Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Hüsnü Mahalli: (Erdoğan) 'Türkiye devrimi' diyor... Bir devrim otoyolla köprüyle mi gerçekleşir bir ülkenin 25 yıllık yaşamında? Kardeşim demokrasi ne oldu bir söyler misiniz bana? İnsan hakları ne oldu? Tarım ne oldu? İşçiler ne oldu? Emekliler ne oldu? Dış borç ne oldu? 600 milyarı geçti dış borç. Enflasyon ne...

29,497 görüntüleme • 15 gün önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

🇹🇷 İsmail Kahraman: TBMM 27. Başkanı ➖Havuz sistemini getirdi, dış borç almıyoruz. ➖Tefeciler çok rahatsız oldu. ➖Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık eylemi başladı; saat dokuzda ışıklar sönüyor. ➖ Lan ne oldu? Türkiye batıyor. Lan nasıl batıyor? ➖ Erbakan Hoca, Allah rahmet eylesin. ➖ Ben onunla 1963'ten itibaren hukukumuz olan, o zaman Hukuk Talebe Cemiyeti başkanıydım MTTB'den önce. ➖ Bir kişidir ki ufku çok geniş, inancı çok kavi ve sağlam. ➖ İki dünyalı, buna kesin inanmış mükemmel bir insandı. ➖ Çok güzel idare etti. ➖ 32 milyar dolar dış borcumuz vardı, kümülatif 46 milyar dolara çıkacaktı faizin faiziyle. ➖ Bunu 26'ya indirdi, hiç dıştan borç almadı. ➖ Tefeciler Türkiye gibi sağlam bir müşteriyi kaybetmiş oldular. ➖ Hazır paraları çalışıyor, yattıkları yerde kazananlar var. ➖ Dışarıdan kredi yok dedi, buradaki parayı alıp buraya koy. ➖ Havuz sistemi bu; ne kadar varlığın var, gelirin var koy, al %40. ➖ Ne kadar paraya ihtiyacın var, gel al, ver %50. ➖ Niye bankalara soyulacağız? Sen bizi soydurmazsın ha, bizim rahatımızı bozarsın! ➖ Allah Allah öyle şey mi olur? ➖ Sürekli aydınlık için bir dakika karanlık; saat dokuzda ışıklar sönüyor. ➖ Lan ne oldu? Türkiye batıyor. Lan nasıl batıyor? ➖ Dışarıdan borç almıyoruz, taban fiyatlarını görülmemiş şekilde arttırıyoruz. ➖ Mükemmel bir idare. ➖ Dış politikada D8; gelişmekte olan ülkeler, D8 ülkeleri. ➖ Malezya, Endonezya, Bangladeş, Pakistan, İran, Türkiye, Mısır, Nijerya. ➖ 800 milyon nüfus bir arada olacaklar, ihtiyaçlarını görecekler; müthiş bir pazar. ➖ Titredi Amerika, böyle bir pazarı kaybediyor. ➖ O anlaşmayı Çırağan'da imzaladı Türkiye. ➖ Anlaşmayı imza eden sekiz devletin devlet başkanları, o imza sahipleri en geç bir sene içerisinde iktidardan düştüler ya da öldüler. ➖ Oyun büyük; oyunun farkındadır Tayyip Erdoğan, farkında olduğu için ve direndiği için şimdi dünya yükleniyor.

Kuşçu

126,305 görüntüleme • 6 ay önce

🚨Adam Tarık'ı oynatmak istedi Nottingham Forrest maçından sonra. Adama edersen oynat diye baskı yaptılar. Kardeşim sustuk, sustuk, sustuk. Buramıza kadar geldi. 🗣Ümit Özat: Tedesco yok. Allah yüzümüze baktı. Galatasaray 7 puanı 2'ye düşürdü de biz buralara geldik. Ben size söylüyorum. Diyorum ki ya Okan Burak'a rağmen Galatasaray şampiyon olacak. Ya Saadettin Saran'a rağmen Fenerbahçe şampiyon olacak. Tedesco Antalya maçından sonra adam dağıldı. Adam Tarık'ı oynatmak istedi Nottingham Forrest maçından sonra. Adama ederson oynat diye baskı yaptılar. Kardeşim sustuk, sustuk, sustuk. Buramıza kadar geldi. Gripmiş. Ne gribi lan? Tedesco gripse 6 tane yardımcısı da mı grip? Hiç mi bu soruları soramıyorsunuz? Bir adam gripse diğer 6 tane yardımcısı da mı grip ya? Biz burada 30 kişi maç seyrediyoruz. 3'ü mutlaka hapşırıyor grip. O bu. Hepimiz oluyoruz. Bugüne kadar bu kulübün birinci yardımcı antrenörü değildi de Tedesco'nun mu birinci yardımcı antrenörü oldu? Şirazi o maçta kaydı hocam. Ya anlatıyorum abi. O maçtan önce bir şey oldu. Ben sana ne dedim? Ben bu işi yaptım kardeşim. Ben Türkiye'de 32 yaşında Fuat Derim, Şenol Güneş, Ersun Yanal, Samet Aybaba ile beraber o yaşta Süper Lig'de takım çalıştıran 5 antrenörden birisiyim. Hasbelkader bu işleri yaptım. Ben bir antrenörünün surat ifadesinden niye mutlu, niye mutsuz olduğunu anlarım. Anlarım. Bu adamın oradaki akülü kaydı. Kim bilir adama ne dediler? İşine mi karıştılar? Onu mu oynattı dediler? Ha sorsan yarın yalanlayacaklar. Biz demedik diyecekler. Bir de medyadaki hokkabazlar var. Osterwald'e bu takımın ruhuymuş. Ne ruhu lan Osterwald'den olsa olsa tuz ruhu olur. Osterwald'e bu takımın ruhuymuş. Sizi kandırıyorlar. Siz de bunlara inanıyorsunuz işinize geldiği için. Böyle bir şey olabilir mi ya? Beş tane transfer yaptım, beş tane. Hadi çıkar bakayım o paraları. Yazık, Kante'ye üzülüyorum çok. Yani sihir insan gibi duruyor da bana ne abi insanlığından ya? Bana ne abi? Sayın Başkan birkaç... Toreyra, Lemina. Maliyeti ne kadar? Ne kadar kardeşim? Çok bilinçler. Adam yüz yirmi beş harcadığı zaman Osman gibi adam alıyor. Adam Toreyra, ilk sene Toreyra, Oliviera. Oliviera'yı gönderdi. İkinci sene Torreira Kerem Demirbay. Kerem Demirbay'ı gönderdi. Yine şampiyon oldu. Üçüncü sene Torreira Sara. Onunla da şampiyon oldu. Sonra yanına Torreira Lemine. Onunla da şampiyon oldu. Yanına bir de Garmitur İlkay geldi. Onunla da şampiyon oldu. Bizim çok bilmişler gidiyor kendisiyle kanteyi alıyor. Lan bu adam 20 yaşında Arsenal'de oynuyordu. Ben biliyorum. Yürürsünüz. Kuzey Afrika kökenli oyuncu. Almayın. Almayın kardeşim. Fegül'ü de gördük. Berhan'da da gördük. Ennes'i de gördük. Nabil Dilar'da gördük. Gördük oğlu gördük. Fransa bir takımda oynadığına bakmayın. Ulemanın biri çıkmış ki geniş kadroya çağırılırsa şaşırmam. Lan ne geniş kadrosu? Geniş kadroya 19 yaşına kadar mı çağırılır? 26 yaşına kadar mı geniş kadroya çağırılır mı? Anten. Bunlar fena başarılı futbol aklı olmuş. İşlerine geldikleri için bunları dinliyorlar. Futbol aklını biliyor musun hocam? Bak bu sezon

