Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

40,524 views • 1 year ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

İnsanları çok büyük trollüyorsun Ekrem İmamoğlu ! Uğur Dündar'ın yayınında gizlediğin Emirgan Villaları sorusuna verdiğin cevapta (Videoyu paylaştım) 'İmamoğlu İnşaat hakkında neredeyse 3 nesildir 70 yıla yakındır ticaretle uğraşan bir aile şirketi. Bu şirketin geçmişinde de güzel anektodlar var, 70'li yıllardan ta Trabzondan başlayan İstanbul'da Beylikdüzü dahil vergi rekortmenliği sıralamalarına girmiş hatta Beylikdüzü'nde vergi rekortmeni olduğu yılları olan bir kuruluş.' dedin. Ticaret Sicil Gazetesine göre, Ekrem İmamoğlu , aile üyeleri adına kayıtlı 26 Ocak 1993 yılında yayınlanmış sayısında İmamoğlu İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi dışında başka bir kayıt yok. Bu şirketin kurucuları arasında baban olan Hasan İmamoğlu da yok. Hasan İmamoğlu, 16 Mayıs 1997 yılında şirkete ortak oluyor. Şirketin merkezi köhne bir apartman dairesi (Videodan sonraki 1. foto). Trabzon'da köhne bir apartman dairesinde olan şirketin merkezini, 16 Mart 1995 tarihinde Güngören'de köftecilik yaptığınız Güngören Çamlar Sokak No:15 adresine taşıyorsunuz. (2.foto) 3 nesil, 70 yıl dediğin şirketi 1995-2002 yılları arasında köfteci dükkanını merkez göstererek yönetmişsiniz. Şirketin merkezini 2002 yılında Beylikdüzü-Kavaklı Mahallesine taşıyorsunuz. (3. foto) Birde 'Vergi rekortmeni olduğumuz yıllar var' dedin. Bakalım ne zaman rekortmen oldunuz. Beylikdüzü'ne çökmeden önce mi? Sonra mı? Onuda ortaya çıkaralım...

