Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Katıldığı programda konuşan Hüseyin Çelik: "Kimse kendini aldatmasın! türkiye, kuruluşundan beri nerede olursa olsun Kürtlerin statüsüne ve kazanımına karşı çıkan ırkçı bir damara sahiptir." #KurdsOnAlert

573,230 görüntüleme • 1 yıl önce •via X (Twitter)

11 Yorum

Zaza El-Kurdi profil fotoğrafı
Zaza El-Kurdi1 yıl önce

Türklerin Kürt ırkçılığı kendi sonlarını getirecek. Meselenin özeti budur

The Information profil fotoğrafı
The Information1 yıl önce

AI assistants are making workers in specialized fields more productive. They’re also likely to replace many, said speakers at AI Agenda Live.

Zana ✹ profil fotoğrafı
Zana ✹1 yıl önce

Bu bir itiraf değil bir teşhistir. Kurd e statü tanımayan bir sistem var Ve bunu artık sadece Kurdler değil, türkler de görüyor Bir Kurd bunu söylese “bölücü” derlerdi Ama şimdi devlette yıllarca görev yapmış bir bakan söylüyor: Bu devlet Kurdlere karşı ırkçı. Boşuma söylemiyoruz

şeytanok profil fotoğrafı
şeytanok1 yıl önce

Bu adam elli yıldır Türkiye siyasetinde ve yaklaşık yermi yıldır da ikdidar tarafında politika yapıyor ve şuana kadar Kürtler için yaptığı tek doğru bir şey yok kendisini ayrı tutmasın bu durumdan oda böyle

böyle buyurdu zerdüşt profil fotoğrafı
böyle buyurdu zerdüşt1 yıl önce

Sende o damara az kan vermedin gö…oğlu

Agit_ profil fotoğrafı
Agit_1 yıl önce

Bunu kürtlerde biliyor zaten türklerin ne kadr ırkçı bir millet olduğunuzu Oyuzden ki kürtler İsrail'le olası bir ittifatta türkiyenin sonunu getirir bundan çok korkuyolar şuan 🤔

preze profil fotoğrafı
preze1 yıl önce

Bunu yeni mi anladın amk çocuğu

MTN profil fotoğrafı
MTN1 yıl önce

Hüseyin Çelik doğru konuşan bir siyasetçi.

Armanç profil fotoğrafı
Armanç1 yıl önce

Kürtlerin hakkını savunmayı sana bırakırsak vay halimize!

Nub profil fotoğrafı
Nub1 yıl önce

Yeni mi fark ettin satılmış

nuradansa profil fotoğrafı
nuradansa1 yıl önce

@yusufhalacoglu @tanjuozcanchp @umitozdag @cenginyurt52 @srkninci @AskinOlayim1905 @sansliluciano @ww3mediaa @acikcenk

Benzer Videolar

Öcalan, Türkiye’ye getirildiğinde orduda egemen olan Ergenekoncuların talimatıyla, gerillaya Güney Kürdistan’a çekilme emri veriyor ve “Kalanlar haindir” diyor. Bunun üzerine, hazırlıksız şekilde çekilen gerilla yaklaşık 1000 kayıp veriyor. Öcalan’ın bu tutumuna özellikle PKK içerisindeki ulusalcı damara sahip, tanınan ailelerin çocukları büyük tepki gösteriyor ve yapılan kongrede bu tepkilerini dile getiriyorlar. Özellikle Öcalan’ın, Şeyh Said’in İngiliz ajanı ve Seyit Rıza’nın Fransız ajanı olduğuna dair görüşlerine ve tarihî saptırmalarına karşı çıkıyorlar. Bununla birlikte, Öcalan YNK ile savaş başlatma talimatı gönderiyor. YNK ile savaşa karşı çıkan Dr. Said ve arkadaşları Kandil’den ayrılıp Süleymaniye’ye gidiyor. Ancak sürece karşı çıkan bir diğer grup Kandil’de tutuklanıyor. Öcalan’ın idam edilmemesi için Diaspora’da çalışmalar yürütülürken, Öcalan bu gerillaların idamına hükmediyor. Olayın Selim Çürükkaya tarafından Alman basınına yansıtılması üzerine, tutuklular televizyona çıkarılarak böyle bir şeyin olmadığı söyletiliyor. Eğer Selim Çürükkaya bu olayı Alman basınına yansıtıp bu denli ses getirmeseydi, bu gerillalar infaz edilecekti ki nitekim daha sonrasında sekiz tanesi infaz ediliyor. Son olarak, Mustafa Karasu meselesinde de benzer bir durum söz konusuydu. Bizim “Mustafa Karasu nerede?” diyerek bu konuyu haberleştirmemiz ve gündeme taşımamız, muhtemelen Karasu’nun hayatını şimdilik kurtardı. “Şimdilik” diyorum çünkü o günden beri Mustafa Karasu yine hiçbir mecrada görünmedi. Nerede olduğu hâlâ meçhul…

