Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

28,632 Aufrufe • vor 2 Jahren •via X (Twitter)

10 Kommentare

Profilbild von Mesut
Mesutvor 2 Jahren

Gazze soğuk Gazze mazlum Gazze imtihan Gazze sabır ..

Profilbild von Adem
Ademvor 2 Jahren

İsrail yok edilmezse sıra biz de gelecek. Bunda şüphe olmasın.

Profilbild von rehber
rehbervor 2 Jahren

Hammas sebebi tabi

Profilbild von cevdet ühtegi
cevdet ühtegivor 2 Jahren

Çocuğun elinde beyaz bayrak..

Profilbild von Abdulhamit KAYIHAN 🟢 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Abdulhamit KAYIHAN 🟢 🇹🇷🇹🇷🇹🇷vor 2 Jahren

Aslında siyonizm gazze üzerinden insanlık sürgün, katliam, soykırım yaşıyor #filistin #gazze 🇹🇷🇵🇸🇹🇷🇵🇸🇹🇷🇵🇸😢😢🤲🤲

Profilbild von Ayşe Sıddıka Kulu 🇵🇸🍉
Ayşe Sıddıka Kulu 🇵🇸🍉vor 2 Jahren

Gazzeli ve Filistinli olmaktan başka suçları olmayan zavallı masum insanlar bizim payımıza da çaresizce gözyaşlarıyla soykırımı ve tehciri seyretmek düştü 😪

Profilbild von Muhammed Fakîrullah
Muhammed Fakîrullahvor 2 Jahren

Günü geldiğinde yine utanmazlar zehirli sözleri ile kusarak; "toprak sattı" demiyecek, "toprak bıraktı," diyecekler. Not edelim..✍️

Profilbild von Birol Furkan Kayaoğlu
Birol Furkan Kayaoğluvor 2 Jahren

Şu kısa dünya hayatımızda birkez daha şahit olduk ki Müslümanlar kadar umursuz başka bir ümmet yok. Son 25 yılda kaç İslam beldesi bölündü, işgal edildi, katledildi... Müslümanlardan hiçbir icraat yok

Profilbild von Özden Erdoğdu Yılmaz
Özden Erdoğdu Yılmazvor 2 Jahren

😔😔😔😔🇸🇩🇸🇩🇸🇩🇸🇩🤲🤲🤲🤲

Profilbild von Mahmut Erol
Mahmut Erolvor 2 Jahren

Hocam Gazze değil tüm islam ülkeleri sürgünde sayılır.Hiç bir ülke dönüp ey vah 100 yıldır biz ne yaptık

