Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

📺 HT Spor Gündem 🎙️ Cem Dizdar: Ben üzerimdeki forma ile üzerinde forma olan oyuncuma küfür ettiğimde, aslında o içindeki adamla birlikte formaya, dolayısıyla giydiğim formaya da bunları yapıyorum. Dolayısıyla kendi benliğime yapıyorum.

13,708 görüntüleme • 10 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Sosyal medyada vücut hatları ile sürekli gündem olan kadının “beni kıskanmazsınız” akımıyla yaptığı itiraflar; "Hiç kesmiyorum videoyu bu arada, çünkü editlemekten nefret ediyorum. Beni kıskanmazsınız çünkü... Malım. Malım yani. Beni neden kıskanmazsın? Çünkü FaceApp kullanıyorum. Yani, shop yapıyorum. Videolarıma da shop yapıyorum. Bunu artık bilmeyen yok galiba, herkese söylüyorum. O yüzden vücut kıskanma olayını geçin. Öyle bir vücut gerçekten o kadar iyi exist değil. Okay, iyi bir vücudum var, o kadar iyi değil. Belimi inceltiyorum, bacaklarımı inceltiyorum, selülitlerimi kapatıyorum, yüzümdeki kusurları kapatıyorum. Bak şu an görebiliyorsun değil mi? FaceApp'le bunların hepsini yok ediyorum mesela. Yaşadığım şehirde tereyağ satılmıyor ve tereyağım bitti. Mesela bu sayede beni kıskanmana gerek yok. Büyük ihtimalle tereyağ yiyorsan, yaşadığın şehirde tereyağın vardır. Benim yok, köyde yaşıyorum çünkü. Beni kıskan... Beni kıskanmazsın çünkü arkadaşlar ben... Ben beyazlatıcı kremle bembeyaz oluyorum. Gerçekten ten rengim bembeyaz değil. Yani gerçekte exist olmayan bir ten rengini fake ediyorum aslında. O kadar beyaz bir ten... Bilmiyorum, hiç görmedim Türkiye'de. Beni kıskanmazsın çünkü gerçek memelerim sarkık. Ama destekli sütyenle onları toparlıyorum. Yapacak bir şey yok, öyle seviyorum. Beni kıskanmazsın çünkü asla gerçekte çıplak bacaklarımla ne şort ne etek, hiçbir şey giyemiyorum. Çünkü birbirlerine sürttükleri için pişik oluyorum. O yüzden sürekli çorapla bir şeyler giymek zorundayım ya da giydiğim şeylerin altına şort giymek zorundayım. 'Abla spor yap, zayıfla' falan diyeceksiniz. Hayır, vücudumu çok seviyorum. Niye shop yapıyorum? Shop'la daha çok seviyorum. O yüzden. Neyse, ama beni gerçekten kıskanmazsınız. Hani böyle beni hype'layan ya da çevrenizde 'Uf melek bu, çok iyi karı falan' diyen tipler varsa ona bu videoyu gönderebilirsiniz. Öyle bir karı exist değil çünkü. O hepsi hayal ürünü, hepsi shop, hepsi fake. Okay, güzel biriyim. İnsanlar gerçekte görünce tanıyıp yanıma fotoğraf çekilmeye geliyor, bence çok da farklı değilim demektir bu. Ama tabii ki de sosyal medyadakiyle aynısı değilim, değiştiriyorum, shop yapıyorum, skin bleaching yapıyorum. Eeee... Catfishing yapıyorum, lens kullanıyorum, kaynak kullanıyorum, korse kullanıyorum. Ya gerçekten beni kıskanmazsınız arkadaşlar. Benimle arkadaş olsanız hepsini öğretirim. Nasıl yaptığımı. Bir tane daha Barbie karakter yaratabilirsiniz yani, hiç sıkıntı değil. Çok basit çünkü bir şeyleri fake'lemek aşırı basit."
2:53