Galatasarayultrataraftar

237,298 görüntüleme • 4 ay önce

SİZDEN GELENLER... MERHAMETTEN, VİCDANDAN BUKADAR MI UZAKSINIZ...!!! Bizim de tarafı olduğumuz Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesinde engelli çocuğu olan memurun tayin talepleri, yalnızca hizmet gerekleri değil, aynı zamanda çocuğun üstün yararı ve aile bütünlüğü gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği açıkça belirtilmesine rağmen bu ne zulümdür bu ne kanun tanımazlıktır böyle... Memuru ailesinden uzak bir yerde tutarak engelli çocuğunun bakımını ve eğitimini aksatacak şekilde yapmış olduğunuz bu tayin işlemi sözleşmeye açıkça aykırı değil mi? NE OLDU SİZİN AİLE YILINIZ.... KALBİNİZ BUKADAR MI TAŞLAŞTI... SİZE YAZIKLAR OLSUN... İÇİŞLERİ BAKANI SAYIN Ali Yerlikaya , EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ SAYIN Mahmut Demirtaş KALBİNİZDE İNSANLIK VE MERHAMETE DAİR ZERRE KADAR BİR İZ VARSA DERHAL BU MAĞDURİYETİ GİDERİN... Profilimde numaram yazıyor ulaşın bana irtibat vereyim... #polis #PolislerSusmayacak --------------------------------------- Abi Usulsüz işlemler yapan karakol amirinin bir tane polisi şikayet ettim. Soruşturma açıldı kısa zaman sonra aynı gün ifadeler alındı Bı kaç gün sonra,delil yok diyerek dosya kapatıldı. Evladım ağır engelli ökgv raporu mevcut.bir sabah bana WhatsApp mesaj Gel ilişiğini kes, başka bir ilçeye tayın edildim.Engelli haklarına göre bu usulsüz dedik ama boş. Cimer yazdım boş, Baş müdürle görüş talep ettim boş, yaklaşık 6aydır muhatap almıyorlar.şimdi Allah korusun benim evladıma bir şey olursa yetişemezsem, Bir baba olarak sence ne ne yaparım?. Bizler ne için yaşıyoruz,ne için çalışıyoruz. Ama sağolsun kurumumuz Bizimle eğleniyor. Hakkımı helal etmiyorum. Dünyada 57 vaka çalışması olan ultra nadir mücadele eden,aslanlar gibi bir Evladımın videosunu gönderiyorum. Lütfen bu paylaşımı mida herkes paylaşırsa, memnun olurum, saygılar.

Bombacimlym3

37,415 görüntüleme • 11 ay önce

Helal Olsun Çok doğru konuştu noktayı koydu Nihat Kahveci: Bu nedir abi topluma mı savaş açtınız bu abi ne oldu ya ne oldu savaşa mı gittik ne oldu hani kiminle savaşıyorsunuz ya sizi bak hep tekrara düşüyorsun size bak tekrar söylüyorum size kim küfür ettiyse bel altı eleştirdiyse yine bireysel onlarla hesaplaşın abi bu adalet bakanını filan çağırma olayı nedir ya yani adalet bakanına niye çağrıda bulunuyorsun kanun var yasa var bak burası bile bende muallak ya adalet bakanına çağrıda bulunarak büyük kitlelere bir tehditte mi bulunuyorsun sayın başkanım ya bir şey söyleyeceğim ya dediğim iyi anlaşılsın bak ya ben İbrahim başkanın düşmanı falan filan değilim ya bu ülkede kanun var bana biri küfür ettiyse değil mi onun hesabını buluyorum avukatıma bireysel söylüyorum bu bana küfür etti ben yapmıyorum da yapanlar var biliyorum değil mi onun kanunu var zaten onun cezası ya sen niye şu an adalet bakanına çağrıda bulunuyorsun ve İstanbul'da da değil mi başsavcılık dönemi burada belki yok da oradan da tanıdığım adalet bakanı Akın Gürlek diyor ya kanun var bu ülkede 2026 yılı Türkiye'sini bile bilmeyen bir başkanımız var başkanım sana hakaret ettilerse şikayet edebiliyorsun hakan Çalhanoğlu sana hakaret ettilerse şikayet edebiliyorsun arda Güler sana hakaret ettilerse şikayet edebiliyorsun uğurcan hakaret ettiler şikayet edebiliyorsun montella sen de şikayet edebiliyorsun buralara girmesini ben anlamadım zaten bunun kanun nizamı yok mu ne bileyim var var var var e o zaman neden adalet bakanının ismi anılıyor ben onu anlamadım ya biri bizim çocuklara bizim çocuklara başka çocuklar dedi küfür etti hakaret etti abi sen onu zaten mahkemeye bulup adresini kim olduğunu şikayet edebiliyorsun federasyon olarak madem bundan rahatsız olundu şikayet edin evet dava açın doğru mu abi ben ben mi başka türlü düşünüyorum ben anlamıyorum yani şimdi adalet bakanıyla ne alakası var bu olayın e yani o kendi kendine mi bir aksiyon alacak varsa bir şikayetiniz şikayet edebiliyorsunuz adalet bakanı 1 milyon tane işle uğraşıyor zaten evet ya bir şey söyleyeyim ya ben bilmiyorum abi ya ben başka kafayım ya da bende bir sıkıntı var yok sen.

Galatasarayultrataraftar

76,495 görüntüleme • 2 ay önce

Gazeteci Deniz Zeyrek, Özgür Özel'e yöneltilen rüşvet suçlamaları hakkında; ​"Kendisi de söyledi, dedi ki: 'Ya insan bir utanır.' Yani birine rüşvet suçu diye işlem yapacaksın, onunla ilgili algı yaratmaya çalışacaksın... Rüşvet nedir? Kim alır rüşveti? Neam kamu görevlisi diyor Özgür Özel. 'Yaptığım iş ne? İhale mi dağıtıyorum? Utanmazlığın dik alasıdır' diyor. ​Halbuki gerçekten de böyle bir... Yani gerçekten suçların içi boşaltılıyor. Yani rüşvet, irtikap vesaire falan bu tanımların içi boşaltılıyor. ​Yani bugün... Bugüne kadar Özgür Özel'e yöneltilen rüşvet suçlamalarına bak. Özcan Yalım, 'Haluk Başkan' diyorlardı ya o, 'duvardan atmış Özgür Özel'in sitesine.' Özgür Özel almış mı, almamış mı bilmiyor, duvardan atmış. ​Muhittin Böcek, 'Ferdi Zeyrek'e vermiş 950 bin euro.' Ondan sonra Özgür Özel'e aktarılmak üzere... İşte bilmem Gökhan Böcek CHP'de 6. katta 1 milyon euroyu Veli Ağbaba'nın danışmanına vermiş falan... ​Hiçbirinde Özgür Özel hiçbir yerde yok. Yani ne somut bir şey... Koskoca Adalet Bakanı çıktı dedi ki: 'Özgür Özel Manisa'nın girişinde bir benzinlikte Muhittin Böcek'le buluştuğuna dair, orada da 20 milyon euro aldığına dair bir şey var, bilgi var' dedi. 'Muhittin Böcek yakında itirafçı olacak' dedi. Ne oldu o iddia mesela? ​Yani bu gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir şey bu. Ülkenin Adalet Bakanı çıkıyor, bir iddia ortaya atıyor ve o iddianın unutulması için şimdi çaba gösteriyorlar. Ne oldu ya? Yani bu Manisa'nın girişindeki benzinlikte Muhittin Böcek'le Özgür Özel'in buluştuğuna dair, 20 milyon dolardı galiba, Özgür Özel'e Muhittin Böcek'in verdiğine dair bu iddia ne oldu? ​Yani ben hesapladım oturdum üşenmeden. Arada kaynadı gitti ama tekrar söyleyeceğim. Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek'in Veli Ağbaba'ya, Özgür Özel'e, Ekrem İmamoğlu'na ve rahmetli Ferdi Zeyrek'e verdiklerini iddia ettiği para miktarı ne kadar biliyor musunuz? 1 milyar 260 milyon lira! 1 milyar 260 milyon lira, eski parayla 1 katrilyon 260 trilyon lira! Ya dalga mı geçiyorsunuz siz arkadaşlar ya? ​Şimdi buradan Özgür Özel'e rüşvet, zincirleme rüşvet falan... Ya el insaf! Bir de adamın hayatı ortada ya! Özgür Özel'in hayatı ortada. Kızına bir tane ev almışlar, onu bile teşhir ettiler. Adresini sızdırdılar, bilmem rüşvet şeyiymiş gibi gösterdiler. Karı koca eczacı, iki tane eczaneleri var, milletvekili yıllardır... Yani yaşamı ortada ya! Parayla pulla ilişkisi olmadığı her halinden belli olan bir adam var orada. Bu adama kalkmışlar zincirleme rüşvet algısı yaratmaya çalışıyorlar. O da haklı olarak 'Tüh, el insaf ya' diyor"

