正在加载视频...

视频加载失败

Gaziler Platformu Başkanı Erdem Çerçioğlu: Ankara Valisi eylemimizi sonlandırmamızı istedi, fakat biz eylemimize devam edeceğiz. Tekrar ediyorum; Biz haklarımızı almadan buradan gitmeyeceğiz. #sondakika #gazileriminyanındayım #ihanetyasası

28,496 次观看 • 14 天前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

İzmit Belediye Başkanı #FatmaKaplanHürriyet TUTUKLANDI CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan (@erdemarcanchp): "Biz Kocaeli'de yaşıyoruz. Kocaeli İzmit'te. Bugün burada bir tiyatro vardı. İzmit Belediyesi'nin Belediye Başkanı, eşi, bürokratları, İzmit İlçe Başkanı... Kocaeli'de hakim yokmuş gibi, savcı yokmuş gibi, adliye yokmuş gibi İstanbul'a getirildiler. İstanbul'da sorgulandılar, İstanbul'da tutuklandılar. Neden Kocaeli'de onları sorgulayacak, gözaltına alacak, tutuklayacak hakim yok muydu? Savcı yok muydu? Adliye yok muydu? İşin en tuhafı, çok değerli, kıymetli vatandaşlar; bu tiyatronun bir parçası... Belediye Başkanımızın ifadesi alındı, eşinin ifadesi alındı. Saat 5'e 5 kala ifadeler bitti ama 5'i 1 geçe bir gazetenin yazarı, bir ulusal gazetenin yazarı Twitter sayfasından tutuklanacak 21 kişinin adını Twitter'da yayınladı. Her şey planlı, her şey programlı! Bugün adalet saraylarında hukukun değil, siyasetin gölgesi vardı. Gizli tanık beyanları, dayanaksız iddialar ve iftiralarla örtülen bir senaryoya bir kez daha bugün İstanbul'da tanık olduk. Dosyadaki tabloya bakıldığında; bugün yol arkadaşlarımızın, yani İzmit Belediye Başkanımız Sayın Fatma Kaplan Hürriyet'in, İzmit İlçe Başkanımız Gökhan Ercan'ın, bürokratlarımızın, emekçilerimizin özgürlüklerine kavuşması gerekirken hukuki değil, siyasi bir karar tercih edildi. Çünkü amaç bellidir! Amaç; halkın oylarıyla iki dönem üst üste seçilen başarılı bir belediye başkanını görevden uzaklaştırmak, iradesini teslim almak ve muhalefeti yargı yoluyla susturmaktır. İzmit Belediye Başkanımızın suçu neydi? İzmit Belediye Başkanımızın suçunu buradan açıklıyorum: Kent lokantaları açmak! Her mahallede çocuklarımız için, anneleri işe giderken çocuklarını bırakabilecekleri, çok cüzi rakamlarla ödeme yapacakları kreş açmak! Üniversiteye hazırlanan gençlerimize üniversiteye hazırlık kursları açmak! Kütüphane açmak, oyun alanları açmak! Belediye Başkanımızın suçu, kentine hizmet etmekti! Bugün hukuka güvenmek istedik. Biz buraya gelirken Türkiye'de hukuka güvenmek istedik, adalete güvenmek istedik. Bugün adaletin tarafsızlığına inanmak istedik. Ne yazık ki bugün de büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. İzmit halkının sandıkta ortaya koyduğu iradeye yapılan bu müdahale, yalnızca bir kişiye değil, demokrasiye ve milyonların oylarına yönelmiş bir müdahale olmuştur. Hiç kimse halkın iradesine yargı oyunlarıyla, halkın iradesini yok sayamaz! Hiç kimse adaleti siyasetin aparatları haline getiremez! Ama biz İzmitliler, halkın iradesi olarak İzmit Belediye Başkanımıza sahip çıkacağız! İzmit İlçe Başkanımıza sahip çıkacağız, bürokratlarımıza sahip çıkacağız! Biz geri adım atmayacağız! Hukuku, demokrasiyi ve milletin iradesini savunmaya devam edeceğiz. Çünkü sonuna kadar kazanacak olan korku değil cesaret, baskı değil demokrasi, tahammül değil adalet olacaktır! Biz inanıyoruz, İzmit'in iradesi geri alınıncaya kadar İzmit halkı bu mücadeleyi yapacaktır. Keşke bugün İzmit'te olsaydık, keşke suçlu olsaydık, İzmit'te yargılansaydık, suçumuzu İzmit'te çekseydik. Ama tekrar ediyorum, İzmit'te bizi yargılayacak ne savcı, ne hakim, ne adliye bulamadılar! Onun için buraya, bu davayı İstanbul'a taşıdılar. İzmit Belediye Başkanımızın suçsuz olduğunu herkes biliyor. Avukatlarım yanımda. Bugün hepsi ifadeler alındıktan sonra, çıktıktan sonra yanımıza geldikten sonra yüzleri gülüyordu. Yine arkadaşlarımızın ifadesi alınan, arkadaşlarımızın yüzleri gülüyordu. Çünkü sorulan sorularda hiçbir şey yoktu. Hepsinin bir cevabı vardı. Ama maalesef o iddia edilen itiraflar, itirafçıların iftiraları, gizli tanıkların iftiraları bugün havada uçuştu. Onların hepsinin bugün cevabı verildi. Ama dediğim gibi, burada bugün bir tiyatro vardı. Tiyatronun en güzel kanıtı da saat 5'e 5 var iken biten ifadelerin, 5'i 1 geçe tutuklananların bir ulusal gazetenin muhabiri tarafından yayınlanmasını gördük."

Fatoş Erdoğan

54,529 次观看 • 1 个月前

#SonDakika #GürselTekin Gürsel Tekin #CHPİstanbulİlBaşkanı CHP İSTANBUL İL BAŞKANI GÜRSEL TEKİN: ''HAKKIMI HEPSİNE HARAM EDİYORUM'' CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, Sarıyer'de bulunan CHP İstanbul İl Başkanlığı binasında açıklamalarda bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, "Ben Özgür Özel'in ağabeyiyim. Ben hiçbir yere kaçmayacağım korkumuz yok. Özgür Özel'in sözlerini yakıştırmadım. Dünkü laftan sonra Özgür Özel'le görüşme talebim olmayacak. Hakkımı hepsine haram ediyorum" açıklamasını yaptı. Gürsel Tekin açıklamasında, "Görevimizin başındayız. Onun dışında hiçbir uğraşımız yok, hiçbir maksatımız yok. Benim arkadaşlarım da, ricam özellikle Sayın Genel Başkan da, zaman zaman bir kısım televizyonlarda Aziz Bey'in arkadaşlarının bize saldırılarının hâlâ devam ettiğini görüyorum. Ama bu bizim suskunluğumuz, korkaklığımız da değildir. Bizim suskunluğumuz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğini muhafaza etmektir. Benim son uyarım olsun; ama "Hayır kardeşim, yani siz de ne biliyorsanız konuşun" derseniz, o zaman ben de konuşmak zorunda kalırım. Onun için son olarak, Sayın Genel Başkanım da ricam, biz hukuksal olarak burada bir görevimiz var. Kısa süre içerisinde görevimizi arkadaşlarımızla yapıp gitmek istiyoruz" dedi ve şöyle devam etti: Bizi böyle ekranlarda, şurada, burada yalan ve iftira olmayan şeylerle, çok kıymetli seçmenimizi ve partililerimizi olmamış yalanlarla gaza getirerek bize saldırmaya yönlendirmeyin; umarım ki bu son olur. Dün de Özgür Özel'in bir açıklaması oldu. O geliyor ama biz gittikten sonra geliyor. "Gelince korkup kaçıyorlar" diye bir ifade kullandı. Bu ifadeyi az önce de duymadınız; ama Sayın Özgür Özel'e yakıştıramadım. Ben o değilim. Ben Sayın Özgür Özel'in abisiyim, yol arkadaşıyım. O cümle kendisine hiç yakışmamıştır. "KORKUMUZ YOK" Ben hiçbir yere kaçmayacağım korkumuz yok. Özgür Özel'in sözlerini yakıştırmadım. Bugün eski ilçe yöneticilerimiz dostlarımız gelecek sohbet edeceğiz. Beni Önder Sav, Eşref Erdem, Levent Gök, Aziz Kocaoğlu, Zeydan Karalar beni eleştirirse bir tek cümle onlara cevap vermem. Ama parti kaçkınlarını televizyonlarınıza çağırıyorsunuz, yapmayın. Ben sizin abinizim, beni bilirsiniz. Bizim kıblemiz dürüstlük, bizim kıblemiz insanlık. Ama buna da son verin; sizden rica ediyorum. Davet bekliyorum. Birçok tv'nin talebini geri çevirdim. Çünkü öyle şeyler yaptınız ki, düşünün benim Garip ablam sizi referans kabul edip izliyor… Ağlattınız ablamı ya. Benim ablam teyzem halam çağırın izlesin sizin televizyonlarınızda diyorum. Aklınıza gelebilecek her şeyi sorun. ÖZGÜR ÖZEL'LE GÖRÜŞME TALEBİ OLACAK MI? Dünkü laftan sonra Özgür Özel'le görüşme talebim olmayacak. Hakkımı hepsine haram ediyorum. Beni kürsüde yuhlattınız. Bir kısım kendisine sözde gazeteci aydın diyen insanların küçümseyen laflar. Beni konuşmaya mecbur etmeyin dedim. İnşallah bugün son olur. Olmazsa yarından itibaren her gün konuşurum kimse kusura bakmasın.