Mustafa Yıldız

39,990 görüntüleme • 11 ay önce

TÜRK MİLLETİ "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir." diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün bu millet tanımı ırkçı, dinci, mezhepçi her türlü ayrışmaya karşı kavrayıcı, kapsayıcı ve birleştirici bir tanımdır. Üstelik Atatürk bu tanımı, dünyada faşizm çağının yükseldiği, 1930'da yapmıştır. Atatürk’e göre “Türk milleti” kavramı, sadece bir ırkın, bir etnik kimliğin, bir dinin veya mezhebin değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne “vatandaşlık bağı ile bağlı” eşit hukuka sahip tüm yurttaşların ortak-üst-ulusal kimliğinin adıdır. Bugün, Atatürk'ün kurduğu üniter ve laik Cumhuriyet ile kavgalı siyasal İslamcı bir iktidar ve ortağı, etnik kimlik siyaseti yapan bir parti ve bir terör örgütü, Türk Milleti kavramını anayasadan çıkarmak istiyor. Irkçılık mı? Asıl büyük ırkçılık, etnik köken, din, mezhep ayırmadan tüm ulusun ortak-üst kimliği, yurttaşlık bağı durumundaki Türk Milleti kavramına saldırılmasıdır. Bakmayın siz kimlik siyaseti ve ümmetçilik yapanlara! Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının büyük bölümü, kökeni, dini ne olursa olsun ay yıldızlı bayrağıın gölgesinde Türk Milleti olarak birleşmiştir. Türk Milletini anayasadan silmeye kalkmak, ulusu kimliksizleştirmek, ulusal birlik ve bütünlüğün yok olmasına neden olacaktır. Ulusal bütünlük olmadığında neler olduğunu görmek için Irak'a, Suriye'ye bakınız.

Sinan Meydan

281,918 görüntüleme • 1 yıl önce

Şırnak İl Emniyet Müdürümüz Volkan Sazak’ın, Cizre Belediye Başkanı Güler Tunç’un PKK propagandası ve sözde paçavra asma girişimlerine karşı gösterdiği tavır; devlet ciddiyetinin, hukukun ve kamu düzeninin gereğidir... Bu duruş, her namuslu ve vatansever kamu görevlisinin göstermesi gereken duruştur. Buradan açıkça söylüyoruz!!! Sayın Volkan Sazak müdürümüze karşı en ufak bir yaptırım girişimi dahi olursa, bunu sadece bir kişiye yapılmış bir işlem olarak değil; tüm kolluk teşkilatına, tüm vatan sevdalılarına yapılmış bir saldırı olarak kabul ederiz... Ve bunun karşılığında da KOLLUK-DER olarak en sert, en net, en yüksek perdeden tepkimizi ortaya koyarız... Hiç kimse bu konuda bir yanılgıya düşmesin... Sayın Volkan Sazak müdürümüz asla yalnız değildir... Müdüyümüzün arkasında 2–3 milyona ulaşan Emniyet Teşkilatı mensubu, emekli teşkilat mensubu ve ailelerinden oluşan dev bir camia vardır... Kamu düzenini sağlamak için olması gerekeni yapan bir Emniyet Müdürüne karşı atılacak en küçük adım bile, terörislere aöık açık bir destek olur... Bunu da kimsenin yanına bırakmayız... Bizim duruşumuz nettir... *Devletini, hukukunu, bayrağını savunan yöneticinin yanında kaya gibi dururuz... Teröre ve teröyiste taviz veren, terör propagandasına göz kırpan her kim olursa olsun karşısında dimdik dururuz... Şırnak İl Emniyet Müdürü Sayın Volkan SAZAK Müdürümüzün aldığı tutum, bir uyarı değil, bir devlet refleksidir... Kimsenin bu refleksi hedef almasına, itibarsızlaştırmasına veya cezalandırmasına göz yummayacağız... KOLLUK-DER olarak, gelişmeleri anbean takip ediyor, gerektiğinde kamuoyuna çok daha sert açıklamalar yapmaya hazır olduğumuzu ilan ediyoruz... Herkes aklını başına toplasın. Kimse devletine sahip çıkan bir Emniyet Müdürünü yalnız bıraktıracağını sanmasın... Kamuoyuna saygıyla duyururuz. @KollukDer #polis

