Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

Halep, HTŞ adlı (El Nusra, ışid devamı) radikal örgüt tarafından alınıyor troller de biz aldık diye seviniyor.

767,992 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

10 Kommentare

Profilbild von Abese İrca
Abese İrcavor 1 Jahr

Babandan daha düşük zekalı olmayı nasıl becerdin?

Profilbild von Sabri Amca (caps)
Sabri Amca (caps)vor 1 Jahr

Ya senin siyaset anlayışına ben var ya Hüseyin ne kadar zoruna giderse gitsin topraklarımızı alacağız

Profilbild von Eyüp Gündoğdu
Eyüp Gündoğduvor 1 Jahr

20 yıldır uygulanan ortadoğu poltikası yüzünden ırak, suriye, Libya, mısır…. İşgal edildi milyonlar ya öldürüldü yada toprağından oldu. Ülke mülteci yuvasına döndü.Abd’nin, israilin tezgahladığı şii,sünni savasında taraf olup abd ve israille birlikte müslümana namlu doğrultuldu. Komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü bozuyorlar hemde yüz yıl önce ülkemizi işgal edenleri tekrar sınırlarımıza kadar getirdiler, sınır komşumuz oldukar. Trol ordusuda buna seviniyor. Bu kadar çirkin bu kadar kötü bir politika olamaz. Hayır Şunu göremiyorlarmı ? burada Asıl hedef Türkiye. BOP işleniyor.

Profilbild von Sabri Amca (caps)
Sabri Amca (caps)vor 1 Jahr

Ulan hükümetin beslediği medya trolleri olsa bile bunun onlara ne faydası var Sendeki aklı kuşa tak kuş ters Uçar

Profilbild von yunus emre
yunus emrevor 1 Jahr

ulan yürü git şiacı olduğunu biliyoruz. senin süleymani ve esed sünni müslümanları kafa keserken kadınlara tecavüz ederken nerdeydin ahlaksız herifler sizi..

Profilbild von Barış Akgün 🇹🇷
Barış Akgün 🇹🇷vor 1 Jahr

Hüseyin utanmasan ypg ye katılacaksın 😂😂😂

Profilbild von Dr. Mehmet İlteber Bahadır
Dr. Mehmet İlteber Bahadırvor 1 Jahr

Ak troller Türk Vatandaşlığından çıkarılsın.

Profilbild von ADEM BİRİNCİ
ADEM BİRİNCİvor 1 Jahr

Trollerde BOP çukurunda debeleniyorlar... Debelendikçe de BOP'a batıyorlar... Vazifeleri ve kaderleri BOP'a bulanmak...

Profilbild von Mehmet Emin Mumcuoğlu
Mehmet Emin Mumcuoğluvor 1 Jahr

Sen bırak Halep’i almayı sen önce Kıbrıs’ı koru. Sen önce adaları koru! Çok doğru, daha iyi anlatılamazdı…

Profilbild von Dr. Mehmet İlteber Bahadır
Dr. Mehmet İlteber Bahadırvor 1 Jahr

Asırlık kent Halep tarihin en karanlık terör örgütlerinin eline geçiyor ve ak troller buna seviniyor. Kafa kesen, çocukları ortadan ikiye biçen, kadınlara kızlara tecavüz eden IŞID asla düşmemeli. Bu insanlarla bizim asla hiçbir işimiz olamaz. Türk halkı terörizmi reddediyor.

