正在加载视频...

视频加载失败

İsrail'deki Ben Gurion Havalimanı'ndan bu videoya bakın. Havalimanı'ndaki Amerikan askeri yığınağı büyük seviyelere ulaştı ve savaşın geri dönüşünün yaklaştığına işaret ediyor. Hiçbir ordu, bir düşmana karşı bu şekilde yığınak yapmaz; bu, bir askeri operasyonun ön hazırlığıdır. Amerikalılar savaşı yeniden başlatmakta tereddütlüler, çünkü bunun bölgedeki enerji tesislerinin yok olmasına yol...

31,641 次观看 • 5 个月前 •via X (Twitter)

14 条评论

Zoro 的头像
Zoro5 个月前

Onlar yığınak yaparken İran'da eli boş beklemedi onalrda önlemini almıştır mutlaka. Amerika tekrar saldırırsa artık Hürmüzün suyunu bile göremez.

Kamiloglu 的头像
Kamiloglu5 个月前

@figul Bazen yeniden başlamak için bir yokoluş süreci yaşanabilir. Dünyayı yeniden dizayn etmeyi düşünenler böyle bir süreci başlatmakta bir beis görmeyebilirler, çünkü onların kaybedeceği çok fazla bir şey yok ve büyük bir bedel ödemeyi göz önüne almış ta olabilerler:((!? 🤔

alidayi 的头像
alidayi5 个月前

Hiç bir akıllı, tüm yumurtalarını aynı sepete koymaz. Kavgaya girisecekse. Bir havalimaninda bu kadar yiginak makul ve mantıklı değil, supersonik füzeleri olan İran a karşı.

Ya Ali haydari 的头像
Ya Ali haydari5 个月前

@ssukrangurel Onlar yok olmak için oraya getirilmiştir

dsurnel 的头像
dsurnel5 个月前

İlk saldırdığında da büyük yığınak vardı tüm üsleri faaldi radarları çalışıyordu hiç bir şey yapamadı. Şimdi üsleri cort radarları yok 50bin 100bin asker ile kara savaşı yapamaz hava savunma sistemi zaten başarısız dolayısıyla ABD için askeri bir seçenek yok zorlarsa kaybeder.

Sessizgemi9878 的头像
Sessizgemi98785 个月前

İran'ın yerinde olsam şimdi bombalaedim.baslamadan biterdi

Olcay 🌀 的头像
Olcay 🌀5 个月前

Orta doğudaki enerji tesisleri çökünce küresel ekonomi çöker mi küresel ekonomi dediğin şeyin içinde kaç milyar insan var 3-5 tane enerji merkezine ve İsrail'in keyfine mi bağlı bu kıçınızla düşünmeyin şu işleri

ŞANLI_TÜRK 的头像
ŞANLI_TÜRK5 个月前

İran yüzlerce Füze fırlattı bazıları hedeflerini de vurdu neden bu Havalimanı vurulmadı

Öner 的头像
Öner5 个月前

Tamda 3-4 çok parçalı hürremşehr füzesine göre bir dizilim... Kalkmadan orada yakalasa bunların hiç biri bir daha kalkamaz.

Mad Eagle 的头像
Mad Eagle5 个月前

Abd kesinlikle kara harekatına hazırlanıyor. Başarılı olamazsa nükleeri devreye alabilirmi?

Yakup KARATAŞ 🇹🇷🇵🇸🇾🇪🇵🇰🇪🇸 的头像
Yakup KARATAŞ 🇹🇷🇵🇸🇾🇪🇵🇰🇪🇸5 个月前

Armageddon

Kemal Gürel 的头像
Kemal Gürel5 个月前

Allah fırsat vermesin

Ceyhan 的头像
Ceyhan5 个月前

Katliam icin hazir katiller..

İRHAB 的头像
İRHAB5 个月前

Onlar saldırmadan İran hemen saldırmalı uçakları hava alanında vurmalı

相关视频

İsrail, bu gece Suriye'ye saldıracağını söyledi: Dört cephede savaş başladı İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in dört farklı cephede birden savaşmaya başladığını açıkladı. Judea ve Samaria (Batı Şeria), Gazze, Lübnan ve bu geceden itibaren Suriye’deki askeri operasyonlar, İsrail’in bölgedeki güvenlik stratejisinde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Genelkurmay Başkanı, yaptığı açıklamada, "Bir an içinde sizin olacak" diyerek, bölgedeki gerginliğin hızla tırmanabileceğini belirtti. Hermon Dağı’nın Kontrolü Ele Geçirildi İsrailli gazeteci Ariel Oseran’ın aktardığına göre, İsrail güçleri, Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki stratejik Hermon Dağı'nın tamamının kontrolünü ele geçirdi. 51 yıl sonra, bu bölge ilk kez tam anlamıyla İsrail'in denetimine geçmiş oldu. İsrail birlikleri, Hermon Dağı’nın zirvesine yerleşerek, Suriye topraklarının 14 kilometre içine kadar ilerlediler. Bu, Gazze ve Lübnan’daki 14 aylık çatışmalarda ulaşılan en ileri noktadan çok daha fazla bir mesafe. Hermon Dağı, bölgedeki askeri operasyonlar için büyük bir stratejik öneme sahip, çünkü yüksekliği ve konumu sayesinde bölgenin savunulmasında kritik bir avantaj sağlıyor. İsrail’in Dört Cephedeki Askeri Faaliyetleri İsrail'in Batı Şeria'daki faaliyetleri, Gazze'deki soykırımı ve Lübnan sınırındaki saldırıları, ülkenin güvenlik güçlerinin bölgedeki gerilimi fazlasıyla tırmandırdığı uluslararası tepkilere de neden olmuştu. Herzi Halevi, Suriye'yi de bu gece itibariyle çatışma alanına dahil ettiklerini ve bölgedeki askeri faaliyetlerin hızla genişlediğini açıkladı. Suriye’ye Yönelik Askeri Tehdit ve Bölgesel Yansımalar İsrail'in Suriye’ye yönelik savaş başlatması, sadece Golan Tepeleri’nde değil, tüm Suriye sınırında askeri bir genişleme anlamına geliyor. Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinin ardından doğan boşluktan yararlanarak saldırıya geçecek olan İsrail, bölgedeki hakimiyetini pekiştirmek istediğini açıkça belirtti. Suriye’nin kuzeyine doğru ilerlemesi, bölgedeki askeri denklemi ciddi şekilde değiştireceği gibi gerilimi de tırmandıracak. İsrail'in bu askeri adımı, Ortadoğu'nun diğer güçleri için de büyük bir tehdit oluşturuyor. Bölgesel Güvenlik ve Uluslararası Tepkiler İsrail'in çok cepheli bir savaş stratejisi izlemesi, hem bölgesel güvenlik dinamiklerini hem de uluslararası ilişkileri etkileyebilir. Suriye'ye doğru yapılan bu askeri ilerleme, bölgedeki diğer ülkelerin yanı sıra ABD ve Rusya gibi küresel aktörlerin de dikkatini çekecek. İsrail’in Suriye topraklarında daha fazla ilerlemesi, bölgedeki istikrarsızlığı daha da derinleştirebilir ve yeni bir uluslararası diplomatik kriz doğurabilir.