Sensitive content

Sosyal medyada vücut hatları ile sürekli gündem olan kadının “beni kıskanmazsınız” akımıyla yaptığı itiraflar; "Hiç kesmiyorum videoyu bu arada, çünkü editlemekten nefret ediyorum. Beni kıskanmazsınız çünkü... Malım. Malım yani. Beni neden kıskanmazsın? Çünkü FaceApp kullanıyorum. Yani, shop yapıyorum. Videolarıma da shop yapıyorum. Bunu artık bilmeyen yok galiba, herkese söylüyorum. O yüzden vücut kıskanma olayını geçin. Öyle bir vücut gerçekten o kadar iyi exist değil. Okay, iyi bir vücudum var, o kadar iyi değil. Belimi inceltiyorum, bacaklarımı inceltiyorum, selülitlerimi kapatıyorum, yüzümdeki kusurları kapatıyorum. Bak şu an görebiliyorsun değil mi? FaceApp'le bunların hepsini yok ediyorum mesela. Yaşadığım şehirde tereyağ satılmıyor ve tereyağım bitti. Mesela bu sayede beni kıskanmana gerek yok. Büyük ihtimalle tereyağ yiyorsan, yaşadığın şehirde tereyağın vardır. Benim yok, köyde yaşıyorum çünkü. Beni kıskan... Beni kıskanmazsın çünkü arkadaşlar ben... Ben beyazlatıcı kremle bembeyaz oluyorum. Gerçekten ten rengim bembeyaz değil. Yani gerçekte exist olmayan bir ten rengini fake ediyorum aslında. O kadar beyaz bir ten... Bilmiyorum, hiç görmedim Türkiye'de. Beni kıskanmazsın çünkü gerçek memelerim sarkık. Ama destekli sütyenle onları toparlıyorum. Yapacak bir şey yok, öyle seviyorum. Beni kıskanmazsın çünkü asla gerçekte çıplak bacaklarımla ne şort ne etek, hiçbir şey giyemiyorum. Çünkü birbirlerine sürttükleri için pişik oluyorum. O yüzden sürekli çorapla bir şeyler giymek zorundayım ya da giydiğim şeylerin altına şort giymek zorundayım. 'Abla spor yap, zayıfla' falan diyeceksiniz. Hayır, vücudumu çok seviyorum. Niye shop yapıyorum? Shop'la daha çok seviyorum. O yüzden. Neyse, ama beni gerçekten kıskanmazsınız. Hani böyle beni hype'layan ya da çevrenizde 'Uf melek bu, çok iyi karı falan' diyen tipler varsa ona bu videoyu gönderebilirsiniz. Öyle bir karı exist değil çünkü. O hepsi hayal ürünü, hepsi shop, hepsi fake. Okay, güzel biriyim. İnsanlar gerçekte görünce tanıyıp yanıma fotoğraf çekilmeye geliyor, bence çok da farklı değilim demektir bu. Ama tabii ki de sosyal medyadakiyle aynısı değilim, değiştiriyorum, shop yapıyorum, skin bleaching yapıyorum. Eeee... Catfishing yapıyorum, lens kullanıyorum, kaynak kullanıyorum, korse kullanıyorum. Ya gerçekten beni kıskanmazsınız arkadaşlar. Benimle arkadaş olsanız hepsini öğretirim. Nasıl yaptığımı. Bir tane daha Barbie karakter yaratabilirsiniz yani, hiç sıkıntı değil. Çok basit çünkü bir şeyleri fake'lemek aşırı basit."

