Loading video...

Video Failed to Load

Go Home

KOCAELİ'DE AKP İL BAŞKANLIĞI ÖNÜNDE EYLEMİMİZ ENGELLENDİ! Bugün, Kocaeli'de devam eden petrol sevkiyatını, Kocaeli Derince'deki Safiport limanında İsrail şirketi ZIM'in faaliyetlerini protesto etmek ve Sumud filosuna destek için düzenlenen eylem polis barikatlarıyla kesildi, gözaltı tehditleriyle karşı karşıya kaldı. Siz istemesiniz de gerçekleri meydanlarda haykırmaya devam edeceğiz.

17,197 views • 11 months ago •via X (Twitter)

0 Comments

No comments available

Comments from the original post will appear here

Related Videos

Soykırımın petrolü Türkiye'den gidiyor! SOCAR Nöbeti'nin 5. günü. Tüm sağduyulu gruplar bir olduk ve hep birlikte bu #KanlıPetrol'e karşı duruyoruz. 1 hafta önce SOCAR Ceo'su Elchin İbadov emniyet müdürünü ziyaret ettiği bir paylaşım yaptı. Yıl içerisinde bu ziyaretlerini devam ettiriyor zaten. Kimse size savaşa gidin demiyor. Kimse size İsraile savaş açın demiyor. Trump'a "o benim dostum ve biz strateji ortağıyız" dediğinizde zaten Gazze'yi gözden çıkartmıştınız. İki devletli çözümü savunurken, İsrail'i meşru bir devlet olarak gördüğünüzde Filistin direnişinde aynı safta olmadığımızı anlamıştık. Biz bugün uluslararası hukuk kapsamında soykırıma petrol taşımanın suç olmasını savunuyoruz. Varil başına 1 dolar 27 sent alarak soykırımın ortaklarından biri olmayı kabul etmediğimiz için bugün buradayız. Biliyorsunuz ki SOCAR petrolü BOTAŞ'tan alıyor. BOTAŞ devletin resmi kurumu. Bugün boykot listelerinden düşmeyen BP, ingiliz petrol şirketi denilerek her kesim tarafından boykot ediliyor. Peki BP ile BOTAŞ'ın ortak olduğunu biliyor muyuz? Bu aynı TOGG'un yerli ve milli denilerek soykırıma enerji taşıyan Zorlu ile ortak olmasına benziyor. Zorlu' yu ilk protesto ettiğimizde bizi suçlu görenler soykırımdan 1.5 yıl sonra Zorlu'yu boykot listelerine aldılar. Allah aşkına bugün zulmü babam yapsa karşısında durmam gerekmiyor mu? Allah aşkına şimdi İnternet girip bakıp resmi rakamlara hepimiz ulaşabilecekken BOTAŞ İsraile petrol yollayan 2 şirket ile de ortak ise BOTAŞ bizim boykot listemizde değil midir? Peki BOTAŞ Varlık Fonu'na bağlı değil midir? Varlık Fonu bizzat Erdoğan'ı değil midir? Bugün vanayı kapatacak olan bizzat Erdoğan’ndır. -Buna karşı duranları mitinglerde gözaltına aldınız! -TRT'de tutukladınız! -BOTAŞ'ın önünde nöbet tutarken gözaltına aldınız! -Konsolosluk önlerinde 4-5 kişi eylem yapanları gözaltına aldınız! -Beştepe' de oturma eylemi yapan 2 kişiyi de bugün gözaltına aldınız. -Sokaklarımızda cirit atan MAERSK tırlarına, ZİM tırlarına hiç sesiniz çıkmadı. -İsrail'de askerlik yapıp gelen çifte vatandaşlara hiçbir yaptırımda bulunmadınız. -Her gün Türkiye Haifa arası çalışan gemilere dur demediniz. -Gittiği her limandan soykırım suçlusu olduğu için kovulan gemileri Türkiye limanlarında ağırlayıp üstüne de korudunuz. Buna karşılık SOCAR Ceo'sunu emniyet müdürlüğünde TRT programında, ağırlıyorsunuz. 1 yıldır yüksek güvenlik ile binalarını koruyorsunuz. Biz bu iki yüzlülükten bıktık usandık da siz bir damla petrole dur dememekten usanmadınız.

gülşah eldemir

13,610 views • 1 year ago

İktidarın insafsız zamlarını Şehreküstü Meyanı’nda benzin bidonlu eylemle protesto ettik. Boş bidonları AK Parti binasına bırakmak istememize, Bursa Valisi’nin emriyle izin vermeyen polisin gereksiz müdahalesi büyük arbedeye neden oldu. İlgili haberimiz; BURSA’DA BENZİN BİDONLU PROTESTODA ARBEDE YAŞANDI -İYİ Parti’nin ülke genelinde gerçekleştirdiği eş zamanlı zam protestosuna Bursa İl Teşkilatı da Şehreküstü Meyanı’nda yaptığı benzin bidonlu eylemle katıldı. Polis, benzin bidonlarının AK Parti binasına bırakılmak istenmesine izin verilmeyince büyük arbede yaşandı. Yaşanan arbedede İYİ Parti Milletvekilleri Selçuk Türkoğlu ve Hasan Toktaş polis tarafından tartaklanırken, Parti yöneticilerinden Şaban Aksoy başından yaralandı. Milletvekilleri Hasan Toktaş ve Selçuk Türkoğlu, emniyet güçlerinin müdahalesini kınarlarken, “Vatandaşın demokratik protesto hakkının engellenmesi kabul edilemez. Kaldı ki biz milletvekili sıfatımızla orada zam protestosuna destek vermek amaçlı bulunuyoruz. Elimizdekileri bomba değil, içi boş benzin bidonu ve bunu polis arkadaşlar biliyor. Ama emri kimin verdiğini biliyoruz. Sayın Vali’ye buradan sesleniyoruz. Devlet yalakalığı kabul etmez ve hiç bir üst düzey devlet adamına da iktidara yalakalık yakışmaz. Bu iktidarın beceriksiz ve insafsız yönetiminden kaynaklanan zam politikasına karşı direnmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştular. İl Başkanı Mehmet Hasanoğlu da, “AK Parti de İYİ Parti de aynı konuna tabi olarak kurulan iki demokratik partidir. İktidarda olması ona hiç bir ayrıcalık katmaz. İYİ Parti de milletin muhalefet görevi verdiği bir partidir ve acımasız zamlara karşı demokratik protesto hakkını kullanmıştır. AK Parti’yi değil, İYİ Parti’yi ve diğer partileri de koruyup kollamakla görevlidir. Bursa Valisi’nin dikkatine sunarız. Polisin gereksiz yere olay çıkmasına neden olan lüzumsuz müdahalesini şiddetle kınıyoruz” dedi. Dr. Hasanoğlu, çıkan olaylar öncesi yaptığı basın açıklamasında, “AKP iktidarının yanlış ekonomi programı ve politikaları sonrası millet olarak yeni bir zam dalgasıyla karşı karşıyayız” dedi. İYİ Parti Bursa Milletvekilleri Hasan Toktaş, Selçuk Türkoğlu, İlçe Başkanları, il ve ilçe yöneticileri ve partililer ile birlikte yaptığı basın açıklamasında; AKP iktidarının ülkeyi iflas noktasına getirdiğine vurgu yapan Dr. Hasanoğlu, basın açıklamasında şunları söyledi: “Uzun yıllar boyunca uygulanan hatalı politikalar sonucunda, seçim sürecinde atılan sloganlarla popülist vaatlere karşı rasyonel bir zeminin varlığından söz edebilmek mümkün değil. Bunun yerine, bütün faturayı dar gelirliye kesen, vatandaşın cebindeki son kuruşa da el atan bir yoksullaştırma politikasının sert bir şekilde uygulandığı görülmektedir. Üstelik AKP iktidarı dar bir kesime bankacılık sistemi üzerinden kepçe ile rant dağıtırken, toplumun geniş kesimlerinden kaşıkla bu parayı toplamaktadır. Sabundan, kitaptan, çocuk bezinden ek vergi alınıyor ancak servetten elde edilen kazançtan vergi alınmamaktadır. Vatandaşa kemer sıkma tavsiye edilirken küçük, yandaş ve ranta dayanan bir kesimin zenginleşmesine hiçbir kemer dayanmamaktadır. AKP iktidarının bu ülkeye zamlardan ve yoksulluktan başka verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Bugün Türkiye’de adı konmamış bir IMF programı uygulanmaktadır. Yıllarca geçmiş iktidarları aynı konuda eleştiren AKP iktidarının, bugün IMF reçetelerini savunduğu, uyguladığı ve en adaletsiz vergi olan enflasyon vergisiyle milletin cebinde bir şey kalmayıncaya kadar bu düzeni sürdüreceği anlaşılmaktadır. Memura ve emekliye yapılan cüzi zammın birkaç hafta içinde eriyip gitmesi bir yana, son olarak uygulanan akaryakıttaki ÖTV oranlarına yapılan zamla birlikte milletimiz derin bir yoksulluk çukuruna gömülmek istenmektedir. İki ay önce, seçimin arifesinde 19.58 TL olan ABD Doları bugün 26.89 TL’ye gelmiştir. Yine iki ay önce, seçimlerin arifesinde benzinin litre fiyatı 21.14 TL’yken bugün litre fiyatı 35.90 TL olmuş ve iki ay içindeki artış oranı yüzde 70’i bulmuştur.

Selçuk Türkoğlu

30,047 views • 3 years ago

Var olsun bağımsız #DoğuTürkistan 25 Haziran 2009 gecesi, Guangdong eyaletinin Shaoguan şehrinde, Han Çinlileri tarafından 2 Uygur Türkü öldürüldü. Çin Hükümetinin cinayetlere seyirci kalması nedeniyle Urumçi’de yapılan protesto gösterilerine, 5 Temmuz 2009 tarihinde, askeri bir saldırıyla müdahale eden Çin, binlerce Uygur Türkünü öldürdü, on binlercesini hapse attı, sürgüne gönderdi. Bugün, halen, o dönemde Çin’in Doğu Türkistan’da sivillere yönelik gerçekleştirdiği vahşi saldırı sonucunda, bölgede öldürülen, yaralanan, hapsedilen, sürgüne gönderilen, toplama kamplarında tutulan ve haber alınamayan insanların sayılarıyla ilgili, dünya kamuoyunun ve uluslararası kuruluşların elinde net bir bilgi bulunmuyor. Çin’in, tüm bölgeyi kapatması, Doğu Türkistan’da bulunan gazeteciler başta olmak üzere tüm yabancıları bölgeden çıkartması nedeniyle, bölgenin dünyayla iletişimi kesildi ve gerçekleştirilen katliam ve zulmün boyutları dünyadan gizlenmeye çalışıldı. Urumçi’de ve tüm Doğu Türkistan’da şehit edilen kardeşlerimizi, katliamın 15. yıldönümünde hüzünle ve rahmetle yad ediyorum. Bulduğumuz her imkânda, sesimizi duyurabildiğimiz her zeminde, Doğu Türkistan’da yaşananları anlatmaya, insanlık adına bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Ancak yıllardır süren, artık bir soykırım halini alan katliam ve zulüm, hiç ara vermeden bugün de devam ediyor. Çin yönetimi, hiçbir kural tanımadan, Doğu Türkistan’da, Türk kimliğini yok etmek amacıyla, Türkleri öldürüyor, hapsediyor, sayıları milyonları bulan Uygur Türkünü, Nazi taklidi toplama kamplarına gönderiyor, Türk ailelerin yanına Çinli erkekler yerleştiriyor, kadınları Çinlilerle evlenmeye zorluyor, kendince “tehdit” olarak gördüğü her Türkü ya öldürüyor ya da hapse atıyor. Çin’de yaşananlar, 21. yüzyılın yüz karasıdır. Çin’le hasım olan ülkeler bile, asimilasyona, katliama, soykırıma maruz kalanlar Türk ve Müslüman olduğu için, yaşananları görmezden geliyor, Çin’le ilişkilerini, Doğu Türkistan’da yaşananlar sanki yokmuş gibi devam ettiriyor. Doğu Türkistan, binlerce yıldır Türklerin yurdudur. Doğu Türkistan esasen Çin toprağı da değildir. 1949 yılında, Doğu Türkistan Cumhuriyeti, haksız ve hukuksuz bir şekilde Çin tarafından işgal edilmiştir ve işgal bugün de devam etmektedir. Bu durum, aynı zamanda uluslararası toplumun ve uluslararası kuruluşların iki yüzlülüğünün, ahlaksızlığının ve zalimliğinin yaşayan en önemli örneğidir. Rusya’nın ve Çin’in bölgenin kaynaklarına hakim olma mücadelesinin bedelini, aynı kanı taşıdığımız, aynı dili konuştuğumuz, aynı tarihe sahip olduğumuz, aynı inancı paylaştığımız kardeşlerimiz ödüyorlar. Onların sesi olmaya devam edeceğiz. Milletimize, tarihimize, inançlarımıza karşı sorumluyuz. Gücümüz ne kadarına yetiyorsa o ölçüde kardeşlerimize destek olacağız. Asla vazgeçmeyecek, asla geri adım atmayacağız. Doğu Türkistan'da katil Çin yönetimi altında şehit olan kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, var olma mücadelelerini büyük zorluklarla sürdüren kardeşlerimize güç ve sabır niyaz ediyorum.

Mustafa Destici

10,690 views • 2 years ago

MÜTEVAZİLİK YAPMADAN ÇOK AÇIK YAZIYORUM ! CELLÂDINA AŞIK İSEN, ACISINA DA KATLANACAKSIN ! BİR ŞEYİ ANLAMAK İÇİN İLLAKİ BAŞIMIZA KÖTÜ İŞLERİN GELMESİ Mİ GEREKİYOR ! AMA ANLAŞILAN BİR MUSİBET GERÇEKTEN DE BİN NASİHATTAN DAHA EVLÂDIR. DURUM MALESEF ÖYLE GÖRÜNÜYOR. NE ZAMAN UYANACAKSINIZ ..! 👉Aylardır Küresel Çetenin başta İklim Kanunu olmak üzere, LGBT ve Rezerv alan dayatmaları ile ilgili açıklamalar ve konuşmalar yapıyoruz. Ya komplocu ya da iftiracı muamelesi görüyoruz. Daha önce tüm milletimize aşı diye dayattıkları sıvılar ile ilgili verdigimiz mücadelede de böyle olmuştu. ( Çok şükür memlekette en az 40 milyon insan bu sıvıları yaptırmadı ). Diğer yandan Milyonlarca insanımız sıvılanmış, sonuçları ise bugün ciddi anlamda tartışılır hale gelmiş bulunuyor. Ülkemiz üzerinde oynan bu oyunların ve bunlara ortak olan Hükümetin tün ifşalarını yapıyor olmamıza rağmen toplumumuzdan yeterli bir reaksiyon göremediğimizi üzülerek ifade etmek istiyorum. 👉Tarım ve Hayvancılığa darbe vurdular, tarım ürünlerine kotalar koydular, ata tohumunu yasakladılar, köyleri mahalle statüsüne aldılar, köy ortak mera ve binalarına el koydular, köy okullarını kapattılar ve sattılar, köylerin boşalmasına sebep oldular. Faiz, Zam, Enflasyon, Kur Korumalı Mevduat ihaneti, Yap İŞLET Devret soygunu, Yüksek faizle borçlanma ve İsrafla Ekonomimizi çökertiyorlar. Amerikan Fullbright Eğitim sistemiyle eğitimimizi bitiriyorlar. Cedaw'la Toplum yapımızı bozuyorlar, 6284 Kanunu ile boşanmaları arttırıp Ailemizi Çökertiyorlar, LGBT'ye destek verip Eşcinselliğin yaygınlaştırılmasını destekliyorlar, Topraklarımızı ve Madenlerimiz yabancilara satıyorlar, Karbon yasas, Nakitsiz Toplum, Dijital toplum derken, son dönemde Rezerv Alan, Özel Alan ve Orman Alanı kandırmacaları ile Milletimizin tapulu mallarına el koyuyorlar. AMAÇ MÜLKİYETSİZ BİR TOPLUM İNŞAA ETMEK. AÇIK İFADE EDİYORUM, SABAH AKŞAM BU KONULARI İFADE ETMEYE ANLATMAYA ÇALIŞIYORKEN, BİZİM İLE ALAY ETMEYE KALKANLAR ŞİMDİ, SIKINTI BAŞLARINA GELİNCE HOP OTURUP HOP KALKIYORLAR. TÜM DİĞERLERİ DE SIRA BİZE GELMEZ ZANNEDİP OLAN BİTENİ YERLERİNDEN SEYREDİYORLAR. Beğenmediğin Hollandalı bir avuç çiftçi bile, Küresel politikalara karşı bir ay boyunca protesto gösterileri yaptılar ve Hükümete geri adım attırarak, üstelik istifa etmek zorunda bıraktılar. Kalp krizi, Turbo kanser vakaları, inme ve kalp kası iltihabı gibi hastalıklar yaşayıp sağlıklarından veya hayatlarından olan insanların yakınları şimdi, hocam siz haklıydınız bizler sizleri dinlemedik durumuna gelmiş bulunuyorlar ama ne çare. 👉Hiç mütevazilik yapmadan söylüyorum, toplum olarak bu gaflet uykusundan uyanmadıkça, Küreselcilerle beraber Aziz Milletimize operasyon çeken bu Hükümeti yasal yollarla uyarmadıkça, önce sağlığımız, sonra ailemiz, akabinde neslimiz, daha sonra emeğimiz ve nihayet toprağımızı da elimizden alacaklar. Bu olmaz demeyin, bugün bunları canlı örnekleri ile olduruyorlar. Artık AKLETMEZMİSİNİZ, Ne zaman uyanacaksınız ? Büyük Parti dün olduğu gibi bugün de siyasi hiçbir hesabın içerisinde olmadan Milletimiz ve Devletimiz için, ne pahasına olursa olsun doğruları ve gerçekleri haykırmıştır ve haykırmaya da devam edecektir. Umulur ki musibetlerle değil, Allah'ın lütfu ile akıl ve zekâmızla uyanırız. Hep birlikte ayağa kalkar Küreselcilere ve onların içerdeki işbirlikçilerine karşı hep beraber MÜCADELE veririz. Ve umulur ki bunu Büyük Parti çatısı altında hep birlikte başarırız. Biz hep birlikte BİZ'iz... Selam ve Dua ile... Mikdat ERTEM BÜYÜK PARTİ GENEL BAŞKANI Abdurrahman Dilipak Orhan Uğuroğlu Enver Aysever Aytunç Erkin Murat AĞIREL Erdem Atay Oya Lale Özan Arslan Burcu Uğur Can Ataklı @ugurdundarsozcu Sinem Nazlı Demir Emin ŞİRİN fatih portakal Gizem Fidan gürkan hacır Evrensel Gazetesi İstanbul Gündemi gökmen karadağ Demirören Haber Ajansı NOW Murat Yetkin Oğuzhan Uğur Şaban Sevinç Vahap Munyar Çiğdem Bayraktar Ör, Dr. Barış Yarkadaş Cemal Enginyurt Cumhuriyet İsmail Saymaz Merdan Yanardağ Tele1 TV Emre Kongar Salim Şen Halk TV