Ähnliche Videos

Filistin'de Yahudi fundementalizmi temel motivasyon kaynağı Tevrat olan bir Yahudi Terörizmi olarak her zaman insanlığın onurunu hedef alarak bugüne geldi; • Yahudiler tarihin her döneminde kendi varlığını kendileri dışında herkesin yokluğu üzerine inşâ etmeye çalıştılar. • Kazançlarını kendileri dışında herkesin zararı üzerine kurdular. • Cesetlerden hisarlar arkasında kandan ihtişama tâlip olarak yaşadıkları her ülkede tecessüs, istihbarat, ifsâd ve ırkçılık yaparak dünya barışını bozdular. • Merdiven altında kayıtdışı siyaset üreterek yaşadıkları devletlere şerik olmayı ve böylece insanlığı kontrol yörüngesine almayı mutlak varlık nedenine dönüştürdüler. • Sahip oldukları "Üstün Irk" iddiası ve sapkın itikadî kimya insanlık aleyhine gizli ve esrarengiz bir ajandaya sahip olarak günümüze kadar geldiler. Bu yüzden Yahudiler; √ MÖ. 597'de Babil'e Sürgün, √ MS.19'da Roma'dan sürgün, √ MS. 38'da Mısır'dan sürgün, √ MS. 50'de Roma'dan ikinci sürgün, √ MS. 73'te Filistin'den sürgün, √ MS. 117'de Hadrianus sürgünü, √ MS. 132'de Hadrianus Katliamı, √ MS. 224'te 3. kez Roma'ya sürgün, √ MS. 332'de 3. kez Kudüs'e sürgün, √ MS. 395’te Bizans izolasyonu √ MS. 415'te İskenderiye'ye sürgün, √ MS. 602'de Doğu Roma'dan sürgün, √ MS. 625'te Medine'den sürgün, √ MS. 1099'da Kudüs'ten sürgün, √ MS. 1182'de Fransa'dan 1. sürgün, √ MS. 1254'te Fransa'dan 2. sürgün, √ MS. 1290'da İngiltere'ye sürgün, √ MS. 1300'de Mayorka'ya sürgünü, √ MS. 1306'da Fransa'dan 3. sürgüne, √ MS. 1322'de Fransa'dan 4. sürgüne, √ MS. 1359'da Fransa'dan 5. sürgüne, √ MS. 1369'da Macaristan'a sürgün, √ MS. 1392'de İsviçre sürgünü, √ MS. 1394'te Fransa'dan 6. sürgün, √ MS. 1421'de Avusturya'ya sürgün, √ MS. 1492'de İspanya'dan sürgün, √ MS. 1495'de Napoli'ye sürgün, √ MS. 1496'da Portekiz'e sürgün, √ MS. 1670'da Viyana'ya sürgün, √ MS. 1680 Yemen'e sürgün, √ MS. 1744'te Almanya'dan sürgün, √ MS. 1791'de Viyana'ya sürgün, √ MS. 1945'de Doğu Avrupa'dan sürgün edildiler. • Filistin'de ev sahibi değil kiracı olduğunu ve birgün mutlaka Filistin'den kovulacaklarını çok iyi bilen Yahudiler için yeni bir sürgünün kapısı aralandı. • 78 yıllık bir işgal, yüzbinlerce ölü, milyonlarca mahrumiyet, işkence, zulüm, yıkım ve tahribat ... • Gittikleri yerde kayıt dışı siyaset üreterek yaşadıkları devlete şerîk olmak üzere güç, para, statü, imtiyaz ve üstünlüğe talip olmuş; bu amaçla toplumları yıkıma uğratan fitneler üretmiş ve kendi dışında herkesten nefret ettiği için hep "öteki" olarak kalmış Yahudiler kıyametten önce bir daha Filistin'den kovularak sürgüne gönderilecektir. • Netanyahu önderliğinde İsrail ve Yahudiler tüm insanlığın lânetine muhatap oldu. İnsanlığın Yahudilere isabet etmesi muhtemel öfkesi onları topyekûn hayattan tasfiye edecek kadar derin ve büyük. • İsrail'i korumak İsrail'i kurmaktan milyonlarca kez daha zordur artık. İsrail ve ABD'de ve hatta Avrupa'daki her ülkede birer "Paralel İsrail" kuran Netanyahu İsrail'i geri dönüşü imkansız bir yıkım sürecine koydu. Bu Amaçla "Filistin'de İki Devletli Çözüm" ile aslında İsrail'in esas sahipleri olanlar İsrail'i yıkımdan korumak üzere "Bağımsız Filistin Devleti" projesini gündeme getiriyor. • Yahudiler ve hâmileri ne yaparlarsa yapsınlar, İsrail mutlaka yıkılacak ve Gazze, Kudüs ve Mescid-i Aksa; bir bütün olarak Nehirden Denize Kadar bütün Filistin Özgür olacaktır. Allah'ın lâneti İsrailoğulları üzerine olsun.

