Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

İlk defa bir parti devlet tarafından değil, başka partiler tarafından kapatılmak isteniyor. Cümlenin kendisi bile absürt ve korkunç: AKP ile MHP, HDP'yi kapatmak istiyor! İstiyor da güçleri yeter mi ona HDP seçmeni karar verecek. Sonucu da seçimde hep birlikte göreceğiz 🙂👋

688,431 views • 3 years ago •via X (Twitter)

9 Comments

Mine Hicran's profile picture
Mine Hicran3 years ago

Ben bir Türk'üm ama haklı mücadelenizi görüyorum. En kısa zamanda bu hukuksuzluğun son bulmasını diliyorum. Kürt Türk kardeştir ve hukuksuzluk karşısında hiç kimse susmamalıdır. Güzel günler çok yakında ✌️

Italyan Kürdü's profile picture
Italyan Kürdü3 years ago

"Biz Bu Ülkenin Bu Toprakların En #Şerefli İnsanlarıyız " Sırrı Süreyya Önder #HDPhalktır #SelahattinDemirtas

Italyan Kürdü's profile picture
Italyan Kürdü3 years ago

Nerede olursan ol İçerde,dışarda,derste,sırada, #Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının,fesatçının,hayının Dayan kitap ile Dayan iş ile, Tırnak ile,diş ile, Umut ile,sevda ile,düş ile Dayan rüsva etme beni" Ahmet Arif #HDPhalktır #SelahattinDemirtas

Dr. M. Çağlar Özgür's profile picture
Dr. M. Çağlar Özgür3 years ago

Apo'nun heykelini dikiyordunuz, ne oldu?

Italyan Kürdü's profile picture
Italyan Kürdü3 years ago

"Ey, "Her şey bitti!" diyenler Korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler Ne dağlarda direnen çiçekler Ne kentlerde devleşen öfkeler Henüz elveda demediler Bitmedi, sürüyor o kavga Ve sürecek Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek" #HDPhalktır #SelahattinDemirtas

Italyan Kürdü's profile picture
Italyan Kürdü3 years ago

@TekmanDemir "Dilimde Sabah Keyfiyle Yeni Bir Umut Türküsü " #HDPhalktır #SelahattinDemirtas

ez Erko's profile picture
ez Erko3 years ago

Kürt halkı kimsenin oyuncağı değil bu böyle biline ✌️🌾

𝕛𝕖𝕙𝕣 ✌🏻's profile picture
𝕛𝕖𝕙𝕣 ✌🏻3 years ago

Bir kapatırlar bin geliriz.. hep böyle oldu, hep çoğala çoğala geldik/geleceğiz..

Italyan Kürdü's profile picture
Italyan Kürdü3 years ago

Haykır #HDPhalktır #SelahattinDemirtas

Related Videos

MHP lideri Devlet Bahçeli: “Türkiye’nin terörden arınması ve arındırılması beni alakadar etmez diyenlerin alayı birden suikastçıdır. Neymiş, bizi yargılayacaklarmış? Neymiş, bizden hesap soracaklarmış? Neymiş, anayasa ve kanunlara göre suç işliyormuşuz? Siz yargılasanız yargılasanız çantacı pespayeliğinizi ve cukka düşkünlüğünüzü yargılarsınız. Bakınız, şu yaşımda mertçe ve dürüstçe haykırıyorum, yeter ki Türkiye ve Türk milleti barış, huzur ve sükûnet bulsun, yeter ki terör hayatımızdan kalıcı olarak sökülüp atılsın; bizim sonumuz da varsın darağacı olsun. Biz korkuyu korkutalı çok oldu. Bizim sahte korkuluklara eyvallah ettiğimiz de hiç duyulmadı, hiç görülmedi. Kurt izine karışmış çakal izinin sahte meydan okumalarına aldırış etseydik ya ülkümüzden ya da ülkemizden çoktan şüpheye düşerdik. Kurdun takip edeceği yine kurttur, kimin kemik peşinde koşacağının cevabını verecek olanlar da bellidir. Şüphe istisna, güven asıldır. Bizim tarafımız asil Türk milletinin yeridir. Terörsüz Türkiye hedefinin en ciddi muhataplarından birisi İmralı’dır. TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” Komisyonu’nun geçtiğimiz Cuma günü İmralı’ya gitmek üzere nitelikli çoğunlukla aldığı karar, bu karar doğrultusunda MHP, AK Parti ve DEM Parti’den birer milletvekilinin adaya gitmesi tarihi bir gelişmedir. Bu vesileyle Genel Başkan Yardımcımız ve İstanbul Milletvekilimiz Sayın Feti Yıldız ile diğer milletvekillerimize yürekten teşekkür ediyorum. CHP ve komisyonda bulunan diğer partiler İmralı’ya gitmekten sarfınazar etmişler. Varsın etsinler, hiç sorun değil, ondan bundan medet umarak “Terörsüz Türkiye” hedefini takip etmiş olsaydık, onun bunun ağzının içine bakarak izin ve icazet arasaydık böylesi ağır bir sorunu bırakınız konuşmayı, yerimizden bile kıpırdayamazdık. Korkarak yaşayanlar yalnızca hayatı seyreder. Biz seyirci değiliz, hayatın yönünü değiştirme iradesi taşıyan zamanın ve zeminin müşahidi Milliyetçi-Ülkücü Hareketiz Cesaret zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık felaket götürür.”

