Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Kadınlar Ligi'nde ALG Spor'a 4-1 mağlup olan Galatasaray'da maçın bitimiyle oyuncular ve teknik direktör, rakip takım futbolcularına saldırdı. ALG Spor ise tüm yaşananları kamuoyuyla paylaştı.

546,842 görüntüleme • 2 yıl önce •via X (Twitter)

10 Yorum

çebistifa profil fotoğrafı
çebistifa2 yıl önce

Gs siz bir dünya

UĞUR KÜÇÜKPOLAT profil fotoğrafı
UĞUR KÜÇÜKPOLAT2 yıl önce

Malûm camia'dan mâlum davranışlar, şaşırılacak bişey yok . gese ; sporun yüz karası, gese ; kapatılsın.

Mehmet Tuna profil fotoğrafı
Mehmet Tuna2 yıl önce

Galatasaray yokken böyle şeyler olmazdı bu ligde

jjjj profil fotoğrafı
jjjj2 yıl önce

@Au080821 Reziller

MURATTT profil fotoğrafı
MURATTT2 yıl önce

fransiz takımı sasirtmadi

Laka modric profil fotoğrafı
Laka modric2 yıl önce

şaşırmadım. herşey beklenir

MeTe JK profil fotoğrafı
MeTe JK2 yıl önce

gese SEN MİNİKSİN VE UTANÇ VERİCİSİN !

Kerem Çakır profil fotoğrafı
Kerem Çakır2 yıl önce

Beşiktaş ta kaybetti saldıran kimse yoktu

Ablacım rafa silva diyorum profil fotoğrafı
Ablacım rafa silva diyorum2 yıl önce

Gs kapatılsın ülke futbolu yükselir

Ahmet🇳🇴🇭🇺 profil fotoğrafı
Ahmet🇳🇴🇭🇺2 yıl önce

Biz boşuna demedik aq

Benzer Videolar

🇹🇷 Okan Buruk ve 🇪🇦 Pep Guardiola 32 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'nde karşı karşıya geliyor. ➖ 1993-94 Sezonunda Şampiyonlar Ligi grup aşamasına kalmaya başaran sekiz takımdan ikisi Galatasaray ve Barcelona'dı. A Grubuna düşen bu takımların arasında ki ilk maç golsüz berabere ikinci maç ise 3-0 Barcelona lehine sonuçlandı. İstanbul'da Pep ilk 11 başlarken , kaval kemiği kırılan Okan Buruk ise sahalardan uzaktı. Rövanşta iki isimde oynamadı. ➖ Ertesi sezon Şampiyonlar Ligi gruplarında bu iki takım yeniden eşleşti. İspanya'da 1-0 öne geçen Galatasaray sahadan 2-1 lik skorla mağlup ayrıldı. İlk 4 haftada tek puanı Manchester United'tan alan Reinhard Safting'in öğrencileri 5.haftada Barcelona'yı ağırladı. İlk devrede önde olan taraf 1-0 skorla konuk takımdı. ➖ Dakikalar 59'u gösterdiğinde Hamza Hamzaoğlu'nun yerine o sezon ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde süre bulan Okan Buruk oyuna alındı. Saniyeler sonrada Guardiola da yerini Abelardo'ya bıraktı. Değişiklerin ardından iki gol bulan Galatasaray Türk futbolunun Şampiyonlar Ligi grup aşamalarında ilk galibiyetini aldı. ➖ İlerleyen yıllarda Guardiola Barcelona ile iki La Liga şampiyonluğunun yanı sıra kupa galipleri kupasını da kazandı. Aynı süreçte Okan Buruk ta Galatasaray da 4 Süper Lig Şampiyonluğu yanına UEFA ve UEFA Süper kupa zaferini ekledi. ➖ İki isimde efsanesi olduğu kulüplerden 2001 yılında ayrıldı. Okan Buruk İnter transfer olarak Serie A yolunu tutarken, Fatih Terim'in Milan'ı Andrea Pirlo'yu kadrosuna kattı. Brescia Pirlo'dan boşalan mevki için Guardiola ile anlaştı. ➖ O sezon Brescia & İnter arasında ki ilk maçta Okan Buruk sahadayken Guardiola oynamadı. İkinci maçta ise bunun tam tersi yaşandı ve ikili bir kez daha karşılaşamadı. ➖ Okan Buruk ve Pep Guardiola'nın teknik direktörlük kariyerleri ise bir noktada benzer şekilde ilerledi. 2008 yılında futbola başladığı kulüp olan Barcelona'nın başına geçen Guardiola üç sezon üstü üstene Lal Liga'yı kazandı. Futbola başladığı kulüpte aynı şansı 2022 yılında bulan Okan Buruk ilk üç sezonda Şampiyon oldu ve bu sezonda Okan Buruk'un takımı Galatasaray Lige yine Lider olarak yoluna devam ediyor.

