正在加载视频...

视频加载失败

İran Devlet Televizyonu Binası, İsrail'in hedef alacağını ilan ettiği noktalardan biri Televizyonun olağan akışı kesildi, çalışanlar "İsrail'e ölüm" sloganları atıyor. Anlık yayında bu var

399,136 次观看 • 1 年前 •via X (Twitter)

9 条评论

nevsin mengu 的头像
nevsin mengu1 年前

Binanın İsrail tarafından hedef alındıktan sonra durumu canlı yayında

American Stories Network 的头像
American Stories Network2 年前

Tired of ads being skipped? At @AmericanStorie3, your brand is part of the story—literally. Our seamless TV integrations keep viewers engaged and your brand in the spotlight. See how we can elevate your marketing! #Advertising #TVAds #BrandVisibility

yusuf 的头像
yusuf1 年前

Niye kınamadın ki, meslektaşsın

SAİDİ DÜRZÜ 的头像
SAİDİ DÜRZÜ1 年前

Derken Öldüler...:)

! 的头像
!1 年前

Dingiller 🤣🤣🤣🤣🤣

𝗠𝗲𝗿𝘁 🦖🇺🇦 🇹🇼 的头像
𝗠𝗲𝗿𝘁 🦖🇺🇦 🇹🇼1 年前

puahah

TULPAR 🇹🇷🇦🇿 的头像
TULPAR 🇹🇷🇦🇿1 年前

Seçim gecesi ümitler tükendiğinde izlediğimiz HalkTv canlı yayını gibi olmuş. 🤣

Serkan Unal 的头像
Serkan Unal1 年前

Vurulan burası değil miydi

Mesut Karaca 的头像
Mesut Karaca1 年前

Halkın bilgiye, iletişime ihtiyacı olduğu anda varsa yoksa hamaset, slogan..

相关视频

■ ABD: Kayıplarımız artabilir ! ABD medyası : Şimdiye kadar 18 ABD askeri ağır yaralandı. ■ ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırısında İran Savunma Bakanı ile Devrim Muhafızları Komutanı'nın öldürüldüğü belirtildi. ■ İsrailli Bakanlar birbirine girdi. İsrail Savunma Bakanı İsrael'e, İsrailli bakanlar, İran füzelerinden sonra yaşanan büyük yıkım sebebi ile çok sert tepkiler gösterdiler. İsrail Savunma Bakanı kendisini savunurken " İRAN'IN FÜZELERİNİN BU KADAR ÇOK VE GÜÇLÜ OLACAĞINI DÜŞÜNMEMİŞTİM. " Cevabını verdi. ■" İran saldırı olursa , NÜKLEER kullanırız ." İran Genelkurmay Başkanı, İran'ın nükleer teknolojisinin ve nükleer silah edinme hedefinin ABD ve uluslararası baskıyla ortadan kaldınlamayacağını söyledi. ABD'nin Tahran'a saldırması durumunda, Devrim Muhafızlar'nın savaş sırasında ilk nükleer yeteneklerini test edeceği yönündeki haberleri doğruladı. ■ İran Meydan Okudu: "ABD Savaşın Bedelini Doğrudan Ödeyecek. Savaş iki yıl sürebilir." ■ Kuveyt ordusu : Savunma Bakanlığı Sözcüsü Saud Abdulaziz EI-Atvan'ın ifadelerine yer verildi. El-Atvan, "Bu sabah birkaç ABD savaş uçağı düştü ve mürettebatın tümü sağ kurtuldu" açıklamasında bulundu. ■ MOSSAD Ajanı Skandalı! "Diş Hekimi kılığında İran üst düzey askerlerine Takip Cihazı Yerleştirildi" iddiası dikkat çekiyor. ■ İran Devrim Muhafızları : İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi ve İsrail Hava Kuvvetleri Komutanlığı yerleşkesinin hedef alındığını ve vurulduğunu duyurdu. ■ İran Devrim Muhafızları: " Abraham Lincoln Uçak Gemisi 4 İran füzesiyle hedef alındı." Açıklamasında bulundu. ■ Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Medvedev : "Trump, mevcut gidişatını sürdürürse 3. Dünya savaşı her an başlayabilir." ■ İran, Birlesik Arap Emirlikleri'nin Abu Dabi kentindeki Fransız deniz üssüne saldırı düzenledi. ■ ABD güçleri: İran rejiminin oluşturduğu "yakın tehditleri" bir uçak ve insansız hava araçları bulunan bir hangarı hedef alarak imha ettiği görüntüleri yayınladı. ■ İngiliz savaş uçakları Kıbrıs 'ın Akrotiri kentindeki İngiliz üssünden havalandı . Güney Kıbrıs Akrotiri Hava Üssünün kamikaze İHA saldırısıyla vurulduğu bildirildi. ⁃ Güney Kıbrıs'taki İngiliz üslerinde acil durum ilan edildi. • Personele evlerinde kalmaları ve sağlam mobilyaların arkasına saklanmaları emri verildi. ■ Pakistanlı hackerlar NETENYAHU'NUN tam konumunu paylaştı. "Netanyahu, Almanya'nın Berlin şehrinde bir sığınaktan savaşı yönetiyormuş" iddiasında bulundu. ■ Çin, En Gelişmiş Gemisavar Füzelerinin İran'a Satışını Onayladı. ■ CHP Genel Başkanı Özgür Özel : "Bir dönem daha iktidarda kalmak için sandıkta meşruiyeti bulamayanlar, sandıktan güç alamayanlar bu gücü Trump'tan almaya çalışmaktadırlar!" ■ ABD, vatandaşlarını Lübnan'ı terk etmeye çağırdı. ■ İsrail, 1 00.000 yedek askeri göreve çağırdı. ■ İran, Aramco'ya ait dünyanın en büyük rafinerilerinden biri olan Ras Tanura rafinerisini vurdu. • Suudi Arabistan, saldırının ardından rafineriyi kapattı. ■ İsrail Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Eyal Zamir, "Hizbullah 'a karşı büyük saldırı başlattık."açıklaması yaptı. ■ Tel Aviv'de bulunan bir Çinli turist, İran füzesiyle vurulan bir ABD askeri destek gemisinin görüntülerini kaydetti. "Gemiden yoğun siyah duman yükseliyor. Bu görüntü, İran askeri raporlarında Amerikan gemilerine yönelik saldırılarının yoğunlaştığı yönündeki söylentileri doğruluyor." ■ Türkiye, OECD ülkeleri arasında çocuk yoksulluğunda ikinci sırada yer alıyor . ■ İran Ulusal Güvenlik Konseyi: "ABD ile müzakere hiçbir zaman yapmayacağız." ■ İran: "İsrail'de yaşayanlara sesleniyoruz. " Askeri üslerden ve hükümet binalarından uzak durun." ■ İsrail ile İran arasındaki karşılıklı saldırıların ardından, Tel Aviv ve Hayfa'dan sonra Kudüs'ün de füze saldırılarının hedefi olduğu öne sürüldü. ■ Salıyı Çarşambaya bağlayan gece yarısı motorine 5 TL 60 kuruş,benzine 2 TL 10 kuruş zam gelmesi bekleniyor. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

120,255 次观看 • 6 个月前

■ Mossad Commentary X hesabı : Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bayram mesajında söylediği " İsrail Bedelini Ödeyecek ." Sözlerine cevap olarak " Bunu söyleyen her lider kaybetti." Paylaşımı yaptı. ■ Serdar Akinan ( Gazeteci) : İRAN Türkiye'ye Gaz akışını kesti. "Gaz akışı tamamen durdu. Depolarda toplam 2 milyar metreküpün altında gaz var. Günlük tüketim 180 milyon metreküp civarı. İran'dan gelen günde 28-30 milyon metreküp civarı. Kısa bir süre rezervlerle açık karşılanabilir. Fakat ,sonrası meçhul." ■ İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı "haritadan sildik" sözlerini karşılık vererek," İran'ı haritadan silme hayali,tarih yazan bir milletin iradesi karşısında duyulan çaresizlik ve acizliğin göstergesidir" dedi. ■ İran 'ın başkenti Tahran 'da yaşayan sivillere ve sivil binalara , yerleşmişlere yönelik , savaşın başladığı günden bugüne ABD / İSRAİL en yoğun ve şiddetli saldırılarını gerçekleştiriyor. ■ İsrail , Lübnan'ı İlhak ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, orduya Lübnan'ın güneyi ile kuzeyini birbirine bağlayan Litani Nehri üzerindeki köprüleri vurma talimatı verdi. ▪︎ Lübnan işgal ve iltihak sürecini İsrail başlatmış oluyor. ■ İran, bir F-15 savaş uçağının düşürüldüğünü açıkladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın "ABD'ye ait bir F-15 savaş uçağını düşürdük" yönündeki iddiasını reddettiklerini belirtti. ■ İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın Yardımcısı İsmail Sekab İsfahani, Trump'ın ülkenin enerji altyapısına saldırma tehdidine karşılık Körfez ülkeleri ve İsrail'e yönelik uyarıda bulunarak, "48 saat içinde su depolayıp, telefonlarınızı şarj edin" mesajını verdi. ■ İran Devrim Muhafızları Ordusu : ABD Başkanı Trump ' a cevaben " Enerji tesislerine saldırı olursa Hürmüz tamamen kapatılacak. " ■ ABD, kendisi için büyük tehdit oluşturan beş ülkeyi açıkladı: Raporda Türkiye detayı : ▪︎ Ulusal İstihbarat Direktörlüğü tarafından hazırlanan raporda şu ülkeler yer aldı: Çin, Rusya, Kuzey Kore, İran, Pakistan dışında Türkiye detayı çok dikkat çekici . 2026 Yıllık Tehdit Değerlendirme Raporu'nda Türkiye ise : “Büyük güçler çatışmalardan kaçınsalar bile birçok bölgesel ve daha küçük güç, çıkarlarını takip etmek için güç kullanmaya çok daha istekli hale geliyor. Mısır, İsrail, Pakistan, Türkiye ve BAE gibi ülkeler rakiplerini kışkırtmak veya zayıflatmak ya da çevrelerindeki çatışmaları kendi lehlerine çevirmek amacıyla öldürücü yardım, vekil güçler veya kendi askeri varlıklarını kullanıyorlar.” ABD istihbarat raporuna göre Türkiye , bir tehdit olarak değerlendiriliyor. ■ "Alman Gazeteci Matt Frei: "İsrailliler, Trump'ın bıkıp çekip gideceğinden korkuyorlar." ■ Avrupa Birliği Enerji Komiseri Dan Jørgensen, üye ülkelere doğal gaz depolama tesislerindeki doluluk hedeflerini %80 seviyesine düşürmeleri talimatını verdi. - Financial Times ■ ABD ve İsrail , İran'ın Nükleer zenginleştirme tesislerini hedef aldı. Uzmanlar Nükleer sızıntıdan endişe ediyor. İsrail ve İran karşılıklı olarak NÜKLEER tesisleri açıktan hedef alarak bombalıyor. ■ ABD ve İsrail’in, Natanz Nükleer Tesisi’ne yönelik saldırı gerçekleştirmesinin ardından İran, İsrail'in Dimona Nükleer Santrali'nin de bulunduğu güney bölgesini hedef alan art arda iki misilleme yaptı. ■ İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, "Dünya bu savaşın sonuçlarına katlanmamalı." diyerek, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve Orta Doğu'daki tüm enerji rezervlerinin korunmasını talep etti. ■ Suudi Arabistan, ülkenin doğusunda hava sahasına giren 3 insansız hava aracının (İHA) engellenerek imha edildiğini açıkladı. ■ Hizbullah, İsrail'in kuzeyinde ve Lübnan'ın güneyinde İsrail'in askeri hedeflerine yönelik 29 saldırı gerçekleştirdiklerini duyurdu. ■ Kuveyt ordusu, son 24 saatte hava sahasına giren 7 insansız hava aracından (İHA) 4'ünün engellenerek imha edildiğini, 3'ünün de "tehdit alanının dışına" düştüğünü açıkladı. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabParti

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

125,075 次观看 • 6 个月前

Somaliland'in İsrail tarafından tanınması "Afrika Boynuzu Bölgesini" hareketlendirdi.. 2026'da en çok konuşacağımız bölgelerden biri olacak. Somaliland 1991'den beri bağımsızlığını ilan etmiş olsa da, arkasında güçlü bir destek bulamamıştı. İsrail'in Somaliland'i tanıması, kağıt üzerinde kalacak bir atak değil. İsrail tanımaya karar vermişse, dikkatlice, sonraki adımları da hesaplamış olmalı. İsrail'in bu adımı; Somaliland'in tanınmayan bağımsızlığını, "fiili bağımsızlığa" dönüştürebilecek güçte. Tepkilere rağmen. Elbette tepkileri de neden oldu. Ve "karşıt kampta", yığınaklanmalar hızlandı. Somali Cumhurbaşkanı Hassan Sheikh Mohamud, videoda İsrail'in Somaliland'de atacağı adımları sıralamış. 1. "Gazzelileri Somaliland'e sürgün edecekler" 2. "İsrail Somaliland'de üs kuracak" 3. "Somaliland İsrail ile İbrahim anlaşması yapacak" 2. ve 3. maddeye ben de katılırım. İsrail bu adımları atar. Ancak, 1. maddeye katılmam. Gazzelileri, gönüllü olmadıkça, kimse bir yere süremez. Gazzeliler isterlerse, Somaliland'e de gidebilirler, Amerika'ya da, Türkiye'ye de, Mısır'a da. Trump ve Netanyahu, Gazze'den göç edilmesini arzu ediyor da olabilirler, bunu kolaylaştırıcı adımlar da atıyor olabilirler. Ancak; "Gazze kavramı", nüfusun azlığı, çokluğu ile ölçülen bir gerçek değildir. Gazze Filistin vatanıdır ve nüfusun kaç olduğuna bağlı olmaksızın, öyle olmaya devam edecektir. Bu küresel bir kabuldür. Yeterki, Filistinliler; 7 ekim HAMAS saldırısı gibi, savaş ve çatışmalarla çözüm arama yanlışına düşmesinler. Bence, Somali CB'ı meseleyi ajite etmek istemiş. Kendi sorununu, Gazze sorununun arkasına gizleyerek, taraftar toplamaya çalışmış. Somaliland olayına bağlı kümülasyona bakalım.. 1. Mısır: En sert tepkiyi verdi ve askeri adımlar 2. Türkiye: Mısır'dan sonra sert tepki veren ülke 3. Somali: Sert tepki ve protestolar 4. Yemenli İran destekli Husiler: Sert tepki ve askeri adımlar 5. Düşük tepki verenler: AB, İngiltere, ABD, Etyopya, Kenya 6. Orta tepki verenler: Pakistan, Arap Ligi, İİT, Körfez İT, Eritre, Cibuti, Ürdün Ancak buraya bir not düşelim: ABD'nin BM temsilcisi BMGK Somaliland toplantısında, "İsrail, herhangi bir egemen devlet gibi diplomatik ilişkiler kurma hakkına sahiptir." diyerek, İsrail'e dolaylı desteğini göstermiştir. Askeri adım atan ülkeler: 1. Mısır, Cibuti ve Eritre'de Güney Donanmasını konuşlandırmak için adımlar attı. Somali'ye bazı ağır silahlar aktardı. 2. Türkiye, Somali'deki askeri üslerini genişletme kararı aldı. 3. BAE'nin, bu gelişmeye etkili olacak; Yemen-Socotro adaları askeri üssü, Eritre-Assab askeri üssü, Solamliland-Berbera askeri üssü, Somali-Putland-Basoso, askeri kapasiteye sahip. BAE'lerinin İsrail'le ilişkileri oldukça iyi. İsrail'in de Somaliland'de askeri üs kuracağını dikkate aldığımızda, denk güçler görürür. İsrail hava gücü belirleyici olur. Türkiye, aparamiliter güçler açısından güçlü bir ülke. Libya'da bu güçlerini kullandı. Afrika da bu güçlerin kullanımı açısından uygun bir bölge. İsrail'i zorlayabilir. Sonuç: İsrail geri adım atmaz. Bölgede gerilim artar. 2026'da sıcak gelişmeler-çatışmalar beklemeliyiz.

