Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

konuşuldu bunlar

789,170 просмотров • 2 лет назад •via X (Twitter)

Комментарии: 10

Фото профиля beg
beg2 лет назад

edit @Jeann_Gr

Фото профиля beg
beg2 лет назад

arkideşler edit benim değil netflixtr’nin gönderisini görünce bu edit aklıma geldi paylaştım :) beğenmediğiniz oyuncularla ilgili muhattabınız ben değilim salın beni sghsjdk

Фото профиля mel
mel2 лет назад

afra asla kate olmamis ve ipek daphneye daha uygun olur

Фото профиля beg
beg2 лет назад

afra bence de olmamış ama ipek sophie için cuk olmuş bence

Фото профиля honeymoon is alive and breathin
honeymoon is alive and breathin2 лет назад

benedict tam olmuş :)

Фото профиля beg
beg2 лет назад

@aegonthesnow 🫠🫠🫠

Фото профиля 𓆩♡𓆪
𓆩♡𓆪2 лет назад

Prensesim🧚🏻‍♀️😍 #AfraSaraçoğlu

Фото профиля Meliha
Meliha2 лет назад

Kate afra mı ay daha neler

Фото профиля dfnylmz
dfnylmz2 лет назад

Penelope kesinlikle elçin afacan olmalıydı bencee 🤭

Фото профиля Elifnur
Elifnur2 лет назад

Kate ile afra kadar uyumsuz bisey olamaz. Afra eloise in son sezonda takıldığı sarışın kız filan olabilir belki. Kate selin şekerci çok net olarak

Похожие видео

CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Birisi diyor ‘Antarktika’, öbürü diyor ‘Duymayayım bunları, kulağıma mantar tıka!' "Mesela liyakat diyorsunuz dün müydü evvelsi gün mü... Böyle bakıyoruz, yayınlansa işte bunlar görülse ne güzel! Mesela Seyfullah Demirel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol Bakım Daire Başkanına soruyorlar şimdi: 'İşe alırken Ekrem İmamoğlu'nun size bir telkini iş yapacağınız biçimle ilgili talimatları ya da bazı talimatları size nasıl ileteceği konusunda bir şey konuşuldu mu?' 'Efendim' diyor, 'Ekrem Bey'in tek bir talimatı var' dedi diyor beni işe alırken. 'Nedir o?' diyor. 'Ben Beylikdüzü belediye başkanıydım, karda buzda zorlandık, İBB'den tuz istedim. Bizim partiden değilsin diye vermemişlerdi. Bak bu aynı göreve sen geliyorsun, AKP'li, CHP'li ayırmadan ne kadar istiyorsa herkese tuz veriyorsun' dedi tek talimatı budur diyor. 'Onu da yerine getiremedim, istedikleri kadar değil ihtiyaç kadar tuz verdim ama herkese verdim' diyor. 'Ekrem Başkan'ın sözünü yere düşürmedim' diyor. Birisi diyor ‘Antarktika’, öbürü diyor ‘Duymayayım bunları, kulağıma mantar tıka! İnanamazsınız. Hani bu adamlar yolsuzluk için çeteydi? 'Ekrem Başkan'ın' diyor 'talimatını eksik yaptım, çok istediler ihtiyaç kadar verebildim efendim, kaynaklar kısıtlıydı' diyor. Birinin safiyetine bak, öbürünün millete karşı giriştiği ihanete bak. Buralardan suç örgütü çıkaracaklar"

