Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

🗣️ Ilgaz Çınar: Cherif performansıyla Fransa’da herkesin dikkatini çeken bir oyuncuydu. Angers’de iç forvetlerle oynadığı zaman ileri uçtaki adam oldu. İkili forvetlerle doğru performansı veren bir oyuncu. Bir maçlık performansla eleştirilmez.

59,220 Aufrufe • vor 4 Monaten •via X (Twitter)

0 Kommentare

Keine Kommentare verfügbar

Kommentare vom Original-Post werden hier angezeigt

Ähnliche Videos

- Transferde 28 Ocak'a kadar beklemenin riskleri 🗣️ Ilgaz Çınar: 1. Abdullah Kavukçu 'istediğimiz orta saha oyuncusu Şampiyonlar Liginde oynayan bir takımın orta saha oyuncusu ve onlar da bırakmak istemiyorlar' dedi. Bu tehlikeli bir açıklama. Eğer bırakmak istemeyen bir kulüp varsa o maçlar oynanmadan önce demek ki onların da şansı sürüyor. Oldu ya, Galatasaray'ın almayı istediği oyuncu şampiyonlar liginde kulübü devam etti, Galatasaray devam edemedi. O zaman oyuncu hiçbir zaman alamaz. Çünkü adam şampiyonlar liginde performans vermeye devam edecek. 2. En azından Galatasaray bir orta sahayı tamamlamalı. Yusuf Demir'den de boşalıyorsa alırsınız bir oyuncuyu Şampiyonlar Ligi maçlarından önce bu oyuncuyu sahaya sürerek takıma alıştırırsınız, Şampiyonlar Ligi'nde kullanmayı düşündüğünüz orta sahalar Şampiyonlar Ligi maçlarında daha doğru çıkar, daha dinlenmis çıkar. Çünkü Galatasaray hep bu problemde yüz yüze kaldı, sakatlıklar, cezalar. En önemli maçlarda Galatasaray hep eksik oyuncularla sahaya çıktı, 2 sene üst üste Kaan Ayhan ve Berkan Kutlu ile çıktı. 3. Aceleci davranması gerekiyor. Sağa, sola, o son gün kaleci transferinde 100 tane kaleci ismi çıkmıştı birden bire. Umarım bu sefer Galatasaray yönetimi elini çabuk tutar ve 28 Ocak'ı bırakmadan en azından ana mevkilerini doldurur. 4. Kendisi için bu kadar para harcayan Galatasaray taraftarının sağlığını da düşünmek zorunda Galatasaray yönetimi çünkü sürekli bir kalp atışıyla uyanıyorlar. Her transfer döneminde olmaz yani. (Vole)

Winner Galatasaray

32,468 Aufrufe • vor 6 Monaten

Karagümrük 2-0 Fenerbahçe Rıdvan Dilmen: Daha derken olabilirdi. Tabii ki yarınki başarışları iyi takım ama izleyicileri duyar gibi oluyorum. Haklı olarak. Ben de Rıdvan Dilmen'i izlesem. Sen ne anlatıyorsun derim ben. Çünkü Galatasaray puan kaybetsin de işte 4 puanda kalsın da veya işte 5'te kalsın diye. Galatasaray yarın 1 oynayacaksa 2 oynayacak. Motivasyon tavanya baş olacak. Bir de şöyle bir durum var. Geçen hafta çok güzel bir şey söylemiştim. Önümüzdeki hafta ilk kez. Önce oynayacak. Biraz da Galatasaray psikoloji bir puanı indirip. Haklı bir. Artı Gaziantep maçından son günü Galatasaray maçı erteleniyor. Bir maçta eksiğim var. Bir maç fazlan olacak. Galatasaray'ın eksiği olacak. Ve milli maç dönüşünde sen puan farkıyla önde olma ihtimalin olabilir değil mi? Olabilirdi. Bu maçla ilgili konuşacak şeyleri aslında çok teknik olarak hiçbir şey yok. Sebebi de söyledim ya, geçen haftaki sportistçilerin manşetine koymuşlar. Şapkadan tavşan çıkarma dedim ya. Şapkadan tavşan çıkartmak 34 maçlık periyotlarda 3 bilemedin 4 kez olur. Bir oyun ve oyuncu istikrarı olur. Tabii ki kulvarlarda oynarken Bir takım değişiklikler yapabilirsin. Formasyonda ve oyuncu grubunda. Çok basit. Herkesin anlayacağı şekilde. Ya Tariska ile Asansi olmasa ne olacaktı abi? Fenerbahçe grubunun teknik direktörünün varlığına ne gerek var? Eğer Fenerbahçe bugün 57 puan aldıysa emin ol bütün oyunculara saygım var. Minimum 12 puanla bu iki oyuncu bunun Bu kadar kötü olması da kötü oynadığı Alanya'dan, bir sürü maçla Samsun'dan, Kasımpaşa'sından söyleyebilirsiniz. Şimdi ligin sonuna doğru gel, sevgili Cengiz An. En son gel. Dibine, evet. Fenerbahçe Karıgümrük'ten iki gol yedi. İçeride de bir gol yemişti galiba değil mi? Kayser Spor'dan kendi evinde 2-7, 4-2'lik maçta. Kasımpaşa'dan birbiri gitti. İki maçı da kazanamadı. Kazanamadı. Antalya Spor'dan iki gol yedi. Daha yeni oluyor bunlar. Şimdi böyle bir durumda yani ligde küme düşme ihtimali yüksek olan takımlardan siz ikişer tane gol yiyorsanız nasıl şampiyon olacaksınız? O zaman şu geliyor. Salı akşamı gördüğümüz Galatasaray'ı tabii ki Liverpool şartları başkadır konsantrasyonu. Fenerbahçe'nin şu tabloda olması bu takıma göre çok İyi yani toplu. Bu oyuncu grubu ve bu oyun yapısına göre. Oyun yapısı ve anlayışına göre samimi gerçekçi olmak lazım. Aslında 4 puanlık fark bugün direğin bir ihtimali var. Herkes Kasımpaşa'nın tale maçları da dahil olmak üzere bir hesapları vardı. O maç günü o coşkuyu da hatırlıyorum Kasımpaşa maçında. Hatta çok maçta bir hesap vardı. Emin ol bugün Fenerbahçeliler 4 puan. geride ve bir puanı indirme şansı olmasına rağmen çok Fenerbahçe'nin maçtan dahi haberi yoktur. Bu hesapları bırakmışlardı. Bakın ikisi buradan bağımsız söylüyorum. Bunun bir sebebi olmalı. Niye oldu bu durum? Niye Fenerbahçe bu duruma geldi iki haftada? Üç haftada? Şimdi burada...