Adelina Sfishta

11,734 次观看 • 9 个月前

"Trump'ı İran'ı vurmaya kim ikna etti?" Tabi ki: Tapınak Dağı'nı yeniden inşa etmeyi hayal eden ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, 📌Afganistan ve Irak'ta savaşan eski bir asker olan Pete Hegseth, Haçlı ruhuna sahip ve Siyonizmin büyük destekçisi.. 📌FOX TV yorumcusu ve Trump'ın danışmanı olduğu 2018 yıllında Kudüs'te düzenlenen "2018 Arutz Sheva" Siyonist konferansında yaptığı konuşmayı izlerseniz büyük resmi görebilirsiniz.. 🔺"21. yüzyıl, Amerikalılar, İsrailliler tarafından yönetilen bir yüzyıl olmazsa, o zaman bu yüzyıl özgür bir yüzyıl olmayacaktır." 🔺"İsrail ve Yahudi halkı sonsuza dek yaşayabilirken, bu devletin statüsünün kaçınılmaz olmadığı, bu salondaki herkesin bildiği bir gerçektir. " 🔺"Dolayısıyla, özgür insanlar olarak, onu her fırsatta korumak ve 21. yüzyılın özgür bir yüzyıl olarak kalması için mücadele etmek bizim sorumluluğumuzdadır." 🔺"Biliyorsunuz, Bakan ahtapotun başından bahsetti, İran'dan ve İran rejiminin bugün dünyada hem İsrail hem de Amerika Birleşik Devletleri için haince uzanan sayısız kolundan bahsetti. " 🔺"Obama yönetimi, nükleer silahlara giden kaçınılmaz bir yol açan, Amerika'nın ve İsrail'in ölümünü hedefleyen nefret dolu terörist İran rejimine milyarlarca dolar fon sağlayan ve Amerika'nın varoluşsal varlığını tehdit eden nükleer kapasiteli füzelerin geliştirilmesinin devamına olanak tanıyan korkunç bir anlaşma yapmak için ellerinden gelen her şeyi yaptı." 🔺"Bunun aksine, Trump yönetimi ilk günden itibaren İran rejiminin eylemlerini kınadı ve İsrailli ortaklarımızın yanında kararlılıkla durdu." 🔺"Bu da, birkaç ay önce Kudüs'ün İsrail'in ebedi ve bölünmez başkenti olarak ilan edilmesinin önünü açan bir an yarattı ve başkanımızın yaptıklarından çok gurur duyuyorum." 🔺"Sahte haberlerden en çok zarar gören ülke İsrail Devleti'dir. Bu yüzden İsrail'e üçüncü ziyaretim." 🔺"2013'te buradaydım, 2016'da buradaydım, yine buradayım ve her seferinde Yahudi halkı hakkında, bu toprakların tarihi hakkında, İsrail'in kuruluşu hakkında, İsrail hükümeti hakkında, Araplara ve Filistinlilere yapılan muamele hakkında, Batı Şeria hakkında, Yahudiye ve Samarya hakkında, Kudüs hakkında, Eski Şehir hakkında anlatılan yalanlar hakkında daha çok şey öğreniyorum." 🔺"Bu yalanlar dünyaya ifşa edilirse, dünyanın İsrail'e bakış açısını değiştirecektir. " 🔺"Bu yüzden buraya gelip Joe'dan ve diğerlerinden sahadaki gerçekleri öğrenmenin ve ardından Amerika'ya dönüp Arap-İsrail çatışması, Arap-İsrail Barış Süreci ve bugün hala Amerika'daki aydınların ağzından dökülen sözde iki devletli çözüm hakkındaki sahte haberlerle mücadele etmenin ciddi bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum." 🔺"Çünkü bugün sahada yürürseniz, iki devletli çözüm diye bir şeyin olmadığını anlarsınız. Tek bir devlet var.." 🔺"Bugün Jennifer, ben ve diğerleri Tapınak Dağı'nın Batı Duvarı'nı, Batı Duvarı tünellerini ve Eski Şehrin büyük bir bölümünü görme fırsatı bulduk ve orada dururken önünüzdeki mucizeye hayran kalmamak elde değil; bu da beni, umarım hepinizin çok uzakta görmeyeceği başka bir mucize hakkında düşünmeye sevk etti. " 🔺"Çünkü 1917 bir mucizeydi, 1948 bir mucizeydi, 1967 bir mucizeydi, 2017'de Kudüs'ün başkent ilan edilmesi bir mucizeydi ve Tapınak Dağı'nda tapınağın yeniden kurulması mucizesinin mümkün olmaması için hiçbir neden yok." 🔺"Bunun nasıl olacağını bilmiyorum, siz de bilmiyorsunuz, ama bunun olabileceğini biliyorum. Bildiğim tek şey bu. " 🔺"Ve bu sürecin bir adımı, her sürecin bir adımı da, sahadaki gerçeklerin ve faaliyetlerin gerçekten önemli olduğunun farkına varmaktır. " 🔺"İşte bu yüzden Yahudiye ve Samarya'yı ziyaret etmek, egemenliği, İsrail topraklarının, İsrail şehirlerinin ve bölgelerinin egemenliğini anlamak, dünyaya bunun Yahudilerin toprağı ve İsrail toprağı olduğunu göstermenin kritik bir sonraki adımıdır." 🔺"Washington D.C.'deki desteğiniz, vatansever Amerikalılar, Evanjelik Hristiyanlar, inançlılar, Cumhuriyetçiler ve hatta Washington'da artık bunu söylemekte zorlanan bazı Demokratlar arasında sahip olduğunuz destek ışığında, size şunu söylemek istiyorum: " 🔺"Biletinizi alın, harekete geçin, İsrail'de yapılması gerekeni yapın, çünkü gerçekten inanıyorum ki bu, Amerika'nın arkanızda duracağı bir an. " 🔺"Beyaz Saray'da Donald Trump, Başkan Yardımcısı olarak Mike Pence, BM'de Nikki Haley ve İsrail ile Amerika'da size gerçekten inanan, arkanızda duran insanlar var."

Malik Ejder

160,335 次观看 • 6 个月前

■ Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt : " İran yenildiğini anlamalı yoksa daha sert vururuz." ■ İran'dan ABD'ye yanıt: Teklifi aşırı bulduk... 'Savaşın bitimine biz karar veririz' ■ Eski israil Yayın Kurumu Başkanı Yoni Ben Menachem: " Bir sonraki düşmanımız Türkiye . Güçlü bir ordusu var ve köklü bir devlet. " ■ Irak Başbakanı Sudani: "Ordumuzu hedef alan ABD-İsrail saldırılarına karşılık verme kararı aldık." Irak, İran safında ABD ve İsrail'e karşı savaşa girdiğini resmen dünyaya duyurdu. ■ Times of Israel'in haberine göre Netanyahu hükümeti, yaklaşık 400 bin yedek askerin göreve çağrılmasına onay verdi. İsrail Parlamentosu, hükümetin savaş nedeniyle uygulamaya konan olağanüstü hal uygulamasının 14 Nisan'a kadar uzatılması talebini kabul etti. ■ İRAN Meclis başkanı KALİBAF : ABD İşgale hazırlanıyor. ■ ABD hava saldırıları Anbar'daki Irak ordusu mevzilerini hedef aldı. ABD hava kuvvetleri Irak ordusunu bombaladı. Direniş gruplarını değil bizzat Irak ordusunu. ■ Yılmaz Özdil: “Türkiye’de 15 milyon civarında insan, dünya zengini. Yani Norveçli gibi, İsveçli gibi, İsviçreli kadar zengin. 25-30 milyon civarında insanın da iki evi var, yazlığı var, otomobili var. Türkiye’de iki kişiden biri Avrupa standartlarının üzerinde bir zenginliğe sahip. Kapalıçarşı kuyruğu da bunu gösteriyor. 'Para yok' diye herkes ağlıyor, peki bu ne?” ■ Suudi Arabistan’dan Umre ziyaretçilerine kritik uyarı! ▪︎ Suudi Arabistan yönetimi, Umre ziyaretçilerinin 18 Nisan’a kadar ülkeyi terk etmesini istedi. Ülkede bulunan ziyaretçilerin belirtilen tarihe kadar çıkış işlemlerini tamamlaması gerekiyor. ■ Hindistan: Hürmüz Boğazı'nda Hint gemilerine uygulanan YASAK nedeniyle ciddi yakıt ve gaz kıtlığıyla karşı karşıya. Gaz kıtlığı nedeniyle oteller ve restoranlar kapandı . ■ Anadolu Üniversitesi’nin Iraklı öğrenciler için açtığı internet sitesinde Irak Cumhuriyeti’nin resmi bayrağı yerine sözde Kürdistan (IKBY) bayrağı kullanıldı. ■ İran'a bağlı Haşd-i Şabi’ye ABD ile savaş için yetki verildi. Irak ordusu Kuveyt sınırına hareket etti. Belki de Kuveyt’in ikinci kez işgali denenecek. Böyle devam ederse Irak’ın kuzeyinde de bir cephe açılması masada BARZANİ/TALABANİ cephesi için kötü günler geliyor. İran-Irak ordusunun beraberce Kuzey Irak’a saldıracak olma ihtimali çok yüksek.Bu durumda BARZANİ/TALABANİ'YE Türkiye'de kapı açmaya kalkan olursa ,Ne olur , ■ İsrail’in Knesset Meclisi Ulusal Güvenlik Komitesi : 24 Mart 2026 Salı akşamı resmen Nazi usulü bir yasayı komiteden geçirdi: Filistinli esirlere ZORUNLU İDAM CEZASI ! ■ Haham Yaron Reuven: "Yahudi inancına göre, bir baba kendi kızıyla evlenebilir. Sekülerlerin ne dediği umurumuzda değil." ■ İran :Dünyanın internetinin %95'ini taşıyan denizaltı kablolarını kesmekle tehdit etti. ■ "Sovyet araştırmalarına göre 1.Dünya Savaşı sırasında Osmanlı kuvvetleri içindeki Kürtler ya saf değiştirerek Rusya yanına geçiyorlar ya da hiçbir mukavemet göstermeden teslim oluyorlar." Prof. Yalçın Küçük / Kürtler Üzerine Tezler / sf 93-94 ! ■ İran: ABD’ye ait F-18 savaş uçağını vurduk açıklaması yaptı. Pentagon henüz bir açıklama yapmadı. ■ Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova :Orta Doğu'daki krizin nükleer felakete yol açabileceğini belirterek, "Müzakereler,ABD ile İsrail'in Orta Doğu'yu ve tüm dünyayı sürüklediği vahim krizden çıkmanın tek makul yolu." dedi. ■ Kubilay Kaan Kundakçı cinayeti soruşturmasında İzmir'deki Double Tree By Hilton Oteli'nin sahibi türkücü İzzet Yıldızhan tutuklandı. ■ Gazeteci Emrullah Erdinç: (Sahte diploma çetesi hk.) "Olay, diploma sahtekarlığından çok daha büyük. İcra müdürlerinin ve Narkotik Suçlar Daire Başkanlığı başkomiserinin e-imzaları bile kullanılmış. Çete 2010 yılından beri faaliyette. Profesörlerin diplomaları araştırılmalı." Dedi. ■ İran: "Dost devlet Pakistan'a, müzakereler için ABD'nin önerdiği 15 maddeyi kabul etmeyeceğimizi bildirdik." #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

167,775 次观看 • 6 个月前

-ABD ve İsrail emellerine ulaştı -Tarih sevinenleri şöyle yazacak: ABD, İsrail ve Türkiye -Bir Esad gitti bin tane Esad getirecekler senin başına -Irak'ı üçe böldüler. Suriye'nin de dörde bölünmesi söz konusu -Bundan sonra ilk hedefleri İran olacak -Nihai hedef Türk'ün parçalanmasıdır -Ne yazık ki Amerika'nın ve İsrail'in çıkarları için hareket eden bir hükümetimiz var -15- 20 sene içinde devlet ve vatan diye bir şey bırakmayacaklar” -BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’tan Suriye değerlendirmesi… BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, “Suriye'yi bölmek isteyen İsrail emellerine ulaştı. Suriye'nin kuzeyinde terör devleti kurmak isteyen ABD emellerine ulaştı. Suriye'yi istikrarsızlaştırmak isteyen emperyalizm emeline ulaştı. Ben buna bakıyorum ve sizin o çok derin, çok müthiş, hiç kimsenin göremediğini gören devlet aklınız var ya, aklını ABD'ye kiraya verdi. Ne yazık ki ancak ve ancak Amerika'nın ve İsrail'in çıkarları için hareket eden bir hükümetimiz var” dedi. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Uşak’ta partisinin 9. Olağan İl Kongresine katıldı. Halil İbrahim Çakın’ın yeniden il başkanı seçildiği kongrede konuşan Hüseyin Baş, Suriye’de Esad döneminin sona ermesi üzerine dikkat çekici değerlendirmeler yaptı. Hüseyin Baş şunları söyledi; ‘ABD ve İsrail emellerine ulaştı’ “Bugün şunu görüyorum; Suriye'yi bölmek isteyen İsrail emellerine ulaştı. Suriye'nin kuzeyinde terör devleti kurmak isteyen ABD emellerine ulaştı. Suriye'yi istikrarsızlaştırmak isteyen emperyalizm emeline ulaştı. Ben buna bakıyorum ve sizin o çok derin, çok müthiş, hiç kimsenin göremediğini gören devlet aklınız var ya aklını ABD'ye kiraya verdi. “Bir Esad gitti bin tane Esad getirecekler senin başına” 2003'te Amerika Irak'a girdi. Ne faydanıza oldu? Irak'ta Saddam idam edildiğinde aynı şekilde davullar zurnalar çalındı. Sonuç? Bakın size çok enteresan bir anektodu aktarayım; Hasan El Jaburi Saddam'ın heykelini balyozla kıran adam. Bu adam aradan yıllar geçiyor diyor ki ‘O meydandan her geçtiğimde utanıyorum’ diyor. Neden? ‘Bir Saddam gitti bin Saddam geldi’ diyor. Ben Saddam'ı da savunmuyorum, O da verecek hesabını, bu başka konu ama sen benim coğrafyama, benim komşuma bin tane Saddam getirmek için beni bir tane Saddam’la tehdit ediyorsun ve bizim o derin devlet aklımız da ‘Evet, bu tehlikeli bir adam’ diyor. Bugün Esad'ı sevsen de sevmesen de eğer ona zalim diyorsan haberin olsun kardeşim; bir #Esad gitti bin tane Esad getirecekler senin başına. “Irak'ı üçe böldüler. Suriye'nin de dörde bölünmesi söz konusu” #Irak'ı üçe böldüler. Suriye'nin de dörde bölünmesi söz konusu. Ne olacak? Ne olacak ya, ne olacak? Bugün olaya şöyle bakın; Irak'ı Osmanlı'dan koparan, Suriye’yi Osmanlı’dan koparan, bütün Arap yarımadasını Osmanlı’dan koparan İngiliz’di. Onların başına İstedikleri adamları getiren İngiliz’di. Şimdi bu kadar işi İngiliz yaptı ve sen de bana diyorsun ki, ‘Biz de İngiliz'in kurduğu oyunu bozduk, onları geri indirdik.’ Geç o işi, geç o hikayeyi... “Ne yazık ki ancak ve ancak #Amerika'nın ve İsrail'in çıkarları için hareket eden bir hükümetimiz var” Ne yazık ki ancak ve ancak Amerika'nın ve İsrail'in çıkarları için hareket eden bir hükümetimiz var. Unutmayın arkadaşlar; Hani denir ya ateş düştüğü yeri yakar. Evet, ateş düştüğü yeri yakar ama ateşin şöyle bir özelliği var; yayılır ve büyür. O ateş düştüğü yeri yaktıktan sonra yayılır gelir ve seni de yakar. Bak, aklını başına al, gelir seni de yakar. Şimdi sizi türlü bahanelerle, hikayelerle uyutmak isteyecekler ve ‘Biz #Suriye'nin kuzeyinde asla bir terör yapılanmasına ve devletine müsaade etmeyiz’ diyecekler. Batılı ülkelerin hepsi sıraya girmiş, ‘Suriye'deki bütün muhalif gruplarla iletişim halindeyiz’ diyor. +++

