Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

🔴 ERDOĞAN 'MUTLAK BUTLAN' SESSİZLİĞİNİ BOZDU Seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel'den flaş yanıt: Önümüze 6 kez barikatlar çektin, TOMA’ları dizdin. Dolu altında üstüne çıktığım o TOMA var ya; sen o TOMA’nın şoför koltuğunda oturuyorsun!

72,337 görüntüleme • 2 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

CHP MİLLETVEKİLİ BERHAN ŞİMŞEK: 'Mutlak Butlan işi NERDEN BAŞLADI? Bu iş nereden başlıyor? Bu mutlak BUTLAN işi. Muş Gençlik Kolları Başkanı Erkan Çakır, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş. Nihat Yeşiltaş aday olduğunda Kemal Bey'i destekliyor. Ankara'ya geldiğinde de Kemal Bey'i desteklemek için delegasyonuyla geliyor. Fakat sonra kalkıyor, siyasi rüşvet aldığını iddia ediyor, kim? Erkan Çakır. Buna Kemal Bey'e değil de Özgür'e oy veriyorlar. Sonra 3 4 Mart, 22 23 Kasım'da Erkan Çakır bir tweet atıyor ve diyor ki, Nihat Yeşiltaş'a "Siyasi rüşvetle oyunu değiştirdin sen." diyor. Nihat Yeşiltaş da kalkıyor, Bursa Savcılığına suç duyurusunda bulunuyor. Bursa Savcılığı da, başsavcılık bakıyor diyor ki "Bu benim meselem değil. Olayın geçtiği yer Ankara, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderiyor." Sonra Cumhuriyet Başsavcılığına gidiyor, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Erkan Çakır'ı çağırıyor. Diyor ki nedir? Anlatıyor. Erkan orada isimler veriyor. Derken Cumhuriyet Başsavcısı dosya oluşmaya başlıyor, bizim haberimiz yok. Bu arada Cumhuriyet Başsavcılığı, Savcı Bey bu konudaki verilen isimleri çağırıyor, ifadelerini alıyor. Bu arada çok özür dilerim Erkan da o kurultayda İmamoğlu ve Özgür Özel'i destekliyor. Aynen, evet evet. İsimleri var şu bu. Sonra bu böyle devam ederken, şubat ayının ortalarında Kemal Bey bir televizyon programına çıktı. Ama o arada Sayın Erdoğan şaibeli kurultay şaibeli kurultay Erdoğan niye şaibeli kurultay? Ya Erdoğan'ın haberi var işte gelenlerden, Erkan'dan bilmem neden vesaireden haberi var yani. Neden haberi yok? Yargısal süreç, hayır yargısal süreçten de haberi var. Ya haberi vardır, kuşlar söyler yani.'' #kemalkılıçdaroğlu #mutlakbutlan #özgürözel #chp

CZR HBR

28,789 görüntüleme • 3 ay önce

MEĞER ÖZGÜR ÖZEL’IN KIZI AVUKAT REZAN EPÖZDEMİR’İN YANINDAYMIŞ! MEĞER ÖZGÜR ÖZEL, AVUKAT REZAN İÇİN PERDECİLİK YAPMIŞ! SKANDALA BAK! SİTEYİ KAPATMAKLA KURTULUP KAÇAMAZSINIZ! CEVAP VERİN ULAN! Özgür Özel Çetin Soysal Rezan Epözdemir 🔻 Kemalist CHP’li Özgür Özel’in ve Çetin Soysal’ın kızları, stajlarını Avukat Rezan Epözdemir’in yanında yapıyorlar! 🔻 Rezan 13 Ağustos 2025 Çarşamba emniyetten mahkemeye sevk ediliyor. 🔻 Rezan daha mahkemeye çıkarken CHP Genel Başkanı Özgür Özel rüşvetten kesin tutuklama geleceğini anlayınca hemen “Lan Erdoğan!” ve “Yarın 12’yi bekle!” diyor, dikkatleri kendi üstüne çekiyor. 🔻 Rezan 14 Ağustos 2025 Perşembe’nin ilk saatlerinde tutuklanıyor. 🔻 Sabah ve tüm gün Rezan’ın tutuklanması konuşulacakken CHP Genel Başkanı Özgür Özel, saat 12:00’de milyonlarca dolarlık naylon fatura kesen bir tutuklunun ağzından sözde mektup okuyor, sonradan mektubu yazan şahıs bile iddiaları yalanlıyor ama Özel ‘özel amacına’ ulaşmış oluyor: Mektup rüzgarı bitince halk işine devam ediyor, Rezan’ın tutuklanması gündem bile olmuyor! 🔻 Yani ana muhalefet partisi CHP tüm Türkiye’nin gözünün içine baka baka gündemcilik oyunu oynuyor, gözaltına alındıktan 9 saat sonra CIA’in sahip çıktığı Rezan Epözdemir’i bir de CHP sahipleniyor, tutuklanmasını perdeliyor. 🔴KIZININ CIA MOSSAD’la AYNI MASADAKİ REZAN EPÖZDEMİR’in YANINDA NE İŞİ VAR? BAŞKA AVUKAT Mİ KALMADI? 🔴 KIZININ PATRONU REZAN’LA SENİN VE CHP’NİN NE GİBİ İŞLERİNİZ VAR DA GÜNDEM OYUNU YAPTIN? 🔴 KIZININ PATRONU REZAN’IN İTİBARINI KORUMAK İÇİN CHP GENEL BAŞKANI OLARAK TÜRKİYE’YE SİLME YALAN ÇARPITMA PROVOKASYON MANİPÜLASYON DOLU BİR MEKTUBU OKUMAYA UTANMADIN MI? 🔴 14 Ağustos 2025 saat 12:00’DE Özlem Çerçioğlu’na misilleme dümeniyle aslında KIZININ PATRONU AVUKAT REZAN’I KORUMAK İÇİN MEKTUP GÜNDEMİ YAPMANI SANA HANGİ SAHİBİN EMRETTİ? İNGİLTERE Mİ ABD Mİ İSRAİL Mİ? 🔴 ÖZGÜR ÖZEL’IN KIZININ YANINDA STAJ YAPTIĞI REZAN EPÖZDEMİR SİTEYİ NEDEN KAPATTI? SİTE ALTYAPISINI KULLANARAK KİMLERLE HANGİ İLETİŞİMLERİ SAĞLANDI? REZAN EPÖZDEMİR’İN 6 FETÖ’CÜYLE GÖRÜŞMELERİ TESPİT EDİLMİŞTİ! ÖZGÜR ÖZEL AYNI VE BENZER FETÖ’CÜLERLE KIZI VE REZAN ÜZERİNDEN Mİ TEMAS KURUYORDU? 🔴 PARTİNİZİ DE AVUKATINIZI DA HEYKELLERİNİZİ DE ALIN GİDİN! MİLLET SİZDEN BIKTI USANDI! ŞİMDİ SEN ANLAT ‘ULAN’! Özgür Özel

