunma bileşenlerinden Türkiye’nin dışlanması yönünde karar verdi. NATO ' DAN , AVRUPA GÜVENLİK MEKANIZMASINDAN dışlanan Türkiyemiz tek başına savaşını verecek. Bu kadrolarla hiç bir zafer mümkün değildir. ■ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN : "Bölgemizi bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski var." ■ İran Meclis Başkan Yardımcısı ALİ NİKZAD : İran'ın, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in "intikamını alana kadar ABD Başkanı Donald Trump'ın peşini bırakmayacağını" söyledi. ■ TRUMP : İran'ın ateşkes talebinde bulunduğunu öne sürerek, Hürmüz Boğazı açılana kadar saldırıların durmayacağını ifade etti. ■ BİRLEŞİK ARAP EMRLİKLERİ 'nin : Hürmüz Boğazı'nın zorla yeniden açılması için ABD ve müttefikleriyle birlikte askeri harekata katılmaya hazırlandığı öne sürüldü. ■ İRAN : Savaşı bitirmek için 4 temel şart öne sürerek, taleplerinin karşılanmaması halinde çatışmaların süreceğini kaydetti. ■ DEVLET BAHÇELİ : " Yedi Düveli Yine Denize Dökeriz ." ))) ■ İSFHAN EYALETİ VALİ YARDIMCISI : Ekber Salihi, İsfahan’da yer alan Kaşan Havalimanı’nın ABD ve İsrail saldırısına uğradığını açıkladı. ■ HAKAN FİDAN : "Bölgemizi eşi benzeri görülmemiş bir krizin içine çeken bu savaşın müsebbibi bildiğiniz gibi İsrail'dir." ■ İRAN : Trump'ın ateşkese ilişkin açıklamaları yalan ve asılsızdır. ■ İRAN ORDUSU : İsrail'e attığı füzelerin üzerine Necmettin Erbakan’ın “İsrail laftan anlamaz, İsrail güçten anlar” sözlerini yazdı. ■ İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI : "Hürmüz Boğazı'ndaki durum, İran Deniz Kuvvetleri kontrolü altındadır. Hürmüz Boğazı, bu milletin düşmanlarına açılmayacaktır." ■ İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi : " Türkiye genelinde sokak hayvanlarının yüzde 75'i toplandı." ■ YUNANİSTAN sınırları zorluyor! Türkiye’nin dibine İHA fabrikası kuruyorlar. ■ TÜRK ÇİFTÇİSİNİN : Borçlarının son 4 yılda %634 oranında arttığı belirlendi. ■ LPG'YE ZAM : Bugün gece (02.04.2026 saat 00:01 'den ) geçerli olacak sekilde LPG otogazda 4.27TL zam bekleniyor. ■ TEVFİK KADAN : Mısır'da Enerji Konferansı toplandı. ABD'li enerji devleri Chevron ve Exxon orada. İngiliz enerji devleri Shell ve BP orada. Fransız Total orada. İtalyan ENI orada. Körfez orada, Yunanlar orada Rumlar orada... 13 ülkeden 500 şirket, 2200 konuşmacı orada. Bir tek TÜRKİYE yok. Mısır ve Güney Kıbrıs, dün imzaladıkları Çerçeve Anlaşma ile Kıbrıs çevresinden çıkarılacak doğal gazı Mısır'a götüreceklerini ilan ettiler. ■ ANALİZ : Kimse fiyat artışlarını “savaş var, petrol fiyatları yükseldi” bahanesine yüklemesin. Evet savaş var, petrol fiyatları yükseldi. Brent Petrolün varili bundan 10 sene önce kaçmış, mazot-benzin ne kadarmış bir bakın bakalım. Petrolün varil fiyatı bugünkünden fazla olmasına rağmen mazot bugünkü rakamın 15 te biri kadardı.Araya NAS girdi. ■ ANALİZ : Siyasi iktidar için önceliğin kendi siyasi ömrünü uzatmak olduğu net olarak görülüyor. 112 Yıl önce Enver iki Alman muhribine Osmanlı bayrağı çekerek Karadeniz'de Rus limanlarını bombalaması ile İstanbul boğazının NATO adı altında yabancı güçlerin kontrolüne verilmesi arasında bir fark yok . Olaylar dönüp duruyor. ■ ANALİZ : Yunanistan'n ABD üsleri neredeyse tüm ülkeyi sardı; Dedeağaç, Girit, Larissaa Hedefin Türkiye olduğu açık. Şimdi benzeri bir tablo kendi topraklarımızda mı kuruluyor? İncirlik, Kürecik yetmedi, şimdi Adana Kolordusu ve Boğaz'daki Deniz Unsur Komutanlığı mı? "Oldu-Bitti" mi dayatılıyor? #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

348,327 Aufrufe • vor 4 Monaten

Türkler ve Kürtler 50 yıldır savaşıyor ama bu savaşın kazananı yok. Bir 50 yıl daha sürse yine kazanan olmayacak. Irak, Suriye ve İran’a yapılan birçok şey bir NATO ülkesi olan Türkiye’ye yapılamaz. Eğer bazı bölge ülkelerinin gazına gelip hareket eder, bölgeyi doğru okuyamaz ve kısa yoldan sonuç almaya çalışırsan, Orta Doğu gibi karmaşık bir coğrafyada elindekileri de kaybedersin. Irak ve Suriye Kürtleri silahla belirli kazanımlar elde etti, başardılar. İran’dan da bu şekilde kazanım elde etmek imkânsız değil. Ancak Türkiye gibi güçlü bir NATO ülkesinden silahla bir şey almak kolay değildir. Bu yüzden bir müzakere fırsatı varsa eğer, bu fırsat neden değerlendirilmesin? ABD, İsrail, Fransa, Rusya ya da Avrupa Birliği gibi büyük güçler sadece kendi çıkarlarına göre hareket eder. Kimse kimseye dostluk, kardeşlik hatırına destek vermez. Bugün ABD’nin Kürtlere desteği tamamen bölgedeki stratejik çıkarlarına dayanıyor. İsrail’in Kürtlerden bahsetmesinin nedeni, kendi çıkar hesabı. Fransa ise İngiltere’nin bölge politikalarına karşı bir denge unsuru olarak Kürtleri kullanmak istiyor. Ama bu çıkar ilişkileri bittiğinde, bu ülkeler Kürtleri de yüzüstü bırakır. Rojava’nın Türkiye tarafından bombalanmasına ABD sessiz kalmıyor mu? SDG’nin komutanlarının yerlerini Türkiye’ye bildiren Ruslar değil miydi? Gün gelir çıkarları çatışırsa, İsrail bile Kürtleri hedef alır. Bu nedenle, dört parçaya bölünmüş Kürtlerin her birinin kendi mücadelesini verdiği bir süreç var. Irak Kürtleri savaştı ve bazı kazanımlar elde etti. Suriye Kürtleri de öyle. Şimdi sıra İran ve Türkiye Kürtlerinde. Mücadele şekli ne olursa olsun silahlı ya da siyasi önemli olan sonuç almaktır. Belki de savaşla alınamayan haklar, müzakere ile alınabilir. Kimse bunu bugünden bilemez. Halkların tükendiği, kuşakların heba olduğu bu savaşı sürdürmenin artık bir anlamı yok. Şimdi barış ve diyalog ihtimalini değerlendirme zamanı; çünkü kayıplarla, acı ve gözyaşıyla geçen yarım asrın bize öğrettiği en net gerçek budur.

Leito

30,318 Aufrufe • vor 1 Jahr

İran-İsrail savaşının beş temel mesajı var. Birinci mesaj: Ülkemizin hava savunma sistemlerini hızla güçlendirmesi artık kaçınılmazdır. Çelik Kubbemiz, KORKUT’tan SİPER’e kadar tam kapasiteyle hazır olmalıdır. Savunma sanayiimizde liyakat dışında hiçbir ölçüt geçerli olmamalıdır. Ne vakıf ilişkileri, ne tarikat kadroları bu alana sızmamalıdır. Aslolan, Türkiye’nin harekat bağımsızlığıdır. Milli Muharip Uçağımız ve gururumuz KAAN’ın Hava Kuvvetlerimize 2028’de katılması hedeflenmektedir. Dolayısıyla müttefiklerimizle yürüttüğümüz ilişkiler artık somut ve kalıcı sonuçlar doğurmalıdır. Özellikle CAATSA yaptırımları sonrasında her defasında Amerika’nın tavrını Meclis kürsüsünde açıkça kınayan bir milletvekili olarak altını çiziyorum ki F-35 savaş uçakları Türkiye’nin hakkıdır. Türkiye, bu projenin yalnızca parasını ödeyen bir müşterisi değil; Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı daha yokken kurucu ortaklarından biridir. Bu zaman diliminde, hem İsrail’de bulunan hem de Yunanistan’la sözleşmesi imzalanan F-35’ler; hem hakkımız hem de ihtiyacımızdır. İkinci mesaj: Bölgesel güvenlik gerçeğidir. Kafkaslar’da, Balkanlar’da, Orta Doğu’da, Doğu Akdeniz’de; Kıbrıs’dan İran’a uzanan geniş bir coğrafyada yaşanan her sıcak gelişme doğrudan Türkiye’yi ilgilendirir. Böylesi bir ortamda Türkiye, savaş senaryolarını değil, barış vizyonunu daha yüksek sesle savunmalıdır. Bu çerçevede PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinin kesintiye uğramaması, demokratik siyaseti savunan herkesin ortak dileği olmalıdır. Üçüncü mesaj: Ekonomik güvenliğimizdir. Hürmüz Boğazı’nın kapatılma riski; uluslararası petrol ticaretinden ülkemizin enerji fiyatlarına kadar çok geniş bir etki zinciri yaratmaya gebedir. Güvenlik yalnızca askeri bir alan değil; esasen ekonomik dirençle şekillenen bir alandır. Türkiye’nin enerji bağımsızlığı ve enerji geçiş hatlarındaki köprü olma işlevi aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesidir. Dördüncü mesaj: İsrail’in sınır tanımaz pervasızlığıdır. İsrail’i dizginlememek ve nükleer müzakereleri sürdürmemek, bölgeyi bir yangın yerine çevirecek sorumsuzluklardır. Batılı liderlerin “İsrail bizim kirli işlerimizi yapıyor” sözleri, Batı’nın İsrail saldırganlığına neden göz yumduğunu göstermiştir. Bu sözler, tarih sayfalarına kara bir leke olarak şimdiden yazılmıştır. Bugünkü istikrarsızlığın başlıca sorumlusu; Benjamin Netanyahu ve onun aşırı sağcı koalisyonudur. İsrail’in “önleyici saldırı” doktrinini ahlaken de hukuken de kabul etmek imkansızdır. Bir tehdidin gerçekleşeceği kesin değilse, yapılan saldırı meşru müdafaa değildir. Beşinci mesaj: Dünyadaki silahlanma yarışıdır. Dünya genelinde 12 binden fazla nükleer başlık bulunduğu, bunların çoğunluğunun ABD ve Rusya’ya ait olduğu, İsrail’in ise yaklaşık 90 nükleer başlığa sahip olduğu ifade edilmektedir. Biz, İran rejiminin baskıcı yapısını ve ılımlı temsilcilerini dahi sistemden tasfiye etmesini eleştiriyoruz; fakat asıl hedef dünyanın nükleer silahlardan arındırılması olmalıdır. Çehov’un meşhur sözünü hatırlayalım: “Bir sahnede silah görünüyorsa, o silah mutlaka patlar.” Bu gidişat hayra alamet değildir. Unutmayalım ki dünya hepimizin ortak evidir. Bu ortak evimizde Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. Laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak bölgemizin en kıymetli güvencesidir. Biz aklın yolundan ayrılmadıkça, iç çatışmaları değil ortak hedefleri önceledikçe, hukukun üstünlüğünü sağladıkça ülkemizin geleceği umut, barış ve güvenlik doludur.