Mikdat Ertem

31,591 views • 2 years ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki 39’uncu Mekanize Piyade Tümen Komutanlığımızdaki Mehmetçiklerimize hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: TERÖRLE MÜCADELEDE BÜYÜK BAŞARILAR ELDE ETTİK Sayın Genelkurmay Başkanımız ve Kuvvet Komutanlarımızla birlikte kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktan ve bu vesileyle 39’uncu Mekanize Piyade Tümen Komutanlığımızı ziyaret etmekten büyük bir mutluluk duyduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum. Bölgemizde ve dünyada her geçen gün risk ve tehditlerin arttığı hassas bir süreçten geçiyoruz. Böylesine kritik bir ortamda jeopolitik ehemmiyeti yüksek bir coğrafyada bulunan ülkemizin bu çok yönlü tehdit ve tehlikelere karşı koyabilmek için daima güçlü ve uyanık bulunması bir zorunluluk hâline gelmiştir. Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de bu anlayışla stratejiler üretiyor, ülkemizin bekası, asil milletimizin güvenlik ve huzuru için kapsamlı ve etkin bir şekilde faaliyetlerimizi icra ediyoruz. Yaptığımız planlamalar sürekli artırdığımız kabiliyetlerimiz ve personelimizin kahramanlığı ile yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede büyük başarılar elde ettik. Bu çabalarımız sonucunda Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde başlatılan “Terörsüz Türkiye” süreci hedefine kararlı adımlarla ilerliyor, bin yıllık kardeşliğimizi pekiştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Terörle mücadelemizde olduğu gibi tüm faaliyetlerimizde ülkemizin ve asil milletimizin hak ve menfaatlerini gözetiyor çalışmalarımızı etkin bir şekilde sürdürüyoruz. Bu kapsamda hudutlarımızın emniyetini de en modern ve en etkili tedbirlerle sağlarken Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizi de tavizsiz bir şekilde koruyoruz. Bunun yanı sıra pek çok coğrafyada uluslararası güvenlik barış ve istikrar için de etkin roller üstleniyoruz. Artık birçok ülkenin de kabul ettiği gibi Türkiye’nin uluslararası alandaki yapıcı rolü tartışılmaz derecede önemlidir ve gereklidir. Son olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirilen NATO Zirvesi de Türkiye’nin uluslararası alandaki saygınlığını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Şu bir gerçek ki Türkiye pek çok alanda sahip olduğu imkân ve kabiliyetleri güçlü ve etkin ordusu sürekli gelişen modern yerli-millî savunma sanayisi ile güvenin, istikrarın ve refahın en önemli adreslerinden biri konumundadır. TÜRK ASKERİNİN EMSALSİZ KAHRAMANLIĞI TARİHE ALTIN HARFLERLE YAZILDI Millî meselemiz olan Kıbrıs’ta da Garanti ve İttifak Antlaşmaları kapsamında güvenlik ve barışın korunmasına yönelik faaliyetlerimizi siz kahraman silah arkadaşlarımın büyük fedakârlıkları sayesinde başarıyla yerine getiriyoruz. Ada’da senelerce devam eden çatışmalar ancak 52 yıl önce kahraman ordumuzun bu topraklara ayak basmasıyla sonlanmış, hem Türkler hem de Rumlar için güvenli ve huzurlu bir ortam tesis edilebilmiştir. Büyük bir başarıyla icra edilen bu harekâtta Türk askerinin üstün yetenekleri emsalsiz kahramanlığı da bir kez daha tarihe altın harflerle yazılmıştır. 39’uncu Piyade Tümenimiz de Ada’ya ilk çıkan birliklerden biri olma şerefine nail olmuş ,Barış Harekâtı’nın her iki aşamasında da kahramanca mücadele sergilemiş soydaşlarımızın maruz kaldığı zulmü durdurmak için 142 şehit vermiştir. O tarihten bu yana Kıbrıs’ta önemli görevler üstlenen Komutanlığımız; Ada’daki diğer unsurlarımızla birlikte Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve güvenliğinin güvencesi durumundadır. 39’uncu Piyade Tümenimizin bugünkü mensupları olan sizler de burada hayati ve tarihî bir vazife icra ediyor hem kahraman ordumuzun hem de devletimizin etkinliğini Kıbrıs’ta gösteriyorsunuz. AVRUPA PARLAMENTOSU’NUN KARARI BİZLER İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR Kıbrıs’ın sahip olduğu stratejik konum da dikkate alındığında güvenlik ve istikrarın devamı bakımından Türk askerinin buradaki varlığının ne kadar kritik önemde olduğu bir kez daha görülmektedir. O dönemleri bizzat yaşayan bir komutanınız olarak bilmenizi isterim ki yıllarca uluslararası çözüm önerilerine olumlu yaklaşmamıza rağmen atılan adımların karşılığını maalesef göremedik. Yine de hiçbir zaman iyi niyetli tutumumuzdan ve uluslararası hukuka uygun makul çözüm arayışlarımızdan asla vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz. Bunun için Kıbrıslı kardeşlerimizin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidinin vazgeçilmezimiz olduğunu belirtiyoruz. Kısa süre önce Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen ülkemizi hedef alan asılsız iddialar içeren kararın hiçbir hukuki, tarihî ve vicdani temeli bulunmamaktadır. Rum lobilerinin etkisiyle hazırlanan bu yanlı yaklaşım bizler için yok hükmündedir ve alınan kararı en güçlü şekilde reddediyoruz. Bu tür siyasi metinlerin ne Kıbrıs’taki tarihî gerçekleri değiştirmesi ne de ülkemizin meşru haklarını tartışmaya açması mümkündür. Ne yazık ki Avrupa Birliği kurumları Rum kesimini üyeliğe kabul ettikleri tarihten itibaren Kıbrıs meselesine tarafsız yaklaşabilme vasfını büyük ölçüde yitirmiştir. Avrupa Parlamentosu da kurumsal tarafsızlığına gölge düşüren bir tutum sergileyerek; - 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı sistematik saldırıları katliamları zorla göç ettirmeleri ve temel insan hakları ihlallerini görmezden gelmeye devam etmekte; - Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtaran ve Ada’ya kalıcı barış ile istikrar getiren 1974 Barış Harekâtı'nı çarpıtmayı tercih etmektedir. Hâlbuki EOKA terörüyle gerçekleştirilen katliamlar ve Kıbrıs Türklerine yönelik mezalimler tarihî gerçeklerle sabittir. Geçmişte Mora’da, Balkanlarda, Anadolu’da, Kıbrıs’ta masum sivillere yönelik işledikleri vahşetler tarihî kayıtlarla ortadayken bu gerçekleri görmezden gelenlerin siyasi saiklerle Türkiye’yi ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan değerlendirmeleri asla kabul edilemez. TARİH SİYASİ ARGÜMANLARLA DEĞİL, BELGELERLE VE HAKİKATLERLE YAZILIR Bugün Gazze’de bütün dünyanın gözleri önünde yaşanan ağır insanlık dramı karşısında sessiz kalmayı tercih edenlerin Kıbrıs konusunda tarihî gerçeklerle bağdaşmayan değerlendirmelerde bulunmaları uluslararası vicdan bakımından da ciddi bir çelişkidir. Unutulmamalıdır ki tarih, siyasi argümanlarla değil belgelerle ve hakikatlerle yazılır. Hakikatler de er ya da geç bütün açıklığıyla ortaya çıkma vasfına sahiptir. Gerçek şu ki Türkiye uluslararası hukuktan doğan haklarından ve garantör devlet olarak üstlendiği sorumluluklardan dün olduğu gibi bugün de yarın da asla taviz vermeyecek adil bir çözüm için çalışmaya devam edecektir. Nitekim artık pek çok tarafsız kurum ve kişi de Ada’da kalıcı çözümün ancak eşit egemen iki devletin varlığı temelinde mümkün olabileceğini ifade etmeye başlamıştır. Bu kapsamda muhataplarımızı ve üçüncü tarafları gerçeklerden uzak iddialara tutunmaktan vazgeçmeye miadı dolmuş statükocu söylemleri bir kenara bırakmaya ve tarihî gerçeklerle uyumlu, makul ve yapıcı bir anlayışla çözüme yönelmeye davet ediyoruz. Hem Kıbrıslı Türkler hem de Rum komşularımızın müreffeh geleceği ve Ada’da kalıcı huzur ve barış iklimi için en doğru yolun bu şekilde olacağı muhakkaktır. Öte yandan Doğu Akdeniz’e etkileri bağlamında; - Özellikle İsrail’in Gazze ve Lübnan’da uluslararası hukuku yok sayarak yürüttüğü saldırılar, bölgenin güvenliğini ciddi anlamda tehdit etmektedir. - Rum kesimi de bu durumdan istifade ederek istikrara zarar verebilecek faaliyetlerini sürdürmektedir. - Ayrıca bu süreçte Doğu Akdeniz’de ve Ada’nın güneyinde yabancı ülkelerin hareketliliği de artmıştır. Tüm bunlara karşı uluslararası hukuk çerçevesinde ülkemizin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve menfaatlerini korumak için büyük bir güç azim ve kararlılığa sahip olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak isterim. Siz kıymetli silah ve mesai arkadaşlarımın da bu bilinçle ifa ettiğiniz tarihî görevi bundan sonra da büyük bir özveri içerisinde yerine getireceğinize yürekten inanıyorum. Ayrıca kıta stajı kapsamında burada bulunan son sınıf Harbiyelilerimizin de; başta Kıbrıs meselesi olmak üzere millî tezlerimize çok iyi hâkim olmalarını ve burada edinecekleri bilgi ve tecrübeleri mezun olduktan sonra meslek hayatlarına en güçlü şekilde yansıtmalarını beklediğimi ifade etmek isterim. Bu vesileyle; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. Ayrıca Kıbrıs Türk halkı için mücadele eden aziz şehitlerimizi Kıbrıslı mücahitleri ile mücahideleri ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor gazilerimize şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle selamlıyor görevlerinizde üstün başarılar diliyor hepinizin gözlerinden öpüyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

85,648 views • 1 month ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Muş ziyareti sırasında şehitlerimizin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerimiz ile iftarda bir araya geldi. Kahraman gazilerimizin değerli ailelerinin de yer aldığı iftarda Bakan Yaşar Güler bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: MUŞ, TARİHÎ ZAFERİN SICAKLIĞININ HİSSEDİLDİĞİ KADİM ŞEHİRLERİMİZDEN BİRİDİR Mübarek Ramazan ayının coşkusunu ve huzurunu paylaştığımız bu anlamlı iftar sofrasında güzide şehrimiz Muş’ta sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Birlik ve dayanışma ruhuyla aynı sofrada buluştuğumuz bu bereketli iftar programında Sayın Cumhurbaşkanımızın da sizlere selamını iletmek istiyorum. Muş; Malazgirt’te ortaya çıkan kahramanlık ruhunun ve Anadolu’nun kapılarını milletimize açan tarihî zaferin sıcaklığının hâlâ hissedildiği kadim şehirlerimizden biridir. Murat Nehri’nin bereketiyle yoğrulan bu topraklar tarih boyunca vatanına bağlı, cesur ve fedakâr insanların yurdu olmuştur. Muş’un bu özelliğine ilişkin şairimizin; “Malazgirt’ten yankılanır bu toprakların sesi, Asırlardır bitmez Muş’un vatan nefesi, Murat kıyısında büyür Muş’un yiğidi, Vatan sevgisiyle çarpar onun yüreği” mısralarında ifade ettiği gibi Muş’un Koçyiğit evlatları, Malazgirt’ten Yemen’e, İstiklal Harbi’nden terörle mücadeleye söz konusu vatan olduğunda daima en öne atılmış, “ben de varım” demiştir. Bu köklü emanetin taşıyıcıları olan sizler ve sizlerin şahsında tüm Muşlu kardeşlerim devletinize ve milletinize olan bağlılığınızla, aynı şekilde dayanışma ruhunuz ve samimiyetinizle gönlümüzde ayrı bir yere sahipsiniz. Hiç şüphesiz siz kıymetli şehit ve gazi ailelerimiz ile kahraman gazilerimiz de bu mirasın en önemli temsilcilerisiniz. Bu nedenle bugün sizlerle aynı sofrayı paylaşmak bizler için son derece kıymetli ve anlamlıdır. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN EMANETİNE SAHİP ÇIKMAK EN ÖNEMLİ GÖREV Kahraman ordumuz; sınırlarımızın korunmasından, terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızın güvenliğinin sağlanmasından uluslararası görevlerin icrasına kadar çok geniş bir alanda, büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Özellikle terörle mücadelede son yıllarda elde edilen tarihî başarılar, ülkemizin ve milletimizin güvenliğinin temin edilmesi bakımından son derece önemli sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu kapsamda terör örgütlerinin hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmış, hudutlarımızın emniyeti güçlü bir şekilde tesis edilmiştir. Şüphesiz bu başarıların arkasında başta aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlığı olmak üzere yiğit Mehmetçiğimizin cesareti ve milletimizin yani sizlerin duası vardır. Aziz şehitlerimiz en kıymetli varlıkları olan canlarını vatan ve bayrak uğruna feda ederek bizlere bağımsız bir ülke, onurlu bir gelecek bırakmışlardır. Onların geride bıraktığı emanet, hepimiz için hem aziz bir hatıra hem de büyük bir sorumluluktur. Şehitlerimize yoldaş kahraman gazilerimiz ise bu milletin gurur nişanesi olarak fedakârlığın ve yurt sevgisinin yaşayan timsalleridirler. Onların emeklerine sahip çıkmak ve fedakârlıklarını daima minnetle yâd etmek de bizim için en önemli görevdir. Elbette bu büyük fedakârlığın en ağır yükünü şehitlerimizin ve gazilerimizin siz kıymetli aileleri taşımaktadır. Sizlerin sabrı, metaneti ve vakur duruşu milletimizin ortak hafızasında çok özel bir yere sahiptir. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki siz şehit ve gazi ailelerimiz, başımızın tacısınız. Bu yüzden her zaman yanınızda durmaya ve daima sizlere destek olmaya devam edeceğiz. EN UFAK BİR TACİZE KARŞI KOYMAKTA SON DERECE MUKTEDİRİZ Yakın coğrafyamız başta olmak üzere tüm dünyada kritik gelişmelerin yaşandığı, risk ve tehditlerin arttığı karmaşık bir dönemi yaşıyoruz. Buna bağlı olarak da savunma ve güvenlik konuları her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Nitekim en son 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in komşumuz İran’a yönelik başlattığı kapsamlı saldırılar, buna mukabil İran’ın bölge ülkelerini hedef alan misillemeleri güney coğrafyamızı büyük bir tehlike sarmalına sürüklemiştir. Türkiye olarak çatışmaların sonlanması için diplomasi ve çözüm odaklı yaklaşımımızı sürdürürken aynı zamanda ülkemizin, hudutlarımızın ve vatandaşlarımızın güvenliği için gereken tüm tedbirleri büyük bir hassasiyetle alıyoruz. Bu çerçevede Türkiye’nin dostluğunun ve yapıcı çabalarının kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade ediyor, bekamıza yönelik en ufak bir tacize karşı koymakta son derece muktedir olduğumuzu da bir kez daha hatırlatıyoruz. Özellikle vurgulamalıyım ki nitelikli ve disiplinli personeli, modern silah ve teçhizatı, etkin, saygın ve caydırıcı özellikleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, bu coğrafyanın en güçlü ordularının başında gelmektedir. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNİ BAŞARIYA ULAŞTIRMA KARARLILIĞIMIZ DEVAM EDİYOR Yakın bölgemizde yaşanan bu çatışma ortamında güvenlik açısından gerekli tüm önlemleri alırken iç cephemizi tahkim etmek amacıyla da “Terörsüz Türkiye” sürecini başarıya ulaştırma kararlılığımız devam etmektedir. Başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakârlıkları olmak üzere kahraman ordumuzun ve kahraman güvenlik güçlerimizin gayretleriyle terörle mücadelede elde edilen tarihî başarılar, ülkemizin geleceği açısından yeni bir dönemin kapısını da aralamıştır. Devletimizin Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi, güvenlik ve huzurun kalıcı hâle gelmesi kadar; - Malazgirt’ten beri bu aziz topraklarda devam eden kardeşliğimizin ebedî kılınması, - Çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, - Ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması, - Ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Bu kapsamda sahadaki gelişmeleri dikkatle takip ediyor, çalışmalarımızı planlı biçimde sürdürerek gerekli tedbirlerimizi her zaman ki kararlılığımızla alıyoruz. Bu süreçte güzide şehrimiz Muş’un da bin yıldır ev sahipliği yaptığı birlik-beraberlik ve kardeşlik iklimini daha pekiştireceğine yürekten inanıyorum. ŞEHİTLERİMİZİN VE GAZİLERİMİZİN ONURUNA LEKE DÜŞÜRÜLMEYECEK Altını çizmek isterim ki bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımlar, şehitlerimizin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerimizin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek niteliktedir. Hedefimiz açık ve nettir; artık tek bir evladımızı kaybetmediğimiz, huzurun kalıcı, kardeşliğin ve iç cephenin güçlü olduğu bir Türkiye. Nitekim son yıllarda terör örgütlerinin eylem kapasitesinin sonlandırılmasıyla, tehdit ortamı yerini huzura bırakmıştır. Bu sayede bölge illerimiz de hak ettiği yatırımları daha fazla ve güvenli bir şekilde almaya başlamıştır. Çok iyi biliyoruz ki güçlü bir Türkiye, her açıdan gelişmiş, imar ve bayındır hâle gelmiş şehirlerle mümkündür. Bu yüzden şehirlerimizde kalkınmanın hızlanmasını, istihdamın artmasını ve gençlerimizin geleceğe daha umutla bakabilmelerini öncelikli görüyoruz. Muş’umuz da sahip olduğu tarihî mirası, bereketli toprakları ve çalışkan insanıyla bu kalkınma yürüyüşünün önemli merkezlerinden biridir. Devletimizin yürüttüğü çalışmalarla önümüzdeki dönemde Muş’un kalkınmasına yönelik yeni projeler, yatırımlar ve hizmetler artarak devam edecektir. Sizlerin de desteğiyle bir ve beraber olarak, geleceğe emin adımlarla yürüyecek ve ülkemizin gücüne güç katacağız. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Şehitlerimizin ve gazilerimizin siz kıymetli ailelerine ve yiğit gazilerimize, sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyorum. Katılımlarınız için her birinize canıgönülden şükranlarımı sunuyor, iftar programını organize eden başta Sayın Valimiz ve Sayın Vekilimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu vesileyle bir kez daha hayırlı Ramazanlar ve hayırlı iftarlar diliyor; önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz mübarek Ramazan Bayramı’nızı da şimdiden kutluyor ve sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

38,662 views • 6 months ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetlerinin anlatıldığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı Bakanlık Sözcüsü, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirildi. 2025 yılının 52’nci ve son basın toplantısında Tuğamiral Zeki Aktürk şu bilgileri paylaştı: 3 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; millî güvenliğimiz ile hak ve çıkarlarımızı güçlü şekilde muhafaza etmeye, bölgesel ve küresel barış ve istikrara büyük katkılar sunmaya devam etmektedir. Beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kesintisiz bir şekilde devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; ▪️ 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, ▪️ Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmaları sürdürülmüş, ▪️ Menbic’de 4 kilometre tünel imha edilmiştir. Böylece yıl içerisinde; ▪️ Teslim olan terörist sayısı 111 olmuş, ▪️ Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiş, Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 741 kilometreye ulaşmıştır. 2025’TE HUDUTLARDA 66 BİN 794 KİŞİ ENGELLENDİ Son bir haftada hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 136 şahıs yakalanmış, 1.186 şahıs ise engellenmiştir. Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve etkin tedbirleri ile korunan hudutlarımızdaki başarı rakamlara da yansımış 2025 yılında; ▪️ Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 942, ▪️ Engellenen kişi sayısı da 66 bin 794 olmuştur. Ayrıca; keşif, gözetleme ve devriye faaliyetlerini aralıksız sürdüren hudut birliklerimiz tarafından Hakkâri ve Van hudut hatlarında gerçekleştirilen arama tarama faaliyetlerinde bu hafta ele geçirilen 101 kilogram uyuşturucu ile birlikte bu yıl ele geçirilen 1.982 kilogram uyuşturucu madde kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, terörle mücadele ve hudut güvenliğinde elde edilen başarı ve etkinliğin çıtasını 2026 yılında daha da yukarılara taşıma azim ve kararlılığındadır. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR İkili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında Balkanlardan Kafkasya’ya, Karadeniz’den Orta Doğu ve Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol oynamaya devam etmektedir. Türkiye’nin öncülüğünde Romanya ve Bulgaristan ile başlatılan “üçlü girişim” kapsamında 8 Ocak’ta Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz Görev Grubu “Komite Toplantısı” Beşiktaş Deniz Müzesi Komutanlığında, “Görev Grubu Komuta Devri ve Aktivasyon Töreni” İstanbul Boğaz Komutanlığında düzenlenecektir. 9-18 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 8’inci aktivasyon faaliyeti kapsamında; Batı Karadeniz’de “Sürüklenen Mayın Keşif/Gözetleme Faaliyeti” icra edilecektir. Aktivasyon kapsamında ayrıca, Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Ghiculescu (Gikulesku) tarafından 7-10 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul’a liman ziyareti gerçekleştirilecektir. ULUSLARARASI TOPLUM, İSRAİL’İ DURDURMAKTA YETERSİZ KALIYOR İsrail, iki yılı aşkın süredir bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık yaratmaya ve hukuksuzluğa devam etmektedir. Uluslararası toplum ise İsrail’in, Filistin halkına yönelik acımasız katliamlarını ve insanlık dışı uygulamalarını durdurmakta; bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik tehditlerini ve bölgede yarattığı kaosu engellemekte yetersiz kalmaktadır. Gelecek yılın; bölgeye ve Filistin’e barışın geldiği, Filistin halkının yaşam hakkına kavuştuğu, bölgesel güven ve istikrarın sağlandığı bir yıl olmasını temenni ediyoruz. SAYIN BAKANIMIZ, YILIN SON GÜNÜNDE MEHMETÇİKLERLE BİR ARAYA GELECEK 25 Aralık’ta, Sayın Cumhurbaşkanımızın Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdiği görüşmeye refakat eden Sayın Bakanımız, 27 Aralık’ta, ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretin ardından Libya’ya dönüşte meydana gelen uçak kazasında şehit olan Libya Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki askerî heyet üyeleri ile uçuş ekibi için Mürted Hava Meydan Komutanlığı/Ankara’da düzenlenen uğurlama törenine katılmıştır. 29 Aralık’ta, Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 106’ncı yılı anısına düzenlenen “90’ıncı Büyük Atatürk Koşusu”nda birinci olan TSK Spor Gücü Kır Koşusu Takımımızı kabul eden Sayın Bakanımız; 30 Aralık’ta, “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yıllık Komutanlar Toplantısı”na katılmış, müteakiben Sayın Genelkurmay Başkanımızın resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Suriye Genelkurmay Başkanı’nı kabul etmiş, aynı gün Sayın Cumhurbaşkanımızın Somali Cumhurbaşkanı ile İstanbul’da gerçekleştirdiği görüşmeye refakat etmiştir. Sayın Bakanımız bugün (31 Aralık); beraberinde Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi ile birlik ziyareti yaparak yılın son gününde Mehmetçiklerimizle bir araya gelecektir. ▪️ 27 Aralık’ta, elim bir uçak kazasında şehit olan Libya Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki askerî heyet için Libya’da düzenlenen törene katılan ardından Başkanlık Konseyi Başkanı, Millî Birlik Hükûmeti Başbakanı ve Libya Savunma Bakan Vekili ile görüşen Sayın Genelkurmay Başkanımız, ▪️ 30 Aralık’ta Suriye Genelkurmay Başkanı ve beraberindeki heyeti ağırlamıştır. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLARA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, operasyon ve görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak ve yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürmektedir. 15-26 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen ve SAT Timlerimiz ile Pakistan İkbal Timlerinin yer aldığı Türkiye-Pakistan Ay Yıldız Tatbikatı başarıyla tamamlanmıştır. Böylece, 1 Ocak’tan itibaren 45’i NATO, 29’u millî, 59’u davet ve 24’ü özel olmak üzere toplam 157 tatbikat başarıyla icra edilmiştir. Yabancı askerî gemilerin limanlarımızı ziyaretlerine ilişkin olarak; ▪️ Pakistan Deniz Kuvvetlerine ait Yamama tarafından 30 Aralık 2025-5 Ocak 2026 tarihleri arasında Gölcük’e liman ziyareti gerçekleştirilmekte, ▪️ İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Sparcato Schergat (Sparkato Şergat) tarafından 5-9 Ocak 2026 tarihleri arasında Mersin’e liman ziyareti yapılması planlanmaktadır. Türkiye-Suudi Arabistan Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı, 5-9 Ocak 2026 tarihleri arasında ülkemizde gerçekleştirilecektir. NATO Güvence Tedbirleri (Assurance Measures) çerçevesinde Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçağımız, 30 Aralık’ta Romanya hava sahasında görev yapmıştır. Sarıkamış Harekâtı’nın 111’inci yılı dolayısıyla düzenlenen “Bu toprakta izin var!” anma etkinliği kapsamında Sarıkamış/Kars’ta, 3 adet F-16’mız ile 4 Ocak’ta muharip uçak geçişi icra edilecektir. Bu vesileyle başta Sarıkamış Şehitlerimiz olmak üzere tüm aziz Şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman Gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Öte yandan, Ankara’da icra edilen “90’ıncı Büyük Atatürk Koşusu”nda ilk dört sırayı alarak şampiyon olan Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Kır Koşusu Takımımızı ve derece elde eden sporcularımızı bir kez daha kutluyoruz. 2025 yılı Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Komutanlığımız açısından başarılı bir yıl olmuştur. Uluslararası müsabakalarda; 2024 yılında 20 kupa ve 93 madalya alan sporcularımız, 2025 yılında 13 rekor kırarak 35 kupa ve 207 madalya kazanmıştır. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVANTERE ALINDI Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle geliştirilmesi çalışmalarına da devam edilmektedir. Geçtiğimiz hafta içerisinde, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; ▪️ Modernize edilen M60T tankı, ▪️ KARAOK Tanksavar Silah Sistemi, ▪️ Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi HİSAR-A ile ▪️ MİLKED Elektronik Destek Sistemi (3A3), muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Ayrıca, hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından; ▪️ Çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, ▪️ BALKIN 130 mm (ÇAF-S) karşı tedbir mühimmatı seri üretime hazır hâle getirilmiştir. Sürekli değişen ve çeşitlenen tehditlere karşı tüm harekât alanlarında etkin, esnek ve yüksek teknolojiye dayalı bir yapı oluşturma çabasını kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin; daha güçlü, modern ve etkili bir savunma kapasitesine sahip olması için 2026 yılında da yerli ve millî savunma sanayi ürünleriyle desteklenmesine yönelik çalışmalar aralıksız devam edecektir. Bu kapsamda; ▪️ Başta Çok Katmanlı Hava Savunma Sistemimiz Çelik Kubbe, İnsansız Savaş Uçaklarımız KIZILELMA ve ANKA-3 olmak üzere insansız kara, deniz ve hava araçlarından helikopterlere, silah ve mühimmattan füzelere, hava savunma sistemlerinden elektronik harp sistemlerine kadar çok geniş bir yelpazede silah sistemlerinin geliştirilmesi, ▪️ Mavi Vatanımız ve çevre denizlerin yanı sıra, ilgi alanımız olan tüm denizlerde donanmamızın yeteneklerini genişleterek daha güçlü hâle getirilmesi amacıyla içerisinde TF-2000 hava savunma harbi muhribi, millî denizaltımız ve millî uçak gemimizin de yer aldığı 39 geminin tersanelerimizde aynı anda inşası ve yeni sistemlerin envantere kazandırılması çalışmaları kararlılıkla sürdürülecektir. Ayrıca, ▪️ Yapay zekâ destekli komuta kontrol sistemleri, ▪️ Siber savunma ve siber harekât yetenekleri, ▪️ Otonom sistemler ve büyük veri analizine dayalı karar destek altyapıları gibi kritik alanlarda yerli ve millî çözümlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, yüksek caydırıcılık kapasitesini daha da artıracak, ▪️ Böylece, geleceğin muharebe konseptini şekillendiren stratejik bir üstünlük seviyesine ulaşacaktır. PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİMİZ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım ve temin faaliyetleri belirlenen ihtiyaçlar ve planlanan takvim çerçevesinde devam etmektedir. Bu kapsamda; ▪️ 26 Aralık 2025’te başlayan "Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Millî Savunma Üniversitesine Memur ve Sözleşmeli Personel Temini" başvuruları 25 Ocak’a kadar devam edecek, ▪️ 2-18 Ocak 2026 tarihleri arasında "Kara Kuvvetleri Komutanlığına 2026 Yılı Uzman Erbaş ve Sözleşmeli Er", ▪️ 5-29 Ocak 2026 tarihleri arasında "Millî Savunma Üniversitesi Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı" başvuruları yapılabilecektir. Sonuç olarak Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ▪️ Cumhuriyetimizin ikinci asrında, ▪️ Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda, ▪️ Yeni yılda da milletimizin huzur ve güvenliği ile daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için terörle mücadeleden sınır güvenliğine, uluslararası misyonlardan insani yardım faaliyetlerine kadar çok geniş bir alanda, üstlenmiş olduğu tüm görevleri azim ve kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. 2026 yılının ülkemize ve milletimize sağlık, başarı ve mutluluk; bölgemize ve dünyaya ise daha fazla barış, huzur ve istikrar getirmesi temennisiyle milletimizin yeni yılını en içten dileklerimizle kutluyoruz. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