Mustafa Doğan

43,943 Aufrufe • vor 11 Monaten

Sayın Cumhurbaşkanımızın bir numaralı meselesi Gazze meselesi oldu ve sürekli olarak ateşkesin sağlanması, kalıcı barışa ulaşacak mekanizmaların ve araçların oluşması için çok büyük bir mücadele verdi. Şarm el‑Şeyh’te gerçekleşen, Gazze için niyet beyanıyla birlikte ABD Başkanı Sayın Trump’ın başlattığı barış girişimine verilen destek net bir biçimde ortaya konulmuş oldu. Bu çerçevede Gazze’deki kardeşlerimizin bir nebze olsun soluk alması, ateşkesin sağlanması, tutukluların ve diğer rehinelerin serbest bırakılması şeklinde takasın gerçekleşmesi süreciyle birlikte Gazze’ye bu süreç boyunca en yüksek miktarda insani yardımın girmesi mümkün olmuştur. Nihai amaç Filistin devletinin kurulması olmalıdır. Filistinlilerin Gazze’den sürgün edilmesi gibi planlar kesinlikle söz konusu olamaz. Filistinlilerin, Filistin dışındaki bir otorite tarafından yönetilmesi gibi birtakım yaklaşımlar da asla kabul edilemez. Filistin, hem Gazze hem de Batı Şeria tarafından Filistinlilerce yönetilmelidir. Filistinlilerin siyasi varlığını, egemenlik haklarını, varoluş haklarını; onurlu, haysiyetli ve izzetli bir şekilde yaşama haklarını elinden almaya dönük her girişimin karşısında sonuna kadar duracağımızı ifade ediyoruz. Buradan bir kere daha Gazze’deki kardeşlerimize ve Batı Şeria’daki kardeşlerimize en içten selamlarımızı ve saygılarımızı iletiyoruz. Her an onları düşündüğümüzü ve kalbimizde olduklarını bir kere daha net şekilde ifade etmek isteriz.

Ömer Çelik

16,158 Aufrufe • vor 9 Monaten

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Giresun Mitingindeki konuşmalarından... ▪Bugün attığımız her adımı “TÜRKİYE EKSENLİ” atıyor; milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünüyoruz. Karadeniz’den Ortadoğu’ya bölgemiz bir yangın yerine dönmüşken, yeni düşmanlıklar, yeni gerilimler olmasın diye çaba harcıyoruz. Çok açık ve net ifade etmek isterim. ▪Bizim dış politikada tek bir amacımız vardır; o da dostlarımızın sayısını mümkün olduğunca çoğaltmaktır. Türkiye Yüzyılı’nın aynı zamanda “barışın da yüzyılı” olmasını istiyorsak, dost ve kardeş ülkelerle işbirliğimizi geliştirmekten başka yolumuz yok. Emperyalist güçlerin bölgemize yönelik oyunlarını bozmak istiyorsak; kardeş ülkelerle birbirimize kenetlenmek mecburiyetindeyiz. Görüş ayrılıklarına takılıp kalmak yerine, işbirliği alanlarına odaklanmak zorundayız. Şu hakikatin hepimiz farkındayız: Vahdet olmadan, rahmet olmaz. ▪Bilhassa Gazze’deki akan kanı durdurmak, İsrail’in katliamlarının önüne geçmek istiyorsak, kardeşlerimizle saflarımızı sıkılaştırmamız gerekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır ziyaretimiz bu açıdan çok başarılı geçti. Devlet başkanlarıyla ticaret ve yatırımların yanı sıra, Filistin meselesini de detaylıca görüştük. Her iki ülkeyle de işbirliğimizi güçlendirmeye karar verdik. ▪Biliyorsunuz, 7 Ekim’den beri Gazze’deki kardeşlerimize insani yardım malzemesi gönderiyoruz. Gazze’ye yaptığımız yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarıyla hep koordinasyon içinde hareket ettik. Mısır’ın da desteğiyle, 34 bin tondan fazla insani yardım malzemesini bölgeye sevk ettik. ▪Önümüz Ramazan… İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları giderek artıyor. Gazze halkının direniş ve mücadele azmini bombalarla kıramayan İsrail, açlıkla Gazzelileri teslim olmaya zorluyor. Amacımız, bir an önce ateşin sağlanması ve Gazze’ye insani yardımların kesintisiz ve ihtiyaç miktarınca ulaştırılmasıdır. Ramazan’da, Gazze’ye daha fazla el uzatmamız, daha fazla yardım etmemiz kardeşlik görevimizdir. Unutmayın, Men Sabera Zafera. Kim sabrederse zafere o ulaşır. İnşallah bu yardımların sevkinde de Mısır’la işbirliği içinde olacağız. Ayrıca Gazze halkının kendi topraklarından sürgün edilmesine karşı da, Mısır’la beraber hareket edeceğiz.

