Video yükleniyor...

Video Yüklenemedi

Ana Sayfaya Dön

Kenan Doğulu, ıslık sesinden dolayı Galatasaray maçlarına gitmediğini açıkladı: “Her maça giderdim. Ben Antep maçına falan... deplasmanlara giderdim. Bu son zamanlardaki bu protesto ıslığı var ya, o benim kulağımı bir keresinde çok ciddi zedeledi. Ondan sonra tıpalarla falan gitmeye başladım. İnşaat şeyleriyle gitmeye başladım. Sonra da gitmemeye başladım. Yani...

277,575 görüntüleme • 5 ay önce •via X (Twitter)

0 Yorum

Yorum bulunmuyor

Orijinal gönderinin yorumları burada görünecek

Benzer Videolar

Bir genç kız “Babam benim yanımda sevgilisiyle cinsel ilişkiye girdi” diyerek çocukluk travmasını anlattı: • Benim annemle babam ayrı. Ben çok küçükken ayrılmışlar. • ⁠Lisedeyim; babam sevgili yaptı ve bu sevgilisi evli, aynı zamanda iki çocuğu var. Aynı zamanda babam bu evli kadının, yani sevgilisinin evine girip çıkıyor. • ⁠Motorla bir yerlere taşıyor, çocuklarını okuldan alıp eve götürüyor falan, bildiğin evli hayatı gibi bir şey. • ⁠Aynı zamanda bu kadının kocası çok zengin, bilgisayar mühendisi ve yurt dışı bağlantılı işi vardı. • O zamanlar bizim evimiz çok küçüktü, çok dardı. Biz babamla aynı odada yatıyorduk. • ⁠Bir gece bunlar içkili geldiler eve. Ben yatakta uyandım zaten. • ⁠Babamın yatağına yattılar. Ben yatıyorum, ondan sonra bir şeyler duymaya başladım. • ⁠Bakmamaya çalışıyorum, çok kötü hissettim. Kalktım ve gittim salonda yattım. • ⁠Böyle böyle saçma saçma, iğrenç şeyler yaşadım. Benzerlerini de yaşadım. Ondan sonra bunlar ayrıldı babamla. • ⁠İkisi çok toksikti. Nefret ediyordum ya, gerçekten nefret ediyordum! • Çok toksiklerdi ve sürekli ayrılıp barışıyorlardı. Yine barıştıklarında benim gitarım vardı, babam gitarımı onun kızına hediye etmişti. • ⁠Benim kaskım vardı. O kaskımı almış, hanımefendiye hediye etmiş ve benim hiçbir şeyim kalmadı. Benim küçüklüğüme dair çok az şey var.
2:43

Sensitive content

Bir genç kız “Babam benim yanımda sevgilisiyle cinsel ilişkiye girdi” diyerek çocukluk travmasını anlattı: • Benim annemle babam ayrı. Ben çok küçükken ayrılmışlar. • ⁠Lisedeyim; babam sevgili yaptı ve bu sevgilisi evli, aynı zamanda iki çocuğu var. Aynı zamanda babam bu evli kadının, yani sevgilisinin evine girip çıkıyor. • ⁠Motorla bir yerlere taşıyor, çocuklarını okuldan alıp eve götürüyor falan, bildiğin evli hayatı gibi bir şey. • ⁠Aynı zamanda bu kadının kocası çok zengin, bilgisayar mühendisi ve yurt dışı bağlantılı işi vardı. • O zamanlar bizim evimiz çok küçüktü, çok dardı. Biz babamla aynı odada yatıyorduk. • ⁠Bir gece bunlar içkili geldiler eve. Ben yatakta uyandım zaten. • ⁠Babamın yatağına yattılar. Ben yatıyorum, ondan sonra bir şeyler duymaya başladım. • ⁠Bakmamaya çalışıyorum, çok kötü hissettim. Kalktım ve gittim salonda yattım. • ⁠Böyle böyle saçma saçma, iğrenç şeyler yaşadım. Benzerlerini de yaşadım. Ondan sonra bunlar ayrıldı babamla. • ⁠İkisi çok toksikti. Nefret ediyordum ya, gerçekten nefret ediyordum! • Çok toksiklerdi ve sürekli ayrılıp barışıyorlardı. Yine barıştıklarında benim gitarım vardı, babam gitarımı onun kızına hediye etmişti. • ⁠Benim kaskım vardı. O kaskımı almış, hanımefendiye hediye etmiş ve benim hiçbir şeyim kalmadı. Benim küçüklüğüme dair çok az şey var.