Galatasarayultrataraftar

113,432 Aufrufe • vor 4 Monaten

🗣️ Ilgaz Çınar: "Galatasaray'ın önümüzdeki sene sadece Ziraat Türkiye Kupası'nda süre vereceği yedek oyuncu değil, artık ligde de, Şampiyonlar Ligi'nde de yarışa girebilecek oyuncu kadrosunu oluşturması lazım. PSG oyuncularının bu sezon kaçer dakika aldığını kısaca söyleyeceğim. Hakimi 2500 dakika, Mendes 2800 dakika, Pacho 3700 dakika, Zabarnyi 2600 dakika, Marquinhos 2400 dakika. Orta sahada bir tane Lucas Torreira'sı var PSG'in, Vitinha 3.800 dakika almış. Neves 2.559 dakika, Zaire-Emery her yerde kullanıldığı için 4000 küsur, Fabian Ruiz 2000 dakika, Mayulu 2200 dakika, Kang-in Lee 1800 dakika, Kvara 2700, Dembele 2083, Doue 2438, Barkola 2876 diye gidiyor. Burada anlatmak istediğim şu; Galatasaray'ın Davison'ları, Abdülkerim'leri artık 4000 dakikalarda oynatmaması lazım. Galatasaray'ın Torreira'sı, bir tane oyuncusu Neves gibi oynaması lazım. Onun dışındaki oyuncularının 2500'er dakikalara inmesi lazım. Barış Alper'in artık bu adam dayanıklı diye 3500-3900 dakikaları görmemesi lazım. Leroy Sane'nin de, Yunus Akgün'ün de hatta Victor Osimhen'in de. Bu yüzden Galatasaray'ın öyle bir planlama yapması lazım ki, diyecek ki Galatasaray mesela önümüzdeki sene Leroy Sane ile Yunus Akgün benim sağ kanat oyuncum, siz 2500'ler dakika oynayacaksınız. Sol tarafta Barış, senin süren 2200 dakika, senin arkandaki oyuncu da 2200 dakika oynayacak. Bunu yapmadığım müddetçe yine o zaman Abdülkerim yetersize geliyor." (Neo)

