Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

Kaçıngan bağlanma fıstığımm

28,054 просмотров • 19 дней назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

Venüs İkizler: Flörtçü sıkılgan olabilir birine bağlanmakta zorlanabilir. Sözleriyle etkiler ama sadakati düşük olabilir. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır tarzı bir vibe verir. Venüs Koç: Hızlı başlar hızla sıkılır elde ettikten sonra ilgisi düşebilir. Heyecan bağımlısı olabilir. Venüs Yay: Özgürlük düşkünüdür bağlanmak istemez. Dünya güzeli olsan bile eğer ruhunu kısıtlıyorsan kaçar. Venüs Aslan: Ego merkezli sever ilgi görmeye bağımlıdır. Kendini yıldız gibi hissedip partnerinin kendini sürekli onaylamasını ister. Başkalarının ilgisini çekmeye açık olabilir. Mars Koç: Savaş gibi yaşar aşkı. Kazanmak için oynar ama kazandıktan sonra o ateş hemen sönebilir. Mars İkizler: çok yönlüdür monotonluktan nefret eder. Birden fazla ilişkiyi aynı anda sürdürebilir. Mars Yay: Keşfetmeyi sever. Aynı anda birkaç kişiye ilgi duyabilir uzak ilişki farklı kültürden partner gibi heyecanlar peşindedir. Ay Koç: İlişkilerde sabırsız duygusal anlamda bencil olabilir. Duyguları hızlı değişir bağ kurmadan ilişkilere atlayabilir. Ay İkizler: Duygusal derinlikten çok zihinsel oyunu sever. Sıkılınca hemen uzaklaşır. Herkese biraz biraz ilgi gösterir ama gerçekten kime değer verir bilinmez. Ay Yay: Bağımsızlık tutkusu yoğundur. Duygusal bağlanmaktan korkar. Kendi özgürlüğünü kısıtlayan herkese duvar örer. Güneş İkizler: bağlanmakta zorlanır aşka karşı değil ama sabit bir aşk fikrine dirençlidir. Güneş Koç: Egolu ve bencilce sevebilir. Kendi duygularını ön planda tutar senin ne hissettiğini pek umursamayabilir. Güneş Yay: Macera sever gezgindir ilişkilerde sınırlanmak istemez her limanda bir sevgili olabilir. Venüs–Uranüs olumsuz açıları: Ani aşklar ani kopmalar olabilir. İlişki içinde sürpriz terk etmeler bağlanma korkusu olabilir. Venüs–Neptün olumsuz açıları: İlişkilerde yalan kaçış illüzyon yaratma partneri kandırma ya da kurban-rolleri olabilir. Merkür İkizler: Çok konuşur çok etkiler ama çoğu şey yüzeyseldir. Hissetmeden konuşur. Merkür Terazi (negatif çalışırsa): Söylediği sözler çok tatlıdır ama hepsini herkese söyler. Merkür Yay: Doğruları söyler ama patavatsızlıkla. Bugün seni seviyorum der yarın unutabilir. Ev yerleşimleri ve açılar da önemlidir. Her harita kişiye özeldir tek açı lie değerlendirmeyiniz. 🫠