BUZZ medya

545,497 görüntüleme • 27 gün önce

📺 HT Spor Gündem 🎙️ Ahmet Selim Kul: 3 Temmuz'a dair de bir iki cümle bahsedelim. Yine sosyal medyada bir kavga, kulüplerin açıklamaları... Ne söylesek bir yere çekilecek. Ama şunu söylemek istiyorum: Ne Fenerbahçe'ye ne de Trabzonspor'a bu gündemi karşılıklı tartışmalar üzerinden sürdürmenin bir fayda getirdiğini düşünmüyorum artık. Bugüne kadar bir sonuca varılmadı, bundan sonra da varılamayacağını düşünüyorum. Bazı konular artık konuşulmamalı. Günümüzde bu konuların gündelik hayatımızda bir karşılığı yok. Herkesin kendi inandığı var ve kimse bunu değiştiremeyecek. Bir Fenerbahçelinin kafasındaki düşünceyi de değiştiremezsin, bir Trabzonsporlunun kafasındaki düşünceyi de değiştiremezsin. Üstelik bu iki kutup birbirine çok benziyor ve bana göre ikisi de oldukça inatçı. Biz genç arkadaşlar bu konuyu kendi aramızda konuşup halledebiliyoruz. "Halledebiliyoruz" derken kastım, herkesin kendi köşesine çekilmesi. Ben bu kavganın sadece diğer kulüplere yaradığını düşünüyorum. Bu tartışmanın artık her iki kulübe de zarar verdiğine inanıyorum. Ayrıca bu kulüpler etrafında toplanıp bu konu üzerinden prim, para, makam ve mevki sahibi olan insanların işine yaradığını düşünüyorum. Ben etrafıma bakıyorum; o etkileşimlerin gerçek hayatta bir karşılığı yok. Ben yıllarca Fenerbahçe'yi takip ettim. Her yıl benzer tartışmalar yaşanıyor. Bu işin cefasını çekenler de belli, sıkıntısını yaşayanlar da belli. O yüzden ben bu konunun iki kulübe de hiçbir fayda getirmediğini düşünüyorum.

HT Spor

15,431 görüntüleme • 13 gün önce

-Video 18+ küfürlü görseller içeriyor.- FETÖ ilişkilerini ortaya koyduğum troll ekibi, verecek cevap bulamayınca iftira atmaya başlamış. Bir kısmı IŞİD yanlısı paylaşımlar yaptığımı yazmış. Bu paylaşımların nerede olduğunu tabiiki söylememişler, iftirayı atar atmaz da beni tekrar bloklamışlar. Bu çaresizliklerini izlemek aslında eğlenceli. "Ben IŞİD paylaşımları yapıyorum, 137 bin takipçim göremezken sadece bu FETÖ'cüler görüyor ama onlar da ekran görüntüsü almıyor." İki hafta düşündükten sonra verebildikleri cevap bu olmuş. Bu FETÖ'nün beyin takımı kaçarken komple Meriç'te boğuldu mu acaba? @DerinBoyutTR Kemalist ilkay Bu Albayım ismini kullanan tip de 16 dosyam olduğunu söylemiş. Hani detay da veriyor inandırıcı olsun diye. Profili inceleyince gerçek bir ruh hastası ile karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz. Adamın X'teki varlık sebebi insanlara küfretmek. Tabi küfür yemeyi de seviyor olabilir, orası biraz tartışmalı bir konu. Yani Albayım bin kişinin annesine küfür edince kendi annesine de bin kişi küfür ediyor doğal olarak. Bu orana bakınca küfür etmekten ziyade küfür yemeyi seviyormuş gibi duruyor. Yalnız bu çok itibarlı Kemalist görünümlü şahsın bir önceki hesabı, tartıştığı birisinin çocuğuna küfür ettiği için kapatılmış. Bunun affedilir bir tarafı yok. Bizim mahallede yaşıyor olsaydı sokağa çıkamazdı, Kemalist mahallesinde ise kimse umursamıyor, normal insan muamelesi yapıyorlar bu ruh hastasına. Hesabı, firari FETÖ'cü Adem Yavuz Aslan'ın paylaşımlarıyla dolu. İktidara kumpas kurduğu için tutuklanan FETÖ'cü polislerin, bir gün serbest kalıp intikam alacağını da söylüyor eski paylaşımlarında. FETÖ'nün 15 Temmuz'a dair en iğrenç iftiralarını muhafazakarları tahrik etmek amacıyla sürekli tekrarlıyor. En bilinen FETÖ hesapları da buna sürekli etkileşim veriyor. Öyle gizli FETÖ hesaplarından bahsetmiyorum, Profil fotosu Fetullah olan hesaplardan etkileşim alıyor küfürbaz Kemalist fenomenimiz. Herhangi bir paylaşımına girip kendiniz de kontrol edebilirsiniz. Ben bu tuhaf provokatörü daha görünür kılmak adına şuraya bir video bırakıp kendisinden hızla uzaklaşıyorum.

