Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

İstanbul’umuzda kentsel dönüşümün devam ettiği ilçelerimizden biri de Gaziosmanpaşa. Süreçte sona geldik. TOKİ’mizin yaptığı sağlıklı yuvalarında oturmaya başlayan hemşehrilerimiz artık daha güvende. Güle güle oturun. 😊

109,139 views • 3 years ago •via X (Twitter)

8 Comments

G's profile picture
G3 years ago

2000 üzerinde mezuna isminde dahi "şehircilik" geçen bir bakanlıkta sadece 6 kadro adil midir? #ÇŞByeŞehirPlancısı

G's profile picture
G3 years ago

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri içinde büyük önem taşıyan sürdürülebilir şehirler, geleceğimizin yuvalarını oluşturmayı amaçlıyor. Peki sürdürülebilir şehirler planlamak için yeterli istihdam neden yok? #ÇŞByeŞehirPlancısı

Memur Peyzaj Mimarları Platformu's profile picture
Memur Peyzaj Mimarları Platformu3 years ago

Sayın Bakan peyzaj mimarlarının özlük hakları @csbgovtr tarafından tekniker seviyesinde değerlendirilmektedir. Söz konusu adaletsiz uygulama düzeltilmeli ve peyzay mimarları tekrar mimar-mühendis kadrolarında istihdam edilmelidir. #peyzajmimarinahakkiniverin

serkankaratepe1's profile picture
serkankaratepe13 years ago

Deprem öncesi bina stoğu %82 olan Bağcılar durumu hiç de iç açıcı değil z+3 ile kentsel dönüşüm yapılamıyor her tarafta bir değişim bir yenilik varken biz hala belediyenin konuyla alakalı çalışma yapmasını bekliyoruz @abdullahozdemir @RTErdogan @csbgovtr

H.Bozkurt 🇹🇷🇹🇷's profile picture
H.Bozkurt 🇹🇷🇹🇷3 years ago

Sayın bakan Kağıthane’ye ne zaman geleceksiniz acaba.? Malum Allah korusun bir deprem olsa Kağıthane’nin yarısı yıkılır.

kazım gülüm's profile picture
kazım gülüm3 years ago

@ozkanozt36k Sayın bakanım ;kendi binamı yerinde dönüştürmek iistiyorum ancak 2 tane kamu bankası ,2 tane özel banka tek tapu binama kentsel dönüşüm kredisi için görüşme dahi yapmadılar.

Atilla Demiral's profile picture
Atilla Demiral3 years ago

Poşete zam yapıp enflasyonu artıran bim ceo sunun abv(!) bunlar yüzünden seçimi kaybedeceğiz. Dış güçlere dikkat. Ezanı susturamazlar bu zamlarla, vatanı bölemezler bu zamlarla(!)

Fikirtepe haldız inş. magduru's profile picture
Fikirtepe haldız inş. magduru3 years ago

İMDATTTT Fikirtepe KENTSEL DÖNÜŞÜM haldız inşaat magdurlarıyız, evlerimizden yerimizden olduk, çoluk çocuk magduruz, kiralarımız ödenmiyor, çevre şehircilik devraldık dedi ama hiçbir çalışma başlamadı, MAĞDURUZ seçimi bekliyorum 4 gözle görüşeceğiz @murat_kurum @RTErdogan

Related Videos

İstanbul’a gelir gelmez, kızım Lavin’le birlikte ayaklarım beni doğrudan Edip Akbayram’ın mezarına götürdü. Yüreğimde koca bir ağırlık vardı. , Çiçekleri mezarının üzerine bırakırken içimde bir şeyler koptu. Çünkü ben, en sevdiğim insanın, ustamın, abimin cenazesine yetişememiştim. O, benim için sadece ilk dinlediğim, ilk şarkısının ezberlediğim sanatçı değildi. O, benim idolümdü. Gözlerimi kapadım, bir anda 6-7 yaşındaki halime gittim. O yaşlarda kulağıma çalınan sesi, içimde filizlenen hayranlığı hatırladım. O sesi ilk duyduğum anki heyecanı, onun şarkılarıyla büyüdüğüm yıllara gittim. Edip Abi, insana değer verirdi. Onurlu, vicdanlı, merhametliydi. O, sadece büyük bir sanatçı değil, aynı zamanda çok iyi bir baba, çok iyi bir dedeydi. Bugün mezarı başında bir kez daha anladım: O, benim kalbime dokunan, hayatıma yön veren en özel insanlardan biriydi. Yanımda duran kızım Lavin, gözyaşlarıma anlam veremedi. Küçük elleriyle elimi tuttu ve masum bir sesle sordu: “Baba, neden ağlıyorsun? Onu çok mu seviyorsun?” O an boğazım düğümlendi. Kızıma baktım ve derin bir nefes alarak ona Edip baba ile aramdaki hikayeyi baştan sona anlattım. Kim olduğunu, hayatımda nasıl bir iz bıraktığını, neden onun yokluğunun içimde kocaman bir boşluk olduğunu söyledim. Lavin, gözlerimin içine bakarken sanki o da hissetti acımı. Gözleri dolarak bana sarıldı. Bir kez daha anladım ki bazı insanlar ölmez. Onlar, sadece bu dünyadan göçer ama kalplerde, hatıralarda, şarkılarda, dualarda yaşamaya devam eder. Edip Abi de öyle biri… Ve ben, hayatımın sonuna kadar onu böyle anmaya, eserlerini okumaya, onun adını yüreğimde taşımaya devam edeceğim. Ruhun şad olsun, güzel insan… Güle güle benim Edip abim..

Mahsun Kırmızıgül

391,590 views • 1 year ago

YENİLENEN YÜZÜYLE TOKAT TERMİNALİ HAYIRLI OLSUN 🔺Bugün Tokat’ımız için çok kıymetli bir günü daha hep birlikte yaşadık. 🔺Şehirlerarası Otobüs Terminalimizi yalnızca yenilemekle kalmadık; adeta sıfırdan yeniden inşa ederek Tokat’ın modern şehir vizyonuna yakışır bir yapıya kavuşturduk. 🔺2001 yılından bu yana kapsamlı bir çalışma görmeyen terminalimizi; güvenliği, konforu, mimarisi ve teknolojik altyapısıyla Türkiye’nin en nitelikli şehir terminallerinden biri hâline getirdik. Çünkü biz biliyoruz ki: “Bu terminal Tokat’ın kapısıdır.” 🔺Zemin altı ısıtmadan modern bekleme salonlarına, 🔺Yenilenen tuvalet ve mescitlerden esnaflarımız için oluşturulan yeni ticari alanlara, 🔺 X-Ray güvenlik girişlerinden yenilenen kamera sistemlerine, 🔺Asfalt, altyapı, peyzaj, dekoratif aydınlatmalar ve güneş saatine kadar terminali tam anlamıyla baştan sona yeniledik. Tek bir noktayı dahi yüzeysel bırakmadık. 🔺Terminalimiz artık günlük 127 sefer kapasitesine sahip. 🔺Toplam 961 vatandaşımıza istihdam sağlayarak şehrimizin ekonomisine de güçlü bir katkı sunuyoruz. 🔺"O Bilet" uygulamamızla akıllı terminal sistemine geçerek dijital dönüşümün de önünü açtık. Bu süreçte destekleriyle her zaman yanımızda olan terminal esnaflarımıza, tüm çalışma arkadaşlarımıza ve emeği geçen herkese can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Tokat’ımıza hayırlı uğurlu olsun.👋 #üretkenbelediyecilik

Mehmet Kemal Yazıcıoğlu

15,761 views • 9 months ago

Midas’ın kurucusu ve CEO’su Egem Eraslan’a, yatırımcıların en çok merak ettiği üç soruyu sordum. Halka arzlar Midas'a ne zaman gelecek? Halka arz iznimiz geldikten sonra önce fiziksel onay kağıdımızın gelmesi gerekiyordu, o yüzden biraz onu bekledik. Sonrasında ilk halka arza girebilmek için iki veya üç tane konsorsiyuma önceden girip bir hazırlık yapmamız gerekiyordu. O süreçleri de tamamladık. Önümüzdeki muhtemelen ilk veya ikinci halka arzdan itibaren, artık Midas'ta tüm halka arzlara erişim olacak. Borsa İstanbul'da komisyonsuz yatırım devam edecek mi? Devam edecek. BIST tarafında komisyonlarda herhangi bir değişiklik yapma planımız yok. Şu anda Midas'ın kullanıcılarıyla geldiği noktadan çok memnunuz ve şunu görüyoruz: Bizimle Borsa İstanbul'da yatırım yapan kullanıcılarımız ürünlerde derinleşmeye başlıyorlar. Farklı ürünlerimizi de kullanmaya başlıyorlar ve o deneyimi sevdiklerini de biliyoruz. O yüzden komisyonsuzluk deneyimi burada bizimle birlikte olacak. "Midas Kart" projesi var mı? Yatırımcılar günlük hayatlarında Midas’ı daha ne kadar fazla kullanabilirler? Özellikle Midas Kart üzerinden bu ihtiyacı karşılamak, Midas'ta yapmak istediğimiz şeylerden bir tanesi. Bir noktada Türkiye’nin bir yatırım ülkesi olacağını düşünüyoruz ve o yöne doğru ilerliyoruz. 1,5 milyon pay senedi yatırımcısından 6,5 milyonlara geldik. Türkiye, sessiz bir şekilde yatırımcı ülkesine dönüştü. Bu trendin de devam edeceğine inanıyoruz. İnsanların bizimle yaptığı yatırımlar büyüdükçe, bir noktada başka finansal ihtiyaçlarını da çözmemizi isteyeceklerdir. Şu anda gördüğümüz şey tam olarak bu: Kullanıcılarımız para transferini de bizimle yapmak istiyor, iş arkadaşlarına bizim üzerimizden para göndermek ve harcamalarını bizim üzerimizden gerçekleştirmek istiyorlar. Ben de bu ihtiyaca cevap vereceğimizi düşünüyorum. #davet

Temettü Hocam

53,029 views • 3 months ago

Likidite sıkışması olur dedik, oldu. Bu sıkışmanın ABD ve kripto tarafına nasıl etki edeceğini; bunun da QE yolunu nasıl açacağını defalarca anlattık. Bitcoin’de 9xxxx hedeflerinin geleceğini yine defalarca yayında söyledik, oraya da geldik. Şimdi; 1.Perşembe (20 Kasım 2025) günü, Türkiye’nin en iyi makro analistlerinden biri olduğunu düşündüğüm Emrah Ahi ile #barbarians kanalında santaya giden yol üzerine hem makro hem micro görüşlerimizi paylaşacağız. Aylardır her şeyi önünüze koyduk ama çok kişiye dinletemedik. Yine de süreçte zarar etmeyen, sabırlı davranan herkesi tebrik ederim. 2.O dönem “lan lun” diyerek girenlerin çoğu şimdi “hocam ne yapacağız?” moduna döndü. Daha vicdanlı olalım diye de bugün TheArfi seviyeler gelince 5 dakikalık bir video paylaştı; uzun izleyemeyenler için birebir: Bitcoine Genel Bakış: Dinleyen traderlar micro’da da kazandılar. 3.Portföy konusunda defalarca söyledim: Tech’ten utility’e rotasyon yaptım ve hedge topladım. Uzun uzun rapor yazdım. Uygulayan herkes kazançlı çıktı. 4. Trade dışında şu anda ne yapıyorum? Bitcoin toplamaya başladım. İlk kademelerimi 92-95k bandından aldım. Bu bölge ve altından düzenli olarak %5’lik parçalara bölerek akümülasyona devam edeceğim. 3000 altı gelirse Ethereum’da toplayacağım, özellikle 25xx-28xx bölgesi takibimde Toplam kripto bakiyesinin şimdilik %50’sini geçmeyi düşünmüyorum. Gerisiyle haftalık tradeler devam Barbarians ekip ile. 5.X abonelik ücretini bilerek çok cüzi tuttum. Bu işlere ilginiz varsa içeri gelin. Çünkü artık her şeyi public anlatmak beni yordu. Ayda bir kahve parasını bile ayırmayan birinin bu içeriklere gerçek anlamda değer vereceğini sanmıyorum.