Pardon

47,722 görüntüleme • 23 gün önce

Gazeteci Deniz Zeyrek, Özgür Özel'e yöneltilen rüşvet suçlamaları hakkında; ​"Kendisi de söyledi, dedi ki: 'Ya insan bir utanır.' Yani birine rüşvet suçu diye işlem yapacaksın, onunla ilgili algı yaratmaya çalışacaksın... Rüşvet nedir? Kim alır rüşveti? Neam kamu görevlisi diyor Özgür Özel. 'Yaptığım iş ne? İhale mi dağıtıyorum? Utanmazlığın dik alasıdır' diyor. ​Halbuki gerçekten de böyle bir... Yani gerçekten suçların içi boşaltılıyor. Yani rüşvet, irtikap vesaire falan bu tanımların içi boşaltılıyor. ​Yani bugün... Bugüne kadar Özgür Özel'e yöneltilen rüşvet suçlamalarına bak. Özcan Yalım, 'Haluk Başkan' diyorlardı ya o, 'duvardan atmış Özgür Özel'in sitesine.' Özgür Özel almış mı, almamış mı bilmiyor, duvardan atmış. ​Muhittin Böcek, 'Ferdi Zeyrek'e vermiş 950 bin euro.' Ondan sonra Özgür Özel'e aktarılmak üzere... İşte bilmem Gökhan Böcek CHP'de 6. katta 1 milyon euroyu Veli Ağbaba'nın danışmanına vermiş falan... ​Hiçbirinde Özgür Özel hiçbir yerde yok. Yani ne somut bir şey... Koskoca Adalet Bakanı çıktı dedi ki: 'Özgür Özel Manisa'nın girişinde bir benzinlikte Muhittin Böcek'le buluştuğuna dair, orada da 20 milyon euro aldığına dair bir şey var, bilgi var' dedi. 'Muhittin Böcek yakında itirafçı olacak' dedi. Ne oldu o iddia mesela? ​Yani bu gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir şey bu. Ülkenin Adalet Bakanı çıkıyor, bir iddia ortaya atıyor ve o iddianın unutulması için şimdi çaba gösteriyorlar. Ne oldu ya? Yani bu Manisa'nın girişindeki benzinlikte Muhittin Böcek'le Özgür Özel'in buluştuğuna dair, 20 milyon dolardı galiba, Özgür Özel'e Muhittin Böcek'in verdiğine dair bu iddia ne oldu? ​Yani ben hesapladım oturdum üşenmeden. Arada kaynadı gitti ama tekrar söyleyeceğim. Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek'in Veli Ağbaba'ya, Özgür Özel'e, Ekrem İmamoğlu'na ve rahmetli Ferdi Zeyrek'e verdiklerini iddia ettiği para miktarı ne kadar biliyor musunuz? 1 milyar 260 milyon lira! 1 milyar 260 milyon lira, eski parayla 1 katrilyon 260 trilyon lira! Ya dalga mı geçiyorsunuz siz arkadaşlar ya? ​Şimdi buradan Özgür Özel'e rüşvet, zincirleme rüşvet falan... Ya el insaf! Bir de adamın hayatı ortada ya! Özgür Özel'in hayatı ortada. Kızına bir tane ev almışlar, onu bile teşhir ettiler. Adresini sızdırdılar, bilmem rüşvet şeyiymiş gibi gösterdiler. Karı koca eczacı, iki tane eczaneleri var, milletvekili yıllardır... Yani yaşamı ortada ya! Parayla pulla ilişkisi olmadığı her halinden belli olan bir adam var orada. Bu adama kalkmışlar zincirleme rüşvet algısı yaratmaya çalışıyorlar. O da haklı olarak 'Tüh, el insaf ya' diyor"

Frekans

55,481 görüntüleme • 23 gün önce

Fuat Göktaş Burak Yılmaz'ın söylediklerine Verdiği cevap şaka gibi Gökhan Dinç: Fuat Göktaş beni aradı, öyle oldu, beni bahis yaptın dedi. Yok efendim o sendin dedi. Sonra döndü telefon açtı. Dedi ki yok efendim o sen değildin. Bilmem ne bana yoklama çekti dedi. Ben de Sayın Futbol Federasyonu Başkan Vekili Fuat Göktaş'a telefon açtım. Ve dedim ki normal şartlarda böyle cevap vermezdiniz. Evet biliyorum. Hatta bunu da konuştuk. Ben normalde futbolun önemli paydaşlarından birisiyim. yönetici pozisyonundayım. Ben bir teknik direktöre bu şekilde karşılık vermem. Vermemem lazım. Ama derim ben ısrar ettim. Dedim ki ne oldu? Telefonda neler oldu? Her ikisine de. Her iki konuşmaya da. Şimdi öncelikli olarak Burak Hoca'nın bir kere ilk telefon açması değil. Burak Hoca da bunu anlatıyor. Ve Burak Hoca şunu söylüyor. Diyor ki telefon açtım beni doğradılar. Beni doğuruyorsunuz. Sen beni doğratıyorsun hakemlerine. Demiş ya Fuat Göktaş'a. Fuat Göktaş diyor ki benim maçtan bile haberim yok. Hangi pozisyondan bahsediyor ondan da haberim yok. Bana telefon açtı beni hakemlere doğratıyorsun dedi. Ve sonrasında şöyle bir ifade kullanıyor Fuat Bey. Burak Hoca bana telefon açıp hakemlerinle beni doğrattın yeter artık diye üst perdeden yüksek sesli bir şekilde konuşuyor. Normal şartlar altında bir başkan vekiline. Böyle bir teknik direktörü, daha doğrusu teknik direktörle başkan vekili niye muhatap oluyor o da bilmiyorum da. Başkanı ararsın, başkan vekilini arar, başkan vekilini mevkidaşı konuşur. Öfke nöbeti geçiriyor, sonrasında ellerinden öperim diyerek telefonu kapatıyordu diyor Fuat Göktaş. Burak Hoca bana telefon açıp hakemlerine beni doğrattın yeter dedi, öfke nöbeti geçiriyor. Sonrasında ellerinizden öperim deyip telefonu kapatıyordu. Bir önceki hakem olayında bu yaşandı diyor. Bu son derece ilginç ellerinden öperim falan kısmı. Atıldığı maçtan sonra söyledikleri hani bir nebze hoşgörüyle karşıladım. Ama Burak Hoca öfke nöbeti geçiriyor. Bundan sonraki son söylediği ifadelere hoşgörü göstermem mümkün değil diyor Fuat Göktaş. Nasıl bir hoşgörü göstermez ne yapar ne eder bilmem Fuat Göktaş beyefendi. Ama ifadeleri bu. Bir kez daha söyleyeyim. Bir kez daha söyleyeyim. Toplu halde söyleyeyim de. Toplu halde söyleyeyim de. Burak Hoca bana telefon açıp hakemlerinle beni doğrattın, yeter artık dedi. Öfke nöbeti geçiriyor. Sonrasında da ellerinizden öperim deyip telefonu kapatıyor. Bir önceki hakeme olayında da böyle oldu. Atıldığı maçtan sonra ilk olayda bana söylediklerine hoşgörü gösterdim. Ama buna hoşgörü gösteremem. Biz eski Burak Yılmaz'ı seviyorduk. Bunlar son derece tutarsız davranışlar. Burak Hoca bir önceki maçta da öfke nöbeti geçirdiğini zaten Burak Yılmaz'da kabul ediyor zaman zaman. Kötü konuştum diyor. Kötü konuştum. Ama konuşmayacaksın Burak Hocam, kötü konuşmayacaksın haksız duruma düşüyorsun. Yani Türkiye'de böyle. Haksızsın, isyan ediyorsun, cümlelerinden bir şeyler bahsetmeye çalışıyorsun. Böyle diyorsun, herkesin bir üstü bu var abi, benim de bir üstü bu var. Benim de bir üstü bu var. Ama işte... Haksız duruma düşüyoruz bazen. Böyle bağırarak, çağırarak, yükselderek falan böyle haksız duruma düşüyoruz. Sonuç itibariyle şu. Türkiye'de bugün çekilen fotoğraf çok net. Türk futbolunun ne kadar kötü yönetildiğini gösteriyor. Bir de bakın bu tartışmaların olduğu günlerde şimdi Fenerbahçe'de durduk yere Türkiye Futbol Federasyonu'nu ziyaret ediyor.