Oğuz Kaan Salıcı

217,753 Aufrufe • vor 1 Jahr

■ ABD , İran'a karşı Kara Harekatı başlatma kararı aldı. İstihbarat brifinginden çıkan ABD Senatörü Richard Blumenthal: 15 yıllık senato görevim boyunca hiçbir brifingden sonra bu kadar öfkeli çıkmadım. ABD askerlerinin İran'a kara birlikleri olarak gönderilmesi yönünde bir yola giriyoruz. ■ İsrail Ordusu KARA birlikleri Lübnan 'a girdi. Lübnan Ulusal Haber Ajansı: " İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki bazı noktalarda karadan işgal için ilerlediğini bildirdi." ■ Ekonomist Jeffrey Sachs: ▪️Üçüncü Dünya Savaşı’na doğru gidiyoruz. ▪️İran’a karşı yürütülen savaş adeta bir Armageddon. ▪️Bu kolayca sona erecek bir felaket değil. ▪️Dünya için sonuçları çok ağır olacak." ■ Bangladeş'te savaş kaynaklı Enerji krizi nedeniyle üniversiteler kapandı, yakıt alımına limit getirildi, Ramazan Bayramı tatili öne çekildi. Enerji ihtiyacının % 95'i dışa bağımlı olan Bangladeş, savaşta ekonomik kriz anlamında ciddi olarak ilk etkilenen ülke oldu. --Sputnik ■ KIBRIS adası BOP'UN cephe parçası haline geldi. ▪︎ Ada’nın etrafı yabancı savaş gemileri ile dolu . ▪︎ Türkiye Cumhuriyeti donanmasının en büyük gemisi olan TCG Anadolu, beraberindeki 3 savaş gemisi ile birlikte, İngiliz Limanı Southampton’da demirli ! ■ İran Devrim Muhafızları : ABD üslerine yoğun saldırı başlattığını duyurdu. Umman'da vurulan yakıt tanklarından alevler yükselmeye başladı. ■ ABD Başkanı Trump : İran 47 yıl dünyaya zarar verdi,şimdi bedel ödüyorlar. İran donanmasını ortadan kaldırdık. Bence petrol şirketleri Hürmüz Boğazı'nı kullanmalı.İspanya hiç iş birliği yapmıyor. Çok kötü davrandılar. Halkı harika ama liderleri değil. İspanya ile tüm ticareti kesebiliriz. ■ CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı boyunca sivil limanları "askeri operasyonlar yürütmek için kullandığı" İran'daki sivillere, İran Deniz Kuvvetlerinin faaliyet gösterdiği tüm liman tesislerinden derhal uzak durmaları çağrısında bulunuldu. Bu açıklamaya göre ABD ,İran'a ait sivil limanları hedef alacak . ■ İran Devrim Muhafızları: "İran'ın 700 kilometre yakınında tek bir Amerikan savaş gemisi yok." ■ 28 Şubat’ta Minab’daki okula düzenlenen saldırıya ait yeni fotoğraflarda ABD yapımı Tomahawk seyir füzesine ait parçalar görüldü. ▪️Parçalarda “Made in USA” ibaresi ve ABD Savunma Bakanlığı kodlarının bulunduğu bildirildi." –New York Times ▪︎ Trump (İran’daki kız okuluna saldırı hk ) : "Tomahawk füzesi çok yaygın bir füze ve İran'da da var. Araştırıyoruz." ■ İsveç, vatandaşlarını büyük küresel kriz ihtimaline karşı evlerinde bir haftalık nakit bulundurmaya çağırdı. --Bloomberg ■ ABD Senatörü Lindsey Graham: “Eğer bu iş bittiğinde İran’daki rejim hâlâ ayaktaysa, bir hata yapmışız demektir.” ■ İsrail'de işler çirkinlesiyor. Tel Aviv'de elektriklerin tüm şehirde kesilmesinin ardından sığınaklarda farklı noktalarda toplam 9 kadına tecavüz edildiği bildiriliyor. ■ Almanya : Volkswagen 50 Bin kişiyi İşten Çıkarıyor. Ekonomik krizin faturası işçiye kesildi. 2025 yılını Alman Otomobil devi Volksvagen bir önceki yıla göre % 44 kayıpla kapattı. ■ Epstein belgelerinde adı geçen ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın, Kanadalı Fairfax Financial Holdings şirketinde işe giren Hafize Gaye Erkan'a referans olduğu öğrenildi. ■ Türkiye, TOGG araba markası ile 2025 yılını 700 milyon dolar zararla kapattı. ■ İran Devrim Muhafızları : İsraillilerin cep telefonlarına SMS mesajı gönderdi. Mesajda :"Bölgedeki son ABD radar sistemleri de imha edildi. Hükümet liderleriniz size yalan söylüyor. ÜIkeyi terk edin. Füzeler yola çıktı. Hiçbir sığınak sizi güvende tutamaz. " yazılmış. ■ İran'in Londra Büyükelçisi, İngiltere'yi savaşa daha fazla dahil olma isteğini " Çok dikkatli olması " konusunda ' uyardı. ■ Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitçotakis, " Kıbrıs saldırıya uğradığında, tüm Avrupa saldırıya uğramış demektir. " ortak açıklamasını yaptı. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

171,642 Aufrufe • vor 4 Monaten

Güney Asya’da Bir Kıvılcım, Kürdistan’da Bir Yangın İbrahim Halil Baran 29 Nisan 2025 Hindistan ile Pakistan arasında son günlerde tırmanan gerilim, sadece iki ülkeyi ilgilendiren bir mesele olmanın çok ötesinde. Nükleer silah kapasiteleri, Keşmir ihtilafı ve küresel güç dengeleri nedeniyle, bu kriz tüm dünya için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Gelişmeler, Hint-Pasifik bölgesinde zaten kırılgan olan dengeyi daha da sarsıyor. Son olaylar zinciri, Keşmir’de bir turizm bölgesinde 26 erkeğin öldürülmesiyle başladı. Bu saldırı, Hindistan’ın Pakistan’a karşı sert diplomatik ve ekonomik adımlar atmasına yol açtı. Hindistan, Pakistan'la diplomatik ilişkileri düşürme kararı aldı, İndus Suları Anlaşması'nın askıya alınabileceğini duyurdu ve iki ülke arasındaki tüm ticari ilişkileri sonlandıracağını ilan etti. İndus sularının kontrolünün Hindistan’da olması, Pakistan için hayati bir tehdit oluşturuyor. Pakistan ise misilleme olarak Hindistan’a ait sivil ve askeri uçaklar için hava sahasını kapattı, Hindistan'ın diplomatik personel sayısına sınırlama getirdi ve Wagah Sınır Kapısı'nı kapattı. Ayrıca, İndus Suları Anlaşması’nın askıya alınmasını açıkça "savaş ilanı" olarak göreceğini belirtti. Uluslararası toplum, iki nükleer gücün çatışmasının yaratabileceği yıkım nedeniyle büyük endişe duyuyor. Çin her iki tarafa da itidal çağrısında bulunurken, Rusya, geçmişte sunduğu arabuluculuk girişimlerine rağmen şu anda sürece aktif bir şekilde dahil değil. ABD ve Avrupa Birliği ise sessiz diplomasi yürütüyor. Ancak sahada gerçek dengeler daha belirgin: Çin Pakistan’ın arkasında, ABD ise Hindistan’ın yanında duruyor. Keşmir meselesi, 1947'den bu yana Hindistan ve Pakistan arasında çözülememiş tarihi bir anlaşmazlık. Bu bölge, bugüne kadar üç savaşa (1947-48, 1965, 1971) ve yüzlerce sınır çatışmasına sahne oldu. 2019'da Hindistan’ın Cammu Keşmir’in özerk statüsünü kaldırması, bugünkü krizin temelini oluşturdu. Gerilimi tehlikeli kılan en büyük unsur ise iki ülkenin nükleer silah kapasiteleri. Hindistan’ın Agni-5 füzeleri 5.000 km menzile sahipken, Pakistan’ın Shaheen-III füzeleri 2.750 km'ye ulaşabiliyor. Bu, Güney Asya'da patlak verecek bir çatışmanın kısa sürede küresel bir krize dönüşebileceği anlamına geliyor. Bölgesel dinamikler de bu krizi büyütüyor. Hindistan, ABD'nin Çin’e karşı geliştirdiği Hint-Pasifik stratejisinde kritik bir müttefikken; Pakistan, Çin'in "demir kardeşi" olarak görülüyor. Dolayısıyla Hindistan ile Pakistan arasında çıkacak bir savaş, sadece Güney Asya’yı değil, küresel stratejik düzeni de sarsabilir. ABD, Hint-Pasifik bölgesine büyük yatırım yapıyor. Ancak Hindistan’ın Pakistan’la bir savaşa sürüklenmesi, Washington’un dikkatini Çin cephesinden uzaklaştırabilir. Bu da Çin’e, Güney Çin Denizi ve Tayvan üzerindeki hamleleri için daha fazla alan açar. Öte yandan, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC) Pekin için hayati önemde. Bu koridor, Çin’in küresel ticaret ağı OBOR’un (Bir Kuşak Bir Yol) ana damarı konumunda. Hindistan, ABD ve Avrupa ülkeleri ise buna alternatif olarak Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesini geliştirmeye çalışıyor. Bir Hindistan-Pakistan savaşı, Çin’in Pakistan’daki çıkarlarını tehdit ederek Pekin’in doğrudan müdahil olma ihtimalini artırıyor. Ayrıca İndus Suları Anlaşması’nın askıya alınması ihtimali, Güney Asya’da su savaşları riskini ciddi şekilde gündeme taşıyor. Pakistan'ın tarım ve içme suyu kaynaklarının %80'den fazlası İndus Nehri sistemine bağlı. Bir su krizi, gıda güvenliğini ve enerji arzını tehlikeye atarak dünya genelinde istikrarı bozabilir. 300 milyon insanı barındıran İndus havzasındaki büyük bir göç dalgası, küresel bir felaketi tetikleyebilir. Bu gerilim aynı zamanda Çin-ABD rekabetinin Güney Asya'ya taşınmasına zemin hazırlıyor. Bir yanda CPEC, diğer yanda IMEC gibi dev projeler doğrudan risk altında. Bu da Körfez ülkeleri, İsrail ve Avrupa'nın meselelere daha aktif şekilde müdahil olmasına yol açabilir. Nitekim Hindistan, Fransa’dan 26 Rafale-M savaş uçağı almak üzere 7,3 milyar dolarlık bir anlaşmaya hazırlanıyor. Ayrıca ABD, İsrail, Yunanistan, Fransa, Katar, BAE ve Hindistan'ın katılımıyla Yunanistan ev sahipliğinde büyük bir hava tatbikatı gerçekleştiriliyor. Krizin derinleşme riski, sadece Hindistan ve Pakistan'la da sınırlı değil. İran’ın Belucistan bölgesindeki bağımsızlıkçı hareketler, Afganistan’daki Taliban yönetiminin istikrarsızlığı ve Ortadoğu’daki mevcut kaos ortamı, Güney Asya'da başlayacak bir yangının çok daha geniş bir coğrafyaya sıçrama ihtimalini artırıyor. Bugün itibarıyla gerilim, diplomatik, ekonomik ve sınırlı askeri adımlarla sürüyor. Ancak nükleer güçler arasındaki her yeni tırmanma, öngörülemez riskler barındırıyor. Bu nedenle itidal çağrıları ve etkin kriz yönetimi girişimleri, hiç olmadığı kadar büyük önem taşıyor. Sonuç olarak, Hindistan-Pakistan gerilimi, yalnızca Keşmir ihtilafı veya Güney Asya dengeleri üzerinden okunabilecek bir kriz değil. Nükleer risk, su ve enerji güvenliği, küresel ticaret koridorları ve Çin-ABD rekabeti üzerinden tüm dünya sistemini etkileyebilecek bir tehdide dönüşmüş durumda. Şimdilik ne alakası var denilse de Hindistan ile Pakistan arasındaki kriz, Kürtler açısından doğrudan bir taraf seçimi meselesidir. Çünkü Kürtlerin Ortadoğu’daki geleceği, doğrudan ABD ve İsrail’in bölgesel politikalarına bağlı bir evrim geçirmektedir. Özellikle Suriye, Irak ve İran üçgeninde Kürtler, ABD ile fiili, İsrail ile ise stratejik bir ittifak ilişkisine sahiptir. Yakın bir zamanda Suriye'de Kürtler doğrudan ABD'nin askeri ve siyasi desteğiyle özgürleştiler. İsrai’in operasyonlarıyla Suriye’de İran’ın etkisi azaltıldı ve sonuçta Kürtler artık federe bölge kurmaktan bahseder hale geldiler ve buradaki kaderimiz de İsrail’in bölgedeki güç dengesini elinde tutmasıyla mümkün. Irak'ta 1991 Körfez Savaşı sonrası kurulan güvenli bölge ve ardından Kürdistan için oluşturulan federal statü süreci doğrudan ABD etkisiyle gerçekleşti. Irak’ın bir karşıtı olarak İsrail, bu statünün korunmasında oldukça stratejik bir role sahip. Bugün İran’da da Kürtlerin özgürleşmesi, doğrudan ABD’nin ve İsrail’in İran’a yönelik tutumuyla kesinlikle yakından ilgilidir. Türkiye’de de durum farklı değildir. Bu stratejik ittifak ilişkileri göz önüne alındığında, Kürtler açısından Pakistan ve Çin ekseninin desteklenmesi siyasi bir intihar anlamına gelir. Çünkü Pakistan ve Çin, İran rejimiyle dostane ilişkilere sahiptir ve Türkiye bu üçü ile ayrıca ittifaka sahiptir. Nitekim bu krizde Çin, Türkiye ve İran, doğrudan Pakistan’dan taraf olmuşlardır. Özellikle Türkiye’nin Pakistan’a verdiği destek, yalnızca dini ve siyasi yakınlıkla açıklanamaz. Asıl mesele, 20. yüzyılın başında İngilizler tarafından kurulan bölgesel statükoyu koruma amacıdır. İngilizler, Sovyetlerin sıcak denizlere inmesini engellemek üzere Yunanistan, Türkiye, İran, Afganistan, Hindistan ve daha sonra da Pakistan’ı bir set olarak inşa etmişti. Bugün de bu strateji hala değişmiş değildir. Türkiye, İran ve Pakistan gibi devletler, İngilizlerin çizdiği sınırları, özellikle Kürtsüz sınırları koruma refleksiyle hareket etmektedir. 1955 yılında kurulan ve Sento olarak bilinen Bağdat Paktı'nın temel amacı da budur: Kürtlerin statü talebini bastırmak ve bölgeyi Batıya entegre bir tampon kuşak halinde tutmak. Bugün Pakistan, İran rejimiyle askeri teknoloji işbirliği yapıyor, Taliban yönetimiyle ilişkilerini güçlendiriyor ve Türkiye’nin Kürt karşıtı politikalarını destekliyor. Türkiye ise hem Pakistan üzerinden Asya’ya üzerinde bir etki üretiyor hem de Birleşmiş Milletler ve İslam Konferansı Örgütü gibi platformlarda Kürtlerin uluslararası tanınırlığını bu güç birliği ile engelliyor. Sonuç olarak, Kürtler açısından Hindistan, Kürdistan özgürlük mücadelesinin dolaylı müttefiki konumundadır. ABD’nin Hindistan’a verdiği destek ve Hindistan’ın Çin-Pakistan-İran-Türkiye bloğuna ve elbette İngilizlerin bölgesel statükosuna karşı duruşu, Kürtler için stratejik bir fırsat alanı yaratmaktadır. Bu nedenle Hindistan'ın güçlenmesi, Pakistan’ın zayıflaması ve ABD ile Hindistan ekseninin bölgesel ağırlık kazanması, Kürt ulusal çıkarlarıyla uyumludur. Kürtlerin bölgesel siyasette doğru tarafı belirlerken bu tarihsel ve jeopolitik gerçekleri göz önünde bulundurması kritik önemdedir.