𝐒𝐄𝐑𝐇𝐀𝐓 𝟏𝟗𝟎𝟓

13,418 görüntüleme • 6 ay önce

Galatasaray, Türk futbolunu olumsuz bir görüntüye hapsetmeye çalışan kalıpları kıran, Avrupa arenasında parlayan bir futbol sergiledi. Bu mücadele, yalnızca bir futbol müsabakası değil; aynı zamanda Türk futbolunun prestijini yeniden yapılandırma çabası olarak öne çıktı. Okan Buruk'un oyun anlayışı, Türk futbolunun son dönemde yerle bir edilmeye çalışan itibarının inşasına yönelik güçlü bir adım oldu. Teknik direktör Mourinho'nun etkisi yerine, Buruk’un sahada gösterdiği özgün ve cesur yaklaşım takdirle karşılandığımı ifade edebilirim. Galatasaray, Tottenham karşısında rakibinin karşılaştığı sezonun en yüksek şut istatistiğini (28) yakalayarak, İngiliz ekibine büyük bir meydan okudu. Bu başarıda Victor Osimhen’in mücadelesi ve Mertens gibi oyuncuların oyun zekası birleşerek güçlü bir takım ruhu oluşturdu. Takım, biraz da şans faktörü yanında olsa 4. hatta 5. golü bulabilecekken, son 30 dakikada yaşanan gerilimli anlar Galatasaray taraftarlarının yüreğini ağzına getirdi. Oyun içindeki düşüşün 70. dakikadan sonra belirginleştiği anlarda, oyuna giren isimlerden Hakim Ziyech’in oyuna katkısının sınırlı kalması, oyuncuların büyük bir bölümünde maçın başından beri gösterilen yüksek eforun yorgunluğu ve bazı oyuncuların top kayıpları (örneğin Barış Alper), bu düşüşün başlıca nedenleri arasında gösterilebilir. Burada, Okan Buruk’un takımı Avrupa sahnesinde cesurca yönlendirmesi ve stratejik hamleleri, Türkiye sınırlarını aşan bir teknik direktör olarak tanınmasına da katkı sağladı. Galatasaray taraftarlarının yoğun desteği ve Tottenham oyuncuları üzerinde yarattığı baskı da maçın kritik anlarında etkisini gösterdi. Bu sinerji, zaman zaman rakip takımın paniklemesine neden oldu ve oyunun seyrini sarı-kırmızılılar lehine çevirdi. Eğer Galatasaray, Avrupa sahnesinde ilk 70 dakikada sergilediği oyunu genel bir standart haline getirirse, UEFA Avrupa Ligi’nde finale uzanan yol hiç de uzak bir ihtimal değil. Avrupa’nın büyük sahnesinde Galatasaray, güçlü kimliği ve cesur oyun tarzıyla Türk futbolunu onurlandırmaya devam edebilir.

