Загрузка видео...

Не удалось загрузить видео

На главную

📌 MACAR DEVLET TELEVİZYONU, YAYINLARI DURDURUP ÖZÜR DİLEDİ 🗣️ İbrahim Kahveci (İbrahim Kahveci): Bir bakıma ne diyorlar? "Bizim Orban gibi bir liderimiz vardı, biz onun yüzünden yıllarca size yalan konuştuk, özür dileriz" dediler.

245,207 просмотров • 1 месяц назад •via X (Twitter)

Комментарии: 0

Нет доступных комментариев

Здесь появятся комментарии из оригинального поста

Похожие видео

Halil İbrahim Göker'in, Kıbrıs hakkında yaptığı videosunda yanlış bilgiler verdiğini ve Kıbrıs'daki insanlara "Türk düşmanı" iması yaptığı gibi gerekçelerle Halil İbrahim Göker'e, Ahmet Sonuç ve Urban Cypriot'tan tepki geldi. Jahrein (Ahmet Sonuç): “Tam bir dalyarak videosu çekmiş. Kendisi bir Kıbrıslı Türk olduğumu biliyor. Muhabbetimiz var. Ona rağmen şu videoyu yaparken "Nedir ne değildir?" diye sormaktan imtihan ederek videoyu çekiyor. Mide bulandırıcı şeyler söylemiş bizlerle ilgili. Oldukça mankafalı, düşük IQ'lu, entelektüelden uzak ama entelektüel içerik ürettiğini iddia ediyor. Özür dilemesini bekliyoruz. Ben, Kıbrıslı Türk'üm. AB vatandaşıyım. Hiçbir zaman saklamadım, gururla da söylüyorum. Gurur sebebi, AB vatandaşı olmam değil, çünkü bu Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı, atalarımızın o adada olan hakkıyla alakalı bir meseledir. Güney tarafı bütün adayı temsil ettiğini iddia ettiği için, bizim haklarımızı görmezden gelerek bir devlet kurduğu için. Biz de bu hakkımızı söke söke hal almaktayız. Bir telefonla bana ulaşıp sorabilirdin. Kıbrıslı Türkler'le taşak geçmek kolay tabii. ” Urban Cypriot: “Halil İbrahim Göker; Kıbrıs hakkında en küçük bir şey bilmediğin zaten videodan belli. Bizim AB vatandaşı olduğumuzu bile bilmiyor. Utanmadan buradaki insanlara "Türk düşmanlığı" iması yapar videoda açık açık. Kıbrıs insanına bu imayı yaptığın için büyük bir özür borçlusun.”

OnlyDrama

2,246,311 просмотров • 7 месяцев назад

Koca koca adamlar bana söz verdiler. “Sevdiklerinizi bulacağız.” dediler. “Güven, biz seninleyiz.” dediler. Ben inandım. Çünkü ortada bir siyaset değil, bir baba kayıp ınsanlar çocuklar vardı. Babamın kayıp olduğunu en üst makamlara, bizzat İçişleri Bakanlığı masasına kadar taşıdım. Kapılar aşındırdım. Belgeler sundum. İsim verdim. Dosya verdim. Sonra ne oldu? Bir gecede değişen bakanlıkla birlikte verilen sözler de değişti. Güven bir anda yok oldu. Yerine derin bir sessizlik kaldı. Daha da ağır olan şu: Babamın kayıp olduğu bilindiği halde, onun adına konut çıkarıldı. Üç gün enkaz altında kalan, depremzede olan annemin barınma hakkı elinden alındı. Biz bir mezar bile bulamamışken, şimdi evimizi kaybetme tehdidiyle karşı karşıyayız. Üç yıl boyunca babamı aradım. Üç yıl boyunca adalet istedim. Şimdi ise ölüm belgesi ya da gaiplik kararı almaya zorlanıyorum. Bu bir tercih değil. Bu bir baskıdır. Bir insanı kaybetmek yetmezmiş gibi, onun hukuki varlığını da elinizle silmemi istiyorsunuz. Şunu herkes bilsin: Ben babamı aramaktan vazgeçmedim. Ben adaletten vazgeçmedim. Ama beni, babam için “öldü” demeye zorlayan sistem karşısında susmayacağım. Bu sadece bizim ailemizin meselesi değil. Bu, kayıpların nasıl susturulduğunun meselesidir. Ve ben susmayacağım. Ali Yerlikaya AFAD

