Video wird geladen...

Video konnte nicht geladen werden

Zur Startseite

11,794 Aufrufe • vor 2 Monaten •via X (Twitter)

5 Kommentare

Profilbild von iro
irovor 2 Monaten

barışın artık yeter

Profilbild von MaviMoon💙
MaviMoon💙vor 2 Monaten

#DefKad #MuhtemelAşk #AyçaAyşinTuran #EkinKoç

Profilbild von ❤️‍🔥
❤️‍🔥vor 2 Monaten

#defkad #muhtemelaşk

Profilbild von iro
irovor 2 Monaten

#defkad

Profilbild von d✨
d✨vor 2 Monaten

#muhtemelaşk #defkad

Ähnliche Videos

ilahi adalet diye bir şey var
0:21

Sensitive content

ilahi adalet diye bir şey var

Yaki10 #Italiano

87,507 Aufrufe • vor 6 Monaten

1920’de Boston’da bir göçmen, uluslararası posta kuponlarındaki kur farkından “yasal” bir fırsat bulduğunu iddia etti. Ucuz ülkeden kupon alıp pahalı ülkede bozdurarak kâr edecekti. Ama aslında yeterli kupon yoktu. 45 günde %50, 90 günde %100 vaat etti. Ocak’ta 18 kişi 1800 dolar verdi; haziranda ayda 2,5 milyon, temmuzda günde 1 milyon dolara ulaştı. İnsanlar evlerini ipotek edip iş bırakarak para yatırdı. Adı Charles Ponzi’ydi. Yatırımcıların bilmediği şey şuydu: Kupon ticareti neredeyse hiç yoktu. Eski yatırımcıların parasını yeni gelenlerle ödüyordu. Gazete soruşturmasıyla her şey birkaç haftada çöktü. 20 milyon dolar eridi, yatırımcılar dolar başına 30 cent’ten az aldı. Ponzi hapis yattı, İtalya’ya sürüldü, 1949’da Rio’da 75 dolarla öldü. Bugün “Ponzi şeması” denmesinin sebebi tam da bu. Aynı mekanizma 2026’da Türkiye’de Tera Portföy ve bağlı fonlarla çöktü. Yüksek getiri vaatleriyle 131 fon, yaklaşık 18 milyar dolarlık varlık ve 450 bini aşkın yatırımcı toplandı. Fonlar likit olmayan hisse senetlerine yığılarak fiyatları şişirdi, getiriler cazip göründü, yeni para aktı. Çıkış talepleri gelince ödemeler durdu, SPK tasfiye kararı aldı, yöneticiler tutuklandı. Eski yatırımcıya yeni para ile ödeme döngüsü bozulunca sistem çöktü. Ponzi’nin 1920’deki kupon hikâyesi ile Tera’daki fon hikâyesi aynı oyunun farklı sahneleri: Gerçek olmayan yüksek kâr vaadi, sürekli yeni para girişi, şeffaflık eksikliği ve ani çöküş. Tarih tekerrür ediyor çünkü insan doğası değişmiyor.

Alphan Manas

15,634 Aufrufe • vor 1 Monat

Bu pozisyonda dikkatimi çeken, auta çıkan topun ardından başlayan gol sevinci. Osimhen’in alıştığımız sevinç koşusuna başlaması, bayrağı görünce de ofsayta şaşıran bir beden diline geçmesi… Niyetini kesin bilemem. Ancak benim okuyuşum şu: Gol olmuş gibi davranarak pozisyonun nasıl algılanacağını yönlendirmek. Böylece tartışmanın merkezine topun kaleye girip girmediği yerine ofsayt bayrağı yerleşiyor. Ortada gol yokken, izleyende “bir gol daha ofsayta takıldı” izlenimi oluşabiliyor. Bu davranış hakeme “golü attım” mesajı verirken, skor 2–0 olduğunda rakibe de “yine geldik, yine attık” baskısı oluşturabilir. Gol sayılmasa bile bir üstünlük gösterisine dönüşebilir. Bir de disiplin boyutu var: Penaltı almak için kendini yere atan futbolcunun hareketini hakemi aldatma girişimi olarak tartışıyoruz. Peki topun auta çıktığını bildiği hâlde gol olmuş gibi davranan bir oyuncunun hareketi neden aynı açıdan değerlendirilmesin? Eğer burada bilerek hakemi yanıltma çabası varsa, neden sarı kart yok? Aldatma girişiminin mutlaka yere düşerek yapılması mı gerekiyor? Atilla Karaoğlan’ın o sırada neyi kontrol ettirdiği de açıklansın. Kulaklığa gitmesinden VAR’da ne konuşulduğunu bilemeyiz. Ancak bu davranışın nasıl değerlendirildiğini sorabiliriz! Lukaku formasından çekilirken, Kanté darbe alırken, bizim oyuncular ayakta kalmaya çalışıyor. Bizim beklentimiz, hakemlerin sahada ayakta kalmaya çalışan oyuncuların bu mücadelesini de görmesi. Ama Türkiye liginde işler öyle işlemiyor! Onun için; yere yatarak faul almaya çalışan Türkiye'de star kabul edilen oyuncular Kapıkule Sınır Kapısı ötesinde maymuna dönüyor! Futbolcu faul alabilmek için Türkiye liginde; düşmek, bağırmak veya gösteri yapmak zorunda kalmamalı. galatasaraylıların Türkiye liginde en iyi yaptığı şeyi; yani yanına YAPİ desteğini alarak düşerek bağırarak yerlere yatmayı, başarıyı getiren bir futbol kültürüne dönüştürseniz, ki durum öyle, en büyük kötülüğü Türk Milli Takımına yaparsınız! Ki zaten, yapıyorsunuz da! Biz kendi oyunumuzu eleştireceğiz. Ancak, sahadaki kararların oyuncuların tiyatro yeteneklerine değil, yaşanan pozisyonlara göre verilmesini isteyeceğiz! Bir gün inşallah!

Fenerbahceliyiz.Biz

302,578 Aufrufe • vor 9 Tagen