Ähnliche Videos

Yıldıray Oğur’dan PKK’nın haber ajansı ANF’nin DAEŞ’çi iddialarına cevap: "Şara, IŞİD’çi değil, bu cehaleti düzeltince DAEŞ’çi ilan ediliyorsun" 🎙️"Şam yönetimine ve Şara’ya 'IŞİD’ci' demek bir kere yanlış bilgi. HTŞ veya önceki adı Nusra, IŞİD değil. Nusra’nın kuruluşu 2012, IŞİD’in kuruluşu 2013. Şara, 2003’de işgale karşı ABD ile savaşmaya Irak’a gidiyor. El Kaide’nin içine giriyor. Irak İslam Devleti adı. Suriye iç savaşı başlayınca Suriye’ye dönüp Nusra’yı kuruyor. Daha sonra Irak’taki El Kaide yapılanması Bağdadi liderliğinde IŞİD’i kuruyor. Şara, buna itiraz ediyor, Suriye’de işiniz yok diyor ve iki örgüt arasında husumet ortaya çıkıyor. Yani Şara hiçbir zaman IŞİD’ci olmuyor. Nusra, YPG’den sonra IŞİD’le en çok savaşan örgüt. Nusra ve HTŞ 13 yıl YPG’yle hiç savaşmamış da tek muhalif grup. Nusra evet El Kaide kökenli ama Suriye dışında hiç bir ülkede bir eylemi yok, öyle bir amacı da yok. Şara ve HTŞ, 2016’da El Kaide’den de koptu. 2016’dan 2024’e İdlib’i yönettiler. Fikri olarak değişimler yaşadılar, dört milyon nüfuslu bir şehrin sorumluluğunu aldılar. Şimdi de kravatları takıp Suriye’yi yönetiyorlar. ABD’yle hatta İsrail’le bile görüşüyorlar. Şeri bir uygulamaları yok. El Kaide’den, IŞİD’den en çok çekmiş ABD, Avrupa bu değişime kredi açarken, Türkiye’den hala Şara’yı doğru olmamasına rağmen, IŞID’çilikle, kafa kesmekle, kadın pazarı kurmakla suçlamak hatta buna itiraz edene de IŞİD’çi demek kötü bir propagandadan ibaret." Yıldıray Oğur

serbestiyet

597,404 Aufrufe • vor 7 Monaten

HALEP'TE SON DURUM; Halep’te Türkiye destekli Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) grupları, Şam hükümet güçleriyle yaşanan çatışmaların ardından Hemdaniye, Yeni Halep ve Furqan mahallelerini ele geçirdi. Çatışmalar, Kürtlerin kontrolündeki Şêx Meqsud ve Eşrefiye mahallelerine sadece 10 kilometre mesafeye kadar yaklaştı. 26 Kasım’dan bu yana süren çatışmalarda şimdiye kadar 255 kişinin öldüğü bildiriliyor. Şam hükümeti, HTŞ’nin ağır silahlar, insansız hava araçları ve binlerce kişiyle saldırılar düzenlediğini duyururken, bu grupların kentte iki intihar saldırısı gerçekleştirdiği açıklandı. Ancak Rusya ve İran’ın bu gelişmelere müdahale etmemesi, Suriye rejiminin bölgede etkisiz kaldığını gözler önüne seriyor. Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Basın Sözcüsü Ferhad Şamî, Halep’teki saldırının Türkiye tarafından planlandığını ve koordine edildiğini söyledi. Şamî, Türkiye’nin El Nusra üzerinden bölgede istikrarsızlık yaratmayı amaçladığını vurgulayarak, “Uzun vadeli bir işgal stratejisi yürütülüyor. Bizim asli görevimiz halkımızı korumaktır,” dedi. Halep'te yaşayan Kürtlerin, oluşturdukları Öz Savunma Güçleriyle, Türkiye destekli gruplara karşı savaşması kaçınılmaz gibi görünüyor. HTŞ’nin Halep’e yönelik saldırıları, geçmişte Musul’un DAİŞ’e bırakılma sürecine benziyor. Digital medya ortamlarında görüldüğü üzere HTŞ bölgede DAİŞ’in taktiklerini uyguluyor. Sonuç olarak; Türkiye, başarısız Suriye politikasını Halep saldırısıyla yeniden canlandırmayı hedefliyor. Ancak geçmişte ters tepen bu stratejilerin ikinci kez başarıya ulaşma ihtimali oldukça düşük. Binlerce insan katledilecek, onbinlercesi evlerinden olacak...

