Sensitive content

This media may contain sensitive content.

Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

1,056,538 Aufrufe • vor 2 Jahren •via X (Twitter)

9 Kommentare

Profilbild von Akın çelebi
Akın çelebivor 2 Jahren

Genç yaşta 2008 krizi 2015 darbe 2020 corona 2023 deprem Evimin yıkılışı iş yerimin yıkılışı ve ekonomik olarak süreçte 3 defa battık Bu süreçte önce abim daha sonra annem son olarak kız kardeşim ve babamı kaybettim gelde güzel düşün neler yaşadık hayatta yaşamaya devam

Profilbild von Berk 𝕏
Berk 𝕏vor 2 Jahren

🤯🤯

Profilbild von Kolsuz Soprano🇹🇷
Kolsuz Soprano🇹🇷vor 2 Jahren

O sırada benim kariyer perspektifi

Profilbild von Rain✞
Rain✞vor 2 Jahren

Ziyadesiyle anladım🤜🤛

Profilbild von Gozde Kalebozan Demir
Gozde Kalebozan Demirvor 2 Jahren

👍🏼

Profilbild von Mustafa
Mustafavor 2 Jahren

Düşününce oluyor...

Profilbild von altan ergün
altan ergünvor 2 Jahren

.

Profilbild von MutesabihNeDemek
MutesabihNeDemekvor 2 Jahren

Gardaş gel Türkiye'de 3 ay yaşa. O kar dolu yollarda insana nasıl koyuyor gör

Profilbild von Merry
Merryvor 2 Jahren

O zaman bana gece 4te olmayacak şeyleri düşündüren beyin hangisi?

Ähnliche Videos

Michelangelo’nun Sistine Şapeli’nin tavanında yer alan Adem’in Yaratılışı sahnesinde Tanrı’nın bulunduğu alanın insan beynine benzediği yönünde pek çok teori ortaya atılmıştır. Çoğu zaman biz bu teorileri gerçek bilgi sanıyoruz ki hatayı da burada yapıyoruz. Bu bilgileri akademik ders kitaplarında görmek de bu nedenle mümkün değildir. Westworld dizisi, robotların bilinç kazanma sürecini ve yapay zekanın insan gibi düşünebilmesini temel alan bir hikaye anlatıyor. Bu noktada dizinin yaratıcıları, Michelangelo’nun freskinde yer alan Tanrı’nın insan beynine benzeyen alanda yer alması fikrini dizinin dünyasına ustaca entegre etmişlerdir. Dizide, bilinç kazanmanın tanrısal bir güç olmadığı, insanın kendi kendini yaratabileceği vurgulanır. Bu tema, Michelangelo’nun resmindeki Tanrı’nın beyin içinde tasvir edildiği teorisiyle bağdaştırılıyor: Bilinç, dışsal bir güçten (Tanrı) değil, insanın kendi içsel mekanizmalarından gelir. Ancak bu doğru değil... Anthony Hopkins’in canlandırdığı Dr. Robert Ford karakteri, parkın kurucu isimlerinden biridir ve tanrısal bir yaratıcı figürü temsil eder. Tıpkı Michelangelo’nun freskindeki Tanrı gibi, Ford da yarattıklarına bilinç vermek için çaba harcar. E tabi böylesine güzel bir yapımda hele bir de Anthony Hopkins gibi usta bir aktörün bunları söylediğini duyunda inanasımız geliyor. Bu beyin Hipotezi; 1990 yılında Amerikalı doktor Frank Meshberger adlı bir nöroanatomi uzmanının Tanrı ve meleklerin yer aldığı alanın kesit halinde bir insan beynine benzediğini öne sürmesiyle başladı. Yani öne süren bir sanat tarihçisi değil, iddia ettiği şeyi herhangi bir arşiv taraması veya araştırma yapmadan sırf öyle benzediği için ortaya attı. Aslında hakikaten benziyor. Gerçekten de beyni andırıyor ancak hem dizide hem de Frank Meshberger'in teorisinde bu hipotez gerçek bilinç gücünün insandan geldiği mesajının verildiğini iddia ediyor. Ama ne yazık ki Michelangelo bu mesajı verecek kadar açık görüşlü bir sanatçı değil aksine derin dini inançları olan bir Katolikti. Oldukça sade bir yaşam sürdü. Pek çok kaynağın belirttiğine göre dünyevi zevklerden uzak durmak pahasına hem oldukça cimri hem de bir o kadar kirliydi. Söz konusu Hipotez kapsamında; Kırmızı pelerin ve çevresindeki figürler, beyin yarım kürelerini oluşturuyor. Meleklerin dizilimi, beyin kıvrımlarını andırıyor. Tanrı’nın sağ kolunun altındaki figür, beyin sapına ve hipofiz bezine benzetiliyor. Yeşil şal da omuriliğe benzetiliyor. Michelangelo, Rönesans sanatçılarının çoğu gibi insan anatomisine büyük ilgi duyuyordu ve gençliğinde kadavralar üzerinde çalışmıştı. Yani beyinden model almış olabilir ancak bu yine de insanın bir yaratıcıya ihtiyaç duymayacağı mesajı taşımıyor. Bu tamamen dizinin senaristlerinin dizideki hikayeyi desteklemek için yazdıkları bir şey. Bazı sanat tarihçileri, Michelangelo’nun bilinçli olarak beyni resmetmiş olabileceğini kabul ediyor. Ancak az önce de dediğim gibi bu benzerliğin tesadüfi olabileceğini ve Michelangelo’nun asıl amacının Tanrı’yı dinamik ve etkileyici bir şekilde betimlemek olduğunu ve yazılı kaynaklarda bu kısımla alakalı herhangi bir şey bulunmadığını bu nedenle insan bilincine övgünün biraz uydurma bir okuma olduğunu düşünüyor. Michelangelo’nun eserlerinde mistik ve sembolik anlamlar yerine estetik ve anatomik doğruluğa odaklandığı da biliniyor. Hatta bu beyin olayından sonra başka araştırmacılar, Tanrı’nın çevresindeki alanın kadın rahmine benzediğini ve sahnenin yaratılışı değil, doğumu temsil ettiğini de iddia etmiştir. Yani önüne gelen bir şeye benzetiyor. Tanrı’nın insan aklına ilham verdiği fikri öne çıkar. Eğer Michelangelo beyni bilinçli olarak tasvir ettiyse, bu Tanrı’nın insana akıl ve bilinç verdiğini simgeleyebilir. Ama bunu bize direkt söylemediği sürece ve yazılı kaynaklarda böyle bir ifadeye rastlanılmadığı sürece bu düşünce sadece hipotez olarak kalır... Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sanatla kalın. 🖤