Abese İrca

42,033 görüntüleme • 6 ay önce

Doğru ne ise onu söylemeye devam edeceğim Serdar Kelleci: Antalya maçı ne olur? Arkadaşlar ve Okan hoca ile ilgili eleştiriler oluyor mu? Sosyal medyada da, medyada da olacak mı? Olacak. Ama arkadaşlar bakın, bu takımı buraya 4 senedir Okan hoca getirdi. Bu takımda yarın şampiyon olacaksa yine Okan hoca sayesinde olacaktır. Bugün evet kötü günde, bakın benim tarzım bu değil. O yüzden bazen sevilmeyen adamda oluyoruz, linçlenen adamda oluyoruz. Ama ben hep inandığımı söylerim. Neye inanıyorsam o doğrultuda da giderim. Okan Hoca ile ilgili de bugün şu an bahsettiği yapmak benim hoşuma gitmiyor. 4 senede şampiyon olmuş, 3 senedir özür dilerim, şampiyon olmuş bir hocanın bazen hata yapma lüksü vardır. Bugün de bir hata yaptığımı düşünüyorum. Antalya maçında hep söylediğim bir şey var. Biz ilkemle de bazen tartışırız. Bazen kızarım, ederim. Ama şimdi bir şeye başlayacaksak da o anda artık hepsine bir sünger çekip benim o moraliteyi yükseltmem gerekir. Bu yayının selayeti açısından. Çünkü ortak bir şey yapıyorsak, Galatasaray tarafları da ben de bu işin ortağıyım diyorsa, ben de bu işin bir parçasıyım diyorsa ki öyle, o zaman bugün Ben bir şey gördüm sosyal medyada. Okan Buruk istifa hashtag'i ile başlatılan kampanya 2. sırada. Ben yapmam. Ben bunu yapmam. Bakın sevmediğim adama da yapmam. Sevdiğim adama da yapmam. Bunu gerçekten şimdi öfkeyle tamam ama yani herkesin peşinden gitmek çok doğru bir şey değil. Herkes bu görüşte ben de bu hani bunu taraftar bazında söylüyorum. Bu bence Galatasaray'a zarar verir. Mesela bugün için tabii ki büyük ihtimalle YouTube kanallarında, televizyonlarda Okan Hoca ile ilgili çok büyük eleştiriler yapılmış olabilir ki doğaldır. Bunun yapılması gerekir. Ama taraftar bu şiddeti arttırdığı takdirde panikleşmeye bak, iş paniklemeye, panikleşmeye sürecine doğru gider ve hiç istenmeyen bir hikayenin sonunu yazabilir Galatasaray. Dolayısıyla burada aklıselimin devreye girmesi gereken anlar vardır. Bugün sosyal medyada birisi çok güzel bir şey yazmış. En çok hoşuma giden yorumlardan biri şuydu. Oğlum bak bu adam Galatasaray'ın şampiyon olacağı neredeyse olacağı günde kalkıp Galatasaray'la ilgili belki çok sükseli bir Samsun Spor galibiyeti bekliyorum. Bu işte kolay değil. Gerçekten bazen bunları demek çok kolay değil. Arkadaşlar bugünkü benim tarafıma olan linci görmüşsünüzdür. Maçtan önceki linç kültürünü görmüşsünüzdür. Bakın bunlar çok kolay şeyler değil. Ha ben bakmadım. Ama bakan her insan için bu mutlaka duygusal bir çöküntüye doğru gidebilir. Ben bugün ne yaptım? Ben buna inanıyordum. Galatasaray'ın burada işte bu hafta içinde yapılan idman taraftarı açık olan idman futbolcuların aleti ruhiyesi vesairesini gördükten sonra Samsun Sporu da izledikten sonra bunların hepsini totalinden bir şey çıkartıyorsun ve inandığımı söylemeye devam et yarın Antalya maçında yarın Kasımpaşa maçında yarın Fenerbahçe Konya Konya Fenerbahçe maçında da neyi görüyorsan onu söylemeye devam edeceğim rahatlamamdaki sebep şu arkadaşlar bakın futbolcular ve teknik direktörler zannettiğimizden çok daha fazla sosyal medyaya bakıyorlar. Bu tarafı unutursak, şimdi bu benim sorunum bu taraftar olarak. Elbette senin sorunun değil ama bilmiyorum ben de bir taraftardım küçükken ama takımımın kötü bir şey yaşamaması için elimden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorum. Ben ufak böyle bir Herkes şu an çok sinirli anlayabiliyorum. Tepkiler çok fazla değil mi? Ben yorumları okuyamıyorum şu an. Bana da tepki vardır mutlaka. Hala okul hoca diye belki vardır. Tamam tahmin edebiliyorum. Ama bakın geçmişte mesela ben de bu tribünlerde futbol seyircisi olarak gönlümden geçen o gönlümdeki takım için ben de tribünlerde yer almıştım ve ben bir Galatasaray-Bursa spor maçında bu hikayeyi anlattım. Benim çok canım yanardı küçükken.