Fatih Tezcan

39,197 görüntüleme • 1 yıl önce

Eski Anayasa Mahkemesi başkanı Haşim Kılıç'ın "Mutlak Butlan" Yorumu ​ "Hukuk, sadece yazılı metinlerden ibaret değildir; o metinlerin arkasındaki adalet duygusudur. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi ekseninde tartışılan 'mutlak butlan' kavramı, aslında bir hukuki işlemin doğuştan itibaren yok sayılması, hiç var olmamış kabul edilmesidir." "Anayasa Mahkemesi çatısı altında yıllarca bu ülkenin hukuki omurgasını korumaya çalıştık. Bir kararın mutlak butlanla sakatlanması demek, o kararın altına imza atan iradenin, hukukun en temel, en vazgeçilmez ilkelerini çiğnemiş olması demektir. Yani ortada düzeltilebilecek bir hata değil, kökten bir yokluk vardır." ​ "Siyaset ile hukukun ilişkisi her dönem sancılı olmuştur. Ancak ana muhalefet partisi gibi köklü bir kurumun karşı karşıya kaldığı veya içinde bulunduğu bu durum, sadece bir parti içi mesele olarak görülemez. Hukuk devletinde usul, esastan önce gelir. Usulün katledildiği yerde, esasın bir hükmü kalmaz." "Bizim her zaman savunduğumuz bir şey vardı: Kararlar, konjonktüre göre ya da siyasi rüzgarlara göre şekillenemez. Eğer bir süreçte mutlak butlanı gerektirecek kadar ağır bir hukuk ihlali varsa, orada mahkemelerin veya yetkili organların 'görmedim, duymadım' deme lüksü yoktur. Hukuk, kendi saygınlığını korumak zorundadır." "Sonuç olarak; bu tartışma bize hukukun ne kadar hassas bir teraziye sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kuralları esnetebilirsiniz, yorumlayabilirsiniz ama yok sayamazsınız. Yok saydığınız an, o hukuk sistemi döner ve sizi de yok sayar." #haşimkılıç #özgürözel #kemalkılıçdaroğlu #mutlakbutlan #chp Kaynak: İlke Tv

🗞Marj Haber

11,441 görüntüleme • 2 ay önce

İKİ ŞOFÖR KONUŞURSA ÖZGÜR TUTUKLANABİLİR! MUHİTTİN’İN 20 MİLYONU, ÖZGÜR’Ü ARTIK HER AN EKREM’E KOMŞU YAPABİLİR! MİLLETVEKİLLİĞİ KURTARMAZ! HOŞGELSİN BAY KEMAL! İki arabayla ve 20 milyon dolarla Antalya’dan Manisa’ya giden Muhittin Böcek’in şoförleri bugün Antalya’da gözaltına alınıp, İstanbul’a getirildi!.. Yani buyrun cenaze namazına… Şimdi Özgür Özel için uykusuz geceler başlıyor. İki şoför, Aydın Günaydın ve Özer Aydın, İstanbul Başsavcılığı’nın emriyle getirtildi ve şu anda sorgulanıyorlar. Zaten Adalet Bakanı HTS kayıtlarını açıklamıştı. Şimdi de şahitler tüm detayları verdi mi, bırakın Özgür Özel’i, CHP tümden kapatılabilir! Ama daha önce dediğim başka bir durum var. İstinaftan her an mutlak butlan kararı çıkabilir. O zaman parti kapanmaz ve Kemal Kılıçdaroğlu partinin başına gelir. Sadece Özgür ve yandaşları mahvolur! Kişilerin parasal ve yolsuzluklar üzerinden kurduğu düzenden kurtulan CHP beklenen ana muhalefet partisi olma görevini yapmaya başlar. Özgür ne olur?.. Bir kere başka bir durum var. Bülent Arınç’la yaptığı görüşmeyle gündeme taşımam şart olan, darbe tutanaklarında kod adı “ECZACI” olan kişinin konusu da var!.. Ve Fetö ziyaretleri!.. Evinde 20 milyon dolar ele geçirilen bir Fetöcü kadını defalarca ziyaret etmesi… Vallahi Özgür, 20 milyon doları olmayanı tanımıyor galiba!.. Bir de dün New York’taki gizli evini söylemiştim ya, şimdi onu da bir avukatın üzerine yapmış, böyle saklanacağını sanıyor! Bakın, bu işler Ağır Cezalık ve Özgür Özel’i bu kez milletvekili olmak kurtarmaz. Anayasa’nın 14. Maddesi bu konuda açık… Ve medyadaki yalanlar… Kapki dönmüş-müş!.. Adamın zaten itirafları etkin pişmanlık için kabul edilmeyip, hapse geri gönderilmişti. Şimdi Özgür alenen yalan söylüyor, kendi medyası da çanak tutuyor. Tüm detaylar video’da… TAMAR TANRIYAR

