Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

Genel Başkanımız Özgür Özel: “Kendi bildirisinde sert bir şekilde terörü lanetleyen partimize, sanki terör örgütünü koruyormuşçasına muamele yapacak kadar hadsizleştiniz, utanmazca davrandınız! Peki şimdi ne oldu? O gün atılan imzalar, dün akşamki şehitlere mani oldu mu?”

130,905 views • 2 years ago •via X (Twitter)

7 Comments

Ü_L_K_Ü_C_Ü___________________'s profile picture
Ü_L_K_Ü_C_Ü___________________2 years ago

La o gün den sonra katillerine kırmızı halı serdiniz utanmazlar! Ne kınamasından bahsediyorsunuz ?

Özgür Türkiye's profile picture
Özgür Türkiye2 years ago

Kırmızı halı. Asla unutmayacağız @eczozgurozel

TC FıRaT GüL's profile picture
TC FıRaT GüL2 years ago

Sahi mi?

Hasan Türker 🇹🇷's profile picture
Hasan Türker 🇹🇷2 years ago

Haddini bilsen bu konuşmayı yapmazdın.. Özrünüz kabahatinizden büyük.!

Hangi Belediye's profile picture
Hangi Belediye2 years ago

Bugüne kadar oy verdiğimiz partiden Etimizle kemiğimizle nefret ettik sayenizde. Halkın yanında olun, çıkın sokağa muhalefet yapın dedikçe açıklama yapıyorsunuz. Kim dinliyor? Köylünün haberi var mı? A haber izleyen kitlenin haberi bile yok, gördükleri selam yollayan, terörü destekçi partiyle görüşen bir CHP. Bıktık bıktıkkkkk

DaSk's profile picture
DaSk2 years ago

Cehape layıktır layık kalacak

Metin's profile picture
Metin2 years ago

Yahu sen ne diyorsun ,kimi kandırıyorsun, o gün imzayı atarsın sonra yanlışlar varsa söylersin, çık mertçe deki biz o gün imzalayamazdık eğer imzalarsak ortağımız bize kızar, yemezler özgür yemezler. İşte kırmızı halı serdiğiniz ortaklarınız.

Related Videos

AKP’lilerin, Genel Başkanımızın grup toplantısında söylediklerine karşı yaptıkları açıklamalarını okuyunca az da olsa kendileri adına sevindim. Demek ki sonunda “devlet” diye bir kavramı yeniden hatırlamışlar. Bu da bir ilerleme sayılır. Belki de Genel Başkanımız Özgür Özel’in derslerinden bir şeyler öğrenmeye başlamışlar. Ancak kendilerine hatırlatmak isterim; devlet insanı olmak, ezberden konuşmakla olmaz. Devleti bilmek, onun ağırlığını, kurumlarını, yasalarını, tarihini anlamakla olur. Ve o devleti bir terör örgütüyle yan yana getirmenin bedelinin ne kadar ağır olacağını en baştan öngörmek ile olur. Partiniz, beraber yürüdüğünüz ve devleti ele geçirmek isteyen o yapının nasıl bir felakete yol açtığını 15 Temmuz gecesi gördü. Biz ise en başından uyardık. O yapıya zamanında kapı aralayanlar, kozmik odaya kadar sokan sizler bugün hâlâ devlet dersi vermeye kalkıyorsunuz. O kozmik odaya girmek bir casusluk faaliyeti, o odaya girmelerine izin vermek de bir ihanetti. Genel Başkanımıza “devlet bilincinden uzak” diyebilenler, o dönemde çıkarları uğruna devletin sırlarını bir terör örgütüne açtılar. Bizi o gün dinlemediniz. Şimdi yavaş yavaş öğreniyorsunuz. Ama acı olan, size öğretirken bu ülke kaybediyor. Kurumları zedeleniyor, liyakat çöküyor, adalet yara alıyor. Bu yüzden sizin için uzaktan eğitime geçme vakti geldi. Seçimlerin ardından uzaktan eğitimimize katılarak devlet nasıl yönetilir izlersiniz. Hatta, şimdi ilk dersi bir daha izleyin.

Murat Emir

30,802 views • 9 months ago

ÖZGÜR ÖZEL’İN SERİ ŞEKİLDE SÖYLEDİĞİ AKIN GÜRLEK YALANLARI. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e saldırdıp önce CHP’nin 17/25 Aralık Süreci’nde desteklediği FETÖ’cü Zekeriya Öz’e benzetti. Sonra da yalanları sıraladı. - Çifter çifter maaş aldığı iftirası attı. Akın Gürlek’in YK üyesi olduğu şirketten aylık 26 bin TL aldığını, başsavcı olduğu an şirketten istifa ettiği, aldığı tüm parayı şirkete iade ettiği açıklanmıştı. Aynı Özgür Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Selim İmamoğlu’na tekne alması için verdiği 700 bin TL’yi küçümsedi “bir milyon bile değil” dedi. - Lüks villa iftirası attı. Akın Gürlek’in villası denilen yerin devlete ait olan bir lojman olduğu ortaya çıkmıştı. Kişinin değil devletin lojmanı güvenlik tedbirleri için düzenlendi. Bu güvenlik tedbirlerinin ne kadar doğru olduğu bugün Özgür Özel’in Akın Gürlek’i hedef göstermesiyle ortaya çıkmış oldu. - Dünyanın orasında burasında olduğu lüks yatlarla kotralarla lüks yaşamıyla, iftirası attı. Özgür Özel aylardır dillendirdiği bu iftirasını hala kanıtlayamadı. Akın Gürlek’in bakan yardımcısı olduğu dönemde bir fuara birçok devlet görevlisi gibi davet edildiği, o fuarda gezdiği anları çarpıttığı ortaya çıkmıştı, buna rağmen hala Özgür Özel bu iftirayı dillendiriyor. - Özgür Özel, Akın Gürlek’in korunmasını bile sorun olarak gördü peki kendisinin hedef gösterdiği, bir çok terör örgütüne operasyon yapan Akın Gürlek korunmayacak da ne olacak? - Özgür Özel, bir gizli tanığın intihar ettiğini yine söyledi, bunun yalan olduğu defalarca ortaya konuldu. Buna rağmen hala bu yalanı söylemeye devam ediyor.