Galatasarayultrataraftar

158,910 görüntüleme • 2 ay önce

“Buffon’un yerine kimi seçeceğime karar vermem gerektiğinde tercihim Toldo’dan yana oldu. Roma’dan Antonioli ve Milan’dan Abbiati gibi isimler de vardı ama ben Toldo’yu uygun gördüm. Bu da haliyle bir miktar homurdanmayı beraberinde getirdi. Neyse ki İtalyan basını bile sonunda Zoff’un kaleci tercihinin eleştirilmesinin ne kadar anlamsız olduğunu fark etti. Toldo uzun boylu, neredeyse iki metreye yakın, atletik bir çocuktu. Inter forması giyiyordu. Amsterdam’a doğru giderken, uçakta yanıma geldi ve sordu: ‘Mister, biz aslında daha önceden tanışıyoruz, biliyor musunuz?’ Ona biraz şaşkın bir ifadeyle baktım: ‘Tabii ki tanışıyoruz, seni yıllardır çalıştırıyorum.’ ‘Hayır hayır,’ dedi gülerek, ‘daha da önceden... Hatırlamıyor musunuz?’ Hatırlamıyordum. Sonra şöyle anlattı: ‘Ben Padova’da yaşıyordum. Sheraton otelinin açılışında siz oradaydınız, otelin müdürüyle birlikte gelmiştiniz. Ben de garson olarak çalışıyordum o zamanlar. Yanınıza gelip bir imza istemiştim.’ Yüzüne dikkatlice baktım, hafızamı zorladım. Ve birden her şey yerine oturdu. Arkadaşım Giorgio Manenti, yöneticisi olduğu lüks oteller zincirinin Padova’daki açılışına beni davet etmişti. O gün, imza isteyen kalabalığın arasında bir çocuk vardı: Uzun boylu, güler yüzlü, içten bir bakışa sahip. Kaleciliğe olan tutkusunu anlattığında gözlerinde bir parıltı vardı; o tutkuyu gözlerinden okumak mümkündü. İşte şimdi hatırlamıştım Toldo’yu. Francesco Toldo’yu. 29 Haziran günü, Amsterdam’daki hava tam anlamıyla mükemmeldi. Hollanda ile İtalya arasında oynanacak olan Avrupa Şampiyonası yarı finali için adeta biçilmiş kaftandı. Stadyumun tamamı turuncuya boyanmıştı. Tribünlerde tek bir boş yer yoktu ve herkes ev sahibi Hollanda’yı destekliyordu, doğal olarak. Spor hayatında karşınıza çıkabilecek pek çok talihsizlik vardır. Ama en kötülerinden biri, tam da yolunuza formunun zirvesindeki bir kaleci çıkmasıdır. İşte o gün o talihsizlik Hollanda’nın başına geldi. Toldo... Benim Toldo’m... O sabah çok iyi uyanmıştı ve belli ki kendi kendine şöyle demişti: — Bugün bu kaleye hiçbir şey girmeyecek!” - Dino Zoff

