Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

35,699 views • 5 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

içi gitmek.
0:57

Sensitive content

içi gitmek.

𝚒𝚛𝚎𝚖

20,159 views • 8 months ago

Ahmet Konanç: Galatasaray Liverpool'u yeniyor. Galatasaray maç kazanıyor. Fenerbahçe sosyal medyasına bakıyorum. Birbirini yiyor. Kimisi Ali Koç'a kızıyor. Bu makasın açılmasının birinci sebebi sensin diyor. Kimisi bütün golcüleri gönderip golcü almayan Saadettin Saran'a kızıyor. Kimisi Tedesco'ya kızıyor. Biz niye böyle oynayamıyoruz? Kasımpaşa'ya. Samsun'a karşı bari dominant oynasak. Hadi Liverpool'u geçtik diyor. Kimisi bu stadı yıkın diyor stada kızıyor taraftara tribüne kızıyor. Ama bakın hiçbir şey bugün Fenerbahçe ile Galatasaray arasında açıldığı belirtilen makastan bahsediyorum. Tek bir sebeple açıklanamaz. Mesela şey diyenler de var. Gördünüz mü Avrupa'dan elenmek lazım Türkiye'de gitmek için diyenler Galatasaray hem Avrupa'da hem Türkiye'de gidiyor diyenler var. Sosyal medya zehirleyenler var. Kardeşim Galatasaray hem Avrupa'da hem Türkiye'de gidiyorsa daha yeni gidiyor. Geçen 3 yıl neler oldu? Galatasaray şampiyonluk yaşadığı son 3 yıl. İlk yıl Avrupa'da yoktu. Son 2 yılda Şubat ayında Avrupa'dan elendi. İlk defa Mart ayında Avrupa'da Galatasaray. Ama bundan önce. 3 sene tamamen süper lige Türkiye'ye konsantre oldu. Önce bir şampiyonlukları topladı. Bu sırada da yani bunu kabul edelim. Futbol dışı işlere girmeden işte Galatasaray'da gördünüz mü siz hiç siyasi mesaj veren herhangi bir unsuru anında sustururlar. Bu işleri buraya bulaştırma derler. Bununla birlikte saha içi saha dışı bütün avantajları toplayarak Pragmatist davranarak kadroyu geliştirdi, tesisini yeniledi, stat öyle. Her geçen gün kadronun üstüne daha fazla para harcayıp ama az önce anlattıklarımın üzerine kadroyu bugüne getirdi. Bugün artık hem Avrupa'da hem Türkiye'de gidiyor. Bu olayı böyle değerlendirin. Yine bu sezon gidiyor ama hem Avrupa'da hem Türkiye'de. Bu sezon kaybetmesi gereken. Süper Lig maçlarında skandal hakem hatalarıyla da lige tutundular. Yani tek sebep yok. Bugüne geldiğimizde Fenerbahçe ile Galatasaray'ı teraziye koyduğumuzda çıkan sonucu anlamaya çalışırken. Tek sebep yok. Büyük resimde hem öz eleştiri hem de rakibin yaşadığı avantajları birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Sevgili arkadaşlar. Yani bunları birlikte değerlendirmemiz gerekiyor.