Emre Ercis

323,367 views • 2 years ago

HASAN İMAMOĞLU VE AVUKATI, YAKAYI NASIL ELE VERDİ? Umarım bu bilgileri, Ekrem İmamoğlu'nu aklamak için ortaya namusunu ve şerefini koyan Sn Özgür Özel de okur... Ekrem İmamoğlu, 19 Mart 2025 sabahı gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından Avukatı Mehmet Pehlivan, Halk TV'ye çıkarak Sarıyer'deki villalar hakkında aşağıda paylaştığım videoda yer alan açıklamaları yapmıştı. Pehlivan, açıklamasında, "İmamoğlu İnşaat'ın Güllece Tarımcılık isimli şirketin hisselerini satın aldığını, hisseleri 15 Milyon TL'ye değil 48 Milyon TL'ye aldığını, Ali Nuhoğlu ile bir sözleşme yapıyor, sözleşmeye göre 48 Milyon TL'ye satın alınan şirketin 15 Milyon TL'si nakit vadeli çeklerle, 48 Milyon TL'den geri kalan 33 Milyon TL'de adresi belirtilen İmamoğlu İnşaat'a ait bir taşınmazı devrederek ödediğini, sözleşmenin devamında şirketin değerini belirleyen varlığının 2 villa olduğunu, şirketin borcunun 87 Milyon TL olduğunu ve İmamoğlu İnşaatın şirketin borcunuda devraldığını, 48 Milyon + 87 Milyon TL olarak aldığını, şirket kayıtlarının vergi denetleme kurulundan alındığını ve herhangi bir sorun görünmediğini, İmamoğlu İnşaat şirketi, toplamda 135 Milyon TL'ye Güllüce Tarımcılık isimli şirketi Ali Nuhoğlu'ndan aldığını, üstlenilen 87 Milyon TL'lik borcun ödenmesi noktasında Ali Nuhoğlu tarafından bir ara buluculuk başvurusu yapıldığı, 87 Milyon TL'lik borcun Ali Nuhoğlu'na ödenmediği için bir anlaşma yapıyor, anlaşmaya göre sahibi olduğu 2 villayı devredeceğini devretmediği takdirde o günkü dolar kuruyla bunun karşılığını ödeyeceği yönünde anlaşma yapıldığını" söyledi. Mehmet Pehlivan'ın bu açıklamalarının tarihi 7 Nisan 2025. Açıklamanın üzerinden 7 ay geçti. Aradan geçen bu 7 ay içinde Ali Nuhoğlu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak itirafçı olurken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kurumlar arası yapılan yazışmalar ve talep edilen raporlar doğrultusunda, söz konusu hisse devri eylemiyle alakalı somut belgeler, soruşturma dosyasında yerini aldı. Ali Nuhoğlu, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadesinde özetle: "Sarıyer de bulunan iki adet villayı kurmuş olduğum, GÜLLÜCE TARIM AŞ.'ye aldım. Bu villaları satın almamdan devre kadarki süreç içerisinde bu villaların bulunduğu şirkete ilişkin tüm mali ve muhasebe, vergi tüm işlemlerinin takibini İMAMOĞLU İNŞAAT'ın yetkilileri yürütmüştür. Bu şirketi ben 2024 yılının Mart ayında İMAMOĞLU İNŞAAT'a devrettim. Devirle alakalı bu süreçte 15 Milyon TL ve Beylikdüzü'nde 6+1 villa vereceklerine (toplamda 48 Milyon TL) ilişkin bir sözleşme yapıldı. Bu olayların basında çok tartışılması üzerine Şubat ayı içeresinde formaliteden bir ek sözleşme 87 Milyon TL cari borç tanımı altında ne olduğu belirsiz ibare eklediler. Eğer bu para ödenmediği takdirde iki adet daha villanın verileceğine dair sözleşmenin kapsamını genişlettiler. Şirketin devrinden sonrasında toplam bedeli 15 Milyon TL olan 3 adet çek verildi. Söz konusu olayın meydana geliş şekli anlattığım gibidir. GÜLLÜCE TARIM benim üzerimdeyken söz konusu villalara yapılan yaklaşık 15 Milyonluk tadilat işleri de tarafımca karşılanmıştı." dedi. Bugün ifade için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gelen Hasan İmamoğlu'na, GÜLLÜCE TARIMCILIK isimli şirketin hisse devri konusuna yönelik önce savcılık makamının elde ettiği şu deliller ve tespitler sunuldu: "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF) tarafından, Başkanlığımıza gönderilen ve söz konusu şirketler arasında imzalanan Hisse Devir Sözleşmesinde, Güllüce Tarımcılık şirketinin hisselerinin tamamına 48 Milyon TL değer biçildiği, İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından söz konusu hisse devrine ilişkin ödemelerin 5 Milyon şeklinde 3 taksitle toplam 15 Milyon TL lik kısmının nakit olarak ödeneceği, kalan 33 Milyon TL lik kısmının ise İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından 1185 Ada 5 parsel, Gürpınar Mah. Omer Seyfettin Cad. No:88/1 Beylikdüzü/İSTANBUL adresindeki 1 adet villanın devri karşılığında ödeneceği hususlarına yer verilmiştir. TMSF tarafından Başkanlığımıza gönderilen evraklarda villanın devrine yönelik olarak yapılan araştırmalarda; İmamoğlu İnşaat A.Ş ve Ali NUHOĞLU arasında Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığı, ancak söz konusu sözleşmenin noter onaylı olarak yapılmadığı ve adi sözleşme şeklinde düzenlendiği hususu tespit edilmiştir. Bahse konu Satış Vaadi Sözleşmesi Rapor ekinde yer almaktadır. Ayrıca söz konusu sözleşmede, İmamoğlu İnşaat tarafından Güllüce Tarımcılık şirketinin devir tarihinde muaccel hale gelmemiş 87 Milyon TL borcunun ise İmamoğlu İnşaat A.Ş tarafından üstlenileceği hususu da yer almaktadır. Bahse konu Hisse Devir Sözleşmesi Raporumuz ekinde yer almaktadır. İmamoğlu İnşaat A.Ş'nin 2024 yılı yasal defterleri ve bankacılık işlemleri üzerinde yapılan araştırmalarda; Güllüce Tarımcılık şirket hisselerinin İmamoğlu İnşaat A.Ş yasal defterlerinde 245-Bağlı Ortaklıklar hesabına 48 Milyon TL bakiye ile kaydının yapıldığı sözleşmede belirtilen 15 Milyon TL tutarın İmamoğlu inşaat A.Ş tarafından Ali Nuhoğlu'nun banka hesaplarına gönderildiği yasal defter kayıtları ve bankacılık işlemleri üzerinden anlaşılmıştır. Ancak, yukarda bahse konu villanın devrinin henüz yapılmadığı (projenin devam ediyor olabileceği) anlaşılmıştır. Ayrıca sözleşmede Güllüce Tarımcılık A.Ş'nin muaccel hale gelmemiş olduğu belirtilen 87 Milyon TL ye ilişkin İmamoğlu İnşaat A.Ş'nin yasal defterlerine herhangi bir kayıt yapılmadığı anlaşılmıştır. Hisse devir sözleşmesinde belirtilen, Güllüce Tarımcılık şirketinin muaccel hale gelmemiş 87 Milyon TL tutarındaki borcuna yönelik yapılan araştırmalarda; söz konusu şirketin devir tarihindeki yasal defter kayıtlarında şirketin herhangi bir kurum, kuruluş, işletme ve şahsa borçlu olduğunu gösteren bir hesap kaydına rastlanılmamıştır. Güllüce Tarımcılık A.Ş'nin devir tarihi itibariyle yevmiye kayıtlarında 252-Binalar hesabının bakiyesinin bile 158.323.438,79-TL olduğu bilgisine rastlanılmıştır. Söz konusu 252- Binalar hesabının, şirket tarafından 31 Milyon TL ye alınan 2 adet villayı içerdiği ve bakiyenin villalara yapılan tadilat harcamaları ve enflasyon muhasebesi düzeltmeleri nedeniyle söz konusu tutara yükseldiği anlaşılmıştır." Savcılık tarafından elde edilen raporların Hasan İmamoğlu ve avukatlarına sunulmasının ardından, baba İmamoğlu'na şu soru soruldu: "Yukarıda MASAK Raporunda ve Ali Nuhoğlu isimli şahsın etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadesiyle birlikte değerlendirildiğinde; bahse konu villa satış olayının muvazaalı şekilde yapıldığı, söz konuşu Güllüce Tarım unvanlı firmanın 87 milyon TL borcu olmamasına rağmen Hisse Devir Sözleşmesinde 87 milyon TL'lik borç gösterildiği ve bu borcunda şirketi devralan İmamoğlu İnşaat firması tarafından karşılanacağına dair tespitlere yer verilmesine rağmen söz konusu borcun Imamoğlu Inşaat firmasının defter kayıtlarına borcun işlenmediği anlaşılmıştır. Ali Nuhoğlu isimli şahsın beyanlarında da yapılan tespitleri doğrular nitelikte beyanlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen tespitler hakkında ifadenizi veriniz. Hisse devir sözleşmesinde Güllüce Tarım'ın belirtildiği gibi bir borcunun olmamasına rağmen borç gösterilmesi ve borcun İmamoğlu İnşaat firması tarafından üstlenilmesindeki amaç nedir? Detaylıca açıklama yapınız." Hasan İmamoğlu ve avukatlarına sorulan bu soru karşısında Sn Özgür Özel gibi Ekrem İmamoğlu için ortaya namusunu, şerefini koyanlar normalde ne bekler? Gerek Hasan İmamoğlu olsun gerek Avukatları olsun aradan geçen 1 yıl içinde bu iddiaları çürütecek tüm belgeleri teslim edip masumiyetlerini ortaya koymaları beklenir değil mi? Ama cevap bu şekilde olmuyor. Bu sorular ve tespitler karşısında savunma ve açıklama beklenen Hasan İmamoğlu, şu cevabı verdi: "Ben yukarıda da beyan ettiğim gibi söz konusu olaya vakıf değilim. Şirketin bu tür işlemleriyle Tuncay Yılmaz isimli şahıs ilgilenmektedir. Detaylarına kendisi vakıftır. Ayrıca benim ismim söz konusu soruda geçmemektedir." İşte Hasan İmamoğlu ve avukatları, İmamoğlu İnşaat'ın Güllüce Tarımcılık'a ait hisselerin satışına yönelik hiç bir belge sunmamaları, sunamamaları, aslında tek bir şeyi ifade ediyor. BABA-OĞULUN YAKAYI ELE VERDİKLERİNİ...