🎙️ Muhbir

1,831,014 görüntüleme • 1 ay önce

Bir genç kız “Babam benim yanımda sevgilisiyle cinsel ilişkiye girdi” diyerek çocukluk travmasını anlattı: • Benim annemle babam ayrı. Ben çok küçükken ayrılmışlar. • ⁠Lisedeyim; babam sevgili yaptı ve bu sevgilisi evli, aynı zamanda iki çocuğu var. Aynı zamanda babam bu evli kadının, yani sevgilisinin evine girip çıkıyor. • ⁠Motorla bir yerlere taşıyor, çocuklarını okuldan alıp eve götürüyor falan, bildiğin evli hayatı gibi bir şey. • ⁠Aynı zamanda bu kadının kocası çok zengin, bilgisayar mühendisi ve yurt dışı bağlantılı işi vardı. • O zamanlar bizim evimiz çok küçüktü, çok dardı. Biz babamla aynı odada yatıyorduk. • ⁠Bir gece bunlar içkili geldiler eve. Ben yatakta uyandım zaten. • ⁠Babamın yatağına yattılar. Ben yatıyorum, ondan sonra bir şeyler duymaya başladım. • ⁠Bakmamaya çalışıyorum, çok kötü hissettim. Kalktım ve gittim salonda yattım. • ⁠Böyle böyle saçma saçma, iğrenç şeyler yaşadım. Benzerlerini de yaşadım. Ondan sonra bunlar ayrıldı babamla. • ⁠İkisi çok toksikti. Nefret ediyordum ya, gerçekten nefret ediyordum! • Çok toksiklerdi ve sürekli ayrılıp barışıyorlardı. Yine barıştıklarında benim gitarım vardı, babam gitarımı onun kızına hediye etmişti. • ⁠Benim kaskım vardı. O kaskımı almış, hanımefendiye hediye etmiş ve benim hiçbir şeyim kalmadı. Benim küçüklüğüme dair çok az şey var.
2:43

Sensitive content

Bir genç kız “Babam benim yanımda sevgilisiyle cinsel ilişkiye girdi” diyerek çocukluk travmasını anlattı: • Benim annemle babam ayrı. Ben çok küçükken ayrılmışlar. • ⁠Lisedeyim; babam sevgili yaptı ve bu sevgilisi evli, aynı zamanda iki çocuğu var. Aynı zamanda babam bu evli kadının, yani sevgilisinin evine girip çıkıyor. • ⁠Motorla bir yerlere taşıyor, çocuklarını okuldan alıp eve götürüyor falan, bildiğin evli hayatı gibi bir şey. • ⁠Aynı zamanda bu kadının kocası çok zengin, bilgisayar mühendisi ve yurt dışı bağlantılı işi vardı. • O zamanlar bizim evimiz çok küçüktü, çok dardı. Biz babamla aynı odada yatıyorduk. • ⁠Bir gece bunlar içkili geldiler eve. Ben yatakta uyandım zaten. • ⁠Babamın yatağına yattılar. Ben yatıyorum, ondan sonra bir şeyler duymaya başladım. • ⁠Bakmamaya çalışıyorum, çok kötü hissettim. Kalktım ve gittim salonda yattım. • ⁠Böyle böyle saçma saçma, iğrenç şeyler yaşadım. Benzerlerini de yaşadım. Ondan sonra bunlar ayrıldı babamla. • ⁠İkisi çok toksikti. Nefret ediyordum ya, gerçekten nefret ediyordum! • Çok toksiklerdi ve sürekli ayrılıp barışıyorlardı. Yine barıştıklarında benim gitarım vardı, babam gitarımı onun kızına hediye etmişti. • ⁠Benim kaskım vardı. O kaskımı almış, hanımefendiye hediye etmiş ve benim hiçbir şeyim kalmadı. Benim küçüklüğüme dair çok az şey var.