Eyüp Gündoğdu

45,442 次观看 • 1 年前

■ İsrail - Yunanistan - Kıbrıs Rum kesimi ve FRANSA : Türkiye'ye saldırı hazırlığında . ■ İsrail ve Yunanistan tarafından yaklaşık 188 sayfalık bir ani saldırı harekât planı hazırlandığı, ▪︎ Bu raporda Kıbrıs’a yönelik kısa süreli ve ani bir saldırı senaryosu ele alınıyor. İsrail, Yunanistan ve Rum Yönetiminin birlikte hareket ederek Lefkoşa ve Girne çevresinde kısa sürede fiilî bir durum oluşturmayı değerlendirdiği iddia ediliyor. ▪︎ Aynı zamanda Yunanistan ve İsrail’den bazı askeri ekiplerin Güney Kıbrıs’a geldiğine ilişkin bilgiler bulunuyor. ▪︎ Özellikle Yunanistan’dan, savaşabilecek nitelikte bazı grupların adaya geçtiği ileri sürülüyor. ▪︎ İsrail’in ve özellikle Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimine çeşitli silah ve mühimmatlar sağladığı bilgi dahilinde. •••Gazeteci Erdem Atay••• ■ İsrail MAARİV gazetesi : İsrail ve Yunanistan, Lefkoşa ve Girne’yi hedef alan, kısa süreli, ani ve etkili bir saldırı senaryosu üzerinde duruyor. Yunan ProNews : İsrail-Türkiye çatışmasında Kuzey Kıbrıs’taki Ercan Havalimanı ve Girne çevresi Türk deniz üssünün hedef alınabileceği iddia ediliyor. ■ TÜRKİYE : "Uluslararası yakalama emirleri çıkarıyoruz ve İsrail'in liderlerini küresel çapta avlıyoruz! Sonuçlarına katlanacaksınız!" ● Netanyahu: "Ucuz tiyatronuzu ve boş tehditlerinizi kendi iç propagandanız için saklayın. ■ İsrailli emekli Albay Ronen Cohen: "Düşman bir devlet; Suriye'yi bizi yok etsin diye destekliyor." "Türkiye'yi nereye koyarsanız koyun, o düşman bir devlettir." "Yıllardır İran'a karşı yürütülen gizli ve uzun soluklu savaş, artık Türkiye'ye karşı da yürütülebilir." ■ Cumhurbaşkanı başdanışmanı Mehmet Uçum, çözüm sürecine ilişkin yayımladığı mesajda çerçeve yasa olarak adlandırılan PKK'lılara af yasasının "olağan dışı" ve PKK'lılara ayrıcalık tanıyan bir yasa olduğunu belirtirken, süreç karşıtı partileri tehdit etti. ••• YENİ ÇAĞ GAZETESİ ••• ■ YALANIN NİRVANASI --- ▪︎ Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani yaptığı açıklamada, "İsrail'in 18 Ağustos'taki saldırısının ardından İsrail'le olan tüm temaslar kesildi" ifadesini kullandı. ▪︎ İsrailli ve Suriyeli yetkililer : İSRAİL'İN SURİYE'YE ait hava üssünü Türkiye'yi gerekçe göstererek bombalamasından sonra ; sessiz, üst düzey bir toplantı gerçekleştirdi. Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, gerilimi azaltma çabasıyla Mossad direktörü Roman Gofman ile bir araya geldi. SURİYE' NİN İSRAİL ile tüm temasları kesildi açıklamasının YALAN olduğu ortaya çıktı. ■ İran medyasının paylaşımı : ▪︎ İsrail: Türkiye yeni İran. ▪︎ TÜRKİYE: “Biz İran değiliz. Ama İsrail'i Büyük Türkiye projesinin bir parçası haline getirebiliriz.” ■ Eski CIA Yetkilisi John Kiriakou: İsrailliler, sadece Yahudi adası olacak bir adayı tamamen satın alma izni için Yunan hükümetine sordu. Ve Yunan vatandaşları Kıbrıs'ta olanları görüyor; İsrail hükümeti ve İsrail yatırımcıları, Pafos ve Larnaka gibi şehirlerde bütün köyler veya bütün mahalleleri satın alıyor. Orada şimdi bir İsrail askeri üssü var. Kıbrıs'ta daha önce halka açık olarak hiç olmayan bir Mossad üssü var. ■ UKRAYNA ordusu , son bir haftada üç Türk ticaret gemisine KARADENİZ 'DE İHA saldırısıyla vurdu. RMS Team , Lider Bordo Mavi , Lider Kocatepe sivil gemileri UKRAYNA İHA saldırılarının direk hedefi oldu . Yaşanan bu zincirleme saldırıların ardından Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Neriman Celal'i bakanlığa çağırarak sert bir dille uyardı. Son bir haftada Türk gemilerini hedef alan UKRAYNA dron saldırılarında, 1 denizci hayatını kaybederken, en az 13 denizci yaralandı ve 1 denizci kayboldu. ■ Rus ordusu, son 72 saattir aralıksız hava saldırısı düzenlediği Ukrayna'nın başkenti Kiev ve çevresinde, bu yılın en ölümcül saldırılarından birini gerçekleştirdi. Kiev ve çevresinde çok büyük hasar ve yğksek can kayıpları olduğu belirtiliyor. Görüntüler Rusya'nın Kiev'i vurduğu son 72 saate ait saldırı görüntüleridir. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

247,469 次观看 • 1 个月前

■ İsrailli gazeteci Eyal Berkovic : “Hamas’ı ve İran’ı yendik, sıra Türkiye’de .” ■ İran Ankara Büyükelçisi Habibullahzade, "Türkiye'nin İsrail tehdidi altında olduğunu" söyledi. ■ ABD Başkanı Donald Trump, " İran'a yönelik "koşulsuz teslim olma" çağrısı yaptı." ■ Trump : " Hamaney'in Oğlu Kabul Edilemez, Yeni Lideri Ben Belirlemek İstiyorum." ■ Papazlar Trump'ı Oval Ofiste kutsadı . "Orta Doğu’daki savaş sürerken, Beyaz Saray’da bir araya gelen papazlar ABD Başkanı Donald Trump için Oval Ofis’te toplu dua etti." ■ ABD Başkanı Trump, bir süredir ekonomik yaptırımları artırdığı Küba'nın "çok yakında düşeceğini" söyledi. ■ Tahran yönetimi askeri kapasitesinin en üst segmentindeki "nitelikli" silahı cepheye sürdü. Devrim Muhafızları, İsrail'in ana ulaşım merkezi olan Ben Gurion Havalimanı ve 27 Nolu Hava Üssü'nü Hürremşehr-4 füzeleriyle hedef aldığını açıkladı. ■ İran Devrim Muhafızları: Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) yetkililerini uyardı. ■ Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias, katıldığı canlı yayında "Kıbrıs'tan Türk askerini geri çekmek için iyi bir fırsat olabilir" ifadelerini kullandı. İran'ın Güney Kıbrıs'ta bulunan İngiliz üslerine yönelik füze saldırılarının ardından Yunanistan, bölgeye iki F-16 savaş uçağı ve iki fırkateyn gönderdiğini açıklamıştı. ■ Azerbaycan, İran'daki diplomatlarını geri çekti. ■ Rusya Avrupa'ya gaz akışını durdurmaya hazırlanıyor. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Rus enerji şirketlerinin Avrupa'ya sevk ettiği doğalgazın bir bölümünü Asya pazarına yönlendirilmesi talimatını açıkladı. ■ ABD basını, Rusya'nın Orta Doğu’daki Amerikan savaş gemileri ve uçaklarının konumlarını içeren istihbaratı İran'a sağladığını öne sürdü. Moskova, Tahran'a doğrudan Amerikan hedeflerini vurabilmesi için “hedefleme istihbaratı” veriyor. ■ İsrail'in Lübnan'a başlattığı saldırıların ardından ülkedeki çatışmalardan kaçan 65 binden fazla sivil Suriye'ye giriş yaptı. ■ Rusya Devlet Başkanı Putin, Rus ordusundaki askeri personel sayısını 2 milyon 391 bin 770'e çıkaran kararnameyi imzaladı. ■ Almanya Federal Ordu sözcülüğü, güvenlik durumu nedeniyle İran çevresindeki bölgeden daha fazla asker çekileceği belirtildi. ■ Orta Doğu'da savaş devam ederken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, yeni destroyer Choe Hyon üzerinden gerçekleştirilen stratejik seyir füzesi testini izledi; Pyongyang yönetimi denemenin donanmanın uzun menzilli saldırı kapasitesini güçlendirdiğini açıkladı. ■ Almanya Başbakanı Friedrich Merz, "İran devlet yapısı çökmemeli, İran topraklarında vekalet savaşları yürütülmemeli" diyerek "bölgesel bir barış düzeni" için partnerlerle çalışmaya başladıklarını duyurdu. ■ Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla ilgili korkunç bir uyarıda bulundu. Vucic, "Petrol fiyatları hepimizi öldürecek. Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle Avrupa cehenneme düşecek." dedi. ■ Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Netanyahu'ya Lübnan'a kara harekatından kaçınmasını hatırlattı. ■ Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz rezervleri Mart ayının ilk üç gününde 10 Milyar Dolar eridi. Yılbaşından bu yana 20 milyar dolar MB rezervleri eridi. ■ İran Dışişleri Bakan Yardımcısı: "Trump daha kendi New York belediye başkanını, bile atayamazken, İran'ı kimin yöneteceğine karar verme haddini kendinde buluyor." ■ İran'ın 5 yıl yetecek kadar 250.000 adet füze stoğu olduğu iddia edildi. ■ Ülkemizde İKİ kişiden birinin kredi kartı borcu maaşını geçti . ■ Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan ordusuna zırhlı araç sağlandığını ve kapsamlı lojistik destek sağlandığını duyurdu. ■Kuveyt : Depolama kapasitesinin dolması nedeniyle petrol üretimini durdurma kararı aldı.. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

1,099,417 次观看 • 6 个月前

CHP ve Zafer Partisi kitlelerinin büyük bir bölümü aslında bugün İsrail'i desteklemeye devam ediyor. Özgür Özel otobüsün üstünden kahrolsun İsrail sloganları atarken özellikle İmamoğlu taraftarları belliki kurtuluşu hala İsrail'de görüyor. İsrail devletinin Türkçe olarak açtığı İsrail Türkiye'de "İsrail Türkiye'de" ve IDF Türkçe "IDF Türkçe" isimli iki hesap var. Birincisini İsrail Dışişleri Bakanlığı, ikincisini ise İsrail Ordusu yönetiyor. İsrail bu hesaplardan sürekli yalan ve iftiralar paylaşarak yaptığı soykırım ve katliamları gizlemeye çalışıyor. Hesaplara girip şöyle bir incelerseniz yüzsüzlüğün boyutunu da görebilirsiniz. "İsrail Türkiye'de" hesabı, bir süredir paylaşım yapmıyor. IDF Türkçe ise özellikle İran saldırısı sonrasında içerik üretimini ciddi şekilde arttırdı. Aşağıdaki videoda, bütün dünyanın gözü önünde on binlerce insanı parçalayarak katleden İsrail'in kendisini aklamak için yaptığı paylaşımlara destek veren CHP'li ve Zafer Partili "sözde" Atatürkçüleri göreceksiniz. Aşağıdaki X hesapları, işte onların küçük bir bölümü.Anlattıklarımı bu hesapları inceleyerek kendi gözünüzle de görebilirsiniz. Ama buradaki asıl sorun, bir grup muhalifin soykırımcı bir devleti savunmasından kaynaklanan ahlak problemi değil. Bizzat İsrail ordusu tarafından yürütülen bir algı operasyonuna fiilen katılıyor olmaları, ciddi bir milli güvenlik sorunu ortaya çıkarıyor. Bugün İran'a saldırı sürecinde gördük ki, İsrail yıllar boyunca İranlı muhaliflerle görüşmüş ve onları saldırı sırasında ve öncesinde bir takım faaliyetler yürütmeye ikna etmiş. Yani İsrail'in bunu bir savaş yöntemi olarak kullandığını artık kesin olarak biliyoruz. İsrail, pek çok farklı yoldan ikna ettiği muhaliflere saldırıda kullanacağı drone parçalarını aylar hatta belki yıllar boyunca bu işbirlikçi muhaliflere taşıtmış. Ülke içinde kurulan gizli karargahlarda bu drone parçaları birleştirilmiş ve İsrail'in saldırılarılarının başlamasına dakikalar kala, önceden yerini belirledikleri hava savunma sistemelerini çalışmaz hale getirip kendi ülkelerini saldırılara açık hale getirmişler. İran adına hem çok acı hem de utanç verici bir durum. İsrail Ordusunun propagandasına destek veren hesapların büyük çoğunluğunun Türkiye'den kullanıldığı görülüyor. Bunun yanısıra çok sayıda Avrupa ülkesi, ABD ve İsrail'den kullanılan hesaplar da var. Hepsinin ortak özelliği ise anadil seviyesinde Türkçe konuşuyor olmaları. Böyle bir dönemde Türkiye'deki bir grup muhalifin İsrail Ordusunun paylaşımlarını yaymaya çalışması, hükümete muhalefet etmekle ya da sürekli seçim kaybetmekten kaynaklanan bir öfkeyle açıklanamaz. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, hangi sebeple Yaşasın İsrail paylaşımları yapar, soykırımcı bir devletin safında olmanın getireceği şerefsizliği neden alnında taşımayı kabul eder? Ülkede İsrail ile çifte vatandaşlık ilişkisi olanların belirlenip yurtdışındaki trafiklerinin incelenmesine çoktan başlanmıştır diye düşünüyorum. Bu konuyu da yapılacaklar listesine almalı bence devlet. ATATÜRK'e bile ihanet ettiler. AVI BETO Mehmet Ural Saygılı🎗️ benjamins biguelebener1@gmail. Berkay Yüksel NSCidar Mehmet Reşit Gürbüz cüneyt saydam SecularTurkey5 Eternal Mehrdad çöpcü Avram Aji X Meme X H.Q MajorDeGeneral @asczion Normal adam biguelebener1@gmail. sokrates 🇹🇷🇦🇿🇮🇱 @atibaba1453 Kafkaskartalı5665 Takmaz 44 joe Alex MajorDeGeneral

Abese İrca

73,719 次观看 • 6 个月前

■ TRUMP : İran'a karşı yürüttüğü savaşa NATO'nun katılmaması üzerine ABD'yi NATO'dan çıkarmayı ciddi olarak düşündüğünü söyledi. ■ FRANSA : NATO, Hürmüz Boğazı'nda bir operasyon yürütmek için oluşturulmadı. ■ AVRUPA PARLAMENTOSUNDAN TÜRKİYE'Yİ DIŞLAMA KARARI : Avrupa Parlamentosu Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi (SEDE) yaptığı oylamada, 2028–2034 yıllarını kapsayacak Horizon Europe programının savunma bileşenlerinden Türkiye’nin dışlanması yönünde karar verdi. NATO ' DAN , AVRUPA GÜVENLİK MEKANIZMASINDAN dışlanan Türkiyemiz tek başına savaşını verecek. Bu kadrolarla hiç bir zafer mümkün değildir. ■ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN : "Bölgemizi bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski var." ■ İran Meclis Başkan Yardımcısı ALİ NİKZAD : İran'ın, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in "intikamını alana kadar ABD Başkanı Donald Trump'ın peşini bırakmayacağını" söyledi. ■ TRUMP : İran'ın ateşkes talebinde bulunduğunu öne sürerek, Hürmüz Boğazı açılana kadar saldırıların durmayacağını ifade etti. ■ BİRLEŞİK ARAP EMRLİKLERİ 'nin : Hürmüz Boğazı'nın zorla yeniden açılması için ABD ve müttefikleriyle birlikte askeri harekata katılmaya hazırlandığı öne sürüldü. ■ İRAN : Savaşı bitirmek için 4 temel şart öne sürerek, taleplerinin karşılanmaması halinde çatışmaların süreceğini kaydetti. ■ DEVLET BAHÇELİ : " Yedi Düveli Yine Denize Dökeriz ." ))) ■ İSFHAN EYALETİ VALİ YARDIMCISI : Ekber Salihi, İsfahan’da yer alan Kaşan Havalimanı’nın ABD ve İsrail saldırısına uğradığını açıkladı. ■ HAKAN FİDAN : "Bölgemizi eşi benzeri görülmemiş bir krizin içine çeken bu savaşın müsebbibi bildiğiniz gibi İsrail'dir." ■ İRAN : Trump'ın ateşkese ilişkin açıklamaları yalan ve asılsızdır. ■ İRAN ORDUSU : İsrail'e attığı füzelerin üzerine Necmettin Erbakan’ın “İsrail laftan anlamaz, İsrail güçten anlar” sözlerini yazdı. ■ İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI : "Hürmüz Boğazı'ndaki durum, İran Deniz Kuvvetleri kontrolü altındadır. Hürmüz Boğazı, bu milletin düşmanlarına açılmayacaktır." ■ İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi : " Türkiye genelinde sokak hayvanlarının yüzde 75'i toplandı." ■ YUNANİSTAN sınırları zorluyor! Türkiye’nin dibine İHA fabrikası kuruyorlar. ■ TÜRK ÇİFTÇİSİNİN : Borçlarının son 4 yılda %634 oranında arttığı belirlendi. ■ LPG'YE ZAM : Bugün gece (02.04.2026 saat 00:01 'den ) geçerli olacak sekilde LPG otogazda 4.27TL zam bekleniyor. ■ TEVFİK KADAN : Mısır'da Enerji Konferansı toplandı. ABD'li enerji devleri Chevron ve Exxon orada. İngiliz enerji devleri Shell ve BP orada. Fransız Total orada. İtalyan ENI orada. Körfez orada, Yunanlar orada Rumlar orada... 13 ülkeden 500 şirket, 2200 konuşmacı orada. Bir tek TÜRKİYE yok. Mısır ve Güney Kıbrıs, dün imzaladıkları Çerçeve Anlaşma ile Kıbrıs çevresinden çıkarılacak doğal gazı Mısır'a götüreceklerini ilan ettiler. ■ ANALİZ : Kimse fiyat artışlarını “savaş var, petrol fiyatları yükseldi” bahanesine yüklemesin. Evet savaş var, petrol fiyatları yükseldi. Brent Petrolün varili bundan 10 sene önce kaçmış, mazot-benzin ne kadarmış bir bakın bakalım. Petrolün varil fiyatı bugünkünden fazla olmasına rağmen mazot bugünkü rakamın 15 te biri kadardı.Araya NAS girdi. ■ ANALİZ : Siyasi iktidar için önceliğin kendi siyasi ömrünü uzatmak olduğu net olarak görülüyor. 112 Yıl önce Enver iki Alman muhribine Osmanlı bayrağı çekerek Karadeniz'de Rus limanlarını bombalaması ile İstanbul boğazının NATO adı altında yabancı güçlerin kontrolüne verilmesi arasında bir fark yok . Olaylar dönüp duruyor. ■ ANALİZ : Yunanistan'n ABD üsleri neredeyse tüm ülkeyi sardı; Dedeağaç, Girit, Larissaa Hedefin Türkiye olduğu açık. Şimdi benzeri bir tablo kendi topraklarımızda mı kuruluyor? İncirlik, Kürecik yetmedi, şimdi Adana Kolordusu ve Boğaz'daki Deniz Unsur Komutanlığı mı? "Oldu-Bitti" mi dayatılıyor? #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