Emre Ercis

79,396 views • 8 months ago

ÖZGÜR KARABAT NASIL İLLÜZYON YAPIYOR? KENDİLERİNE İNANAN CHP'Lİ SEÇMEN NASIL KANDIRILIYOR? ANLAMAK İSTEYEN İÇİN KÜÇÜCÜK BİR ÖRNEK... CHP'li Milletvekili Özgür Karabat, dün akşam Halk TV'ye katılıp hakkındaki iddialara yönelik cevap vermişti. Bu cevaplar arasında videoda yer alan açıklamayı yaptı. Yine hakkındaki iddialar ilk gündeme geldiği tarihlerde, görselini paylaştığım açıklamaları X hesabından yapmıştı. Karabat hakkında yazılacak çok şey var ama kendisi zurnanın son deliği olduğu için şimdilik zaman kaybı olacak. Bu yüzden sadece videoda ve X hesabından yapmış olduğu açıklamalarla nasıl illüzyon yaparak kendilerini savunan insanları manipüle ettikleri anlaşılsın diye bu bilgileri vermek istedim. Karabat, Videoda, iddialara konu olan dekontu paylaşarak şirketin Ümit isimli bir şahısa ait olduğunu ve bu şirketle Aziz İhsan Aktaş'ın bir ilişkisi olmadığını söylüyor. Oysa dün akşamki yayından 4 ay önce paylaştığı twitlerinde, dekontta adı geçen şirketin "2020 yılında Selçuk Büyükkoyuncu tarafından kurulduğunu, Eylül 2023'te hisselerini Ümit Gözütok’a devrettiğini, Gözütok'un geçmişte Aktaş ailesine ait şirketlerde çalıştığını ve Gözütok’un Ömer Güngör ile bir iletişiminin olmadığını" paylaşıyordu. Şimdi bakalım gerçekten de ilişkiler, Karabat'ın binlerce insanın gözünün içine bakarak anlattığı gibi mi? Beşiktaş Belediyesi'ne yönelik 13 Ocak 2025 sabahı yapılan operasyon kapsamında bazı şirketlerde arama yapıldı. Arama yapılan şirketler arasında, Barka Atık Yönetimi Taşımacılık Mühendislik Mimarlık Ve Proje Danışmanlık Limited Şirketi isimli firmada vardı. Şirkette yapılan aramalarda bir çok şirkete ait kaşeler ele geçirildi. Ele geçirilen kaşelerden bir tanesi Cihangir Pazarlama İnşaat Ve Sanayi Tic. Ltd. Şti.'ne bir tanesi de Vekontek Sağlık Anonim Şirketi ve şubelerine ait kaşelerdi. Karabat'ın 4 Haziran 2025'te atmış olduğu twitlerinde yer alan ve Ümit Gözütok ile bir iletişimi yok dediği Ömer Güngör, hem Aziz İhsan Aktaş'ın sahibi olduğu Bilginay isimli şirketle hem Vekontek Sağlık isimli şirketle hem de kaşelerin ele geçirildiği Barka Atık isimli şirketle ilişkiliydi. Güngör, bu şirketlerin muhasebesinden sorumluydu. Karabat'ın hem videoda bahsettiği hem de paylaşmış olduğu twitinde yer alan ve 2020 yılında Selçuk Büyükkoyuncu tarafından kurulan, "Cihangir Sağlık Hizmeti ve Ticaret Limited Şirketi", 18 Eylül 2023'te hisse devri işlemi yaparak Büyükkoyuncu'nun sahip olduğu hisseleri Ümit Gözütok satın alıyor ve şirtekin tek sahibi oluyor. Bu hisse devrinden yaklaşık 1 ay sonra, 16 Ekim 2023'te, şirketin yeni sahibi olan Ümit Gözütok, şirketin ünvanını değiştiriyor ve şirketin adı, operasyon sabahı, Ömer Güngör'ün muhasebe işlerini yürüttüğü Barka isimli şirkette kaşesi bulunan, "Cihangir Pazarlama İnşaat Ve Sanayi Tic. Ltd. Şti." ünvanını alıyor. Ümit Gözütok hakkında yapılan çalışmalarda: "Şahsın 2016 yılı ve sonrası prime esas kazanç toplamının 2.504.619 TL olduğu, 21.09.2023 tarihinden itibaren Cihangir Pazarlama İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti.’de 100.0 hisse ile, 19.01.2024 tarihinden itibaren Piripak Hijyenik ve Temizlik Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.’de 100.0 hisse ile ortaklık kaydının bulunduğu ve ortaklık kaydının rapor tarihi itibariyle devam ettiği, 19.09.2023 tarihinde Cihangir Pazarlama İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti. için 200 pay için 50.000 TL’ye devraldığı hususunda bilgilere rastlanıldığı, şahsın ortağı olduğu Cihangir Pazarlama İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2023 yılında kurumlar vergisi beyannamesinde beyan etmiş olduğu ticari bilanço karının 401.265,16 TL olduğu ayrıca bahsi geçen şirketin aktif toplamının 56.568.682,07 TL, yurtiçi satışları tutarının 171.470.974,38 TL olduğu, şahsın 2020-2024 tarihleri arasında çeşitli bankalar nezdinde kullanmış olduğu 756.238 TL kredi bilgisinin bulunduğu, şahsın üzerine kayıtlı herhangi bir gayrimenkule veya taşıt kaydına rastlanılmadığı, şahsın 2017-2024 yılları arasında banka hesaplarına toplam 443.295 TL nakit yatırma, 1.194.419 TL nakit çekme ile 15.230.948 TL para transfer girişi, 12.886.430 TL para transfer çıkışının bulunduğu, 2023 yılı öncesindeki çalışma bilgisi ile mali profiline bakıldığında söz konusu sahibi olduğu firmaların elde edilmesinin hayatın olağan akışında mümkün görünmediği ve ayrıca sahibi olduğu şirket hisseleri edinimi öncesinde Bilginay Temizlik Hizmetleri Yemekçilik Bilgisayar İlaçlama Organizasyon Taşımacılık İnşaat Danışmanlık Tekstil Ayakkabıcılık Turizm Ticaret Pazarlama Sanayi Limited Şirketi ile Barka Atık Yönetimi Taşımacılık Mühendislik Mimarlık Ve Proje Danışmanlık Limited Şirketi ve İçkale Sosyal Hizmetler Taşımacılık İnşaat Gıda Turizm Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinde “Şoför(Yolcu Taşıma) ve Yönetici vb.” pozisyonlarda çalışma kaydının olması" Karabat'ın birbirleriyle iletişimi yok dediği Ümit Gözütok, sadece Aziz İhsan Aktaş'ın şirketinde değil aynı zamanda Aktaş'ın suç örgütüne bağlı faaliyet yürüten ve Aktaş'ın gizli sahibi olduğu, Ömer Güngör'ün ise muhasebesinden sorumlu olup operasyon sabahı bir çok şirkete ait kaşelerin ele geçirildiği Barka Atık isimli şirkette de sigorta kaydı olduğu tespit edildi. Yani aslında durum, Özgür Karabat'ın binlerce insanın gözünün içine bakarak yapmış olduğu manipülasyon illüzyonu gibi değil. Gözütok'un sahibi olduğu ve Karabat'ın dekontunu paylaştığı şirket, bizzat Aziz İhsan Aktaş'ın sahibi olduğu ve kağıt üzerinde Gözütok'u hissedar gösterdiği şirketlerden sadece bir tanesi. Bu ilişki ağıyla ilgili çok tespit var ama Karabat'ın manipülasyonuna yönelik bu kadar bilgi sanırım yeterli olacaktır.