Gençlik Gazetesi

240,667 görüntüleme • 1 ay önce

Zehra Çilingiroğlu, 1998 doğumlu genç bir isim olup, Türkiye'nin tanınmış ailelerinden birinin çocuğudur. Annesi ünlü oyuncu ve şarkıcı Hülya Avşar, babası ise iş insanı Kaya Çilingiroğlu'dur. Zehra çilingiroğlu çantasında ne var? 🔹Evet arkadaşlar, bugün çok yoğun bir gündü ve daha yeni gelebildim. Bugün size hayatımda ilk defa ne var videosu çekiyorum ve bu çok gerçekçi bir video, gerçekten şu anda çantamda ne oldu ben bile bilmiyorum. 🔹Evet, bir de gözlük. Bu gözlüğü hiçbir zaman yanımdan ayırmam. Her zaman çantamda bir gözlük olur. Yaz-kış fark etmez. 🔹Cüzdanım. 🔹Bir adet el kremi. Bu el kremi de benim için çantamda olmazsa olmazlardan bir tanesidir. Çünkü benim cildim çok kuru olduğu için her elimi yıkadıktan sonra mutlaka el kremini sürüyorum. Benim için çok önemli. 🔹Bu da tırnak yağı. Bu da benim için çok önemli. Bunu da aynı şekilde kremim gibi her dakika kullandığım bir şey. 🔹Bir adet tespih. Bu tespihi bu aralar yeni kullanmaya başladım ama çok hoşuma gitti. Sürekli bu tespihle arabada giderken ya da herhangi bir yerde birini beklerken bu tespihi çok kullanıyorum ve rengi çok hoşuma gidiyor. 🔹Tabii ki de AirPods'um. Bu AirPods'um da inanılmaz asla yanımdan ayırmadığım şeylerden bir tanesi. Acayip ihtiyaç oluyor. Özellikle uzun gün içinde uzun süre telefonla konuştuğum için karşıdakini iyi duymama ve konsantre olmama sebep olduğu için bunu yanımda taşıyorum. Bu da çok önemli benim için. 🔹Yüzüme güneş kremi sürüyorum. Bu güneş kremini de yeni kullanmaya başladım. Daha önce hiç güneş kremi kullanmıyordum ama dermatoloğum sayesinde bu güneş kremini önerdi ve benim de birazcık lekelenmeye müsait bir cildim olduğu için artık bunu kullanmaya başladım bir yaştan sonra. Yani bazen kullanıyorum, bazen kullanmıyorum. Çok kullanmak hoşuma gitmiyor ama bazen de hava çok sıcak olduğu ya da çok güneşin altında kalacağım zaman mutlaka yüzüme güneş kremi sürüyorum. 🔹Bu da yara bandı. Çünkü sürekli bir yerlerimi itikliyorum ya da kesiyorum, onunla alakalı sürekli ihtiyacım oluyor ya da tırnağım kırılıyor. Sürekli böyle şeyler geliyor başıma ve sürekli bir yara bandına ihtiyacım oluyor. 🔹Apple Pencil kalemim. Buna da çok ihtiyaç oluyor. Çünkü gün içinde iPad'imi yanımda taşıyorum. Bazen çizimler yapıyorum. Bu da benim için önemli bir alet çantamda olması gereken. 🔹Bu dudak yumuşatıcısı. Bunu inanılmaz çok kullanıyorum. Hem böyle renkli hem de dudakları acayip yumuşatıyor, o yüzden çok hoşuma gidiyor. Bunu da aslan yanımdan ayırmıyorum bunu da hiç zaman. 🔹İkinci bir el kremi. Bu el kreminin de bir arkadaşım Paris'ten almıştı ve o günden sonra bayıldım ve artık her gittiğimde ya da biri gittiğinde hep bu el kreminden sipariş ediyorum çünkü kokusu inanılmaz güzel. Hatta şu anda süreyim. 🔹Evet, bu kadar çantamdakiler. Normalde metre oluyor bir de çantamda. Çünkü sürekli gün içinde bir şeyleri ölçmem gerekiyor, o yüzden sürekli yanımda metre taşıyorum. Onun dışında da o kadar. Teşekkür edelim, görüşürüz.