Ambargo TV

191,562 次观看 • 1 年前

Profesör Jeffrey Sachs: ➖NATO mu? NATO'dan ümidimi kestim. ➖Bakın, eğer bir Amerikan askeri üssüne sahipseniz, egemen bir ülke değilsinizdir. ➖Bu temel bir önermedir. Bunlar işgal edilmiş ülkelerdir. ➖Fransa ya da Fransa'dan bile daha özel bir durum olan Almanya, neden İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden 80 yıl sonra hala Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapsın? ➖80 yıl! Japonya neden İkinci Dünya Savaşı'nın bitiminden 80 yıl sonra Amerikan askeri üslerine ev sahipliği yapsın? ➖Ve bu durum tüm NATO ülkeleri için geçerli. ➖ABD bu ülkeleri kontrol ediyor. Bunlar bağımsız ülkeler değil. ➖Maalesef düzgün bir cümle bile kuramıyorlar. ➖BM'de tek söyledikleri İran'a saldırmak. ➖İran'ın saldırıya uğradığını bile söylemiyorlar. ➖BM Güvenlik Konseyi oturumunda skoru takip etmek çok öngörülebilir. ➖Eğer ülke bir Amerikan askeri üssüne ev sahipliği yapıyorsa, İran'ın saldırgan olduğunu söyler. ➖Bu dünyayı tersine çevirmek gibi bir şey, çünkü işgalci ülke hakkında gerçeği kesinlikle söyleyemiyorlar. ➖Bu yüzden Hindistan'a başından beri söylüyorum: Tanrı aşkına, Quad'a katılmayın! ➖Şaka mı yapıyorsunuz? Hindistan sömürge yönetiminden bıktı artık. ➖Amerika'nın imparatorluğunun bir parçası olmayın. Bu büyük bir hata olur. ➖Ancak bu ülkeler son 80 yıldır Amerika'nın imparatorluğunun bir parçası oldukları için doğru düzgün düşünemiyorlar bile. ➖Bağımsız düşünmenin ne demek olduğunu bilmiyorlar. ➖Şu ana kadar mantıklı konuşan tek kişi İspanya Başbakanı Pedro Sanchez oldu; "Bu savaşa dahil olmayacağım" dedi. ➖Sonra Trump, "İspanya'yı haritadan sileriz" dedi; tam olarak nasıl ifade etti hatırlamıyorum ama görüyorsunuz... ➖Washington'daki genel Amerikan zihniyeti "her şeyi biz kontrol ederiz" şeklindedir. ➖Trump zihniyeti ise bunu hayali bir düzeye taşıyor: "Her şeyi ben kontrol ederim, kimse bana cevap veremez ve istediğimi cezalandırırım." ➖İşte karşı karşıya olduğunuz durum bu. ➖Bu yüzden bütün bu ülkeler tek kelime etmekten korkuyorlar. Sadece korkuyorlar. ➖Ne kadar korktukları beni hayrete düşürüyor, ama durum bu. ➖Geçen sonbaharda Körfez ülkelerinin liderleriyle konuştuğumda onlara dedim ki; "Büyük bir risk altındasınız, neden İsrail ile anlaşıyorsunuz?" ➖İçlerinden biri bana "Ama Bay Sachs, bize Nvidia çipleri sözü verildi, veri merkezleri sözü verildi" dedi. ➖Gerçekten sistem böyle işliyor. İnanılır gibi değil. ➖Ve şimdi veri merkezlerindeki Nvidia çipleri için feci şekilde bombalanıyorlar. ➖İnsanların artık büyümesi ve bu şekilde davranmaya devam edersek dünyayı elimizde tutamayacağımızı anlaması gerekiyor.

Kuşçu

34,618 次观看 • 5 个月前

💥🇨🇳Çinli Prof. Zhang Weiwei İran savaşına dair: "Bu savaş Amerikan imparatorluğunun çöküşünü hızlandıracak" "Çin ve İran askeri işbirliği var, Çin büyük bir güçtür" "Bir anlaşmaya vardığımızda her maddesini uygularız" "Trump nasıl olur da kavga çıkarmaya cüret eder?" "Ticaret savaşı, Gümrük vergisi savaşı ve Teknoloji savaşı başarısız oldu. Bu savaş da başarısız olacak." Tam metin ➖ Bu yılın 28 Şubat'ında Amerika ve İsrail, İran'a askeri saldırı başlattı. ➖ Bu açık bir saldırganlık eylemiydi. ➖ Birkaç gün içinde giderek daha fazla insan aynı kanıya vardı: ➖ Trump yine büyük bir stratejik hata yaptı. ➖ Trump ve hükümeti başlangıçta Hamaney'i ortadan kaldırmanın yeterli olacağını düşündü. ➖ Bunu ilk günkü bombardımanda başardılar. ➖ İran'ın askeri komuta sisteminin çökeceğini sandılar. ➖ Halkın ayaklanacağını ve İran'ın teslim olacağını düşündüler. ➖ Ancak beklenmedik şekilde İran'ın karşı saldırısı çok güçlü ve hızlı oldu. ➖ Güvenilir raporlar mevcuttur; bazı bilgilerin doğrulanması zor olsa da. ➖ Örneğin, Körfez ülkelerindeki neredeyse tüm ABD askeri üsleri saldırıya uğradı. ➖ İran'ın füze ve insansız hava araçları bu üsleri hedef aldı. ➖ Bu kez saldırıların isabeti çok daha yüksekti. ➖ Altı ay önceki on iki günlük savaşa kıyasla ciddi bir gelişme sağlanmış. ➖ Teknoloji ve diğer alanlarda açık bir ilerleme görülüyor. ➖ Dün biri bana soru sordu: ➖ "Çin, İran'a gemisavar füzeler ve hipersonik silahlar mı sağladı?" ➖ Çin ve İran 25 yıllık kapsamlı bir işbirliği anlaşması imzaladı. ➖ Bu anlaşma askeri işbirliği içeriyor. ➖ Hepsi kamuya açık, inceleyebilirsiniz. ➖ Çin büyük bir güçtür. ➖ Bir anlaşmaya vardığımızda her maddesini uygularız. ➖ Bu saldırıda neredeyse İsrail'in tüm şehirleri hedef alındı. ➖ İsrail'in stratejik derinliği yok. ➖ Bu büyük bir dezavantaj. ➖ Küçük kasabalar ve hassas bölgeler de yoğun füze saldırılarına maruz kaldı. ➖ Tel Aviv en ağır etkilenen bölge oldu. ➖ Ulusal Güvenlik Ofisi ve Genelkurmay Başkanlığı saldırıya uğradı. ➖ Hava Kuvvetleri Komutanlığı, ticari bölgeler ve kimyasal tesisler de hedef alındı. ➖ İran bu karşı saldırıyı çok önceden planlamış görünüyor. ➖ Dini lider, savunma bakanı ve başkomutan ilk saatlerde hayatını kaybetti. ➖ Ama önceden hazırlanan planlar yine de aynı anda devreye girdi. ➖ Dikkat çekici nokta şuydu: İsrail'in ve ABD'nin lojistik hatları hedef alındı. ➖ Bu, çok önceden yapılmış stratejik bir planlamanın ürünüydü. ➖ İsrail ve ABD, Hamaney'i suikastla ortadan kaldırmayı planlamıştı. ➖ Küçük bir bedelle büyük stratejik başarı elde etmeyi ve İran'ı çökertmeyi umuyorlardı. ➖ Ancak sonuç tam tersi oldu. ➖ İran'ın ekonomisi zaten çok kötüydü. ➖ Renkli devrim neredeyse başarıya ulaşmak üzereydi. ➖ Ekonomik sıkıntılar toplumsal hoşnutsuzluğu körüklüyordu. ➖ Çeşitli muhalif sesler yükseliyordu. ➖ ABD renkli devrime umut bağlamıştı. ➖ Hükümeti destekleyen güçler de küçümsenmeyecek büyüklükteydi. ➖ Bu nedenle uzun süredir bir çekişme süreci yaşanıyordu. ➖ Oysa Hamaney'in öldürülmesi onun için bir şehadet anlamına geldi. ➖ Artık aziz olarak görülüyor. ➖ İran en azından şu an için daha da kenetlendi. ➖ ABD ve İsrail'in saldırganlığına karşı birlikte direniyor. ➖ Hamaney bir sembol, bir simge, hatta bir bayrak haline geldi. ➖ Bence ABD ve İsrail bunu hiç öngörememişti. ➖ Trump'ın kararları hep aceleci. ➖ Hiçbir ciddi araştırma yapılmıyor. ➖ İran toplumunda zaten gelir eşitsizliği ve toplumsal hoşnutsuzluk mevcuttu. ➖ Reformcularla muhafazakârlar, dindarlarla laik kesim arasında gerilim vardı. ➖ Ama yoğun bombardıman iç sorunların bir kenara bırakılmasına yol açtı. ➖ Bu sorunlar ileride yeniden su yüzüne çıkacak. ➖ Yabancı saldırılar çoğunlukla bu tür bir birlik etkisi yaratır. ➖ Sonuç olarak ABD ve İsrail karşıtı öfke ve intikam duygusu güçlendi. ➖ İran'ın Libya ya da Suriye olmadığını unutmamak gerek. ➖ İran'ın kendine özgü kadim bir medeniyeti var: Pers medeniyeti. ➖ İranlılar "Medeniyetimiz 6.000 yıldır devam ediyor" diyor. ➖ Kadim ve bağımsız bir medeniyet mirası taşıyor. ➖ İran önemli bir imalat kapasitesine sahip, özellikle savunma sanayiinde. ➖ Bir anlamda orta ölçekli bir güç; gelişmekte olan ülkeler arasında önemli bir konumda. ➖ Ama asıl mesele şu: Trump'ın karar alma kalitesi son derece düşük. ➖ Bu da ABD'yi köşeye sıkışmış bir hale getirdi. ➖ Bu savaş Amerika'yı yeniden büyük yapmayacak. ➖ Aksine Amerikan İmparatorluğu'nun çöküşünü hızlandıracak. ➖ 2018'den bu yana kamuoyu önünde açıkça söyledik: ➖ Bu karar alma kalitesiyle savaşa girmeye kalkışmamalı. ➖ "Bu Çin" programında bunu defalarca vurguladık. ➖ Ama görünüşe göre o bu programı izlemedi ya da dersleri özümseyemedi. ➖ Her karar aynı şekilde alındı. ➖ Çevresindekiler de karşı çıkmaya cesaret edemedi. ➖ Bunun sonucunda birbiri ardına hatalı kararlar çıktı. ➖ Ticaret savaşı da başarısız oldu, tarife savaşı da, teknoloji savaşı da. ➖ Şimdi bu İran'a yönelik saldırganlık da aynı akıbete uğrayacak. ➖ Amerika'yı yeniden büyük yapmayacak. ➖ Yalnızca Amerikan İmparatorluğu'nun çöküşünü daha da hızlandıracak. ➖ Teşekkürler.

