Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

İran’daki eylemler onuncu gününde de devam ediyor; protestolar sönümlenmiş değil. İran’ın en eli kanlı komutanlarından olan ve şu an tüm polis gücünü yöneten General Radan bugün halkı tehdit etti: “Eylemlere katılanların tamamını tespit ettik, nerede olursanız olun yakalayacağız, kendiniz gelip teslim olun!”

20,792 просмотров • 8 месяцев назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

ÖNÜNE DÜŞEN HERKESİN OKUMASINI SADECE RİCA EDİYORUM.💛💙 Öncelikle Fenerbahçe şampiyonluk yarışındaki bu darbeyi bugün almadı. Kendinizi daha fazla kandırmayı bırakmanız gerekiyor aksi takdirde bu ilk puan kaybınız olmayacak. Tadic gibi bir ismi kaybederek şampiyonluğu, alabileceğiniz ne kadar maç varsa zaten kaybettiniz. Aslında kaybettik mi henüz onu da bilmiyorum çünkü Tadic'in karakteriyle düşündüğümde o yine de biz "nankörler" için nerede oynadığına bakmaksızın oynamaya devam edecektir. Mevcut sistemin en çok yorduğu isim kuşkusuz Tadic. Çünkü önündeki forvetlerin hiçbiri koşu yapabilme özelliğine sahip değil bu da ona ekstra yük bindiriyor. Fakat bizler onun bu çabasını görmek yerine sanki diğer 10 oyuncu harika oynuyormuşcasına onu yerin dibine gömmeyi tercih ettik. Tahmin ediyorum kimisi şu an yazdıklarımı okumayı bıraktı kimisi dalga geçerek okumaya devam ediyor ama tekrar ve son defa dillendiriyorum bu yaşanan kayıp son olmayacak. Nankörlüğün elbet karşılığı olacağını düşünüyordum ama bu kadar erken olması galiba Allah'ın bizleri sevmesi sayesinde oldu. Belki akıllanırız da sahip çıkarız kaptanımıza. Belki? (plus)Golleri kaçıran Tadic değil, gollerin yenmesine sebep olan yine Tadic değil. Tadic sistemin en yanlış kişisi olmasına rağmen en iyi reytinge sahip olan kişilerden bir tanesi. Her şeyi geçiyorum bu sezon verdiği katkı sayısına bakabilir ve diğerleriyle yine kıyas yapabilirsiniz. Üstelik kaç umutsuz maçtan puan çıkartmış zahmet olmazsa ona da bakıverin. Ve biz o sihirbazı kaybetmeyi tercih ettik. Bundan sonra ağlayan kim olursa önceki yazdıklarına bakın. Sebep sonuç ilişkisi zor olmamalı. Bu arada dalga geçmek serbest, sizin benimle (fikirlerimle) dalga geçmeniz beni onure ediyor. 🤗

mi amor

32,363 просмотров • 1 год назад

AKIL SAĞLIĞI YERİNDE OLMAYAN SALDIRGANLARA DEVLETİN NEDEN BİR ÖNLEMİ YOK! BU GÜN İKİ ARKADAŞIM DAHA BIÇAKLANDI! İlla birinin ölmesi mi gerekiyor! Daha önce de yazmıştım. Bana takıntılı olan bir kadın etrafımdakilere şiddet uyguluyor en son bir arkadaşımızı bıçakla yaraladı diye.. Bıçaklı saldırıdan sonra kısa bir süre tutuklu kaldı ve akli yetersizlik raporu alıp tahliye oldu. Çıkar çıkmaz tekrar kapıma dayandı. Dün kapıma gelip uzun bir süre bağırdı çağırdı tehditler yağdırdı. Oğlumu defalarca tehdit etti! (Videosu aşağıda) Polis çağırdık aldılar, yetişmeselerdi kapımı kırıyordu nerdeyse! Şikayetçi olduk, önceki yaptıklarını anlattım, tehlikeyi defalarca anlattım çocuklarım, eşim, arkadaşlarım tehlikede dedim. Savcı bütün bunlara rağmen ifadesini aldırıp gönderdi. Can kendi canları değil nasılsa!! VE BUGÜN DE OFİSİMİZE GELİP İKİ ARKADAŞIMI BIÇAKLADI! Ortama bıçakla dalıp dehşet saçmış! Alt kattan yetişmeselermiş orda bulunanları doğrayacak kadar gözü dönmüş bir şekilde saldırmış! 8 erkek elinden bıçağı almakta zorlanmış!! Şu anda hastanedeyiz!!! Şimdi bunun akli yetersizliği var diye yine serbest mi bırakılacak!! Birimizi öldürsün mü illa!?! Hukukta bu kadar açık nasıl olabilir! Deli raporu alan elini kolu sallaya sallaya adam doğruyor!! Doktor mahkeme raporu lazım diyor, mahkeme doktora sevkediyor bu arada insanlar dehşeti yaşamaya, hayatını kaybetmeye devam ediyor!! Nereye kadar saldırganlar sokaklarda gezmeye devam edecek?! Bize dört yıldır bu korkuyu yaşatan ve defalarca saldıran ama hiç bir şey yapılmayan bu kişi Adana’da yaşayan Altınyüzük ailesinin kızı Betül Altınyüzüktür. Net resmini de yorumda paylaşıyorum. Tanıyanlar kendini ondan korusun. Ailesi yakınları da ilgilenmiyor, sahip çıkmıyor, ortaya bırakmışlar, onlardan da şikayetçiyiz! Ben burdan duyurarak elimden geleni yapayım, devlet de inşallah bu defa gerekeni yapar ve kalıcı bir çözüm bulur! Bizim arkadaşlarımızı yalandan tehdit suçlaması ile hapse atanlar bu kişiyi sokaklarda gezdiriyor! Arkadaşlarımıza iftira sebebiyle işkence eden polis bu dehşet saçan deliye bir tokat bile vurmuyor! Ne tedavi için hastaneye yatırılıyor ne de kalıcı bir önlem alınıyor! Bu defa bu çağrımıza kulak verin lütfen.. Sonraki kurban kim olacak belli değil! T.C. Adalet Bakanlığı T.C. İçişleri Bakanlığı

Semra Kuytul

170,645 просмотров • 2 лет назад

🇺🇸 ABD'li gazeteci Jeremy Scahill, Yarbay Daniel Davis'e: "İsrail her şeyi kontrol ediyor ve başarılıymış gibi görünüyor" "20-30 yıl sonra farklı bir tarih olacak" "Bu savaş İsrail'in sonunun başlangıcı" "Gazze’de Filistinliler teslim olmadı" "Kassam şeker dağıttı, burdayız dedi" "Filistin mücadelesi son 77 yıldır sürekli yok edilmenin eşiğinde gibi gösterildi ve sonra tarihin başka bir sayfası dünyayı şoka uğrattı." "Netanyahu, aslında tüm bu Siyonist projenin yıkımını başlatan en etkili figür olabilir." ➖ Bakınız, günün sonunda ABD-İsrail ilişkileri açısından bakıldığında, bir anlamda asıl kazanan Netanyahu oldu. ➖ Çünkü Netanyahu istediği savaşı elde etti; İran devletine yönelik ağır bir darbe indirilmesini sağladı. ➖ Ancak bence hem ABD hem de İsrail, İranlıların nasıl bir tepki vereceğini ve dirençlerini büyük ölçüde hafife aldı. ➖ Eğer bu süreç böyle devam ederse, İsrail’deki can kaybının çok daha yüksek seviyelere çıktığını görebiliriz. ➖ Çünkü halka, İran’ın elinde kalan füze kapasitesi hakkında dürüst bir değerlendirme sunulduğuna inanmıyorum. ➕ Tek kazananın Netanyahu olduğunu söylüyorsunuz; bu kesinlikle bir "Pirus Zaferi" (yıkıcı bir zafer). ➕ Çünkü arzu ettiğimiz şartlarda askeri bir sonuca ulaştıracak askeri imkanlara sahip olmadığımız bir yola girdik. ➖ Artık gerçek anlamda büyük bir sıkıntının içerisindeyiz. ➖ Daha geniş bir çerçeveden bakarsak; bence yıllar, hatta belki on yıllar sonra geriye dönüp bakacağız. ➖ Şu an yazılmakta olan tarihin; 20-30 yıl, hatta 5-10 yıl sonra okuyacağımız tarihle aynı olmayacağını düşünüyorum. ➖ 7 Ekim’den sonra yaşananlar ve İsrail’in buna verdiği yanıtla Orta Doğu’da patlak veren tüm bu savaşlar... ➖ Bence geriye dönüp bakıldığında bunun, İsrail projesinin büyük bir kısmının "sonunun başlangıcı" olduğunu fark edeceğiz. ➖ Şu an İsrail her şeyi kontrol ediyor ve yaptığı her şeyde başarılı oluyormuş gibi görünüyor. ➖ Fakat tarih bu konuda şaşırtıcıdır; bence burada hedefi çok ciddi şekilde aştılar. ➖ Yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda bunu Orta Doğu tarihinde devasa bir dönüm noktası olarak göreceğiz. ➖ Kısa vadede evet, Netanyahu kazanıyor gibi görünüyor; ancak tarihin uzun vadeli akışına karşı bahse girmezdim. ➖ İsrail’in atıldığı bu gelecekten dolayı ciddi endişe duyuyorum. ➖ Birçok Filistinliyle konuştuğunuzda, İsrail’in yaptıklarından dolayı kendi sonunu hazırladığına inanıyorlar. ➖ Unutmayın, Gazze’deki Filistinliler beyaz bayrak sallamadı; silahlarını bırakıp teslim olduklarını söylemedi. ➖ İsrail şu an Gazze’nin %60’ını kontrol ediyor olabilir ➖ Ancak Ramazan Bayramı’nda Kudüs Seriyyeleri ve Kasım Tugayları’nın üniformalı üyeleri sokaklardaydı. ➖ Çocuklara şeker dağıtarak hala var olduklarını ve orada olduklarını gösteriyorlardı. ➖ Filistin mücadelesi son 77 yıldır sürekli yok edilmenin veya teslim olmanın eşiğinde gibi gösterildi. ➖ Ve sonra tarihin başka bir sayfası dünyayı şoka uğratıyor. ➖ Bu yüzden bence Netanyahu, "Büyük İsrail" yolunu başlatan adam olarak tarihe geçeceğini düşünse de; ➖ Aslında tüm bu Siyonist projenin yıkımını başlatan en etkili figür olabilir.