ibrahim halil baran

38,705 Aufrufe • vor 1 Jahr

■ İsrail İran'ı bombalıyor! Tahran'ın birçok yerinde patlamalar meydana geldi. Dünyanin en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R Ford'un israil kıyilarına ulaştığı bildirildikten sonra, İsrail hava kuvvetleri İran'a saldırı başlattı. ▪︎ İsrail Savunma Bakan Yisrael Katz, İsrail'in İran'a karşı önleyici saldırı başlattığını duyurdu. ▪︎ İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre ise başkent Tahran'da patlama sesleri duyuldu. İran medyası, patlamaların nedeninin henüz bilinmediğini bildirdi. ▪︎ İsrail'de ise sirenler çaldı. İsrail ordusu ise sirenlerin, hava saldırısı ihtimaline karşı halkı hazırlamak amacıyla uyarı olarak devreye sokulduğunu açıkladı. İSRAİL RESMİ AĞIZDAN SALDIRLARIN YANİ SAVAŞIN BAŞLADIĞINI duyurmuş oldu. İran'ın tepkisi ve ABD 'nin bölgeye yığdığı savaş gücünü harekete geçirmesi bekleniyor. ▪︎ Uluslararası istihbarat kaynaklarında ise çok ters bir analiz var. GERALD FORD - Dünyanın en büyük uçak gemisi .... Elektronik harp özellikleri en yüksek seviyede... Türk ordusunun SURİYE 'DE KÜRDİSTAN KURMA faaliyeti içerisinde olan YPG / PKK 'ya karşı askeri operasyon düzenleme ihtimaline karşı ,İSRAİL kıyılarına konuşlandığı ve böyle bir durumda devreye sokulacağı bilgisini aktarıyor. AKAPE - MEHAPE 'nin YPG / PKK terör örgütünün Teröristbaşı ile yapılan anlaşmaya göre SİLAH bırakması öngörülmüştü . Bu hikaye FOS çıktı. Öyle ki ; YPG / PKK Terör elebaşı MAZLUM ABDİ terörist başı, DİPLOMATİK PROTOKOLLE MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSINA geldi . Bu Diplomatik skandal gözden kaçırıldı. ▪︎ İRAN topraklarında faaliyet gösteren Kürtçü PJAK terör örgütü ise : İranlı Kürtlerin önde gelen beş örgütü Tahran'daki yönetime karşı ittifak kurduklarını duyurdu. Irak'ta sürgünde olan beş örgüt "İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonu"nun kurulduğunu 22 Şubat Pazar günü ilan etti. Gelişmeler ardı ardına bölgede savaşın artık başladığını gösteriyor. ABD'nin etkili Türkiye düşmanı Michael Rubin ise dikkat çekici bir açıklama yaptı ... "Türkiye'nin sömürgeci hedefleri yoksa, Hatay', Suriye'ye vermelidir." Dedi... ABD başkanı Trump 'ın SURİYE yönetimini elinde bulunduran ŞARA hakkında sözleri dikkat çekici .. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'yı bulunduğu konuma kendisinin getirdiğini söyleyen Trump, "Esasen benim oraya getirdiğim Suriye Cumhurbaşkanı olağanüstü bir iş çıkarıyor. O sert bir adam, uslu bir çocuk değil, yoksa bunu başaramazdı. Şara şu ana kadar Kürtlere karşı çok iyi davrandı." ifadelerini kullandı. ▪︎ Bölgede TÜRKİYE'YE karşı derin çukurlar açılmış durumda. Netenyahu'nun politikalarını devam ettirecek ,Netenyahu sonrası Başbakan olacak gözüyle bakılan .... " Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett,Türkiye yeni İran'dır." 'Erdoğan kurnaz ve tehlikeli bir rakip ifadelerini kullanarak İsrail'e Türkiye'ye karşı harekete geçme çağrısında bulundu.' Bu bilinen stratejik hareket planının artık masada SAVAŞ kartının açıkça açılmasını dillendiriyor olmaları tesadüf olmasa gerek. ▪︎ Bir ABD 'Lİ ise Türkiye'ye çağrı yapıyor... "ABD'li bir vatandaş: -Tel Aviv haydut, deli ve psikopat bir rejime dönüştü. -Şimdiden İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye geleceğini söylüyorlar. -Türkiye, uyansan iyi olur! " diyor. ▪︎ ABD Televizyonlarında konuşulan konu ise ... Ana Kasparian" İsrail'in İran’dan sonra Türkiye’yle bir savaşa hazırlandığını ve ABD’yi de İran’dan sonra Türkiye’ye karşı bir savaşa sürükleyecekler." dedi. Bu hızlanma emareleri ve çağrılar, İsrail'in ikinci kez İran'a saldırmasıyla daha hızlanacak. ▪︎ Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif 'in ,ABD Başkanı Trump'ı yalayan açıklamasından sonra ,Afganistan'a PAKİSTAN'ın savaş ilan etmesi tesadüf değil. ■ Erdoğan, "Açık söylemek gerekirse, Türkiyesiz bir Avrupa güvenliği düşünülemez." dedi. Avrupa oralı bile değil. Müttefiklik arayışları boşa çıkıyor. İsrail / İran'a karşı SAVAŞ'I başlattıklarını duyurdu. Ülkemiz ekonomisi çok büyük zorlanacak. Biz yolda bırakmayız, #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

24,812 Aufrufe • vor 5 Monaten

İRAN'A Siyonist Saldırı ve BATI'NIN KUKLA KÜRDİSTAN HAYALİ! Suriye ve Irak'ı kan gölüne çeviren küresel çetenin 'böl ve yut' şablonu şimdi İran için devrede! Asıl tehlike şu: Nihai hedef, Türkiye'nin güneydoğusunu da yutacak 4 parçalı bir 'kukla Kürdistan devleti' kurmaktır. Unutmayalım; Avrasya'nın kapısı İran düşerse Türkiye üşür, sıradaki felaket bizim olur! Youtube kanalımızdan izleyin : “Türkiye’ye Kar Yağsa Biz Burada Üşürüz” Öncelikle, şu Epstein çetesinin İran’ı bombardımanı sürerken molla rejimini demokrasi terazisine oturtanların manasızlığının altını çizmek istiyorum. Bu konuşmalar Amerikan/İsrail Siyonist saldırısını meşrulaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Ortadoğu yangın yerine dönmüşken önceliğimiz, dört parçalı Kürdistan projesine odaklanmaktır. Bu çerçevede 22 Şubat’ta açıklanan ittifakı bir kez daha dikkatinize sunmak istiyorum. Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren durum budur. İran’a saldırıdan 6 gün önce 22 Şubat günü bir haber yer aldı. Haber başlığı şöyleydi: “Irak'ta faaliyet gösteren İranlı Kürt örgütler, Tahran yönetimine karşı ittifak kurdu.” Bu ittifakın adı : "İran Kürdistan’ı siyasi güçler koalisyonu" PKK’nın İran kolu PJAK önderliğinde 4 Kürtçü parti daha bu koalisyonda yer almış ve bir ortak açıklama yayınlamışlar ana hedefleri ise: "İran İslam Cumhuriyeti’ni devirmek ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesini sağlamak." Malum benzer cümleler Irak’ta Suriye’de de aynen bu şekliyle söylenmiş ve hayata geçirilmiştir. Şimdi küresel çete İran’ı hedefe koyarken aynı anda özerk bir İran Kürdistan’ı yaratmak için de adımlarını hızlandırmış görünüyor. İran’a hava saldırısından birkaç gün önce ırak’ta kurulan bu Amerikan yapımı İran Kürtçü koalisyonu saldırı paketinin önemli bir parçası. Çünkü bu haberin hemen akabinde Amerikan basınında Trump’ın İran içindeki rejim karşıtı silahlı grupları kara gücü olarak kullanacağı bu yönde adımlar atıldığına ilişkin haberler yer almaya başladı. Aynı anda İranlı Kürt grupların askeri operasyonda destek almak amacıyla Washington ile görüşme yaptıkları haberleri basına düştü. Aslında şablon bayat bir şablon! Biz bunları yakın zamanda birçok ülkede yaşadık. Önce hedef ülkeye Amerikan, İngiliz ve İsrail istihbaratı sızıyor. Medya mensubu kılığında ajanlar istihbarat topluyor. Uluslararası Kriz Grubu gibi şer odaklarının sözüm ona uzmanları içerdeki Kürtçü grupları bir araya getiriyor. Wladimir van Wilderburg bunlardan biri. Bu çağdaş Lawrence 15 -20 yıldır Suriye, Irak, İran içinde PKK türevi partilerle çalışma sürdürüyor. Ve bu onlarca isimden sadece biri… Kriz Grubunun muhbiri van Wilgenburg geçen yıl “Suriye’deki Kürt milli konseyi İran’daki baskıcı rejimi kınıyor, haberini yapmış ve – buraya dikkat- Uluslararası Toplum’a İran’a müdahale için çağrıda bulunduklarını yazmıştı. Bunlara bir ülkede ayaklanmanın ‘iklim yaratıcıları ‘ ‘kolaylaştırıcılar’ da deniyor. Suriye’deki Kürtçülerle İran ve Irak’takileri entegre etme görevini de yürütüyorlar. Çeşitli provokasyonları hazırlayanlar var. Terör gruplarıyla temasta olan onların Pentagon ve Black Waters gibi terör şirketleriyle temasını sağlayanlar var. Siyasi kadroyla ilişkileri yürütenler var. Suriye iyi bir örnek... Suriye’de 2004 itibariyle Amerikan büyükelçisi eliyle Sünni, Alevi, Şii, Kürt, Dürzî, Hıristiyan ayrılıkçılığı körüklenmişti. Bunun için Irak’ta da uygulandığı gibi farklı gruplardan insanlar katledildi. Suç, diğer grupların üzerine atıldı. Kaos yayıldı. Önce Humus’ta selefi örgütler hazırlandı. Amerikan özel kuvvetleri, Suriye’den, Irak’tan, Lübnan ve Ürdün’den ‘iş’e alınan adamlarla ölüm mangaları oluşturdu. Bir tarafta IŞİD bir tarafta ÖSO bir tarafta YPG’ye para dağıtıldı. Hepsi aynı kasaya bağlıydı. Ordudan medyaya, işadamlarından politikacılara kadar her alanda önemli isimler satın alındı. Bir gecede Esad’ın ordusu ellerinde dolar dolu bavullarla ortadan kayboldu. Özetle, Irak ve Suriye örneği çok önemli örneklerdir. İşte bunların bir benzeri İran için hazırlanıyor. Amerika ve İsrail, İran’ı parçalama ve kara savaşına öncülük edecek güç olarak Kürt koalisyonunu görevlendirmiş görünüyor. İran’daki PJAK, Suriye’de SDG ve Irak’taki PKK birlikte hareket edecek. Son hedef ise ortada kalan Türkiye’nin güneydoğusu olacak. Bu dört parçanın birleşimi kukla bir Kürdistan devleti oluşturacak ve enerji kaynakları ve yollarının ortasında yerini alacak. Hayalleri bu! Biz bu hayal doğrultusunda yayınlanmış birçok kaynağı yıllardır açıklıyoruz. Amerikan istihbaratının yayınladığı çok sayıda belge, kitap, raporu deşifre ediyoruz. Freedman’ın Fuller’in kitap ve raporlarında adımlar açık seçik ortaya konulmuştu: Milli meclislere Kürt ayrılıkçı partilerin sokulması, açılım ve çözüm süreçleriyle halkın bölünmeye hazırlanması, komisyonlar kurularak bölücülere meşruiyet kazandırılması CIA’nin önerileri arasındadır. (Graham Fuller, Hanri Barkey kitabı Türkiye’nin Kürt Meselesi) Her ülke için yol haritaları var ama Avrasya’nın kapısı İran kolay lokma değil. Bölgedeki en güçlü imparatorluk geleneği olan 3 devletten biri İran. Diğerleri Rusya ve Türkiye… Bu devletler ve genetik hafızaları oldukça derin tarihsel tecrübeleri taşır. İran Avrasya’nın kapısı, Rusya ve Çin’in müttefiki bu ülkedeki bir çöküş Türkiye başta olmak üzere tüm Avrasya’yı felakete sürükler. O nedenle Asgar Fardi’nin sözünü tekrarlayarak bitirelim: “Türkiye’ye kar yağsa biz burada üşürüz” demişti. Bunun tersi de geçerli… Bu coğrafyada Epstein çetesinin çöktüğü her ülkenin felaketi bizim de felaketimiz olur. İran’da bizim kendimizi yakın hissetmediğimiz bir sistem olabilir. Atatürk Irak, İran ve Afganistan’la ittifaka girerken bu ülkelerin krallıkla mı şahlıkla mı yönetildiklerine bakmamıştı. Bölgesel çıkarları öne almıştı. Banu AVAR, 4 Mart 2026

