Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Ev araba alacaklara önemli haber. Eminevim, Fuzulevim, Katılımevim gibi şirketlerde yeni kurallar geldi. Aynı şirketten iki ev alınmayacak. İki araba alamayacak. Bir ev + bir araba alabilir. 1 Ekim'den itibaren geçerli olacak. Geçen ay da yeni kurallar gelmişti : En erken teslim süresi 5 ay değil, artık 6 ay....

187,349 görüntüleme • 4 gün önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Ev satıldı, "Evi boşalt" dediler... Şimdi ne olacak? Yeni ev sahibi sizi hemen evden çıkarabilir mi? Kiracı olarak haklarınızı biliyor musunuz? İşte ev satışı sonrası süreçte kiracıyı koruyan yasal haklar. Detaylar; Soru: Avukat hanım, ev sahibi evi başkasına sattı. Ben çıkacak mıyım şimdi evden? Avukat: Hayır, ev satıldı diye kiracı olarak hemen evi boşaltmak zorunda değilsin. Kiralanan taşınmaz el değiştirirse, yeni malik mevcut kira sözleşmesinin tarafı olur. Yani ev satılsa bile kira sözleşmen kendiliğinden bitmez, aynı şartlarla devam eder. Sen kiracı olarak sözleşmedeki haklarını korumaya devam edersin. Soru: Yani yeni ev sahibi beni çıkartamaz mı? Avukat: Çıkarabilir ama istediği zaman ve istediği şekilde değil. Yeni malik ancak kendisinin, eşinin, alt soyunun, üst soyunun ya da bakmakla yükümlü olduğu kişilerin gerçek ve samimi konut veya iş yeri ihtiyacı varsa bunu ileri sürerek tahliye talep edebilir. Bunun için de taşınmazı edindiği tarihten itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim göndermesi gerekir. Bu bildirimden sonra da altı ay geçmeden tahliye davası açamaz. Yeni ev sahibi "Ben evi aldım, bir ay içinde çık" diyemez. Tek taraflı sözle, mesajla ya da baskıyla kiracı tahliye edilemez. Kiracının çıkması için ya anlaşma olması gerekir ya da mahkeme kararı gerekir. Bir önemli nokta daha var; yeni malik ihtiyaç nedeniyle tahliye sağladıysa taşınmazı haklı bir sebep olmadan 3 yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiraya veremez. Aksi durumda tazminat sorumluluğu doğabilir. Kısacası; ev satıldı diye otomatik olarak çıkmak zorunda değilsin. Kira sözleşmesi devam ediyor. Tahliye ancak kanundaki şartlar varsa, usule uyularak ve çoğu durumda mahkeme yoluyla mümkün. O yüzden böyle bir durumdaysan öncelikle sürecin hukuka uygun yürüyüp yürümediğine bakmak lazım.

BUZZ medya

26,027 görüntüleme • 1 ay önce

🔴 7 Hafta Sonra Ankara, NATO Tarihinin En Sembolik Zirvesine Ev Sahipliği Yapıyor. Kimse Konuşmuyor. Erdoğan dün Belçika Kraliçesi'ne tek bir tarih söyledi: 7-8 Temmuz 2026. NATO Liderler Zirvesi Ankara'da yapılacak. Türk medyası bu cümleyi haberin sonuna sıkıştırdı. Oysa altı ay önce olsa manşetlere taşıyacak bir hamleydi. ▫️ Çünkü bu sıradan bir ev sahipliği değil. NATO tarihinde bir ilk. ▪️ Son 25 yılın zirve ev sahipleri: Washington, Lizbon, Chicago, Newport, Varşova, Brüksel, Londra, Madrid, Vilnius, Washington, Lahey. Hepsi kurucu üye, hepsi Batı'nın çekirdek başkenti. ▪️ Türkiye, 1952'de NATO'ya katılan ilk Müslüman çoğunluklu ülke. Ankara, ittifakın 76 yıllık tarihinde zirveye ev sahipliği yapacak ilk Müslüman çoğunluklu başkent olacak. ▪️ Zirveye 32 ülke lideri katılacak. Trump, Merz, Macron, Starmer, Meloni, Tusk ve diğerleri Ankara'da olacak. ABD'nin Almanya'dan asker çekme tartışmasından, AB savunma fonuna, Doğu Akdeniz'den Yıldırımhan'a kadar her dosya bu zirvede masada olacak. ▫️ Tarih ve sembolizm üst üste binmiş durumda. ▪️ Bir: 1952'de Türkiye NATO'ya "Soğuk Savaş'ın güney kalkanı" olarak alındı. Türkiye 70 yıl boyunca "korunan" pozisyonundaydı. 2026'da koruyan pozisyonuna geçiyor. ▪️ İki: Zirve, Trump'ın "müttefiklik şartlı hale geldi" doktrinini ilan ettiği dönemde yapılıyor. Ankara, ittifakın geleceğinin tartışıldığı masaya ev sahipliği yapan ülke olacak. ▪️ Üç: Zirvede Türkiye yeni bir Akdeniz güvenlik mimarisi önerebilir. Mavi Vatan yasası, Belçika ziyareti ve Yıldırımhan'ın açıklanma sırası bu öneriye zemin hazırlıyor. ▫️ Belçika Kraliçesi'nin ziyareti tesadüf değil. NATO ev sahipliğinin yedi hafta öncesi. ▪️ Almanya Savunma Bakanı Pistorius'un "Avrupa kendi güvenliğini kurmalı" cümlesi tesadüf değil. Türkiye'nin masada olacağı bir zirveden önce söylenmiş bir hazırlık cümlesi. ▪️ Mısır basınında "Yıldırımhan, Müslümanların onur kaynağı" başlığı tesadüf değil. NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin Müslüman dünyaya sözcülük yapma pozisyonuna hazırlık. ▫️ Yedi hafta sonra Ankara'da bir zirve değil, bir devir teslim yaşanacak. ▪️ NATO tarihinde ilk kez ittifakın "yeni dengeleyici" gücü olarak Türkiye'nin sunulduğu bir zirve hazırlanıyor. Brüksel okuyor, Washington izliyor, Moskova ve Pekin not ediyor. ▫️ Bir başkentin ittifaka 74 yıl boyunca verdiği hizmet, 7-8 Temmuz 2026'da tanınmış olacak. ▪️ Ankara artık ittifakın güney kalkanı değil. İttifakın yeni merkezi. ▫️ Bu görüşü sadece biz söylemiyoruz. ABD'nin en prestijli düşünce kuruluşlarından Atlantic Council, geçtiğimiz hafta "Ankara Zirvesi'ni Başarılı Kılacak 5 Fikir" başlıklı kapsamlı bir analiz yayınladı. Rapora göre zirve, "NATO'nun geleceğini şekillendirecek tarihi bir kırılma anı" olarak tanımlanıyor. ▪️ Atlantic Council'ün analizinden öne çıkan kısımları sizin için aşağıya bıraktık. 👇 #NATO #Türkiye #Diplomasi