Galatasarayultrataraftar

75,042 views • 4 months ago

Uludağ Turizm yolcusu, İstanbul-Salihli seferinde şoförlerin araç içinde sigara içtiğini, telefon kullandığını ve kendisine sözlü saldırıda bulunduğunu belirtti. ♦️Takipçi şikâyeti: “4 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Esenler Otogarı’ndan Manisa Salihli’ye gitmek üzere Uludağ Turizm’e ait 10 HF 461 plakalı araçla seyahat ettim. Aracın kalkış saati 07.30 olmasına rağmen, şoförün araç içinde sigara içmesi ve rahat tavırları nedeniyle araç yaklaşık 15-20 dakika geç hareket etti. Otogar görevlisinin uyarısına kadar araç içinde sigara içilmeye devam edildi. Daha sonra direksiyona geçen diğer şoför de seyir hâlindeyken araç içinde sigara içti. Araç içi duman altı olunca duruma itiraz ettim ve sigara ancak bu uyarıdan sonra söndürüldü. Uyarımın ardından Günay isimli şoförün yerinden kalkarak üzerime yürümeye teşebbüs ettiğini, ‘Ben sürerken söylesen farklı şeyler olurdu, söndürmezdim. Babanın şoförü mü var, sen kimsin?’ şeklinde bağırarak konuştu. Yanımda eşim olduğu için olayın büyümesini engelledim. Şoförün, ‘15 yıldır şoförüm, her seferde içiyorum, kimse karışamaz’ diyerek araç içinde sigara içmeyi savundu. Yolculuğun devamında muavinle birlikte beni kastederek, ‘O indi mi, rahat rahat sigara yakalım’ şeklinde konuşmalar yapıldı. Ayrıca her iki şoförün de yol boyunca direksiyon başında telefonla konuştuğunu, yüksek sesle sohbet ettiğini ve dikkat dağıtıcı şekilde araç kullandığını gördüm. Bir şoförün seyir hâlindeyken yaklaşık 15 dakika boyunca operatörüyle internet tarifesi hakkında konuştu, radyonun cızırtılı sesini bastırmak için araç içinde yüksek sesle bağırarak konuştu. Bu süreçte trafikte birkaç kez kazaya ramak kaldığını ve diğer araçlarla kornalaşmalar yaşandığını düşünüyorum. Şoförlerin yola yeterince odaklanmaması nedeniyle yanlış yollara girildi, İstanbul yönüne geri dönülmek zorunda kalındı. Hiç mola verilmemesine rağmen normalde 15.40 olan varış saati, yaşanan aksaklıklar nedeniyle 17.10’u buldu. Aynı gün saat 23.59’da Uludağ Turizm’e ait 10 HF 681 plakalı araçla yaptığım dönüş yolculuğunda ise şoförün aracı son derece dikkatli kullandığını ve hizmetten memnun kaldığımı ayrıca belirtmek isterim. Yaşanan tüm ihlallere, yön hatalarına ve kural tanımazlıklara ait video ve fotoğraf kanıtları mevcut. Uludağ Turizm’den, 10 HF 461 plakalı araçta görevli personelle ilgili gerekli incelemenin yapılmasını, yolcu güvenliğini riske atan davranışlar ve şahsıma yönelik sözlü saldırı iddiaları hakkında tarafıma yazılı bilgi verilmesini talep ediyorum.”

Tüketici Deneyimleri

35,563 views • 19 days ago