Tele2 Haber

14,428 просмотров • 5 месяцев назад

Galatasaray Neden Transfer Yapmıyor Açıkladı 🤔 Kağan Dursun: Herhangi bir durum yok ve en çok merak edilen konuya geliyorum şimdi: kasa dolu mu boş mu? Çünkü işte, Galatasaray'da para yok, Galatasaray ondan kiralık oyunculara gidiyor, vesaire vesaire vesaire, bunlar konuşuluyor. Para var mı yok mu, bu konuyla alakalı belli bir süredir araştırmamı yapıyorum ve şunu söyleyebilirim ki size: Galatasaray'da, evet işte, ne demiştik sezon başında? 6-8-10. Sara'nın ayrıldığı senaryoda 6-8-10. Galatasaray bunları paraya basacak demiştik. Bunun dışındaki diğer bölgelere fazla para harcamak istemiyor demiştik Galatasaray. İşte 10 numara ve orta sahaya para konusunda sıkıntı yok demiştik. Ama bunun dışında şimdi Lesley Ogochukwu transferi de, kiralık artı satın alma gerçekleşince orta sahada, insanlar da tabii merak etti. Bu konuyu net şu şekilde özetliyorum, manşeti veriyorum: Daha önce de konuşuldu bu konu zaten. Sütten dili yanan Sayın Dursun Özbek artık yoğurdu üfleyerek yiyor. Bunu parantez içinde söylüyorum, bu net bilgidir. Daha önce de konuşuldu bu. Başkan diyor ki: "Singo'yu aldık, yatırım yaptık, oyuncu oynamadı bile." Şu anki durumu da ortada. Eğer çok istediğiniz bir oyuncu varsa, kira genç, böyle kendini ispatlamış... Mesela başkan Bruno'ya para vermeye okey. Ya da böyle kendini ispatlamış bir oyuncuya ama genç, böyle hani ismi fazla duyulmamış, kendini daha tam ispatlamamış, o paraları verdiğinize değecek mi değmeyecek mi diye düşünülen oyuncularda başkan diyor ki: "Kiralık artı satın alma alalım, iyi bir performans gösterirse ben parayı veririm, problem yok." Yani kasa boş konusu şu anda gerçekçi değil. Bunu bayağıdır sizin sorularınızı cevaplamak için araştırıyorum. Bir kere daha görüştüm bu konuyla alakalı, çünkü farklı farklı kaynaklarla da görüştüm. Konu, başkan, Singo transferi nedeniyle artık genç oyuncu transferine ve belli noktalarda ismi çok bilinmemiş oyuncuların transferiyle alakalı. Başkan şu anda çok temkinli davranıyor, yoğurdu üfleyerek yiyor. Singo şu anda başkanın düşündüğü ana mesele. Bu mesela forvet transferi için geçerli değil. Çünkü forvet transferinde en başından beri oraya fazla para harcamak istemiyor başkan.

Galatasarayultrataraftar

38,586 просмотров • 1 месяц назад

❗Burada durmayacaklar; devam edecekler. 🔴 Birbirinden uzak, dağınık gözüken, iktidarla birlikte davranmayan muhalefeti; kendi bulundukları alanlarda etkisiz hale getirmeye, yalnızlaştırmaya dönük stratejileri var. 🔴 Bu operasyonlarla, tutuklamalarla topluma “Yerinizde oturun, bize itiraz etmeyin” mesajı verilmek isteniyor. 🔴 Türkiye’de, darbe dönemleri dahil, doğrudan doğruya siyasal iktidarın siyasal gündeminin aracısı olduğu o gündeme göre hareket ettiği bir yargı düzeni yoktu. 🔴 Savcıya ulaşıp derdinizi anlatmayı, izah etmeyi bırakın; avukat olarak, milletvekili olarak koridoruna giremediğiniz bir adliye var. 🔴 Kamunun verdiği gücü kötüye kullanarak kendilerine korunaklı alanlar yarattılar ve muhelefeti bulundukları alanda tek tek etkisiz hale getirmeyi amaçlıyorlar. ❗Burada durmayacaklar, önümüzdeki süreçte devam edecekler. ❗Seçimlere buna hazırlıklı olmalıyız; motivasyonumuz, moralimiz buna göre olmalı ve yol haritamızı da buna göre şekillendirmeliyiz. ❗Medyayı da başka türlü baskı altına alacaklar, şirketlere kayyum ataması için yasayı parlamentoya getirecekler. 🔴 Etki ajanlığı diye bir yasal düzenleme olmamasına rağmen 5 sayfalık metnin ilk paragrafına bunu yazmışlar. Amaçları kamuoyunun kafasına bunu kazımak. 🔴“12 yıl önce bunlar olmuştu, bu etki ajanları bu süreci başlattılar. Bunların amacı Gezi Parkı falan değildi, hükümet ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalmıştı bilmiyorsunuz” algısını oluşturmak için bunları yazıyorlar ve uyguluyorlar. ❓Etki ajanlığı diye bir yasal düzenleme mi var? Konuşuldu ama geri çekildi. Şu anda hukuki bir metne yasal dayanağı olmayan, düzenlenmemiş kavramları yazıyorlar. 🔴Bunu yapan gazeteciler, köşe yazarları, aktivistler değil; insanları özgürlüklerinden yoksun bırakabilecek kararları alan konumda olan hakimler, savcılar. #AyseBarim #AyşeBarım