Diplomatic War

36,297 görüntüleme • 3 ay önce

📍Bence bugünün en önemli videosu bu. Cezaevinde bulunan Murat Ongun çok önemli hesaplamalarda bulunmuş. Bu hesaplara göre yakında bir “ERKEN SEÇİM” olabilir! 1– Cumhurbaşkanı Erdoğan, tutan bir planı mutlaka yeniden kullanır. Kazandıran planlardan sapmaz. 2– Peki geçmişin bugünle benzerliği ne? Neden ikiz proje diyorum? 3– Ahmak Davası, İmamoğlu İBB Başkanı seçildikten 30 ay sonra karara bağlandı. Butlan davası da Özgür Özel'in genel başkan seçildiği kurultaydan 30 ay sonra karara bağlandı. 4– Ahmak Davası, eylemden 18 ay sonra açıldı. Butlan davası da 18 ay sonra açıldı. 5– Ahmak Davası'nda direnen hakimin yerine atanan hakimle istenen karar alındı. Butlan davasında da yerel mahkeme kararı istinafta bozularak istenen sonuç alındı. 6– Ahmak Davası ile İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adaylığı engellendi. Butlan davası da Özgür Özel'i korunaksız ve çatısız bırakmak için yapıldı. 7– Her iki davanın kazananları ve kahramanları aynı: Erdoğan ve Kılıçdaroğlu. 8– Kazandıran planla oynamayı seven Erdoğan, Ahmak Davası kararını seçimi 6 ay kala aldırdı. Butlan davasında karardan 6 ay sonrası ise 2026 Kasım'a denk geliyor. 9– Velhasıl gören gözler için 6 ay sonrası için hayli emareler belirmiştir. 10– Seçimlere 6 ay kalmış gibi tüm stratejilerin yapılması gerekir. 11– Seçmen son dakika aday, son dakika parti değişikliği, başka parti listelerine penetreler gibi triklerden hoşlanmaz. 12– Bir de hiçbir akıllı siyasetçi, yargıyla alt ettiği rakibine toparlanması için 20 ay süre tanımaz! Belli ki Yargıtay karar vermeyecek. Seçime KK CHP’si girecek. Özgür Özel, yeni partiyi bir an önce DUYURMALI!

avcemilkapanan5

48,887 görüntüleme • 1 ay önce

Bir Leyla vardı. Av için alınmıştı. Doğurmuştu ve perişan hâlde sokağa bırakılmıştı. Dayanamadım, aldım. Sahibinin yapması gereken her şeyi yaptım; kısırlaştırdım, aşılarını yaptırdım, çipini taktırdım. Yaklaşık üç buçuk ay süren bir yuva arayışından sonra, daha geçen ay ailesini bulabildik. Bir hayatı güzelleştirdik sandım. Dün tesadüfen girdiğim sokakta, Leyla’nın eski sahibinin Leyla’nın yerine iki tane daha yeni Leyla getirdiğini gördüm. Aynı bakış, aynı sessizlik, aynı “buradayım ama kimseye ait değilim” hâli. Birinin altına baktım; altı yavru vardı. Bir Leyla gitmişti, sekiz Leyla gelmişti. Şimdi dur. Sakın “neden” diye Leyla’ya sorma, bana da sorma. Biz zaten elimizden geleni yaptık. Asıl soru şu: Bu sekiz Leyla ile ben ne yapacağım? Yerim yok, kapasitem yok. Belediyeye götürsem sağ çıkamıyorlar, öylece bıraksam içim el vermiyor. Evet. Bir tanesini kurtardım, sekizi geldi. O sekizden diyelim dört tanesi dişi, bir de anne. Bir yıl sonra? 30!! “Niye kurtarıyorsun o zaman?” diyenler oluyor. Çünkü gözümün önünde duran bir canı “sistem böyle” diyerek bırakamıyorum. Ama şunu da biliyorum: Bu mesele Leyla meselesi değil. Bu mesele, bir köpeği alıp kullanan, sonra yerine yenisini koyan, sonra bir tane daha koyan ve hiç durmayan bir kötü insan meselesi. Kötülüğü Leyla’da değil; düzende, döngüde arayın. Ve ben şimdi, bu döngünün ortasında sekiz Leyla ile çaresiz kaldım.. Bu döngüyü onlar seçmedi. Doğmayı da, burada olmayı da. Bu hikâyede suçlu arıyorsak, en son bakmamız gereken yer Leyla’lar.

Badiko

29,363 görüntüleme • 7 ay önce

#motorin Zamlarını anlamayanlar için özetleyelim: Neden bir indirim, birde bindirim oldu ? Bir haftadır Brent neredeyse aynı rakkamlarda. Motorin 81 TL idi. Şu anda da Brent aynı yerde aslında zam yapılmaması gerekir. Ama bir anda ''ötv sıfırlıyoruz piyasa rahatlasın'' diyerek Mazot 71 TL seviyesine indi, Yani 10 TL'lik bir indirim oldu. 24 saat geçtikten sonra Mazota durduk yere tekrar yaklaşık 10 TL'lik bir zam geldi. Şimdi Mazota direkt 10 TL zam yapılsaydı millet ''hayırdır ne oldu'' diyecekti. Yani ölümü gösterip sıtmaya razı etmek gibi birşey. Millet şunu dedi: Mazot 81 TL idi, 10 TL düştü tamam yine zam geldiyse 81'e tekrar çıktı sorun yok demiş oldu. Fakaaat... Aşağıdaki tablo eğer gerçekleşirse Aralık ayına kadar yaklaşık 30 TL'lik bir mazot zammı garantilendi. ''Vergi'' adı altında koyulacak. Brent hiç artmasa bile ve bugünkü koşulda kalsa dahi Aralık ayında mazotun litresi 100 TL'yi aşacak demektir. Peki biz ne dedik ? Mazot 100 TL'yi bir şekilde aşacak... Eğer 1 yıl içinde 1.5 milyon adet sıfır araç satışı ile Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılırsa, alınan araçların %80'i ilk kez kadınların üzerine tescil edilirse, Trafiğin her saatı kilit vaziyette ve şöförlerin Yüzde 90'ı kadın olursa, 24 saat gezip sadece tüketim yaparsalar devlet mazotu 100 TL de yapar, 200 TL'de yapar. Ve bu artışı yaparken senin ruhun bile duymayacak. Mantık basittir: İthal ettiğin bir ürün yani akaryakıt son 3-4 yılda rekor sayıda kadın sürücü sayesinde su gibi içilirse, o ürüne zam gelir. Devlet onu bir şekilde durdurur. Sana ''araba kullanma'' demez. ZAM YAPAR. Anlaşıldı mı bilmiyoruz. Bunu söyleyince bazılarının zoruna gidiyor. ''Kadınların araba kullanması seni niye rahatsız etti'' diyorlar. Bizi niye rahatsız etsin ki. Domatesi pahalı alacaksın, biberi pahalı alacaksın hatta bindiğin metrobüse bile fazla para ödeyeceksin. Bir gün kafanı sağa sola çevirdiğinde trafikte bir tane erkek görmediğinde en sonunda şunu diyeceksin: ''bu kadınların 24 saat bu trafikte ne işi var erkekler nerede'' diye sorgulamaya başlayacaksın. Bu arada 2026'nın yeni verisine göre ilk 6 ayda satılan sıfır araç sayısı 640 bin adeti geçmiş. Yani sene sonuna kadar yeni bir rekor daha kırılacak gibi görünüyor. 2 yılda yaklaşık 3 milyon sıfır araç trafiğe atlamış olacak ve bunların çoğunluğu yine kadınlar olacak. Şimdi devlet bunu nasıl durduracak ? Dünya'nın neresinde böyle bir çılgın sıfır araç satışı ve sürücülerinin çoğunluğunun kadın olduğu bir ülke var ? Bu son 3-4 sene böyle oldu. Araba imparatorluğu denilen Almanyada bile böyle bir tabloyu göremezsiniz. Mesai saatlerinde herkes işinde gücünde olur trafikte boşa gezen kimseyi göremezsiniz.