Winner Galatasaray

52,146 Aufrufe • vor 1 Monat

Sinan Engin: Fenerbahçe 20 günden neler kaybetti biliyorsun değil mi? Evet. 20 günde. Evet. Avrupa'dan elendi. Kasımpaşa'ya 2 puan. Antalya Sporu'ya 2 puan. Antalya'ya 2 puan. Samsun Sporu zar zor. Samsun'u zar zor yani mucize. Döndün, Karagümrü'ye yenildin. Yani 7 puan. 7 puan iyi niyetten 7 puan. Samsun'u saymıyorum. 7 puan. Bugün 7 puan. Hani bunlar nedir? Bunlar senin rahat kazanabileceğin, güçlüye oynayan takım bunlar Ertem'ciğim. Yani az sıralar takımlar bunlar. Dolayısıyla şimdi ne diyorum ben? Trabzonspor'a saygısızlık olmasın, Trabzonspor yanlış anlamasın. Galatasaray Trabzonspor'u yendiği gün tur atar. Bugün şampi. Bana göre şampiyonda diyebilirim. Galatasaray Trabzonspor'u yendiği an, Çünkü neden? Yani sen şimdi bu Fenerbahçe'nin bir rally yapabileceğini düşünebiliyor musun arka arkaya? Tam tersi. Yok. Malumiyet serisi yenebilir. Trabzonspor belki yapabilir rally. Ama Trabzonspor'un Galatasaray'ın maçı çok önemli. Galatasaray Trabzonspor'u yendiği an şampiyonlar ligi müziği nasıl bugün statta çaldılar? Aynı şekilde 26. şampiyonlu hayırlı olsun. Net olarak söyleriz. Net olarak. Şimdi Galatasaray Fenerbahçe'nin Nisan şampiyonluğu rekorunu kırabilir mi? Mayıs'ta Nisan'da şampiyon olmuştu. Bence daha erken işi bitirirdi aslında. Vay vay vay. Bakın Galatasaray'ın şu anki oynadığı oyun, Avrupa maçlarındaki performansı, kadrosu normal ölçülerde çifhaneli rakamlarla fark olması lazım şu an. Çifhaneli. Bakın normal ölçülerde Ertem'ciğim. Dolayısıyla şimdi biz buradan bu Fenerbahçe yönetimini anlatamıyoruz. Senelerdir söylüyoruz. Ya kardeşim bir tane iyi bir santraforun olsun diyoruz. Baştan beri söylüyorsunuz. Bir futbol takımının santraforu. O simen dünyanın 4-5 tane en iyi santraforu. Senin santraforun belli değil. Sidiki Şerif diye bir adam almışsın. Nereye almışsın bunu? Ya böyle bir mantık olabilir mi sevgili Fena Baçeliler? Ya bu nasıl bir mantık ya? Ya sana şampiyonluk lazım. Sen diyorsun ki istikbal vadeden Ocak ayında ben bir santrafor alayım. Ha Ocak ayında sen alıyorsan al. Ama babayı da al. Bir tane baba santrafor. Bir tane baba santrafor al. Üç hafta önce bu kanteden inşallah yanılırım. Bu kanteden bir hayal kırıklığı dedim. Kızdı. Bazılar ama akıllı akıllı futbolu bilenler kızmadı. Bu Kante'yi kardeşim kim kaskalladı Fenerbahçe'ye? Yazık günah ya. Seneye Kante edeceksiniz ki maaşın çok yüksek. Zaten para gitti de. Para gitti de. Kante'yi oynatacak yer bulmak için takımın düzenini, sistemini bozuyorsun. Sevgili Tedesco. Zaten Tedesco tuhaf bir adam oldu. Son bir ayda. Çıkardığı kadro kadro değil. Oyuncu değişikleri değişik değil. Ocak ayı transferlerinde eğer Devin Özek ile Todesko varsa Saadettin Saran'ın 10 puan puan farkını falan beklemeden yollarım. Evet. Eğer biz santrafor almayalım bu sürdeki şerifle gideriz. Bu şey ne o? Taliska maliska idare ederiz dediyse. Öyle demiş ama. Sevgili Saadettin Saran yıllardır futbolun içindesin. Yıllardır medyadasın futbol veriyorsun. Yıllardır seyrediyorsun. Fark etmez Saadettin Saran'a olmak için Dertem. Normal bir futbol tarafta abi dediğin zaman ya sizin santraforunuz kim kardeşim? Bugün Ocak ayında Ocak ayında Galatasaray İkardi'yi Fenerbahçe'ye verseydi şu an puan farkı aynıydı. Bunu yazın arkadaşlar bu çok önemli. Bakın Galatasaray İkardi'yi gel kardeşim. Ya git de şu Fenerbahçe santıfor oraya gel git orada oyna sen. Küsüyorsun falan filan. Gel oyna desin. Şu an puan farkı eşitti. Bakın ne diyorum? Adamın yedeği dünya çapında santıfor.