Kuşçu

26,185 просмотров • 5 месяцев назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile Balıkesir’e gitti. Astsubay Meslek Yüksekokulu’ndaki “Astsubay Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma (ASTTASAK) Kursu’nu tamamlayan personelin mezuniyet törenine katılan Bakan Yaşar Güler, personele hitap ederek dereceye giren personele mezuniyet belgelerini verdi. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler törendeki konuşmasında şunları söyledi: RİSK VE TEHDİTLERİN ARTTIĞI KARMAŞIK BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ “Türk Silahlı Kuvvetlerimize Astsubaylar yetiştiren, bu güzide ilim ve irfan yuvasında, sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sözlerimin başında, burada aldıkları eğitimleri başarıyla tamamlayarak mezun olan kahraman Astsubaylarımızı yürekten kutluyor; mezuniyetlerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere birçok coğrafyada hassas gelişmelerin yaşandığı, risk ve tehditlerin arttığı karmaşık bir dönemi yaşıyoruz. Buna bağlı olarak da savunma ve güvenlik konuları, her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Yaşanan bu asimetrik gelişmelerden ve jeopolitik çekişmelerden maalesef bölgemiz ve ülkemiz de etkileniyor. Millî Savunma Bakanlığı olarak tüm bu gelişmeleri yakından takip ediyor; ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için büyük bir şevk ve gayretle çalışıyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz; son bir asrın en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz, bir yandan hudutlarımızın güvenliğini en üst seviyede sağlarken; aynı zamanda terörle mücadelede büyük başarılar elde etmektedir. Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen etkili operasyonlar ile örgütün hareket kabiliyeti bitme noktasına getirilmiştir. TERÖR ÖRGÜTLERİNE BÜYÜK DARBE VURUYORUZ Geçmişte yürütülen “sınırlı hedefli ve süreli” askerî harekâtların yerine, bugün artık, “sürekli ve kapsamlı” operasyonlar gerçekleştirerek terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Sınır ötesi harekâtlarımızın etkinlik ve başarısı sayesinde, artık ülkemize ve asil milletimize yönelen tehdit ve tehlikeler, sınırlarımızın ötesinde karşılanmakta; kaynağında bertaraf edilmektedir. Elde edilen bu başarılarda en büyük pay, başta aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz olmak üzere kahraman Mehmetçiğimize aittir. Terörle mücadelenin yanı sıra Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de azim ve kararlılıkla koruyoruz. Bu faaliyetlerimizin yanı sıra başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek veriyor; uluslararası barış ve istikrara katkı sağlıyoruz. Ayrıca; karada, denizde ve havada büyük ve etkili tatbikatları icra ederek personelimizin harbe hazırlık seviyesini daima diri tutuyoruz. Her geçen gün yenilerini envanterimize kazandırdığımız yerli ve millî savunma sanayi ürünleriyle de, şanlı ordumuzun imkân ve kabiliyetlerini daha üst seviyelere çıkartıyoruz. ORDUMUZUN DAİMA GÜÇLÜ VE ETKİN OLMASI HAYATİ ÖNEMDEDİR Türkiye; köklü tarihi, stratejik konumu, büyük ve güçlü ordusu, her alanda sahip olduğu imkân ve yeteneklerle, dünyada söz sahibi ülkelerden biridir. Son yıllarda, uluslararası arenada müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline gelen ülkemiz, geleceğe daha büyük hedeflerle ve emin adımlarla yürümektedir. Dolayısıyla ülkemizin huzur ve güvenliği için, kahraman ordumuzun da daima güçlü ve etkin olması hayati önemdedir. Bu bilinçle, eğitim faaliyetlerimizi çok yönlü ve titiz bir şekilde sürdürüyor; sizler gibi birçok kişi arasından seçilmiş yeni personelimizin katılımıyla ordumuzu güçlendiriyoruz. Astsubay okullarımız da millî ve manevi değerlerine bağlı olan sizleri; akademik, teknik, taktik ve fiziksel yönlerden donatıp mesleki değerler kazandırarak göreve en iyi şekilde hazırlamaktadır. Bizler de sizler gibi nice kahramanlarımızın en iyi şekilde yetişmesi için her türlü olanağı sağlamaya, sizleri desteklemeye devam ediyoruz. SİLAHLI KUVVETLERİMİZİN SİZLERDEN BEKLENTİSİ BÜYÜK Türk Silahlı Kuvvetleri; tarih boyunca medeniyetin kaynağı olduğu kadar, her çağın hâkim güçlerinin ilgi ve etki odağındaki bu coğrafyanın en güçlü ordusudur. Sizler de artık bu büyük ordunun seçkin bir üyesi olarak etkin ve önemli görevler üstleneceksiniz. Zira mazisi şan, şeref ve kahramanlıklarla dolu Silahlı Kuvvetlerimizin sizlerden beklentileri büyüktür. Çünkü sizler, ordumuzun bel kemiğini oluşturan Astsubaylar olarak, komuta kademesi ile Mehmetçik arasında kritik roller üstleneceksiniz. Bu kapsamda, siz değerli Astsubaylarıma bazı tavsiyelerde bulunmak isterim: Nerede olursanız olun, hangi görevi üstlenirseniz üstlenin, elinizden gelenin en iyisini yapma gayret ve çabası içinde olun. Tüm vazifelerinizi; kural ve kaideler ile aynı zamanda akıl ve sağduyu ile yerine getirin. Bu anlamda eğitim ve bilgi sahibi olmak, görevlerinizi daima en iyi şekilde yapmanızı sağlayacak ve istediğiniz hedeflere sizi ulaştıracak en önemli unsurdur. Dolayısıyla ferdi eğitiminiz, mesleki teknik ve taktik bilginiz ile kondisyonunuz, her daim üst düzeyde olmalıdır. Bedenen ve fiziken güçlü olabilirsiniz, ancak güç sizi tedbirsiz bırakmasın. Zor durumda kalmamak için sürekli yenilenmeyi ve gelişmeyi ilke edinin. Burada aldığınız eğitimlerle asla yetinmeyin. Mekteb-i aslî olan kıtalarınızda kazanacağınız uygulamalı tecrübelerin yanı sıra daha iyisini yapabilmek için öğrenmeye açık olun, kendinizi ve yeteneklerinizi daha fazla geliştirin. Çünkü bilgi çağında yaşıyoruz ve mevcut bilgiler sürekli bir devinim içerisindedir. “İlim; ilim bilmektir / İlim; kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsen / Ya nice okumaktır.” dizelerinde de ifade edildiği gibi, her şeyden önce kendinizi tanıyın; kabiliyetlerinizi, ilgi alanlarınızı ve potansiyelinizi keşfedin. Kendinize anlamlı amaçlar oluşturun ve gelişim hedeflerinizi belirleyin. Buna yönelik çalışmalarınızı planlayın ve bu plana ne derece uyduğunuzu kontrol edin. DİSİPLİN, BAŞARININ VAZGEÇİLMEZ ANAHTARIDIR Kendinizi, hedefinize adayın ve başladığınız çalışmaları bitirin. Çünkü size kıymet kazandıracak yaptığınız işlerdir. Bunun için öz disiplininizi güçlendirin. Kararlı ve inançlı olun. Büyük şeyleri başarmak için bilgi ve cesaret gereklidir. Bilgi okudukça ve gözlemledikçe; cesaret ise bilgi ve tecrübe ile yoğruldukça gelişir, güçlenir. Nitekim Konfüçyüs başarının temel esaslarını şöyle açıklamıştır: “- Etraflıca çalış, - Doğru şekilde araştır, - Dikkatlice düşün, - Düşündüklerini gözden geçir, - Ciddi ve samimi şekilde uygula” Bu bakımdan inançlı, planlı, çalışkan ve azimli olduğunuz sürece, başarı daima yanı başınızda olacaktır. Bu yüzden çalışmak, hayatınızın ana felsefesi; sabır ve disiplin ise bu yolda asla vazgeçmeyeceğiniz iki meziyet olmalıdır. Unutmayın ki taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. Askerlik mesleğinin özü olan disiplin de başarının vazgeçilmez anahtarıdır. Diğer yandan yapacağınız işlerde takım çalışmasına önem verin, iş birliği ve dayanışmayı geliştirin, farklı bakış açılarından faydalanın. Emin olunuz ki birlikte çalışarak daha büyük başarılara imza atabilirsiniz. Tüm bunların yanı sıra sağlıklı ve zinde olmak için sporu bir yaşam tarzı, alışkanlık haline getirin. Yabancı dil öğrenmeniz de bir o kadar önemlidir. Zira dil zenginliği, vizyonunuzu geliştirecek, dünyadaki gelişmeleri çok yönlü takip edebilmenize imkân verecektir. Sonuç olarak sizlerin, bu esaslar çerçevesinde ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En hakiki mürşit ilimdir, fendir” sözünden hareketle çok okumanızı, çok çalışmanızı ve alanınızda, kendinizi en iyi şekilde yetiştirmenizi bekliyoruz. Yeri ve zamanı geldiğinde, vatan için büyük fedakârlıklar yapmanız isteneceğinin bilincinde olun. Hiçbir engel ya da imkânsızlık, vazifenizi yapmaktan sizleri alıkoyamamalıdır. Bir Türk askerinin en önemli özelliklerinden biri de, karşılaştığı türlü zorluklara göğüs germesini bilmesi ve yüksek bir sebat gösterebilmesidir. Bu bağlamda inancınız, yüksek azminiz ve gayretiniz ile en çetin zorlukların üstesinden gelebilir; yolunuza en güçlü şekilde devam edebilirsiniz. Asla unutmayın ki kahraman ordumuzun geleceği ve gücü sizler olacaksınız. Burada aldığınız kapsamlı askerî ve bilimsel eğitimler ile uygulamalarda göstereceğiniz üstün gayret ve çalışmalarınız sayesinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne güç katacağınıza yürekten inanıyorum. Kara Astsubay Meslek Yüksek Okulumuzun Değerli Komutanları, Seçkin Öğretim Üyeleri ve Kıymetli Personeli; Sizlerin tecrübesi, engin bilgi ve birikimiyle icra edilen eğitim-öğretim faaliyetleri; Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu yüksek donanımlı personelin yetişmesi açısından kritik öneme sahiptir. Yoğun gayretleriniz, heyecan ve motivasyonunuz; burada eğitim alan her bir Astsubayımıza, ordumuza en iyi katkıları vermesi ve kendi başarı hikâyesini yazabilmesi bakımından örnek teşkil etmektedir. Bu sorumluluğun bilincinde olarak sizlerin, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da Astsubaylarımızı en iyi şekilde yetiştirmenizi beklediğimi, özellikle ifade etmek istiyorum. Değerli Evlatlarımızın Kıymetli Aileleri; Ne mutlu sizlere ki; desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz evlatlarınızın, bugün bu güzide yuvadan mezun olmasının haklı gururunu yaşıyorsunuz. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında siz kıymetli ailelerimizin de önemli bir payı bulunmaktadır. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, hepinize saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca dost ve kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelerek burada eğitim gören ve bugün mezun olan genç kardeşlerimizin de mezuniyetlerini kutluyorum. Burada aldığınız eğitimler ve kazandığınız üstün niteliklerle, kardeş vatanımızda başarıyla hizmet edeceğinize yürekten inanıyor; görevlerinizde başarılar diliyorum. Millî Savunma Bakanlığı olarak; - Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde, “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimiz doğrultusunda; - Daha büyük, daha güçlü bir Türkiye için azim ve kararlılıkla çalışmaktayız. Gücünü bağrından çıktığı asil Türk milletinin sevgi ve güveninden alan kahraman ordumuz da - Anayasa’ya ve Kanunlara bağlı olarak, - Millî, manevi ve mesleki değerlerimiz çerçevesinde, - Atatürk ilke ve inkılapları ile aklın ve bilimin rehberliğinde, - Kendisine verilecek her türlü görevi başarıyla yerine getirecek ve asil milletimizin gurur kaynağı olmaya devam edecektir. Bu vesileyle; - Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, mezun olan kıymetli Astsubaylarımızı başarılarından dolayı bir kez daha kutluyor, gözlerinizden öpüyor; sizleri ve değerli misafirlerimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Kahraman Astsubaylarım, Yolunuz ve bahtınız açık olsun.” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

159,177 просмотров • 2 лет назад

Tamamlanmak önce içerde oluyor… Sonra dışarda… Kendine adım atınca geliyor elçi sonra diğerleri… Kendini bilmekle başlıyor marifet sonra muhabbet ve lezzeti ruhani… Kendi içindeki Rahman ve Rahim (eril ve dişil) buluştuğunda (6. Çakra) ahenk geliyor hayatına ve hayatın ritmi… Sevilmediysen, hiç sevilmemişse içindeki çocuk, kaygılanma ve korkma Güzellik! Bir şey kaybetmiş değilsin. O çocuğu şimdi şu anda en çok sevecek olan sensin… Onu gerçekten sevmeyi başardığında çocuksu ihtiyaçların kalmayacak… Korkmayacaksın sevdiklerin gittiğinde Şımarmayacaksın alkışlanıp sevildiğinde… Küsmeyeceksin tokat yediğinde… Mızmızlık yapmayacaksın istediğini elde edemediğinde… Yokluk yaşamayacaksın her an kendi elinden tuttukça Ve kimseye özlem duymayacaksın sevgide var oldukça. Tüm hırçınlığın ve kızgınlığın sevgisizlikten… Anlık tepkilerin, tartışmaların, diş sıkmaların gereksiz çıkışların ve o zehirli bakışların sadece Obsedörlerin telkini değil… Kendine veremediğin sevgiden ya da sevgisizlikten… O dik başlı o burnu havada tavırların hepsi egodan ve azazilin düştüğü kibirden… Şimdi geriye dönüp sıralı bir şekilde atalarına lanet yağdırabilirsin. Neden sevmediniz l*n beni? diyebilirsin. Ama unutma! geride ve ilerde hiç kimse yok! Bir sen varsın bir de aynaya yansıyan temessüllerin. Kimseyi suçlayacak durumda da değilsin… “Eden bulur” demişler eskiler. Kaderin gizli eli seni adaletle terbiye ediyor… Ve tertemiz arındırıyor şükret. Bu gün başına gelenlerin sadece geçmişin bedeli olduğunu düşündürten nedir sana? Zaman mı? Zaman yalnız bir ölçüydü unutma! Zaman ileri ve geri akabiliyordu. Sen geçmiş masumiyetine bakıp karar verirken nerede zulmettiğini asla göremiyorsun… O yüzden içindeki masum çocuğu cezalandırmaya devam ediyorsun. Cezalandırman bittiğinde dışardaki zulüm de bitecek. Yaratanın sistemini anladığında çok ama çok utanabilirsin… Basiretin açıldığında her iki tarafta da kendini göreceksin… Sadece mazlumun değil zalimin de sen olduğunu öğreneceksin… O utanç belini iki büklüm yapmadan şimdi özür dile… Şimdi İstiğfar ile O’na sığın… O zaman sabır ve rıza ile çaldığın kapıyı arkadan açanın da sen olduğunu göreceksin… Sevgilerimle ~Akaşa~