6Subatdepremkayiplariplatformu Official

32,557 просмотров • 5 месяцев назад

Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın (İbrahim Yumaklı) #KriziletişimiÇalıştayı'ndaki konuşmalarından... ▪ Her kamu kurumunun olduğu gibi bizim bakanlığımızın da kronik yalanlarla alakalı problemli olduğu konuları sizlerle paylaşmak istiyorum. ▪ Top 10 listemizde "saman ithal ediliyor" yalanı vardı. Çok şükür bunu artık aştığımızı düşünüyorum. Gündemi çok iyi takip etmeyen manipülatörler zaman zaman söyleyebiliyor ama gündemden düştü. ▪ Elbette bu konuyla ilgili farklı düşünenler dezenformasyonla ilgili konu bulmakta çok da zorlanmıyorlar. Örneğin "tarım bitti" diyorlar. Üretim rekorlarını söylüyoruz, Avrupa’da birinci olduğumuzu söylüyoruz, dünyada ilk 10 ülke arasında olduğumuzu söylüyoruz. Arkamızı döndüğümüzde yine "tarım bitti" diyorlar. ▪"Denetim yapılmıyor" diyorlar. Gıda denetimleri yıllık 1,3 milyona ulaştı. ▪ "Ormanları yakıyorlar, yerine otel yapıyorlar" diyorlar. Örneği yok diyoruz. ▪"Buğdayları toprağa gömüp yok ettiler, çiftçinin emeğini zayi ettiler" dediler. Bunun teknik bir konu olduğunu anlatana kadar akla karayı seçtik. ▪ Pestisit, yani zirai ilaç konusunda, yediğimiz her şeyde zehir yiyormuşuz algısı da "tarım bitti" yalanının bir başka versiyonudur. ▪ Zirai ilaç kullanımının zararlarıyla mücadele, bütün ülkelerin konusudur. Bizim ülkemizde kullandığımız zirai ilaç Avrupa Birliği ortalamasının altındadır. Zirai kullanımında biyoteknik mücadele ile yüzde 35 bunu azaltmış durumdayız. ▪ Bir başka konu ise "Belgrad Ormanını yapılaşmaya açacaklar" yalanı. Burası 1. Derece sit alanı. Türkiye’nin göz bebeği bir yer, bunu yapılaşmaya açamazsınız. Bir kez daha anladıkları gibi söyleyelim, Belgrad Ormanına çivi çakılmasına müsaade etmeyeceğiz.

Aslan Değirmenci

12,590 просмотров • 1 год назад

Jahrein, Oguzkhand olayı hakkında açıklama yaptı. Konuştuklarını ve aralarında bir sıkıntı kalmadığını açıkladı. “Oğuz'la dün gece konuştuk. Bugün de tekrar konuştuk. Benim orada beklediğim tek bir şey var. Moderatörün olmaz, bir şeyin olmaz... Zaten 2 haftadır adamın chatine benim hater'larım toplandı, bana sövüyorlar. Bunların hepsi okey. Sövsünler, eleştirsinler; hiç sıkıntı yok. Ben küfür yemeye alışmışım ama meseleye ailem karışınca ve ailem karıştığında buna karşı bir tepki olmayınca... Hadi görmedi, moderasyon yok banlayamadı falan... 3 saatlik videoyu tekrar izledim, Oğuz bir kere çıkıp "Abartmayın. Adama sövdük de ailesini karıştırmayın" gibi bir açıklama yapsa benim için her şey bitecek. Israrla "moderatörüm yok" falan diyor. O bunun yanlış olduğunu anladı. Ben de söylediğim sözlerin abartı olduğunu söyledim. Onu da konuştuk. Bizim aramızda bir sıkıntı yok. "Adamı tehdit ettin" diyenlere de şunu demek istiyorum; bir gün hepiniz inşallah evleneceksiniz, sizin karınıza böyle şeyler söylendiğinde ve ortamın sahibi konuyla ilgili tepki göstermediğinde siz "tamam kardeşim" dersiniz. Ben yapamadım. Bu ülkede herkes mükemmel, benim mükemmel olamayışım ve "2 aylık bebeğini emziren loğusa kadın bunları görürse ne olur?" diye düşünmem çok yanlıştı. O konuda bana kızgın olanlardan özür dilemiyorum; alayınızın Allah belasını versin. Çok normal ve doğal bir davranış sergiledim. Dozu biraz fazla olmuş olabilir. Oğuzhan'ın da haklı olduğu konu çok, benim de haklı olduğum konu çok. Biz helalleştik.”

