Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

🚨 Joe Williams: Barcelona'nın, "son dans" olarak tanımlanan bir eylem kapsamında Lionel Messi'yi kiralamayı planladığı söyleniyor. Joe Williams

21,348 views • 1 year ago •via X (Twitter)

11 Comments

romi's profile picture
romi1 year ago

@journoJW en basından beri söylüyorum. Böyle olacak zaten

Serkan's profile picture
Serkan1 year ago

@journoJW Sen geriye dönersen biz deliye döneriz

PearlSpecter's profile picture
PearlSpecter1 year ago

@journoJW Beyler messinin oyuna girerken spikerin bir tanesi süpermen telefon kulübesine girdi diyordu sanırım o anlatım hangi maça ait aklıma geldi 10 dk aradım bulamadım

EdinFuckingDzeko🇨🇦's profile picture
EdinFuckingDzeko🇨🇦1 year ago

@journoJW Messi'nin zaten sözleşmesi bitiyor aw niye kiralıyirlar

HolyRook's profile picture
HolyRook1 year ago

@journoJW Olsun lütfen

Barça XI's profile picture
Barça XI1 year ago

@journoJW Siz kafayı yemişsiniz. Laporta ile kanlı bıçaklı. Laporta gidene kadar kulübe ayak basmaz messi

Güven Yalçın's profile picture
Güven Yalçın1 year ago

@journoJW Gelse bile şuan ki kadroda kesebileceği biri yok

alperthecocklar ⭐⭐🌟⭐⭐'s profile picture
alperthecocklar ⭐⭐🌟⭐⭐1 year ago

@journoJW Maalesef, böyle bir şey yaşanmayacak çünkü: 2026 Dünya Kupası Amerika'da oynanacak ve Inter Miami'nin yeni açacağı stadyum ev sahipliği yapacak Beckham da Messi'nin kalması ve reklam yüzü olmasını istiyor. Kaldı ki Messi 2026 yılında Dünya Kupasından sonra futbola veda edecek.+

Çağlayan's profile picture
Çağlayan1 year ago

@journoJW İniesta ve Xavi de gelsin o zaman.

ChurchPOP's profile picture
ChurchPOP1 year ago

February 13, 2025, marks the 18th anniversary of the death of Servant of God Sister Maria Lúcia of Jesus and the Immaculate Heart. Sister Lúcia de Jesus Rosa dos Santos, OCD, was one of the three shepherd children of the Marian apparitions at Fatima. She lived until she was 97 years old. Her cause for canonization is ongoing. Although she lived most of her life behind the private walls of a Carmelite convent, Sister Lúcia gifted the world with a wealth of timeless wisdom. Below you will find four powerful quotes from Sister Lúcia: “Hell is a reality. It is a supernatural fire and not physical. It cannot be compared to fire that burns wood or charcoal… Continue preaching about Hell because Our Lord himself spoke about Hell, and it is in Sacred Scripture. God does not condemn anyone to Hell. God gave men the liberty to choose, and God respects this human liberty.” “Small thorns can cause greater pain than large ones, for it depends on where they hurt. Our lives are strewn with large and small sufferings, most of which come from people with no intention of hurting us. This inevitably happens in all forms of life.” “Since we all need to pray, God asks of us, as a kind of daily installment, a prayer which is within our reach: the Rosary, which can be recited either in common or in private, either in church in the presence of the Blessed Sacrament or at home, either with the rest of the family or alone, either when traveling or while walking quietly in the fields. A mother of a family can say the Rosary while she rocks her baby’s cradle or does the housework. Our day has 24 hours in it. It is not asking a great deal to set aside a quarter of an hour for the spiritual life, for our intimate and familiar converse with God.” “The decisive battle between the Lord and the kingdom of Satan will be over marriage and the family.” Here is a prayer for the beatification of Sister Lúcia: Most Holy Trinity, Father, Son, and Holy Spirit, I adore you profoundly and I thank you for the apparitions of the Blessed Virgin Mary in Fatima that revealed to the world the riches of her Immaculate Heart. By the infinite merits of the Sacred Heart of Jesus and through the intercession of the Immaculate Heart of Mary, I implore You, if it should be for Your greater glory and the good of our souls, to glorify Sr. Lucia, one of the Shepherds of Fatima, by granting us the grace which we implore through her intercession. Amen. by Caroline Perkins

