正在加载视频...

视频加载失败

Hastane içinde yapılan idari soruşturmada bebeğin darp edildiği ispatlanmış. Aile olayı 3 yıl sonra E devletten gelen dava bildirimi ile öğrenmiş. Hastane yönetimi 3 yıl boyunca skandalı aileden gizlemiş. Rezalet üstüne rezalet!

1,305,529 次观看 • 6 个月前 •via X (Twitter)

0 条评论

暂无评论

原始帖子的评论将显示在这里

相关视频

2012 yılında Brooklyn'deki Satmar Hasidik cemaati, 12 yaşında bir kızı cinsel istismardan hüküm giyen Nechemya Weberman için bir bağış toplama etkinliği düzenledi. Yardım etkinliği TECAVÜZCÜ içindi, tecavüz ettiği çocuk için değil. Weberman, 12 yaşındayken bir kızı "danışmanlık" adı altında yaklaşık 3 yıl boyunca (2007-2010 arası) sistematik olarak cinsel istismar etmekle suçlandı. Aile, kızın Satmar okulunun talebi üzerine onu Weberman'a göndermiş ve bu "tedavi" için 12.800 dolar ödemişti. Tecavüzcü haham için Etkinlikte 1000'den fazla erkek toplandı. Hedef 500.000 dolar bağış toplamak olarak açıklandı. Hasidik gazetelerde Weberman'ın masum olduğu ilan edildi, afişler asıldı ve rabbinler destek çağrısı yaptı. Etkinlik sırasında protestolar oldu; bazı kişiler tutuklandı ve olay kamuoyunda büyük öfke yarattı. Bu sırada mağdur kız ve ailesi yoğun baskı gördü:Tehditler, taciz, sosyal dışlama (ostracism) Aileye 500.000 dolar rüşvet teklif edildiği iddia edildi (tanık etkileme suçlamalarına yol açtı) Mahkeme sırasında kızın fotoğrafları gizlice çekilip internete konuldu (ek suçlamalar getirildi) Dava Aralık 2012'de sonuçlandı. Jüri, Weberman'ı 59 suçlamanın tamamından suçlu buldu (çocuklara yönelik cinsel suç, çocuk istismarı, çocuğun refahını tehlikeye atma vb.).Ocak 2013'te 103 yıl hapis cezası aldı (sonradan yasal düzenlemelerle 50 yıla indirildi). 2025-2026 döneminde savcılık bile orijinal cezanın aşırı olduğunu savunarak indirim istedi ve ceza 18 yıla düşürüldü (yaklaşık 5 yıl içinde tahliye edilebilir hale geldi).

Kuşçu

13,322 次观看 • 5 个月前

Ocak 2016’da Nevşehir Ürgüp Mazı Köyü’nde Fatma ve İbrahim Teryaki evlerinde öldürüldü. ▪️ İlk soruşturmada torun Erdoğan Teryaki şüpheli oldu, montunda atış artığı bulundu. Erdoğan Teryaki hakkında dava açıldı ancak 29 Eylül 2022’de delil yetersizliğinden beraat etti. ▪️ Yeni incelemelerde cinayetin aile içinden kişilerce işlenmiş olabileceği değerlendirildi.Özkan Teryaki ve annesi Nimet Teryaki’nin soruşturmayı başka yönlere çektiği tespit edildi.Bir tanık, cinayeti Özkan ve Nimet Teryaki’nin işlediğini anlattı. 14 Mayıs 2026’da 7 şüpheli gözaltına alındı.Gözaltına alınanlar arasında Özkan, Nimet, Fevzi Teryaki ile yakın akrabalar yer aldı. 🗣️ Özkan Teryaki’nin itiraf: Dedesi İbrahim Tiryaki’nin yıllar önce annesine cinsel saldırıda bulunduğunu öğrendiğini söyledi. Bu olay nedeniyle uzun süre psikolojik sorun yaşadığını anlattı.Olay gecesi alkol aldıktan sonra ruhsatsız tüfekle dedesinin evine gittiğini söyledi.Dedesine “Anneme bunu nasıl yaptın?” diye sorduğunu anlattı. Dedesinin olayı kabul edip meydan okuduğunu iddia etti. ▪️Bunun üzerine dedesini göğsünden vurduğunu söyledi.Babaannesi Fatma Tiryaki’nin bağırarak kaçması üzerine paniğe kapılıp onu da vurduğunu anlattı.Annesiyle yaklaşık 15 dakika beklediklerini söyledi.Evdeki kanları temizlediklerini anlattı. ▪️Tüfeği önce araziye sakladığını, daha sonra Kızılırmak’a attığını söyledi. ▪️ Özkan Teryaki, “Tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan 18 Mayıs 2026’da tutuklandı.Nimet Teryaki, “delil yok etme ve gizleme” suçlamasıyla ev hapsi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. ▪️ 10 yıl boyunca başka bir torunun suçlandığı dosyada, soruşturma yeniden açıldıktan sonra aile içi bir cinayet ve itiraf zinciri ortaya çıktı. (10 Dakika)

Metropol Haber

189,420 次观看 • 2 个月前

🚩#SONDAKİKA İzmir Buca Belediyesi’ne operasyon: Belediye Başkanı Görkem Duman dahil 62 kişi hakkında gözaltı kararı. Suçlamalar neler? - Belediye imkan ve kabiliyetlerinin kullanılarak suç örgütü kurulduğu ve yönetildiği, - İlçede yürütülen inşaat faaliyetleri kapsamında müteahhitler ile belediye yöneticileri ve çalışanları arasında rüşvet alınıp verildiği, - İmar süreçlerinde usulsüzlükler yapıldığı ve belediye yönetiminin bu süreçlerde aktif rol aldığı, - Belediye iştiraklerine ait kredi kartları, banka hesapları ve araçların şahsi harcamalar ile konaklamalarda kullanıldığı, - Belediye hakkında haber yapan veya sosyal medyada paylaşımda bulunan bazı kişilerin darp edildiği, - Fiilen çalışmayan şahıslara maaş ve çeşitli ödemeler yapıldığı (kamuoyunda “bankamatik personel” olarak bilinen uygulama) tespit edilmiştir. Gözaltına alınanlar. - 2 Belediye Başkanı (mevcut ve önceki dönem) - 3 Belediye Başkan Yardımcısı - 1 İlçe Siyasi Parti Başkanı (önceki dönem) - 6 Müdür ve Müdür Vekili (imar, planlama, sosyal hizmetler, iştirakler, destek hizmetleri vb.) - 4 Birim Şefi ve teknik sorumlu - 6 İmar, ruhsat, hakediş ve yapı kullanma birimlerinde görevli teknik personel - 3 Belediye iştiraklerinde üst düzey yönetici ve muhasebe sorumlusu - 5 Belediye büro personeli ve idari çalışan - 6 Belediye iştiraklerinde çalışan personel - 6 Kadın ve Aile Hizmetleri ile sosyal birimlerde görevli personel - 2 veri hazırlama ve kontrol işletmeni / teknik destek personeli - 2 belediye başkanlığına bağlı özel kalem ve asistan - 1 sosyolog - 1 sıfır atık ve iklim müdürü - 16 firma sahibi / müteahhit / iş insanı - 4 mimar / teknik danışman - 2 kamu dışı çalışan (hastane personeli ve emekli eski çalışan) - Toplamda 62 şüpheli, belediye yönetimi, teknik kadrolar, iştirak çalışanları ve özel sektör bağlantılı kişilerden oluşmakta olup; soruşturmanın belediye içi yapılanma ile dış bağlantılı ticari ilişkileri kapsadığı değerlendirilmektedir. #BenDiyorumKi