Galatasarayultrataraftar

47,804 görüntüleme • 4 ay önce

İşin Altında Başka Bir Gerçek Var! O gerçek de şu; ne yaparlarsa yapsınlar, bunlar kendilerini İslam dininin temsilcisi olarak gördüklerinden ve İslam'ı referans alan bir siyasi parti diye ortaya çıktıklarından, İslam diniyle özdeşleştiler. Sonunda ne oldu? Sonunda şu oldu: Bunlar gelmeden önce camiler dolar taşardı. Hatta camilerde cuma günleri yer bulunmazdı. Camilerin önüne hasır falan serilir, caddelere taşardı cemaat... Şimdi camiler boş ya da boşalıyor. Bunlar geldikten sonra birçok orta yaşlı kişi 'Ben artık camiye gitmiyorum. Bunlar geldikten sonra bıraktım.' diyorlar. Görüyoruz. Ama başka bir derin gerçek daha var. Yarınki Türkiye'nin insan dokusunu oluşturacak olan 'Z' ve arkadan gelecek olan 'Alfa' kuşağının şu anda, yüzde 70'i deist. 10 yıl önceki araştırma... Yani, Allah'a inanıyor, dine inanmıyorlar. Bunlar ne yaparlarsa yapsınlar, bütün bu yaptıkları ters tepecek. Dindar ve kindar bir kuşak yetiştirmek savıyla ortaya çıkarken problem burada başlıyor. Geçmişte mahyalarda, iki minare arasında 'Kin tutma!' yazardı. Şimdi ise Fazıl'ın şiirinden alıntılanarak 'dinine ve kinine' diye bir söylem oluşturuluyor. Ne demek 'Dinine ve kinine...'? Ben de bir şiir yazdım. 'Yunus'un dinidir dinim, ne öcüm vardır, ne kinim...' diye başlıyor. Bunu niye yapıyorlar? Çünkü geleceğin kendilerine ne getireceğini görüyorlar. Onun için ne diyorlar? 'Halk ne kadar cahil olursa o kadar iyidir. Eğitim seviyesi yükseldikçe oylarımız düşüyor.' diyorlar. Ne demektir? 'Ne kadar cahil, o kadar iyi...'. Zorunlu din dersinin olması, bir defa devletin 'Laiklik' niteliğini tek başına yok eder. Ve bunu da Kenan Evren başımıza açtı. 'Zorunlu din dersi' ne? Diyorsun ki yurttaşlara; 'Din budur.' Kardeşim ne hakkın var? Hangi dini anlatıyorsun? Bir de tek mezhebin tek anlayışı. Yani sünnilik diyeceğim de, sünnilik de değil. Sünniliğin bir yorumu bu... Onu dayatıyorsun! Emevi... Emevi den de, Ebusuud... Osmanlıyı çökerten din anlayışı... Ne oluyor? Niye yapıyorsun bunu? Gençlik 'dinine, kinine...'. Evet! 'Dinine' değil ama 'Kinine' sahip çıkan bir gençlik oluşuyor. Size kin duyuyorlar. Yaptığınız her yanlıştan ötürü Müslümanlık yara alıyor. Anlattığınız İslam'dan ötürü gençler İslam'dan kopuyorlar. Milli Eğitim Bakanı istediği kadar müfredat yapsın. Biliyorsunuz imam hatip okullarına da karşıyım. Yanlıştır! Devlet imam yetiştirmez. Yanlış! Bunları şimdi 5000'e çıkardınız. Ama ne oluyor? Yüzde 30'u deist. Bu da araştırma sonucu... Yani olmuyor. Zorlamayın. Siz kendi kafanızı düzeltin! Bir ara Recep Tayyip Erdoğan çok doğru bir şey söyledi. Çok doğruydu. 'Bir takım alim geçinen alimler, kadın haklarıyla ilgili şeriattaki hükümleri söylüyorlar ve savunuyorlar. Çok rahatsız edici şeyler söylediler. 1400 sene önceki hükümle bugün İslam anlatılabilir mi? Bunlar İslam'ın güncellenmesi gerektiğini bilmeyecek kadar aciz insanlar. Hiç 1400-1500 yıl önceki hükümlerle şimdiki örtüşebilir mi?' Ve devam etti... 'Şimdi' dedi; 'Benim bu sözlerim karşısında hoca efendiler beni tefe koyup çalacaklar. Rabbim tefe koymasın!' Aman Allah'ım!.. Bunlar ne sözler? Alkışladım! Ey Milli Eğitim Bakanı, ey onun gibi düşünenler; Böyle yaparsanız sandığınız gibi kişileri dine kazanamazsınız. Sizin bu tutumunuza biz şiddetle ve hiddetle karşıyız. Programınıza da karşıyız. Biz onu yırttık attık ve uygulayamayacaksınız. Ama aynı zamanda savunduğunuzu, savladığınız dine de İslam'a da büyük zarar var. Sizin yüzünüzden orta yaş da dahil olmak üzere gençlik dinden kopuyor.

Namık Kemal Zeybek

32,034 görüntüleme • 6 ay önce

Nasıl idare ediyoruz kimse bilmiyor. Artık altından kalkamayacak duruma girdik. Ortada bir Patiliköy var. Herkesin geldiği gördüğü korunaklı. Çaresizliği dibine kadar yaşıyoruz.neden elinizi çektiniz. Patiliköyün ne kusuru oldu. Herşeyimiz şeffaf olduğu için mi bu duruma düştük.günlerdir mama yok. Borç harç mama buluyoruz.bir faturayı bile ödeyecek durumda değiliz.. artık sesimizi lütfen imkanı olan biri duysun. Sadece borçlarımızı ödenip mama alınsa önümüz açılacak. Burada dilenir gibi yardım istiyoruz. Artık zorumuza gidiyor. Herkes Patiliköy kurtar dedi vicdan baskısı yapıldı sonra kimse aramadı ilgilenmedi. Burası kapanırsa ne olur yazık değilmi vizede kurtardığımız canlarada. Çok çok zordayız.yalvarıyoruz gelin bir iki can götürün en azından. Yada cidden Patiliköyü bir hatırlayın .. düzenleri bozulmasın.. iki büyük sayfa biri benim içinde hayal kırıklığı patiliköye destek olmayın diyerek desteksiz salladığı için mi geri çekildiniz.yıllardır denetimleri tertemiz veriyoruz. Denetime girmemiş duygu sömürenler el üstünde tutuluyor.patiliköyün tek hatası şeffaflık tı.. fazla şeffaflık. Biz bu el çekmeyi hakedecek ne kusur işledik. Çok çok üzgünüz.bırakın mamayı bunca cana kuru ekmek alacak durum kalmadı.elektrik faturamız için 75 bin eksiğimiz kaldı. Üç gündür onu bile ödeyecek bağış bulamadık. Bugünde maalesef su kuyu motorumuz yandı. Yerin 200 m altında.canlar susuz kalacak. Yarın depolar biter.firma 40 bin tl ye yapabiliriz diyor. İnanın ne yapacağımı bilmiyorum. Vazgeçmeye belediyeye devretmeye yüreğim dayanmaz ölürüm. Bugün son kez sizlere durumumuzu anlatıyorum. Çarem kalmadı gücüm tükendi. Yok yani yok. Olmayınca ne yapabilirim ki..çözüm yok. Bir zamanlar kurtarın biz varız sonuna kadar yanınızdayız diyen kimse yok. Kaldık öylece..sayfamızı takip eden bir iş insanı yok mu.. en azından bizi borçlardan kurtarsa önümüz açılacak.300 den fazla engelli canın yaşadığı Patiliköy yok oluyor.yavaş yavaş gücümüz umudumuz bitti bitiyor. Susuz kalırlarsa ilki güne burası dökülür. Elektrik olmazsa olmaz. Zaten mama yok ekmek vs ne bulursak az az veriyoruz. Bir gurup yerken bir gurup bakıyor. Yalvarıyoruz sesimizi duyun. Hiç bir şey yapamıyorsanız bir iki canları buradan kurtarın.çok üzgünüz.birileri el atmazsa bir hafta içinde bitmiş oluruz. Durum bu kadar ciddi.. bağışlarınız için yasal hesaplarımız 👇👇