Heisenberg

45,701 views • 9 months ago

TELE1’deki arkadaşlarımız, “Teslim olmuyoruz. Bu karanlığı reddediyoruz.” diyerek kanaldan toplu olarak istifa ettiler. İstifa ederken de kamuoyuna bir açıklama yaptılar. Arkadaşlarımızın yaptığı açıklama aynen şöyle: ‘’TESLİM OLMUYORUZ Tele1 televizyonu 2017 yılında, özgür medya anlayışı ve gerçeğe sadakat ilkesiyle, Merdan Yanardağ öncülüğünde yola çıktı. Sansürün, baskının, karanlığın üzerine ışık tuttuk. Televizyonumuzla, internet sitemizle, sosyal medyamızla… Bu ülkenin hakikat arayan sesi olduk Sekiz yıl boyunca yüzlerce gazeteciyi, binlerce konuğu ağırladık. Halkın çıkarlarını savunduk. Emeğin, doğanın, ezilenin yanında durduk. 15 Temmuz’un ardından ilan edilen OHAL koşullarında yayın hayatına başlayıp tehditlere, ekonomik ablukalara, siyasi baskılara rağmen dimdik ayakta kaldık. Ortaya koyduğu yayın anlayışı ile iktidarın hedefi haline gelen TELE1’e 24 Ekim'de kayyım atandı. Genel Yayın Yönetmenimiz Merdan Yanardağ, akıl almaz bir suçlamayla tutuklandı, Hukuk bir kez daha ayaklar altına alınarak, özgür basına bir darbe daha vuruldu. Kayyım yönetiminin ilk işi, haber bültenimizi susturmak oldu. Bu ülkede demokrasinin son ekranlarından biri olan TELE1’de artık yalnızca belgeseller yayınlanıyor. Gazeteciliği onur sayan, Türkiiye’de halkın gerçeğe ulaşmasını savunan bir kanalın, “penguen medyası”na dönüştürülmesine izin vermeyeceğiz. Bugüne kadar yaptığımız yayıncılığın dışında onurumuzu zedeleyecek bir yayın anlayışını asla kabul etmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla Kayyım iradesinin Tele1’e verdiği yeni yayıncılık anlayışını tanımıyoruz. Bu karanlığı reddediyoruz. Tele1’in ekran yüzleri, yöneticileri Tele1comtr yazarları ve kamera arkasında çalışan bazı arkadaşlarımızla birlikte, kayyım yönetimindeki TELE1’den ayrılıyoruz. Biz susmayacağız. Kalemimizi satmayacağız, kırmayacağız. Boyun eğmeyeceğiz. Gazeteciliği, halkın haber alma hakkını, özgürlüğü demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz. Bu süreçte yanımızda duran, sesini yükselten, kalbi bizimle atan herkese teşekkür ediyoruz. Bizim yolumuz belli: teslim olmayacağız, Gerçeğin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. Bu kadro Türkiye’nin demokrasi mücadelesine bulduğu her imkanla katkı sunmaya devam edecektir. ve inanıyoruz ki bu karanlığı dağıttığımızda TELE1 yayıncılık anlayışı yeniden doğacak, Bağımsız, özgür ve onurlu bir kanal olarak, kaldığı yerden, gerçeğin izinden devam edecektir. Tele1'in kurucusu ve genel yayın yönetmenimiz Merdan Yanardağ'ın yanında ve arkasındayız. Ona da buradan saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz. Bu, bir geri çekilme değil; bir direniş ilanıdır. Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız Saygılarımızla...’’

İsmail Dükel

23,401 views • 9 months ago

"Adil ve kalıcı barışa giden yol, ancak ilgili tüm tarafların temsil edildiği bir denklemle açılabilir." Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: ▪ Partimizin 12 Ekim'de başlayan kongre maratonunu dün tamamladık. Türk demokrasisine itibar kazandıran örnek bir kongre süreci yürüttük. Kongre sürecimizi hitama erdirmenin rahatlığıyla inşallah bundan sonra yabancı kabul ve yurt dışı temaslara daha fazla ağırlık vereceğiz. ▪ Biliyorsunuz, geçen hafta Ukrayna Cumhurbaşkanı Sayın Zelenski'yi ülkemizde misafir etmiştik. Bugün de Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sayın Lavrov'u kabul ettik. Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların yoğunlaştığı bir dönemde bu ziyaretleri çok önemli buluyoruz. ▪"Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmayacağı" şiarıyla, çatışmaların ilk gününden beri hep barışın tesisi için gayret gösterdik. Muhalefetin bizi çekmek istediği tuzağa düşmeden, iki komşu ülkeyle de dengeli ilişkiler geliştirdik. ▪ Hemen herkesin ateşe körükle gittiği günlerde, Mart 2022'de İstanbul'da iki ülke arasında doğrudan müzakerelere ev sahipliği yaptık. ▪ Taraflarla yürüttüğümüz temaslar neticesinde "Karadeniz Tahıl Girişimini" hayata geçirdik. Toplam 33 bin ton tahılın, Türk Boğazları üzerinden dünya pazarlarına ulaşmasını sağladık. Böylece küresel gıda krizinin yaşanmasına engel olduk. ▪ Şimdi yeni bir denklemin kurulmakta olduğunu görüyoruz. Amerikan Başkanı Sayın Trump'ın, savaşı müzakereler yoluyla bitirme iradesini prensipte olumlu karşılıyoruz. ▪ Savaşın müzakere masasında sona erdirilmesi yaklaşımı Türkiye'nin, son 4 yıldır izlediği politikayla da örtüşmektedir. Ama, burada şu gerçeğin ihmal edilmemesi gerekiyor: Adil ve kalıcı barışa giden yol, ancak ilgili tüm tarafların temsil edildiği bir denklemle açılabilir. ▪ İstanbul Süreci hariç, bugüne kadar kurulmaya çalışılan masalarda Rusya dışlanmış, bundan dolayı da arzu edilen netice alınamamıştı. ▪Şayet yeni süreçten sonuç alınmak isteniyorsa, Ukrayna mutlaka sürece dahil edilmeli ve karşılıklı müzakerelerle bu savaş sona erdirilmelidir. ▪Bu konudaki hakkaniyetli duruşumuzu, hem Sayın Zelenski'ye hem dün telefonda konuştuğum Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron'a hem de bugün Sayın Lavrov'a ifade ettim. ▪ Biz, görüşmelere ev sahipliği yapmak dahil, sürecin kalıcı barışa tahvili için her türlü desteği vermeye hazırız. ▪ Bölgemiz; kana, gözyaşına ve çatışmaya artık doymuştur. Yüz binlerce insanın hayatına mal olan, her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu savaşın artık son bulmasını istiyoruz. ▪ Dengeli tavrıyla her iki ülkenin güvenine mazhar olmuş bir devlet olarak, kalıcı ve adil barış için elimizden geleni yapacağız. ▪ Yine bu süreçte Gazzeli kardeşlerimizin kendi topraklarında huzur içinde yaşaması, Lübnan'ın güvenliği ile Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması gibi konularda taviz vermeyecek, buralarda da gelişmeleri takip edecek, tüm imkânlarımızla kardeşlerimizin yanında olacağız. ▪ Ülkemizin büyüklüğüne yaraşır şekilde, dün olduğu gibi yarın da hakkı savunmaya, barış ve dayanışma için çaba sarf etmeye devam edeceğiz. 📍 Kabine Toplantısı Sonrası Millete Sesleniş