serbestiyet

84,935 views • 7 months ago

SİZLERLE UÇUYORUZ! SEVGİLİ ARKADAŞLAR UÇANKUŞ’UN ARTIK TEK BİR HABERİ BİLE 1 MİLYON İZLENİYOR! 5-6 MİLYONA DAHİ ULAŞAN HABERLERİMİZ VAR. UÇANKUŞ, SİZLERİN DESTEĞİYLE UÇUYOR! Özellikle de, hiç ara vermeden her gün çok önemli konuları tüm samimiyetiyle anlatan Tamar Tanrıyar, şu anda erişilmesi zor rekorlara imza atıyor. Halkın çok büyük güvenini kazandı ve haberlerini her gün milyonlar izliyor. Sadece insatagram/facebook’ta 5.000.000-6.000.000’a çıkan haberleri bile var. Ve Tamar Tanrıyar, Whatsapp hattından(0544 300 00 00) kurduğu birliktelikle tamamen halkın sesi oluyor, her gün gelen yüzlerce mesajı kendisi okuyor. Bu arada kendisini tehdit edenlere de hiç aldırmıyor. Hatta, şeytani planlarla, kendisini susturmak için “örgüt lideri” suçlaması yapanlarla da Adliye’lerde kendi mücadele veriyor. (İmamoğlu ile ilgili bir haber için ona yakın bir iş insanın bu olayı organize ettiği ortaya çıktı. Peki bunu yapanlar ne olacak?.. İfadelerinin bile alınacağını sanmıyoruz. İmamoğlu haberiyle ilgili bu operasyonu yapan iş insanları Tamar Tanrıyar’ın X hesabını bile kapattırdı ve hala kapalı!.. UçanKuş’un X hesabını da daha önce hackletmişlerdi. Savcılığa polise şikayet yapılmıştı. Elimizde rapor var, kim olduğu bilinmesine rağmen İstanbul’da bulamıyorlarmış!..Yeni bir X hesabında bile şu anda 100-200 bin izleniyor. Artık bu konuda da Adli beklentimiz kalmadı. Bırakın cezayı bir ifade bile alınamıyor çünkü) UçanKuş’a ve Tamar Tanrıyar’a bu büyük desteği veren halkımıza çok teşekkür ediyoruz. Hep birlikte uçmaya devam. (NOT: Tamar hanımın bir notu var. Özellikle güçlü insanlar tarafından istismar edilen, hatta tecavüze uğrayan ama yıllardır sesini çıkaramayan kadınların artık korkmadan kendisine mesaj yazmalarını istiyor. Ve “Çünkü özellikle siyasi kişilerle ilgili çok duyumlar alıyorum. Bugüne kadar sizleri korkutmuş olabilirler. Ama şimdi ben varım/takipçilerimiz var ve toplumun da verdiği destekle hep birlikte onları ifşa edeceğiz. Devletten de destek isteyeceğiz yine, bu kez yardımcı olurlarsa seviniriz. O sapıkların hangi partiden olduğu falan da beni ilgilendirmiyor. Biz, hep birlikte her şeyi başarırız” diyor. Maaşallah Tamar hanım gözünü karartmış. Allah yardımcısı olsun.

UcanKus

34,536 views • 1 year ago

📌 Bu yargı CHP ile ilgili olarak adaletli bir karar vererek büyük bir hukuksuzluğu önleyecek öyle mi? Ben bu yargıdan medet uman arkadaşlarımdan şikâyetçiyim yani. 📌 Siyaset yapılacak yer partinin kongresidir, Kurultayıdır. 📌 4 Kasım Kurultayının üzerinden 19 ay geçmiş, seçim hukuku bir takvim hukukudur. Bir mahkeme seçimin iptaline, görevden alınmasına karar veremez; burası bir dernek değil. Siyasi partiler, Anayasaya göre demokratik sistemin özüdür. Bir hakimin veya bir delegenin dilekçesiyle onu askıda tutamazsınız. 🔴 Bu rejimin yargısı CHP ile ilgili olarak adalete uygun bir karar verecek öyle mi? Buna inanmak için saf olmak lazım veya bu rejimle işbirliği yapmış olmak lazım. 📌 Kemal Bey'in önünde her zaman saygıyla eğilirim, her bayram ararım o ayrı. Siyaset bu değil; bu ortamda Adalet ve Kalkınma Partisi’nden yargı beklemek, adalet beklemek mümkün mü? ❓ Eğer Türkiye'de yargı olsaydı, Kurultay için o dilekçeyi verenlerin, dilekçeleri anında reddedilirdi, duruşma bile açılmazdı. 19 ay sonra Adalet ve Kalkınma Partisi yargısından CHP'nin geleceği için iyi karar bekleyeceğiz öyle mi? Bu teorik olarak veya pratik olarak mümkün mü? 📌 Siyaset mahkemede yapılmaz, duruşma salonunda yapılmaz; parti içi siyaset kongrede yapılır, Kurultayda yapılır. ❓CHP tüm anketlerde %35 bandını aşmış durumda şu an, bir yükseliş var ve sandık gelse birinci parti olarak seçimi kazanacak, bu iktidar değişecek. Bu yargı süreci, bu davalar, bu konuşmalar kime yarıyor? 📌 Kemal Bey'in aleyhine, onun kişiliğine şahsına laf söyleyen kim varsa biz direkt karşısındayız. 📌 Siyaseten bu süreçleri okuyamamak ve AKP yargısından, bu rejimin yargısından medet ummak ayıptır ya. ❗Yargı, Türkiye'nin birinci partisinin yönetiminin değiştiği Kurultayı iptal edecek, yönetimi değiştirecek ve bu da AKP Genel Merkezi'nden, Saraydan bağımsız bir hakimin hukuku önceleyerek vereceği bir karar olacak öyle mi? Nerede yaşıyoruz biz? Buna kim inanır?

Sezgin Tanrıkulu

48,882 views • 1 year ago

Güne Merhaba. Babala TV’de bir gencin sorusu: Bu, benim gerçekten AKP’de yönetim kurulunda olan bir insanın fikrini çok merak ettiğim bir soru. Fetö örgütü şu anda terör örgütü olarak AKP tarafından da üzerinde basıla basıla anlatılsa da, bir zamanlar Fettullah Gülen cemiyeti olarak da çok takdir görüyordu. Ama bu, ama bu aslında buz dağının sadece görünen bir kısmı. Şu an biliyoruz ki birçok cemaat çok aktif Türkiye’de, özellikle İç Anadolu bölgesinde sosyo-politik olarak da aktifler. Gençler üzerinde de öyle, birçok bakanlıklarda da yine bu cemaatlerin aktif olarak görev aldığını görüyoruz. Ben şunu merak ediyorum: AKP hükümeti ile bu cemaatler arasında nasıl bir alışveriş var ve bu cemaatlerin AKP’yi, AKP’nin de cemaatleri bu kadar desteklemesinin sebebi nedir? MK’nın cevabı: Yine çok bilinir yapılardan birisinin ve Fetö’nün şu anda CHP’ye ilgisinin sebebi ne? Şimdi cemaatler, sivil yapılar olarak tanımladığımız bu yapılar, hayatın gerçekleri. Bu ülkede benim ne kadar yaşam hakkım varsa, o insanların da, o yapıların da yaşam hakkı var. Ancak benim temel bir bakış açım var: Türk devletinde sivil yapılar vardır, cemaatler vardır; devlete dahil olmak vardır, müdahil olmak yoktur. Bu ölçü aşıldığı zaman Türk devlet tarihi kendisini koruma ve kollama noktasında hiç tereddüt etmez, gerekeni yapar. O nedenle bu soru sadece AK Parti ile alakalı bir soru değil. Bahsettiğiniz sivil yapıların hepsine seçim zamanı ve seçimden önce tüm siyasi partilerin temsilcileri koşa koşa gidiyorlar. Onlar kendi eksenlerinde bir karar alıyorlar, aldıkları karar doğrultusunda da iradelerini beyan ediyorlar. Ne kadar mensupları arasında etkin olabilirlerse… Artık şu dönem bitti: “Efendim, biz bir yapıyız, yukarıdan aşağı belirledik, herkes de buraya oy verecek.” Yok böyle bir dünya, böyle bir Türkiye yok. Birey inanılmaz güçleniyor, bireyin özgürlüğü noktasında… Aynı ailenin çatısı altında dahi bir baba veya anne evlatlarına adres göstererek…

