正在加载视频...

视频加载失败

Facebook kadın Ece Üner’den, Ali Erbaş’a, ‘Anıtkabir’e bir kere gitmemiş bir nankör olarak biliriz’ Sen sadece ucuz bir demagojiden ibaretsin. Diyanet İşleri Başkanı’nın görevi, Atatürk’e ve Kemalistlere değil, İslam dünyasına hizmet etmektir. Anıtkabir nöbetçiliği yapmak değil.

420,831 次观看 • 11 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

Hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz değil mi? Yanlış. Kuantum fiziğinin Wignerın Arkadaşı paradoksu diyor ki bir deneyi gözünle netleştirdiğinde dalga fonksiyonu sadece senin için çöker. Ama seni dışarıdan izleyen ve seninle henüz etkileşime girmemiş biri için sen hâlâ varlıkla yokluk arasında gidip gelen homojen bir olasılık bulutusun. Yani sen birine baktığında o kişi senin için kesin bir gerçeklik. Ama o kişi seni izlerken sen onun için çökmemiş bir denklemden ibaretsin. Şimdi bunu biraz daha büyüt. Sen her gün insanlarla yan yana yaşadığını, onlarla aynı gerçekliği paylaştığını, somut bir iz bıraktığını düşünüyorsun. Ama kuantum mekaniğinin gözlemci-merkezli okumasına göre diğer tüm zihinler senin varlığını henüz gözlemlenmemiş, çökmemiş, silik bir denklem olarak kayıtlı tutuyor. Sen onlar için kesin bir insan değil, potansiyel bir insan. Bu sadece felsefi bir kurgu değil. Wignerın paradoksu şunu sorar: bir gözlemci başka bir gözlemciyi ölçene kadar o gözlemci ne durumdadır? Fizikçiler bunu yıllardır tartışıyor. Bir kısım diyor ki bilinç özel bir şey ve dalga fonksiyonunu çökertiyor. Bir kısım diyor ki çökme süreci gözlemcinin ötesine uzanıyor ve tüm gözlemciler birbirine bağlandığında gerçeklik ortaya çıkıyor. Üçüncü bir kısım diyor ki belki hiçbir zaman kesin bir gerçeklik yok, sadece gözlemciler arası tutarlı bir yanılsama var. Hangi yoruma inanırsan inan, sonuç aynı: Evren ortak bir sahne değil. Herkes kendi kuantum gözlemci sınırına hapsolmuş durumda ve sen ancak birinin bakışıyla gerçek oluyorsun. Peki şu: Sen gerçekten nesnel bir evrende diğer insanlarla yan yana yaşayan kanlı canlı bir aktör müsün? Yoksa sadece seni izleyen birinin gözünü çevirdiği an varlığı anında dağılan soğuk bir olasılık bulutu mu?