Ahmet Camuz's profile picture
Ahmet Camuz1 year ago

@journoJW Hayali bile çok güzel

Related Videos

🦅 "Beşiktaş'ta bugün itibarıyla Igor Julio, Bakayoko ve Joe Willock isimleri de gündemde" 🎙️ Aydın Bayram: Brighton'dan stoper Igor Julio var, 28 yaşında. Hatta Teknik Direktör Vincenzo Italiano, Fiorentina döneminde Igor Julio ile beraber çalışmıştı. Brezilyalı stoper, 28 yaşında. Bu oyuncu gündeme gelmeden önce yine bir Brezilyalı, Flamengo takımında oynayan Léo Pereira vardı. Ama Pereira son hafta istediği transfer ücretini bir tık yukarı çekince Beşiktaş hemen B planı olarak Ferdi Kadıoğlu'nun da takım arkadaşı olan Brighton'dan Igor Julio'yu gündemine aldı. Diğer bir bilgi; Beşiktaş'ta orta sahada Ndidi'nin ayrılacağını defaatle aktarmıştık. Onun dışında Ndidi'nin Arap Yarımadası'na satılma konusu var. Eğer çift haneli rakamlarla, bonservis bedeli olarak şu ana kadar Beşiktaş'a gelen en yüksek teklif 8 milyon Euro'ydu. Arap Yarımadası'ndan 10 milyon Euro'luk bir rakam gelirse Beşiktaş, Ndidi'den çıkacak ve merkez orta sahaya Newcastle forması giyen Joe Willock'u almak istiyor. 26 yaşında olan Joe Willock, menajerlerin önerdiği bir oyuncu. Teknik Direktör Vincenzo Italiano ve Futbol Direktörü Önder Özen de bu futbolcunun menajeriyle bugün ya da yarın bir görüşme yapacaklar. Bu bilgiyi de aktarmış olalım. Leipzig forması giyen sağ kanat oyuncusu Bakayoko var. 23 yaşında ve 23 yaş altı kontenjanına uygun bir oyuncu. Bu oyuncu da bir dönem Belçika Milli Takımı'nda oynamış ve Belçika Milli Takımı'nın geniş havuzunda yer almış bir isim. Bundesliga'da Leipzig forması giyiyor. Yani Beşiktaş'ta bugün itibarıyla Igor Julio, Bakayoko ve Joe Willock isimleri de gündemde. Diğer iki isim daha var, bunu da ifade edeyim. Marsilya forması giyen Højbjerg. Marsilya Kulübü bonservis bedeli olarak biraz yüksek bir rakam istiyor. O rakamlar aşağı gelirse Beşiktaş'ın geniş transfer havuzunda yer alan kıymetli bir oyuncu. Onun dışında yine Bologna forması giyen, Kolombiya Milli Takımı'nın da stoper mevkiinde oynayan Lucumí var. Orada da tabii önemli bir oyuncu ama Bologna'nın istediği bonservis bedeli biraz yüksek.