Kuşçu

89,435 次观看 • 7 个月前

YENİ — Pentagon’da Tümgeneral’e iki soru sordum 1- Savunma Bakanı Güler 3 komando tugayı ile DAEŞ’le mücadele edilebileceğini ve DAEŞ hapishanelerinin kontrol edilebileceğini söylüyor. Bunlar sizin endişelerinizi çözer. Neden kabul etmiyorsunuz? Güvenmiyor musunuz, inanmıyor musunuz yoksa SDG ile özellikle çalışmak mı istiyorsunuz? 2- Dışişleri Bakanı Fidan YPG için “ya feshedilirler ya da yok edilirler” diyor. ABD askeri olarak müdahale edecek mi? Türkiye bunu çok net bir şekilde vurguluyor, “yok edilecekler.” Ya da bizimle çalışabilirsiniz ve Suriye’deki DEAŞ sorununu çözebiliriz Tam cevaplar: +Türk Savunma Bakanı, Ankara’nın Washington’a, DEAŞ’la mücadeleye yardımcı olmak ve aynı zamanda IŞİD militanlarının ve ailelerinin tutulduğu hapishanelerin kontrolünü sağlamak için üç komando tugayı tahsis edebileceklerini önerdiğini söyledi. Bunlar şu anda sizin en büyük endişeleriniz, özellikle Esad rejiminin düşüşünden sonra. Bu sizin NATO müttefikiniz. ABD ile Türkiye arasında böyle bir ortaklık olsa, NATO’daki en büyük iki ordu bunlar, neden birlikte hareket etmiyorsunuz? Bu sadece bir güven eksikliği mi? Onlara inanmıyor musunuz, yoksa özel olarak SDG ile çalışmayı mı tercih ediyorsunuz? -Türkiye çok değerli bir NATO müttefikidir ve Suriye’deki duruma ve IŞİD gibi bölgesel güvenlik çıkarlarına ilişkin olarak iletişim kanallarını açık tutmaya devam ediyoruz. ABD’nin kuvvet konuşlanması veya IŞİD’i yenilgiye uğratma misyonuna yönelik yaklaşımımızda herhangi bir değişiklik açıklayacak durumda değilim, ancak Türkiye ve bölgedeki diğer ortaklarımızla bu konuda konuşmaya devam edeceğimizden eminim. +Türk Dışişleri Bakanı, YPG’nin, ya da sizin SDG olarak adlandırdığınız yapının ya kendini feshedeceğini ya da Suriye’de yok edileceğini söyledi. ABD bu noktada askeri olarak devreye girecek mi? Bu soruyu daha önce de sormuştum, çünkü Türkiye bunu çok net bir şekilde vurguluyor, “yok edilecekler.” Ya da bizimle çalışabilirsiniz ve Suriye’deki DEAŞ sorununu çözebiliriz. Bu açıklamaya, bu tavra nasıl yaklaşıyorsunuz? -Dışişleri Bakanı’nın açıklaması hakkında yorumum yok. Söyleyebileceğim daha önce aktardığım şeydir, yani SDG önemli bir ortak olmaya devam etmektedir. Geçmişte gördüğümüz üzere DEAŞ veya IŞİD’in neler yapabileceğini hatırlamak önemlidir ve onların yeniden güçlenmesini engellemenin hepimizin çıkarına olduğu açıktır. Türkiye’deki muhataplarımız ve bölgedeki diğer aktörlerle, IŞİD ile ilgili zorluklar, SDF ve onların IŞİD’in yeniden dirilmesini önlemedeki devam eden önemli rolü hakkında görüşmeler gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Bu görüşmeleri sürdüreceğiz.

Yunus Paksoy

672,615 次观看 • 1 年前

Perde Arası Bitti: Uzun süredir beklenen Orta Doğu'daki büyük savaş nihayet başladı. Bu savaşı isteyen tek taraf İsrail'di ve başlatmayı başardı. Şu anda Trump, savaşın başlamasındaki inisiyatifi kendine mal etmeye çalışıyor ve her şeyin iki hafta içinde planlandığını söylüyor. Bu doğru değil, tamamen yalan. Önceki operasyonun koordineli ve planlı başlangıcıyla, bu kez yaşanan kaotik başlangıcı karşılaştırmak yeterli. Ciddi bir savaş böyle başlatılmaz. Savaşı ABD değil, İsrail başlattı ve bunu ABD'den izinsiz yaptı. Bu savaş Trump için son derece dezavantajlı ve başkanlığını ciddi biçimde riske atıyor. Özellikle ABD iç siyaseti açısından sonuçlardan nasıl sıyrılabileceği belirsiz. Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından kapatılması, olayların ölçeğini değiştirdi. Hürmüz Boğazı, Dünya petrol arzının önemli bir bölümünü taşıyor (küresel ihracatın yaklaşık %20'si bu dar geçitten geçmekte). Özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkeler bundan doğrudan etkileniyorlar. AB ekonomileri, Asya ülkeleri ve büyük sanayi merkezleri artan maliyetler ve bozulan lojistik zincirleri riskiyle karşı karşıya. Boğazın kapatılması, çatışmayı bölgesel çerçeveden çıkarıp sistemik bir boyuta taşıyacak. Tehdit altında olan yalnızca enerji dengesi değil, küresel ticaretin istikrarı. Petrol fiyatlarındaki artış, taşımacılık, hammadde ve gıda maliyetlerini yukarı çekecek ve bu da yatırımcılar ve hükümetler için belirsizliği derinleştirecek. Waşington tarafında ciddi bir ikilem oluştu bile. Abluka sürerse, sembolik saldırılarla yetinmek zorlaşır ve İran üzerindeki baskı daha kapsamlı adımlar gerektirir. Çünkü aksi halde siyasi maliyet yükselir. Bu durumda askeri operasyon stratejik bir niteliğe bürünür ve eski statükoya dönüş ihtimali biter. Tahran ise maksimum tırmanma kartını oynuyor. Boğazın kapatılması, deniz iletişim hatlarının kontrolü mücadelesine dönüşecek. Bu senaryo, ek aktörlerin de sürece dahil olduğu uzun süreli bir kampanyaya yol açacak. Bölge askeri üsler, ittifaklar ve vekil aktörlerle dolu. Küçük bir hesap hatası zincirleme reaksiyon başlatabilir. Uluslararası toplumda ortak bir tutumun olmaması ise küresel bölünmeyi derinleştirir. Bazı devletler ABD ve İsrail'in güç kullanımını desteklerken, diğerleri bunu güç dengelerini tehlikeli biçimde değiştiren bir emsal olarak görmekte. Sonuç olarak Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması, Batı ekonomilerine ciddi darbe vurabilecek ve küresel güvenlik mimarisinin dönüşümünü hızlandırabilecek stratejik bir eşik anlamına gelmekte. ABD ve İsrail'in İran'da süren operasyonuna gelirsek, operasyon stratejik açıdan başarısız oldu. Taktiksel açıdan İran bombalanıyor ve altyapısı zarar gördü, ama ABD-İsrail'in amacı bu değildi. Amaç: 1) İran'ın komuta kademesini öldür. 2) Lojistiği ve üretimi kesmek için ülkeyi bombala. 3) Vekil güçleri sahaya sür ve iç karışıklık yarat. 4) Darbeyle iktidarı ele al. 1'ci adım yaşanamadığı için (İsrail yüzünden) bu plan elde patladı. Şimdi Amerikalılar başı kesilmiş horoz gibi etrafa saldırıyorlar. Şimdj vekil güçleri sahaya süremezler. Niye mi? Çünkü Vekil güçleri, hava desteği olmadan bölgede tutunamazlar. Bu bölge, Ukrayna gibi 10 yıldır bir cephe harbine hazırlanmıyor. Alan tutma savaşı yaşanacak ve buraya yapılacak bir hava saldırısı, sahadaki kendi vekillerini de etkiler. İran'ın komuta kademesi ölseydi, İran genelindeki gruplar İran ordusu toparlanana kadar alan tutacaktılar. Fakat bu olmadı. Darbe yaptıramazlar. Niye mi? Çünkü İran Ordusu ve İRGC'nin tüm kadrosu sağ. Kiminle darbe yapacaklar? Protesto dalgası başlatamazlar. Niye mi? Çünkü o zaman hava saldırılarını durdurmak gerekir. Protestocular da vurulur çünkü. O zaman da İRGC, her zaman olduğu gibi isyanı rahatca bastırır. Sözün özü, bu operasyonun stratejik açıdan hiçbir getirisi olmadı. ABD, sürpriz faktörünü kaybetti. Havadan bombalayarak da İran'a bir şey yapamazlar. Boğazın kapatılmasının üzerine, Körfez'deki müttefiklere yapılan saldırılar da, ABD'ye ek baskı oluşturmakta.

