Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Ey felekê Ka tû bêje emir kude çû.

26,920 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

1 Kommentare

Profilbild von baran gedik
baran gedikvor 1 Jahr

Kürtçe söylem ömür çu ne temeni Me çu sik kırığı Kürtçe öğren

Ähnliche Videos

Ahmağın biri yazmış; ''Melik Abdullah, Seyyid Muhammed Alevî Malikî'ye hapiste işkence yaptırmış şöyle böyle...'' Sallamış durmuş. Hakikat şudur: O devirde, Alevî Maliki, Melik Abdullah sayesinde bir kere hapis görmedi. Vehhabilere kalsa idam edeceklerdi orası ayrı. Sadece korumakla kalmadı, öyle bir ders verdi ki... Aşağıda paylaştığım video da, Melik Abdullah sarayda bütün ulemayı topladı. Çoğu "Mevlid şirk, tasavvuf küfür" diyen tipler. Melik Abdullah, Seyyid Muhammed Hazretleri’ni baş köşeye oturttu. "Konuş ey Seyyid!" dedi. Seyyid Hazretleri o mecliste bülbüller gibi şakıdı, hakikatleri bir bir anlattı. O katı kalpliler hasetlerinden çatır çatır çatladılar ama Kral arkasında olduğu için tek kelime edemediler. Bu muhabbet sadece Seyyid Muhammed’e has değildi. Kardeşi Seyyid Abbas vardı, yanık sesli, aşık bir zat, münşiddi. Melik Abdullah onun da elinden tutardı. Aralarında ki muhabbet pek ziyâde idi. Alevî Mâlikî vefat ettğinde ise Alevî Malikî'nin oğlu Seyyid Ahmed’e, "Babanın yolunu sürdür evlat" diyen de bu adamdı... Yani demem o ki her kralı zalim sanmayın. Bir altta bahsettğim Zâhid Efendi'yi ziyaret eden Emir Hâlid b. Faysal, Kral Faysal'ın oğluydu sıradan bir emir değildi. Melik Faysal, Melik Abdullah, o zorlu şartlarda, o ateş çemberinin içinde ehl-i tasavvufa bir vaha oldular. Allah rahmet eylesin, taksiratlarını affetsin.

Ömer Ziya Binatlı

85,952 Aufrufe • vor 6 Monaten

İranlı ünlü müzisyen Mohsen Namjoo, hakkındaki mahkumiyet kararları yüzünden 20 yıldır gidemediği İran’a dönme kararı aldı. Namjoo, İran’a giderken video çekti, “akrep zehrinin panzehiri, yılan zehri içmek değildir!" dedi ve Şah yanlılarını eleştirdi: “Eğer savaşı eleştiriyorsan, kesinlikle Ocak ayı katliamlarını (protestoda öldürülenleri) onaylıyorsun demektir! Eğer bizim 'şehzade' liderimizi beğenmiyorsan, şüphesiz molla rejiminin ajansın! Eğer bugünlerde yerle bir olmuş Tahran fotoğraflarını görüp kahroluyorsan, o halde İslamcı diktatörün kalıcılığını istiyorsun! Bu siyah-beyaz bakış açınızı bu kez aşağılamayacağım. Aksine, gücüm yettiğince sizi anlamaya çalışacağım. Sahi, sizin zihniniz nasıl çalışıyor? Bir insan, daha bir yıl önce İsfahan’dan Toronto’ya gelmişken, Çehel Sütun Sarayı’nın yıkılma ihtimalini gördüğünde nasıl olur da kılı bile kıpırdamaz? Bir faşistin, başka bir faşisti devirmesi bahanesiyle halkınızın, akrabalarınızın, dostlarınızın, anılarınızın, vatanınızın ve o vatanın içindeki her şeyin aşağılanıp yok edilmesi gururunuza dokunmuyor mu? Nasıl olur da hem Ocak ayında öldürülen İranlıları kendinizden sayıp sahiplenirken, Minab’da can verenleri görmezden gelirsiniz? Nasıl olur da sokağa çağrı yapıp sonra sorumluluk almayan birine biat edersiniz? Ey Şahseverler, meşrutiyetçiler, saltanatçılar... Sizi tüm varlığımla anlamak istiyorum, bana yardım edin. Zihninizde ne dönüyor ki Trump’ınızın, İsrail’in kışkırtmasıyla bir bataklığa saplandığını ve çıkışı olmadığını görmüyorsunuz? Vurulan o yerler vatanındır, toprağındır, İran’ındır! Aşık olduğun sokaktır, mezun olduğun üniversitedir, atalarının onurunu koruyan mevzilerdir! Altyapılar, ormanlar, yollar, tesisler, rafineriler... O füze rampasının başındaki gence, o fidan gibi delikanlıya bakıp 'Ölürse ölsün, cehenneme kadar yolu var' diyebilen zihninizde ne dönüyor? Şu basit, apaydınlık gerçeği nasıl anlamazsınız: O genç delikanlı, ne yaparsa yapsın, kimden emir alırsa alsın; kalbi İran için sizinkinden daha hızlı atıyor!” (Video ve çeviri Cansel Tan)

serbestiyet

477,970 Aufrufe • vor 7 Tagen