Haber Filesi

12,165 次观看 • 1 年前

Değerli meslektaşlarım, kıymetli kardeşlerim... Sizlerden samimi bir ricam var… Bu zamana kadar KOLLUK-DER’e en büyük desteği jandarma teşkilatında görev yapan kardeşlerimiz verdi... Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum... Bundan sonraki süreçte emniyet teşkilatı personeli olarak sizlerin desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var... Artık korkaklıkla, suskunlukla, aman bana dokunmasın anlayışıyla hiçbir şeyin değişmeyeceğini hepimiz gördük... Artık herkes hukukun çizdiği sınırlar içerisinde elini taşın altına koymalı… Daha güçlü, daha kararlı ve daha organize bir STK yapısıyla; meslektaşlarımızın uğradığı haksızlıklara karşı, ailemizle birlikte daha insanca ve hak ettiğimiz hayatı yaşamak, hak ettiğimiz değeri ve çalışma ortamını elde etmek amacıyla mücadelemize kaldığımız yerden, hatta daha büyük bir azim ve kararlılıkla devam edeceğiz... Göreve döndüğümde birçok meslektaşımız “Abi seni susturmak için göreve döndürdüler…” deiye yazdıklarını hepiniz gördünüz... Şimdi sıra sizde… Eğer gerçekten susturulmamamı istiyorsanız; beni yalnız bırakmayın, destek olun, omuz verin bana... Çünkü güçlü STK; güçlü dayanışma ile olur. Sessizlikle, korkaklıkla değil... Ayrıca korkacak ne var...? Siz desteğinizi verin, gerisini bana bırakın… Her zaman ısrarla ifade ettiğim gibi; benim arkamda beni fonlayan, yönlendiren herhangi bir vakıf, cemaat, siyasi parti, illegal yapı ya da karanlık bir oluşum varsa; buradan devletimizin tüm yetkili kurum ve makamlarına tekrar tekra çağrıda bulunuyorum... Lütfen bunu ortaya koyun ve kamuoyuyla paylaşın... Çünkü biz bugüne kadar hep açık olduk, şeffaf olduk, ne yaptıysak sizlerin gözünüzün önünde yaptık... Bu nedenle değerli meslektaşlarım; Lütfen, acaba bunun arkasında başka yapılar mı var? düşüncesiyle desteğinizi esirgemeyin benden... Bizim arkamızda olan, bize güç veren; Âlemlerin Rabbi olan Allah’tan başka hiç kimse değildir... Şayet arkamızda farklı güçler, farklı yapılar olsaydı; emin olun bunu şimdiye kadar çarşaf çarşaf önünüze koyarlardı... Bu yüzden tekrar rica ediyorum… Lütfen desteğinizi esirgemeyin. Lütfenü altın tepside önünüze konulan bu fırsatı kaçırmayın... Gelin… Hep birlikte başaralım, rica ediyorum... Vedat KILIÇEL TURAN EŞELİOĞLU 🇹🇷͜͜͡͡✯ Asli36 Taner BAŞ Yeşil Bere Ϝ ϓ ſ Ϟ