Emre Ercis

21,710 views • 8 months ago

İmamoğlu'nun Sarıyer'deki villa yolsuzluğu yeterince anlatılmıyor kamuoyuna. Buraya maddeler halinde bırakıyorum. Ortada inanılmaz bir skandal var ve her şey ortada olmasına rağmen CHP şu an İmamoğlu'na özgürlük mitingi düzenliyor. Allah aşkına şu olaya bakar mısınız? 1-) Ali Nuhoğlu isminde bir şahıs ve bu şahsın Nuhoğlu İnşaat isminde bir şirketi var. Bu şirket, son bir yıl içinde İBB'den yaklaşık 8 milyar tl'lik ihale almış durumda. Bu ihaleler gizli değil, tamamı resmiyette kayıtlı. 2-) Ali Nuhoğlu 25.03.2021 tarihinde Güllüce Tarımcılık isminde 50 bin lira sermayesi olan başka bir şirket kuruyor. Güllüce Tarımcılık şirketi kurulduktan 19 gün sonra yani 13.04.2021 tarihinde Sarıyer'de denize nazır üç adet lüks villayı 31 milyon tl karşılığında satın alıyor. 3- Güllüce Tarımcılık 2021-22-23 yıllarında başka hiçbir ticari faaliyette bulunmuyor. 01.03.2024 tarihinde ise Nuhoğlu İnşaat şirketinden gelen para ile 46 milyon liralık sermaye arttırımı yapıyor. Yani bu şirketin artık ultra lüks 3 villası ve kasasında 46 milyon lirası oluyor. 4- Bu tarihten altı gün sonra Güllüce Tarımcılık şirketi, 15 milyon lira bedelle İmamoğlu İnşaat'a satılıyor. Yani İmamoğlu kasasında 46 milyon lira olan ve 3 ultra lüks villanın sahibi şirketi 15 milyon liraya satın alıyor. 5-) Bu olaylar 2024 yerel seçimlerinden bir ay önce gerçekleşiyor ve hatırladığınız gibi Ekrem İmamoğlu mal beyanında bu villaları göstermiyor ve bu konu hakkında o dönemde tartışmalar yaşanıyor. 6- Bu alışverişten bir kaç ay sonra da villaların hemen önünde yer alan yeşil alan, İBB tarafından 156 milyon lira ödenerek kamulaştırılıyor ve villaların değerinin artması sağlanıyor. 7- Üç villanın bugünkü değerinin 50 milyon dolara kadar çıkabileceği ayrıca ilk alım ve el değiştirme sürecinde gerçek değerlerinin gizlendiği de ortaya çıkıyor. Yani Ekrem İmamoğlu, İBB'den kendi imzası ile milyarlarca liralık ihale alan bir müteahhitten değeri milyar lira olan bir şirketi 15 milyon tl karşılığında satın alıyor. Ekrem İmamoğlu bu ve bunun gibi onlarca alışveriş daha yapıyor ve bir noktada savcılığın kendisi hakkında inceleme yürüttüğünü öğreniyor ve kurtulmak için adaylık sürecini başlatıyor. İmamoğlu'nun satın aldığı medya bu gibi olaylardan hiç bahsetmiyor ve Özgür Özel bu olaylardan bahseden medyaya boykot başlatıyor. Ellerinden geldiğince bu rezaleti kendi kitlelerine duyurmamaya çalışıyorlar. Boykotun bir numaraları sebebi bu.