Fahrettin Altun

71,847 views • 1 year ago

MİLLÎ SAVUNMA BAKANI YAŞAR GÜLER, İFTARI BAYBURT’TA MEHMETÇİKLERİMİZ, ŞEHİTLERİMİZİN AİLELERİ VE GAZİLERİMİZLE BİRLİKTE YAPTI Bayburt’ta bulunan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, iftarı 17’nci Komando Tugay Komutan Yardımcılığımızda Mehmetçiklerimiz, şehitlerimizin kıymetli aileleri, kahraman gazilerimiz ve onların değerli aileleriyle yaptı. Bakan Yaşar Güler, beraberinde Bakan Yardımcısı Salih Ayhan ile birlikte katıldığı iftarda konuşma yaparak şunları söyledi: TARİHİ ZAFER GÜNÜMÜZÜ BÜYÜK BİR GURURLA YÂD ETTİK Mübarek Ramazan ayının bereketini ve huzurunu paylaştığımız bu anlamlı iftar sofrasında, baba ocağım Bayburt’ta sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Bu güzide iftar programında birlik ve dayanışma ruhuyla sizlerle aynı sofrada buluşurken aynı zamanda can Bayburtumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü de idrak etmenin heyecanını yaşıyoruz. Nitekim gün içinde icra edilen görkemli etkinliklerle bu tarihî zafer günümüzü büyük bir gururla yâd ettik. Bayburt’umuzun şanlı tarihinde müstesna bir yere sahip olan Kop savunmasında yazılan kahramanlık destanları, bu topraklarda yetişen her vatan evladı için büyük bir ilham kaynağıdır. Tarihten bugüne her daim vatanına bağlılığıyla, devletine sadakatiyle ve milletine hizmet etme azmiyle öne çıkan güzel Bayburtumuz, bu yönüyle Anadolu’nun vicdanı ve milletimizin ortak değerlerinin güçlü bir yansımasıdır. ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZ MİLLETİMİZİN ONUR VE HAYSİYETİNİ TEMSİL EDİYOR İşte bu mirasın en vakur ve güçlü temsilcileri de şüphesiz ki siz şehit ve gazi ailelerimiz ile kahraman gazilerimizdir. Bu yüzden sizlerle aynı sofrayı paylaşmanın anlamı bizler için çok büyüktür. Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz milletimizin onur ve haysiyetini temsil etmektedirler. Aziz şehitlerimiz ve siz kahraman gazilerimiz aynı zamanda Türk kahramanlığının ve fedakârlığının gurur timsali mazisi şan ve şerefle dolu Türk ordusunun da ilham kaynağıdırlar. Bugün bu aziz vatanda huzur içinde yaşayabiliyorsak bu sizlerin fedakârlıkları sayesindedir; hakkınızı hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak başımızın tacı olan sizlerin hayatlarını kolaylaştırmak ve yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz. Şanlı atalarımızdan ve aziz şehitlerimizden bizlere yadigâr olan kutsal vatanımızı daha güçlü, daha müreffeh ve daha güvenli bir geleceğe taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de ülkemizin güvenliği ve asil milletimizin huzuru için azim ve kararlılıkla görev yapmaktadır. Özellikle vurgulamak isterim ki aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin silah arkadaşları yani kahraman Mehmetçikler, onların bıraktığı kutsal mirası ve şanlı sancağı gururla taşımaktadırlar. Bugün sınır ötesinde icra edilen operasyonlardan hudut güvenliğinin sağlanmasına, Mavi ve Gök Vatanımızın korunmasından uluslararası görevlere kadar başarıyla yürütülen çok yönlü faaliyetlerimiz, bu yüksek vazife şuurunun en açık göstergesidir. Bayburtumuzun medarıiftiharlarından biri olan 17’nci Komando Tugayımız bu faaliyetlerde şanlı ordumuzun önemli birliklerinden biri olarak önemli görevler üstlenmektedir. DEVLETİMİZİN DURUŞU NETTİR Kahraman ordumuz son yıllarda icra ettiği başarılı operasyonlarla terör örgütüne büyük darbeler vurmuş ve terörü bitirme noktasına getirmiştir. İçinde bulunduğumuz kaotik ortam dikkate alındığında terörün tamamen ortadan kaldırılması yalnızca güvenlik meselesi değil, tarihî bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır. Bu tablo karşısında yürüttüğümüz mücadeledeki kararlılıkla birlikte toplumsal dayanışmamızı ve kardeşliğimizi tahkim edecek güçlü bir iradenin ortaya konulması da her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir. Bu çerçevede devletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde terörle mücadelede kaydedilen ciddi aşamayı dikkate alarak, millî birlik ve kardeşliğimizi güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için “Terörsüz Türkiye” sürecini başlatmıştır. Özellikle belirtmeliyim ki başta aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizin emsalsiz fedakârları sayesinde terörle mücadelede elde edilen başarılar “Terörsüz Türkiye” yolculuğunu daha gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedef kılmıştır. Bu sürecin kalıcı başarıya ulaşması ise ancak terör örgütünün silahlarını bir an önce teslim ederek tüm uzantılarıyla birlikte taahhütlere eksiksiz biçimde uymasına bağlıdır. Bu konuda devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur. Bizler de bu süreci ilk günden itibaren devletimizin ve ülkemizin bekası ve çıkarları doğrultusunda samimiyetle destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Ancak tüm gelişmelere karşı planlı faaliyetlerimizi sürdürüyor, tedbirlerimizi her zamanki kararlılığımızla alıyoruz ve almaya da devam edeceğiz. STEADFAST DART 2026 TATBİKATI'NDA TSK’NIN GÜCÜNÜ GÖSTERDİK Türk Silahlı Kuvvetleri olarak NATO’nun en büyük tatbikatı olan STEADFAST DART 2026 tatbikatına katıldık. Ülkemizi ve asil milletimizi en üst seviyede temsil ettik. Bir kez daha Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücünü ve kuvvetini, yerli ve millî silah sistemlerimizin kalitesini gösterdik. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerimizin muharebeye ne denli hazır olduğunu da gözler önüne serdik. O nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri olarak asil milletimize layık olabilmek adına var gücümüzle çalışmalarımıza devam ediyoruz. BU YOLDA TAVİZ VE PAZARLIK YOK Bu tarihî süreç bir yandan birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmeyi amaçlarken aynı zamanda gelecek nesillerin güvenlik ve huzuru içindir. Şüphesiz bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Bu yolda hiçbir taviz ve pazarlık yoktur, olmamıştır. Milletimizin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adım atılmamıştır, bundan sonra da atılmayacaktır. Yegâne amacımız artık evlatlarımızı yitirmediğimiz, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü, çocuklarımızın sadece barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmektir. Çok şükür ülkemizin her bölgesinin kalkındığı bu güvenlik ve huzur ikliminde Bayburtumuz da yeni ve kapsamlı bir atılım dönemine girmiştir. Özellikle son yıllarda her alanda yapılan birbirinden değerli yatırımlarla Bayburtumuz, Türkiye’nin yükselen yıldızlarından biri durumundadır. Bayburtumuz artık; -Gurur kaynağı olan Üniversitesiyle, -Sayısı 12 binlere ulaşan aynı zamanda dünya ve Türkiye şampiyonlukları elde eden lisanslı sporcularıyla, -Yapılan yatırımlar ve verilen desteklerle tarımsal gelişimin ve kırsal kalkınmanın önde gelen merkezlerinden biri olmasıyla, -Her geçen gün gerçek potansiyelini ortaya koyan kültür ve turizm zenginliğiyle, -Aynı zamanda ulaştırma alanında büyük yatırımlara sahne olmasıyla anılmaktadır. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda şehrimiz çok daha büyük ilerlemeler kaydedecektir. Unutmayalım ki güçlü bir toplum ancak birlik ve dayanışma ile ayakta kalır. Bayburtumuzun da en büyük gücü, birbirine kenetlenmiş insanlarıdır. Bu dayanışma ruhu geçmişte olduğu gibi bugün de en büyük güvencelerimizden biridir. Sizlerin de desteğiyle bir ve beraber olarak geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve ülkemizin gücüne güç katacağız. Kahraman silah ve mesai arkadaşlarımın da Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda kendilerine tevdi edilen görevleri en iyi şekilde, büyük bir şevk ve gayretle yerine getirmeye devam edeceğine inancım tamdır. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken; Bayburtumuzun düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümünü, bir kez daha kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Şehitlerimizin siz kıymetli ailelerine ve yiğit gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyorum. Bu vesileyle Ramazan ayının hayırlı ve bereketli geçmesini niyaz ediyor, kahraman silah ve mesai arkadaşlarıma görevlerinde üstün başarılar diliyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

47,275 views • 6 months ago

YAZI BİRAZ UZUN OLDU OKUYAN PİŞMAN OLMAZ Sosyal Medya Hesaplarımızda yayınladığımız Yazılarımızda; Devletimizin yanında saf tutmamız, Devletimizin Devamlılığını esas almamız, Vatan, Bayrak ve Millet sevdasını gönüllere işlemek için çaba ve gayret sarfetmemiz, Kısacası ruhumuzu ve bedenimizi yeryüzünde i'la-yı kelimetullah mefkuresine adamamız, Tüm yazılarımızı bu doğrultuda kaleme almamız, çıldırtıyor kurt postuna bürünmüş bazı çakalları... DAHA DÜNYA'YA SÖYLEYECEK SÖZÜM VAR.. Bu alem yaratıldığı günden beri Habil ve Kabil ile hak ve batıl mücadele başlamış oldu.. Evet ta o zaman başlayan hak ve batıl mücadelesi, günümüze kadar sürmüş ve kıyamete kadar da sürecektir.. Allah'u tealanın sıfatları bu alemde devamlı tecelli eylemiştir ve kıyamete kadarda edecektir.. Bu alem zıtlıklarla var ola gelmiştir.. Soğuk varsa, sıcak da vardır.. Acı varsax tatlı da vardır.. Neşe varsa, elem de vardır.. Güzel varsa, çirkin de vardır.. Allah'u teala Cami-ül Ezdat'tır.. Mesela, Hay, yani dirilten de onun sıfatıdır.. Mümit, yani öldüren de onun sıfatıdır.. Rahman, yani acıyan affeden da onun sıfatıdır. Züntikam, yani intikam sahibi de onun sıfatıdır.. Alem kuruldu kurulalı hiç bir zaman ebeden ne hak batılı ortadan kaldırabilmiştir, Nede batıl hakkı ebeden yok edebilmiştir.. Nöbetleşe nöbetleşe olmuştur.. Nasıl ki gündüz geceyi, gecede gündüzü ebeden yok edemediği gibi.. Yani alem zıtlıklardan teşekkül eder.. Bu dünya ya da dört kişi hakim olmuştur.. Bunların ikisi müslüman, ikisi de kafirdir.. Müslüman olanlar. Hz Süleyman ve Hz Zülkarneyn.. Kafir olanlar ise Nemrut ile Buhtun Nasır dır.. Orda bile sıra böyledir yani eşittir.. İslam peygamberi yeryüzünü şereflendirdikten sonra, eli ile yaptığı putlara tapan, kız çocuklarını diri diri gömen, cahiliye karanlığını yırtıp atmış ve insanoğlu islamın sonsuz nuruna kavuşmuştur.. Hz Ömer döneminde Meveraunnehir de islamı kılıçsız, savaşsız kabul edip imanla şereflenen bu necip millet, tam 1000 yıl islamın şanlı bayrağını şerefle cepheden cepheye koşarak temsil etmiş ve şerefle dalgalandırmıştır.. 1839 Tanzimat fermanı ile ehli küfre verilen taviz 1923 de manevi herşeyini kaybetmesi ile neticelenmiştir.. Nasıl ki gecenin karanlığından sonra seherle birlikte sabah vakti ve peşinden gündüzü başlarsa, Kışın yavaş yavaş bitimi ile de ilkbahar başlar.. Bahar gelirken bazen ara mevsimler ceryan eder.. Yani Nisan veya Mayıs aylarında bazen kar yağar.. Fakat bu kısa bir süre için geçerlidir, Uzun sürmez.. Yani yağan o kar, yani o ara kış gelmekte olan baharı ve yazı engelleyemez, durduramaz. Evet bu millet takriben 150 yıldır çok çileler çekti.. Çok gözyaşı döktü.. Üstad Necip Fazıl Kısakürek deyimi ile "Geceler kandillere katran döktü". Gözyaşı ve elemi hep müslümanlar yaşadı.. Son 40 senede en az 10 milyon müslümanı bu ehli küfür şehit etti katletti.. Lakin gene müslümanları terörist ilan ettiler.. Sultan Azizin bileklerini keserek intihar süsü vererek şehit ettiler.. Sultan Abdülhamit hana bir gün rahat yüzü göstermediler.. Nihayetinde tahtından indirdiler.. Ardından iktidara gelen İttihad ve terakki ülkeyi paramparça ederken Musul Kerkük, Batı Trakya, irili ufaklı ne kadar ada varsa hepsi gitti.. Koskoca imparatorluk tan 64 tane devlet çıktı ve kala kala elimizde sadece Edirne ile Kars, Sinop ile Antalya arasında ki kara parçası kaldı.. Yetmedi Cihat Yaycı Paşa'nın maçtan çıkanlarla yeneriz dediği minik bir devleti yendik diye tam 100 senedir bayram yapar hale geldik.. Üç kıtayı feth etmiş olan ecdadımız, taa Viyana önlerine kadar varmış olan dedelerimiz bunun milyonda biri kadar sevinmemişlerdir.. Hep Allah'a şükür içerisin olmuşlardır.. Evet artık mevsimler şunu gösteriyor ki islam alemi ezildiği kadar ezilmiştir.. Batıda müslümanların kanı üzerinden yükselebildiği kadar yükselmiştir.. Lakin artık batının kış mevsimi başlarken islamın ve islam'ın başı olan Türkiye'ninde baharı başlamak üzeredir.. Allah'ın izni ile buna hiç kimse engel olamayacaktır.. Daha biz müslüman Türkler dünya ya son sözümüzü hala söylemedik.. Daha bizim serhatlarda dalgalandıracak şanlı bayrağımız var.. Daha bizim tuna boylarını inletecek mehterimiz var.. Daha bizim Bağdat'ta getireceğimiz tekbirlerimiz var.. Daha bizim arşı alayı titretecek ezanımız var.. Daha bizim Kudüs'te mescidi aksanın içinde kılınacak namazımız var.. Daha bizim şu zalim dünya ya getireceğimiz bir nizam, bir adalet var.. Yani biz daha bu dünya ya son sözümüzü söylemedik.. Yani bizim daha bu kahpe dünya ya söyleyecek çok sözüm var.. Çok şükür biz daha bitmedik, bitiremediler.. İnşallah bitiremeyecekler.. Çünkü Türk milleti küflü bir peynir gibidir.. Küflü yerini keserseniz, altından gene kar gibi beyaz bir peynir çıkar. CHP ve aveneleri fren olmaya çalışacaktır, pranga vurmaya çalışacaklardır.. Amma artık rüzgar islamın arkasından, ehli küfrün de karşısından esiyor...

