Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

28,789 görüntüleme • 5 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Biliyorum vefa bekliyorsun benden… Ne diyebilirim ki Sonsuz Güzellik? Ne isteyebilirim artık senden? İlahi aşkın gelmiş kapıma kadar… Hem de bizzat sipariş üzerine Çocukluğumdan bu güne kadar… Gelip de harici bir vücut giymiş Onun suretinde… Onun mânâyı harfinde tecelli ettiğin kadar… Onu göstermesen tanımayacak bilmeyecektim. Mecazi aynama düşene kadar… “Surete aldanma ötesine bak” dediğin için baktım Ey Sonsuz Güzellik… Suretin ötesine geçtim… Orada zaman durdu, mekân bitti.. Orada insanlık, çağlar ve varlık alemi bitti.. Orada karanlığın bile feri kalmadı.. Orada “ben” diye bir şey… Hatta senden başka hiç bir şey kalmadı… O zamansızlık ve mekânsızlık aleminde bile imtihân gördüm… Kaf ve Nun tezgâhında Cennet-Cehennem libasları ve yeni evrenler dokunuyordu… Etrafımdaki sicimler, insicam içinde, yaratım için emir bekliyordu… Varlık elbiselerini giymeden esir aleminde hazır kıta bekliyorlardı… Gönlümün titreyen telleri “Kün” tezgahının çalışmasını izledi… Ama ben sen değilim Rabbim. Ben sadece kulum. Bilirim ki bu da bir imtihan Bu da benim kullukta edep yolum… Bana sunduğun hikayemde “abd”olmaktı niyetim… Tanrıcılık oynayacak değilim. Ne keramete ne istidraca ne mucizeye talibim… Beni halkların nazarında vezir, Senin nazarında rezil etmenden yine sana sığınırım… Senin benim için yarattığına ve bana uygun gördüğün her şeye razıyım… Çünkü sen kullarına asla zulmedici değilsin ( Yunus 55) Sana teslim olmaktan başka yolum olmadığının farkındayım… Edepsizlik edip “oldum” diyemem. Hiç bir zaman da diyemeyeceğim… O tezgâhlarda dokuyorsun on sekiz bin alemin kumaşını… O iplikçikler senin “kün feyekün” emrin ile vücut giyip aramıza geliyorlar… Ve yaratımında ne ortağa ne yardımcıya asla ihtiyacın yok… Ama bazılarımızı geçiriyorsun o tezgâhların başına. “Hadi bakalım benim gibi işle” diyorsun. Bazılarımızı da şahit tutuyorsun… ( Vakıa 59) Kimi tezgâhı sahipleniyor kimi fabrikâyı, kimi kumaşı… Ve gördüm ki orada da sınav bitmiyor… Tekamül bitmiyor… Sen vazife verirsen baş üstüne Efendim. Ama bu tezgâhların sahibi de bekçisi de ben değilim… Bu dağdağalı alemde hiç birini kararında tutamam. Koruyamam… Eğer emanet versen onu bile sana emanet etmekten başka bir şey yapamam… Beni sevdiğin için koruduğunu biliyorum Sonsuz Güzellik. Ve yine sevdiğin için kolladığını… Buna artık hiç şüphem yok. Çünkü diyorsun ki “Kulum beni nasıl tanırsa ona öyle davranırım." Adını andığımdan daha fazla adımı anıyorsun… Çünkü sen Allah’sın kulunu biliyor tanıyorsun… Bir adım gelene on adım gidiyorsun… Seni savunduğumdan fazla beni savunuyorsun. Çünkü sen Allah’sın dostuna daha fazla dostsun… Ve biliyorum ki seni seviyorsam en az benim kadar beni seviyorsun. Çünkü yürüyerek gelene koşarak gidiyorsun… Ve Sen sözünden dönmeyen, vaadinde emin olan, tüm kullarına şah damarından yakın olansın… O halde tüm emanetlerini sana teslim etmeme, senin gözetimine vermeme müsade et… “Yâ Rab, kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul et. Emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl. Âmin” Sevgilerimle ~Akaşa~

Akasha Oku/yorum

29,621 görüntüleme • 2 yıl önce