Taner Karaman

81,526 görüntüleme • 1 yıl önce

Dardanelspor’da görev yaparken Türkiye Kupası 2. kademe maçında Kartalspor ile eşleşmiştik. 20 takımın bulunduğu, 5 takımın küme düştüğü, 3 takımın süper lige çıktığı bela bir ligde 17/18/19 yaş ağırlıklı oyuncular ile mücadele ederken kupada da finale çıkıp UEFA’ya gitme hedefim vardı. Onun için kupa önemliydi ve dikkatli rotasyon yapıp ligde de kupada da devam etmemiz gerekiyordu. Maçtan 1 gece önce kampa girdik. Okan’ı dışarda bırakıp hafta sonu oynayacağımız lig maçına saklamak istemiştim. Bu nedenle onu kampa almamış ve kız arkadaşıyla sinemaya gitmesine izin vermiştim. Ama kendisine telefonu açık bırakmasını karar değiştirsem ona ulaşabilmemin mümkün olmasını istediğimi söyledim. O da “tamam hocam” dedi. Gitti. Tesislerde maç öncesi son gece maçı çalışma odam da oynar maçta olabilecek tüm ihtimalleri değerlendirip düşünürdüm. Kupa maçı tek ayaklıydı. Bir terslik olursa geriye düşersek maçı çevirebilecek tek oyuncu Okan diye düşündüm ve Okan’a telefon ettim. Film esnasında telefonu açtı; “Okan kız arkadaşını eve bırak kampa gel” dedim. “Tamam hocam” dedi. 15 dk sonra tesislere geldi. Ona “Okan yanımda kulübe otur. Bir terslik olursa oyuna girersin” dedim. Maça iyi başladık. 9’ dk Halil ile 1-0 öne geçtik. İlk yarı böyle bitti. İkinci yarı başlar başlamaz, 51 ve 55 de iki gol üst üste yedik ve 1-2 mağlup durumda düştük. Düşündüğüm gibi terslik oldu :) 57’ dk hemen Okan’ı oyuna aldım. Tempoyu ve kazanma arzumuzu, kararlılığımızı arttırdık. Ama süre daralıyordu. O yıl ilk kez genç takımdan A Takıma aldığım santrafor olan Mehmet Şen’i de 82’de oyuna aldım. Hemen 1 dakika sonra 83’ de Okan, 85 ve 90’da Mehmet Şen’in attığı 3 gol ile maçı 4-2 kazandık ve kupa da tur atladık. Rakibin yedek kalecisi ise bugün Gençlerbirliği teknik direktörü olan Volkan Demirel idi :) Rotasyonun derecesi ile birlikte, tüm ihtimalleri düşünüp bir terslik halinde de paniğe kapılmayacağınız bir B planınız olmalıdır. Bugün Galatasaraylı Okan bizim Okan gibi buna hazır değildi.