Siberhabertv

71,513 görüntüleme • 5 ay önce

Kemal Kılıçdaroğlu'na OY VERMİŞ CHP'li Kadın MİLLETVEKİLİ Özgür Özel'den Randevu TaLep etmiş Özgür ÖZEL REDDETMİŞ ve MESAJ ATMIŞ: 'Sen RANDEVU TALEP etmişsin ama Senin Kemal Bey'e oy verdiğini UNUTMADIM..' LEVENT GÜLTEKİN: Şimdi CHP içerisinde bir rahatsızlık var. Bu Kemal Bey'den de bağımsız. O rahatsızlık Özgür Bey'in toparlayıcı bir yaklaşımının olmaması, daha çok kendi arkadaş grubuyla partiyi yönetmesi. 🔴Yani Veli Ağbaba'yla, Ali Mahir Başarır'la... Onlar eskiden beri yurt arkadaşlığı gibi, aynı evde kalmışlar uzun yıllar. Böyle üç arkadaş şeklinde daha çok partiyi yönetiyorlar. Ona yönelik bir tepki de var parti içerisinde. Diğerleriyle bir diyalog kurulamadı. Kongrede Kemal Bey'i destekleyenler ilk günden itibaren dışlandı ve neredeyse yok sayılıyorlar diye. Ben Özgür Bey Genel Başkan olduktan sonra bir ay sonra oturdum, sohbet ettim. "Bu arkadaş ilişkileriyle bir parti genel başkanlığı iyi bir görüntü değil, bu sizi çok zora sokacak" dedim. "Bunu bir an önce çözmeniz lazım, arkadaşlıkla parti yönetimini birbirinden ayırmanız lazım. Kankalıkla parti yönetimi olmaz" dedim. "Çok haklısın" dedi bana, kendi söyledi, "Çok haklısın" dedi, "Bunun farkındayım, mutlaka bunu halletmem lazım" dedi. Ama buna rağmen hiçbir adım atmadı o, özellikle o konuda. Ben mesela biliyorum, Kemal Bey'i destekleyen milletvekillerinden de biliyorum, tek bir sefer Özgür Bey arayıp bir kere bile "Sen ne yapıyorsun, var mı bir derdin?" demedi. Yani, "Hiç haberi yok" diyor "Benim Meclis'te... Yani benim partide olup olmadığımı... Artık yokuz" diyor, "Bize öyle bir... Yani bize yok muamelesi çekiliyor." Kemal Bey'i desteklemiş bir kadın milletvekili randevu talebinde bulunuyor, Özgür Bey de randevu vermiyor, sonra da mesaj atıyor: "Sen randevu talep etmişsin benden ama ben senin Kemal Bey'i desteklediğini unutmadım." Onlar şunu diyorlar: "Özgür Bey bizi kabul etmiyor. Biz Kemal Bey'i destekledik diye bizi hiçbir şekilde kabul etmiyor." Onlar da kendi geleceğini şeyde buluyorlar, Kemal Bey'in dönüşünde. Yolsuzluklara bulaşmış belediye başkanlarıyla ilgili tutumu... Diyelim ki Manavgat Belediye Başkanı, çok görüntüleri çıktı, 42 yıl hapis aldı şimdi. Uşak'la ilgili bir yıl öncesinden uyarılmış. Uşak eski İl Başkanı gitmiş bir yıl önce, rapor koymuş, demiş ki: "Bizim belediye başkanımız rezalet durumda, bu adam önümüzdeki günlerde patlar, bizi de altında bırakır, buna çözüm bulun." Görmezden gelmiş. Muhittin Böcek, görüyoruz, büyük bir şeye dönüşmüş durumda. Liderlik böyle bir şey; bunları önceden görüp, fark edip tedbir alması gerekiyordu ki iktidarın elinden o temizlenme, arınma maskesi adı altında yapılan şeyi almış olsun. Özgür Bey tüm bunları yapmadı.'' #mutlakbutlan #CHPteslimAlınamaz