“FİLİSTİN'İN BİR GÜMRÜĞÜ, DENİZ LİMANI, HAVALİMANI VE GÜMRÜK KAPISI BULUNMUYOR” "MAYISTAN BU YANA İSRAİL'E İHRACAT, İTHALAT SIFIR" “İSRAİL'DE GÜMRÜK KODU 624, FİLİSTİN'İN GÜMRÜK KODU 625” Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Filistin'in bir gümrüğü, deniz limanı, havalimanı ve gümrük kapısı bulunmadığını, ihracat ve ithalat işlemlerini mecburen İsrail liman ve gümrüklerinden geçirdiğini, bunun uluslararası garanti altında olduğunu bildirdi. Ömer Bolat, Türkiye ile İsrail arasındaki dış ticaretin 2023'te 9,5 milyar dolar olduğunu, bunun 6,5 milyar dolarını Türkiye'nin İsrail'e yaptığı ihracatın oluşturduğunu belirterek, şu bilgileri verdi: "Filistinli ithalatçılar ürünlerini alırken, ithalatlarını yaparken kolaylık olsun diye varış yeri İsrail olarak çekiliyordu. O yüzden de o ticaret İsrail ticaret gözüküyordu ancak Filistinlilerin de kendi ifadeleriyle 9,5 milyar dolar civarında yaptıkları toplam ithalatları, 1,5 milyar dolar da ihracatları var dünyaya. Bunun içinde yaklaşık 2 milyar dolarını Türkiye'den alıyorlardı. Yaklaşık 5,5 milyar dolarını da İsrailli tüccarlardan alıyorlardı kendi şehirlerine yaptıkları ithalatları. İsrail'de gümrük kodu 624, Filistin'in gümrük kodu 625. 2 Mayıs'tan itibaren İsrail'e ne bir ihracat sevkiyatı ne de İsrail Türkiye'ye ithalat sevkiyatına izin verilmedi. Hatta şunu söyleyeyim; İsrail'den gelen bazı ithalat ürünleri vardı. Miktarı da 96,5 milyon dolar. Binlerce kalemde gümrüklerde, antrepolarda duruyor. Almadık Türkiye'ye. Araya aracılar koyanlar oluyor. 'Net olacağız, almıyoruz' diyoruz. İsrail kalıcı ateşkesi ilan edinceye ve Gazze'nin yeniden imarı başlayıncaya kadar bu kararımız sabit. Mayıstan bu yana İsrail'e ihracat, ithalat sıfırdır." "İNANILMAZ BÜHTAN VE İFTİRA YAPIYORLAR" Ticaret Bakanı Bolat, Filistin Ulusal Ekonomi Bakanı Muhammed el-Amur'un açıklamalarını anımsatarak, sadece Filistin tarafının onay verdiği işlemlere sıkı denetim altında izin verdiklerini söyledi. Bolat, "Son derece açık, şeffaf. Bunu sürekli olarak Türkiye'nin İsrail'e olan baskılarını ve siyasi mücadelesini yıpratmak gayesiyle kullanan bu isimleri kınıyorum." dedi. Uluslararası ticarette, yani deniz taşımacılığında 5-6 tane büyük denizcilik şirketi bulunduğunu hatırlatan Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü: "Konteyner ticareti dediğimiz, hacimli ürünlerin ticaretinde ürünleriniz bu şirketlerin üzerinden gitmek ya da gelmek zorunda. Türkiye'nin 605 milyar dolar mal ticareti var. Yaklaşık 170 milyar dolar hizmetler ticareti var. Bizim ihracat ve ithalatta kullandığımız konteyner sayısı 8,3 milyon adet. Bazen konteyner bulamıyor ihracatçılar. Veya ithalatçılar mal getirecek konteyner bulamıyorlar. Bir gemi çeşitli acentelerden aldığı konteynerleri X, Y, Z, Z, Ş vesaire... Gemiye yüklenir, gemi başlar, uğrayacağı limanlarda o yükleri indirir. Yeni yükler alır. Bu yükler dediğimiz, konteynerlerin sahipleri vardır. Kimi zaman boş, kimi zaman içi yükle dolu. Şimdi orada İsrailli bir firmanın konteyner ismini görüyor gemide, 'Bu İsrail'e gidecek' diyor. Hatta o kadar ileri gidiyorlar ki, yani çirkin iftiralara sarılıyorlar, 'ateşli silah, savunma sanayi ürünleri gönderiyorlar' diye de inanılmaz bühtan ve iftira yapıyorlar. Türkiye'den İsrail'e yıllardır hiçbir şekilde savunma sanayi ürünü gitmedi, gitmez de..." (Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen "Türkiye İhracat Seferberliği Programı"nda konuştu) Prof. Dr. Ömer Bolat