HT Spor

46,504 views • 1 month ago

❝İsrailliler ne yaparlarsa yapsınlar, bu eylemi gerçekleştirebilecekleri ve bizim de mecbur kalacağımız konusunda eminlerdi❞ İran’a yönelik saldırıları "vicdanen destekleyemeyeceğini" belirterek görevinden istifa eden ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a açıklamalarda bulundu 👇🏻 Tucker Carlson: (Kent'in "İran, ülkemize yönelik bir tehdit oluşturmuyordu" açıklaması üzerine) Bu sonuca nasıl vardınız? 🗣️ Joe Kent: — Dışişleri Bakanı, Başkan ve Temsilciler Meclisi Başkanı çıkıp da bu saldırıyı bu zamanda gerçekleştirdiğimizi, çünkü İsraillilerin bunu yapmak üzere olduğunu söylemeselerdi bunu açıklamak daha zor olurdu — Yani bu, İran'ın bize hemen saldırmayı planladığı yönündeki argümanı ortadan kaldırıyor — Böyle bir şey kesinlikle yoktu 📌 ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun, İsrail’in harekete geçeceği ve İran’ın karşılık vereceği beklentisiyle İran’ı "acil tehdit" olarak nitelendirdiği açıklaması üzerine: — Orta Doğu'daki politikamızdan kim sorumlu? Savaşa girip girmeyeceğimize karar vermekten kim sorumlu? — İsrailliler, bir dizi olayı tetikleyeceğini bildiğimiz bu eylemi, yani İranlıların misilleme yapacağı kararını yönlendirdi 📌 ABD'de öldürülen aktivist Charlie Kirk'ün ölümüne ilişkin: — Charlie Kirk Başkan Trump’ın, İran ile savaşa girmememizi ve en azından İsraillilerle olan ilişkimizi yeniden gözden geçirmemizi yüksek sesle savunan en yakın danışmanlarından biriydi — Ve sonra aniden, herkesin gözü önünde suikasta kurban gidiyor ve bu konu hakkında herhangi bir soru sormamıza izin verilmiyor — Charlie'nin, İsrail yanlısı pek çok bağışçıdan büyük bir baskı gördüğünü biliyoruz

Anadolu Ajansı

62,837 views • 5 months ago

Ukrayna’nın Karadeniz’de Rus gemisini vurmasının ardından artan gerilim hakkında Zafer Partisi’nden açıklama geldi. Dışişleri Eski Bakanı, Zafer Partisi Dış Politikalar Başkanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel, Ukrayna'nın Karadeniz'de Rus gemisine saldırmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu saldırıyı Ukrayna’nın son çırpınışları olarak ifade eden Gürel, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkinin sekteye uğratılmak istendiğini vurguladı. "Karadeniz'de Ukrayna'nın son girişimleri Rus gemilerine saldırı ve bunu Türk kara sularının dışında ama Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi'nin içinde yapmak oldu. Tabi bu bir yandan Zelenski yönetiminin yolsuzluk skandallarıyla sarsıldığı, en yakın arkadaşlarının istifa ettiği ya da ülkeden kaçtığı dönemde ve Ukrayna'nın artık askeri yenilgisinin de neredeyse kesinleştiği bir dönemde Ukrayna'nın son çırpınışları olarak görülebilir. Bunun yanı sıra tabii bu eylem büyük ölçüde Türkiye'yle Rusya Federasyonu arasındaki ilişkileri de sekteye uğratmak, iki devletin arasını açmak çabaları olarak da değerlendirilebilir.” Gürel, tüm bu yaşananların ardından Türkiye’nin artık kendi Mavi Vatanına sahip çıkacak duyarlılığı göstermesi gerektiğini söyledi. “Bunun yanı sıra tabi Türkiye umarım bütün bu gelişmelerin neyi hedeflediğini görecektir ama şunu da görmesi gerekir ki bundan sonra Türkiye'nin artık kendi Mavi Vatanına sahip çıkmak için daha duyarlı olması gerekir. Örneğin Türk hükümetinin bir kararı olduğu söyleniyor Doğu Karadeniz'de bir deniz üssü açmak doğrultusunda. Bu son derece isabetli olur ama bunu yalnız Doğu Karadeniz'le sınırlı tutmak doğru olmaz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de artık bir deniz üssüne ihtiyacımız var. Zafer Partili Gürel, Rusya’yla ilişkilere daha çok önem verilmesi gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı. “Hatta ve hatta KKTC'nin bundan sonra adanın bütünün Türkiye’yi çevreleyecek şekilde başkalarının denetimi altına geçmesini engellemek için başka çabalara da gereksinimimiz var. Rusya'yla ilişkilere de daha çok önem vermemiz gerekiyor. Hem Karadeniz'deki hem de Ege ve Doğu Akdeniz'deki yeni durumlar karşısında.”