Galatasarayultrataraftar

89,779 Aufrufe • vor 4 Monaten

Golde ofsayt falan yok Nihat Kahveci: Bugün 12 Nisan Pazar. Evet. 2025-2026 sezonu başlıyor arkadaşlar. Gerçekten. 5 maç mı kaldı? 5 maç kaldı abi. 15 puan var alınacak. Galatasaray 2 puan farkla lider. Fenerbahçe 2. Trabzonspor 3. ve liderle puan farkı 4. 3 takımında oynayacağı 5 maç kaldı. 12 Nisan 2026 günü bu akşam şu dakikadan itibaren yepyeni bir 5 maçlık birbirinden önemli finallerin olduğu. Çünkü biz oturuyoruz, fikstürleri konuşuyoruz. Kazanır kazanır, çok zor kaybeder. Zoru kazananlar, kolayı kaybedenler. Buna Fenerbahçe'de dahil Galatasaray'da karşılığını verdi. Bugün ikinci yarıda... İkinci defa kendi sahasında seyircisi önünde puan kaybı yaşadı. Sezonun ilk maçıydı. İkinci ayın ilk maçı. Antep maçında beraberlik vardı. Bugün de Kocaelispor'a beraber kaldı. Neden beraber kaldı anlatacağız. Maç önünde yaşanan kaos ortamı, o, bu, şu. Konsantrasyon eksikliği var mıydı, yok muydu? Oyuna yansıdı mı, yansımadı mı? İlk yarıda Kocaeli Rakip Kale'ye neden gidemedi? İkinci yarıda Rakip Kale'ye neden bu kadar rahat geldi? Golünü neden attı? Galatasaray o golü neden yedi? Ne oldu? Hepsini konuşacağız. Gerçekten yüreklerin dayanamayacağı lafı şu andan itibaren başlıyor. Öyle bir sezon bizi bekliyor. İşin rengi tadı hani çileyi deriz ya Galatasaray Fenerbahçe derbisi var abi. İki hafta. Bak ikisini birbiriyle oynayacağı. Sonuçta şu an yine ipler Galatasaray'ın elinde. Ama şunu söyleyeyim. Ama ipler Fenerbahçe'nin de eline geçti bu skor. Yenerse Fenerbahçe kalan maçlarını kazanırsa. Oraya geldi bu sefer. Galatasaray'da kazanırsın. Tabii ki. Hatta Galatasaray'ın bir Fenerbahçe ile beraber kalma hakkı da var şu anda. Sonra gola varaja bakılacak herhalde o zaman. 2 puan önde ya. Fenerbahçe ile beraber kalma hakkı var Galatasaray'ın. İş valla buraya geldi. Galatasaray'ın. Bizi izleyen Galatasaraylılara söylüyorum. Dakika 54 ile 78 arası ikinci yarıda Galatasaraylı futbolcular neredeydi? Merak ediyorum, soruyorum. Çünkü ben korneri not alırım, avutu not alırım. Vurdu, defansa çarptığı not alırım. Notlarıma bakıyorum abi. 71'de yalandan bir not almışım. Ne aldın acaba merak ettim. Abdülkelim Orta Kaleci demiş. Bak bunu bile not aldım. Kalsa 24 dakika 1-0. Ben tamam maç bitti havasında izledim. Futbolda 2-0'ın bile garantisi yokken 1-0 iç sahada. Bu kadar kritik maçta 25 dakika uyuyamazsın abi. Bedelini ödetirler sana. Selçuk Hoca'nın da oyuncu değişiklikleri. Can oyuna, Tayfur oyuna, Petkoviç oyuna. Can Diriplik, Çalım Yakovsa orta. Tayfur Kontrol muhteşem dokunuş. Petkoviç'in bitiriciliği. Offside ve offside de yok orada. Adam offside de, Uğurcan sol tarafta. Yok yok canım. Burada hiç tartışmayalım. Bu offside falan değil. Ama enteresan bir şekilde Galatasaray Kocaeli maçlarında böyle pozisyonlar oluyor. Ama bunun bende tartışması yok. Çünkü oyuncu bambaşka köşede. Uğurcan diğer tarafta diye. Bak oyunu aldığı 3 oyuncu. Golün içinde Kocaeli'de. Ve zaten Kocaeli ikinci yarıda. Üçüncü bölgelere geldi. Direkten dönen top vardı.