bombacimlym5 Vedat KILIÇEL

34,266 次观看 • 3 个月前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda gerçekleştirilen “Deniz Platformlarının Hizmete Giriş, Bayrak Çekme ve İlk Sac Kesim Töreni”nde konuştu. Bakan Yaşar Güler’in de beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Bakan Yardımcıları Musa Heybet ve Salih Ayhan ile birlikte katıldığı törende, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan şunları söyledi: TÜRKİYE-PAKİSTAN DOSTLUĞU, KIYAMETE KADAR DEVAM EDECEK Bugün çok özel bir program münasebetiyle dünyanın göz bebeği şehri İstanbul’da, İstanbul Tersane Komutanlığımızda sizlerle bir aradayız. Deniz platformlarımızın hizmete giriş, bayrak çekme ve ilk sac kesme töreni vesilesiyle sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Törenimize Pakistan'dan teşrif eden kıymetli misafirlerimize, ikinci evleri olan Türkiye’ye hoş geldiniz, sefalar getirdiğiniz diyorum. Mavi Vatan'ın dört bir yanında büyük bir adanmışlıkla görev yapan tüm personelimize, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın tüm mensuplarına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Türkiye için çalışan, Mavi Vatan'ın muhafazası ve gerektiğinde müdafaası için gecesini gündüzüyle birleştiren herkesten Cenabıallah razı olsun. Yine bu vesileyle; asırlardır nazlı hilalin özgürce dalgalanması için toprağa düşen şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Evet, bugün Türk tersaneciliği ve donanması açısından bir gurur anına, hem de çok büyük bir gurur anına hep beraber şahitlik ediyoruz. Öncelikle bizlere bu gururu yaşatan İstanbul Tersane Komutanlığımızın işçisinden mühendisine bütün mensuplarını canıgönülden tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Ülkemiz tersanelerine güvenmekte ne kadar haklı olduğumuzu bugün bir kez daha görüyoruz. Malumunuz Pakistan Deviz Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak üzere Eylül 2018 tarihinde 4 adet MİLGEM inşa sözleşmesi imzalamıştık. İlk gemi PNS Babür’ü 24 Mayıs 2024 tarihinde Pakistan’a teslim ettik. Bugün de her türlü test ve tecrübe faaliyetlerini başarıyla tamamlayan PNS Hayber’in teslimini yapıyoruz. Projenin 4’üncü gemileri Karaçi Tersanesinde inşa ediliyor. 3’üncü gemi PNS Bedir’in Haziran 2026 sonunda, 4’üncü gemi PNS Tarık’ın ise 2027 yılının ilk çeyreğinde teslimi planlanıyor. En son teknolojiyle donatılmış bu gemilerin kardeş Pakistan donanmasına şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kökleri ortak tarihimizin derinliklerine uzanan ve asırlar boyunca sınanarak bugünlere gelen Türkiye-Pakistan dostluğu; Allah’ın izniyle kıyamete kadar devam edecek, serpilecek, güçlenecektir. Değerli arkadaşlar, çok değerli misafirler; bugün burada denize uğurladığımız ve bayrak çektiğimiz platformlar alın terinin, aklın, emeğin, cesaretin ve adanmışlığın eseridir. Bunların en başında havadan bağımsız tahrik sistemi ve gelişmiş sonar yetenekleriyle sessiz derinliklerin millî bekçisi olacak TCG Hızırreis denizaltımız vardır. Hızırreis denizaltımızı bugün hizmete veriyoruz. Hizmete aldığımız bir başka platformumuz, yeni tip çıkarma gemimiz Ç159’dur. Bu platform hem askerî harekâtlarda hem de barış dönemindeki insani yardım operasyonlarında fırtınalı sularda görev yapacaktır. Ulaq silahlı insansız deniz aracımız bir diğer kıvanç kaynağımızdır. Dijital dönüşümün, yapay zekâ tabanlı otonom sistemlerin denizlerdeki sembolü olacak Ulaq, geleceğin harekât sahasının öncülerindendir. Ulaq SİDA’nın bir başka özelliği, Türk mühendislerinin geliştirdiği yüzde 90 yerlilik oranına sahip Marin motorunu kullanmasıdır. Her 3 deniz platformunun da hayırlı olmasını temenni ediyorum. TCG KOÇHİSAR’I MAYIS SONUNDA DONANMAMIZA KATACAĞIZ TCG Koçhisar karakol gemimiz, Mavi Vatan’daki hak ve hukukumuzu koruma irademizin nişanesidir. Barış zamanında milletimize hizmet edecek, kriz zamanlarında caydırıcı gücümüz olacak Koçhisar’ı mayıs sonunda donanmamıza katacağız. Son olarak bugün ayrıca, açık deniz karakol gemimiz Seferihisar’ın sac kesimini gerçekleştireceğiz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Türkiye olarak savunma sanayi alanında yürüttüğümüz her projede ürün geliştirmekle kalmıyor; ekosistemi, insan kaynağını ve teknoloji üretim kapasitesini de büyütmeyi hedefliyoruz. Savunma Sanayi İcra Komitesinde aldığımız kararları önce millet, önce devlet anlayışıyla ilgili kurumlarımızın koordinasyonunda tek tek hayata geçiriyoruz. Şurası bir gerçek ki savunmada başarı ancak bütüncül bir stratejiyle elde edilir. Havada güçlü olmadan, denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız. Hamdolsun, biz tüm bu alanlarda çok güçlü bir varlık gösteriyoruz. Kapasitemizi günden güne artırıyor, imkân ve kabiliyetlerimizi aralıksız geliştiriyor, kendi teknolojimizi yine kendimiz üretiyoruz. Savunma sektöründeki 3.500’ü aşkın firmamız, 100 bini aşkın insan kaynağımız, varını yoğunu Türkiye’nin güvenli yarınlarına vakfediyor. Araştırma-geliştirme çalışmalarından tasarıma, yazılımdan seri üretime, tüm süreçleri yerli ve millî kaynaklarımızla yönetiyoruz. Şu anda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Son 11 aylık dönemde savunma ve havacılık ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artarak 7 milyar 445 milyon dolara ulaştı. Sadece kasım ayı ihracatımız önceki kasım ayına kıyasla yüzde 22 artışla 742 milyon dolar oldu. Bu sabah itibarıyla, 8,6 milyar doları aşmış bulunuyoruz. Kendimize inandık, Türk savunma sanayisine güvendik, kısa sürede işte bu rakamları yakaladık. Elbette burada durmayacağız, 2028 senesi için belirlediğimiz hedef 11 milyar dolarlık ihracat rakamıyla savunma ve havacılık ihracatında dünyada ilk 10’a girmektir, bu hedefe doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. KENDİ SAVAŞ GEMİSİNİ DENİZE İNDİREN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ Şunu da burada büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim: Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri Türkiye’dir. Türk tersaneleri bugüne kadar dünyanın birçok ülkesine farklı ebatta 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç etti. Güvenlik kuvvetlerimiz; kendi ürettiğimiz araç, ekipman ve mühimmatlarla havada, karada ve denizde âdeta destan yazıyor. Sahadan aldığımız verileri titiz bir şekilde analiz ediyor, geri bildirimler ışığında mevcut teknolojimizi daha da ileri noktalara taşıyoruz. Tüm bunları yaparken doktrin ve pratik arasındaki dengeyi birbirlerini besleyecek şekilde en verimli surette temin ediyoruz. Başkanı olduğum Savunma Sanayi İcra Komitesinde aldığımız kararlar çerçevesinde başlayan projelerimizin meyvelerini birer birer topluyoruz. Bakınız, 4 ay önce sistemler sistemi Çelik Kubbe'yi envanterimize kattık. Geçen ay insansız savaş uçağımız KIZILELMA, dünya havacılık tarihinde bir ilki başardı. Ana muhalefetin "Balıklar rahatsız oluyor." diyerek testlerimizi eleştirdiği Sinop’ta, KIZILELMA’mız jet motorlu bir hedefi görüş ötesi hava-hava füzesiyle vurarak etkisiz hâle getirdi. Bir diğer stratejik projemiz olan Bayraktar TB3 envantere girdi. TCG Anadolu’nun abisi olacak 300 metre uzunluğundaki uçak gemimizin inşa süreçlerini evet başlattık. İnsansız araçlardan fırkateyne kadar tüm deniz platformlarında hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de dost ve müttefiklerimizin taleplerini karşılıyoruz. Savunma Sanayii Başkanlığımız, ASFAT’ımız, askerî tersanelerimiz, sivil tersanelerimiz; uyum içinde iş birliği ve güç birliği içerisinde çalışıyor, imar ve inşa ediyor, ürettikleri ürünleri dünyanın farklı ülkelerine ihraç ediyor. Buradaki başarıyı görmek için uzaklara gitmeye hiç gerek yok, Türkiye’nin savunma sanayisinde son 23 senede kat ettiği mesafeyi görmek için öyle 70’leri, 60’ları evet deşelemeye de gerek yok, bunun için geçtiğimiz haftalarda kamuoyumuzla paylaşılan projelere ve çalışmalara bakmak fazlasıyla kâfidir. Füzelerden tüfeklere, insansız araçlardan roketlere, deniz toplarından elektronik harp sistemlerine sektörün tamamında büyük bir dinamizm var, üretkenlik var, maşallah heyecan ve gayret var. Buradan kamu-özel ayrımı yapmadan Türk savunma sanayinin gelişmesi ve güçlenmesi için ter döken tüm firmalarımıza, oralarda çalışan tüm kardeşlerime ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. MORALİMİZİ BOZMAYA ÇALIŞANLARA ALDIRMAYIN Sizlerin şahsında sektördeki tüm kardeşlerimden şunu rica ediyorum: Moralimizi bozmaya çalışanlara lütfen aldırmayın. Cesaretimizi kırmak için uğraşanlara lütfen pirim vermeyin. Televizyon ekranlarında, sosyal medyada ve gazete köşelerinde sağa-sola karamsarlık aşılayan felaket tellallarına lütfen kulak asmayın. Biz bugüne kadar ne yaptıysak unutmayın, bunlara rağmen yaptık. Yüzde 20 yerli sermayeyle başlatıp şu anda yüzde 80 yerli sermayeye biz ulaştık. Eğer biz çalışırsak, biz hedeflerimizden kopmadan mücadele edersek, evvelallah bunların hiçbiri bizim önümüzü kesemez, şevkimizi kıramaz. Bizi yolumuzdan çevirmeye çalışanlara inat hep beraber omuz omuza verecek, çok daha kararlı bir şekilde hedeflerimize yürüyeceğiz. İşte bugün hem Mavi Vatanımızın güvenliği hem Pakistan’ın savunma kapasitesi açısından çok stratejik adımlar attık. Yakın gelecekte inşallah başka müjdelerimiz olacak, başarılarımıza yenilerini ekleyecek, karada, denizde, havada ve elbette siber vatanda caydırıcılığımızı artıracak projeleri tek tek devreye alacağız. Kendimizle birlikte komşularımızın, müttefiklerimizin ve kardeşlerimizin güvenliğine katkı sunmaya devam edeceğiz. Burada her fırsatta vurguladığım bir hususu tekrar hatırlatmak istiyorum. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yok. Biz, hiçbir ülkeyle gerilim istemiyoruz, kriz, kavga, çatışma istemiyoruz. Komşularımız için huzur ve istikrardan başka bir şey murat etmiyoruz. Türkiye olarak herkesin emin olabileceği, güven duyabileceği, en zor, en sıkıntılı günlerinde sırtını yaslayabileceği bir ülke biziz. Bununla birlikte biz, hak ve hukukunun çiğnenmesine müsaade etmeyen ve asla etmeyecek olan bir ülkeyiz. Bugün burada olduğu, hayata geçirdiğimiz bütün bu yatırımlarımız savaşa hazırlanmak için değil; barışı, istiklali, istikbali korumak içindir. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Sözlerime son verirken bu önemli platformların Türk donanmasına ve Pakistan Deniz Kuvvetlerine hayırlı olmasını temenni ediyor; emeği geçen herkese, tüm kurumlarımıza, tersanelerimize şükranlarımı sunuyorum. Sizleri tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Dost ve kardeş Pakistan halkına buradan selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum. Tüm gemilerimizin denizleri sakin, pruvası inşallah neta olsun. Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