Sezgin Tanrıkulu

50,295 просмотров • 1 год назад

Şaban Sevinç: (AKP’de devam eden ‘Erdoğan sonrası kim aday olacak’ çekişmeleri) • Enteresan bir şekilde Tayyip Erdoğan’a karşı Cumhur İttifakı içinde Hakan Fidan alternatif olarak gelişmeye başlamış. Çok enteresan. • Şimdi “alternatif” deyince Erdoğan’la kafa kafaya çıkmıyor tabii ki, zaten öyle bir şey beklenmez. • Öyle bir şey çıktığı zaman zaten Hakan Fidan’ın siyasi kariyeri biter, başa baş çıktığına pişman olur. • Yani artık kamuoyu şunu da tartışıyor: Cumhur İttifakı’nın adayı Erdoğan olmazsa kim olmalı? Bu ilginç. • Yani hep Erdoğan işte “bir dönem daha, bir dönem daha” diye anayasa değiştirilerek önü açılsın tartışmaları vardı. • Bir dönem Selçuk Bayraktar çok konuşuldu. Erdoğan’ın küçük damadı. • Daha önce Berat Albayrak konuşuluyordu. Erdoğan’ın büyük damadı biliyorsunuz ekonomi bakanıydı. Sonra Ekonomi Bakanlığı’ndan olaylı bir şekilde ayrıldı. Artık o devre dışı siyaseten. • Şimdi Selçuk Bayraktar savunma sanayiinde yaptığı başarılarla daha öne geçti, daha yıldızlaştı derken Bilal Erdoğan faktörü ortaya çıktı. • Bilal Erdoğan bir sürü vakfın başkanı, başta TÜGVA olmak üzere. Tabii en önemli avantajı ne? Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu olması. • Şimdi burada tartışılan mesele şu: Bilal Erdoğan o görevi yapabilir mi? • Hani o 17–25 Aralık’tan kalan birtakım algılar vardı, “babacığım, babacığım” vesaire gibi. Ama Bilal Erdoğan o süreçten bu yana o algıları yıktı. • Yani şimdi daha oturaklı, daha ağır başlı bir siyasetçi profili veriyor. Herhalde bu konuda bir eğitim de alıyor. • Ama AK Parti içinde mesela Bilal Erdoğan’a karşı “biz hanedan partisi olamayız” diyen ciddi bir kesim var. • Bülent Arınç’tır, Hayati Yazıcı’dır, Cemil Çiçek’tir… Partinin ağır topları bunlar.