Metin KÜLÜNK

142,960 views • 9 months ago

Mutlak Butlancıların Samsun'a reva gördüğü isim ortada: Mehmet Pank. Bu isim, daha önce CHP üyesi ve yönetimlerde görev almış bir isim. Ama asıl mesele şu: 2024 yerel seçimlerinden hemen önce CHP'den istifa edip İYİ Parti'ye geçen, İYİ Parti listesinden İlkadım Belediye Meclis Üyesi seçilen bir isim. Kendisinin CHP'deki görevleri ve üyeliği bahane edilerek İYİ Parti tarafından CHP seçmeninin kafa karışıklığına yol açılmış ve bu nedenle CHP'nin İlkadım'da belediye başkanlığını kaybetmesine sebep olmuştur. Yani en son yerel seçimlerde CHP'ye ihanet ederek başka parti listesinden seçime giren ve CHP'nin seçim kaybetmesine sebep olan bir isim! Kemal Kılıçdaroğlu'nun Mutlak Butlan kadrosu, Samsun'da CHP'nin başına bula bula, yerel seçimde partisine sırtını dönmüş, rakip partiden meclis üyesi olmuş birini bulmuştur. Bu bir tesadüf değil, bir tercihtir. Bu atama, Mutlak Butlancıların kiminle iş tuttuğunu da açıkça ortaya koymaktadır. Partisine ihanet etmiş birini il başkanlığına layık görenlerin, CHP'yi değil başka hesapları savunduğu artık tartışmaya bile gerek bırakmayacak kadar açıktır. Samsun CHP'lisi bu atamayı tanımayacak, bu ihaneti unutmayacaktır. Bugün de Samsun sokaklarındayız. Gençlerin, kadınların, emeklilerin, emekçilerin yanında; halkı canından bezdiren bu AKP zulmüne karşı omuz omuza. Tarlasında ürününü kaldıramayan çiftçinin, ekonomik krizde kepenk indiren esnafın, işini büyütemeyen işverenin derdi bizim derdimiz. Bu mücadelede yalnız bırakmayacağız. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte yürüdüğümüz bu yolda geri adım yok. Samsun, bu yolda üstüne düşeni yapmaya devam edecek. Mehmet Özdağ Seçilmiş CHP Samsun İl Başkanı

Mehmet ÖZDAĞ

47,819 views • 2 days ago

🔴Prof. Dr. Süheyl Batum: CHP'deki ihraçlar bir projenin parçası Bir kere bunu söylememiz lazım. Yani CHP'de ihraç dalgası dokuz il. Hayır, projenin gereği olarak bu. Yoksa Kılıçdaroğlu'nun kendi "Ben bu dokuz kişiyi atayım." filan değil. Bu getirilen projede Kemal Kılıçdaroğlu'na verilen görev. Ama Türk milleti veya CHP seçmeni bu oyunu şöyle bozuyor. Diyor ki "Ben sana yüzde iki veririm, benim seçmeni, ben seçmenin doksan sekizi ben, eee, gerçek CHP'ye veririm." diyor. "Eee, hangi parti olursa olsun ona veririm." diyor. Fakat burada yanlış anlaşılma pahasına bir şey söylemek istiyorum. Bakın bu olay CHP'nin başına gelmesinin tek nedeni projenin bunu gerektirmesi. Bu proje MHP'nin başına gelmesini istese ona getirilirdi. Ama acaba burada Sayın Güçlü'nün, İzmir İl Başkanı'nın görevden alınan, onun söylediği gibi CHP'nin yükselişi, baktılar ki CHP yükseliyor ve olası bir seçimde kazanacak gibi görünüyor, iktidara yürüyor. O nedenle mi? Sadece bu da değil. Hem iktidara yürüyor hem de CHP'yi, çok açık söylüyorum, demin çok doğru söyledi bence. Yani şöyle Türker Bey çok şöyle, bu proje çok geniş kapsamlı. Zaten benim söyleyeceğim de orada. Bunun içerisinde net olarak neden CHP ile, AKP ile uğraşsın? Orta Doğu'da yeni bir Orta Doğu çizdikleri için burada mutlaka olması gereken İsrail'in yanında bir Kürt devleti olmalı. Başka bir düşüncesi yok.