Banu AVAR

198,345 Aufrufe • vor 5 Monaten

■ TRUMP : "Salı günü İran’da Enerji Santrali Günü ve Köprü Günü olacak." Dedi. Trump verdiği süreyi bir gün uzattı. ■ NETENYAHU : Ortadoğu'da Herkese Saldıracağız. Orta Doğu'nun çehresini değiştireceğimizi söylemiştim ve değiştirdik. Biz saldıran tarafız ve her zaman, her ülkeye saldıracağız. ■ ALMAN TELEVİZYONU: "İSRAİL' İN YENİ MEYDAN OKUMASI TÜRKİYE'YE." İSRAİL için yeni jeopolitik hedefin Türkiye olduğunu açıkladı. ■ YUNAN TELEVİZYONUNDA sunucu:"Sırada Türkiye var. Türkiye zayıfladı." ■ İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI ERAKÇİ :Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi ülkelere gönderdiği mektupta Buşehr Nükleer Santrali’ne yönelik saldırıların radyoaktif kirlenmeye bağlı olarak insan ve çevre güvenliğini riske attığını belirtti. ■ TRUMP:Her şeyi havaya uçurup petrolü ele geçirmeyi düşünüyorum. ▪︎ Hürmüz Boğazı'nın açılmaması durumunda salı günü İran'ın enerji altyapısını ve köprülerini hedef alacaklarını duyurdu. ■ İRAN'DAN DÜNYAYA ÇAĞRI: Harekete geçin,yarın çok geç olacak . İran’ın BM Daimi Temsilciliği’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda,ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik son açıklamalarına tepki gösterildi. Trump’ın "Salı günü Elektrik Santrali Günü ve Köprü Günü olacak. Hepsi bir arada,daha önce benzeri görülmemiş olacak" sözleri hatırlatılarak," DÜNYA'YA çağrı yaptı. ABD'NİN hedef saldırısının engellenmesi için " Harekete geçin "dedi. ■ İRAN : ABD enerji ve su noktalarına saldırdığı takdirde BAB ÜL MENDEB boğazını da kapatacağız. ■ İSRAİL SAVUNMA BAKANI Yisrael Katz : İran'ın tüm bölgelerinde güvenlik ve stratejik hedeflere saldıracaklarını açıkladı . ■ İSRAİL : Mescid-i Aksa'yı sınırlı olarak açma kararı aldı, Müslümanlar ve Yahudilere giriş izni verildi. ■ ARJANTİN TELEVİZYONU SUNUCUSU : "İsrail hükümetinin tamamı öldürülmeli. Hiçbir merhamet gösterilmemeli. Dünya onları Nürnberg'deki Naziler gibi idam etmeli. Tek bir kişi bile kalmamalı. Köpek öldüğünde kuduz da biter." ■ ATATÜRK Havalimanı'nın yıkılarak yerine yapılan Millet Bahçesinin kamu zararının 22,5 milyar TL olduğu ortaya çıktı . ■ ABD'Lİ SENATÖR GRAHAM :Bu gece öğrendiğim şey şu, İran'ın önümüzdeki iki ila üç hafta içinde bir seçim yapması gerekecek. Ya içinde bulunduğunuz bu (nükleer) işten vazgeçeceğiniz bir anlaşma yaparsınız ya da bir ulus olarak ayakta kalmanızı sağlayan tüm varlıklarınızı havaya uçuracağız. Seçim sizin. Bu süre, altyapılarının havaya uçurulacağı süredir. Elektrik şebekeleri, gelir elde etme yetenekleri ve tüm ekonomilerinin can damarı olan petrol... Bunların hiçbiri artık var olmayacak. ■ ARJANTİN : Stratejik Koordinasyon ve Acil Durum Sekreterliği'nden sızdırılan gizli rapor : 300.000 İsrailli ülkeye kabul edilecek. - Patagonya'nın yanmış bölgelerinde İsrailliler için "İsrail Peygamberi Josué'nin Özel Mahallesi" adında mini bir ülke kurulacak. ■ BEYAZ SARAY TRUMP RUHANİ DANIŞMANI Paula White : Beyaz Saray'daki Paskalya yemeğinde Trump'ı Hz. İsa’ya benzetti . "Hiç kimse sizin ödediğiniz bedeli ödemedi. Neredeyse hayatınıza mal olacaktı. İhanete uğradınız, tutuklandınız ve haksız yere suçlandınız. Bu, Rabbimiz ve Kurtarıcımız'ın bize gösterdiği tanıdık bir kalıptır. Ama Tanrı’nın bir planı vardı. O'nun dirilişi sayesinde ayağa kalktınız.” ■ ÇİN' İN bilançosundan geçen hafta bir gecede 1.4 trilyon dolar adeta buharlaştı. •650 milyar $ döviz rezervlerinden silindi . •750 milyar $ ABD tahvillerinden çıkarıldı. Hızlıca eriyor. ■ İNGİLTERE 'de Wildwood Trust hayvan parkı, sürüde "huysuzluk ve vahşileşme" belirtileri görüldüğü gerekçesiyle parktaki tüm bozkurtları öldürdü. ■ NICCOLO MACHİAVELLİ : “Prens” adlı eserinde şöyle der: “Komşunu yenmek için büyük güçlerle ittifak kurmak,stratejik bir tuzaktır;eğer kazanırsan, daha büyük gücün kölesi olursun;eğer müttefik güç yenilirse,öfkeli komşunun karşısında yalnız ve savunmasız kalır, yok edilirsin.” #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

116,659 Aufrufe • vor 4 Monaten

Türkiye'ye TUZAĞA DİKKAT… 2025'e girerken Youtube: Hepinize sağlıklı, huzurlu bir yıl diliyorum. *** Bir ateş çemberi içindeyiz; hem bireysel hem ülke hem de bölge olarak. 2024, bölgemizde bir kırılma yılı olarak tarihe geçecek. Art arda birçok katliama tanık olduk. Gazze medeni dünyanın gözü önünde neredeyse yok edildi. İran Cumhurbaşkanı Reisi bir suikaste kurban gitti! Lübnan’da Hizbullah’ın lideri Nasrallah katledildi. Suriye’de Esad devrildi. Yerine eski El-Kaide elemanı El-Golani geldi. Bölgede şimdilik direniş cephesi kaybetmiş görünüyor. Rusya ve İran geri çekildi. İsrail ve Amerika kazandı. Durum bu! Türkiye de Suriye topraklarında nüfuz sahibi görünüyor. Şam’da koltuğa oturan Eş-Şara Türkiye himayesinde… Ayrıca tüm Atlantikçi güçlerle temasta. Suriye’nin kuzey doğusunda hâkim olan güç ABD desteğindeki PKK. Demek ki Türkiye’nin güney sınırındaki yeni komşuları El-Kaide ve PKK… Onların patronları Amerika! Esad devrilene kadar yakın ilişki içinde olduğumuz Rusya ve İran’la artık o kadar da yakın değiliz. ABD ve en yakın müttefiki İsrail’le bilfiil beraberiz. En büyük katil dediğimiz İsrail ile Suriye’de bir anlamda müttefikiz. Amerikan istihbaratının üst düzey isimleri, “bölgede Amerika’nın iki vekili Türkiye ve İsrail” diyorlar. Hudson Enstitüsü Kıdemli Uzmanlarından Eski Beyaz Saray Danışmanı Mike Doran, İsrail basınına verdiği mülakatta; Suriye’de İsrail ve Türkiye kol kola iş yapacak, dedi. Doran, herhangi bir uzman değil. Trump ile birlikte çalışacağı kesin gibi. Amerika, İsrail ve Türkiye’yi PKK ve HTŞ’yi kontrol etmekle görevlendirdi. Hem Kürdistan’ın hem Sünnista’nın ipleri ABD’nin elinde… Amerika’nın nihai hedefi; Irak Kürdistan’ı modelini Suriye’de uygulamak. Bunu SDG ile yapacak. SDG’nin açılımı: Suriye Demokratik Güçleri. Tercümesi PKK’nın Suriye kolu… Kafa karıştıracak birçok adı var bunların YPG, PYD, SDG vs. o nedenle ben PKK adı altında kullanmayı daha doğru buluyorum. Birileri kafamız karışsın diye farklı isimler ortaya atıyorsa tam tersini yapmak daha akıllıca! Suriye PKK’sı Amerika ve İsrail desteğiyle büyüdü, ordu kurdu yani şu anda bilfiil özerk bir eyalet formatında! Ve bu oluşum, Türkiye sınırında . Başsız bir ülke Suriye’de at oynatmaktalar. Münbiç’teki hareketlilik ortada. Gelen haberler etnik ve mezhepsel çatışmaların büyüyeceğini gösteriyor. Şam ayakta, Tartus yanıyor. Silahlı alevi gruplar katliamdan korunmak için dağlara çıkıyor. Kurulan oyun bol tuzaklı. Türkiye’ye kurulan bu tuzak, Trump çevresindeki isimlerin ağzından yankılanıyor. Mesela Trump’ın Ulusal İstihbarat Direktörü olarak seçtiği eski asker Tulsi Gabbard adlı hanım açıkça tehdit ediyor: “Türkiye’nin İslamcı Diktatörü El-Kaide’yle işbirliği yapıyor.” diyor. “Suriye’de El-Kaide’yi kullanarak bir halifelik kurmak istiyor.” diyor. “El-Kaide ordumuzun katilidir. Bu işbirliklerini affetmeyiz!” diyor. O da gayet iyi biliyor ki El-Kaide de IŞİD de HTŞ de ABD yapımıdır. Bunu Trump zaten kaç kere söyledi. Bunları hem terör örgütü ilan edip hem CIA tarafından eğiten de ABD’dir.Hem Erdoğan’ı övüp hem adamlarına tehdit ettirmek de Trump’ın yoğurt yiyişidir. Malum 2019 yılında Barış Harekâtı başladığında Erdoğan’a ‘aptal olma’diyen Trump, bugün Erdoğan’a övgüler düzüyor. Amerika her zamanki gibi iyi polis kötü polis oynuyor. Türkiye oyunun sonunu görmek zorunda… Sonunda Libya’da da olduğu gibi kullanılıp kenara atılma tehlikesi büyük! Amerikan planının ilk aşaması, Türkiye destekli HTŞ ile ülkenin batısında bir Sünnistan kurdurmaktı. İkinci aşamada,Suriye Kürdistan’ın kurulması var. 15 Temmuzun geleceğini üç ay önce söyleyen Amerikalı ‘uzman’lardan Michael Rubin bugünlerde Suriye PKK’sının olduğu bölge için “no flyzone/ uçuşa yasak bölge” istiyor! Irak’ta yapılanın aynısı… Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Kürtler de bizim himayemizde” diyor. DEM Partiyle İmralı’yı buluşturma fikri de Fırat’ın doğusundaki planla ilgili gibi! Acaba Irak modelini Suriye’de uygulayacak olan biz miyiz? Yeni anayasa federal bir Türkiye için mi kurgulanıyor? Bunları 1 Eylül 2016’da Cerablus Harekâtı başladığında HaberTürk’teki mülakatımızda söylemiştik. ( İsrail’in Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, “Kürtler dört ülkeye bölünmüştür. Kürtler, İran ve Türkiye’nin baskı ve saldırganlığının kurbanıdır. Irak’ta özerkliğe sahiptirler. Suriye’de ise fiilen özerktirler. Kürtlerle bağlarımızı güçlendirmek çıkarlarımız gereğidir.” diyor. Ruslar, Suriye’de büyük bir savaşın yaklaştığını yazıyor. “Kitlesel katliamların, dini ve etnik azınlıklara karşı şiddet olaylarının yaşanacağını ve Türkiye'nin istikrar ve güvenliğinin bunlardan çok etkileneceğini” söylüyorlar. Biz, “Türkiye’nin düşmanı değiliz ama Türkiye bir kez daha Batıdan büyük düşmanlık görecek” diyorlar. 2025’in başında Türkiye ekonomik, sosyal, kültürel ve demografik zorluklarla yüz yüze. Ve Türk milleti yorgun ve bezgin… Aydınlar, hepsi birbirine benzer partiler arasında. A’dan B partisine oradan C partisine geçişler yapan seçim zamanı birbirine kükreyip diğer zamanlarda aynı parasal işlerde ortaklaşan vekillerle dolu ortalık! Fakirlik çöktü milletin üzerine… On yıllardır sürüleştirme operasyonuna maruz kaldık. Emir almaya alıştık. Beynimiztembelleşti. Sandıklar önünde sıraya girmeyi demokrasi zannetmeye başladık. Yaşamımız alışveriş merkezleri, güvencesiz iş ve ağır zehir işlevi gören aptal kutusu arasında kilitlendi. Artık ‘sandık kafa’lılıktan vazgeçip ufkun ötesine bakma zamanı… Artık bu bir tercih değil bir şart olarak önümüzde. Kuzeyimizde düşman var, güneyde komşumuz ABD ve İSRAİL. Ege’de Yunan savaş hazırlığında. Bütün adalar Amerikan birlikleriyle kaplı, Ege ise açık ABD üssü durumunda! Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum kesimiemperyalistlerin üsleriyle donandı. Ve doğuda parçalanmış bir Irak ve hedefe konmuş bir İran var. Borç seviyemiz dünya sıralamasında en başlarda. Ordumuz Ergenekon, Balyoz kumpaslarından geçti. Genç teğmenler disiplin cezalarıyla bezdirilmekte. 20 yıldır tekrarladığım ve hayata geçirmeye çalıştığım önerim: Geniş tabanda yerel demokratik örgütlenmelerin gerçekleştirilmesidir. Bunun aydınlar birliği olarak değil, halkın içinden filizlenerek hayata geçmesi önemlidir. Bu yolla her şehirde, partiler üstü/kongre’lerin toplanması ve vatansever unsurların tartışması sağlanabilir. Dileklerimizi gerçekleştirebileceğimiz bir yıl diliyorum. Milletimizin insanca yaşayabileceği şartlara kavuşmasını diliyorum. Saygı ve sevgilerimi iletiyorum. 2025’de daha sık buluşacağız. Banu AVAR, 30 Aralık 2024