Cem Küçük

58,959 次观看 • 1 个月前

Sena çocuk sahipsiz diye mi susuyorsunuz❓ Siz hiç TECAVÜZE rıza gösteren ÇOCUK gördünüz ya da duydunuz mu❓❓❓ Nerede Adalet Bakanlığı nerede Aile Bakanlığı❓ Hatay'ın Antakya ilçesinde yaşanan olayda, “ 17 yaşındaki Sena Yakşan 14 yaşından itibaren 3 yıl boyunca. halasının eşi 65 yaşındaki Musa Şenol tarafından sistematik cinsel taciz ve istismara maruz kaldı. Olayın başlangıcı 2021 yılına dayanıyor: Sena, ailesiyle yaşadığı tartışma sonrası eniştesi Musa Şenol'un "gel seni götüreyim, kafan dağılsın" diyerek evine davet etmesiyle başladı. O gece evde yalnız kalan Sena, eniştesinin odasına gelip ağzını kapatarak tacize kalkıştığını, 10 dakika boyunca direndiğini ve bağırdığını ancak kimsenin duymadığını emniyete verdiği ifadede anlattı. Taciz 3 yıl sürdü. Sena psikolojik olarak yıprandı ve bir ay önce iş yerinde sinir krizi geçirerek yaşadıklarını iş arkadaşlarına anlattı. Arkadaşlarının tavsiyesiyle ailesine durumu bildirdi ve elindeki “ses kayıtları ile videoları” delil olarak sundu. Bu kayıtlar arasında Musa Şenol'un Sena'ya "Her şeyi uydurdum de", "Eniştem bana yaklaşmıyor de", "İnsanın ihtiyacı oluyor, yaklaşmaya ihtiyacı olmuyor mu?" gibi ifadelerle baskı yaptığı, para teklif ettiği ve olayı örtbas etmeye çalıştı. Sena Temmuz 2024'te ailesiyle birlikte emniyete giderek Çocuk Şube'ye şikayette bulundu. Musa Şenol gözaltına alındı ancak “ sadece 1 gün sonra savcılık tarafından serbest bırakıldı” İlk duruşma Eylül 2025'te görüldü ve dava süreci devam ediyor. #MusaŞenolTutuklansın etiketiyle Sena’nın sesi oluyoruz. Failin delillere rağmen hızlı serbest bırakılması, çocuk istismarı ve cezasızlık tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. O yüzden SUSMAYACAĞIZ‼️ Sena’ya çocukluğunu borçluyuz‼️

Bircan YILDIRIM

85,315 次观看 • 4 个月前

Bir tarafta Apocular, bir tarafta çeteler‼️ Hangisi daha tehlikeli❓ Mafyalar milletin malına nasıl çöküyormuş, okuyun, öğrenin‼️‼️‼️ D.Z. ve ailesi bir buçuk yıldır cehennemi yaşıyor ve dahası ölüm enselerinde‼️‼️‼️ Yer Denizli Bir buçuk yıl önce Denizli'de bir mahallede başlayan mala çökme davasında, bir anne ve babanın yaşadığı ev etrafında gelişen tehdit ve saldırılarla dayanılmaz boyutlara ulaşıyor. Evin sahibi olan aileyle aynı apartmanda oturan kiracı İ,Y. mahalledeki diğer insanlara karşı düşmanca bir tutum sergiliyor ve ev sahibi de bundan nasibi alıyor. İlk olaylarda bahçeye ağaçlar ve çiçekler üzerinden tehdit amaçlı asit atılıyor; delillerin incelenmesi yetersiz bulunuyor ve takipsizlik kararı veriliyor. Bu olay sonrasında baba ve diğer aile üyeleri hedef alınıyor; ancak cezai işlem uygulanmıyor. Daha sonra annenin de bulunduğu süreçte kiracı şahıs İ. Y. çeşitli saldırılar gerçekleştiriyor. Gözaltı söz konusu olsa da tutuklama yapılmıyor. Aile fertleri korunmaya çalışılırken saldırılar tekrar ediyor; evin içine girilmesi, tehditler ve darp iddialarıyla karşılaşılıyor. Evli olan ve başka bir şehirde ikamet eden bir kişinin mahalleye girdikçe tehditlerin arttığı, eşinin yanında konuşulup müdahale edildiği belirtiliyor. Aileyle birlikteyken bıçak çekiliyor ve tehditler sürüyor. Dahası, apartmanın bodrumuna el konulduğu ve kaçak alkol üretimi yapıldığı, anason kokularının mahalleyi sardığına rağmen herhangi bir resmi karar veya işlem kayda geçmiyor. Her ne hikmetse❓ Ayrıca aileye yönelik taşlı saldırılarla baba ve diğer aile üyelerine yönelik yaralama olayları yaşanıyor, bu durum hastane ve polis kayıtlarına yansıyor. Olaylar video kayıtlarıyla da ispatlanıyor. Açılan bazı dava dosyalarının başlıklarına bir bakın: zincirleme silahla tehdit, silahla yaralama, tehdit, mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama. Mahkeme süreçleri boyunca bazı dosyalarda düşük cezalar ve para cezaları veriliyor; ancak şu ana kadar tutuklama veya ağır cezalar uygulanmıyor. Mağdur aile fertlerinden baba, stres nedeniyle diş sıkmaya başlıyor; bu diş sıkmalar ilerleyince diş ve ağız sağlığı kötüleşiyor, dil kanseri teşhisi konuyor. Operasyon geçiriyor; kanser lenf bölgelerine sıçrıyor ve büyük bir ameliyat sonrası kemoterapi süreci başlıyor. Şu an yoğun bakımda bulunuyor ve durumu ciddi. Annenin ise saldırı sonrası psikolojisi bozuluyor ve bu süreçte anjiyo geçiriyor. Not olarak: Bahse konu davada kişilerin güvenliği nedeniyle isimleri değiştirdim.