Abese İrca

340,095 views • 1 year ago

SN Özgür Özel , NAMUSUNUZ BU KADAR UCUZ MU? LÜTFEN SABIRLA OKUYUN VE PAYLAŞIN!!! Biliyorum yazının başlığı çok sert ama bu başlığı ister istemez attıran, Ekrem İmamoğlu için namusunu ortaya koyan, neredeyse, "Benim namusumda leke bulursunuz ama Ekrem başkanda leke bulamazsınız" diyecek kadar İmamoğlu'na teslim olmuş olan Özgür Özel dir. Şimdi bu soruyu neden sordum ona geçeyim. Özgür Özel , 21 Haziran 2025'te videosunu paylaştığım bu açıklamaları yapmış, Ekrem İmamoğlu'nun kasalarından birisi olan Fatih Keleş ile oğlu Mustafa Keleş'i masumlaştırmış ve baba-oğul'a iftiralar atıldığını, baba Keleş'in oğluyla tehdit edildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Fatih Keleş hakkında hiç bir somut delil bulunamadığı için baba ve oğluna itirafçı olmaları yönünde baskı yapıldığını iddia etmişti. Şimdi bakalım Özgür Özel 'in ortaya namusunu koyarak savunduğu baba-oğul neler yapmış. İlk olarak oğul Mustafa Keleş'in 20 Haziran 2025 tarihli savcılık ifadesine bakalım. Oğul Keleş, ilk olarak iş hayatına ne zaman başladığını ve ilk olarak nerede çalıştığını şu şekilde beyan ediyor: "Ben 2016 yılında İnşaat mühendisliği bölümünden mezun oldum. İlk olarak Asır Çelik isimli babam Fatih Keleş'in ortağı olduğu firmada yaklaşık bir yıl olarak çalıştım." Oğul Keleş'in beyanına göre iş hayatına başladığı ilk şirket, babası Fatih Keleş'in kurucuları arasında yer aldığı "ASIR ÇELİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.", 9 Kasım 2020'de Fatih Keleş ve Özcan Yalçın ortaklığıyla kuruluyor. MASAK ve BDDK tarafından hazırlanan raporlara göre Fatih Keleş ve Özcan Yalçın ortaklığıyla kurulan, "ASIR ÇELİK" isimli şirket, 2021-2025 yılları arasında yine Ekrem İmamoğlu'nun kasalarından birisi olduğu değerlendirilen ve geçtiğimiz haftalarda etkin pişmanlıktan faydalanarak itirafçı olan Adem Soytekin'e ait olan, "ASOY İNŞAAT, SULKAR İNŞAAT ve MUFA İNŞAAT" hesaplarına 992 MİLYON TL'lik para transferi gerçekleştirirken Soytekin'e ait bu 3 şirketten de, "ASIR ÇELİK" isimli şirkete 710 MİLYON 800 BİN TL'lik para transferi yapılıyor. Kasım 2020'de kurulan, "ASIR ÇELİK" isimli şirket, 2023 yılının Mart ayında yine Adem Soytekin'in "ASOY İNŞAAT" isimli şirketinde çalışan Serpil Altıntaş isimli şahısa, 31 Mart 2023 günü Altıntaş'ın banka hesabından Fatih Keleş'in banka hesabına yollanan ve açıklama kısmına, "ASIR ÇELİK DEVİR BEDELİ" yazılarak yollanan 223 BİN TL'ye devrediliyor. Adem Soytekin'in sahibi olduğu şirketler dışında, "ASIR ÇELİK" isimli şirkete, İBB İştiraklerinden İSTAÇ tarafından 83 MİLYON TL ve İSTON tarafından da 32 MİLYON TL olmak üzere toplamda 115 MİLYON TL transfer ediliyor. Yani, Ekrem İmamoğlu'nun başında olduğu İBB İştiraklerinden yine Ekrem İmamoğlu'nun kasası olduğu değerlendirilen Fatih Keleş'in ortağı, oğul Mustafa Keleş'in de çalışanı olduğu şirkete, 115 MİLYON TL'lik para transferi gerçekleşiyor. Yeniden oğul Keleş'in ifadesine geri dönelim. Oğul Keleş, babasının ortağı olduğu şirkette başladığı iş hayatına bu kez "KUZEY İSTANBUL GAYRİMENKUL A.Ş." isimli firmada devam ediyor ve aralarında babası Fatih Keleş ile Ekrem İmamoğlu'nunda yer aldığı şahıslara yapılan operasyon gününe kadar yani 19 Mart 2025 tarihine kadar bu şirkette çalışıyor. 2014 yılında Muhammed Lütfi Bilgin tarafından kurulan, "KUZEY İSTANBUL GAYRİMENKUL", hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve yine geçtiğimiz haftalarda etkin pişmanlıktan faydalanarak itirafçı olan eski İBB İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı ve Bakırköy Belediyesi Meclis üyesi Ertan Yıldız'ın beyanlarında İstanbul'daki hafriyat işlerinin %70'nin kendisine verildiği ve yine Ekrem İmamoğlu'nun gizli ortağı olduğu ifade edilen Murat Gülibrahimoğlu'nun 26 Ağustos 2021'de şirkete ortak olmasının ardından işveren İSFALT A.Ş.'nin yüklenicisi olan NEORAY A.