Banu AVAR

239,095 Aufrufe • vor 1 Jahr

■ Suudi ordusuna yakın bir kaynağa göre, Türkiye, Suudi Arabistan ile Pakistan arasında kurulan yeni savunma paktına katılmayacak. Daha önce üç ülkenin “üçlü” bir anlaşmaya gideceğine dair haberler yayımlanmıştı. • Kaynak, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Türkiye Pakistan ile yapılan savunma paktına katılmayacak. Bu, Pakistan ile ikili bir pakt ve ikili kalacak” dedi. Bir Körfez yetkilisi de aynı haber kuruluşuna, “Bu, Pakistan ile ikili bir savunma ilişkisidir. Türkiye ile ortak anlaşmalarımız var; ancak Pakistan ile olan anlaşma ikili kalacak” ifadelerini kullandı. KAYNAK : 3 ŞUBAT 2026 The Cradle Türkiye . Com haber sitesi ▪︎ Geçen ay Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Ankara’nın anlaşmaya dahil olmasına ilişkin .. TRT haberde bu başlıkla "Bütün Dünyaya İlan Etti": “İslam Dünyası 100 Yıllık Derin Uykusundan Uyandı, Bir Araya Gelmemiz Gerektiğine İnanıyoruz” Kaynak : TRT Haber - 10 Ocak 2026 ... ■ İbrahim Karagülle : "Türkiye, Suudi Arabistan, Türkiye arasında üçlü savunma ortaklığının taslağının hazır olduğu söyleniyor." Demişti. Üç ülke, birine yapılan saldırının hepsine yapılmış sayılacağı bir anlaşma ortaklık kurmayı planlıyor. Umarız bu; Bütün coğrafyayı rahatlatacak bir "Nükleer Kalkan" haline gelir. Kaynak : Gazete köşe yazısı AKAPE yandaşı ve 16 Ocak 2026 ● Analizi : Suud ve Pakistan yapmış oldukları askeri ittifaka ve Nükleer birliktelikte TÜRKİYE'Yİ yanlarında istemediler.Bunu zaten biliyoruz. AKAPE yandaşı gazeteci İbrahim Karagülle'nin boş atmalarının insanımızı nasıl bir manipülasyon a soktuğunu görünüz. Hakan Fidan yönetiminde diplomatik başarısızlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminde ise yakın bölgede nasıl tek kaldığımızı görün. İslam ,Ümmet vesaire ,Erdoğan'ın uyguladığı sistematik yanlışların dış ve iç politika ,ekonomik durumlar açısından Türkiye'yi nasıl zora soktuğunu iyi görün. Sosyal medya avaneleri yerine sözü söylerken,yazıyı yazarken önem atfedenlerin ne kadar boş lakırdı olduğunu görün. İran - ABD müzakerelerinde İran'ın Türkiye'de masanın kurulmasını reddettiğini görün. Bu düzen böyle gitmez. AB ve Avrupa Savunma ittifakına bile alınmayan ve bunu kabul ettirmeyen siyaseti görün. AKP - MHP ve diğer ittifak ortaklarının yeni ittifakı ise teröristbaşı Öcalan ,bunu görün. Hac ve Umre ticaretiyle SUUDİLERİ abad ettik ya,önemli nüans noktası . Sonra çıkar bir zort der ! " İslam düşmanısın." Ama ülkeyi düşünemez, cennete gidecek vaadi ise tırt ,Allah yar diyoruz. ■ HATIRLATMA : Suudi Arabistan Maliye Bakanı Mohammed Al-Jadaan, ülkesinin "savunmasız" olarak nitelediğini belirttiği Türkiye, Pakistan, Mısır gibi ülkeleri 'desteklemeye' devam eeceklerini söyledi. Al- Jadaan, "Bu ülkelere ciddi yatırımlar yapıyoruz ve yatırımlara devam etmek için fırsat kolluyoruz" ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı, 22 Kasım’da Türkiye Merkez Bankası’na 5 milyar dolar yatırmak için görüşmelerde sona yaklaştıklarını açıklamıştı. Açıklamadan birkaç gün sonra Körfez ülkesinin Ticaret Bakanı, Türkiye’ye gelmişti. KAYNAK : Bloomberg HT - 22 Kasım 2022 Haberin devamı Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyaretinde yapılan anlaşmada saklı. Aldıklarınızı vermek zorundasınız. Ekonomik açıdan "Savunmasız " nitelendirmesi ,diğer açılardan ayrıca savunmasız olduğunun diplomatik açıdan nezaketen aktarımıdır. ▪︎ "Türkiye ile Suudi Arabistan arasında madenlerin keşfi, çıkarılması ve işlenmesinde iş birliği konusunda anlaşmaya varıldı." Erdoğan ne demişti ? ABD ziyaretinde, Türkiye'de olan NADİR ELEMENTLERİ ABD istemişti ? Durum meçhul .Çünkü ,meşruiyet için yani koltuk için mümkün ... Suudilere ne verilmiş ola? Acaba hangi madenler ? ABD'lilere gizli bazı URANYUM yataklarını açma hakkı ve alma hakkı verdiklerini duyuyoruz. Hatta yerlerini dahi biliyoruz. ■ Dünyanın sahip olduğu suyun sadece %3'ü taze ve çoğu buzullarda. Yani bu su dünyanın bize sağladığı en temiz su. ■ "UYUYAN MİLLETLER ÖLÜMLE UYANIR ." #Atabey19HHK #OndokuzBiziz #SonDakika #HüseyinHakkıKahveci #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

17,272 Aufrufe • vor 5 Monaten

■ İsrailli gazeteci Eyal Berkovic : “Hamas’ı ve İran’ı yendik, sıra Türkiye’de .” ■ İran Ankara Büyükelçisi Habibullahzade, "Türkiye'nin İsrail tehdidi altında olduğunu" söyledi. ■ ABD Başkanı Donald Trump, " İran'a yönelik "koşulsuz teslim olma" çağrısı yaptı." ■ Trump : " Hamaney'in Oğlu Kabul Edilemez, Yeni Lideri Ben Belirlemek İstiyorum." ■ Papazlar Trump'ı Oval Ofiste kutsadı . "Orta Doğu’daki savaş sürerken, Beyaz Saray’da bir araya gelen papazlar ABD Başkanı Donald Trump için Oval Ofis’te toplu dua etti." ■ ABD Başkanı Trump, bir süredir ekonomik yaptırımları artırdığı Küba'nın "çok yakında düşeceğini" söyledi. ■ Tahran yönetimi askeri kapasitesinin en üst segmentindeki "nitelikli" silahı cepheye sürdü. Devrim Muhafızları, İsrail'in ana ulaşım merkezi olan Ben Gurion Havalimanı ve 27 Nolu Hava Üssü'nü Hürremşehr-4 füzeleriyle hedef aldığını açıkladı. ■ İran Devrim Muhafızları: Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) yetkililerini uyardı. ■ Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias, katıldığı canlı yayında "Kıbrıs'tan Türk askerini geri çekmek için iyi bir fırsat olabilir" ifadelerini kullandı. İran'ın Güney Kıbrıs'ta bulunan İngiliz üslerine yönelik füze saldırılarının ardından Yunanistan, bölgeye iki F-16 savaş uçağı ve iki fırkateyn gönderdiğini açıklamıştı. ■ Azerbaycan, İran'daki diplomatlarını geri çekti. ■ Rusya Avrupa'ya gaz akışını durdurmaya hazırlanıyor. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Rus enerji şirketlerinin Avrupa'ya sevk ettiği doğalgazın bir bölümünü Asya pazarına yönlendirilmesi talimatını açıkladı. ■ ABD basını, Rusya'nın Orta Doğu’daki Amerikan savaş gemileri ve uçaklarının konumlarını içeren istihbaratı İran'a sağladığını öne sürdü. Moskova, Tahran'a doğrudan Amerikan hedeflerini vurabilmesi için “hedefleme istihbaratı” veriyor. ■ İsrail'in Lübnan'a başlattığı saldırıların ardından ülkedeki çatışmalardan kaçan 65 binden fazla sivil Suriye'ye giriş yaptı. ■ Rusya Devlet Başkanı Putin, Rus ordusundaki askeri personel sayısını 2 milyon 391 bin 770'e çıkaran kararnameyi imzaladı. ■ Almanya Federal Ordu sözcülüğü, güvenlik durumu nedeniyle İran çevresindeki bölgeden daha fazla asker çekileceği belirtildi. ■ Orta Doğu'da savaş devam ederken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, yeni destroyer Choe Hyon üzerinden gerçekleştirilen stratejik seyir füzesi testini izledi; Pyongyang yönetimi denemenin donanmanın uzun menzilli saldırı kapasitesini güçlendirdiğini açıkladı. ■ Almanya Başbakanı Friedrich Merz, "İran devlet yapısı çökmemeli, İran topraklarında vekalet savaşları yürütülmemeli" diyerek "bölgesel bir barış düzeni" için partnerlerle çalışmaya başladıklarını duyurdu. ■ Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla ilgili korkunç bir uyarıda bulundu. Vucic, "Petrol fiyatları hepimizi öldürecek. Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle Avrupa cehenneme düşecek." dedi. ■ Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Netanyahu'ya Lübnan'a kara harekatından kaçınmasını hatırlattı. ■ Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz rezervleri Mart ayının ilk üç gününde 10 Milyar Dolar eridi. Yılbaşından bu yana 20 milyar dolar MB rezervleri eridi. ■ İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: "Trump daha kendi New York belediye başkanını, bile atayamazken, İran'ı kimin yöneteceğine karar verme haddini kendinde buluyor." ■ İran'ın 5 yıl yetecek kadar 250.000 adet füze stoğu olduğu iddia edildi. ■ Ülkemizde İKİ kişiden birinin kredi kartı borcu maaşını geçti . ■ Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan ordusuna zırhlı araç sağlandığını ve kapsamlı lojistik destek sağlandığını duyurdu. ■Kuveyt : Depolama kapasitesinin dolması nedeniyle petrol üretimini durdurma kararı aldı.. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