Deepcosmoss

19,359 次观看 • 8 天前

Vuslatlar güzeldir… Ruhu hafifletir, yorgunlukları alır, özlemi dindirir. Çünkü bazı duygular uzaktan eksik kalır; göz göze gelmeden, aynı sofrayı paylaşmadan, aynı duaya “âmin” demeden tamamlanmaz. İnsan, en çok aynı ideale yürüdüğü yol arkadaşlarıyla yan yana geldiğinde güç bulur. Bu yüzden her buluşma; bir hatırlayış, bir tazeleniş ve yeniden kenetleniştir. Aynı davaya gönül verenler için ayrılık sadece kısa bir aradır; kavuşmak ise her defasında daha büyük bir güçleniştir. 📍 Memur-Sen 9. Türkiye Buluşmamız da işte böyle bir anlam taşıyor bizim için. Sadece istişare ettiğimiz değil, aynı zamanda hasret giderdiğimiz, gönüllerimizi buluşturduğumuz, kardeşliğimizi pekiştirdiğimiz bir buluşma oldu. Bismillahirrahmanirrahim diyerek başladık… Sendikalarımızın Genel Başkanlarından Genel Başkan Yardımcılarımıza, İl Temsilcilerimizden Şube Başkanlarımıza; Engelli Memur-Sen, Genç Memur-Sen, Emekli Memur-Sen ve Kadın Komisyonlarımıza kadar teşkilatımızın her bir neferiyle aynı iklimi soluduk, aynı heyecanı paylaştık. Uç beylerimizle, bu büyük yürüyüşün öncüleriyle omuz omuza olmanın kıymetini bir kez daha idrak ettik. Sendikalarımızın Başkanlar Kurulu toplantılarına katılarak selamlaştık, komisyonlarımızla buluştuk. Görüşlerini aldık, önerilerini not ettik. Gördük ki bu temaslar teşkilatın birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunu daha da güçlendiriyor. Ve bir kez daha gördük ki; bizi güçlü kılan sadece sayımız değil, inancımızdır. Aynı yolda, aynı ilkelerle, aynı kararlılıkla yürüyen bu büyük aile; sadece bugünün değil, yarının da teminatıdır. Bu buluşma; hafızamıza bir hatıra değil, yüreğimize bir güç olarak kazındı. Çünkü biz birlikte oldukça, birbirimize omuz verdikçe, her kavuşma yeni bir başlangıca dönüşecek. Biriz ve birlikte güçlüyüz. #GüçlüMemurGüçlüTürkiye #TürkiyeBuluşması Eğitim-Bir-Sen SAĞLIK-SEN Büro Memur-Sen Diyanet-Sen BEM-BİR-SEN TOÇ BİR-SEN Bayındır Memur-Sen ENERJİ BİR-SEN Birlik Haber-Sen ULAŞTIRMA MEMUR-SEN Kültür Memur-Sen Memur-Sen Kadın Komisyonu Genç Memur-Sen Emekli Memur-Sen めむ Ngkom Mahmut Faruk DOĞAN Yusuf YAZGAN Ali YILDIZ 🇹🇷Levent USLU Hüseyin ÖZTÜRK 🇹🇷 Soner Can TUFANOGLU Hacı Bayram Tonbul 🇹🇷 Ömer Budak Dr. Kenan Çalışkan Mecit Erdoğan🇹🇷 Sıdıka AYDIN Mesut Emre Balcı Ali KÜÇÜKKÖSEN Ahmet DÖNMEZ

Ali YALÇIN

60,781 次观看 • 4 个月前

Bugün bir savcı çıkıp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nı, yani kanunen ita amiri sıfatıyla kamu hizmetini yöneten bir kişiyi “suç örgütü lideri” olarak tanımlayabiliyorsa, yarın aynı mantıkla İçişleri Bakanı’nı, Milli Eğitim Bakanı’nı, bir vali ya da kaymakamı da “örgüt yöneticisi” ilan edebilir. Oysa hukuk çok açıktır. Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesi, suç örgütünü “suç işlemek amacıyla kurulan, süreklilik gösteren, hiyerarşik yapı” olarak tanımlar. Bir belediye başkanının görevi ise, kamu hizmeti sunmak, yerel yönetimi koordine etmek, kamu kaynaklarını yönetmek ve yasal görev zincirini işletmektir. Belediye içindeki başkan–müdür–personel ilişkisi, idari hiyerarşidir, ceza hukuku anlamında örgütsel hiyerarşi değildir. Bu fark, hukuk devletinin temelidir. İdari görevi “suç örgütü” gibi göstermek, sadece kişiyi değil, hukuku hedef almaktır. Ekrem İmamoğlu’nun görevi, kanunla belirlenmiş sınırlar içinde kamu yararına hizmet üretmektir. İdari yetkiyi “örgüt faaliyeti” gibi göstermek, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesindeki tarafsızlık ilkesine, masumiyet karinesine ve hukukun evrensel sınırlarına aykırıdır. Hukukun görevi, siyasal öfkeye kılıf bulmak değil, adaleti korumaktır. Belediyedeki İdari hiyerarşiyi “suç örgütü” gibi göstermek, yalnızca bir belediye başkanını değil, Türkiye’deki tüm kamu yönetimini suçlu ilan etmektir. Bu anlayış, hukuk devletine değil, , siyasal tasfiye düzenine hizmet eder. Gerçek örgütlü tehlike, işte tam da budur.

