Sensitive content

This media may contain sensitive content.

Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

hudutsuzsevda.s2

51,694 Aufrufe • vor 1 Jahr •via X (Twitter)

4 Kommentare

Profilbild von s
svor 1 Jahr

Adminliği dody'e devret çekil kenara ve izle @hudutsuzsevda_ EDİTİN MUHTEŞEMLİĞİ ellerine sağlıkkkk ❤️‍🔥

Profilbild von d
dvor 1 Jahr

yaa canim tesekkur ederimmm 🫶🏻

Profilbild von Irem
Iremvor 1 Jahr

Edit muhteşem olmuş 🫶👏👏

Profilbild von i s a ? ²⁴.⁴²
i s a ? ²⁴.⁴²vor 1 Jahr

💞

Ähnliche Videos

Manisa İl Başkanı İlksen Özalper (Muhittin Böcek'in iddiaları hk): Muhittin Böcek'in; düne kadar 'Muhittin Abi' dediğimiz, benim de 'Muhittin Abi' dediğim Muhittin Böcek'in yaptığı açıklamalardan sonra bu açıklamayı yapmak durumunda kaldım." "Çok kötü günlerden geçiyoruz. Kötülüğün içinden geçiyoruz, gerçekten kötülüğün içinden geçiyoruz. Çünkü Muhittin Böcek'in Manisa'ya geldiği gün milletvekillerim, Ferdi Başkanım, Demirhan, ben ve bütün il yöneticilerimiz hep birlikteydik. Burada bizi ziyaret etti. Ferdi'nin ofisinde bir çalışma yapıldı. Yapılan çalışma özellikle Annekart üzerine yapılan bir çalışmaydı. Projelerini anlattı. İşte o projelerden yola çıkarak biz nasıl projeler yapabiliriz, bunları konuştuk. Asla baş başa kaldıkları bir zaman dilimi olmadı." "Ancak yaptığı açıklamalar gerçekten hem bizi, hem Manisa'yı hem de Türkiye'yi çok üzdü. Olmayan, gerçek olmayan açıklamalar yaptı." "Çünkü biz öyle zor süreçlerden geçtik ki; o geçtiğimiz süreçlerde, dün de söylediğim gibi, küçücük bir arabanın içerisindeydik biz. Küçücük bir araba, hatırlarsınız belki. En çok da arkadaşım hatırlar. İçinde dört ya da beş koltuğun olduğu bir arabanın içerisinde ilçeleri dolaştık. Arada bir saat, iki saat boşluğumuz olduğunda Ferdi, gerçekten o 1.95'lik boyuyla kıvrılır, minnacık olurdu. Üşürdü de üzerine bir şey örterdik. O koltukların üzerinde yatardı. Biz de dışarıda, ilçe binasında insanlarla bir araya gelirdik." "Burada para değildi mesele. Ferdi'nin insanlığı vardı. Ferdi'nin gülen yüzü vardı. Ve emek vardı. Emekle kazanıldı. Bunlara cevap veremeyecek insanların, Ferdi'nin üzerinden böyle bir siyaset üretmesi, kendi paçalarını kurtarmak için yaptıkları şeyler asla kabul edilebilir şeyler değil.""

Nefes Gazetesi

165,718 Aufrufe • vor 7 Tagen

İstanbul Kongresi'ne ilişkin, Siyasi Partiler Kanunu'na aykırılık iddiasıyla açılmış bir dava var ve bu dava Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. Konusu bir ceza davası ve açılan mutlak butlan davasının dayanağı da bu dosya. Eğer Hukuk Mahkemesi'nde açılan bir davanın dayanağı ceza davasıysa, ceza davasındaki karar kesinleşmeden hukuk hakimi karar veremez. Çünkü vereceği karar, ceza mahkemesinin vereceği kararla bağlantılıdır ve onun sonucunu beklemek zorundadır. Ancak burada buna rağmen karar verildi. İkinci temel mesele şudur; esas kararın yerine geçebilecek, onun etkisini doğurabilecek bir tedbir kararı verilemez. Bu hukukun en temel kurallarından biridir. Şimdi verilen karar kesin mi? Hayır. Yargıtay bu kararı bozabilir mi? Elbette bozabilir. Ancak verilen tedbir kararı, esas kararın doğuracağı sonucu şimdiden ortaya çıkarıyor. Yani esas karar henüz verilmemiş, kesinleşmemiş olmasına rağmen onun etkisini yaratacak bir tedbir kararı verilmiş durumda. Bu da hukuken kabul edilemez. Peki, yıllardır görev yapan, sicil numaraları on binlerle ifade edilen hâkimler bu temel kuralları bilmiyorlar mı? Elbette biliyorlar. Ancak kararın siyasi niteliği nedeniyle böyle bir karar verdiklerini düşünüyorum. Burada anlattığım şeyler hukukun en temel kurallarıdır. Bu nedenle bu dava, CHP'nin CHP'ye karşı açtığı bir dava değildir. Bu siyasi bir davadır. Rejimle ilgili bir davadır. Yeni bir rejim inşasına dönük bir davadır ve böyle görülmelidir. Mesele, CHP'nin kontrol edilemeyen liderliğinin ve yönetiminin tasfiye edilmesi, yerine müesses nizamın çizdiği sınırlar içinde hareket edecek bir yönetimin getirilmesidir. Bu nedenle mesele yalnızca CHP'nin meselesi değildir. Hiçbir demokratik kurumun, hiçbir sivil toplum örgütünün bu yönetimin siyasal meşruiyetini kabul eden bir tutum içinde olmaması gerekir. Biz geçmişte hiçbir zaman kayyum yönetimlerini meşru kabul etmedik. Atanmış belediye başkanlarının bulunduğu yerlere gitmedik; bırakın belediye binasını, atanmış kişinin makamına dahi gitmedik. Benim asıl üzüntüm ise şudur: Tamamen siyasallaşmış bir yargının, açıkça hukuka aykırı biçimde verdiği bir kararın muhatabı olmayı; birlikte siyaset yaptığımız, aynı kurultayda seçildiğimiz arkadaşlarımız nasıl kabul edebiliyorlar? Bunu düşündükçe gerçekten öfkeleniyorum. Böyle bir durumda yapılması gereken şey çok açıktır. Bu görevi kabul etmezsiniz. "Ben bunun parçası olmuyorum, kim oluyorsa olsun" dersiniz. Nitekim bunu kabul etmeyen arkadaşlarımız da oldu. "Bize verilmeseydi başkası gelecekti" deniliyor. Gelsin. Hiçbir CHP'li böyle hukuk dışı bir kararın muhatabı değildir. Biz seçilmiş Parti Meclisi üyeleri olarak buna rıza göstermedik, göstermiyoruz derdik. Ama şimdi aynı kurultayda seçilmiş, aynı Parti Meclisi'nde görev yapmış kişiler çıkıp "Mahkeme karar verdi, ne yapalım, biz de geldik" diyebiliyorlar. Ben bunun kabul edilebilir olduğunu düşünmüyorum.

Sezgin Tanrıkulu

27,900 Aufrufe • vor 7 Tagen