Kumandan

14,074 views • 8 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy; Bayburt Merkez Spor Salonu’nun açılışını gerçekleştirdi. Bakan Yaşar Güler, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: BAYBURT, YATIRIM VE KALKINMADA BÜYÜK GELİŞMELERE EV SAHİPLİĞİ YAPTI "Baba ocağım, yiğitler diyarı Bayburt’umuzda bu güzide açılış vesilesiyle bulunmaktan ve siz değerli hemşehrilerimle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Her geçen gün gelişen Bayburt’umuzun marka yüzlerinden biri olacak bu spor merkezinin siz kıymetli hemşehrilerime, şehrimize ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Köklü geçmişi millî ve manevi değerlerine olan bağlılığı vatan sevgisi ve fedakârlığıyla gönlümüzde müstesna bir yere sahip olan Bayburt’umuz, Türkiye’nin en özel şehirlerinden biridir. Şehrimiz, bu güzide yönleriyle Anadolu’nun ruhunu temsil eden birlik ve kardeşliğimizin çimentosudur. Bu özelliklerinin yanı sıra Bayburt’umuz, son yıllarda ülkemizin her bölgesinde olduğu gibi yatırım ve kalkınmada da büyük gelişmelere ev sahipliği yapmıştır. Öyle ki ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve vizyonuyla her alanda büyük bir atılım gerçekleştirirken, şehrimiz de bu kalkınma sürecinde eğitimden kültüre ulaştırmadan spora kadar pek çok alanda ciddi yatırımlara kavuşmuştur. Mevcut ihtiyaçların tamamlanması eksiklerin giderilmesi ve Bayburt’umuzun hak ettiği konuma ulaşması için artan bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz ve 15 bin metrekarelik bir alana inşa edilen spor merkezimiz de bu çabalarımızın açık bir tezahürüdür. Modern teknolojiye dayalı spor kompleksimiz, 4 bin kişilik seyirci kapasitesi FIBA onaylı basketbol ve voleybol sahaları koşu salonları ve bireysel spor alanları ile başta gençlerimiz olmak üzere Bayburt’umuza ve elbette buraya gelecek tüm sporcularımıza en iyi imkânları sunacak bir merkez olacaktır. Bayburt’umuz; bu önemli yatırımla artık sadece sporcular yetiştiren bir şehir değil, aynı zamanda sporun kalbinin attığı bir merkez hâline geliyor. BAYBURT’TA 12 BİN CİVARINDA LİSANSLI SPORCU VAR Bayburt’umuzun böylesine önemli bir yatırımı almasında şehrin ihtiyacı kadar elbette ki sporcularımızın son yıllarda ulusal ve uluslararası turnuvalarda boy göstermesi ve elde ettiği başarıların da önemli bir etken olduğunu ifade etmek isterim. Bugün 12 bin civarında lisanslı sporcusuyla Bayburt, bu alanda yükselen bir etki ortaya koyuyor. Öyle ki Bayburtlu sporcularımızın sadece son bir yılda elde ettiği; ▪️Bowlingde, Türkiye şampiyonlukları; judoda, dünya ikinciliği, boks ve atletizmdeki şampiyonluklar, Ünilig şampiyonalarında elde edilen madalyalar voleybolda final gruplarında boy gösterme gibi çeşitli başarılar gençlerimizin sportif yeteneklerini gözler önüne seriyor. Paris’te rakibini nakavt ederek Dünya Boks Şampiyonu olan Elif Nur Turhan’dan Wushu Kung-fu Sanda kategorisi Gençlerde Balkan Şampiyonu olan Bedirhan Akburak’a kadar pek çok sporcumuz şehrimizin adını uluslararası arenada gururla duyuruyor. Keza cirit sporunu yaşatan sayılı şehirlerimizden biri olan Bayburt’umuzu temsil eden Bayburt Atlı Spor Kulübümüz, Sivas’ta şampiyonluğa ulaştı. Sportif başarılarıyla birlikte şehrimizin önemli organizasyonlara da ev sahipliği yapan bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini memnuniyetle takip ediyoruz. Bu çerçevede Üniversitelerarası Boks Türkiye Şampiyonası, Üniversiteler Arası İlk Rafting Şampiyonası, Türkiye Boks Şampiyonası gibi etkinlikler Bayburt’umuzun organizasyon kabiliyetini ortaya koymuştur. Özellikle belirtmeliyim ki Bayburt Üniversitemizin de spor alanındaki girişimleri, kurduğu spor kulüpleri ve sporculara sunduğu destekler genç yeteneklerin keşfedilmesi ve şehrimizin sportif faaliyetlere ev sahipliği yapması bakımından hayati önemdedir. Aynı şekilde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz de yürüttüğü özverili çalışmalarla pek çok branşta evlatlarımızın sporla buluşmasını ve kendilerini geliştirmesine imkân sağlıyor. Elbette ki spora ilginin artması başarılı sporcularımızın yetişmesi ve şehrimizde düzenlenen organizasyonların daha da çeşitlenmesi amacıyla sportif yatırımların devam etmesi bir gerekliliktir. Bu çerçevede, Bayburt’umuzda şu ana kadar Gençlik ve Spor Bakanlığımızın değerli çalışmalarıyla spor salonlarından cirit alanına, tenis kortlarından yüzme havuzu ve futbol sahasına kadar yapılan yatırımlara bugün bir yenisini daha eklemenin haklı gururunu yaşıyoruz. İnanıyorum ki bu spor merkezi; ▪️Bir yandan gençlerimizin yeteneklerini geliştirebilecekleri bir cazibe merkezi olurken, ▪️Aynı zamanda pek çok müsabaka ve turnuvaya ev sahipliği yapacak, ▪️Böylelikle Bayburt’umuzun ulusal ve uluslararası turnuvalarda elde edeceği başarılara daha güçlü katkılar sağlayacaktır. Şu bir gerçek ki Bayburt’un gelişimi için atılan adımlardan biri olan bu tesis, aslında eser ve hizmet anlayışımızın yansımalarından sadece biridir. Zira güçlü bir Türkiye, güçlü şehirlerle mümkündür. Bayburt da bu yürüyüşte kendi potansiyelini en iyi şekilde ortaya koyma azim ve kararlılığındadır. Bizler de 'Türkiye Yüzyılı' hedefiyle başladığımız Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Bayburt’umuzun her alanda daha güçlü bir şehir olması için el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz. TERÖRSÜZ TÜRKİYE, ÖNEMLİ KİLOMETRE TAŞLARINDAN BİRİ OLACAK Şüphesiz bu kutlu hedefe yürürken 'Terörsüz bir Türkiye' de önemli kilometre taşlarından biri olacaktır. Yıllardır enerjimizi ve kaynaklarımızı tüketen terör belasını bitirerek şehirlerimizi kalkındırmak, ülkemizi huzura ve refaha taşımak ve çok daha güçlü bir Türkiye’yi gençlerimize emanet etmek, en büyük arzumuzdur. Bunun için de PKK ve iltisaklı tüm gruplar, yapılan çağrı ve alınan fesih kararı kapsamında derhâl tüm terör faaliyetlerine son vermeli; başta Suriye olmak üzere farklı coğrafyalarda ve isimler altında faaliyet gösteren tüm uzantıları bir an önce ve koşulsuz şekilde silahlarını teslim etmelidir. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgede kök salmasına ve farklı adlar altında faaliyet göstermesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken spora ve gençlerimize yönelik birbirinden kıymetli çalışmalara imza atan başta Sayın Bakanımız Osman Aşkın Bak olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Aynı şekilde şehrimizin kültürel ve turizm yönünün gelişmesi için değerli çalışmalar yürüten başta Sayın Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığımıza da gönülden teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki Bayburt’umuz hem sporda hem de kültür ve turizmde alacağı nice güzel yatırımla daha da gelişecek, ülkemizin kalkınmasına daha fazla katkı sağlayacaktır. Bu vesileyle Spor Merkezimizin bir kez daha çok kıymetli hemşehrilerimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor; yapımında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