🎙️ Muhbir

98,988 просмотров • 4 месяцев назад

'Eğer böyle olduysa' İsmail Saymaz, 10 milletvekilinin Özgür Özel'e verdikleri mektupla ilgili Özel'in söylediklerini anlatıyor, "Özel'in dediği gibi geliştiyse, 10 tane milletvekili büyük hata yapmışlar.. Parti içinde vermeleri gereken mücadeleyi çoğunlukla iktidar kanallarında ya da mecralarında verme yolunu tercih etmişler.. Bu kendi iddialarının ağırlığını azaltır AK Parti'nin CHP içine müdahalesinin vasıtası durumuna dönüştürür.. Eğer böyle olduysa.." diyor.. E, tamam da Özgür Özel, tüm bu rahatsızlıklardan haberdar durumda ve rahatsızlıklarını dile getirenleri de biliyor. Toplayıp kendisi konuşabilirdi. Grupta konuyu açabilirdi. Konuşmalarına fırsat verebilirdi. Bunlar dışarıda konuşuldu diye gerçekliğini yitirmiş mi oldu? 'AKP kanalları ve mecralarında konuşuyorlar' diyor İsmail Saymaz. Be İsmail Saymaz.. Şu anda yayın yaptığın kanala bir tanesini çağırıyor musunuz.. Sözcü, Tele 1 (artık Tele 2) Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde aykırı ses çıkaran herhangi bir milletvekili ya da siyasetçiyi çağırıp konuşturabiliyor musunuz.. Nerede konuşacak insanlar.. Yine İsmail Saymaz, Özgür Özel'in bir başka söylemini aktarıyor, "İddianameden sonra kendi içimizde yargılama yapalım diyenler var, bir dava açıldı zaten.. Yargılamayı televizyondan verin diyoruz.. Bir yandan yargılama yapılacak, diğer yandan biz de yargılama yapacağız.. Hangi yetkiyle, hangi bilgiyle, hangi belgeye ulaşarak." dediğini söylüyor.. 10 milletvekilinin açıklamasında 'yargılama yapın, mahkeme kurun' denilmiyor "Parti içinde bir muhakeme sürecine tabi tutulması ve bunun için gerekirse bir heyet kurulması.." diyor. 'Mahkeme kurmak' ile 'muhakeme sürecine tabi tutmak' arasında ciddi fark var. Milletvekilleri, bir iç denetim mekanizması çalıştırılsın, gerekirse üyelikler yargılama sonuna kadar askıya alınsın diyor. Ayrıca 38. Kurultay ile ilgili Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasında hakimin yayınladığı duruşma tutanaklarındaki (9.A ii ve iii fıkralarındaki) en önemli noktalardan biri şu ki "Hakim, Cumhuriyet Halk Partisi'nin herhangi bir denetim mekanizması çalıştırıp çalıştırmadığı.." sorusunu birkaç kez vurguluyor. Yani 'bir yargılama var' deyip konuyu görmezden gelmiyor CHP, iç denetim mekanizmalarını çalıştırdıysa ona göre de bakacağım diyor. Bunlar bilinmiyor mu? Hangi adımlar atıldı? : Kocaman bir HİÇ. Dolayısıyla, Özgür beyin bu gerekçeleri, olayı ele alma biçimi açısından yüzeysel ve konuyu savuşturucu gerekçeler. Özgür Bey başından beri bu olayların esasıyla hiç ilgilenmedi, sadece kamuoyunda algı yaratmak üzere pazarlamacı inceliği ile satışta kullanabileceği unsurları öne çıkarmak dışında bir adım atmadı. Bundan sonra da atacağını sanmıyorum. ¤ T.C. ANKARA 26. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ Duruşma Tar: 04/11/2025 Dosya No : 2025/582 Esas 9 -A ii - ...İddianamedeki iddialarla ilgili sanıklar hakkında CHP Tüzüğünün 62 ilâ 73'üncü maddelerinde yazılı hükümler uyarınca, üyeleri arasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/53566 Soruşturma 2025/9197 Karar sayılı 12/05/2025 tarihli tefrik kararında zikri geçen şüphelilerin bulunmadığı Yüksek Disiplin Kurulu dahil parti disiplin kurullarınca herhangi bir tahkikat yapılıp yapılmadığı, iii - ...İddianamedeki iddialarla ilgili sanıklar hakkında CHP Tüzüğüne istinaden kurulmuş ve üyeleri arasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/53566 Soruşturma 2025/9197 Karar sayılı 12/05/2025 tarihli tefrik kararında zikri geçen şüphelilerin bulunmadığı Etik Kurul ya da Danışma Kurulu gibi sürekli ya da [amaca özel] bir kurul tarafından resen yapılmış herhangi bir araştırma veya hazırlanmış rapor olup olmadığı, CHP 🇹🇷 İsmail Saymaz