Ş.'nin alt yüklenicisi sıfatıyla, "Cebeci Bölgesinde Çevre Koruma ve Altyapı Yatırımları Projesi" kapsamında yol yapım işi ihalesini alarak gayrifaal konumdan faal konuma geçiyor. 2024 yılına geldiğimizde, oğul Mustafa Keleş'in yanında çalıştığı patronu firari Murat Gülibrahimoğlu'nun bir başka şirketi olan, "GÜNEY CEBECİ MADENCİLİK"te yeni bir yönetim kurulu ataması gerçekleşiyor. "20.05.2024 tarih ve 393 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi"nde yer alan ilana göre, şirketin Yönetim Kurulu Üyeliğine, Murat Gülibrahimoğlu, Hızır Kaptan ve baba Fatih Keleş atanıyor. Ekrem İmamoğlu'nun kasası olduğu değerlendirilen baba Fatih Keleş ile yine Ertan Yıldız tarafından Ekrem İmamoğlu'nun gizli ortağı olduğu ifade edilen ve oğul Mustafa Keleş'in "KUZEY İSTANBUL GAYRİMENKUL" isimli şirkette patronu olan Murat Gülibrahimoğlu, sadece, "GÜNEY CEBECİ MADENCİLİK" isimli şirketin yönetim kurulunda ortak üye olmuyor. Baba Keleş ile Gülibrahimoğlu arasında bir başka ilginç ilişki, yine oğul Keleş'e savcılık ifadesinde sorulan ve Murat Gülibrahimoğlu'nun sahibi olduğu, "KUZEY İSTANBUL GAYRİMENKUL" isimli şirkete babası Fatih Keleş'in ortak olmak için yolladığı, "125 MİLYON TL"lik para transferiyle ortaya çıkıyor. Oğul Keleş, kendisine sorulan 125 MİLYON TL'lik para transferi hakkında, "Bana sormuş olduğunuz babam Fatih Keleş'in çalışmış olduğum şirkete ortak olmak için 125 Milyon TL para gönderdiği hususu hakkında bilgim yoktur." cevabını veriyor. Oğul Keleş, her ne kadar, "Bilgim yoktur" cevabını vermiş olsada, söz konusu 125 MİLYON TL'lik para transferi, BDDK tarafından hazırlanan rapora şu şekilde geçiyor: "11.11.2024 tarihinde gerçekleşen kasayla bağlantılı işlemler şu şekilde özetlenmiştir: Murat GÜLİBRAHİMOĞLU'nun Vakıfbank hesabına 11.11.2024'te "Kuzey İstanbul Gayr Dan 50 hisse Alım Bd/…Dörtler Mermer San. ve Tic. Ltd. Şti.tarafından Murat GÜLİBRAHİMOĞLU tarafına gelen EFT” açıklamasıyla 125 milyon TL geldiği tespit edilmiştir. Dörtler Mermer’de Fatih KELEŞ %100 pay sahibidir. Fatih KELEŞ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü, Güney Cebeci Madencilik, Dörtler Mermer’de imza yetkilisidir. Gelen paranın hesaplar arası virman ve grup şirketleri arasında bir trafik ile önce sıfırlandığı, parçalar halinde grup şirketleri üzerinden tekrar GÜLİBRAHİMOĞLU hesabına geldiği, 10 günlük bir süreç sonunda buradan Yener TORUNLER, Adem BAŞER, Sarp YALÇINKAYA, İbrahim Hakkı ÖZTÜRK, İpek Hekimoğlu ÖZEREN, Muammer KAPTAN, Ahmet GÜLDÜ, Ceylan GÜLİBRAHİMOĞLU, Erol TOPÇU hesaplarına parçalar halinde gönderildiği görülmüştür. Söz konusu 125 milyon TL’nin 85 milyon TL’lik kısmının kaynağının 05.06.2024 tarihinde Murat GÜLİBRAHİMOĞLU’nun kendisi tarafından saat 18:39 ve 18:49’da 25 kg ve 8 kg olmak üzere 2 parça halinde yatırılan fiziki altın olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu altının 30 kg’nın 07.11.2024 tarihinde Murat GÜLİBRAHİMOĞLU tarafından bozdurularak önce grup şirketlerinden Kuzey İstanbul Çevre’ye, ardından Kuzey İstanbul Çevre tarafından Murat GÜLİBRAHİMOĞLU’nun Garanti Bankasındaki hesabından gönderilen 20 milyon TL ile birlikte iki parça halinde (80 milyon TL ve 24 milyon TL olarak) Dörtler Mermer’in Garanti Bankasındaki hesabına gönderildiği ve nihayetinde Dörtler Mermer tarafından “Kuzey İstanbul Gayr Dan 50hisse Alım Bd” açıklamasıyla tekrar Murat GÜLİBRAHİMOĞLU hesaplarına geldiği görülmüştür." Sonuç olarak İstanbulluların yüz milyonlarca lirası, yine İstanbulluların haklarını koruyup hizmet etmesi için seçilen Ekrem İmamoğlu'nun kasalarından birisi olduğu değerlendirilen Fatih Keleş'in hesabından yine Ekrem İmamoğlu'nun gizli ortağı olduğu Ertan Yıldız tarafından beyan edilen Murat Gülibrahimoğlu'nun hesabına yollanırken tüm bu maddi deliller karşısında olan yine Özgür Özel 'İN NAMUSUNA OLMUŞTUR... İŞTE, Özgür Özel 'İN NAMUSUNU ORTAYA KOYARAK SAVUNDUĞU ADAMLAR BUNLARDIR...