BİRCAN YILDIRIM

12,418 次观看 • 10 个月前

‼️‼️‼️ BİLMEYENLER İÇİN MASON GREENWOOD OLAYI: 🔎 Mason Greenwood’un çocukluk aşkı bir tanecik sevgilisi Harriet, 18 yaşındayken bir gün Mason’un takip edilenlerinde, okudukları lisedeki hafif meşrep kızı görür ve Mason’un ona like attığını fark eder. 🩸 Kıskançlık krizine giren Harriet, sinirlenir tartışma büyür ve her ergen ilişkisinde olduğu gibi kavga ederler. Harriet klasik ergen bir kız olarak sinirle ve alkolün etkisiyle kankalarının aklına uyar ve orasını burasını morartıp, suratını kanatıp üstüne montaj ses kayıtları hazırlayarak storyden paylaşarak Mason’a “ÇOK KÖTÜ BİR İFTİRA” atar. ⚖️ Harriet pişman olup story’yi hemen silse de olay çok büyür tüm ülkenin gündemine gelir ve kadın haklarının muhteşem olduğu İngiltere devleti de hemen dava açar. 🙏 Yaklaşık 1 yıl boyunca Greenwood’u suçlamak için araştırma yapılır fakat nafile… Greenwood’un o iğrenç şeyleri yaptığına dair hiçbir kanıt bulunamaz ve Greenwood kadın haklarının muhteşem olduğu ülkede resmen aklanır. 👼 Harriet, bu süreçte pişman olup Greenwood’dan defalarca af diler, bizim Mason saf çocuk bir de kıza çok aşık. Gönül işte… Bizimki büyüklük göstererek kızı affeder barışırlar ve daha sonra evlenip asla korunmadan her yıl 1 çocuk fırtlatarak 3 çocuklu mutlu muhteşem bir aile kurarlar. ✅ İşte olay bu kadar basit. 🐒 Bu konu üzerinden oyuncumuza en sık yapılan saldırı “kıza para verdi” veya “evlenme şartıyla davayı geri çekti” iftiraları… 🧠 Diyelim ki öyle oldu, be gerizekalılar bu kız mal mı parayı alır giderdi ya da ilk çocuktan sonra boşanır sülalesine yetecek nafakayla önüne bakardı. Saçmalık… 🤍 Bu çocuk, bu kıza hiçbir şey yapmamış işte. Bu her yerde kanıtlandı. Bu kız çocuğun masum olduğunu anlatmak için daha ne yapsın. Siz de kabul edin artık… ❤️‍🩹 Bu çocuk, çok zor günlerden geçti. Bu iki gencin aşkına saygı duyun, kıskanmayın, iftira atmayın. 👍 Greenwood affetiyse bizim için de konu kapanmıştır. 💛💙 Fenerbahçe’ye hoşgeldin evlat…

As Marca

387,016 次观看 • 11 天前

➡️ Ülkemizde 2018 yılında çıkartılan #İmarBarışı yasasına 10 Milyon'a yakın başvuru yapıldı. Yapılan başvurulardan yaklasık 3 Milyon yapıya #YapıKayıt belgesi verildi. Yaklaşık 6 milyon başvuru ödeme eksikliği yada farklı sebepler ile balge alamadı. ➡️ Özellikle 2019 yılında ülkemizde ve tüm dünyada patlak veren ve iki yıl kadar süren Covid-19 pandemisi nedeni ile vatandaşlarımız rahat nefes almak, kapanmalardan minimum ektilenmek adına kendi köyüne, kendi arazisine eklenti yada yeni yapılar yaparak daha binlercesi eklenmiştir. ➡️ Bugün bu konuda açılmış milyonlarca dava dosyası hem kamuyu, kamu kaynaklarını tüketmekte, hem de adliyenin adresini bilmeyen milyonlarca vatandaş bu konuda sıkıntı yaşamaktadır. ➡️ Daha önce bu konuda yaşanılan sıkıntıları gören BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ Genel Başkanı sayın Mustafa Destici, CHP 🇹🇷 Kayseri Milletvekili Sayın Çetin ARIK ve en son komisyonda bulunan ve TBMM Genel Kurulu oylanmayı bekleyen ve Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Sayın Doğan Bekin Tarafından sunulan kanun teklifleri vardır. Bu tekliflerin tamamı #ToplumsalBeklentiler haline dönüşen ve gelen talepler üzerine vekillerimiz buna inanmış, araştırmış ve teklif haline getirmişleridr. ➡️ Burada vazife #TBMM'ye ve vatandaşın oyları ile oraya gelen, vatandaşın sorunlarını çözecek olan milletvekillerine düşmektedir. ➡️ Barınma gerçek bir sorundur. Önce sorunu görüp kabul ettikten sonra siyasi malzeme yapmadan, akılc8 ve mantıklı bir çözüme kavusturulmalıdır. Aksi taktirde sorun var olmaya devam eder ve her geçen gün bir cığ topu gibi büyür gider. Bu konuda #YapıKayıt Çözüm bekler. Recep Tayyip Erdoğan Özgür Özel Devlet Bahçeli Yeniden Refah Partisi Ahmet Davutoğlu Ali Babacan Temel Karamollaoğlu