GERÇEKLER TV

21,279 görüntüleme • 5 gün önce

Karagümrük 2-0 Fenerbahçe Rıdvan Dilmen: Daha derken olabilirdi. Tabii ki yarınki başarışları iyi takım ama izleyicileri duyar gibi oluyorum. Haklı olarak. Ben de Rıdvan Dilmen'i izlesem. Sen ne anlatıyorsun derim ben. Çünkü Galatasaray puan kaybetsin de işte 4 puanda kalsın da veya işte 5'te kalsın diye. Galatasaray yarın 1 oynayacaksa 2 oynayacak. Motivasyon tavanya baş olacak. Bir de şöyle bir durum var. Geçen hafta çok güzel bir şey söylemiştim. Önümüzdeki hafta ilk kez. Önce oynayacak. Biraz da Galatasaray psikoloji bir puanı indirip. Haklı bir. Artı Gaziantep maçından son günü Galatasaray maçı erteleniyor. Bir maçta eksiğim var. Bir maç fazlan olacak. Galatasaray'ın eksiği olacak. Ve milli maç dönüşünde sen puan farkıyla önde olma ihtimalin olabilir değil mi? Olabilirdi. Bu maçla ilgili konuşacak şeyleri aslında çok teknik olarak hiçbir şey yok. Sebebi de söyledim ya, geçen haftaki sportistçilerin manşetine koymuşlar. Şapkadan tavşan çıkarma dedim ya. Şapkadan tavşan çıkartmak 34 maçlık periyotlarda 3 bilemedin 4 kez olur. Bir oyun ve oyuncu istikrarı olur. Tabii ki kulvarlarda oynarken Bir takım değişiklikler yapabilirsin. Formasyonda ve oyuncu grubunda. Çok basit. Herkesin anlayacağı şekilde. Ya Tariska ile Asansi olmasa ne olacaktı abi? Fenerbahçe grubunun teknik direktörünün varlığına ne gerek var? Eğer Fenerbahçe bugün 57 puan aldıysa emin ol bütün oyunculara saygım var. Minimum 12 puanla bu iki oyuncu bunun Bu kadar kötü olması da kötü oynadığı Alanya'dan, bir sürü maçla Samsun'dan, Kasımpaşa'sından söyleyebilirsiniz. Şimdi ligin sonuna doğru gel, sevgili Cengiz An. En son gel. Dibine, evet. Fenerbahçe Karıgümrük'ten iki gol yedi. İçeride de bir gol yemişti galiba değil mi? Kayser Spor'dan kendi evinde 2-7, 4-2'lik maçta. Kasımpaşa'dan birbiri gitti. İki maçı da kazanamadı. Kazanamadı. Antalya Spor'dan iki gol yedi. Daha yeni oluyor bunlar. Şimdi böyle bir durumda yani ligde küme düşme ihtimali yüksek olan takımlardan siz ikişer tane gol yiyorsanız nasıl şampiyon olacaksınız? O zaman şu geliyor. Salı akşamı gördüğümüz Galatasaray'ı tabii ki Liverpool şartları başkadır konsantrasyonu. Fenerbahçe'nin şu tabloda olması bu takıma göre çok İyi yani toplu. Bu oyuncu grubu ve bu oyun yapısına göre. Oyun yapısı ve anlayışına göre samimi gerçekçi olmak lazım. Aslında 4 puanlık fark bugün direğin bir ihtimali var. Herkes Kasımpaşa'nın tale maçları da dahil olmak üzere bir hesapları vardı. O maç günü o coşkuyu da hatırlıyorum Kasımpaşa maçında. Hatta çok maçta bir hesap vardı. Emin ol bugün Fenerbahçeliler 4 puan. geride ve bir puanı indirme şansı olmasına rağmen çok Fenerbahçe'nin maçtan dahi haberi yoktur. Bu hesapları bırakmışlardı. Bakın ikisi buradan bağımsız söylüyorum. Bunun bir sebebi olmalı. Niye oldu bu durum? Niye Fenerbahçe bu duruma geldi iki haftada? Üç haftada? Şimdi burada...

Galatasarayultrataraftar

113,432 görüntüleme • 5 ay önce

Suriyeli bir Kürt'ün YPG/PKK'ya isyanı: "Tüm onurlu Suriyelilere iyi akşamlar. Bütün onurlu Kürtlere mesajım olacak. Arapçam biraz bozuk, kusura bakmayın. Bu PKK/YPG meselesi 40 yıldır devam ediyor. Hâlâ onlara inanan, onlara alkış tutan akılsızlara soruyorum: 40 yıldır Kürt halkına yıkım, göç ve ölümden başka ne verdiler? 60-70 bin ölümden başka ne getirdiler? Vereceğim bu bilgi %100 değil, %1 milyon doğrudur: Kamışlı'da 500'den fazla boş daire kiraladılar. Her bir YPG'li parti yöneticisinin elinde 40-50 ev var. Hepsi boş, eşyalı evler. Her birinin kirası 700 ile 1000 dolar arasında. İki yıllık kirayı da peşin verdiler. Buraya göç etmek zorunda kalan Afrinliler ise sefalet içinde, açlıktan ve soğuktan ölüyor. Tuvaleti bile olmayan yerlerde kalıyorlar. Bundan daha büyük bir suç olabilir mi? Tüm Kürtlere ve Araplara sesleniyorum: Gelin yeni bir Suriye inşa edelim. Biz Suriyeli Kürtlerin hakları; geleneklerimiz, göreneklerimiz, kültürümüz, milli ve dini bayramlarımızın korunmasıdır. Sorumluluklarımız ise; Suriye'ye yönelik her türlü askeri ve siyasi saldırıda devletin yanında durmaktır. Biz Suriye halkı olarak hayatımızda hiç 'bu Kürt, bu Arap, bu şuralı' diye ayrım yapmadık. Bu olaylara kadar hepimiz bir aile gibi yaşıyorduk, birbirimizi ziyaret ediyorduk. Hâlâ insanları kandırmaya devam eden PKK/YPG'ye sesleniyorum: Kendinize gelin, evlerinize dönün, ailenizin yanına dönün. Şeyh Maksut'u, Afrin'i, Şehba'yı, Haseke'yi yıktınız; bizi de yıktınız. Bir türlü 'başaramadık, siyasetimizde ve yolumuzda yanıldık' diyemiyorsunuz. Bizlere sadece kargaşa ve yıkım getirdiniz. Aklınızı başınıza alın. 40 yıldır süren bu aldatmaca, yalan, nifak, cinayet ve sürgünlerden bıktık artık. Her şey kötüden daha kötüye gidiyor. Selametle."

Mehmet Toprak

164,833 görüntüleme • 6 ay önce

Seçil Erzan'ın Fatih Altaylı’ya mektubu "Semih Kaya 3.2 milyon Dolar bana verdi, 4 milyon Dolar'ı 1 ay sonra verdim. 6 Günde 725 bin Dolar faiz aldı. Yani %6.420 faiz aldı. Aldığı parayla araba aldı, Bodrum'da ev aldı ama doymadı, daha fazla istemeye başladı. Selçuk İnan, 3 milyon Dolar faiz aldı. Arda Turan 6.5 milyon Doları bir ayda 7.5 milyon Dolar olarak aldı ama iki katını alamadığı için benden şikayetçi oldu. 2 katını alamadığı için tamamını alamadı. Ben zaten faize karşıyım diyor. Arda Turan'ın korkunç bir para hırsı var. Nakit parası yokmuş çevresinden borç almış sonradan anladım. Faiz almak için gayrimenkullerini sattı. Kredi çekti. Hatta Emre Çolak ile faizleri paylaşmak için gitmiş kendisiyle görüşmüş. Borçlarını kapattım, kredisini ödedim üstüne faiz ödediğim halde daha da fazlasını almak istiyor. Ödemesini yapmadan Rolls-Royce marka araba almış. Galerici ödeme için beni arıyordu. Galericiye ödemeyi ben yaptım. Ayhan Akman, çok üzerime geldi. Çok üzerime geldi. Bana banka müdürü ile fotoğraflar gönderip şantaj yapıyordu. Bu futbolcuların aldıkları paralar faizlerin kat kat üzerindeydi ama faize doymadılar. Sonra üzerime gelmeye başladılar. Sonra birbirlerinin paralarını kapışmaya başladılar. Bana sonra saldırılar başladı. Artık birbirlerinin paralarını ellerinde dekontlar ile bekleyerek otoparkta, sokak aralarında, araba bagajlarında kapıştılar. Çünkü kayıt dışı para. Arda Turan, Muslera, Volkan Bahçekapılı, Semih Kaya, Fırat Özdemir, Ayhan Akman, Selçuk İnan biri girip öteki çıkıyordu. Ben bu insanların büyük kısmına ana paralarını ve faizlerini kat kat ödedim ama onlar daha çok istedikleri için benim üzerime çullandılar. Bu isimlerin hiçbiri 'Fatih Terim Fonu' olduğuna inanmadı hepsi kayıt dışı para olduğunu biliyordu. Kayıt dışı para aldıklarını biliyorlardı. Bunlar yıllarca yüklü faiz aldılar ama hepsi mobil bankacılığa bakmadılar. Neden hesaplarına bakmadılar? Eğer bu fonsa hesaplarında görmeleri lazımdı. Çanta dolu paraları neden pastanede verdiler? Fatih Terim'in yeğeni SPK konusunda uzmanlık yapmış... Bunları bilmemesi mümkün mü? Neden sadece benimle görüştüler? Bunların hepsi genel müdüre bir telefon uzakta. Benim Denizbank'ın evrakı diye çeşitli bankaların ajanda kağıtlarına attığım imzaları sundular?" Onlar Tv