OnlyDrama

420,508 просмотров • 9 дней назад

🎙️ Yunanistan'daki 19 Mayıs paylaşımı? 🗣️Samet Akaydın: Yunanistan'da 19 Mayıs... O zaman Olympiakos maçımız vardı. Fatih Hoca'nın gittikten iki gün sonraydı maç. Biz kampa girmiştik. Ben de ilk 11 oynuyordum o maçta. Fatih Hoca gitti, ilk 11 oynatıyorlardı beni. Taktik antrenmanlarda falan hep ilk 11'deydim. Sabah kahvaltıya kalktık, 19 Mayıs sabahı. Öğleden sonra paylaşımı yaptım. Paylaşımı yaptıktan sonra maç yemeği vardı, maç yemeğinden sonra toplantı vardı. Ben paylaşımı yaptıktan sonra yemeğimi yedim, toplantıya bir girdim; baktım ilk 11'de değilim. Çıkarmışlar beni ilk 11'den. Sonra toplantıdan çıkınca sportif direktörleri geldi bana, konuştuk. "Böyle bir paylaşım yapmışsın" dediler, "Bunu kaldırmak zorundasın" dediler. "Çok büyük bir tepki var sana karşı" dedi. Bununla ilgili bazı kesimler ama, her kesim değil tabii ki. Bazı kesimler bana aşırı tepkili olduğunu söylediler, "Bunu kaldırman lazım" dediler. Dedim ki; "Bu bizim ülkemizin milli bayramı" dedim yani. "Sizle bir alakası yok bunun" dedim. Ama bunu böyle algılamıyorlar falan, "Silmek zorundasın, silmezsen sıkıntı çıkacak" dediler. "Ben silmiyorum" dedim. "Silmem" dedim. "Niye sileyim? Türk'üm" dedim. "Benim milli bayramım ve onu kutlayacağım" dedim yani. "Sizi ilgilendiren bir şey yok burada" dedim. Neyse dediler, üstünü kapattılar. Sonra arkadan tabii mesajlar falan atıyorlar; "Ne olur sil" falan... Soyunma odasına girdik, sonra baktım bu sefer formam da yok. Formamı da kaldırmışlar. Yanına çağırdı; "Biz seni kadroya alamayacağız. Şu an statta sana çok büyük tepki var" dediler. "Seni burada koruyamayız, sen maç bitene kadar soyunma odasında kalmalısın" dediler. "Siz ne anlatıyorsunuz ya?" dedim. Ben menajerimi aradım direkt tabii. "Gel beni al buradan" dedim. Ben direkt stattın çıktım, kalmadım. Ben daha dönmedim ondan sonra geri zaten. O ara Panathinaikos'ta yani belki de bonservisimi alacaklardı yani Fenerbahçe'den yani... Öyle bir durumdaydı, konuşuluyordu. Fatih Hoca gittikten sonra da konuşuldu ama o olaylardan sonra zaten yollar ayrıldı. (Kafa Sports)

Beyefendi

548,829 просмотров • 6 месяцев назад

Halil İbrahim Kalaycıoğlu, sözlerinin arkasında olduğunu açıkladı: - İlyas Salman ikinci sınıftaydı, onu öğrendim. Yanına gittim. Dedim ki ‘Abi ben Malatyalıyım, hemşeriyiz. Bana yardım eder misin? Ne yapmam lazım bilmiyorum.’ Shakespeare’in adını bile orada duydum. ‘Şekespeare’ diyorlar, o kim dedim. - Bana baktı. Yanında da bir arkadaş vardı. Sonra dedi ki ‘Senin şiven de bozuk.’ ‘Sen Sünni misin?’ dedi tekrar. Ben de ‘Evet abi’ dedim. ‘Ya ben seninle uğraşamam’ dedi, ‘Git’ dedi. - 17 yaşındaydım. Bu benim o kadar onurumu kırdı, o kadar rencide etti ki kendimi çaresiz ve kimsesiz hissettim. Bende ağır bir travma oluşturdu ama hırs ettim. Boş arazi aradım. Gidip bağıra bağıra tirat çalışabilmek için ta Çankaya Yıldız’a, Cebeci’den günlerce yürüdüm. - 385 kişi imtihana girdik. İlk elemelerde 15 kişi kaldık. İkinci elemelerde 7 kişi kaldık. 7 kişiden de şivem bozuk olmasına rağmen bir tek ben kazandım. İlyas Salman’ın yanında getirdiği arkadaşı da kazanamadı. Demek ki onun kısmeti oraya kadarmış. - O gün bir anda onun davranışı aklıma geldi ve tepki gösterdim. ‘Bu adam göründüğü gibi değil’ dedim. Erkek gibi de söyledim. Sevenlerini karşıma alacağımı biliyorum ama doğruyu söyledim. Allah şahittir diyorum, yemin ediyorum. Buna yalan diyenler de, iftira atanlar da ş*refsizdir.