calciolog

50,083 görüntüleme • 11 ay önce

"Helal olsun Dürüst Adam" Serhat Akın: E sıkıntı yok zaten. Fenerbahçe'de başkan yüzdüğü için. Umurda değil onun. O yüzüyor. Onun hiç umurda değil. Büyük Fenerli ya kendisi. Sen tehdit et. Sıkıntı yok. Ben zaten tedavilerim var. Durumun belli değil. Bir gün bir yerde denk geliriz. Tamam mı? Ondan sonra dövüyor musun? Ne yapıyorsan yaparsın anladın mı? Boyun kadar kızım var. Ama insanları dövmekle tehdit ediyorsun. Senin demek ki ne alakın var. Ne kişiliğin var. Ne efendiliğin var. Yapacak bir şey yok. Ben seninle muhatap değilim. Sen şimdi diyorsun ya. Hiç teklif yapmadın bana. Sen televizyon kanalında spor müdürdün değil mi? Sen iki kere bana aracıyla haber yollayıp kanala istemediysen en adi şerefsiz benim. Tamam mı? Bak. İstemediysen o teklif yapmadın en adi şerefsiz benim. Eğer yok ben yapmadım diyorsan tamam ben kabul ediyorum ben şerefsizim. Ama eğer yaptıysan da yapmadım diyorsan en adi şerefsiz sensin. Ben ortaya sadece bunu söylüyorum. Bende kanıdı var. Teklifinin. Yazışması var. Yapmadım diyorsun. Oğlum siz nasıl insanlarsınız ya? Hani ortak yani ortak insanlara şahit olan insanlara mesaj atıyorsunuz. Serhat'la görüşmek istiyorum şey yapıyorum diye. Bunu kabul etmiyorsunuz. Ne var abi dersiniz ki ben Serhat'a teklif yaptım. O günün şartlarıyla uygun gördüm dersin. Hani bu kadar yalancılık, bu kadar yalan haber, bu kadar insanlara yanlış yönderme. Ama Allah'a şükür herkes kimin kalbinde ne var, kimin kalbinde kötülük var, kimin kalbinde iyi var çok iyi olur. Yalancı Serhat diyorsun ya. Zaten sana söyleyen eski futbolcuyla sen programa çıkıyorsun. O söylüyor. Kimin yalancı olduğu zaten ortada. Benim yalan söyleyecek bir şeyim yok. Ben zaten program yapıyorum. Ben senin gibi Burak Yılmaz'ı Ankara'dan işte Serhat'ın iddialamasını o yalan olur. Ben maçı görüyorum. Galatasaray'ı görüyorum. Fenerbahçe'yi beş taşıyorum diyorum. Benim yalan söyleyecek bir şeyim yok. Çünkü ben haberci değilim. O yüzden sen benim yalancı olup olmadığını bilemezsin. Ama sen Ali Koç'a nasıl yalakalık yaptığını zaten bütün Türkiye biliyor. Anladın mı? Benim Ali Koç'a borcum varmış. Ulan Ali Koç bunu konuşmuyor ama sen konuşuyorsun. Demek ki siz zaten bir sistemin içindesiniz. Bu sistemi tamam mı? Fenerbahçe camiası kulübü başkanı yıkmadığı sürece hiçbir şey olmaz diyorum ben de. Sizin gibi adamların kafasını ezmediği sürece hiçbir şey olmaz. Net söylüyorum. Ve halen size haber veren kim varsa ben yetkili olsam hepsini kovarım kulüpten. Sizi haber veren, size mama veren herkesi kovarım abi. Hak etmiyorsunuz çünkü. Çünkü siz Fenerbahçe'liğim diye geçinip Fenerbahçe'nin eski futbolcusuna sen dayakla tehdit edemezsin. Ne olursa olsun. Suçlu ben de olsam edemezsin abi. Anladın mı? Fenerbahçe'ye bu hale geldi. Niye? Çünkü başkan yüzüyor. Başkan dünyamdı değil. Başkan keyfini yapıyor. Sezon sonu zaten ayrılacak. İşte hayal satıyor. Kendi reklamını yapıyor. Ama sezonun başında söyledim. Bu adam da olmaz dedim. Yapacak bir şey yok. Ben konuyu kapatıyorum. Ben gerekeni söyledim. Ben bunları muhatap almayacağım. Bunlara daha fazla da prim vermeyeceğim. Bunlar gidip ne yapıyorsa yapsın. Size sadece söyleyeceğim bir şey var. Sadece takip edin. Ses olmadığı, kamera olmadığı tek başıma savaş verdim.