348,516 次观看 • 5 个月前

Türkiye’mizin bütçesi; Projelerin, kalkınmanın ve refahın bütçesidir. Hayallerin, kavgaların, polemiklerin bütçesi değildir. AK Partimiz tarafından hazırlanan, birikimin, emeğin, istikrarın 24 . Bütçesi aziz vatanımız için hayırlı, bereketli olsun. CHP’nin tek çözüm önerisi, Erdoğan gitsin, gerisi kolay! Biz diyoruz ki bu millet Cumhurbaşkanını Sayın Erdoğan’ı bırakmaz. Milletimiz bir defa güçlü liderliğin ne demek olduğunu gördü. Ülkemiz artık, büyük hedeflere yürümeye başladı. Bundan sonra, kimsenin bu yürüyüşü durdurmasına izin vermez. Türkiye boş sloganlarla değil güçlü liderlikle yürür. İşi ehline, erbabına, ustasına teslim eder. Sorun bütçede değildir. Asıl sorun CHP’nin değişmeyen muhalefet anlayışındadır. Bu muhalefet dün iktidarken sorunların mimarı olmuş; bugünse sorunlarla mücadelenin önünde büyük bir engeldir. Türkiye’mizin problemi; Para açığı mı? Hayır Mali açık mı? Hayır Nedir peki? Muhalefet açığıdır. Bütçe görüşmelerinde, CHP’lilerin attığı sloganlar, tahrikler, hakaretler, tehidler, ve hayret verici sözlerinden başka bir şey görmüyoruz. CHP Silivri yollarına hapsettiği siyasetten vakit bulursa, demokrasi, özgürlük ve adalet adına yine slogan atıyor. CHP bir çukurun içine düşmüştür. Debelenmekte, her hareketinde biraz daha olayların içine batmaktadır. Diğer bir tabirle, İBB ve İmamoğlu CHP’nin Viyatnamı’dır. Bir kısır döngü içinde ne siyaset üretebilmekte, ne söylem ortaya koyabilmekte, ne de ülkemizde Ana Muhalefetlik yapabilmektedir. Hayret verici açıklamalarla karşılaşıyoruz. Şimdi çıkmış Sayın Genel Başkan kendini Jön Türk olarak ilan ediyor. Ülkemizde saltanat var zannediyor. Sayın Özel ülkemizde saltanat yok, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet var. Cumhuriyet! Halkın iradesi ile şekillenen demokrasi var. Demokrasi! Ha! Siz Sayın Cumhurbaşkanımızı Abdülhamid Han olarak görüyorsanız, Size şunu söylüyorum. Biz size Abdülhamid’i yedirtmeyiz. Tüm gücümüzle, 15 Temmuz’da yaptığımız gibi, Onun; dimdik yanında dururuz. Burası, Gazi Meclis’tir. Devlet kurmuştur, bin yıllık devlet geleneğine sahip çıkmıştır. Osmanlı Devleti dört asır halifelikle, dinimiz İslam’ın sancaktarlığını yapmıştır. Bu bize ecdadımızın emanetidir ve başımızın tacıdır. Dolayısıyla; Biz sorumluluğumuzu da kim olduğumuzu da iyi biliyoruz Aile milletimiz için kutsaldır. Ailelerimiz üzerinde hiç kimse toplumsal mühendislik yapmasın. Bütçe görüşmelerinde maalisef; LGBT – Eşcinsellik propagandası yapılıyor. Bu bir kepazeliktir. · Dinimin yasakladığı, · Lût kavminin helak olduğu, · Kimliğimin, kültürümün men ettiği · LGBT’yi asla kabul etmiyoruz. Kimse; Milletimizin değerleriyle oynamasın. Sultan Alparslan’ın, Selahaddin-i Eyyübi’nin torunları; uyanık olun. Müslümanın tarafı bellidir. İslam’a ve Kur’ana uymayan; hiçbir görüşe, ve izme saygı duymaz. Ülkemizin önündeki en büyük tehditlerinden biri LGBT sapkınlığıdır. Gazi Meclise yakışan, bu rezalete bir son vermektir. ▶️ TBMM Genel Kurulu 2026 Yılı Bütçe Konuşmam Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Numan Kurtulmuş Ahmet Büyükgümüş AK Parti Teşkilat Başkanlığı Kars Ak Parti Muammer SANCAR

Adem Çalkın

26,570 次观看 • 9 个月前

Murat Bardakçı "Vahdettin, Atatürk'ü ülkeyi kurtarması için gönderdi" palavrasının yayılmasına hizmet etmiş bir insan. Buna rağmen televizyonlarda "Hayır, ben onu söylemedim" diyerek günah çıkarıyor. Peki bu beyanı samimi mi? İnceleyelim... Ama sadece bu konuların meraklıları için yazıyorum. O yüzden biraz uzun olacak. Meraklısı olmayanlar burada bırakabilir. Önce hikayenin gelişimine bakalım... Murat Bardakçı yakın zamanlarda 19 Mayıs: Devlet Operasyonu isimli bir kitap yazdı. Kitabın ismi bile insana tuhaf geliyor. Çünkü devletin başında o tarihlerde Vahdettin var. Ee 19 Mayıs da devlet operasyonu olduğuna göre Atatürk'ü ülkeyi kurtarması için Vahdettin göndermiş oluyor. Yani kitabın ismi böyle bir izlenim yaratıyor. Bardakçı bu izlenimi yarattıktan sonra bazı çevreler harekete geçerek türlü palavralarla, tabii bu kitabı da kullanarak "Vahdettin, Atatürk'ü ülkeyi kurtarması için gönderdi" argümanını öne çıkarıyor. Sonrası malum... Bu argümanı ileri sürenlerle bu argümana karşı çıkanlar arasında meydan savaşı yaşanıyor. Murat Bardakçı da tepkilerden nasibini alıyor. Peki sonra ne oluyor? Murat Bardakçı tekrar sahneye çıkıyor "Hayır, ülkeyi kurtarması için Vahdettin göndermedi, ben böyle bir şey yazmadım" diyor. Kitabında kullandığı tartışma yaratan "devlet operasyonu" kavramını başka türlü izah ediyor. Devlet derken Vahdettin'i değil, devlet içindeki bazı kliklerin Atatürk'ü gönderdiğini söylüyor. (Buraya bir dipnot koyalım: Murat Bardakçı başka yerlerde başka şeyler de söylüyor, hem de neler neler... Ama oraya sonra geleceğiz. Düğüm orada çözülecek zaten. Dikkatle o kısmı bekleyin) Yani özetle, "Vahdettin'i kastetmedim, derin devleti kastettim" diyor. Peki bu argümanın altını doldurabiliyor mu? Bana göre hayır. Gerçi bazı "tanınan" tarihçiler de (isimlerini vermeyeyim) niyedir bilinmez, "Vahdettin göndermedi" demekle birlikte Bardakçı'nın "Derin devlet gönderdi" tezine yüzeysel şekilde destek çıkıyor. Halbuki "derin devlet gönderdi" lafı da safsatadan ibarettir. Tabi, önce "derin devlet gönderdi" diyenlerin bunu iddia etmesi ve ortaya delil koyması lazım. Koyabiliyorlar mı? Çok merak ederek çok fazla inceledim ama ortada somut bir delil göremedim. Mesela derin devlet kimdir, devletin hangi organıdır, Atatürk'e bu görev nerede ve ne zaman tebliğ edilmiştir? Bunların cevabı yok. Yani bir derin devlet olacak, bunlar toplanıp karar alacak sonra da Atatürk'e görev senindir diyecekler. Bunlar kimdir, ne zaman bu işleri yapmıştır? Bardakçı bunlara cevap veremiyor. Onu destekleyen "bilindik" tarihçiler de bunlara destek veremiyor. Ortaya atılan en bilindik argüman "Erenköy'de bazı toplantılar olmuş" karar burada alınmış. Ama bu kararın Atatürk'e nerede kimler tarafından tebliğ edildiği konusunda da bir argüman yok. Hatta Bardakçı'nın kendisi "Erenköy" toplantılarının zabıtlarına ulaşamadım diyor. Yani elinde belge de yok. Her fırsatta "belgeyle" yazdığını söyleyen Bardakçı bu önemli argümanına belge bulamıyor. Ama buna rağmen kitabının ismini "Devlet Operasyonu" koyarak türlü tartışmaları ateşliyor. Bu oldukça samimiyetsiz bir tutum. Ortada somut argüman olmadığı için "derin devlet gönderdi" tezini çürütmek zor çünkü menfi durumun ispatı pek mümkün değildir. Ama yine de tarihi incelediğimizde Atatürk'ün milli mücadele fikrine İstanbul'a gelmeden önce Adana civarında sahip olduğunu biliyoruz. (Atatürk, İbrahim Süreyya, Ali Cenani, Ali Fuat ve Fahrettin Altay'ın anlattıkları bunu doğruluyor) Üstelik Mayıs 1919'da yani Atatürk artık Samsun'a gidecekken ordunun en önemli mevkiindeki Fevzi Paşa ve Cevat Paşa, Atatürk'ün milli mücadeleyi başlatmak için gittiğini bilmiyor. Çünkü herkesin bildiği "Bir şey mi yapacaksın Kemal" sözünü söyleyen Cevat Paşa bu sözü 14 Mayıs'ta söylüyor. Yani hareketten iki gün önce. Demek ki bilmiyor. Bilse sormazdı. Fevzi Paşa ise Atatürk'ün milli mücadeleyi başlatmak için gittiğini 15 Mayıs günü öğrendiğini ve Cevat Paşa ile yemin ettiklerini kendisi söylüyor. Bu durumda Cevat Paşa "14 Mayıs'ta" şüphelenmiş, ertesi gün öğrenmiş ve destek vermiş. Bu durumda "derin devlet gönderdi" argümanındaki derin devletin içinde, ordunun başındaki iki önemli isim Fevzi ve Cevat Paşalar yok... Vahdettin zaten olamaz. Ve Damat Ferit Paşa da olamaz... Bu durumda bu derin devlet kim olabilir? Vahdettin ve Damat Ferit'in seçip hükümete koyduğu bakanlar mı? Yani düşünün ki derin devlet, Atatürk'ü milli mücadele için görevlendiriyor ama bunun içinde ordunun ve devletin zirvesi yok ama bazı no name bakanlar var. Bu mümkün mü? İşin tuhafı, Atatürk, kendi milli mücadele planını kimselere anlatmış değil. Planı derli ve toplu şekilde bilen bir iki isim var. Birisi Ali Fuat, diğeri onun babası ve Rauf... Bunlar haricinde Karabekir bile plandan habersiz. Çünkü hatıratında Atatürk'ün Trabzon'a değil de Samsun'a çıkışını yadırgıyor. Çünkü planın detaylarını bilmiyor. Özetle lafı uzatmayayım, "derin devlet gönderdi" lafı delili olmayan safsatadan ibaret bir iddia. Hele hele Atatürk'ün ömrü boyunca milli mücadeleyi örgütlerken kendi ve milletinin ruh ve vicdanından ilham aldığını söylediği ortadayken... Zaten "derin devlet gönderdi" dediğimizde Atatürk'ü otomatikmen yalancı çıkarmış oluruz. Öyle ya, derin devlet göndermişken bunu saklayıp onlardan bahsetmemesi hatta 1919'un bazı devlet adamlarını ihanetleri nedeniyle sürgüne göndermesi tam bir nankörlük olurdu. Kaldı ki Ahmet İzzet Paşa, Tevfik Paşa ve diğer sabık paşalar, Ali Fuat, Karabekir, Rauf ve Refet gibi sonradan ayrı düştüğü isimler illa ki bu "derin devlet gönderdi" masalını ifşa ederek Atatürk'ün itibarını hedef alırlardı. Mesela Atatürk'ü Samsun'a kendi telkinleriyle çıkardığını iddia eden Karabekir, bunu iddia ettiğine göre "derin devlet gönderdi" masalını da illa ki bilir ve söylerdi. Neyse, bu uzun izahatı geride bırakalım. Özetlemek gerekirse: - Bilindik tezler Atatürk'ün etrafındaki bazı kimselerle kendi kendine hareket etmek suretiyle milli mücadeleyi başlattığını söylüyor. - Bardakçı "Devlet operasyonu" kavramıyla tartışmaları başlatıyor. - Atatürk karşıtları "Devlet operasyonu" kavramını "Vahdettin gönderdi" olarak propaganda ediyor. - Bardakçı tepkiler üzerine "Devlet operasyonu" kavramını "Vahdettin değil derin devlet gönderdi" teziyle tevil ediyor. - Fakat "derin devlet gönderdi" tezinin de altı doldurulamıyor. Bu manzaranın anlamı nedir? Çok basit. Bu tartışmalar Atatürk'ün milli mücadeledeki önemini son derece yumuşak ve dolaylı şekilde azaltan ve başarıyı "derin devlet" ile "vahdettin" arasında bölüştüren bir etki yaratıyor. Bardakçı ise "vahdettin değil derin devlet gönderdi" sloganıyla Anti-Kemalist taşlamalardan kendini sıyırarak bir köşede kahvesini yudumluyor. Bardakçı bu söylemlerle kendisini bu işten sıyırma üstatlığını gösterdiğini düşünüyor olabilir ama kazın ayağı öyle değil. Yukarıda "Murat Bardakçı başka yerlerde başka şeyler de söylüyor, hem de neler neler... Ama oraya sonra geleceğiz. Düğüm orada çözülecek zaten" demiştim. Şimdi oraya gelebiliriz. Her ne kadar Bardakçı "devlet operasyonu" tezi ters tepince "derin devlet gönderdi demek istedim" teviliyle postu kurtardığını düşünmüşse de geçmişte "devlet operasyonu" tezini "vahdettin gönderdi" şeklinde yorumlayan bazı argümanlar sunmuştu. Bu Bardakçı'nın pek bilinmeyen ve anılmayan programıdır. Programın ilgili kısmını video olarak paylaşıyorum. İçeriğini de kısaca özetleyelim... Programın başlangıcında Atatürk'ün 1926 anlattığı bir hatıra mevcut. Buna göre Atatürk, Samsun'a gitmeden önce Vahdettin'le görüşmüş. Sultan, Atatürk'e "Paşa paşa devleti kurtarabilirsin" demiş. Bu hadise doğru. Fakat devamı var. Atatürk, hatıratının devamında Vahdettin'in "devleti kurtarabilirsin" derken "işgalcilerin isteklerine boyun eğmeyi" kastettiğini bizzat söylüyor. Zaten bilindik tez de böyle. Fakat Bardakçı 1. manipülasyonunu yapıyor. Bu kısmı anlatmıyor. Bunun yerinde "Paşa paşa devleti kurtarabilirsin" sözünü kendisi tefsir etmeye başlıyor ve "Vahdettin gönderdi" tezine adım adım göz kırpıyor. Bardakçı bu sözün iki manası olabileceğini söylüyor: 1- Git mücadele başlat başarılı ol 2- İşgalcilerin isteklerine boyun eğ, isyanı bastır. Atatürk'ün kendisi, o dönemin insanları ve tarihin akışı açıkça ikinci maddenin doğru olduğunu haykırırken Bardakçı ne söylüyor? "Tam olarak kesin bir şey söyleyemem. Çünkü belgesi olmadan bir şey diyemem." Burada Bardakçı'nın 2. manipülasyonu devreye giriyor. "Belirsizlik yaratmak..." Yani açıkça "Vahdettin mücadeleyi başlatmak için gönderdi" diyemiyor ama "öyle değildir" de diyemiyor. Çünkü elinde belge yokmuş. Halbuki yukarıda söyledik, Erenköy toplantılarının da belgesi yok. Ama kitabın adını "devlet operasyonu" koyabiliyor. Bu başka bir tutarsızlık. Halbuki Bardakçı, yıllar sonra "Vahdettin gönderdi demedim, göndermemiştir" diye açıkça hüküm veriyor. Yani yıllar önce "bilemem" derken, yıllar sonra "Vahdettin göndermedi, derin devlet gönderdi" diyor. Niye? Kurgulamaya çalıştığı tez çöktüğü için mi? Bardakçı devamında "vahdettin gönderdi" tezine göz kırpıyor. Diyor ki "Vahdettin, Atatürk'ün bir şey yapacağını biliyor" Az önce belgesi yok konuşamam, bilemeyiz derken 3. manipülasyon geliyor ve "bir şeyler yapacağını biliyor" diyor. Bunun için belge arama lüzumu görmüyor. Devamında Erhan Afyoncu "tahmin ediyor ama milli mücadele çapında şeyler değil" diyor. Bardakçı yine "Bilemeyiz" diyor. Yani o çapta da düşünüyor olabilir. Yani özetle kim niye gönderdi bilemiyoruz, yani Vahdettin'in göndermiş olabileceği opsiyonu açık. İkinci olarak da Vahdettin Atatürk'ün milli mücadele başlatmak istediğini de biliyor olabilir. Bu cümleler kabaca, "Vahdettin Atatürk'ün mücadele başlatacağını tahmin ediyordu, önünü açtı" argümanını bir ihtimal olarak kabul ediyor. Bardakçı devamında bu tezini iki belge ile destekliyor. Bu arada şunu söylemek lazım, programda bu hususu dakikalarca konuştuğuna ve "Vahdettin Atatürk'ün mücadele başlatacağını tahmin ediyordu, önünü açtı" argümanı için belge araştırdığına göre bu konuya epey eğilmiş olmalı. Yıllar sonra yazacağı "devlet operasyonu" kitabının ön çalışmaları bunlar. Az önce iki belgeye dayanıyor dedik... İlkini okuyor... Padişahın hattı hümayunu... Bu evrakta açıkça "git memleketi kurtar" gibisinden bir ifade var mı? Yok. Ama Bardakçı kendi tezini kurgulayabilmek adına belgedeki bazı ifadelerde ima olduğunu öne sürüyor. Belgede "hükümetin aldığı karar uyarınca" ibaresi var. Bardakçı burayı okurken "enteresan" diyor. Yani izleyiciyi biraz sonraki imalar için hazırlıyor. Devamında "cümleten, gayret ederek" manasına gelen bir ibare okuyor ve diyor ki: "Şimdi öyle bir kelime kullanmış ki" Bardakçı burada 4. manipülasyonunu yaparak Vahdettin'in kullandığı kelimelerden Atatürk'ü milli mücadele başlatmak için göndermiş olabileceği iması çıkarıyor. Bardakçı cidden sanatkar. Vahdettin gönderdi dese olay olacak. Diyemiyor. Göndermiş "olabileceğini ima etmiş olabilir" gibi bir ihtimal yaratıyor. Çok esnek, sıkıştığında anında dönebileceği elastik bir argüman... Gerçek bir manipülasyon... Bardakçı devam ederken bir cümleye geliyor "ve şimdi" diye uyarıyor. Yani yine heyecan uyandırıyor. İmayı işaret ediyor ve okuyor... İfadeyi günümüz Türkçesine çevirirken "işgal manasına da gelebilir bu" diyor. Yani Vahdettin, burada karmaşık bir ifade kullanarak "Atatürk'e ülkeyi işgalden kurtar demiş olabilir" diyor. Bardakçı devamında üçüncü imaya geliyor... Vahdettin cümlelerini bitirirken durumun "askere, memura ve ahaliye bildirilmesini" istemiş. Bardakçı buradan da ima çıkarabilmek için cümleyi okuduktan sonra üstüne basa basa "askere, memurlara ve halka" diyor... Bardakçı okumayı bitirdikten sonra elastik yorumu icabı "açık açık git silahlan diren demedi" diyor. Ama yukarıda izah ettiğim gibi belirsizlik yaratarak imaları açık tutuyor. Pelin Batu, böyle bir argümana karşı sorulacak en mantıklı sorulardan birini soruyor. Diyor ki, böyle olsaydı Atatürk bunu Nutuk'ta veya başka yerde söylemez miydi? Bardakçı hemen cevap veriyor: Bahsedilmez. Peki niye? Onun da belgesi mi var? Hayır. Ama Bardakçı hükmünde kararlı. Bahsedilmez. Çünkü iki kişi arasında geçmiş. Böyle saçma ve çürük bir argüman... Halbuki en yukarıda iki kişi arasında geçen "Paşa paşa devleti kurtarabilirsin" lafından bahsediyor. Kaldı ki "Vahdettin-Atatürk" ortaklığı varsa ve bundan asla bahsedilmemesi gerekiyorsa, bu durumda Atatürk "Paşa paşa devleti kurtarabilirsin" lafından niye bahsetsin? Bu lafı aktararak neden "Vahdettin-Atatürk" ortaklığı tezinin anlaşılmasını sağlasın? Bardakçı bu soruyu soramayacak kadar aptal biri değildir. O halde neden kendi çelişik durumunun farkına varamıyor? Çünkü bir tez üretmeye çalışıyor. İmalarla, dolaylı ve elastiki şekilde, kendisini kahraman yapmadan insanlara bir karşı argüman alanı açıyor. Tartışmaları başlatıyor. Aradan yıllar geçiyor. "Devlet operasyonu" kitabıyla argümanı somutlaştırıyor. Ama işler istediği gitmediğinden olsa gerek veya belki de ihale kendisine kalmasın diye "ben vahdettin demedim, derin devlet dedim" lafıyla postu kurtarmak istiyor. İşte burada izliyoruz, açık açık Vahdettin'in göndermiş olabileceğini, hattı hümayundaki imaların bu ihtimali açık tuttuğunu, böyle bir şey varsa bile Atatürk'ün bunu asla konuşmayacağını söyleyerek "Vahdettin gönderdi" tezini güçlendiriyor. Dahası, mantıken eğer "Vahdettin-Atatürk" ortaklığı varsa, bunu Atatürk gibi Vahdettin de açıklayabilir. Bardakçı bu ihtimali de öldürmek ve argümanın çürütülmesini engellemek için diyor ki: Hükümdar da yazmaz zaten. Yani Vahdettin de söylemez. Niye? İkisi arasındaymış. Komik. Düşünsenize, Bardakçı'nın argümanları aslında nasıl bir tablo ortaya çıkarıyor: Vahdettin ve Atatürk yola birlikte çıkmış. Fakat Atatürk gücü ele geçirince Vahdettin'in adını haine çıkarıp ülkeyi kontrolüne almış. Vahdettin nankörlüğe uğrayarak ülkeyi terk etmiş. Yurt dışında sefalete düşmüş. Hazır ülke kurtulmuşken demez mi ki "Atatürk'le yola birlikte çıktık ama o beni hain ilan ettirerek ihanet etti" diye. Vahdettin öyle kötü bir konumdaydı ki, şayet böyle bir şey olmasa bile kendi adını temize çıkarmak adına böyle bir yalan üretebilirdi. Bu durumda Atatürk de onu yalanlardı ama Vahdettin yine de belki inanan olur diye bu yalanda ısrarcı olabilirdi. Peki böyle bir yalan ortaya attı mı? Hayır. Denebilir ki Vahdettin olgun düşünmüştür, "Nasılsa memleket kurtuldu, bana nankörlük edildi diye bunu ifşa edip Atatürk'ü zor durumda bırakmayayım, varsın adımız haine çıksın ama memleket payidar olsun vsvs" diyebilir. Bu da bir ihtimal. Ama bunu da çürütmek kolay. Çünkü Vahdettin, ülke kurtulmasına rağmen yurt dışında Atatürk'e hakaretler ve iftiralar yağdırmaya devam etmiş hatta ABD'den yardım bile istemiştir. Yani Bardakçı'ya göre Vahdettin, "Vahdettin-Atatürk" ortaklığını assssla ifşa etmez. O kadar kalender. Ama aynı Vahdettin, yurt dışında türlü numaralar çevirerek hala memlekette karışıklık yaratıyor. Arabistan'da yayımladığı beyanname ile Atatürk'e iftiralar atıyor. Bardakçı bunları bilmiyor mu? Biliyor. O halde neden bu bildiklerine rağmen "Vahdettin-Atatürk" ortaklığı tezini ima ediyor, niye "devlet operasyonu" kavramıyla ortalığı kızıştırıyor? Bunların amacı nedir? Aslında bu sorunun cevabı da belli ama Bardakçı amacına ulaşamadı. Ters tepti. En adi anti-kemalistlerin ağzına düşünce çareyi "vahdettin demedim, devlet operasyonu" dedim manevrasında buldu. Bu programda ima ettiklerinin de unutulacağını düşündü.