Galatasarayultrataraftar

78,357 Aufrufe • vor 3 Monaten

📢SESLİ ANLATIM: 🚨HAYVANLARIN YARADILIŞ HAKİKATİ NEDİR? 🚨İFRİTLER NEDEN SİLÜET OLARAK HAYVAN ŞEKLİNDEDİR? Hal ilmi üzerine hocamızla istişare ettiğimizde; İnsanlardan ve cinlerden çok önce hayvanların yaratıldığı, ancak o zamanlarda bu günkü gibi et bedenlerinin olmadığı anlatıldı Bizim alemimizde melekler, hayvanlar, cinniler, insanlar ve yecüc mecüc olmak üzere beş çeşit mahlukat var. Tayyi mekan veya astral seyahat yapılıp biraz geriye gidildiğinde cinnilerle bir takım garip şekillerin, hayvanların savaştığı görüldü. Biraz daha ileri gidildiğinde; çok daha farklı olan hayvanlar var. Uçan, ağzından ateş çıkaran ejderhalar filan var. Evet bunlar gerçek, var. Dünyevi olarak da fosilleri incelediğinizde bu zaten teyit edilebilir. Bugünkü hayvanların bazısı bize yardımcı oluyor, bazısı saldırıyor. Yılan sokmaya çalışıyor, köpek bizi korumaya çalışıyor. Nasıl oluyor yani? Hepsi hizmet için sunulduysa o zaman bize saldıran hayvanlar niye var? Hepsinin bir insan oğlunu görünce "hazır ol" da beklemesi gerekmiyor mu? Gibi birçok beyin yakan sorularımız var. Astral yolculuk esnasında görülen bazı konuları anlatmak istiyoruz. Hayvanlar ve hayvanların yaratılış özellikleri hakkında bilgi sahibi olmaya çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Bir kaynak da olmadığı için hal ilmi ile birlikte yolculuk yapıyoruz. Asıl konuya başlayalım: Cinlerden önce bir hayvanlar alemi olduğunu düşünün. Cinler yok, insanlar yok. Şu an bildiğimiz hayvan şekillerinde yaratılmış ama vücutları şimdiki gibi et değil. Suretleri şu anda gördüğünüz hayvan suretinde Kendi çeşitlerine göre birbirlerine üstünlük kurmaya çalışıyorlar Güçlü olan zayıfı eziyor. İçlerinde imanlısı var, imansızı var. Bugünkü cinler ya da insanlar nasılsa onlar da aynı şekilde. Uzun bir yaşam neticesi sonucunda cinler yaratılıyor. Rabbimiz cinleri yaratıyor ve hayvanlara üstün, halife olarak gönderiyor. Bu arada cinler yaratıldığında cinlerin vücuduyla hayvanların yani bize göre şu anda hayvan dediklerimizin vücutları aynı değil. Nasıl ki cinler bizim vücudumuza girebiliyorsa, hayvanların vücudu da cinlerin vücuduna girebiliyor o dönem. Bizim şu andaki gözümüze göre düşünmeyin. İnsan boyutundan değil Cinni boyutundan geriye bakın. İnsan boyutundan baktığınızda cinnileri göremiyorsunuz. Cinni boyutundan geriye baktığınızda şu andaki biz gibi onlar da o hayvanları göremiyorlar. Cinler yaratılmadan önce öyle bir durum yok çünkü hepsi birbirini görüyorlar İçinde imanlı olan, imansız olanlar var. Rabbimizin dini tek olduğu için Onlara bildirilen emirler de bizdeki gibi aynı fakat onlara bildirim şekli olarak yine kendi cinslerinden uyarıcı olarak gelenler var. Bize Efendimiz Aleyhisselam geldi, peygamberler geldi. Cinlerden de peygamberler geldi fakat gelen uyarıcılar herkesin kendi cinsinden geldi. Efendimiz Aleyhisselam bir kere geldi, ahir zamanda geldi. Bu şekilde düşünmeyin. İlk gelen insan sorumluydu, ilk gelen cinni de sorumluydu, tebliğciydi. Fakat cinler ve daha insanlar yokken hayvanların olduğu zaman da her çeşitten yaratılanlar varmış. Adem babamız gibi tek olarak değil. Her çeşidin bir başlangıcı yaratılmış ve her nesil çoğaldıktan sonra, kendi aralarında ciddi savaşlar olmuş. Yani şu andakinden daha karmaşık -Şu anda en azından insanlar, cinniler tek tip. Cinniler geldikten sonra bunlar cinnilerin aynı şekilde üstünlüğünü kabul etmemişler. Zaman içerisinde cinnilerin içine girerek hani nasıl cinniler, musallatlar insanların içine girebiliyor, hakimiyet altına alabiliyor Benzer şekilde onlar da cinnileri kontrol altına almışlar. Tabi bunu dünyamız olarak düşünmeyin. Başka gezegenlerde, galaksilerde de yaşandığını düşünün. Şu andaki hayvan yapısına göre de odaklanırsanız yine işin içinden çıkamazsınız. Daha bildiğiniz