İMAR YASASINA TAKILANLAR DERNEĞİ TÜRKİYE

13,293 次观看 • 2 年前

11 MİLYON DOLAR VE KANDIRILAN BARO BAŞKANI Bundan tam 11 yıl önce, 7-8 Ekim 2013 tarihinde, TBB Delegeleri olağanüstü bir toplantı organize ederek, "munzam emeklilik yönergesi" isimli bir hukuk garabetine imza attılar. Bu yönergeye göre; TBB bütçesinde biriken para, genç meslektaşlar veya meslek için kullanılmak yerine 69 yaş üstü avukatlara hiçbir kayıt ve şart olmaksızın emeklilik maaşı şeklinde ödenecekti. 1 kişi hariç, 500'e yakın delegenin tamamının oy birliği ile bu yönerge kabul edildi. Bu yönergenin kabul edildiği toplantıda baromuzu temsil eden 100 ü aşkın delegenin arasında hali hazırda başkan adayı olan Av. Ali Gürbüz Av. Filiz Saraç Av.Hasan Kılıç Metin Uracin de vardı. Yine bir başka listeden delege adayı olan uğur yetimoğlu; hatta eski başkan Av. Mehmet Durakoğlu isimleri epey uzun yıllardır baro ile anılan Av.Ufuk ÖZKAP Turgay Demirci OZLEMAKSUNGAR da bu yönergeye kabul oyu verenler arasındaydı. Sıralı tam liste için: O gün 500 delege arasında sadece 1 kişi red oyu kullandı. O da şu an Avukat Hakları Grubumuzun başkan adayı M. Turgay BiLGE Ben ise bu yönergeyi öğrenir öğrenmez Danıştay’da YD talepli bir dava açtım. Önce YD talebim, 4 sene sonra da açtığım dava reddedildi. Red kararından 1 ay önce de Türkiye Barolar Birliği , “artık bu işi finanse edemediğini” söyleyerek emeklilik yönergesini belediyenin fakirlik yardımından beter hale getirdiler. (İlgili Yazı : ) 2 yıl sonra, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile iptal kararını alabildim. Her şey bittiğinde 4133 olan sayı, 37’ye düştü. Bu süre zarfında 4096 tane 69 yaş üstü avukat, ihtiyaç sahibi olmamasına rağmen bu bedavadan emeklilik yardımından faydalandı. Avukat Hakları Grubu ⚖️ başkan adayı Sayın M. Turgay BiLGE ile de bu dava sürecinde tanıştım. Tam bir “how i met your President” hikayesi oldu:) 2014-2015-2016 ve 2017 yıllarında toplamda o günkü kurlardan hesapladığımda 11 Milyon Dolar boşa harcandı. İlk videoda Başkan adayımız M. Turgay BiLGE 50 milyon ₺ diyor ama az söylüyor. Bugünkü rakamlardan 350 milyon Türk Lirası zarar var. İkinci videoda da eski başkan Av. Mehmet Durakoğlu 2019 yılında sorduğum bir soru üzerine; "... Düşünün çok geniş büyük bir salon 400-500 kişi var salonda, 3 ayrı ekranda yansıtarak böyle falan havalı bir genel kurul yaparak bize aktüer hesabın doğruluğunu anlattı. Şimdi ben oturup ver bakalım şu aktüerya hesabını bir de ben yaptırayım falan diyecek halim yok" diyerek günah çıkarıyor. Bizim ise bunu diyecek halimiz var. 19-20 Ekim seçiminde bir yol ayrımındayız. Bir tarafta baro kaynaklarını incelemeden, umursamadan adeta peşkeş çeken adaylar ki hepsi de o gün oradaydı! O toplantıda buna "evet" dedi. Diğer tarafta bununla mücadele eden avukatların olduğu Avukat Hakları Grubu Avukat Hakları Grubu ⚖️ Seçim sizin. (Son olarak, anlatmasam olmaz: bu davayı o dönem Ankara’da avukatlık yapan ve belki de bir kaç yıl sonra bu emeklilik maaşından faydalanabilecek olan babama gönderip, ona açtırdım. AvukatHG’nin diğer yukarıda saydığım adaylardan farkı tam da budur. Biz babamıza bile kıyak yapmayız)