Ambargo TV

81,646 views • 9 months ago

1 Satanist, tüm dünyayı 1 aşk hikayesiyle hackledi. Marina Abromovic, kurgu bir hikaye ile tüm dünyayı kandırıp gündem olmayı başarmış bir sanatçıdır. Marina, tüm dünyada tanınmak için ilginç bir aşk hikayesi kurguluyor. Buna göre eski sevgilisi ile anlaşarak sanki yıllardır görüşmedikleri veya haberdar olmadıkları bir hikaye ile medyada gündeme geliyorlar. Ancak Epstein Dosyası sonrası iklinin birbiriyle görüştüğü ve hikayenin bilerek kurgulandığı ortaya çıktı. Hikayeye göre Marina ve Ulay’ın 1970’lerde başlayan büyük aşkı 89’da son bulur. Marina 2010 yılında retrospektif sergisi açar. Serginin bir bölümünde oturmuş olduğu masanın karşısına tanımadığı insanlar 1 dakika boyunca sessizce oturur. Sonra karşılaşırlar. Marina ağlar. Bu kurgu tüm dünyada gündem oldu. Ulay, 2020 yılında 76 yaşında kanserden hayatını kaybetti. Ulay'ın dostları iklinin sık sık birbirini gördüğünü, haberleştiğini ve bu hikayenin Marina tarafından reklam için kurgulandığını söylediler. Epstein ve çevresinin Marina Abromovic'i örnek alarak yemek ve tatlı pişirdikleri, küçük çocukları da o satanist ayin şeklinde sundukları belirtiliyor. Belgeler, Jeffrey Epstein'ın Marina Abramović'e e-posta gönderdiğini ve "Spirit Cooking" ligindeki performanslarına yardımcı olmak için ünlüleri davet ettiğini ortaya koyuyor. Spirit Cooking'i yani insan eti yeme sanatını küresel bir fenomen haline getiren kadın, performanslarına sadece ünlüleri davet etmekle kalmamıştır. Sırp kökenli olan Marina Abramovic, sözde bir sanatçı, ancak "satanist" bir sanatçı olarak biliniyor. Epstein dosyalarından bir e-postada EDGE Vakfı'ndan John Brockman tarafından düzenlenen, sadece davetlilerin katılabileceği özel bir akşam yemeğine davetiye var. Etkinlik, Marina Abramović ile bir gün ve akşam yemeği etrafında şekillenen, Palo Alto'da samimi bir salon etkinliği olarak tanımlanıyor. Konuk listesi inanılmaz: Google'ın kurucu ortaklarından Larry Page de listede yer alıyor. iPod'un yaratıcısı ve Nest'in kurucusu Tony Fadell de listede yer alıyor. Twitter'ın kurucu ortaklarından Evan Williams da listede yer alıyor. 23andMe'nin kurucusu Anne Wojcicki ve Facebook'un ilk yöneticilerinden olup daha sonra yatırımcı olan Dave Morin listede yer alıyor. Onların yanında, dünyanın en güçlü müze küratörlerinden biri olan Hans Ulrich Obrist ve Roche ilaç şirketinin mirasçısı ve önemli bir sanat finansörü olan Maja Hoffmann da bulunuyor. Google, Apple, Twitter, biyoteknoloji, girişim sermayesi ve küresel kültür kurumlarının üst düzey yöneticileri, Abramović'in konuşmacı olarak yer aldığı, kayıt dışı bir akşam için aynı özel odada bir araya gelmiş durumdalar.