Galatasarayultrataraftar

81,405 görüntüleme • 4 ay önce

Bakın bu kızcağızın aşağıdaki paylaşımı aslında Türkiye'deki muhalefetin yapısal ve işlevsel en küçük biriminin ta kendisi. Bu gördüğünüz iki cümle birleşip bir hücre oluşturuyor ve bunun gibi sayısız hücrenin bir araya gelmesiyle de muhalefet denilen o kaotik organizma ortaya çıkıyor. BOSCH reklamında makineye bir renk skalası ile dizilmiş tabaklardan LGBT anlamı çıkaran halkın zekasını aşağılıyor zeka küpü. O renk skalası sözde verimliliği sembolize ettiği söylenerek oraya yerleştiriliyor ama asıl amacın yüksek zekalı halkımızın da çıkardığı anlam olduğunu herkes biliyor. Bu kızcağızın zekası da halkımız gibi yüksek olsaydı, renk skalasının sağına soluna eksik renkleri farklı şekillerde yerleştirip LGBT renklerini tamamladıklarını farkedebilirdi. BOSCH dünyada en çok LGBT'nin çalıştığı firma ve hatta şirketin içinde kendi eşcinsel grupları da var. BOSCH'un reklam kampanyalarını da bu eşcinsel grup kontrol ediyor. Öyleki BOSCH reklamları bugün başka bir paylaşımda da anlattığım gibi ikiye ayrılmış durumda. Sadece LGBT kitlesine hitaben hazırlanmış reklam setleri var. Mesela ABD'deki en uzun süreli kampanyasının başrolü eşcinsel bir karakter. BOSCH'un şirket binalarının girişinde LGBT flamaları asılı. Yani LGBT bir firma olsaydı, kesinlikle BOSCH olurdu. Kızımız halkımızın zekasının düşük olduğundan emin olduğu kadar kendi zekasının çok yüksek olduğundan da emin. O yüzden çok eğleniyor ve bu durumu görmesi için diğer çok zeki muhalif arkadaşlarını da duruma şahit olup eğlenmeleri için davet ediyor. Aslında ben de bu sanatsal sayılabilecek salaklığı herkesin görmesi taraftarıyım. Tarihte Firavun, Nemrut gibi kibriyle ünlü karakterler var ve üstüne biraz düşününce kibrin hakkını verdiklerini de görüyorsun. Adamlar, sonuncusu hariç bütün hasımlarına galip gelmişler. Cesaret desen var, zeka desen var. Bütün bunları kötüye kullanmış olsalar da bir insanın elde edebileceği en yüksek dünyevi makamları, mevkileri de öyle ya da böyle elde etmişler. Şimdi ben o adamların kibrini haksız bulmakla birlikte biraz olsun anlayabiliyorum ama mesela düşük zekalı dediği insanlar tarafından 24 senedir her karşı karşıya geldiğinde sinek gibi ezilen bu tiplerin kibrinin nereden geldiğini bir türlü anlayamıyorum. Zeka, en basit tanımıyla problem çözme yeteneği ise eğer sen 24 senedir temel problemin olan bu insanların iktidarını engelleyemedin. Onlar ise seni iktidardan indirdikleri gibi 24 sene boyunca da her karşı karşıya geldiğinizde de rezil edip gönderdiler. Onlar kendi problemini kesintisiz 24 yıldır çözüyor, çözemeyen sensin. Sen neyin kibrini yaşıyorsun be kızım?

Abese İrca

18,741 görüntüleme • 2 ay önce