Terlan Aliyarbeyov 🎖🎖🎖🎖🎖

21,398 次观看 • 7 个月前

🎯Katar eski Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Hamad bin Casim'den şok itiraflar Geçmişten gelen bu beyanatlar, İran füzelerinin tesirine dair yürütülen algı yönetimine bir antitezi temsil ediyor ve vurulan mevkilerin bölgesel tesisler değil, Amerikan muharip unsurları olduğunu kanıtlıyor: – Askeri üssün kurulması ya da Amerikalıların oraya gelmesi Katar’ın talebi miydi yoksa Amerika’nın mı? •⁠ ⁠Bu, Amerika’nın talebiydi. – Peki, siz kendiniz onlara böyle bir öneride bulunmadınız mı? •⁠ ⁠Bizim böyle bir isteğimiz ya da girişimimiz olmadı. – Raporlara göre el-Udeyd Hava Üssü 1 milyar 400 milyon dolara mal olacak. Bu faturayı kim ödüyor; Amerika mı, Katar mı? •⁠ ⁠Her şeyden önce şunu belirteyim: Bu üs, Katar’ın kullanımı için inşa edildi. – Ama Katar’ın sadece 12 uçağı var... •⁠ ⁠Müsaade edin, sözümü tamamlayayım. Bu üs, ileriye dönük olarak Katar’ın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı. Biz de Katar olarak, tıpkı pek çok ülke gibi planlama hatası yaptık ve üssün kapasitesi 12, 18, 20 hatta 40 uçaktan çok daha fazlasını alabilecek boyuta ulaştı. Üs tamamlandığında önümüzde iki seçenek vardı: Ya tesisi kapatacaktık ya da bir dostla anlaşıp burayı ortaklaşa kullanacaktık. – Yani şu an bu anlaşma sağlandı mı? •⁠ ⁠Şu an Amerikalılarla bu anlaşma üzerine görüşüyoruz. – Görüşmeler hâlâ sürüyor mu? •⁠ ⁠Evet, şu an Amerikalılarla müzakere sürecindeyiz. – İyi de adamlar halihazırda üsteler ve tüm faaliyetlerini yürütüyorlar? •⁠ ⁠Onlar orada şu an geçici bir protokol çerçevesinde bulunuyorlar. – Peki, bu geçici anlaşmanın süresi nedir? •⁠ ⁠Belirli periyotlarla uzatılıyor. Bu askeri bir mesele, detaylarına girmek istemiyorum. – Üssün idaresi ve kontrolü kimde? Amerikalılarda mı yoksa Katar’da mı? •⁠ ⁠Bu "kontrol kimde" lafını gazetelerden mi aldınız? Sizce Amerikalılar bulundukları herhangi bir yerde kontrolün başkasında olmasına izin verirler mi? Bu temelsiz bir söz bir kere.⁠ ⁠Bakın, ortada hem onların hem de bizim saygı duyduğumuz bir anlaşma var ve bu anlaşma Amerikalılarla kılı kılına uygulanıyor. Ancak çıkıp da size "üssün kontrolü yüzde yüz Katar’ın elinde" dersem, yalan söylemiş olurum. Benzer anlaşmalar yapıp "her şey bizim kontrolümüzde" diyenlerle bizim farkımız tam olarak bu dürüstlüktür.

Yakın Doğu Haber

39,388 次观看 • 6 个月前

İran İslam Cumhuriyet Lideri Ayetullah Hamaney tarihi bir konuşma yapıyor: İran Halkı Onları Yendi Ama Bu Yeterli Değil! Amerika Hesap Vermeli! “Her şeyden önce, bu isyanın niteliği Amerikanvariydi, bu açıktı. Amerikalılar bunu planladı ve gerçekleştirdi. Amerika'nın amacı, ve bunu İslam Cumhuriyeti'ndeki 40 yılı aşkın deneyime dayanarak kesin ve açık bir şekilde söylüyorum, İran'ı yutmaktır. Devrimin başlangıcından bugüne kadar, bu ülke üzerindeki egemenlikleri, büyük İmam'ın önderliğinde halk, gençler ve ülkenin dört bir yanındaki halkın tüm kesimleri tarafından yıkıldı. İlk günden itibaren, bu hakimiyeti yeniden kurmayı, yani İran'ı bir kez daha askeri, siyasi ve ekonomik kontrolleri altına almayı düşünüyorlardı. Amaç bu. Bu, mevcut ABD başkanıyla ya da artık başkan olmayan kişiyle ilgili değil; bu, ABD politikasıyla ilgili. Amerika'nın politikası şu: Bu özelliklere sahip, böylesine hassas bir coğrafi konumda bulunan, bu yeteneklere, bu büyüklüğe ve bu nüfusa sahip bir ülke... buna tahammül edemezler. Bilimsel ve teknolojik olarak çeşitli alanlarda kaydettiği ilerlemeyle böyle bir ülke, Amerikalılar için tahammül edilemezdir. ABD başkanını hem kayıplar, hem hasarlar, hem de İran milletine yönelttiği iftiralar nedeniyle suçlu görüyoruz. Elbette, geçmişte bu tür karışıklıklar yaşandığında, genellikle Amerikalı gazeteciler, ikinci kademe ABD'li politikacılar veya Avrupa ülkeleri müdahale ederdi. Bu ayaklanmayı diğerlerinden ayıran özellik, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın bizzat kışkırtma ve yağma eylemlerine karışmış olmasıydı. Konuştu, yorum yaptı, tehdit etti, isyancıları cesaretlendirdi ve bu kişilere (ki daha sonra kim olduklarını açıklayacağım) Amerika'dan mesajlar göndererek, "İleriye doğru gidin, korkmayın, sizi destekliyoruz; askeri destek sağlayacağız" dedi. Yani, ABD başkanı bizzat karışıklığa karıştı ve onun bir parçası oldu. Bu karışıklık içindeki bir grup, yıkım, kundaklama, yasadışı eylemler ve cinayetler gerçekleştirenlerden bazıları, onun tarafından İran halkı olarak gösterildi. Bu, İran milletine karşı büyük bir iftiraydı. 'Bunlar İran halkı; ben İran halkını savunmak istiyorum' dedi... Bunlar suçtur. Bahsettiğim nedenler belgelenmiş nedenlerdir; gizli hiçbir şey yok. Açıkça konuştu, açıkça teşvik etti. Hem kendilerinin hem de Siyonist rejimin yardım sağladığına dair sürekli belgelenmiş kanıtlarımız var, buna daha sonra kısaca değineceğim. İran milleti Amerika'yı yendi. Amerikalılar bu isyanı çok daha büyük hedefler için kapsamlı hazırlıklarla başlattılar; bu, daha büyük eylemlerin bir öncüsü olan bir isyandı. İran halkı onu yendi. Bundan birkaç ay önce yaşanan kısa savaşta (12 günlük savaş) da Amerika'yı ve Siyonistleri yenmişlerdi ve bugün de Allah'ın izniyle İran milleti Amerika'yı yenmiştir. Bu doğru, ama yeterli değil, yeterli değil. Evet, isyanı bastırdık, ancak bu yeterli değil. ABD hesap vermeli. Dışişleri Bakanlığı ve diğer ilgili kurumlar da dahil olmak üzere çeşitli kurumlarımız bu konuyu takip etmelidir. Ülkeyi savaşa doğru götürmüyoruz… ülkeyi savaşa sürükleme niyetimiz yok. Ancak iç suçluları da göz ardı etmeyeceğiz. Yurt içi suçlulardan daha kötüsü uluslararası suçlulardır, onları da serbest bırakmayacağız. Bu, kendine özgü yöntemlerle ve doğru usullerle ele alınmalıdır. Ve ilahi takdirle, İran milleti fitnecilerin belini kırdığı gibi, fitnecilerin de belini kıracaktır."