Emre Ercis

46,090 views • 10 months ago

VİDEODAKİ BİLGİLER MANİPÜLASYON AMAÇLI VERİLMEDİYSE OKUNULAN ŞEY ANLAŞILMAMIŞ DEMEK Kİ. VİDEODAKİ İDDİALARIN DOĞRUSUNU AŞAĞIDA KAYNAK ALINAN İDDİANAMEDEKİ ŞEKLİYLE PAYLAŞIYORUM. Bu gece bir YouTube kanalında verilen bu bilgiler manipüle edilmediyse baştan sona yanlış. Videoda referans alınan şahıs, ifadesinde: 1-Referans alınan şahıs, "2010-2020 yılları arasında Yabancı Dil Sınavına çok iyi yabancı dili olan kişileri soktuk demiyor." Referans alınan Ayhan Ateş, ifadesinde, "yine joker eleman olarak tabir edilen Yakup isimli ve çok iyi yabancı dil bilen Yakup isimli şahsın 2006-2010 yılları arasında yapılan yabancı dil sınavlarına girdiği"ni söylüyor. Yani Yakup, yılda 2 kez yapılan Yabancı Dil Sınavına en fazla 8 kez girmiş olabilir!!! 2-Referans alınan şahıs, KPSS'ye LYS'ye ve diğer sınavların tamamına müdahale ettik demiyor. YGS ve LYS sınavları hakkında 2 şüpheli beyanda bulunuyor. Birinci şüpheli Ahmet Ruşen Uçar. İfadesinde, "2015 yılında ÖSYM'nin yapmış olduğu YGS ve LYS sınavlarına girerek aldığı puan ve başarı sıralaması ile Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü kazandığını, ilk dönem hazırlık okuduğunu, ikinci dönem Makine Mühendisliği bölümünde okuduğunu, 2016 yılında Merkezi Yatay Geçiş Sistemi ile üniversite sınavında almış olduğu puan ve başarı sıralaması ile İstanbul Teknik Üniversitesi İç Mimarlık Bölümüne merkezi yatay geçiş sistemi ile geçiş yaptığını, not ortalamasının yükseltilmesi ile ilgili herhangi bir ilgi ve alakası olmadığını, ders notu ortalamasının yükseltildiğinden bilgisinin olmadığını" söylerken ikinci şüpheli Enes Talip Canatar ise, "2010 yılında YGS ve LYS sınavlarına girip Gaziantep Üniversitesi İnşaat Teknolojileri Bölümünü kazandığını ve 2012 yılında mezun olduğunu, 2013 yılı Eylül ayında DGS’ye girip yeterli puanı alarak Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliğini kazandığını, ancak İBB’de çalıştığı için ve bölümün devam zorunluluğu olduğu için mezun olamadığını, not puanının 1,46’dan 3,12’ye neden çıkarıldığını bilmediğini, ancak yatay geçiş esnasında intibak işlemi yapılırken başarısız olan derslerin silinmesi/dışlanması/sayılmaması sonucu yeniden ortalamasının hesaplanması ile birlikte böyle bir yükselme gerçekleşmiş olabileceğini, söz konusu puan yükseltilmesi ile ilgisinin olmadığını" söylüyor. 3-Referans alınan şahıs, "biz, akademik ünvanlara müdahale ettik, 400 tane profesör, doçent bunların yükselmesini sağladık, girdik sisteme onların notlarını arttırdık" demiyor. Referans alınan Ayhan Ateş, ifadesinde, ", yine joker eleman olarak tabir edilen Yakup isimli ve çok iyi yabancı dil bilen Yakup isimli şahsın 2006-2010 yılları arasında yapılan yabancı dilsınavlarına sokularak sınavlardan başarılı puanlar aldırılan ve üniversitelere öğretim görevlisi, akademisyen olarak yerleştirilen Türkiye geneli 400’den fazla kişi olduğunu, birçoğunun Doçent ve Profesör olduğunu" söylüyor.