Amed Dicle

505,935 Aufrufe • vor 1 Jahr

Bugün 15 Temmuz… Medyada muhalifi olsun, yandaşı olsun hepsi bir ağızdan tutturmuşlar; “FETÖ’nün hain darbe girişimi teşebbüsü” diye, değil mi? Alayı aynı ağzı kullanıyor. Yahu, darbeler, anayasal, yasal, meşru bir hükümete karşı kanun dışı, illegal yapılanmaların, oluşumların devleti ele geçirmek amacıyla yaptıkları harekâtlardır. Burada yasal bir hükümet yok ki. Her iki taraf da aynı oranda suça batmış, aynı oranda gayrimeşru, yasadışı. Bir defa Tayyip’in diploması yok. Anayasa 101’inci maddeye göre yüksekokul diploması olmayan biri cumhurbaşkanı olamaz, aday dahi gösterilemez. Bu adam, sahte diploma örneğiyle, zorla, güçle dayatarak kendini, Amerika’yı da arkasına alarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin tepesine avanesiyle beraber çökmüş bir adamdır. ABD devşirmesi… Bunların nasıl devşirildiğini, nasıl partileştirildiğini, ABD tarafından nasıl iktidara getirildiğini defalarca yazdık, anlattık. Ne yaptı bu Tayyip? FETÖ’yle devleti paylaştı, iktidara geldikten sonra. Şimdi de Menzilcisiyle, İsmailağacısıyla, İskenderpaşacısıyla, Süleymancı’sıyla, Erenköy Cemaatçisiyle, Cüppelisiyle, cüppesiziyle ve benzerleriyle, hepsiyle beraber ne yapıyor? Yine devleti paylaşıyor. Biz hep ne diyoruz? Bu Tayyipgiller iktidarı, bir tarikatlar cemaatler koalisyonudur. Tayyipgiller’in kendisi de bir tarikat. Yahu, bunların bir meşruiyeti olabilir mi? Ama bunu bizim dışımızda söyleyebilen yok. 15 Temmuz’da ne oldu? FETÖ’yle Tayyipgiller el ele vererek, omuz omuza vererek el birliğiyle yıktıkları Laik Cumhuriyet’in ganimetini paylaşmak için bir savaşa tutuştular. 15 Temmuz nedir? ABD yapımı iki gayrimeşru, kanunsuz gücün Ganimet Paylaşım Savaşıdır. İşte biz bunu, bu gerçeği ilk günden gördük ve gösterdik. Sadece lafla değil; yazdığımız ders kitabı ebadındaki 3 ciltlik büyük boy kitaplarımızda da gösterdik. Ne diyoruz? “Kanunsuzlar…” “ABD yapımı iki hain gücün 15 Temmuz hesaplaşması üzerine.” “Kanunsuzlar 2”, ikinci cilt… “Kanunsuzlar 3”, üçüncü cilt... Demek ki her konuda olduğu gibi bu işin gerçeğini de sadece biz ortaya koymuşuz, bu kitaplarımızda. Hep ne diyoruz? Farklı olan yalnız biziz! Bizim dışımızda muhalifi oynayan, acınası zavallılar, korkaklar hep Tayyipgiller’le aynı ağzı kullanıyorlar. Onlar daha Tayyip’in oturduğu saraya “Kaçak Saray”, diyemiyor yahu. “Beştepe” diyor, “Külliye” diyor, bilmem ne, diyorlar… Tayip’in diploması yok, hâlâ “cumhurbaşkanı”, diyorlar. Ondan sonra da “biz muhalifiz”, diye ekranlarda dilli düdük gibi ötüyorlar, gazete köşelerinde herkese akıl verir pozda laf salatası yapıyorlar, laf ebeliği yapıyorlar. Bize gelince de ekranlarını sayfalarını tümüyle kilitliyorlar. Çünkü biz onlardan değiliz, biz her konuda işin aslını, gerçeğini gösteririz ve bedeli ne olur, diye düşünmeyiz. Halkımız, ülkemiz, vatanımız söz konusu olduğunda hiç sonunu düşünmeden, gözümüzü kırpmadan, “belaya atlar gideriz” biz. Bu kitaplarımızı yazdık, bedelini de ödedik. Sadece bir davadan 4 yıl 8 ay ceza aldık. Sonunu düşünmeden sürdürdüğümüz mücadelemiz sonucu şu ana kadar 13 yıldan fazla hapis ve siyasetten men cezası aldık. Hakkımızda süren ve yeni açılan davalarda istenen hapis cezası miktarı ise 60 yılı geçmektedir. Ama onlarda yani Meclisteki Amerikancı satılmışlar güruhunda bir yürek yok. Özetçe; 15 Temmuz, her iki taraftan 400 vatan evladının canına kıyıldığı, gencecik, fidan gibi, melek yüzlü Murat Tekin gibi Hava Harp Okulu Öğrencilerinin boğazı kesilerek canavarca katledildiği, vatani görevini yapmak için anası babası tarafından şenliklerle uğurlanan Mehmetçiklerin, yine aynı şekilde Ortaçağcı canavarlar, cellatlar tarafından boğazlarının kesilerek katledildiği bir kara gündür. Ve onun gerçeğini de sadece biz ortaya koyduk. Ve gün gelecek, onlardan hesabı yine biz soracağız!