Con Sinov

341,958 次观看 • 1 年前

Ben Özgür Özel'in bize anlattığı Filistin politikasından hiçbir şey anlayamıyorum. Bir taraftan, "HAMAS bir terör örgütüdür" derken diğer taraftan da "Filistin meselesinde Deniz Gezmiş'in çizgisindeyiz" diyor. Deniz Gezmiş, 1969 yılında Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi isimli Marksist Leninist direniş örgütüne katılıp dört ay sonra da dönüyor. Deniz Gezmiş'in Filistin çizgisi, 4 aylık kısa bir geziden ibaret ama katıldığı FDHKC öyle değil. Özgür Özel'in gururla bahsettiği örgüt, 1974 yılında İsrail hapishanelerindeki 26 Filistinlinin serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla Ma'alot kasabasındaki bir okula baskın düzenleyip çoğunluğu çocuk 115 kişiyi rehin alıyorlar. Tıpkı HAMAS'ın 7 Ekim tarihinde yaptığı gibi amaçları esir takası yoluyla hapisteki arkadaşlarını kurtarmak. İsrail, müzakerelerin bir noktasında, okula operasyon düzenliyor ve çıkan çatışmada 22'si çocuk 25 kişi ölüyor. FDHKC, rehineleri İsrail askerlerinin öldürdüğünü, İsrail ise FDHKC'nin öldürdüğünü söylüyor ve tabiiki Batılı ülkeler bugün de olduğu gibi İsrail'in açıklamasını doğru kabul ediyorlar. Yani bugün yaşananların neredeyse aynısı 1974'te de yaşanmış. Özgür Özel, o gün FDHKC'nin söylediğine inanırken bugün ise HAMAS'a değil İsrail'in açıklamasına inanıyor. Aradaki tek fark, HAMAS'ın Müslüman, FDHKC'nin ise Marksist Leninist bir örgüt olması. İsrail'in içindeki pek çok kaynak da 7 Ekim'de İsrail'in Hannibal Protokolü'nü uyguladığını ve HAMAS'a rehine pazarlığı kozu vermemek için kendi vatandaşlarını da öldürdüğünü söylüyor. Zaten İsrail'in böyle bir protokolünün olması bile 7 Ekim'deki İsrail iddialarını tartışmalı bir hale getiriyor. İsrail, asker-sivil ayrımındaki uluslararası bütün anlaşmaları ihlal eden ve çocuklar da dahil neredeyse bütün halkını silahlandırmış, dünyada benzeri olmayan bir ülke. Bu bölgedeki terör tanımının, dünyanın diğer bölgeleri ile aynı olamayacağı ortada. Yani bütün halkını silahlandırmış işgalci bir devlet, Filistin halkını keyfince katlediyor, kanunsuzca tutuklayıp hapishanelerde işkencelere, tecavüzlere maruz bırakıyor, topraklarına, evlerine bütün uluslararası kanunları çiğneyerek el koyuyor. Buna direnen Filistinliler tek ve son çare olarak İsraillileri esir almaya kalkarsa, İsrail bu kez kendi vatandaşları da dahil herkesi öldürüp suçu da karşı tarafa atıyor. Devamında da hakim finansal ve siyasal gücünü kullanıp karşı tarafı terörist ilan ediyor. Yani bir halkın, terörist ilan edilmeden Filistin'deki işgale, tecavüzlere, işkencelere karşı koyabilmesinin herhangi bir yolu mevcut değil. Erdoğan bu durumu gördüğü için HAMAS bir terör örgütü değil, direniş örgütüdür diyor. Deniz Gezmiş'in çizgisinden giden Özgür Özel ise HAMAS bir terör örgütüdür diyerek bu korkunç denklemde İsrail'i destekliyor. İsrail çok uzun zamandır yaptığının bir soykırım olduğunu biliyor ama direnişçileri terörist ilan edecek gücü olduğu için katliamlarına devam ediyor. Yani Özgür Özel, İsrail karşıtı gibi gözükmesine rağmen aslında İsrail'in titizlikle hazırlanmış bu planına hizmet ediyor. Bir başka çelişkili durum ise Özgür Özel'in izinden gittiği Deniz Gezmiş ve arkadaşları ile ilgili. Özgür Özel belliki Deniz Gezmiş'in de terörist olmadığını düşünüyor. Terörist olmayan Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu isminde Marksist Leninist bir örgüt kuruyorlar. Çaldıkları bir araba ile ABD Büyükelçiliğini tarayıp iki polisi ağır şekilde yaralıyorlar. Daha sonra 4 Amerikalıyı kaçırıp tutuklu arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep ediyorlar. Deniz Gezmiş yakalandıktan sonra onun terörist olmayan arkadaşları, 1 Kanadalı ve 2 İngiliz teknikeri kaçırıp Deniz Gezmiş'in serbest bırakılmasını talep ediyor. Bunu yapanların başında da İsrail Başkonsolosu'nu öldürmek suçundan aranan Mahir Çayan var. Askerler, Mahir Çayan ve arkadaşlarını Kızıldere'de sıkıştırıyor ve çıkan çatışmada biri hariç hepsi ölüyor. Solcular, rehineleri askerin öldürdüğünü, askerler ise solcuların öldürdüğünü söylüyor. Bu yukarıda anlattığım ve bugün solcuların da onayladığı bu olayların hiçbirisi Özgür Özel'e göre terör eylemi değil çünkü failleri solcular. Terör eylemi sayılması için işin içinde Müslümanların olması lazım. Bunları HAMAS yapmış olsaydı terör eylemi olurdu mesela. Özgür Özel, Kızıldere'deki 3 sivilin öldürülmesi olayında Türk devletinin açıklamasına değil de sol örgütçülerin iddiasına inanıyor. Deniz Gezmiş'in arkadaşları terörist olmadığına göre, hiç sivil de öldürmemiş olmaları gerekir değil mi? Yani Özgür Özel, bu olayda devletin yalan söylediğini düşünüyor. Gazze'de ise nedense hiç sorgulamadan İsrail devletinin doğru söylediğine inanıyor. Demek ki Özgür Özel, İsrail devletini, Türk devletinden daha güvenilir buluyor. Muhtemelen kendisine sorulsa, "onlar asker değil cuntacı" diyecektir. İyi de İsrail de soykırımcı ve işgalci değil mi? Darbeciye inanmıyorsun da soykırımcıya mı inanıyorsun Özgür Özel ?

Abese İrca

39,067 次观看 • 1 年前

■ ABD Başkanı Trump'tan Türkiye'ye YUNAN 'IN ARKASINDAYIM MESAJI : 24 Mart’ta yayımladığı başkanlık bildirisiyle 25 Mart 2026’yı resmen “Yunan Bağımsızlık Günü: Yunan ve Amerikan Demokrasisi Ulusal Kutlama Günü” olarak ilan etti. Amerikalıları bu günü törenlerle ve etkinliklerle kutlamaya çağırdı. “Yunan halkı despotizmin zincirlerini kırarak özgürlüğünü yeniden kazandı” ifadelerini kullandı. ■ İsrail 'in Lübnan 'a yaptığı saldırıların bilançosu : Lübnan Sağlık Bakanlığı,İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1116 kişinin hayatını kaybettiğini ve zorla yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıkladı. ■ Alexander Dugin : " Türk ordusunu güçlü kılan NATO değildir .Mesele silah değildir . Mesele Türklüktür.Türk örgütlenme yeteneği , Mustafa Kemal 'in Askeri ruhudur. Bu da kimsede yok." Analiz : Durum bu kadar net ... ■ Jitem Binbaşı Ahmet Cem Ersever'in istifa gerekçeleri: ▪︎ Türk ordusu Mustafa Kemal Atatürk'ün bıraktığı ordu değildir. ■ AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius: "İlk beş günde Körfez ülkeleri ve Amerikalılar 800 Patriot füzesi kullandı. ABD'nin şu anki yıllık üretim kapasitesi ise 750 adettir." ■ Karadeniz'de sinsi saldırı: Hürmüz'ün intikamı İstanbul açıklarında mı alınıyor? ▪︎ İstanbul Boğazı açıklarında vurulan “Altura” tankeri, kullanılan mühimmattan seçilen hedefe kadar şüpheler ve şüpheliler akıllarda ,bir süredir Karadeniz’i savaş sahasına çeviren bu hamle, bu defa Hürmüz'deki krize uzanıyor... ■ İran Savaşı 28'inci gününde devam ediyor. ABD Başkanı Trump'ın barış açıklamalarının ardından İran Devrim Muhafızları’nın Körfez’deki sivillere yönelik “hedef olursunuz” uyarıları yaptı. Bu uyarılar sonrası Kuveyt ve Riyad İHA'lar ve füzelerle hedef alındı. ■ Güney Kıbrıs ’ta “Yeşil Bereliler” olarak bilinen özel kuvvetler, 25 mart bağımsızlık günü kutlamalarında Türkiye’ye yönelik sloganlar attı; ➖“Ayasofya’da mum yakacağız” ➖“İstanbul’un surlarına haç dikeceğiz.” ➖“Türk bayrağını indirip yerine haçlı bayrağı asacağız.” ➖“Kıbrıs Yunan’dır.” ■ İran Hürmüz boğazından geçmek isteyen petrol taşıyan bir gemiyi daha vurdu . ■ Kuveyt'ten kalkan, içinde 100 Amerikan askeri ABD kargo uçağı Boeing C-17 Globemaster, operasyondan dönerken acil iniş sinyali 7700 kodunu yayınladı. Uçakla irtibat kesildiği iddia edilirken CENTCOM tarafından yapılmış bir açıklama yok. ■ AFD'den Alice Weidel : Almanya'nın göçmenlerle işinin bittiğini AÇIKLADI: "100 gün içinde sınırları kapatacağım, göçmenlere verilen yardımları keseceğim ve Almanya'nın en büyük sınır dışı etme operasyonunu gerçekleştireceğim." ■ Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının milyarlarca dolarlık altın sattığı ve satacağı söylentileri ana haber bültenlerine yansıdı. Kimsenin söylemediği altın gerçeği. ▪︎ MB üç haftada 40 milyar dolar sattı. ▪︎ Fiilî faiz 300 baz puan arttığı hâlde rezervler çöktü.58 ton altın satıldığı belirtiliyor. ▪︎ Borsa İstanbul'da alarm zilleri çalıyor. 20 milyar dolarlık carry trade (Sıcak para) Türkiye'yi terk etti. ▪︎ Kasalarda DOLAR ve ALTIN resmi rezervlerinin hızlıca eridiği ve İki-üç hafta dayanacak rezerv döviz,altın kaldığı iddialar arasında... İsrail - ABD / İran savaşı Türkiye'yi çok kötü vuruyor. Büyük Çöküş kaygısı var. TC Merkez Bankası : " Panik yapmıyoruz.”diyor. ▪︎ Savaşın daha ilk ayı dolmadan büyük erime yaşanmış. Dolar artmasın diye satış yapılıyorsa "Ya yöntem yanlıştır ya da yönetim ." ■ İran Devlet Medyası : 12 yaşından gün almış olanların savaşta "destek rollerine" katılabileceğini doğruladı. Rapora göre, 12 yaşındakiler Devrim Muhafızları tarafından devriyeler, kontrol noktaları ve lojistik gibi faaliyetlere yardımcı olmak için görevlendiriliyor. Seferberliğe dahil edildiler. ANALİZ : İran'da insan zayiatının çok yüksek olduğunun resmi beyanı olarak önümüzde. ■ Sivas’ta 125 kişi, umreye götürülme vaadiyle dolandırıldı. Vatandaşlar, soluğu karakolda aldı. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