Bülent Gürsoy

54,791 просмотров • 9 месяцев назад

🔴 “Artık Gerçekten Korkmuyoruz, Korku Aşamasını Geçtik Bu İş Bizi Aştı” Silar Altaş, “Bu olaya birçok kişi dahil edilmiş. Olay büyük; öyle kolayca üstü örtülecek bir şey değil. Bunun farkındayız. Artık gerçekten korkmuyoruz, korku aşamasını geçtik. Çünkü mesele bizi de aşmış durumda. Bundan sonra bize ne olacaksa olsun. Sonuçta kızın ailesi aylardır, yıllardır büyük acı çekiyor. Olay artık sadece onların değil, çok daha büyük bir hale geldi. Benim şu an aklıma gelen tek isim ‘Sükrü Bey’. Onu da sadece vali koruması olduğu için biliyorum. Umut’la konuştuğumda ona şunu sordum: ‘Bu işe kimler karışmış olabilir, nasıl olmuş olabilir?’ Koruması var mı? Vardır, olabilir. Ama kimdir, nedir, bilmiyoruz. ‘Bu kızı kim götürdü, kim gömdü, kim sakladı? Nasıl oldu da bu kız aylardır kayıp?’ diye sordum. Umut da ‘Bilmiyorum abi’ dedi. ‘Koruma olabilir mi?’ dedim, ‘Olabilir’ dedi. Koruma olarak Şükrü ismini duydum. Erdoğan ismini de duydum. Bu kişiler; Umut, Türkay ve koruma, sürekli birlikte takılıyorlarmış. Hatta bir evleri olduğunu da duydum ama nerede olduğunu bilmiyorum. Sadece bir ev olduğundan bahsedildi. Ev kimin adına diye sorulduğunda; İlker, Uğurcan ve Ercan Çelebi isimlerini duydum. Bunlar aynı arkadaş grubundaydı, birlikte vakit geçiriyorlardı. Daha sonra bir süre sonra yolları ayrılmış. Umut 19 yaşına geldiğinde, yani olaydan yaklaşık 1-2 yıl sonra araları açılmış. Mektup meselesini de şöyle anlattı: Mektubu Türkay götürüp bırakmış. Vali’nin oğlu olan Türkay’ın bunu yaptığı söyleniyor. Nereye bıraktığını tam bilmiyorum. Anladığım kadarıyla kızın ablasına bırakıldığı söyleniyor, en azından haberlerde bu şekilde geçiyor. Bu konuyu duyduğumda Umut’a çok sert tepki gösterdim. ‘Nasıl olur da telefonunu verirsin?’ dedim. O da ‘Ben değilim’ dedi. ‘Türkay konuşmuştur’ diye cevap verdi. ‘Neden telefonunu veriyorsun, ne konuşuldu bilmiyor musun?’ diye sordum. Zaten ne konuşulduğunu bilse ve anlatsa doğrudan hapse girecek bir durum olduğunu düşünüyorum. Umut, olayın detaylarını tam bilmediğini söylüyor. Sadece Türkay’ın arabada kendisine ‘Birini vurdum’ dediğini aktarıyor. ‘Bir kız hamile kaldı, aldırmak istemedi, ben de vurdum’ şeklinde konuştuğunu söylüyor. Silahı getirip getirmediğini ya da gösterip göstermediğini ise net bilmiyor. Biz aile olarak Umut’u sorguladık. ‘Bu adamın kimlerle takıldığını bilmiyor musun? Bu kız ne zamandır kayıp, bunları hiç mi düşünmedin? Telefonunu vermişsin, bir yere gitmişsin, bırakmışsın’ diye üzerine gittik. Mektup konusunda da şunu anlattı: Türkay, Umut’u bir yere bırakmış ve ‘Git, bunu bırak’ demiş. Umut mektubu bırakıp geri dönmüş. Daha sonra Türkay gelip onu tekrar almış. Bu durumun Umut’un üzerine suç atmak için mi yapıldığı, yoksa neden böyle bir yol izlendiği net değil. Umut da aynı şeyi söyledi; mektupta da benzer şekilde yazdığını ifade etti” dedi.