41,628 次观看 • 8 个月前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: 📌Gazze’de yaşanan katliam ve yıkımın gerisindeki failler, İsrail’e sınırsız destek verenlerdir. Buradan hem İsrail’e hem onu destekleyip teşvik edenlere sesleniyorum: Gazze’de masumlar ölmeye devam ettikçe bölgemize gönderilen hiçbir gemi, hiçbir uçak, yapılan hiçbir siyasi şov barış getirmeyecektir. İsrail yönetimi güvenliği 10 bin kilometre ötede değil, Türkiye başta olmak üzere bölgesindeki komşularında aramalıdır. Bugün sırtını dayayarak efelendiği güçler, yarın kendi evlerindeki yangını söndürmek için pılısını pırtısını toplayıp gittiğinde İsrail halkının güven ve merhamet arayacağı ilk yer, tıpkı 500 yıl önce olduğu gibi yine Türkiye olacaktır. İsrail yönetiminden ve toplumundan istediğimiz, milletimizin asırlara sâri bu merhamet duygusunu zedeleyecek tavırlardan uzak durması, barış çağrımıza kulak vermesidir. 📌Gazze’deki acil ihtiyaçları karşılamak için hemen bir insani koridor oluşturulmalı, ihtiyaç maddelerinin girişine, yaralıların çıkışına, tahditsiz izin verilmelidir. Biz hastanelerimizi bütün bu yaralıların tedavisi için emre amade kıldık, kılıyoruz. Refah sınır kapısı insani yardımlar için muhakkak sürekli açık tutulmalıdır. İhtiyacın yüzlerce tırla ifade edildiği bir bölgeye gönderilen 20 tırlık yardım malzemesinin, denizde damladan öte hiçbir anlam taşımadığını herkes gayet iyi biliyor. İsrail, Gazze halkına yeterli miktarda insani yardım ulaştırılmasına, yıkıntıların temizlenmesine, sudan enerjiye şehrin altyapısının ayağa kaldırılmasına, hızla geçici barınma alanları ve sahra hastaneleri inşasına kesinlikle engel olmamalıdır. Biz sahra hastanemizi, jeneratörleri, küçük orta büyük gönderdik; ne gerekiyorsa göndermeye devam edeceğiz. 📌 Ramallah başta olmak üzere, bölgede yıllardır süren yerleşimci terörü bir an önce son bulmalıdır. Filistinlilerin evlerini, arazilerini gasp eden, silahlanıp canlarının istediği sivilleri öldüren, üstelik bunları da İsrail güvenlik unsurlarının desteğiyle yapan bu işgalcilerin suçlarını hiçbir kavram örtmez. Tıpkı teröristin terörist olarak yaftalandığı gibi yerleşimci kılıklı veya asker-polis üniformalı hırsızlara hırsız, katillere katil denmedikçe ve bunlara o şekilde muamele edilmedikçe bölgeye huzur gelmez, gelemez. Savaşın yayılmaması için tüm aktörler sorumlu hareket etmeli, bölge dışı güçler İsrail’le dayanışma adına ateşe benzin taşımaktan vaz geçmelidir. Akıl ve vicdan sahibi diğer tüm ülkeleri, İsrail devletinin aklıselime dönmesi için Netanyahu hükümetine baskı kurmaya davet ediyorum. 📌 Bu savaşın kalıcı barışa giden yolu açması için Türkiye sorumluluk almaktan asla kaçınmayacaktır. Teklif ettiğimiz garantörlük müessesesini, hâlihazırda meseleye en azından kısa ve orta vadede gerçekçi çözüm getirmeye yönelik en somut, en tutarlı, en etkili yöntem olarak görüyoruz. İnsani, siyasi ve askeri varlığımızla Filistin tarafının garantörlerinden biri olmaya hazırız. Bu konuda hüsnü niyet ve irade sahibi ülkeleri bir an önce bu teklifimizi değerlendirmeye, somut adım atmaya, barışa giden kapıları aralamaya davet ediyoruz. Adil bir barışın kaybedeni olmayacağı tespitine gönülden inanan bir ülke olarak bölgede etkili tüm aktörlerin yer alacağı bir “Uluslararası Filistin-İsrail Barış Konferansı” düzenlenmesini öneriyoruz. Bu konferans, son 30 yılda yapılan, Madrid’ten Oslo’ya, Şarm el-Şeyh’ten Annapolis’e kadar nice benzer toplantının akamete uğrayan akıbetinden alınan dersler ışığında gerçekleştirilmelidir. Garantörlük teklifimiz başta olmak üzere, daha güçlü, bağlayıcı ve uygulamaya dönük kararlar ışığında atılacak bu tür adımlara, her iki tarafın da ihtiyacı var. 📌 Her fırsatta tekrar tekrar dile getirdiğimiz “Dünya 5’ten büyüktür” itirazımız, Gazze’deki son gelişmelerle bir kez daha teyit edildi. Buradan bir kez daha, “Dünya 5’ten büyüktür” diyerek küresel yönetim ve güvenlik sisteminin adaletsizliği, dengesizliği, etkisizliği konusundaki haykırışımızı tekrarlıyorum. Birleşmiş Milletler ve özellikle de Güvenlik Konseyi, kendini süratle reforma tabi tutmalıdır. Dünyadaki insanların kendilerini, coğrafi ve inanç dağılımı başta olmak üzere tüm çeşitlilikleri ve dengeleriyle, adil şekilde içinde hissedecekleri bir Birleşmiş Milletler işleyişi ve Güvenlik Konseyi yapısı kurmalıyız. Dünyanın güvenliğini, 5 devletin çıkarlarına teslim eden bir yapının sürdürülebilirliği yoktur. Gazze’de yaşananlar, bu açık gerçeğin en son örneğidir.