Sözcü

41,255 views • 1 month ago

Tehlikeyi gördü taktik değiştirdi Özgür Özel, Bahçeli ile ilgili yaptığı değerlendirmede "Devlet Bey'in; hukukun üstünlüğü, demokratikleşme ile ilgili beklentisi ve derdi, ittifak ortağıyla birlikte yürüyemeyecek noktaya gelirse, biz demokrasi yolunda herkesle yürürüz ona da bir itirazım yok. Demokratik ve terörsüz Türkiye için biz herkesle yürürüz." ifadelerini kullandı. Dün, CHP Osmaniye Milletvekili ve Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, olağanüstü oturum için toplanan TBMM'de, kuliste oturan Devlet Bahçeli'nin yanına gitti ve "Meclis sizinle güzel.. Sizi kurabiyeleri yiyor görünce memnuniyetimi ifade etmek istedim." dedi. Ne konuştuğunu soranlara da "Büyükbabam tarafından, merhum babamızla tanışıklığı, komşuluğu var.." ifadelerini kullandığını söyledi. Ve Veli Ağbaba devreye girdi. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, Veli Ağbaba ile konuştuğunu ve kendisine "İmamoğlu aday olamazsa en güçlü aday Mansur Yavaş!" dediğini belirtti. Veli Ağbaba'nn, Özgür Özel'in Genel Başkan olmasından önce de sonra da üzerinde en çok etkili olan isim olduğu herkesçe biliniyor. Şimdi bu gelişmelere bakınca; Öncelikle şu anlaşılıyor ki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi; Özgür özel ve kurmayları, Ekrem imamoğlu'ndan umudu kesmiş görünüyor. Mevcut durumun sürdürülemeyeceğini anlamış durumdalar. Önlerinde iki somut gerçeklik var; Birincisi, Ekrem İmamoğlu üzerine kurdukları adaylık süreci sonlanmış durumda, İkincisi, 38 Kurultay Davası ile ilgili mutlak butlan kararı çıkma ihtimali çok fazla yükselmiş durumda. Durum böyle olunca, Özgür özel ve Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin kurmayları ile birlikte yeni bir stratejiye geçmeleri gerekiyordu. Yukarıdaki verdiğim bilgilerden anlaşılacağı üzere yeni strateji şöyle gelişiyor; MHP Cumhur İttifakı'ndan kopar, koptuğu anda yüzünü Cumhuriyet Halk Partisine dönmek zorunda.. MHP'nin Cumhur ittifakı'ndan kopması ile birlikte yüzünü de CHP'ye döndüğünde yeni bir ittifak süreci başlamak zorunda.. Bu yeni ittifak süreci de milliyetçi-ulusalcı bir temelde oluşmak zorunda.. Daha önce ittifakla bir araya gelmiş olan; Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Zafer Partisi ve (DEM Parti dışındaki) bütün muhalif kesimleri bir arada tutabilecek olan, temelde de; Cumhuriyetçi, Atatürkçü, laiklik temelinde, Anayasa'nın ilk 4 maddesini koruma güdüsü içerisinde olan, 42. ve 66. maddelerine sahip çıkan bir yeni oluşum hayata geçirilmek zorunda.. Bu oluşumda Cumhuriyet Halk Partisi tarafında olası görülen ve halkta güçlü desteğe sahip olan tek aday da Mansur Yavaş olmak zorunda.. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi yeni stratejisi ile bu oyunu kurmak, bu oyuna dahil olmak sonuçta da kitlesini iktidar ışığıyla ayakta tutmak için yukarıdaki yeni hamleleri yapıyor. Böylece de, olası bir yeni oyunda, MHP'nin Cumhuriyet Halk Partisi'ne yüzünü döndüğünde, uzlaşabileceği isim olan Kemal Kılıçdaroğlu ve rahatlıkla onun adayı olabilecek olan Mansur Yavaş, esasta Kemal Kılıçdaroğlu ile olabileceği düşünülen yeni stratejiden koparılıyor ve MHP'ye ve Devlet Bahçeli'ye mesaj verilerek deniliyor ki: "Kemal Bey geri gelmese de biz oyun planımızı değiştiririz, stratejimizi değiştiririz, sizinle bu işbirliğini yaparız." Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi; Kurultay davası ile ilgili yargı süreçlerinde, iktidarın iki ortağının, AKP ve MHP'nin, yargı üzerinde ayrı ayrı oyun oynadığı kabulüyle hareket ederek, bu kez de MHP kanadına diyorlar ki: "Kesinlikle Kemal Kılıçdaroğlu'nu geri getirmeyin biz ne istiyorsanız yapacağız." Bakalım; yargı bağımlı mı bağımsız mı.. Hukuk halen işliyor mu işlemiyor mu.. Hepsini 15 Eylül ve sonrasında yaşayarak göreceğiz. Çıkacak sonucu da herkes kendi meşrebine göre ve içine düştüğü duruma göre yorumlayacaktır. CHP 🇹🇷

Bülent Gürsoy

103,140 views • 10 months ago

İktidarın insafsız zamlarını Şehreküstü Meyanı’nda benzin bidonlu eylemle protesto ettik. Boş bidonları AK Parti binasına bırakmak istememize, Bursa Valisi’nin emriyle izin vermeyen polisin gereksiz müdahalesi büyük arbedeye neden oldu. İlgili haberimiz; BURSA’DA BENZİN BİDONLU PROTESTODA ARBEDE YAŞANDI -İYİ Parti’nin ülke genelinde gerçekleştirdiği eş zamanlı zam protestosuna Bursa İl Teşkilatı da Şehreküstü Meyanı’nda yaptığı benzin bidonlu eylemle katıldı. Polis, benzin bidonlarının AK Parti binasına bırakılmak istenmesine izin verilmeyince büyük arbede yaşandı. Yaşanan arbedede İYİ Parti Milletvekilleri Selçuk Türkoğlu ve Hasan Toktaş polis tarafından tartaklanırken, Parti yöneticilerinden Şaban Aksoy başından yaralandı. Milletvekilleri Hasan Toktaş ve Selçuk Türkoğlu, emniyet güçlerinin müdahalesini kınarlarken, “Vatandaşın demokratik protesto hakkının engellenmesi kabul edilemez. Kaldı ki biz milletvekili sıfatımızla orada zam protestosuna destek vermek amaçlı bulunuyoruz. Elimizdekileri bomba değil, içi boş benzin bidonu ve bunu polis arkadaşlar biliyor. Ama emri kimin verdiğini biliyoruz. Sayın Vali’ye buradan sesleniyoruz. Devlet yalakalığı kabul etmez ve hiç bir üst düzey devlet adamına da iktidara yalakalık yakışmaz. Bu iktidarın beceriksiz ve insafsız yönetiminden kaynaklanan zam politikasına karşı direnmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştular. İl Başkanı Mehmet Hasanoğlu da, “AK Parti de İYİ Parti de aynı konuna tabi olarak kurulan iki demokratik partidir. İktidarda olması ona hiç bir ayrıcalık katmaz. İYİ Parti de milletin muhalefet görevi verdiği bir partidir ve acımasız zamlara karşı demokratik protesto hakkını kullanmıştır. AK Parti’yi değil, İYİ Parti’yi ve diğer partileri de koruyup kollamakla görevlidir. Bursa Valisi’nin dikkatine sunarız. Polisin gereksiz yere olay çıkmasına neden olan lüzumsuz müdahalesini şiddetle kınıyoruz” dedi. Dr. Hasanoğlu, çıkan olaylar öncesi yaptığı basın açıklamasında, “AKP iktidarının yanlış ekonomi programı ve politikaları sonrası millet olarak yeni bir zam dalgasıyla karşı karşıyayız” dedi. İYİ Parti Bursa Milletvekilleri Hasan Toktaş, Selçuk Türkoğlu, İlçe Başkanları, il ve ilçe yöneticileri ve partililer ile birlikte yaptığı basın açıklamasında; AKP iktidarının ülkeyi iflas noktasına getirdiğine vurgu yapan Dr. Hasanoğlu, basın açıklamasında şunları söyledi: “Uzun yıllar boyunca uygulanan hatalı politikalar sonucunda, seçim sürecinde atılan sloganlarla popülist vaatlere karşı rasyonel bir zeminin varlığından söz edebilmek mümkün değil. Bunun yerine, bütün faturayı dar gelirliye kesen, vatandaşın cebindeki son kuruşa da el atan bir yoksullaştırma politikasının sert bir şekilde uygulandığı görülmektedir. Üstelik AKP iktidarı dar bir kesime bankacılık sistemi üzerinden kepçe ile rant dağıtırken, toplumun geniş kesimlerinden kaşıkla bu parayı toplamaktadır. Sabundan, kitaptan, çocuk bezinden ek vergi alınıyor ancak servetten elde edilen kazançtan vergi alınmamaktadır. Vatandaşa kemer sıkma tavsiye edilirken küçük, yandaş ve ranta dayanan bir kesimin zenginleşmesine hiçbir kemer dayanmamaktadır. AKP iktidarının bu ülkeye zamlardan ve yoksulluktan başka verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Bugün Türkiye’de adı konmamış bir IMF programı uygulanmaktadır. Yıllarca geçmiş iktidarları aynı konuda eleştiren AKP iktidarının, bugün IMF reçetelerini savunduğu, uyguladığı ve en adaletsiz vergi olan enflasyon vergisiyle milletin cebinde bir şey kalmayıncaya kadar bu düzeni sürdüreceği anlaşılmaktadır. Memura ve emekliye yapılan cüzi zammın birkaç hafta içinde eriyip gitmesi bir yana, son olarak uygulanan akaryakıttaki ÖTV oranlarına yapılan zamla birlikte milletimiz derin bir yoksulluk çukuruna gömülmek istenmektedir. İki ay önce, seçimin arifesinde 19.58 TL olan ABD Doları bugün 26.89 TL’ye gelmiştir. Yine iki ay önce, seçimlerin arifesinde benzinin litre fiyatı 21.14 TL’yken bugün litre fiyatı 35.90 TL olmuş ve iki ay içindeki artış oranı yüzde 70’i bulmuştur.