Kenan Kıran

13,510 views • 1 year ago

Chery Omoda 5 aracıyla büyük sorunlar yaşayan takipçimiz: ''Kasım 2023’te Chery Omoda 5 marka aracımı Samsun BLF Otomotiv’den satın aldım. Memleketim Tokat’a dönerken, tamamen dolu olan yakıt deposunun yarısının tükendiğini fark ettim. Bu durum, şehirler arası yolda 100 kilometrede yaklaşık 10 litre yakıt tükettiğini gösteriyordu. Aracı kullanmaya devam ettikçe bu tüketim oranlarının değişmediğini gözlemledim. Aynı aracı kullanan kişilerle WhatsApp gruplarında görüştüğümde, bu tüketim değerlerinin yüksek olduğu ve bu rakamlara ancak şehir içi kullanımda ulaşıldığı yönünde ortak görüşler olduğunu öğrendim. Benim şehir içi kullanım verilerime göre, aracın gösterdiği tüketim 12.5 litre iken, kendi kilometre ve yakıt hesaplamalarıma göre bu değer 14 litreyi buluyordu. Bu anormalliğin nedenini anlamaya çalışarak aracı kullanmaya devam ettim. Ağustos 2024’te Bursa’ya yapacağım seyahat için yola çıktığımda, daha Tokat’tan çıkmadan aracın gaz yemediğini fark ettim. Aracı durdurup yeniden çalıştırarak yola devam ettim; ancak sollama yaparken aracın hızlanmadığını, depar atmadığını ve bu nedenle ciddi bir kaza riski atlattığımı deneyimledim. Tokat’ta yetkili servis bulunmadığından, Bursa’ya vardığımda sorun yeniden ortaya çıktı ve aracı Nilüfer Chery yetkili servisine götürdüm. Yapılan test sürüşünde ve bilgisayarlı kontrollerde herhangi bir sorun tespit edilemediği bildirildi. Ancak dönüş yolunda tekrar gaz kesme problemi yaşandı. Bu durumu telefonda ustayla paylaştığımda video kaydı almamı istedi. Videoyu çekip ertesi gün tekrar servise gittim. Aynı şekilde test sürüşü yapıldı ve yine bir sorun tespit edilemediği belirtildi. Usta, kendi inisiyatifiyle fren müşürünü temizleyip yeniden taktı. Gaz yememe problemi ise belirli bir düzende tekrar etmediğinden, sorun bir süre gözlenmedi. Ancak dönüşümden yaklaşık bir hafta sonra tekrar etmeye başladı. Bu süreçte, Chery Yol Yardım Hattı’nı ve farklı bayileri arayarak bilgi almaya çalıştım. Sonunda, araç çok kısa bir mesafede (1–2 km) defalarca aynı arızayı verince ve kullanılamaz hale gelince, tekrar Chery Yol Yardım Hattı’nı arayıp durumu bildirdim. Bu kez motor arıza lambası da yanmaktaydı. En yakın yetkili servis olan Sivas Oflazlar Bayisine yönlendirildim. Telefon görüşmemizde, yapılan testlerde ve bilgisayarlı kontrollerde yine herhangi bir sorun bulunmadığı, motor arıza lambasının da kendiliğinden söndüğü tarafıma bildirildi. Ancak hata kodu silinse dahi sistemde kayıtlı olması gerektiğini düşündüğümden bu açıklama bana tatmin edici gelmedi. Yetkililere, aracımda mevcut problemi tespit etmeleri gerektiğini, çözüm odaklı olduğumu ancak mağdur edilmek istemediğimi belirttim. Aracın gerekirse 2–3 ay serviste kalabileceğini, ancak bu süreçte ikame araç temin edilmesi gerektiğini ifade ettim. Fakat, mevzuata göre ikame araç verilmesi gereken günde "arızaya rastlanmadığı" gerekçesiyle aracın bana teslim edilmesi gerektiği söylendi. Birkaç ay sonra aynı sorun tekrar etti. Araç yine çekiciyle servise götürüldü. Bu sefer, mühendislik birimiyle görüşülerek fren müşürünün değiştirileceği bilgisi verildi. Aracı teslim almak için yeniden Sivas’a gitmek zorunda kaldım. İkinci kez, günlük yaşantımda oldukça ihtiyaç duyduğum aracı birer hafta süreyle kullanamadım; Sivas’a gidiş geliş masraflarını karşılamak zorunda kaldım ve dönüşte yine yakıt ve zaman kaybı yaşadım. Ne yazık ki bu işlemlerin ardından da sorun çözülmedi. Yaklaşık bir ay sonra gaz yememe problemi tekrar başladı. Mart ayından itibaren yaşadığım sorunları video ile belgelemeye başladım. Aracın bu ana problemi dışında, yeni arızalar da ortaya çıkmaya başladı. Bu süreçte hem kaza riskiyle karşı karşıya kaldım hem de araçta farklı arızalar oluşabileceği endişesiyle aracımı kullanmak zorunda kaldım. Özellikle uzun yollarda ciddi riskler yaşadım. Hız sabitleyiciyi kullanarak gaz pedalına mümkün olduğunca az bastığımda, yakıt tüketiminin belirgin şekilde azaldığını fark ettim. Bu durum, yaşadığım problemin yakıt tüketimini de doğrudan etkilediğini açıkça ortaya koydu. Aracın üçüncü kez Sivas'a servise götürülmesi ise, tüm arıza lambalarının yanması, el freninin devreden çıkmaması ve aracın tamamen hareket edemez hale gelmesi üzerine gerçekleşti. Bu kez sol arka tekerdeki ABS sisteminin değiştirildiği bilgisi verildi. Daha önce de belirttiğim gibi, gaz yememe probleminin yanı sıra aracın kendi kendine fren yaptığı hissine de kapılıyordum. Gaz vermeden düz yolda giderken araç hızla yavaşlıyor, vitesi boşa aldığımda ise yavaşlama gerçekleşmiyordu. Yine bir şehirler arası yolculuk sırasında, arkadaşlarımla birlikte 90–100 km/s hızla ilerlerken aracın titrediğini ve fren yapmadığım halde fren disklerinin aşırı ısındığını tespit ettik. Sonuç olarak, araç toplamda dört kez, bir kez Bursa’da, üç kez Sivas’ta olmak üzere servise götürüldü. Ancak her seferinde aynı ya da benzer şikâyetler üzerine yapılan kontrollerde sorun tespit edilemediği iddia edildi ve çözüm üretilemedi. Mağduriyetim giderilmedi. Aracın ayıplı mal niteliği taşıdığı açık olmasına rağmen, çözüm için yeterli teknik ve kurumsal inisiyatif alınmadı. Sadece hata kodu alınamaması gerekçe gösterilerek sorunlar göz ardı edildi, alternatif çözüm yolları denenmedi ve araç her defasında olduğu gibi tarafıma teslim edildi. ÖTV muafiyetiyle ve garantili olduğu düşüncesiyle satın aldığım bu aracı, farklı yollardan tamir ettiremediğim ve ikinci elde satamadığım için, tüm maddi imkânlarımı harcadığım bu araç nedeniyle ciddi bir şekilde mağdur edildim.''

denetle!

65,973 views • 11 months ago