Erdost Balcı

218,195 次观看 • 1 年前

● 2007'de Erdoğan'ın özel uçağı, 18 dakika boyunca radarda görünmez oldu. Ne pilotlar konuştu, ne kayıtlar bulundu. 2007 sonbaharında, Erdoğan'ın yurt içi bir programdan dönerken kullandığı devlet uçağı, inişten önceki 18 dakikada tüm hava trafik radarlarından kayboldu, Uçak ne radarda göründü, ne telsize yanıt verdi. Tüm kuleler " GEÇİCİ FREKANS ARIZASI " açıklaması yaptı. Ama pilotlar inişten sonra hiçbir teknik arıza tespit edilmediğini bildirdi, Olay kapatıldı. Ancak olaydan 2 gün sonra, Erdoğan 3 günlük görünmeyen bir "resmî program dışı inziva"ya çekildi. Yanında sadece 1 kişi vardı: ismi gizli tutulan eski bir istihbaratçı. Dönüşünde danışmanlarına șunu söylediği İddia edildi: “Hava karardı. Ama yukarıda başka ışıklar vardı.” O olay ne Meclis’e taşındı, ne raporlandı. Ama 2014 yılında bir Wiki kablosunda şöyle bir cümle geçti: “TR-ONE-FLIGHT. Unaccounted window. Political insulation confirmed.” TÜRKÇE : TR-ONE-FLIGHT. Hesaplanmamış pencere. Politik izolasyon doğrulandı. Gökler uyarmış ama anlaşılmamış. ●● 2011’de Erdoğan’ın e-posta hesabına gelen ve sadece 9 dakika açık kalan “sıfır gönderici” mesajı, MIT tarafından șifreli ileti sayıldı. O dönem başbakanken, Erdoğan’ın kişisel mail hesabına gelen bir e-posta sistemde kayıtlandi. – Gönderen: Yok. - Konu: Yok. - İçerik: Sadece 1 satırlık Latince bir cümle: “Non revertetur sine signo.” (Türkçesi: “’işaret olmadan geri dönmeyecek.”). REVERTETUR ne demek ? " Geri dönecek, GERİ dönüş. " demek ... Dönmek (eski bir duruma). REVERTED : GERİ ALINDI . KISACA : 1923 ' E yani KURULUŞ ayarlarına.. KISACA ,Gök "SENİ SEÇMEDİK " demiş .Seçilmiş olan geldiğinde geriye dönülecek ..." Demiş. Hala ısrarlar ,sonucu kablosuz fişle geziyoruz. E-posta 9 dakika içinde kendi kendine silindi. Sunucudan da silindiği raporlandı. Durum hemen MIT’e bildirildi. Aynı hafta Erdoğan 2 gün boyunca tüm programlarını iptal etti. Korumaları “şifreli tehdit olabilir” diye alarma geçti. Olaydan sonra Erdoğan’ın dijital haberleşme sistemi 3 katmanlı şifrelemeye alındı. E-postanın kimden geldiği asla tespit edilemedi. ●●● --Devletin çöküşü senaryosu -- “Kasım 1999 – Ankara Kapalı Oturumda kapanan Mikrofon” Olayı ... Kasım 1999’da TBMM’de yapılan “Gizli Güvenlik Oturumu” sırasında, Devlet Bahçeli 6 dakika boyunca konuştu.. Ama konuşma sırasında mikrofon sesi dışarıya verilmedi. Ve stenograflara (zabıt yazıcılarına) da kayıt alınması “devre dışı bırakıldı.” Oturumdan sonra sadece 2 şey kayıtlara geçti: 1. Oturum süresi toplam 47 dakika. 2. Bahçeli’nin konuşması, sistem dışı olarak “Y” işaretiyle kodlandı. BU “Y” kodu, devlet içi belgelerde Yalnızca “yüksek frekanslı șifreli bilgi” Içerdiğinde kullanılır. 2001’de sızdırılan bir askeri protokol notunda bu konuşmaya dair şu satır yer aldı: “Y kodlu içerik, Devletin çöküşü senaryosuna karşı pozisyon içeriyor. Konuşmacı, ‘Sistem çökerse onu yerden biz kaldırırız’ demiş.” Bu olay yillarca sadece kulaktan kulağa dolaştı: Ancak 2015’te emekli bir subay, katıldığı bir Panelde șu cümleyi kurdu: “O gün Bahçeli devletin fişini elinde tuttu,çekmedi.” FAKAT : KONUŞULAN konu neydi ? " Devletin çöküşü senaryosuna karşı pozisyon !!!" Şu anda çöken DEVLET VE SİSTEM . TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN tüm birikimi 25 yılda harcanarak, sistem ve devlet ayakta tutuldu. Devletin 100 yıllık birikimleri ile buraya gelindi. Ortada bir hikaye yok. Ortada , FİŞ kablosuz olarak elde gezen ,25 yıl öncesi konuşmacı ve tabi hükümet var . Kablosuz FİŞ icad edilmiş, yeni haberimiz oldu ... GÖKLER bu kişilere YÜKSEK FREKANSLI bilgi olarak KENDİNİZİ TOPLAYIN demiş. Dün, bugün fark etmiyor, hiç dikkate almamışlar... SONRA O Yüksek Frekans ne yapar acaba ??? #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

124,011 次观看 • 1 年前

SORUMLULAR VE SORUNLULAR DERHAL İSTİFA ETMELİDİR!.. Kamu Çerçeve protokolü imza altına alınmıştır. Bugün protokolü imzalayan sendika yöneticileri üyelerine karşı ağır sorumluluk içerisindedirler. Çünkü; bildiğiniz üzere 18 Temmuz 2025 tarihinde Hükümetle yapılan görüşmeler sonrasında 1 Eylülden itibaren Yüzde 16,67’ye ücret artışında anlaştık diyerek üyelerine duyuran ,resmi evrakları gönderen Türk İş ve Genel Merkez yöneticilerimiz daha sonra Bakanlık teklifini geri çekti demişlerdi. Ardından 30 Temmuz tarihinde Bakanlık bu durumu açık bir şekilde yalanlamış ve sendikaların bilerek kamuoyunu yanılttıklarını açıklamışlardı. Burada her iki taraf açısından da bakıldığında büyük bir skandal vardı ortada.; Eğer hükümet gerçekten 16,67’yi teklif ettiyse 1 Eylül’de vereceğini de vaat ettiyse bunun hükümet açısından devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığı netti. Bu kabul edilebilir bir şey değildi ve daha sert tepki gösterilmeli hatta Bakan bey dahil sorumlular istifaya çağrılmalıydı ama ısrarlı taleplerimize rağmen enteresan bir şekilde günlerce bu yapılmadı. O noktada akıllara kendi tarafımız açısından şu soru geliyor;Görüşmeleri yürüten sendika yetkilileri (sonradan gördüğümüz üzere el yazısı ile not kağıdına yazılan) Hükümetin verdiği teklifi ya anlamadılar ya anlamak istemediler ya da karşılıklı olarak bir oyun içinde işçiyi kandırıyorlardı. O nedenle taraflar çok net bir şekilde kamuoyuna çıkıp hesap verecek şekilde, şeffaf olarak açıklama yapmak zorunda iken bu yapılmadan Türk İş adına Ergün Atalay 18 Temmuz 2025 günü 1 gram geri atmam diyerek kamuoyuna basın açıklaması yapmakla yetindi. Ancak ardından yapılan görüşmelerde ortaya çıktı ki ortada olan bu skandalı örtbas etmek için kendilerini kurtarma adına oyun çevirmektedirler. Şöyle ki; bildiğiniz üzere Kamu Çerçeve Protokolü sonrasında her sendika ayrıca kendi sözleşmesini imzalayacak. Şu an bir çok sözleşmenin süresi dolmuş vaziyette o nedenle grev kararları alınıyor. Ancak görülüyor ki 19 Temmuz günü Hükümetle külliyede yapılan görüşmelerde sendika tarafı yöneticiler 16,67 de yaşanan büyük SKANDALDAN dolayı kendi itibarlarını kamuoyu önünde kurtarmak, rezil olmamak adına KÇP sonrası sözleşmelerde alınabilecek haklara karşılık 50TL’ye ve yüzde 11’e evet demişlerdir. Bu noktada işçinin kayıbı yalnızca ilk altı ayda 3-4 puan değildir. İki yıl toplamında yüzde 25 civarında kayıp ve en önemlisi verilen sözler doğrultusunda kendi sözleşmelerinde alınması gereken ilave haklardan mağduriyettir. Tamamen siyasi ortamın getirdiği baskı, tehdit, kendi yaptıkları hata üstüne hataları örtmek ve kişisel çıkar nedenleri ile yöneticilerimiz bu protokolü işçinin onayı olmadan imza altına almışlardır. O nedenle de bu oyunun içerisinde olan grev yasakları ve yüksek hakem tehditi ile cesaretle mücadele etmek yerine teslimiyetçi bir zihniyetle üyelerinin hak menfaatlerini düşünmeden imza atan başta Türk İş Ve Hak iş Yönetimi olmak üzere tüm tüm Genel Başkanlar İSTİFA Etmelidir. Üyelerine bu saatten sonra yapacakları en büyük hizmet bu olacaktır.