Akasha Oku/yorum

18,750 просмотров • 1 год назад

“Biz bu savaşı kaybettik. ABD, tarihinin en büyük yenilgisini alıyor. Bir daha asla Asya’ya geri dönemeyecek.” Alon Mizrahi, İsrailli bir gazeteci ve dünyanın en saygın Yahudi yazarlarından biri olarak şöyle diyor: “Tarihe tanıklık ediyoruz. İran, herkesi şaşırtacak şekilde Amerikan üslerini o kadar kapsamlı, o kadar büyük ölçekli ve o kadar kararlı bir biçimde yok ediyor ki dünya buna hazır değil. İran, dört gün içinde bölgedeki askerî üstünlük alanını genişletmeyi başardı. Dünyanın en değerli ve pahalı askerî üslerini, mülklerini ve teçhizatlarını imha etti. Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’daki Amerikan üsleri, dünyadaki en büyük askerî tesisler arasında yer alıyor. Bu tesislerin inşası onlarca yıl sürdü ve trilyonlarca dolara mal oldu. Otuz yılı aşkın süredir yapılan askerî harcamaların büyük bir kısmının boşa gittiğinden söz ediyoruz. Yüz milyonlarca dolar değerindeki radarların bir anda imha edildiğini görüyoruz. Tüm askerî üslerin terk edildiğini, yakıldığını, yağmalandığını ve yok edildiğini görüyoruz. Ve size şunu söyleyebilirim: Bildiğim kadarıyla ABD, Pearl Harbor hariç, tarihinde böyle bir yıkım yaşamadı; ancak o sadece bir saldırıydı. Geleneksel bir savaşta hiçbir düşman, İran’ın şu anda Amerikan askerî güçlerine yaptığı ölçekte bir şey yapmadı. İnanması güç. Askerî durum o kadar ciddi ki sansür, bu savaşla ilgili neredeyse tüm yeni bilgileri engelliyor. Fark ettiyseniz, her geçen gün daha az bilgi ediniyoruz. Otuz beş yıl önce, Birinci Körfez Savaşı sırasında Irak’tan sayısız görüntü izliyorduk. O zamanlar akıllı bombalar ve kameralar yeniydi, ama her gece görüntüler yayınlanıyordu. Şimdi ise neredeyse hiç video göremiyoruz. Şunu anlayın: Güya dünyanın en büyük askerî gücü ve en büyük hava kuvvetine sahip ülkesi olan ABD’nin, İran’a karşı savaşın dördüncü gününde bile hava üstünlüğüne dair hiçbir işaret görmüyoruz. Tahran ya da İran’ın herhangi bir bölgesi üzerinde uçan Amerikan uçaklarının görüntüleri nerede? Amerikan askerleri İran topraklarına ayak basmayı hayal bile edemiyor. Bu savaşın ne kadar umutsuz olduğunu anlamak için, daha dördüncü günde Trump yönetiminden gelen akıl almaz öneri ve fikirleri dinlemek yeterli. Basra Körfezi’nden ayrılan petrol tankerlerine askerî refakat öneriyorlar. Bu ne demek? Binlerce İran füzesinin menzilindeki bir bölgeye Amerikan gemileri mi gönderilecek? Şu anda Hürmüz Boğazı’ndan kimse geçemiyor. İranlılar buna onlarca yıldır hazırlanıyor. Kürt milislerini silahlandırarak İran’ı işgal etme fikrini ortaya atıyorlar. İran haritasını hiç gördünüz mü? Görünüşe göre Trump yönetimi görmemiş. İran’ın ne kadar büyük olduğunu biliyor musunuz? İran’ı işgal etmek ne demek? 10.000 kişilik bir milis gücünün İran’ı işgal edebileceğini mi düşünüyorsunuz? Ya 50.000? Ya 100.000? İran onları yutar. ABD ve İsrail bu savaşı çoktan kaybetti. Evet, milyonlarca sivili evlerinde öldürebilirler; güçlü bombaları var ve binaları yok edebilirler. Ancak bu savaşı kazanamayacaklar. İran’ın askerî altyapısı ve silahları ülkenin dört bir yanında, yerin derinliklerinde bulunuyor. Ne Amerikalıların ne de özellikle İsraillilerin bunlara ulaşma şansı var. Çok kötü bir durumdalar. Başlattıkları işi bitirme ihtimalleri yok. Bütün bunlar sona erdiğinde ABD bir daha Batı Asya’ya geri dönemeyecek. Orta Doğu’da Amerikan varlığı kalmayacak. Bunu şimdiden kesin olarak söylüyorum.” Not: İran’ın son yayınladığı füzeler ise alttaki videoda…

Filtre Yok

26,779 просмотров • 4 месяцев назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği ile Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyelerini kabulünde konuştu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Bakan Yardımcısı Bilal Durdalı’nın da yer aldığı kabulde Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: SİZLERİN VARLIĞI, KUTSAL VATAN TOPRAKLARIMIZIN EN BÜYÜK GÜVENCESİDİR Gazi Derneklerimizin Değerli Başkanları, Kahraman Gazilerimiz, Değerli Silah Arkadaşlarım hoş geldiniz. Siz kahraman gazilerimizi, Millî Savunma Bakanlığında ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yarın idrak edeceğimiz Gaziler Günü vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve sizlerin şahsında tüm gazilerimize saygı ve şükranlarımı sunuyor, ebediyete irtihal etmiş gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum. Değerli Silah Arkadaşlarım, Vatanımızın bağımsızlığı ve aziz milletimizin huzuru için canlarını ortaya koyan kahraman gazilerimiz, gösterdikleri cesaret ve fedakârlıkla bu milletin gönlünde müstesna bir yere sahiptir. Zira siz gazilerimizin varlığı, kutsal vatan topraklarımızın en büyük güvencesidir. Sizlerin yüksek özverisi sayesinde, bayrağımız göklerde gururla dalgalanmakta, asil milletimiz cennet vatanımızda başı dik, güvenli ve onurlu bir şekilde yaşamaya devam etmektedir. Gazilik ünvanı; sadece bir onur nişanı değil, aynı zamanda bu milletin size olan sonsuz şükranının da bir göstergesidir. Sizler; vatan sevgisinin, birlik ve beraberlik ruhunun en güzel örneklerini sergileyen kahramanlarsınız. Ortaya koyduğunuz emsalsiz mücadele örneği ve azminiz, bizlere ve sizlerin mirasını taşıyan ordumuzun kahraman mensuplarına her daim yol göstermektedir. Sizler, geçmişin kahramanları olarak şu andaki silah arkadaşlarınıza örnek olurken, geleceğe umutla bakmamızı sağlayan ilham kaynaklarısınız. ŞEHİT YAKINLARIMIZIN, GAZİLERİMİZİN VE GAZİ YAKINLARIMIZIN ATAMALARI YAPILACAK Değerli Silah Arkadaşlarım, Vatanımızın her karış toprağında şehit ve gazilerimizin al kanları var. Başarılarımızda en büyük pay, aziz şehitlerimiz ve gazilerimizindir. Bizlere düşen görev, emanet bıraktığınız mirası korumak, geleceğe daha güçlü ve daha kararlı adımlarla ilerlemektir. Elbette şehit ve gazilerimizin fedakârlıklarının karşılığının olmadığının bilincindeyiz. Ne yaparsak yapalım haklarınızı ödeyemeyecek olsak da Millî Savunma Bakanlığı olarak her zaman vefa ve minnet duygularıyla şehit ailelerimiz ile gazilerimiz ve ailelerinin yanında olmayı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Bu kapsamda bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız tarafından 729 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamu kurum ve kuruluşlarına atamasının yapılacağını da müjdelemek isterim. Öte yandan şehit ve gazi derneklerimiz de şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak, gazilerimize destek olmak, şehit ve gazi ailelerimizin birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmaları açısından önemli hizmetler ifa ediyorlar. Başta siz değerli Dernek Başkanlarımız olmak üzere, derneklerimizin tüm seçkin personeline üstün gayretleriniz nedeniyle teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyor; tedavisi devam eden gazilerimize acil şifalar diliyor, sizlere ve kıymetli ailelerinize şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken, yarın idrak edeceğimiz Gaziler Günü’nüzü en içten dileklerimle, bir kez daha kutluyorum. Allah sizleri korusun, vatanımızı her daim güçlü kılsın. Sağ olun var olun. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

33,873 просмотров • 2 лет назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Kuvvet Komutanları ile Kars’ta gerçekleştirilen Sarıkamış Şehitlerini Anma Yürüyüşü’nde konuştu. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da yer aldığı yürüyüşte Kahraman Mehmetçiklerimiz de vatandaşlarımızla birlikte yürüdü. Düzenlenen törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: MEHMETÇİK’İN TARİHE GEÇEN ÖLÜMSÜZ DESTANI Bugün, 110 yıl önce Sarıkamış Harekâtı’nda kutsal değerlerimiz uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz. Sarıkamış Harekâtı; vatan aşkının ateşiyle yanan sinesini, keskin ayaza siper eden, gökten kurşun gibi yağan karı, kendisine kefen edinen ve böylece vatana adanmışlık abidesi olan Mehmetçik’in, tarihe geçen ölümsüz destanıdır. Tarihimizde ve toplumsal hafızamızda derin ve hüzünlü izler bırakan Sarıkamış Harekâtı; asil Türk milletinin, millî ve manevi değerlerini korumak için yüreğindeki iman ateşiyle neleri göze alabileceğinin en açık göstergesi olmuştur. Öyle ki ülkemizin her bir köşesinden gelen Mehmetçiklerimiz, bir yandan düşmanla diğer yandan da zorlu iklim koşulları ile mücadele etmişlerdir. KAHRAMAN ORDUMUZ BUGÜN DE MÜCADELESİNİ SÜRDÜRÜYOR Bugün, hepimiz havanın ne kadar soğuk olduğunu çok yakından hissedebiliyoruz. Böylelikle ordumuzun o günün şartlarında nasıl fedakârca görev yaptığını da daha iyi anlayabiliyoruz. Elbette ki Sarıkamış Harekâtı’nda yaşanan acı kayıplar içimizi yaksa da Allahuekber Dağları’nda sergilenen kahramanlıklar yüce milletimizin direncinin, kararlılığının ve bağımsızlık iradesinin simgesi olmuştur. Bizler de onların gösterdiği yüksek özveriyi ve aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı bu onurlu mirası, sadece hatırlamakla kalmıyoruz. Bunun omuzlarımıza yüklenen büyük bir sorumluluk olduğu bilinciyle daima birlik ve beraberlik içinde hareket ederek Türkiye’nin büyüklüğünü ve gücünü korumak ve daha da yukarılara taşımak için yoğun gayretler sarf ediyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz, vatanımızı korumak için geçmişte nasıl ki her türlü fedakârlığı göze almışsa bugün de ülkemize yönelecek tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek, milletimizin hak ve çıkarlarını korumak adına, gece gündüz demeden mücadelesini sürdürmektedir. Nitekim Sarıkamış’taki Mehmetçiklerin torunları olan ordumuzun bugünkü kahraman mensupları, aziz şehitlerimizden aldığı ilhamla kutsal görev sancağını en iyi şekilde taşımakta, asil milletimizin gururu olmaktadır. Öyle ki; - Terörle mücadeleyi en etkin şekilde gerçekleştirip teröristlere göz açtırmayan, - Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyindeki operasyonları ile destanlar yazan, - Hudut emniyetimizi en güçlü şekilde tesis eden, - Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi tavizsiz koruyan, - Kuzey Kıbrıs’tan Azerbaycan’a, Katar’dan Libya’ya, Kosova’dan Bosna-Hersek’e kadar uluslararası güvenlik barış ve istikrara katkı sağlayan, işte Sarıkamış ruhuyla görevlerini yerine getiren kahraman Türk askeridir. TSK, DÜNYANIN SAYILI ORDULARINDAN BİRİ HÂLİNE GELDİ Şu hususu da özellikle vurgulamak isterim ki; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her bir seçkin personeli; zorluklarla başa çıkabilecek eğitimli, disiplinli ve güçlü özellikleriyle üstlendiği tüm görevleri başarıyla yerine getirme niteliğine ve kararlılığına sahiptir. Yine gururla ifade etmeliyim ki; bir asır önce, türlü imkânsızlıklarla mücadele eden ordumuz, bugün sahip olduğu yüksek teknolojiye sahip yerli ve millî savunma sanayi ürünleri ile dünyanın sayılı ordularından biri haline gelmiştir. Tüm bunlar sayesinde muzaffer ordumuz, İstiklal Harbi’mizden bu yana en kapsamlı en yoğun ve etkin görevlerini üstün bir başarıyla icra edebilmektedir. Köklü tarihimizin bizlere sunduğu ilham ve ibretlerden yola çıkarak ortaya koyduğumuz “Türkiye Yüzyılı” vizyonu ile aydınlık geleceğimize çok daha güçlü bir şekilde ve emin adımlarla yürüyoruz. Elbette ki etrafımızın adeta ateşten çember olduğu bu kritik süreçte tüm tehditlerle etkin bir şekilde başa çıkabilmek için güçlü bir savunma yapısına sahip olmak bizler için olmazsa olmazdır. Zira yakın tarihimizde ve Sarıkamış’ta yaşanan pek çok tarihî hadise de göstermiştir ki Türkiye’nin bulunduğu bölge, dünyanın en kıymetli ve stratejik coğrafyalarından biridir. Bu yüzden daima diri, uyanık ve güçlü olmak bizler için bir tercih değil, zorunluluktur. Bu doğrultuda Bakanlığımız; devletimizin bekası, ülkemizin ve asil milletimizin güvenliği için çalışmalarını artan bir tempoyla, yüksek bir azim ve kararlılıkla sürdürmektedir. Sonuç olarak Millî Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Başta Sarıkamış şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu anlamlı programın düzenlenmesinde başta Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak ve Bakanlığının tüm seçkin mensupları olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