Av.Mahmut TANAL

283,843 次观看 • 9 个月前

Mazlumun Yanında Durmak Suç Değil, Şereftir Basına ve kamuoyuna, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yapılan bir etkinlikte, öğrencilerine Filistin’in özgürlük ve direniş dansı olan “dabke”yi öğreten kıymetli bir öğretmenimizi ve okul yönetimi bir takım medya kuruluşları ve bir takım kendini bilmezler tarafından hedefe alınmasını üzüntüyle izliyoruz. Bu ülkenin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini anlamayan bazı çevrelerin, Filistin davasına destek veren bir öğretmeni linç etmeye kalkması, en hafif tabirle izan ve vicdan yoksunluğudur. Öğretmenimizin yaptığı, sadece bir dans gösterisi organize etmek değildir. O, öğrencilerine insanlık onuru nedir, mazlumun yanında durmak nasıl bir sorumluluktur, onu öğretmektedir. 23 Nisan’ın ruhu yalnızca eğlence değil, aynı zamanda dünya üzerindeki tüm çocukların barış ve adalet içinde yaşama hakkını savunmaktır. Eğer bundan rahatsızlık duyanlar varsa, onların meselesi bu ülkenin değerleriyle değil, zalimin karşısında eğilmeyen onurlu duruşla olmalıdır. Filistinli çocuklar her gün ölümle yüz yüze yaşarken, bizim çocuklarımızın onları anması, acılarına ortak olması, insanlığın ortak vicdanının bir gereğidir. Bu davranışı eleştirmek değil, takdir etmek gerekir. Tarih boyunca mazlumun yanında saf tutan bir milletin evlatları olarak, Filistin'e duyulan bu kardeşlik duygusundan rahatsız olanları kınıyor, insanlık onuruna düşman bu tavrı şiddetle reddediyoruz. Buradan açıkça ilan ediyorum: Öğrencilerine sadece bilgi değil, vicdan da kazandıran bu öğretmenimizin yanındayız. Mazlumun sesine ses olmak, özgürlüğe çağrı yapmak bir öğretmenin değil, insanlığın da görevidir. Bu çirkin saldırılar karşısında susmayacak, hakkın ve hakikatin yanında durmaya devam edeceğiz. Mazlumun yanında olmak ayıpmış gibi gösterilmeye çalışılsa da, biz o ayıbı onurla taşıyacağız! Ali YALÇIN Eğitim-Bir-Sen ebsistanbul1