RUSEN || Press

20,855 views • 6 months ago

KÇP'de İkinci Teklif de Beklentileri Karşılamadı Çukutli: "Binlerce İşçi Ocak Ayından Beri Bekliyor, Sözleşmenin En Kısa Sürede Bitirilmesini İstiyoruz" 2025 yılı Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolü kapsamında TÜHİS ile yedinci toplantı 27 Haziran 2025 tarihinde TÜHİS Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıda, işveren heyetinin sunduğu ikinci teklif de beklentileri karşılamadı. HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, “Binlerce işçi ocak ayından beri bekliyor, sözleşmenin en kısa sürede bitirilmesini istiyoruz” dedi. TÜHİS’te gerçekleştirilen toplantıya, HAK-İŞ Konfederasyonu Kamu Çerçeve Protokolü Koordinasyon Kurulu adına Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, Genel Sekreter Yardımcımız Hamdi Abdullah Koçoğlu, Öz Sağlık-İş Sendikamızın Genel Başkan Yardımcısı Adem Yavuz, TÜRK-İŞ ve TÜHİS yetkilileri katıldı. Genel Başkan Yardımcımız Halil Çukutli, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, TÜHİS tarafından daha önce verilen teklifin 2025 yılı ilk 6 ay için yüzde 16, ikinci 6 ay için yüzde 8, 2026 yılı ilk 6 ay için yüzde 7, ikinci 6 ay için ise yüzde 5 oranında zam teklif edildiğini anımsattı. Çukutli, bugün yapılan görüşmede ise 2025 yılı ilk 6 ay için yüzde 17, ikinci 6 ay için yüzde 10 teklif edildiğine dikkat çekerek, “Bugüne kadar geldiğimiz nokta itibariyle bizlere sunmuş oldukları bir önceki tekliften birinci 6 ay için yüzde 1, ikinci 6 ay için yüzde 2, üçüncü ve dördüncü 6 ay için de hiçbir artış getirmediler. Taban ücretle ilgili birçok talebimiz vardı. Bizim burada 21 tane talebimiz var. 21 talepten sadece ücretle ilgili kısımla ilgili bir teklifleri oldu. Onun dışında hiçbir teklifleri olmadı. O da hakikaten çok küçük rakamdı” şeklinde konuştu. “Eylem Kararları Aldık” HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından taleplerimizin çok gerisinde kalan teklifin ardından geçtiğimiz hafta çeşitli eylemlerin gerçekleştirildiğini ifade eden Çukutli, “Bizler bugüne kadar dayandık, bununla ilgili olarak geçtiğimiz dönemdeki yapmış oldukları en son tekliflerden sonra da HAK-İŞ Konfederasyonu olarak da birçok eylem kararı aldık. İlk önce Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve Çalışma Bakanımızla görüşme yaptık ve akabinde Maliye Bakanımızdan randevu talebimiz oldu” dedi. Çukutli, Maliye Bakanından henüz randevu talebimize bir yanıt gelmediğini, randevu gelmesi durumunda HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, taleplerimizi kendisine ileteceğimizi ifade etti. Çukutli, Maliye Bakanına, “Bizleri duysunlar” diye seslendi. Çukutli, işçilerin taleplerinin karşılanacağı şekilde bir yol haritasının belirlenmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Beraber yol haritası belirlemek zorundayız. Biz bugüne kadar yaptığımız bütün çalışmalarda uzlaşmacı olarak, çözüm odaklı olarak yaklaşmaya çalıştık. Çabamız o doğrultuda oldu. Toplantılarının bu kadar sürmesinin de bizi sıkıntıya soktuğunu ifade etmek istiyorum” dedi. Başta Aile ve Sosyal Hizmetler’de olmak üzere Ocak ayından bu yana yüzbinlerce işçinin beklediğini ifade eden Çukutli, 6 ay geçmesine rağmen herhangi bir yol katedilemediğini, bunun trajikomik bir durum olduğunu kaydetti. Çukutli, “Bu süreçlerin mutlaka en kısa süre içerisinde bitirilmesini ve sözleşmeyi de güzel bir şekilde bitirmeyi hedefliyoruz” dedi.