56,780 просмотров • 1 год назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bayram namazını beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Hakkâri Çukurca’daki 2’nci Hudut Tugay Komutanlığında kıldı. Kurban kesiminin ardından Mehmetçiklerin bayramını tebrik ederek onlara seslenen Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: SİZ GÖREVDEYKEN VATANIMIZIN EMNİYETİ VE GÜVENLİĞİ EMİN ELLERDE Kahraman Silah ve Mesai Arkadaşlarım, Sizleri sevgiyle selamlıyorum. Bu güzide bayram gününde, Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte, aziz vatanımızın güvenliği için görev yapan siz değerli arkadaşlarımla bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün, birlik ve beraberliğimizin güçlendiği, kardeşlik ve dostluk duygularının pekiştiği, örf ve adetlerimizin yaşatıldığı müstesna günlerden biri olan Kurban Bayramı’nı idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu vesileyle, Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, huzur ve neşe dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramların getirmiş olduğu dayanışma, hoşgörü, sevgi, saygı ve kardeşlik ikliminden ilham alan asil milletimiz, iyi günde ve kötü günde ortak hareket ederek bin yıldır millî ve manevi değerlerimiz etrafında birleşmiş ve ayrılmaz bir bütün olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de bu birlik ve beraberliğimizden aldığı güçle asil milletimizin nice bayramları huzur içerisinde yaşayabilmesi için her türlü çabayı göstermektedir. Bu gayretlerle sağlanan güvenlik ve huzur ikliminin mimarları, bayram günlerinde dahi sevdiklerinden uzakta, büyük bir vazife şuuruyla görev yapan siz fedakâr silah arkadaşlarımdır. İcra ettiğiniz bu kutsal görevde; sahip olduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve ortaya koyduğunuz büyük emek, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki sizler bu kutsal görevinizin başındayken, vatanımızın güvenliği ve huzuru emin ellerdedir. Ve unutmayınız ki yaptığınız görev ne kadar zor olursa olsun, sizler Türk milletinin kahraman evlatlarısınız. Omuzlarına yüklenen bu sorumluluğu yüksek bir motivasyonla yerine getiren sizleri ve sizlerin şahsında tüm silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor; gözlerinizden öpüyorum. ORDUMUZ, İSTİKLAL HARBİNDEN BU YANA EN YOĞUN VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİNİ İCRA EDİYOR Yakın coğrafyamızda ve dünya genelinde ardı ardına yaşanan gerginlikler, krizler, çatışmalar ve savaşlar; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Belirsizlik ve tehditlerin asimetrik ve öngörülemez hale geldiği bu hassas dönemde, Millî Savunma Bakanlığı olarak aziz milletimizin güvenliği ve huzuru için gece gündüz demeden, büyük bir azim ve kararlılıkla görevlerimizi ifa etmekteyiz. Belirlediğimiz çok yönlü savunma-güvenlik politikası çerçevesinde şanlı ordumuz, sizlerin özverisi ve fedakârlıklarıyla İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Bu kapsamda özellikle yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede elde ettiğimiz tarihi başarılar, ordumuzun harekât kabiliyetini ve gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyindeki terör unsurlarını hedef alan başarılı operasyonlarımızı icra ettik ve terör koridorunu parçaladık. Şu an, eğer oralarda olmasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önce olduğu gibi devam edecekti ve yurt içinde daha büyük bedeller ödeyecektik. Bugün, güvenlik ve huzur ortamının tesis edildiği Hakkâri’de; - Şehrin güzel yaylaları yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor, - Bölge, spor organizasyonlarına ve festivallere ev sahipliği yapıyorsa; - Bunlar hep kahraman Mehmetçiğimizin, sınırlarımızın ötesindeki mücadelesi sayesindedir. Terörle mücadelemiz; etkin ve kararlı adımlarla, örgütün hareket kabiliyetini bitirinceye kadar devam edecek; kim destek verirse versin, oldubittilere asla müsamaha gösterilmeyecektir. MİLLETİMİZİN GURUR KAYNAĞISINIZ Kahraman ordumuz, terör örgütlerine karşı büyük bir cesaretle mücadele ederken, aynı zamanda sınırlarımızın emniyetini de en üst düzeyde sağlamaktadır. Birçok ülkeye de örnek teşkil eden, en gelişmiş teknolojik imkân ve kabiliyetleri haiz hudut emniyet sistemlerimiz, ortaya çıkan ihtiyaçlar ile risk ve tehditlere göre sürekli geliştirilmektedir. 2’nci Hudut Tugayımız ve onun siz değerli mensuplarının, yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinci ile ortaya koyduğu üstün gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Sizler, buradaki varlığınızla hudutlarımızın ve kutsal vatan topraklarının en önemli güvencesi ve milletimizin gurur kaynağısınız. Tüm bu görevlerimizle birlikte, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de tavizsiz bir şekilde koruyoruz. Eş zamanlı olarak; - Millî ve uluslararası ölçekte büyük ve etkili tatbikatları icra ediyor; - Her geçen gün, en yenilerini envantere kazandırdığımız yerli ve millî savunma sanayii ürünü silah sistemleriyle, şanlı ordumuzun gücüne güç katıyoruz. Tüm bunların yanı sıra, millî politikamız gereği; - Başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere Libya, Katar, Bosna Hersek, Kosova ve Somali gibi köklü tarihî bağlarımız ile dostluk ve kardeşlik ilişkilerimizin olduğu ülkelere destek veriyoruz. Bu ülkelerin barış, huzur ve istikrarına yönelik sağladığımız katkılar kapsamında eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerimizi başarıyla sürdürüyoruz. ASKERÎ AÇIDAN GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ Ülkemizin jeopolitik konumu, bölgesinde ve dünyadaki önemini daha da artırırken, risk ve tehditleri de beraberinde getirmektedir. Böyle kritik bir coğrafyada var olabilmek, her alanda hak ve menfaatlerimizi koruyabilmek, aynı zamanda dünya barış ve istikrarına katkı sunabilmek için en başta askerî açıdan güçlü olmak zorundayız. Çok şükür Türkiye, bu hassas güvenlik ortamında, uluslararası arenadaki etkinliğini her geçen gün artırarak güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir aktörü haline gelmiştir. Bugün, ülkemizin ulaştığı bu üstün seviye ile Türk Silahlı Kuvvetleri olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetimizi, çok iyi idrak etmemiz gerekiyor. Tüm bu geniş yelpazedeki görevleri aynı anda büyük bir uyum, düzen ve başarıyla icra etmemizde ordumuzun her bir ferdi önemli bir rol oynamaktadır. Bu durum şüphesiz, müteakip daha nice kritik görevleri yerine getirme azim ve kararlılığımızı pekiştirmektedir. Bu inanç ve motivasyonla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına başladığımız bu tarihi süreçte “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. Belirlediğimiz millî savunma ve güvenlik stratejilerimiz çerçevesinde; - Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye devam edecek, - Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada güvenlik ve istikrar sağlayan bir güç olma konumunu pekiştirecek, - Dost ve müttefiklerimizle ikili askerî ilişkiler ile savunma sanayi iş birliklerimizi geliştirecek yeni adımları kararlılıkla atacağız. BİRLİK VE BERABERLİĞİN EN GÜZEL ÖRNEĞİNİ SERGİLİYORSUNUZ Kurban Bayramı’nın bizlere hatırlattığı en önemli değerlerden biri de paylaşmaktır. Sizler, sadece bu bayramda değil, her zaman birliğin ve beraberliğin en güzel örneğini sergiliyorsunuz. Silah arkadaşlığı, birbirinize duyduğunuz güven ve sevgi, en zor anlarda bile sizleri güçlü kılmaktadır. Bugün bizler ve komutanlarınız da sizlerle birlikte olmak, her zaman yanınızda olduğumuzu bir kez daha ifade etmek üzere buradayız. Unutmayın ki, gösterdiğiniz cesaret ve özveri, milletimizin her bir ferdinin gönlünde derin bir saygı ve minnet duygusuna mazhar olmaktadır. Tüm bunların bilinciyle sizlerin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da görevlerinizi en iyi şekilde yerine getireceğinize yürekten inanıyor; vazifelerinizde üstün başarılar diliyorum. Sözlerime son vermeden önce bugünün aynı zamanda babalar günü olduğunu hatırlatmak isterim. Bu vesileyle fedakârlıkları, sevgi dolu kalpleri, engin ve sağlam duruşlarıyla hayatımıza ışık tutan, gönüllerimizin kahramanı, saygıdeğer babalarımızın “Babalar Günü”nü en içten dileklerimle kutluyorum. Ayrıca Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyor; - Cennet vatanımızda bu mutlu bayram günlerini, huzur ve güvenlik içerisinde geçirmemizde en büyük pay sahibi aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. - Hayatta olan fedakâr gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygılarımı sunuyorum. Bayramınızı bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor, değerli ailelerinize de selamlarımı gönderiyor, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

73,382 просмотров • 2 лет назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Preveze Deniz Zaferi’nin 487’nci yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla kabul ettiği Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki personele hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: TÜRK DONANMASI, EN GÜÇLÜ DENİZ UNSURU HÂLİNE GELDİ Bugün Türk denizcilik tarihinin şanlı sayfalarından biri olan Preveze Deniz Zaferi’nin 487’nci yıl dönümünü ve aynı zamanda Deniz Kuvvetleri Günümüzü büyük bir gurur ve heyecanla idrak ediyoruz. Bu vesileyle siz kahraman bahriyelileri ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum. Tarih boyunca milletimiz denizlerdeki hâkimiyetini cesareti, inancı ve kararlılığıyla göstermiştir. Nasıl ki Malazgirt Savaşı sonrası pek çok Türk komutanı Anadolu’nun fethine yöneldiyse Çaka Bey de deryadaki faaliyetleriyle Türk denizciliğinin öncüsü olmuştur. Bu şekilde temelleri atılan Türk Donanması, yüzyıllar içerisinde dünyanın en güçlü deniz unsuru hâline gelme başarısı göstermiştir. Öyle ki Barbaros Hayrettin Paşa ve kahraman leventleri 27 Eylül 1538’de Preveze’de dönemin en büyük Haçlı donanmasına karşı kazandıkları muazzam zaferle dünya denizcilik tarihine damga vurmuş böylece Karadeniz’den sonra Akdeniz de bir Türk gölü hâline gelmiştir. Kıbrıs’ın fethinde de büyük görevler üstlenen ve dünya denizlerinde zaferden zafere koşan donanmamız, bu süreçte Salih Reis, Turgut Reis, Piyale Paşa, Uluç Ali Paşa, Mezamorta Hüseyin Paşa gibi nice büyük Türk amirali yetiştirmiştir. MODERN BİR DONANMA İNŞA ETMENİN GURURUNU YAŞIYORUZ Bugün bizler o büyük denizcilerden aldığımız ilham ile yerli ve millî savunma sanayimizin sağladığı imkânlarla daha da güçlenen modern bir donanma inşa etmenin gururunu yaşıyoruz. Millî gemilerimiz, millî denizaltılarımız, fırkateynlerimiz ve ileri teknolojilerimizle dünya denizlerinde etkin, caydırıcı ve saygın bir deniz gücüyüz. Şu hususa dikkatinizi çekmek isterim ki bu günlere kolay gelinmedi. Bundan yaklaşık bir asır önce parasını ödediğimiz hâlde teslim alamadığımız gemilerimiz, türlü engellemelere ve zorluklara maruz kaldığımız zamanlar oldu. Bu zor günleri hiç unutmadık. Nice badirelerle karşılaşsak da yılmadan yorulmadan çalışmaya devam ettik. Sizler gibi nice kahramanlar, Deniz Kuvvetlerimizin bu uzun ve meşakkatli yolculuğunda millî savunma sanayi hamlemizin gelişmesi ve güçlenmesi için çok büyük gayret sarf ettiler, mücadele verdiler. Bugün Türk denizciliği yeni bir altın çağın arifesindedir ve gücünü daha da pekiştirdikçe bu alandaki en büyük güçlerden biri olacaktır. Geldiğimiz bu üstün seviyeyle gurur duymak hepimizin en doğal hakkıdır. SAVUNMA SANAYİMİZ, DONANMAMIZIN İMKÂN VE KABİLİYETLERİNİ ARTIRIYOR Birbirinden değerli ve kritik projeleri hayata geçiren savunma sanayimiz; Kara ve Hava Kuvvetlerinde olduğu gibi Deniz Kuvvetlerimizin envanterine de her geçen gün yeni ürünler dâhil ederek donanmamızın imkân ve kabiliyetlerini artırmaktadır. Bizlere düşen en önemli görev bu gelişimin devamını sağlamak, bunun için artan bir şevk ve gayretle çalışmalarımıza devam etmektir. Bu çerçevede şanlı ordumuzu ve ülkemizi daha da ilerilere taşımak için azim ve kararlılıkla çalışmaya, daha çok üretmeye devam edeceğiz. Çok iyi biliyoruz ki kahraman silah arkadaşlarıma imkân sunulduğunda başaramayacakları görev aşamayacakları hiçbir engel yoktur. Bu vesileyle “Mavi Vatan”ımızda ve dünya denizlerinde üstlendikleri tüm bu görevleri büyük bir adanmışlık duygusuyla ve üstün bir başarıyla yerine getiren Deniz Kuvvetlerimizin siz kahraman ve fedakâr personelini yürekten kutluyorum. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihî süreçte köklü tarihimizden ilham alan kahraman Türk donanmasının asil milletimizin medar-ı iftiharı olmayı sürdürüp şanlı sancağımızı daha da yükseklere taşıyacağına yürekten inanıyorum. Bu vesileyle Deniz Kuvvetlerimizin ulaştığı bu mümtaz seviyeye gelmesinde emeği geçen, katkıda bulunan Çaka Bey’den Barbaros Hayreddin Paşa’ya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bugüne kadarki bütün komutanlarımızı ve kahraman personelimizi şükran ve minnetle yâd ediyor; - Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız ile siz değerli silah ve mesai arkadaşlarımın şahsında tüm seçkin personelimize teşekkür ediyorum. Preveze Deniz Zaferimiz ile Deniz Kuvvetleri Gününüzü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyor; denizleriniz sakin, pruvanız neta, ufkunuz ve bahtınız açık olsun diyerek sözü, siz kıymetli silah ve mesai arkadaşlarıma bırakıyorum. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