Selçuk Türkoğlu

30,040 views • 3 years ago

S.SARAN, YENİDEN GÖZALTINA ALINDI! TEST SONUÇLARINDAN VE ELA’NIN İFADELERİNDEN SONRA “KULLANMA, YER SAĞLAMA VE TEMİNİ” SUÇLARINDAN JANDARMA TARAFINDAN GÖZALTINDA! İSTİFA ETMESİ LAZIM! Sadettin Saran, jandarma tarafından, Fenerbahçe kulüp binasından alınıp, gözaltına götürüldü. Ben Tamar Tanrıyar olarak dün Saran’ın hemen istifa etmesi gerektiğini söylemiştim. Ama kendisi tam tersini yaptı ve test sonucu ile hakkında verilen ek ifadelere karşın kulübe gidip oturdu ve sonuçta kulüp içine kadar jandarma da girmiş oldu. Bu hiç hoş olmadı. Dün ayrıca “Bu duruma üzüldüğümü” söylediğime bile tepki gösterenler oldu,“Neden üzülüyorsun?” diye… Yani toplum olarak biraz acımasız olmaya da başladık. Sordum, araştırdım ve söyleyeceğim tek cümle, “Sadettin Saran, rahmetli Ali Dinçkök gibi davranmalı ve istifa edip, istiyorsa kulübe dışarıdan destek vermeli”… Ancak Saran hemen istifa etmezse sarı-lacivertli kulübü çok zor günler bekler… Tabi ki birlikte seçildiği yönetim kurulu istifaya karşı çıkacak ama kulüp üyelerinin başvurularıyla, disiplin kurulu bu konu hakkında karar verebilir. Fakat Saran kendini bu duruma düşürmeden, hemen istifasını vermeli… Ve bu şekilde aklanmaya çalışmalı, Fenerbahçe’nin yasaklı maddeden yargılanan bir başkanı olarak değil… Bu arada son “yasaklı madde” olaylarını fırsat gören bir televizyon kanalının bir dizi tanıtımı gördüm. Öyle bir şey yapmışlar ki!.. Hangi kanal ve hangi dizi mi diye sorarsanız, hepsi video’da…

Siberhabertv

20,268 views • 6 months ago

Fethullah Gülen ses kaydı PAYLAŞABİLİRSİNİZ Fetö liderinin ses kaydında başbakan Erdoğan için "uzun" kod adı kullanıp," çok hainlik yaptı hala da hainlik yapıyor tarih karşısında ne diyeceğiz" Diye bizzat telefonda kendisi itiraf etmesine rağmen, bu ülkede hâlâ birçok şerefsiz vatan haini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı fetö ile işbirliği yapmakla suçlayacak kadar alçalabiliyorlar. Fethullahçı terör örgütünün derin tapınakçılara tasmalanmış lideri, şeytanın çocuğu Fethullah Gülen ile, Ekrem İmamoğlu suç örgütü liderlinin örgüt kanalı olan STV'de Spor spikerliği yaptığı dönemlerde, fetö kanalizasyonunun yöneticisi olan Hidayet Karaca arasındaki gizli telefon konuşması. Burada bazı isimlere çok fazla takılmayın derim. Çünkü herkes çok sağlam değil, geçmişinde çıkar menfaat ilişkisine göre iktidarı kullanmak isteyen çok fazla unsurun olmuş olması sizi etkilemesin. AK parti ve MHP dışında birçok partiyi baskılamış bir münafık yapının AK Parti'ye sızıntılarının olması da kaçınılmazdır. 50 yıldır devleti ele geçirmiş bir örgütü çökertip bugünlere ulaştıran gücü asla küçümseyin ve hâlâ fetö'nün altına yatan unsurların bugün ülkeyi son kez karıştırma arzusu yine bir takım ahlaksız kasetleri fetö'nün elinde bulunan unsurlar tarafından gerçekleştirilmektedir. Hala bugünlerde bile yapılan bir takım tehdit ve şantajların arkasında fetö dosyaların olduğunu bilmeniz faydalıdır.