Fahrettin Altun

59,534 Aufrufe • vor 2 Jahren

İsrail’in Katar’a düzenlediği saldırının söyledikleri: 📌 İsrail, Hamas heyetini hedef alarak Gazze’de barış istemediğini, soykırım politikasını sürdüreceğini bir kez daha gösterdi. 📌 Amaç; Gazze’de öldürebildiği kadar Filistinliyi öldürmek, sürgün edebildiğini de başka ülkelere göndermek. 📌 İsrail bölgede hiçbir ülkenin egemenlik haklarına, uluslararası hukuka ve insan haklarına saygı duymuyor. ABD desteğiyle bedel ödemeyeceğini düşünüyor. 📌 Son 2 yılda 6 ülkeye saldırdı: Filistin, Lübnan, Yemen, Suriye, İran ve Katar. İsrail güçlü ve istikrarlı hiçbir komşu istemiyor. 📌 Bu tavır sadece bölge için değil, tüm dünya için tehdit. “Kural temelli düzen” (Rule based order) diye bir şey yok; uluslararası hukuk ve insan hakları fiilen yok. 📌 Yaşananlar; ülkelerin kendi ayakları üzerinde durmasının, özellikle de savunma sanayinde bağımsızlığın önemini bir kez daha gösterdi. Türkiye’nin bu alanda kat ettiği mesafe umut verici. 📌 İsrail yanlısı hesaplarda “Katar’ı vuran Ankara’yı da vurur” paylaşımları görüldü. İsrail’in buna asla cesaret edemeyeceği açık. Türkiye’nin coğrafi konumu, enerji yollarındaki merkezi rolü, insan kaynağı, ordusu ve askeri endüstrisi Tel Aviv’den çok daha üstün. 📌 Ankara yaşananları dikkatle izliyor, tedbirlerini artırıyor. Asıl mücadele ise Suriye üzerinden olacak. Dünya birleşmiş, istikrarlı bir Suriye isterken, İsrail bunun tam tersini istiyor. 📌 Burada kritik aktör Türkiye. Ankara, İsrail’in Suriye’yi istediği gibi şekillendirmesine izin vermeyecek. İsrail bir tek güçten anlıyor; Türkiye son 25 yılda bu gücü inşa etti. Rehavete kapılmadan daha da güçlenmek şart. Bugün Gazze’de yaşananlar : 🔴 İsrail’in Gazze’ye saldırılarında bugün 39 Filistinli hayatını kaybetti, 6 kişi de abluka nedeniyle açlıktan öldü. 🔴 İsrail ordusu, kuzeyde 1 milyona yakın insanın yaşadığı Gazze Şehri’nin tamamen boşaltılmasını istedi. 🔴 Amaç, halkı güneye – Mısır sınırına – sürmek ve oradan da Gazze dışına çıkmaya zorlamak.