Hürser Tekinoktay

13,815 görüntüleme • 3 ay önce

1-) Namağlup lider giden ve alacağı her puanla şampiyonluğa yaklaşan bir takım, maçın başında böyle yakalanmaz. Aşağıya maçtan bir gün önce söylediğim bir kesiti bırakıyorum. 2-) Ole, üç orta sahasının yanına Mario’yu ve sahte 9 olarak kullandığı Rafa’yı da merkeze çekerek 5’li bir merkez yoğunluğu yarattı. Hatta Galatasaray’ın daralma problemi yaşadığını bildiği için Svensson’a birçok kurulumda inverted rol verdi. Yani adam elindeki malzemeyi en son imkâna kadar kullandı. Galatasaray’ın ise bu hamleye cevabı, Sara ve Lucas’tı. Bayındırspor’la oynuyor olsan böyle bir eşleşme mantığı ile sıkıntı yaşarsın. Ole bunu bildiği için Rafa’yı sahte 9 oynattı. Üstelik, ligdeki tüm merkez orta sahalar (ofansif orta sahalar dahil) arasında en çok başarılı dripling yapan iki oyuncu da Beşiktaş’ta. Bunu Ezel’in kör annesine anlatsan yine de 4-2-4 başlatmaz maçı. 3-) Morata ne sahte 9’dur ne 10 numara. Morata mobil bir yardımcı forvettir. Barış 4-4-2 kanat oyuncusu değil, Yunus hiç değil. Galatasaray, bazı futbolun F’sinden habersiz insanların sandığı gibi 4-4-2 oynamıyor. Zaten bu iki oyuncuyla 4-4-2 oynanmaz. 4-4-2 için Emre Çolak – Engin Baytar gibi oyun kurucu bir orta saha özellikli oyuncular, Marcos Llorente gibi çalışan bir kenar ya da Clauss gibi yaratıcı bir profil gerekir. Ne Barış ne Yunus bu tanıma giriyor. Biri kanat forvet, diğeri ters ayaklı bir kanat oyuncusu. 4-) Sosyal medya gazına gelip, takımının %80’i üçlü savunmaya uygun oyunculardan kurulu olmasına rağmen, hayatında sahaya adım atmamış insanların “bu takım dörtlü oynar yaaaa” tezahüratını dinlersen, üçlü oynamak için kurduğun kadroyu dörtlü oynatmaya kalkarsın ve bu tabloyla karşılaşırsın. 5-) Fenerbahçe’nin oynayabileceği tek sistem üçlüydü. Alışma süreci zorlu geçse de Mourinho plana sadık kaldı. Çünkü Kostić ve Skriniar gibi profillere sahip, atletizm olarak yalnızca Oğuz’un elit seviyeye yakın olduğu bu kadronun başka şansı yoktu. Üçlü savunmada en az bir kenar stoperin bekten devşirme olması “gurmelik” işidir. Mert Müldür’ün sağ kenar stoper başlaması sürpriz değil. Eğer ellerinde iki tane daha atlet olsa, Mourinho güncele daha hakim olup, saha içine kafa yorsa ve Osimhen sende olmasaydı, şu an puan farkı minimum 10’du. 6-) Senin bir set oyunun yok. Bir savunma yerleşimin yok. Kompakt değilsin. Fiziksel kaliten 65. dakikadan sonra eriyor. Ama bir adam var ki… Denklemi bozan bir değişken. Elit bir anomali. Bu sezon yaptığın tüm hataları tek başına örtebilecek kadar ayarsız. 7-) Dünyanın herhangi bir yerinde, devreyi 1-1 bitirmiş, 10 kişi kalmış ve 1 puanın yeterli olduğu bir maçta hiçbir hoca İspanya milli takımının 9 numarasını sol açıkta oynatmaz. Oynatma sebebin teknik değil; oyuncular üzerindeki ağırlığın. Çünkü Morata’yı çıkarırsan tepki alacaksın. Tıpkı Abdülkerim örneğinde olduğu gibi. (Ki onun çıkması da hataydı ama mevzu başka.) Çıkarken iki kez dönüp “ben ne alaka ya ” demesi, yanında altyapıdan Metehan varken, örnek olması gerekenin bizzat sorun yaratması… 8-) Abdülkerim bunları yapabiliyorsa, sen Avrupa maçında Danimarka milli takım stoperini kulübede oturtup, Davinson sakatlanınca Demirbay’ı sahaya atıyorsan; ve sonrasında üstünü geç giyiyor (ben olsam çorabımı giymem) diye Nelsson’a “gitmek istiyor” diyorsan, o zaman bu yaşananlar iki yüzlü etkileşimcilerin eseridir. Ve unutma… 9-) Eline gelen her oyuncu, geldiği takımda gayet üst düzey katkılar verirken, sende çöpe dönüşüyorsa… Sorun oyuncularda değil, baştadır. Sürekli verimsiz performans sergileyip, ardından bu oyuncuların çöp ilan edilmesi de bunu teyit eder. Problem kadroda değil, sistemde. Planı olmayan bir yapı, en iyi kadroyu bile sıradanlaştırır. 10-) Takımdaki adalet terazisi herkese eşit çalışmıyor. Oyuncuların seni yönettiği bir düzene geçtiğinde, ipler yavaş yavaş elinden kayar. Hak eden oynamalı, doğru kadro sahaya çıkmalı. Galatasaray hâlâ ligin en kaliteli takımı. Ama kaliteli olan şey sadece oyuncular. Hazırlık değil.