Ankara Patiliköy

27,342 görüntüleme • 1 yıl önce

Ataşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında ruhsat ve iskân işlemleri karşılığında 7 milyon dolarlık rüşvete ilişkin telefon görüşmesi dinlemeye takıldı. İşte teknik takipte elde edilen tapeler: MUHASEBECİ: günün bombasını duydun mu MÜHENDİS: yok hayır olsun inşallah MUHASEBECİ: iskanı MUHASEBECİ: 7 milyon dolar istiyorlarmış MÜHENDİS: ne için istiyorlarmış yedi milyon doları MUHASEBECİ: iskana MÜHENDİS: e binayı onların üstüne yapalım MUHASEBECİ: acaba diyorum bu erhanın puştu mu bi fırıldak çeviriyor ya MÜHENDİS: abi yani yedi milyon dolar da olmaz ya ha yedi milyon hani şey dersin iki milyon dolar dersin üç milyon dolar dersin hani onu bir yere bağlarsın da MUHASEBECİ: hayır şimdi yükse he yediden başlayıp bire ikiye belki de razı edecekler o pazarlık için de yapmış olabilirler onu da MUHASEBECİ: çok garip değil mi ya bu nasıl oğlum ben ben sana bir şey söyleyim mi biz bu ben bu heriflere kızıyorum bunlara operasyon yapılıyor diye bilmem ne siyasi diye ama bunlar harbiden demek ki hak ediyorlar bazen ya MUHASEBECİ: emsal emsal vermeniz lazım diyordu emsaliniz eksik diyordu mevcut emsali hastaneye saydık orayı verdik diyordu ama diyordu burda emsaliniz eksik bilmem kaç bin metre kare emsal vermeniz lazım falan diyorlardı herhalde şimdi ya MÜHENDİS: ama hatırlıyor musun ıı hastanenin iskan sürecinde de aynı sıkıntı oldu ben parayı verdim vermedim mevzusu oldu hatırlıyor musun başkan imzalıyorsan imzala imzalamıyorsan işte yok evden aldıracaklar da ordan aldıracaklar da oraya koyacaklar da hatırlıyorsan MUHASEBECİ: hayır hayır onu demiyorum babacım şimdi biz vermese bu XXXX hanım buna parayı verme ben beş kuruş vermiyorum kardeşim siz bana ruhsatımı verdiniz MUHASEBECİ: esat esat şey diyor abi o kadar diyor şey değilim ben diyor esat panik olmamış mesela çok bunlar diyor belliydi bunlar bir şey bir şey alacaklar ama diyor şimdi burdan kapıyı açtılar ama ha bu kadar almazlar ama diyor bir şey alacaklar baktığın zaman

TRX

19,804 görüntüleme • 4 ay önce

Ataberk Doğan, çocukluk arkadaşı Umur Afan ile tanışma hikayelerini anlatıyor: "Şimdi bu zengin bebesi. Şarköy'ü bilirsin Tekirdağ. Senin bilmediğin yok. Aa yok ezme hiç yok. Zengin çocuğuydun.Tam tersine anlatacağım ben sana şimdi hikayenin geri kalanını. Bunların bir yazlığı var orada iyi bir sitede. Şarköy'de benim de rahmetli babacığım bir sene iyi bir iş yaptı. Tekstilciydi. Tekstil biliyorsun hep böyle dalgalı. Bir sene işler çok iyiydi. Ulan dedi size dedi ev kiralayacağım. 3 ay dedi yazlıkta dedi takılın imparator. Biz heyecanlıyız falan. Neyse. Benim yaş 7- 8, 9 10 yokuz ikimiz de 10 yok. Zaten aramızda bir yaş var. O benden bir yaş küçük. Ondan sonra gittim ben siteye. İşte orada tanıştım çocuklarla falan. Herkes diyor ki Umur gelecek ama bunların evi sitenin en iyi evi. En önde falan böyle. Ulan dedim kim bu yavşak yani? Herkes bunu söylüyor. Sonra bu geldi. 10 dakikada arkadaş olduk. O günlerden bugünlere geldik. Ben çocukluğum, gençliğim hep maddi imkanlar yani aç değildik, açıkta değildik ama hep sınırlıydı. Bu yavşakta da büyük para vardı hep. Yani şöyle söyleyeyim çıkan son telefonların hepsini biz bunda görüyorduk. Geliyordu böyle o ne çıkmış bunda var. Hep orijinal formalar falan. Sonra dostluğumuz ilerledi. 15-16 yaşına geldik. İyice samimi dost olmuştuk. Aradan bir 7-8 sene geçmişti. Beni çok besledi. Kız arkadaşımla bir yere gidiyordum, indiriyordu. E buyur diyordu. Bunu ye falan filan şey yapıyordu yani baktı. Akabinde İstanbul'da üniversiteyi kazandı. Edirne'de yaşıyordu. Aynı evde yaşamaya başladık. Beşiktaş da ev tuttu. Benim kiram yok. Kira parası verecek durumum yok. Kirayı da o veriyor falan. Şartlar bu şekilde ilerlerken bir gün Vine diye bir aplikasyon vardı. Sen hatırlarsın. Sadece iPhone'larda var. Android şeyde Android'lerde yok. Baktı bana dedi ki bu dedi 'sen dedi bunlardan dedi komiksin dedi bunlardan dedi senin dedi bir tane dedi videonu çekeyim dedi paylaşayım' dedi. Onun telefonunda var Vine bende yok. Çekti paylaştı sabah 100 tane takipçi gelmiş. İlk öyle başladı. Öyle öyle tabii tabii. Ondan sonra ertesi gün bir tane daha çekti. 1000 oldu, 2.000 oldu, 3.000 oldu, 5.000 oldu, 10.000 oldu. Ben kendime bir tane iPhone aldım. Oradan yavaş yavaş yürüdü. O da Yıldız Teknik Üniversitesi'nde makine mühendisliği okuyor. Sonra tabii ben Vine'dan bir 7-8 ay sonra yayıncılığa başladım. İşte bundan 13-14 sene önce. İlk 2-3 sene hiçbir şey kazanmadım. Hobi olarak yapıyordum. Sonra para da gelmeye başladı. Sonra o mezun oldu bu süre zarfında. O da dedi ki sen iyi kazanıyorsun dedi. Ben dedi makine mühendisi olmayayım. Onu yanıma aldım. Bu sefer de tam tersine döndük. Ben onu yanıma aldım. O da şimdi artık bugün Türkiye'nin iyi yayıncılarından biri." Ataberk Doğan umurafan LEVENT ÜMİT EROL