Nurullah Efe Ankut

11,434 Aufrufe • vor 1 Jahr

Van’da başıboş köpekler 4.5 yaşındaki bir çocuğu parçalayarak yedi, kuzenini de ağır yaraladı! Bu bir cinayet! Ve hiç lafı eğip bükmeden söyleyelim bu cinayetin sorumlusu çocukları köpeklerden koruyamayan devlet iradesidir! 10 yaşındaki oğlunu köpeklerden zor kurtaran ve 4.5 yaşındaki yeğeni köpeklere YEM olan acılı adam konuşuyor; “Eşim bağırdı ‘Veysi yetiş çocuğu köpekler yiyor’ diye. Oğlumu köpeklerin arasına dalıp kurtardım.” “Biz hastanedeyken elim bir haber daha geldi. 4.5 yaşındaki yeğenim Hamza Özsoy’un cesedini bulduk. Köpekler çoçuğu yemişti.” Yahu ne demek köpekler çocuğu yemişti! Böyle bir olay olabilir mi! Burası Türkiye değil de köpeklerin kutsal sayıldığı Hindistan mı! Bu çocukların köpeklere yem olmasında her kimin ihmali varsa Allah belasını versin! Başıboş köpekler tarafından kaç çocuk parçalandı, kaç yaşlı pisi pisine öldürüldü! Bu cinayetlerden sadece köpekleri çocuklardan daha değerli gören ruh hastası it taparlar değil, onlara göz yuman ve bu sorunu yıllardır ısrarla radikal bir şekilde çözmeyen en alttan en üste tüm DEVLET yönetimi de sorumludur! Bu devleti yönetenler şu haberleri görüp nasıl uyuyabiliyor! Fırat’ın kenarında kurdun kaptığı kuzudan onlar sorumlu değil mi! Kurtlara yem edilen bu kaçıncı kuzu! Yetmedi mi daha, daha kaç çocuk köpekler tarafından parçalanırsa harekete geçer, tüm köpekleri toplayıp itlaf edersiniz! El insaf, el vicdan!