et bedeni yok. Zaman içinde bu “hayvanlar” cinnilerin içine girerek cinnilerin de inançlarını bozuyorlar ve zamanla vücut yapıları da o hayvanların şekillerine giriyor. Onun içindir ki ifritler değişik hayvan şekillerinde, en azgınları da yılan şeklindedir. O hayvanların zamanında yılanlar en azılılarıydı. Azılıları haline geliyor. Kime karşı? Bize göre kedi, köpek veya diğer canlılara karşı Bugünkü insanlara saldıranlarla, insanlara faydalı olanların ayrımı orada da aynı. İyi ve kötü olanlar Yani imanlılar ve imansızlar Hayvanlar, cinni ırkı bozuyor ve başka gezegenlere de gidebiliyorlar. Cinnilerin büyük bir kısmı hayvan şeklinde görünmeye başlıyor çünkü içlerine giriyorlar. İçlerine girince onların kimyasını, yapısını değiştiriyor. Bugün de bazı insanlar var ya cinnilere benzer. Yüzlerinde nur yoktur, içgüdüsel, hayvansı özellikler vardır kimi insanlarda. İşte bu hayvansı özellikler cinlere de aynı şekilde geçmiştir. Onlar da hayvansı özellikler göstermeye başlamıştır, nefislerini azdırmıştır. İnsanlar halife olarak yaratılınca bu sefer bunlar yine Rabbimize karşı çıkmıştır. Hayvanlara biz bugün hayvan diyoruz ama o zaman ki isimleri değişikti. İşte o karşı çıkmalarında onlara üstün olduğu için üstünlüğünü kaybetmek istememişlerdir. Ama ; İşledikleri günahlar ve yaptıklarından dolayı da artık Allah’u Teâlâ onların üzerine yeni bir ırk getirmiştir. Bu gelen ırk insanoğludur ve insanoğluna itaat etmemiştir. Bunlar hayvanlardan cinlere, cinlerle birleşerek de bugün insanlara musallat olmaktadır. "Hayvanların bugün et bedenleri var. O zaman ki eğer cinnilerin vücuduna girebiliyorlarsa nasıl bunlara hayvan diyemeyiz" diye sorduğumuzda; "Hayvan bugünkü adlandırmasıdır. Topraktan yaratıldınız, toprağın bir parçasından da hayvanlar yaratıldı" denildi. Cinnilerin içine girdiklerinde cinnilerin yecüc mecücü oluyorlar, şekil değiştiriyorlar. Yani iki ırk birleşiyor. Yine ölüyorlar ama o soy melez olarak devam ediyor. Bu "hayvanlar" içinde zamanında köpek tipli olanlar hala gelip insanlara yardımcı olan, insan nesline itaat edenler. İnsanlara ve cinlere saldıranlar ise o zamanda cinlerin sonra da insanların üstünlüğünü kabul etmeyenlermiş. İnsan yaratılmadan önce hayvanlar ve cinniler aralarında şu anda ki cinni ve insanlar gibi mücadeleler vardı Bir de insan ırkı üzerine gelince, hayvanlarla cinnilerin birleşmesinden oluşan yecüc mecücler insanla da birleşerek hayvani özellikler gösteren üçlü bir ırk oluşturdu Allah dostları anlatmıştır. ”Her şeyi yiyip bitirecekler”Bu hayvani özellikleri anlatılır. Bu hayvani özellikler o hayvanların yaratılışından gelip cinnilerle birleşip, döllenerek ortalama bir ırk oluşturup, o ırkın da gelip insanla birleşerek birlikte ırk oluşturması ile olur Yani yecüc mecüc sadece cinni ile insanın birleşimi değil. Hayvanla birleşen cinni ara bir ırk ve o ara ırkın da gelip yine insanla birleşmesiyle oluşuyor. Şöyle düşünün; Hayvandı, ifritler cinniler ile birleşti. Birleşmeden bir ara ırk çıktı. O ara ırk topraktan yaratılmış olan insanla da birleşince yine topraktan yaratılma özelliğini de alarak farklı bir özellik sağlamış oldu. Yani hem hayvanların özellikleri, hem de cinnilerin özellikleri var Çok hızlı hareket etmeleri ve farklı özellikleri var. Bir de üstüne cinni ifritler insanlarla birleştiğinde -ki ilk baştan beri istedikleri bu- Ne oluyor? Kendi ara ırkları devam ediyor. -Bugün nefsi biz hayvani iç güdülerle anlatıyoruz, bakın aslında olanın ve söylediğimizin farkında değiliz Hayvani o istekler, hayvanlardan cinlere, cinlerle birleşerek bize geçtiğini anlatıyor. Çok iyi düşünün. Yani burada "bunu kabul etmiyorum. Bu Hazreti Kur'an’da nerede var? Buna delil getirin" demeden önce bir düşünün. En azından bu anlatılanların olabilirliği, doğru olma imkânı var mı, yok mu? Sohbetin sesli anlatımı aşağıdadır.