Bombacimlym4 YEDEK

147,243 görüntüleme • 9 ay önce

Konuşan hanım Ayşe Hür, Kürt mü değil mi bilmem ama Öcalan ve PKK’si Türk devletinin Kürtler içindeki 50 yıllık “silahlı korucularıydılar” ve fesihten sonra da Türk devletine 50 yıllık “siyasi koruculuk” yapma sözünü verdiler! Öcalan’ın elinden gelse SDG komutanı Mazlum Abdi’yi yarın bir kaşık suda boğar ama ABD, Fransa ve İsrail bu işin önünü kapattılar. Bizzat Öcalan’ın PKK’si kendini fesheden kongrede “Kürdistan devletine” karşı mücadele edecekleri üzerinde ant içtiler. Besê Hozat ismindeki yöneticileri de çıkıp Öcalan “Türkiye vatanperveridir” dedikten sonra “biz PKK’yi çabucak feshettik ki ABD ve İsrail bizim irademiz dışında bizi Türkiye’ye karşı kullanmasın” dedi. DEM Parti’ye gelince, Öcalan MHP ve Bahçeli’ye iltihak ettikten sonra DEM Parti de fiilen MHP ve Bahçeli cephesine geçti. Tabii ki Türkiye’de, Öcalancıların ve DEM Parti’lilerin iddia ettiği gibi bir “barış” ya da “demokratikleşme” süreci yok. Erdoğan ve Bahçeli’nin resmen ismini koyduğu bir “Terörsüz Türkiye” süreci var ve o da PKK’nin kendisini feshetmesi ve silahları bırakmasıdır. Kürt milletinin PKK belasından kurtulması iyi olacak çünkü PKK bir “Türk Devleti Fedaileri Hareketi” olarak 50 yıldır Kürdistan’ın ve Kürtlerin zararına varlığını sürdürüyor. ABD, Batı dünyası ve İsrail’in Ortadoğu’da yarattığı tsunami Türk devletini korkuttu. ABD nasıl Suriye’de PYD/YPG’yi Öcalan’ın denetiminden çıkardıysa PKK’yi de Öcalan ve Türkiye’nin denetiminden çıkarabilir korkusunu yaşayan Türk devlet yöneticileri şimdiye kadar Kürtlere karşı kullandıkları bu PKK aparatını ayakta tutmaktan vazgeçmişe benziyorlar! PKK bizzat Ankara’da kurulan bir Türk devleti teşkilatıdır. Kürt partisi hiç olmadı.

Arif Zêrevan

102,147 görüntüleme • 1 yıl önce

Ümit Özdağ’ın ayakta alkışlanan konuşması: “Biz ırkçı bir parti değiliz. Peki bize kim ırkçı diyor? Bize şunun için ırkçı diyorlar: Türkiye’ye yönelik bir demografik mühendislik var. Emperyalist bir proje bu. Ve bu demografik mühendisliğe Türk siyasetinde bizim karşı çıktığımız gibi kimse karşı çıkmadı. Anlamadılar ya da iş birliği yaptılar, suç ortaklığı yaptılar anlayanlar da. Biz de dedik ki bu bir demografik proje. Bombalandıkları için gelmediler, gelmeleri için bombalandılar. Bu bir Amerikan, İngiliz, İsrail projesidir. Amaç, Büyük Kürdistan’a giden yolda Suriye’yi parçalarken Türkiye’nin de parçalanması için ileride Türkiye’de çıkarılacak bir iç savaş öncesi demografinin değiştirilmesidir. Başından beri söylediğimiz buydu. 1 Ağustos 2025’te Milli İstihbarat Teşkilatına bağlı Milli İstihbarat Akademisinin çıkarmış olduğu ve internette de yayımladığı ‘11 Gün Savaşı’ndan Alınan Dersler’ konulu raporun 35. sayfasında, Zafer Partisi’nin bu tespiti devlet tespiti olarak, istihbarat örgütünün tespiti olarak ifade ediliyor. 35. sayfa, 3. paragraf. Diyor ki: ‘Türk devleti, sığınmacılar ve kaçaklar üzerinde denetimi yitirmiştir. Bundan sonra yapılacak şey halkın bilgilendirilmesidir.’ Bakın, İsrail-İran ilk savaşında daha birinci gün Mossad, 29 generali yatak odalarında öldürdü. Bu bilgiyi, istihbaratı kim sağladı? %60’ını Afganlar sağladı. Bugün Millî İstihbaratın, emniyetin yapmış olduğu Mossad operasyonlarında Türkiye’de yakalananların hepsinin yabancı olması tesadüf mü? Hayır, değil. Neden? Bu ülkeye bir bağlılıkları yok. Biz bunları gördüğümüz için, ‘Bunlar geri dönsün’ dediğimiz için bize ‘Vay, siz İslam düşmanısınız, siz ırkçısınız, siz Arap düşmanısınız’ dediler. Biz İslam düşmanı değiliz ama biz bir şeye hamdediyoruz: Allah’a şükürler olsun, 2002’den sonra Müslüman olmadık. Bin seneden beri Müslümanız.”