Alkolik

100,194 görüntüleme • 10 ay önce

Ne Hazine arazisi ne Orman Anamızın Ak sütü gibi helal Dedem den Atalarımız dan miras Köyümüzde TAPULU mülkümüz❗ Lütfen sesimizi duyun 2014 yılında Büyükşehir yasası ile bir gecede 17 bin köy mahalle oldu yasa der ki yasa çıktıktan sonra 2 yıl içinde Büyükşehir Belediyesi 25 binlik ilçe Belediyeler 5 binlik imar planı yapmak zorundadır 11 yıl geçmesine rağmen Belediyeler görevi olan İmar planını yapmadı olmayan plana göre Köylü suçlu bulundu Şehirde onlarca katlı binalara izin verenler halkın bağ bahçe evlerine köy evlerine izin vermedi Bildiğiniz üzere özellikle Ege nin köylerinde Sıfırdan ev yapmazsanız oğlunuza kız istemeye gidemezsiniz Nüfus artıyor Gariban Köylü ne yapsın Çocuğu evlenecek ev yapamaz yasak Neden imar planı yok Sen Belediye olarak İmar planı yaptın da köylü buna rağmen mi kaçak ev yaptı Hayır❗ Köyümüzde TAPULU mülkümüzde Evlerimiz Ahırlarımız mühürlendi Yetmiyor ağır para cezaları kesildi kesilen cezalar köyü satsan ödeyemez Yetmiyor Ömründe karakol görmemiş 70 yaşında Köylü mahkeme kapılarında sürünüyor Vatan haini gibi yargılanıyor Hapis cezası alıyor Yetmiyor evlermiz ahırlarımız yıkılıyor Yetmiyor yıkım masrafları köylüye fatura ediliyor ödeyemezse malına mülküne traktörüne haciz banka hesaplarına bloke konuyor Suriyeliler için yüz binlerce bedava ev yapılırken Köyümüzde TAPULU mülkümüzdeki yuvalarımız yıkılıyor biz bu vatanın evlatlarıyız Köylü çadırda mı yaşayacak Barınma olmadan Tarım Hayvancılık olur mu Traktörü alet edevatı nereye koyucaz Türkiye genelinde 5 milyon mağdur var yuvalarımız yıkılmasın diye mücadele ediyoruz kaç mağdur intihar etti kanser olan mağdurlar var Köylüye bu eziyet reva mı Büyükşehir yasası ile merkeze uzaklığı 70-80 km mesafede kırsal yerleşim yeri olan köyler mahalle oldu hizmet yerine eziyet geldi kırsaldaki Mezradaki evlere ahırlara çivi çakamaz olduk Köyümüzde barınmak için yaptığımız iki göz ev ile büyükşehirde yapılan rezidans aynı statü de değerlendirildi Yanlış Büyükşehir yasası canımızdan bezdirdi Koyunlar içinAhır Tavuklar içinKümes yapamıyoruz yüzyıllardır yaşadığımız köyümüzde TAPULU mülkümüzde yaşamak istiyoruz 🏡 Geçen yıl Muğla Menteşe Kıran yangınında Köylü kadın erkek çoluk çocuk tüm köylü yangını söndürmek için seferber oldu 4 ay sonra Menteşe Belediyesi mükâfat olarak 14 köy evini yıktı az gelmiş olacak ki 4 ay sonra da Kuyucak Kıran Sarnıç Köylerinde Toplam 160 köy evi için yıkım kararı çıktı Yıkılan sadece taş duvar değil KÖYLÜ YIKILIYOR Tarım Hayvancılık Üretim yıkılıyor ❗ Bugün Yanlış uygulamalar nedeniyle kaçak diye Köylünün Damı Ahırı Yuvası Kümesini yıkılsın diyenler 3-5 sene sonra yapay gıdalar yerken nasıl bu hale geldik diye düşünmeyin Hepsi sizlerin sessiz kalması sayesinde olacak Apo dahi affedilirken Tapulu mülküne barınmak için Ev Koyunlar için ahır Tavuklar içinKümes yapan Köylü de affedilsin Bir diğer konu ise Büyükşehir yasası ile Yüzyıllardır Köylünün ortak malı olan Köy tüzel kişiliğine ait olan Yaylalar Meralar Otlaklar Belediyenin uktesine geçti Belediyeler haraç mezat satıyor veya Büyük şirketlere GES Projesi için kiraya veriyor Tüm geçimini hayvancılık ile sağlayan köyler hayvanlarını nerede otlatacak Desteğiniz bizim için çok kıymetli 🙏 Yuvalarımız için #YapıKayıtMeclise HobiBahçemeDokunma TBMM Göreve Recep Tayyip Erdoğan Murat KURUM İMAR YASASINA TAKILANLAR DERNEĞİ TÜRKİYE Orhan Sarıbal Hasan ÖZTÜRK @gizemozcanchp İZZET AKBULUT Prof.Dr.Vahit Kirişci Selçuk Türkoğlu Metin Ergun Selçuk ÖZDAĞ Cemal Enginyurt Cem Avşar Doğan Bekin Prof.Dr.Vahit Kirişci Orhan Sarıbal