Kuşçubaşı Zenci Musa

133,070 views • 1 year ago

CHP'lilerin her fırsatta selâm gönderdiği, "Siyasî tutsak" diyerek demogoji yaptığı ve “Cözüm, TBMM'de, İmralı'da değil” diyerek hedef saptırdığı ortamda, o çok sevdikleri Selo, cezaevinden açıklama yaptı: "Ben neysem Öcalan da o! DEM, Öcalan'ın partisidir." “1- Sayın Öcalan’ın inisiyatif aldığı, Sayın Cumhurbaşkanı ile Sayın Bahçeli’nin de büyük cesaretle sahiplendikleri, Sayın Özel başta olmak üzere muhalefetin de güçlü bir şekilde desteklediği barış girişimlerinin içindeyim, yanındayım, arkasındayım. Bu konuda Sayın Öcalan ile aramızda bir rekabetin, ayrılığın ya da çatışmanın sözü bile edilemez. Sayın Öcalan’ın rolü, misyonu ve tarihi sorumluluğu son derece önemlidir ve bunları ancak kendisi yerine getirebilir, ben dahil bir başkası değil. Benim demokratik siyasetteki rolüm ve misyonum da barış çabalarını destekleyecek ve tamamlayacak niteliktedir. Bunu da benim dışımda ve benim adıma kimsenin yerine getirme şansı yoktur. Bununla birlikte, İmralı ile Edirne koşullarında bu misyonu sağlıklı bir şekilde tamamlama imkanımız yoktur. Bu da bir gerçektir; dayatma, pazarlık veya koşul değildir. Umarım Meclis Komisyonu İmralı’ya gider ve ne demek istediğimi yerinde görür, gözlemler, ilk ağızdan tüm gerçekleri dinler. 2- Benim kimseye karşı kinim de nefretim de yoktur; öyle bir lüksüm de yoktur. Ola ki bir gün özgür koşullara kavuşursam ve kendileri de kabul ederlerse Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Sayın Özgür Özel, Sayın Devlet Bahçeli, Sayın Ali Babacan, Sayın Ahmet Davutoğlu, Sayın Fatih Erbakan, Sayın Erkan Baş, Sayın Mahmut Arıkan, Sayın Müsavat Dervişoğlu dahil olmak üzere tüm siyasi aktörlerle yüz yüze görüşmeyi, varsa öneri ve eleştirilerini dinlemeyi, kendi görüşlerimi ve ülkenin geleceği yararına düşüncelerimi samimiyetle paylaşmak isterim. Bunu da hiçbir siyasi ikbal, koltuk, makam, mevki hesabına girmeden içtenlikle yaparım. Eğer Sayın Cumhurbaşkanı demokratik reformlarla yeni bir sayfa açmayı ve ülkeyi bambaşka sosyal ve ekonomik koşullara taşımayı hedefleyen bir politikayı hayata geçirmeyi ciddiyetle ortaya koyarsa tıpkı barış sürecini koşulsuz desteklediğim gibi bunu da tereddütsüz desteklerim. 3- Ben siyasete Demokratik Toplum Partisi DTP’de girdim ve siyasi geleneğimizin bugünkü temsilcisi DEM Parti benim tek partimdir. Bir gün siyasette olma zorunluluğum ortaya çıksa bile benim evim, yuvam DEM Parti’dir. Başka parti kuracağıma, başka partiye geçeceğime yönelik her yorum sadece spekülasyondur. 4- Siyasi mücadele sadece siyasi partilerin çatısı altında yürütülmez. Yaşamın her alanı politiktir ve mücadele zeminidir. Aktif siyasette olmasam bile aktif mücadelenin her zaman içinde olmaya devam ediyorum, edeceğim. Belirttiklerim dışında her şey yakıştırmadır, yorumdur, spekülasyondur. Önce barışı, sonra adaleti, eşitliği ve kardeşliği hep birlikte sabırla, adım adım inşa edeceğiz. Umutsuzluğa, karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Mutlaka başaracağız. Şimdi gözümüz kulağımız, Meclis Komisyonunun alacağı cesur ve tarihi kararda olacak.” Selahattin Demirtaş 20 Kasım 2025 Edirne Cezaevi

NE KADAR OLDU?

15,880 views • 7 months ago

Hayatımda gördüğüm en isabetsiz analizlerden birisi bu. MHP milliyetçiliğinin hiçbir zaman Kürt'e Türk'üm dedirtmek gibi bir anlayışı olmamıştır. MHP, Türklerin ve bu ülkedeki farklı unsurların birlikte hareket edip dünyaya yeniden nizam verecek olan devletin kurulmasını hedefler. Kürt'e zorla "sen Kürt değil Türk'sün" dedirten anlayış CHP'ye aittir. Dahası böyle çirkin bir anlayış, İslam öncesi ve sonrası Türk devletlerinin de hiçbirisinde yoktur. Bu, bizim medeniyetimizde yeri olmayan ve ülkeyi etnik unsurlara ayrıştırma amacı ile Batı tarafından imal edilmiş kimyasal bir söylemdir. MHP hiçbir zaman bir tabela partisi olamaz çünkü MHP hedefleri itibariyle bir bayrak partisidir. Bayrağın temsil ettiği devlet ve milletin çıkarları neyi gerektiriyorsa politikalarını o istikamette şekillendirir. CHP gibi kendi elit grubunun iktidarı için politika üretmez ve şekilden şekile girmez. MHP'nin tarihinde Kürt düşmanlığı yoktur ama CHP'nin tarihi, seçimlerde Kürtlere muhtaç kaldığı döneme kadar azılı bir Kürt düşmanlığı ile doludur. MHP kandırılıp silahlandırılmış Kürtlere barış çağrısını silah bırakma şartı ile yapmıştır çünkü milliyetçilik anlayışı ve milletin çıkarları bunu gerektirir. CHP ise onlarla ilişkilerine hiçbir zaman silah bırakma şartı koymamıştır çünkü kendi çıkarları bunu gerektirir. Dahası Kürtlerin kolayca kandırılabilmiş olma sebebi de yine CHP'nin geçmişteki kanlı politikalarıdır. MHP, bugün CHP yüzünden ortaya çıkan bir sorunu çözmektedir aslında. CHP kitlesi silahların susmasını istemiyor çünkü barış ortamında Kürtlerin ve Türklerin geçmişe bakıp, yaşananları sorgulayacağını ve kavganın sebebinin CHP'nin işlediği cinayetler olduğunu farkedeceğini biliyor. Bunu sözde elit kitledeki panik halinden de kolayca gözlemleyebilirsiniz. Düne kadar silahlı PKK'lıları bağrına basan, onlarla seçim ittifakı yapan kitle, şimdi PKK silah bırakmasın diye uğraşıyor. Milliyetçilere karşı ırkçıları destekleyip iki tarafın da eski yaralarını kanatmaya çalışıyorlar. Türkler ve Kürtler birleşirse on yıllar boyunca yaptıklarının hesabını vereceklerini hepimizden daha iyi biliyorlar. Güzel bir örneği için alttaki videoyu izleyebilirsiniz.