Fahrettin Altun

708,799 次观看 • 2 年前

■ Yunanistan, Antalya'ya Yakın Askeri Yerleşim Kurdu. Yunanistan, Antalya'nın 2 kilometre yakınındaki Karaada kayalıklarını imara açarak askeri birlik yerleştirdi. Yunanistan , Türkiye sınırlarında tehditlerine devam ediyor. ■ Türkiye'nin ASKERİ destek verdiği LİBYA'YA ardı ardına ölümcül saldırılar. ▪︎ Libya'nin En Büyük Rafinerisi iHA Saldırısı Altında! " Trablus'un 40 km batısındaki Zawiya Rafinerisi, 48 saat içinde üçüncü kez İHA saldırısına uğradı " Pazartesi akşamki saldırı, 4,5 milyon litre benzin içeren 402-T numaralı tankı doğrudan vurdu; tank çöktü ve büyük bir yangın başladı." ▪︎ Pazartesi Zawiva Rafinerisi'ne yönelik saldırıların sorumluluğunu henüz kimse üstlenmedi. Rafineri, günde 120 bin varil kapasiteyle Libya'nın en büyük işletim halindeki tesisi. ■ Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 1996'da ara bölgede Türk bayrağını indirmek isteyen Solomos Solomu'nun vurulması olayının ardından, dönemin Korgeneral Hasan Kundakçı'nın da aralarında bulunduğu 18 Türk vatandaşı hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını açıkladı. ■ Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında gündeme gelen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na katılmayı reddetti. ■ ClA'in Türk kökenli mensubu Ruzi Nazar bir toplantıda konuşuyor: "Kürdistan'ı kurmak istiyorsak, kürtleri kışkırtmak en kolay iş! Zor olan, Türkleri uyutacak birilerini bulmaktır! Bize iki adam lazım; biri dindar müslümanları uyutacak, diğeri milliyetçilere ninni söyleyecek." Bir gazeteci: "Peki. Atatürkçü solcuları ne yapacaksınız?" Ruzi Nazar , kendinden emin cevap verir. " Türk Solu vatansever mi , devrim ci mi olacağına karar verene kadar , biz Kürdistan' ı çoktan kurarız . - Ruzi Nazar 'ın kızı Slyvia Nazar ' ın " AKIL OYUNLARI " kitabından alıntıdır . ■ AKP' Ii Mehmet Metiner, çerçeve yasanın Meclis'te onaylanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı hedef aldı: ▪︎ "Süreç yasası tamam. Yeni bir devrin kapısı açıldı. Şimdi sıra yeni devrin anayasasında".. Metiner, daha önce de "Sevsinler Anayasanızı, paramparça edeceğiz" demişti. ■ "Öcalan idam edilmeyecek, hapisten çıkıp bir partinin başına geçecek, Vatikan öyle istiyor çünkü!" ▪︎ Aytunç Altındal | 2002 ■ "Türkiye'nin Ortadoğu'da bir görevi var. Nedir o görev? Biz geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika, BOP Projesinin Eşbaşkanlarından bir tanesiyiz. Ve bu görevi yapıyoruz biz." ▪︎ Recep Tayyip Erdoğan 4 Mart 2006 ▪︎ ■ "İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğiyle 81 ildeki okullara 30 bin güvenlik görevlisi atanacak. Atanacak güvenlik görevlileri: •Okul giriş ve çıkışlarını kontrol edecek. •Dedektörle üst araması yapacak. • Şüpheli durumları anında emniyet ve jandarma birimlerine bildirecek." -Türkiye Gazetesi - ■ 1 Kilo Çaykur çay 499,95 TL oldu. ▪︎ Asgari ücret ile alınabilen çay miktarı 56 kiloya düştü. ■ Rus basınında 'Türkiye' analizi: 'Kusursuz fırtına yaklaşıyor. Erdoğan için en iyi seçenek beklemeden seçime gitmek' Russia Today ’de yayımlanan analize göre “Türkiye’deki iktidar koalisyonu ekonomik ve siyasi krizlerden oluşan bir kusursuz fırtınaya doğru ilerliyor” Ankara olayların gelişimini iktidarın hayatta kalma mücadelesinin belirleyeceği bir evreye giriyor. Yazıda Erdoğan ve iktidar ortaklarının “fırtına öncesinde” seçim kararı almaktan başka şansı olmadığı görüşü savunuldu. ■ Ukrayna'nın Tataristan'a düzenlediği ÍHA saldırısında isçilerin kaldığı hostel vuruldu: Özbek ve Tacik vatandaşlar ile bir çocuk dahil 13 kişi hayatını kaybetti . ■ Suriye'deki PKK destekçileri, Haseke ve Ayn Al Arab vilayetlerinde Devlet dairelerinde asılı olan Suriye Bayraklarını indirip yaktığı bildiriliyor. ■ YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetimi Meclis'teki "Çerçeve Yasa" teklifine "evet" oyu verdi. ■ GÜNÜN SÖZÜ : Tehlike gelmeden önce görenlere ABDAL denir. Geldiğinde görenlere APTAL, gelsede görmeyenlere AHMAK denir. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