Mücahit Gültekin

19,294 次观看 • 8 个月前

🔴 Amerikalı muhafazakar aktvist Candace Owens: - Sigmund Freud Sabataycı bir aileden geliyordu. Sabatay Sevi'nin, kendi Mesihleri olduğuna inanıyorlardı. Neredeyse dünya Yahudiliğinin yarısı onu takip etmesine, Mesih olduğuna inanmasına rağmen, bu adamı tarihten silmiş durumdalar. O, ensesti bir ayin olarak uygulamaya inanan homoseksüel bir psikopattı. Dünyada bu şekilde ilerleyeceklerine inanıyorlardı. - Sigmund Freud, teolojilerini kültürel bir maske ile tanıtmayı söyledi. Bu Hollywood'un başlangıcıdır. Hollywood'u takip ediyorsanız, uyutulmuş ve zaten bir Sabataycı Frankist tarikatına aşılanmışsınız demektir. - Kötülük doktrinine inanıyorlar; kötülüğün aslında var olmadığını kanıtlamak için kendinizi alçaltmalı ve en ahlaksız kötülük eylemlerini yapmalısınız. Ve sonra toplumda yükselebilirsiniz. Bu bana, sanırım İsrail'deki insanların yol gösterici felsefesi gibi görünüyor. Kötülük eylemleri işleyerek toplumda yükselinebileceği fikri, bunun Sabataycı bir kavram olduğu, Gazze'de olanları gördüğümde aklıma geliyor. "İnsan olarak buna nasıl razı olabiliyorsun?" diyorum. Dinini umursamıyorum. Felsefeni umursamıyorum. "Buna bakıp bunun kötü olduğunu nasıl anlamazsın?" diyorum. Sanırım Amerika'daki Hristiyan Siyonistlerle konuşabilirsiniz. Onlar da Sabataycı konsepte doğru kayıyorlar: "Bu kötülüğün gerçekleşmesine izin verirsek, daha büyük bir iyilik olacak." Bu ideolojinin nereden kaynaklandığını anlamanız gerekiyor. - Ana akım medyaya bu yüzden güvenemezsiniz, çünkü bu onların araçlarından biri: Tarihi yeniden yazmak. Hatta tarihi bile değil, şu anı yeniden yazıyorlar. Bugün Gazze'de gözlerimizle gördüğümüz şeyler hakkındaki en temel gerçeği bile söyleyemiyorlar, neden I. Dünya Savaşı, II. Dünya Savaşı, dün Suriye'de ne olduğu, yarın Suriye'de ne olacağı hakkındaki herhangi bir şeye inanayım ki?

Mahfil

76,909 次观看 • 10 个月前

Fransız siyasetçi Karim Zéribi: - Tüm Orta Doğu ülkelerine söylüyorum: Eğer dayanışma göstermezseniz, sıra size de gelecek. - Gazze’yi istiyorlar. Batı Şeria’yı istiyorlar. - Uyanmalısınız, bu insanlar akıl dışı bir anlayışla hareket ediyor. - Başlangıçta, Ürdün sınırına yakın 300 bin yerleşimci vardı. Bugün, bu sayının 800 bine çıktı. Yani 800 bin yerleşimciden söz ediyoruz. - Şu anda inşası devam eden 20 bin konut var; 50 bin konutun daha yapımı sürüyor. - Bu süreçte Filistinlilerin topraklarına el konuluyor, insanlar öldürülüyor ve evlerinden zorla çıkarılıyor. Bunu yapan İsrail ordusu ve yerleşimciler de ordu tarafından destekleniyor. - Bizden susmamızı mı istiyorsunuz? Gözlerimizi kapatmamızı mı? Ama insan olduğumuz sürece bu mümkün değil. - Ben-Gvir’in bu şekilde ilerlemesine, yerleşim politikasının Ürdün’e doğru genişlemesine izin verilmeye devam ediliyor; yani açıkça kolonizasyon sürdürülüyor. - Bunun İsrailli ölümlere bir misilleme olduğu söyleniyor ama bu bir misilleme değil. - Bu, önceden planlanmış bir sürecin parçası. Şu anda hayata geçirilen şey, mesiyanik bir plan; adım adım uygulanıyor. - Bu planın özü, Filistinlilere ait herhangi bir toprağın kalmamasını sağlamak. - Kendilerini her şeye hakkı olan “seçilmiş halk” olarak görüyorlar. - Uluslararası kurallara uymuyorlar; onlar için uluslararası hukuk yok, savaşın kuralları yok, hiçbir kural yok. Onlar için her şey serbest. Peki bu nereye varacak? - Soykırımı yaşamış bazı Yahudiler bile şunu söylüyor: Filistinlilere, bizim anne babalarımızın ve büyük anne babalarımızın yaşadıklarını yeniden yaşatıyoruz.

Kuşçu

31,604 次观看 • 9 个月前

🔴 Bulgar yazar Sophia Proneikos, NATO Zirvesi'nde liderlerinin Mehter Marşlarıyla karşılanmasını "BÜYÜLEYİCİ" olduğunu yazdı ama bugün sildi. 📍 Neden sildi, kimin baskısıyla silindi, o yazıdan kim rahatsız oldu? Peki ne yazmıştı Proneikos tekrar okuyalım.. ▪️Tarih beni asla şaşırtmaktan vazgeçmeyen bir alışkanlığa sahiptir. Neredeyse hiçbir zaman kaybolmaz. ▪️Sadece kendini öyle zarif bir şekilde sunmayı öğrenir ki modern insanlar ona törensel protokol demeye başlar. ▪️İşte bu yüzden Ankara’daki NATO Zirvesi’nin en büyüleyici sahnesi müzakere masasının etrafında değil, ilk tokalaşmadan önce yaşandı. ▪️Yirmi birinci yüzyılın en güçlü askeri ittifakının liderleri, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde dünyanın en eski askeri bandosu olan Mehterin sesleriyle karşılandı; önlerinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun farklı yüzyıllarını temsil eden tarihi kıyafetler içindeki askerler duruyordu. ▪️Ne olağanüstü bir tarihsel süreklilik duygusu: 1949’da savaş sonrası dünyanın sembolü olarak kurulan bir askeri ittifak, kökleri 13. yüzyıla uzanan bir askeri geleneğin müziği eşliğinde bir cumhurbaşkanlığı sarayına girdi. Mehter hiçbir zaman sıradan bir askeri bando olmadı, o bir silahtı. ▪️Osmanlı orduları Belgrad’a, Konstantinopolis’e, Rodos’a, Mohaç’a veya Viyana’ya yürüdüğünde ilk duyulan şey devasa kös davullarının gümbürtüsüydü; ardından zurnaların keskin sesi, sonra borular ve çarpan ziller… ▪️Çünkü bu müzik yalnızca orduya eşlik etmiyordu, ordunun bir parçasıydı. Amacı askerleri eğlendirmek değil, savaş başlamadan çok önce düşmana bir imparatorluğun üzerlerine doğru geldiğini hissettirmekti. ▪️Avrupa’nın Osmanlı İmparatorluğu’yla karşılaşmalarından sonra Batı ordularının yavaş yavaş Osmanlı davullarını, zillerini ve “Türk tarzı”nı benimsemesi tesadüf değildir. ▪️Bu tarz daha sonra Mozart, Haydn ve Beethoven’ın müziğine bile girmiştir. Çünkü bazen tarih bir uygarlığı kılıçla fethetmez. Bir ritim yeterlidir. ▪️İşte bu yüzden bu töreni büyüleyici buldum; kimse Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden canlandırmaya çalıştığı için değil, Türkiye büyük uygarlıkların her zaman anladığı bir şeyi anladığı için: Geçmiş bir yük değil, bir dildir. Ve bu dili konuşmayı bilen uluslar tarihlerini yalnızca konuşmalarla anlatmaz; bazen birkaç davul vuruşu yeterlidir.