22,322 views • 8 months ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞLARIMIZA ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Öncelikle, - 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde, hayatını kaybeden vatandaşlarımız, silah ve mesai arkadaşlarımız ile - 3 Şubat’ta Şemdinli/Hakkâri’de rahatsızlanarak şehit olan kahraman silah arkadaşımız Bakım Astsubay Kıdemli Başçavuş Talat Okur’a bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. 5 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kararlılıkla sürdürmektedir. Devam eden operasyon ve arama tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; - 5 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmaları sürdürülmüştür. Menbic’de imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır. HUDUTLARDA 125 ŞAHIS YAKALANDI Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarımızda hafta boyunca; - 16’sı terör örgütü mensubu olmak üzere, 125 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644 olmuş, - Hafta içerisinde engellenen 1.486 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 5 bin 890’a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde; Hakkâri ve Van hudut hatlarında yapılan arama tarama faaliyetlerinde toplam 77 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. STEADFAST DART 2026 TATBİKATI’NA BÜYÜK BİR KUVVET İLE KATILIM SAĞLAYACAĞIZ İkili iş birlikleri, bölgesel inisiyatifler ve çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol oynamaya devam etmektedir. NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca, 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilecek ve NATO’nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvet ile katılacaktır. Bu kapsamda, - Tatbikata iştirak etmek ve müteakiben 13 ülkede çeşitli faaliyetlere katılmak üzere 20 Ocak’ta Foça’dan intikale başlayan ve 30-31 Ocak’ta Rota/İspanya’ya liman ziyareti yapan Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz hâlihazırda Atlas Okyanusu’nda Almanya’ya seyrine devam etmektedir. - Tatbikata katılacak kara unsurlarımızın bir kısmı ile diğer araç ve personelimizin deniz yoluyla intikali 26 Ocak’ta Tekirdağ Limanı’ndan başlamış olup unsurlarımızın 7-8 Şubat’ta Emden/Almanya’ya ulaşması, - Ayrıca, 573 kişilik kara unsurumuzun, 7 Şubat’ta Çorlu Havalimanında yapılacak töreni müteakip A-400M askerî nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre / 3 bin 480 deniz mili mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti; Avrupa’nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır. SAYIN BAKANIMIZ, BİRLEŞİK KRALLIK GENELKURMAY BAŞKANI’NI KABUL EDECEK Sayın Bakanımız; 30 Ocak’ta, resmî ziyaret kapsamında Ankara’ya gelen Libya Savunma Bakan Vekili ile Gana’nın Ankara Büyükelçisini kabul etmiş, Sayın Cumhurbaşkanımızın 3 Şubat’ta Suudi Arabistan ve 4 Şubat’ta Mısır’a yaptığı resmî ziyaretlere refakat etmiş, Türkiye-Mısır Askerî Çerçeve Anlaşması’nı imzalamıştır. Sayın Bakanımız bugün (5 Şubat), Sayın Genelkurmay Başkanımızın davetlisi olarak ülkemize gelen Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı’nı kabul edecektir. - 29 Ocak’ta, Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı’nın resmî davetlisi olarak gittiği Pakistan’da ikili ilişkiler ve bölgesel konuların ele alındığı görüşmeler gerçekleştiren başta Pakistan Federal Savunma Bakanı olmak üzere çeşitli temas ve ziyaretlerde bulunan Sayın Genelkurmay Başkanımız; - 31 Ocak’ta, Ankara’da bulunan Libya Savunma Bakan Vekili ile bir araya gelmiş, - 2 Şubat’ta Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı ile ikili ilişkiler ve bölgesel konuların ele alındığı telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. - 4 Şubat’ta ülkemizde bulunan Arnavutluk Hava Kuvvetleri Komutanı’nı kabul eden Sayın Genelkurmay Başkanımız, bugün de (5 Şubat) Birleşik Krallık Genelkurmay Başkanı’nı ağırlayacaktır. - Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız 4 Şubat’ta, resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Arnavutluk Hava Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyet ile görüşmüştür. - 28-30 Ocak tarihleri arasında Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Genel Müdürümüz İlhami Keleş ile Litvanya’ya resmî bir ziyaret gerçekleştiren Sayın Bakan Yardımcımız Alpaslan Kavaklıoğlu; - Litvanya Ekonomi ve Yenilik Bakan Yardımcısı ve Savunma Bakan Yardımcısıyla bir araya gelmiş, Savunma sanayi alanında Baltık bölgesinde sürdürülebilir ve stratejik ortaklıkların geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunmuş, çeşitli temas ve ziyaretler gerçekleştirmiştir. İSRAİL’İN 31 OCAK’TAKİ SALDIRILARINI KINIYORUZ Öte yandan, bölgemizdeki gelişmeler kapsamında, Kalıcı ateşkesin tesis edilmesini ve Gazze’nin yeniden istikrara kavuşturulmasını beklediğimiz bir dönemde İsrail’in 31 Ocak’ta Gazze’de gerçekleştirdiği ve çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınıyoruz. İsrail tarafından Lübnan’a yapılan saldırılar da istikrara ve kalıcı barışın sağlanmasına engel olmaktadır. Beklentimiz, İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla kabul edilen Barış Planı’na riayet etmesi, ateşkese uyması ve insani yardımların Gazze’ye ulaştırılmasına izin vermesidir. TSK, EĞİTİM VE TATBİKAT FAALİYETLERİ İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, operasyon ve görevlerinin yanı sıra, çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak ve yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürmektedir. Bu kapsamda; - Kars’ta icra edilen ve başarıyla devam eden Kış-2026 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü 13 Şubat’ta yapılacaktır. - 26 Ocak-9 Şubat tarihleri arasında düzenlenen Dynamic Front Atış Destek Koordinasyon Tatbikatı’na katılım sağlanmaktadır. - Söz konusu tatbikatın Romanya’da devam eden Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası bugün (5 Şubat) tamamlanacak, - Fiilî Atışlı/Atışsız Arazi Safhası ise 6-9 Şubat tarihleri arasında Almanya, Romanya, Polonya ve İspanya’da eş zamanlı olarak icra edilecektir. - Suudi Arabistan’daki Zafer Mızrakları Tatbikatı bugün (5 Şubat), - Almanya’da düzenlenen Dynamic Mirage-2026 Tatbikatı 13 Şubat’ta, - Katar’da gerçekleştirilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat’ta tamamlanacaktır. - 2-6 Şubat tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen Arama Kurtarma Tatbikatı (I)-2026’nın Seçkin Gözlemci Günü yarın (6 Şubat) icra edilecektir. Türk ve Pakistan deniz kuvvetleri arasında müşterek çalışabilirliği sağlamak ve askerî alandaki iş birliğini geliştirmek maksadıyla Turgutreis-13 Tatbikatı, 10 Şubat’ta Doğu Akdeniz’de gerçekleştirilecektir. Tatbikata katılacak Pakistan Deniz Kuvvetleri unsuru Khaibar tarafından ayrıca 9-10 Şubat’ta Aksaz’a liman ziyareti icra edilecektir. 21 Ocak’ta başlayan ve komuta ettiğimiz NATO Deniz Muhafızı 2026 yılı 1’inci Odak Harekâtı (FOCOPS 2026/1) Doğu Akdeniz’de devam etmektedir. Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığımıza lojistik destek sağlamak ve Somali Federal Cumhuriyeti deniz yetki alanlarında araştırma faaliyeti gerçekleştirecek Çağrı Bey sondaj gemisine destek vermek amacıyla 30 Ocak-25 Şubat tarihleri arasında Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi’nde görev icra edecek TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız, 6-7 Şubat’ta Cibuti’ye liman ziyareti yapacak ve 11 Şubat’ta Somali’ye ulaşacaktır. - NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Deniz Görev Grubu-2 (SNMCMG-2) görevi kapsamında, İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Chioggiahs (Kiyociaz) ve Yunanistan Deniz Kuvvetlerine ait Heracles tarafından 6-9 Şubat tarihleri arasında İzmir’e, - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi çerçevesinde, Bangladeş Deniz Kuvvetleri unsuru Sangram tarafından 8-14 Şubat tarihleri arasında Mersin’e liman ziyaretleri yapılacaktır. NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında 4 Şubat’ta Romanya hava sahasında icra edilen Entegre Hava ve Füze Savunma Eğitimi’ne iki adet F-16, bir havadan ihbar kontrol ve bir tanker uçağımız ile katılım sağlanmıştır. Bugün (5 Şubat), muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Doğu Akdeniz’de eğitim uçuşu yapılacaktır. Deniz Astsubay Meslek Yüksek Okulu öğrencilerinin Açık Deniz Eğitimleri kapsamında, 5-7 Şubat tarihleri arasında Gazimagusa’ya liman ziyareti yapan TCG Osmangazi ve TCG Giresun gemilerimiz tarafından, 8-12 Şubat tarihleri arasında önce Antalya’ya müteakiben Çanakkale’ye liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir. KBRN KEŞİF ARACI İLK DEFA ENVANTERE ALINDI Savunma sanayimizin her alanında yerli ve millî olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri daha da artırılmaktadır. Bu kapsamda; - Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) Keşif aracı muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak ilk defa envantere alınmış, “Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi” kapsamında Bakanlığımıza bağlı ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen muhtelif miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir. İHRACATTA BİRİNCİ OLAN ASFAT’I KUTLUYORUZ 29 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen “5’inci Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı”nda Askerî Deniz Platformları Ürün Grubu 2025 Yılı İhracatında Birinci, Toplam Savunma İhracatında 7’nci olan Bakanlığımıza bağlı ASFAT’ı bir kez daha tebrik ediyoruz. MKE AŞ, TOLGA YAKIN HAVA SAVUNMA SİSTEMİ’Nİ MISIR’A İHRAÇ ETTİ Diğer yandan, hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından; - Mısır ile savunma sanayi alanındaki somut ve stratejik adımlarımızın bir yansıması olarak Mısır Savunma Bakanlığı ile imzalanan sözleşme kapsamında Mısır’da 155 mm Uzun Menzilli Topçu Mühimmat Fabrikası ile Fişek Üretim Tesislerinin kurulmasına yönelik sözleşme imzalanmış, - Kurulumu yapılacak üretim tesislerinin yönetimi ve Mısır ile bölge coğrafyasında ihracat potansiyelinin artırılması maksadıyla MKE ile Mısır makamları arasında ortak şirket kurulmasına yönelik anlaşmaya varılmıştır. Yine Mısır’a MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi ihracatı gerçekleştiren şirketimiz, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenecek Dünya Savunma Fuarı’na (WDS) katılacaktır. Ayrıca, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - ASELSAN tarafından üretilen ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi ve Arayıcı Başlık Radarları ile - Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası envantere alınmıştır. Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, milletimizin güveninden aldığı güçle, ülkemizin savunma ve güvenliği için üstlendiği tüm görevleri dün olduğu gibi bugün ve yarın da azim, kararlılık ve yüksek bir sorumluluk bilinciyle yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

20,636 views • 7 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 28’inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığını ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu. Tümen’de görevli Mehmetçiklerle akşam yemeğinde bir araya gelen Bakan Yaşar Güler, onlara hitaben şunları söyledi: SON BİR ASRIN EN YOĞUN VE EN ETKİN FAALİYETLERİNİ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ “Kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktan ve bu vesileyle adanın güvenliğine yönelik önemli bir fonksiyon üstlenen 28’inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığımızda, sizlerle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Bölgemizde ve dünyada çok boyutlu gelişmelerin yaşandığı; artan risk ve tehditler nedeniyle güvenlik paradigmalarının sürekli değiştiği kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte jeopolitik ehemmiyeti yüksek bir coğrafyada bulunan ülkemizin de tüm bu tehdit ve tehlikelere karşı, daima güçlü ve uyanık bulunması bir zorunluluk haline geliyor. Dolayısıyla Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de ülkemizin bekası, asil milletimizin güvenlik ve huzuru için son bir asrın en yoğun ve en etkin faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz, yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen operasyonlar ile terörle mücadelede büyük başarılar elde ediyor. Kahraman Mehmetçiklerimiz, son teröristi de etkisiz hâle getirme kararlılığıyla mücadelesini büyük bir gayretle sürdürüyor. Operasyonlarımızla eş zamanlı olarak hudutlarımızın emniyetini de en yoğun ve etkili tedbirlerle sağlarken; Mavi ve Gök Vatanımızda hak ve menfaatlerimizi de tereddütsüz ve tavizsiz koruyoruz. Millî meselemiz olan Kıbrıs’ta da Garanti ve İttifak Antlaşmaları kapsamında bulunurken, güvenlik ve barışın korunmasına yönelik faaliyetlerimizi de siz kahraman silah arkadaşlarımın büyük fedakârlıklarıyla başarıyla yerine getiriyoruz. 50 YIL ÖNCE ADADAKİ SOYDAŞLARIMIZIN VARLIĞI GARANTİ ALTINA ALINDI Türkiye, Kıbrıs sorununun ortaya çıktığı ilk andan itibaren, konuya uluslararası hukuk temelinde hakkaniyet esasıyla yaklaşmış; diplomasiyi önceleyerek ve ilgili taraflarla görüşerek sürece çözüm bulmak için yoğun gayret sarf etmiştir. Ancak tüm bu çabalarımıza rağmen Kıbrıs’taki soydaşlarımıza karşı artan baskı ve hatta katliama dönüşen eylemler, garantör devlet olarak barışın tesisi ve soydaşlarımızın korunmasına yönelik adım atmamızı gerekli kılmıştır. Bu çerçevede kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, 1974’te büyük bir başarıyla icra ettiği Kıbrıs Barış Harekâtı’yla Ada’ya barış ve huzur getirmiştir. Şurası muhakkaktır ki, o süreçte asil milletimizin tüm fertlerinin yüreği, buradaki soydaşlarımızın haklı mücadelesi için atmıştır. Kıbrıs Barış Harekâtı’na verilen güçlü destek de Türk milletinin sarsılmaz birlik ve dayanışma ruhuna yeni bir örnek teşkil etmiştir. Bu sene 50’nci yıl dönümünü idrak ettiğimiz bu önemli harekât sayesinde soydaşlarımızın Ada’daki varlığı güvence altına alınmış ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yol da açılmıştır. O tarihten itibaren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin adadaki varlığı, barış ve güvenliğin teminatı olup huzur ortamının devamı için en büyük güvencedir. Bugün burada görev yapan siz kahraman silah ve mesai arkadaşlarımın varlığı da, barışın ve istikrarın korunması bakımından son derece kıymetlidir, hayatidir. Unutmayınız ki Kıbrıs’ın sahip olduğu stratejik konum; sadece Ada’nın değil bölgedeki genel güvenlik ve istikrarın devamı bakımından da kritik önemdedir. Dolayısıyla böylesine tarihî bir görevi Kıbrıs Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığının değerli personeli ile büyük bir özveri içerisinde icra ettiğiniz için her birinizi tebrik ediyor; sizleri gözlerinizden öpüyorum. Bu vesileyle ifade etmek isterim ki, nasıl 50 yıl önce soydaşlarımızın yaşadığı zulüm ve acılara sessiz kalmadıysak, bugün de aynı anlayışla Kıbrıs Türk’ünün haklarını koruma azim ve kararlılığına sahibiz. KARDEŞLERİMİZİN EGEMEN EŞİTLİKLERİ BİZİM İÇİN OLMAZSA OLMAZDIR Şu anda, Ada’da tamamen uluslararası meşruiyeti haiz olarak bulunan Türkiye’nin varlığını sorgulayan zihniyete, ülkemizin garantör devlet olma vasfını ve bölgeyle olan tarihî bağlarını bir kez daha hatırlatmak isteriz. Ayrıca Kıbrıslı kardeşlerimizin kazanılmış hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidi, bizim için olmazsa olmazdır. Muhataplarımızı artık; miadı dolmuş, statükocu ve provokatif söylemleri bir kenara bırakmaya; bunun yerine tarihî ve mevcut gerçeklere uygun, makul ve mantıklı bir şekilde çözüme yönelmeye davet ediyoruz. Hem Kıbrıslı Türkler hem de Rum komşularımızın müreffeh geleceği ve Ada’da kalıcı huzur ve barış iklimi için, en doğru yolun bu şekilde olacağı muhakkaktır. Sonuç olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da garantör devlet olarak güvenlik, barış ve istikrar için Ada’da bulunmaya ve kardeş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru çıkarlarını her koşulda desteklemeye devam edeceğiz. ÜLKEMİZ KRİZLERİN ÇÖZÜMÜNE YÖNELİK ÇOK KAPSAMLI GİRİŞİMLERDE BULUNUYOR Ülkemiz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda savunma ve güvenlik alanında önemli adımlar atmış, diğer ülkelerle kurduğu çok boyutlu ilişkilerle bölgesinde ve dünyada etkin bir konuma ulaşmıştır. Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan ülkemiz, gerginliklerin yayılmasını engellemeye, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik, çok kapsamlı girişimlerde bulunmaktadır. Bu kapsamda; - Güney coğrafyamızdaki çatışmaların sonlandırılması ve krizlerin çözümünden Kafkaslar’da kalıcı barışın sağlanmasına, - Karadeniz’deki güvenlik ortamının sürdürülmesinden, Balkanlar’daki huzur ortamının korunmasına, - Kuzey Afrika ve Akdeniz’de güvenliğe sağladığımız katkılardan Somali ve çevresinde istikrarın tesisine yönelik üstlendiğimiz inisiyatiflere kadar faaliyetlerimizi çok yönlü bir şekilde yürütüyoruz. Tüm bu girişimler, Türkiye’nin küresel bir aktör haline dönüştüğünü; uluslararası güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının mimarı ve vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini en açık şekilde ortaya koymaktadır. KKTC’NİN YANINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ Başta terörle mücadele olmak üzere, elde ettiğimiz tüm başarıların devam etmesi ve ülkemizin uluslararası alandaki güçlü konumunu sürdürebilmesinin en önemli şartlarından biri de yerli ve millî savunma sanayimizdir. Yerli, millî ve modern savunma sanayimizin son yıllarda ulaştığı üstün seviye ile her platformda ihtiyaçlarımızı karşılıyor; bunun yanı sıra ürünlerimizi pek çok ülkeye ihraç ederek ülke ekonomimizi güçlendiriyoruz. Bu bağlamda Millî Savunma Bakanlığı olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda, - Ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için var gücümüzle çalışmaya, - Daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz. Aynı şekilde “İki devlet ve tek yürek” olduğumuz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yanında olmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle; - Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve bugüne kadarki tüm devlet büyüklerimizi ve komutanlarımızı saygıyla anıyorum. - Ayrıca Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin lideri Dr. Fazıl Küçük’ü, kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, aziz şehitlerimizi, Kıbrıslı mücahitleri ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyor, - Gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine saygı ve şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyor; görevlerinizde üstün başarılar diliyorum. Kalın sağlıcakla…” #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