Mehmet Ali ÖNEL

15,548 Aufrufe • vor 4 Monaten

Sayın Cumhurbaşkanım! “Karınlarını biz doyuruyoruz, oy vermiyorlar" diyorsunuz da; siz kaç yıldır elektrik faturası ödemiyorsunuz? Doğalgaz mesela, hiç böyle bir fatura gördünüz mü? Peki, hiç arabanızı benzin istasyonuna çekip, kendi benzininizi aldınız mı? Hem de kendi paranızla ama... Mesela siz, çocuğun bu sene yurt masrafı ne olacak diye düşündünüz mü? Sınava giriş ücretini ödeyemediğiniz için, sınava sokamadığınız evladınız oldu mu? Doğru söyleyin lütfen, Emine hanım, pazarda peynirin kilosunun kaç tl olduğunu bilmeyeli kaç sene oldu? İlk evinizi nasıl aldınız? Kaç senedir kira ödemiyorsunuz? Sıfırdan gelip, kaç mülkünüz oldu? O milyonluk araçlara sahip olmadan önce, onları ilk ve ancak rüyada görebiliyor olmanızın üstünden kaç sene geçti? Adına kesilmiş tek bir fatura görmeden 30 yılı aşkın bir zaman yaşamak nasıl bir duygu? Tatile ya da doğduğun yerlere giderken bütçe planlaması yapmak zorunda olmadan kaç yıl geçirdiniz? "Elbette ki en lüks uçak bana ait olmalı" diyecek ruh haline ve imkânlara sahip olalı kaç sene oldu? Bunların hiç biri artık sizin sorununuz değil, neden mi? Çünkü o faturaların hepsini biz ödüyoruz. Boğazınızdan geçen her bir lokmanın ücretini biz ödüyoruz. Size saraylar yaptırıyoruz. Dünyanın en pahalı makam uçaklarını alıyoruz size. Dünyanın en pahalı arabalarını alıyoruz size ve çocuklarınıza. Çocuklarınızın hepsini yurtdışında, en pahalı okullarda okuttuk mesela, hem de bizimkiler sınava girecek parayı bulamazken. Siz her gün bu milletin çocuklarının geleceğini tehlikeye sokarken, biz sizin çocuklarınızın hepsinin geleceğini garantiye aldık. Başka devletlere itibarınız olsun diye, eşiniz hanımefendi alışverişini rahat yapsın diye, Belçika gavur ellerinde cadde kapattık. Sizin yedikleriniz içtiklerinizin adını bile bilmediğimiz, telaffuz edemediğimiz halde hepsinin bi tamam paralarını biz ödedik. Siz son otuz senede hiç fatura görmeyip, herhangi bir ödeme yapmadığınız için hepsini biz ödedik. Ee, bunları birileri ödeyecekti elbet, biz ödedik. Hatta siz alınmayın diye birçok şeyi de "örtülü ödenek" den ödedik. Biz kim miyiz? Mesela aramızda yerin 500 m altında asgari ücretle çalışan madenciler de var. Berber, kasap, mobilyacı, mimar, doktor da var. Artık ürün ekemeyen çiftçiler, hayvan yetiştiremeyen köylüler de var, iş adamları da var aramızda. Meselâ iş çıkışı biraz gezeyim derken tecavüze uğrayan, sonra da size yakın kişiler tarafından "o saatte sokakta ne işi vardı" denilen kadın var ya, o da çok faturanızı ödedi sizin. Şehit aileleri bile, içtiğiniz o ejderha meyvesi suyunun parasını ödedi. Millet yani yahu, millet. Yani bizler. 30 senedir biz bakıyoruz size. Yemedik yedirdik, giymedik giydirdik. O iş öyle sizin dediğiniz gibi değil, siz bizim karnımızı doyurmadınız, biz sizin karnınızı doyurduk. Hatta görülüyor ki başka bir insan olmanızı da sağlamışız. Sizin bu söyleminiz dünya siyasi tarihi için yabancı değil, 'sizi ben yarattım' deme noktasına gelmenize sanırım az kaldı. Emrah Akgün.