29,787 просмотров • 11 месяцев назад

Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirildi. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı askerî törenle karşılarken, törene Bakan Yaşar Güler’in beraberinde TSK Komuta Kademesi ve Bakan Yardımcıları da katıldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, mezun olan Teğmenlere hitaben bir konuşma yaparak şunları söyledi: KKTC MAKAMLARI İLE İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI BAŞLATTIK Öncelikle bugün Girne’den Mersin Taşucu’na seyir halindeyken alabora olan yolcu gemisi dolayısıyla milletimize ve Kıbrıs Türk halkına geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Kazanın hemen ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti makamlarıyla iş birliği içinde geniş çaplı arama kurtarma çalışmaları başlattık. Bu çalışmalar neticesinde 237 yolcu ve mürettebat sağ salim kurtarılırken, maalesef 7 kardeşimiz hayatını kaybetti. Kayıplara ulaşmaya yönelik çalışmalar aralıksız devam ediyor. İnşallah bu çalışmalardan olumlu haberler almayı ümit ediyoruz. Devletimizin tüm imkânlarını seferber ettiğimiz bu süreci biz de yakından takip ediyoruz. Buradan bir kez daha kazada hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, sağ olarak kurtarılan vatandaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. 1071’DE ALINAN VATAN TAPUSU, 1922’DE BİR KEZ DAHA MÜSECCEL OLDU Kıymetli arkadaşlar; harp okullarımızın diploma alma ve sancak devir teslim töreninde sizlerle beraber olmaktan memnuniyet duyuyorum. Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarımızda aldıkları askerî ve akademik eğitimleri alınlarının akıyla tamamlayan Teğmenlerimizi tebrik ediyorum. Geçen yıl olduğu gibi, bu sene de mezuniyet törenimizi yine çok özel bir ayda, çok anlamlı bir haftada, çok müstesna bir günde icra ediyoruz. Ağustos ayının son haftası, yani zafer haftamız, tarihimizin en parlak sayfalarına imza attığımız bir zaman dilimidir. Ordu-millet olarak cihana ün salan Türk milleti, Malazgirt'te taarruz ederek yazdığı şanlı destanı 851 yıl sonra Dumlupınar'da tarihe geçen bir vatan müdafaasıyla yeniden kaleme almıştır. 1071'de alınan vatan tapusu 1922'deki şanlı direnişle bir kez daha müseccel olmuştur. Kahraman ordumuzun milletimizle omuz omuza vererek kazandığı büyük zaferin 104’üncü yılı kutlu olsun. Zafere giden yolları ilmek ilmek dokuyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını, Büyük Millet Meclisimizin muhterem üyelerini ve ordumuzun tüm neferlerini bugün bir kez daha minnetle yâd ediyorum. BİZİM DESTANLARIMIZ ŞAN VE ŞEREFLE YAZILIR Burada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Bizim destanlarımız yalnızca kanla değil, şanla ve şerefle yazılır. Şan ve şeref özellikle de cenk meydanlarında bizim alametifarikamızdır. Bin yıldır bu vatan uğruna, bu aziz millet uğruna ezanımız, bayrağımız, millî ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını feda eden, kanlarını şanla ve şerefle bu millet için döken tüm şehit ve gazilerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Rabbim ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin. Bu sene aynı zamanda ordumuzun bir başka destanı olan Fırat Kalkanı Harekâtı’nın 10’uncu yıl dönümünü de idrak ediyoruz. Suriye'de ülkemizin güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı başlattığımız Fırat Kalkanı Harekâtı ile terör örgütlerine çelikten bir yumruk indirdik. Fırat Kalkanı Harekâtı’nda ebediyete uğurladığımız şehitlerimizi de rahmetle yâd ediyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Son olarak sizlerin şahsında tüm milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı tebrik ediyorum. Aynı şekilde Peygamber ocağımızın tüm mensuplarının ve ailelerinin Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlu olsun diyorum. SİZLER 2235 YILLIK ŞANLI MAZİSİYLE TÜRK ORDUSUNUN MENSUPLARISINIZ Bugün harp okullarımızda öğrenim gören öğrencilerimizin mezuniyet sevinçlerine aileleri ve komutanlarıyla birlikte bizler de ortak oluyoruz. Kara Harp Okulumuzdan 807, Deniz Harp Okulumuzdan 271, Hava Harp Okulumuzdan 198 öğrenci olmak üzere toplam 1276 Teğmenimiz birazdan diplomalarını alacak. Dost ve kardeş ülkelerden gelen 141 misafir askerî personel de bugün mezun olacak. Böylece 2016'dan bugüne harp okulları mezunu sayımız 1229'u misafir olmak üzere toplamda 22.540'a yükselmiş oluyoruz. Dereceye girenler başta olmak üzere harp okullarımızdan başarıyla mezun olan tüm öğrencilerimizi şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Ordumuzda üstleneceğiniz görevlerde hepinize şimdiden üstün başarılar diliyorum. Ülkemizde, hudutlarımızda, bölgemizde ve yurt dışında yapacağınız vazifelerle devletimize, milletimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize önemli hizmetlerde bulunacağınızdan şüphe duymuyorum. Şehitlerimizin biricik emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni, bayrağımızda sembolleşen değerlerimizi, devletimizin kuvvet ve kudretini şanına yaraşır şekilde temsil edeceğinize yürekten inanıyorum. Sevgili evlatlarım; şunu hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın: Sizler, 2235 yıllık şanlı mazisiyle Türk ordusunun mensuplarısınız. Sizler, şehit ve gazilerimizden devraldığınız Peygamber ocağımızın sancağını sahada yazacağınız yeni destanlarla yüceltip sizden sonrakilere gururla devredecek kahraman Türk subaylarısınız. Ordumuzun gücünü sizler artıracaksınız. Ordumuzun kapasitesini, nüfuzunu, etki sahasını sizler büyüteceksiniz. Bilginizle, tecrübenizle, sahip olduğunuz disiplinle, en önemlisi de erdem ve vicdanla tahkim ettiğiniz şahsiyetinizle ordumuzu çok daha yüksek seviyelere sizler çıkaracaksınız. Yakın çevremiz başta olmak üzere bölgemizde ve dünyanın farklı köşelerinde barış, güven, huzur ve istikrarı sizler tesis edecek, mazlum ve mağdurların yardımına sizler koşacaksınız. Sizlere çok ama çok güveniyorum. Her birinizle şahsım, ülkem ve milletim adına kıvanç duyuyorum. Sizleri yetiştiren anne ve babaları aynı şekilde gönülden tebrik ediyorum. Bilgi ve deneyimleriyle sizleri eğiten, donatan, hayata ve mesleğe hazırlayan komutanlarınıza, hocalarınıza bilhassa tebriklerimi iletiyorum. Misafir öğrencilerimize de kendi ordularında, kendi birliklerinde alacakları görevlerde ayrıca başarılar temenni ediyorum. Ülkelerimiz arasındaki ilişkilere yapacakları katkılardan ötürü kendilerine şimdiden teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde dost ve müttefik ülkelerle yapacağımız ortak faaliyetlerde barış için, ittifak ve ittihat bu vizyonumuzun geliştirilmesinde kardeşlerimizin çok önemli roller üstleneceklerine inanıyorum. MSÜ’YE BU YIL 120 BİN BAŞVURU YAPILDI Kıymetli misafirler, çok değerli Teğmenlerimiz; Bando Astsubay Meslek Yüksekokulumuzun öğrencileri bu sabah tertip edilen törenle mezun oldular. Yarın da inşallah Balıkesir, Yalova ve İzmir'de düzenlenecek merasimlerle kara, deniz ve hava astsubay meslek yüksekokullarımızda okuyan öğrencilerimiz diplomalarını alacak. Böylelikle bu sene meslek yüksekokullarımızdan 69'u misafir öğrenci olmak üzere toplam 2 bin 48 astsubayımız mezun oluyor. Bu evlatlarımızı da yürekten tebrik ediyor, her birine yeni vazifelerinde Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Bu sene aynı zamanda Millî Savunma Üniversitemizin 10’uncu kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. 15 Temmuz ihanetinin ardından askerî eğitim veren tüm okullarımızı tek çatı altında toplamak için Millî Savunma Üniversitemizi kurduk. 10 yıllık süre zarfında o şerefli üniformaya ihanet eden haysiyetsizleri hem ordumuzdan, hem de askerî okullarımızdan temizlemeyi başardık. Kuruluşundan bugüne toplam 67 bin 464 subay, astsubay ve kursiyer subay üniversitemizin uhdesindeki askerî okullardan mezun oldu. Şunun altını özellikle çizmek istiyorum: Birçok Avrupa ülkesi harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarının kontenjanlarını dahi dolduramazken, Allah'a hamdolsun Millî Savunma Üniversitemize bu sene tam 120 bin başvuru yapıldı. Harp okullarımıza yönelik bu ilgi, Millî Savunma Üniversitemizin askerî eğitimde ulaştığı yüksek standardın da önemli bir göstergesidir. Biz tüm bu başarıları elde ederken, birileri de 15 Temmuz sonrasında ordumuzu yıpratmak için planlar yapıyor, üniversitemize saldırıyordu. ‘Türk ordusunun damarını kesiyorsunuz’ diyerek fitne peşinde koşanlara cevabımızı sahada vatan evlatlarının, meydanlarda ise devlet, millet ve memleket âşıklarının yazdığı destanlarla verdik. Allah'a şükürler olsun ki, ordumuz bugün en güçlü dönemini yaşıyor. Millî Savunma Üniversitemizin prestiji küresel ölçekte yıldan yıla artıyor. Savunma sanayisinde aynı şekilde karada, havada, denizde ve uzayda kritik sistemlerimizi kendi imkânlarımızla üretebiliyoruz. TÜRKİYE İLE BOY ÖLÇÜŞECEK GÜÇ VE ÖLÇEKTE DEĞİLLER İşte en son 20-23 Ağustos'ta Gölcük Tersanemizde düzenlediğimiz TEKNOFEST Mavi Vatanda kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz teknolojileri bir kez daha gururla izledik. Savunma Sanayi Başkanlığımız şu anda hacmi 100 milyar doları aşan tam 1468 projeyi aynı anda yürütüyor. Yerlilik oranını yüzde 82'nin üzerine çıkardığımız savunma sanayisinde deyim yerindeyse artık sadece kendimizle yarışıyoruz. Savunma sanayi ve askerî caydırıcılık başta olmak üzere Türkiye'nin her alanda kat ettiği mesafeyi görmek istemeyenlere şunu hatırlatmak isterim: 20-30 yıl önce ülkemiz için güvenlik tehdidi olarak değerlendirilen aktör ve yapılar artık Türkiye ile boy ölçüşecek güç ve ölçekte değildir. Türkiye artık bunları kale alacak, bunların hezeyanlarını dikkate alacak bir ülke değildir. Türkiye artık farklı bir ligin oyuncusudur. Şahsımızı, milletimizi ve devletimizi hedef alanlar bunu çok ama çok iyi anlamalıdır. Sevgili Teğmenler; ordumuzun saflarına katılacak siz evlatlarıma Gazi Mustafa Kemal'in şu sözlerini özellikle aktarmak istiyorum: Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir, biri millet kararı, diğeri en zor şartlar içinde dünyanın takdirine hakkıyla layık olan ordumuzun kahramanlığı. Komutanız altında bulunan ordular, kahramanlığına güvenilir ordulardır. Bu ordular tarihte emsali görülmemiş kahramanlıklar, fedakârlıklar göstermiştir, şanlı zaferler kazanmıştır. Millet ve memleketin minnet ve şükranına hak kazanmıştır. Evet, ben de siz genç kardeşlerimin devletimize, milletimize ve göz bebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetlerimize uzun yıllar boyunca büyük katkılar yapacağınıza yürekten inanıyorum. Meslek hayatınız süresince anayasamız ve kanunlarımız çerçevesinde, millî iradenin rehberliğinde demokrasimize, milletimize ve devletimize başarıyla hizmet edeceğinizden şüphe duymuyorum. Bizler de sizin yanınızda olmaya, size her türlü desteği sunmaya inşallah kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle mezuniyet heyecanı yaşayan siz genç Teğmenlerimizin tamamını canı gönülden tebrik ediyorum. Misafir öğrencilerimize de aynı şekilde başarılar diliyor, memleketlerine bizlerden selam götürmelerini hassaten rica ediyorum. Millî Savunma Üniversitemizin yönetim kadrosunu ordumuza ve devletimize kazandırdıkları bu değerler için kutluyorum. Sağ olun, var olun, Allah'a emanet olun, kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