HAKİŞ KONFEDERASYONU

53,212 views • 1 year ago

Suç oluşturmayan eylemleri nedeniyle silahlı örgüte üye olma suçundan 10 yıl hapis cezası alan 86 yaşındaki Mustafa Said Türk’ün pek çok hastalığına ve ölüm tehlikesine rağmen cezaevine alınması ağır bir insan hakları ihlalidir. Ceza infaz hukukunun ilkelerine de aykırı olan ve cezanın önleme amaçlarını gerçekleştirmeyecek bu hukuksuzluklara artık son verilmeli ve Mustafa Said Türk derhal tahliye edilmelidir. Mustafa Said Türk hakkında verilen cezaya ilişkin mahkeme kararlarını inceledim. Maalesef bu dosya da son yıllarda kurumsallaşan düşman ceza hukuku uygulamasının tipik bir örneğidir: 👇🏼 📌 Söz konusu mahkeme kararlarında Türk Ceza Yasası ve Terörle Mücadele Yasası kapsamında suç oluşturabilecek tek bir eylem yoktur. Buna rağmen kendisine 10 yıl hapis cezası verilmesinin tek gerekçesi, Sn. Türk’ün geçmişi ve geçmişte dahil olduğu yapıdaki herkesin suçlu/suçsuz ayrımı yapılmaksızın cezalandırılmasıdır. Oysa hukuk devletinin gereği, suç örgütleriyle kararlı biçimde mücadele edilmesi ve suç işleyen bireylerin suçlarına göre cezalandırılması ancak suçu ispat edilmemiş kişilerin de masumiyet ilkesi gereğince korunmasıdır. 📌Mustafa Said Türk’e izafe edilen eylemlere ve ceza almasına neden olan hususlara bakıldığında; 2014 yılında katıldığı bir televizyon programındaki röportajı, 2014-15 yıllarında Bank Asya’daki hesabına torununun eğitimi için gönderilen paralar, haklarında başka dosyalardan soruşturma yürütülen birisi kendi oğlu ve diğer kişilerle telefon görüşmeleri, 1966’dan beri Fethullah Gülen’i tanıdığı, 2002 yılında ABD’ye ziyarete gittiği, Zaman Gazetesi ve Sızıntı Dergisi abonesi olması, sohbet ve himmet gibi hususlardan oluştuğu görülmektedir. 📌Mustafa Said Türk’e izafe edilen yukarıda sayılan hususların hiç birisi eylem tarihleri itibarıyla suç teşkil etmemektedir ve dolayısıyla ceza hukukunun da konusu değildir. Yargı, bu eylemlerin hangi birisinin terör örgütü üyeliğinin maddi unsurunu oluşturduğunu ortaya koymamıştır. Ayrıca bu eylemlerin suç işleme maksadı ile, yani terör örgütü vasfı bilinci içinde terör örgütüne hizmet kastıyla gerçekleştirildiğine dair bir saptama yapılmamıştır. Dolayısıyla suçun manevi unsuruna dair de herhangi bir tespit yoktur. Bu eylemlerin, terör suçu olarak kabul edilmesinin nedeni ülkemizin rasyonel hukuk zemininden çıkmış olmasıdır. Zaten o tarihlerde bu eylemler suç teşkil ediyor olsaydı bugün sayısız üst düzey siyasi terör örgütü yöneticiliğinden veya üyeliğinden hüküm giymiş olarak cezaevinde yatıyor olması gerekirdi. 📌Son olarak Mustafa Said Türk 86 yaşında, ağır hasta ve yatağa bağımlıdır. Manisa Devlet Hastanesinde yoğun bakıma alınmış, yapılan müdahaleler sonucu da yoğun bakım ünitesinde mikrop kapmış, ileri derece zatürre hastası olduğu için solunum zorluğu çekmekte ve şeker hastalığı ile beraber durumu iyice ağırlaşmıştır. Cezaevine alınmadan önce de kendisi ağır hasta olup yatağa bağımlı, ayakta durma, yürüme yönüyle ağır özürlü, görme sisteminde kooperasyon bozukluğu, yardım ile ayağa kalkabilip ancak birkaç adım atabilen, 1 yıl süreli gastrektomi operasyonu geçiren ve yüzde 94 oranında ağır özürlü olup, kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayamayan bir kişidir. Derhal tahliye edilmesi adaletin ve insanlığın gereğidir.

Mustafa Yeneroğlu

428,352 views • 3 years ago