1,097,105 Aufrufe • vor 5 Monaten

SESLİ MAKALE 🇷🇺🇨🇳🇮🇷Rusya ve Çin, İran’daki Savaşa Sanılandan Daha Fazla Müdahil ✍🏽Michael Snyder ➖Batı gerçekte neler olup bittiğinin farkında değil, iyi günler hiç bitmeyecekmiş gibi eğlenip duruyorlar, hem Rusya hem de Çin ile savaşa girme ihtimaliyle karşı karşıyayız. ➖ İran, Rusya ve Çin’den sessiz sedasız oldukça ciddi bir askeri ve teknik destek alıyor. ➖ Çinli drone üreticisi DJI’dan en az yedi teknisyen, İran’a yönelik hava saldırılarında hayatını kaybetti. ➖ 300 ila 400 Çinli askeri ve teknik personelin, iletişim imkânı olmaksızın yer altı sığınaklarında mahsur kaldığı iddia ediliyor. ➖ Nanjing’deki 14. Araştırma Enstitüsü’nden üç seçkin radar uzmanının, ilk bombardıman dalgasında bedenlerinin tamamen buharlaştığı belirtiliyor. ➖ Rusya’nın, ABD güçlerini hedef alabilmesi için Tahran’a uydu görüntüleri ve geliştirilmiş drone teknolojisi sağladığı öne sürülüyor. ➖ Rusya'nın sağladığı istihbarat desteğinin; Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt’teki ABD radar sistemlerine yönelik saldırılarda etkili olduğu düşünülüyor. ➖ İran tarafından fırlatılan füzelerin, dünyanın doğal gaz üretiminin %20’sini karşılayan Katar’daki Ras Laffan tesisini vurduğu bildirildi. ➖ Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın füzelerle hedef alınmasının ardından, gökyüzünü büyük bir ateş topunun aydınlattığı aktarılıyor. ➖ Pekin yönetimi, kamuoyuna dâhil olmadığını söylediği bir yabancı savaşta personelinin öldüğünü kabul etmeyi reddediyor. ➖ Bu tablo, Rusya ve Çin’in İran’daki savaşa çoğu insanın fark ettiğinden çok daha derin bir şekilde dahil olduğunu gösteriyor. Makalenin tamamı👇🏾 Görünüşe göre İran, Rusya ve Çin’den sessiz sedasız oldukça ciddi bir destek alıyor. Aşağıda göreceğiniz üzere, Çin’in İran için insansız hava araçlarını seri şekilde ürettiği iddia ediliyor; ayrıca bir raporda, ABD ve İsrail hava saldırılarıyla tahrip edilen yer altı sığınaklarında saklanan yüzlerce Çinli askeri ve teknik personelin “ölmüş ya da yavaş yavaş boğularak can veriyor olabileceğinden endişe edildiği” öne sürülüyor. Öte yandan Wall Street Journal, Rusya’nın İran’la teknoloji paylaştığını ve insansız hava aracı ile füze saldırıları için hedefleme verileri sağladığını iddia ediyor. Tüm bunlar, Rusya ve Çin’in İran’daki savaşa çoğu insanın fark ettiğinden çok daha fazla dahil olduğunu gösteriyor—ve bu durumun hepimizi derinden endişelendirmesi gerekir. Şimdi sizinle, ilk karşılaştığımda beni gerçekten sarsan bazı bilgileri paylaşacağım. Bağımsız gazeteci Jennifer Zeng, hâlâ üst düzey erişime sahip eski bir Çinli üst düzey yetkiliden gelen istihbarata erişimi olduğunu iddia ediyor. Bu kaynağa göre, İranlıların ABD ve İsrail’i yenmesine yardımcı olmak amacıyla gönderilen yüzlerce askeri ve teknik personel, “şu anda hiçbir iletişim imkânı olmaksızın yer altı sığınaklarında mahsur kalmış durumda”. Aşağıda, Zeng’in X’te paylaştığı raporun tamamı yer almaktadır… Çin Komünist rejiminin içinden gelen yeni istihbarat, daha önce bilinenden çok daha büyük bir felaketi ortaya koyuyor: Çinli drone üreticisi DJI’dan en az yedi teknisyen, İran’a yönelik ABD-İsrail hava saldırılarında öldürüldü; 300 ila 400 Çinli askeri ve teknik personel ise şu anda hiçbir iletişim imkânı olmaksızın yer altı sığınaklarında mahsur kalmış durumda — bunların birçoğunun ölmüş ya da yavaş yavaş boğularak can veriyor olmasından endişe ediliyor. Bu bilgi, hâlâ erişimi bulunan eski bir üst düzey ÇKP yetkilisinden doğrudan geliyor ve Kanadalı yazar ve muhalif Sheng Xue (盛雪SHENG Xue) aracılığıyla aktarılıyor. Pekin ve Tahran’ın “tamamen güvenli” olarak nitelendirdiği sığınaklar, İran içinden bazı kişilerin tam koordinatları İsrail’e sızdırmasının ardından yıkıcı bir hassasiyetle vuruldu. Kritik varlıkları korumak amacıyla tasarlanan bu yapılar, İran’daki askeri tesislerin derinliklerine yerleştirilmiş Çinli danışmanlar için bir toplu mezara dönüşmüş durumda. Nanjing’deki CETC’ye bağlı 14. Araştırma Enstitüsü’nden üç seçkin radar uzmanının — ABD’nin ilk bombardıman dalgasında bedenleri tamamen buharlaşan — teyit edilmiş ölümlerine ek olarak, ortaya çıkan tablo artık Xi Jinping’in İran’a verdiği örtülü desteğin feci bir başarısızlığına işaret ediyor. Amerikan F-35 ve F-22 hayalet savaş uçaklarına karşı koymak üzere Pekin’in kendi tanımıyla “en iyileri” olan bu üç uzman, İranlı personelle birlikte hayatını kaybetti ve geriye hiçbir kalıntı kalmadı. Nanjingli bu üç uzmanın aileleri, “olay sonrası işlemler” için ÇKP’nin Örgüt Departmanı’na çağrıldı. Tazminat sözü verildi, ancak miktar hâlâ açıklanmadı. Rejimin alışıldık yöntemi — sessizliği satın almak için yüksek miktarda sus payı ödemek — şimdiden devreye girmiş durumda. Çin Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ya da devlet medyasından herhangi bir resmi açıklama yapılmış değil. Pekin, kamuoyuna dâhil olmadığını söylediği bir yabancı savaşta personelinin öldüğünü kabul etmeyi reddettiği için bilgi akışı tamamen kesilmiş durumda. Gelişmekte olan bu trajedi, Xi için acımasız bir kamusal aşağılanma niteliği taşıyor. Başkan Trump’ın saldırıları, İran’ın çökmekte olan savunmasını ayakta tutmaya çalışan Çin’in pervasız vekil rolünü açığa çıkardı; Avrupa elitleri ise — İran petrolündeki geniş ve gizli çıkarlarını korurken — küreselci ağlarının bozulmasına öfke duyuyor. Yüzlerce Çinlinin hayatı tehlikede; yabancı sığınaklarda diri diri gömülmüş, sus payıyla susturulmuş ve dünyanın en etkili sansür mekanizması tarafından görünmez kılınmış durumdalar. Xi’nin kumarı ölümcül sonuçlar doğurdu — ve ölü sayısı artmaya devam ediyor. (Yalnızca Sheng Xue’nin, ÇKP rejimi içindeki kaynağı — hâlen erişimi bulunan eski bir üst düzey yetkili — aracılığıyla sağlanan güncel ve birinci el bilgilere dayanmaktadır. Herhangi bir spekülasyon veya uydurma yoktur.) Söylemeye gerek yok ki, Çin’deki komünist hükümet bunların hiçbirini resmî olarak asla doğrulamayacaktır. Ancak Jennifer Zeng, yıllardır Çin içinde olup bitenleri doğru şekilde aktarıyor. Bu nedenle onu güvenilir bir kaynak olarak değerlendiriyorum. Elbette Çin’in İranlılara sağladığı yardımdan söz eden tek kişi o değil. The Sun, bir Çin fabrikasının İran’a ait intihar dronlarını seri şekilde ürettiğini gösterdiği öne sürülen çarpıcı yeni video görüntülerini ele alan bir makale yayımladı… Çin, Shahed üretim hattını gösterdiği öne sürülen bir videonun ortaya çıkmasının ardından İran’ın intihar dronu filosunu kurmasına yardım etmekle suçlanıyor. Pekin’in yerel TikTok’u olan Douyin’de bir fabrika tarafından paylaşılan görüntüler, bir atölyede insansız hava araçlarının monte edildiğini gösteriyor. Diğer görüntülerde ise, Tahran’ın ölümcül Shahed dronlarına benzeyen çok sayıda insansız hava aracının, sevkiyat öncesinde bir depoda sıralandığı görülüyor. Bence Çin’in gerçekten açıklaması gereken çok şey var. Bu arada Wall Street Journal, Rusya’nın “bölgedeki ABD güçlerini hedef alabilmesi için Tahran’a yardımcı olmak amacıyla uydu görüntüleri ve geliştirilmiş insansız hava aracı teknolojisi sağladığını” iddia ediyor… Konuya aşina kaynakların aktardığına göre Rusya, İran ile istihbarat paylaşımını ve askeri iş birliğini genişleterek, Tahran’ın bölgedeki ABD güçlerini hedef almasına yardımcı olmak amacıyla uydu görüntüleri ve geliştirilmiş insansız hava aracı teknolojisi sağlıyor. Rusya, ABD ve İsrail’in askeri gücüne karşı mücadelede en yakın Orta Doğu müttefikini ayakta tutmaya ve kendisine askeri ve ekonomik açıdan fayda sağlayan bu savaşı uzatmaya çalışıyor. Eğer bu doğruysa, bu durum Rusya’yı İran’daki savaşın bir tarafı hâline getirir; tıpkı Ukraynalılara sağladığımız destek nedeniyle bizim de Ukrayna’daki savaşın bir tarafı olmamız gibi. Rusların paylaştığı teknoloji sayesinde İranlıların, insansız hava araçlarının navigasyon ve hedefleme kabiliyetlerini geliştirebildiği bildiriliyor… Kaynaklara göre sağlanan teknoloji, iletişim, navigasyon ve hedeflemeyi geliştirmeyi amaçlayan modifiye edilmiş Shahed insansız hava araçlarının bileşenlerini içeriyor. Kaynaklar — aralarında üst düzey bir Avrupalı istihbarat yetkilisinin de bulunduğu kişiler — Rusya’nın ayrıca Ukrayna’da insansız hava araçlarını kullanma deneyiminden yararlanarak, operasyonlarda kaç dronun kullanılacağı ve hangi irtifalardan saldırı düzenlenmesi gerektiği konusunda taktiksel rehberlik sunduğunu belirtti. Şüphesiz, İran’a ait insansız hava araçları geçmişe kıyasla daha etkili hâle geliyor. Bunun ne kadarında Rusların payı var? Buna ek olarak, Rusların görünüşe göre “uydu görüntülerini doğrudan İran’a sağladığı” ve bunun da İranlıların Orta Doğu genelindeki hedefleri son derece yüksek bir hassasiyetle vurabilmesine imkân tanıdığı belirtiliyor… The Wall Street Journal’ın haberine göre Rusya, İran’a Orta Doğu’daki ABD askeri güçlerinin konumlarının yanı sıra bölgedeki müttefiklerinin yerlerini de sağlıyor. Yetkili ve bir Orta Doğulu diplomat olan iki kaynağın aktardığına göre, bu iş birliği savaşın ilk günlerinde derinleşti ve Rusya son dönemde İran’a doğrudan uydu görüntüleri sağlamaya başladı. Analistler, bu yardımın ABD ve Avrupalı müttefiklerin son yıllarda Ukrayna’ya sağladığı istihbarata benzer nitelikte olduğunu belirtiyor. Kaynaklara göre Körfez bölgesinde Moskova’nın desteğinin, İran’ın bölgede ABD radar sistemlerine yönelik son saldırılarında etkili olduğu düşünülüyor. Bu saldırılar arasında Ürdün’deki Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunması (THAAD) sistemi için kullanılan bir erken uyarı radarı ile Bahreyn, Kuveyt ve Umman’daki diğer hedefler de yer alıyor. Görünüşe göre Batı dünyasındaki çoğu insanın hayal ettiğinden çok daha yakın bir noktada, hem Rusya hem de Çin ile savaşa girme ihtimaliyle karşı karşıyayız. Ancak Batı dünyasındaki insanların büyük bir kısmı hâlâ bir şekilde her şeyin yoluna gireceğine inanıyor. İran böylesine yakın bir müttefik olduğu için, hem Rusya hem de Çin İran’daki rejimin ayakta kalmasını ister. Fakat her geçen gün daha fazla rejim lideri öldürülüyor ve bize “bir kargaşa hissinin hâkim olmaya başladığı” söyleniyor… En üst düzey liderlerden alt rütbeli askerlere kadar binlerce rejim mensubunun öldürülmesiyle birlikte, İranlılar bir kargaşa hissinin giderek hâkim olmaya başladığını bildiriyor. Güvenlik güçleri baskı altında ve kaçış hâlindeyken, protestocuları sokaklardan uzak durmaları için tehdit ediyor ve ABD’ye, İsrail’e ve Basra Körfezi’ndeki Arap komşularına yönelik saldırılar düzenliyor. Rejim kesinlikle zayıflatıldı, ancak henüz etkisiz hâle getirilmiş değil. Nitekim rejim tarafından kısa süre önce fırlatılan füzeler, dünyanın en büyük doğal gaz tesisini vurdu… İran’ın Orta Doğu genelindeki enerji tesislerine saldırarak “tam ölçekli bir ekonomik savaş” başlatma tehdidinde bulunmasından saatler sonra, bu gece Katar’da füzelerin “geniş çaplı hasara” yol açtığı bildirildi. Videolarda, dünyanın en büyük doğal gaz tesisi olan Ras Laffan’da ve Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da büyük patlamaların meydana geldiği görülüyordu. Tahran’ın “önümüzdeki saatler içinde” saldırılar düzenleyeceği uyarısında bulunmasının ardından, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’daki enerji tesisleri tahliye edildi. Şu anda tanık olduğumuz şey kesinlikle eşi benzeri görülmemiş bir durum. Katar’daki bu tesis, dünyanın doğal gaz üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini karşılıyor. Eğer bu tesis devre dışı kalırsa, derhal küresel bir doğal gaz kıtlığıyla karşı karşıya kalırız. Suudi Arabistan’da ise başkent Riyad’ın İran füzeleri tarafından vurulmasının ardından “parlak turuncu bir ateş topunun gökyüzünü aydınlattığı” bildirildi… Etkileyici görüntüler, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın füzelerle hedef alındığı anı gösteriyor. Şehri sarsan büyük patlamalar sırasında parlak turuncu bir ateş topu gökyüzünü aydınlattı. Bu olay, İran’ın Orta Doğu genelindeki enerji tesislerine saldırarak “tam ölçekli bir ekonomik savaş” başlatma tehdidinde bulunmasından yalnızca birkaç saat sonra gerçekleşti. Suudi Arabistan, dünyanın kanıtlanmış petrol rezervlerinin yüzde 17’sine sahiptir ve savaş başlamadan önce günde yaklaşık 10 milyon varil petrol üretiyordu. Bu, on yıllardır uyarıldığımız türden bir kabus senaryosudur. Ve artık bu senaryo gerçekleşmiş durumda. Bu savaşın yakın zamanda sona ereceğine dair hiçbir işaret yok ve şu ana kadar yaşadıklarımız yalnızca buzdağının görünen kısmı. Ne yazık ki Batı dünyasındaki çoğu insan gerçekte neler olup bittiğinin tamamen farkında değil ve iyi günler hiç bitmeyecekmiş gibi eğlenip duruyor. Via Kritik Bakış Dergi