🎙️ Muhbir

82,885 görüntüleme • 3 ay önce

AÇIKLAMA Dün katıldığım NTV’deki programda açıkladığım kişisel görüşlerim nedeniyle bazı çevrelerde bana yönelik karalama süreci başlatıldı. Sözlerimi bağlamından koparıp, amacından ve kast ettiğim konulardan tamamen uzak iftira niteliğinde, art niyetli bu yaklaşıma yönelik açıklama yapma ihtiyacı oluştu. Sözüm ona Arap Alevilerini kast ederek “hepsinin kuruşuna dizilmesini istediğim” iddia edilmiştir. İç savaşta ve sonrasında yaşanan devrim sürecinde Kürtlerin, Arapların, Türkmenlerin, Sünnilerin, Dürzilerin ve Nusayrilerin bir arada yaşamasını savunan bir gazeteciye böyle bir yafta yapıştırmaya çalışmak art niyetli bir yaklaşımdan öte bir şey değildir. Sednaya hapishanesinde ve Suriye kırsalında Esad rejiminin neden olduğu korkunç hikayeleri dinlediğimde insanların nasıl bir duyguya kapıldıklarını anlattım. Şara yönetiminin bu duygulara kapılmadan, kötü yola sapmadan süreci başarıyla yönettiğini özetledim. Konuşmamın aşağıda tamamını yayınlıyorum. Buradan “katliam istediğim” manası çıkartmak en hafif deyimle kötü niyetli bir tutumdur. “Suriye’de Kürt katliamı var, Alevi katliamı var, Ezidi katliamı var, Dürzi katliamı var” diye gerçek dışı kampanya yapan, Suriye’de entegrasyona ve Terörsüz Türkiye sürecine karşı çıkan bazı çevreler şimdi de benim sözlerimi çarpıtmaya çalışıyor. Bu kötü niyetli kişilerin haricinde çarpıtılan sözlerimden üzülen, bir arada yaşamayı savunan Alevi kardeşlerimin asla onları üzecek bir şey söylemeyeceğimi bilmelerini ve her zaman onların yanında olduğumu belirtmek istiyorum. Bu arada Terörsüz Türkiye sürecini zehirleyecek açıklamalar yapan Tülay Hatimoğulları’nın konuşmalarına engel olamayan DEM Parti yönetiminin olayın aslını araştırmadan hakkımda açıklama yapmasını da kınıyorum. Bu iftiraları atanlara inat, her zaman şiddete karşı çıkmış birisi olarak, etnik köken ve dini inanç ayrımı yapmaksızın tüm halkların bir arada barış içinde yaşamasını savunmaya devam edeceğim.