Zeki Bahçe

219,686 次观看 • 3 个月前

Aklındaki kişi Koç & Aslan & Yay etkili ise; Güneş | Yükselen Bu kişiyle aranızda baktığımızda aslında çok güzel bir ahengin olduğunu söyleyebiliriz sanki birbirinizi tamamladığınızı düşünmüşsünüz ilişki başlangıcında da hatta bazı olaylar tahmin ettiğinizden daha hızlı gerçekleşmiş olabilir. Birbirinize karşı daha net daha hızlı daha güzel bir şekilde duygularınızı ifade etmiş o şekilde olabilirsiniz. Bazı noktalarda aranızda dengesizlikler yaşansa bile bu kişiyle oturup sohbet ettiğinizde her şeyi çözmüş ve böylelikle de birbirinize daha yakın ve daha sıcak duygular beslemişsiniz bu kişinin enerjisi yoğun bir enerjiye sahipmiş ne istediğini bilen ne yapması gerektiğinin farkında olan birisi iken sonrasında ise bazı noktalarda yaşadığı problemler ve hayat zorluklarının getirdiği sıkıntılarla beraber maalesef ki kendi içinde eril / dişil problemleri olmuş. Bu kişi hayatında belki de ilk defa bu kadar çok sevmiş ce sevilmiş zaten birbirinize karşı soylediginiz sözlermiş bunlar. Bu kişinin adı veya soyadında D-S-E-H-Y-M harfleri bulunuyor olabilir baktığımızda çok büyük kavgalarınız olmuş olmasına rağmen bu kişiyle ayrılmayıp en sonunda çok saçma bir sebepten dolayı aranıza mesafe girmiş olabilir hatta bu mesafeler tahmin edeceğinizden bile fazla gelmiş size her yerden engellenmiş olabilirsiniz ya da direkt olarak kırıcı sözler duymuş olabilirsiniz bu kişinin şu anki enerjisi aslında karmaşık bir ruh haline sahip sizden vazgeçememiş ama size de nasıl adım atacağını bilemeyen bir halde burada baktığımızda çok ciddi ilişkilerden söz edeceğiz çünkü ya ciddi bir ilişkiniz varmış ya da bu kişiyle beraber ciddi bir ilişki potansiyeliniz varmış aileler tanışmış olabilir ailelerin tanışmasının planları yapılmış olabilir. Burada baktığımızda çok net bir şekilde böyle bir ruh hali var ilişkisel anlamda belki de her şey daha farklı olacak olacakken maalesef ki olmamış. Bu kişi çünkü çok inat bir enerji içerisine girmiş şimdiyse baktığımızda bazı pişmanlıkların olduğunu söyleyebiliriz özellikle ayrılırken siz de karşı tarafta bu olayın böyle olması gerektiğini düşünmüşsünüz birbirimizi çok kırdık birbirimizi çok kırıyoruz birbirimizi anlamıyoruz gibi düşünürken ilerleyen dönemlerde aslında bunun oturulup konuşulsa halledilecek bir problem olduğunu biliyormuşsunuz ama böyle olmamış. Aynı zamanda sizi kıran üzen bir enerjiye girmiş dediğimiz gibi ayrıldığınızda bir rahatlama hissine kapılmış sonrasında ise neden ayrıldık ben onu özlüyorum durumları yaşamışsınız özellikle bu dönemlerde ve geçtiğimiz iki hafta boyunca bu kişiyi çok fazla rüyanızda görmüş olabilirsiniz aranızdaki telepatik bağ halen daha devam ediyor bazılarınıza zaten en büyük sıkıntıyı yaşatan durum bu telepatik bağın devam etmesi özellikle de bu kişinin anlık enerjisinde size karşı duyulan bir merak etme gündemi var sizi çok fazla merak ediyor nerede olduğunuzu nasıl olduğunuzu görmek istiyor ama şunu unutmamalısın bu kişi çok fazla merhametli olsa bile bir o kadar da ketum bir insan ve egoist birisi kalkıp direkt olarak adım atmaktan ziyade direkt olarak size gelmekten ziyade sizin ona adım atmanızı bekleyebilecek türde. Şu an böyle bir enerji de olsa bile ilerleyen dönemlerde özellikle de üçlü vadelerde aranızda bazı gelişmelerin olacak olması mümkün duruyor bu gelişmeler başta sizi yoklama manasında atılacak olabilir çünkü uzun bir dönemdir size netlik vermeyen sizden adeta kaçarmışçasına bir ruh haline giren birisinden bahsediyoruz hatta ayrıldıktan sonra saçma laybilecek bir kişi var burada ki bazı hikayelerde saçmalamış diyebiliriz özellikle de sosyal medya etkisi şu anlık enerjiye baktığımızda durgun olsa bile zamanında sizi çok fazla sıkıntıya sokmuş ve bazı noktalarda maalesef ki aklinizi karıştırmış. Bu kişiyle özellikle de mart ayında daha dengeli bir gündemden bahsedeceğiz o döneme kadar aranızda çeşitli etkileşimler olabilir bu kişinin duygularını bastıran bir tarafı var ama her ne kadar duygularını bastırsa bile artık bunu yapamayacak gibi duruyor.

Esmira

64,228 次观看 • 9 个月前

Öcalan ve Neçirvan Barzani’ye yakın insanlardan hep bu tip açıklamalar geliyor. ABD ve İsrail devletleri PDK, YNK ve PKK’yi de takmadan SDG öncülüğünde büyük Kürdistan devletini kuracaklar aman ha Türkiye elini çabuk tutsun da bir çözüm süreci ile bunun önünü kessin diyorlar. Irak Kürdistan Bölgesi vatandaşı ve aynı zamanda Öcalan ile Neçirvan Barzani yandaşı olan Mihemed Emin Pencwênî bu uyarıyı yaptıktan sonra direkt Türkiye istihbarat kurumu MİT’e de seslenerek “beni duyun, durum tehlikeli, elinizi çabuk tutmasanız Türkiye’ de parçalanacak” diyor. ABD ve İsrail’in böyle bir planı varmı yok mu önemli değil ama bu tür açıklamalardan hem Öcalan hem de Neçirvan Barzani’nin bağımsız Kürdistan devletine karşı oldukları belli oluyor. Pencwênî: “Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesi Lozan dönemindeki gibi sadece coğrafik veya harita üzerinde kalmayacaktır. Siyasi, askeri, ekonomik, istihbarati ve coğrafik kapsamda bölgede değişiklere yol açacak yeni bir dizayn sürecinin eşiğindeyiz. Bu Amerika ve İsrail'in projesi ve İsrail bunun uygulamaktan mükelleftir. Süreç zaten Gazze savaşı ile başlatılmış durumda. Yaş ve kuru bir arada yanıyor. Gazze’de olanlar asrın felaketidir. İran-İsrail savaşı başladıktan sonra Bahçeli televizyona çıkarak ‘İran’dan sonra sıra bizde. İç Milli cepheyi güçlü tutmalıyız’ dedi. PKK ve Kürtler ile barış süreci, bu iç milli cephenin güçlendirilmesi ve bu dizayna karşı durma çerçevesinde gelişti. Bu dizayn süreci Türkiye, İran ve Irak’ı da kapsıyor. Irak’ın üçe bölünme ihtimali çok yüksek. Aynı şekilde Suriye’de olabilir. Lozan dönemindeki dizayn sürecinde zarara uğrayan tek millet sadece Kürtlerdi. Filistin, Lübnan, Suriye gibi birçok ulus devletleşirken, sadece Kürtler mahrum kaldı. Yeni dizayn sürecinde Kürtler kilit bir noktadadır. Bu dört devletlerin bölünmesi ve Büyük Kürdistan devletinin kurulması bu dizayn sürecinin temel bir noktasıdır. Bunu Kürtler için ya da filan parti veya herhangi bir Kürt önderi için yapmıyorlar, kendi çıkarları için yapıyorlar. Esas mesele İsrail'in sınırlarının korunması ve güvenliğinin sağlanması. İsrail’in güvenliği için Demokratik Suriye Güçleri NATO silahları ile varlığını ve gücünü korumalı deniyor. İsrail'in sınırlarını koruyacak, bölgede İran ve Türkiye'ye karşı bir denge oluşturacak güçlü bir Kürt varlığı istiyorlar. Bu yüzden Kürtlerin kendi devletine ve varlığına sahip olması onların çıkarına. Türkiye bu değişimden etkilenecek ülkelerden biri. Ne Avrupa ne NATO ne de İsrail, Türkiye ve İran’ın Orta Doğu’nun en güçlü devletleri olmasını kabul etmiyor. Bu çerçevede büyük Kürdistan devleti ile bu süreci yürütmek istiyorlar. Amerika ve İsrail’in bu planı bir yıl veya iki ya da 10 yıl sonra hayata geçirilmesi düşünülüyor. Türkiye barış sürecini ilerletmezse, o büyük siyasi depreme maruz kalacak. Bunu açıkça söylüyorum Türk istihbaratı da bilsin; eğer barış süreci hızla uygulanmaz ve Kürtler devletin, iktidarın gerçek bir ortağı haline getirilmezse, Türkiye o büyük değişimden etkilenecek ve parçalanacak. O zaman sorunları çözmek çok daha zor olacaktır.”