28,415 views • 11 months ago

The New York Times (ABD): Amazon, 500 Binden Fazla İşi Robotlarla Değiştirmeye Hazırlanıyor 🤖 🔹 New York Times’ın elde ettiği iç belgeler, Amazon’un operasyonlarının %75’ini otomatikleştirmeyi hedeflediğini ortaya koydu. 🔹 Şirketin planına göre önümüzdeki yıllarda yarım milyondan fazla iş robotlarla değiştirilecek. Böylece her ürün başına yaklaşık 30 sent maliyet tasarrufu sağlanacak. 🔹 Amazon’un ABD’deki iş gücü 2018’den bu yana üç kat artarak 1,2 milyona ulaştı. Ancak şirketin otomasyon ekibi, 2027’ye kadar 160.000 yeni işe alımı önleyeceğini tahmin ediyor. 🔹 2033’e kadar ürün satışlarını ikiye katlamayı hedefleyen Amazon, bu süreçte 600.000 kişiyi işe almaktan kaçınarak büyümeyi robotlarla sürdürmeyi planlıyor. 🔹 Louisiana eyaletinin Shreveport kentinde açılan tamamen robotik depo, bu dönüşümün prototipi. Şirket, bu modeli 2027’ye kadar 40 farklı tesise yaymayı amaçlıyor. 🔹 Belgelerde, Amazon’un “otomasyon” veya “yapay zekâ” kelimelerini kullanmaktan kaçınarak bunun yerine “ileri teknoloji” veya “insanlarla iş birliği yapan robotlar (cobot)” gibi terimleri tercih etmesi öneriliyor. 🔹 Amazon sözcüsü Kelly Nantel, belgelerin “eksik” olduğunu ve şirketin genel işe alım stratejisini yansıtmadığını savundu. Ancak şirket, bu yıl tatil sezonu için 250.000 kişilik geçici işe alım planladığını doğruladı. 🔹 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) profesörü ve 2024 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Daron Acemoğlu, “Amazon bu işi kârlı hale getirdiğinde, diğerleri de aynısını yapacaktır. ABD’nin en büyük işverenlerinden biri artık net iş yaratıcısı değil, iş yok edici haline gelecek,” dedi. 🔹 Şirketin Shreveport deposunda 1.000 robot çalışıyor. Bu sayede tesis, otomasyon olmadan çalışsaydı ihtiyaç duyacağı iş gücünün %50 daha azıyla faaliyet gösterebiliyor. 🔹 Amazon’un Georgia’daki Stone Mountain deposu ise 4.000 çalışandan 1.200’ünü kaybedecek şekilde yeniden yapılandırılıyor. Şirket, bu geçişin işten çıkarma değil, doğal küçülme (attrition) yoluyla olacağını belirtiyor. 🔹 Amazon dünya genelinde 1 milyon robot kullanıyor. Yeni dönemde öncelik, robotik teknisyenleri ve mekatronik uzmanlarını yetiştirmeye verilecek. Şirketin teknisyen maaşları saatte 24,45 dolar civarında. 🔹 Ancak bu dönüşümün siyahi çalışanlar üzerindeki etkisi konusunda endişeler var. Amazon’un depo işçilerinin önemli bir bölümü siyahi ve düşük gelirli kesimlerden geliyor. 🔹 Şirket, topluluk tepkisini yumuşatmak için “iyi kurumsal vatandaşlık” imajını güçlendirmeyi, yerel etkinliklerde (örneğin geçit törenleri, yardım kampanyaları) görünürlüğünü artırmayı planlıyor. 🔹 CEO Andy Jassy, 2021’de görevi devraldığından beri Amazon’un odağını büyümeden verimliliğe kaydırdı. 2025–2027 arasında 12,6 milyar dolarlık tasarruf bekleniyor. 🔹 Amazon yöneticisi Udit Madan, “Otomasyonun getirdiği verimlilik, farklı bölgelerde yeni istihdam alanları yaratabilir,” diyerek şirketin dönüşümünü savundu. 🔹 Ancak eleştirmenlere göre, Amazon’un “geleceğin fabrikası” vizyonu, mavi yakalı istihdamı dönüştürmekle kalmayıp, daraltacak bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. ⚙️ Kaynak: The New York Times (ABD)

Yabancı Basın

14,867 views • 10 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımlarıyla düzenlenen “Trabzon’a İstiklal Madalyası Takdim Töreni”nde konuştu. Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: TRABZON MİLLÎ MÜCADELE YILLARINDA HEM CANINI HEM MALINI ORTAYA KOYDU Millî Mücadelemizin en zorlu günlerinde Karadeniz’in hırçın dalgalarında vatan uğrunda yol alan Trabzon Mavnacılar Loncası’nın 101 yıl önce hak ettiği İstiklal Madalyası’na kavuşması vesilesiyle düzenlenen bu anlamlı törende sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Millî Mücadele yıllarında Trabzon’umuz sahip olduğu limanıyla stratejik bir üs, ikmal merkezi ve bölgesinde bir umut kapısı olmuştur. Trabzon halkı da tarih boyunca olduğu gibi bu zorlu dönemde de vatanına bağlılığını ve cesaretini bir kez daha göstermiş söz konusu bayrak ve toprak olduğunda gözünü kırpmadan mücadeleye koşmuştur. Trabzon, mütareke ortamının belirsizliği ile ilhak ve işgal projelerine karşı en erken sesini yükselten şehirlerden biri olmuş “Vatan elden giderse, hayatın anlamı kalmaz” diyerek hem malını hem canını ortaya koymuştur. Öyle ki kurulan Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Millîye Cemiyeti paylaşım projelerine karşı çıkarak Erzurum’daki Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile vatanın birliğini muhafaza etmeye yönelik dayanışma içerisinde Erzurum Kongresi’nin düzenlenmesine zemin hazırlamıştır. Tüm bunların yanı sıra Trabzon halkı bu süreçte Kuvayımilliye birliklerine katılma, Millî Mücadele’ye lojistik ve maddi yardımlar yapma gibi çok yönlü gayretlerle vatanına olan sevdasını gözler önüne sermiştir. Trabzon Mavnacılar Loncası da üstün bir cesaretle denizde mücadelesini sürdürmüş, kayıklarına yüklediği her sandıkta bir milletin geleceğini çektiği her kürekte bağımsızlık umudunu taşımıştır. 101 YIL BOYUNCA MADALYA TESLİM EDİLEMEDİ Trabzon’un bu yiğit evlatlarının Samsun ve İnebolu Mavnacılar Loncalarıyla birlikte yaptığı bu fedakârlıklar 11 Şubat 1924’te Gazi Meclisimiz tarafından İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştır. Ancak her üç şehrimizin madalyası da 101 yıl boyunca teslim edilememiştir. Malumlarınız iki hafta önce Millî Mücadele’mizin ilk adımının atıldığı Samsun’a madalyasını takdim törenini gerçekleştirdik. Bugün de gecikmiş ama anlamı eksilmeyen tarihî bir hakkı Trabzon’umuza teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Özellikle vurgulamak isterim ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de “fedakârlığın adıdır” dediği bu güzide şehre madalyasını teslim etmek hem o cesareti ve vatanperverliği saygıyla yâd etmek hem de bu fedakâr mirasa “Unutmadık!” diyerek sahip çıktığımızı ilan etmektir. Bu bilinçle bugün bizler de ecdadımızdan aldığımız ilhamla vatanımızın birliği, bütünlüğü ve bekası için aynı kararlılıkla gayret gösteriyoruz. ŞANLI TARİHİMİZ BİZE YOL GÖSTERMEYE DEVAM EDİYOR Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru emin adımlarla yürürken savunma ve güvenlikten ekonomiye, ulaştırmadan teknolojiye kadar her alanda büyük yatırımlar yapıyor, güçlü ve bağımsız bir ülke olma irademizi pekiştiriyoruz. Şanlı tarihimiz de yerli ve millî savunma sanayinden güçlü ve etkin bir Silahlı Kuvvetlere kadar attığımız her adımda bize yol göstermeye devam ediyor. Tıpkı Trabzon’un Millî Mücadele’mizde gösterdiği dirayet gibi bizler de tarihi sorumluluğu omuzlarımızda taşıyor, yarınlara daha güçlü bir Türkiye bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle bu anlamlı törenin düzenlenmesinde ve Trabzon’un hak ettiği madalyaya kavuşmasında emeği geçen ve katkıda bulunan herkese teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyor; hayatta olan gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Bu törenin bir parçası olmaktan duyduğum mutluluğu ifade ediyor ve sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

