Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

gankamı kaybettum

18,406 просмотров • 2 месяцев назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

Sayın Cumhurbaşkanımız konuştuktan birkaç dakika sonra soykırımcı hükümetin Başbakanı Netanyahu ve soykırımcı hükümetin üyeleri sürekli bir açıklama yapmayı bir adet haline getirdiler. Buradan anlıyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımızın grup konuşmalarını anbean izliyorlar, birkaç dakika sonra da kendilerince cevap bizce hezeyan olan birtakım açıklamalarda bulunuyorlar. Birincisi, Netanyahu'nun söylediğinde şöyle bir ifade var. Diyor ki, “İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur.” Yani bu dünyanın en büyük yalanıdır, bu yaptığı açıklamada kullandığı ifade. Yeryüzünde Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna dair inanacak hiç kimse yoktur. İkincisi, Türkiye'yi Kürtlere soykırım yapmakla suçluyor. Bu tabii onun sık sık kullandığı bir kara propaganda. Bunun tabii bir acısı var, o da şu: İran'a saldırdıklarında İran'daki ve Irak'taki Kürt kardeşlerimizi kendileri için bir lejyoner olarak kullanmaya çalıştılar. Irak'taki ve İran'daki Kürt kardeşlerimiz basiretli bir şekilde tarihin doğru tarafında durarak bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi. Onun için sürekli olarak Kürt kardeşlerimizle Türkiye'yi karşı karşıya getirme gibisinden bir politikayı gütmeye çalışıyor, bunu tabii bazı Araplarla ilgili yapıyor, Dürzi kardeşlerimize ilgili yapıyor, Nusayri kardeşlerimiz, Alevi kardeşlerimizle ilgili yapıyor, bazı Şii kardeşlerimizle ilgili olarak bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Artık bu katliamcı şebekenin yalanlarına hiç kimse inanmıyor. Soykırım deyince akla gelen şebeke Netanyahu şebekesidir. İçişleri Bakanımızın açıklamasını yayılmacılık ve işgalcilik, fetihçilik gibi kodlamaya çalışıyorlar, bununla hiçbir ilgisi yok. İçişleri Bakanımız her Müslümanın kalbindeki Kudüs sevgisini ifade etmiştir. Her Müslümanın kalbinde Kudüs sevgisi eşsiz ve biricik bir yer tutar ve burada İçişleri Bakanımız bunu sembolizm olarak ifade etmiş ve her Müslümanın kalbinde olan Kudüs sevgisinin kendi kalbindeki ifadesini de o sembolik ifadelerle ortaya koymuştur. Dolayısıyla işgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikme Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Şimdi Gazze'yi işgal ediyor, bir türlü ikinci aşamaya geçilemiyor, Batı Şeria’ya aynısını yapmaya çalışıyor. Yeni siyasi hırsızlık diyebileceğimiz yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor, Litani Nehri’ne kadar Lübnan'ı işgal etti, oradaki Lübnan vatandaşlarını o bölgeden uzaklaştırdı, sonra bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir. İçişleri Bakanımızın o sözlerinden o anlamları çıkarmak son derece akıl dışıdır. Burada acı olan Netanyahu hükümetinin bu soykırımcı bakanlarının kullandığı dille bazı içerideki muhalefet odaklarının aynı frekanstan bu konuyu ele almasıdır, bu son derece üzücüdür. Lütfen o muhalefet odakları İsrail'le o soykırımcı bakanın açıklamalarına baksınlar ve ondan sonra kendi yaptıkları açıklamaları yan yana koysunlar ve bu paralellik nasıl ortaya çıkmıştır, bunun siyasi sonuçları nedir, bunun ahlaki sonuçları nedir, bununla yüzleşsinler.

Ömer Çelik

41,129 просмотров • 2 месяцев назад

O kadarda değil ya
0:23

Sensitive content

O kadarda değil ya

burak albayrak

69,695 просмотров • 1 месяц назад

Önde gelen İspanyol yazarlarından Julia Navarro’nun İspanya’da yayınlanan Leyla’nın Evi romanı ile ilgili paylaşımı. (Yönetici) “Joan Tarrida bana Galaxia Gutenberg’de yayınladığı kitaplardan bazılarını gönderiyor ve her zaman seçiminde isabetli oluyor. Bu sefer bana, özellikle ilginç bulduğum bir kitap gönderdi. Türk yazar Zülfü Livaneli’nin yazdığı ve ismi “Leyla’nın Evi” olan bir roman. Yaşlıca bir kadının hikayesi; hayatı boyunca atalarından kalma bir evde yaşamış olan, ancak bankanın bir oyunuyla evi elinden alınan ve İstanbul’un diğer yakasında, evinin eski bahçıvanının yanına yerleşmek zorunda kalan bir kadın... Hayatı kökten değişiyor; başka bir dünyayı, hayatın farklı bir şekilde aktığı başka bir İstanbul’u keşfediyor. Kitapta yer alan karakterler tamamen zıt kutuplarda ve bu zıtlık okuru ilk satırdan son satıra kadar sarıyor. Zülfü Livaneli’yi tanımayanlar için söylemeliyim ki kendisi günümüzün en önemli Türk yazarlarından biridir. Sadece Türkiye’de değil, muhtemelen dünyada en çok satan Türk yazardır. Birçok uluslararası ödül almıştır. 40’tan fazla dile çevrilmiş ve çağdaş edebiyatın vazgeçilmez bir yazarı olmuştur. “Leyla’nın Evi” romanı beni derinden etkiledi; bana, Türk toplumuna dair farklı bir bakış açısı kazandırdı. Gerçekten de insanda etki bırakan ve okumaya değen kitaplardan biri. Doğrusu ben bu kitabı iki günde adeta yuttum. İnsan son kelimesine ulaştığında içinde hafif bir nostalji hissediyor.” Julia Navarro İspanyol Yazar . @galaxia_gutenberg #zülfülivaneli #leylanınevi #lacasadeleyla #españa🇪🇸 #julianavarro

Ömer Zülfü Livaneli

26,775 просмотров • 7 дней назад