Turgut Alp Boyraz

13,839 Aufrufe • vor 10 Monaten

Somaliland'in İsrail tarafından tanınması "Afrika Boynuzu Bölgesini" hareketlendirdi.. 2026'da en çok konuşacağımız bölgelerden biri olacak. Somaliland 1991'den beri bağımsızlığını ilan etmiş olsa da, arkasında güçlü bir destek bulamamıştı. İsrail'in Somaliland'i tanıması, kağıt üzerinde kalacak bir atak değil. İsrail tanımaya karar vermişse, dikkatlice, sonraki adımları da hesaplamış olmalı. İsrail'in bu adımı; Somaliland'in tanınmayan bağımsızlığını, "fiili bağımsızlığa" dönüştürebilecek güçte. Tepkilere rağmen. Elbette tepkileri de neden oldu. Ve "karşıt kampta", yığınaklanmalar hızlandı. Somali Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud, videoda İsrail'in Somaliland'de atacağı adımları sıralamış. 1. "Gazzelileri Somaliland'e sürgün edecekler" 2. "İsrail Somaliland'de üs kuracak" 3. "Somaliland İsrail ile İbrahim anlaşması yapacak" 2. ve 3. maddeye ben de katılırım. İsrail bu adımları atar. Ancak, 1. maddeye katılmam. Gazzelileri, gönüllü olmadıkça, kimse bir yere süremez. Gazzeliler isterlerse, Somaliland'e de gidebilirler, Amerika'ya da, Türkiye'ye de, Mısır'a da. Trump ve Netanyahu, Gazze'den göç edilmesini arzu ediyor da olabilirler, bunu kolaylaştırıcı adımlar da atıyor olabilirler. Ancak; "Gazze kavramı", nüfusun azlığı, çokluğu ile ölçülen bir gerçek değildir. Gazze Filistin vatanıdır ve nüfusun kaç olduğuna bağlı olmaksızın, öyle olmaya devam edecektir. Bu küresel bir kabuldür. Yeterki, Filistinliler; 7 ekim HAMAS saldırısı gibi, savaş ve çatışmalarla çözüm arama yanlışına düşmesinler. Bence, Somali CB'ı meseleyi ajite etmek istemiş. Kendi sorununu, Gazze sorununun arkasına gizleyerek, taraftar toplamaya çalışmış. Somaliland olayına bağlı kümülasyona bakalım.. 1. Mısır: En sert tepkiyi verdi ve askeri adımlar 2. Türkiye: Mısır'dan sonra sert tepki veren ülke 3. Somali: Sert tepki ve protestolar 4. Yemenli İran destekli Husiler: Sert tepki ve askeri adımlar 5. Düşük tepki verenler: AB, İngiltere, ABD, Etyopya, Kenya 6. Orta tepki verenler: Pakistan, Arap Ligi, İİT, Körfez İT, Eritre, Cibuti, Ürdün Ancak buraya bir not düşelim: ABD'nin BM temsilcisi BMGK Somaliland toplantısında, "İsrail, herhangi bir egemen devlet gibi diplomatik ilişkiler kurma hakkına sahiptir." diyerek, İsrail'e dolaylı desteğini göstermiştir. Askeri adım atan ülkeler: 1. Mısır, Cibuti ve Eritre'de Güney Donanmasını konuşlandırmak için adımlar attı. Somali'ye bazı ağır silahlar aktardı. 2. Türkiye, Somali'deki askeri üslerini genişletme kararı aldı. 3. BAE'nin, bu gelişmeye etkili olacak; Yemen-Socotro adaları askeri üssü, Eritre-Assab askeri üssü, Solamliland-Berbera askeri üssü, Somali-Putland-Basoso, askeri kapasiteye sahip. BAE'lerinin İsrail'le ilişkileri oldukça iyi. İsrail'in de Somaliland'de askeri üs kuracağını dikkate aldığımızda, denk güçler görürür. İsrail hava gücü belirleyici olur. Türkiye, aparamiliter güçler açısından güçlü bir ülke. Libya'da bu güçlerini kullandı. Afrika da bu güçlerin kullanımı açısından uygun bir bölge. İsrail'i zorlayabilir. Sonuç: İsrail geri adım atmaz. Bölgede gerilim artar. 2026'da sıcak gelişmeler-çatışmalar beklemeliyiz.