Synergy Kendiyas

11,152 Aufrufe • vor 9 Monaten

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinde Kara Harp Okulu öğrencileriyle iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile karşıladı. İftarda Harbiyelilere hitap eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 110’uncu yıl dönümünü hatırlatarak şunları söyledi: "Şanlı tarihimizin kilometre taşlarından olan Çanakkale Deniz Zaferimizin 110'uncu yıl dönümü kutlu olsun diyorum. Canları ve kanlarıyla hafızalara kazınan direniş kıyamıyla Çanakkale'de destan yazan şehitlerimizin tamamını kemal-i edeple yâd ediyorum. Başta Anafartalar kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere müstahkem mevki kumandanı Cevat Paşa'dan Yarbay Selahaddin Adil Paşa'ya, kahraman ordumuzun tüm komutanlarını saygıyla anıyorum. Anadolu'nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelerek devrin zalimlerinin karşısına dikilen düvel-i muazzama müstevlilerine geçit vermeyen tüm kahramanlara Rabb’imden bir kez daha rahmet diliyorum." BU ZAFER MİLLETİMİZE DİRİLİŞ ÜMİDİ AŞILADI Mehmet Âkif Ersoy'un Çanakkale şehitleri için yazdığı, "Sen ki son ehl-i salibin kırarak savletini, Şarkın en sevgili sultanı Selahaddin'i, Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran; O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın." dizelerini okuyan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şöyle devam etti: "Aziz vatanı düşman çizmelerine çiğnetmeyen, o demir çemberi göğsünde kırıp parçalayan tüm kahramanlarımıza bir kere daha şükranlarımı sunuyorum. Rabb'im şehit ve gazilerimizin emanetine hakkıyla sahip çıkmayı, istiklal ve istikbal sancağını bundan sonra da aşkla, şevkle, gururla dalgalandırmayı bizlere de nasip eylesin diyorum." Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Çanakkale Zaferi'nin, Balkan Harbi'nden ve üst üste gelen ihanetlerden yorgun düşmüş, işgalci güçlerin "hasta adam" olarak gördükleri bir milletin yeniden şahlanışının ve dirilişinin müjdecisi olduğunu ifade ederek şunları kaydetti: "Genciyle, yaşlısıyla, kadını ve erkeğiyle el ele, yürek yüreğe verip zaferle taçlandırdığımız Millî Mücadele’nin fitili Çanakkale Zaferi ile ateşlenmiş; bu zafer milletimize, taptaze bir kıyam ve diriliş ümidi aşılamıştır. Milletimizin hücrelerine işleyen şehadet bilinci İstiklal Harbi'nde tüm ışıltısıyla bir kez daha parlamış, dünyanın diğer milletleri için mümtaz bir mücadele örneği teşkil etmiştir. Kore'de, Kıbrıs'ta ve daha pek çok yerde Mehmetçiğin sergilediği vakur ve erdemli tavır millî kimliğimizin tarihe düştüğü birer eşsiz not hükmündedir. Merhameti ve merhameti kadar mücadelesiyle de örnek bir ecdadın ahfadı olmaktan hepimiz iftihar ediyoruz. Burada şunu da büyük bir gururla ifade etmek istiyorum, 110 yıl önceki hayâsız akınları nasıl bozguna uğratıp vatanımızın birliğini, milletimizin dirlik ve kardeşliğini temin ettiysek bugün de aynı azim ve kararlılıkla mücadelemizi sürdürüyoruz." ULUSLARARASI BASINDAKİ DEĞERLENDİRMELER, ÜLKEMİZİN BAŞARILARINI AÇIKÇA TEYİT VE TESCİL ETMEKTEDİR Ülkemizi hedef alan sinsi planları, hain emelleri, karanlık senaryoları arkasında kim olduğuna bakmadan tek tek yırtıp atıyoruz." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şunları söyledi: "Devletimizin payidar, milletimizin ebediyen muzaffer ve muvaffak olması için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktan bir an olsun çekinmiyoruz. Şu gerçeği artık dost düşman fark etmeksizin artık herkes ikrar etmektedir. Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere dünyayı etkisi altına alan değişim fırtınasını en hazırlıklı karşılayan ülkelerden biridir. Son dönemde uluslararası basında ülkemizle ilgili çıkan değerlendirmeler, ülkemizin başarılarını açıkça teyit ve tescil etmektedir. Daha üç beş sene öncesine kadar bizi kıyasıya eleştirenlerin çoğu şimdi bize hak vermeye başladı. Suriye ve Filistin'de takip ettiğimiz insani, vicdani ve onurlu politikaların ne kadar isabetli olduğu bugün herkes tarafından açıkça dillendiriliyor. Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta ilk günden beri izlediğimiz dengeli tutumun doğruluğu bugün daha iyi anlaşılıyor. Aynı tabloyu Libya'dan Sudan'a, Somali'den Karabağ'a, Balkanlar'dan Doğu Akdeniz'e pek çok yerde görüyoruz." FETÖ’CÜ ALÇAKLARLA MÜCADELEMİZ HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Yurtta sulh, cihanda sulh!" ilkesini "Daha adil bir dünya mümkündür." şiarıyla birleştirerek girişimci bir dış politika tasavvuruyla Türkiye'yi küresel bir oyuncu hâline getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Ülkemiz içindeki bazı çevreler hâlen kabullenmese de doğru zamanda hayata geçirdiğimiz doğru stratejimiz sayesinde bugün Doğu ve Batıyla eşit ilişkiler geliştiren, küresel adaletsizliklere korkusuzca tepki veren, millî politikalarını her şart altında kararlılıkla uygulayan, çıkarları ile değerleri arasında tercih yapmak mecburiyetinde kalmayan bir Türkiye gerçeğine kavuştuk." dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'nı adım adım inşa ederken milletin şevkini, azmini ve cehdini kıran engelleri de teker teker kaldırdıklarını belirterek konuşmasına şöyle devam etti: "15 Temmuz gecesi milletin namusuna emanet ettiği silahlarla devletimizi işgale yeltenen FETÖ'cü alçaklarla mücadelemiz ihanetin üzerinden geçen yaklaşık 9 yıla rağmen hız kesmeden devam ediyor. Finans desteği ve eleman havuzunu önemli ölçüde yitiren bu hain şebeke, Pensilvanya'daki elebaşının ölümü sonrasında çöküş dönemine girmiştir. Tıpkı hain elebaşı gibi örgütün de son nefesini vereceği günler yakındır. Aynı şekilde, 40 yıldır başımıza musallat edilen bölücü terör belasından ilelebet kurtulmak için de yoğun bir çalışmanın içindeyiz. 