Mükremin KÖSE

10,330 次观看 • 1 年前

Fakir erkeklerin evlenmemesi gerektiğini savunan şahıs: • Bazı erkekler diyorlar ki: “Fakir erkekler evlenmesin mi? Onların evlenmeye hakkı yok mu?” • ⁠Yok. Sizin evlenmeye hakkınız yok. Sen daha kendi karnını zor doyuruyorken hayatına bir insanı alıp, ardından maddi durumuna bakmadan bir de çocuk yapıp o çocuğun hayatını mahvetme hakkına sahip değilsin. • ⁠Zaten bir kadın ne kadar eğitim seviyesi yüksek olursa olsun, ne kadar iyi bir işte çalışıyor olursa olsun belli bir süre o işten uzaklaşmak zorunda kalıyor. • ⁠Hele bir de çocuğuna bakacak kimsesi yoksa ya da bakıcıya güvenmiyorsa çocuk belli bir yaşa gelene kadar işe dönemeyebiliyor bile. • ⁠Arkasından bir de ikinci çocuk geliyorsa vay haline! • Yani sen bir erkek olarak bunları göze alamıyorsan çocuk yapmamalısın. • ⁠Bence bir kadın da yapmamalı. Özellikle erkeklere bu kadar güvenemediğimiz bir devirde... • ⁠Seni hamileyken aldatabilir; o kapıyı vurup çekip çıkamıyorsan, o maddi özgürlüğe ve seviyeye sahip değilsen bir kadın olarak senin de vay haline. • ⁠Yani maddi durumu iyi olmayan hiçbir erkek ya da kadın evlenmemeli. • ⁠Hadi kadın bir şekilde evlendi diyelim; çocuk yapmayarak bu maddi riskin üstesinden gelebilir. Ama bir erkek olarak hem evlenmek istiyorsun hem çocuk yapmak istiyorsun... • ⁠Ne yapacak evdeki kadın? Kuru soğana, kuru ekmeğe tamam mı diyecek? • ⁠Çünkü siz bunu istiyorsunuz. Sevgi böyle bir şey mi? “Bir insan bir insanı seviyorsa bunlara katlanmalı” değil mi? Yok ya!

🎙️ Muhbir

43,791 次观看 • 15 天前

Buradan Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenlere sesleniyorum: Gazeteci kimliğinin arkasına saklanan, her gün YouTube ekranlardan bir kadının bedenine, vicdanına, onuruna ve namusuna dil uzatan bir şahıs varsa, o da Rasim Ozan Kütahyalıdır. Ece Üner’in bizzat anlattığına göre, bu şahıs yıllarca kendisini hedef gösterip itibarını yerle bir etmiş, her gün hakaret etmiş, ahlaksız söylemleriyle onu toplum önünde yalnızlaştırmıştır. Bu artık bir basın özgürlüğü meselesi değil, düpedüz bir kadına şiddet, itibar suikastı ve psikolojik saldırıdır. Şimdi soruyorum: Rasim Ozan Kütahyalı’yı siz mi koruyorsunuz? Bu ülkede bir kadına sistematik şekilde saldıran, halkı kin ve nefrete sürükleyen, insanların yaşamlarını hedef alan biri için hala ne bekleniyor? Bu adamın cezasız kalması, sadece Ece Üner’e değil, bu ülkedeki tüm kadınlara açık bir tehdittir. Bugüne kadar onun yüzünden mağdur olanların sayısı bilinmiyor bile. Bu şahıs hakkında hangi adli ve idari işlemler başlatıldı? Halkı kin ve düşmanlığa sevk eden, kadın düşmanlığını pervasızca kusan bu adam ne zaman tutuklanacak? Sessiz kalmak, ortak olmaktır. Artık yeter. Bu toplumda hiç kimsenin, özellikle de bir kadının, böyle bir kirli dille itibarsızlaştırılmasına izin verilemez! Adalet Bakanı’na ve İçişleri Bakanı’na çağrımdır: Yılmaz TUNÇ Ali Yerlikaya Bir kadın tehdit ediliyor, namusuna, bedenine, şerefine sistematik şekilde dil uzatılıyor. Bu ülkede bir kadına her gün hakaret eden, hedef gösteren Rasim Ozan Kütahyalı hakkında derhal işlem başlatılmalıdır. Artık yeter! Kadınlara yönelen bu ahlaksız saldırılar karşısında susan her yetkili, bu suça ortaktır. Bu şahsın ekranlarda cirit atmasına göz yummak, kadın düşmanlığını teşvik etmektir. Devlet, kadının onurunu korumakla yükümlüdür. Ece Asla Yalnız Değilsin 🙏 Ece Üner 🤍 #EceUnerYalnızDeğildir #rasimozankütahyalıtutuklansın

Göksu Başaran

36,992 次观看 • 1 年前