Netlog Medya

351,146 görüntüleme • 2 ay önce

Sevgilisine yaptığı doğum günü sürprizinde yaşadığı hayal kırıklığını paylaşan genç kız: • Sevgilim 22 yaşında ve aile evinde kalıyor. Bir gün bana "Benim hiç doğum günüm kutlanmadı” dedi. • Ben buna çok üzüldüm ve ona özel doğum günü pastası yaptım. Ama bu pastaya çok özendim. Çünkü her şeyini gerçekten en iyisini hak ettiğini düşünerek yaptım. • ⁠Bir sürü masrafa girdim yani. Ve ben öğrenciyim arkadaşlar, hani bir gelirim yok, çalışmıyorum. • ⁠Doğum günü pastasının yanında da ekstra 2 tane tişört ve bir tane de cüzdan aldım. • ⁠Çünkü cüzdanı yırtıktı, ve ihtiyacı da vardı. Yani o kadar heyecanlıydım ki, en azından benim için çok özel bir gündü onun doğum günü. • Neyse, elimde pasta gittik biz bir yere oturduk, doğum günü pastasını kestik. Sonra bu doğum günü pastasının tadına bakınca "Çok şekerli olmuş" dedi. • ⁠Ondan sonra tişörtünü verdim, denedi. "Bu çok bol ya, dedemin şeyi gibi" falan yaptı. • ⁠En sonunda verdiğim cüzdana "Bunu iade edebiliyor muyuz? Çok geniş, benim arka cebime sığmaz" dedi. • ⁠Ben de o an: "Gerçekten herkesin doğum gününün kutlanmasına gerek yok. Bazı insanlar böyle dümdüz yaşasın gitsin, herkesin doğum günü kutlanacak diye bir şey yok" dedim. • ⁠Sonra o kadar canım sıkıldı ki ben patladım ve şakır şakır ağlamaya başladım. Sonra ben ağlayınca bu da ağladı! • “İşte ben özür dilerim, çok beğendim hepsini de, şöyle de böyle de, bir anda boşluğuma geldi. Özür dilerim, düşünemedim" dedi. • Tamam, keşke böyle olmasaydı, hani keşke daha güzel bir doğum günü geçirseydik ama "Bir daha da sana nah pasta yaparım" dedim.
3:48

Sensitive content

Sevgilisine yaptığı doğum günü sürprizinde yaşadığı hayal kırıklığını paylaşan genç kız: • Sevgilim 22 yaşında ve aile evinde kalıyor. Bir gün bana "Benim hiç doğum günüm kutlanmadı” dedi. • Ben buna çok üzüldüm ve ona özel doğum günü pastası yaptım. Ama bu pastaya çok özendim. Çünkü her şeyini gerçekten en iyisini hak ettiğini düşünerek yaptım. • ⁠Bir sürü masrafa girdim yani. Ve ben öğrenciyim arkadaşlar, hani bir gelirim yok, çalışmıyorum. • ⁠Doğum günü pastasının yanında da ekstra 2 tane tişört ve bir tane de cüzdan aldım. • ⁠Çünkü cüzdanı yırtıktı, ve ihtiyacı da vardı. Yani o kadar heyecanlıydım ki, en azından benim için çok özel bir gündü onun doğum günü. • Neyse, elimde pasta gittik biz bir yere oturduk, doğum günü pastasını kestik. Sonra bu doğum günü pastasının tadına bakınca "Çok şekerli olmuş" dedi. • ⁠Ondan sonra tişörtünü verdim, denedi. "Bu çok bol ya, dedemin şeyi gibi" falan yaptı. • ⁠En sonunda verdiğim cüzdana "Bunu iade edebiliyor muyuz? Çok geniş, benim arka cebime sığmaz" dedi. • ⁠Ben de o an: "Gerçekten herkesin doğum gününün kutlanmasına gerek yok. Bazı insanlar böyle dümdüz yaşasın gitsin, herkesin doğum günü kutlanacak diye bir şey yok" dedim. • ⁠Sonra o kadar canım sıkıldı ki ben patladım ve şakır şakır ağlamaya başladım. Sonra ben ağlayınca bu da ağladı! • “İşte ben özür dilerim, çok beğendim hepsini de, şöyle de böyle de, bir anda boşluğuma geldi. Özür dilerim, düşünemedim" dedi. • Tamam, keşke böyle olmasaydı, hani keşke daha güzel bir doğum günü geçirseydik ama "Bir daha da sana nah pasta yaparım" dedim.