Aykırı

1,596,136 просмотров • 2 месяцев назад

- Napoli başkanı De Laurentiis ve TFF başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasındaki gerginlik 🗣️ Kağan Dursun: "3,5 m euro'luk bir kriz. De Laurentiis ve İbrahim Hacıosmanoğlu arasında ve FIFA'nın da dahil olduğu bir gerginlik bu. Peki nasıl başlıyor bu olay? Bu Napoli tarafında bir proje geliştiriliyor, futbolcularla taraftarların bir araya geldiği vesaire bir proje geliştiriliyor ve bu proje FIFA'ya sunuluyor Dünya Kupası'ndan önce. FIFA bunu beğeniyor, Dünya Kupası'nda şu anda uyguluyor ve bu projeyi sunduğu için Napoli'ye 68 milyon euro civarında bir ödenek çıkıyor. Ve bu projeyi yapan bir Türk. Bu projeyi yapan Türk'ün lisans çıkış noktası burası olduğu için FIFA tarafı TFF'ye de 3,5 milyon euro'luk bir ödenek çıkıyor. Ama bu ödeneği sadece işte FIFA organizasyonlarında vesaire kullanması için çıkıyorlar. Türkiye'ye de bir pay veriyorlar bu proje karşılığında. Ancak sonrasında şunlar yaşanıyor. Napoli Başkanı De Laurentiis Dünya Kupası için Amerika'ya gittiğinde Türkiye kampını da bir ziyaret edeyim diyor.Hem Türkiye'de özellikle Galatasaray'la ikili ilişkileri iyi hem gideyim diyor bir ziyaret edeyim kampı, bu projeyle alakalı konuşayım. Hadi biz payımızı aldık onlara da bir para yatacaktı vesaire. Gidiyor De Laurentiis. Arizona'da İbrahim Hacıosmanoğlu ve yönetimi De Laurentiis'i kampa almıyor. Biraz ters de karşılıyorlar. Sonra da diyorlar ki bize para mara yatmadı. De Laurentiis'i kampa almadan orada gönderiyorlar. De Laurentiis bu tavrını anlayamıyor. Sonrasında FIFA tarafıyla görüşüyor. FIFA tarafı da diyor ki sizin paranızı yatarken onların parası da yattı. Yani haberlerinin olmama ihtimali yok. Sonra De Laurentiis de tabii bu olayın üzerini kaşıyor, olayın üstüne düşüyor. FIFA ile görüşüyor vesaire derken. FIFA da gidiyor Türkiye tarafıyla görüşüyor. "Biz size bu parayı yatırdık, siz şimdi ne yaptınız bu parayı? Neye kullanacaksınız? Ne yapacaksınız?" diyorlar. TFF tarafı da diyor ki biz bu parayı Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte bir organizasyon yapacağız, orada kullanacağız. FIFA tarafı da diyor ki "ben sana bu parayı bunun için vermedim, ben sana bu parayı verdim ki FIFA organizasyonlarında kullan. Bu parayı benim söylediğim şeklin dışında kullanman imkansız. Hele ki siyasi organizasyonlar için falan kesinlikle kullanamazsın. Benim paramı o zaman geri yatıracaksın" diyor FIFA Türkiye Futbol Federasyonu'na. Bir süre tanıyor ve bu süre içerisinde üç buçuk milyon euronun geri yatırılmama halinde Türkiye Futbol Federasyonu'nun yaptırıma uğraması FIFA tarafından ve bu paranın faize binerek daha sonrasında geri alınma durumu var. Bu olayın üstüne TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Napoli Başkanı De Laurentiis'in ofisine bir çiçek gönderiyor ve çiçekte notta imalı bir mesaj yazıyor. Ve bu mesaj sonrasında özellikle iki taraf arasında inanılmaz gergin bir ortam var şu anda, Hacıosmanoğlu ve De Laurentiis arasında. De Laurentiis İstanbul'a gelecek demiştim Temmuz sonunda, İstanbul'a geldiğinde bu konuyla alakalı kesinlikle görüşmeler yapmak istiyor. Bu konuya kafayı takmış durumda. Özellikle de o gelen çiçekten sonra ve TFF yetkililerinin ve Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu'nun kendisine Arizona'da kamp esnasında gösterdiği tavırlar ve bu çiçek meselesi yüzünden." (Kağan Dursun YouTube)