Kemal Öztürk

633,195 görüntüleme • 21 saat önce

Türkler ve Kürtler 50 yıldır savaşıyor ama bu savaşın kazananı yok. Bir 50 yıl daha sürse yine kazanan olmayacak. Irak, Suriye ve İran’a yapılan birçok şey bir NATO ülkesi olan Türkiye’ye yapılamaz. Eğer bazı bölge ülkelerinin gazına gelip hareket eder, bölgeyi doğru okuyamaz ve kısa yoldan sonuç almaya çalışırsan, Orta Doğu gibi karmaşık bir coğrafyada elindekileri de kaybedersin. Irak ve Suriye Kürtleri silahla belirli kazanımlar elde etti, başardılar. İran’dan da bu şekilde kazanım elde etmek imkânsız değil. Ancak Türkiye gibi güçlü bir NATO ülkesinden silahla bir şey almak kolay değildir. Bu yüzden bir müzakere fırsatı varsa eğer, bu fırsat neden değerlendirilmesin? ABD, İsrail, Fransa, Rusya ya da Avrupa Birliği gibi büyük güçler sadece kendi çıkarlarına göre hareket eder. Kimse kimseye dostluk, kardeşlik hatırına destek vermez. Bugün ABD’nin Kürtlere desteği tamamen bölgedeki stratejik çıkarlarına dayanıyor. İsrail’in Kürtlerden bahsetmesinin nedeni, kendi çıkar hesabı. Fransa ise İngiltere’nin bölge politikalarına karşı bir denge unsuru olarak Kürtleri kullanmak istiyor. Ama bu çıkar ilişkileri bittiğinde, bu ülkeler Kürtleri de yüzüstü bırakır. Rojava’nın Türkiye tarafından bombalanmasına ABD sessiz kalmıyor mu? SDG’nin komutanlarının yerlerini Türkiye’ye bildiren Ruslar değil miydi? Gün gelir çıkarları çatışırsa, İsrail bile Kürtleri hedef alır. Bu nedenle, dört parçaya bölünmüş Kürtlerin her birinin kendi mücadelesini verdiği bir süreç var. Irak Kürtleri savaştı ve bazı kazanımlar elde etti. Suriye Kürtleri de öyle. Şimdi sıra İran ve Türkiye Kürtlerinde. Mücadele şekli ne olursa olsun silahlı ya da siyasi önemli olan sonuç almaktır. Belki de savaşla alınamayan haklar, müzakere ile alınabilir. Kimse bunu bugünden bilemez. Halkların tükendiği, kuşakların heba olduğu bu savaşı sürdürmenin artık bir anlamı yok. Şimdi barış ve diyalog ihtimalini değerlendirme zamanı; çünkü kayıplarla, acı ve gözyaşıyla geçen yarım asrın bize öğrettiği en net gerçek budur.

Leito

30,318 görüntüleme • 1 yıl önce

Türk devletine 50 yıl “silahlı koruculuk” yapan Öcalan’ın feshedilen örgütü PKK bugün yaptığı açıklama ile Türk devletine önümüzdeki 50 yıl “siyasi koruculuk” yapmaya hazır olduğunu söyledi. ..:: 1. PKK zaten Bakur ve Türkiye’de askeri olarak bitmişti. Güya silahlı unsurlarını Türkiye’den çekip Irak Kürdistan Bölgesi’nde Neçirvan Barzani’nin başına bela edecek! ..:: 2. Türkiye Kürdistan Bölgesi ile Irak Kürdistan Bölgesi sınırlarındaki silahlı unsurlarını da iç tarafa yani Gare ve Kandil’e çekecekler. Yine Türkiye’nin iyiliği için Neçirvan Barzani’nin başına bela olacaklar! ..:: 3. Sabri Ok ayrıca Türk devleti “PKK’ye özgü bir hukuki düzenleme” yapsın ki dağdaki eski PKK’liler geri dönüp hizmetlerini yapabilsinler dedi. ..:: 4. Sabri Ok Kürtlerin milli talepleri için - örneğin Kürtçenin resmi dil ve eğitim dili olması - bir talebimiz yoktur ve süreç için bir şartımız da yoktur dedi. Yani Öcalan’ın örgütü Kürtler ve Kürtlerin milli hakları için kanuni düzenleme istemiyorlar, sadece kendi örgüt elemanları için hukuki bir düzenleme istiyorlar. Hala Neçirvan Barzani ve Bafil Talebani, yani PDK ile YNK, Türk devletinin PKK’yi tasfiye edeceğine inanıyorlarsa akıllarına şaşmak lazım. Her ne isim altında olursa olsun Türk devleti Öcalan’ın örgütünü Irak Kürdistan Bölgesi’nde kendi elinin altında bulunduracak. Öcalancıların bu açıklaması günlük siyasette muhalefete karşı Bahçeli ve Erdoğan’ın elini güçlendirebilir ki zaten Öcalan ve örgütü sürekli Türk devletinin bir aparatı olarak kendilerine verilen vazifeyi yerine getirirler. Hepsi o kadar!

Arif Zêrevan

168,955 görüntüleme • 10 ay önce