54,507 次观看 • 1 个月前

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün yaptığı açıklamada terörist başı Öcalan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşup DEM grubuna seslenmesi gerektiğini söylemiştir. Devlet Bahçeli'nin bu çağrısı Recep Tayyip Erdoğan ve Özgür Özel tarafından da desteklenmiştir. Bu çağrıya çözülme ortakları DEM, CHP, AKP'nin açık desteğinin olduğunu görüyoruz. Artık Türkiye'de Cumhur İttifakı ve CHP'den oluşan yeni adıyla Cumhur Halk Partisi vardır. Cumhur Halk Partisi, DEM'le koalisyon içerisindedir. Artık Erdoğan, Özel, Bahçeli ve Öcalan'ın el ele yürüdüklerini görüyoruz. Devlet Bahçeli'nin ‘terörist başı Öcalan TBMM'de DEM grubuna konuşsun’ ifadesi tam bir siyasal cinnettir. Devlet Bahçeli belli ki terör örgütünü hiç tanımamış. Terör örgütünün sözde başkanlık konseyi yapmış olduğu edepsiz açıklamada, ‘Savaşa biz karar veririz’ mealinde açıklamalar yaptı. Terör örgütünde terörist başı Öcalan'ın artık fiili bir otoritesi yok. Ancak kurucu olmasından kaynaklanan simgesel bir otoritesi var. Öcalan'ın ne demesini bekliyorsunuz? ‘Hadi silahlarınızı gömün, barış yapalım.’ Böyle mi demesini istiyorsunuz? Siz önce Türk milletine itiraf edin. Öcalan'a bu konuşmayı yapması için ne verdiniz? Özgür Özel, ‘El yükseltiyorum. Devlet Bey, Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahibi olmayı teklif ediyorum’ diyor. Erdoğan'a, Bahçeli'ye, Özel'e soruyorum; Öcalan'a Türk Milletine ait olan neyi teklif ediyorsunuz? Neyi vermeye karar verdiniz? Türkiye'nin bir bölgesinin Kürdistan olmasına mı karar verdiniz? Devletin resmi dilini değiştirmeye mi karar verdiniz? Federal bir Türkiye kurmaya mı karar verdiniz? Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da özel bir Kürdistan kurmaya mı karar verdiniz? Öcalan size ne karşılığında ne veriyor? Bunu Türk Milletine açıklamak zorundasınız. Bu iş öyle Meclis’te yapılacak konuşmalarla halledilecek bir iş değil. Öcalan'a hangi tavizleri verdiniz? Öcalan, Suriye PKK'sı PYD'nin 140 bin kişiden oluşan yapısını dağıtacak mı? Yoksa Öcalan'a sadece Türkiye'de değil Suriye'de de mi devlet kurma izni veriyorsunuz? Öcalan'ın terör örgütünü lağvetme gücü yoktur. İlginç olan çözüm süreci faciasını bu ülkeye yaşatan AKP'nin DEM ve ardılı partilerin ve terör örgütünün aklına bile gelmeyen terörist başını Meclis’te konuşturması teklifi Türk Milliyetçiliğini temsil iddiasındaki Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelmiştir. Terörist başı Öcalan'a olmayan payeler sunmak Devlet Bahçeli'ye düşmez. Devlet Bahçeli'nin bu ifadelerinden dolayı ortaya haklı bir infial çıkmıştır. Vatanseverler, Türk Milliyetçileri derin bir hayal kırıklığı içerisindedirler. Şehitlerimiz, Gazilerimiz kendilerine hakarete uğramış hissetmektedirler. Devlet acziyet içine sokulmuştur. Türk Devleti'nin terörü durdurmak için terörist başının desteğine ihtiyacı yoktur. Bahçeli'nin bu ifadeleri, Erdoğan'ın destek açıklamaları, Özgür Özel'in destek açıklamaları terör örgütü ile can siperane mücadele eden kahraman ordumuzu, kahraman jandarmamızı ve kahraman polisimizi demoralize etmektedir. ‘Biz ne uğruna şehit oluyoruz’ sorusunu sormalarına neden olmaktadır. Türk ordusunun ve polisinin en seçkin evlatlarından 793 tanesi, jandarma ve polis özel harekat mensupları Hendek Çatışmalarında şehit düşmüşlerdi. Binlerce yaralımız vardı. Sizin siyasette yaptığınız hataların bedelini onlar aziz kanlarıyla düzeltmeye çalıştılar. Ülkemiz terörle mücadele bulunduğu konumdan daha geriye düşürülmeye çalışılmaktadır. Bahçeli böyle bir sürece alet olmaktadır. Bahçeli'nin terörist başını Meclis’te konuşturma fikri kendisine mi aittir? Yoksa yerli ve milliliği elden bırakmayan AKP tarafından mı kendisine söyletilmiştir? Bahçeli bir süre önce ‘Çok şey değişecek. İnşallah Türkiye değişmez’ demişti. Sayın Bahçeli Türkiye'yi değiştirmeye karar vermişsiniz anlaşılan. Nereye kadar değiştireceksiniz? Öcalan'a neler vereceksiniz? Türk halkına, Türk Milletine ait olan neleri Öcalan’a devretmeye karar verdiniz? Bahçeli bunu kimin söylettiğini Türk Milletine açıklamak zorundadır. Kendi fikri midir yoksa Erdoğan böyle söylediği için mi söylemiştir? Biz, Zafer Partisi olarak bu çağrıya verilen desteklere hiç şaşırmadık. Çünkü bu çağrının sahibi Bahçeli, zamanında ortağı olduğu koalisyon hükümetini bozdu ve erken seçimle AKP'yi iktidara taşıdı. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olabilmesi için Meclis oturumuna katıldı, ön ayak oldu. Parlamenter sistemden tek adam rejimine geçişin ve sonrasındaki çöküşün mimarlarından birisi oldu. Ne zaman sıkışsa AKP'nin stepnesi olduğu, koltuk değneği olduğu, destek olduğu ayakta kalmasını sağladı. Şimdi de görüyoruz ki Bahçeli, Öcalan'a koltuk değneği olmaya karar vermiş. Terörist başını Meclis’e çağırmak sadece kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimize değil, büyük Türk Milletine Gazi Meclisimize ve Cumhuriyetimize hakarettir. Bu hakareti yapan kişi Devlet Bahçeli'dir. Şimdi tekrar soruyorum; Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörist Öcalan Meclis’te konuşursa terörün bitmeyeceğini, sona ermeyeceğini bilmez mi? Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörün arkasında Batılı emperyalist güçler olduğunu ve onların Türkiye Sevr koşullarına gelmedikçe, terörü vekil güç olarak kullanmaya devam edeceğini kestiremez mi? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, PKK'yı Öcalan'ın yönettiğini mi zannediyorlar? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, terör örgütü alanda yenilip silah bırakmaya zorlanmadıkça kendiliğinden silah bırakmayacağını bilmez mi? 10 yıl önceki çözüm sürecinin memlekete ne ağır maliyetler ödettiğini bilmezler mi? Dün lideri ölen FETÖ terör örgütü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombalamıştı. Çok aşağılık bir eylemdi bu bombalama eylemi. Bir başka ülkenin ordusu bile bizim parlamentomuzu bombalamaz, bizim ordumuz da başka bir ülkenin parlamentosunu bombalamaz. Ama terör örgütü FETÖ, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Gazi Meclisimizi bombalatmıştı. Şimdi Bahçeli, Öcalan’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin içine sokup vicdanını, manevi şahsiyetini meclisin bombalatmaya hazırlanıyor. Bahçeli Türkiye'de bozulma, çözülme ve çöküşlerin daimi işaret fişeği olarak kullanıldı. Bahçeli attığı siyasi adımlarla AKP'yi bu milletin başına musallat etti, tek adam sistemiyle parlamenter demokrasiyi değiştirdi ve şimdi Öcalan ve DEM'le işbirliği yaparak kalanı da yok etmek istiyor. Bahçeli'nin yolu yıkım yoludur. Onunla olan veya destek verenler de bu yıkıma ortaktırlar. Şimdi buradan Milliyetçi Hareket Partisi'ne gönül vermiş bütün kardeşlerime seslenmek istiyorum. Lider bildiğiniz kişinin terör seviciliği yapması sizi kızdırıyorsa, parti içindeki emeklerinizin değişik klikler tarafından keyfi menfaatlerine kurban edilmesinden bıktıysanız, sizleri Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkeleri ve Alparslan Türkeş’in ülküleri doğrultusunda vatan uğruna mücadele etmeye ve terörün karşısında duran, dimdik duran Zafer Partisi’ne gelmeye davet ediyorum. Gün, devletimiz, milletimiz ve bayrağımız için mücadele günüdür. Sizlere düşen bu kutlu mücadele de bizi yalnız bırakmamanız, yanımızda olmanızdır. Bu vesileyle sevgili Cumhuriyet Halk Partililere de seslenmek istiyorum. Gerçek Atatürkçülere seslenmek istiyorum; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devleti Öcalan'a vermeyi teklif eden Özgür Özel'in arkasından gitmeyin. Atatürk'ün kurduğu genç Cumhuriyete ihanet eden bir başka terörist başı Şeyh Said'e vatan haini diyemeyen adamlar Atatürkçü olamazlar, Atatürk'ün partisine genel başkanlık edemezler. Onun için bütün gerçek Atatürkçü Cumhuriyet Halk Partilileri Zafer Partisi'ne davet ediyorum. Sevgili AK Partililere de seslenmek istiyorum; sevgili vatansever, AKP'li kardeşlerim: PKK ile ilk müzakere sürecinde Dolmabahçe'de ulaşılan ve halka duyurulan mutabakat terörle mutabakat sürecini Haziran 2015 seçimlerinde siz oylarınızla sandığa gömerek durdurdunuz. Erdoğan'ı siz iktidardan düşürdünüz. ‘Allah devlete ve millete zeval vermesin’ diyorsunuz. Evet, Allah devlete ve millete zeval vermesin Cumhur İttifakı ve CHP şimdi devlete ve millete zeval vermeye hazırlanıyorlar. Buna izin vermeyelim sevgili kardeşlerim. Bütün vatansever AK Partilileri de Zafer Partisi'nin çatısının altına davet ediyorum. Devletimize ve milletimize zeval gelmesini birlikte engelleyelim diyorum. Biz Zafer Partisi olarak, Atatürk'ün bize emanet olan Cumhuriyeti ve devletimizi, kurucu ilkeler ve değerler ışığında ve hukuk devleti esaslarına göre korumaya oluşan tehditleri milletimize anlatmaya ve bunlara kararlılıkla karşı koymaya devam edeceğiz. Bu rezil gidişe Yunanistan'ın önünde diz çökerek Doğu Akdeniz ve Ege'de verilecek tavizlere, Kıbrıs'ta verilecek tavizlere karşı çıkıyoruz. Biz bu rezil gidişle terör örgütüne teslim olup Öcalan'a verilen tavizlere karşı çıkıyoruz. Bunun için de artık Türk milletine gitmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz. Hodri meydan! Siz yanınıza Öcalan’ı alın, biz Türk Milletini alalım. Erken seçimde sandığa gidelim. Ne mutlu Türk’üm diyene!