LÜE SPORTS

19,628 görüntüleme • 18 gün önce

Lesley Ogochukwu Yorumu Uğur Karakullukçu: Diyorum. Ben şu an herkes konuşur. Şu an Ogochukwu "gelsin görelim" diyenler de, hani illa benim anama avradıma bir hafta küfür edenlerden bahsetmiyorum. Normal ya. Ben bu oyuncuyu tanımıyorum. Ya işte, 3 kişi iyi diyor, 3 kişi kötü diyor. "Ben bir izleyelim, ondan sonra bakalım" diyenler de olabilir. Buna bir şey diye... Ben zaten onlara bir şey demiyorum, hiçbir zaman. Yani doğal olarak onlar da "şu an" deyip... Doğal olarak onlar da "şu an" diyebilir zaten. Ama Galatasaray'ın sözleşmeli futbolcusu bitti. Kontenjanın doldu. Verdin 3 milyon euro kira bedeli, verdin. 2.600, maç başı hariç 2.600 maaşı bağladın adama. Geçmiş olsun yani. E tamam, şimdi alabilecek misin bir orta saha daha? Alamayacaksın. Bütçeni de harcadın. Şeyi yok ki abi bunun. Şimdi konuşsan ne olur, konuşmasan ne olur? Ben şimdi sabaha kadar size "Lesli Ugoçuk var" deyip, siz de beni sabaha kadar alkışlayın, ne olacak? Ne değişecek abi? Bakın arkadaşlar, ben o zaman size ben nasıl düşündüğümü, nasıl bir düşünce yapısıyla oyuncu değerlendirmemi anlatayım. Şimdi Galatasaray, liginde hep birinci olması gereken bir takım, değil mi? Liginde birinci olman için senin oyuncularının bölgesine göre, bölgesine göre belli özelliklerin ekstra olması lazım. Mesela ne? Mesela Felipe Melo niye başarılı oldu? Zaten Allah vergisi bir 6 numara fiziği var. Özel, uzun muzun, her şeyi var. Hava, hakimiyet var, bilmem ne. Yetmiyor gibi, adamda bir teknik kalite var. Yani değme 10 numaranın atamayacağı topları, yani çok iyi bir 8 numara gibi. Terse topları var. Pas kabiliyeti boyuna göre bayağı iyiydi, değil mi? Bak, kafasının kırık olması, o sezon çok kötü oynaması umurumda değil. Ben özelliklerine bakıyorum. Diyorum ki, bu adamın bu ligde ki standart oyuncular var, 6 numaralar var. Bir biraz daha belli, belli özellikleri daha iyi bir araya getirmiş oyuncular. Bir de özel oyuncular var. Bu adam özel oyuncu olur mu? Bunun için mesela, mesela Torreira. Nedir? Hem yoğun bir, yani çok dinamik, çok top kazanan, hem de bölgesine göre çok yüzdeli bir pasör. Torreira.

Galatasarayultrataraftar

63,098 görüntüleme • 27 gün önce

Jahrein, gelen eleştirilere yanıt verdi. “Bana istediğiniz kadar sinirlenebilirsiniz. Ben bugün niye bu kadar rahatım? Çünkü hiç şaşırmadım. Niye üzülmüyorum yaşananlara? Çünkü kendi düşen ağlamaz. Bunların hepsini sırayla söyledik. Her adımda "yanlış yapıyorsunuz" dediğimizde yine bugün bizi linçleyenler bizi hayvan gibi linçledi. Bugün bize "Kılıçdaroğlu'na niye bir şey demiyorsun?" diyen insanlar; biz "Kılıçdaroğlu aday olmasın" dediğimizde siz bizim ağzımıza s*çtınız. Ben Kılıçdaroğlu'na ettiğim küfürlerden dolayı yargılanıyorum zaten. Kılıçdaroğlu'na ben daha ne söyleyeyim? 3 yıl sonra sen bu adamın ne olduğunu anlamışsın, bana "Niye sessizsin?" diyorsun. Oğlum siz şizofren misiniz? Delirdiniz mi? Ondan sonrasında biz "Bu adam meşruiyetini kaybetti. Bu adamın itibarını artık tamamen bitirmeniz lazım" dedik. Çıkıp 2 kelime Kılıçdaroğlu'na karşı bir şey söyleyemediniz. Bu adam siyasi olarak rakip değil, artık sizi düşmanınız pozisyonuna gelmişken siz yine üstüne toz kondurmadınız. O adamın portresini oradan kaldırmak, Z kuşağından genç bir çocuğa nail oldu. Bu kadar basiretsiz olunmaz. Bu süreç içerisinde size "Bu açılım sürecine destek vermeyin" dedik. Yine bizi linçlediniz. Yine iktidarın karşısında hiçbir duruş yok. Hiçbir konuda muhalif olmadınız, mutabık oldunuz. Bugün mutabık olduğunu adamlar, sizden devşirdikleri güçle sizin kafanıza vurdu, "Niye şaşırmadınız?" diyorsunuz. Buna niye şaşırayım? Bu belliydi ki. Kendi düşen ağlamaz. Biz oturacağız, ağlayacağız, üzüleceğiz, yok biber gazı atılmış, bilmem ne... Yapma ya. Ülkede demokrasi mi bitmiş? Tek partili döneme mi girdik biz şimdi? Yapma ya. İyi, fark ettiğin çok iyi oldu. Sen hiçbir yerde doğru hamleyi yapmadın. Hiçbir yerde bizi dinlemedin. "Bu insanlar, aşiretçi maşiretçi insanlar. Bunlarla demokrasi insanlar. Bunlarla sol olmaz. Gelin, beton Atatürkçülere, Türk milletine geri dönün." dedik. "Yok. YPG bizim kardeş partimiz. Kürt gencinin Türk'ten daha çok sorunu var. Ben içeride 4 kere nutuk okudum. Kürtçe öğreniyorum. Newroz piroz be." dedin. E ne oldu bugün? Verilen ikonik fotoğrafta bile bozkurt yapan çocuklar senin arkanda yine. O kadar kalplerini kırmana rağmen. Sen bizi elinin tersiyle ittin, ben bugün çıkacakmışım "Vah vah, neler oluyor?" diyecekmişim. Bizi buraya sen getirdin. Biz mi getirdik? Saraçhane'de orada değil miydik? Tuttun mu elimizden?”