Eray Can Gencer

249,034 görüntüleme • 1 yıl önce

RECEP ÇETİN: BJK'DEYKEN ATTIĞI TÜM GOLLER LİGDE HAFTANIN GOLÜ SEÇİLEN FUTBOLCU Recep Çetin’in Malmö maçında kendi kalesine attığı gol, Beşiktaş taraftarları tarafından ona dair en çok yad edilen anılardan biridir. Oysa Recep’in Beşiktaş adına ligde kaydettiği dört golün tamamı da haftanın en güzel golü seçilmişti. Bu gollerin hepsinde Recep, Beşiktaş’ı kritik anlarda öne geçirmiş; Recep'in gol attığı bütün maçları Beşiktaş kazanmıştı. Aşağıdaki videoda yer alan ilk gol, 1988–1989 sezonunda Beşiktaş’ın Altay’ı deplasmanda 3–1 mağlup ettiği maçta atılmıştı. Recep, sağ bek olmasına rağmen sol ayağıyla müthiş bir şut çıkararak takımını 2–1 öne geçirmişti. Recep ikinci golünü 1989–1990 sezonunda İstanbul’da Bursaspor’a atmıştı. Beşiktaş’ın fazla pozisyon yakalayamadığı maçın sonlarında, Recep’in cepheden yaptığı orta doğrudan kaleye girince takım ligin 2. haftasında liderliğini korumuştu. O hafta başka dikkat çekici bir gol olmadığından Recep’in golü haftanın golü seçilmişti. Recep bu golün bir benzerini 1994’te oynanan Türkiye–İsviçre millî maçında da atacaktı. Recep, Beşiktaş’taki üçüncü golünü 1990–1991 sezonunda deplasmanda Aydınspor’a atmıştı. Yine sol ayağıyla ceza sahası dışından vurmuş ve takımını 2–1 öne geçirmişti. Maçı Beşiktaş 5–3 kazanmıştı; 1987–1988 sezonunun son haftasında Malatyaspor’a 5–3 yenilen Beşiktaş, böylelikle tam 72 maçın ardından ligde ilk defa bir takımdan ikiden fazla gol yemişti. Yine 1990–1991 sezonunda Beşiktaş, Samsunspor’u 5–1 mağlup etmiş; bu maçta takımını 2–1 öne geçiren golü Recep kaydetmişti. Recep Çetin, 1989-1990 ve 1990-1991 sezonlarında sağ bek olduğu halde sık sık ileri çıkmış ve birçok kez rakip kalede gol aramıştı; ancak ilginçtir bu etkili girişimlerinin hiçbiri gole dönüşmezken videodaki ataklarda gol atmayı başarmıştı. Yine Recep cüssesinden beklenmeyen bir enerji ve güce sahipti; öyle ki kariyerinde Lineker ve Romario’yu dahi marke edebilmiş, apandisit ameliyatı olduktan 15 gün sonra antrenmanlara çıkmaya başlamıştı. Beşiktaş Iğdır Recep Çetin