Meryem Öncü

42,616 Aufrufe • vor 1 Jahr

Bombalı araçla intihar saldırıları hakkında; Bombalı araçla intihar saldırısı, modern asimetrik çatışma ortamlarının en yıkıcı ve dikkat çekici saldırı biçimlerinden biridir. Çoğunlukla devlet dışı silahlı aktörler tarafından kullanılan bu yöntem, hem askeri hem de psikolojik düzeyde ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu saldırılar, yalnızca hedef alınan askeri unsurlara değil aynı zamanda kamuoyunun algısına da önemli zarar verir. Toplum üzerinde korku ve panik yaratma potansiyeli yüksektir, bu durum saldırgan grupların propaganda stratejilerinin merkezinde yer alır. Ayrıca intihar saldırganı figürü üzerinden yaratılan “şehitlik” miti, örgüt iç motivasyonunu ve yeni katılımcı kazanma kapasitesini artırır. Birçok örgüt için bu saldırılar, “zayıfın silahı” olarak tanımlanır. Konvansiyonel çatışma yetenekleri sınırlı olan devlet dışı aktörler, bu saldırılar sayesinde güvenlik güçlerine asimetrik bir tehdit oluşturur. Hedeflenen stratejik kazanımlar şunlardır: -Rakip askeri birliklerin moralini bozmak, -Medya yoluyla geniş görünürlük elde etmek, -Devlet otoritesinin zaaflarını sergileyerek meşruiyetini sarsmak, -Potansiyel destekçi kitlelerde “başarı” algısı yaratmak. Bombalı araçla intihar saldırısı, modern çatışma dinamiklerinde hem bir şiddet taktiği hem de psikolojik savaş aracı olarak önemli bir yer tutmaktadır. Bu saldırılar, klasik güvenlik yaklaşımlarının ötesinde çok boyutlu ve bütüncül çözümler gerektirmektedir. Kısaca bu saldırı tarzı, yalnızca askeri bir araç değil aynı zamanda sosyolojik, psikolojik ve medya boyutlarıyla da analiz edilmesi gereken karmaşık bir şiddet eylemidir. 🎥 HTŞ unsurlarının, Esad Rejimi Silahlı Kuvvetler unsurlarına yönelik gerçekleştirdiği bombalı araçla intihar saldırısı. 📍Halep, 2020 #SVBIED #Syria

Askeri Çalışmalar Merkezi

22,507 Aufrufe • vor 1 Jahr

Şimdi bu videonun altına tüm troller doluşsun ve 'yalann' diye ulusunlar... Depremde Yıkılmadık, Masa Başında Yıkılıyoruz! Malatya'da depremin ilk anından beri sahadayız; yardım ettik, koşturduk, şehrimizi terk etmedik. Tek tapu, depremden sapasağlam çıkmış müstakil evimizde yaşıyoruz. Ancak şimdi "Rezerv Alan" bahanesiyle sağlam evimiz elimizden alınıyor! Ancak şimdi "Rezerv Alan" adı altında, Kentsel Dönüşümün TİCARİ ZARARLARINI gidermek için MÜSTAKİL EVİMİZE El Konulmak İsteniyor, Ticari rant uğruna; ❌ 200 m² müstakil evimizi alıp, 75 m²'lik 2+1 KİBRİT KUTUSU dairelere mahkum ediliyoruz. ❌ Tek tapulu müstakil mülkümüz, tanımadığımız insanlarla zorla hisseli hale getiriyorlar. ❌ "Halk istiyor" diyerek, aslında halkın istemediği projeleri dayatıyorlar. ❌ Üstelik kendi malımızı bize %60 değerinin altında sayıp, tekrar bize satmaya kalkıyorlar. Üstelik YENİ HİSSEDARLAR İLE Biz rezerv alana karşı değiliz, "doğru çoklu hisselerde sorun çözme" uygulaması tarafız. Ticari Zararların Kapatılması için Müstakil Hak Sahiplerinin Hakları ve Mallarının Gasbedilmesine değil. Sağlam evlerin yıkılıp yerine ticari rant alanları açılmasına, halk oylaması yapılmış gibi gösterilip "oldu bitti"ye getirilmesine karşıyız. Bizi mağdur etmeyin! diye mağduriyetlerimizi dile getiriyoruz Dostlar, lütfen paylaşarak sesimiz olun. 🙏 #6şubat2023 #depremfırtınaları #malatya #sesimiziduyanvarmı #adalet #rezerv #muratkurum #rte #receptayyiperdogan #adaletilekalkınma #akp #chp #mhp #malatyayerel #malatyagündem

orhan aydın

66,166 Aufrufe • vor 8 Monaten