Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

144,213 görüntüleme • 1 yıl önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

📌 Silivri Marmara Cezaevi, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı döneminde inşa edildi ve hizmete alındı. 📌 O zamandan bu zamana o cezaevi sürekli yeni düşmanlarla, yeni hedeflerle, yeni ağır mağduriyetlerle anılıyor. 📌 Ergenekon’dan başlayan, bu zamana kadar devam eden Gezi, 15 Temmuz sonrası darbeyle alakası olmayan birçok mağdur, KHK’liler, Barış Akademisyenleri, gazeteciler, avukatlar, aktivistler; birçok insan mağdur edildi. 📌 Türkiye'de bakın sistem bu şekilde yürüdüğü için hiç kimse hukuka inanmıyor, hiç kimse yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna inanmıyor. ❗O nedenle şu anda cezaevlerinde 400 binden fazla insan var. Cinayetten yargılanıp ceza alan bir katil de “Ben suçsuzum, kader mahkumuyum, çıkmam lazım çünkü adil yargılanmadım” diyor. ❓ Yoksa neden toplumun yüzde 80'i yargıya güvenmesin? ➡️ Yargıya güven oranı yüzde 20’nin altında. ➡️ Adalet Bakanlığı’na güven ise yüzde 1 seviyesinde. ❗ En fazla güvenilmesi gereken kurum, en az güvenilen kuruma dönüşmüş. ❓“Ülkenin en ağır sorunları nedir?” diye yurttaşlarımıza sorular yöneltildiğinde ekonomi, işsizlik, yoksuzluk ve hemen ardından adaletsizlik geliyor. Birçok sorunun önüne geçmiş durumda. 📌 Seçme seçilme hakkına müdahale edeceksiniz, adil yargılamayacaksınız, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına müdahale edeceksiniz, ifade özgürlüğünü ortadan kaldıracaksınız; kimse konuşmayacak, sembol isimleri alıp cezaevine koyacaksınız. Bu tamamen belli toplum kesimlerine mesaj vermektir. #SilivriCezaevi #Silivri

Sezgin Tanrıkulu

13,785 görüntüleme • 1 yıl önce

📌 Genel Başkanımız geçtiğimiz ay Adalet Bakanı’na yanıtlanması istemiyle 7 soruluk bir soru önergesi verdi. Bakanın yanıtı özetle şöyleydi: ➡️ "Türkiye bir hukuk devletidir.” 📌 Türkiye’nin hukuk devleti alanında en dipte olduğunu gösteriyor. Son endekste Türkiye, 142 ülke arasında 117. sırada yer aldı. ❓Adalete güven var mı? Hayır, yok. Genel Başkanımız birçok örnek verdi. Ben de birkaçını paylaşayım: ➡️ Avukatlara uygulanan hukuk: Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, kendi ayağıyla adliyeye gitti, kaçma şüphesi yoktu, ancak 100 günden fazla süredir tutuklu. Buna karşılık, Ak Parti'ye yakın bir avukat 'simsarlık' yaptığı halde sadece ev hapsiyle cezalandırıldı. ➡️ Şikayetlere yaklaşım: Kurumsal olarak yaptığımız şikayetler karşılıksız bırakılıyor. İstanbul Adliyesi’nde bir savcı, ailesini tehdit ettiği kişilerin karşısına masasında “Beyaz Toros” maketiyle oturuyor. ❓ Bunun anlamı nedir? HSK bu konuda niçin işlem yapmıyor? ➡️ Bu parlamentoda milletvekilliği yapmış olan Aykut Erdoğdu şu anda tutuklu. Hakkındaki iddia, milletvekilliği dönemine ait. Yasa açık; yetkili yer Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıdır ama dosya İstanbul’da tutuluyor. ➡️ Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında 2016 yılına ait iddia var. Dosya Kütahya Belediyesi ile ilgili olmasına rağmen oraya gönderilmiyor, elde tutuluyor. 📌 Yargıdaki çifte standarda dair çarpıcı bir başka örnek de, İstanbul’daki başsavcı daha önce çeşitli ağır ceza mahkemelerinde görev yaptı. Orada rahmetli Sırrı Süreyya Önder’e 3 yıl 8 ay, aynı gün Selahattin Demirtaş’a da ceza verdi. 📌 Bu cezalar onaylandı ancak Anayasa Mahkemesi, Önder’in başvurusunda 15’te 15 ihlal tespiti yaparak tahliye edilmesi gerektiği kararını verdi; ancak aynı gün yapılan Demirtaş başvurusu ise hala sonuçlanmadı. Buna nasıl “hukuk devleti” denir? 🔴 Bu örnekler iktidarın hukuku bir baskı aracı olarak kullandığını gösteriyor. Adaletin olmadığı yerde demokrasi olmaz, güven olmaz, toplumsal barış olmaz.

Sezgin Tanrıkulu

23,363 görüntüleme • 10 ay önce