Emre Ercis

13,135 views • 11 months ago

MASAK RAPORUNDA ZİNCİR HALİNDEKİ PARA VE TAŞINMAZ TRAFİĞİ: HIRVATİSTAN'DAKİ ŞİRKETE UZANAN PARA DÖNGÜSÜ. Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun hazırladığı raporda, İmamoğlu ailesi fertleri, İmamoğlu İnşaat Şirketi çalışanı Baran Gönül ve bu isimlerle bağlantılı şirketlerin dahil olduğu para akışı, taşınmaz devirleri ve yurt dışına transfer edilen tutarlar mercek altına alındı. Raporda, özellikle Hırvatistan'da kurulu Tectum Investment D.O.O. adlı şirkete gönderilen paralara ilişkin kaynak–akış–döngü süreci tespit edildi. Şirkete Kaynak Olan Para Akışının Zinciri: Hasan ve Dilek Kaya İmamoğlu ➡️ Mehmet Selim İmamoğlu ➡️ Tectum Investments D.O.O. MASAK'ın tespitlerine göre: Mehmet Selim İmamoğlu'nun Hırvatistan'daki Tectum Investment D.O.O. adlı şirkete gönderdiği paraların kaynağı, Hasan İmamoğlu ve Dilek Kaya İmamoğlu tarafından kendisine yapılan transferlerden oluşuyor. Hasan İmamoğlu tarafından gönderilen paranın, kişinin kendi hesabına sürekli nakit yatırdığı dövizlerden oluştuğu, dövizin hesaba girdikten bir süre sonra SWIFT yoluyla Mehmet Selim İmamoğlu'na aktarıldığı belirlendi. Dilek Kaya İmamoğlu tarafından yapılan transferin kaynağı ise, kişinin daha önce devir aldığı üç taşınmazın 01.03.2023'te Baran Gönül'e 10 Milyon TL karşılığında satılması. Bu satış bedelinin tamamı, 28.02.2023'te tek seferde Baran Gönül tarafından Dilek Kaya İmamoğlu'nun hesabına nakit havale ile yatırıldı. Baran Gönül'ün Rolü: Nakit Para Girişi, Taşınmaz Devirleri ve Şirketine Aktarımlar Raporda Baran Gönül hakkında şu tespitler yer alıyor: "10 Milyon TL'lik ödemenin, şubeden nakit ve kaynağı belirsiz para ile yapıldığı, Gönül'ün, 19.07.2023-28.11.2024 arasında İmamoğlu İnşaat A.Ş.'de "şantiye şefi" olarak sigortalı olduğu" bilgileri yer aldı. Gönül'ün Dilek İmamoğlu'ndan aldığı üç taşınmazı sattığı, bu satışlarda, "Dubleks için 3.904.405 TL, bir mesken için 2.576.000 TL, diğer mesken için 2.550.000 TL olmak üzere toplam 9.030.405 TL gelir elde ettiği görüldü. Elde edilen bu tutarın, Dilek İmamoğlu'na yollanan 10 Milyon TL'nin altında kalması, raporda "dikkat çekici" olarak not edildi. Banka hareketlerinde, Eylül 2023'te kendi ortağı olduğu MB Turkuaz Mimarlık Ltd. Şti.'ne toplam 3,99 Milyon TL aktarım yaptığı, 27.10.2023’te 1,55 Milyon TL, 25.07.2024’te 2,55 Milyon TL nakit çektiği görüldü. MASAK, bu nakit hareketleri ve taşınmaz satışlarının, raporda tanımlanan şüpheli döngüyle örtüştüğü değerlendirmesinde bulundu. Dilek Kaya İmamoğlu’nun Taşınmaz Alım–Satım Hatları MASAK, Dilek Kaya İmamoğlu'nun, taşınmazları Ekrem İmamoğlu'nun ortağı olduğu Tetra Yapı A.Ş.'den transferler öncesinde devir aldığını, ardından söz konusu taşınmazların Baran Gönül'e satılması aşamasında şüpheli olduğunu değerlendirdi. MASAK'ın değerlendirmesine göre, taşınmazlar emanetçilere devrediliyor, bir süre sonra tekrar el değiştiriyor, farklı satışlar üzerinden nakit girişleri üretiliyor, nakitler sisteme sokuluyor veya yeniden taşınmaz–şirket alımlarında kullanılıyor. Raporda, Baran Gönül'ün taşınmazları "daha düşük bedelle alıp kısa süre sonra satması", sonrasında yüksek miktarda nakit çekmesi ve şirketine para aktarmasının ardından yeniden İmamoğlu İnşaat'tan daire satın almasının bu döngüye "benzediği" kaydediliyor. Sonuç olarak bu paraların kaynağının Özgür Özel anlattığı ve aşağıda yer verdiğim videolardaki gibi olmadığı, Özgür Özel 'in "Ben dinledim belgeleri gördüm" dediği o belgelerin ne olduğu merak konusu.

Emre Ercis

20,739 views • 7 months ago