Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Genel Başkanımız Özgür Özel: “Ben bugün Mersin’de birilerinin gitmesine çoktan karar verildiğini görüyorum. Memleketin kime emanet edileceğine çoktan karar vermiş bir şehir görüyorum. Mersin’de Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının ayak seslerini duyuyorum.”

32,541 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

11 Kommentare

Profilbild von İmalat Hatası
İmalat Hatasıvor 1 Jahr

Sen olduğun sürece KA ZA NA MA YIZ

Profilbild von Rock Paper Sizzle
Rock Paper Sizzlevor 2 Jahren

💪 Merica, we're taking it back. 💯 You like Trump, you know it, time to show it. ✅ T's for Trump here:

Profilbild von RÜZGAR 💛💙 ELANUR
RÜZGAR 💛💙 ELANURvor 1 Jahr

Ömrümde böyle kepazelik görmedim böyle bir rezillik nasıl kabul edilir milletle alay mı ediyorsunuz oyunmu oynuyorsunuz bumu yapacağınız muhalefet haram olsun verdiğim oylar 😡😡😡

Profilbild von can_1905
can_1905vor 1 Jahr

Şahsı gönderin artık

Profilbild von Potpori
Potporivor 1 Jahr

Türk milleti diyemeyen Türkiyeliler diyen Özgür ÖZEL e KIRMIZI KART ! Atatürk " YÜCE TÜRK MİLLETİ " der. Siz kimin partisinde olduğunuzu sanıyorsunuz?

Profilbild von Işık Kırıtoğlu
Işık Kırıtoğluvor 1 Jahr

Bu KIRMIZI KART olayını nasıl düzelteceksiniz, çççoookk merak ediyorum ❓🤦‍♀️

Profilbild von ZÜLFÜKAR KAYGAN
ZÜLFÜKAR KAYGANvor 1 Jahr

16 milyon Emekli Aileleriyle 32 milyon oy demektir bırak kırmızı kartı Erken seçime yürü özgür bey bizi artık hayal kırıklığına uğratma.. #EmekliKırmızıKartıGösterecek #5000KısmidenKırmızıKart

Profilbild von 𝓝𝓪𝔂𝓲𝓯 𝓞𝓻𝓪𝓴
𝓝𝓪𝔂𝓲𝓯 𝓞𝓻𝓪𝓴vor 1 Jahr

Tırıııı vırııııı boşunnnn boşuuuuu

Profilbild von Vural Özata
Vural Özatavor 1 Jahr

CHP ye de Türk milleti adına benden kırmızı kart. Türkiyeli değil, Türk milletiyiz. Tek kırmızımız;Ay yıldızlı al bayrağımız Türk bayrağı 🇹🇷

Profilbild von Burak
Burakvor 1 Jahr

Bu neyin kafası⁉️ Özgür Özel tarrrağı... ile saçını taraya dursun ❗ #ÖzgürÖzelİstifa

Profilbild von a.göktuğ
a.göktuğvor 1 Jahr

Biz milletiz Atatürk gibi önder istiyoruz

Ähnliche Videos

Deniz Yavuzyılmaz, çok konuşulmayan bir noktayı vurguluyor. İktidar, yeni partinin oylarının daha da yükselmesinden endişe ederek yeni bir parti kurulmasını engellemek için tedbir kararlarını kaldırarak seçilmiş CHP'nin göreve dönmesini sağlayabilir demekte. Bütün bu senaryoları göz önünde bulundurarak bir yeni yol planını sürdürdüklerini belirtiyor. "Biz neredeysek Cumhuriyet Halk Partisi oradadır ve orada olacaktır. ki bir baskın seçim olmadığı takdirde bu ekonomik krizi devam etmesi durumunu düşünerek iktidar bu seçimi biraz daha ötelerse diye düşünerek yeni bir yol, yeni bir partiyi de harekete geçirmek üzereyiz" CHP'den istifa konusunda: "Genel Başkanımız hızlı düşünen, karar alan, karar veren, belki siyaset tarihimizde gördüğümüz en zeki liderlerden biri. Dolayısıyla tüm ihtimaller şu anda hepimizin önünde. Ancak biz tabii ki genel başkanımız Sayın Özgür Özel'in bir direktifi olmadığı sürece şu an itibariyle partiden istifa etmiyoruz. Partiden istifaya üyelerimizi çağırmıyoruz. Ancak ne zaman ki genel başkanımız genel merkez polis muhalefetiyle basıldığında oradan çıkıp da TBMM'ye yürürken bir TOMA'nın üzerine çıkıp da elini havaya kaldırdığında ve arkamdan gelen var mı diye baktığında tüm Atatürkçüleri orada nasıl gördüyse yarın bir günde elini havaya kaldırıp benimle var mısınız dediğinde onunla birlikte hep birlikte yürümeye hazırız" (Cumhuriyet/Anka)

dreffy

88,823 Aufrufe • vor 29 Tagen

Cumhuriyet Halk Partisi, 30 Ekim 2025’ten bu yana yalnızca siyasi değil, aynı zamanda tarihsel bir süreçten geçmektedir. Yaşananlar, bir partiye yönelmiş haksızlıkların ötesinde; millet iradesinin yok sayılması, demokrasinin ve hukukun temel ilkelerinin aşındırılmasıdır. Bu nedenle bugün ortaya konulacak duruş, sadece Cumhuriyet Halk Partisi için değil, ülkemizin demokratik geleceği için de belirleyici bir öneme sahiptir. Böylesi bir tabloda, tüm siyasi partilerin ve demokratik kurumların sorumluluğu büyüktür. Hukukun üstünlüğüne, halkın iradesine ve ortak geleceğimize sahip çıkmak; ortak bir vicdan ve kararlılık gerektirir. Tüm baskılara, haksızlıklara ve yıpratma çabalarına rağmen geri adım atmayan; inançla, cesaretle ve kararlılıkla mücadelesini sürdüren başta CHP Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm milletvekillerine, emek veren kadrolarına ve demokrasiye sahip çıkan aziz milletimize yürekten teşekkür ediyorum. Türkiye olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Hepimizin vicdanını yaralayan, içimizi ağırlaştıran gelişmelerle karşı karşıyayız. Ancak biliyoruz ki; adaletin, demokrasinin ve millet iradesinin yanında durma mücadelesi asla sahipsiz değildir. Bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüren herkes, yalnızca bugünün değil, yarının Türkiye’sine de sahip çıkmaktadır. Özgür Özel CHP 🇹🇷