Hasan Atak

31,719 次观看 • 11 个月前

Herkesin Bilgisine: Öncelikle, tamamen iftira ve yalanlarla dolu, hiç bir dayanağı asla olmayan çamur atmalara dayanarak şahsıma "hakaret, küfür ve tehditler" eden herkes, avukatım tarafından yargı önünde hesap verecek. 1-) Önce 1980 de "bebek sattığımızı" iftirasını atan "Menderes İsimli şahsın" erotik videosunu, sn Özgür Özel'e hakaretlerini, Sn Cumhurbaşkanına hitaben küfürleri sessize alınmış videolarını izleyin. 2-) Pandemide Sn Cumhurbaşkanına hitaben ambulans isteyip, sonra gelen ambulansı ve erzak getirenleri kovan kişinin akli dengesine bakın. 3-) Ben o yıllarda Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Numune Hastanesinde Hastane Müdür Yardımcısı olarak idari görevde çalıştım. Başka Adana'da hiç bir hastanede asla görev yapmadım. Keza eşim de hiç bir resmi hastanede asla çalışmadı uzmanlıktan sonra doğrudan muayenehane açtı. 4-) Bu bilgilerin hepsi resmi kayıtlıdır ve kesindir, 1000 lerce de şahidi vardır. 5-) O yıllarda, bu şahsın da içinde olduğu gençlerden oluşan bir gurup, Adana'daki doktor muayenehalerinden düzenli (haraç) alıyorlarmış. Benim eşim kesinlikle haraç vermeyince, diğer doktorlar da vermemeye başlamışlar. 5-) Bu adam da "haraç almalarına engel olundu" diye ölünceye takıntılı bir şekilde kadar kin bellemiş. (Bunu bu yayınlarından sonra öğrendik, kişiyi hatırlamıyoruz bile) 6-) Adana'da, bizimle hiç alakası olmayan ailesini arayan bir evlatlık şahsın durumu gündeme gelince, bu Menderes isimli kişi de hemen hiç bir dayanağı olmadan kafasında yalan yanlış iftiralarını (cezai ehliyeti de yokmuş) intikam için döküp saçmaya başlamış. Sayfasında "TC Bir Hukuk Devletidir" yazan, "hak hukuk adalet" yazan kişilerin bile, meczup olduğu belli bir kişinin, hiç bir dayanağı olmayan çamur ve iftiralarını doğru kabul edip hakaret tehdit etmesi, sosyal medya mahkemesi! kurup yargısız infaz yapması HUKUK DEVLETİNDE olmak mıdır? Tekrarlıyorum, Avukatım, tek tek tespit ediyor, kim ne hakaret tehdit yazmış ise, hakim karşısına çıkacak, yargı önünde hukuk temelinde hesabını verecek. Delili varsa tabii ki sunacak. İnsan onuru ile oynamak bu kadar kolay olmamalı. Nesrin Çıtırık.

nesrin çıtırık

232,650 次观看 • 5 个月前

1-) İngiliz gizli servisi MI6 'ın faaliyet ve strateji raporu " adı altında elde etmiş olduğum bilgileri 2022 yılında aktardım. Hakaret yağmurları arasında oturdum ve izledim. Bugün ne oldu ? Geldiğimiz durumun ülke olarak raporda yazılan maddeler ortada. Şimdi diyorum : Ne oldu ? Yıl 2024 : Evet yaşadıklarınızı yaşamadan önce aktardık. Ama ne ala. Kulaklar sağır, gözler kör. A - ) İngiliz İstihbaratı MI6 raporundan... 186 sayfalık raporda 2023 yılı Ekim ayından itibaren, Türkiye için yazılmış olanlar. 2023 yılı Ekim ayı itibari ile ! 1- Türkiye ekonomik olarak iflas etmiş olacak. 2- Yabancı sermaye adı altında ve yurtdışı borçlandırma yöntemiyle ele geçirilmiş bankaların müslümanlık kullanılarak Arap sermayesine devredilmesi tamamlanarak ... Bankalara borcu olanların borç nüshaları ile ev, işyeri,araç ve arazilerine el konulacak. Yargıtay aşamasına kadar tüm mahkemelerde yerel ve istinaf mahkemelerinde yeterli hakim,savcı sayısına ulaşıldığı takdirde kimse hukuk yolu ile işini çözemeyecek. 3-IMF ve benzeri kurum ve kuruluşlardan Türkiye'ye asla nakdi yardım yapılmayacak. 4- Etnik ve dini guruplar ayaklandırılarak KAOS oluşturulacak ve akabinde Güneydoğu,Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgeleri ilk etapta ÖZERKLİĞE sonrasında ise Pontus ve Kürdistan gibi isimlerle Anadolu'dan ayrılmaya teşvik edilecek. 5- Altı parçalı federatif bölge planlaması hayata geçirilmek üzere Merkezi ve Otonom bölgeler paylaştırılacak. 6-TÜRK ordusu ve ASKERİ zayıflatılmış olarak silah ve tertibatı sınırlandırılacak. 7-Yunanistan'ın kıta sahanlığı hakkı muhafaza edilmek üzere Adalar ve Boğazların denetimi Yunanistan'a bırakılacak. 8-Ege bölgesinde araziler ve köyler kamulaştırılıp acele olarak devirleri yabancı kişi ve şirketlere devredilecek. 9-AKDENİZ' DE Türk varlığı sona erdirilecek. Radikal örgütler,dini cemaatler ,etnik mültecilere ve gerekirse Suriyeli mültecilere toprak sözü verilerek kışkırtma ve kaos çıkartılarak, Türk varlığının yok edilmesine yol açılacak. Bunun için kışkırtma ve Kaos çıkartılarak. Sevr 100 yıl sonra yeniden masada..!!! Peki böyle birşey mümkün olabilir mi ? Şu anda adım adım sona yaklaşıyoruz . Peki bunu durdurmak mümkün mü? Bu kitleyle mümkün değil. Buna bütün kitleler dahil . Neden ? Halkın arzusu bu planı farkında olmadan uygulanarak yaşama peşinde. Hakedilenler yaşanmadan millet tekrar ferasetini kazanmadan bu olmaz. 2023'te hepsi gerçekleşmedi. Ama çoğu gerçekleşti. Geriye kalanlar bundan sonra gerçekleşmeye devam eder. B- ) ABD'nin Afgan mültecileri Türkiye 'ye gönderme planı, bu planın uygulanması. ABD ordusu Dedeağaç'ta! ABD ordusu Suriye'de! ABD ordusu Kıbrıs ve Ege'de! ABD ordusu AFGAN(ASKERLERİ)İle Türkiye'de ! Geçtiğimiz yıl ABD'li yetkililerin Türkiye'ye gelen Afganlılara 14 ay dayanın,sonra sizi gelip alacağız sözü denilerek ,hepsini Türkiye'ye kitlediler. Gelip kimse almadı Afganları ? Afganlılar ,yetişmiş askerler ve ABD, Türkiye'ye sınırları kapatma dedi,Kapatmadık nitekim. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kendileriyle çalışan binlerce Afgan'ın Taliban'ın potansiyel saldırı tehdidi nedeniyle yeniden yerleştirme programı kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'ne götürüleceğini, program kapsamına alınacak kişilerin 12-14 ay sürmesi beklenen başvuru süreci boyunca üçüncü bir ülkede kalması ve bu ülkelere kendi imkanlarıyla gitmeleri gerektiği açıklanmıştı. Ne oldu ? Hatta,Ankara'nın Washinton'la gizlice 'açık kapı' politikası üzerinde anlaştığını iddia edenler de mevcut. "ABD Afganistan’da kendisine hizmet etmiş,Taliban'ın düşman olarak gördüğü 19.000 Afgan’ı ve aile üyelerini (toplamda 53.000 kişi) ülkesine almaya karar verdi. 1 milyona yakın destekçisine de hedef ülke olarak İran üzerinden Türkiye'yi gösterdi." Yani Türkiye'ye aktarılmış ASKER AFGANLI sayısı 1 milyon kişi! Açıklamalarım linkte .. 》Devamı