125,034 просмотров • 14 дней назад

Valimiz Hulusi Şahin, Antalya merkezli olarak Türkiye’nin en geniş çaplı operasyonlarından birisi olan Narkokapan Antalya-2 operasyonu hakkında açıklamalarda bulundu. 519 şüpheli, operasyon kapsamında yakalanırken 472 kişi tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Yeşildere Mahallesi Polis İrtibat Noktasında gerçekleştirilen Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda, Antalya Valisi Hulusi Şahin’e, Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu,ve Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun eşlik etti. Narkokapan Antalya-2 Operasyonunda 472 Şahıs Tutuklandı Basın mensuplarına yaptığı açıklamada son yılların en büyük narkotik operasyonlarından birisi olan Narkokapan Antalya-2 operasyonunun verilerini açıklayan Vali Şahin, “Uyuşturucuyla mücadeleye yönelik olarak Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce internet tabanlı haberleşme uygulamaları üzerinden irtibat kuran, mahalle ve sokaklarda tezgah niteliğinde satış noktaları oluşturarak kamuoyunda torbacı olarak tabir edilen sokak düzeyindeki uyuşturucu satıcılarına yönelik, yaklaşık 4 ay süren teknik, fiziki ve analitik çalışmalar yürütülmüştür. Bunun sonucunda uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edilen şüpheli şahıslara yönelik 27.11.2025 tarihinde Antalya merkezli 17 farklı ilde, 414 ayrı adreste eş zamanlı olarak; 2 bin 753 personel, 609 ekip, 1 helikopter, 2 insansız hava aracı, 3 drone, 1 deniz aracı, 35 narkotik dedektör köpeğinin katılımı ile gerçekleştirilen Narkokapan Antalya-2 operasyonunda toplamda 519 şüpheli şahıs yakalanmış ve 472 şahıs tutuklanmıştır.” dedi. Kasım Ayında Bin 50 Adet Operasyon Yapıldı Kasım ayında uyuşturucuyla mücadeleye yönelik bin 50 adet operasyon gerçekleştirildiğini ve bin 491 şüpheli şahsa işlem yapıldığını belirten Vali Şahin, “İşlem yapılan şahısların 529’u tutuklandı. Yapılan operasyonlarda; 1 milyon 903 bin 333 adet sentetik ecza, 9 kilo 644 gram esrar, 1 kilo 627 gram kokain, 4 bin 752 adet captagon, bin 22 adet bonzai, 748 gram metamfetamin, 618 gram bonzai, 246 adet ecstasy, 92 gram eroin ve 16 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. NARVAS projesi kapsamında da 427 ihbar’a istinaden 987 uygulama yapıldı.” açıklamalarında bulundu. Zehir Tacirlerine Çok Ağır Bir Darbe Vurduk Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Vali Şahin, “Yeşildere bölgesinin zehir tacirlerinden temizlenmesi, tüm kurumların birlikte hareket etmesini gerektiren kapsamlı bir çalışmadır. Bizden önceki dönemde de çok önemli çalışmalar yapılmıştı; biz de bu çalışmaları artırarak sürdürdük. Son gerçekleştirdiğimiz operasyonla birlikte, kamuoyunda torbacı olarak bilinen yani bu tedarik zincirinin en son halkası olan gruba çok ağır bir darbe vurduk. Türkiye tarihinin en büyük operasyonlarından birine imza attık ve bölgede kapsamlı bir temizlik gerçekleştirdik. Başta İl Emniyet Müdürümüz olmak üzere operasyona katılan tüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum.” sözlerine yer verdi. Uyuşturucuya Karşı Her Alanda Mücadeleye Devam Edeceğiz Yeşildere bölgesinin zehir tacirlerinden temizlenmesi için yürütülen çalışmaların devam edeceğini belirten Vali Şahin, “Torbacılık, bu işin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Bunun toptancılık, üretim ve talep gibi çok daha büyük boyutları var. Biz tüm bu alanlarla mücadele ediyoruz. Gördüğünüz bu alana bir polis merkezi veya ekipler amirliği kuracağız. Mobil polis irtibat noktamız da burada sabit olarak görev yapıyor. Ekiplerimiz her zaman bölgede olacak ve böylece mahalle halkı çok daha rahat edecek. Yeşildere Mahallesi’ni ve kıymetli insanlarını bu zehir tacirlerinden tamamen kurtaracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. İmar faaliyetleri konusunda da paydaş kurumlarla koordineli şekilde çalışıyoruz. Metruk binaların yıkım süreci devam ediyor. Tüm çalışmalarımızı hukuk çerçevesinde yürütüyoruz.“ ifadelerini kullandı. #AntalyanınHuzuru🇹🇷 #TürkiyeninHuzuru🇹🇷 #NarkoKapanAntalya🇹🇷

T.C. Antalya Valiliği

32,196 просмотров • 9 месяцев назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ile katıldığı Özel Kuvvetler Komutanlığındaki İhtisas Kursu Mezuniyet Töreni'nde konuştu. Bordo Berelilere seslenen Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: TSK EN KAPSAMLI VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİ İCRA EDİYOR “Değerli Misafirler, Kahraman Silah ve Mesai Arkadaşlarım, sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin göz bebeği olan Özel Kuvvetlerimizin mezuniyet töreninde sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Sözlerimin başında, aldıkları birbirinden zorlu eğitimleri başarıyla tamamlayarak mezun olmaya hak kazanan Bordo Berelilerimizi yürekten kutluyor; brövelerinin kendilerine, ailelerine ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı-uğurlu olmasını diliyorum. Yakın coğrafyamız başta olmak üzere pek çok bölgede ciddi ve hassas gelişmelerin yaşandığı, buna bağlı olarak risk, tehdit ve tehlikelerin arttığı bir süreç içerisindeyiz. Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İstiklal Harbimizden bu yana en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmektedir. Şüphesiz, Özel Kuvvetlerimiz de bu faaliyetlerin icrasında üstlendiği büyük sorumluluklar ve elde ettiği başarılarla müstesna bir yere sahiptir. ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞIMIZ HAYATİ KATKILAR SAĞLIYOR Nitekim Silahlı Kuvvetlerimizin terörle mücadelede tarihî başarılar elde ettiği, terör örgütünün girilemez denilen yerlerine girildiği bu süreçte, Özel Kuvvetlerimiz Silahlı Kuvvetlerimizin vazgeçilmez kuvvet çarpanlarından biri olarak bu başarılara hayati katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Bu vesileyle nice kahramanlık hikâyeleri yazan Bordo Berelilerimizi, yüksek azim, gayret ve cesaretinden ötürü tebrik ediyor; gözlerinden öpüyorum. Dünyadaki emsalleri arasında temayüz eden Özel Kuvvetlerimizin varlığı, şanlı Türk ordusunun gücüne güç katmaktadır. Esasen, her geçen gün gelişen teknolojinin etkisiyle harp doktrinleri ve muharebe konsepti de değişmektedir. Dolayısıyla Özel Kuvvetler gibi kritik ve asimetrik görevleri yapabilecek bir gücün varlığı da büyük önem kazanmaktadır. Ordumuzun en modern araç, silah ve gereçle donanması kadar yüksek nitelikleri haiz personele sahip olması da bir zorunluluktur. Tarihin en güçlü ordularından biri olan kahraman ordumuzun zaferlerle dolu mazisinde; yüksek harp kabiliyeti, disiplini ve başarısıyla övünç kaynağımız olan Özel Kuvvetlerimiz, mümtaz bir konumdadır. Böylesine güzide bir birliğin mensubu olmak elbette ki her biriniz için yüksek bir onur vesilesidir. Ancak sizleri son derece ağır vazifelerin bekliyor olması nedeniyle de sorumluluklarınız büyüktür. Bu çerçevede siz kıymetli silah ve mesai arkadaşlarıma bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum: Bir Özel Kuvvetler personeli hem yüksek fiziki kabiliyetleri barındırmalı hem de bilgi ve becerisiyle zorlu görevlere daima hazır olmalıdır. BORDO BERELİLER, YERİ DOLDURULAMAYAN PERSONEL KONUMUNDADIR Üstleneceğiniz görevlerde bir yandan ekip ruhunu ortaya koymalı diğer yandan bireysel ve mesleki yeteneklerinizi en üst seviyede sergilemelisiniz. Ancak unutmayınız ki ne kadar yetenekli olursanız olun stratejik düşünme, rasyonel davranma, sabır ve sebat ile en önemlisi yüksek irade, kararlılık, azim ve heyecan vazgeçilmeziniz olmalıdır. Çünkü Bordo Bereliler; boşlukları dolduran değil, yeri doldurulamayan personel konumundadır. Bu yüzden bilgi düzeyinizi sürekli yenilemeli, her zaman daha iyisi için çalışmalı ve daima bir adım önde olmalısınız. Vazifelerinizden kazanacağınız her türlü tecrübeye, mutlak surette değer vermelisiniz. Çünkü öğrenmek ve yeterlilik, durağanlık kabul etmeyen ve sürekli geliştirilmesi gereken hususlardır. Öte yandan karşılaştığınız, her engeli yeteneklerinizi gösterecek bir fırsat olarak değerlendirin ve yaşadıklarınızdan ders alın. Tehlike anında akıllı ve cesur, sıkıntı anında sessiz ve kararlı, rahatlık anında tedbirli olun. Bordo bereyi taşıdığınız her an, hatırlamaktan gurur duyacağınız nice anılara vesile olacaktır. Bu yüzden vazifelerinizi yüksek bir aidiyet duygusu, istek ve keyifle yapın. Zira huzurlu, sağlıklı ve mutlu birey olamazsanız ne komutanlarınızın ne de silah arkadaşlarınızın beklentilerini karşılayabilirsiniz. Muhakkak ki omuzlarınızdaki yük ağır, göreviniz hayli meşakkatli, ancak bir o kadar da kutsaldır. Bu büyük mirasın varisleri olarak şanlı Türk sancağı ve aziz vatan toprakları, artık sizlere emanettir. Bunun bilincinde olan siz, kahraman Bordo Berelilerimizin her türlü zorluğu aşabileceğine yürekten inanıyor; vazifelerinizde üstün başarılar diliyorum. ASKERÎ AÇIDAN GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIZ Konumu itibarıyla son derece kritik bir coğrafyada yer alan Türkiye; köklü devlet geleneği ve stratejik yaklaşımı doğrultusunda uluslararası güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkemiz, bölgemizde meydana gelen krizlerin önlenmesinde gerek ilgili ülkeler nezdinde gerekse uluslararası platformlarda müzakere masalarının vazgeçilmez ve etkin bir aktörü hâline gelmiştir. Dolayısıyla ülkemizin her alanda hak ve menfaatlerini koruyabilmek, aynı zamanda uluslararası etkinliğini sürdürebilmek için en başta askerî açıdan güçlü olmak zorundayız. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihî dönemde ve 'Türkiye Yüzyılı' hedeflerimiz çerçevesinde, daha büyük daha güçlü bir Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri için azim ve kararlılıkla çalışırken en önemli dayanaklarımızdan biri olan Özel Kuvvetlerimiz de bu tarihî misyonun güzide bir parçasıdır. Ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahramanlar, bugün brövelerini takarak karşınızda birer Özel Kuvvetler personeli olmanın haklı gururuyla duruyorlar. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Başarılarında siz kıymetli ailelerimizin de değerli katkıları bizler için vazgeçilmezdir. Destekleriniz için sizlere teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; - Özel Kuvvetler İhtisas Kursu’nu başarıyla tamamlayan Bordo Berelilerimizi, - Ayrıca, dost ve kardeş ülke Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Libya’dan gelen ve buradan mezun olan Misafir Askerî Personeli şahsım ve Millî Savunma Bakanlığı adına bir kez daha tebrik ediyorum. Personelimizin yetişmesinde emeği geçen, başta Özel Kuvvetler Komutanımız olmak üzere Komutanlığımızın tüm seçkin eğiticilerine ve personeline canıgönülden teşekkür ediyorum. Sözlerime son verirken Almanya’da düzenlenen ve 19 ülkeden 36 timin katıldığı 8’inci Avrupa en iyi keskin nişancı timi yarışmasında, bizlere şampiyonluğu getiren Özel Kuvvetlerimizi ve Kara Kuvvetlerimizi kutluyorum. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadar ki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Yiğitler Ocağının Kahraman Mensupları, Sevgili Bordo Bereliler, yolunuz ve bahtınız açık, bileğiniz kuvvetli, kılıcınız daima keskin olsun." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