Ümit Özdağ

2,269,877 次观看 • 1 年前

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, "Roketsan Üretim Tesisleri Açılışı, Seri Üretim Teslimatları ve Temel Atma Töreni"nde konuştu. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de beraberinde TSK Komuta Kademesi ile katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan şunları söyledi: TERÖRÜN HER TÜRLÜSÜYLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK Öncelikle bugün öğle saatlerinde İstanbul Beşiktaş'ta meydana gelen ve kahraman güvenlik güçlerimizin başarılı müdahalesiyle boşa çıkartılan kalleş saldırıyı lanetlediğimizin bilinmesini istiyorum. Menfur terör eyleminde biri ölü, ikisi yaralı olmak üzere üç terörist etkisiz hâle getirilmiş; müdahale sırasında iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Saldırıyla ilgili hem İstanbul Başsavcılığımız hem de emniyet ve istihbarat birimlerimiz, gerekli tahkikatlarını süratle başlatmıştır. Yaralı polislerimize Cenabıallah'tan acil şifalar diliyor, İstanbul Emniyetine ve İstanbul halkına geçmiş olsun diyorum. Terörün her türlüsüyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürecek, bugünkü gibi alçak ve zaman ayarlı provokasyonlarla Türkiye'nin güven iklimine zarar verilmesine müsaade etmeyeceğiz. Aziz kardeşlerim, bu anlamlı tören vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin şahsında; karada, denizde, havada destan yazan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin geliştirdiği proje, ürün, sistemlerle başarılarına her gün bir yenisini ekleyen ROKETSAN ailemizin ve savunma sanayinde faaliyet gösteren 4 bin 500'ü aşkın firmamızın her bir mensubuna buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. BİZ ŞEHİTLERİYLE YAŞAYAN, ŞEHİTLERİNİN DE YAŞADIĞINA İNANAN BİR MİLLETİZ Evvelemirde şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek arzusundayım: Biz, şehitleriyle yaşayan ve şehitlerinin de yaşadığına inanan bir milletiz. Tam bin yıldır ezan-ı Muhammediler semalarda inlesin; ocaklar, haneler, ümitler sönmesin; bayrağımız gönderde şanla, şerefle, gururla dalgalansın diye, vatanımız baki, devletimiz ebedî, milletimiz özgür olsun diye canlarını feda eden tüm şehitlerimizi kemali hürmetle yâd ediyorum. Ülkemizin ve milletimizin istikbali için kahramanca mücadele eden tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Savunma sanayinde canını dişine takarak çalışan, yalnızca elini değil gerektiğinde gövdesini de taşın altına koyarak sektörü bugünlere taşıyan tüm mühendislerimize, yazılımcılarımıza, teknisyenlerimize, işçi, yönetici ve akademisyenlerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Bütüncül yönetim kapasitesiyle bu çalışmaların uyum içinde yürümesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı da tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum; Cenabıallah sizlerden razı olsun. Türkiye'nin güçlü, müessir, muteber ve aydınlık yarınları için ortaya koyduğunuz şu emeği, harcadığınız şu çabayı inşallah hepimiz için hayırlara vesile olsun diyorum. ORDUMUZUN CAYDIRICILIĞINI ÇOK DAHA ÜST SEVİYELERE ÇIKARACAĞIZ Değerli arkadaşlar, bugün savunmada tam bağımsız Türkiye yolunda çok önemli bir eşiği daha geride bırakıyoruz. Birazdan inşallah Kırıkkale Yakıt Üretim Tesislerimizin, Lalahan Harp Başlığı Tesisimizin, İleri Teknolojiler AR-GE ve Mühendislik Merkezimizin açılışını yapacağız. Ayrıca; TAYFUN, SİPER, ATMACA, HİSAR-A, HİSAR SIFIR ve SUNGUR sistemlerimiz ile ÇAKIR, SOM, SİHA’larımızın keskin pençesi MAM-T ve MAM-L gibi birçok silah grubunu kahraman ordumuza teslim edeceğiz. Lalahan füze entegrasyon tesislerimizin de temellerini atacağız. Savunma sanayimizi daha güçlü bir kalkınma ekseni hâline getirecek ve nitelikli istihdam oranını yükseltecek bu yatırımlarla katmanlı hava savunma sistemimizi güçlendirecek, stratejik gücümüzü artıracak, seyir ve balistik füze kabiliyetlerimizi perçinleyecek, akıllı mühimmat ailemize, seri üretim hızımıza ve AR-GE kapasitemize çok önemli katkılar yapacağız. ÇELİK KUBBE'nin vurucu gücünü oluşturan bu sistemlerin daha yüksek üretim temposuna ulaşmasıyla hava savunma mimarimizi daha da tahkim etmiş olacağız. Kritik hava savunma sistemlerimiz, stratejik füze projelerimiz ve akıllı mühimmat kabiliyetlerimiz için kurulan bu yeni altyapı ile kahraman ordumuzun caydırıcılığını çok daha üst seviyelere çıkaracağız. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM HEDEF, DAHA HIZLI ÜRETİM Şunun altını özellikle çizmek istiyorum: Savunma sanayisinde önümüzdeki dönemin ana hedefi, yüksek teknolojili ürünleri daha hızlı, daha efektif ve daha yüksek adetlerde üretmektir. Bugün devreye aldığımız yatırımlar, belirlediğimiz hedefe giden yolda çok kritik bir merhaleyi teşkil etmektedir. Tamamlanan yatırım bedeli 1 milyar dolar, toplam yatırım ölçeği ise 3 milyar dolara ulaşan bu tesis ve sistemlerle menzile daha çabuk varacak, attığımız kararlı adımları daha da hızlandırmış olacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum. Sektöre yeni bir ufuk çizen bu eserlerin tasarım aşamasından seri üretim sürecine emeği geçen, her türlü bu noktada adımı atan kardeşimi yürekten tebrik ediyor, ROKETSAN ailemize bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. BİZ BU YENİ NİZAMIN KURUCU AKTÖRLERİNDEN BİRİYİZ Kıymetli misafirler, değerli kardeşlerim; dijitalleşme ve yapay zekâ temelli algoritmaların savunma konseptini sil baştan şekillendirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Teknoloji ilerledikçe sahada ihtiyaç duyulan ürün ve yazılımların niteliği de günden güne değişiyor. Özellikle son dönemde yakın çevremizde patlak veren savaş, çatışma ve kriz ortamlarında buna hem de çok yakından şahitlik ediyoruz. Artık teşhis, tespit, karar alma, müdahale ve imha süreçlerinde milisaniyelerin dahi büyük bir fark oluşturduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Hava, kara ve deniz hâkimiyetinin iç içe geçtiği insansız teknolojilerin ve siber uzaydaki konumlanmanın tüm dengeleri değiştirdiği bir çağdayız. Bu noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: Biz, kuralların ve süreçlerin yeniden şekillendiği bu yeni nizamın kurucu aktörlerinden biriyiz. Siper savaşlarının yerini siber savaşların aldığı bu yeni sisteme ayak uydurma kaygısı