Arif Zêrevan

48,778 次观看 • 1 年前

Kira fiyatlarının çok yüksek olmasına isyan eden kadın: • Biraz ev fiyatları hakkında konuşabilir miyiz? Gerçekten fiyatlar ne ara bu kadar uçtu? • ⁠Korkunç seviyedeler. Şimdi biliyorsunuz, bazı sebeplerden dolayı taşınmayı düşünüyorum. • ⁠Ev bakıyorum; mesela şurada bir ev sordum geçen gün, 2+1 ev 80 bin TL. • ⁠Hani bir ev bana ne veriyor olabilir? Random bir sokakta bu kadar yüksek bir fiyata gerçekten hani kim ödüyor? Ya da ne kazanıyorsunuz da siz kiraya 80 bin TL verebiliyorsunuz? • 80 bini de bir noktada anlayabiliyorum; korkunç aidat fiyatları var. • ⁠Mesela insanların gerçekten bu kadar sömürülmesi... Şöyle bir şey var ya, bazı semtler güzel diye sadece evin güzelliği, evin işlevselliğinden ziyade fiyatının yüksekliği ön plana çıkıyor. • ⁠Yani mesela atıyorum, ben Suadiye'de çalışıyorum ve Suadiye'de ev tutmak istiyorum. • ⁠Sırf burası birileri tarafından güzel konumlandı diye ben neden bir kiraya 150 bin TL ödeyeyim? • ⁠Neden mesela Maltepe'de ev tutmak zorunda kalayım ya da Kartal'da ev tutmak zorunda kalayım? Buraya saatlerce yol gidip geleyim? • ⁠Neden işime yakın konumda ev bulmak bu kadar zor? Ya da böyle "Güvenlikli bir sitede yaşayayım" dediğinizde 15-20 bin TL gibi aidatlar çıkarılması mesela... • ⁠Bu da bana korkunç geliyor. Verilen bir hizmet yok çünkü ortada. • ⁠Mesela benim şu an oturduğum evde aidat en son 15 bin TL falan gelmişti ve ben hala otoparktan yürüyerek giriyorum eve. • Bir de alınan depozito paraları, emlakçı paraları var. Tamam, herkes bir noktada hak ediyor, herkes bir yerden geçimini sağlamak zorunda. • ⁠Ama gerçekten taşınmak, ev bulmak, kira ödemek bu kadar meşakkatli olmamalı diye düşünüyorum. • ⁠Çünkü aldığımız maaşlar belli, kazandığımız paralar belli. Ben bir eve yüksek bir kira verirsem elektriği, suyu, doğalgazı neyle ödeyeceğim; ne yiyeceğim, ne içeceğim? • ⁠Ben bu eve nasıl eşya alacağım, nasıl geçineceğim?

🎙️ Muhbir

14,971 次观看 • 1 个月前

📌 Bir, Ak Parti'yi yaratanlar var; bir de Ak Parti’nin yarattıkları var ve şimdi o yarattıkları Ak Parti’yi de teslim almış durumda. ❗Yasa yaparken de o yarattıklarınız için yapıyorsunuz. Sizi onlar teslim almış. ❓Bu yasa kime yarıyor? 📌 Yasanın ekinde sunulan krokilere bakın; adres gösterilmiş, hangi şirketin nerede, hangi zeytinliğe dokunacağı belli. ❗Bu işi de gece yarısından sonra yapıyorsunuz; sizi var eden değerlere karşı, sizi yaratan insanların değerlerine karşı yapıyorsunuz. 📌 Buna rağmen, bu saatte bu yasayı hiç tartışmadan kabul edeceksiniz. 🔴 Acele kamulaştırma zulümdür. Bir insanın evine, tarlasına, gece saat 12’de çıkartılan bir kararla el koyacaksınız, sabah dozer göndereceksiniz. Bu iş budur. ❓Peki, neyin acelesi? Niye acele ediyorsunuz? ❓Uzlaşma varken, dava varken, yargı varken neden acele kamulaştırmayla bu işlemleri yapıyorsunuz? ❗Çünkü o şirketler sizi zorluyor! 📌O şirketler vatandaşla, davayla uğraşmak istemiyor. ❓Niye uğraşsın ki? Elinde Adalet ve Kalkınma Partisi var. ❓ Niye mahkemeye gitsin ki? Bu güç size bunları dayatıyor. 📌 Deniliyor ki, “Peşin alınmış.” “Almadık” deyin, “Böyle bir şey yok” deyin; ama diyemiyorsunuz. 🔴 Doğu ve Güneydoğu’da güvenlik gerekçesiyle maden çalışmaları yapılamıyordu. Şimdi ise yeni bir talanla maden şirketleri bölgeye giriyor. Eskiden alınmış ÇED raporlarıyla, hukuki dayanağı kalmamış belgelerle tüm bölgeyi talan etmeye çalışıyorlar. 📌 İki hafta önce Diyarbakır Kulp ile Muş arasındaki Hasandin Yaylasındaydım. Orada hiçbir değer gözetilmeden, gözü dönmüş bir şekilde dağlar mahvediliyor. 📌 Mahkeme yazısı elimde. 20 yıl önce alınmış bir ÇED raporuna dayanılarak çalışmalara başlanmış. Mahkeme belge istemiş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü demiş ki: ➡️ "Su baskını nedeniyle tahrip olduğu yönünde tutanak vardır.” ❗Yani aslında hiçbir belge yok. Bu kadar net. Buna “Dur” diyecek ne bir Ak Partili, ne başka bir yetkili yok. ❗Zihniyetiniz bu: talan zihniyeti, rant zihniyeti. Bu anlayışa teslim olmuşsunuz. ❓Neden? Çünkü enerji ve maden, en büyük rant alanı. 🔴 Şimdi tekrar söylüyorum: Getirin siyasi etik yasasını. 📌 Madenle ilgili hangi milletvekili varsa çıksın, beyan versin. Bu kürsüye çıksın, desin ki: ➡️ "Ben bu maden yasasından yararlanmıyorum. Şirketim yok." ❓Var mı aranızda bunu diyecek biri? 🔴 Milletvekillerinin isimleri açıklandı, kamuoyuna duyuruldu. Peki bu kişiler size, Meclis Başkanlığı’na ya da komisyona etik çerçevesinde belge sundu mu? Hayır. 🔴 Parlamentoyu da partinizi de bu rant düzenine alet ediyorsunuz. Bu yasayı, Meclis'in tatile girmesine birkaç gün kala bu şekilde geçirmeye çalışıyorsunuz. ❗ Çünkü para peşin alınmış, sıkışmışsınız! ❗Bu sıkışmışlık içinde bu yasayı geçirmek zorunda kalıyorsunuz. #MadenYasasınıGeriÇek #MadenYasası #zeytinliklerimedokunma #Zeytinlik #ZeytinYasası