63,179 次观看 • 6 个月前

Yere göğe sığdırılamayan TRUMP'ın açıklaması tuzaklanmış beyanlar içeriyor. ▪︎ Cumhurbaşkanı Erdoğan için ZEKİ ve savaşlardan yorulmadı, çok kuvvetli bir ordu kurdu. Bu açıklamayı tersten okuyalım. Ordumuz muhakkak kuvvetli. Fakat ,ordumuzun kuvvetine yani 20 yıl öncesi parametrelere ulaşabilmesi için geçmesi gereken zamanın 20 yıl olduğunu yine bu sığır çobanları yazıp ,çiziyor. Zeki hitabının arkasına saklanan TRUMP'IN MEKTUBU nerde duruyor ? Trump Tower'da . ABD kongre üyeleri ile Beyaz Saray 'da gerçekleşen görüşmenin video kayıtları her yerde. Trump değil mi , F 35 projesinde bizi engelleyen ve dışlayan, Türkiye'nin ödediği paralara el koyan. Trump değil mi ,Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret eden. Trump değil mi ? Binlerce tır askeri malzemeyi PKK / YPG terör örgütüne gönderen ve koruyan. Trump değil mi ? Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan kararı imzalayan. Peki ,çok Zeki diye hitap ettiği Erdoğan ne yapabildi? Koskocaman sıfır. Gazze yerle bir edilirken , Netanyahu seçim öncesi Trump'ı ziyaret etti. Çok Zeki Erdoğan, engelleyebildi mi ,Gazze soykırımını ! Hayır... ABD başkanları ABD devletinin çizdiği projeksiyonu uygular. Bizimkiler koltuğa oturunca kendilerini devlet zanneder. Göğün vermediği yetkiyi kullanmaya kalkar. Erdoğan'ın KIRMIZI KİTABI güncelleme yetkisi yok. Çok müslüman Trump diyelim, halkımızın inancı tam olsun. ▪︎ "Suriye'de kazanan tarafın kim olduğunu kimse bilmiyor." Sonrasında cümle AMA VE FAKAT kelimeleri ile tuzaklanıyor.Bu psikologların ve diplomatların tespiti .Konuşmada bu cümleleri kullananlardan uzak durun derler. Aslında insan istihbaratı diyelim. Kimsenin bilmediğini Trump bilemez. O halde Kimse bilmiyor. Bence ,cümlesi bir düşünce beyanı . Türkiye ile cümleyi kapatarak üstü kapalı HEDEF kilitlemesi yapıyor. Kazançlı çıkılan ve Zeki olan bir insanın yaptığı bir işte BELİRSİZLİK olmaz. Suriye'de çok belirsizlik var. KIRMIZI IŞIK . Anahtar Türkiye diyerek tuzaklamayı beyan ediyor. Aslında BELİRSİZLİK içerisinde tuzağa çekilen ülke ANAHTAR ise , pandoranın kapısını o halde Türkiye açmış diyelim. Sonuç ise ,CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI. SONU BELİRSİZ bir kapı. Bugün kapıyı kapatırsa Türkiye yarını kurtarır demek istemiş. Suriye'de yaşananların arkasında Türkiye var diyerek,bölge ülkelerine Türkiye sizler için tehlike diyor. Binlerce yıldır istiyorlardı. Kim neyi istiyordu ? Binlerce yıldır istenen ne ? Burada muamma ! Arkasında Türkiye var diyerek devleti hedef alacak şekilde ,binlerce yıllık devlet geleneğini hedef alacak şekilde, hafiften Erdoğan'ı yücelterek başardı diyor. Peki 1918'e kadar Türk toprağı olan Suriye'de binlerce yıldır hüküm sahibi olmuşuz, istediğimiz neydi? Alamadığımız ne ? Şimdi ne aldık? Bu soruların cevabı yok. Suriye'de ki güçleri kontrol eden Türkiye diyor. Kısaca radikal cihatçıları Türkiye destekliyor ve bunun şu an için sorun olmadığı, yarın için garanti veremeyeceğini ifade ediyor. Bu arada TRUMP'IN bu görüşleri resmi ABD başkanı henüz olmadığı için kişisel beyanlar. Suriye'de kontrolu ele geçirdiler sözüyle bugün kontrolu ele geçirenler belirsiz, Suriye 'de kontorolü ele geçirdiler diyor. Yarın ise meçhul. Trump'ın söylediklerinin meali... Durumun tespiti ; Suriye gibi savaş yorgunu ve envai çeşit radikal terörist grupla dolu bir yerin tüm yükü an itibariyle Türkiye'nin üstüne atılmış halde. Rusya, İran, Çin ve Hindistan yardımları kesti. Merkez bankası bomboş, kamu kurumları ortada yok veya havaya uçmuş halde. Suriye'ye dönenlerin pek çoğu militan yakınları ya da çeşitli çetelere mensup ve fırsattan yararlanmaya gidiyor. Ciddi bir geri dönüş yok . Çanlar Türkiye için çalarken,kazanlar Türkiye için kaynıyor. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

18,840 次观看 • 1 年前

■ TÜRKİYE - İSRAİL gerginliği : İsrail'in yeni hedefinin TÜRKİYE olduğunu ortaya koyuyor. ▪︎ BBC Türkçe'ye konuşan İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House'dan araştırmacı ve İsrail Meclisi Knesset'te 2015-2019 döneminde milletvekilliği de yapan Ksenia Svetlova , "İsrail'de öncelikli hedef İran olsa da TÜRKİYE 'YE ve bölgesel rolüne dair artan bir gerginlik var" diyor. KISACA HEDEF TÜRKİYE !! Türkiye ve İsrail arasında Gazze savaşıyla gerginleşen ilişkiler yeni bir kıvılcımı ateşleyebilir. ■ KKTC'de konuşlu, Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F-16 savaş uçakları bugün öğle saatlerinde, konuşlu bulundukları Ercan Havalimanı'ndan havalanarak, uçuş gerçekleştirdi. F 16 filosunun havalanma sebebi ise Rum kesiminde yaşanmakta olan askeri hareketliliğe karşı teyakkuz uçuşu olduğu belirtiliyor. ■ PETROL FİYATLARI YÜKSELİŞİNİ SÜRDÜRÜYOR !!! Piyasalar tepetaklak! Fiyatlar en yüksek noktaya ulaştı! ▪︎ Brent petrol varil başına 111 doların üzerinde kapanırken, ABD ham petrolü (WTI) yüzde 3,7 yükselişle varil başına 100 doların hemen altında günü tamamladı. ■ ABD ve İran arasındaki müzakere muamması devam ederken Katar'daki El-Ubeyd askeri üssünde yoğun hareketlilik devam ediyor . ▪︎ ABD, Katar'daki El-Ubeyd askeri üssüne dev sevkiyat gerçekleştirdi. ■ Birleşik Arap Emirlikleri OPEC’ten ayrılma kararı aldığını duyurdu. ■ Birleşmiş Milletler (BM), ABD-İsrail ile İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda kısıtlamalar nedeniyle gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını belirtti. ■ Birleşmiş Milletler : Hürmüz boğazındaki kısıtlamalar nedeniyle temel gıda fiyatlarının yüzde 6 ve Avrupa için ham petrol fiyatlarının da yüzde 53 arttığı bilgisini paylaştı. ■ "ABD ASKERLERİNİN BİLGİLERİ ELİMİZDE" İran bağlantılı "Hanzala (Handala)" adlı hacker grubunun, Basra Körfezi bölgesinde konuşlu 2 bin 379 ABD deniz piyadesine ait olduğunu öne sürülen kimlik bilgilerini paylaştığı bildirildi. ■ TAYLAND Hükümüetinden ABD 'YE sert tepkiler !!! Tayland'da küresel petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle artan yakıt maliyetleri, başta küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere birçok sektör durma noktasına geldi. Başbakan Anutin Charnvirakul, artan enerji fiyatları sonrası kamu çalışanlarının ardından özel sektörün de evden çalışma düzenlemesini benimsemesi çağrısında bulundu. Bunun üzerine devlet kurumlarındaki çalışanlar için evden çalışma talimatı verildi. Ayrıca ,tasarruf amaçlı akaryakıt istasyonlarında geceleri satışları durdurduğu açıklandı . ▪︎ Tayland Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow,The Washington Post gazetesine verdiği röportajda, Donald Trump yönetimi hakkında : Trump'ın, yakıt ihtiyacı bulunan ülkelere Amerikan petrolü ve doğal gazı satın almaları yönünde sunduğu teklif olduğunu belirtmek dışında yarattıkları problemden ötürü hiç bir çözüm sunmadıklarını açıkladı. ■ Fransız basınında yer alan habere göre, Air France-KLM grubuna bağlı, Paris-Orly merkezli düşük maliyetli hava yolu şirketi Transavia France, jet yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle mayıs ve haziran döneminde çok sayıda uçuşu iptal edeceğini duyurdu. Ayrıca yaz döneminde uçuşların yüzde 2’sinde değişiklik yapacak. ■ Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in ülkeye gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 534’e, yaralı sayısının ise 7 bin 863’e ulaştığını bildirdi. ■ İzmir'deki zincirleme kazada 1 polis şehit oldu ! 2 ■ Trump'tan İran'a yeni tehdit: "Anlaşma olana kadar abluka sürecek" ■ HİNDİSTAN : Hürmüz Boğazı üzerinden gemi geçişi konusunda İran ile görüşmelerimizi sürdürüyoruz. ■ Almanya'da iltica başvurusunda bulunan ya da oturum izni olmayan 30 binden fazla kişi, 2025'in ilk 10 ayında ülkeyi gönüllü olarak terk etti. Bunların önemli kısmını Türkiye kökenliler oluşturuyor. ■ ABD Ordusu içerisinde ARMAGEDDON savaşı için özel bir birlik kurulduğu, ve Ortadoğu 'da bazı ülkelerde gizli üsler kurdukları belirtiliyor. #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #OndokuzBiziz #SonDakika #UkabPartisi

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

17,357 次观看 • 5 个月前

■ 3. Dünya savaşı çok yakında resmileşecek,resmi ağızlardan açıklanacak. ■ Flightradar'dan edinilen bilgilere göre ABD'ye ait bir casus uçağı İran kıyılarında uçuş gerçekleştiriyor. ■ Üst düzey bir İranlı yetkili, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, "Tahran, Suudi Arabistan ve BAE'den Türkiye'ye kadar bölgesel ülkelere, ABD'nin İran'ı hedef alması durumunda bu ülkelerdeki ABD üslerine saldırılacağını bildirdi . ■ ABD Başkanı Trump'ın "İranlılar protestolarınıza devam edin. Yardım yolda." açıklaması sonrası...İsrail, Nevatim Hava Üssü'nü tahliye ederken,ABD- İngiltere Katar'daki üssü boşaltma kararı aldı.İran'a seyir halinde olan çok sayıda gemi uluslararası sularda demir attı, Alman havayolu şirketi Lufthansa, İsrail ve İran'a olan tüm uçuşlarını durdurdu. ■ Flight Radar verilerine göre, Netanyahu'ya tahsis edilen "Wings of Zion" isimli uçak İsrail'in güneyinden havalanarak GİRİT adasına gitti. Netanyahu'nun içinde olup olmadığı bilinmiyor. ■ İtalya/Polonya'dan protestoların devam ettiği İran'daki vatandaşlarına 'Ülkeyi derhel terk edin' çağrısı geldi. ■ HRANA'nın son raporuyla İran'da yaşanan gösteriler nedeniyle hayatını kaybedenlerin toplam sayısı 2 bin 550 oldu. ■ İsrail medyası, İsrail güvenlik yetkililerinin, İran istihbarat teşkilatlarıyla iletişim kurduğu ve askeri üslerle ilgili hassas olarak nitelendirilen materyalleri sızdırdığı şüphesiyle bir İsrail askerini gözaltına aldığını açıkladı. ■ İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 71 bin 439'a yükseldi. ■ “Türkiye’nin Netanyahu’yu kaçırması için dua ediyoruz” Pakistan Savunma Bakanı K.M Asif ülkesinde katıldığı bir canlı yayında Türkiye ve ABD’nin Netanyahu’yu kaçırarak mahkemeye çıkarması gerektiğini ifade etti. “Türkiye Netanyahu’yu kaçırabilir ve bizler bunun için dua ediyoruz”dedi. ■ ABD'li bir Kongre üyesi "Grönland'ın ilhakı" için yasa tasarısı teklifinde bulundu. Yasa Trump'a ilhak için yetki vermeyi hedefliyor. ■ Danimarka, askeri teçhizat ve öncü birliklerini Grönland’a gönderiyor. İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Grönland'a ilişkin yaptığı açıklamada "İsveç Silahlı Kuvvetlerine bağlı subaylar bugün Grönland'a gidiyor." dedi. ■ Eski CIA Ajanı Kiriakou: İran'da protestolarun artmaya devam etmesiyle birlikte,İsrail'in Mossad'ı, çevrimiçi propaganda ve sahte haber yaymak için binlerce Hintli ve Afganı işe aldı ve kişi başı 100 dolar ödedi. ■ Trump : "İran islam Cumhuriyeti ile iş yapan her ülke, ABD ile yaptığı tüm ticari işlemlerde %25 FAZLA gümrük vergisi ödeyecektir. Bu karar kesin ve kapsamlıdır ..." -Türkiye, İran'ın en büyük ticaret ortaklarından biri. 2025 verilerine göre, Türkiye-İran ticaret hacmi yaklaşık 7-10 milyar dolar civarında; Türkiye İran'dan başta doğal gaz olmak üzere enerji ithal ediyor (kış aylarında enerji ihtiyacının önemli bir kısmı buradan karşılanıyor). Karşılığında ise makine, tekstil, gıda ve otomotiv ürünleri ihraç ediyor. ■ Tahran'ın 'kırmızı çizgiyi' geçtiğini savunan Trump operasyon sinyali verirken olası bir misilleme ihtimaline karşı İsrail alarma geçti. Sığınaklar aktif edildi . ■ Fransa Ulusal Meclisi Başkan Yardımcısı Clemence Guette, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO üyesi Danimarka’ya bağlı Grönland’ı ele geçirmeye yönelik tehditlerini gerekçe göstererek beklenmedik bir adım attı. Guette, Fransa’nın NATO’nun entegre komuta yapısından çekilmesini öngören bir parlamento karar tasarısını resmen sundu. ■ Çin,casusluk riski gerekçesiyle ABD-İsrail siber güvenlik yazılımlarının kullanımını yasakladı. ■İsrail haber kanalları, İsrail'deki sığınaklardan yayın yapmaya hazırlanıyor. ■"News Nation:Güney Çin Denizi’ndeki bir ABD uçak gemisi görev grubu, Orta Doğu’ya kaydırılıyor." ■Fatih Altaylı:"SGK'nın açık vermesinin sebebi EYT değildir, mültecilerdir. 3 milyon mülteci SGK primi ödemeden çalışıyor. Bunlar prim ödeseydi SGK açık vermezdi." #Atabey19HHK #HüseyinHakkıKahveci #SonDakika