Kuşçu

13,699 Aufrufe • vor 4 Monaten

Bu bir; “Ya kaza değilse” analizidir. Jeopolitik Fırtınanın Tam Ortasında: “Cephe Suriye, Araç Libya, Mesaj Ankara.” Genkur. Baş. Org. Selçuk Bayraktaroğlu’nun davetlisi olarak Ankara’ya gelen Libya Genkur. Baş. Org. Muhammed Ali Al-Haddad, MSB Bakanı Yaşar Güler ve diğer üst düzey Türk askeri yetkililerle görüştükten sonra ülkesine dönerken, uçağı Ankara yakınlarında düştü. / Libya Genelkurmay Başkanı uçağının Ankara semalarında düşmesi ve yakın geçmişte yaşanan (havada olanlar dahil) ardışık olaylar birer kaza ve tesadüften mi ibaret? En baştan söylemek zorundayız. Evet, mümkün? Ama biz bunların sadece birer kaza ve tesadüften ibaret olmadığını da düşünmek zorundayız. Çünkü dizilim son derece sıra dışı ve tam bir jeopolitik mücadelenin ortasında yaşanıyor. Bütün bunların raslantısal olduğunu düşünüyorsanız, bu yazıyı okumanıza gerek yok. Ama raslantısal olmadığını düşünüyor ve ne olduğuna dair muhakemenizi-bakış açılarınızı geliştirmek istiyorsanız; biraz zihniniz yorulacak, ama eminim okumanıza da değecek. / Hadi başlayalım: - Türk C-130’unun Azerbaycan’dan dönerken Gürcistan üzerinde düşmesi. - Türkiye 4 savaşın ortasında kalmış, merkezde ve kenar kuşakta doludizgin yaşanan doğrusal etkiler, asimetri ve manipülasyonlar. - Karadeniz başta denizlerde yaşanan istikrarsızlığın/ardışık olayların havada da gözükmesi. - En son Türk Hava Sahasında görülen menşei belirsiz S(İHA)lar. - Ve son olay: Libya Genel Kurmay Başkanının uçağının Ankara semalarında düşmesi… Benzeşen bağlam; yakın geçmişte İran Cumhurbaşkanının helikopterinin Güney Kafkaslarda düşmesi. /// Bütün bu olaylar raslantısal mı, komplo mu, bir etki/mücadele biçimi mi? Tekil olarak mı okunmalı, bağıl mı? Gerçekte nedir; bir baskı/manipülasyon mimarisinin katmanları mı? /// Libya’da 3 günlük yas ilan eden Libyalı yetkililer olayın ilk saatlerinde ‘uçağın bir kaza kırıma uğradığı’ açıklaması yaptı. Oysa bu dakikada olayın bir kaza kırım olduğunu tespit etmek mümkün değildi. Bu açıklama/ön alma çabası, durumun Libya için de kadar hassas olduğunu gösteriyor. TC. İletişim Başkanlığı ise; “Bu süreçte kamuoyunun sadece resmi makamlar tarafından yapılan açıklamalara itibar etmesi; bunun haricinde sosyal medyadaki teyitsiz bilgi, spekülasyon ve komplo teorilerini dikkate almaması, dezenformasyon girişimlerine prim verilmemesi adına oldukça önemlidir” açıklaması yaptı. Bu açıklama da Türkiye’nin; ‘daha kontrollü, daha az konuşur, daha az görünür’ bir yaklaşımla, daha kapalı, daha sert, daha sıkı bir faza geçtiğini gösterir. /// Olayın değdiği noktalar: - Akdeniz, MEB-deniz yetki alanları, kaynak ve alan mücadelesi, - Gazze savaşının başlangıcından beri Türkiye-İsrail arasında başgösteren gerginliğin bölgesel ve teopolitik rekabete, sürtüşmeye dönüşmesi, - İsrail-GKRK-Yunanistan yakınlaşması, - İsrail-YPG/PYD yakınlaşması, - Suriye’nin üniterleşme arayışı ve Türkiye’nin olası Suriye Harekatı, - Libya iç dengeleri, Afrika geçidi, enerji ve üsler, - Kafkaslarda Orta Koridor mücadelesi, - Türkiye yaşanan operasyon ve güç kavgalarının temas ettiği uluslararası ayaklar. /// Bu olay bir kaza değilse, Yüksek Düzey Askeri-Diplomatik Güvenlik Olayı (High-Level Military-Diplomatic Security Incident) sınıfa girmiştir: Bu sınıfın özellikleri: - VIP askeri hedef, - Devlet merkezinde gerçekleşme, - Kritik görüşme sonrası zamanlama, - Alınan kararları manipüle etme potansiyeli, - Ve çoklu aktörü; devleti/alanı/güç odağını etkileme potansiyeli. Bu tür olaylar kazayla başlar, ama kazayla bitmez. /// Kim kazandı sorusu en önemli ipucu: Stratejik analizde ilk soru “kim yaptı?” değil, “kimin işine yaradı”dır. Peki bu olay kimin işine yarar? /// Türkiye-Libya hattından rahatsız olanlar: - Doğu Akdeniz’de Türkiye-Libya deniz yetki alanları, - Trablus merkezli meşru askeri yapı, - Türkiye’nin Akdeniz’de kalıcı askerî varlığı, Bu hatta istikrar değil, belirsizlik isteyen herkes için bu olay kazançtır. /// Libya’da “komuta boşluğu” isteyen aktörler: Libya’da hala ciddi bir komuta boşluğu var. Ülke, siyasi olarak parçalanmış ve askeri yapılar arasındaki bütünlük hem iki başlı ve hem de eksenler içi bağlar oldukça zayıf. Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Al-Haddad, yalnızca bir asker değil, aynı zamanda Libya'da dengeyi sağlayan önemli bir figürdü. Bu tür kritik bir liderin kaybı, iç politikada gerginlikleri artırabilir ve dış müdahalelere zemin hazırlayabilir. /// Türkiye’de iç güç mücadelelerini uluslararası zeminlerde nasıl kullanıldığı, örnekleriyle tarihsel olarak bilinir. Bu konuda hiç polemik yapmayacağım, hiç de girmeyeceğim. Sadece şunu vurgulayacağım: Yakın dönemde kamuoyunun da yakından ilgilendiği sansasyonel medya-fuhuş-uyuşturucu operasyonlarında, iç siyasi rekabet ve eksen içi güç mücadelelerinde ayak izi görülen uluslararası bağ nedir? Olan ve olası iç operasyonlar ile olası Suriye harekatının etkilenme potansiyeli nedir? Bu tür olayların caydırıcılığa psikolojik saldırı modu vardır. Algı artık harp unsurudur, sessiz ama derin etkilidir. /// Şimdi en hayati, en dikkat çekmek istediğim nokta: Ya da en tehlikeli senaryo: Yanlış okuma: Bu tür olayların en tehlikeli sonucu, yanlış aktöre yanlış anlam yüklenmesidir. Yanlış bir okuma: - Yanlış diplomatik tepkiyi, - Yanlış askeri pozisyonu, - Yanlış cepheleşmeyi, - Yanlış geri dönüşsüz tırmanmayı getirir. Yani “Yanlış savaş/yanlış mücadele ihtimali” tam da bu eşikte doğar. Bu tür durumlarda devlet, aceleci kararlar almaktan kaçınarak, “Ya Sabır” çekip stratejik sabra yönelir. “Aceleyle alınan kararlar, yanlış sonuçlar doğurabilir” diye düşünür. Ancak bu stratejik sabır da kendi içinde büyük bir risk taşır. Çünkü bu süreçte de; - 2014 Kobani olayları merkezli 2013-2015 yanlış odaklanma, - “2019’dan beri olduğu gibi” durağanlık ve zaman tuzağına düşme olasılığı vardır. Yavaş ilerlemek, bazen gereksiz yere duraklamaya ve fırsatları kaçırmaya yol açabilir. /// Bu olayın Libya üzerinden görünmesi ama Ankara’da olması, bana şunu söylüyor: Hedef coğrafya başka, mesaj verilen merkez Türkiye. Suriye dosyası şu an Türkiye’nin askeri olarak en sıcak, diplomatik olarak en kırılgan ve uluslararası alanda en ağır baskıyla karşılaştığı dosya. Ve bütün şu başlıklar aynı anda masada: - Türkiye’nin “bekle-gör”den çıkma hazırlığı, - Suriye’nin kuzeyinde yeni bir askeri harekat, - YPG/PKK terör örgütünün varlığı, statüsü, - Suriye (YPG/PKK-HTŞ-Dürziler-Nusayriler) + Gazze üzerinden yeniden şekillenen Türk-ABD-İsrail-Rusya-İran-Arap denklemi, Bu ortamda Türkiye’nin karar eşiklerini etkilemek isteyen biri, doğrudan Suriye hattına dokunur. Ama doğrudan vurmak pahalıdır, o yüzden dolaylı vurur. Libya bu denklemde kullanılıyor olabilir mi? Evet, hem de sadece bir tek mermiyle birkaç kuşu vurabileceği için tekrar tekrar evet. Son sözü Türkiye’nin aklı, caydırıcılığı ve caydırıcılığını kullanma iradesinin belirleyeceğini çok iyi biliyorlar. O yüzden bütün oyun da; Türkiye’nin stratejik aklı ile caydırıcılığını kullanma iradesini etkileme üzerine dönüyor.” /// Libya Özeli: Libya, Türkiye için meşru ve savunulabilir bir angajman alanı. Türkiye'nin Libya'ya müdahalesi, meşru hükümeti destekleyerek dengeleri lehine değiştirti. Ayrıca, Türkiye'nin Libya'daki rolü, Hafter ekseniyle kurulan ve gelişen ilişkiler de, Libya'nın üniter yapısının korunması açısından da çok önemli. Türkiye, burada açık bir siyasi ve askeri inisiyatif kullanıyor, ancak bu durum bazı dış aktörler tarafından hazmedilemiyor. Özellikle AB-Yunan-İsrail-BAE hattında. Yani Libya’ya dokunmak, Türkiye’ye önce “başka dosyalar da yanar” mesajı veriyor. Bu aslında çapraz bir baskı tekniği: Suriye’de hamle yaparsan, bedelini Libya’da, Akdeniz’de, hatta merkezinde üretsin demek istiyor. /// Ankara’da olması: Karar merkezine, karar merkezinde mesaj: Bu çok kritik. Eğer konu sadece Libya olsaydı: olay ya Libya’da olurdu ya Akdeniz üzerinde ve gelirken. Ama olay Ankara kalkışlı, Ankara yakınında, stratejik kararların alındığı bir görüşme sonrasında yaşandı. Bu; “Tek mermiyle çoklu atış yapıyorum: Sahada değil, masada verilen kararlara mesaj veriyorum” demektir. Bu, Türkiye’nin geliştirdiği/geliştireceği inisiyatifleri, özellikle de harekâtı önlemek isteyen irade(lere) ait bir sinyaldir. /// Bütün bu yaşadıklarımızda 2013-2015 terör kuşağında olduğu gibi ve/veya 2019’dan beri yaşanan jeopolitik engelleme-zaman kazanma süreçlerinde olduğu gibi, benzer şeyler görüyorum. Ama koca bir fark eşliğinde. O zaman Karabağ Savaşı, Ukrayna savaşı, küresel-teopolitik Gazze manipülasyonu ve İsrail karşı katliamları ile İran-ABD/İsrail savaşları yaşanmamıştı. Bütün bu olaylar dizisi, bu mücadelelerin bağlamında yaşanıyor. O zaman yeni durumu kavramsallaştırmaya çalışalım: 2013-2015 terör saldırı kuşağının çok daha gelişmişi; - Çok eksenli, - Çok aktörlü, - Çok devletli, - Çok alanlı, - Çok zamanlı, - Çok daha tehlikeli, karar mekanizmalarını ve sosyolojik fay hatlarını hedef alma potansiyeli son derece yüksek bir asimetrik saldırı ve maniplasyon kuşağının içindeyiz. /// Bu tür olaylar birkaç sonucu tekil ya da çoklu üretmek ister: - Türkiye’nin kararlarını etkilemek, - Türkiye’yi durdurmak, - Durduramıyorsa oyalamak, zaman tuzağına düşürmek, - Türkiye’yi yanlış yere savurmak. /// Peki ben neden hala ısrarla olası Suriye harekatının peşinde koşuyorum? - Türkiye’de Suriye ön koşullu “Terörsüz Türkiye süreci” çöker. YPG/PKK terör örgütünün Türkiye’ye bir tuzak kurduğu, oyun oynadığı, zaman kazanmaya çalıştığı ortaya çıkar. - Türkiye Suriye harekatına hazırlandığını gösterir. - Türk karar verici heyet (Fidan-Güler-Kalın) Şam’a gider. - Bunlar bazı aktörlerin kırmızı çizgisine girer. - Bu karar verici ziyaretle eş zamanlı Suriye’de çatışmalar çıkar, YPG/PKK ekseninden iddialı, yüksek perdeden tehditler ve mesajlar gelir. - Türkiye’de YPG/PKK paydaşı açık ve kapalı bazı aktörler aktifleşir. - Siyasetteki (iktidar kanadı içindekiler dahil); İran ve ABD eksenlerindeki Kürtçülerin ayrışması ve rekabeti ayak izleri kendini göstermeye başlar. - Ve diğer İrancı ve Atlantikçiler devrededir. - FETÖ devrededir. - Dışarıdaki angajeler maliyetli olduğu için doğrudan karşı çıkamazlar. - O nedenle dış kaynaklı dolaylı, flu, inkâr edilebilir olay-olaylar üremeye başlar. - Bunlar peşi sıra olaylar dizisi şeklinde gelişir. - Diğer radikaller (IŞİD vb) fonda rol alma peşindedir. - Kimi yüksek profilli, merkezde, belirsizken, kimi kenar kuşaktadır. Sonuçta; Türkiye bir karar verirken “arka planda başka dosyalar da açılır” duygusu üretilir. Konsantrasyonu bozulmak istenir, “özellikle zafiyeti olanlar başta” kişisel mesajlar ve etkiler üretilir. Bu tam olarak: çok alanlı caydırma, çok dosyalı baskıdır. Bugün güney merkezli yaşanan olayların kaynak kodunda bir terör devletinin inşaşı ve Türkiye’nin bunu engelleme iradesini kırma çabası vardır. Kuzey merkezli olayların kaynak kodunda da Türkiye’yi savaşta taraf etme çabası. /// Kaza değilse (-ki kaza olsa bile durum okuması çok değişmiyor) bu olay, Libya’dan çok “Suriye karar dosyasını” etkilemeyi amaçlamış bir ön-alıcı baskı ve uyarı hamlesidir. Bunu başarırlarsa amaca ulaşmış olurlar. Libya gibi görünen bu olay Ankara’da yaşanıyor, ama sadece Libya’yı değil Akdeniz’i, Gazze’yi, Suriye’yi, Suriye Harekatını ilgilendiriyor. O yüzden bu mesajın bir özeli bir de geneli var: Özeli: Cephe Suriye, mesaj Ankara, araç Libya. Geneli: Cephe Türkiye’nin stratejik özerkliği, mesaj Ankara, araç Libya. /// Türkiye için aşırı sert tepki de risktir, ama geri çekilme de risktir. Bence doğru olan kararı bozmayıp, yöntemi sertleştirmektir. Bu yoğun asimetri, manipülasyon ve baskı ortamında Türkiye’nin hareket ekseni aslında çok belirgin ve masumdur. İster İran; “Türkiye’yi İsrail’le savaştırmak/karşıtlaştırmak istesin”, ister İsrail/ABD; “Türkiye’yi İranla savaştırmak/karşıtlaştırmak istesin.” İster AB-İngiltere Akdeniz denklemini bozmak, Karadeniz’i ısıtmak, ister Rusya Türkiye’yi karşısında değil yanında-yakınında görmek istesin. Türkiye’nin geleceği yakın tehdidini yok etmekten geçer. Çünkü en büyük tehdit, en yakın tehdittir. Bütün bu olaylar, en büyük yani en yakın tehdidi, uzak ve küçük bir tehdit olarak gösterme çabasının bir parçasıdır. Hançer El bu Kemal-El Kaim hattına değdiği an… Türkiye sadece çoklu cepheleri değil, çoklu ihtiras ve dogmaları da çökertmiş olur. Aynı IŞİD ve dogmasını Dabık’ta çökerttiği gibi. Bir ömür öğrenilenle-bir gece sabahlayarak yazılan yazılardan biri oldu. Saygılarımla… Abdullah Ağar 24 Aralık 2025