taşımıyoruz, çünkü hem sahada, hem teknolojide yön ve gidişatı artık ülke olarak biz de tayin ediyoruz. Son 23 yılda geliştirdiğimiz ürün, sistem, yazılım ve platformlarla, güçlü insan kaynağımız ve kurumsal kapasitemizle bu alanda norm koyan ülkelerden biri hâline geldik. Hamdolsun bugün Türkiye; kendi semalarını koruyan, kendi platformlarını donatan, kendi mühimmatını geliştiren bir ülkedir. Dahası, tüm bunları kendi aklımız, mühendisliğimiz ve insan kaynağımızla yapabiliyoruz. Talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin yardımına koşuyor, küresel barış ve güvenliğe en yüksek düzeyde katkı sunuyoruz. KENDİ BİLEĞİMİZİN GÜCÜNE GÜVENİYORUZ Bakınız, burada bir gerçeği sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarıma hatırlatmak durumundayım. Evet, bugün savunma sanayisi alanında dünyada parmakla gösterilen bir seviyede yer almanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bugün etrafımızda füzeler ve dronelar uçuşurken biz kendimizi güvende hissediyor, gece yastığa başımızı gönül huzuruyla koyabiliyoruz. Bugün Allah korusun, başımıza bir şey gelse başkasına değil, her şeyden önce kendi bileğimizin gücüne güveniyoruz. Bunları sadece biz değil, rakiplerimiz ve hasımlarımız da gayet iyi biliyor. Ama şurası da bir gerçek ki savunma sanayisinde önemi bugünlerde daha iyi anlaşılan gurur verici seviyelere asla kolay gelmedik. Sınandık, oyalandık, yarı yolda bırakıldık, engellendik, tehdit edildik, hiç hak etmediğimiz kısıtlamalara maruz kaldık. Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik. Aziz milletimizin duası ve desteğiyle, savunma sanayinde akıl ve alın teri döken siz kardeşlerimizin emeğiyle, kurumlarımızın eş güdümü ve devletimizin güçlü iradesiyle çok şükür bugünlere ulaştık. Tabii, bunları yaparken trajikomik manzaralara da şahitlik ettik. Hatırlayın, biz Sinop'ta füze testleri yaparken ana muhalefet partisinin Genel Başkanı, “Balıklar füze seslerinden ürküyor, yuvalarını terk ediyor.” diyordu. Biz savunma araçlarımızı çeşitlendirmeye çalışırken bu zatın timsah gözyaşlarıyla uğurladığı selefi ise "Bölgemizin yangın yerine döndüğü bir dönemde bunlara ne gerek var, bize kim saldıracak." diyordu. İktidara gelince savunma sanayisine dokunacağız, diyeninden Tank Palet Fabrikası üzerinden istismar yapanına kadar akla, vicdana, ahlaka sığmayan nice sabotaj girişimiyle karşılaştık. Değerli kardeşlerim; eğer biz bunlara kulak verseydik, savunma sanayisinde bugün geldiğimiz noktanın Allah muhafaza yakınından bile geçemezdik. Ama biz, “Bütün emelim Türk gençliğinin kanatlanmasını görmektir, bu uğurda bütün şahsi servetimi feda etmiş bulunuyorum, icap ederse sırtımdaki gömleğimi bile bu maksat uğruna satmaya hazırım.” diyen rahmetli Nuri Demirağ’ın yolundan gittik. "Biz, önüne çıkan sayısız engele rağmen biz durumdan vazife çıkardık." diyerek ömrünü büyük ve güçlü Türkiye'ye vakfeden merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin mirasına sahip çıktık. Biz döktürdüğü Şahi topları dönemin savaş konseptini değiştiren, çağ açıp çağ kapatan Sultan Fatih'in emanetini omuzladık. Ve neticede Vecihi Hürkuş'un, Barbaros Hayrettin Paşa'nın, Piri Reis'in çektiği sıkıntıları, zorlukları, cefaları bugünün başarılarıyla taçlandırmayı, bunları gurur tablosuna dönüştürmeyi başardık. SAVUNMA İHRACATINDA İNŞALLAH DÜNYADA İLK 10’A GİRECEĞİZ Şu rakamlara sizlerin ve aziz milletimin dikkatini çekmek istiyorum: Savunmada dışa bağımlılık oranımızı yüzde 80’den yüzde 20’ye indirdik. Sektörel ciromuz 20 milyar doları geçti, AR-GE harcamalarımız 3,5 milyar dolar düzeyine ulaştı. Aktif proje sayımız 1.400’ü geride bırakırken proje portföyümüz 100 milyarı aştı. 2002'de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerine çıkardık. 2026’nın ilk çeyreğinde savunma ve havacılık ihracatımız geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 12,1 artışla 1 milyar 910 milyon dolara ulaştı. 2028 hedefimiz olarak belirlediğimiz 11 milyar dolarlık ihracat hacmini yakalayacak, inşallah savunma ihracatında dünyada ilk 10’a gireceğiz. Yakın çevremizdeki savaşlar sona erdikten sonra milletçe başta savunma sanayisi olmak üzere her alanda büyük bir şahlanışa imza atacağız. Türkiye'nin önünü şimdiden kesmeye dönük çabalara rağmen inşallah bu büyük atılımı hep birlikte gerçekleştireceğiz. ROKETSAN, SAVUNMA SANAYİMİZİN YÜKSEK TEKNOLOJİ KARAKTERİNİ GÜÇLENDİRMEYE ÇALIŞIYOR Türkiye'nin mühendislik iddiasını, stratejik aklını, yüksek teknoloji vizyonunu temsil eden kurumlarımızdan biri olan ROKETSAN’ımız bu kutlu yürüyüşe çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. Geliştirdiği ürünleri bugün 50’nin üzerinde ülkeye ihraç eden ROKETSAN, ülkemizin teknoloji eksenli kalkınmasına çok önemli katkılar yapıyor. ROKETSAN ailemiz 7 bini aşkın çalışanı, yürüttüğü yüzlerce proje ve derin mühendislik birikimiyle 3 binin üzerinde personelle çalışan 4 AR-GE merkezi, millî patent performansı ve yetişmiş insan kaynağı ile savunma sanayimizin yüksek teknoloji karakterini güçlendirmeye devam ediyor. Şunu da bilhassa ifade etmekte fayda görüyorum: Türkiye olarak uzaya bağımsız erişim hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Roket teknolojilerinden uydu fırlatma kabiliyetlerine varan geniş bir alanda güçlü adımlarla ilerliyoruz. Savunma ile uzayı aynı ufukta buluşturan bu vizyonun hayata geçirilmesinde ROKETSAN’ın çalışmaları inşallah gücümüzü arttıracaktır. Sektöre yaptıkları bu kritik katkılardan ötürü ROKETSAN ailemizin tüm mensuplarına şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizden alt yüklenicilerimize, mühendislerimizden emekçilerimize, bu büyük ekosistemin tüm bileşenlerine şükranlarımı sunuyorum. Rabb'im yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle açılışını gerçekleştirdiğimiz tesislerin, teslimatı yapılan sistemlerin ve temellerini attığımız yeni yatırımların ülkemiz, milletimiz ve güvenlik güçlerimiz için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Millî Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, ROKETSAN’ımızı, bu projelerde emeği geçen tüm kurumlarımızı ve özel sektör paydaşlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyor, hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

21,687 次观看 • 5 个月前