Celil Sadık

31,385 Aufrufe • vor 1 Jahr

Bu haberlerin altında yatan bilimsel gerçekleri bu videoda açıklıyorum. Aynı video YouTube sayfamda da var: Özetle: 👉Ne yazık ki Türkiye medyası yine Daily Mail isimli İngiliz dedikodu gazetesinden tercüme yaparak korkutan manşetlerle haber yapmış. 👉Haberin aslı bir önbasımdan, yani henüz hakemler tarafından onaylanmış bir yayın değil. 👉Bu önbasımda Pangolin koronavirüslerinden GX-P2V isimli koronavirüsü labda pasajlanmış ve pasajlanma sonucu lab adaptasyonlu mutasyonlar oluşmuş. Bu, çok standart bir lab işlemidir, pek çok viroloji labında yapılır, ne yazık ki haberlerde size yanlışlıkla “klonlandı” veya “yeni virüs yaratıldı” olarak lanse edilmiş. 👉Sonra bu lab adaptasyonlu virüsle fare deneyleri yapmışlar fakat bu fareler bildiğiniz fareler değil. Bunlar transgenic olarak elde edilmiş ve her pek çok hücrede ACE2 reseptörünü doğal olmayan şekilde taşıyan fareler. 👉Hatırlatma: Koronavirüsü ACE2 reseptörünü kullanır. 👉Bu transgenic farelere virüsü vermişler ve farenin beyni enfekte olmuş. Neden? Çünkü fare ACE2 reseptörünü beyninde de taşıyor. Doğal olarak virüs beyne gitmiş ve 4 farenin de 4’ü ölmüş. Haberlerde bu da size “%100 ölümcül virüs” olarak lanse edilmiş. 👉Bu transgenic fareler tamamen suni olduğu için bu bilgilerin insan sağlığına hiçbir faydası yok çünkü insanların beyninde akciğere kıyasla ACE2 çok daha az ve koronavirüs bizim beyni enfekte edebilse de beyinde herhangi bir viral sitopatolojiye sebep olmuyor. 👉Ama tabii dedikodu gazetelerinden tercüme haberler yaparak insan sağlığına herhangi bir tehdit oluşturmayan bu durum size korku pompalayan manşetlerle geliyor, neden? Çünkü bu haberler daha çabuk yayılıyor, tıklama arttırıyor ve takipçi kazandırıyor. 👉Önbasımı okumak isteyenler:

Semih Tareen

98,806 Aufrufe • vor 2 Jahren