Yalçın Murgul

50,635 görüntüleme • 3 gün önce

MKE Ankaragücü olarak, bu büyük camiaya yakışır şekilde şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir yönetim anlayışını ilke edinmiş bulunuyoruz. Attığımız her adımı, aldığımız her kararı, yalnızca yönetim masasında değil; taraftarın kalbinde ve vicdanında da onaylanması gereken bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü bu kulüp hepimizin. Bu arma, milyonların ortak sevdası. Ve biz, sizin güveninizle yol alacağımızın farkındayız. Yönetimimiz Kısa Sürede Neler Yaptı ? 1.Cephas’ın alacakları ödendi ve fesih hakkı ortadan kaldırıldı. Göreve gelir gelmez oyuncularımızın hak edişlerini önceliklendirdik. Cephas’ın alacaklarını ödeyerek fesih hakkını ortadan kaldırdık. Bu, kulübümüzün geleceği adına çok önemli bir adımdı. 2.Kulübün finansal yapısı incelenerek gerekli planlamalar yapıldı. Hemen ardından kulübün tüm finansal yapısını detaylı şekilde inceledik. Gerekli planlamaları yaparak kısa ve orta vadeli sürdürülebilir bir yapı için adımlar attık. 3.Teknik Direktör Mustafa Kaplan ve teknik ekibiyle anlaşma sağlandı. Sayın Mustafa Kaplan hocamız ve teknik ekibiyle sezon sonuna kadar anlaştık. 4.Personelin 1 aylık alacağı ödendi. Kulübün temel taşı olan personelimiz bizim için çok kıymetli. Göreve gelir gelmez 1 aylık maaşlarını ödeyerek iç huzuru ve motivasyonu sağladık. 5.Belediye ve diğer kamu kuruluşlarıyla proje temasları kuruldu. Belediyelerimiz ve kamu kuruluşlarıyla proje bazlı temaslara başladık. Ankaragücü’nün bu şehirle daha güçlü bir bağ kurması için çalışıyoruz. 6.Delegelik taraftarımıza açıldı. Delegelik başvurularını taraftarımıza açtık. Ankaragücü artık daha katılımcı, daha demokratik ve daha güçlü bir yapıya kavuşacak. ziyareti gerçekleştirildi. Anıtkabir’de çelenk sunduk, özel defteri imzaladık. Bu kulüp, İmalât-ı Harbiye’nin mirasıdır; biz de bu bilinçle hareket ediyoruz. 8.Tüm Taraftarlarımıza store alışverişlerinde %25 indirim sağlandı. Ankaragücü Store’da tüm ürünlerde %25 indirim başlattık. Taraftarımızın bu formaya ulaşmasını kolaylaştırmak istiyoruz. Hem ekonomik hem duygusal bir bağ kurmak adına bu önemliydi. 9.Şehit ve gazi ailelerine 1 No'lu loca tahsis edilmiştir. 1 Nolu locamızı sezon boyunca şehit ve gazi yakınlarına ayırdık. Onların varlığı bizim için büyük bir gurur ve onur kaynağı. 10.Sayın Mehmet Yiğiner’e, Yönetim Kurulumuzun aldığı kararla “MKE Ankaragücü Onursal Başkanı” ünvanı verilmiştir. Ankaragücü’müze yıllarca emek vermiş, kulübümüzün en zorlu dönemlerinde taşın altına elini koyarak camiamıza umut olmuş, iki şampiyonluğa imza atmış olan eski başkanımız Sayın Mehmet Yiğiner’e, Yönetim Kurulumuzun aldığı kararla “MKE Ankaragücü Onursal Başkanı” ünvanı verilmiştir. 11.Cengiz Paça göreve getirildi. Kulübümüzün Altyapı Koordinatörlüğü görevine, Türk futbolunun gelişimi adına uzun yıllardır büyük emekler veren, tecrübesi ve vizyonuyla tanınan Sayın Cengiz Paça hocamız getirilmiştir. Bu sadece bir başlangıç. Bu kulübü hep birlikte ayağa kaldıracağız. Taraftarımızla, emeğimizle, inancımızla… Yeniden Diriliş başlıyor! #YenidenDiriliş