Abese İrca

29,791 views • 10 months ago

Bu bir çağrıdır! Çocuğunu okula güvenle göndermek isteyen annelere… Sokağın köşesinden dönüp gelecek evladını bekleyen babalara… Kardeşinin saçını okşayacak zamanı çalınan ablalara, abilere… Ve en çok da vicdanı henüz kararmamış herkese sesleniyoruz! Robin Berat için, adalet için, 14 Nisan saat 14.30’da adliye önünde buluşuyoruz! 9 yaşındaki meleğimiz, okul yolunda, yaya geçidinde, 130 km hızla gelen, ehliyetsiz bir sürücünün çarpması sonucu hayatını kaybetti. Onun adı Y.D. Henüz 17 yaşında, ama “çocuk” diyerek temize çekilmek istenen bir katil! O gün ne fren yaptı, ne de durmaya çalıştı. Aksine, çarpacağını anlayınca gaza bastı. Evet, gaza bastı! “Normalde de araç kullanıyorum,” dedi. “Gözlüğüm yerine lens taktım,” dedi. “Fren yapamayınca hızlandım,” dedi. Ve sonra kaçtı! O hastaneye bile uğramadı; direkt avukatının yanına koştu. Çünkü ona öğretilen belliydi: “İndirim kovala, ağla, üzülmüş gibi yap!” Bu ilk suçu da değildi. Trafiğe daha önce de çıkmış, kazalar yapmış, buna rağmen ailesi tarafından durdurulmamıştı. Babası, “Oğlan çocuğu bir şeye ihtiyaç duyar” deyip anahtarları eline verdi. O anahtarla bizim hayatımızı yerle bir etti! Çocuk Adalet Sistemi onun korunmasını istiyor. Ama bizim çocuğumuzu kim koruyacak? Daha karnesini bile alamamış bir çocuk toprağa girdi. Onun hayalleri, geleceği, kahkahaları, bizden çalındı! Bu bir kaza değil, bu bir ihmal değil! Bu, göz göre göre işlenmiş bir cinayettir. Ve biz bu suçu “suça sürüklenmişlik” adı altında temize çekmenize izin vermeyeceğiz! Berat için adalet istiyoruz! Yarın, 14 Nisan’da saat 14.30’da adliye önünde sen de ses ver! Çünkü sessiz kalırsan, bu düzen bir başka çocuğu daha aramızdan alacak! #beratiçinadaletistiyoruz #vicdanlaruyansın #çocuklarölmesin

Yesim Salkım

10,704 views • 1 year ago

Sabahattin Önkibar, Erdoğan ile Bahçeli arasındaki sürpriz görüşmenin perde arkasıyla ilgili çarpıcı iddialarda bulundu: “Önceki akşam beklenmedik bir şey yaşandı. Emniyet Genel Müdürü, Ankara Valisi ve Ankara Emniyet Müdürü görevden alındı. Bu üç isimden ikisi MHP’ye yakın bilinen isimler. Bu itibarla hadiseyi Mülkiye ve Emniyetteki MHP’lileri eleme olarak yorumlayanlar var. Ankara önemli. Zira MHP aleyhinde yaşanan pek çok yaralamalı olay polis kayıtlarına bile girmedi. MHP’li İzzet Ulvi Yönter ve Devlet Bahçeli’nin danışmanı olan Eyüp Yıldız taraftarları arasında silahlı çatışmalarda Yıldız’ın oğlunun yaralanmasına rağmen olay yok sayıldı. Evet. Sadece Sinan Ateş olayında değil pek çok hadisede MHP korundu, kollandı. Dahası mafya lideri Ayhan Bora Kaplan’ın üstüne gerektiği gibi gidilmedi. Pek çok gelişme sonrası saray istihbarat raporları doğrultusunda düğmeye basmış. Daha önce de aktarmıştım. Bu şekilde Sinan Ateş ve benzeri saldırıların üstüne gidilecek. Keza Ülkü Ocakları’na da dokunulacak. Dünkü Erdoğan Bahçeli buluşmasının konularından biri buydu. Dinlediğime göre Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanına elindeki kamuoyu araştırmalarını gösterip seçim öncesi adaletsizlik algısını yıkmak zorunda olduklarını söylemiş. Bahçeli’nin buna tepkisi de olumlu olmuş ki tersi zaten düşünülemez. Görüşme gündemi bağlamında bir başka iddia Süleyman Soylu’ya dokunulması yani yargıya sevk edilmesi. Soylu’da birkaç gündür böyle bir panik söz konusu. Öyle ki iki gün önce Devlet Bahçeli’nin mecliste yaptığı sıradan salı konuşmasına adeta destan yakıştırmasını yaptı ki amacı genel başkandan destek almaktı. Yine aynı Soylu mecliste kendine Gülistan Doku olayını soran gazeteciye fiili müdahalede bulundu itti. Erdoğan Bahçeli görüşmesinin ikinci başlığı ise PKK ile başlatılan sözde terörsüz Türkiye sürecindeki yeni yol haritasıydı. Cumhurbaşkanı bu başlıkta da MHP Genel Başkanıyla bazı bilgileri paylaşmış. Bu konuda durum PKK büyük baronu lideri Murat Karayılan’ın ifadesiyle dondurulmuş durumda. Yani beklenme söz konusu. Abdullah Öcalan’la bir aydan fazla zaman oldu. Temas kurulmadı. Yine atılan fiili bir adım da yok. İktidarın tek hesabı APO ve PKK’dan seçimde yararlanmak, saray yaptırdığı araştırmalarla getirileri, götürüleri görüyor, karşılaştırmalar yapıyor. Çıkarı yani oy getirisi nerede yüksek olursa ona göre tavır alacak, ona göre hareket edecek. Evet, hadise tamamen oya sandığa endeksli. PKK ile APO da bunu biliyor. Lakin onlar da selden kütük kapma yani seçimden yararlanma hesabındalar. Bahçeli bu süreçte adeta görev icra ediyor ve bu aralar suskun. Evet. Kimse İmralı’ya gitmezse ben gideceğim diyen MHP Genel Başkanı 30 gün geçti oralı değil.”