Köy Evlerimize Dokunmayın

27,953 görüntüleme • 4 ay önce

KAMUOYUNA ❗️ AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler bugün düzenlediği basın toplantısında yeni Kanun Teklifini TBMM Başkanlığına sunduklarını açıklamıştır. Teklifin gerekçesi olarak ise özetle; “Sosyal güvenlik sistemi toplumun refahını güvence altına alan en kritik kamu hizmet alanlarından biridir. Bu sistemin hem aktüelreal dengesini sağlamak ve sürdürülebilirliğini güçlendirmek ve aynı zamanda da bu kurumumuzun gelir ve gider dengesi arasından da belli bir oranı sağlamak ve güçlü bir yapısını da sürdürülebilir mahiyet içerisinde devam ettirmesi arzuluyoruz.” ifadelerini kullanmıştır. Türkiye ağır bir ekonomik kriz içinde değil, yıllardır süren ve kalıcı hale gelen ağır bir ekonomik buhran içindedir; çünkü kriz gelir ve geçer. Buhran ise ülkeyi uzun süre etkisi altına alır. Biz bugün ülkece bu buhranın içerisindeyiz. Anlaşılıyor ki ekonomik buhranın faturası yine işçiye, emekçiye yani vatandaşa kesilmiştir. Her geçen gün ise emeklilik hayalin ötesine geçememektedir. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılacak olan değişiklikle birlikte; 1) SGK Borçlanmalarında (yurt dışı borçlanma hariç) prime esas günlük kazancın %32 üzerinden hesaplama yapılırken bu oran yeni düzenlemeyle %45 olacaktır. 2025 sonuna kadar geçerli olan günlük asgari borçlanma tutarı 277,39 TL iken %13’lük artışla birlikte 390,08 TL olacaktır. Bu durumda sigortalılar 2025 yılı için 112,69 TL daha fazla borçlanma tutarı ödeyeceklerdir. Örneğin; 540 gün askerlik borçlanması yapacak biri asgari tutardan 2025 yılı için toplamda SGK’ya 149.790,60 TL öderken yeni zamla birlikte 210.643,32 TL ödeyecektir yani 60.852,72 TL daha fazla ödeyecektir. Bu yeni düzenleme kapsamında doğum borçlanması uygulaması muaf tutulacaktır. Ancak aşağıda belirtilen sürelerde geçen hizmetler yeni düzenlemeden olumsuz etkilenecek ve zamlı ödeme yapacaklardır. Askerlik ve yedek subaylıkta geçen süreler, Sigortalı olmaksızın yurt içinde veya yurt dışında yapılan doktora öğrenimi ile tıpta uzmanlık süresi, Avukatlık stajı süreleri, Grev ve lokavtta geçen süreler, Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri, Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanıp veya gözaltına alınıp sonrasında beraat edenlerin, tutuklulukta ya da gözaltında geçen süreleri, Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa tarihi ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreler, 4857 sayılı İş Kanunu’na göre kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan sigortalıların, kısmi çalıştıkları aylara ait eksik gün süreleri. Bu süreler, mevcut taslak düzenlemeye göre borçlanma hakkı açısından olumsuz yönde etkilenecektir. 2)Geçmişte ilgili kanunlar kapsamında terk kodlarıyla durdurulan Bağ-Kur süreleri yani İhya borçlanması prime esas günlük kazancın %34,75’i üzerinden hesaplama yapılırken bu oran yeni düzenlemeyle %45 olacaktır. 2025 sonuna kadar geçerli olan günlük asgari ihya tutarı 301,23 TL iken %10,25’lik artışla birlikte 390,08 TL olacaktır. Bu durumda sigortalılar 2025 yılı için 88,85 TL daha fazla ihya tutarı ödeyeceklerdir. Örneğin; 2000 gün ihya borçlanması yapacak biri asgari tutardan 2025 yılı için toplamda SGK’ya 602.460,00 TL öderken yeni zamla birlikte 780.160,00 TL ödeyecektir yani 177.700,00 TL daha fazla ödeyecektir. 3)Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının işveren hissesi %11’den 12’ye çıkarılacaktır. 4)İmalat dışı sektörlerde işverenlere sağlanan %4’lük SGK prim desteği %2’ye indirilecektir. Bu destek hazinece karşılanmaktaydı. 5)İmalat sektöründeki %5’lik işveren desteği devam edecektir. 6)5510 Sayılı Kanun’un 80. Maddesi kapsamında sigortalıların prime esas günlük üst sınırı asgari ücretin 7,5 katından 9 katına çıkarılacaktır. Mehmet Akif Cenkci Sosyal Güvenlik Uzmanı Zafer Partisi Çalışma Hayatı ve Ekonomi Politikaları Başkanı Genel Başkan Yardımcısı #Emekli #Emeklilik

Mehmet Akif Cenkci

99,607 görüntüleme • 10 ay önce

Feyyaz Uçar’ın: "Öncelikle stoper ve ön libero araştırdık. Yerli bulamadık.” İfadeleri Beşiktaş’ın şu anda içinde bulunduğu kargaşayı tarif eder gibi. Montella’nın Türkiye’yi EURO 2024’e lider olarak götürdüğü takımın iki oyuncusu Çağlar ve Samet. İkisi de yerli stoper. Bu iki oyuncunun da kulüplerinden ayrılması kesin görülüyordu ve boştaydı. (Kaldı ki şu anda stoper mevkisinde en az 2 tane daha süper lig de çok iyi performans ile oynayan oyuncu alınabilirdi.) Hasan Arat’ın “3 Aralık’ta her şeyimiz hazır Samet Aybaba’ya teslim ettik.” dediği rapor uygulanmıyor mu? Yoksa başka bir sorun mu var ? Beşiktaş 3 Aralık’tan sonra 3 hoca değiştirdi. Ve sadece İstanbul’da oynadığı 5 maçta 14 puan kaybetti. 1 puan aldı. Şu anda ki puanımız 36 + 14 eklersek= 50 yapar. Lider Fenerbahçe’nin ise 57 -3 bizim maçtan çıkar = 54 puan yapar. FB 54 / BJK 50 Aramızdaki maç dahil daha şu anda 16 maç var. Netice de geçen sezon son 15 karşılaşmada 10 galibiyet, 3 beraberlik alan ve bu sene sezon başında bir sürü Avrupa takımını yenen ve eleyen bu takım değil miydi? Ayrıca geçen yıl 10 kişi kaldığımız maçta FB’yi kendi evinde Aboubakar ile birlikte 4 gol atarak kazanan takım yine Beşiktaş değil miydi ? Daha bu maçın üstünden 12 ay bile geçmedi. Feyyaz’ın PSG, Chelsea ve Aboubakar konusunda dedikleri de kargaşanın bir başka ifadesi. Ayrıca; ‘2-3 mevki, stoper, ön libero ve 10 numara ihtiyacı’ var ise neden; Yeni hocanın deyimiyle ‘öldüm’ diyen sağ bek alındı?