OnlyDrama

577,759 görüntüleme • 3 ay önce

Mirceu Lucescu'nun Hikayesi Galatasaray'ın Çöküşü Rasim Ozan Kütahyalı: Lucescu'yu tabii ben futbolculuğunda izlemedim. 45'li, benim babamdan bile büyük. Lucescu, 2000 senesinde Fatih Terim, Galatasaray'ı UEFA Kupa Şampiyonu yaptı, 4 şampiyonluk yaptı. Ama o arada da, aslında Galatasaray artık mali olarak, finansal olarak, iktisadi olarak kötü yönetiliyordu. Faruk Süren, ben de çok severim Faruk abiyi ama, Galatasaray artık dağılmıştı. Sonra ortaya çıktı. Maaşları Terim ödüyordu. Terim, Böyle bir meşhur bir büyük su araba markası da anahtarını sallıyordu çocuklara. Sonra da onlar anlamadı. Anlamayınca kulüpte daha büyük kriz çıktı. 2000 senesinde terim kalabilecekken biraz böyle sürenle terim arasındaki lüzumsuz itişmeler süren de bıkmıştı. Terim fiyonetine gitti. Hiç gitmeyebilirdi, kalabilirdi bir süre daha. Gittikten sonra Hagı Lucescu'yu getirdi. Bu dediği futbol dehasıdır. Hakikaten dediği gibi Lucescu geldi. Yine berbat maaşlar ödelemeyen bir 2001 krizi oldu. Galatasaray 2001 yazında tam çöktü. Mehmet Cansun geldi. Mehmet Cansun, Faruk Süren dayanamadı. Mehmet Cansun geldi. Unutuldu bunlar. Kulüpte para yok. Galatasaray gitti. Fransız 2. Liginden bir oyuncu. İspanya 2. Liginden bir oyuncu. Uruguay'dan bir oyuncu. Bilmem. Bu şekilde Ümit Karan'ı aldı falan. Bi kadro yaptı. Eyvah meyvah derken Lucescu dehası o sene Luchescu Galatasaray'ı şampiyon yaptı. 2003'te Galatasaray salak gibi yeniden Terim'i aldı. Terim başarısız oldu. Lucescu gitti Beşiktaş'ı şampiyon yaptı Sinan Engin. Yeniden Terim'i aldı. Terim başarısız oldu. Lucescu gitti Beşiktaş'ı şampiyon yaptı Sinan Engin'le. Sonra 2004'te işler karıştı. O Lucescu'nun başarısızlığı diye görmüyorum ben. 2004'te Beşiktaş şampiyonluğa giderken şampiyonluk elinden alındı. Beşiktaş camiası dağıldı. Serdar Bilgili o günden beri dünya Türk futbolunda yoktur. Neden olmadı da belli değil. Sonra bu adam yurt dışına gitti. Ve aldığı kupanın sayısı yok. Ve dünya futbolunda gelmiş gelmiş en büyük teknik direktörlerden biri oldu ve resmen ayakta öldü. Romanya maçında hep biz izledik daha ki sağ kenarındaydı. Kaç kupa, kaç takım her gittiği yerde başarılı oldu. Bugünkü milli takımın temelini 2017-19 arası Lucescu attı. Bütün gençlerin temelini Lucescu attı. Ve hiç unutmuyorum, Lucescu geldi. Böyle konuşuluyor 2001-2002 dönemi. Ceza bu tevazi ya. Terimde Lucescu'da, terim bağlandıydı. Ya dedi, kıyaslamaya kalkıyorsunuz dedi. Bu adamcağızınla ne yaptıkları belli, bizimle ne yaptıklarımız belli dedi. Nasıl kıyaslarsınız bu adamcağızla belli dedi. Öyle olunca bizim Yalaka Türk futbol yorumcuları, tabii siz bir yalıysanız o bir gece kondu. Çingene. Bir de böyle ırkçılıklar da yaparak. Şimdi dünya futbolunda birine Lucescu'yla terim desen gülerler. Fatih Hoca yerel, lokal başarıları olan bir adam olarak kaldı. Galatasaray'da başarılı oldu. Mil takım da 2008'e kadar başarılı oldu. Sonra mil takım da başarısız oldu. Galatasaray'da da... 2020'li yıllarda hiçbir başarısı yok maalesef Fatih Hoca'nın. Lucescu dünya futbolunda büyük bir marka. PSG'li bir futbol maçı nasıl anıldı gördün mü? Herkes ağlıyor. Barış Sencemel de yoruldu. Dünya futbolunun büyük markalarından biri. Yani Johan Cruyff öldüğünde falan Lucescu için yapılan yapıldı. Türkiye Lucescu'nun kıymetini bence yeterince bilemedi. Galatasaray 2002'de Lucescu'yu kovmasa bir seri daha elde edebilirdi. Hatalı oldu açık söyleyeyim. Ve böyle büyük bir hocayı gerçekten dünya futbolu kaybetti. Oğlu da bence yalnız kendisi gibi akıllı bir adam. Razvan da daha da başarılı olacak gibi gözüküyor. Bir kere Lucescu daha futbolculuğunda bile eski küpürler çıkıyor. Dünyanın en kültürlü futbolcusu. O zamandan bile... Farklı bir adam. Yani şimdi Luchescu, Terim o muhabbetleri hatırlıyorum. Fatih Terim ona adamcağız. Bu adamcağızla beni mi kıyaslıyorsunuz? Dediğini hatırlıyorum ki Lucescu süper kupayı aldı. Aldığı dakika bu kupa Fatih Terim'indir dedi. Benim değildir dedi. Böyle bir olgunluk. Ne Terim'de ne Şonal Güneş'te ne Mustafa Deniz'de bu olgunluk olmamıştır. Birbirlerini de sevmezler de numaradan yan yana geliyorlar arada. Onun için Lucescu'yu rahmetle hem Türk futbolu adına hem de bir futbol sever olarak minnetle anıyorum. Çok büyük adamdı. Çok büyük hocaydı. Türk teknik adamlarının da Lucescu'yu örnek alması gerektiğini düşünüyorum.

Galatasarayultrataraftar

60,254 görüntüleme • 4 ay önce

"Bütün dünyadaki insanlara eşit para dağıtılsa, 10 yıl sonra zengin olan yine zengin, fakir olan yine fakir." Mert Başaran: Bu çok kırıcı ve çok üzücü bir söz olmakla beraber küçükken buna çok karşıydım. 1999 yılında bana TOKİ'den bir ev çıktı. TOKİ'den o ev çıktığında, TOKİ'den bu ev sadece evi olmayanlara, imkanı olmayanlara, yoksullara çıkıyor. Biz de o günün koşullarıyla yoksul sınıfına giriyorduk. Evim yoktu, bir şeyim yoktu falan filan. Ondan sonra girdim. 30 tane insanla tanıştım o kuraya çıkan. O kuraya çıkanların hepsi bu koşullarda; yani evi yok, barkı yok, geliri yok falan filan. TOKİ'nin evi teslim oldu Halkalı'da. Ev teslim olduktan sonra gittik. Herkesle randevulaştık falan, sonra aradım hepsini “Evi ne yapacaksınız? falan dedim.” Herkesin dediği şey şu biliyor musun? “Biz o evi sattık, devrettik.” Ve devlet diyor ki, “Bu evi satamazsın.” Ona rağmen noterden satış vaadiyle insanlar oradan bile bir delme yolu bulup sistemi satmışlar. Bir yerde mesela bir köprü yapılırken, Çanakkale Köprüsü ya, yer süper. Başkası var, oranın sahibi satıyor. Abi diyorum, “Burayı gerçekten niye satıyorsun ya? Burada köprü geçecek, şu olacak, bilmem ne olacak, 2 lira metrekaresi.” “Ya köprü geçecek de 3 yıl sonra da şu olacak da bu... Ölümlü dünya kardeşim.” diyor. “Ben paramı alayım da...” diyor. Hemen diyor, “Bu akşam başlıyorum.” gibi diyor. Hemen pavyona veya başka alışkanlıklara.. Dolayısıyla insanların karakteriyle alakalı bir şey. Rich mindset yani zengin kafa yapısı veya poor mindset, fakir ya da yoksul kafa yapın varsa buna göre hayatın şekilleniyor.

ENSONHABER

223,218 görüntüleme • 5 ay önce

Adamların arkasında yaprak önünde mızrak var Yeşil burun 1 puan aldı Ümit Özat: Takım da buradan Amerika'dan Brezilya'ya otobüs, Brezilya'dan Fas'a gemiyle, oradan da Mısır üstünden otobüsle Türkiye'ye gelsin. Harika bir rota çizdik. 6 günlük falan. Hiçbir şeye gelmiyorsunuz abi. Yani Pırasa'ya gelince katır kutur, sapına gelince M. Ne oldu? Tarihin en karakterli milli takım mıydı? Ne oldu abi? Bana bir anlatın hadi. Hocasını sabah akşam Fenerbahçe'ye, Galatasaray'a, Beşiktaş'a, Trabzon'a yazıyordunuz. Ne oldu? Bu garip ne dedi? Dedim ki, millet böyle yapıyor: "Bir mi çıkarız, iki mi çıkarız?" Yok ya, Amerika'yla belki şeyde kalırız, avarajda kalabiliriz. Ben demedim mi la, bu takım bu gruptan çıkamazsa sürpriz sayılmaz diye. İşte bu. Biz futbolda bile sosyal medya ülkesiyiz, ben size söyleyeyim. Hiç kendimizi öyle havada falan görmeyelim yani. Real Madrid'den oyuncumuz var. E var, Real Madrid'den oyuncumuz var. İnter'den de var. 🗣Melih Şendil: Merih de YouTube'a hikâye koysun, en son kaçırdığı golü hocam. Yorumlarda aşağıda bekliyorum, nasıl kaçırdığını. Ümit Özat: Telif de yemez Melih. Son kaçırdığı pozisyonu, tam böyle kafayı vururken desin ki: "Sizce bu gol mü oldu, değil mi?" Melih Şendil: Böyle gözlüğünü tak abi, kamerayı da aç, çalıştır. Soyunma odasında ağlayanları çek bize. Ümit Özat: Ayıp, valla ayıp. Yani şu şu ülkenin düştüğü şuğa bak ya. Böyle bir şey olamaz ya. Melih Şendil: Ha Fatih Terim hocam, aman ha, sakın siz ağzınızı açmayın. Yani herkes konuşsun ama milli takımla ilgili Fatih Terim'in lafı mı dinlenir ya bu ülkede? Tövbe haşa. Yani aslında böyle kalbimize değil de. Ümit Özat: Uğurcan'la aile bir problemleri vardı ama söyleyemiyor. İşte öbürü işte şöyleydi. Abiciğim, Barış girerken hocayı dinlemiyor, hocayı. Barış girerken hocayı dinlemiyor. Milli takım var ya, şu maçtan yani Dünya Kupası'ndan önce dünya kadar reklam filmleri, 100 tane konvoyla uğurlamalar... Zaten 48 takım katılıyor la. Haiti ile beraber sondan ikinciliği garantiledik. Haiti, Haiti. Haritada yerini biliyor musunuz? Yeşilburun'un bir puanı var, İspanya'dan aldı. Yeşilburun. Adamın arkasında yaprak önünde mızrak var. Yeşilburun.