Abdullah Ağar

143,133 Aufrufe • vor 7 Monaten

■ Trump'tan Suudi Veliaht Prensi Salman'a: Benim kıçımı öpeceğini hiç düşünmemişti, gerçekten düşünmemişti. Şimdi bana karşı iyi davranmak zorunda.Bana iyi davransa iyi eder,buna mecbur. ■ CENTCOM :" 3.500 personel, savaş uçakları,amfibi araçlar taşıyan hücum gemisi USS Tripoli,görev yerine ulaşmıştır. Başlıyoruz." ■ Hakan Fidan : Büyük bir savaşa doğru gidiyoruz. TASARLANMIŞ BİR KAOS. ■ Rusya : 1 Nisan'dan itibaren 4 ay süreyle doğalgaz ve benzin ihracatını yasakladı. ■ MSB : Karadeniz'de toplam 275 şüpheli cisim tespit edildi. 10'u mayın 8'i kamikaze İHA,11'i kamikaze İDA. SAS Timleri tarafından imha edildi. ■ Aytun Çıray'ın röportajından : EMPERYALİZM TÜRKİYE'Yİ BÜYÜME GÖRÜNTÜSÜ ALTINDA KÜÇÜLTECEK ! HATAY GİDECEK!... "İran, Irak, Suriye Kürdistanlarını Güneydoğunuzla bir araya getirelim, böylece Musul ve Kerkük’ü de kapsayan, Türkiye’nin himayesinde federatif bir devlet kurulsun. Böylece güya Türkiye’nin himayesindeki Kürdistan Eyaleti bu şekilde Hatay’dan denize açılacak. Ama bu yapı birkaç yıl içinde yapılacak plebisitle Türkiye’den büyük bir toprak parçası kopararak ayrılacak. " ■ Dubai’deki İranlıların oturma izinleri iptal ediliyor . "600 bin kişinin etkilenmesi bekleniyor. İran okulları ve 54 yıllık Jumeirah hastanesi kapatıldı. Toplamda yaklaşık 330 milyar dolarlık bir varlıktan bahsediliyor. Dubai’nin ilk büyük alıcı kitlesi 90’larda İranlılardı. Yüz binlerce konut aldılar. " Analiz: Umarız Türkler ders alır. ■ Prof. Dr. Hasan Ünal: “Kürdistan projesinin Suriye ayağı tamamen ‘Türkiye’nin yanlış politikaları’ sonucunda tamamlandı ve içeride yürütülen ‘açılım’ ile paralel yürütülüyor. İran çökerse oradan da etnik temizlik yoluyla muazzam bir İran Kürdistan bölgesi çıkaracaklarına kesin gözüyle bakmamız lazımdır. " Analiz : Sonrası mı ,sonraki satırda ... ■ Güneydoğu Anadolu’da konuşlanacak NATO kolordusunun ardından İstanbul Boğazı girişinde konuşlanacak (planlı imiş) Deniz Saha Unsuru .Hava Unsuru ise İncirlik! Aynı gün Trump’dan Erdoğan'a övgüler ve Black Rock görüşmesi! Trump, Türkiye'yi neden övdü ? Büyük İsrail Devleti'ni kurmak için işgal etmeyi düşünüyor. Yeni kurulan Nato ordusu, batıda Yunanistan, doğuda kiralık Kürtler ile işgal edip İsrail'e vermek için hazırlandı. Bu yirmi yıldır söylediğimiz NATO'NUN TÜRKİYE 'Yİ işgal planının bizzat kendisi . Yüz yıl önce adı NATO değildi , ama 7 DÜVELDİ .Tıpkı bugünün G 7 si gibi ! 14 Trilyon Dolarlık servetin yöneticisi,İsrail'in en büyük destekçisi,Siyonizmin sembol ismi BlackRock CEO'sunun, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Enerji,Hazine bakanları ile yaptığı basına kapalı görüşmenin nedeni ne ola? Bir ülkenin Hazine ve Enerji alanı öyle iki konudur ki;Tehdit veya Pazarlıkta anlaşılmaz ise savaş çıkar. BlackRock, yedi kollu bir canavardır! Klasik bir yatırım bankasından farklı olarak, devletlerin kriz anlarında belirir ve “çözüm ortağı” “danışman" rolünü üstlenir. Finansal Piyasalar Danışmanlığı (FMA) adı altında "stratejik görevler"de bulunur yani ulus devletlerin egemenlik alanlarını sessizce işgal eder. Sömürgeciliği, asker postalı kullanmadan finansal araçlarla yürütür. Ulusal çıkar yerini piyasa uyumuna bırakır!" Kısaca DUYUN-U UMUMİYE !!! ■ Pakistan bayrağı taşıyan 8 petrol tankerine İRAN, hürmüz boğazından geçmesine izin verdi. Pakistan ordusu bu petrol tankerlerine Hürmüz Boğazı'ndan geçerken eşlik etti ve gitti ABD'ye teslim etti. Trump: İki gün önce İran'lı müzakerecilerin ABD'ye 8 tanker dolusu Petrol hediye edeceğini dünya basınına açıklamıştı... ■ İran'ın füze saldırısı sonucu İsrail'in hayati Sorek su arıtma tesisi tamamen imha oldu . ■ "BlackRock CEO’su Fink: Savaş sona erse bile İran tehdit olmaya devam ederse petrol fiyatları uzun süre 100 doların üzerine, hatta 150 dolara yaklaşabilir.Dünya resesyon yaşayacak." ■ ABD Dışişleri Bakanı Rubio, G7 ülkelerinden Hürmüz Boğazı'nı açmak için üstlenecekleri rollerine hazırlanmalarını istedi. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

317,273 Aufrufe • vor 4 Monaten

■ NATO Genel Sekreteri Stoltenberg:"ABD'nin NATO'da kalacağının sözünü veremem." ■ İspanya Başbakanı Pedro Sanchez:"Grönland satın alınacak bir emlak parçası değildir; kendi egemenliği ve hakları olan bir toprak parçasıdır." ■ Gram altın 6.619 TL'yi görerek rekor tazeledi. ■ Eski CIA yetkilisi Larry Johnson, İran'da yaşanan son olayların organik bir halk hareketi değil, ortak bir CIA-Mossad operasyonu olduğunu ifade etti : "Starlink terminalleri gökten zembille inmedi" "İran, Rusya'nin elektronik harp desteğiyle kontrolü sağladı" "Trump saldırı emrini iptal etti ." ■ Netanyahu:"Türk askerleri ve Katar askerleri, Gazze Şeridinde olmayacak!" ■ Emin Çapa : Faize ödenen para 2 trilyon 54 milyar TL ,85 milyon insanın sağlık giderleri için harcanan para ise 1 trilyon 135 milyar TL ... ■ İngiltere : ABD'nin İngiltere ve Danimarka ordusuna saldırması durumunda Amerikan savaş uçaklarını ve donanmasını imha edebilecek ilk 'Dragon Fire' lazer insansız hava aracı silahını Grönland'a transfer edecek . ■ MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, içki masasında sela talimatı veren Abdullah Aksoy'u partiden ihraç ettiklerini açıkladı. ■ AKP'li Nedim Şener:"İstanbul bugün susuzluk yaşamıyorsa, Erdoğan'ın 90"larda getirdiği sular sayesindedir." ■ Bilal Erdoğan:"Önümüzdeki 10 yilda, 20 yılda daha iyi eğitilmiş nesillerimizden daha iyi neticeler alacağız inşallah." ■ Kocaeli Gölcük'te bir adam, derelerden sadece 1 ay boyunca kendi emeğiyle topladığı 43 gram altını bir kuyumcuda satarak 275.000 TL kazanıyor ve ciddi bir kâr elde ediyor. ■ ÜNİVERSITELERE CUMA DÜZENLEMESİ ! YÖK kararıyla üniversitelerde artık Cuma namazı saatlerinde ders ve sinav yapılmayacak. ■ Kırıkkale'de 112'yi arayan bir kisi, Elon Musk ile görüşüp Mars'a gitmek istediğini söyledi. ■ Donald Trump: "iran'da yeni bir lider aramanin zamanı geldi." ■ Sevan Nişanyan:"Son 100 yılda Türkiye'de ise yarar ne iş yapıldıysa Rumeli göçmenleri tarafından yapıldı. O kesim, Türkiye'nin mevcut yönetimine yabancılaştı ve çoğu yurt dışına göç etti. Bunların bıraktığı yerleri dolduran iki zümre çıktı; Kürtler ve Karadenizliler." ■ Gündemde Yaşlılık sigortası' var : 18-65 yaş arası vatandaşlar, 'Yaşlılık primi' ödeyecek... Vatandaşların yaşlılık döneminde bakım ve sağlık masrafları bu sigortadan karşılanacak. ■ ABD Başkanı Trump: “Babam hep derdi ki, ‘Oğlum, bir restoranın kapısı kirliyse mutfağı da pistir.’ Eğer başkentimiz kirliyse, ülkemiz de kirlidir.” ■ İsrail ile ABD arasında "Pax Silica" girişimi kapsamında yapay zeka ve kritik teknolojiler alanında stratejik ortaklık başlattı. ■ BBC'de yayınlanan belgeselde, ABD Başkanı GEORGE W. BUSH Filistin lideri Mahmut ABBAS ile görüşmesinde şu sözleri söylemiştir; ''Tanrıdan görev aldım. Afganistan ve Irak'ı da onun için işgal ettim. Biz, siz Müslümanlar için 9. Haçlı Seferini başlattık. " ■ Zionizm’in kurucusu Theodor Herzl'in 1904 yılında kaleme aldığı bir yazıda ifade ettiği gibi Filistin veya Arjantin'de bir Yahudi devleti kurma hayali var! Bugün Arjantin Patagonya bölgesinde ormanlar yahudiler tarafından yakılıyor. Arjantin basını yangınları çıkaranların yahudiler olduğunu doğruluyor ve yerel halk durumun farkında ve şikayetçi . Yahudiler patagonya bölgesinde toprak satın alma mücadelesine girmiş durumda ve yabancıya satışa serbesti getiren , yahudi yanlısı bir yönetim var . ■ ABD Ankara Büyükelçisi, sadece büyükelçi değildir. Türkiye "Misyon Şefi" dir (Resmi Gazete no: 7460) ABD Misyon Şefi, 4'ü ABD'li 4'ü Türk olan milli eğitim komisyonuna başkanlık eder. Eşitlik halinde iki oy hakkı vardır (Madde 5). FULLBRİGHT - MEB / Yönetmeliği --- Rızanız var olanlara ey halk ! ■ KURT Doğruları söyleyip , 9. Köyden ayrıldı . 10.Köyden sesleniyor. Kötüler Organizedir. İyi'ler Tek ve TENHA'dır. ■ Ömrümüzü verdik, Bin belge ile,Bir cahili ikna edemedik. Herkes yaşayacağını yaşayacak . Kaçış yok ... #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

12,637 Aufrufe • vor 6 Monaten