CZR HBR

50,772 görüntüleme • 3 ay önce

Özgür Özel, BirGün’e konuşmuş. Keşke konuşmasaydı! Okumaya değmez sözleri için zaman harcadığımıza yazık! 1) “Tüm partiyle kucaklaşmak istiyoruz ama bazen kirpiyle kucaklaşamazsınız” demiş. Kucaklaşmanın lafı kolay… Peki Aziz İhsan Aktaş’ın ifadelerini içeren videolar sosyal medyada cirit atarken tek bir hukuki adım attınız mı? [Biz o videoları görmedik ama halk merak ediyor. ] Dava açtınız mı? Yok! O zaman bu nasıl bir kucaklaşma? Kucaklamanızı anlıyoruz... 2) 81 il, 927 ilçede danışma kurulu kurduk diyorsunuz… Güzel de; tüzük metninden, tüzük kurultayındaki delegelerin bile haberinin olmadığı gerçeğinden bilginiz var mı? Bu mudur parti içi demokrasi? 3) İyi bir grup başkanı olmak, iyi bir genel başkan olmak değildir! “Kırmızı kart”, “30 yoksa yokuz”, “1,5 yaşında 32 numara ayakkabı giyen çocuk” masalları… Ve bugün CHP’ye fiilen beton döken Ekrem İmamoğlu için: “CHP, İmamoğlu’nun üstüne beton dökmez” demek… Bu hangi aklın, hangi siyasetin ürünüdür? 4) Dokunulmazlıklar meselesinde “özür diledim" demen bir şeyi değiştirmez Doğru, değiştirmez! Çünkü o sürecin başında bizzat sen vardın ! Patronun gibi flash bellek yap !!! Her şeyi çok bilen grup başkanvekili olarak! 5) Siyasette MHP seçmeninin nabzına göre mi pozisyon alıyorsunuz? İmralı’ya gidilip gidilmemesinden bağımsız soruyorum: Bu parti rotasını kim belirliyor? İlke mi, rüzgâr mı? 6) Parti içi adalet diyorsunuz… Adil olduğunu sanmak, adil olmak değildir! CHP emektarları ihraç edilirken ülkücü çakmaları partiye almak mıdır Demokrasi !!! Ve şairin dediği gibi: “Kirpiğin kaşıma değdiği zaman bekletme sevdiğim” demiş. Kirpik olmasa da, O kirpiler var ya… Günü geldiğinde Cumhuriyet değerlerini savunmak için tırmalamaya devam edecek! Özgür Özel CHP 🇹🇷

Çₑₜᵢₙ SAĞSÖZ

20,480 görüntüleme • 9 ay önce

#MutlakButlan CHP BİTLİS İL BAŞKANI Veysi Uyanık: 'VELİ AĞBABA Delegelere Benim Yanımda KENDİ HESABINDAN PARA YOLLADI..' Cevat Otel'de, ben, Özgür Karabat, Metin Kaya, Ekrem Bey geldi, toplantı odasında oturduk. Ekrem Bey bu süreçte onları desteklemem gerektiğini, eee bu değişimi yapmamız gerektiğini, herhangi bir konu, bir şey olursa Özgür Karabat'la çözeceğimi söyledi. Eee biz döndük geldik Ankara'ya, Meclis'e uğradım. Ya dedim "Merkeze para pul dağıtıyorsunuz..." Tabii bu arada Engin Güneş de bunlar bir ofis açmışlar, Özgür Özel işte Veli Ağbaba, Tekin Bingöl, Bülent Tezcan falan filan bir atakım orada, çalışmaları oradan yürütüyorlar İmza istediler, imza vermeden önce de işte ben baktım merkeze para, pul vaatlerinde bulunuyor. Ben de dedim ki Özgür Karabat'a, "Ya" dedim "Yani bizim delegelere ne vereceksin?" dedim "Özgür Bey" dedim. Ve bu Meclis odasında oluyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında... Tabii tabii, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki odasında oluyor. Dedi "Ya işte bir 100.000 lira verelim." "Ya" dedim "Ayıptır, 100.000 lira olur mu?" dedim böyle, "Özgür Vekil" dedim ya. E dedi "Tamam ben bir bakayım." dedi "Sen onu..." Yani 200.000 liraya anlaştık, "Dedi 100.000 lirasını İl Başkanımıza ver, ben de 100.000 lirayı" dedi "alıp delegelere dağıtacağım." dedi. Dedi "Ya şey de, market kartı da var" dedi "ondan भी verelim." Değişik insanlara işte iş vaatleri, ihaleler, değişik sözler... Paralar havada uçuşuyor, harcamalar su gibi akıyor. E ben de o süreçte yani aldım, 100.000 lira aldım. Savcılıktaki ifademde de var. Bu 100.000 lirayı da bizim işte 6 delegemiz vardı, ben 20 20 işte Kızılay'da Kahveci Hacıbaba var, orada... Ya arkadaş Kahveci Hacıbaba'nın kameraları var, orada 6-7 arkadaş oturmuşuz, hepsinin önünde yapmışım, parayı 20 20 dağıtmışım. İsimler zaten savcılık dosyasında var. Bir gün sonrası, beni Kızılay'a çağırdılar, İl Başkanı ve diğer delege arkadaşlarım, ilçe başkanları, delege arkadaşlarım, bir restoranda oturduk, Veli Ağbaba geldi Veli Ağbaba İl Başkanı ile konuştu, bak ilk defa söylüyorum, Şerif Sayın'ın adına Ziraat Bankası'ndaki hesabına, diğer delegelere dağıtılmak üzere 60.000 lira kendi hesabından para gönderdi. Bunun savcılık dosyasına dekontu da girdi, dekontu da girdi. Yanımda pazarlık yapıldı ya, İl Başkanına atacaktı, İl Başkanı tabii uyanık bu konularda. Sonradan da zaten gitti yine Meclis'te Özgür Karabat'tan 100.000 lira para aldı, şu anda da görevde. Bana yine Meclis'ten Özgür Karabat 100.000 liranın dışında 1.500.000 lira civarında bu üç harfli marketlerin kartını vereceklerini söylediler. Sırrı adında danışmanın şoförü beni Beytepe Bulvarı'ndaki evime bıraktı, kartları çıkardı verdi. Ertesi gün bu Sırrı beni arıyor, "Abi yandım bittim." "Ne oldu Sırrı?" "Abi sana fazla kart vermişiz." İlyas Şahin, eski Artvin Merkez İlçe Başkanı ama Ekrem Bey'le siyaset yapıyor, İSKİ koordinatörü yapmışlar. Kendilerine eleman yapmışlar çocuğu, kullanıyorlar yani. O geldi, baktım hakikaten içi dolu. Ben içinden hani bizim delegelere söz verdikleri kadar ne kadar, 100-200 bin liralık kart aldım, onu da arkadaşlara aynı şekilde parayla beraber dağıttım. Yani ondan sonra baktım, her taraftan kirli ilişkiler akıyor. Özgür Özel diyor ya "Dosya boş", dosyanın içeriği...'' #KemalKılıçdaroğlu #ÖzgürÖzel #ŞaibeliKurultay