Galatasarayultrataraftar

98,512 görüntüleme • 2 ay önce

Ahmet Davutoğlu İTİRAFÇI OLMALIDIR ? 2 dakikanızı ayırıp Hayko Bağdat ın muhteşem tesbitini dinleyebilir misiniz ? “Ona ihtiyacı olduğu bilgisi, yani kitlelerin dayanılmaz bir ihtiyaçla ona beklediği, adeta Mesih bekler gibi Davutoğlu’nu beklediğimiz bilgisi nereden haiz olmuş bilmiyorum. Ne seçim sonuçlarında böyle bir durum var, ne partisinin gördüğü itibarda böyle bir durum var. Hem medyada yer aldığına bakıyoruz hem yaptığı açıklamalara, yani 10 yıldır ortada. Hadi gel şimdi üst üste koyalım, bir saat daha sürer. Türkiye Cumhuriyeti iktidarı ve devleti bu 10 yılda ne suçlar işledi Erkan yani kendi başbakanlığı döneminde. 10 Ekim Gar Katliamı ile, eee değil mi, 33 çocuğun öldüğü Suruç katliamıyla başlayalım ve 10 yıl boyunca kaç insan öldüğünü bir konuşalım. Bu ülkede kimlere ne haksızlıklar yapıldı? Kimlerin mallarına çöküldü? Mafyayla siyaset iç içe girdi, narkotiği kim, hangi devlet kurumları üzerinden yapıyor? Madem bu kadar iyi biliyor ve muhalefette bugün ve ona ihtiyacımız olduğunu düşünüyor. Evet, bu konuda ihtiyacımız var. İtirafçı olmalıdır Ahmet Davutoğlu. Rejimin son 10 yıllarının işlediği suçların itirafçısı olmalıdır. Bir tanesi de Babacan değil mi Mehmet Şimşek’le görüntü vermiş, bir de ekonomi konuşmuşlar. O ne demişti? O da dedi ki ‘benim Erdoğan’a zaten bir kırgınlığım yok ya. Erdoğan gibi bir adama kırgın olmak için Erdoğan’ın daha ne yapması lazım?’ Kardeşim bu ülkeye… Ya bireysel olarak benim şahsen kırgınlığım var. Benim aileme, hayatıma, yaşama dokunmuştur mesela. Yani hayatımın bireysel olarak kırgınlığım var. Şahsen bile var. Yani Türkiye’de kaç milyon insanın hayatına dokunuldu? Kaç milyon insanın malına çöküldü? Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde mafyayla siyasetçiler poz verdiğinde devlet burada oluyormuş. Hani tokatı yiyince mi kızacaksın? Ülkesi adına da mı kırılmamış Erdoğan’a? Yani kadınlar adına da mı kırılmamış? İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı. Her gün Avrupa’da en çok kadın öldürülen ülke haline geldik. Organ ticareti yapılıyor. Mülteci satılıyor ülkede. Yani bu adama kızmak için onun siyasetiyle arına mesafe koymak için değil mi? İki garip insan bunlar ya. Bunlar nasıl altılı masada beraber… Yani nasıl nasıl yüzsüzlük bu? Yani ne çabuk oldu bunlar. Biz Muharrem İnce’ye laf ettik, Sinan Oğan’a laf ettik falan da bu arkadaşlar da yani bravo yani. Hepimiz Ahmet Davutoğlu’na bekliyoruz. Kurtaracak bizi öyle mi yani?

Kanadalı Naz

35,847 görüntüleme • 10 ay önce

Galatasaray olunca ses kaydı verdiler Bışar Özbey: Bu ne abi? Bu arada arkadaşlar, özür diliyorum. Galatasaray'ın hem Kocaeli Spor maçını hem de Kocaeli Spor'da atmış olduğu golleri de koymuş. Üstlerine de Fenerbahçe'nin atmış olduğu golü de vermiş. Atdaki iki atılan gol, offside neticesiyle sonuçta gol geçerli olmadı. Üstteki atılan gol de geçerli oldu. Şimdi bu VAR'a da gidilmediği için biz bunun VAR konuşmalarını da dinleyemeyeceğiz. Ne oldu? Ne bitti? Oldu bitti. Arkadaşlar benim söylediğim bir şey vardı Bışar. Bütün planları neydi biliyor musun? Çok özür dilerim Gökhan abi. Bütün planları neydi biliyor musun? Ulan Galatasaray bu hafta yenidir. 58'de kalır. Fener'de bu hafta yine 57'de olur. 1 puanla devam ederler şampiyonluk için. Bütün plan buydu bak. Bütün plan buydu. Beşiktaş planları bozdu. Abi bak yemin ediyorum sana. Yani kurdukları bütün tuzaklar başlarına çalınıyor. Şu da Allah için işte hani bu Rönesans tablosu gibi bir şeydir bu. Bu Mona Lisa gibi bir şeydir abi. Gerçekten bak yaptığın oyunların planların hainliğin resmidir bu. Senin yaptığın yanlışların resmidir bu. Sen herkesi aynı şeyi uygulamıyorsun. Sen işine geldiği gibi hareket ediyorsun. Maalesef. Ben hukuki olarak şunu soracaktım. Buyur abi. Şimdi talimat gereği ya da işte federasyonun yazdığı talimat gereği VAR'a çağrıldığında yapılan konuşma yayınlanıyor ya. Evet. Mesela bu pozisyonla ilgili VAR konuşması yayınlanır mı? Yayınlamak istedikleri zaman yayınladılar ya. Kederasyon yayınlar değil mi? Bir tek Galatasaray için yayınladılar ya. Of saytımsı mıydı o? Neydi o? Yok Vara gitmeyi hatırlamıyorum ama Vara gidilmeyen pozisyonda bir tek Galatasaray için yayınladılar. Vara gidilmediği. Tabii tarihteki ilk Vara gidilmeden açıklanan ses gayet. Şimdi bakın arkadaşlar. Şimdi ben de çok net soruyorum abi. Burada pozisyonda Allah rızası için bana bir Allah'ın kulu söylesin. Burada hakemle var arasında ne konuşulmuş olabilir? Yardımcı hakemle hakem arasında ne konuşulmuş olabilir? Bana bir söyleyin ya. Hanginiz güveniyorsunuz? Hanginiz güveniyorsunuz bu pozisyonda offside verilmemesine? Kim güveniyor abi? Kaç kişi güveniyor MHK'ye? Kaç kişi güveniyor hakemlere? Kaç kişi güveniyor VAR sistemine? Bugün bir yerde gördüm Venezuela liginde Mine bir tane çizgi çekmişler offside çizgisi. Paralel çekeceklerine böyle yandan çekmişler. 60 derecelik açıyla offside olmuyor. Burası da oraya doğru. Offside olmuyor. Bunu da istersen yapabilirsin. Şu attığın fotoğraftakini de bir yapabilir miyiz acaba? Bu çok güzel bir sistemmiş. Evet bunu kullanabiliriz abi. Bunu kullanalım. Madem öteki taraftan şey yiyorduk. Galatasaray'ın maçını Galatasaray'ın 1-0 yenmesi Beşiktaş'ı Fenerbahçe'nin üstünde...

Galatasarayultrataraftar

40,107 görüntüleme • 5 ay önce