MAH Ajansı

35,547 views • 9 months ago

Levent Gültekin facia gecesi yaşanan tekne sefasını değerlendirmiş. Bu arada Özgür Özel ve şürekası için de enfes bir tanım yapmış: "profesyonel muhalifler" Levent Gültekin : Videosunu gördüm. Çok ayıp bir video değil. *Bir yatta, teknede eğleniyorlar. Veli Ağbaba var, Ali Mahir Başarır var, eşleri var. Video çekmişler ama nasıl şen şakrak, ama nasıl şen şakrak... Bakın ben yorum yapıyorum, siyaset yorumu yapıyorum. Ben CHP kadar baskı altında da değilim ama benim öyle bir ruh halim yok. Öyle teknede hani 'vur patlasın, çal oynasın'... Ve o Genel Başkan olduğu dönem, çünkü Veli Ağbaba diyor ki: 'Sayın Genel Başkanımız da burada' diyor, video ona dönüyor. O da böyle 'yaşasın' diye bir alkış şey yapıyor. Bunu niye söylüyorum? Biz siyasetçilerin hep bize yansıtılan yüzünü görüyoruz. Zannediyoruz ki çok acı çekiyorlar, çok zorluk çekiyorlar, bizim için inanılmaz derecede mücadele ediyorlar. Hayır, onlar profesyonel muhalifler. Maaşı, makamı karşılığında yapıyorlar. O maaşlar, o makamlar karşılığında her türlü sözü söyleyebilirler. Ben yıllardan beri diyorum ki; siyasetçilerle mesafeli durmak gerekiyor. Şimdi Özgür Bey aldı o payeyi. Nedir o paye? En yakın arkadaşlarımız da söylüyor; 'çok sağlam, çok dirayetli, abi inanılmaz mücadele ediyor.' Tamam... Peki arkadaşlara soru: Niye seçim tarihini değiştirdi şimdi? Erdoğan adaylığına bir anlamda onay vermiş oldu.

Zihni Çakır

42,537 views • 3 months ago

Eskiler der ki: "Âlimin sakalı beyazladıkça ilmi de olgunlaşır." Peki ya sakal beyazladıkça hakikatten uzaklaşanlar? Dün Kur’an ve sünnetin izinde olduğunu söyleyen, gençken haktan yana duranlar, yaşlandıkça neye ve kime hizmet eder hale geliyor? Örnek mi? Cübbeli Ahmet, Hüsameddin Vanlıoğlu, H. Avni Kansızoğlu ve daha niceleri... Bir zamanlar kitaplara sadık kalmakla övünenler, bugün neden gücün ve şöhretin rüzgârıyla oradan oraya savruluyor? Dün bid'at diyenler, bugün bid'atin en ateşli savunucusu, dün bağlılık diyenler, bugün menfaate göre şekil alanlar! Ve yine İsmail Hünerlice vakası! Dün Ne Dedi, Bugün Ne Diyor? Bundan aylar önce sosyal medyada bir videosu düştü. Kendi sesiyle, kendi kelimeleriyle "Yaşayan bir şeyh olmadan da olur canım, İmamı Azam yok da mezheb mi devam etmiyor? Şahı Nakşibend yok da tarikat mı bitti? Üveysilik yeterlidir" minvalinde sözler sarf ediyordu. Tarikatın şeyhsiz de sürebileceğini savunuyordu. Biz de ne yaptık? İlme ve kitaplara uygun olarak kendisini ikaz ettik. Aradım, konuştum, "Bu söylediklerin bizim usule uygun değil, yanlış bir görüş." dedim. Dahası, haksızlık etmemek için reddiye yazmadan önce kendisiyle konuşmak istedim. Peki, bana ne dedi dersiniz? "Sen Mahmut Efendi Hazretleri'ne muhalefet ediyorsun! Eğer bu konuda reddiye yaparsan, seni Mahmut Efendi’ye isyan ediyor diye ilan ederim!" Edep yahu! dedik ve reddiyemizi yazdık, yayınladık. Şimdi ne oldu? Bugün bir başka video ortaya çıktı! Gençken, sakalları siyahken yaptığı bir konuşma… Meğer ne söylüyormuş? Tam da bizim söylediklerimizi! O gün; beni değil, kendi geçmişini, kendi ilmî birikimini, kendi özünü inkâr etmiş! Halbuki ilmin izzeti, hakikatin asaletidir. Bir âlim, yaşlandıkça menfaate değil, ilme yaklaşmalıdır. Ama gelin görün ki sakallar beyazladıkça hikmet değil, hesaplar artıyor. Dün "Hak budur" diyenler, bugün "Güç budur" demeye başlıyor. Dün kitaplara uygun konuşanlar, bugün menfaate göre şekil alıyor. Bu yalnızca bir kişinin şahsi çelişkisi değil. Bir neslin çürüme hikâyesi! İlmi, gerçekten Allah için mi konuşacağız, yoksa rüzgârın estiği yöne mi savuracağız? Soru açık ve net: Dün bizi reddettiniz, bugün kendinizi inkâr ediyorsunuz. Peki yarın hangi hakikati inkâr edeceksiniz? Sakal beyazladıkça ilim artmalıydı, menfaat değil!

Muhittin Ödemiş

11,578 views • 1 year ago