34,095 views • 1 year ago

Kilis’te bulunan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 11’inci Hudut Tugay Komutanlığında görevli personelimize hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: ÜLKEMİZİN BEKASI VE MİLLETİMİZİN HUZURU HEPİMİZİN ÖNCELİKLİ GÖREVİDİR Kilis ziyaretimiz vesilesiyle 6’ncı Kolordu Komutanlığımızın bağlısı 11’inci Hudut Tugay Komutanlığımızda sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin de yakından takip ettiği üzere küresel ölçekte güvenlik ortamının giderek karmaşıklaştığı, özellikle güney coğrafyamızda kritik gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. İçinde bulunduğumuz hassas süreçte ülkemizin bekası, asil milletimizin huzuru ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması hepimizin öncelikli görevidir. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz karada, denizde ve havada icra ettiği tüm faaliyetlerde hak ve menfaatlerimizi en güçlü şekilde korumak için büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Bu bütüncül güvenlik anlayışımızın sınır hattındaki temsilcileri de sizlersiniz. Nitekim 11’inci Hudut Tugay Komutanlığımız kritik önemdeki Kilis ve Gaziantep hudutlarımızın korunması, yasa dışı geçişlerin ve terörist sızmaların önlenmesi hususunda büyük bir özveriyle görev yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir. Unutmayınız ki sizler, üstlendiğiniz hudut görevi ile asil milletimizin huzur içinde olmasına büyük katkılar sağlamaktasınız. SURİYE ORDUSU YAPTIĞI BAŞARILI OPERASYONLARLA ÖRGÜTÜ ENTEGRASYONU KABUL ETMEYE MECBUR BIRAKTI Komşumuz Suriye’de devlet otoritesinin çöktüğü ve terör örgütlerinin sınırımızın hemen güneyinde alan kazandığı kaotik ortamda, başta Kilis olmak üzere hudut hattımız asimetrik tehditlerle yüzleşmiş, sınırdaki karakollarımız hatta meskûn mahallerimiz roket ve havan saldırılarına maruz kalmıştır. Bu tehditleri bertaraf etmek için şanlı ordumuz sınır ötesi operasyonlarını emsalsiz bir kahramanlıkla icra ederek tesis ettiği güvenli bölgeler sayesinde hudutlarımızın emniyetini ileriden sağlamış, bu sayede Kilis dâhil sınır şehirlerimiz huzur ve istikrara kavuşmuştur. Geldiğimiz bu noktada terör örgütünün hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmıştır. Devletimiz de terörle mücadelede kaydedilen bu önemli aşamayı dikkate alarak millî birlik ve kardeşliğimizi güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde “Terörsüz Türkiye” sürecini başlatmıştır. Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de devletimizin ve ülkemizin bekası ve çıkarları doğrultusunda bu süreci ilk günden itibaren samimiyetle destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Aynı zamanda süreç başladığından bu yana nihai başarıya ulaşmak için örgütün bir an önce tüm bölgelerde silah bırakması gerektiğini, 34 konuşmamızda defaatle ifade ettik. Bu samimi çağrılarımıza rağmen mutabakat ve entegrasyona dair somut ve bağlayıcı bir adım atmayan örgütün süreci istismar etme çabaları devam etti. Bunun üzerine Suriye Ordusu icra ettiği başarılı operasyonlarla geniş bir alanı örgüt unsurlarından temizlemiş böylelikle örgütü ateşkes istemeye ve entegrasyonu kabul etmeye mecbur bırakmıştır. Esasen bölgenin demografik gerçeklerini ve yerel halkın iradesini temsil etmeyen, yıllardır iç savaş ortamında halka eziyet edip bölgenin kaynaklarını sömüren örgütün bu sonuçla karşılaşmasından başka bir durum olamazdı. YPG-SDG MUTABAKATLARIN GEREKLERİNE UYMALI Artık YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine koşulsuz ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur. Buna yönelik çalışmaların başlamasını memnuniyetle karşılıyor, entegrasyon sürecinin Suriye’nin siyasi birliği ile tek ordu esaslarını güçlendirecek şekilde uygulanmasını bekliyoruz. Suriye Yönetimi’yle bu konuda yakın bir koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu süreçte elbette sınır hattında görev yapan siz kıymetli silah arkadaşlarımın üstlendiği caydırıcılık rolü de son derece kritiktir. Her türlü senaryoya karşı sergilediğiniz teyakkuz ve sorumluluğunuza tevdi edilen görevleri hassasiyetle yerine getirmeniz hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasının açık bir göstergesi olmuştur. Bundan sonra da ülkemizin güvenliğini tehdit edecek en küçük riske dahi fırsat tanımayacak sahadaki tüm gelişmeleri dikkatle izleyerek Suriye yönetimine destek olmaya devam edeceğiz. Zira Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile tek devlet, tek orduya dayalı idare ve güvenlik yapısının tesis edilmesi, sınırlarımızın kalıcı emniyeti açısından vazgeçilmezdir. GAZZE’DE ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUKLARI YERİNE GETİRMEYE HAZIRIZ Küresel güvenlik mimarisinin temellerinin sarsıldığı, belirsizliklerin arttığı bir ortamda benimsediğimiz çok yönlü politikalar ve üstlendiğimiz çözüm odaklı inisiyatifler sayesinde ülkemiz, müzakere masalarının ve uluslararası güvenlik mimarisinin vazgeçilmez aktörlerinden biri hâline gelmiştir. Bugün Kosova’dan Katar’a, Somali’den Azerbaycan’a, Libya’dan Kıbrıs’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada görev yapan personelimiz ülkemizi layıkıyla temsil etmekte güvenliğe, istikrara ve barışa katkılar sunmaktadır. Şu bir gerçek ki Türk askeri bulunduğu her yerde umut ve güven kaynağı olmaktadır. İşte bu bilinçle pek çok coğrafyada olduğu gibi Gazze’de de kalıcı ateşkesin sağlanıp güvenliğin tesis edilmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması için gayret gösteriyoruz. Ülkemiz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Gazze Deklerasyonu’nda imzacı taraflardan biri olarak ateşkes ve kalıcı barış için aktif rol üstlenmiştir. Ateşkes sürecinin ikinci aşamasının önemli bir parçası olarak oluşturulan Barış Kurulunda Türkiye’nin kurucu üye olarak yer alması ve Sayın Dışişleri Bakanımızın Yürütme Kuruluna seçilmesi de ülkemizin bu konudaki katkısının somut bir göstergesidir. Tarihî misyonumuz çerçevesinde Gazze’de ihtiyaç duyulabilecek her konuda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. BULUNDUĞUMUZ COĞRAFYADA GEVŞEMEYE VE RAHATLIĞA YER YOK Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı ve en yoğun faaliyetlerini icra ettiğimiz bu tarihî dönemde her bir personelimizin gösterdiği gayret, ülkemizin güvenli yarınlarını da güçlü biçimde teminat altına almaktadır. Elbette bulunduğumuz kritik coğrafyada gevşemeye ve rahatlığa asla yer yoktur. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hudutlarımızdaki görevlerinizi büyük bir özveriyle yerine getireceksiniz. Bu yüzden çalışmak, hayatınızın ana felsefesi sabır ve disiplin ise bu yolda asla vazgeçmeyeceğiniz iki meziyet olmalıdır. Asıl olan elde edilen başarıyı koruyabilmek ve onu daha da ileriye taşıyacak iradeyi diri tutabilmektir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve şükranla yâd ediyor; - Her birinize görevlerinizde üstün başarılar diliyor, bir kez daha gözlerinizden öpüyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

24,617 views • 6 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile Çiğli 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığında düzenlenen Pilotaj Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: KRİTİK BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ "Türk Hava Kuvvetlerimize pilotlar yetiştiren bu güzide eğitim merkezimizde, sizlerle birlikte bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor; mezun olan pilotlarımızı yürekten kutluyorum. Mezuniyetlerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere, bölgesel ve küresel ölçekte artan risk ve tehditler nedeniyle güvenlik ortamında belirsizliklerin yaşandığı oldukça kritik bir süreçten geçiyoruz. Savunma ve güvenlik konularının her zamankinden çok daha önemli hâle geldiği bu hassas dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Sahip olduğu yerli, millî ve modern silah sistemleri ve personelimizin emsalsiz kahramanlığı ile son bir asrın en kapsamlı faaliyetlerini gerçekleştirmekte, - Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliği için gerekli her türlü tedbiri almaktadır. Bu kapsamda yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelemizi başarıyla sürdürürken hudut güvenliğimizi de en üst seviyede sağlıyoruz. Eş zamanlı olarak Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi tavizsiz ve kararlılıkla koruyoruz. Aynı şekilde başta Kıbrıs olmak üzere Azerbaycan’da, Libya’da, Kosova’da, Bosna Hersek’te, Katar’da, Somali’de ve daha birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelere destek veriyor; - Pek çok coğrafyada bölgesel ve küresel güvenlik ve barışa katkılar sağlıyoruz. ÜLKEMİZ GELECEĞE EMİN ADIMLARLA YÜRÜYOR Türkiye; köklü tarihi, stratejik konumu, büyük ve güçlü ordusu, her alanda sahip olduğu imkân ve yeteneklerle dünyada söz sahibi ülkelerden biridir. Son yıllarda, uluslararası arenada müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi hâline gelen ülkemiz, geleceğe daha büyük hedeflerle ve emin adımlarla yürümektedir. Dolayısıyla ülkemizin huzur ve güvenliği için kahraman ordumuzun da daima güçlü ve etkin olması bir tercih değil, zorunluluktur. Bunun için de ordumuzun yüksek teknolojiyi haiz silah sistemleri ile teçhiz edilmesi kadar lider personelinin donanımlı bir şekilde yetiştirilmesi de hayati önemdedir. Bu bilinçle Harp Okullarımızdan sınıf okullarına branş eğitimlerinden meslekî eğitimlere kadar her safhada personelimizin donanımlı olması ve niteliklerinin daha da geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Sizler de bu anlayışla yetiştirildiniz. Sizler gibi nitelikli personelimizin katkısıyla Hava Kuvvetlerimiz, çok daha güçlü olacaktır. Mazisi şan, şeref ve kahramanlıklarla dolu Silahlı Kuvvetlerimizin, sizlerden beklentileri büyüktür. Bölgesinin en etkin ve güçlü Hava Kuvvetlerine sahip olan ordumuzun semalardaki üstünlüğünün devamı ve daha üst seviyelere çıkartılması için hem sizlere hem bizlere görevler düşmektedir. Sizlerin sorumluluğu; - Bir yandan görevlerinizi en iyi şekilde icra ederken, - Aynı zamanda 'sürekli eğitim' anlayışıyla kendinizi çok yönlü geliştirmeniz, - Bilhassa uçuş ve havacılık disiplinine bütünüyle ve derinliğiyle hâkim olmanızdır. Bu kapsamda sizlerden beklentim; - Eğitimlerinizi genişleyen bir tecrübe kazanımı dâhilinde icra ederken, - Havacılık ve uzay teknolojilerindeki gelişmeleri de yakından takip etmeniz ve bu konuda Hava Kuvvetlerimize katkılar sunmanızdır. Havacılık eğitimi zor ve uzun, tecrübesi çok değerli olan bir meslektir. Ancak sizler, bu mesleği yaşam tarzı hâline getireceksiniz. Unutmayınız ki envanterimizdeki silah sistemlerimiz ne kadar gelişmiş olursa olsun, onları kullanan sizlersiniz. Bu açıdan sizlerin bireysel ve mesleki kabiliyetleri hava gücümüzün etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır. Artık, kariyerinizde daha büyük başarı hikâyeleri yazmak için yeni bir sayfa açılmıştır. Şundan eminim ki Hava Kuvvetlerimize pilot olmak gibi şerefli bir ünvana sahip olduğunuz için hayatınız boyunca gurur duyacaksınız. Asla unutmayın ki Gök Vatanımız sizlere emanettir. Bu yüzden yapacağınız en iyi iş, bu emanete en güçlü şekilde sahip çıkmaktadır. DAHA ÇOK ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ Son yıllarda Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu stratejik vizyonla yerli ve millî savunma sanayimizde çok büyük aşamalar katettik. Birbirinden değerli ve kritik projeleri hayata geçiren Türk savunma sanayimiz; karada ve denizde olduğu gibi hava sistem ve platformlarında da büyük atılımlar gerçekleştiriyor. Üstelik içinde bulunduğumuz dönemde meydana gelen gelişmeler; Hava platformlarının, ülke güvenliğinin sağlanmasında öncelikle ele alınması ve çok boyutlu geliştirilmesi gereken sistemler olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu kapsamda şu ana kadar üretilen ve büyük bir başarıyla hizmet veren silahlı, silahsız insansız hava araçlarımız ve mühimmatlarımızın yanı sıra; - Temel eğitim ve hafif taarruz uçağımız ‘HÜRKUŞ’ jet eğitim uçağımız ‘HÜRJET’ genel maksat helikopterimiz ‘GÖKBEY’ ile - Savunma sanayimizin ulaştığı üstün seviyeyi ortaya koyan 5’inci nesil, ilk yerli-millî savaş uçağımız KAAN, ülkemizin hava platformlarındaki büyük atılımlarının en somut göstergeleridir. Tüm bunlarla birlikte Türkiye, artık kendi savaş uçağını, eğitim ve jet uçaklarını, helikopterlerini üretebilen dünyanın sayılı ülkelerinden biri olmuştur. Bizlere düşen de Hava Kuvvetlerimizi ve kahraman ordumuzu, en gelişmiş, en modern silah, araç ve gereçlerle donatmaya devam etmektir. Bu konuda sahip olduğumuz yüksek motivasyon, bilinç, azim ve kararlılıkla çalışmaya; daha çok üretmeye devam edeceğiz. Ülkemizin iftihar kaynağı olan Hava Kuvvetlerimizin sahip olduğu imkân ve kabiliyetler ile sizler gibi yetenekli personelinin ortaya koyacağı üstün gayretlerle bundan sonra da büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum. DOSTA GURUR, DÜŞMANA KORKU Değerli Evlatlarımızın Kıymetli Aileleri; ne mutlu sizlere ki desteğinizi hiçbir zaman esirgemediğiniz bu kahraman subaylar, bugün brövelerini takmış karşınızda birer pilot olarak durmakta, dosta gurur, düşmana korku vermektedir. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Sizlere, onları destekleyerek bugünlere getirdiğiniz için teşekkür ediyor; bundan sonraki süreçte de desteğinizin devam etmesini temenni ederek sizlere saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca, bugün brövelerini takan pilotlarımızın eğitilmesinde büyük bir emek sarf eden 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığımızın değerli komutan, eğitici ve tüm seçkin personelini kutluyor; kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum. Sonuç olarak Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi süreçte ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda; - Hak ve menfaatlerimizi tavizsiz ve kararlı bir şekilde korumaya, - Daha büyük, daha güçlü bir Türkiye ve Türk Hava Kuvvetleri için artan bir şevk ve gayretle çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle Mete Han’dan Sultan Alparslan’a Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. 2 gün sonra idrak edeceğimiz Hava Kuvvetlerimizin 113’üncü kuruluş yıl dönümünü de şimdiden tebrik ediyor nice yüzyıllara ulaşmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, mezun olan siz kıymetli pilotlarımızı başarılarından dolayı bir kez daha kutluyor; sizleri ve değerli misafirlerimizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Gök Vatanımızın Koruyucusu olacak Kahraman Pilot Arkadaşlarım, yolunuz ve bahtınız semalar kadar açık olsun. Gözlerinizden öpüyor, emniyetli uçuşlar ve başarılar diliyorum." #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