Hürser Tekinoktay

206,334 görüntüleme • 2 yıl önce

Fenerbahçe Cezası Daha fazla olacak Olayların perde arkası 🗣Sercan Hamzaoğlu: UEFA geldi, İngiliz iki tane müfettiş. Fenerbahçe'nin tüm sözleşmenini kontrol ettiler şikayetlerden sonra. Burada Kerem, biliyoruz Diago Carlos, Mourinho. Artı limit aşımı. Şimdi bu dosyaları burada derlediler, topladılar. Gittiler. 🗣İbrahim Seten : Çok özür dilerim. Diego Carlos ne var ki? 🗣Sercan Hamzaoğlu: Diago Carlos'un da bir şeyinde yanlış bir şey görmüş. Öyle çok böyle bariz bir şey değil ama bu böyle olması lazım. 🗣İbrahim Seten: Ben Ali Gürbüz'e Ali Gürbüz Beyefendi'ye sordum. Bu Fenerbahçe'nin hukuktan sorumlu yöneticisi değil mi? O 6 tane sözleşmeye bakıldı dedi. Yani bence belki de rastgele 6 tane seçip de bakmış olabilirler. 🗣Sercan Hamzaoğlu: O da olabilir ama 3 tane. 3 tane. Kerem, Diego Carlos, Mourinho. 3'ü müfettişler tarafından not alınıyor. Artı limit aşımı. Sonra aradan zaman geçiyor ve benim aldığım bilgi fena başı kesinlikle dedi limit aşımından bir cezası var. Bu onaylandı kesinleşti. Öbür tarafla alakalı da evet o da bir inceleniyor. Onunla alakalı da bir ceza çıkabileceğini ama net bir bilgiye o gün ulaşmadığım için ben özellikle elimde şunu söyledim. O konuyla alakalı kesin bir bilgiye sahip değilim. Evet şu an dosya UEFA'nın elinde. Eğer onu da içine katarak bir ceza da gönderebilirler. Göndermeye de bilirler. Çünkü ne dedi Sayın Hakan Safi? Dedi biz dedi UEFA'yla görüştük federasyon olarak canlı yayında. Biz bu konuyu aramızda kapattık dedi. Artık dedi bundan sonra dedi Kerem Akturkoğlu konusu olmayacaktır. Hatta Beyaz TV'ye bu açıklamaları yaptı. Bu konuyu konuşanlar da olursa art niyetlidir. Fenerbahçe'ni sorgulayın dediler. Şimdi Sayın Başkan Adayı'nın bu açıklamasından sonra ben üzerine daha yorum yapma gereği duymadım. Benim için kapanmıştır o zaman. 🗣İbrahim Seten: Biraz böyle seçime dönük zaten şey yapılıyormuş gibi de geliyor. Bir Hakan safi'yi bir itibarsızlaştırma çabası da görüyorum bunun içinde. İkincisi de şey Saadettin Saran yönetiminin hiç suçu yok. Bütün suç Ali Koç'un Ali Koç yönetiminin deme çabası da görüyorum açıkçası. Tam bir konuyu bütün boyutuyla ele alırsak bence orada bir şüphede bırakmayız. Doğrusu nedir tam bir konuşalım istiyorum sende. Bende de bazı bilgiler var çünkü. Onları karşılıklı istiyorsan konuşalım. 🗣Sercan Hamzaoğlu: Valla abi sendeki o bilgiler daha nettir ama iki tarafta bizle alakası yok diyor. Yani Ali Koç tarafından şimdi birine sordum, mesaj attım. Bunun bizimle alakası yok diyor ama aslında şurada şöyle bir alaka olabilir. %100 olabilecek alaka. Eğer oyuncu kontratları üzerinden de Fenerbahçe bir ceza alırsa bu %100 Ali Koç'u bağlıyor. Çünkü bu 3 isim de Ali Koç yönetiminde Fenerbahçe'ye geldi. Ama bu isimler dışında sadece limit aşımı olursa Bence gelecek mevcut yönetimi de şu anki yönetimi bağlıyor. O yüzden bu UEFA cezayı göndermeden %100 bunda bir şey dememiz mümkün değil. Ama şu da bir gerçek. Hani dediler ya kontrat biz düzelttik ettik. Şimdi benim elimden aldığım bir liste var içeriden. Ve şu an kere maktuk oldu. Mesela maaşı yıllık 222 bin TL. Yani vurduğun zaman aylık 22. Şimdi bu kontrat fesiye edilip yeni baştan yapıldı mı? Ali Gürbüz Bey'e sordum. Yok yapılmadı dedi. Peki federasyonla nasıl ilişkileri düzelttiniz dedim. Onlar bizim Türkiye Futbol Federasyonu biz UEFA konunun nasıl çözülmesi gerektiği anlattık diyor. Bu konuyu yazışmalarımız yaptık bitirdik diyorlar. Şimdi bu onların nezdinde ondan açıklamasına göre bitti bu konu. 🗣İbrahim Seten: Biraz daha açalım. Şimdi niye yapılmadığını söyleyeyim. Yeni mukavele yapabilmen için transfer döneminin başlaması lazım. Şu anda transfer dönemi değil. Transfer dönemi Ocak'taydı. Ocak'taydı ama. Ocaktaydı bu konu. Hayır sonradan geldi UEFA baktı ve değiştir dediği bölüm zaten hiç kimsenin bir hamle yapamayacağı bölümden bahsediyoruz. Şimdi transfer Ağustos'ta mı başlıyor? Diyelim ki liglerin transfer dönemi Temmuz'da başlıyor diyelim. Temmuz'da beraber 5 yıllık 4 artı 1 yıllık bir mukavelesi var bildiğim kadarıyla. O 4 artı 1 yıllık mukaveleyin ilk senesini pas geçecekler. İlk senesi böyle olmuş olacak. Bununla ilgili bana sorarsan Fenerbahçe'ye bir İnce bir yaptırım olabilir. Bununla ilgili bir para cezası da olabilir. Veya uyarı da olabilir. Ama sonrasında yeni 4 yıllık mukaveleyi şey yapacaklar. 222 bin liradan değil hayatın olağan akışına uygun daha evvel bu adamın Benfica'da aldığı maaşa toplam maaşına uygun şekilde artık çünkü bütün rakamlar da biliniyor. Onun bir bölümünü Fenerbahçe verecek. İmaj hakkı bölümü de ayrıca olacak. Ama bunların neredeyse birbirine eşit veya orantılı olması lazım. Parayı da benim bildiğim kadarıyla bunu soruyorlar. Karadaşım Fenerbahçe'nin bu işten zararlı çıkmaması için sen bunu kulübe sponsorluk olarak verecek misin diye soruyorlar. Evet diyor. Bağış veya sponsorluk olarak Hakan Safi bunu vermeyi kabul ediyor. Vergisi dahil hepsini bütün şeyleri kulübe bağışlayacak. Kulüp ödeyecek.

Galatasarayultrataraftar

58,878 görüntüleme • 3 ay önce

2009 yılında Stanford profesörü Robert Sapolsky, depresyonun sadece bir “zihin hali” ya da “zayıflık” olmadığını, bunun temelde biyolojik bir hastalık olduğunu çarpıcı bir şekilde açıklamıştı. “Kendine gel, güçlü ol” gibi tavsiyelerin neden tamamen anlamsız olduğunu, stresin beyni nasıl yeniden şekillendirdiğini ve biyoloji ile psikolojinin nasıl kesiştiğini gösteren 15 temel ders şöyle: 1. Depresyon üzüntü değildir. Kötü bir haber aldığında üzülmek ile depresyon aynı şey değildir. Gerçek depresyon, zevk alamama halidir (anhedoni). Hayat düzelse bile beyin bunu hissedemez, hiçbir şeyden keyif alamaz hale gelir. 2. En tehlikeli belirtisi görünmezdir Anhedoni: Başarıdan, ilişkilerden, güzellikten, ilerlemeden zevk alamama. Hayattan tüm hazzı alan bir hastalığın ne kadar yıkıcı olduğu çok az anlaşılır. 3. Vücut “kapanmıyor”, aşırı çalışıyor Depresyondaki insanlar bitkin görünür ama içeride: - Stres hormonları (kortizol) yükselmiştir - Metabolizma hızlanmıştır - Sinir sistemi aşırı aktif haldedir Bu zayıflık değil, sessiz bir iç savaştır. 4. Biyoloji bunu gerçek kılıyor Depresyon; uyku döngüsünü, iştahı, hormon seviyelerini, beyin kimyasını değiştirir. Bu bir “zihniyet meselesi” değil, diyabet kadar biyolojik bir durumdur. 5. Ödül sistemi çöküyor Dopamin (zevk), serotonin (duygudurum), norepinefrin (hareket ve motivasyon) sistemleri bozulduğunda: - Haz kaybolur - Hareket yavaşlar - Olumsuz düşünceler döngüye girer Tek bir neden değil, bütün bir sistem arızasıdır. 6. Beyin gerçek olmadan travma simüle edebilir En güçlü içgörülerden biri: Kaybı ya da korkuyu sadece düşünmek bile, gerçek bir tehlike kadar stres tepkisi yaratır. Beyin hayal edilen acıyı gerçek acıdan ayırt edemez. 7. Depresyon, korteksin sana karşı dönmesidir Düşünen beyin (korteks), soyut korkular üretir: gelecekteki kayıplar, varoluşsal endişe, hayal edilen başarısızlıklar… Sonra diğer beyin bölgelerine “bu şu anda oluyor” diye inandırır. 8. Stres, zihin ile biyoloji arasındaki köprüdür Stres her şeyi birbirine bağlar: - Yaşam olayları → psikolojik acı - Hormonlar → biyolojik değişim - Beyin → davranış Depresyon tam bu kesişim noktasında oturur. 9. Tekrarlanan stres, yeni normalinizi yeniden yazar İlk depresyon bir tetikleyici ister. Sonrakiler istemez. Yeterince stres döngüsü yaşayınca beyin “depresyonu öğrenir” ve kendi kendine sürdürülebilir hale gelir. 10. Genetik depresyonu yaratmaz, riski büyütür Tek yumurta ikizlerinde bile sadece ~%50 örtüşme var. Yani genler kader değil, strese duyarlılık seviyesidir. 11. En önemli formül: gen × stres Belirli bir gen, stresle birleşmediği sürece depresyon riskini artırmaz. Stres yoksa fark yok; yüksek stres varsa risk çok büyük olur. Çevre, biyolojiyi ateşler. 12. Çocukluk, ömürlük kırılganlığı şekillendirir Erken yaşta ebeveyn kaybı, istikrarsızlık, güvensizlik gibi deneyimler ömür boyu depresyon riskini artırır. Çünkü çocukluk bize kontrol duygusu mu yoksa çaresizlik mi öğretir? 13. Depresyon, öğrenilmiş çaresizliktir Kontrol edemediğin acılar yaşayınca beyin sonunda “yaptığım hiçbir şey fark yaratmıyor” sonucuna varır. Kaçış mümkün hale geldiğinde bile denemeyi bırakırsın. 14. Depresyon, içe dönmüş saldırganlıktır Freud’dan gelen ama hâlâ güçlü bir bakış: Çözülemeyen öfke, suçluluk, pişmanlık dışarıya çıkamadığında içe döner ve kişiyi yok eder. 15. En büyük ve en zararlı yanılgı “Kendine gel, toparlan artık.” Sapolsky bunu yerle bir eder: Bunu bir diyabete ya da kansere sahip birine söylemezsiniz. Depresyon da aynı derecede biyolojiktir ama çok daha az şefkat görür. Sonuç olarak Depresyon tek bir şey değildir. Beyin kimyası, hormonlar, stres, erken yaşam deneyimleri ve bilişsel döngülerin kesiştiği bir hastalıktır. Bir parçayı kaçırırsan bütünü yanlış anlarsın.