102,216 views • 2 years ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 45 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ Bakanlığımızın tüm birlik ve kurumları; devletimizin bekası, ülkemizin savunma ve güvenliği için çalışmalarına azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Tehditleri sınırlarımızın ötesinden başlamak üzere bertaraf etmeyi öngören terörle mücadelemiz kapsamında, Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil; - Son bir haftada 45 terörist etkisiz hâle getirilmiş, - 1 Ocak’tan bugüne kadar etkisiz hâle getirilen terörist sayısı 2 bin 194 olmuştur. Yine bu hafta içerisinde Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist daha Habur’daki Hudut Karakolumuza teslim olmuştur. Terör yuvalarına kilit vurmaya devam eden Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit operasyon bölgesinde tespit ettiği teröristlere ait mağara ve sığınaklar ile devam eden arama-tarama faaliyetlerinde çok sayıda silah, mühimmat, yaşam ve ilk yardım malzemesi ele geçirmiştir. Büyük bir azim ve kararlılıkla devam eden Pençe-Kilit Harekâtı’nda bugüne kadar toplam 3 bin 94 Mayın/EYP imha edilmiş, 1.256 mağara ve sığınak kullanılamaz hâle getirilmiş, 937’si ağır silah olmak üzere 2 bin 333 muhtelif silah ve bu silahlara ait 880 binden fazla mühimmat ele geçirilmiştir. Kaynağında, sürekli ve kapsamlı icra esaslarıyla gerçekleştirdiğimiz Pençe-Kilit Harekâtı ile terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacak şekilde faaliyetlerimize devam ediyor, Irak’ın kuzeyindeki güvenlik kilidini alan hâkimiyetini genişleterek adım adım kapatıyoruz. HUDUTLARDA 194 ŞAHIS YAKALANDI Cumhuriyet tarihimizin en yoğun tedbirleri ve tesis edilen kademeli güvenlik sistemiyle uluslararası standartlarda korunan hudutlarımızda; - Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 194 şahıs yakalanmıştır. Yakalanan şahıslardan 10’u terör örgütü mensubudur. 1.505 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 11 bin 873’e yükselmiştir. Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 82 bin 307 olmuştur. 13 Ekim’de Deniz Kuvvetlerimize ait insansız hava aracı ile gerçekleştirilen keşif ve gözetleme faaliyeti esnasında; - Yunanistan’a ait Sahil Güvenlik botunun Rodos Adası’nın kuzeyinde düzensiz göçmenleri taşıyan iki adet botu bıraktığı tespit edilmiş, - Sahil Güvenlik Komutanlığımız bilgilendirilerek söz konusu göçmenlerin kurtarılması sağlanmıştır. SN. BAKANIMIZ NATO SAVUNMA BAKANLARI TOPLANTISI’NA KATILIYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ikili ilişkiler ve uluslararası misyonlar çerçevesinde bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamaya da devam etmektedir. 10 Ekim’de Polatlı’da icra edilen Ateş Serbest Faaliyeti’nin Seçkin Gözlemci Günü’ne katılan Sayın Bakanımız, 11 Ekim’de; - Sayın Genelkurmay Başkanımız ile birlikte Kosova’ya resmî bir ziyaret gerçekleştirmiş, - Bir yıl boyunca üstlendiğimiz Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutanlığı görevinin İtalya’ya devir-teslimi dolayısıyla icra edilen törene katılmıştır. Bu çerçevede İtalya Savunma Bakanı sonrasında ise Kosova Savunma Bakanı ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı ile görüşmeler gerçekleştirmiştir. - 16 Ekim’de NATO Destek ve Tedarik Ajansı Genel Müdürü’nü kabul eden Sayın Bakanımız, - Bugün, Brüksel’de bulunan NATO Karargâhında; DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun teşkil edilmesinin 10’uncu yıldönümü vesilesiyle düzenlenen özel oturum ile icra edilmekte olan (17-18 Ekim) NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katılım sağlamaktadır. Söz konusu toplantılar çerçevesinde Sayın Bakanımızın mevkidaşları ile ikili görüşmeler yapması da planlanmaktadır. Diğer taraftan Türkiye ile Yunanistan arasında “Güven Artırıcı Önlemler 2024 Yılı Uygulama Planı” kapsamında Yunan Kara Kuvvetleri Komutanlığından bir heyet 10-11 Ekim tarihlerinde Kara Kuvvetleri Komutanlığımızı ziyaret etmiştir. İSRAİL’İN BM GÜCÜ’NE ATEŞ AÇMASI ULUSLARARASI HUKUKUN AÇIK İHLALİDİR İsrail; Gazze’de, Batı Şeria’da ve ardından Lübnan’da uluslararası hukuku hiçe sayarak saldırılarına, katliamlarına, sivil halkı hedef almaya ve bölgemizi felakete sürüklemeye devam etmektedir. İsrail’in Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü’ne ateş açması ve görevli personelin yaralanmasına sebebiyet vermesi uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Uluslararası barış gücüne yapılan saldırıların cezasız kalması, Birleşmiş Milletler sistemine olan güveni daha da zedeleyecek ve Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barışı koruma görevini etkin bir şekilde ifa etmesini güçleştirecektir. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü’ne personel katkısında bulunan bir ülke olarak gerekli soruşturmanın bir an önce yapılması ve sorumluların cezalandırılmasını bekliyoruz. Ülkemiz, bölgemizde barış ve istikrarın tesisi adına gereken tüm desteği vermeyi sürdürecektir. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLARA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin muharebe etkinliğinin muhafazası ve geliştirilmesine yönelik millî ve uluslararası tatbikat ve eğitim faaliyetleri de aralıksız sürdürülmektedir. Bu kapsamda; - Polatlı’da Ateş Serbest, - Konya’da Millî Anadolu Ankası, - Kocaeli’de Yıldırım Seferberlik, - Yunanistan’da NATO Elektronik Harp Denemeleri, - Aliağa’da Müşterek Hava Savunma, - Kırklareli’de Türkiye-Ürdün Tabur Görev Kuvveti Komuta Yeri tatbikatları başarıyla icra edilmiştir. - Birleşik Arap Emirliklerinde Falcon Strike, - Fransa’da Cutaway, - Pakistan’da Indus Shield, - Yunanistan’da Aegean Seal Mayın Karşı Tedbirleri, - Konya’da Müşterek Elektronik Harp Denemeleri, - Güney Kore’de Çok Uluslu Mayın Harbi, - Almanya ve Belçika’da Steadfast Noon, - Edirne’de Yıldırım Seferberlik tatbikatları gerçekleştirilmektedir. - 18-27 Ekim tarihleri arasında Macaristan’da Brave Warrior Fiilî Arazi, - 22-31 Ekim tarihleri arasında Norveç’te Steadfast Duel tatbikatları ile Karadeniz, Ege Denizi ile Akdeniz’de Deniz Kuvvetlerimizin harekâta hazırlık eğitimlerinin icrası, sevk ve idare etkinliğinin gözlenmesi, müşterek çalışabilirliğin geliştirilmesi amacıyla 21-25 Ekim tarihleri arasında DENİZKURDU-I tatbikatının gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Fiilî silah atışları ile insansız hava hedefine istinaden güdümlü mermi atışlarının da icra edileceği DENİZKURDU-I tatbikatında; Deniz Kuvvetlerimizin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetlerimiz ile Sahil Güvenlik Komutanlığından müteşekkil toplam 92 suüstü gemisi, 7 denizaltı, 15 uçak, 14 helikopter ve 22 insansız hava aracı yer alacaktır. Söz konusu tatbikatın “Fiilî Silah Eğitimleri” 21-23 Ekim tarihleri arasında icra edilecektir. İsrail’in devam eden saldırıları nedeniyle Lübnan’da bulunan vatandaşlarımızı tahliye etmek ve insani yardım malzemelerini Lübnan halkına ulaştırmak maksadıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle görevlendirilen TCG SANCAKTAR ve TCG BAYRAKTAR gemilerimiz; - 300 ton insani yardım malzemesini dost ve kardeş Lübnan’a teslim etmiş, - 10 Ekim’de Mersin’e ulaşarak vatandaşlarımızı güvenle tahliye etmiştir. - İtalya Deniz Kuvvetlerine ait FEDERICO MARTINENGO tarafından 9-13 Ekim tarihleri arasında Aksaz’a, - Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait SANGRAM gemisi tarafından Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü görevi kapsamında 8-11 Ekim tarihleri arasında Mersin’e, - Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait ORIKU gemisi tarafından NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında 11-16 Ekim tarihleri arasında İzmir’e liman ziyaretleri yapılmıştır. - 10-14 Ekim tarihleri arasında Taranto/İtalya’ya liman ziyareti gerçekleştiren NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’de görevli TCG AKÇAKOCA mayın avlama gemimiz, 18-21 Ekim tarihleri arasında ise Katanya/İtalya’ya liman ziyareti yapacaktır. NATO Güvence Tedbirleri çerçevesinde 15-24 Ekim tarihleri arasında Havadan İhbar Kontrol uçağımız tarafından Romanya hava sahasında uçuş görevleri icra edilmektedir. TCG İSTANBUL VE TCG SANCAKTAR GEMİLERİMİZ HALKIMIZIN ZİYARETİNE AÇILACAK Yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetlerinin artırılmasına yönelik faaliyetlere de devam edilmektedir. 22-26 Ekim tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı himayelerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek SAHA EXPO Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda, Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarımızın ürün ve projeleri sergilenecektir. Bu kapsamda ayrıca, Deniz Kuvvetlerimize ait TCG İSTANBUL ve TCG SANCAKTAR gemilerimiz Sarayburnu’nda halkımızın ziyaretine açılacaktır. MUVAZZAF SUBAY ADAYI TEMİNİ BAŞVURULARI 20 EKİM’DE SONA ERECEK Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. 2 Ekim’de başlayan “Kuvvet Komutanlıkları ve Millî Savunma Üniversitesinde Görevlendirilmek üzere 2024 Yılı Muvazzaf Subay Adayı Temini” başvuruları 20 Ekim’de sona erecektir. Öte yandan, kardeş Azerbaycan’ın yarın büyük bir gururla kutlayacağı 18 Ekim Bağımsızlık Günü'nü şimdiden kutluyor, Can Azerbaycan ile bir ve beraber olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Sonuç olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, - Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışmaya, - Üstlenmiş olduğu tüm görevleri, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

31,039 views • 1 year ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, bir üst rütbeye terfi eden askerî personel için düzenlenen Rütbe Terfi Töreni’nde konuştu. TSK Komuta Kademesi ve Bakan Yardımcılarının da yer aldığı törende Bakan Yaşar Güler şunları söyledi: KAHRAMAN ORDUMUZ, DESTANSI ZAFERLERLE TARİHE DAMGA VURDU Bugün bir üst rütbeye terfi eden silah ve mesai arkadaşlarımızın rütbe takma töreni vesilesiyle bir araya gelmenin, aynı zamanda 30 Ağustos Zaferimizin 104’üncü yıl dönümü ile Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü kutlamanın haklı gurur ve sevincini yaşıyoruz. Bu anlamlı günde tarihî zaferlerimizi büyük bir övünçle yâd ederken terfi eden arkadaşlarımızı en içten dileklerimle tebrik ediyor, yeni rütbelerinin kendilerine, ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Geçmişten bugüne ulaşan toplumlar, hafızalarını koruyabildikleri, tarihlerine vâkıf olup ondan ilham alabildikleri ölçüde geleceğe güvenle ilerleyebilirler. Bu kapsamda özellikle “Zaferler Ayı” olarak tanımladığımız Ağustos ayının önemine vurgu yapmak isterim. Asil milletimizin bağrından çıkan kahraman ordumuz, bu ayda Malazgirt’ten Mercidabık’a, Mohaç’tan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne kadar elde ettiği destansı zaferlerle tarihe damga vurmuştur. Bu zaferlerin son halkası Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde elde edilen ve Büyük Taarruz’un neticesinin alındığı 30 Ağustos zaferidir. Aziz Atatürk ve silah arkadaşları bu büyük ve fedakârca mücadeleleri ile Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu açarlarken, onlardan ilham alan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında ülkemizin güvenliği ve milletimizin huzuru için büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Bu tarihî mirasın bugünkü temsilcilerinden olan siz kıymetli silah arkadaşlarımın aldığı yeni terfi ve rütbeler de ortaya koyduğunuz emeğin ve başarının birer gurur nişanesidir. Aynı zamanda sorumluluk bilincinin, fedakârlığın, ülkeye ve millete adanmışlığın bir sembolüdür. Sizlere tevdi edilen her yeni görev ise şahsi bir onur ve yükümlülük olmasının yanı sıra devletimizin ve asil milletimizin sizlere duyduğu güvenin bir göstergesidir. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİ, GÜVENLİK KAZANIMLARIMIZI KALICI HALE GETİRMEYİ AMAÇLIYOR Sizlerin de yakından takip ettiği üzere küresel ölçekte güvenlik ortamının giderek daha karmaşık ve öngörülemez olduğu, kritik bir dönemden geçiyoruz. Başta yakın coğrafyamız olmak üzere muhtelif bölgelerde yaşanan çatışma ve krizler, güvenlik ortamını her zamankinden daha karmaşık bir hâle getirmiştir. Böylesine hassas bir ortamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, sınırlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, Mavi ve Gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından, barış ve istikrara sunduğu katkılara kadar çok geniş bir alanda büyük bir başarıyla vazifelerini icra etmektedir. Bu çerçevede terörle mücadelede ulaştığımız başarılı seviye, yaklaşık kırk yıldır büyük fedakârlıklarla sürdürülen çok boyutlu faaliyetlerimizin ve özellikle son yıllarda sahada elde ettiğimiz tarihî başarıların bir sonucudur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye süreci de işte bu mücadeleyle elde edilen güvenlik kazanımlarımızı kalıcı hâle getirmeyi, terörü bir daha geri dönmemek üzere ülkemizin ve milletimizin gündeminden tamamıyla çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu süreç aynı zamanda şehirlerimizin kalkınmasına, vatandaşlarımızın refahının artmasına ve kaynaklarımızın çok daha verimli kullanılmasına önemli katkılar sağlayacaktır. İçeride birlik ve beraberliğini tahkim ederek, huzur ve güven ortamını kalıcı hâle getiren bir Türkiye, uluslararası alandaki gücünü ve etkinliğini daha da ileriye taşıyacak barış ve istikrara çok daha güçlü katkılar sunacaktır. Bu doğrultuda Gazi Meclisimizin büyük bir çoğunlukla kabul ettiği Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’la, Terörsüz Türkiye yolunda tarihî bir eşik daha aşılmıştır. Kanun kapsamında oluşturulan Millî Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirerek çalışmalarına başlamış, sürece dâhil olan tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde yürüteceği faaliyetlere ilişkin esasları belirlemiştir. Bakanlık olarak biz de ilgili kurumlarımızla yakın koordinasyon içerisinde üzerimize düşen görevleri büyük bir hassasiyetle yerine getirmeye, sürecin her aşamasını titizlikle takip etmeye devam edeceğiz. Öte yandan Terörsüz Türkiye sürecimizin başarısı açısından Suriye’deki gelişmeleri de uzun vadeli bölgesel güvenlik mimarisi perspektifiyle ele almakta ve Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü çok önemli görmekteyiz. Nitekim gelinen aşamada Suriye’de terör örgütü SDG-YPG, sözde özerk yönetimi ile buna bağlı askerî ve sivil yapılarını feshettiğini ve unsurlarının Suriye ordusuna entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıklamıştır. Bu gelişmeyi Suriye’nin toprak bütünlüğünün, iç huzurunun ve siyasi birliğinin güçlendirilmesi terör örgütlerinin silahlı yapılar olarak varlıklarının sona erdirilmesi ve Terörsüz Türkiye hedefimizin bölgesel güvenlik boyutu açısından önemli bir aşama olarak değerlendiriyoruz. MEKKE ANLAŞMASI, TARİHÎ BİR ADIM NİTELİĞİNDE Küresel güvenlik mimarisinin temellerinin sarsıldığı, belirsizliklerin giderek arttığı bu ortamda benimsediğimiz çok yönlü politikalar ve üstlendiğimiz çözüm odaklı inisiyatifler sayesinde ülkemiz, uluslararası güvenlik mimarisinin vazgeçilmez aktörlerinden biri hâline gelmiştir. Son dönemde başta NATO Zirvesi olmak üzere pek çok uluslararası zirve ve diplomatik forum ile dünyanın önde gelen savunma sanayi organizasyonlarına ev sahipliği yapmamız, ülkemize duyulan güvenin ve artan uluslararası etkimizin açık göstergeleridir. Esasen bölgesel ve küresel sorunların çözümünde ortaya koyduğumuz etkin ve yapıcı diplomasi, çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesisi için üstlendiğimiz kolaylaştırıcı roller, Türkiye’nin süreçlere yön veren bir ülke olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Bu güçlü konumumuzun en son ve somut örneklerinden biri de Mekke’de imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması olmuştur. Birbirinden kritik imkân ve kabiliyetlere sahip kolektif caydırıcılığı esas alan üç dost ülkenin ortaya koyduğu bu güçlü irade, köklü kardeşlik bağlarımızı ve karşılıklı güven anlayışımızı stratejik bir zeminde tahkim eden tarihî bir adım niteliğindedir. Bu anlaşmanın ortak güvenliğimizin güçlendirilmesinin yanı sıra savunma ve güvenlik iş birliğimizi daha da ileriye taşıyacağına bölgesel ve küresel barış ve istikrarın sürdürülmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Tüm bu gelişmeler ülkemizin sahip olduğu stratejik ağırlığın, dost ve müttefikleri nezdindeki güvenilir konumunun ve uluslararası meselelerin çözümünde üstlendiği etkin rolün en somut yansımalarıdır. Ülkemizin ulaştığı bu gurur verici seviyede kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sizler gibi seçkin, disiplinli, fedakâr personeli başlıca rol oynamaktadır. TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA DAHA GÜÇLÜ YARINLARA TAŞIMAK İÇİN AZİM VE KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ Bu mümtaz konumumuzun sürdürülebilmesi ve daha üst noktalara taşınabilmesi için ordumuzun her türlü tehdit ve riske karşı daima hazırlıklı olması, aynı zamanda insan kaynağımızın niteliğinin ve teknolojik kapasitemizin de sürekli geliştirilmesi gerekmektedir. Bunun için her kademedeki personelimizin ortaya koyacağı üstün gayretler ve kendisini sürekli geliştirme iradesi, ordumuzun etkin ve güçlü konumunun daha ileri seviyelere taşınması bakımından belirleyici bir öneme sahiptir. Şu bir gerçek ki günümüzün değişken güvenlik ortamı artık yalnızca mevcut tehditlere karşılık verebilmeyi değil, gelişmeleri doğru okuyabilmeyi geleceğin risklerini öngörebilmeyi ve bunlara karşı zamanında stratejik ve önleyici politikalar geliştirebilmeyi de zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle değişen dinamikleri doğru analiz ederek, stratejik ve önleyici politikalar geliştirebilen, öngörülü ve çok yönlü bir anlayışla hareket etmek mecburiyetindeyiz. Başta Bakanlığımız olmak üzere Genelkurmay ve Kuvvet karargâhlarımızın her kademede yürüttüğü planlama, analiz ve karar destek faaliyetleri bu noktada hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla sizlerden beklentimiz, sahip olduğunuz bilgi ve tecrübeyi sürekli geliştirmeniz, hadiseleri bugünün ve geleceğin muhtemel risk ve fırsatlarını da hesaba katan geniş bir perspektifle değerlendirmeniz ve sorumluluk alanınızda ürettiğiniz her çalışmaya, stratejik bir bakış açısı kazandırmanızdır. Bugün bir kez daha zaferlerini büyük bir övünç ve gururla andığımız atalarımızdan aldığımız ilhamla ordumuzun etkinlik ve caydırıcılığını artırmak ve Türkiye’yi her alanda daha güçlü yarınlara taşımak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Kahraman ordumuz dün olduğu gibi bugün ve yarın da ülkemizin güvenliğinin, milletimizin huzurunun ve bölgemizde tesis etmek istediğimiz barış ve istikrar ortamının en güçlü güvencelerinden biri olmaya devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken bizlere bu cennet vatanı emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimiz ile tüm komutanlarımızı ve devlet büyüklerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Terfi eden tüm silah arkadaşlarımın yeni rütbelerinin bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyor, kendilerine görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Mesleki başarılarında büyük katkıları olduğuna inandığım değerli ailelerine, kıymetli hanımefendilere ve sevgili evlatlarımıza da teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca 30 Ağustos itibarıyla hizmet süresini tamamlayarak emekli olan silah arkadaşlarımıza başarılı hizmetleri için teşekkür ediyor, bundan sonraki hayatlarında aileleriyle birlikte sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum. Zafer Bayramımızı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nüzü de en içten dileklerimle kutluyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