Winner Galatasaray

183,970 просмотров • 1 месяц назад

Aykut Kocaman Neden Olmadı 🗣Bünyamin Gezer: Ya benim duyduğum, Ömerovic ilgili bir sıkıntı olmuş; başkan istememiş, hocanın da birinci yardımcısı. Eğer o bunu kabul etmiyorsanız, ben de Fenerbahçe teknik direktörlüğünü kabul etmiyorum. 🗣İbrahim Seten: Kestirip atmıyor ama Ömerovic yüzünden, Ömerovic üzerinden bir şey oluyor. 🗣Haluk Yürekli: Neden yardımcısına karşı çıkmış peki, onu biliyor musun? 🗣İbrahim Seten: İstemiyor abi adam, istemiyor. Takmış, o da diyor ki 6 sene herhalde. 🗣Bünyamin Gezer: O da benim ekibim diyor yani. 🗣İbrahim Seten: Ya 8 senedir aynı adamla çalışır mısın? Çalışmadığın adamı, 8 senedir sen çalışmadın, bu adamı biz niye alalım diyor herhalde. Bak, buraları uyduruyorum şu andan itibaren ama gördüğüm kadarıyla değişsin diyor. Bir yandan da şey varmış, enerjisini düşük bulmuş. Ne demişti hocam? Hoca şey, bu bilgiler Bünyamin hocamdan geldi, ben teyit ettim, öyle söyleyeyim. 🗣Bünyamin Gezer: Ya konuşurken böyle çok tatmin olmamış. Hani bir yıllığa geliyor ya, şimdi bir yıllığa geliyor. 🗣İbrahim Seten: Ben çok yıprandım diyerek başlamış. 🗣Bünyamin Gezer: Çok yıprandım bu dönemde diye. Yani yıprandım diye başlayınca, hani başkan onun enerjisini düşünüyor. Çünkü büyük takım çalıştırıyorsun, illaki yıpranacaksın. Şampiyon olurken bile Okan Buruk yıpranmıyor mu? 🗣İbrahim Seten: En saçma önerme abi. Ben yıprandım. Yıpranacaksın tabii abi. Yıpranacaksın 🗣Haluk Yürekli: Kendisi, ben yıprandım, gelmek istemiyorum anlamında. 🗣İbrahim Seten: Hayır abi, ben çok yıprandım filan. Hani o aradaki bölümün anladığım kadarıyla beni, yani o bölümü iyi idare edemediğini vurgulamak açısından bir şeyler konuşuluyor. Baba da şu heyecanı görmek istiyor. Yani şimdi, alo, iyi misin dedin mi? İsmail hoca 5 dakika sonra orada. O heyecanda diğeri mıkmıkta. Öbürü kayıt gelsin, gelsin diyor misal İsmail hoca. Ya ne idare ederse tamam diyor. Tamam diyor ya, gelsin. Önemli değil. Ama işte bu da bir problem ya abi. Esas aslında yani eee bu sizden biraz ayrıldığım yer orası. Öteki de problem ama yani ben sen. Öteki de problem ama yani çok problem var. Aslında problem ne biliyor musunuz? Aziz Yıldırım'ın o gelmesin, bu gelsin. O gitmesin, bu gitsin. Şimdi biz demek ki Aziz Yıldırım eee kendisine bir teknik sorumlu buldu. Liderliği ben yapacağım. Soyunma odasında ben yapacağım. Aynen öyle bu arada. Bu arada aynen öyle abi. Tabii yani Aziz Yıldırım'ı biz sahada da göreceğiz, soyunma odasına da girerken göreceğiz. Demek ki Aziz Yıldırım yani Aykut Kocaman'a yapamayacağını hissetti. Aykut Kocaman da buna yap, yap, yap, yaptırmayacağını hissettirdi. İsmail Kartal'a da bunu rahatlıkla yapabileceğini düşündüğü için. Çünkü abi şöyle, bunu biz eee Ali Koç, İsmail Kartal döneminde de çok konuştuk. İsmail Kartal'ın oyuncu değişikliklerine bile yukarıdan müdahale edildiğini konuştuk. Hatırlayın yani soyunma şey yedek kulübesinin telefonla arandığı, İsmail Kartal'ı onu çıkart, bunu sok dendiğini filan konuştuk.

Galatasarayultrataraftar

140,301 просмотров • 1 месяц назад