Adelina Sfishta

11,734 Aufrufe • vor 6 Monaten

“AK Parti’de kavga, gerilim, çatışma ve tefrika bekleyenler, bugüne kadar hep avuçlarını yaladılar.” Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti TBMM Grup Toplantısındaki konuşmalarından... ▪ Siyasette de devlet idaresinde de bütün işlerimizi daima kanuna, nizama, teamüllere ve etik değerlere uygun icra ederiz. Biz; kuruluşundan itibaren temiz siyaseti, ilkeli siyaseti, ahlaklı siyaseti kendisine rehber edinmiş bir partiyiz. ▪ AK Parti olarak bizim alameti farikamız; dürüstlüğümüzdür, hasbiliğimizdir, samimiyetimizdir. AK kadronun ortak paydası kardeşliktir, muhabbettir, dayanışmadır. ▪ İşte bundan dolayıdır ki; AK Parti’de kavga, gerilim, çatışma ve tefrika bekleyenler, bugüne kadar hep avuçlarını yaladılar. Bu gelenek, inşallah 23 Şubat’ta gerçekleştireceğimiz 8’inci Olağan Büyük Kongremizde de bozulmayacak. Yurt içinden ve yurt dışından gelecek misafirlerimizin şahitliğinde yeni bir dönemin kapılarını açacağız. ▪ Emektarlarımızın tecrübesini, gençlerimizin dinamizmiyle harmanlayarak, güçlü bir vizyon, program ve kadroyla milletimizin huzuruna çıkacağız. Allah’ın izniyle bunu da AK Partinin dava ahlakına yakışan bir olgunlukla, herhangi bir kopuşa ve ayrılığa mahal vermeden başaracağız. ▪Belde, ilçe ve il kongrelerimizde nöbet değişimine gittiğimiz her kademedeki kardeşlerimize Yüce Mevla’dan başarılar diliyorum. Bayrağı devreden kardeşlerime hizmetleri ve fedakarlıkları için tekrar teşekkür ediyorum. Ebediyete uğurladığımız yol ve dava arkadaşlarımıza Rabbimden rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. ▪ Kongrelerimizin, AK Parti’ye yakışır bir atmosferde icra edilmesine katkıda bulunan bütün kardeşlerime tekrar şükranlarımı sunuyorum. ▪ Muhalefetin gündemiyle bizim gündemimiz arasındaki devasa fark, her gün biraz daha belirgin hale geliyor. Hep söylüyorum; bizim yaptıklarımıza onların hayalleri bile yetişemez. Üç ülkeyi kapsayan Güneydoğu Asya seyahatimiz, bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. ▪ Burada öncelikle şunu ifade etmek isterim: Büyük devlet, sadece lafla olunmaz. Büyük devlet olmak için, tıpkı ecdadımız gibi, büyük hayaller kurmak, büyük hedefler belirlemek gerekir. ▪ Her üç seyahatimizde de Türkiye’nin ve Türk Milletinin büyüklüğünü çok yakından müşahede ettik. Görüyoruz ki; Türkiye dış politikada kalıpları yıkmaya, ezberleri bozmaya, tarihi mirasıyla uyumlu yepyeni bir başarı hikâyesi yazmaya devam ediyor. ▪ Seyahatimiz boyunca; tarihiyle, kültürüyle, değerleri ve vicdanıyla büyük bir milletin mensubu olmaktan bir kere daha gurur duyduk. ▪ Malezya’daki yoğun temaslarımızdan sonra, 280 milyonluk nüfusuyla en kalabalık Müslüman ülke olan Endonezya’ya geçtik. Endonezya, bizim köklü tarihi ve beşerî bağlarımızın olduğu bir ülke. ▪ Malezya’dan sonra Endonezya’da da, bize ve heyetimize yönelik çok büyük bir ilgi, sevgi ve teveccüh söz konusuydu. Kaldığımız otel ile başkanlık sarayı arasındaki 1 saatlik yolculuk süresince, Endonezyalı kardeşlerimiz ellerinde Türk bayraklarıyla bizleri selamladı. ▪ Özellikle yerel kıyafetleriyle her yaştan çocukların heyecanını görmek, “Türkiye Türkiye” diye tezahürat yapmalarına tanık olmak, bizleri çok farklı bir duygu iklimine sürükledi. ▪ Endonezya’dan sonra turumuzun son durağı olan Pakistan’ı ziyaret ettik. Türkiye-Pakistan dostluğunu anlatmaya gerek dahi duymuyorum. Pakistan; ortak tarihi, ortak medeniyeti paylaştığımız kardeş bir ülkedir. ▪ Her üç ülkedeki görüşmelerimizde, Gazze ve Suriye başta olmak üzere bölgesel meseleleri etraflıca mütalaa ettik. ▪ Amerikan yönetiminin, İsrail’in de kışkırtmasıyla, Gazzeli kardeşlerimizi öz yurtlarından sürgün etmeyi hedefleyen gayri insani, gayri meşru planlarına asla izin vermeyeceğimizin altını kuvvetle çizdik. ▪ Ziyaretimizde muhataplarımıza ayrıca yeni Türkiye’nin sembollerinden biri haline gelen elektrikli otomobilimiz TOGG’u hediye ettik.

Fahrettin Altun

99,793 Aufrufe • vor 1 Jahr