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

32,726 次观看 • 2 年前

■ ABD Başkanı TRUMP'IN yakın adamı : ABD'li senatör Lindsey Graham, Türkiye"yi tehdit etti: -Suriye Ordusu güçlerinin ve Türkiye'nin Kürt müttefiklerimize karşı daha da ilerlediğine dair raporlar alıyorum. -Bu hareketin ABD'den güçlü bir tepki doğuracağına inanıyorum. -Yeni Suriye hükümetine bir şans verilmesini desteklesem de,ISİD halifeliğini yok etmede ana güç olan ve yillar boyunca israil ile güçlü bir ittifak içinde I bulunan Kürt müttefiklerimize yönelik pervasız bir saldırıyı asla kabul etmeyeceğim. -Suriye hükümetine ve Türkiye'ye söylüyorum: Akıllıca : seçim yapın. ■ Fransa'da NATO'dan çekilme sürecini başlatan karar tasarısı Ulusal Meclis'e sunuldu. ■ Rothschild ailesinin İngiliz ve İsviçre ayağı Nathaniel Rothschild, X'te Donald Trump'tan İran'a müdahale etmesini ve Hamaney'i Moskova'ya göndermesini istedi. Rothschild Trump'ın Venezuela saldırısını da desteklemişti. ■ İsrailli vekil Akram Hasson: "Kürt devleti kurulmalı" "Halep'te Kürtlere yapılanın hesabı sorulmalı" diyerek, Suriye ile yapılan anlaşmaların bozulması çağrısında bulundu... ■ ABD Hava Kuvvetleri, İran'a yönelik olası bir saldırıya hazırlık için Katar`'daki El Udeid Üssündeki askeri uçaklarını tahliyeye başladı. Üsten en az 6 adet KC-135 tipi yakıt ikmal uçağının art arda havalandı. ■ TARİHTEN :: Akp'nin iktidara gelir gelmez ilk 100 günde yaptığı zamlar. (2003) Mazota 9 kez zam Benzine %16 zam ... ■ Uludağ'da kar tatili için bir gecelik otel fiyatı 42.000 TL'ye yükseldi... Kar kalınlığı 1 metreye yaklaşan Uludağ'da otellerdeki doluluk oranı % 80'e ulaştı. ■ İçişleri Bakanlığı, "Gereği Yapıldi" adlı bir mobil uygulama ile ihbar kabul etmeye başlayacak. Vatandaşlar çektiği görüntüler ile uygulama üzerinden asayiş ve trafik için şikayette bulunabilecek. ■ Plan Andinia adlı Yahudi hesabı : Arjantin'e bulunan --- Patagonya da 3 bin yıl önce vadedilmiş!! "Patagonya Yahudi halkına aittir. Vaat edilmiş topraklarımızdır ve burayı genişleteceğiz." Demiş... ■ Türk Hava Kuvvetleri’nin NATO çerçevesinde Baltık hava devriyesine gönderilmesi askerî ve siyasi açıdan sakıncalıdır. Türkiye, Rusya-Ukrayna Savaşı öncesinde NATO çerçevesinde Baltık gibi bölgelerde hava polisliği görevlerine Hava Kuvvetleri unsurlarımızı gönderiyordu. O dönemde bu görevler, kontrollü caydırıcılık ve müttefik dayanışması bağlamında değerlendiriliyordu. Ancak bugün durum farklıdır; saha çok daha risklidir. ■ "İsrail medyasından Kanal 14: “İran rejimi düştüğünde, ülkenin her noktasını vuracağız. Aynı Suriye’de Esad sonrası yaptığımız gibi.” " ■ Suriye ve Irak'ta çatışma bölgesinde bulunan 3 IŞİD'liye aileleri ile birlikte TC vatandaşlığı, *19 IŞİD'liye yabancı kimlik kartı verilmiş. *Abdulkafi Alshameri isimli militanın İstanbul Kültür Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde öğrenci olduğu, aynı zamanda üniversitede SGK’lı personel olarak çalıştığı tespit edildiği iddia edilmiş. ■ Yahudiler Arjantin'in ormanlarını yakıp küle çeviriyor. Arjantin'in yahudi başkanı Milei yanan orman alanlarının yangından sonra da korunması kanununu kaldırdıktan hemen sonra yangınlar başladı. İsrailliler arazileri satın alıp ülkeye çöküyor. YAZ BOYUNCA YANAN TÜRKİYE ORMANLARINI NEYİN BEDELİYDİ? ■ ARJANTİN HALKI : “Cennetimizi cehenneme çevirdiler! Bizi mahvettiler !Burada dönen dolabın herkes farkında. (Hükümet) Patagonya'yı Yahudilere peşkeş çekti. Topraklarımızı topluyorlar. Her yer onlarla doldu !” ■ " Rüşvetçi politikacıları, düzenbazları, hırsızları ve hainleri seçen halk kurban değildir, suç ortağıdır. " GEORGE ORWELL !!! ■ Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Sadi Uzunoğlu: "Artık ayda 400 bin lira geliriniz varsa orta sınıf sayılırsınız . " ■ Ukrayna Hava Kuvvetlerine ait bir F-16 uçağinın Rus S-300 hava savunma sistemi tarafından düşürüldüğü bildirildi. ■ Iran International: “İran’da sıkıyönetim ilan edildi.” İRAN : STARLİNK iletişimini bloke etti. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