🎙️ Muhbir

264,061 views • 2 months ago

İBB meclisinden ibretlik bir video. İBB AK Parti Grup sözcüsü Murat Türkyılmaz, CHP döneminde konser ve eğlenceye ne kadar ödeme yapıldığını soruyor. CHP'nin verdiği cevap AK Parti de konser yapmıştı şeklinde oluyor. Türkyılmaz da ikinci bir soru önergesi vererek AK Parti ve CHP döneminde yapılan konser ve organizasyon sayılarının detaylı şekilde açıklanmasını istiyor. CHP, bu soruya cevap vermiyor çünkü hepimiz biliyoruz ki ortada tarihin en büyük vurgunlarından birisi var. Mesela CHP, pandemi döneminde herkes evinde otururken milyarlarca lira tutarında konser parası ödemiş. Bu konserleri kim, hangi tarihte, nerede vermiş kimse bilmiyor. Sadece milyarlık ihale bedellerini ödemişiz halk olarak onu biliyoruz. Yani bizi kimin adına düzenledikleri sahte konserler ile dolandırdılar onu bile söylemiyorlar. Yahu söyleyin de en azından Youtube'dan açıp kendimiz bir kere dinleyelim, parasını ödemişiz zaten. Bizi donadırdığınız şarkıcıları da mı kendiniz uydurdunuz? O isimde bir şarkıcı da mı yok, nedir tam olarak çekindiğiniz? Gerçekte yapılan konserlerin de sayısını ve kime ne kadar ödediklerini açıklamıyorlar. Ortada bir dolandırıcılık, bir yolsuzluk, bir vurgun yoksa neden açıklamıyorsunuz ki? İstanbul halkının %99.9'un gitmediği , sesini uzaktan bile duymadığı bu konserlere anlaşılan o ki 6 milyar lira ödemişiz. Yani İmamoğlu bize ait 6 milyar lirayı İBB bütçesinden alıp CHP'li organizasyon firmaları üzerinden yakın çevresine transfer etmiş. Tarihin en acayip soygunlarından birisi bu. Normalde soyguncular işlerini en sessiz şekilde yapıp yine sessiz şekilde sıvışır değil mi? Bu soygunda ise adamlar orkestralar getirmiş, ses sistemi kurmuş, bağıra bağıra şarkı söyleyerek soymuşlar İstanbul'u. Tarihin en gürültücü soyguncuları tarafından soyulduk. İnanılır gibi değil.

Abese İrca

45,051 views • 1 year ago

🇹🇷🇬🇷🇮🇱 Yunanistan’ın Türkiye’ye önleyici darbe yapması fikri başarılı olamaz. Bize bu tür şeyleri yaptıran İsrail. Yunan Silahlı Kuvvetleri’nde bir şeyler yolunda gitmiyor. Eskiden Yunan Başbakanı ve Yunan Savunma Bakanı'nın danışmanlıklarını yapmış olan Dimitrios Konstantakopoulos katıldığı bir programda konuyla ilgili şunları söyledi: “Önleyici darbe başarıya ulaşmaz. İlk saldıran ülkeler en azından siyasi açıdan çok ciddi dezavantajlarla karşılaşır. Örneğin hükümet Fransa ile savunma işbirliği anlaşması imzaladı ve bu anlaşmada güvence maddeleri de var. Ama anlaşmanın sınırları Yunanistan’a yönelik bir saldırıyı kapsar, Yunanistan’ın başka bir ülkeye saldırmasını değil.” “Maalesef Yunanistan’daki iki temel sorun tutarsızlık ve derin yabancı bağımlılığıdır.” “Tarihte bir önleyici darbenin başarıya ulaştığı çok fazla örnek yoktur. Yunanistan Genelkurmay Başkanı’nın böyle bir açıklama yapmaması gerekirdi.” “Yunanistan, ne kadar silahı olursa olsun, Türkiye’nin karşılık verme kabiliyetini tamamen yok edecek ezici bir darbe vurma kapasitesine sahip değil. Bunu dünyada yalnızca tek bir devlet yapabilir: İsrail. O da İran’a, Lübnan’a karşı. Çünkü çok güçlü bir ordusu var ve arkasında ABD duruyor.” “Bu tür şeyleri yapan İsrail’dir ve korkarım ki muhtemelen bize de onlardan geliyor. Bunlar İsrail’den ithal edilmiş fikirler. “İsrail’in bir müzakere sürecinde, baskı kurarken, Türkiye ile Orta Doğu üzerine pazarlık yaparken Yunanistan-Türkiye rekabetini kullanmak ve gerekirse (gerilimi) tırmandırmak şeklinde bir çıkarı var. Bizim ise böyle bir çıkarımız yok.” “Türkiye Afrin’e girdiği dönemde Yunanistan’da bütün medya organlarına ‘Türkiye Meis’e çıkarmak yapacak.’ şeklinde bir haber sızdırıldı, bir panik havası yaratıldı. Üç gün sonra To Vima Kyriakis gazetesi bunların bir Orta Doğu ülkesinden geldiğini yazdı. (İsrail’den bahsediyor.)” “Mesela Netanyahu’ya yakın bir gazete bir süre önce ‘Kuzey Kıbrıs’ın kurtarılması için hazırlanması gereken bir plan var.’ yazıyordu.” “Eğer İsrail’in Türkiye ile sorunları varsa bunu kendisi çözmeli. Biz onun adına Türkiye ile çatışmaya giremeyiz.” “Yunanistan Savunma Bakanı çıkıyor ve diyor ki ‘Ege adalarına füzeler yerleştireceğiz.’ Adaların askerden arındırılması meselesi Yunanistan’ın hukuki açıdan en zayıf argümanlarından biridir.” “Bir süre önce aldığımız fırkateynlerin Ege için uygun olmadığını söyledi. Dolayısıyla Doğu Akdeniz’de olacaklar. Tabii pek çok kişi ‘O zaman neden aldık?” diye soruyor. Anladım ki fırkateynlerin alımı kendi savunma ihtiyaçlarımızdan ziyade İsrail, Avrupa ve Batı ile iletişim ihtiyaçlarına hizmet ediyor. Ege için korvet alınmasının daha iyi olacağı söylenmişti, fırkateyn değil. Biz fırkateyn alımını İsrail’in yönlendirmesi ile yaptık.” “Türkiye ile İsrail arasında sert bir rekabet var ama açık ve dramatik bir çatışma yok ve olmayacak da. Gerçekte Batı, Rusya ve Çin’e karşı başlattığı savaşta Türkiye’ye mutlak ihtiyaç duyuyor ve ona gereken tavizleri verecek.” “Tarihte ilk kez Yunan askerinin sokaklara çıktığını gördük. 1 ay içinde 3 kez. Bu da bizim silahlı kuvvetlerimizde bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteriyor.” “Gerçekten hem Yunanistan’ın hem Türkiye’nin elindeki korkunç silahlar kullanılırsa, iki ülkede de taş üstünde taş kalmaz. İki ülke de taş devrine döner. Ama Türkiye’nin iç derinlikleri değil. Atina, Selanik, İstanbul ve İzmir.” “Yunan karar vericiler rüzgar İsrail’den mi ABD’den mi esiyor diye bakıyor. Bazen 2 rüzgar karışıyor ve saçmalıyorlar.” Militaire.gr

Turan Oguz

137,988 views • 7 months ago