MKE Ankaragücü

41,469 görüntüleme • 1 yıl önce

🟡🔵🔎𝙎𝘾𝙊𝙐𝙏𝙄𝙉𝙂 𝙍𝙀𝙋𝙊𝙍𝙏 – 🇨🇴 Jordan Barrera (19) 🚨 🪄🎩Fenerbahçe’nin ve Avrupa kulüplerinin ilgilendiği Kolombiya ekiplerinden Junior takımında forma giyen 19 yaşındaki genç yetenek Jordan Barrera hakkında kısa bir derleme yapalım. 📊 Genel Profil 179 boyundaki oyuncu topa hükmetmek için yaratılmış gibi futbol oynuyor. Teknik kabiliyeti onu genç yaşlardan itibaren kendini Avrupa pazarında izlemeye gelen scoutları etkilemeye yemin etmiş derecesinde. Dar alanda çok etkili, bileklerine hakim ve özgüvenli çalımlarla rakiplerini ekarte edebilen oyuncu, üst düzey tekniğiyle öne çıkıyor. Maç içerisinde rakibini küçük düşürücü çalımları sık sık deneyen Barrera, rabona vuruş stiliylede takım arkadaşlarına ortalar açmayı çok seviyor Açık alanda tekniğinin yanında hızlanması da gayet iyi olan oyuncu, güçlü sağ ayağının dışında sol ayağını da etkili kullanabilmesiyle çok kolay adam eksiltme becerilerine sahip. 10 numara mevkiinde forma giyen oyuncu genellikle sol iç koridorları kullanarak içe kat edip takım arkadaşlarına ortalar açmayı tercih ediyor. Yine 10 numara mevkiisi dışında kanatlarda da oyun kurucu kanat ile yaratıcı kanat oyuncu özeliklerini birleştirip açık alan becerilerini ortaya koyabiliyor. Bu noktada özellikle 10 numara mevkiisinde oynarken yaptığı akıllıca çevre kontrolleri sebebiyle rakipleri tek hamlede ekarte edebileceği ve takım arkadaşlarıyla verkaçlar yada kısa üçgenler kurabileceği pozisyonları alabilmesi 3. Bölgede takımına efektiflik katabiliyor. Ayrıca oyuncu üst düzey teknik yeterliliklerinin yanında oyunu tek yönlü oynayayım da demiyor. 2. Bölge ve 1. Bölgeye gelerek takımına topu kazandırmak için birebir mücadelede bulunabiliyor. Hatta bu noktada oyuncu 8,5’dan bozma 10 numara diye adlandırabilirim. Oyuncu salt bir 10 numara yerine derine gelerek bağlantılar oluşturan, pas opsiyonlarına dahil olan ve 2. Bölgede takım arkadaşlarıyla üçgenler yapabilen bir isim ve gerektiğinde hızlı uzun paslarıyla da kendisini dahil etmese bile takımını hücuma çıkartabiliyor. Bu noktada da paslarında ve pas oyununda çok fazla soru işareti barındıran bir oyuncu değil. Yine duran toplarda takım arkadaşlarına ortaları ile destekleyebilen biri. Bu yetenek setine sahip futbolculardan çok fazla fiziksel yetkinlik beklemek doğru olmaz ancak bu noktada oyuncunun 179’lik boyuyla birlikte çevik diyebiliriz. Ancak güçlü oyuncular karşısında temaslı oyunda zorlandığını biliyoruz. Yine oyuncu genç yaştan itibaren gelecek beklentisi olan ve yeteneğine güvenenleri boşa çıkarmamış bir oyuncu olmasına rağmen saha içinde özgüvenini yüksek tutarak özellikle ceza sahasında bencillik gösterebiliyor. Ve bu noktada da bitiriciliğinin ceza sahası dışı şutları veya ceza sahasında çok fazla iyi olmadığını da belirtebiliriz. Barrera, 20 Yaş Altı Güney Amerika Şampiyonasında göstermiş olduğu 9 maç 1 gol 4 asist ile dikkat çekmişti. Yine geçen sezon kiralık olarak geçirdiği Kolombiya 2. Liginde 29 maç oynaması ki sadece 17 yaşındayken oynama alışkanlığı kazanması çok önemliydi. Bu sene ise altyapısından yetiştiği kulübünde ilk 11’e girmeyi başarmış hatta bir maça kaptanlık pazubandı ile çıkarak ödüllendirilmiş biri. Totalde bu sene 14 maçta 52 dakika ortalamada 1 gol 2 asist katkısı vermiş Saha dışında takım arkadaşlarıyla uyumlu, mütevazi bir mahallenin sokaklarından gelmesiyle gurur duyan, ailesine bağlı bir oyuncu. Oyuncu alt yaş gruplarının hep en iyisi olarak kariyerinde henüz 18 yaşında ilk kez Kolombiya 1. Liginde ilk 11 oynadığı sezonu geçirdi. Ancak özellikle alt yaş milli takım turnuvaları olan U17 ve U20’de çok fazla izlenen ve takip edilen bir oyuncu olduğunu belirtmemiz gerek. Bu anlamda Brezilya ekiplerinden Flemengo, Avrupa pazarından ise Porto, Napoli, Sevilla, Wolves, Borussia Dortmund ve Newcastle United gibi takımları da Fenerbahçe’nin potansiyel rakipleri. Bu da oyuncunun değerini artıran diğer unsur. 2003 sonrası doğmuş yabancı oyuncu kontenjanına böyle bir potansiyelli oyuncuların isminin geçmesinin bile çok önemli olduğunu düşünüyorum. Avrupalı scoutların elinden böyle bir yeteneği alıp, potansiyeline yatırım yapılabilecek 5-6 milyon€ ile oyuncunun gelecekte getireceği bonservisin yanında özellikle taraftarın damağında bırakacağı sihirbazlık gösterilere izlemeye değer olacaktır. #JordanBarrera #Barrera #Fenerbahçe #Transfer #TrScouts SportsBase Türkiye

Ümit Berber

26,285 görüntüleme • 1 yıl önce