CZR HBR

52,871 görüntüleme • 3 ay önce

CHP Genel Başkanı Özgür Özel #İBBDavası sonrası Silivri’de konuştu. Özgür Özel (Özgür Özel): "BU BİR YARGILAMA DEĞİL, REZALETİN BELGESİDİR!" ​"Yargılamayı Bile Başlatamayan Bir Acziyet" ​"Bugün 'nihayet yargılama başladı' demek isterdik ama karşımızda yargılamayı başlatmayı bile beceremeyen bir heyet var. Öyle bir liyakatsizlik, öyle bir iş bilmezlik ve öyle bir 'majestelerinin yargısı' olmaya adanmışlık durumuyla karşı karşıyayız ki; bu heyetin vereceği karara kimsenin inanmayacağını büyük bir ibretle takip ettik." ​"Yandaş Basının Elindeki Gizli Liste" ​"Avukatların 'usul ne olacak' sorusuna cevap vermeyenler, savunma sırasını avukatlardan gizleyenler, o listeyi dünden evvel Yeni Şafak gazetesine servis etmişler! Avukatlar 'Yandaş basına verdiğiniz şeyi bizden nasıl saklarsınız?' deyince başkan paniğe kapıldı, salonu boşaltmaya kalktı. 🔴 Sen kimsin? Bir yıldır gözü yaşlı bekleyen aileleri, milletvekillerini o salondan nasıl kovarsın?" ​"Yüzde İki İhtimalle Sipariş Mahkeme" ​"Çağlayan’da 41 tane ağır ceza mahkemesi var. Anayasa gereği kura düşmesi lazım. Ama ne hikmetse 9 aydır konuşulan o mahkemeye, %2 ihtimalle düştü bu dava! Akın Gürlek’in özel ayarladığı mahkemeye, tecrübesiz, daha çiçeği burnunda hakimler kondu. Türkiye tarihinin en mühim davasında kürsüye çıkarılanların toplam kıdemi 11 yıl! Paçalarından acemilik akıyor." ​"Futbol Maçı Gibi Tanık Değiştiriyorlar" ​"Daha ilk günden tiyatro desen, hiç olmazsa düzgün bir senaryo yazılır! Ekrem Başkan tutuklanırken 'Çınar' diye bir gizli tanık vardı, şimdi o gitti yerine 'İlke' geldi. İfadeler kopyala-yapıştır, yazım hataları bile aynı! Yargılamada oyuncu değişikliği olur mu? 'Çınar sakatlandı, yerine İlke’yi sokuyoruz' diyorlar. Bu iş kurgudur, bu iş senaryodur!" ​"Sanık Ekrem Diye Başlayıp Titreyerek Ekrem Bey Demek" ​"İstanbul’un seçilmiş başkanına 'Sanık Ekrem' diyerek başlıyor, salondan tepki gelince beceriksizce, titreyerek 'Ekrem Bey' demeye dönüyorsun. Kardeşim, bir yola çıktıysan ya arkasında duracaksın ya da hiç yapmayacaksın! Karşısında ömrü ceza yargılamasıyla geçmiş avukatların bilgisi karşısında ezilen, kıvranan ve çirkefliğe başvuran bir heyet var." ​"Bisiklet Sürmeyi Bilmeyene Tır Teslim Ettiler" ​"Dünyanın en büyük tırını kullanacak ama daha bisiklet sürmeyi bilmiyor; en büyük uçağı indirecek ama uçurtma uçurmamış! AK Parti ve MHP milletvekillerine sesleniyorum: Gelin izleyin şu duruşmayı. 'Ben bir sevdiğimi bu hakimin adaletine emanet eder miyim?' diyebilirseniz, ben bir daha bu mahkemeye gelmeyeceğim." ​"Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Olarak Utandım" ​"Altı saat izledim ve bir vatandaş olarak utandım! Beceriksizler, ne yaptınız siz? İktidar oyunu siyasette oynanır, gelin orada oynayalım ama yargıyı buna alet edemezsiniz. Koklanmış ve yönlendirilmiş bir yargıya Allah düşmanımı düşürmesin. Biz düşmanına bile adalet talep eden insanlarız!"