Emrullah Erdinc

103,987 просмотров • 4 месяцев назад

Anahtar Parti'nin İzmir programı çok konuşuldu. Kurucular Kurulu ve MYK üyesi olarak birkaç şey yazmak istiyorum. Benim partiyle, Yavuz Ağıralioğlu ile tanışmam parti kuruluşundan hemen öncesine dayanıyor. Birkaç kişi hariç partinin tüm mensuplarını 2 yıldır tanıyorum. Bizim ülkece aşina olduğumuz bir yaklaşım var. Birisi iyi bir işe girse kesin torpili vardır, birisi bir şirket kurup büyütse “kesin arkasında destekçisi vardır”, birisi çok para kazansa “kesin çalmıştır” demek gibi bir bakış açımız var. Ama bu bakış açısı bizimle değil de daha çok söyleyenle ilgil. “Bu kadar organizasyon, bu kadar teşkilatlanma bir yerlerden paralar gelmese olmaz” diyenler aslında “biz yapamadık, yapamazdık, Anahtar Parti nasıl yapıyor” diyor. Madem soruyorlar, anlatalım. Partide ilk kez siyasete girmiş, kendi alanında çok başarılı, işinde gücünde, hatta hayat konforu gayet yerinde çok fazla insan var. Mesela çok fazla iş insanı, girişimci, yönetici var partide. Kimilerinin aklının gideceği makam arabalarına kendi parasıyla binmiş insanlar. Siyasete girmeye ihtiyaç duymayan ama siyasetin ihtiyaç duyduğu profiller. Bir partiden kopup, küsüp gelmemiş, siyasete hiçbir kızgınlıkla, öfkeyle girmemiş insanlarız. Motivasyonumuz ülkenin gidişatına olumlu bir katkı sağlamak, yol üstünden bir taş kaldırmak. Bunlar olunca kimseyle de bir derdi yok partinin. En yetkili kurullarında görev yapan biri olarak söylüyorum, bizim toplantılarda hiçbir partinin kolay kolay adı geçmez, o parti şunu yapmış, bu parti bunu söylemiş denmez. Herkese Allah yol kolaylığı, iç ferahlığı, yastık rahatlığı versin der geçeriz. Herkes siyaseti çok başarılı yapsın. Her parti başarılı olsun. Dediğim gibi bir avuç insan dışında hepsi 2 yıldır tanıdığım insanlar. Yavuz bey dahil hiçbiri babamın oğlu değil. Yanlış görsem durmamı gerektirecek hiçbir şey yok. Ama partiden tanıdığım insanların %99’unu rahatlıkla evimde misafir eder, ailemle tanıştırırım. O %1’i de hata payı diye bıraktım. 2 yıl geçti ama halen bir parçası olmaktan çok mutluyum. İlk zamanlar eşimi dostumu partiye kazandırma motivasyonum yoktu, “ya yanılıyorsam, mahcup olursam” diye bir süre gözlemlemeyi seçtim. Şu anda en yakın dostlarımı, işinde gücünde aklı başında tanıdıklarımı partide en uygun yerlerde görev alması için davet ediyorum. İzmir’de salonda ve meydanda her görüşten insan vardı. Anahtar Parti ve Yavuz Ağıralioğlu Türkiye kamuoyunu “Sizin mezhebinizdeniz, sizin etnik kökeninizdeniz, size benziyoruz” diyerek toplamıyor etrafına. “Mezhebinizden, kökeninizden, inancınızdan bize ne, bu memlekete sevdalıysanız bizdensiniz” dediği için de herkes geliyor. Böyle olunca da salonlar, meydanlar doluyor. İzmir’de insanlar düğüne, bayrama gider gibi geldi. İzmir’in uzak yerlerinden, ilçelerden ya da komşu illerden insanlar arabalarıyla, arabası olmayanlar birleşip minibüsler, otobüsler tuttu ceplerinden paralarla. Düzenleyen İzmir İl Teşkilatı cebinden, imece usulü düzenledi o koca organizasyonu. Bir de bu diyeceğimi herkes anlamayabilir. Ruhu olmayan işler çok pahalıya gelir. Ekip ruhu varsa, inanç varsa 1 milyona mal edeceğiniz işi elinizdeki tek şey paraysa 10 milyona bile mal edemezsiniz. Kısacası “biz yapamıyoruz, bunlar nasıl yapıyor?” sorusu soranların bulamadığı cevap bu. Eklemeliyim, şu anda Türkiye sathında öyle bir heyecan dalgası var ki, parti için bir şey yaptırılacağı zaman gidilen esnaf da çorbada tuzum olsun diyor, yapabildiği kadar indirimli yapıyor. “Bu da benim katkım olsun” diyen o kadar çok ki. Çok paramız yok ama olan paramız çok bereketli. O parayla da çok iş çıkıyor. Şaşıranları anlıyoruz. Bizim genel merkez herkese açık, merak edenlere, aklında oturtamadığı şeyleri olanlara açık çağrım. Buyrun gelin. Kapıyı çalın, çekinmeyin. DM kutum açık. Katılmak, görev almak, yerinde görmek, hoşuna giderse de katılmak isteyenler yazsın, en doğru yerlerle ben bizzat tanıştırayım. İyi insanlar siyasete girsin, hangi partiden olursa olsun.