76,385 views • 18 days ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI’NI ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE KUTLAYACAĞIZ Büyük Zafer'in 103’üncü yılına ulaşmanın haklı gurur ve heyecanını milletçe idrak ettiğimiz 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü şimdiden kutluyor; başta Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlamaları kapsamında; ▪️Ankara’da geçit töreni, ▪️Deniz Kuvvetlerimiz tarafından 24 gemi ile 24 limanda halka açık liman ziyaretleri gerçekleştirilecektir. ▪️26-27 Ağustos tarihlerinde Afyonkarahisar ve Manisa’da SOLOTÜRK, Konya’da Türk Yıldızları tarafından selamlama/gösteri uçuşları icra edilmiş, ▪️30 Ağustos’ta Anıtkabir’de SOLOTÜRK, Kütahya'da Türk Yıldızları ekiplerimizin selamlama/gösteri uçuşu ile Eskişehir, Manisa, Konya, Kocaeli, Kahramanmaraş ve Mersin’de muharip uçak geçişleri yapılması planlanmaktadır. Ayrıca, 26-31 Ağustos tarih aralığında; ▪️Afyonkarahisar’da Mehteran Birlik Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, ▪️Dumlupınar Zafer Abidesi'nde Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı bandoları, ▪️Kosova’da Donanma Komutan Yardımcılığı Bandosu tarafından tören ve konserler icra edilmekte, ▪️Mehteran Birlik Komutanlığı, Armoni Mızıkası ile Kara ve Hava Kuvvetleri Bando Komutanlıklarımızdan oluşan karma bando tarafından 30 Ağustos’ta Ankara’da, ▪️Mehteran Birlik Komutanlığımızca, 31 Ağustos’ta TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında İstanbul’da tören ve konser faaliyetleri gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. ▪️Bando Komutanlıklarımız tarafından 26 Ağustos’ta başlayan ve birçok ilimizde ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen bando konserleri 9 Eylül’e kadar devam edecek, ▪️“Askerî Müzelerimiz” ise 30 Ağustos’ta halkımız tarafından ücretsiz olarak ziyaret edilebilecektir. Tüm halkımızı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nün gurur ve coşkusunu birlikte yaşamaya davet ediyoruz. Öte yandan, 30 Ağustos itibarıyla terfi edecek tüm personelimize yeni rütbe ve görevlerinde başarılar diliyor, emekliye ayrılacak mensuplarımıza da hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor, sağlıklı bir yaşam diliyoruz. 2 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Ülkemizin savunma ve güvenliği için var gücüyle çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla 7 gün 24 saat esasıyla gerçekleştirdiği görev ve faaliyetleri kapsamında son bir haftada; ▪️Barınma alanlarından kaçan 2 PKK’lı terörist teslim olmuş, ▪️Pençe-Kilit başta olmak üzere operasyon bölgelerinde tespit edilen teröristlere ait mağara, sığınak ve barınaklarda ele geçirilen çok sayıda silah, mühimmat ve muhtelif malzeme kullanılamaz hâle getirilmiştir. Suriye Harekât Alanlarında devam eden “tünel imha” faaliyetleri kapsamında, son bir haftada Menbic bölgesinde imha edilen 8 kilometre uzunluğundaki tünel ile birlikte, imha edilen tünel uzunluğu Tel Rıfat ve Menbic dâhil 556 kilometre olmuştur. HUDUTLARDA 395 ŞAHIS YAKALANDI Zorlu iklim ve arazi şartlarında kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetlerinde ise hafta boyunca; ▪️Sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 5’i terör örgütü mensubu olmak üzere 395 şahıs yakalanmış, 976 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. ▪️Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 5 bin 508, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 47 bin 857 olmuştur. Yine, bu hafta içerisinde Van ve Iğdır hudut hatlarında yapılan arama tarama faaliyetlerinde toplam 166 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. TCG KINALIADA, BİNGAZİ’YE LİMAN ZİYARETİ YAPTI Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ulusal güvenliğimizin yanı sıra bölgesel ve küresel barış ve istikrara etkin katkılar sunmaya da devam etmektedir. Libya’daki kapsayıcı ve istikrarı teşvik eden politikamız doğrultusunda, Libya’nın hem Doğu hem Batı tarafı ile ilişkilerimizin geliştirilmesi maksadıyla 20-21 Ağustos tarihlerinde TCG Kınalıada korvetimizin gerçekleştirdiği Bingazi'ye liman ziyareti kapsamında; ▪️Savunma ve Güvenlik Genel Müdürümüz başkanlığındaki Millî Savunma Bakanlığı heyetimiz, Libya Ulusal Ordusu Komutan Yardımcısı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Saddam Hafter’i ziyaret etmiş, ▪️“Tek Libya, Tek Ordu” hedefiyle müşterek gerçekleştirilebilecek çalışmalara ilişkin toplantılar yapılmış, ▪️Orgeneral Saddam Hafter tarafından TCG Kınalıada’ya ziyarette bulunulmuş, ▪️TCG Kınalıada korvetimiz, Libya Ulusal Ordusu Deniz Kuvvetleri bağlı karakol botları ve TCB-59 helikopterimizle PASSEX ve PHOTEX eğitimleri icra etmiştir. GAZZE’DEKİ YAŞAM MÜCADELESİ DAYANILMAZ BİR HÂL ALMAKTA İsrail, bölgemizdeki barış ve istikrarı hedef alan pervasız saldırılarını sürdürmektedir. İnsani felaketin devam ettiği Gazze’de, açlıkla sınanan Filistin halkının verdiği yaşam mücadelesi her geçen gün dayanılmaz bir hâl almakta, İsrail güçlerinin hastanelerde bulunanlar dâhil masum sivilleri ve gazetecileri kasten hedef alan katliamları devam etmektedir. Bağımsız gazetecilerin hedef alınması yaşanan katliamın ve insani trajedinin uluslararası kamuoyuna yansıtılmasını engellemeyi amaçlamaktadır. İşlediği savaş suçları ve uluslararası ihlallerin cezasız bırakılması İsrail’in zorbalıkta sınır tanımaz tavrını pekiştirmektedir. İsrail’in bu tavrı karşısında, Gazze’de kalıcı bir ateşkesin sağlanması, insani yardım koridorlarının kesintisiz açık bulundurulması ve sorumluların hesap vermesinin temin edilmesi uluslararası toplumun temel yükümlülüğü hâline gelmiştir. Ayrıca, İsrail yönetiminin; Suriye, Lübnan ve Yemen’deki saldırıları da bölgemizin güvenliği ve istikrarını zedelemektedir. İsrail’in, tüm komşu ve bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı duyması bölgesel barış ve istikrar için zaruridir. SAYIN BAKANIMIZ, İSTANBUL’DA TEKNOFEST MAVİ VATAN’A İŞTİRAK EDECEK Sayın Bakanımız; 22 Ağustos’ta Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi ile Kara Kuvvetleri Komutanı olarak atanan Orgeneral Metin Tokel’i kabul etmiş, Aynı gün (22 Ağustos) Birleşik Krallık Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik ile savunma sanayi konularının ele alındığı bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiştir. 25 ve 26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’nin 954'üncü yıl dönümü etkinlikleri için Türk Silahlı Kuvvetleri Komuta Kademesi ile gittiği Bitlis'te Ahlat Komando Tabur Komutanlığımızı ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulunan Sayın Bakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirilen Ahlat’taki Kutlama Programı’na iştirak etmiştir. 27 Ağustos’ta Kültür ve Turizm Bakanımız ile Bakanlığımızda bir araya gelen Sayın Bakanımız; Aynı gün (27 Ağustos); Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle ASELSAN Gölbaşı Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen Çelik Kubbe Teslimatları, Tesis Açılışları ve Oğulbey Temel Atma Töreni’ne, Müteakiben Ankara’da düzenlenen kadın futbolunda performans sahiplerinin ödüllendirildiği "II. Kristal Ayaklar Ödül Töreni"ne katılmıştır. Bugün (28 Ağustos), İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan’a iştirak eden Sayın Bakanımız, Yarın (29 Ağustos) Bakanlığımızda düzenlenecek Rütbe Terfi Töreni’ne, 30 Ağustos’ta; Anıtkabir’de düzenlenecek törene, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki tebrigata, Devlet Mezarlığındaki Anma Töreni ile Kara, Deniz ve Hava Harp Okullarının Kara Harp Okulundaki Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni’ne katılacaktır. Sayın Genelkurmay Başkanımız ise 27 Ağustos’ta Pakistan Genelkurmay II’nci Başkanı’nı kabul etmiştir. Pakistan Genelkurmay II’nci Başkanı bugün de (28 Ağustos) Hava Kuvvetleri Komutanımızı ziyaret etmektedir. TSK, EĞİTİM-TATBİKAT VE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak için ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de başarıyla sürdürmektedir. Bu kapsamda, 1-12 Eylül tarihleri arasında; ▪️Adapazarı/Sakarya’da Yıldırım Seferberlik 2025 tatbikatının icra edilmesi, ▪️İtalya’da Dynamic Move-II NATO Mayın Harekâtı tatbikatına katılım sağlanması planlanmaktadır. ▪️26-29 Ağustos tarihleri arasında NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 görevi kapsamında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait LISSUS tarafından İzmir’e liman ziyareti yapılmaktadır. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; ▪️18-22 Ağustos tarihleri arasında “Açık Semalar Antlaşması” kapsamında destek uçaklarımız tarafından Gürcistan hava sahasında gözlem, ▪️NEXUS ACE kapsamında, 26 Ağustos’ta muharip ve destek uçaklarımız ile NATO AWACS uçağının katılımıyla eğitim uçuşları yapılmıştır. ▪️26 Temmuz-29 Ağustos tarihleri arasında 18’nci Ana Üs Komutanlığı/Yalova ve Yenişehir Hava Meydan Komutanlığı/Bursa’da 2025 yılı Hava Harp Okulu Öğrenci Seçme Uçuşları icra edilmektedir. Diğer taraftan; ▪️17-23 Ağustos tarihleri arasında Polonya’da düzenlenen 17 ülkeden 23 takımın katıldığı “35’inci NATO Satranç Şampiyonası”da şampiyon olan TSK Spor Gücü Satranç Takımımızı, ▪️18-22 Ağustos tarihleri arasında Danimarka’da gerçekleştirilen “Lapua Avrupa Kupası Ateşli Silahlar Tüfek 300 metre Şampiyonası”nda Avrupa 3’üncülüğü elde eden TSK Spor Gücü Erkek Tüfek Atış Takımımız ile ▪️21-24 Ağustos tarihleri arasında İsveç’te düzenlenen “Lapua Avrupa Kupası Ateşli Silahlar Tabanca 25 metre Şampiyonası”nda Avrupa 3’üncüsü olan TSK Spor Gücü Erkek Tabanca Atış Takımımızı, ▪️Ayrıca, 22-25 Ağustos tarihleri arasında Polonya’da 18 ülkeden 115 üniversite ve 233 sporcunun katılımıyla icra edilen “Avrupa Üniversiteler Kick Boks Şampiyonası”nda, “Kick Boks Full Contact” kategorisinde takım olarak Avrupa Üniversiteler Şampiyonu olan Millî Savunma Üniversitemizi ve derece elde eden tüm sporcularımızı bir kez daha tebrik ediyoruz. TEKNOFEST MAVİ VATAN’A TÜM HALKIMIZI BEKLİYORUZ Yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin etkinlik ve caydırıcılığının artırılması faaliyetlerine de devam edilmektedir. Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından Altay Tankı için silah sistemi, Fırtına obüsü ekipmanları ile Gökdeniz silah sistemi dâhil muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatları tamamlanmıştır. 23 Ağustos’ta Zafer Haftası vesilesiyle gençlerimize teknoloji ve savunma sanayi alanında ilham vermek amacıyla düzenlenen ve 350 gencimizin katıldığı TCG Anadolu ile Çanakkale’den İstanbul’a “TCG Anadolu Zafer Yolculuğu” etkinliği başarıyla icra edilmiştir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız tarafından TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında 24 Ağustos’ta TCG Savarona ve TCG Anadolu dâhil 9 gemi ile İstanbul’da Boğaz Geçişi icra edilmiştir. Boğaz geçişinde Sayın Cumhurbaşkanımız Dolmabahçe Saray’ında 21 pare top atışı ve çimariva ile selamlanmış, Sayın Bakanımız da TSK Komuta Kademesi ile birlikte Sayın Cumhurbaşkanımıza eşlik etmiştir. 30-31 Ağustos tarihlerinde İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda düzenlenecek, ülkemizin ve Deniz Kuvvetlerimizin denizlerdeki gücü ile bu alandaki ileri teknolojik yetkinliğini katılımcılarla buluşturacak TEKNOFEST Mavi Vatan’a, gençlerimiz başta olmak üzere tüm halkımızı bekliyoruz. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİN FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin faaliyetlerimiz de planlandığı şekilde devam etmektedir. Millî Savunma Bakanlığına Sözleşmeli Bilişim Personeli Temini kapsamında başvurular 3 Eylül’de sona erecektir. ▪️Millî Savunma Üniversitesi Kara, Deniz ve Hava Harp Okulları ile Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu 2024-2025 eğitim ve öğretim yılı Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Törenleri 30 Ağustos’ta, ▪️Kara, Deniz ve Hava Astsubay Meslek Yüksekokullarının Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Törenleri ise 31 Ağustos’ta yapılacaktır. 2024-2025 eğitim ve öğretim döneminde; Harp Okullarından 1.299 subay, Astsubay Meslek Yüksekokullarından 1.943 astsubayın yanı sıra 16 dost ve müttefik ülkeden 106 subay ve 70 astsubay mezun olacaktır. Sonuç olarak bağımsızlığımızın, bölünmez bütünlüğümüz ile millî birlik ve beraberliğimizin güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; nitelik ve nicelik olarak her geçen gün daha da güçlenmeye ve kendisine tevdi edilen tüm görevleri büyük bir azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmeye devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

23,755 views • 1 year ago

Kilis’te bulunan Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, 11’inci Hudut Tugay Komutanlığında görevli personelimize hitaben bir konuşma yaptı. Bakan Yaşar Güler, şunları söyledi: ÜLKEMİZİN BEKASI VE MİLLETİMİZİN HUZURU HEPİMİZİN ÖNCELİKLİ GÖREVİDİR Kilis ziyaretimiz vesilesiyle 6’ncı Kolordu Komutanlığımızın bağlısı 11’inci Hudut Tugay Komutanlığımızda sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin de yakından takip ettiği üzere küresel ölçekte güvenlik ortamının giderek karmaşıklaştığı, özellikle güney coğrafyamızda kritik gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. İçinde bulunduğumuz hassas süreçte ülkemizin bekası, asil milletimizin huzuru ve sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması hepimizin öncelikli görevidir. Bu bilinçle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz karada, denizde ve havada icra ettiği tüm faaliyetlerde hak ve menfaatlerimizi en güçlü şekilde korumak için büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Bu bütüncül güvenlik anlayışımızın sınır hattındaki temsilcileri de sizlersiniz. Nitekim 11’inci Hudut Tugay Komutanlığımız kritik önemdeki Kilis ve Gaziantep hudutlarımızın korunması, yasa dışı geçişlerin ve terörist sızmaların önlenmesi hususunda büyük bir özveriyle görev yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir. Unutmayınız ki sizler, üstlendiğiniz hudut görevi ile asil milletimizin huzur içinde olmasına büyük katkılar sağlamaktasınız. SURİYE ORDUSU YAPTIĞI BAŞARILI OPERASYONLARLA ÖRGÜTÜ ENTEGRASYONU KABUL ETMEYE MECBUR BIRAKTI Komşumuz Suriye’de devlet otoritesinin çöktüğü ve terör örgütlerinin sınırımızın hemen güneyinde alan kazandığı kaotik ortamda, başta Kilis olmak üzere hudut hattımız asimetrik tehditlerle yüzleşmiş, sınırdaki karakollarımız hatta meskûn mahallerimiz roket ve havan saldırılarına maruz kalmıştır. Bu tehditleri bertaraf etmek için şanlı ordumuz sınır ötesi operasyonlarını emsalsiz bir kahramanlıkla icra ederek tesis ettiği güvenli bölgeler sayesinde hudutlarımızın emniyetini ileriden sağlamış, bu sayede Kilis dâhil sınır şehirlerimiz huzur ve istikrara kavuşmuştur. Geldiğimiz bu noktada terör örgütünün hareket kabiliyeti büyük ölçüde sınırlandırılmıştır. Devletimiz de terörle mücadelede kaydedilen bu önemli aşamayı dikkate alarak millî birlik ve kardeşliğimizi güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde “Terörsüz Türkiye” sürecini başlatmıştır. Millî Savunma Bakanlığı olarak bizler de devletimizin ve ülkemizin bekası ve çıkarları doğrultusunda bu süreci ilk günden itibaren samimiyetle destekledik ve desteklemeye devam ediyoruz. Aynı zamanda süreç başladığından bu yana nihai başarıya ulaşmak için örgütün bir an önce tüm bölgelerde silah bırakması gerektiğini, 34 konuşmamızda defaatle ifade ettik. Bu samimi çağrılarımıza rağmen mutabakat ve entegrasyona dair somut ve bağlayıcı bir adım atmayan örgütün süreci istismar etme çabaları devam etti. Bunun üzerine Suriye Ordusu icra ettiği başarılı operasyonlarla geniş bir alanı örgüt unsurlarından temizlemiş böylelikle örgütü ateşkes istemeye ve entegrasyonu kabul etmeye mecbur bırakmıştır. Esasen bölgenin demografik gerçeklerini ve yerel halkın iradesini temsil etmeyen, yıllardır iç savaş ortamında halka eziyet edip bölgenin kaynaklarını sömüren örgütün bu sonuçla karşılaşmasından başka bir durum olamazdı. YPG-SDG MUTABAKATLARIN GEREKLERİNE UYMALI Artık YPG-SDG’nin 10 Mart ve 18 Ocak Mutabakatları’nın gereklerine koşulsuz ve eksiksiz olarak uyması bir zorunluluktur. Buna yönelik çalışmaların başlamasını memnuniyetle karşılıyor, entegrasyon sürecinin Suriye’nin siyasi birliği ile tek ordu esaslarını güçlendirecek şekilde uygulanmasını bekliyoruz. Suriye Yönetimi’yle bu konuda yakın bir koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu süreçte elbette sınır hattında görev yapan siz kıymetli silah arkadaşlarımın üstlendiği caydırıcılık rolü de son derece kritiktir. Her türlü senaryoya karşı sergilediğiniz teyakkuz ve sorumluluğunuza tevdi edilen görevleri hassasiyetle yerine getirmeniz hak ve menfaatlerimizin kararlılıkla korunmasının açık bir göstergesi olmuştur. Bundan sonra da ülkemizin güvenliğini tehdit edecek en küçük riske dahi fırsat tanımayacak sahadaki tüm gelişmeleri dikkatle izleyerek Suriye yönetimine destek olmaya devam edeceğiz. Zira Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile tek devlet, tek orduya dayalı idare ve güvenlik yapısının tesis edilmesi, sınırlarımızın kalıcı emniyeti açısından vazgeçilmezdir. GAZZE’DE ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUKLARI YERİNE GETİRMEYE HAZIRIZ Küresel güvenlik mimarisinin temellerinin sarsıldığı, belirsizliklerin arttığı bir ortamda benimsediğimiz çok yönlü politikalar ve üstlendiğimiz çözüm odaklı inisiyatifler sayesinde ülkemiz, müzakere masalarının ve uluslararası güvenlik mimarisinin vazgeçilmez aktörlerinden biri hâline gelmiştir. Bugün Kosova’dan Katar’a, Somali’den Azerbaycan’a, Libya’dan Kıbrıs’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada görev yapan personelimiz ülkemizi layıkıyla temsil etmekte güvenliğe, istikrara ve barışa katkılar sunmaktadır. Şu bir gerçek ki Türk askeri bulunduğu her yerde umut ve güven kaynağı olmaktadır. İşte bu bilinçle pek çok coğrafyada olduğu gibi Gazze’de de kalıcı ateşkesin sağlanıp güvenliğin tesis edilmesi ve yeniden imar sürecinin başlatılması için gayret gösteriyoruz. Ülkemiz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Gazze Deklerasyonu’nda imzacı taraflardan biri olarak ateşkes ve kalıcı barış için aktif rol üstlenmiştir. Ateşkes sürecinin ikinci aşamasının önemli bir parçası olarak oluşturulan Barış Kurulunda Türkiye’nin kurucu üye olarak yer alması ve Sayın Dışişleri Bakanımızın Yürütme Kuruluna seçilmesi de ülkemizin bu konudaki katkısının somut bir göstergesidir. Tarihî misyonumuz çerçevesinde Gazze’de ihtiyaç duyulabilecek her konuda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak isterim. BULUNDUĞUMUZ COĞRAFYADA GEVŞEMEYE VE RAHATLIĞA YER YOK Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı ve en yoğun faaliyetlerini icra ettiğimiz bu tarihî dönemde her bir personelimizin gösterdiği gayret, ülkemizin güvenli yarınlarını da güçlü biçimde teminat altına almaktadır. Elbette bulunduğumuz kritik coğrafyada gevşemeye ve rahatlığa asla yer yoktur. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hudutlarımızdaki görevlerinizi büyük bir özveriyle yerine getireceksiniz. Bu yüzden çalışmak, hayatınızın ana felsefesi sabır ve disiplin ise bu yolda asla vazgeçmeyeceğiniz iki meziyet olmalıdır. Asıl olan elde edilen başarıyı koruyabilmek ve onu daha da ileriye taşıyacak iradeyi diri tutabilmektir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve şükranla yâd ediyor; - Her birinize görevlerinizde üstün başarılar diliyor, bir kez daha gözlerinizden öpüyorum. Kalın sağlıcakla… #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