83,216 просмотров • 2 лет назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen Aksaz Tersanesi Komutanlığı Açılış ve Deniz Platformları Teslim Töreni’nde konuştu. Beraberindeki Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ı karşılayan Bakan Yaşar Güler, törendeki konuşmasında şunları söyledi: TÜRKİYE, KENDİ GEMİLERİNİ VE SİLAH SİSTEMLERİNİ TASARLAYIP ÜRETEBİLEN ÜLKE HÂLİNE GELDİ Sayın Cumhurbaşkanım; bugün, yerli ve millî savunma sanayimizin ulaştığı üstün seviyeyi ortaya koyan yeni tip denizaltımız ve akaryakıt gemilerimiz ile bu alandaki yüksek tesisleşme seviyemizin göstergesi Aksaz Tersanemizin ve denizaltı havuzumuzun hizmete girmesinin haklı gururunu yaşıyoruz. Bu anlamlı töreni teşriflerinizle bizleri onurlandırdığınız için Zatıdevletlerine şükranlarımı arz ediyor; bu güzide sistem ve tesislerin; ülkemize, asil milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanım; önceden, savunma sanayisi ne yazık ki dışa bağımlı olan, kısıtlı imkânlarla varlık yokluk mücadelesi veren bir ülkeydik. Parasını ödediğimiz hâlde ürünlerimizi teslim alamadığımız günleri, türlü engellemelere ve zorluklara maruz kaldığımız zamanları, bir an olsun unutmadık. Nice badirelerle karşılaşsak da tarihte olduğu gibi, yılmadan yorulmadan çalışmaya devam ettik. Özellikle son 20 yılda, Zatıalilerinin stratejik vizyonu, liderliği ve kararlı duruşları sayesinde Türkiye; - Kendi gemilerini ve silah sistemlerini tasarlayıp üretebilen, - Ve bu ürünleri ihraç ederek uluslararası pazarda adından övgüyle söz ettiren bir ülke hâline geldi. Bir asır önce, ithal edeceğimiz iki gemiye ihtiyaç duyuyorken; bugün, aynı anda birçok silah sistemini yerli ve millî imkânlarıyla üreten ve ihraç eden bir ülke konumundayız. DENİZ SAVUNMA SANAYİSİNDE DE BÜYÜK AŞAMALAR KATETTİK İbn-i Haldun’un dediği gibi “Coğrafya kaderdir.” Denizlerimiz de bu kaderin, ayrılmaz bir parçası ve kuvvet çarpanıdır. Dolayısıyla üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin, hakkını ve hukukunu korumak için güçlü bir Deniz Kuvvetine sahip olmamız bir tercih değil, zorunluluktur. Bu bilinçle, şanlı Türk donanmasını daha modern, daha etkin ve daha güçlü kılmak için, deniz savunma sanayisinde de büyük aşamalar katettik, ediyoruz. Yerli, millî ve modern savunma sanayimizin yeni göz bebeği olan ve bugün hayata geçirilmesine şahitlik ettiğimiz sistem ve tesisler de bu gayretlerimizin somut birer neticesidir. Yeni tip denizaltımız, gemilerimiz ve tesislerimiz sayesinde; - Deniz Kuvvetlerimizin harekât kabiliyeti ve etkinliği daha da artacak, - Deniz sistemlerimizin inşa, bakım ve onarım faaliyetleri daha yüksek kapasitede ve daha hızlı bir şekilde icra edilecektir. Özellikle stratejik önemdeki Marmaris/Aksaz’da teşkil ettiğimiz tersanemiz ile; bölgede konuşlu veya Akdeniz ve Ege’de faaliyet gösteren donanmamızın; ihtiyaçlarının en hızlı şekilde karşılanması, teknik destek temini ve idamesi gerçekleştirilecektir. Bu sayede Deniz Kuvvetlerimiz; faaliyetlerini daha etkin ve güvenli bir şekilde yerine getirecek; dünyanın önde gelen deniz kuvvetleri arasındaki seçkin yerini pekiştirecektir. GÜÇLÜ VE BAĞIMSIZ BİR SAVUNMA SANAYİSİ, BEKAMIZIN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR Savunma sanayisinde hayata geçirdiğimiz bu projelerin, ne kadar ehemmiyetli olduğu, bölgemizde ve dünyada yaşanan hassas gelişmelerin ortaya çıkardığı tehdit ve tehlikeler karşısında keza Akdeniz’in giderek artan önemi dikkate alındığında, daha da iyi anlaşılmaktadır. Nitekim; - Terörle mücadeleden hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasına, - Mavi ve Gök vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından ülkemizin uluslararası arenadaki etkinliğinin sürdürülmesine kadar tüm faaliyetlerimizde yerli ve millî savunma sanayimiz, belirleyici bir rol oynamaktadır. Dolayısıyla güçlü ve bağımsız bir savunma sanayisi, bekamızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu anlayışla Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her alanda imkân ve kabiliyetlerini, en yeni teknolojilerle geliştirmek için büyük şevk ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu kutlu dönemde, “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimiz doğrultusunda, yeni başarıları, tarihimizin altın sayfalarına yazmak ve yazdırmak en büyük hedefimizdir. Bu vesileyle; - Hizmete alınan yeni tip denizaltımız Piri Reis’in, - Akaryakıt Gemilerimiz ile hayata geçirilen deniz platformunun, - Açılışını gerçekleştirdiğimiz Aksaz Tersanemizin ve - Havuz donatım faaliyetlerine başlayan Murat Reis Denizaltımızın, bir kez daha ülkemize, asil milletimize ve Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Ayrıca hizmete giren denizaltı ve akaryakıt gemimizin flandrasını teslim alan gemi komutanlarımıza da görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Böylesine önemli ve büyük projelerin hayata geçirilmesindeki kararlı tutum ve direktifleriniz nedeniyle Zatıdevletlerine şükranlarımı sunuyorum. Bu sistemlerin üretilmesi ve tersanemizin hizmete alınmasında emeği geçen herkese yüksek müsaadeleriyle teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kahraman Bahriyelilerimize de diyorum ki; Denizleriniz sakin, pruvanız neta; yolunuz ve bahtınız açık olsun.” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

49,843 просмотров • 2 лет назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimiz ile iftar yaptı. Bakan Yaşar Güler’in beraberinde; Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Kuvvet Komutanları ve Bakan Yardımcıları da yer alırken, Bakan Yaşar Güler yaptığı konuşmada şunları söyledi: HER BİR ŞEHİDİMİZ, TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ YARINLARINI AYDINLATAN BİRER MEŞALEDİR Çok kıymetli Şehit ve Gazi Ailelerimiz, kahraman Gazilerimiz, değerli silah ve mesai arkadaşlarım; sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Bu güzel ve bereketli iftar sofrasında sizlerle birlikle olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Hoş geldiniz, şeref verdiniz. Her milletin kendine özgü hasletleri vardır. Binlerce yıllık köklü bir geçmişe sahip olan asil milletimizin en büyük özelliklerinden biri de vatanına, bayrağına ve bağımsızlığına olan bağlılığı ile şehitlik ve gaziliği şeref payesi görmesidir. Bu değerler uğrunda canlarını ortaya koyup şehit ve gazilik payesine ulaşan kahramanlarımız; birlik ve beraberliğimizin, istiklal ve istikbalimizin en büyük teminatıdırlar. Vatanımız uğrunda hayatlarını feda eden her bir şehidimiz, Türkiye’nin güçlü yarınlarını aydınlatan birer meşaledir. Onların mücadelesi, cesareti ve fedakârlığı sayesinde bugün bağımsız, onurlu ve güçlü bir devlet olarak varlığımızı sürdürüyoruz. İstiklal Marşı’mızda da ifade edildiği gibi, bu vatanın her karış toprağı, aziz şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış, kahraman gazilerimizin mücadelesiyle korunmuştur. Binlerce yıldır bağımsızlığımızı koruyan, bu topraklara sarsılmaz bir vatan sevgisiyle sahip çıkan kahramanlarımız, asil milletimizin gönlünde en müstesna yere sahip olup büyük bir gurur kaynağıdırlar. SİZLER TÜRK MİLLETİNİN YİĞİTLİĞİNİN EN GÜÇLÜ TİMSALİ OLDUNUZ Cesaret timsali fedakâr Şehitlerimiz ve kahraman Gazilerimiz; sizler, “Ölürsek şehit, kalırsak gazi!” anlayışıyla canınızı ortaya koyan, milletimizin cesaret ve dirayetini en somut şekilde temsil eden kahramanlarsınız. Tarih boyunca nice destanlar yazan ecdadımızın mirasını şerefle taşıyan sizler, Türk milletinin sarsılmaz imanının, tevekkülünün ve yiğitliğinin en güçlü timsali oldunuz. Bugün 86 milyon, vatanımızda özgürce yaşıyorsak, bayrağımız göklerde dalgalanıyorsa, bunu aziz şehitlerimiz ile siz kahraman gazilerimize borçluyuz. Sizlerle ne kadar gurur duysak azdır. Dolayısıyla şehitlerimizin ve sizlerin yazdığı kahramanlık destanları, bugün olduğu gibi tarih boyunca da milletimizin hafızasında yaşamaya devam edecektir. Sizler, bizim için sadece birer kahraman değil, aynı zamanda vatan sevgisinin yaşayan abidelerisiniz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da daima sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. DEVLETİMİZ VE YÜCE TÜRK MİLLETİ SİZLERE MİNNETTARDIR Çok kıymetli Şehit ve Gazi ailelerimiz, kahraman Gazilerimiz; sizler, bu vatan için kelimelerle tarif edilemez büyük fedakârlıklar gösterdiniz. Yaşadığınız acılar karşısında metanetinizi asla kaybetmediniz, vakur duruşunuzdan asla ödün vermediniz ve milletimizin ferasetini dosta düşmana bir kez daha gösterdiniz. Sizler, Türk milletinin baş tacı, Türkiye Cumhuriyeti’nin manevi mimarlarının biricik emanetisiniz. Devletimiz ve yüce Türk milleti, sizlere minnettardır. Devletimizin tüm kurumları, büyük bir koordinasyon içerisinde sizlerin yaşamını kolaylaştırmak, ihtiyaçlarınıza çözüm üretmek, hak ettiğiniz desteği sizlere sunmak için büyük bir gayret içerisindedir. Şunu çok iyi biliyoruz ki acınızı paylaşmak, gözyaşlarınızı dindirmek, sizleri hiçbir zaman yalnız bırakmamak, bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Aynı şekilde şehit ve gazilerimizin uğruna mücadele ettiği değerleri koruyarak bu mirasa sahip çıkmak hepimizin en önemli vazifesidir. HİÇBİR ZAMAN ONURLU VE ŞANLI MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEDİK Bildiğiniz üzere uzun yıllar gündemimizin ilk sırasında hep terörle mücadele olmuştur. Bu süreçte nice evladımızı şehit verdik, nice evladımız da gazi oldu. Ancak hiçbir zaman vatan uğruna sergilediğimiz onurlu ve şanlı mücadelemizden vazgeçmedik. Şehit ve gazilerimizden aldığımız cesaret ve kararlılıkla vatanımıza canımız pahasına sahip çıktık. Onların kahramanlık ve fedakârlıkları, gazi ve muzaffer ordumuzun en büyük ilham kaynağı oldu. Hem milletimizin sarsılmaz iradesi, hem de kahramanlarımızın mücadele azmi sayesinde hain planları her zaman boşa çıkardık, terör örgütlerine ve tüm şer odaklarına karşı büyük bir başarı elde ettik. Tüm bu başarılarda en büyük pay elbette aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize aittir. Tarih boyunca üstlendiği tüm vazifelerde olduğu gibi terörle mücadele de kahraman Mehmetçik her türlü gayreti göstererek kanının son damlasına kadar üzerine düşeni yapmıştır, yapmaya da devam etmektedir. TERÖR ÖRGÜTÜ DERHÂL VE KOŞULSUZ OLARAK SİLAHLARINI TESLİM ETMELİDİR Geldiğimiz süreçte yeni bir dönemin eşiğindeyiz. Silah bırakma talimatı alan terör örgütünün, bir an önce gereğini yapması, artık kaçınılmaz bir gerçeklik olarak ortadadır. Terör örgütü PKK ve farklı coğrafyalarda veya isimlerle faaliyet gösteren tüm uzantıları nerede olduklarından bağımsız olarak bir an önce fesih kararını almalı, derhâl ve koşulsuz olarak silahlarını teslim etmelidir. Aksi yöndeki hiçbir açıklama ve eylemin bir karşılığı yoktur. Süreci ihtiyatlı ve temkinli bir şekilde takip etmekle birlikte şu hususu özellikle vurgulamak isterim: PKK ve uzantılarının mevcut gelişmelerden faydalanarak yeniden yapılanmasına, büyük kayıplarını telafi etmesine ve bu olumlu süreci bozmasına ve sabote etmesine izin vermeyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde terörsüz bir Türkiye hedefimizi gerçekleştirmek için üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğiz. Kahramanlarımızın ortaya koyduğu gayretlere sıkı sıkıya sahip çıkacak, verdikleri emeğin bir zerresinin dahi yok olmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Aynı şekilde ödediğimiz bedellerin esas yükünü taşıyan şehit ve gazilerimiz ile onların siz saygıdeğer ailelerinin de her zaman yanlarında olacağız. TÜRKİYE, DÜNYADA YÜKSELEN GÜÇ HÂLİNE GELDİ Türkiye; köklü tarihi, stratejik konumu, etkin ve caydırıcı ordusu, gelişmiş yerli ve millî savunma sanayisi ile dünyada yükselen bir güç hâline gelmiştir. Özellikle savunma sanayimiz gıpta ile takip edilen bir seviyeye ulaşmıştır. Kendi imkânlarımızla ve kendi mühendislerimizle ürettiğimiz İHA, SİHA ve TİHA’larımız, uçak ve helikopterlerimiz, gemilerimiz, denizaltılarımız ile daha nice silah ve sistemlerimiz güvenlik mimarimizin geldiği mümtaz noktayı ortaya koymaktadır. Bugün, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımız dışında da barış ve istikrara katkı sağlayan bir ülke konumundayız. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin de büyük katkısıyla Türkiye, pek çok kriz ve anlaşmazlığın çözümünde kilit bir rol üstlenerek, uluslararası güvenlik ve diplomasinin vazgeçilmez bir aktörü haline gelmiştir. Bu kritik dönemde, ülkemizi daha büyük ve daha güçlü yapmak için Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde “Türkiye Yüzyılı” hedeflerimize emin ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. Bu vesileyle, tüm aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor; gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Yarın idrak edeceğimiz Mübarek Kadir Gecesi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor, Ramazan Bayramı’nızı da şimdiden tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