99,953 views • 2 years ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Millî Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk toplantıda basın mensupları ile şu bilgileri paylaştı: ŞEHİT VERDİĞİMİZ OLAYLA İLGİLİ İDARİ TAHKİKAT DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışmaya, millî birlik ve beraberliğimiz ile ülkemizin varlığına yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesine azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Pençe-Kilit Harekâtı kapsamında; 28 Mayıs 2022’de teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit olan ve yapılan tüm aramalara rağmen naaşına ulaşılamayan kahraman silah arkadaşımız Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un aziz naaşını arama faaliyeti esnasında, teröristlerden temizlenen 852 rakımlı tepedeki bir mağarada 6 Temmuz’da metan ve karbonmonoksit gazına maruz kalarak şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet; kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır; tedavileri devam eden personelimize acil şifalar diliyoruz. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayın ardından beraberinde Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile Hakkâri’ye giden Sayın Bakanımız; - Aziz şehitlerimiz için düzenlenen uğurlama törenlerine katılmış, ardından 3’üncü Piyade Tümen Komutanlığında yapılacak faaliyetlere ilişkin talimatlar vermiş, - Müteakiben, söz konusu olay sonrası Ankara’ya sevk edilen ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavileri devam eden kahraman Mehmetçiklerimizi ziyaret etmiştir. Bahse konu olayla ilgili derhâl başlatılan idari tahkikat süreci devam etmekte, olay tüm yönleri ile ayrıntılı şekilde incelenmektedir. 2 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Hâlihazırda üs bölgelerinde ve hudutlarımızda zorlu iklim/arazi şartlarında kahramanlık ve fedakârlıkla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri neticesinde son bir haftada; - Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir. HUDUTLARDA 221 ŞAHIS YAKALANDI Cumhuriyet tarihimizin en etkin tedbirleri ve çok yönlü güvenlik sistemleriyle kesintisiz bir şekilde korunan hudutlarımızda son bir haftada; - Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 9’u terör örgütü mensubu olmak üzere 221 şahıs yakalanmış, 1.017 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 3.304, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 41.920’ye ulaşmıştır. Yine bu hafta içerisinde Edirne ve Hatay hudut hattında toplam 103 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Suriye Harekât Alanlarında devam eden “tünel imha” faaliyetleri kapsamında bugüne kadar Tel Rıfat bölgesinde 212, Menbiç bölgesinde ise 246 kilometre uzunluğundaki tüneller imha edilmiştir. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR 7 gün 24 saat esasıyla terörle mücadelesini ve sınırlarımızı korumayı sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; bölgesel ve küresel barış ve istikrar için uluslararası misyonlar ile dost ve müttefik ülkelerdeki eğitim-danışmanlık faaliyetlerine de başarıyla devam etmektedir. Bu vesileyle, - 11 Temmuz “Srebrenitsa Soykırımını Uluslararası Düşünme ve Anma Günü” münasebetiyle 30 yıl önce acımasızca katledilerek soykırıma uğrayan Srebrenitsa şehitlerini rahmetle anıyor, dost ve kardeş Bosna Hersek halkının acısını paylaşıyoruz. İSRAİL, İŞGAL ETTİĞİ TOPRAKLARDAN ÇEKİLMELİ İsrail’in, Filistin halkına yönelik saldırıları ve Batı Şeria’ya yönelik ilhak girişimleri ateşkese yönelik çabaların arttığı bu süreçte de devam etmektedir. İsrail yönetiminin, Filistin topraklarına yönelik müdahalelerinin ve Filistin halkının yerlerinden edilmelerine yönelik uygulamalarının son bularak işgal ettiği tüm Filistin topraklarından çekilmesi ve bölgedeki kırılganlığı artıracak söylem ve davranışlardan uzak durması gerekmektedir. Krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgenin değil tüm dünyanın güvenlik ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak, çatışmaların bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. LİBYA İLE MUTABAKAT MUHTIRASI İMZALANACAK Sayın Bakanımız, hafta içerisinde ayrıca; - 3 Temmuz’da Brezilya’nın Ankara Büyükelçisini, - 4 Temmuz’da BAE Systems Genel Müdürü ile Birleşik Krallık’ın Ankara Büyükelçisini, ardından Litvanya Büyükelçimizi kabul etmiş, - 9 Temmuz’da Sayın Dışişleri Bakanımız ile birlikte Pakistan’a resmî bir ziyaret gerçekleştirerek Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı ile görüşmeler yapmıştır. Sayın Bakanımız bugün de Libya Savunma Bakanı Vekili ile Bakanlığımızda bir araya gelecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız, 4 Temmuz’da Brüksel/Belçika’da düzenlenen NATO Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı (SACEUR) devir-teslim törenine katılmış, NATO Karargâhında görev yapan Daimî Temsilciliğimiz ile Türk Askerî Temsil Heyeti Başkanlığımızı ziyaret etmiştir. Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız, Romanya Hava Kuvvetleri Komutanı’nın resmî davetlisi olarak 1-3 Temmuz tarihleri arasında Romanya’ya ziyaret gerçekleştirmiştir. Millî Savunma Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet; bugün, ülkemize resmî ziyaret gerçekleştiren Libya Savunma Bakanı Vekili ile savunma ve güvenlik alanında iş birliğini kapsayan Mutabakat Muhtırası (MOU) imzalayacaktır. Öte yandan Türkiye-Yunanistan “Güven Artırıcı Önlemler 2025 Yılı Uygulama Planı” kapsamında; 5’inci Kolordu Komutanımız, Yunanistan D Kolordusu Komutanı’nı 8-9 Temmuz’da İskeçe’de ziyaret etmiştir. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLARA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, eğitim ve tatbikat faaliyetleri de kesintisiz devam etmektedir. Bu çerçevede; - 30 Haziran’da Birleşik Krallık’ta başlayan SeaBreeze-II Tatbikatı yarın (11 Temmuz) sona erecektir. - 7-18 Temmuz tarihleri arasında Konya’da Türkiye-Katar Ilgın Karma Hava Harekâtı Tatbikatı icra edilmekte, 11-20 Temmuz tarih aralığında ise; - Batı Karadeniz’de Breeze-2025 Deniz Harekâtı ile - Birleşik Krallık’ta Apollo Storm Özel Kuvvet Sertifikasyon Tatbikatlarına katılım sağlanması planlanmaktadır. Diğer yandan, - Cezayir Deniz Kuvvetleri unsuru Soummamgemisi tarafından 6-10 Temmuz tarihleri arasında İstanbul’a liman ziyareti yapılmaktadır. Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (MCM Black Sea) görevi kapsamında; - Bulgaristan Deniz Kuvvetlerine ait Struma gemisi tarafından 8-27 Temmuz tarihleri arasında İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştirilmekte, - Aynı görev çerçevesinde 8-10 Temmuz tarihleri arasında Köstence’ye liman ziyareti gerçekleştiren TCG Amasra tarafından, 11-13 Temmuz tarihleri arasında Varna/Bulgaristan’a liman ziyareti yapılması planlanmaktadır. Ülkemiz tarafından Maldivler’in savunma altyapısının geliştirilmesi ve desteklenmesi amacıyla hibe edilen TCG Volkan; Maldivler’e intikal kapsamındaki seyrine Atlantik Okyanusu’nda devam etmektedir. NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında; - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Butrintigemisi tarafından, 30 Haziran-16 Temmuz tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti yapılmakta, - TCG Gelibolu tarafından 14-16 Temmuz tarihleri arasında Suda/Yunanistan’a liman ziyareti gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Malezya’dan dönüş seyri kapsamında 7-9 Temmuz tarihleri arasında İskenderiye/Mısır’a liman ziyareti gerçekleştiren TCG Büyükada gemimiz, yarın (11 Temmuz) Foça limanında düzenlenecek karşılama töreni ile Malezya seyrini tamamlayacaktır. Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştiren Oruç Reis araştırma gemimiz ve beraberindeki destek gemileri ile söz konusu gemilere refakat ve koruma görevi icra eden Somali Deniz Görev Grubunda görevli Deniz Kuvvetleri unsurlarımızın 15 Haziran’da başlayan dönüş seyri, Çanakkale Şehitler Abidesi’nin selamlanması ve İstanbul Boğazı geçişi ile 4 Temmuz’da Filyos Limanı’na intikalle tamamlanmıştır. Ayrıca, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı himayesinde, Türkiye Açık Deniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) organizasyonu ile “TAYK-AKPA 54’üncü Deniz Kuvvetleri Kupası Uluslararası Yat Yarışı” 14 Temmuz’da İstinye/İstanbul’da başlayacak ve 18 Temmuz’da Göcek/Muğla'da sona erecektir. NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında, Romanya hava sahasında 17 Temmuz’da icra edilecek Karşı Hava Saldırısı Eğitimine 2 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanacaktır. HAVA KUVVETLERİMİZİN YENİ KOMUTANLIKLARI AÇILDI Yerli ve millî savunma sanayimizin ürettiği silah ve sistemlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkinlik ve caydırıcılığının artırılmasına yönelik faaliyetlere de devam edilmektedir. Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - T-70 Genel Maksat Helikopteri ile - Dragoneye-2 Termal Kamera, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Ayrıca, Sayın Bakanımızın talimatıyla; - Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın teknolojik kabiliyetlerini artırmak, - Görev sistemleriyle entegre çalışacak millî çözümleri hayata geçirmek ve - Hava Kuvvetleri Komutanlığının platform geliştirme uçuş testleri yetkinliğini kurumsallaştırmak amacıyla kurulan “Hava Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Merkez Komutanlığı” ve “403’üncü Test Filo Komutanlığı” Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız tarafından 4 Temmuz’da Mürted Hava Meydan Komutanlığında açılmıştır. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri, planlanan takvime uygun şekilde devam etmektedir. Bu kapsamda; - Millî Savunma Üniversitesi “2025 Yılı Askerî Öğrenci Temini Seçim Aşaması Faaliyetleri” 29Temmuz’a kadar sürecek, 3 Temmuz’da başlayan; - “Millî Savunma Bakanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında İstihdam Edilmek Üzere Teknik Sınıflarda Uzman Erbaş Temini” başvuruları 16 Temmuz’da sona erecek, - “Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarına Sözleşmeli Er Temini” başvuruları ise 20 Temmuz’da tamamlanacaktır. BEDELLİ ASKERLİK ÜCRETİ YAYIMLANDI Diğer yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığınca “Mali ve Sosyal Haklar” genelgesi yayımlanmış ve buna göre bedelli askerlik tutarı 2025 yılının ikinci altı ayı için 280.850,64 (iki yüz seksen bin sekiz yüz elli TL, altmış dört Kuruş) olmuştur. 8 Temmuz 2025 tarihinden itibaren bedelli askerlik müracaat işlemleri başlamıştır. Yaklaşan “15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü” vesilesiyle milletimizin iradesine ve demokrasimize kasteden hain FETÖ Silahlı Terör Örgütüne karşı dimdik durarak vatanı ve bayrağı için canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kahraman gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyoruz. Sonuç olarak bağımsızlığımızın, bölünmez bütünlüğümüz ile millî birlik ve beraberliğimizin güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya ve kendisine tevdi edilen tüm görevleri başarı ile yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