Fatoş Erdoğan

12,923 görüntüleme • 5 ay önce

🚨 YER YERİNDEN OYNAYACAK! "ERDOĞAN İLE GİZLİ İŞBİRLİĞİ Mİ YAPTINIZ?" 🚨 Barış Terkoğlu:"Aslı kararı söyledi. Ben sizi soruşturmanın başına götüreyim. Tabii sizin sosyal medya hesabınızdan söylediğiniz gibi zaman zaman paylaşımlarınız var. Dikkat çeken bir şey var; Ocak 2025'ten sonra Erdoğan'ın adını vererek, adını vererek eleştiri yapmamışsınız. 1 Şubat 2025'te Erdoğan, CHP'nin kurultayında şaibe olduğu iddiasında bulunmuş. 7 Şubat 2025'te siz KRT Televizyonu'nda siz de böyle bir imada bulundunuz. 10 Şubat 2025'te savcılık bu konuyla ilgili bir soruşturma başlattığını açıkladı. Soruşturmanın başlangıcındaki bu eş zamanlılığa dayanarak bu eleştirilerin nedeni de şu; size açık ve net bir şekilde soruyorum: Siz Erdoğan'la gizli bir işbirliği yaptınız mı? İktidarla butlan kararı için bir arka planda anlaşma yürüttünüz mü?" 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu:"Ben size şu soruyu sorayım. Bir, önce sorunuza yanıt vereyim. Erdoğan'ı her dönem eleştirdim. Her dönem! Özgür Bey 'müzakere edeceğiz, mücadele etmeyeceğiz' dediği zaman tweet yayınladım. 'Müzakere edilmez, mücadele edilir' diye. Niye bunu söylemiyorsunuz? Erdoğan'a söylüyorum. 'Müzakere edilmez' diyorum, 'mücadele!' Memleketi bu hale getiren birisiyle neyi müzakere edeceksiniz? 'Efendim müzakere edeceğiz, bir şey olursa sorumluluk bana ait.' Sorumluluk kişiye ait değildir, sorumlu, sorun yaratan kişinin partide yarattığı derin yarılmalardır. Bunlar olmaz, buna izin veremezsiniz." 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu (Devamla):"Gelelim Erdoğan'la işbirliği, diğerleriyle işbirliği... Ben size bir soru daha sorayım. Bir partinin genel başkanı, geçmişte meclis başkanlığı yapmış AK Partili birisiyle, meclis başkanlığı yapmış bir kişiyle, CHP genel başkanı 2 saat ne görüşür? Ne görüşür? Ve çıktıktan sonra da 'partinin sorunlarını görüştük' (dedi). Allah aşkına, CHP genel başkanının, AK Parti'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ve siz gazetecisiniz, niye bunu sormuyorsunuz? 'Ey Özgür, sen ne görüştün? CHP'nin nelerini görüştün sen?'" 🎤 Barış Terkoğlu:"Yani siz kendinizi değil de Özgür Özel'in mi böyle bir ilişki kurduğunu düşünüyorsunuz iktidarla?" 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu:"Efendim ben ilişki değil, ben size somut olanı söylüyorum. Açık bir olay ifade ediyorum. Arka kapı diplomasisi... Kim söylüyor bunu? Ben mi söylüyorum? Masaya oturmak, Kürt sorununu çözmek için yapılan açıklamalar var. Yine parti yetkililerinin yaptığı açıklamalar var; 'masaya oturmak için belli şartlar arıyorlar', 'arka kapı...' Ne demek arka kapı diplomasisi? Ben mi yaptım? Kim yaptı? Bütün bunlar unutuluyor, 'Kılıçdaroğlu gitti şunu şunu yaptı, şununla görüştü, şunu şöyle yaptı...' Yok efendim, yok! Hala eleştiririm. Hala eleştiririm. Memleketi bu duruma kim getirdi? Kim getirdi? Siz bana söyler misiniz, bu sorunu aşmak, yani ülkenin içinde bulunduğu sorunu aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi? Hangi öneri geldi? Olmaz. Siyaset üretmeniz lazım. Kısır tartışmaların, çekişmelerin dışına çıkmanız lazım." 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu (Devamla):"Ben olaydan hemen sonra, yani kurultaydan, 38. kurultaydan hemen sonra Özgür Bey'e bazı temel noktaları açıkladım. Partinin içinde bulunduğu bazı sorunları açıkladım ve bir genel başkan olarak sizin bunları bilmeniz gerekir dedim. O da hala yanımda durur, evimde tutarım. Sonra medya açık bölümde de şunu söyledi: 'Bir genel başkanın, bir genel başkanın sadece bir genel başkanın bilmesi gereken bazı konuları aktardı' diye. Evet, bunları aktardım." 🎤 Senem Toluay Ilgaz:"Kamunun bilmemesi gereken sorunlar mı onlar?" 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu:"Daha sonra onun bir kısmı kamuoyunda yankılandı. 'Bazı belediye başkanlarını göstermeyin' dedim. Bunlarla ilgili partinin arşivinde raporlar var dedim." 🎤 Senem Toluay Ilgaz:"Mesela kim?" 🎙️ Kemal Kılıçdaroğlu:"Şimdi isim vermeyeyim, gösterdiler bir kısmı içeride şimdi. Olmaz arkadaşlar! Şimdi bunları, bunları kamuoyunun büyük bir kısmı bilmiyor. Ben çıkıp konuşmuyorum parti zarar görmesin diye ama burada belli şeyleri açıklamak zorundayım, açıklıyorum da zaten. Olmaz. Parti ahlaki üstünlüğünü kaybedemez. Her türlü eleştiri yapılabilir ama bu parti ahlaki üstünlüğünü kaybedemez. Parti, bakın, belediye başkanları seçiminden sonra, her belediye başkanı seçiminden sonra şu salonda belediye başkanlarını toplardım. Önce emekli bir Sayıştay denetçisi belediye neleridir, neler değildir ve harcamalar nedir, nasıl yapılır, Sayıştay denetçisi gelince nelere bakar onu anlatırdı. İçişleri Bakanlığı'ndan emekli bir müfettiş gelirdi, o müfettiş de belediyeyle ilgili bütün bilgileri, İçişleri Bakanlığı belediyeyle olan ilişkilerini anlatırdı. Sonra bir yeminli mali müşavir gelirdi, belediye şirketleri üzerine verirdi. Ve ben çıkıp şunu söylerdim en son, bir saatlik süreden sonra: Derdim ki, 'Arkadaşlar, koltuğa oturduğunuzda artık ben belediye başkanıyım, kimse bana dokunmaz değil. Her kuruşun hesabını millete vereceksiniz. Harcadığınız para sizin değil, halkın parasıdır. Güçlü olmanızın tek yönü halka hesap verir pozisyonda olmanızdır' ve 7 maddelik madde yayınladık. Niye bunlar yapılmadı son zamanlarda? Niye yapılmadı?" Detaylar, belgeler ve tüm gerçekler Sözcü TV Özel Röportajı'nda! Videonun tamamını kaçırmayın! 🎬👇 Kemal Kılıçdaroğlu, Senem Toluay Ilgaz, Aslı Kurtuluş Mutlu, Barış Terkoğlu #KemalKılıçdaroğluSözcüTvde