24,617 views • 7 months ago

Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, basın ve yayın organlarının Ankara Temsilcileri ile bir araya geldi. Millî Savunma Bakanlığındaki buluşmada Bakan Yaşar Güler terörle mücadele başta olmak üzere 2024 yılında icra edilen faaliyetleri anlattı. Bakan Yaşar Güler basın mensuplarına şu bilgileri verdi: EN YOĞUN, EN KAPSAMLI VE EN ETKİLİ FAALİYETLERİ İCRA EDİYORUZ Ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamak için görevlerimizi en iyi şekilde yapmaya çalıştığımız yoğun ve başarılı bir yılı geride bırakmanın haklı gururunu yaşıyor, artan bir azim ve kararlılıkla yeni yıla hazırlanıyoruz. Hakiki ve güvenilir bilgiye ulaşmanın her zamankinden daha önemli hâle geldiği, dezenformasyon ile mücadelenin kritik öneme sahip olduğu günümüzde; tüm faaliyetlerimizi büyük bir şeffaflık içinde icra ediyor, kamuoyunu sizlerin aracılığıyla ilk elden bilgilendiriyoruz. Bugün de 2024 yılında gerçekleştirdiğimiz faaliyetler hakkında sizleri bilgilendirecek, değerli görüşlerinizi alacak ve sorularınızı cevaplayacağız. Stratejik önemi yüksek olan ülkemiz; aynı zamanda çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer almaktadır. Yakın coğrafyamızdan başlamak üzere bölgesel ve küresel gerilimlerin arttığı, istikrarsızlığın ve belirsizliğin hat safhaya çıktığı bir güvenlik ortamından geçiyoruz. Bu kritik dönemde ülkemiz; güvenlik, huzur ve barışı önde tutan çok yönlü ve etkin bir savunma ve güvenlik politikası takip ediyor. Çok boyutlu ve karmaşık hâle gelen mevcut güvenlik ortamı ve bölgemizdeki kaotik gelişmeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her an harekâta hazır, etkin ve caydırıcı bir güç olmasını ve bu gücünü pekiştirmesini zorunlu kılmaktadır. Böylesine hassas bir süreçte, görev ve sorumlulukları artan Millî Savunma Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - Tüm tehdit ve tehlikelere karşı ülkemizin ve asil milletimizin savunma ve güvenliğini sağlamak için aralıksız çalışmakta, - İstiklal Harbimizden bu yana en yoğun, en kapsamlı ve en etkili faaliyetlerini icra etmekte, - Terörle mücadelede, hudut güvenliğinde, yurt içi ve yurt dışında icra edilen faaliyetlerde elde edilen başarı ve etkinliğin çıtasını, her geçen gün daha da yukarılara taşımaktadır. YILBAŞINDAN BU YANA 2 BİN 939 TERÖRİSTİ ETKİSİZ HÂLE GETİRDİK Sizlerin de bildiği gibi Silahlı Kuvvetlerimizin en çok odaklandığı, enerjisini ve zamanını en çok harcadığı konu terörizmle mücadeledir. Terörle mücadelede yaptığımız konsept değişikliğiyle “terörü kaynağında yok etme” anlayışını uygulamaya koyduk. Geçmişte yürütülen “sınırlı hedefli ve süreli” askerî harekâtların yerine bugün artık, “sürekli ve kapsamlı” operasyonlarla terör örgütüne ağır darbeler vuruyoruz. Sahanın gerekliliğine uygun, alışılmadık, öngörülemez, süratli ve sürekli icra esaslarında gerçekleştirdiğimiz operasyonlarla; Irak ve Suriye’nin kuzeyi dâhil bu yılın başından itibaren 2.939 teröristi etkisiz hâle getirdik. Ayrıca, yıl içerisinde 99 terörist de teslim olmuştur. Terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmıyor, alandaki hâkimiyetimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Nihai hedefimiz; Irak ve Suriye sınırlarımız boyunca Türkiye’ye tehdit olabilecek tüm terörist faaliyetleri kaynağında yok etmek ve terör belasını milletimizin gündeminden tamamen çıkarmaktır. Bu vesileyle - Terörle mücadelede elde edilen başarılarda en büyük paya sahip olan aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, - Bugüne kadar terörle mücadelede emeği geçen, katkı sağlayan bütün devlet büyüklerimize, komutanlarımıza, Türk Silahlı Kuvvetleri personeline teşekkür ediyor, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. PENÇE-KİLİT OPERASYONU İLE 1.136 TERÖRİST ETKİSİZ HÂLE GETİRİLDİ 17 Nisan 2022’de Irak’ın kuzeyinde başlatılan Pençe-Kilit Operasyonu’nda kahraman ordumuzun büyük cesaret, fedakârlık ve yoğun gayretleriyle Zap’ta kilidi kapattık. Irak sınırımızın tamamının emniyetini sınır ötesinden tesis ettik. Terör örgütü tarafından önemsenen ve Suriye ile Kandil arasında kilit konumda olan bu bölgede 1.136 teröristi etkisiz hâle getirdik. Ayrıca, Pençe-Kilit Harekâtı’nda bugüne kadar toplam 3.158 Mayın ve El Yapımı Patlayıcı imha edilmiş, 1.327 mağara ve sığınak kullanılamaz hâle getirilmiş, 957’si ağır silah olmak üzere 2.421 muhtelif silah ve bu silahlara ait 910 binden fazla mühimmat ele geçirilmiştir. Bölgedeki operasyon ve faaliyetlerimiz aynı azim ve kararlılıkla devam etmektedir. Öte yandan Sayın Cumhurbaşkanımızın 22 Nisan’da Bağdat ve Erbil’e gerçekleştirdiği ziyaretlerin, Türkiye-Irak ilişkilerinde bir dönüm noktası olduğunu düşünüyoruz. Terörle mücadelede ülkelerimiz arasındaki iş birliğini kalıcı hâle getirmek için görüşmelere devam ediyoruz. Bu kapsamda ülkemiz ile Irak arasında sonuncusu Bağdat’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli Güvenlik Mekanizması toplantılarının dördüncüsünü, 15 Ağustos’ta Ankara’da icra ettik. Irak Savunma Bakanı ile “Askerî, Güvenlik İş Birliği ve Terörle Mücadeleye Dair Mutabakat Zaptı”nı imzaladık. PKK’yı kendi problemi olarak da görmeye başlayan Irak’ın PKK terör örgütünü “yasaklı örgüt” ilan etmesi yönünde aldığı kararı memnuniyetle karşılıyor, en kısa sürede “terör örgütü” olarak da ilan etmesini bekliyoruz. SURİYE’NİN BİRLİĞİNİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜ DESTEKLİYORUZ Öncelikle belirtmek isterim ki, Suriye’de yaşanan olayların maddi, manevi, sosyal ve toplumsal yükünü en fazla çeken ülke Türkiye’dir. Malumunuz DEAŞ, ardından da PKK/KCK-PYD/YPG-SDG terör örgütü Suriye’deki güç boşluğundan yararlanarak bölgede terör devleti kurmaya çalıştılar. Suriye’de icra ettiğimiz harekâtlarla terör örgütünü engelledik ve sınırlarımızın güvenliğini sağladık. Bölgede yaşayan veya göç etmiş olan Suriye vatandaşları için güvenli ve istikrarlı bir yaşam alanı oluşturduk. Suriye’deki son gelişmeleri en başından itibaren bölgedeki muhataplarımızla iş birliği ve koordinasyon içerisinde yakından takip ediyoruz. Suriye’nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekliyor, terörle mücadeleye ise büyük önem ve öncelik veriyoruz. SURİYE’DEKİ SON GELİŞMELERDE BİR DAHLİMİZ YOK Yaşanan son gelişmeler ve ortaya çıkan durum; muhalefetin talepleri ve rejimin bunları dikkate almaması, keza rejimin kendisine iyi niyetle uzatılan eli tutmaması nedeniyle uzun süredir çözülemeyen ve Suriye’nin iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunlardı. Yerel unsurların bu faaliyetlerinin öncesinde veya herhangi bir aşamasında ülkemizin bir dahli olmamıştır. Ayrıca Suriye Millî Ordusunun Suriyeli muhaliflerden meydana geldiğini, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarında Suriye’deki ihtilafın bir tarafı olarak açıkça kabul edilen Suriye Geçici Hükümetinin bir parçası olduğunu ve bu hükümetin Savunma Bakanlığının emri altında çalıştığını da vurgulamakta yarar var. Bu kapsamda; - Suriye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bölgemizin güvenliğine yönelik ağır tehdit oluşturan PKK/YPG terör örgütünün bölgedeki belirsizlikten faydalanmasına asla izin vermeyeceğimizi, Bölgede varlık gösteren terör örgütleriyle mücadele konusundaki tutumumuzun net olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. SURİYE’NİN ARTIK MÜREFFEH BİR ÜLKE OLMA VAKTİ GELDİ Şimdi Suriye’de ortaya yeni bir durum ve gerçeklik çıktı. Suriye’nin artık; istikrarlı, demokratik ve siyasi açıdan birleşmiş müreffeh bir ülke olma vakti gelmiştir. Bunun için bizler de Suriye’de kapsayıcı bir anayasanın kabulü, serbest seçimlerin yapılması, tam normalleşme ve güvenlik ortamının sağlanması konusunda elimizden gelen her türlü desteği vereceğiz. Bu çerçevede Suriye’de 2254 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararı temelinde kalıcı siyasi çözüme ulaşılacağına da inanıyoruz. HUDUTLARDA 93 BİN 349 KİŞİNİN GEÇİŞİ ENGELLENDİ Hudut hattımızda dünya standartlarında ve teknoloji yoğunluklu sistemler etkin şekilde kullanılıyor. Meydana gelen teknolojik gelişmeler ile tedbirlerimizi geliştiriyoruz. Böylelikle hudutlarımızda kaçak geçişlere asla imkân tanımıyoruz. Hâlen hudutlarımızda 8 Hudut Tugayımız, 6 Hudut Alayımız olmak üzere toplam 60 bin personel de görev yapıyor. 1 Ocak 2024’ten itibaren hudutlarımızda 93 bin 349 kişinin geçişi engellenmiş, yakalanan 13 bin 551 düzensiz göçmen ile 280 terörist ve 801 kilogram uyuşturucu madde kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir. Tüm bunlara rağmen hudutlarımızla ilgili daha önce de karşılaştığımız gibi farklı ülke ve zamanlarda çekilmiş, eski ve benzer görüntülerle özellikle sosyal medya üzerinden kamuoyu yanıltılmaya ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yıpratılmaya çalışılmıştır. Yakın zamanda Van-İran sınırımıza bir basın turu düzenledik. Katılan tüm basın mensupları alınan tedbirlerden çok etkilendiklerini belirttiler. TÜRKİYE İLE BİRLİKTE OLANLAR KAZANDI Türkiye; Sayın Cumhurbaşkanımızın stratejik öngörüsü ile son yıllarda savunma ve güvenlik alanında önemli adımlar atarak bölgesinde ve dünyada etkin bir konuma ulaştı. Bölgesel ve küresel barış için öncü bir rol üstlenen Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de birçok coğrafyada kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davalarına destek olmayı sürdürmektedir. Samimi bir yaklaşımla desteklediğimiz kardeş ve dost ülkeler, Türkiye benzeri bir silahlı kuvvetler yapısını kurmamızı talep ediyorlar. Dostlarımızın bu tutumları, güvenlik ve istikrarın tesisine yönelik küresel ölçekte ortaya koyduğumuz gayretin ne denli başarılı olduğunun da bir göstergesidir. Türkiye ile birlikte olanlar kazanacak demiştik. 2024, Türkiye ile birlikte olanların kazandığı bir yıl oldu. 2025, bu gerçeğin perçinlendiği bir yıl olacak diye düşünüyoruz. AZERBAYCAN’A HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERİYORUZ İfade etmiş olduğum uluslararası misyonlarımız çerçevesinde en başta kederde ve kıvançta bir ve beraber olduğumuz Can Azerbaycanlı kardeşlerimizin haklı davalarına her türlü desteği verdik, veriyoruz. Bugün, Karabağ’ın tamamında şanlı Azerbaycan bayrağının dalgalanmasından büyük bir memnuniyet duyuruyoruz. “Tek Millet, İki Devlet” anlayışıyla sarsılmaz bağlara sahip ilişkilerimizi, başta savunma sanayi ve askerî iş birliği olmak üzere, daha üst seviyelere taşımak için aralıksız gayret gösteriyoruz. Öte yandan Kafkasya’da güvenlik ve huzurun tesisi, Azerbaycan ve Ermenistan arasında kapsamlı ve kalıcı bir barış antlaşmasından geçmektedir. Bu konuda iki ülkenin gösterdikleri çabayı ve son dönemde katettikleri ilerlemeyi memnuniyetle karşılıyoruz. AMACIMIZ İSTİKRAR İÇİNDE TEK BİR LİBYA’NIN OLUŞUMUNA KATKI SUNMAK Yakın bağlarımızın olduğu bir diğer ülke ise Libya’dır. Dost ve kardeş Libya ile son yıllardaki iş birliğimiz artarak devam etmektedir. Bu kapsamda askerî eğitim, yardım, iş birliği ve danışmanlık faaliyetleriyle Libyalı kardeşlerimize destek sağlıyoruz. Amacımız, toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini sağlamış; barış, huzur ve istikrar içerisinde yaşayan tek bir Libya’nın oluşumuna katkıda bulunmaktır. Tek Libya hedefine katkı sağlayan her adımı önemli ve değerli buluyoruz. Nitekim son olarak 28 Kasım’da davetimiz üzerine 5+5 Ortak Askerî Komisyonu ile Ankara’da heyetler arası bir görüşme gerçekleştirdik. SOMALİ’YE DENİZ GÜVENLİĞİ ALANINDA DA DESTEK VERECEĞİZ Türkiye olarak Afrika’nın huzur ve istikrarına büyük önem veriyor, Afrikalı dostlarımızla ilişkilerimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Dost ve kardeş ülke olarak gördüğümüz Somali’de güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik olarak eğitim, danışmanlık ve destek kapsamında icra ettiğimiz faaliyetler artarak devam ediyor. Somali ile 8 Şubat’ta imzaladığımız İş Birliği Anlaşması ile şu ana kadar yapılan faaliyetlerimizin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Somali’nin isteği üzerine terörle mücadele konusunda kendilerine verdiğimiz desteği deniz güvenliği alanında da vermeye başlayacağız. Bu amaçla Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimiz, donanma gemilerimizin (TCG Gökova ve TCG Gediz, TCG Ütğm. Arif Ekmekçi) refakat ve korumasında Somali’de görevlerine devam etmektedir. Öte yandan Çarşamba günü, Sayın Cumhurbaşkanımızın arabuluculuğunda Somali ve Etiyopya arasında tarihî bir uzlaşmaya da ev sahipliği yaptık. KATAR’DA DENİZ VE HAVA UNSUR KOMUTANLIKLARIMIZI TEŞKİL ETTİK Etkin bir şekilde faaliyetlerimizi yürüttüğümüz bölgelerden biri de Basra Körfezi’dir. Nitekim dost ve kardeş ülke Katar’da konuşlu Türk-Katar Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığımız vasıtasıyla Katar Silahlı Kuvvetlerinin savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesini desteklemeye devam ediyoruz. Son olarak Katar’da Deniz ve Hava Unsur Komutanlıklarımızı teşkil ederek bölgede yeni bir sorumluluk üstlendik. Böylece birliklerimiz; bölgesel deniz ve hava güvenliği için caydırıcı bir unsur olurken, aynı zamanda dost Katar Deniz ve Hava Kuvvetlerinin imkân ve kapasitesini daha da geliştirecektir. 89 ÜLKE İLE ASKERÎ ANLAŞMALAR YAPTIK Bu çalışmalarımızın yanı sıra millî menfaatlerimiz doğrultusunda ve ikili ilişkilerimizin geliştirilmesi kapsamında çok sayıda kardeş, dost ve müttefik ülke ile askerî çerçeve, eğitim, iş birliği ve yardım anlaşmaları da imzaladık. Bu bağlamda, bugüne kadar 89 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması, 65 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması, 33 ülke ile Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve Nakdî Yardım Uygulama Protokolü imzalanmıştır. Ayrıca, 42 ülke ile Askerî Çerçeve Anlaşması ve 13 ülke ile Askerî Eğitim İş Birliği Anlaşması ve 14 ülke ile de Askerî Mali İş Birliği Anlaşması ve Nakdî Yardım Uygulama Protokolü’nün imzalanmasına yönelik müzakere süreci devam etmektedir. Bunların yanı sıra yeni anlaşmalar imzalamaya ve eski tarihli anlaşmaları güncellemeye yönelik gayretlerimiz de devam etmektedir. 2024’TE 74 ÜLKE İLE 216 GÖRÜŞME YAPTIK Tüm bunlarla birlikte 74 ülke ile ikili ve çoklu yüz yüze ve telefon görüşmeleri olarak 216 görüşme gerçekleştirildi. 28 yurt dışı ziyaret icra edildi, 24’ü Savunma Bakanı olmak üzere 55 görüşme yapıldı. 158 yabancı zevatı kabul ettik. 3 Savunma Bakanı ile telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Ayrıca, 3 yurt dışı, 21 yurt içi olmak üzere 24 birlik ziyareti gerçekleştirdik. YUNANİSTAN İLE İLİŞKİLERDE TANSİYONUN YÜKSELMEMESİ İÇİN GAYRET SARF EDİYORUZ Yunanistan ile ilişkilerimize baktığımızda ise son dönemde iki ülke arasındaki ilişkileri yapıcı bir yaklaşımla ilerletmeyi hedefleyen ortak bir tutum mevcuttur. Biz de bu sürecin barış ve huzur içinde devamına yönelik gerekli tedbirleri alıyor, tansiyonun yükselmemesi için gayret sarf ediyoruz. Diğer yandan, Yunanistan ile aramızdaki güveni artırmayı amaçlayan Güven Artırıcı Önlemler Toplantıları ve bunun sonucu olarak gerçekleştirilen karşılıklı üst düzey ziyaret ve faaliyetler de devam etmektedir. Akdeniz ve Ege Denizi’ni ilgili tüm tarafların meşru menfaatlerine saygı duyulan, iş birliği içerisinde bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyoruz. Tabii barışçıl bir çözüm için çaba gösterirken millî menfaatlerimizden asla taviz vermeyeceğimizi ve bu konuda kararlılığımızın tam olduğunu da vurgulamak isterim. KIBRIS TÜRKÜ’NÜN GÜVENLİĞİ İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALMA KARARLILIĞIMIZ TAMDIR Millî meselemiz olan Kıbrıs konusunda ise bugüne kadar ortaya konulan çözüm yöntemlerinden, maalesef bir sonuç elde edilememiştir. Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 50’nci yıl dönümünde şunu rahatlıkla ifade edebiliriz ki, 50 yıldır Ada'ya (hem soydaşlarımıza hem de Rumlara) barış ve huzur ortamı gelmiş, akan kan durmuştur. Kıbrıs Adası’nda dengeleri bozabilecek ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine tehdit oluşturabilecek her türlü gelişmeyi yakından takip ediyoruz. Orta Doğu’da yaşananlar sonrası Kıbrıs adasında son dönemde artan hareketlilik ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin silahlanma faaliyetleri Ada’daki hassas dengeye zarar vermektedir. Malumunuz son olarak ABD ile GKRY arasında “Savunma İş Birliğine İlişkin Yol Haritası” anlaşması yapıldı. Bu tutum ABD’nin Kıbrıs Adası’na yönelik tarafsızlığına zarar vermektedir. ABD’nin 2020 yılında aldığı, 2022’de kapsamını genişlettiği ve 2023’te uzattığı GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma kararını, 1 Ekim 2024 itibarıyla bir yıllığına yeniden uzatacağını açıklaması da kabul edilemez bir durumdur. Ada’da tek ve kesin çözüm; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesidir. Türkiye’nin; geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türklerinin güvenliğini, huzurunu ve refahını korumak için her türlü askerî ve siyasi tedbiri alma kararlılığı tamdır. İSRAİL DEVLET TERÖRÜ UYGULUYOR Krizin en başından bugüne kadar, yalnızca bölgedeki değil dünyadaki herkesin güven ve huzuru için acil ve kalıcı ateşkes sağlanarak çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi gerektiğini savunuyoruz. İsrail bugüne kadar alınmış kararlara rağmen, bölgede haksız ve hukuksuz uygulamalarına, masum sivilleri, özellikle çocukları hedef alan katliamlarına devam etmekte, Filistinlilere devlet terörü uygulamaktadır. Öte yandan, İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırıları ve İran ile yaşadığı gerginlik tüm bölgenin kaosa sürüklenme tehlikesini artırmış, İsrail saldırılarının Gazze ile sınırlı kalmayacağı, bölge geneline yayılacağı endişemizin ne kadar haklı olduğunu da göstermiştir. Zira İsrail, işgalci zihniyetini her fırsatta ve gittikçe artan bir saldırganlık ve hukuk tanımazlıkla ortaya koymaktadır. Öyle ki Suriye’de meydana gelen son gelişmeler sonrası İsrail’in Golan tepeleri bölgesindeki yeşil hattı işgali ve Şam’a yönelik saldırıları, bu konudaki haklılığımızın son göstergeleridir. Uluslararası camianın bölgeyi büyük bir tehlikeye sürükleyen bu saldırgan devlete karşı daha da somut adımları bir an önce atması gerekmektedir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki; Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrar için 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafya bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti’nin kurulması şarttır. Öte yandan İsrail’in saldırganlığı altında zor durumda kalan Gazze’ye ve Lübnan’a insani yardımlarımızı ulaştırmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, 19 uçak ve 11 gemi ile 275 bin ton yardım malzemesi bölgeye gönderilmiştir. Ayrıca 10 Ekim’de, çok az sayıda ülkenin yapabileceği çok önemli bir tahliye operasyonunu, Beyrut Limanı’ndan gerçekleştirdik. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ SONLANDIRILMASI İÇİN ÇOK YÖNLÜ ÇABALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ Karadeniz’de ise Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle hassasiyet devam etmektedir. İki komşumuz arasındaki bu savaşın sonlandırılması için Türkiye olarak en başından itibaren ortaya koyduğumuz çok yönlü çabalarımızı sürdürüyoruz. Barış olacaksa yine iki tarafla da görüşebilen tek lider olan Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle olacaktır. Karadeniz’e en uzun kıyı şeridine sahip ülke olarak bölgesel sahiplik yaklaşımımızın her zaman altını çiziyor, bu yaklaşımımız çerçevesinde faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Bu doğrultuda Karadeniz’de gerginliği azaltan ve dengeyi tesis eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dikkatle, sorumlu, tarafsız ve tavizsiz bir biçimde uyguladık, uygulamaya devam ediyoruz. Aynı şekilde NATO Müttefiklerimiz; Bulgaristan ve Romanya ile birlikte tesis ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu ile Karadeniz’deki güvenliğe katkılar sağlıyoruz. Temennimiz, tüm dünyayı etkileyen ve yaklaşık üç yıldır devam eden bu savaşın bir an önce son bulmasıdır. NATO’YA KATKI SAĞLAMAYA DEVAM EDİYORUZ Türkiye; NATO İttifakı’na katıldığı günden bu yana üstlenmiş olduğu tüm görevleri başarıyla yerine getirmeye; NATO’nun ikinci büyük ordusu olarak NATO kuvvet yapısına, misyon, operasyon ve karargâhlarına katkı sağlamaya devam etmektedir. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; - 10 Ekim 2023’te bir yıl süreyle komutasını devraldığı Kosova Barış Gücü (KFOR) Komutanlığı görevini uluslararası sorumluluğun gerektirdiği tam bir tarafsızlık ve şeffaflık içerisinde başarıyla yerine getirmiş, - 18 Ekim 2024’te üstlendiği KFOR Komutan Yardımcılığı görevini devralmış, - 1 Aralık 2024-1 Aralık 2025 tarihleri arasında 65’inci Mekanize Piyade Tugayı Komando Taburumuz ile KFOR İhtiyat Taburu görevini, - 1 Temmuz 2024’te; 4 yıl süreyle üstlendiğimiz Karadeniz Müşterek Görev Kuvveti (CTF BLACK) ile yine 1 yıl süreyle üstlendiğimiz Akdeniz Müşterek Görev Kuvveti (CTF MED) Komutanlıklarını, - 24 Temmuz 2024’te 7’nci kez devraldığı deniz haydutluğuna karşı Birleşik Görev Kuvveti (CTF-151) komutasını, - 3 Aralık 2024’te Kanada Deniz Kuvvetlerinden devraldığı NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2’nin komutasını başarıyla sürdürülmektedir. Ayrıca, NATO Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2’nin komutasını da 16 Aralık’ta, 6 aylığına devralınacaktır. Bosna Hersek’teki Avrupa Birliği Gücü Althea Harekâtı Manevra Bölüğü rotasyonu kapsamında ise bir motorlu piyade bölüğümüz 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla İtalya’dan görevi devralacak ve 30 Haziran 2026’ya kadar 18 ay süreyle görevini sürdürecektir. TSK 2024’TE 140 TATBİKATI BAŞARIYLA İCRA ETTİ Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, hâlihazırda yürüttüğü tüm operasyonları ve görevlerinin yanı sıra; etkinlik ve caydırıcılığını daha da artırmak için ulusal ve uluslararası eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de aralıksız sürdürmektedir. 1 Ocak’tan itibaren 39’u NATO, 32’si Millî, 48’i Davet ve 21’i Özel olmak üzere toplam 140 tatbikat başarıyla icra edilmiştir. 2024 yılında; Kara Kuvvetlerimiz, 10 bölgede aynı anda harekât icra etmiş ve etmekte, Deniz Kuvvetlerimiz, 125 bin 766 saat seyir gerçekleştirmiş, Hava Kuvvetlerimiz, 72 bin 965 sorti, 143 bin 726 saat uçuş yapmış, Farklı coğrafyalarda 70 bin personel ile 20 görev icra edilmektedir. 35 BÜYÜK ORMAN YANGINI SÖNDÜRMEK İÇİN 114 HELİKOPTER İLE DESTEK SAĞLADIK Bakanlığımız tüm bu faaliyetlerinin yanı sıra, yaşanan afet ve acil durumlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen talepler çerçevesinde arama, kurtarma, ulaştırma, güvenlik, barınma ve iaşe desteği de sağlamaktadır. 1 Mayıs-30 Kasım 2024 (yangın mevsimi) tarihleri arasında Orman Genel Müdürlüğünün talebine istinaden 35 büyük orman yangınına 114 helikopter ile 3.558 sorti ve 7 bin tondan fazla su atımı yapılarak destek sağlanmıştır. MİLLÎ TEKNOLOJİ HAMLESİ, ÜLKEMİZ İÇİN ELZEMDİR Savunma sanayii alanında güçlü ve bağımsız olmayan milletlerin geleceğe güvenle bakabilmeleri mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve teşvikiyle mütemadiyen geliştirilen yerli ve millî savunma sanayii ürünü silah sistemleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin imkân ve kabiliyetleri her geçen gün daha da artırılmaktadır. Bu anlayışla başlatılan ve üzerinde hassasiyetle durduğumuz “Millî Teknoloji Hamlesi”, egemenlik ve bağımsızlığımız için vazgeçilmez olduğu gibi ülkemizin jeopolitik ve stratejik konumu itibarıyla da elzemdir. Savunmamız ne kadar güçlü ve bağımsızsa, yarınlarımız o kadar güvenlidir. Bugün insansız kara, deniz ve hava araçlarından helikopterlere, silah ve akıllı mühimmatlardan füzelere, hava savunma ve elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ihtiyacımız olan teknolojileri, yerli ve millî olarak tasarlayıp üretiyor ve çok sayıda ülkeye de ihraç ediyoruz. Tasarımdan üretime kendi imkânlarımızla geliştirdiğimiz sistemleri kardeş, dost ve müttefik ülkelere de ihraç ederek ekonomimize de önemli katkılar sağlıyoruz. Bu kapsamda büyük bir başarıyla hizmet veren ve dünya klasmanında takdir gören silahlı/silahsız insansız hava sistemlerimiz; Akıncı, TB-2,TB-3, Aksungur, Anka ve üretimi devam eden Kızılelma ve Anka-3’ün yanı sıra; - Temel eğitim ve hafif taarruz uçağımız “HÜRKUŞ”, - Jet eğitim uçağımız “HÜRJET”, - Genel maksat helikopterimiz “GÖKBEY” ve taarruz helikopterimiz ATAK, - İlk yerli ve millî savaş uçağımız KAAN, - Ana Muharebe Tankımız ALTAY, - MİLGEM projesi kapsamında üretilen korvetler, - Millî Denizaltı (MİLDEN Projesi), - İSTİF sınıfı fırkateynler ve özellikle TCG ANADOLU ülkemizin savunma sanayi atılımlarının en somut örnekleridir. Son olarak geçtiğimiz ay Bayraktar TB-3’ün, millî gururumuz ve donanmamızın amiral gemisi TCG Anadolu’dan ilk kalkış ve inişini başarıyla gerçekleştirmesi de / yerli ve millî savunma sanayindeki adımlarımızın en son örneğidir. Ayrıca, Dizayn Proje Ofisimiz tarafından, yerli ve millî olarak tasarlanan ve üretilen Ada Sınıfı korvetlerimiz ve İstanbul firkateynimizden sonra / 3’üncü proje olan TF-2000 hava savunma harbi muhribi ile 4’üncü proje olan millî uçak gemisinin tasarım faaliyetleri de başarıyla devam etmektedir. Önümüzdeki yılın ilk aylarında, bu iki proje kapsamında sac kesme faaliyetlerinin de yapılmasını planlıyoruz. Öte yandan uzun menzilli hava savunma sistemleri (SİPER), füze teknolojileri ve elektronik harp sistemleri gibi kritik savunma sanayi projelerimizde de önemli aşamalar kaydedilmiştir. Türk savunma sanayisinin önemli bir yapıtaşı olarak hayata geçirilmekte olan Çelik Kubbe; kısa, orta ve uzun menzilli hava savunma silah sistemlerimizin (KORKUT, HİSAR-A/HİSAR-O, GÖKDEMİR, SİPER) entegre biçimde görev yapmasını sağlayan, günümüzün tehditlerini bertaraf etme kabiliyetine sahip etkili ve katmanlı bir hava savunma mimarisidir. Bu “güvenlik şemsiyesi”ni inşa edecek teknolojik olgunluğa erişmiş durumdayız. #MillîSavunmaBakanlığı #YaşarGüler