85 milyon vatandaşımızın tamamının kardeşlik şuurunu perçinleyecek, müreffeh geleceğini güvence altına alacak, iç cephemizi güçlendirecek terörsüz Türkiye hedefimize doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bölgemizin hasretini çektiği kalıcı barış ortamına kavuşmasını sağlayacak bu çalışmaların semeresini inşallah yakında göreceğiz. Bizim gayemiz; son iki asırdır kimi zaman etnik, kimi zaman mezhebi fay hatları üzerinden sahnelenen planları tarihin çöp sepetine yollamaktır. Derdimiz huzurdur, kardeşliktir, muhabbettir, kader ve gönül birliğini bu topraklarda ilelebet hâkim kılmaktır. Allah'ın izniyle bu amacımızda da muvaffak olacağız." COĞRAFYAMIZI KANA BOĞMAK İSTEYENLERİN SONUNA KADAR KARŞISINDA DURACAĞIZ Bir asır evvel olduğu gibi istilacı heveslerle bu coğrafya üzerinde ameliyat yapmaya yeltenenlerin karşılarında Türkiye'yi bulacağını belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Şunu çok açık ve net söylemek isterim; Arzımevut hezeyanıyla coğrafyamızı kana, gözyaşına ve zulme boğmak isteyenlerin sonuna kadar karşısında duracağız." ifadesini kullandı. "Siyonist rejim dün gece Gazze'ye düzenlediği vahşi saldırılarla masumların kanından, canından ve gözyaşından beslenen bir terör devleti olduğunu bir kez daha gösterdi." diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "330 masumu düşünebiliyor musunuz? Bir sahur vaktinde bu siyonist rejim maalesef soykırım yaparak katletmiştir. Çoğu çocuk ve kadın. Akşam aldığım haberle 400'ün üzerinde kardeşimizin şehit edildiği, vahşetin sorumluları döktükleri her damla kanın hesabını vereceklerdir." açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, bugün masum çocukları, bebekleri ve kadınları yakan ateşin, bu şımarıklıkla, bu cinnet hâliyle, bu pervasızlık ve küstahlıkla devam edilirse elbet bir gün çırayı tutanları ve ateşe benzin dökenleri de saracağını dile getirerek "Türkiye olarak bu mübarek günlerde Gazzeli mazlumların ve Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. Katliamların durması, sükûnetin tesisi ve ateşkesin tekrar sağlanması için diplomatik çabalarımızı artırarak sürdüreceğiz." ifadesini kullandı. SAVUNMA VE HAVACILIKTA İHRACATIMIZI 7 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNE ÇIKARDIK Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, milletin medarıiftiharı kahraman Türk ordusunun eriştiği yüksek caydırıcılık kapasitesiyle küresel düzeyde müessir bir güç hâline geldiğini belirterek son dönemde yapılan yüksek teknoloji hamlesiyle yerlilik oranının yüzde 20'lerden yüzde 80 seviyesinin üzerine taşındığını, savunma sanayisi alanında parmakla gösterildiklerini söyledi. Kendi mühendisleriyle ürettikleri İHA, SİHA, uçak, helikopter, gemi, denizaltı ve daha nicelerinin, güvenlik mimarisinin ulaştığı seviyeyi ortaya koyduğunu belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, şöyle devam etti: "Savunma ve havacılık ihracatımızı 2024'te bir önceki yıla göre yüzde 29 oranında artırarak 7 milyar doların üzerine çıkardık. Son 10 yıl içinde 185 ülkeye 230 çeşit savunma sanayi ürünü ihraç ettik. İnşallah kısa bir zaman içinde ikinci uçak gemimizi de yapıyoruz, yapacağız. Sadece geçtiğimiz yıl toplam değeri 10 milyar doları aşan sözleşmelere imza attık. 180 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirdik. İnşallah bu sene çok daha yüksek rakamları yakalayacağız." ORDUMUZUN DEDİKODULAR ÜZERİNDEN YIPRATILMASINA İZİN VERMEYİZ Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, kahraman Türk ordusunun, Afganistan'dan Somali'ye, Irak'tan Kosova'ya gönül ve kültür coğrafyasının dört bir yanında barışa katkı sunduğunun altını çizerek "Desteğimize ve kardeşliğimize ihtiyaç duyulan her bölgede dostlarımızın yanında olmayı bundan sonra da inşallah sürdüreceğiz." diye konuştu. Bu süreçte en büyük dayanaklarından birinin Türk Silahlı Kuvvetleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Ordumuzu güçlendirmek, caydırıcılığını artırmak, imkân ve kabiliyetlerine yenilerini eklemek önümüzdeki dönemde de önceliğimiz olacaktır. Şurası da son derece önemlidir. Üzerine titrediğimiz ordumuzun dedikodular üzerinden yıpratılmasına, kimi kendini bilmez siyasetçiler tarafından örselenmesine izin vermeyiz. Kimden gelirse gelsin, bu tür hadsizlikler karşısında ordumuzun ve komuta kadememizin her daim yanındayız. Disiplini, cesareti ve fedakârlığıyla bilinen Türk Silahlı Kuvvetlerinin, her ne surette olursa olsun bu vasıflarının zedelenmesine de göz yummayız." dedi. Disiplin, vakar ve imanın, kahraman Türk ordusunun kahraman mensuplarının en önemli özelliği olduğunu ve kimsenin bunlara halel getiremeyeceğini belirten Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, "Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev üstlenen her bir evladımız, kardeşimiz ve arkadaşımız da askerlik mesleğinin temel prensipleri olan bu hasletlere sıkı sıkıya sahip çıkmalıdır." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, harbiyelilerin gerek eğitim gerekse görevi boyunca bu değerlerden asla sapmayacağına inandığını dile getirerek şunları kaydetti: "Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başkomutanı olarak kahraman ordumuzun asil mensuplarıyla her zaman kıvanç duyduğumu bilmenizi istiyorum. Çanakkale Deniz Zaferimizin 110’uncu yıl dönümünü tekrar tebrik ediyorum. Şehitlerimizi, gazilerimizi bir kere daha rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Rabb’im sizlerle birlikte tüm askerlerimizi korusun, kollasın, yolunuzu da bahtınızı da açık eylesin diyorum. Gönül elçilerimiz olarak gördüğümüz misafir öğrencilerimize de aynı şekilde Rabb’imden üstün başarılar temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum." #18Mart1915 #ÇanakkaleGeçilmez #18MartŞehitleriAnmaGünü #ÇanakkaleDenizZaferi #GaziMustafaKemalAtatürk #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

188,206 Aufrufe • vor 1 Jahr