🎙️ Muhbir

45,235 görüntüleme • 1 ay önce

Keçiörengücü Denemeleri Barış Alper Yılmaz'ın Hikayesini Anlattı Samet Akaydın: Barış Alper, yani Barış Alper'in ben Rizeli olduğunu da bilmiyordum o zamanlar. Tabii ben Keçiören'de oynadığım zamanlar o Ankara Demir'deydi, çok gençti zaten, çok küçüktü bana göre. O bizi böyle denenmeye gelmişti, Keçören gücünü. Hocalar falan izliyordu, biz de o an kamptaydık, Bolu'daydık. O denemeye gelen bazı oyuncular falan vardı bizle oynamaya, onlarla karışık bir kadro yapmıştı hoca, oynamayan bir takım. Hazırlık maçı yapıyordu, biz de oynayan oyuncular dinleniyorduk. İlker hoca vardı Püren, İlker Püren de bizim hocamız. Ben de böyle maç izliyordum dışarıda, İlker hocayla beraber. Barış böyle atıp atıp gidiyordu yani topu, belli ediyordu yani kendini, kalitesini, kuvvetliydi yani böyle. Biz bunu hayranlıkla böyle izliyoruz dışarıdan, yeni geldi bu kimdir diye falan filan. Atıp atıp gidiyor, atıp atıp gidiyor böyle. Dedim hocam bu kim ya dedim böyle İlker hocaya falan. O kadar iyi oyuncumuş ya, bu kaldı herhalde değil mi bu, gitmiyor dedim herhalde kiralı falan, böyle konuşuyoruz dedim onu. Yok Samet tutacağım bunu falan filan dedi İlker hocam, ben de çok beğeniyorum falan filan dedi beni. Öyle kaldı bizde Barış, ondan sonra Barış'la ben, Barış belki de Keçören'de bir tek benimle muhatap. Barış böyle içine kapanık bir çocuktur aslında, öyle olduğunda herkesle böyle samimi olamıyor yani. Ama samimi olduğu zamanda da çok, yani güler yüzlü, çok iyi bir insandır yani. İçini tanırsan eğer Barış'ı, tanımak lazım, onun içine girmek lazım. Dışarıdan gören insanlar Barış'ı hep daha farklı konuşuyor ama Barış gerçekten çok temiz kalpli, iyi niyetli bir çocuktur yani. Ben de çok severim, bana da çok saygılıdır. Hep beraberdik, hep benim yanımdaydı yani. Biz hep onunla konuşurduk, muhabbet ederdik Keçören'de, odada falan. Böyle güzel bir anımız vardı yani. Tesisin en güzel odası vardı, benimdi yani. Abi ben geçeyim mi dedilerdi, al olsun senin olsun demiştim ona, hiç unutmam onu yani böyle. Ona vermiştim. Sahip çıkıyorduk ona, küçük kardeşimdi zaten. Ondan sonra Barış Keçören'de oynamaya başladı böyle yavaş yavaş, sonradan giriyordu. Ama Barış her oyuna girdiğinde bir şey yapıyordu. Ya asist yapıyordu ya gol yapıyordu. Yani bir şey yapıyordu, sonradan formayı aslında kendi tırnaklarıyla aldı, kendi kazandı yani. O çocuk da yani nereden geldi, tek başına tırmandı yani. Ben ona yani gerçekten hakkını verdi her şeyin yani. Rabbim önüne açık etsin onun her zaman. Böyle futbolcuları ben severim yani. Alt ligden gelip de böyle kendi başına bir yerleri başarması kolay değil yani. Barış da bunlardan bir tanesi. İnşallah da hep başarılı olur. Yani çok güzel bir sezon geçirdi. Ben o ara Adana Demirspor'a transfer oldum, o da Galatasaray'a gitti. Öyle bir serüvenimiz var Barış'la yani. Hâlâ da Barış'la benim aram çok iyidir yani. Birbirimizi çok severiz yani.