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

23,306 次观看 • 8 个月前

■ İSRAİL - İRAN'A NÜKLEER BOMBA ATMAYA HAZIRLANIYOR. Kanadalı Gazeteci Mark Slapinski :"İsrail, Önümüzdeki 24–48 saat içinde İran'a Karşı Nükleer Silah Kullanmaya Hazırlanıyor. Kendinizi Hazırlayın!" Açıklaması yaptı ... ■ İsrail medyası suikast ile öldürdüğü liderlerin sıralarını beklediğini gösteren bir video yayınladı. Videonun sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan da sırasını beklediğini gösteriyor..!! Analiz : İSRAİL MEDYASINA okkalı bir füze gibi cevabı medyamız muhakkak verecektir. ■ ABD'li eski istihbarat subayı Scott Ritter: “Türkiye, İsrail'in öylece bombalayıp sonra da çekip gideceği türden bir ülke değil. Bu savaş İsrail ulusunun yok olmasıyla sonuçlanabilir!” “Türkiye, İsrail'i fiziksel olarak yok etme kapasitesine sahip.” ■ Sky News, İsrail’in kendi başına hareket etmeye başladığını ve Güney Pars gaz tesislerine yaptığı gibi tek taraflı saldırılarla “saldırgan bir tutum sergilediğini”, ABD’ye tamamen karşı çıktığını doğruladı. ■ İran’ın doğalgaz sahasına İsrail saldırısı ABD ile koordine edildi.' ▪︎ Axios'a konuşan bir ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon) yetkilisi, İsrail bugün İran'daki Güney Pars doğalgaz sahasına düzenlediği saldırının Beyaz Saray ile koordine edildiğini söyledi. ■ İsrail Medyası: Ürdün Kralı II. Abdullah cezalandırılmalıdır, İran füzesinin güney İsrail'e ulaşmasına izin verdi. Anlamı: Kullanım süresi doldu. ■ Bloomberg: "İran'ın Güney Pars doğalgaz sahasının İsrail tarafından vurulmasının ardından Türkiye'ye gaz akışı tamamen kesildi." ■ KKTC Milletvekili Yasemin Öztürk, edindiği bilgiye göre ‘’İran’ın, Güney Kıbrıs’ta Trodos’da bulunan radar üssünü vuracağını’’ söyledi. Bu üssün İsrail tarafından kullanıldığını belirten Öztürk, “Trodos, dünyanın telekulakı olarak bilinen Echelon sisteminin ana merkezlerinden biridir’’ dedi. ■ Ümit Dikbayır : Vergi kaçağını önleyemeyen iktidar, UTTS uygulamasıyla araçlarımızı önce matkapla deldi, 100 liralık çipi 3.000 TL’ye taktı; üstelik bu çipleri de İsrail’den aldı. Milyonlarca aracın deposunda, cep telefonlarını patlatan İsrail’in çipleri var. Farkında mısınız ? ■ Gazeteci Fatih Ergin: "Türkiye Maarif Vakfı, Afrika'da kendi vakıflarına kayıt olan öğrencileri çok basit YÖS sınavıyla Türkiye'de tıp kazandırıp ülkemize getiriyor. Aileleri de oturum izni alıp Türkiye'ye yerleşiyor ve sonra vatandaşlık alıyor!" ■ Gazeteci Erdem Atay : NATO, Türkiye'de çok uluslu kolordu mu kuruyor? “Bu, Türkiye’yi ayağa kaldırması gereken bir haber. Bu çok uluslu kolordu, Türkiye’yi bölmek için mi geliyor? Peki, nereye konuşlanacak? Bu olay Türkiye için büyük bir tehdit.” ■ NATO Anadolu'yu sessiz Askeri İşgale hazırlanıyor : NATO Türkiye’de yeni bir kolordu kuruyormuş. Adı “MNC-TUR”. Açılımı “Multinational Corps Türkiye”. Yani “Çokuluslu Kolordu Türkiye.” MSB bunun henüz kesinleşmediğini söylese de, arması bile yapılmış. Konya’yı işaret eden bir Selçuklu kartalı ve ortasında Türk Bayrağı. Muhtemelen buna Temmuz’daki Ankara NATO Zirvesi’nde kesin karar verilecek. ■ Uçuşlar iptal ediliyor, jet yakıtı krizi Asya'yı vurdu. Hangi Ülkeler İhracatı Yasakladı? İran savaşı yüzünden dünya jet yakıtı stokları eriyor… Çin ve Tayland ihracatı tamamen kesti, Güney Kore kotaya bağladı! Vietnam iç hatları askıya alıyor, Asya’da uçuşlar bir bir iptal oluyor. Fiyatlar rekor kırdı . ■ E.Amiral Cem Gürdeniz : E.A Cem Gürdeniz: NATO Genel Sekreteri Rutte‘yi dizginleyecek hiçbir makam yok mu ? NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin son günlerde yaptığı “ 22 ülke Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak için bir araya geliyor” açıklaması, ittifakın mevcut gerçekliğiyle taban tabana zıt, son derece tehlikeli bir stratejik kopuşun işaretidir. " ANALİZ : NATO'YU dünya savaşına sürüklüyor genel sekreter. ■ Katar, İspanya'ya 20'den fazla büyük uçak gönderdi. Uçakların içinde altın olduğu söyleniyor. Böylece savaşın uzun süreceği konuşuluyor. ■ ABD - Teksas’taki Valero petrol rafinerisinde şiddetli patlama sonrası büyük çaplı bir yangın çıktı. #Atabey19HHK

Atabey Hüseyin Hakkı Kahveci

279,286 次观看 • 6 个月前

Bese Hozat Kimdir ve Verdiği Mesajların Anlamı Nedir? PKK’nın Kandil’deki en önemli elebaşlarından, belki de şu an en önemlisi topuklu terörist Bese Hozat: “Türkiye bu süreci geliştirmezse Türkiye’nin geleceği çok karanlıktır. PKK kadroları af maf istemiyor. Eve dönüş yasası falan da istemiyor. Af, suç işleyenler için yapılır. Biz suç işlememişiz ki af isteyelim” demiş. Şimdi kimileri bunu duymaz, duymak istemez, kulağının üstüne yatar, kimileri hafife alır, kimileri ciddiye, kimileri de örgütün siyasi uzantılarına/etki ajanlarına/milislerine ekrandan verilen bir mesaj olarak okur, bilemem, ama ben Bese Hozat kod Fatma Yıldız’ı bilir ve önemserim. Öncelikle vurgulayalım; onun bu çatallı dili, sadece ihanet, sadece vekalet, sadece tehdit, sadece ayar barındırmıyor. O hem süreç severlere/teslim olmuşlara/örgüte kanmışlara net bir mesaj ve örgüt kadrolarına net bir talimat veriyor. /// Verdiği mesajları ve süreç için anlamını yorumlamadan önce size Bese Hozat’ın örgütteki yerini ve önemini kısaca anlatayım: “O Apo’nun Kandil’deki Yankısıdır.” Bese Hozat terör örgütünün en kritik çekirdek kadrolarındandır, en tepedeki birkaç teröristten biridir ve örgütün üstyapı ideoloğudur. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı’dır; bu pozisyon örgütte stratejik karar mekanizmasının en üst katmanında bulunmak anlamına gelir. Apo’nun ideolojik çizgisini yorumlayan, güncelleyen, söylemlerini örgüt politikalarına çeviren, yeniden kodlayan ve örgüt tabanına aktaran en etkili figürdür. Bu haliyle Bese Hozat terör örgütünün siyasal söylemlerinin, uluslararası mesajlarının, çözüm süreci dönemi analizlerinin, örgütsel stratejik kavramlaştırmalarının çoğunu Apo adına bizzat formüle eden baş teröriçedir ve Kandil’in “ideolojik beyni” olarak kabul edilir. Bu haliyle 3 tane Murat Karayılan, 5 tane Cemil Bayık, 35 tane Duran Kalkan, 75 tane Mustafa Karasu eder. Her sözü bir sinyaldir, talimattır. Açıklamaları, örgütün özellikle gençlik-milis yapılanması (YPS, YDG-H, Asayiş), kadın yapılanması, şehir hücreleri, sosyal medya operatörleri, medya yapılanmaları, Türk medyasına sızmış etki ajanları, Avrupa’daki propaganda mekanizması için operasyonel talimat niteliği taşır. O, Apo adına “Siyasi meşruiyet yaratma” sürecinin ana mimarıdır, PKK’nın kendini bir “taraf”, bir “meşru aktör”, bir “çatışma paydaşı” gibi sunma çabalarının arkasında onun söylem mühendisliği vardır. Yani Bese Hozat, İmralı’daki Apo’nun izdüşümü, dişil türevi, Apo’nun tercüme edilmiş sözüdür. Söylevleri ne kadar ciddiye alınmalıdır? Kısa ve net bir yanıt vereyim: Çok. Hatta gereğinden bile çok. Çünkü Hozat’ın sözleri açıklama değil, örgütün stratejik terör bildirisi, talimatı, mesajıdır. Ve özellikle: “Suç işlemedik” / “Af istemiyoruz” sözleri; örgütün meşruiyet alanını genişletme, devleti ise hükümranlıkta denk aktör olarak konumlandırma denemesidir. Bu nedenle çok tehlikelidir ve çok ciddiye alınmalıdır. /// Peki sözlerinin anlamı nedir? Siz benim buna terör örgütünün son dönem kodlarını okuma çabası da diyebilirsiniz. Ve gördüğümü en baştan söyleyeyim: Kod Bese Hozat’ın bu söylemi, devlet aklı için normal bir tehdidin çok ötesindedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin meşruiyetini, hukukunu, egemenliğini hedef alan temel bir meydan okumadır. Bese Hozat’ın ağzından çıkan hiçbir kelime, bir teröristin laubaliliği değildir; devletin egemenlik alanına atılmış hesaplı bir neşter cerrahisidir. PKK, Türkiye’yi kendi terör eylemlerinin muhatabı değil; kendi siyasal talebinin ‘tarafı’ olarak göstermek istiyor. Bu, klasik bir terör söylemi değil; bir devletleşme iddiasının habercisidir. Devlet bunu anında kırmazsa, bu iddia uluslararası alanda ‘zımni kabul’ üretir. Açalım: • Bu cümle/açıklama terör örgütünün sürece bakışını gösteren ve ispat eden en temel yaklaşımlarından biridir. Kesinlikle ağzı gevşek bir teröristin gevşek bir lafı değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin meşruiyetini, hukukunu, egemenliğini hedef alan temel bir meydan okumadır. • Bu söz, terör örgütünün 40 yıllık kanlı tarihini aklamaya çalışmasından çok daha büyük bir tehdidi içerir: Devletin meşruiyetini yok sayarak kendini devletle eşit konumda ilan etme teşebbüsü. • “Suç işlemedik” demek, aslında “devleti tanımıyoruz” demektir. Bu söylem; terörü, ihaneti, kalleşliği, kahpeliği, arkadan vurmayı, bombayı, mayını, pusuyu, hendekleri, infazları, çocukları, bebekleri katletmeyi “suç” değil “hak” gösterme çabasıdır. Bu cümlenin alt anlamı şudur: “Türk devleti bizim üzerimizde hükümran değildir.” Bu haliyle bu kaşar teröristin dedikleri devlete karşı paralel otorite ilanıdır. • “Af istemiyoruz” demekle devlete “sen üst değilsin” deme cüreti gösteriyor. Affı reddederek; “Sen bizi yargılayamazsın-sen bizi affedemezsin-sen bizim üzerimizde egemen değilsin” demeye getiriyor. • Bunlar sanki bir terör örgütü değil de kendilerini devlete denk, hatta üstün gören, statü iddiasının pratikleridir. Ve devlet için kırmızı alarm değerindedir. • PKK, bu söylemle artık suçtan değil; statüden konuşmaya başlamıştır. Ve bu çok kritiktir. Topuklu terörist Bese Hozat, “suç işlemedik” derken; “Biz terörist değiliz; tarafız”, “Biz suçlu değiliz; siyasi özneyiz”, “Siz de bize göre tarafsınız” demeye getirmektedir. • Bu, Türkiye’yi hukuki düzlemden, “iç çatışma/iki taraflı çatışma” düzlemine çekme girişimidir. Son derece sinsi bir terör yaklaşımıdır, uluslararası hukukta ‘silahlı çatışma statüsü’ arayışı ve yine uluslararası hukukta ‘iç statü bildirimi’ kurnazlığıdır. Süreç içerisinde verilen/verilecek her tavizi, uluslararası alana/hukuka taşımayı amaçlayan sinsi bir terör aklıdır. Unutulmasın: Bese Hozat, bugün PKK’nın hem stratejik kodlayıcısı hem de operasyonel tetikleyicisidir. Kandil’in teorisini, sahadaki hücrelerin eylemine bağlayan köprü Hozat’tır. O konuşur, örgüt hareket eder. O ima eder, milisler uygulamaya geçer. O çerçeve çizer, Avrupa’daki propaganda mekanizması o çerçeveyi dolaşıma sokar. Bu cümleler terör örgütü PKK’nın insanlık dışı bir terör örgütü olduğunu ve cinayetlerini normalleştirme operasyonudur. “Suç yok” demek şu anlama gelir: • Köy basmak suç değil. • Çocukları öldürmek suç değil. • Öğretmenleri katletmek, bayrak direklerine asmak suç değil. • Bebekleri, ana karnındaki çocukları kurşunlamak suç değil. • Mayın/EYP döşemek suç değil. • Masum askerleri, polisleri arkadan vurmak suç değil. • Vatanı için terörle mücadele eden korucuları hain ilan etmek suç değil. • Meskûn mahallerde hendek kazmak, tünel açmak, sivil halkı kalkan olarak kullanmak, halkın çocuklarını zorla-tehditle-şantajla ateşe sürmek suç değil. • Gençleri, çocukları kandırıp dağa çıkartmak suç değil. • Siyasi suikastlar suç değil. • Pusu, sabotaj, kundaklama, yakma, infaz suç değil. • Orman yakma; jeosit, ekosit suç değil. Topuklu terörist Bese Hozat’ın bu söylemi; Türkiye Cumhuriyetin egemenliğine karşı yapılmış en tehlikeli psikolojik operasyonlardan biridir. İşledikleri cinayetleri suç kategorisinden çıkarıp “hak verilmiş siyasal şiddet” kategorisine sokmaya çalışmaktır. Bununla; • Devletin ceza hukukunu boşa düşürmeyi hedefliyorlar. • Devletin, örgüt üzerindeki yargı otoritesini çökertmek istiyorlar. • Terörü siyasal alana taşıma çabasındalar. • “Suç değilse, terör yoktur; terör yoksa siyasi çözüm vardır” algısını oluşturmak istiyorlar. Bu söylem, Türkiye’yi terör kategorisinden ‘iç çatışma’ kategorisine çekme girişimidir. Amaç şudur: • Terörü “çatışma”ya çevirmek, • PKK’yı “örgüt”ten “taraf”a taşımak, • Devleti tek meşru otorite olmaktan çıkarmak, • Yeni süreç dayatmalarında PKK’yı “eşit aktör” konumuna oturtmak. Bu cümle, geleceğin masasına şimdiden atılmış bir statü virüsüdür. Devlet bu virüsü bugün yokedip atmazsa, yarın bu kansere dönüşür. Bütün bunlar terör örgütünü devletle denkleme stratejisinin bir parçasıdır. Terör örgütünden, silahlı örgüte, silahlı örgütten tarafa, taraftan aktörlüğe, aktörlükten statü sahipliğine geçiş stratejisidir. Becerebilirlerse sürecin en kritik sıçramalarından birine karşılık gelir. Peki bu söylem Türkiye’de neden boşluk buluyor? Çünkü: • Bazı kesimler hâlâ örgütün söylemini “kimlik politikası” sanıyor. • Bazı medya yapılarına sızılmış durumda. • Bazı aktörler siyasal çıkar için örgüt söylemine alan açıyor. • Bazı uluslararası odaklar PKK’yı zorunlu bir “müttefik” gibi görüyor. • Bazı akademik çevreler batı etkisiyle meseleyi çarpık okuyor. İşte bu yüzden Bese Hozat’ın bu cümleleri görünüşte masum, ama içerikte yıkıcı bir potansiyel taşıyor. Terör örgütünün lider kadroları; kendi adlarına süreci işletenlere, destekçilerine, etki ajanlarına ve sürece teslim olanlara şu mesajı veriyor: • “Bu kez af değil; eşit statü istiyoruz.” • “Bu kez suçtan pazarlık değil; statüden pazarlık yapacağız.” Bu, bir müzakere arayışından çok daha öte, çok daha pervasız; Türkiye Cumhuriyeti’ne bir karşı statü dayatmasıdır. Belli ki sürecin devamında masaya şunları da koyacaklar: “Terör değil, çatışma / terörist değil, taraf / ceza indirimi-af değil, siyasal çözüm.” Terörist elebaşı topuklu terörist kod Bese Hozat üzerinden terör örgütü PKK; • Devletin meşruiyet sinyallerini kesmeye, otorite düğümlerini zayıflatmaya, • Toplumsal algı akışını manipüle etmeye çalışıyor. Yani bu bir açıklama değil; devletin sinir sistemine atılmış bir “otorite virüsü”dür. “Suç işlemedik ki!” diyerek suç alanında olmadıkları devlete kabul ettirerek siyasi alan talep ettiklerini söylüyorlar. Önce statü, sonra pay, sonra kopuş, sonra diğer parçalarla bütünleşme istiyorlar. Örneğin “Güneydoğu bizim, Türkiye hepimizin!” diyorlar. Bu cümlenin hedefi, sadece Türkiye’nin egemenliğine değildir, Türkiye’nin sağılmasıdır. Kafalarında güneydoğumuzun tüm alanlarına ve kaynaklarına çökmek, geri kalan Türkiye’nin de otoritesi/egemenliğini paylaşmak, kaynaklarını ve varlığını sağmak, yağmalamak var. • Bitmez, ardı kesilmez talepler, devletten-milletten-vatandan-ordudan intikam alma hırsları var. • Bu arsız ve pervasız söylem ve arkasındaki niyet; Türkiye’nin egemenliğine, varlığına, iç düzenine yönelmiş en tehlikeli meşruiyet operasyonlarından biridir. Bese Hozat’ın söylediği söz, bir teröristin cüreti değildir; devletin meşruiyet merkezine yönelik bir sibernetik saldırıdır. Bu saldırı bugün durdurulmazsa, yarın ‘biz zaten söylemiştik’ demenin hiçbir anlamı kalmaz. Son sözüm: Terör bitmeli midir? Evet, kesinlikle evet. Türk Devleti ve Ordusunun dağda kazandığı kesin zafer çerçevesinde kesinlikle evet. Çözümün temel parametresi budur, örgütün hezeyanları, dış baskılarla/konjonktürle kabaran arsız talepleri değil. Örgüt kaybettiği bir mücadelenin sonrasında 5 alandaki (Irak-İran-Suriye-AB ve Türkiye) bütün varlığından, iddiasından, emellerinden, bağ ve bağlantılarından, vekilliklerinden kayıtsız şartsız vazgeçmelidir. Böylece af dilemelidir. O zaman --- ve sadece o zaman --- şehit ailelerinin ve gazilerin onayıyla, milletin vicdanıyla, “başka kan akmasın” diyerek devlet affı gündeme gelebilir. Kanı akan biri olarak, milleti, orduyu ve kamuyu tanıyan biri olarak gördüğüm onurlu, tutarlı, gerçekçi çıkış budur. Gerisi karanlıktır. Saygılarımla 30 Kasım 2025