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

51,702 views • 1 year ago

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün yaptığı açıklamada terörist başı Öcalan'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşup DEM grubuna seslenmesi gerektiğini söylemiştir. Devlet Bahçeli'nin bu çağrısı Recep Tayyip Erdoğan ve Özgür Özel tarafından da desteklenmiştir. Bu çağrıya çözülme ortakları DEM, CHP, AKP'nin açık desteğinin olduğunu görüyoruz. Artık Türkiye'de Cumhur İttifakı ve CHP'den oluşan yeni adıyla Cumhur Halk Partisi vardır. Cumhur Halk Partisi, DEM'le koalisyon içerisindedir. Artık Erdoğan, Özel, Bahçeli ve Öcalan'ın el ele yürüdüklerini görüyoruz. Devlet Bahçeli'nin ‘terörist başı Öcalan TBMM'de DEM grubuna konuşsun’ ifadesi tam bir siyasal cinnettir. Devlet Bahçeli belli ki terör örgütünü hiç tanımamış. Terör örgütünün sözde başkanlık konseyi yapmış olduğu edepsiz açıklamada, ‘Savaşa biz karar veririz’ mealinde açıklamalar yaptı. Terör örgütünde terörist başı Öcalan'ın artık fiili bir otoritesi yok. Ancak kurucu olmasından kaynaklanan simgesel bir otoritesi var. Öcalan'ın ne demesini bekliyorsunuz? ‘Hadi silahlarınızı gömün, barış yapalım.’ Böyle mi demesini istiyorsunuz? Siz önce Türk milletine itiraf edin. Öcalan'a bu konuşmayı yapması için ne verdiniz? Özgür Özel, ‘El yükseltiyorum. Devlet Bey, Kürtlere bir devlet teklif ediyorum. Tam olarak kendilerine ait hissetmeyen bütün Kürtlere Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sahibi olmayı teklif ediyorum’ diyor. Erdoğan'a, Bahçeli'ye, Özel'e soruyorum; Öcalan'a Türk Milletine ait olan neyi teklif ediyorsunuz? Neyi vermeye karar verdiniz? Türkiye'nin bir bölgesinin Kürdistan olmasına mı karar verdiniz? Devletin resmi dilini değiştirmeye mi karar verdiniz? Federal bir Türkiye kurmaya mı karar verdiniz? Güneydoğu'da, Doğu Anadolu'da özel bir Kürdistan kurmaya mı karar verdiniz? Öcalan size ne karşılığında ne veriyor? Bunu Türk Milletine açıklamak zorundasınız. Bu iş öyle Meclis’te yapılacak konuşmalarla halledilecek bir iş değil. Öcalan'a hangi tavizleri verdiniz? Öcalan, Suriye PKK'sı PYD'nin 140 bin kişiden oluşan yapısını dağıtacak mı? Yoksa Öcalan'a sadece Türkiye'de değil Suriye'de de mi devlet kurma izni veriyorsunuz? Öcalan'ın terör örgütünü lağvetme gücü yoktur. İlginç olan çözüm süreci faciasını bu ülkeye yaşatan AKP'nin DEM ve ardılı partilerin ve terör örgütünün aklına bile gelmeyen terörist başını Meclis’te konuşturması teklifi Türk Milliyetçiliğini temsil iddiasındaki Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den gelmiştir. Terörist başı Öcalan'a olmayan payeler sunmak Devlet Bahçeli'ye düşmez. Devlet Bahçeli'nin bu ifadelerinden dolayı ortaya haklı bir infial çıkmıştır. Vatanseverler, Türk Milliyetçileri derin bir hayal kırıklığı içerisindedirler. Şehitlerimiz, Gazilerimiz kendilerine hakarete uğramış hissetmektedirler. Devlet acziyet içine sokulmuştur. Türk Devleti'nin terörü durdurmak için terörist başının desteğine ihtiyacı yoktur. Bahçeli'nin bu ifadeleri, Erdoğan'ın destek açıklamaları, Özgür Özel'in destek açıklamaları terör örgütü ile can siperane mücadele eden kahraman ordumuzu, kahraman jandarmamızı ve kahraman polisimizi demoralize etmektedir. ‘Biz ne uğruna şehit oluyoruz’ sorusunu sormalarına neden olmaktadır. Türk ordusunun ve polisinin en seçkin evlatlarından 793 tanesi, jandarma ve polis özel harekat mensupları Hendek Çatışmalarında şehit düşmüşlerdi. Binlerce yaralımız vardı. Sizin siyasette yaptığınız hataların bedelini onlar aziz kanlarıyla düzeltmeye çalıştılar. Ülkemiz terörle mücadele bulunduğu konumdan daha geriye düşürülmeye çalışılmaktadır. Bahçeli böyle bir sürece alet olmaktadır. Bahçeli'nin terörist başını Meclis’te konuşturma fikri kendisine mi aittir? Yoksa yerli ve milliliği elden bırakmayan AKP tarafından mı kendisine söyletilmiştir? Bahçeli bir süre önce ‘Çok şey değişecek. İnşallah Türkiye değişmez’ demişti. Sayın Bahçeli Türkiye'yi değiştirmeye karar vermişsiniz anlaşılan. Nereye kadar değiştireceksiniz? Öcalan'a neler vereceksiniz? Türk halkına, Türk Milletine ait olan neleri Öcalan’a devretmeye karar verdiniz? Bahçeli bunu kimin söylettiğini Türk Milletine açıklamak zorundadır. Kendi fikri midir yoksa Erdoğan böyle söylediği için mi söylemiştir? Biz, Zafer Partisi olarak bu çağrıya verilen desteklere hiç şaşırmadık. Çünkü bu çağrının sahibi Bahçeli, zamanında ortağı olduğu koalisyon hükümetini bozdu ve erken seçimle AKP'yi iktidara taşıdı. Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olabilmesi için Meclis oturumuna katıldı, ön ayak oldu. Parlamenter sistemden tek adam rejimine geçişin ve sonrasındaki çöküşün mimarlarından birisi oldu. Ne zaman sıkışsa AKP'nin stepnesi olduğu, koltuk değneği olduğu, destek olduğu ayakta kalmasını sağladı. Şimdi de görüyoruz ki Bahçeli, Öcalan'a koltuk değneği olmaya karar vermiş. Terörist başını Meclis’e çağırmak sadece kahraman gazilerimiz ve aziz şehitlerimize değil, büyük Türk Milletine Gazi Meclisimize ve Cumhuriyetimize hakarettir. Bu hakareti yapan kişi Devlet Bahçeli'dir. Şimdi tekrar soruyorum; Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörist Öcalan Meclis’te konuşursa terörün bitmeyeceğini, sona ermeyeceğini bilmez mi? Bahçeli, Erdoğan, Özel, terörün arkasında Batılı emperyalist güçler olduğunu ve onların Türkiye Sevr koşullarına gelmedikçe, terörü vekil güç olarak kullanmaya devam edeceğini kestiremez mi? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, PKK'yı Öcalan'ın yönettiğini mi zannediyorlar? Bahçeli, Erdoğan ve Özel, terör örgütü alanda yenilip silah bırakmaya zorlanmadıkça kendiliğinden silah bırakmayacağını bilmez mi? 10 yıl önceki çözüm sürecinin memlekete ne ağır maliyetler ödettiğini bilmezler mi? Dün lideri ölen FETÖ terör örgütü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni bombalamıştı. Çok aşağılık bir eylemdi bu bombalama eylemi. Bir başka ülkenin ordusu bile bizim parlamentomuzu bombalamaz, bizim ordumuz da başka bir ülkenin parlamentosunu bombalamaz. Ama terör örgütü FETÖ, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni Gazi Meclisimizi bombalatmıştı. Şimdi Bahçeli, Öcalan’ı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin içine sokup vicdanını, manevi şahsiyetini meclisin bombalatmaya hazırlanıyor. Bahçeli Türkiye'de bozulma, çözülme ve çöküşlerin daimi işaret fişeği olarak kullanıldı. Bahçeli attığı siyasi adımlarla AKP'yi bu milletin başına musallat etti, tek adam sistemiyle parlamenter demokrasiyi değiştirdi ve şimdi Öcalan ve DEM'le işbirliği yaparak kalanı da yok etmek istiyor. Bahçeli'nin yolu yıkım yoludur. Onunla olan veya destek verenler de bu yıkıma ortaktırlar. Şimdi buradan Milliyetçi Hareket Partisi'ne gönül vermiş bütün kardeşlerime seslenmek istiyorum. Lider bildiğiniz kişinin terör seviciliği yapması sizi kızdırıyorsa, parti içindeki emeklerinizin değişik klikler tarafından keyfi menfaatlerine kurban edilmesinden bıktıysanız, sizleri Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkeleri ve Alparslan Türkeş’in ülküleri doğrultusunda vatan uğruna mücadele etmeye ve terörün karşısında duran, dimdik duran Zafer Partisi’ne gelmeye davet ediyorum. Gün, devletimiz, milletimiz ve bayrağımız için mücadele günüdür. Sizlere düşen bu kutlu mücadele de bizi yalnız bırakmamanız, yanımızda olmanızdır. Bu vesileyle sevgili Cumhuriyet Halk Partililere de seslenmek istiyorum. Gerçek Atatürkçülere seslenmek istiyorum; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu devleti Öcalan'a vermeyi teklif eden Özgür Özel'in arkasından gitmeyin. Atatürk'ün kurduğu genç Cumhuriyete ihanet eden bir başka terörist başı Şeyh Said'e vatan haini diyemeyen adamlar Atatürkçü olamazlar, Atatürk'ün partisine genel başkanlık edemezler. Onun için bütün gerçek Atatürkçü Cumhuriyet Halk Partilileri Zafer Partisi'ne davet ediyorum. Sevgili AK Partililere de seslenmek istiyorum; sevgili vatansever, AKP'li kardeşlerim: PKK ile ilk müzakere sürecinde Dolmabahçe'de ulaşılan ve halka duyurulan mutabakat terörle mutabakat sürecini Haziran 2015 seçimlerinde siz oylarınızla sandığa gömerek durdurdunuz. Erdoğan'ı siz iktidardan düşürdünüz. ‘Allah devlete ve millete zeval vermesin’ diyorsunuz. Evet, Allah devlete ve millete zeval vermesin Cumhur İttifakı ve CHP şimdi devlete ve millete zeval vermeye hazırlanıyorlar. Buna izin vermeyelim sevgili kardeşlerim. Bütün vatansever AK Partilileri de Zafer Partisi'nin çatısının altına davet ediyorum. Devletimize ve milletimize zeval gelmesini birlikte engelleyelim diyorum. Biz Zafer Partisi olarak, Atatürk'ün bize emanet olan Cumhuriyeti ve devletimizi, kurucu ilkeler ve değerler ışığında ve hukuk devleti esaslarına göre korumaya oluşan tehditleri milletimize anlatmaya ve bunlara kararlılıkla karşı koymaya devam edeceğiz. Bu rezil gidişe Yunanistan'ın önünde diz çökerek Doğu Akdeniz ve Ege'de verilecek tavizlere, Kıbrıs'ta verilecek tavizlere karşı çıkıyoruz. Biz bu rezil gidişle terör örgütüne teslim olup Öcalan'a verilen tavizlere karşı çıkıyoruz. Bunun için de artık Türk milletine gitmenin zamanı geldiğini düşünüyoruz. Hodri meydan! Siz yanınıza Öcalan’ı alın, biz Türk Milletini alalım. Erken seçimde sandığa gidelim. Ne mutlu Türk’üm diyene!

Ümit Özdağ

2,269,944 views • 1 year ago

Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Efes-2026 Tatbikatı’nın icra edildiği İzmir’deki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: 19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN Efes-2026 Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü münasebetiyle Seferihisar/İzmir’de icra ettiğimiz Millî Savunma Bakanlığı Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. Öncelikle, - Milletimizle birlikte birçok anlamlı ve özel etkinlik gerçekleştirdiğimiz 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı bir kez daha kutluyor, - Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ayrıca; - 162 yıl önce (21 Mayıs 1864) ana yurtlarından sürgün edilen Çerkez kardeşlerimiz ile - Sürgün edilmelerinin 82’nci yıl dönümünde (18-20 Mayıs 1944) Kırım Tatar Türkü soydaşlarımızın acılarını paylaşıyor, hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. EFES-2026 TATBİKATI BAŞARIYLA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; dost ve müttefik ülkelerle müşterek çalışabilirlik seviyesini artırmak, koordinasyon kabiliyetlerini geliştirmek ve bölgesel güvenliğe katkı sağlamak amacıyla tatbikat faaliyetlerini kesintisiz sürdürmektedir. Bu kapsamda; Efes-2026 Tatbikatı; ülkemiz ev sahipliğinde, Ege Ordusu Komutanlığımızın sevk ve idaresinde, dost ve müttefik ülke unsurlarının katılımıyla, 11-17 Nisan tarihleri arasında Bilgisayar Destekli Komuta Yeri ve 20 Nisan-21 Mayıs tarihleri arasında Fiilî Atışlı Arazi Safhası olmak üzere iki safha hâlinde İzmir Körfezi ve Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesinde icra edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin en büyük birleşik, müşterek tatbikatlarından olan Efes-2026’ya millî unsurlarımız ile birlikte 50 ülkeden gözlemci, birlik ve unsurların yer aldığı 10 binden fazla personel katılmaktadır. Efes-2026 Tatbikatı’nın maksadı, birleşik ve müşterek harekâtta; - Planlama, koordinasyon ve icra konusunda birlikte çalışabilirliği geliştirmek, - Komuta-kontrol usullerini, elektronik harp taktik ve tekniklerini denemek, - Katılımcı ülkelerin envanterindeki harp silah ve araçlarının müşterek kullanılma usullerini uygulamak, - Lojistik desteğin planlama ve icra esaslarını geliştirmek, - Ortak siber güvenlik anlayışı oluşturmak, - Asimetrik tehditlere karşı koyma ve hibrit harekât icra etme kabiliyetlerini artırmaktır. Efes Tatbikatı’nda, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda geliştirilen yüksek teknoloji ürünü silah sistemlerimiz de başarıyla kullanılmaktadır. Bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinde bulunan; - GÖKBEY helikopteri, - M-60 T1 tankı, - Panter ve Boran obüsleri, - TRLG-230 ve Sungur füzeleri, - Tayfun, Hisar-A ve Hisar-O Hava Savunma füze sistemleri, - KORKUT Hava Savunma Silah Sistemleri, - 35 mm Modern Çekili Top, - Kalkan Hava Savunma Radarı, - İhtar İHA Karşı Sistemi, - Zırhlı Taktik Araç Uzaktan Komutalı Silah Sistemi(ZTA-UC), - KARAOK Tanksavar Silahı, - UMTAS Tanksavar Füzesi, - Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Sensör Keşif, Radar, Komuta ve KBRN Araçları, - SARP Kuleli Geliştirilmiş Zırhlı Personel Taşıyıcı, - KARAYEL Karinalı Bot, - Mekanik Mayın Temizleme Teçhizatı (MEMATT), - Araca Monte Mayın/EYP Tespit Sistemi (AMMTS), - ALKAR 120 mm Havan Silah Sistemi, - GEZGİN Uydu Terminali, - Atış Destek ve Yönlendirme (ADY) Sistemleri, - TARAS-II Radyolink Sistemi, - Elektronik Devreli EYP Tespit ve Zararsız Hâle Getirme Sistemi, - Zırhlı Akaryakıt Tankeri, - KBRN Temizleme Dronu, - ASLAN İKA, - Paramotor, - Motorsikletli Komando Ekibi, - Dragoneye-2, - DORUK-2 Elektro-Optik Sensör Sistemleri, - Kentsel Arama Kurtarma Aracı, - Patlayıcı Madde Keşif ve İmha (PMKİ) Aracı, - Mobil Diş Ünitesi, - Seyyar Sahra Üniteleri, - Konteyner Köpek Kulübesi, - TEBER ve MAM-T SİHA Mühimmatı ile Envantere alınması planlanan; - Taşınabilir Elektronik Taarruz (MİLKAR-A) Sistemi, - ALKA Lazer Silah Sistemi, - MAGAS-E, - TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, - GÖKBERK Lazer Silah Sistemi ve - Kamikaze Sürü Dron gibi muhtelif silah ve sistemler Efes-2026 Tatbikatı’nda ilk defa kullanılmaktadır. Bu tatbikatta, daha önceki EFES tatbikatlardan farklı olarak; - Ağ-Kara КОСАТЕРЕ Harekât Yönetim Sistemi, - Askerî Karar Verme Sürecinde yapay zekâ destekli analiz uygulaması kullanılmıştır. Ayrıca, 16 Mayıs’ta Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi Seferihisar/İzmir’de açılan ve 55 savunma sanayi firmamızın yer aldığı sergide; “Efes-2026 Savunma Bilim ve Teknolojileri” konulu üniversiteler arası proje yarışması kapsamında 69 üniversiteden 292 başvuru arasından ilk 10’a giren projeler de yer almaktadır. Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz tarafından tatbikat kapsamında yarın (21 Mayıs) gösteri uçuşu yapılacaktır. Değerli Basın Mensupları, - 18-22 Mayıs tarihleri arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Türkiye-KKTC Doğal Afetler Arama Kurtarma Tatbikatı icra edilmekte, 11-29 Mayıs tarih aralığında; - Hollanda’da Teknik Birlikte Çalışabilirlik, - Sırbistan’da NATO-Sırbistan, - İtalya’da Italian Minex, - Tunus’ta Tunus Deniz, - Romanya’da OPEX (OperationalExperimentation Exercise) tatbikatlarına katılım sağlanmaktadır. 4-14 Haziran tarihleri arasında Karadeniz, Marmara, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de Denizkurdu-II Tatbikatı’nın icra edilmesi planlanmaktadır. - İtalya Deniz Kuvvetlerine ait Alpino tarafından 18-21 Mayıs tarihleri arasında Antalya’ya liman ziyareti gerçekleştirilmekte, - 23 Mayıs-20 Ağustos tarihleri arasında NATO Daimî Deniz Görev Grubu-1’de (SNMG-1) görevli TCG Oruçreis gemimiz, 30-31 Mayıs’ta Rota/İspanya’ya, - Italian Minex Tatbikatı’na katılan TCG Amasra mayın avlama gemimiz 24 Mayıs’ta Augusta /İtalya’ya, - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL)’nde görevli Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram 26-30 Mayıs tarihleri arasında Mersin’e, liman ziyaretleri yapacaktır. Bugün (20 Mayıs) Perşembe/Ordu’da düzenlenen “Mayıs Yedisi, Su Bayramı, Deniz Bayramı Festivali”ne katılan TCG Barbaros gemimiz, halkımızın ziyaretine açılmıştır. - Bahreyn’de 27-28 Mayıs’ta icra edilecek “Çok Uluslu Deniz Ortaklığı (CMF) Deniz Güvenliği Konferansı”na Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan bir heyet katılacak, - Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığı (Maritime Security Centre of Excellence-MARSEC COE) tarafından, 6’ncı Deniz Güvenliği Konferansı 9-10 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; yarın (21 Mayıs) NATO bünyesinde Polonya hava sahasında icra edilecek “Dinamik Hedefleme Görevi”ne Tanker ve Havadan İhbar Kontrol (HİK) uçaklarımız ve uzay temelli istihbarat desteğiyle (GÖKTÜRK-1) katılım sağlanması planlanmaktadır. SOLOTÜRK tarafından “Türk Silahlı Kuvvetleri ve Havacılık Tanıtım Faaliyeti” çerçevesinde; bugün (20 Mayıs) Giresun’da, 22 Mayıs’ta Ordu’da gösteri uçuşları yapılacaktır. Diğer yandan, - Günümüzün çatışma ve belirsizlik ortamı ile geleceğin muharebe sahasında ortaya çıkabilecek risk ve tehditlere karşı hava savunma konseptine girdi sağlayacak hususları değerlendirmek üzere Genelkurmay Başkanlığı ev sahipliğinde Bakanlığımız, Kuvvet Komutanlıkları, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma Sanayi firmalarının katılımıyla “Hava ve Füze Savunma Alt Çalıştayı” 15 Mayıs’ta interaktif olarak icra edilmiştir. - “Bahriye ve Deniz” temalı “Resim ve Gemi Modeli Yarışmaları Sergisi” 18-31 Mayıs tarihleri arasında, Ankara Resim ve Heykel Müzesinde halkımızın ziyarete açılmıştır. - 7-13 Mayıs tarihleri arasında Hırvatistan’da düzenlenen “Ateşli Silahlar Avrupa Şampiyonası”nda 25 metre Tabanca Düet Takım Branşı’nda Avrupa Üçüncüsü olan sporcumuzu, - 14-16 Mayıs tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilen “Uluslararası Masterlar Uzun Kulvar Yaz Yüzme Şampiyonası”na, TSK Spor Gücü adına katılan ve 12 birincilik, yedi ikincilik ve dokuz üçüncülük elde eden Deniz Harp Okulu Yüzme Takımımızı, - 16 Mayıs’ta Tuzla-Heybeliada rotasında düzenlenen “42’nci Millî Savunma Üniversitesi Deniz Harp Okulu Kupası Yat Yarışı”nda derece elde eden TSK Spor Gücü Yat Takımızı ve sporcularımızı bir kez daha tebrik ediyoruz. TERÖRİSTLER TESLİM OLMAYA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler kapsamında geride bıraktığımız hafta içerisinde; - 5 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. HUDUTLARDA 218 ŞAHIS YAKALANDI Hudutlarımızda alınan yoğun ve etkin tedbirler sayesinde, son bir hafta içerisinde yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 218 şahıs yakalanmış, 976 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 3 bin 162’ye, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 30bin 170’e ulaşmıştır. TSK BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARA DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir. - 13-15 Mayıs tarihleri arasında Sayın Cumhurbaşkanımızın Kazakistan ziyaretine refakat eden Sayın Bakanımız; - 16 Mayıs’ta, ülkemiz ile ABD’nin NATO Daimî Temsilcilerini, - 18 Mayıs’ta Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı’nı kabul etmiştir. - Bugün (20 Mayıs) ve yarın (21 Mayıs) Efes Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’ne iştirak eden Sayın Bakanımız, dost ve müttefik ülkelerin savunma bakanları ve genelkurmay başkanları ile ikili görüşmeler de gerçekleştirmektedir. Sayın Genelkurmay Başkanımız, 18-19 Mayıs’ta Belçika’da düzenlenen NATO Askerî Komite Toplantısı’na katılmıştır. Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız, - 12-14 Mayıs tarihleri arasında Özbekistan Savunma Bakanlığının resmî davetlisi olarak Taşkent’e gitmiş, Özbekistan Savunma Bakanı dâhil çeşitli temas ve görüşmeler gerçekleştirmiş, - 18 Mayıs’ta resmî davetlisi olarak ülkemize gelen Romanya Kara Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetle bir araya gelmiştir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız 22 Mayıs’ta, ülkemizde bulunan Polonya Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyet ile görüşecektir. Sayın Hava Kuvvetleri Komutanımız 18 Mayıs’ta, Pakistan Hava Kuvvetleri Komutanı’nı makamında ağırlamıştır. Bakan Yardımcılarımızdan; - Sayın Musa Heybet, 13 Mayıs’ta, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen Türkiye-Belçika Ekonomi Forumu’na, - 15 Mayıs’ta Harita Genel Müdürlüğümüzün kuruluşunun 131’inci yıl dönümü etkinliğine katılmış, - Sayın Salih Ayhan ise; 13-15 Mayıs tarihleri arasında Bükreş/Romanya’da düzenlenen Karadeniz Savunma, Havacılık ve Deniz Güvenliği Fuarı’na iştirak etmiş, fuar kapsamında; Romanya’nın Maliye Bakanı; Ekonomi, Dijitalizasyon, Girişimcilik ve Turizm Bakanı ve Millî Savunma Bakan Yardımcısıyla ile ikili görüşmeler gerçekleştirmiştir. İSRAİL YENİ BİR KORSANLIK EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİ Diğer yandan, Orta Doğu’daki gelişmeler kapsamında; Filistin halkıyla dayanışmasını göstermek ve Gazze’ye yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan “Küresel Sumud Filosu”na, uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından müdahale edilerek yeni bir korsanlık eylemi daha gerçekleştirilmiştir. İsrail, alıkonulan vatandaşlarımızla beraber tüm katılımcıları derhâl serbest bırakmalıdır. Gazze’de yaşanan bu insani trajedinin ve İsrail’in hukuk tanımaz eylemlerinin sona erdirilmesi için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini yineliyoruz. Ayrıca, İran ile ABD arasında devam eden müzakere sürecinde tarafların sağduyulu ve yapıcı davranmasının önemini ve bu yöndeki çabalara her türlü desteği vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. İsrail ve Lübnan arasında 45 gün süre ile uzatılan ateşkes kararını da memnuniyetle karşılıyor, İsrail’in ateşkes ruhuna uygun davranması gerekliliğini yineliyoruz. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ ENVANTERE GİRDİ Yerli ve millî savunma sanayimizin sunduğu imkânlarla savunma kabiliyetlerini modernize etmeyi sürdüren Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ileri teknoloji donanımı ve caydırıcı gücünü daha da artırma çalışmaları kapsamında Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; - TAYFUN Blok-2 Füzesi ilk kez olmak üzere, - Fırtına-2 obüsü, - Akıncı Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) ile - Millî Piyade Tüfeği (MPT-76) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından hafta içerisinde; - Muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, - Yerli ve millî olarak geliştirilen Millî Deniz Topu Denizhan’ın üretimi tamamlanan 7’ncisi, atışlı kabul testlerini başarıyla tamamlayarak MİLGEM Projesinin10’uncu Gemisine monte edilmek üzere teslim edilmiştir. RESİM YARIŞMASI İÇİN BAŞVURULAR DEVAM EDİYOR Bakanlığımız ile Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen, ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik “Kahramanım Mehmetçik ve Vatan” konulu resim yarışmasına başvurular 25 Mayıs’a kadar devam edecektir. Çocuklarımızın; vatan sevgisi, millî değerlerimiz ve kahraman Mehmetçiğimize duydukları bağlılığı sanatın güçlü diliyle ifade edecekleri yarışmaya tüm öğrencilerimizi davet ediyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’yla; Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sahip olduğu yüksek harekât kabiliyeti, müşterek çalışma yeteneği ve güçlü caydırıcılığı bir kez daha ortaya konmuş; kara, deniz ve hava unsurlarımızın koordineli şekilde görev icra etme kabiliyeti başarıyla sergilenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, modern ve güçlü savunma ve güvenlik kapasitesiyle ülkemizin yanı sıra bölgesel ve küresel barış ve istikrarın teminatı olmaya kararlılıkla devam edecektir. Son olarak başta ülkemiz ve asil Türk milleti olmak üzere tüm İslam âleminin Kurban Bayramı’nı şimdiden kutluyor; sağlıklı ve huzurlu bayramlar diliyoruz. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: TÜRKİYE’NİN NATO’YA SUNDUĞU ASKERÎ AKARYAKIT BORU HATTI ÖNERİSİ NATO Akaryakıt Boru Hattı Projesi; NATO’nun Ortak Fonları kullanılmak suretiyle, NATO’nun doğu kanadındaki müttefiklerin enerji tedarikini güçlendirmek maksadıyla hazırlanan ve hâlihazırda NATO’da onay çalışmaları devam eden bir yetenek paketinin münferit bir projesidir. Söz konusu proje, Hürmüz Boğazı’ndaki son gelişmelere paralel olarak İttifak’ın deniz yakıt taşımacılığına olan bağımlılığı azaltması ve NATO’nun akaryakıt idamesi ve birlikte çalışabilirliğini artırması bakımından önem arz etmektedir. Projemiz alternatiflerine kıyasla 5 kat daha maliyet etkindir ve onaylanması hàlinde çok daha kısa sürede faaliyete geçirilecektir. Bu hattın hayata geçirilmesi durumunda, müttefiklerin yatırdığı katkı paylarından oluşan NATO Ortak Fonları ekonomik ve efektif kullanılacaktır. PATRIOTLARIN GÖREV DEĞİŞİMİ Ülkemizde konuşlu hava savunma sistemlerine ilişkin faaliyetler, müttefik ülkelerle koordinasyon içerisinde planlanmakta ve mevcut güvenlik ortamı çerçevesinde düzenli olarak değerlendirilmektedir. Ülkemizde görev yapan İspanya Patriot hava savunma sistemine ilave olarak ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalardan dolayı NATO tarafından görevlendirilen ilave iki Patriot sisteminden biri Almanya tarafından değiştirilecektir. Söz konusu değişimin Haziran ayı içerisinde tamamlanması planlanmakta olup ilgili sistemin yaklaşık altı ay süreyle görev yapması öngörülmektedir. Süreç mevcut güvenlik değerlendirmeleri doğrultusunda müttefiklerle koordineli şekilde sürdürülecektir. SON DÖNEMDE ALMANYA İLE OLUMLU İLİŞKİLER Türkiye; sahip olduğu güçlü ve tecrübeli ordusu, NATO içerisindeki etkin konumu, gelişen savunma sanayisi altyapısı ve Avrupa, Karadeniz, Kafkasya ile Orta Doğu arasında kritik öneme sahip jeopolitik konumuyla bölgesel güvenlik açısından vazgeçilmez bir müttefik konumundadır. Bu çerçevede Avrupa ülkelerinin, Avrupa güvenlik mimarisinin geleceğinde ülkemizin stratejik rolünü daha güçlü şekilde değerlendirdiği; savunma, güvenlik ve stratejik iş birliği alanlarında ilişkileri derinleştirmeye önem verdiği görülmektedir. EFES-2026 TATBiKATI'NA LiBYA VE SURİYE’NİN KATILIMI Türkiye’nin ev sahipliğinde icra edilen Efes-2026 Tatbikatı'nda Libya’nın doğusundan 331, batısından 171 personel olmak üzere toplam 502 personel, Türk Silahlı Kuvvetleri ile müşterek olarak eğitim yapmaktadırlar. Flintlock-2026’da ülkemizin desteğiyle başlatılan bu süreç, Libya ordusunun Libya toprakları dışında ilk defa Efes-2026 tatbikatına katılımıyla devam etmektedir. Tatbikata Libya bayrağı altında, tek Libya olarak katılan, Libya askerî personeline; Bot, Mayın/EYP, Tahkimat ve Beka, Özel Kuvvet Harekâtı, SAT/SAS, İlk Yardım ve Sıhhi Tedavi, Amfibi Harekât, MEBS ve Muharebe Enkazı Arama Kurtarma alanlarında eğitimler verilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri; Libya’da “Tek Libya, Tek Ordu” hedefi doğrultusunda somut adımlar atarak, yürütülen faaliyetlere destek vermekte; Türkiye’nin katkılarıyla icra edilen bu çalışmalar, taraflar arasındaki koordinasyon ve operasyonel uyumun geliştirilmesine önemli katkı sağlamaktadır. Aynı şekilde; yeniden yapılanma sürecine olan desteğimizin bir parçası olarak Suriye Ordusu çekirdek bir unsur ile Efes 2026 Tatbikatı'na katılım sağlamaktadır. Suriye toprakları dışında ilk defa bir tatbikata katılan Suriye ordusuna olan eğitim desteğimiz devam edecektir. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