Sezgin Tanrıkulu

89,920 次观看 • 1 年前

“Biz bu savaşı kaybettik. ABD, tarihinin en büyük yenilgisini alıyor. Bir daha asla Asya’ya geri dönemeyecek.” Alon Mizrahi, İsrailli bir gazeteci ve dünyanın en saygın Yahudi yazarlarından biri olarak şöyle diyor: “Tarihe tanıklık ediyoruz. İran, herkesi şaşırtacak şekilde Amerikan üslerini o kadar kapsamlı, o kadar büyük ölçekli ve o kadar kararlı bir biçimde yok ediyor ki dünya buna hazır değil. İran, dört gün içinde bölgedeki askerî üstünlük alanını genişletmeyi başardı. Dünyanın en değerli ve pahalı askerî üslerini, mülklerini ve teçhizatlarını imha etti. Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’daki Amerikan üsleri, dünyadaki en büyük askerî tesisler arasında yer alıyor. Bu tesislerin inşası onlarca yıl sürdü ve trilyonlarca dolara mal oldu. Otuz yılı aşkın süredir yapılan askerî harcamaların büyük bir kısmının boşa gittiğinden söz ediyoruz. Yüz milyonlarca dolar değerindeki radarların bir anda imha edildiğini görüyoruz. Tüm askerî üslerin terk edildiğini, yakıldığını, yağmalandığını ve yok edildiğini görüyoruz. Ve size şunu söyleyebilirim: Bildiğim kadarıyla ABD, Pearl Harbor hariç, tarihinde böyle bir yıkım yaşamadı; ancak o sadece bir saldırıydı. Geleneksel bir savaşta hiçbir düşman, İran’ın şu anda Amerikan askerî güçlerine yaptığı ölçekte bir şey yapmadı. İnanması güç. Askerî durum o kadar ciddi ki sansür, bu savaşla ilgili neredeyse tüm yeni bilgileri engelliyor. Fark ettiyseniz, her geçen gün daha az bilgi ediniyoruz. Otuz beş yıl önce, Birinci Körfez Savaşı sırasında Irak’tan sayısız görüntü izliyorduk. O zamanlar akıllı bombalar ve kameralar yeniydi, ama her gece görüntüler yayınlanıyordu. Şimdi ise neredeyse hiç video göremiyoruz. Şunu anlayın: Güya dünyanın en büyük askerî gücü ve en büyük hava kuvvetine sahip ülkesi olan ABD’nin, İran’a karşı savaşın dördüncü gününde bile hava üstünlüğüne dair hiçbir işaret görmüyoruz. Tahran ya da İran’ın herhangi bir bölgesi üzerinde uçan Amerikan uçaklarının görüntüleri nerede? Amerikan askerleri İran topraklarına ayak basmayı hayal bile edemiyor. Bu savaşın ne kadar umutsuz olduğunu anlamak için, daha dördüncü günde Trump yönetiminden gelen akıl almaz öneri ve fikirleri dinlemek yeterli. Basra Körfezi’nden ayrılan petrol tankerlerine askerî refakat öneriyorlar. Bu ne demek? Binlerce İran füzesinin menzilindeki bir bölgeye Amerikan gemileri mi gönderilecek? Şu anda Hürmüz Boğazı’ndan kimse geçemiyor. İranlılar buna onlarca yıldır hazırlanıyor. Kürt milislerini silahlandırarak İran’ı işgal etme fikrini ortaya atıyorlar. İran haritasını hiç gördünüz mü? Görünüşe göre Trump yönetimi görmemiş. İran’ın ne kadar büyük olduğunu biliyor musunuz? İran’ı işgal etmek ne demek? 10.000 kişilik bir milis gücünün İran’ı işgal edebileceğini mi düşünüyorsunuz? Ya 50.000? Ya 100.000? İran onları yutar. ABD ve İsrail bu savaşı çoktan kaybetti. Evet, milyonlarca sivili evlerinde öldürebilirler; güçlü bombaları var ve binaları yok edebilirler. Ancak bu savaşı kazanamayacaklar. İran’ın askerî altyapısı ve silahları ülkenin dört bir yanında, yerin derinliklerinde bulunuyor. Ne Amerikalıların ne de özellikle İsraillilerin bunlara ulaşma şansı var. Çok kötü bir durumdalar. Başlattıkları işi bitirme ihtimalleri yok. Bütün bunlar sona erdiğinde ABD bir daha Batı Asya’ya geri dönemeyecek. Orta Doğu’da Amerikan varlığı kalmayacak. Bunu şimdiden kesin olarak söylüyorum.” Not: İran’ın son yayınladığı füzeler ise alttaki videoda…

Filtre Yok

26,779 次观看 • 5 个月前

Çatışmayı başlatmak bir irade meselesidir; ancak çatışmadan sıyrılmak bir koordinasyon ve zamanlama sanatıdır. Askeri literatürdeki "çatışmadan sıyrılma" prensiplerini güncel (2025-2026) İran-ABD gerilimi ve Trump'ın stratejik çıkmazına uyarladığımızda, taktiksel bir manevranın nasıl devasa bir jeopolitik kumar haline dönüştüğünü görebiliriz. Trump yönetimi şu an tam olarak bu "sıyrılma" evresinin en riskli aşamasında: Teması kesmek istiyor ama arkasını dönemiyor. 1. "Ateş ve Hareket": Maksimum Baskı vs. Sıyrılma Arzusu Askeri sıyrılmanın ilk kuralı düşmanı sabitlemektir. Trump, 2025'ten itibaren İran'ın nükleer tesislerine ve savunma sanayisine yönelik yoğun bir hava harekatı ("Baskılama Ateşi") başlattı. Trump'ın Amacı: İran'ın kapasitesini felç edip (fix), ABD'yi bölgedeki uzun vadeli mali yüklerden "sıvıyarak" çıkarmak. Çıkmaz: Düşman (İran) "sabitlenmiyor". Aksine, Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi ve bölgesel altyapıya saldırı vaadiyle (Asimetrik Karşı Ateş) ABD'nin güvenli bir şekilde geri çekilmesini engelliyor. 2. "Avustralya Usulü" Geri Çekilme (Peel Out) Taktiksel Çıkmazı Bu taktikte birlikler birbirini kollayarak geri gider. Trump, Ortadoğu'dan kademeli olarak sıyrılmak isterken, bölgedeki müttefiklerini (İsrail ve Körfez ülkeleri) arka artçı güç olarak kullanmaya çalışıyor. Trump'ın Hesabı: "Ben ekonomik ve hava gücüyle vurup çekilirken, yerel müttefikler alanı tutsun." Paradoks: Müttefikler (özellikle İsrail), ABD tam sıyrılmaya çalışırken çatışmanın içine daha fazla çekiliyor. Bu da Trump'ın "teması kesip" iç politikaya odaklanma hedefini sabote ediyor. 3. "Sis Perdesi" ve Bilgi Kirliliği Askeri çekilmede sis bombası görüşü kapatır. Trump ise sosyal medya ve çelişkili açıklamaları bir "siyasi sis perdesi" olarak kullanıyor. Bir yandan "Harika görüşmeler yapıyoruz, barış yakın" (Sis) derken, diğer yandan "Hürmüz açılmazsa enerji tesislerini vururuz" (Ateş desteği) tehdidini savuruyor. Çıkmaz: Bu sis perdesi sadece düşmanın değil, piyasaların ve müttefiklerin de kafasını karıştırıyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma, ABD'nin kendi ekonomisine "dost ateşi" açmasına neden oluyor. 4. "Toplanma Noktası" (ORP) Eksikliği Başarılı bir sıyrılmada herkesin nerede buluşacağı bellidir. Trump'ın İran politikasında ise bir "B Planı" veya "Güvenli Liman" tanımlanmış değil. * Trump'ın 15 Maddelik Planı: Bu planı bir toplanma noktası olarak sundu. Ancak İran bu şartları "teslimiyet bayrağı" olarak gördüğü için buluşma noktasına gelmeyi reddediyor. * Sonuç: ABD ordusu bölgede "açıkta" yakalanmış durumda. Geri çekilemiyor (prestij kaybı ve bölgesel kaos korkusu), ilerleyemiyor (yüksek maliyetli kara savaşı riski). Özetle Trump'ın "Askeri" Çıkmazı Trump, askeri bir "Break Contact" (Teması Kesme) manevrası yapmaya çalışıyor: * Düşmanı (İran) vurarak felç et. * Yaptırımlarla hareket kabiliyetini kısıtla. * Hızla masaya oturtup "kazanan" olarak bölgeden sıyrıl. Ancak İran'ın "Topyekün Direniş" ve "Enerji Savaşları" ile karşılık vermesi, bu sıyrılma manevrasını "Bataklıkta Boğuşma" safhasına itiyor. Askeri mantıkla bakıldığında; Trump yeterli artçı koruma sağlamadan (diplomatik destek ve müttefik onayı) geri çekilmeye çalıştığı için, birlikleri (stratejik çıkarları) şu an düşman ateşi altında savunmasız kalmış durumda.

Derin Kuvvetler

115,853 次观看 • 6 个月前