BrainScience TR

586,742 görüntüleme • 4 ay önce

Ucuz kalması iyi bir şeydir, tam alım zamanları. Siz hiç gelirinizle 50 kilo yerine 200 kilo domates alabildiğiniz için üzülür müsünüz? Ben gümüşlerimi 10 kiloya indirip, aradaki farkla gidip altın rezervlerimi artırdım. İddiam var; bir iki yıl içinde evimdeki gümüşü yüzde 30, altını yüzde 70 tutarak güzel bir ev alacağım. Peşin de olsa, kredili de olsa yatırım amaçlı bir daha asla yeni emlak almam; ne arsa, ne tarla. Kredili konut ise hala bir numaralı yatırım sizler için. Neden? Başka hiçbir şeye siz 1 koyup, onlar 4 katı kredi verip sizi 5 hızında büyütmüyorlar. Enflasyonun düşme umudu tamamen yok oldu 2026 yılında, onu size söyleyeyim! Amerikan doları değerinin yüzde 70'ini önümüzdeki on sene içinde kaybedecek. O gün doların ne kadar rezil bir mahluk olacağını yakından göreceksiniz; sadece dolar değil, bütün kağıt paraların tümünün! Altın artmaz, paranın değerini korur. En lüks takım elbiseyi alacak parayı her zaman korur. Dün gece siz sadece altına, gümüşe bakıyorsanız borsalarda da büyük çöküşler geldi. Kore borsası yüzde 8-10 kapandı, düşüşler aynı hızda devam ediyor; bizim borsamız da düşüşle açılacak. Ben fon toplamaya başlıyorum; Borsa İstanbul fonları, emtia, petrol... Ucuz kalması iyi bir şeydir, tam alım zamanları. Siz hiç gelirinizle 50 kilo yerine 200 kilo domates alabildiğiniz için üzülür müsünüz? Bizim işimiz altınla, gümüşle, petrolle, fonlarla... Parayla işimiz yok abiciğim! Kaçan kaçana, sanayi kaçıyor, her şey kaçıyor! Altının dolar cinsi artışı ise hiç bitmedi, bitmeyecek." Kaynak: Cihat E. Çiçek #altın #gümüş #enflasyon #bist100 #konut

Gelir Pusulası 🧭

82,194 görüntüleme • 1 ay önce

Arkadaşlar bu videoyu halen sayın Erdoğan'a oy vermeyi düşünenler için hazırladım... 1- Eğer muhafazakarsanız ve Sayın Erdoğan'a oy vermeyi düşünüyorsanız: Sayın Erdoğan'ın Allah'ın peygamberimizin adını ağzına alması ve ondan sonra yalan söylemesi, israf, iftira atması, montaj kasetler, liyakatsizlik, adaletsizlik, kul hakkı yeme hangi din ile uyuşuyor? 2- Eğer vatanseverseniz: Oslo' da teröristlerle görüşmediler mi? Türkiye'de çözüm süreci yaşanmadı mı, konserler verilmedi mi? "sayın Öcalan" denilmedi mi? İmralıya ajanlar gönderilmedi mi? Fethullah Gülen ile birlikte değiller miydi? Asrın lideri madem ekonomist neden bu haldeyiz? Neden dolar 20 TL? NEDEN TL 20 dolar değil? Hani ekonomisttin? Şu anda bankalarda faizler %30-40 bandında? Kimi kandırıyorsunuz? Yabancılara konut satıyorsunuz, vatandaşlarınızın konut sahibi olmasını zorlaştırıyorsunuz. Göçmenleri hiç sorgulamadan alıyorsunuz, üstüne oy kullanma hakkı veriyorsunuz. Bizden olmayanlar nasıl kaderimizi belirleyebilir? Bu göçmenlerin suç kaydı var mı? Sicilleri ne durumda? Eğitim seviyeleri nedir hiç baktınız mı? Afganistan'dan gelen bir sürü göçmeni ülkeye aldınız, ülkede uyuşturucu tüketimi patladı! Sinan Ateş cinayeti hala aydınlatılmadı! Kontrolsüz şekilde inşaat yapıyorsunuz, israf ediyorsunuz. Külliye çok mu gerekliydi? Yeni havalimanı bu kadar büyük olmak zorunda mıydı? Atatürk Havalimanı yıkılmak zorunda mıydı? Dünyanın neresinde tıkır tıkır işleyen havalimanı yıkılmış!! Gene bina yol yap, planlı şekilde yap. Tasarruf yap, fazla kalan parayı alt yapıya, eğitime ayır. Fabrika aç, tarımı kuvvetlendir! Bir plan yap ya, bir teşkilat kur! FETÖ diyorsunuz, zamanında okyanus ötesine selam gönderiyordunuz. Sayın Erdoğan, Abdullah Gül, Bülent Arınç gibi isimler Fethullah Gülen ile birlikte değil miydi? Hadi diyelim önceden art niyetli oldukları belliydi, neden önlem almadınız? Neden bir sürü ailenin hayatını kararttınız? Çözüm sürecinde teröristlerle görüştünüz, Sur olayları olana kadar beklediniz, orada askerlerimiz şehit oldu sizin yüzünüzden! Rusya 34 askerimizi şehit etti, sesiniz çıkmadı! Toplumu kutuplaştırdınız böldünüz, kardeş halkı birbirine düşürdünüz! Arkadaşlar bakın AKP en zengin %5 kesim ile en fakir %20 kesime oynuyor. En zenginleri daha zengin edip, kendine sponsor oluşturuyor, parayı kontrol ediyor. Bu parayla da beklentisini en kolay yönetebildiği en fakir %20 kesimi kendisine şükür eder hale getiriyor. Bir dünya lideri bunu yapmaz, herkesin benzer şeylere sahip olmasını ister. Bir dünya lideri ülkesinin daha kaliteli, daha bilimsel olmasını ister. Bir dünya lideri depremde halkının yardıma erken ulaşmasını sağlar, çadır sattırmaz! Bir dünya lideri doktorlarına giderlerse gitsinler demez. Bir dünya lideri kalkıp vatandaşına sürtük demez. Bir dünya lideri eğitimsizliği benimsemez! Bir dünya lideri yalan atmaz, iftira atmaz, kul hakkı yemez, halkını kutuplaştırmak, bölmez... Bir dünya lideri kalkıp kendi halkının ev sahibi olamamasına, araba alamamasına yol açmaz! Arkadaşlar biz daha iyi olabiliriz, bu bir tercih konusu. Biz nasıl istersek öyle yönetiliriz. Neden daha iyi koşullarda yaşamak istemiyorsunuz? Neden daha cebinize daha fazla para girsin istemiyorsunuz? Ülkemizin vizyonu, hedefleri, öncelikleri, kırmızı çizgileri belli olmalı arkadaşlar ve gelen lider kim olursa olsun bu değişmemeli! Bunu değiştirmek elimizde! Eğitim sistemini düzeltmek mümkün! Ekonomiyi toparlamak mümkün! Göçmenleri kontrol etmek mümkün! Her şeyi onarmak mümkün. Bırakın arkadaşlar CHP-AKP-İyi Parti-MHP-Hüdapar-Memleket Partisi-Zafer Partisi vs kıyaslamasını. Ben size diğeri daha iyi demiyorum. Ama en kötü olana karar verin ve ona oy vermeyin! EN KÖTÜYE OY VERMEYİN! EN KÖTÜYE OY VERMEYİN! Bakın Türkiye-İran arada dağlar kadar fark var değil mi? Güney Kore-Kuzey Kore, Meksika-Amerika, Türkiye-Yunanistan... Birbirlerine komşu ülkelerde nasıl bu kadar fark olabilir? Neden daha iyi olmayalım? Kim gelirse gelsin, emin olun çok iyi olmayacak ama daha iyi olabiliriz. Bu bir kader değil, tercih mevzusu... Hiç kimse kolay olacağını söylemedi ama bu kadar kötü olmak zorunda değil. Hepimiz daha iyisini hak ediyoruz! Sayın Kılıçdaroğlu çok iyi olmayabilir ama Erdoğan'ın politikaları artık ahlaki olmaktan çok uzak! Son 21 senedir ülkeyi yöneten ve tüm güçleri elinde toplayan birisiyle hiç şans vermediğiniz birisini karşılaştırmayın. Saygılar #secim #kilicdaroglu #erdogan #turkiye #ekonomi #politika #siyaset #akp #chp #vizyon #göçmen #konut #ev #araba #eğitim #adalet #hukuk