SÖZCÜ Televizyonu

304,135 görüntüleme • 2 ay önce

Mansur Yavaş'ın CHP'yi terk edeceğini hiç düşünmüyorum Ancak, Mansur bey dün ketenpereye getirildi. Özel ve ekibi, Mansur beyi; hile ve desiseye maruz bırakarak tuzağa düşürdü. Sonunda bir ÇAĞRIM var ama öncesinde ifade etmem gereken noktalar var. Ketenpere, hile, desise sözcüklerini neden kullanıyorum: Mansur bey, 1- Dün, belirgin bir baskıyla ve yoğun propagandayla, düşünemez hale getirilmiş bir kitlenin linciyle korkutuldu. 2- Adnan Beker ve Cemal Enginyurt ile otobüs içinde çekilen, büyük tepkilere neden olan, içinde bulunmaktan rahatsız olduğu bir fotoğrafa maruz bırakıldı. (Fotoğrafta diğer üç figür gülerken Mansur beyin o fotoğrafta gergin yüz ifadesiyle yer alması bunun kanıtı niteliğinde.) 3- Anıtkabir'de absürt ÇELENK olayına ortak edildi. Üzerinde "Özgür Özel CHP Genel Başkanı" yazan çelengin ucundan tutturuldu. 4- Kirli olaylarla anılan Ali Mahir Başarır ve Murat Emir ile kol kola aynı kareye sokuldu. O sözcükleri kullanmam bundan. Oysa Mansur Yavaş, Mutlak Butlan kararının ardından kritik iki mesaj vermişti; 1- Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. 2- Yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağının açıklanması ve sürecin demokratik teamüller içerisinde işletilmesidir. PEKİ NE OLDU Birincisi, 'Yok sayılamaz' dediği mahkeme kararına rağmen, 'genel başkancılık' oynayan Özgür Özel'in, partinin kurumsal genel merkezinde yasal genel başkanın düzenlediği resmî bayramlaşma töreniyle aynı saate düzenlenen 'PARALEL' etkinliğe katılması zorlanarak, 'yok sayılamaz' denilen mahkeme kararını yok saydığı algısı yaratıldı. İkincisi, Anıtkabir'de taşınan çelenk üzerindeki yazıyla da 'yok sayılamaz' dediği kararı yok saydığı tescillendi, resimlendi ve kamuoyuna gösterildi. Özgür Özel'in çelenk üzerinden yaşattığı rezillik de cabası. GÜVENPARK'TA NE DEDİ Mansur Yavaş, Güvenpark'ta; 1- Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey birbirimizi zayıflatmak değil, ortak demokratik zemini güçlendirmektir. 2- Çağrımı bir kez daha tekrar ediyorum; Cumhuriyet Halk Partisi en kısa zamanda yeniden kurultaya gitmelidir! 3- Bırakın parti içinde bölünmeyi, tam tersine tüm muhalefeti bir araya getirecek çalışmaları başlatarak bu oyunu bozalım. Kısaca; ortak akıl yürüterek, birlik ve beraberliğin sağlanması önerisinde bulundu. YAVAŞ'IN GENEL TAVRI NEYDİ Mansur Yavaş'ın daha önceki tavrı da şöyleydi: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak önceliğimi belediye hizmetlerine veren biriyim ve işime odaklanıyorum. SONUÇ Mansur başkan, kendisini parti içinde oluşan iki ayrı grubunun uzlaşması yönünde çabalara vakfedecekken, bir anda kaotik bir durumun içine düştü. Ya da düşürüldü. ÇAĞRIM Mansur başkana naçizane çağrım şu yönde olacak: Değerli başkan, önceliği belediye hizmetlerine veren ve işine odaklanmış bir siyasetçi olma pozisyonuna dönerek, son iki açıklamadaki birlik ve beraberlik çağrısı ile uzlaştırmacı bir siyasi figür kimliğine bürünmeniz, yaşanan sürece en büyük katkınız olacaktır. Bu durumda, size kurulan oyun bozulur, yürütmüş olduğunuz siyasi süreciniz normal rayına oturur. Sayın Bülent Kuşoğlu'nun sizinle ilgili yapıcı açıklaması da Kemal bey kanadından iletilen önemli bir mesajdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğini korumakta ve CHP'de kalmaya devam edeceğiniz konusunda net bir duruşunuz olduğu hakkındaki kanaatim de tamdır. Bu çağrımı; bir dosttan, bir kardeşten samimi hatırlatma olarak kabul edin. Saygılarımla. CHP 🇹🇷 Kemal Kılıçdaroğlu Mansur Yavaş Bülent Kuşoğlu