Galatasarayultrataraftar

136,335 görüntüleme • 3 ay önce

Buse Kara, çok güzel hareketlerden neden ayrıldığını açıklıyor: 🔹 Arkadaşlar bana çok fazla sorduğunuz bir soru var. 🔹 Hala bütün videoların altına ÇGH'den neden ayrıldım? 🔹 Yani o kadar kötü bir şey yaşadım ki ben orada falan gibi bir şey, bir hikaye bekliyorsunuz benden muhtemelen ama yani işler başlar ve biter diye geçiştirmeyeceğim, anlatacağım. 🔹 Ama ilk önce neden orada oynamaya başladığımı da anlatayım. 🔹 Çünkü ben konservatuar mezunuyum ve biz de bütün projelere, bütün oyunlara böyle 6 ay falan çalıştığımızı bilirim yani. 🔹 Bu tabii insanı zamanla ne yapıyor? 🔹 Katılaştırıyor. 🔹 Ben de ÇGH ile ilgili böyle bir teklif gelince dedim ki benim bu katılıklarımı atmam lazım. 🔹 Hızlı bir şekilde oyun kurmayı, sahnede daha böyle akışkan olmayı, bunu kendime öğretmem lazım dedim. 🔹 Çok güzel bir fırsat ve girdim. 🔹 Tabii orada 5 yıldır kurulu olan bir düzen var. 🔹 6. sezona girdim ben ve tabii ki ilk başta çok zorlandım. 🔹 İşte Yılmaz hocamız bana sağ olsun çok güzel şeyler söyledi. 🔹 Ben o gazla bir süre daha devam ettim. 🔹 Yalnız sonrasında hani 4. 5. bölüme doğru beraber girdiğim 4 tane arkadaşımın üçü ayrılmıştı ve ben tek başıma kaldım yeni girenlerden. 🔹 Birazcık daha zorlaştı süreç o noktada benim için. 🔹 Yani sen nasıl biliyorsunuz? 🔹 Bir şeye böyle ezber yapıyorsunuz, 10 saniye sonra kendinizi sahnede bulabilirsiniz. 🔹 O kadar dinamik bir yer. 🔹 Ben yavaş yavaş buna alıştım ve adapte oldum sonunda ve kendimi daha da iyi hissetmeye başladım. 🔹 Daha böyle sınırlarımın genişlemeye başladığını hissettim ve bir sezonun sonuna kadar orada kaldım. 🔹 Daha sonra da artık kendimle alakalı daha farklı şeyler yapmak istediğim için ve hani başta giriş amacım vardı ya onu da az ya da çok ama kendime göre tamamladığımı düşündüm. 🔹 O yüzden çok severek, çok herkese sarılarak, teşekkür ederek oradan ayrıldım. 🔹 Hala da arkadaşlarımın çoğuyla güzel bir iletişimimiz var. 🔹 Onları da çok seviyorum. 🔹 Bu şekilde. 🔹 Başka merak ettiğiniz bir şey varsa onunla 3 yıl sonra cevap veririm.

Netlog Medya

223,100 görüntüleme • 1 ay önce