Muhammet Mustafa Aydınol

147,879 görüntüleme • 3 yıl önce

Ne Hazine arazisi ne Orman Anamızın Ak sütü gibi helal Dedem den Atalarımız dan miras Köyümüzde TAPULU mülkümüz❗ Lütfen sesimizi duyun 2014 yılında Büyükşehir yasası ile bir gecede 17 bin köy mahalle oldu yasa der ki yasa çıktıktan sonra 2 yıl içinde Büyükşehir Belediyesi 25 binlik ilçe Belediyeler 5 binlik imar planı yapmak zorundadır 11 yıl geçmesine rağmen Belediyeler görevi olan İmar planını yapmadı olmayan plana göre Köylü suçlu bulundu Şehirde onlarca katlı binalara izin verenler halkın bağ bahçe evlerine köy evlerine izin vermedi Bildiğiniz üzere özellikle Ege nin köylerinde Sıfırdan ev yapmazsanız oğlunuza kız istemeye gidemezsiniz Nüfus artıyor Gariban Köylü ne yapsın Çocuğu evlenecek ev yapamaz yasak Neden imar planı yok Sen Belediye olarak İmar planı yaptın da köylü buna rağmen mi kaçak ev yaptı Hayır❗ Köyümüzde TAPULU mülkümüzde Evlerimiz Ahırlarımız mühürlendi Yetmiyor ağır para cezaları kesildi kesilen cezalar köyü satsan ödeyemez Yetmiyor Ömründe karakol görmemiş 70 yaşında Köylü mahkeme kapılarında sürünüyor Vatan haini gibi yargılanıyor Hapis cezası alıyor Yetmiyor evlermiz ahırlarımız yıkılıyor Yetmiyor yıkım masrafları köylüye fatura ediliyor ödeyemezse malına mülküne traktörüne haciz banka hesaplarına bloke konuyor Suriyeliler için yüz binlerce bedava ev yapılırken Köyümüzde TAPULU mülkümüzdeki yuvalarımız yıkılıyor biz bu vatanın evlatlarıyız Köylü çadırda mı yaşayacak Barınma olmadan Tarım Hayvancılık olur mu Traktörü alet edevatı nereye koyucaz Türkiye genelinde 5 milyon mağdur var yuvalarımız yıkılmasın diye mücadele ediyoruz kaç mağdur intihar etti kanser olan mağdurlar var Köylüye bu eziyet reva mı Büyükşehir yasası ile merkeze uzaklığı 70-80 km mesafede kırsal yerleşim yeri olan köyler mahalle oldu hizmet yerine eziyet geldi kırsaldaki Mezradaki evlere ahırlara çivi çakamaz olduk Köyümüzde barınmak için yaptığımız iki göz ev ile büyükşehirde yapılan rezidans aynı statü de değerlendirildi Yanlış Büyükşehir yasası canımızdan bezdirdi Koyunlar içinAhır Tavuklar içinKümes yapamıyoruz yüzyıllardır yaşadığımız köyümüzde TAPULU mülkümüzde yaşamak istiyoruz 🏡 Geçen yıl Muğla Menteşe Kıran yangınında Köylü kadın erkek çoluk çocuk tüm köylü yangını söndürmek için seferber oldu 4 ay sonra Menteşe Belediyesi mükâfat olarak 14 köy evini yıktı az gelmiş olacak ki 4 ay sonra da Kuyucak Kıran Sarnıç Köylerinde Toplam 160 köy evi için yıkım kararı çıktı Yıkılan sadece taş duvar değil KÖYLÜ YIKILIYOR Tarım Hayvancılık Üretim yıkılıyor ❗ Bugün Yanlış uygulamalar nedeniyle kaçak diye Köylünün Damı Ahırı Yuvası Kümesini yıkılsın diyenler 3-5 sene sonra yapay gıdalar yerken nasıl bu hale geldik diye düşünmeyin Hepsi sizlerin sessiz kalması sayesinde olacak Apo dahi affedilirken Tapulu mülküne barınmak için Ev Koyunlar için ahır Tavuklar içinKümes yapan Köylü de affedilsin Bir diğer konu ise Büyükşehir yasası ile Yüzyıllardır Köylünün ortak malı olan Köy tüzel kişiliğine ait olan Yaylalar Meralar Otlaklar Belediyenin uktesine geçti Belediyeler haraç mezat satıyor veya Büyük şirketlere GES Projesi için kiraya veriyor Tüm geçimini hayvancılık ile sağlayan köyler hayvanlarını nerede otlatacak Desteğiniz bizim için çok kıymetli 🙏 Yuvalarımız için #YapıKayıtMeclise HobiBahçemeDokunma TBMM Göreve Recep Tayyip Erdoğan Murat KURUM İMAR YASASINA TAKILANLAR DERNEĞİ TÜRKİYE AK Parti MHP CHP 🇹🇷 Orhan Sarıbal Hasan ÖZTÜRK Gizem Özcan İZZET AKBULUT Prof.Dr.Vahit Kirişci Selçuk Türkoğlu Metin Ergun Selçuk ÖZDAĞ Cemal Enginyurt Cem Avşar Doğan Bekin Prof.Dr.Vahit Kirişci Orhan Sarıbal hacı yakışıklı Zafer Şahin Gaffar Yakınca Mehmet Aşıla Cem Küçük 🙏🏡🏡

Köy Evlerimize Dokunmayın

17,267 görüntüleme • 4 ay önce