Bülent Gürsoy

53,645 görüntüleme • 3 ay önce

PARTİMDEYİM Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşananları doğru teşhis edelim. Biraz uzun anlatacağım. Olan biten, bölünmenin ötesine geçmiştir; dağılma emareleri görülmektedir. Bunun adı, Özgür Özel’in söylediği gibi, “karpuz ile karpuz sapının ayrışması” değildir. Kaygım odur ki ortada kabuğu çatlayan bir nar vardır. Dağılma emareleri dün değil, Özgür Özel genel başkanken başlamıştır. 4-5 Kasım Kurultayı’ndan önce yazdığım yazıda Özgür Özel’e bir soru sormuştum: “Partiyi bir arada tutabilecek misin?” Maalesef olmadı. İlk işaretleri belediyelerimizde gördük. Başka bir muhalefet partisine geçmenin bile bir izahı vardır. Ama Cumhuriyet Halk Partili uyuyup, AKP’li uyanmak eşyanın tabiatına aykırıdır. Siyasette kendisini güvende hissetmeyen kişilerin, partimizden uzaklaşıp, yıllardır zulmeden AKP’ye geçmesini sadece koltuk sevdasıyla veya hapis korkusuyla açıklayamazsınız. Keçiören’e bakın. İl olsa büyükşehir olacaktı. Mesut Özarslan, genişleme politikası kapsamında partimize katıldı. AKP’ye gitti. Diyelim ki o zaten CHP’li değildi… Şehitkamil’e bakın. Büyükşehir nüfusuna sahip başka bir ilçemiz. Belediye başkanı; atadan, dededen CHP’li. AKP’ye gitti. Keşan’ı dört dönem kazanan belediye başkanı AKP’ye gitti. Aksu gitti. Serik gitti. Haymana gitti. Söke gitti. Seydişehir gitti. Altınova gitti. Hasankeyf gitti. Yahu, Türkiye’nin öbür ucundan Göle gitti. AKP, Gölesiz yapamayacak mıydı da gitti? 79 yıl sonra aldığımız Afyon gitti. Burcu Köksal, partimizin Grup Başkanvekiliydi. AKP’ye gitti. Büyükşehir belediyesi Aydın gitti. Özlem Çerçioğlu, 37. Kurultay’ın Divan Başkanıydı. AKP’ye gitti. Diyelim ki bu isimler Özgür Özel’e muhalifti… Beykoz ailenin içinden değil miydi? İmamoğlu, Özlem Vural Gürzel’in evladı gibi olduğunu söylemedi mi? O da AKP’ye gitti. İstanbul’da başka ilçeler de konuşulmuyor mu? Antalya büyükşehir… Muhittin Böcek bir anda mı “hain” oluverdi? Medya sabah akşam “Bunları Özel mi, Kılıçdaroğlu mu getirdi?” diye tartıştı. Mesele kimin getirdiği değil, anlayalım artık. Ya İzmir’e ne demeli? Partimizin kalesinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay partimizden istifa etti. Nereye gideceği belli değil. Tabii gelenler de oldu. Milletvekili Nimet Özdemir geldi, sonra AKP’ye gitti. Özgür Özel’in canla başla sahip çıktığı Adnan Beker… Bir gün otobüsün üstünde, öbür gün arazi. O da istifa etti. AKP’ye gitse şaşırmam. İşte bu yüzden bunun adı dağılmadır. Tehlike, bölünmenin ötesindedir. Bu dağılmayı sadece mutlak butlan kararına bağlamak gerçeği gizlemektir. Partide fikren altı doldurulamayan bir “değişim” sonucunda merkezi otorite ve parti aidiyeti zayıflamış; bireysel pozisyonlar ön plana çıkmıştır. Bu, trollerin aklıyla veya etkisiyle konuşulacak bir sorun değildir. Sosyal medyanın esiri olmuş bir kesim şen şakrak sloganlar atarken bizim içimiz yanıyor. Giden milletvekilleri de üzgün, kalan milletvekilleri de… Ve bu ayrılık, çok önceden planlanmış bir senaryonun son perdesidir. “26 Temmuz’a kadar kurultay yapılmazsa CHP seçime giremez” yalanıyla parti tabanını paniğe sevk edenler, nerede yazıldığı belli olmayan senaryolarına gerekçe ürettiler. Çünkü ayrılığın fikir babaları, partiden kopuşu akıllarına çok önceden yerleştirmişlerdi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ayrılmayın” çağrısı da zayıf kaldı; inandırıcı bulunmadı. Kurultay’a dair vaatler ikna edici görülmedi. Süreci rahatlatacak güvenceler verme noktasında yetersiz kalındı. Oysa siyasi bir yargı kararının Cumhuriyet Halk Partisi’nde açtığı yara aklıselimle onarılabilirdi. Kardeşlerim; Bu süreçte dilimize ve birbirimize mukayyet olalım. Onca yıl omuz omuza mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızın kalbini kırmayalım. Dün yüz yüze bakıyorduk. Yarın yine selamlaşacağız. Türkiye’nin geleceği için, iktidar hedeflerimiz için yine aynı ortamlarda konuşacağız. Unutmayın; Cumhuriyet Halk Partisi bizden önce de vardı. Bizden sonra da var olacaktır. Bir yere gittiğimiz yok. Biz partimize rastlantı sonucu gelmedik. Biz Cumhuriyet Halk Partiliyiz.

Oğuz Kaan Salıcı

506,259 görüntüleme • 1 ay önce