15,799 次观看 • 6 个月前

"Newala Xwînê :Zilan 1930" Zilan bölgesi Van -Erciş ile Ağrı -Diyadin arasındaki dağlık bölgeden mütteşekil 60’tan fazla yerleşim birimini ihtiva eder. Bölgeyi deyim yerinde ise ortadan ikiye ayıran nehir de aynı isim ile anılır. Günümüzde Van-Erciş’in idari sınırları içerisinde yer alır. Zilan bölgesi, Şeyh Sait (Azadi) başkaldırısından hemen sonra, yani 1925'lerde devletin “tehlikeli” olarak kodladığı yerler arasında yer alır. Nitekim eski İttihatçı yeni Kemalist kadro Mustafa Abdülhalik Bey (Renda) 1926’da kaleme aldığı “gizli” ibareli raporda, “isyan potansiyeli taşıyan üç yer var: Ağrı dağı havalisi-Zilan bölgesi, Sason ve Dersim.” Cümlesini ısrarla vurgular. Ve “bu muhitlerin halledilmesinin genç Kemalist cumhuriyetin yararına olacağı” şeklinde katliama davetiye çıkaran, kasıtlı bir öneride bulunur. Nitekim Ağrı başkaldırısı 1930’da, Ağrı Dağı’ndan Zilan bölgesine taşınca, isyanın modern aklını teşkil eden Hoybun'un temsilcilerinden olan İhsan Nuri'nin pek de arzu etmediği hadiseler yaşanır. Zilan bölgesindeki karakollara saldırılır, askerler rehin alınır daha sonra Erciş’e saldırılır, uçak karargahındaki savaş uçakları imha edilir. İhsan Nuri de bizzat anılarında bu hadiselerden bahseder. “İsyancılar”ın kendi direktiflerini dinlemediklerinden yakınır. Yereldeki bazı tanıkların ifadelerine göre ise, bu hadiseleri tetikleyen Erciş’teki devletçi milis oluşumunun kendisidir. Hülasa, resmi tarihe “1930 Zeylan ayaklanması” olarak geçen bu hadiseler, aslında dönemin devlet aklı tarafından tertiplenen provokasyonlar zincirinden ibarettir. Bizzat Umumi Müfettiş (bir nevi dönemin OHAL valisi) İbrahim Tali Bey (İzgören) tarafından Ankara’ya “isyan” haberi ulaştırıldığında, Çankaya Köşkü ve Erkan-ı Harbiye karargâhı hareketlenir. Telgraf üstüne telgraf gönderilir, dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Bey (Çakmak) ve Başvekil İsmet Bey (İnönü) “eşkıyanın derhal tedip ve tenkil edilmesi” yani “örnek ve caydırıcılık oluşturacak şekilde cezalandırılmaları” emrini verirler. Bütün bu sürece -yani 1926-1930 yılları arası- bakıldığında iki mefhum kilit konumdadır: “Halletmek” ve “Tedip-tenkil”. Nitekim 1930 yazında binlerce askerden oluşan devasa bir ordu Zilan bölgesine girer, yarı resmi rakamlara göre 15 binden fazla sivil toplu şekilde öldürülür. Bütün köyler yakılır, ekinler ateşe verilir, su kuyularına toprak doldurulur. Hatta süt elde edilmemesi için inek, keçi ve koyunların göğüsleri kesilir. Kısacası Zilan bölgesi yaşamsızlaştırılır.Katliam fiziki olarak birkaç yıl boyunca devam eder, sağ kurtulanlar da sonradan bulundukları yerde infaz edilirler, daha sonra 1932’de Ankara’dan bir emir gelir -ki emrin sureti genelkurmay arşivinde mevcuttur, kitap olarak da basılmıştır- denilir ki “Gazi hazretleri diri eşkıya yakalanmasını arzuluyor” bu süreçten sonra göstermelik bir şekilde binden fazla kişi Adana’ya gönderilir, Adana Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava yıllarca sürer. Davanın akabinde yüzlerce aile Orta ve Batı Anadolu’ya sürgün edilir. Bunlardan biri de benim ailemdir.Öncelikle 1948’de “umumi af” ilan edilir. Adana Cezaevi'nde ve sürgünde bulunan mağdurlar bölgeye geri döner. Lakin Zilan hâlâ “yasak bölge” kapsamında olduğu için dönenler köylerine yerleşemezler. Akabinde Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte, mağdurlardan oluşan bir heyet Ankara'nın kapısını aşındırmaya başlar. Eski “Ağrı isyancısı” yeni Demokrat Parti Ağrı mebusu Halis Öztürk’ün de girişimi ile Zilan’daki “yasak bölge” uygulaması kısmi olarak kaldırılır. Yani Zilan Deresi'nin batısı “çiftlik” olarak devlete hibe edilirken, doğu yakası tekrar yerleşime açılır. Mağdurlar cenaze kalıntılarını nehir boyunca toprağa gömerek işe başlarlar. Daha sonra köylerini tekrar inşa ederler. Ama Zilan Deresi'nin batı yakası günümüzde de devletin uhdesindedir. Milk, Kunduk, Birhan, Bonizli, Sarkoy, Şorik, Pirneşin, Mirşud isimli köyler haritadan silindi. Arazilerinin bir kısmına Kırgız mülteciler yerleştirildi, geri kalanı da “At üretme çiftliği”ne dönüştürüldü.

sedat ulugana

145,468 次观看 • 3 年前