71,144 просмотров • 1 год назад

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Kilis/Çıldıroba’da video telekonferans toplantısı gerçekleştirdi. Suriye sınır bölgesindeki 6’ncı Kolordu ve Müşterek Özel Görev Komutanlığı Esas Komuta Yerinde inceleme ve denetlemelerde bulunan Bakan Yaşar Güler, yurt içindeki ve sınır ötesindeki birlik komutanlarının katılımıyla gerçekleşen video telekonferans toplantısında şunları söyledi: SAHADA IŞİD İLE GÖĞÜS GÖĞÜSE MÜCADELE EDEN TEK ORDU TÜRK ORDUSUDUR Suriye’de 2011 yılında başlayan kriz ve devamında ortaya çıkan istikrarsız ortam, PKK-YPG ve IŞİD terör örgütlerinin Suriye’de alan kazanmalarına fırsat vermiş ve sınır güvenliğimizi tehdit eder duruma gelmiştir. Tekrar hatırlatmak gerekirse, Suriye’deki operasyonlarımız öncesinde PKK/PYD ile IŞİD terör örgütünün yurt içinde saldırıları ve eylemleri olmuştu. Bu saldırılar ve eylemler sonucunda; Reyhanlı’da 50, Suruç’ta 34, Ankara’da 109, İstanbul’da 45, Gaziantep’te 59, Kilis’te 22 olmak üzere 600’den fazla vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve 1.000’den fazla vatandaşımız yaralanmıştır. Ayrıca sınır ötesi harekâtlarımız öncesinde, Suriye topraklarından il ve ilçelerimiz ile yerleşim yerlerimize yönelik çok sayıda saldırı gerçekleştirilmiştir. - Fırat Kalkanı Harekâtı öncesinde Kilis’e toplam 95 adet; - Zeytin Dalı Harekâtı öncesinde Kilis’e 53, Hatay’a 109 adet; - Barış Pınarı Harekâtı öncesinde ise Mardin’e 407, Şanlıurfa’ya 632, Şırnak’a 241, Gaziantep’e de 9 olmak üzere toplamda 1.546 adet füze ve havan saldırısı yapılmıştır. Görüldüğü gibi Türkiye, Suriye’ye girmeden önce büyük bir bedel ödemiş, buna karşı terör örgütlerine bedel ödetmek, sınırlarımızın ve asil milletimizin güvenliğini sağlamak için Fırat Kalkanı Harekâtı ile başlayan sınır ötesi operasyonlarını icra etmiştir. Bu kapsamda IŞİD ile sahada göğüs göğüse mücadele eden tek ordu Türk Ordusudur. Fırat Kalkanı Harekâtında 67 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuştur. Ordumuz icra ettiği başarılı operasyonlarla oluşturulmak istenen terör koridorunu parçalamış, harekât alanlarında bulunan halkın hayatının normalleşmesi için de büyük çaba sarf etmiştir. SURİYE MİLLÎ ORDUSU’NUN, TOPRAKLARININ TAMAMINI KURTARACAĞINA İNANIYORUZ Malumunuz olduğu üzere Suriye’deki eli kanlı rejim devrilmiş ve artık yeni bir döneme girilmiştir. Suriye’de asıl söz sahibi artık Suriye halkıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da biz yine Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda; Suriye’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği, güvenlik ve istikrarının sağlanması için yeni yönetimle yakın iş birliği ve koordinasyon içerisinde olacağız. Suriye’de 27 Kasım’da başlayan süreç neticesinde 2 Aralık tarihinde Tel Rıfat, 9 Aralık tarihinde ise Menbic, Suriye Millî Ordusu tarafından, YPG / PKK’lı terörist unsurlardan temizlenmiştir. Suriye’deki yeni yönetim ve onun ordusunun önemli bir parçası olan Suriye Millî Ordusunun, Suriye halkı ile birlikte terör örgütleri tarafından işgal edilen toprakların tamamını kurtaracağına inanıyoruz. Biz de hudutlarımız ötesindeki terörist unsurların tamamı temizlenene kadar, aynı kararlıkla icap eden tüm tedbirleri alacağız. Şu hususa dikkat çekmek isterim ki; bugün Suriye’de yaşananlar, sadece “son bir ayın gelişmeleri” olarak görülmemelidir. Yıllarca kendi halkına zulmeden rejimin yaptıkları ve buna “artık dur” diyen Suriye’nin “gerçek sahiplerinin büyük çabaları”, güzel günleri getirmiştir. Aynı zamanda elde edilen başarı, vatanımızın hudut ötesinden itibaren korunması maksadıyla Ağustos 2016’da başlayan ve başta şehit ve gazilerimiz olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahramanca mücadelesi ile asil milletimizin milyonlarca sığınmacıya kucak açarak gösterdiği dayanışma ve fedakârlığının da bir sonucudur. TÜM AKTÖRLERİN TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ YAPMASI BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR Dolayısıyla, sahadaki tüm aktörler ülkemizin yaptığı fedakârlık ve üstlendiği inisiyatifleri atılacak adımlarda göz önünde bulundurmalı; adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm için, ülkemizin hassasiyetlerine saygı gösterilmelidir. Bugün yapılan her açıklama ve atılan her adım, yerel halkın beklentilerini ve bu uğurda ödenen bedellere de saygı göstermek zorundadır. Gelinen aşamada Türkiye; Suriye’de istikrarın tesisi ve sığınmacıların onurlu bir şekilde geri dönüşlerinin sağlanması için, üzerine düşenleri yapmaya devam edecektir. Esasen bölgede etkin olan tüm aktörler ve müttefiklerimiz de Türkiye’nin çözümün bir anahtarı olduğu gerçeğini artık kabul etmektedirler. Bu bağlamda; tüm aktörlerin kapsayıcı bir çözüm için, yeni yönetimi desteklemesi ve Türkiye ile iş birliği yapması büyük önem taşımaktadır. Yıllardır süren çatışmaların yarattığı insani dramlar sebebiyle acı çeken yerel halkın taleplerine kulak vermek, demografik yapıyı koruyacak adımlar atmak ve uzun vadeli bir barış inşa etmek için kapsamlı bir yaklaşım benimsemek elzemdir. Diğer yandan Suriye’nin kuzeydoğusunda terörist grupların varlığı devam etmektedir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki, Suriye’nin geleceğinde PKK/YPG, IŞİD gibi terör örgütlerinin yeri yoktur. PKK/YPG terör örgütü, kontrol ettiği bölgelerde terör ve baskı yoluyla demografik yapıyı değiştirmiştir. Ülkemizin ve Suriye’nin güvenliğine tehdit oluşturan bu grupların, sahada attığı her adım takip edilmekte, bunlara karşı önleyici tedbirler alınmaktadır. PKK/YPG TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TASFİYESİ ÖNCELİĞİMİZDİR Şu iyi bilinmelidir ki; terör örgütünün baskısı kalktığında ve yerinden edilen bölge halkı evlerine döndüğünde, Suriye’nin gerçek demografik yapısı da ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla demografik testten geçemeyen her girişim, başarısız olmaya mahkûmdur. Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bölgemizin güvenliğine yönelik büyük tehdit oluşturan PKK/YPG terör örgütünün sahadaki istikrarsızlıktan faydalanmasına asla izin vermeyeceğiz. Bölgede varlık gösteren terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuz, açık ve nettir. PKK/YPG terör örgütünün bir an önce tasfiye edilmesi ve Suriye’nin siyasi ve idari bütünlük temelinde geçiş sürecinin gerçekleştirilmesi önceliğimizdir. Bunu muhataplarımıza da ifade ettik, ediyoruz. Suriye’deki yeni yönetim de terör örgütünün tasfiyesi hususundaki tutumunu açıkça belirtmiştir. Asil milletimiz müsterih olsun ki aziz vatanımıza, vatandaşlarımızın güvenlik ve huzuruna tehdit oluşturan tüm şer odaklarını yerle bir edecek, teröristleri ait oldukları karanlık çukurlara gömmeye devam edeceğiz. İcra ettiğimiz sınır ötesi operasyonlarımız planlandığı şekilde ve artan bir baskıyla sürdürülecektir. Aynı şekilde, Irak’ın kuzeyinde de teröristlere göz açtırmıyoruz, açtırmayacağız. Nitekim Pençe-Kilit Operasyonu ile Zap’ta kilit kapatılmış Irak sınırımızın tamamının emniyeti ileriden sağlanmıştır. Irak’ın kuzeyinde hareket alanı kalmayarak mağaralara sıkışan teröristleri etkisiz hâle getirmeye; onları bulundukları sığınaklarda yok etmeye devam edeceğiz. Artık, teröristler için yüce Türk adaletine teslim olmak tek çıkış yoludur. Aksi halde onları bekleyen yegâne son, yok olmaktır. Teröristlerin bulunduğu her yer, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin meşru hedefidir. ÜLKEMİZ DÜNYA SİYASETİNDE KİLİT BİR AKTÖR KONUMUNDADIR Tarih boyunca önemli güç mücadelelerinin yaşandığı bir coğrafyanın tam merkezinde yer alan ülkemiz; jeopolitik konumu, stratejik önemi ve kurduğu çok boyutlu ilişkilerle dünya siyasetinde kilit bir aktör konumundadır. Savunma ve güvenlik alanında hızla değişen dinamikler karşısında köklü devlet geleneğimizden aldığımız mirasla ürettiğimiz politikalar ülkemizi, müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesi haline getirmiştir. Öte yandan her geçen gün daha da karmaşıklaşan dünya politiği dost ve müttefik ülkelerle yakın temas ve iş birliği halinde olunmasını ve savunma sanayii başta olmak üzere çeşitli alanlarda birlikte çalışmayı gerekli kılmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya konulan çok boyutlu diplomasi sayesinde dost ve müttefiklerimizle iş birliği derinleşmiş ülkemizin uluslararası camiadaki aktif rolü daha da artmıştır. Bu durum, dünya basınında sıklıkla yer bulmakta ve çeşitli liderler tarafından da ifade edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, dünyanın birçok bölgesinde barış ve istikrarın tesisine yönelik üstlendiği inisiyatifler; ülkemizin gücüne güç katmakta, dost ve müttefik ülkelere güven telkin etmekte, mazlum coğrafyalarda denge unsuru olmaktadır. Bu başarı hikâyesinde, siz kahraman ve fedakâr silah arkadaşlarım da çok mühim roller üstlenmektesiniz. Gayretlerinizle şu ana kadar her alanda elde ettiğimiz başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması temel önceliğimizdir. Şanlı ordumuzun siz değerli mensuplarının, dün olduğu gibi bugün de yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinci ile üzerine düşen görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getireceğine olan inancım tamdır. 2025 yılına yeni umutlar ve güçlü hedeflerle girerken faaliyetlerimizi en iyi şekilde yerine getirme azim ve kararlılığında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu vesileyle, tüm silah ve mesai arkadaşlarım ile değerli ailelerinin yeni yılını kutluyor, kahraman arkadaşlarıma görevlerinde üstün başarılar diliyorum. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

155,511 просмотров • 1 год назад