Dilek Kaya İmamoğlu

28,333 Aufrufe • vor 4 Monaten

KAMUOYUNA Tam 33 yıl önce, büyük bir inanç ve umutla Cumhuriyet Halk Partisi saflarında örgütlü mücadeleye başladım. O gün yalnızca bir siyasi partiye üye olmadım. Cumhuriyet’e, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve millet egemenliğine bağlı kalacağıma söz verdim. Cumhuriyet Halk Partisi benim için sadece bir siyasi parti değil; hayatı öğrendiğim, hukuku savunduğum, haksızlığa karşı mücadele ettiğim, sokakta, meydanda, mahkeme salonlarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde millet adına görev yaptığım büyük bir okul oldu. Hayatımın en güzel ve en verimli 33 yılını bu mücadeleye adadım. 31 Mart 2024 seçimlerinde milletimiz Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yaptı. Bu sonuç yalnızca bir seçim başarısı değil, halkın değişim iradesinin güçlü bir ilanıydı. Millet, iktidarın değişmesini istediğini açıkça ortaya koydu. Ancak ne yazık ki o büyük umut büyütülmek yerine kuşatıldı. Demokratik siyaset ağır tartışmaların ve müdahalelerin içine sürüklendi. Ben hayatım boyunca şu ilkeye inandım: “Hayatı değiştirenler, sürekli erteleyenler değil; doğru zamanda doğru kararı alıp harekete geçenlerdir.” Çünkü tarih; bekleyenleri değil, sorumluluk alanları yazar. Bugün de Türkiye böyle tarihî bir eşiktedir. 12 Eylül 1980 askerî darbesiyle siyasi partiler kapatıldı. Cumhuriyet Halk Partisi de kapatıldı. Ancak Cumhuriyet fikri kapatılamadı. Demokrasi mücadelesi durdurulamadı. Millet iradesi teslim alınamadı. O gün nasıl yeni siyasi yollar açıldıysa, bugün de demokrasiyi yaşatmanın yolu, milletin umudunu yeniden örgütleyebilmektir. Son dönemde İstanbul İl Başkanlığımızda ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinde yaşananlar, demokratik siyaset adına hepimizi derinden yaralamıştır. Bir siyasi partinin merkezine yönelik müdahaleler, parti hukukuna ilişkin tartışmalar ve ortaya çıkan görüntüler, Türkiye’nin demokrasi tarihi açısından uzun süre konuşulacak olaylar olarak hafızalara kazınmıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde yaptığı uyarı bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır: “İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır.” Cumhuriyet’e yönelik tehditler yalnızca dışarıdan gelmez. İçeride yaşanan gelişmeler de demokrasiyi ve millet iradesini zayıflatabilir. Böyle dönemlerde yapılması gereken, umutsuzluğa kapılmak değil; Cumhuriyet’in temel değerlerine daha güçlü sarılmaktır. Bu nedenle bugün verdiğim karar, bir kırgınlığın değil; tarih ve vicdan önünde taşıdığım sorumluluğun sonucudur. Bugün itibarıyla, 33 yıldır onurla üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyorum. Ancak Cumhuriyet’ten ayrılmıyorum. Atatürk’ün ilke ve devrimlerinden ayrılmıyorum. Demokrasiden ayrılmıyorum. Hukukun üstünlüğünden ayrılmıyorum. Milletimin yanında olmaktan ayrılmıyorum. Bugün, Sayın Özgür Özel liderliğinde, milletimizin değişim umudunu büyütmek ve demokrasi mücadelesini daha güçlü sürdürmek amacıyla YENİ PARTİ çatısı altında yeni bir siyasi yürüyüşe başlıyoruz. Bu karar, geçmişi inkâr etmek değildir. Bu karar, mücadeleyi yarıda bırakmak değildir. Bu karar, gömlek değiştirmek değildir. Bu karar, millet için ateşten gömlek giymektir. Çünkü tabelalar değişebilir. Parti isimleri değişebilir. Logolar değişebilir. Siyasi adresler değişebilir. Ama ilkeler değişmez. Cumhuriyet değişmez. Demokrasi değişmez. Hukukun üstünlüğü değişmez. Millet egemenliği değişmez. Bizim sadakatimiz tabelalara değil; Cumhuriyet’e, demokrasiye, hukuka ve aziz milletimizedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün de mücadelemizin özünü ifade etmektedir: “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir.” İnanıyorum ki Türkiye’nin ikinci yüzyılında ihtiyaç duyulan şey; ayrışma değil birlik, kavga değil hukuk, umutsuzluk değil yeni bir umut, durmak değil yürümektir. Mücadele bitmedi. Asıl mücadele şimdi başlıyor. Saygılarımla, Av. Mahmut TANAL ŞANLIURFA MİLLETVEKİLİ

Av.Mahmut TANAL

36,770 Aufrufe • vor 23 Tagen