Abdullah Ağar

1,494,496 次观看 • 10 个月前

Bu bir; “Ya kaza değilse” analizidir. Jeopolitik Fırtınanın Tam Ortasında: “Cephe Suriye, Araç Libya, Mesaj Ankara.” Genkur. Baş. Org. Selçuk Bayraktaroğlu’nun davetlisi olarak Ankara’ya gelen Libya Genkur. Baş. Org. Muhammed Ali Al-Haddad, MSB Bakanı Yaşar Güler ve diğer üst düzey Türk askeri yetkililerle görüştükten sonra ülkesine dönerken, uçağı Ankara yakınlarında düştü. / Libya Genelkurmay Başkanı uçağının Ankara semalarında düşmesi ve yakın geçmişte yaşanan (havada olanlar dahil) ardışık olaylar birer kaza ve tesadüften mi ibaret? En baştan söylemek zorundayız. Evet, mümkün? Ama biz bunların sadece birer kaza ve tesadüften ibaret olmadığını da düşünmek zorundayız. Çünkü dizilim son derece sıra dışı ve tam bir jeopolitik mücadelenin ortasında yaşanıyor. Bütün bunların raslantısal olduğunu düşünüyorsanız, bu yazıyı okumanıza gerek yok. Ama raslantısal olmadığını düşünüyor ve ne olduğuna dair muhakemenizi-bakış açılarınızı geliştirmek istiyorsanız; biraz zihniniz yorulacak, ama eminim okumanıza da değecek. / Hadi başlayalım: - Türk C-130’unun Azerbaycan’dan dönerken Gürcistan üzerinde düşmesi. - Türkiye 4 savaşın ortasında kalmış, merkezde ve kenar kuşakta doludizgin yaşanan doğrusal etkiler, asimetri ve manipülasyonlar. - Karadeniz başta denizlerde yaşanan istikrarsızlığın/ardışık olayların havada da gözükmesi. - En son Türk Hava Sahasında görülen menşei belirsiz S(İHA)lar. - Ve son olay: Libya Genel Kurmay Başkanının uçağının Ankara semalarında düşmesi… Benzeşen bağlam; yakın geçmişte İran Cumhurbaşkanının helikopterinin Güney Kafkaslarda düşmesi. /// Bütün bu olaylar raslantısal mı, komplo mu, bir etki/mücadele biçimi mi? Tekil olarak mı okunmalı, bağıl mı? Gerçekte nedir; bir baskı/manipülasyon mimarisinin katmanları mı? /// Libya’da 3 günlük yas ilan eden Libyalı yetkililer olayın ilk saatlerinde ‘uçağın bir kaza kırıma uğradığı’ açıklaması yaptı. Oysa bu dakikada olayın bir kaza kırım olduğunu tespit etmek mümkün değildi. Bu açıklama/ön alma çabası, durumun Libya için de kadar hassas olduğunu gösteriyor. TC. İletişim Başkanlığı ise; “Bu süreçte kamuoyunun sadece resmi makamlar tarafından yapılan açıklamalara itibar etmesi; bunun haricinde sosyal medyadaki teyitsiz bilgi, spekülasyon ve komplo teorilerini dikkate almaması, dezenformasyon girişimlerine prim verilmemesi adına oldukça önemlidir” açıklaması yaptı. Bu açıklama da Türkiye’nin; ‘daha kontrollü, daha az konuşur, daha az görünür’ bir yaklaşımla, daha kapalı, daha sert, daha sıkı bir faza geçtiğini gösterir. /// Olayın değdiği noktalar: - Akdeniz, MEB-deniz yetki alanları, kaynak ve alan mücadelesi, - Gazze savaşının başlangıcından beri Türkiye-İsrail arasında başgösteren gerginliğin bölgesel ve teopolitik rekabete, sürtüşmeye dönüşmesi, - İsrail-GKRK-Yunanistan yakınlaşması, - İsrail-YPG/PYD yakınlaşması, - Suriye’nin üniterleşme arayışı ve Türkiye’nin olası Suriye Harekatı, - Libya iç dengeleri, Afrika geçidi, enerji ve üsler, - Kafkaslarda Orta Koridor mücadelesi, - Türkiye yaşanan operasyon ve güç kavgalarının temas ettiği uluslararası ayaklar. /// Bu olay bir kaza değilse, Yüksek Düzey Askeri-Diplomatik Güvenlik Olayı (High-Level Military-Diplomatic Security Incident) sınıfa girmiştir: Bu sınıfın özellikleri: - VIP askeri hedef, - Devlet merkezinde gerçekleşme, - Kritik görüşme sonrası zamanlama, - Alınan kararları manipüle etme potansiyeli, - Ve çoklu aktörü; devleti/alanı/güç odağını etkileme potansiyeli. Bu tür olaylar kazayla başlar, ama kazayla bitmez. /// Kim kazandı sorusu en önemli ipucu: Stratejik analizde ilk soru “kim yaptı?” değil, “kimin işine yaradı”dır. Peki bu olay kimin işine yarar? /// Türkiye-Libya hattından rahatsız olanlar: - Doğu Akdeniz’de Türkiye-Libya deniz yetki alanları, - Trablus merkezli meşru askeri yapı, - Türkiye’nin Akdeniz’de kalıcı askerî varlığı, Bu hatta istikrar değil, belirsizlik isteyen herkes için bu olay kazançtır. /// Libya’da “komuta boşluğu” isteyen aktörler: Libya’da hala ciddi bir komuta boşluğu var. Ülke, siyasi olarak parçalanmış ve askeri yapılar arasındaki bütünlük hem iki başlı ve hem de eksenler içi bağlar oldukça zayıf. Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Al-Haddad, yalnızca bir asker değil, aynı zamanda Libya'da dengeyi sağlayan önemli bir figürdü. Bu tür kritik bir liderin kaybı, iç politikada gerginlikleri artırabilir ve dış müdahalelere zemin hazırlayabilir. /// Türkiye’de iç güç mücadelelerini uluslararası zeminlerde nasıl kullanıldığı, örnekleriyle tarihsel olarak bilinir. Bu konuda hiç polemik yapmayacağım, hiç de girmeyeceğim. Sadece şunu vurgulayacağım: Yakın dönemde kamuoyunun da yakından ilgilendiği sansasyonel medya-fuhuş-uyuşturucu operasyonlarında, iç siyasi rekabet ve eksen içi güç mücadelelerinde ayak izi görülen uluslararası bağ nedir? Olan ve olası iç operasyonlar ile olası Suriye harekatının etkilenme potansiyeli nedir? Bu tür olayların caydırıcılığa psikolojik saldırı modu vardır. Algı artık harp unsurudur, sessiz ama derin etkilidir. /// Şimdi en hayati, en dikkat çekmek istediğim nokta: Ya da en tehlikeli senaryo: Yanlış okuma: Bu tür olayların en tehlikeli sonucu, yanlış aktöre yanlış anlam yüklenmesidir. Yanlış bir okuma: - Yanlış diplomatik tepkiyi, - Yanlış askeri pozisyonu, - Yanlış cepheleşmeyi, - Yanlış geri dönüşsüz tırmanmayı getirir. Yani “Yanlış savaş/yanlış mücadele ihtimali” tam da bu eşikte doğar. Bu tür durumlarda devlet, aceleci kararlar almaktan kaçınarak, “Ya Sabır” çekip stratejik sabra yönelir. “Aceleyle alınan kararlar, yanlış sonuçlar doğurabilir” diye düşünür. Ancak bu stratejik sabır da kendi içinde büyük bir risk taşır. Çünkü bu süreçte de; - 2014 Kobani olayları merkezli 2013-2015 yanlış odaklanma, - “2019’dan beri olduğu gibi” durağanlık ve zaman tuzağına düşme olasılığı vardır. Yavaş ilerlemek, bazen gereksiz yere duraklamaya ve fırsatları kaçırmaya yol açabilir. /// Bu olayın Libya üzerinden görünmesi ama Ankara’da olması, bana şunu söylüyor: Hedef coğrafya başka, mesaj verilen merkez Türkiye. Suriye dosyası şu an Türkiye’nin askeri olarak en sıcak, diplomatik olarak en kırılgan ve uluslararası alanda en ağır baskıyla karşılaştığı dosya. Ve bütün şu başlıklar aynı anda masada: - Türkiye’nin “bekle-gör”den çıkma hazırlığı, - Suriye’nin kuzeyinde yeni bir askeri harekat, - YPG/PKK terör örgütünün varlığı, statüsü, - Suriye (YPG/PKK-HTŞ-Dürziler-Nusayriler) + Gazze üzerinden yeniden şekillenen Türk-ABD-İsrail-Rusya-İran-Arap denklemi, Bu ortamda Türkiye’nin karar eşiklerini etkilemek isteyen biri, doğrudan Suriye hattına dokunur. Ama doğrudan vurmak pahalıdır, o yüzden dolaylı vurur. Libya bu denklemde kullanılıyor olabilir mi? Evet, hem de sadece bir tek mermiyle birkaç kuşu vurabileceği için tekrar tekrar evet. Son sözü Türkiye’nin aklı, caydırıcılığı ve caydırıcılığını kullanma iradesinin belirleyeceğini çok iyi biliyorlar. O yüzden bütün oyun da; Türkiye’nin stratejik aklı ile caydırıcılığını kullanma iradesini etkileme üzerine dönüyor.” /// Libya Özeli: Libya, Türkiye için meşru ve savunulabilir bir angajman alanı. Türkiye'nin Libya'ya müdahalesi, meşru hükümeti destekleyerek dengeleri lehine değiştirti. Ayrıca, Türkiye'nin Libya'daki rolü, Hafter ekseniyle kurulan ve gelişen ilişkiler de, Libya'nın üniter yapısının korunması açısından da çok önemli. Türkiye, burada açık bir siyasi ve askeri inisiyatif kullanıyor, ancak bu durum bazı dış aktörler tarafından hazmedilemiyor. Özellikle AB-Yunan-İsrail-BAE hattında. Yani Libya’ya dokunmak, Türkiye’ye önce “başka dosyalar da yanar” mesajı veriyor. Bu aslında çapraz bir baskı tekniği: Suriye’de hamle yaparsan, bedelini Libya’da, Akdeniz’de, hatta merkezinde üretsin demek istiyor. /// Ankara’da olması: Karar merkezine, karar merkezinde mesaj: Bu çok kritik. Eğer konu sadece Libya olsaydı: olay ya Libya’da olurdu ya Akdeniz üzerinde ve gelirken. Ama olay Ankara kalkışlı, Ankara yakınında, stratejik kararların alındığı bir görüşme sonrasında yaşandı. Bu; “Tek mermiyle çoklu atış yapıyorum: Sahada değil, masada verilen kararlara mesaj veriyorum” demektir. Bu, Türkiye’nin geliştirdiği/geliştireceği inisiyatifleri, özellikle de harekâtı önlemek isteyen irade(lere) ait bir sinyaldir. /// Bütün bu yaşadıklarımızda 2013-2015 terör kuşağında olduğu gibi ve/veya 2019’dan beri yaşanan jeopolitik engelleme-zaman kazanma süreçlerinde olduğu gibi, benzer şeyler görüyorum. Ama koca bir fark eşliğinde. O zaman Karabağ Savaşı, Ukrayna savaşı, küresel-teopolitik Gazze manipülasyonu ve İsrail karşı katliamları ile İran-ABD/İsrail savaşları yaşanmamıştı. Bütün bu olaylar dizisi, bu mücadelelerin bağlamında yaşanıyor. O zaman yeni durumu kavramsallaştırmaya çalışalım: 2013-2015 terör saldırı kuşağının çok daha gelişmişi; - Çok eksenli, - Çok aktörlü, - Çok devletli, - Çok alanlı, - Çok zamanlı, - Çok daha tehlikeli, karar mekanizmalarını ve sosyolojik fay hatlarını hedef alma potansiyeli son derece yüksek bir asimetrik saldırı ve maniplasyon kuşağının içindeyiz. /// Bu tür olaylar birkaç sonucu tekil ya da çoklu üretmek ister: - Türkiye’nin kararlarını etkilemek, - Türkiye’yi durdurmak, - Durduramıyorsa oyalamak, zaman tuzağına düşürmek, - Türkiye’yi yanlış yere savurmak. /// Peki ben neden hala ısrarla olası Suriye harekatının peşinde koşuyorum? - Türkiye’de Suriye ön koşullu “Terörsüz Türkiye süreci” çöker. YPG/PKK terör örgütünün Türkiye’ye bir tuzak kurduğu, oyun oynadığı, zaman kazanmaya çalıştığı ortaya çıkar. - Türkiye Suriye harekatına hazırlandığını gösterir. - Türk karar verici heyet (Fidan-Güler-Kalın) Şam’a gider. - Bunlar bazı aktörlerin kırmızı çizgisine girer. - Bu karar verici ziyaretle eş zamanlı Suriye’de çatışmalar çıkar, YPG/PKK ekseninden iddialı, yüksek perdeden tehditler ve mesajlar gelir. - Türkiye’de YPG/PKK paydaşı açık ve kapalı bazı aktörler aktifleşir. - Siyasetteki (iktidar kanadı içindekiler dahil); İran ve ABD eksenlerindeki Kürtçülerin ayrışması ve rekabeti ayak izleri kendini göstermeye başlar. - Ve diğer İrancı ve Atlantikçiler devrededir. - FETÖ devrededir. - Dışarıdaki angajeler maliyetli olduğu için doğrudan karşı çıkamazlar. - O nedenle dış kaynaklı dolaylı, flu, inkâr edilebilir olay-olaylar üremeye başlar. - Bunlar peşi sıra olaylar dizisi şeklinde gelişir. - Diğer radikaller (IŞİD vb) fonda rol alma peşindedir. - Kimi yüksek profilli, merkezde, belirsizken, kimi kenar kuşaktadır. Sonuçta; Türkiye bir karar verirken “arka planda başka dosyalar da açılır” duygusu üretilir. Konsantrasyonu bozulmak istenir, “özellikle zafiyeti olanlar başta” kişisel mesajlar ve etkiler üretilir. Bu tam olarak: çok alanlı caydırma, çok dosyalı baskıdır. Bugün güney merkezli yaşanan olayların kaynak kodunda bir terör devletinin inşaşı ve Türkiye’nin bunu engelleme iradesini kırma çabası vardır. Kuzey merkezli olayların kaynak kodunda da Türkiye’yi savaşta taraf etme çabası. /// Kaza değilse (-ki kaza olsa bile durum okuması çok değişmiyor) bu olay, Libya’dan çok “Suriye karar dosyasını” etkilemeyi amaçlamış bir ön-alıcı baskı ve uyarı hamlesidir. Bunu başarırlarsa amaca ulaşmış olurlar. Libya gibi görünen bu olay Ankara’da yaşanıyor, ama sadece Libya’yı değil Akdeniz’i, Gazze’yi, Suriye’yi, Suriye Harekatını ilgilendiriyor. O yüzden bu mesajın bir özeli bir de geneli var: Özeli: Cephe Suriye, mesaj Ankara, araç Libya. Geneli: Cephe Türkiye’nin stratejik özerkliği, mesaj Ankara, araç Libya. /// Türkiye için aşırı sert tepki de risktir, ama geri çekilme de risktir. Bence doğru olan kararı bozmayıp, yöntemi sertleştirmektir. Bu yoğun asimetri, manipülasyon ve baskı ortamında Türkiye’nin hareket ekseni aslında çok belirgin ve masumdur. İster İran; “Türkiye’yi İsrail’le savaştırmak/karşıtlaştırmak istesin”, ister İsrail/ABD; “Türkiye’yi İranla savaştırmak/karşıtlaştırmak istesin.” İster AB-İngiltere Akdeniz denklemini bozmak, Karadeniz’i ısıtmak, ister Rusya Türkiye’yi karşısında değil yanında-yakınında görmek istesin. Türkiye’nin geleceği yakın tehdidini yok etmekten geçer. Çünkü en büyük tehdit, en yakın tehdittir. Bütün bu olaylar, en büyük yani en yakın tehdidi, uzak ve küçük bir tehdit olarak gösterme çabasının bir parçasıdır. Hançer El bu Kemal-El Kaim hattına değdiği an… Türkiye sadece çoklu cepheleri değil, çoklu ihtiras ve dogmaları da çökertmiş olur. Aynı IŞİD ve dogmasını Dabık’ta çökerttiği gibi. Bir ömür öğrenilenle-bir gece sabahlayarak yazılan yazılardan biri oldu. Saygılarımla… Abdullah Ağar 24 Aralık 2025

Abdullah Ağar

143,563 次观看 • 9 个月前