Ömer Ekinci

18,232 просмотров • 2 месяцев назад

CEMEVİNİ DÜĞÜN SALONUNA ÇEVİRMEK Mİ? 💢Olay Esenyurt- Hacıbektaş hattında geçiyor. Esenyurt’un terörden alınan CHP’li belediye başkanı Ahmet Özer, 17 Ağustos 2024 tarihinde Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim ile bir protokol imzalıyor. 💢Bu protokol ile Nevşehir İli, Hacıbektaş İlçesi, Bala Mahallesi Çoraklık mevkiindeki 956 ada, 3 parselde bulunan 2542,17 metrekarelik alanda kurulu Esenyurt Belediyesi’ne ait taşınmazın kullanımı Hacıbektaş Belediyesine devrediliyor. 💢Söz konusu taşınmaz “Hacı Bektaşi Veli Kültür Merkezi” adıyla faaliyet gösteren bir Cemevi aslında. 💢Ahmet Özer, Alevi vatandaşların ibadet merkezi olarak kullandığı taşınmazı belediye meclisinden yetki almadan Hacıbektaş Belediye Başkanlığına devrediyor. 💢”E ne var bunda” diyenler biraz sabretsin. Asıl hikaye şimdi başlıyor. Cemevi, Hacıbektaş Belediyesine geçtikten sonra Cemevi olarak değil düğün salonu olarak kullanılmaya başlıyor! Belediye hiç vakit geçirmeden ibadet merkezini düğün salonuna çeviriyor! 💢İbadet için Cemevine gelenlerin şaşkınlığı, kızgınlığı, tepkisi kimse tarafından dikkate alınmıyor. Uygulamadan rahatsız olan 6 Cemevi temsilcisi son çare olarak taşınmazın mülkiyetini elinde bulunduran Esenyurt Belediyesi’nin kapısını çalıyor. 💢Hacıbektaş Belediyesi’nin Cemevini düğün salonuna çevirmesinden duydukları rahatsızlığı Ahmet Özer’in terörden alınmasından sonra göreve başlayan Esenyurt Belediye Başkanı Can Aksoy’a anlatıyorlar. 💢Aksoy’un talimatıyla önce taşınmazla ilgili alınan hukuksuz tahsis kararı kaldırılıyor. Sonra Cemevi temsilcilerine bir araç tahsis ediliyor. Yanlarına belediyeden bir yetkili de verilerek Hacıbektaş’a gidiliyor. 💢Taşınmazın düğün salonu olarak kullanıldığı yerinde tespit ediliyor ve kapı mühürleniyor. Bina kısa süre içinde yeniden Cemevi olarak kullanılacak şekilde düzenleniyor. 💢Bütün bunlar olurken Hacıbektaş Belediyesi ne yapıyor dersiniz? Düğün salonuna çevirdikleri Cemevinin elden gittiğini görünce telaşla Esenyurt Belediye Başkanını arıyorlar. Yanlış anlaşılmasın “Bir hata yaptık” demek için değil. “Yaz döneminde aldığımız düğün rezervasyonları var. Hiç olmazsa bu yaz Cemevini yine düğün salonu olarak kullanalım” diyorlar! 💢Esenyurt Belediye Başkanının bu tuhaf teklife cevabı ders niteliğinde oluyor: “Ayıptır, bir dini mekanı düğün salonu olarak kullanamazsınız…” 💢İşte böyle… 2025 Türkiye’sinden ibretlik bir olay… Keşke tuhaf olan tek şey bu anlattığımızla sınırlı olsaydı. 💢Cemevini düğün salonuna çevirenlere izin vermeyen Can Aksoy yakın dönemde nasıl gündem oldu ve hedef haline getirildi biliyor musunuz? Esenyurt’ta belediyeye ait 20 dönümlük araziyi Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarına, 38 cami ile altlarındaki ticari alanları müftülüğe bedelsiz devrettiği için! 💢Muhalif gazete ve TV’lerde, sosyal medyada günlerce bu konu konuşuldu. Sanki büyük bir kusur işlemiş gibi… Okul, hastane inşa edilsin diye bakanlıklara arsa tahsisi yapmak, cami arsasını Müftülüğe devretmek! Ne büyük kusur! Ne büyük hata! Öyle değil mi? 💢Bu arada belediye başkanını bu icraatından dolayı eleştirenler niyeyse Cemevini düğün salonuna çevirenlere tek laf etmemişler. Haber yapmamışlar! Acaba neden?

Zafer Şahin

95,981 просмотров • 1 год назад