Saersoi Astroloji

11,320 просмотров • 1 год назад

Sinastri’de birbirini yiyen ama kopamayan aşk-nefret arası gidip gelen toksik ama bağımlı ilişki konumları 🔒 Plüton karşı tarafın venüsüne kare kavuşum karşıt açı yapıyorsa: Aşırı çekim bağımlılık kıskançlık. Ayrılamama kontrol etme kıskanılan kişi olmak. İlişkide ölümüne bağlanma ama bir yandan Helen bitirme isteği olabilir. Mars karşı tarafın plütonu ile kare ya da kavuşumdaysa: Tartışmalar şiddetli manipülatif olur. Fiziksel temas ve güç çekişmesi bir aradadır Tehlikeli derecede bağımlılık yapar ama sürekli kriz ve kavga üretir. Ay karşı tarafın plütonuna sert açı yapıyorsa: Duygular yoğun kontrol edici şiddetli olur. Partner duygusal olarak kurban ya da kurban eden olur. Ayrılık depresyon birleşme ise boğulma verir. Neptün karşı tarafın venüsüyle kare kavuşum yaparsa: Partneri olması gerekenden farklı görür. Hayal kırıklığı döngüsü oluşur. Aldatma yalan bağımlılık gibi konularla karşılaşılır ama kişi hala idealini bırakmak istemez. Kopamaz çünkü zihninde potansiyel bir aşkla yaşar. Lilith karşı tarafın mars venüs güneşiyle açıdaysa: Yasak çekim gizli ilişkiler kontrol oyunları olabilir. Kadın tarafı şeytanlaştırılabilir veya aşırı arzulanabilir. Satürn karşı tarafın ay venüs marsıyla kare kavuşum yaparsa: Partnerin duygularını bastırmasına neden olur. Arada bağ vardır ama sevgi akışı engellenir. Sorumluluk suçluluk engellenmiş arzular olur. Ayrılmak zordur çünkü kişi borçlu gibi hisseder. Karşı tarafın güneş ay venüsü senin Güney ay düğümüne kavuşuyorsa: Geçmişten tanıdık gelen hemen bağ kurulan bir ilişki olabilir ama bu ilişki seni ileri taşımaz geride bırakır. Bitirmek çok zordur çünkü ruh alışık hissetmektedir. Tekrar tekrar birleşip ayrılmaların nedeni burası olabilir. Eğer bir kişinin Güneş ay venüs Mars gibi gezegenleri diğerinin 8. evine düşüyorsa kişi seni tamamen ele geçirmek ister. Cinsel ve duygusal takıntı gelişebilir. Ruhsal dönüşüm yaşanır ama çok yıpratıcı olabilir. Partnerin gezegenleri senin 12. evine düşüyorsa ona bağımlı hissedersin nedenini açıklayamazsın. Gizli bağlar çözülemeyen duygular oluşur. Manipülasyon ve idealizasyon çok güçlüdür.

Saersoi Astroloji

16,154 просмотров • 1 год назад

#BAĞLANTISALLIK BİLİMİ ve ORHAN PAMUK’UN SHKLOVSKİ ROMAN SANATI YORUMU Orhan Pamuk’un Shklovski üzerinden yaptığı yorum: “Rus formalist yazar Shklovski'nin -romanları Türkçeye de çevrilmiştir- kuramı, beni en çok etkileyen düşüncelerden biridir. O, hikâyeyi, olay örgüsü dediğimiz şeyi anlatmak istediğimiz noktaları birbirine bağlayan bir çizgi olarak tanımlar. Eşyaları yan yana koyarsınız; isterseniz bir tarihi, isterseniz bir insanın hayatını anlatabilirsiniz. Onları birbirine bağlayan, büyülü tutkal ise hikâyedir.” Shklovski, hikâyeyi yalnızca olayların sıralanması değil, onları birbirine bağlayan “büyülü tutkal” olarak görür. Bu yaklaşım, bağlantısallık biliminin temel iddiası olan “ilişkilerin şeylerden daha önemli olduğu” fikrini çağrıştırır. Tek tek noktaların, nesnelerin, olayların ya da insanların bir anlamı vardır; ancak onların birbirine bağlanma biçimi, yani aralarındaki ilişki ağı, asıl anlamı ve bütünlüğü doğurur. Bağlantısallık bilimi, yaşamın yapıtaşını tekil öğelerde değil, bu öğeler arasındaki bilgi alışverişinde, akışta ve örüntüde bulur. Pamuk’un “eşyaları yan yana koyarsınız; onları birbirine bağlayan hikâyedir” ifadesi, bu bilimin en yalın anlatımıdır. Bir insanın hayatı ya da bir tarihin akışı, yalnızca olayların dizilişiyle değil, o olaylar arasındaki bağlarla açıklanabilir. Hikâye bu bağların örülme biçimidir; aynı şekilde bağlantısallık bilimi de doğadaki, beyindeki veya toplumdaki bağ örüntülerini anlamaya çalışır. Üstelik hikâyenin “büyülü” tutkal olarak görülmesi, bağlantısallığın yalnızca mekanik bir ağ modeli değil, aynı zamanda yeni anlamlar, yeni duygular ve yeni kültürel üretimler yaratan dinamik bir süreç olduğunu da gösterir. Nasıl ki romanlarda aynı olaylar farklı kurgularla bambaşka dünyalar açabiliyorsa, bağlantısallık da yaşamın farklı düzeylerinde yeni olasılıklar yaratır. Sonuçta, Shklovski’nin hikâye kuramı ile bağlantısallık bilimi arasında güçlü bir akrabalık vardır: ikisi de hayatı tekil noktaların toplamı olarak değil, onları bir araya getiren bağların dokusu olarak görür. Hikâye edebiyatta neyse, bağlantısallık da bilimde odur: yaşamın anlamını taşıyan “bağların dili”. Bilim, yaşamın matematiksel hikayesini araştırır. Unutulmamalı ki her bütün bir başka bütünün parçası, her parça da bir başka parçanın bütünüdür..

Türker KILIÇ

10,556 просмотров • 11 месяцев назад