20,950 views • 3 months ago

Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin olarak Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından icra edilen toplantıda şu bilgiler paylaşıldı: ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET DİLİYORUZ Millî Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’na hoş geldiniz. 21 Mart’ta, Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim faaliyetleri yürüten Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan kahraman silah arkadaşımız Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin’e, ASELSAN teknisyenlerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline bir kez daha Allah’tan rahmet; asil milletimize ve kardeş Katar halkına başsağlığı ve sabır diliyoruz. İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle gerçekleştiği değerlendirilen olayın meydana geliş nedeni Katar makamlarınca yapılacak inceleme sonucunda kesinleşecektir. Yine, 24 Mart’ta Doğubayazıt/Ağrı’da meydana gelen askerî araç kazasında şehit olan kahraman silah arkadaşlarımız Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel’e bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. 2 PKK’LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarımızda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürmektedir. Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde; - 2 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, - Harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. HUDUTLARDA MÜCADELE SÜRÜYOR Hudutlarımızda ise; - Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. - Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1.524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur. BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞ VE İSTİKRARA KATKILARIMIZ SÜRÜYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam etmektedir. NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, “NATO Irak Misyonu”nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak’ın başkenti Bağdat’ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır. ÇATIŞMALAR ORTA DOĞU’DAKİ BARIŞ VE İSTİRARI TEHDİT EDİYOR Ortadoğu’daki gelişmeler kapsamında; ABD/İsrail ile İran arasındaki çatışmalar ve İsrail’in devam eden saldırganlığı Orta Doğu’daki barış ve istikrarı tehdit etmeye devam etmektedir. Türkiye; tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürmektedir. Diğer yandan İsrail’in; Lübnan’da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta; Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekâtı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan’a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail’in, Suriye’nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria’da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz. SAYIN BAKANIMIZ BİRLEŞİK KRALLIK’TAKİ TEMASLARA DEVAM EDİYOR 18 Mart’ta, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı, 19 Mart’ta, Polonya Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı ile ikili ve bölgesel savunma ve güvenlik konularında telefon görüşmeleri gerçekleştiren Sayın Bakanımız, Aynı gün (19 Mart), Komuta Kademesiyle Hatay’a giderek çeşitli temas ve ziyaretlerde bulunmuş, Ramazan ayının son iftarını kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazilerimizin kıymetli aileleriyle yapmıştır. 20 Mart’ta, Hatay’da vatandaşlarımızla bayramlaşan Sayın Bakanımız, müteakiben İskenderun’a geçerek Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığında inceleme ve denetlemelerde bulunmuş ve Bahriyelilerle bayramlaşmıştır. 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı, İskenderun Deniz Üs Komutanlığı ve 39’uncu Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı personelinin de yer aldığı bayramlaşmada Sayın Bakanımızla telefonda görüşen Sayın Cumhurbaşkanımız da Mehmetçiklerimizin bayramını tebrik etmiştir. Sayın Bakanımız 23 Mart’ta; - Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan ASELSAN teknisyenleri için Ankara’da düzenlenen cenaze törenine Komuta Kademesi ile katılmış, - Şehitlerimizin aziz naaşlarının ülkemize getirilmesine refakat eden Katar’ın Ankara Büyükelçisi, Uluslararası Askerî İş Birliği Otoritesi Başkanı ile Askerî Ataşesini kabul etmiş, - BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar ile Bakanlığımızda bir araya gelmiştir. 24 Mart’ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı’nın resmî davetlisi olarak İngiltere’ye giden Sayın Bakanımız, mevkidaşıyla baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş, Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalamıştır. - Sayın Genelkurmay Başkanımız 23 Mart’ta, aziz şehitlerimizin naaşlarının ülkemize getirilmesine refakat eden Katar heyeti ile görüşmüş, - 24 Mart’ta, söz konusu kazada şehit olan kahraman silah arkadaşımız Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin için Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen uğurlama törenine katılmıştır. Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımız, 22-24 Mart tarihleri arasında Roma/İtalya'da düzenlenen “14’üncü Afrika Kara Kuvvetleri Komutanları Zirvesi”ne katılmış, çeşitli temas ve ziyaretler gerçekleştirmiştir. Diğer yandan, Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler Uygulama Planı kapsamında; Yunanistan Donanma Komutanı’nın, 31 Mart-2 Nisan tarihleri arasında Gölcük/Kocaeli’de Donanma Komutanımızı ziyaret etmesi planlanmaktadır. TSK EĞİTİM VE TATBİKATLAR İLE ULUSLARARASI GÖREVLERE DEVAM EDİYOR Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, her şartta göreve hazır olma anlayışıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir. Bugün (26 Mart) başlayan ve Sarıkamış/Kars’ta icra edilen Türkiye-Azerbaycan Sarsılmaz Kardeşlik-2026 Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Tatbikatı 1 Nisan’da tamamlanacaktır. - 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara’da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet (Cinnah-13), - 2-22 Nisan tarihleri arasında Kars’ta Türkiye ve Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiilî Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatlarının icra edilmesi planlanmaktadır. Kuzey Avrupa konuşlanması çerçevesinde; 60 günlük görev süresince 5 tatbikat, 4 ülkeye 5 liman ziyareti, 2 ülke ile ikili eğitim ve 1 Artırılmış Teyakkuz Faaliyeti icra eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimizin dönüş seyri 24 Mart’ta tamamlanmıştır. Ülkemizin öncülüğünde, Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubunun 9’uncu aktivasyon faaliyeti TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku’nun katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz’de icra edilmektedir. 23 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Romanya’da gerçekleştirilen Sea Shield Deniz Harekâtı Davet Tatbikatı’na katılan Görev Grubu unsurlarımız; 28-29 Mart’ta Köstence/Romanya’ya liman ziyareti yapacaktır. NATO Daimî Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında 24-29 Mart tarihleri arasında; - Almanya Deniz Kuvvetlerine ait Elbe ile - Arnavutluk Deniz Kuvvetleri unsuru Oriku tarafından İzmir’e liman ziyaretleri yapılmakta, - Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi kapsamında, Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından 29 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Mersin’e liman ziyareti gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb.Güngör Durmuş gemilerimiz; Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında dün (25 Mart) Doğu Akdeniz’den başladığı Somali intikaline devam etmektedir. Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantıları kapsamında; - 24 Mart’ta Brezilya’da başlayan Türkiye-Brezilya toplantısı 28 Mart’ta tamamlanacak, - Türkiye-İtalya toplantısı ise 1-2 Nisan’da ülkemizde icra edilecektir. “Balkan Şehitleri Anma Günü Etkinlikleri” kapsamında bugün (26 Mart) Edirne’de, - 3 adet F-16 uçağımız tarafından Muharip Uçak Geçişi yapılmakta, - Mehteran Birlik Komutanlığımızca konser icra edilmektedir. YENİ SİLAH SİSTEMLERİ HAVA KUVVETLERİMİZİN ENVANTERİNE GİRDİ Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modern ve caydırıcı yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yerli ve millî savunma sanayi imkânlarıyla kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca; - Bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası daha envantere alınmış, - Muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi’nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. Diğer yandan, hafta içerisinde başta Türk Silahlı Kuvvetlerimiz olmak üzere dost ve müttefik ülkeler ile uluslararası iş ortaklarına çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE); havacılık, uzay ve savunma alanlarında küresel kalite yapılanmasının önemli oluşumlarından biri olan Uluslararası Havacılık Kalite Grubu (IAQG) Europe üyeliğine kabul edilmiştir. Söz konusu üyelik ile uluslararası havacılık, uzay ve savunma ekosistemi içerisindeki konumunu güçlendiren şirketimiz, sektörün önde gelen küresel paydaşları ile birlikte kalite standartlarının geliştirilmesine katkı sağlayan kuruluşlar arasında yerini almıştır. ÖĞRENCİ VE PERSONEL TEMİNİ FAALİYETLERİMİZ SÜRÜYOR Personel ve askerî öğrenci alım/temin işlemleri, planlanan takvime uygun şekilde devam etmektedir. - 2026 Yılı Millî Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları Askerî Öğrenci Aday Tercih İşlemleri 25 Mart-24 Nisan tarihleri arasında yapılabilecek, - 2026 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü koordinesinde düzenlenecek Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında, 26-27 Mart’ta Gaziantep (İpek Yolu Kariyer Fuarı), 30-31 Mart’ta Adana’daki (Doğu Akdeniz Kariyer Fuarı) fuarlara katılım sağlanacaktır. Sonuç itibarıyla değişen güvenlik ortamının gerektirdiği yüksek hazırlık seviyesi, yerli ve millî savunma sanayimizin sağladığı imkânlar ve nitelikli personelimizin üstün gayretleriyle Bakanlığımız ve Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; ülkemizin savunma ve güvenliğinin teminatı olmaya, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir. BASIN MENSUPLARININ GÜNDEME DAİR SORULARI CEVAPLANDIRILDI Basın Bilgilendirme Toplantısı’nın ardından basın mensuplarının gündeme dair soruları cevaplandırıldı. Sorulara verilen cevaplar şu şekilde: EUROFIGHTER TEKNİK VE LOJİSTİK DESTEK SÖZLEŞMESİ Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında 20 adet Eurofighter Typhoon uçağı, ekipman ve mühimmat alımına ilişkin sözleşme 2025 yılı Ekim ayında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Birleşik Krallık Başbakanı Sayın Keir Starmer tarafından imzalanmıştı. Millî Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler ve Birleşik Krallık Savunma Bakanı Sayın John Healey tarafından dün Londra’da Eurofighter Typhoon Projesi kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır. ORDU SAHİLİNDE BULUNAN İNSANSIZ DENİZ ARACI (İDA) 21 Mart 2026’da Ordu’nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA’ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz’de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi hâlinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı unsurlar, Karadeniz’de deniz yetki alanlarımızın korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam etmektedir. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin tehlikeye atılmaması konusunda muhataplarımızla görüşülmekte ve gerekli uyarılar yapılmaktadır. KATAR'DA KAZA KIRIMA UĞRAYAN HELİKOPTER Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve millî savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır. KATAR'DAKİ UNSURLARIMIZIN EMNİYETİ Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan personelimizin güvenliği, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eş güdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlanmaktadır. Şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmamıştır. KURULMASI PLANLANAN NATO ÇOK ULUSLU KOLORDU KARARGÂHI Bakanlığımız tarafından, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargâhı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılması emredilmiş ve bu niyetimiz 2024 yılında NATO’ya beyan edilmiştir. Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargâhın onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır. #MillîSavunmaBakanlığı

T.C. Millî Savunma Bakanlığı

42,211 views • 5 months ago

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler 79'uncu Genel Kurulu'ndaki konuşmalarından... ▪ Buradaki dostlarımın çoğunun ekranlarda seyrettiği krizleri, biz anbean yaşıyor ve yönetmeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bugün sizlere gerilimlerin uzağında değil, tam kalbinde yer alan bir ülkenin lideri olarak sesleniyorum. ▪ Birileri rahatsız olsa da, birileri şahsımızı yine hedef alacak olsa da, bugün burada, insanlığın ortak kürsüsünde, insanlık adına bazı gerçekleri açık açık konuşmak arzusundayım. ▪ Şu an çatısı altında bulunduğumuz Birleşmiş Milletler, milyonlarca insanın hayatını kaybettiği İkinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası barışı ve güvenliği korumak amacıyla kuruldu. Birleşmiş Milletler’in kuruluşuyla birlikte küresel istikrara, huzura ve adalete dair beklentiler yeniden yeşermiş, barış umutları yeniden filizlenmişti. ▪ Ancak üzülerek görüyoruz ki; son yıllarda Birleşmiş Milletler kuruluş misyonunu ifa etmekte yetersiz kalıyor; giderek işleviz, hantal ve atıl bir yapıya dönüşüyor. ▪ “#Dünya5tenBüyüktür” şiarının temsil ettiği değerlere, bugünlerde daha çok, daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Uluslararası barış ve güvenliğin imtiyazlı 5 ülkenin keyfine bırakılmayacak kadar önemli olduğuna şahitlik ediyoruz. Bunun en dramatik örneği, Gazze’de 353 gündür devam eden katliamdır. ▪ 7 Ekim’den beri aralıksız süren İsrail saldırılarında 41 bini aşkın Filistinli hayatını kaybetti. Çoğu çocuk ve kadın 41 bin can, 41 bin insan, hem de acımasız bir şekilde hayattan koparıldı. Yine çoğu çocuk 10 binden fazla Gazzelinin nerede olduğunu kimse bilmiyor. Aynı şekilde 100 bine yakın insan yaralandı, sakat kaldı. ▪ Zor şartlar altında görevini yapmaya çalışan 172 gazeteci öldürüldü. Hayat kurtarmak için çalışan 500’ü aşkın sağlık görevlisi öldürüldü. Açlıkla, susuzlukla boğuşan Gazze halkının imdadına koşan insani yardım görevlileri, 210’dan fazla Birleşmiş Milletler personeli öldürüldü. ▪ Savaşta dahi dokunulmaması gereken 820 camiyi, 3 kiliseyi vurdular. Onlarca hastaneyi, yüzlerce okulu, hasta taşıyan 130’dan fazla ambulansı vurdular. ▪ Birleşmiş Milletler kürsüsünden Birleşmiş Milletler Şartını parçalayarak, bir de utanmadan tüm dünyaya, vicdan sahibi tüm insanlara işte buradan, bu kürsüden meydan okudular. ▪ İsrail’in “temerküz kampına” çevirdiği hapishanelerinden sızan görüntüler, nasıl bir zulümle karşı karşıya olduğumuzu çok net biçimde gösteriyor. ▪ İsrail’in saldırıları sonucunda Gazze, dünyanın en büyük çocuk ve kadın mezarlığı haline gelmiştir. 17 binden fazla çocuk İsrail’in kurşunlarının, bombalarının hedefi oldu. ▪ Hind Receb, sadece 6 yaşındaydı. Yakınlarıyla güvenli bir yer ararken, araçları İsrail güçleri tarafından vuruldu. Dayısı, yengesi, kuzenleri herkes ölmüş, sadece o hayatta kalmıştı. Tam 12 gün boyunca çaresizce kurtarılmayı bekledi. “Beni almaya gelecek misiniz, korkuyorum” diyerek bir yardım elinin 12 gün boyunca kendisine uzanmasını bekledi. ▪ Dünyamızın geldiği seviyeye, elimizin altındaki teknolojiye rağmen; çatısı altında binlerce personel çalıştıran devasa bütçeli kuruluşlarımıza rağmen, 8 milyarlık insanlık ailesi olarak, henüz 6 yaşındaki bir kız çocuğunu, gözlerimizin önünde çırpınan yaralı bir serçeyi maalesef kurtaramadık. ▪ Bir lokma kuru ekmek, bir yudum su, bir tas çorba bulamadığı için bugüne kadar yüzlerce Gazzeli çocuk öldü, halen de ölüyor. Gazze’de sadece çocuklar değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler sistemi ölüyor, hakikat ölüyor, Batının savunduğunu iddia ettiği değerler ölüyor, insanlığın daha adil bir dünyada yaşama umutları tek tek ölüyor. ▪Buradan açık açık soruyorum. Ey insan hakları örgütleri! Gazze’dekiler, Batı Şeria’dakiler insan değil mi? Filistin’deki çocukların okuma, yaşama, sokakta oynama hakkı yok mu? Ey uluslararası basın kuruluşları! İsrail’in canlı yayında katlettiği, ofislerini bastığı gazeteciler sizin meslektaşınız değil mi? Ey Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi! Gazze soykırımının önüne geçmek; bu zulme, bu barbarlığa “Dur” demek için daha neyi bekliyorsunuz? Filistin halkıyla birlikte kendi vatandaşlarının canını tehlikeye atan, siyasi ikbali için tüm bölgeyi savaşa sürükleyen katliam şebekesini durdurmak için daha neyi bekliyorsunuz? Ey İsrail’e kayıtsız, şartsız destek verenler! Bu katliamı seyretmenin, bu vahşete ortak olmanın utancını daha ne kadar taşıyacaksınız? #WorldIsBiggerThan5

Fahrettin Altun

154,278 views • 2 years ago