32,765 views • 1 year ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Muş ziyareti sırasında şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimiz ile iftarda bir araya geldi. Kahraman gazilerimizin değerli ailelerinin de yer aldığı iftarda Bakan Yaşar Güler bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: MUŞ, TARİHÎ ZAFERİN SICAKLIĞININ HİSSEDİLDİĞİ KADİM ŞEHİRLERİMİZDEN BİRİDİR Mübarek Ramazan ayının coşkusunu ve huzurunu paylaştığımız bu anlamlı iftar sofrasında güzide şehrimiz Muş’ta sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Birlik ve dayanışma ruhuyla aynı sofrada buluştuğumuz bu bereketli iftar programında Sayın Cumhurbaşkanımızın da sizlere selamını iletmek istiyorum. Muş; Malazgirt’te ortaya çıkan kahramanlık ruhunun ve Anadolu’nun kapılarını milletimize açan tarihî zaferin sıcaklığının hâlâ hissedildiği kadim şehirlerimizden biridir. Murat Nehri’nin bereketiyle yoğrulan bu topraklar tarih boyunca vatanına bağlı, cesur ve fedakâr insanların yurdu olmuştur. Muş’un bu özelliğine ilişkin şairimizin; “Malazgirt’ten yankılanır bu toprakların sesi, Asırlardır bitmez Muş’un vatan nefesi, Murat kıyısında büyür Muş’un yiğidi, Vatan sevgisiyle çarpar onun yüreği” mısralarında ifade ettiği gibi Muş’un Koçyiğit evlatları, Malazgirt’ten Yemen’e, İstiklal Harbi’nden terörle mücadeleye söz konusu vatan olduğunda daima en öne atılmış, “ben de varım” demiştir. Bu köklü emanetin taşıyıcıları olan sizler ve sizlerin şahsında tüm Muşlu kardeşlerim devletinize ve milletinize olan bağlılığınızla, aynı şekilde dayanışma ruhunuz ve samimiyetinizle gönlümüzde ayrı bir yere sahipsiniz. Hiç şüphesiz siz kıymetli şehit ve gazi ailelerimiz ile kahraman gazilerimiz de bu mirasın en önemli temsilcilerisiniz. Bu nedenle bugün sizlerle aynı sofrayı paylaşmak bizler için son derece kıymetli ve anlamlıdır. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAK EN ÖNEMLİ GÖREV Kahraman ordumuz; sınırlarımızın korunmasından, terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızın güvenliğinin sağlanmasından uluslararası görevlerin icrasına kadar çok geniş bir alanda, büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Özellikle terörle mücadelede son yıllarda elde edilen tarihî başarılar, ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin temin edilmesi bakımından son derece önemli sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu kapsamda terör örgütlerinin hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmış, hudutlarımızın emniyeti güçlü bir şekilde tesis edilmiştir. Şüphesiz bu başarıların arkasında başta aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlığı olmak üzere yiğit Mehmetçiğimizin cesareti ve milletimizin yani sizlerin duası vardır. Aziz şehitlerimiz en kıymetli varlıkları olan canlarını vatan ve bayrak uğruna feda ederek bizlere bağımsız bir ülke, onurlu bir gelecek bırakmışlardır. Onların geride bıraktığı emanet, hepimiz için hem aziz bir hatıra hem de büyük bir sorumluluktur. Şehitlerimize yoldaş kahraman gazilerimiz ise bu milletin gurur nişanesi olarak fedakârlığın ve yurt sevgisinin yaşayan timsalleridirler. Onların emeklerine sahip çıkmak ve fedakârlıklarını daima minnetle yâd etmek de bizim için en önemli görevdir. Elbette bu büyük fedakârlığın en ağır yükünü şehitlerimizin ve gazilerimizin siz kıymetli aileleri taşımaktadır. Sizlerin sabrı, metaneti ve vakur duruşu milletimizin ortak hafızasında çok özel bir yere sahiptir. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki siz şehit ve gazi ailelerimiz, başımızın tacısınız. Bu yüzden her zaman yanınızda durmaya ve daima sizlere destek olmaya devam edeceğiz. EN UFAK BİR TACİZE KARŞI KOYMAKTA SON DERECE MUKTEDİRİZ Yakın coğrafyamız başta olmak üzere tüm dünyada kritik gelişmelerin yaşandığı, risk ve tehditlerin arttığı karmaşık bir dönemi yaşıyoruz. Buna bağlı olarak da savunma ve güvenlik konuları her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Nitekim en son 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a yönelik başlattığı kapsamlı saldırılar, buna mukabil İran’ın bölge ülkelerini hedef alan misillemeleri güney coğrafyamızı büyük bir tehlike sarmalına sürüklemiştir. Türkiye olarak çatışmaların sonlanması için diplomasi ve çözüm odaklı yaklaşımımızı sürdürürken aynı zamanda ülkemizin, hudutlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliği için gereken tüm tedbirleri büyük bir hassasiyetle alıyoruz. Bu çerçevede Türkiye’nin dostluğunun ve yapıcı çabalarının kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade ediyor, bekamıza yönelik en ufak bir tacize karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da bir kez daha hatırlatıyoruz. Özellikle vurgulamalıyım ki nitelikli ve disiplinli personeli, modern silah ve teçhizatı, etkin, saygın ve caydırıcı özellikleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, bu coğrafyanın en güçlü ordularının başında gelmektedir. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNİ BAŞARIYA ULAŞTIRMA KARARLILIĞIMIZ DEVAM EDİYOR Yakın bölgemizde yaşanan bu çatışma ortamında güvenlik açısından gerekli tüm önlemleri alırken iç cephemizi tahkim etmek amacıyla da “Terörsüz Türkiye” sürecini başarıya ulaştırma kararlılığımız devam etmektedir. Başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakârlıkları olmak üzere kahraman ordumuzun ve kahraman güvenlik güçlerimizin gayretleriyle terörle mücadelede elde edilen tarihî başarılar, ülkemizin geleceği açısından yeni bir dönemin kapısını da aralamıştır. Devletimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi, güvenlik ve huzurun kalıcı hâle gelmesi kadar; - Malazgirt’ten beri bu aziz topraklarda devam eden kardeşliğimizin ebedî kılınması, - Çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, - Ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması, - Ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Bu kapsamda sahadaki gelişmeleri dikkatle takip ediyor, çalışmalarımızı planlı biçimde sürdürerek gerekli tedbirlerimizi her zaman ki kararlılığımızla alıyoruz. Bu süreçte güzide şehrimiz Muş’un da bin yıldır ev sahipliği yaptığı birlik-beraberlik ve kardeşlik iklimini daha pekiştireceğine yürekten inanıyorum. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN ONURUNA LEKE DÜŞÜRÜLMEYECEK Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar, şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Hedefimiz açık ve nettir; artık tek bir evladımızı kaybetmediğimiz, huzurun kalıcı, kardeşliğin ve iç cephenin güçlü olduğu bir Türkiye. Nitekim son yıllarda terör örgütlerinin eylem kapasitesinin sonlandırılmasıyla, tehdit ortamı yerini huzura bırakmıştır. Bu sayede bölge illerimiz de hak ettiği yatırımları daha fazla ve güvenli bir şekilde almaya başlamıştır. Çok iyi biliyoruz ki güçlü bir Türkiye, her açıdan gelişmiş, imar ve bayındır hâle gelmiş şehirlerle mümkündür. Bu yüzden şehirlerimizde kalkınmanın hızlanmasını, istihdamın artmasını ve gençlerimizin geleceğe daha umutla bakabilmelerini öncelikli görüyoruz. Muş’umuz da sahip olduğu tarihî mirası, bereketli toprakları ve çalışkan insanıyla bu kalkınma yürüyüşünün önemli merkezlerinden biridir. Devletimizin yürüttüğü çalışmalarla önümüzdeki dönemde Muş’un kalkınmasına yönelik yeni projeler, yatırımlar ve hizmetler artarak devam edecektir. Sizlerin de desteğiyle bir ve beraber olarak, geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve ülkemizin gücüne güç katacağız. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Şehitlerimizin ve gazilerimizin siz kıymetli ailelerine ve yiğit gazilerimize, sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyorum. Katılımlarınız için her birinize canıgönülden şükranlarımı sunuyor, iftar programını organize eden başta Sayın Valimiz ve Sayın Vekilimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu vesileyle bir kez daha hayırlı Ramazanlar ve hayırlı iftarlar diliyor; önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz mübarek Ramazan Bayramı’nızı da şimdiden kutluyor ve sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

38,662 views • 5 months ago